Samsung, üretken yapay zeka modelini tanıttı

Samsung, Seul’deki Ar-Ge kampüsünde düzenlediği yapay zeka odaklı etkinliğinde Samsung Gauss adlı kendi üretken yapay zeka modelini tanıttı. Teknoloji devinin yapay zeka modeli adını, yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML) teknolojilerinin bel kemiği olarak kabul edilen Normal Dağılım Teorisini (Gaussian) kuran matematikçi Carl Friedrich Gauss’tan alıyor.

Samsung Gauss, Samsung Research tarafından geliştirilen ve firmanın üretken yapay zeka için vizyonunu ve rekabette geride kalmama arzusunu gösteren bir model. Samsung Gauss şu anda şirket çalışanları tarafından dahili olarak kullanılıyor, ancak yakında gelecekteki ürünler aracılığıyla genel halka sunulacak.

Samsung Gauss, üç farklı sistemi bünyesinde barındırıyor:

  • Samsung Gauss Language: İnsan dilini anlayan ve cevaplar üreten bir model olacak. Model, e-posta oluşturma, belgeleri düzenleme ve özetleme, dilleri tercüme etme ve yazma gibi görevlere yardımcı olacak. Bu vesileyle Samsung’un ürünlerine uygulandığında daha akıllı cihaz kontrolleri sunmak için de kullanılabilir. Hem bulut sunucularında hem de uç nokta cihazlarında (telefonlar, tabletler ve PC’ler) çalışabilir.
  • Samsung Gauss Code: Adından da anlaşılacağı kod dilleri konusunda uzmanlaşmış bir model olacak. Samsung tarafından dahili olarak kullanılacak ‘code.i’ adlı bir kod asistanına sahip olduğu belirtiliyor. Etkileşimli bir arayüz aracılığıyla hızlı ve kolay yazılım geliştirme için kullanılacak olan model, kod tanımlama ve test senaryosu oluşturmayı destekliyor.
  • Samsung Gauss Image: Görüntü oluşturmayı ve düzenlemeyi amaçlıyor. Gauss Image, görüntünün stilini değiştirebilir, düşük çözünürlüklü görüntüleri yüksek çözünürlüklü görüntülere dönüştürebilir ve mevcut bir görüntüye yeni sahneler ekleyebilir. Dall-E ve Midjourney gibi sadece küçük bir metin açıklaması ile tamamen yeni görüntüler de oluşturabilir.

Samsung Gauss, oldukça zengin bir model olarak görülüyor. Ancak belki de en önemli detayı dahili olarak cihaz üzerinde çalışabilecek olması. Bulut iletişiminden kaynaklanan gecikmenin ortan kalkması istemlerin hızlanmasını sağlarken aynı zamanda hem daha kişisel hem de daha güvenli bir kullanım sağlanacak. Bu nedenlerden dolayı samsungunpay zekasını Galaxy S24 serisinde kullanabilir ve ana satış noktası olarak vurgulayabilir.

Samsung, yapay zeka etiği ilkelerine dayanan bir Yapay Zeka Kırmızı Ekibi oluşturdu. Bu ekip, veri toplamadan sonuç oluşturmaya kadar yapay zekanın çeşitli aşamalarında gizlilik ve güvenlik konularını dahili olarak kontrol ediyor olacak.

Samsung Gauss’un Galaxy S24’te olması bekleniyor

Samsung, Samsung Gauss’u Galaxy S24 serisinde kullanabileceğine dair ipuçları verdi. Şirketin etkinlikte yaptığı açıklamada, “yapay zeka , Galaxy S24 serisinde kullanıcılara yeni ve heyecan verici deneyimler sunmaya yardımcı olacak.” ifadelerine yer verildi.

Samsung Gauss’un Galaxy S24 serisinde olması durumunda, modelin aşağıdaki gibi özellikler sunması bekleniyor:

  • Daha akıllı ve kişiselleştirilmiş cihaz kontrolleri:  yapay zeka, kullanıcıların cihazlarını daha kolay ve daha doğal bir şekilde kontrol etmelerini sağlayacak. Örneğin, kullanıcılar Samsung Gauss’u kullanarak cihazlarına sesli komutlar verebilir, cihaz ayarlarını değiştirebilir veya uygulamaları açabilirler.
  • Daha hızlı ve verimli yazılım geliştirme: Samsung Gauss, yazılım geliştiricilerin daha hızlı ve verimli bir şekilde yazılım geliştirmelerine yardımcı olacak. Örneğin, Samsung Gauss, kodlama hatalarını tespit etmeye yardımcı olabilir, kodlama sürecini otomatikleştirebilir ve yeni özellikler geliştirmeyi kolaylaştırabilir.
  • Daha yaratıcı ve ilgi çekici içerikler: Samsung Gauss, kullanıcıların daha yaratıcı ve ilgi çekici içerikler oluşturmalarına yardımcı olacak. Örneğin, Samsung Gauss, kullanıcılar tarafından çekilen fotoğrafları düzenlemeye yardımcı olabilir, kullanıcıların kendi fotoğraflarını oluşturmalarına yardımcı olabilir veya kullanıcıların videolarını daha ilgi çekici hale getirmelerine yardımcı olabilir.

WhatsApp’tan yeni güvenlik özelliği: IP adresi gizleme

Dünya genelinde milyonlarca kullanıcısı olan WhatsApp, çağrı güvenliğini artırmak ve gizlilik konusunda daha ileri bir adım atmış durumda. Geçtiğimiz haftalarda sızan bilgilerin ardından resmi duyuru yapılan özel bir güvenlik özelliği, WhatsApp kullanıcılarının çağrılardaki IP adreslerini gizlemelerine olanak tanıyor.

Bu özellik, özellikle yurt dışında kullanıcıları için önem taşıyor. WhatsApp üzerinde gerçekleşen birebir çağrılarda, en iyi ses kalitesini sağlamak adına cihazlar arasında IP adresi paylaşımı gerekiyordu. Ancak, bu durum beraberinde gizlilik riskini getiriyordu. Yeni özellik sayesinde, görüşmeler WhatsApp’ın kendi sunucuları üzerinden yönlendirilerek, kullanıcıların IP adresleri tamamen gizlenmiş oluyor. Bununla birlikte, getirilen bu güvenlik önlemiyle biraz artan gecikme ve ses kalitesindeki hafif bir düşüş de kaçınılmaz olmuş durumda. Ancak, bu dezavantajların zamanla optimize edileceği belirtiliyor.

WhatsApp'tan yeni güvenlik özelliği: IP adresi gizleme

Ayrıca, WhatsApp’ın popülerliği her geçen gün artıyor. Mark Zuckerberg ile yapılan bir röportajda paylaşılan bilgilere göre, WhatsApp’ta 1 milyondan fazla takipçisi bulunan 225’ten fazla kanal mevcut. Bu durum, platformun geniş bir kitleye hitap ettiğini ve büyük bir ilgi gördüğünü gösteriyor.

Güvenlik odaklı bu güncelleme ve popülerliğin artması, WhatsApp kullanıcıları arasında olumlu bir geri dönüş alması bekleniyor. Bu yenilikler, platformun kullanıcılarına daha güvenli ve kişisel bir deneyim sunma çabasının bir yansıması olarak öne çıkıyor.

Elon Musk’ın yapay zeka asistanı Tesla’lara geliyor!

Elon Musk’ın liderliğindeki Tesla, inovasyon ve teknolojiye olan bağlılığını bir adım daha ileri taşıyor. Musk’ın yeni girişimi xAI tarafından geliştirilen Grok yapay zeka sistemi, Tesla elektrikli otomobillerine entegre edilecek. Bu hamle, sadece otomotiv sektörünü değil, aynı zamanda yapay zeka ve otomasyon alanlarını da derinden etkileyecek gibi görünüyor.

Grok, sadece sürüş deneyimini geliştirmekle kalmayacak, aynı zamanda kullanıcılarının ihtiyaçlarını önceden tahmin edebilen bir asistan olarak öne çıkacak. Musk’ın daha önce belirttiği gibi, araç sahiplerinin günlük yaşamlarını daha akıllı ve kolay hale getirmeyi hedefleyen Tesla, Grok ile bu hedefine bir adım daha yaklaşıyor.

Grok’un öne çıkan özelliklerinden biri, esprili bir dilde soruları yanıtlayabilme ve gelecekteki soruları tahmin edebilme yeteneği. Bu, kullanıcılara interaktif ve eğlenceli bir deneyim sunmanın ötesinde, Grok’un gerçek bir yapay zeka asistanı olarak öne çıkmasını sağlıyor.

Elon Musk’ın açıklamalarına göre, premium abonelik modeli üzerinden sosyal medya platformlarında sunacak. Bu da, Tesla sahiplerine özel bir hizmetin kapıda olduğu anlamına geliyor. Ancak, Grok’un tam anlamıyla Tesla otomobillerine entegrasyonu için henüz resmi bir zaman çizelgesi belirtilmemiş olsa da, erken erişime açık olduğu ve kullanımın zamanla genişleyeceği belirtiliyor.

Tesla’nın Grok ile attığı bu adım, otomotiv dünyasında teknoloji ve yapay zeka odaklı bir geleceğe doğru atılmış büyük bir adım olarak nitelendirilebilir. Kullanıcılar, Grok’un Tesla otomobillerinde nasıl bir dönüşüm yaratacağını heyecanla bekliyor!

Artık daha gelişmiş durumda: ChatGPT, yeni yeteneklere sahip oldu!

0

Son yıllarda ilerleyen teknoloji ile birlikte yapay zeka araçları da bir hayli yaygınlaşmaya başladı. Bu noktada öne çıkan araçlardan birisi de son aylarda adından sıkça söz ettiren ChatGPT. Pek çok serviste kullanılan ChatGPT, yeni yetenekler kazanmaya devam ediyor.

ChatGPT’nin yeni yetenekleri: Browse with Bing, Advanced Data Analysis ve DALL-E 3

OpenAI, ihtiyaçlar doğrultusunda ChatGPT’ye yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyor. Bu özelliklerin çoğu, ChatGPT+ planına abone olarak erişilebilen GPT-4 seçeneğine ekleniyor. En son eklenen üç yetenek de bunlar arasında yer alıyor. İşte söz konusu yeni özellikler…

ChatGPT, üç yeteneğe daha sahip oldu!
  • Browse with Bing

Bu yetenek, ChatGPT’nin Microsoft‘a ait olan Bing arama motoru üzerinden güncel bilgi getirmesini mümkün kılıyor. Bildiğiniz üzere GPT-4 ile zaten internet üzerinden güncel bilgi sağlanabiliyor. Bu yeni seçenek de bir diğer yöntem olarak karşımıza çıktı.

  • Advanced Data Analysis

Özellikle yazılımcılar için bir hayli katkı sunacak bu yetenek, Python programlama dili ile yazılan kodların çalıştırılmasını (compile etmek) sağlıyor. Akabinde kodu yazma ve düzenleme konusunda da yardımcı oluyor.

  • DALL-E 3

OpenAI tarafından geliştirilen ve son dönemlerde popüler hale gelen DALL-E, girilen yazıyı görsele çeviren bir yapay zeka aracı. Bu aracın yeni sürümü olan DALL-E 3, önemli gelişmelerle yakın zamanda duyuruldu. Şimdi ise ChatGPT‘ye entegre edildi.

Bu yetenekle ilgili örnek vermek gerekirse, ChatGPT’ye bir logo tasarımı yaptırabilirsiniz. Bununla beraber “Türkiye, 2100 yılında nasıl olurdu?” şeklinde sorular sorarak ilginç görseller de oluşturabilmek mümkün.

Nasıl kullanılır?

ChatGPT‘nin tüm bu yeteneklerini kullanabilmek için ChatGPT+ planına abone olmanız gerekiyor. ChatGPT+ seçeneğinin aylık fiyatı ise 20 dolar. Ne yazık ki Türkiye’ye özel bir fiyatlandırma mevcut değil.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

WhatsApp’a reklamlar geliyor!

0

Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, uygulama içi reklamlara hazırlanıyor. WhatsApp Başkanı Will Cathcart, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, platformun Durum ve Kanallar hizmetlerinde reklamların yayınlanabileceğini söyledi.

Cathcart, WhatsApp reklamlarının yeni Kanallar özelliği ve durumlar da dahil olmak üzere uygulama içinde farklı yerlerde gösterilebileceğini söylüyor ancak değişiklik için herhangi bir tarih verilmemiş değil. Ancak Cathcart bir konuda kesin: Reklamlar, gelen kutusunda ya da “mesajlaşma deneyiminde” olmayacak. Reklamlara geçiş konusunda kullanıcıların tepkilerinden çekiniyor. Bu nedenle, reklamların ilk olarak Durum ve Kanallar gibi daha az tartışmalı yerlerde gösterilmesi planlanıyor. Durum, WhatsApp’ın Hikayeler benzeri özelliğidir. Kanallar ise işletmelerin ve kuruluşların içerik yayınlayabileceği bir özellik.

WhatsApp

WhatsApp, reklamlara geçiş için ilk kez 2018 yılında plan yapmıştı. Ancak, gizlilik odaklı kullanıcıların tepkilerinden çekinildiği için bu plan 2020 yılında ertelenmişti.Dünya genelinde 2 milyardan fazla kişi tarafından kullanılan, şimdiye kadar gelir için Facebook gibi diğer platformlardaki ticari mesajlaşma ve tıklama reklamlarına güveniyordu. Ancak, reklamlara geçiş yaparak gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor.

Reklamlar ne zaman gelecek?

WhatsApp’ın reklamlar konusundaki planları henüz net değil. Ancak, Cathcart’ın açıklamaları, reklamların 2024 yılından önce kullanıma sunulmayacağını gösteriyor.

Reklamların ne zaman ve nasıl uygulanacağı, kullanıcıların tepkileri ve pazar araştırmaları gibi faktörlere bağlı olacak.

Kullanıcıların tepkisi ne olacak?

WhatsApp’ın reklamlara geçişi, kullanıcılar tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu., gizlilik konusundaki hassasiyeti ile bilinen bir uygulama. Bu nedenle, kullanıcılar uygulamada reklamların gösterilmesini istemeyebilirler.

YouTube’a yapay zeka temelli sohbet botu geliyor

YouTube, yapay zeka teknolojilerine verdiği önemi bir kez daha gösteriyor. Video platformu, kullanıcılarına mobil uygulamaları üzerinden yeni bir sohbet botu sunmayı planlıyor. Şirket, büyük bir dil modelinden güç alan bu üretken yapay zeka temelli sohbet botunu, video pencerelerinin altına eklenen “Sor” butonu aracılığıyla erişilebilir kılacak. Kullanıcılar, bu bot aracılığıyla farklı sorular sorabilecekler.

Örneğin,YouTube’a kullanıcılar videonun özetini çıkarmasını isteyebilecek, videonun içeriği hakkında daha fazla bilgi alabilirler ya da benzer video önerileri talep edebilirler. Bu yenilik, YouTube kullanıcılarının içerikleri daha kolay bir şekilde keşfetmelerini ve daha verimli bir şekilde bilgiye ulaşmalarını sağlayacak.

Şu an için YouTube’a bu üretken yapay zeka temelli sohbet botu belirli bir kullanıcı kitlesi üzerinde test ediliyor ve geniş kullanıma ne zaman açılacağı henüz açıklanmış değil.

Bu gelişmelerin yanı sıra, YouTube ayrıca büyümekte olan yorumlar bölümünde de yapay zeka teknolojisini kullanıyor. Yorum özetleyici olarak adlandırılan bu altyapı, özellikle büyük YouTuber’ların videolarındaki yorumları düzenlemelerini ve takip etmelerini kolaylaştırıyor. Bu sistem de şu an için sınırlı bir kullanıcı kitlesi üzerinde test ediliyor.

Google, bu yeni özellikle ilgili olarak şunları söylüyor: “Yapay zeka ile yorumların özetlerini okuyun. Bu deneysel çalışmada, çok sayıda yorum alan videolardaki yorumlar yapay zeka aracılığıyla özetlenir. YouTube Android ve iOS uygulamalarında, yorum bölümünü açın ve konulara göre sıralama yapın. Üç nokta menüsüne dokunarak geri bildirimlerinizi paylaşabilirsiniz.”

Bu özellik şu an yalnızca İngilizce videolarda kullanılabilir ve tüm videolarda kullanılamayabilir. Özelliklerin kalitesi ve doğruluğu, geliştirilmeye açık. Kullanıcılar, geri bildirimde bulunarak bu özelliğin iyileştirilmesine katkı sağlayabilirler. YouTube, yapay zeka teknolojisi ile kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik bu adımlarla platformunu daha da çekici hale getirmeyi hedefliyor.

Yeni Bumble CEO’su yapay zeka ile neler planlıyor?

Şu anda işyeri mesajlaşma platformu Slack’in CEO’su olan Lidiane Jones, 2 Ocak’tan itibaren Wolfe Herd‘ün yerini alacak.

Aynı zamanda Tinder‘ın da kurucu ortağı olan Wolfe Herd, halefiyle birlikte yaptığı bir röportajda, “Son on yıl benim için bir insan olarak tamamen dönüşümsel bir deneyim oldu.” dedi. Kurucu; büyüyen sancılar, arkadaşlık eşleştirme ve profesyonel ağ kurma gibi yeni alanlara genişleme, COVID-19 salgını, 2021’deki ilk halka arz ve Match Group‘un şiddetli rekabeti boyunca Bumble‘a yol gösterdi.

Bumble‘ın hisseleri Pazartesi sabahı itibarıyla 13 doların altında işlem görüyor: Bu, hisse senedinin ilk çıkışında hisse başına 70 doların üzerinde işlem gördüğü dönemle tam bir tezat oluşturuyor. Match Group ayrıca geçen hafta 2023’ün dördüncü çeyreği için beklenenden düşük gelir beklediği konusunda uyardı. Bumble, Salı günü kazançlarını açıklayacak.

Wolfe Herd, “Bu ortaklığı bu kadar özel kılan şey, birbirimizin kopyası olmamamızdır.” dedi. Yönetim kurulu başkanı olarak Wolfe Herd, kamu politikası ve sosyal etki gibi alanlar da dahil olmak üzere markanın 10 yıllık stratejisine odaklanmayı beklediğini söyledi. Jones ise yapay zeka ve küresel ekipleri yönetme konusunda çok önemli deneyime sahip; konuyla ilgili “Ben baştan sona bir ürün lideriyim.” açıklamasını yaptı.

Wolfe Herd, 2014 yılında kadınların ilk hamleyi yapmalarını sağlama ilkesi üzerine kurduğu Bumble fikrini “kadın interneti“nin temel taşı olarak uzun süredir savunuyor. Bumble o zamandan beri daha geniş bir uygulama portföyüne dönüştü.

Jones’un rolü, özellikle yapay zekanın merkezde olduğu bir dönemde Bumble’ı bir sonraki bölüme taşımak. Wolfe Herd, uzun süredir teknoloji alanında deneyimli olan Jones’u yeni ürünler ve yeni ürünler üzerinde uygulama becerisi nedeniyle övdü. Wolfe Herd, “Yapay zekanın bizi bir sonraki seviyeye taşıyacağını anlıyor.” dedi.

Jones, “mükemmel eşleşmeyi artırmaya devam etmek, aynı zamanda üyelerin eşleşmelerini keşfetmesi için daha doğal deneyimler yaratmak” için yapay zekayı kullanmanın yollarını aramayı planladığını söyledi. Yapay zekanın, Bumble’ın kullanıcı güvenliğine uzun süredir verdiği önemi destekleyebileceğini belirtti. 

Wolfe Herd da yapay zekayı “daha alakalı bağlantılar kurmak, onları daha güvenli hale getirmek ve buluşma fırsatını kısaltmak” için kullanma fırsatını görüyor. Jones’un “bunun anlamlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak benzersiz bir konumda olduğunu” söyledi.

Jones, Slack’te ayrıca yapay zekanın ürünlere kusursuz ve etkili bir şekilde nasıl dahil edilebileceği konusuna da odaklandı. Eylül ayında yapılan bir röportajda Slack’in yapay zekaya yaklaşımına yön veren ilkeleri özetledi. Slack’teki tüm yeni AI yeteneklerinin, kullanıcı verilerinin duvarlarla çevrili bir bahçeyle korunacağı şekilde “güvene dayanması” gerektiğini ve “anlamlı bir sorunu çözmeleri” gerektiğini söyledi.

Michigan Üniversitesi’ne burslu olarak katılan Brezilya doğumlu Jones, Bumble’a uluslararası bir bakış açısı da getiriyor. “Sadece farklı bir ülkeden gelip farklı diller konuşmuyorum, aynı zamanda küresel çapta işlere liderlik ediyorum.” dedi. “Üyeliğimizi dünya çapında genişletmek için muazzam bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Bumble’ın hisseleri Wolfe Herd’ün geçiş haberi üzerine düştü ve %6,5’ten fazla düşüş yaşadı. Evercore analistleri, çıkışa göre bir notta, “Whitney’nin ayrılışını ticari operasyonlar için orta vadede bir olumsuzluk ve genel şirket morali için olumsuz bir gelişme olarak görüyoruz.” dedi. Haberi ilk olarak Wall Street Journal bildirdi.

Yönetim kurulu başkanı Ann Mather, yaptığı açıklamada şirketin ve Wolfe Herd’ün uzun süredir “düşünceli ve kasıtlı bir halefiyet planı” üzerinde düşündüğünü söyledi. Wolfe Herd, yeni görevi kapsamında şirket operasyonlarında yer almaya devam edecek. Wolfe Herd, “Bu gerçekten güzel bir ortaklık olacak.” dedi.

Jones, “Beni Bumble’a çeken şey Whitney’i tanımaktı ve şirketin ilk günden itibaren üstlendiği misyon gerçekten ‘nazik bağlantılar’a odaklanmaktı.” dedi. “Ve Whitney’in yönetim kurulu başkanı olarak öne çıkması, Bumble’ı bir sonraki seviyeye taşımak için kolektif gücümüzü ortaya koymamız açısından inanılmaz bir fırsat.

Filmdi gerçek oldu: Güney Kore’de bir robot, insan öldürdü!

0

Son dönemlerde fabrika gibi üretim sahalarından en basit işletmelere kadar birçok alanda robotlaşma hareketleri görüyoruz. İşleri insan gücü yerine robot gücü ile çözmeye yoğunlaştığımız bugünlerde robotların güvenliklerini sorgulatacak elim kazalar da yaşanmıyor değil. Bunlardan biri Güney Kore’de meydana geldi. Talihsiz adam amiri olduğu robot tarafından öldürüldü. İşte bir robot insan öldürdü haberi ve detayları…

Güney Kore’de robot cinayeti: Amirini öldürdü!

Güney Kore haber ajansı Yonhap’a göre bir fabrikada kolileri kaldırıp taşıma bandına yüklemekle görevli olan robot bir amir tarafından kontrol ediliyordu. Buna görevi kolileri alıp gerekli yerlere nakil edilmesi için banda yüklemek olan robot amirini koli zannetti ve öldürdü.

Robot adamı koli sanarak tuttu ve banda doğru götürdü o esnada yaşanan talihsiz olayın ardından hemen sağlık ekipleri çağırıldı. Talihsiz adam hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Konuyla ilgili gelen açıklamaysa amirin robotun sensörlerini denetlemek için o esnada yakınında olduğunu ve robotun bir anda çalışarak amirini koli sanarak aldığı yönünde.

Polis kaynaklarından gelen bilgilere göreyse ismi açıklanmayan talihsiz adamı öldüren robot kolunun aslında 6 Kasım tarihinde test edileceğini fakat robotun arızalı olması sebebiyle testin ertelendiği belirtildi. Bahsi geçen kişi gece yarısında sensörleri tamir etmek isterken olay meydana geliyor. Robot kolu üreten firmaya da ayrı bir soruşturma açıldı.

Söz konusu üretim tesisinin sahibi olan Donggoseong Tarımsal İhracat Kompleksi’nden yetkililer, hassas ve güvenli sistemler kurulması için çağrıda bulundu. Bu olayın hemen öncesinde yaşanan ve yine Güney Kore’de meydana gelen bir olayda 50’li yaşlarındaki bir adam otomobil parçaları üreten bir fabrikada çalışırken orada kullanılan bir robot tarafından sıkıştırılmıştı. Neyseki adam ölmemiş ufak yaralar alarak olayı atlatmıştı.

Yaşanan son olayla birlikte akıllara “robot işçiler ne kadar güvenli” sorusu gelmeye başladı. Peki siz “bir robot insan öldürdü” haberi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…

İndeks Bilgisayar’dan ciro rekoru!

200’den fazla dünya teknoloji devinin distribütörlüğünü yapan Index Grup şirketlerinden İndeks Bilgisayar, böylelikle 35 yıla yakın kurumsal yolculuğunun ilk dokuz aylık dönemlerine ait tarihinin en yüksek cirosuna ulaştı. Şirketin açıkladığı konsolide mali sonuçlarına göre net kâr yüzde 52 artış ile 405,7 milyon TL’den 614,9 milyon TL’ye, yüzde 66 artan ciro ise 16 milyar 886 milyon TL’den 28 milyar 55 milyon TL’ye yükselerek şirketin bu dönemdeki en yüksek cirosu oldu.

İndeks Bilgisayar’ın Ocak – Eylül 2023 konsolide mali sonuçlarına göre şirketin cirosu bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artışla 16 milyar 886 milyon TL’den 28 milyar 55 milyon TL’ye yükseldi. Aynı dönemde net kâr ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 52 artış ile 405,7 milyon TL’den 614,9 milyon TL’ye, konsolide brüt kâr yüzde 113 artışla 784 milyon TL’den 1 milyar 670 milyon TL’ye yükseldi.

Haziran 2004’te halka arzı gerçekleşen İndeks Bilgisayar’ın (INDES) 2023 yılı ilk dokuz ay konsolide mali sonuçları şöyle:

Konsolide net satış gelirleri: 28 milyar 55 milyon TL

Konsolide brüt kârı: 1 milyar 670 milyon TL

Konsolide net kârı: 614,9 milyon TL

Bireysel ve kurumsal tüketici talebinde artış devam ediyor

n Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik
n Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik üçüncü çeyrekte tüm ürün gruplarında adetsel büyümeler yaşandığı bilgisini vererek, “Dijitalleşmedeki hızlanmayla beraber bireysel ve kurumsal tüketici talebinde artış devam ediyor. Bu durum ürün gruplarımızdaki adetsel büyümelerde de kendini gösteriyor. 35 yıla yakın kurumsal yolculuğumuzun ilk dokuz aylık dönemlerine ait en yüksek ciromuzu güçlü bir bilanço ile açıklamaktan son derece mutluyuz. Sektörde 2000 yılından bu yana pazar liderliği konumumuzu koruyoruz. Üçüncü çeyrekte de tüm markalarımızda en yüksek pazar payına sahip olduk. Bununla beraber ülkemizdeki dev kurumsal projelerin teknoloji sağlayıcısı konumundayız. Uzun yıllardır tüm segmentlerde iş ortaklarımızın ana tedarik merkeziyiz. Tüm bunların ilk dokuz ayda sergilediğimiz performanstaki rolü çok büyük. İlk dokuz aydan aldığımız güçle lojistik, e-ticaret, büyük IT entegrasyon projeleri alanlarında yatırımlarımıza devam ederken yılın kalanını da ABD doları bazında çift haneli büyüme ile tamamlamayı hedefliyoruz. Ayrıca Index Grup olarak sadece finansal büyümeyi değil, sürdürülebilir geleceği de son derece önemsiyoruz. Bu kapsamda yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir ürünlerle ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Hummingdrone 1,5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı!

Hummingdrone Otonom drone ve yazılımlarını kullanarak güneş enerjisi sektörünün verimli bir şekilde büyümesine katkı sağlayan analiz çözümleri geliştiriyor. Termal ve yüksek çözünürlüklü kameralarla donatılmış dronelar, güneş enerjisi tesislerinin yönetimini hassas denetleme ile yenilikçi bir seviyeye taşıyor. İnsansız hava araçları geliştiren Hummingdrone, hem de bu araçların verimli kullanılmasını sağlayacak yazılım sistemlerini de geliştiriyor.

2019 yılının mayıs ayında iki ortak Orkun Aşa ve İpek Görgeç tarafınca kurulan şirket, son bir senede üretim kaybı nedeniyle oluşabilecek yaklaşık 300 bin dolar kaybın önüne geçti.

Uçtan uca denetim ve raporlama

Hummingdrone kurucu ortağı Orkun Aşa
Hummingdrone kurucu ortağı Orkun Aşa

2017 Eylül ayından beri drone’un alt sistemlerinin geliştirilmesi için çalıştıklarını belirten Aşa ve Görgeç, “2020 yılının Mayıs ayından bu yana da görüntü kıymetlendirme platformumuzu geliştiriyoruz. Hummingdrone, endüstriyel ihtiyaçlar için otonom drone ve analiz çözümleri sunar.  Geliştirdiği otonom drone’lar ile enerji sektöründe hızlı, güvenli, doğru veri toplama sorunlarını çözer. Yapay zeka temelli görüntü kıymetlendirme platformu INSPECT, varlıkların dijital ikizini çıkararak, otomatik raporlar üretir. Hummingdrone, geliştirdiği çözümler ile enerji sektöründe denetim süreçlerini hızlandırır ve kolaylaştırır. Şu anda güneş enerjisine odaklıyız. Güneş enerjisi santrallerinin (GES) denetimini drone ile yapıyoruz. GES’lerin dijital ikizini çıkararak arızalı ve bakıma ihtiyaç duyan sistemleri yapay zeka ile tespit ederek otomatik olarak raporluyoruz. Yaptığımız denetimler sayesinde, bakım süreçlerini hızlandırıyor ve üretim kayıplarının önüne geçiyoruz. GES yatırımcıları ve EPC firmaları için uçtan uca denetim ve raporlama hizmeti sunuyoruz.” dedi.

Hedef 50 milyon dolarlık kaybın önüne geçmek

Hummingdrone’nun 20’ye yakın firma ile çalışarak, kentsel haritalamadan, afet yönetimine, tarımdan, enerji nakil hatlarının denetimine çok çeşitli alanlarda havadan değerli içgörüleri sunarak problemlerin çözümüne katkı sunduğunu da vurgulayan Aşa, “Dünyada GES’lerdeki üretimin yaklaşık %5’i arızalar ve bakımsızlık sebebiyle kaybediliyor. Bu oran Türkiye’de ortalama %7.5 civarında. Geliştirdiğimiz teknoloji sayesinde güneş enerjisi santrallerindeki üretim kayıplarının önüne geçerek yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi yatırımlarına güç katmak istiyoruz. Keiretsu Forum Türkiye melek yatırımcılarından 1,5 milyon dolar değerleme üzerinden aldığımız yatırımla hedefimiz 2025 sonuna kadar 50 milyon dolarlık kaybın önüne geçerek, güneş enerjisi yatırımlarını güçlendirmek.

Dünyada bu alanda öncü 3 girişimden biri

Dünyanın birçok bölgesinde otonom endüstriyel insansız hava aracı geliştiren girişimler var. Biz verilerin yapay zeka ile toplanmasını sağlayarak daha kaliteli ve daha doğru veri toplanmasını sağlıyoruz. Ayrıca geliştirdiğimiz state-of-the-art görüntü kıymetlendirme platformu sayesinde, rakiplerimizin manuel olarak incelediği verileri biz yapay zeka sistemlerimiz sayesinde otomatik olarak inceleyip sonuçları raporlayabiliyoruz. Bu alanda dünyada öncü 3 girişimden biriyiz.” şeklinde konuştu.

Samsung, premium S Pen’i piyasaya sürdü!

0

Yazma, eskiz yapma ve dijital boyama göz önünde bulundurularak tasarlanan S Pen Creator Edition, Galaxy Tab S9 cihazlarıyla birlikte gönderilen standart 59,99 ABD doları tutarındaki S Pen’e kıyasla daha kaliteli bir kalem ve yaratıcı profesyonellere ek birçok avantaj sağlıyor.

Creator Edition, pilsiz ve şarj gerektirmiyor. Düz tarafı, tıpkı Apple Pencil gibi; depolama için uyumlu Galaxy Tab cihazlarına manyetik olarak takılabiliyor.

Samsung, bu son kalemin “şimdiye kadarki en gelişmiş S Pen” olduğunu iddia ediyor. S Pen Creator Edition yalnızca beyaz renkte mevcut ve yan tarafında, yaratıcı uygulamalardaki araçlarla etkileşimde bulunmak için kullanılabilecek tek bir düğmeye sahip.

Aynı zamanda IPX4 derecelendirmesine de sahip; bu da hafif sıçramalara dayanabileceği anlamına geliyor. Bu, daha ucuz olan kalemindeki IP68 derecesinden daha az koruma sağlıyor.

S Pen Creator Edition, sadık bir hayran kitlesi kazanmış olan Apple Pencil’la büyük rakibet içerisinde. Bu popülerlik büyük ölçüde iPad platformundan kaynaklanıyor ancak Apple Pencil’ın kendisi de yaratıcılık gibi kendine has avantajlara sahip. Çizim uygulamalarındaki araçlar arasında geçiş yapmak için hareket kontrolleri gibi odaklanmış özellikler bunların başını çekiyor.

Samsung’un, Apple’ın zaten oluşturduğu itibarla rekabet etme konusunda gerçek bir umut sahibi olması için Galaxy Tab serisindeki yaratıcı yazılım tekliflerini geliştirmesi gerekecek, ancak S Pen Creator Edition kesinlikle bir başlangıç. 

En azından yaratıcı görevleri yerine getirmek için, geçen ay duyurulan ve basınç hassasiyeti gibi özellikleri tamamen ortadan kaldıran 79 dolarlık USB-C Apple Pencil’dan daha iyi donanıma sahip.

ChatGPT, 2 saattir çökmüş durumda! Sorunun kaynağı açıklandı

0

OpenAI’nin yaygın olarak kullanılan ChatGPT hizmeti, büyük bir kesinti yaşadı ve haftalık ortalama 100 milyon aktif kullanıcısını zor durumda bıraktı. Kesinti sabah 9’dan kısa bir süre önce meydana geldi ve platform 2 saate yakın bir süredir milyonlarca kullanıcı için erişilemez durumda kaldı. Bu beklenmedik kesinti şirketin API hizmetleri üzerinde de dalgalanma etkisi yarattı.

ChatGPT dünya çapında bir sıkıntı yaşasa da Türkiye’de çok hissedilmedi

ChatGPT kullanıcıları, her zamanki duyarlı platform yerine, hizmetin “şu anda kapasitede” olduğunu belirten moral bozucu bir mesajla karşılaştı. OpenAI, hem API hem de ChatGPT’de yüksek hata oranlarına yol açan bir sorunla boğuştuğunu kabul ederek sorunu çözmeye koyulduklarını açıkladı.

Ekip durumu düzeltmek için yorulmadan çalıştı ve nihayetinde saat TSİ 18:50 civarında işlevselliği geri yükledi. Toplamda kesinti yaklaşık iki saat sürdü.

İlginç bir şekilde, hizmetteki tek aksaklık bu değildi. Bir önceki gece de kısmi bir kesinti yaşanmış, ancak bu kesinti tüm kullanıcıları etkilememişti. Bu son olaylara kadar, OpenAI’nin sohbet robotu platformu kayda değer bir güvenilirlikle çalışmış ve önemli bir kesinti olmadan haftalık 100 milyon kullanıcıya ulaşmıştı.

Ayrıca, OpenAI’nin hizmetlerinin geliştirici topluluğu üzerindeki önemli etkisinin altını çizen, operasyonların API tarafında çalışan 2 milyondan fazla geliştirici var. Siz de erişim sıkıntısı yaşadınız mı? Yorumlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Xiaomi 14 serisi 1 milyonu geçti, global lansman gecikebilir!

0

Xiaomi’nin yeni serisi, Xiaomi 14, pazara hızlı bir giriş yaptı. Şirketin CEO’su Lei Jun, bu yeni seri telefonların çıkışından bu yana 1 milyon adetten fazla satıldığını açıkladı. İlk parti ürünlerin hızla tükenmesi, bu telefonlara olan talebin ne kadar büyük olduğunu gösterdi, ancak kesin satış rakamları hala resmi olarak açıklanmadı.

Tedarik sorunları, Xiaomi’nin karşılaştığı en büyük engellerden biri haline geldi. Lei Jun, bu tedarik sorunlarının stokları etkilediğini ve teslimatlarda gecikmelere neden olduğunu belirtti. Dolayısıyla, Lei Jun, tüketicilerden biraz daha sabırlı olmalarını rica etti. Talebin, ürün arzının çok üzerinde olduğunu doğrulayarak, Xiaomi’nin ürünlerine olan büyük talebi yönetmek için yoğun bir şekilde çalıştığını vurguladı.

Özellikle Xiaomi 14 Pro’nun Titanyum versiyonu, teslimat sürelerinin en uzun olduğu cihaz olarak dikkat çekiyor. Bazı kullanıcılara, bu versiyonun Aralık ayının ortasından önce teslim edilemeyeceği belirtiliyor. Ancak Lei Jun, şirketin bu tedarik sorunlarını en kısa sürede çözmek için büyük bir çaba sarf edeceğini açıkladı.

Ancak bu tedarik sorunları, Xiaomi 14 serisinin global lansmanını geciktirebileceği konusunda endişelere neden oluyor. Bazı analistler, Xiaomi’nin şu an için öncelikli olarak Çin pazarına odaklandığını ve bu durumun Hindistan ve Avrupa’daki satışları 2024 yılının ilk çeyreğine kadar erteleyebileceğini düşünüyor.

Sonuç olarak, Xiaomi’nin yeni serisi büyük bir ilgi görüyor ve talep oldukça yüksek, ancak tedarik sorunları nedeniyle teslimatlar gecikebilir ve global lansman etkilenebilir. Şirket, bu sorunları çözmek için büyük çaba harcayacağını ve müşteri memnuniyetini ön planda tutacağını söylüyor.

Cruise, Origin’in üretimini durdurdu!

Forbes, haberi ilk olarak Cruise CEO’su Kyle Vogt’un Pazartesi günü yapılan genel toplantıda yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak bildirdi

İlk kez Ocak 2020’de açıklanan Origin’in üretimini durdurma kararı, Kaliforniyalı düzenleyicilerin, bir yayanın insanlı bir arabanın çarpması sonucu bir Cruise aracı tarafından sürüklendiğini öğrenmesinin ardından Cruise’un eyaletteki faaliyetlerini askıya almasından sonra geldi.

Cruise, “kamuoyunun güvenini yeniden inşa etmek” amacıyla Phoenix, Austin, Houston ve Miami dahil olmak üzere diğer pazarlardaki tüm sürücüsüz operasyonlarını gönüllü olarak duraklattı.

Herkesin katılımıyla yapılan toplantıyı dinleyenler, Vogt’un şirketin halkın ve çalışanların güvenini nasıl yeniden tesis etmeyi planladığı ve filoyu neden daha erken duraklatmadığı hakkındaki sorulara yanıt vermediğini belirterek, biraz hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade etti.

Forbes raporuna göre Vogt, Cruise’un sürücüsüz operasyonları durdurma kararına değindi ve personele şunları söyledi: “Bunların çoğu değişim halinde olduğundan, GM ile Origin’in üretimini duraklatma kararı aldık.

GM, az sayıda ticari öncesi aracın üretimini bitireceğini ve ardından üretimi geçici olarak duraklatmayı planladığını açıkladı.

Vogt, herkesin katıldığı toplantıda işten çıkarmalardan bahsetmedi. Ancak New York Times‘a göre Vogt, önceki hafta yapılan bir toplantıda personele, operasyonların askıya alındığı bir dönemde işten çıkarmaların gelebileceğini belirtti. 

Origin’deki duraklama haberiyle birlikte, gelecekteki işten çıkarmaların hem operasyonlarda çalışan ve şu anda görevde olan personeli hem de Origin geliştirme üzerinde çalışanları etkilemesi olası.

Eylül ayında Vogt, Cruise’un Origin’in seri üretimi için gerekli onayı almasına “sadece birkaç gün kaldığını” iddia etti. Bu onay henüz gelmedi ve Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi konuyla ilgili daha fazla ayrıntı paylaşmadı.

Cruise’un GM, Cruise ve Honda tarafından ortaklaşa geliştirilen, direksiyon simidi veya pedalları olmayan kutu görünümlü aracı, şirketin ABD ve hatta dünya çapındaki şehirlerde “katlanarak” ölçeklenme stratejisinin temel bir parçası. Cruise, Origins’i bu yılın başlarında Austin’deki kamuya açık yollarda test etmeye başladı, ardından Dubai ve Japonya’da Origin tabanlı bir robotaksi hizmeti başlatmayı planlıyor.

Kaynaklar Cruise’un yüzlerce Origin aracına sahip olduğunu söyledi. Forbes’a göre Vogt, filonun “işleri yeniden hızlandırmaya hazır olduğumuz kısa vadede fazlasıyla yeterli olacağını” söyledi.

Instagram, DM’ler için okundu bilgilerini kapatacak!

Bu sayede birisinin Instagram üzerinden gelen bir mesajı okumuş olsanız bile, o kişi mesajın altındaki “görüldü” etiketini görmeyecek.

Hem Mark Zuckerberg hem de Adam Mosseri bu özelliği kendi yayın kanallarında duyurdular.

Mosseri, mesajında “Geri bildirimlerinizi duyduk ve DM’lerinizde okundu bilgilerini kapatmanıza olanak tanıyan yeni bir özelliği test etmeye başladık. Yakında insanlar mesajlarını okuduklarını başkalarının görmesine ne zaman izin vereceklerini seçebilecekler” dedi.

Instagram başkanı, doğrudan mesajlar için gizlilik ve güvenlik menüsünün ekran görüntüsünü yayınladı. Bu menüye bir sohbetin altındaki profilin adına dokunarak erişebilirsiniz. Kullanıcılar testin bir parçasıysa, “Etkinliğinizi kimler görebilir” bölümünün altında okundu bilgilerini kapatmaya yönelik bir geçiş görecekler.

Meta, şirketin bu özellikleri hangi kapasitede test ettiğini ve ne zaman tüm kullanıcılara sunulacağını belirtmedi.

Instagram, Meta’ya ait başka bir uygulama olan WhatsApp’ın 2014 yılında okundu bilgilerini kapatma özelliğini başlattığı göz önüne alındığında, bu özelliği yayınlamakta gerçekten geç kaldı.

Meta, verilerinizi yönetmek için yeni seçenekler sunuyor

Şirket ayrıca, bu özelliğin Messenger için kullanıma sunulmasını tamamladıktan sonra Instagram DM’leri için varsayılan uçtan uca şifreleme korumasını da kullanıma sunmayı planlıyor. Ağustos ayında Meta, şirketin Messenger’da varsayılan olarak uçtan uca şifrelemeyi etkinleştirme çalışmalarını yıl sonuna kadar bitirmeyi hedeflediğini söyledi.

Twitter’ın her geçen gün kan kaybettiği ve oluşan boşlukta kullanıcıların kendine yeni alternatifler aradığı bir ortamda gözde platformlarda atılan her adım güzel bir potansiyel barındırıyor.

Gözde mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın sosyalleşmeye yönelik artan adımlarının arasında Instagram’ın da mesajlaşma ağını genişletme sinyalleri veriyor olması, Meta ekosistemindeki uygulamaları aynı rengin tonları gibi bir merkezin etrafına konumlandırıyor.

Yapay zekada yeni sayfa!

Hindistan’ın Bengalore kentinde düzenlenen SAP TechEd 2023 etkinliğinde, Dünya’nın dört bir yanında SAP geliştiricileri, çözüm ortakları ve müşterileri bir araya geldi. SAP, TechEd 2023’te, sistemlerine entegre ettiği üretken yapay zeka yeteneklerinin kullanımını, sunacağı seçenekleri ve yaratacağı katma değeri gözler önüne serdi. Verilen mesaj netti: Geliştiriciler için yapay zekadan kaçış yok! Her geliştirici, artık bir yapay zeka geliştiricisine dönüşecek.

SAP, üretken yapay zeka uygulama geliştirme ve vektör veritabanı yeteneklerindeki yeniliklerin yanı sıra yapay zeka çağında geliştiriciler için yeni öğrenme fırsatlarını da tanıttı.

Techinside olarak SAP Türkiye’nin davetlisi olarak katıldığımız SAP TechEd 2023 etkinliğini adım adım takip ettik ve SAP’nin üst düzey yöneticileri ile SAP’nin yapay zeka ile desteklenen yeni dönemini mercek altına aldık.

Etkinlikte konuşan SAP’nin Teknolojiden Sorumlu Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Juergen Mueller şunları aktardı: “Yapay zeka, iş dünyasında giderek daha önemli hale geliyor. Bu nedenle, her geliştiricinin yapay zeka konusunda bilgi sahibi olması ve yapay zeka tabanlı uygulamalar geliştirmesi gerekiyor. SAP, geliştiricilerin yapay zeka tabanlı uygulamalar geliştirmesini kolaylaştırmak için yeni araçlar ve hizmetler sunuyor. Bu araçların arasında yapay zeka destekli kod yazma araçları ve SAP BTP(Business Technology Platform)’de yapay zeka uzantıları ve uygulamaları oluşturmak için tek noktadan bir hizmet yer alıyor. Bu da, işletmelerin çalışma şeklini dönüştürmelerine yardımcı oluyor.

Build Code çözümleri de tanıtıldı

Şirketler üretken yapay zekadan iş değeri elde etmeyi hedeflediğinden, profesyonel ve bireysel geliştiriciler arasında kurulacak etkili işbirliği hayati önem taşıyor. SAP, düşük kodlu (low-code) SAP Build çözümlerini kullanan iş uzmanlarıyla işbirliğini kolaylaştıran SAP Build Code çözümlerini, SAP TechEd 2022’de piyasaya sunmuştu. SAP uygulamaları ve SAP ekosistemine uygun olarak oluşturulan, Java ve JavaScript geliştirme için optimize edilen SAP Build Code çözümleri, geliştiriciler için yapay zeka destekli üretkenlik araçları sunuyor. SAP Build Code aynı zamanda SAP’nin yeni nesil yapay zeka destekli asistanı Joule’nin (işi gerçekten anlayan yardımcı pilot) gücünden yararlanarak üretkenliği daha da artırıyor. Veri modeli, uygulama mantığı ve test komut dosyası yaratmak için kod oluşturma yeteneklerini entegre ediyor.

Ancak, yapay zeka tabanlı uygulamalar geliştirmek, karmaşık ve teknik bilgi gerektiriyor. Bu nedenle, profesyonel ve bireysel geliştiriciler arasındaki işbirliği hayati önem taşıyor. Profesyonel geliştiriciler, yapay zeka konusunda uzmanlığa sahipken, bireysel geliştiriciler, iş süreçleri ve ihtiyaçları hakkında derin bir anlayışa sahipler. Bu iki grup arasındaki işbirliği, işletmelerin etkili yapay zeka tabanlı uygulamalar geliştirmesine yardımcı oluyor.

SAP, bu işbirliğini kolaylaştırmak için yeni bir ürün ve hizmet sunuyor: SAP uygulamaları için yapay zeka destekli bir kod yazma aracı olan SAP Build Code, iş uzmanlarının düşük kodlu araçlar kullanarak yapay zeka tabanlı uygulamalar geliştirmesine olanak tanıyor.  SAP Build Code, geliştiricilerin kod yazma sürecini kolaylaştırıyor ve hızlandırıyor.

Ek maliyet yaratmıyor

İyi veriler, iyi yapay zekanın temelini oluştururken, SAP HANA Cloud, ilave maliyet yaratmadan çoklu model tekliflerine yeni vektör veritabanı özellikleri ekleyerek veri alanında yeniliklere öncülük etmeye devam ediyor. Vektör veri depoları, yapay zeka modellerine uzun vadeli bellek ve daha iyi bağlam sağlamak için metin, resim veya ses gibi yapılandırılmamış verileri yönetiyor. Bu, benzer nesneleri hızlı bir şekilde bulup almayı kolaylaştırıyor. Örneğin kullanıcılar, ödeme geçmişini incelemek ve bireysel siparişleri takip etmek için sözleşmelerindeki dile göre tedarikçileri arayabiliyor. Yeni vektör veritabanına eklenen bu güçlü özellikler, büyük dil modelleri ile bir kuruluşun kritik görev verileri arasındaki etkileşimi geliştiriyor. Bu yenilik, SAP geliştiricilerinin, halüsinasyonları azaltmak için sektöre özel müşteri verilerini kullanan güvenli, özel bir çerçeve içerisinde radikal biçimde yeni veri öngörüsü düzeyleri sunma konusunda öne çıkmasına yardımcı oluyor.

Örneğin kullanıcılar, ödeme geçmişini incelemek ve bireysel siparişleri takip etmek için sözleşmelerindeki dile göre tedarikçileri arayabiliyor. Yeni vektör veritabanına eklenen bu güçlü özellikler, dil modellerinin kuruluşun kritik görev verilerine erişimini ve işlemesini kolaylaştırıyor. Bu, işletmelerin daha iyi veri öngörüsü elde etmelerine yardımcı oluyor. Yeni vektör veritabanı, SAP geliştiricilerinin sektöre özel müşteri verilerini kullanarak daha doğru veri öngörüsü elde etmelerine yardımcı oluyor. Bu, işletmelerin daha iyi kararlar vermelerine yardımcı oluyor.

Geliştiricilerin SAP BTP’de yapay zeka ve üretken yapay zeka destekli uzantı ve uygulamalar oluşturmalarının önünü açan araç kiti AI Foundation, geliştiricilerin etkisini ve verimliliğini artırmaya daha da yardımcı olacak. AI Foundation, geliştiricilerin SAP BTP’de işe hazır yapay zeka araçları oluşturmaya başlamak için ihtiyaç duyduğu her şeyi içeriyor. Bunların arasında kullanıma hazır yapay zeka hizmetleri ve en büyük dil modellerine erişim, vektör veritabanı yetenekleri, yapay zeka çalışma zamanı ve yaşam döngüsü yönetimi yer alıyor.

Öğrenme fırsatlarını artırıyor

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, yetenekli geliştiricilere olan ihtiyaç artıyor. SAP, geliştiricilerin becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmak için öğrenme fırsatlarını artırıyor. SAP, 2025 yılına kadar 2 milyon profesyonelin becerilerini artırmayı ve yapay zeka öğrenme içeriğini genişletmeyi taahhüt ediyor. Bugün SAP, ABAP Cloud geliştirme modelini kullanan arka uç geliştiriciler için yeni sertifikasyonlar ve ücretsiz öğrenme kaynakları yayınladı. SAP BTP ve SAP S/4HANA’daki ABAP geliştirme araçlarını kapsayan iki yeni öğrenme kaynağı, SAP Learning sitesinde yer alıyor. Çevik ve bulut uyumlu iş dönüşümü için tasarlanan kaynak, geliştiricilere SAP’nin temiz çekirdek stratejisiyle uyumlu, buluta hazır uzantılar oluşturma becerileri kazandırıyor.

Ortak çalışma alanları devi WeWork iflas başvurusunda bulundu!

0

Esnek ofis alanı firması WeWork, dikkat çekici bir çöküşle 18,6 milyar doların üzerinde borç listeleyerek iflas koruması için başvuruda bulundu. Adam Neumann’ın kurucu ortağı olduğu ve SoftBank, BlackRock ve Goldman Sachs tarafından finanse edilen New York merkezli firma, melek yatırımcılar ve fonlar aracılığıyla 22 milyar doların üzerinde para toplamış ve 2019 Ocak ayında 47 milyar dolar piyasa değerlemesine sahipti. WeWork firması dün New Jersey federal mahkemesine sunduğu dilekçede 15 milyar doların üzerinde varlık listeledi.

WeWork CEO’su David Tolley, şirkete kredi verenlerin yaklaşık %90’ının 3 milyar dolarlık borçlarını özsermayeye dönüştürmeyi kabul ettiğini söyledi. Tolley yaptığı açıklamada, “Şimdi eski kiralarımızı agresif bir şekilde ele alarak ve bilançomuzu önemli ölçüde iyileştirerek geleceğe yönelmenin zamanı” diyor.  WeWork’ün iflas başvurusunun ABD ve Kanada’daki lokasyonlarla sınırlı olduğu belirtildi.

WeWork Hindistan, WeWork franchise’ının en güçlü birimlerinden biri konumunda ve çoğunluğu Embassy Group’a ait olduğu için iflastan büyük ölçüde izole edildi. Hindistan başkanı bugün yaptığı açıklamada, Hindistan biriminin para kazandığını ve faaliyetlerine devam etmek için dış sermayeye ihtiyaç duymadığını söyledi.

WeWork için pandemi etkisi ve başarısız IPO sonu hazırladı

WeWork, aslında bir yandan agresif bir büyüme ve küresel genişleme döneminin, düşük performans gösteren birçok mülkten oluşan bir portföye yol açmasıyla boğuşmak zorunda kaldı. Bir dönem Türkiye’de de ofis açması gündeme gelen firmanın 2019’daki son derece başarısız ilk halka arz (IPO) girişiminin de şirkete büyük zarar verdiği konuşulmakta. Şirket, 2010’ların sonunda pazarın zirveye ulaştığı dönemde uzun vadeli kiralamalar imzalamış, bu yerleri yenilemiş ve daha sonra bir ay gibi kısa sürelerle kiraya vermişti. Pandeminin ortak çalışma alanlarına olan talebi azaltması, boş yerlerin artmasına ve ev sahiplerine milyarlarca dolarlık kira yükümlülüğünün devam etmesine yol açması nedeniyle firmanın stratejisi önemli zorluklarla karşılaştı.

Ayrıca, ilk halka arz süreci başarısız olan WeWork firmasında şirketin kurucu ortağı ve çoğunluk hissedarı konumundaki Adam Neumann’ın Ekim 2019’da CEO’luğu bırakması ve şirketle bağlarını koparması karşılığında 1,7 milyar dolar alması ancak daha sonra kötü gidişle birlikte yıllık 46 milyon dolar karşılığında şirkette danışman olarak devam etmesi büyük bir güvensizliğe yol açmıştı.

WeWork’ün dilekçesine göre, yıllar içinde WeWork’e 16 milyar doların üzerinde yatırım yapan SoftBank, ofis alanı firmasında %65’in üzerinde özsermayeye sahip. Neumann WeWork’ün iflas başvurusunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirdi. Pazartesi günü yaptığı açıklamada şunları söyledi: “WeWork’ün bugün her zamankinden daha önemli olan bir üründen yararlanmayı başaramamasını 2019’dan bu yana kenardan izlemek benim için zor oldu. Doğru strateji ve ekiple, yeniden yapılanmanın WeWork’ün başarılı bir şekilde geri dönüşünü sağlayacağına inanıyorum.”

Volante, yeni teknolojisi için 66 milyon dolar topladı!

Finansman, özsermaye ve bir miktar borç karışımı olarak geliyor: Volante, orantıyı açıklamayı reddetti ve değerlemesini ayrıntılı olarak açıklamadı. Şirket, bugüne kadar 116 milyon dolar topladı.

Merkezi New Jersey’de bulunan Volante, finansmanı daha fazla uluslararası hizmete girmek ve halihazırda müşteri listesinde bulunan büyük isimleri tamamlamak üzere daha fazla orta kademe bankaya satış yapmak için kullanacak.

CEO ve kurucu ortak Vijay Oddiraju, “Bu son yatırım, özellikle küresel gerçek zamanlı ödemeler, Birleşik Krallık Yeni Ödeme Mimarisi (NPA) ve yurt içi ve sınır ötesi ISO 20022 modernizasyonu konularında müşterilerimize yönelik ürün yol haritamızı daha da hızlandıracak.” dedi.

Bankaların yeni hizmetler etrafında etkileşime geçmek için daha fazla API’sini kullanıma sunduğu açık bankacılık tarzı hizmetlerin geliştirilmesinin de sonraki adımlardan bazılarını yönlendireceğini vurguladı. 

Volante’nin halihazırda kapsadığı hizmetlerden bazıları arasında gerçek zamanlı ödemeler, hizmet olarak ödemeler, ABD’de banka havaleleri, şirketler arası entegrasyonlar ve yerleşik ön işleme yer alıyor.

Şirket, 150 müşterisinin Citi, BNY Mellon, Goldman Sachs, Şili Bankası, Wells Fargo ve İtalyan Posta Servisi gibi bir dizi büyük banka ve diğer finansal hizmet sağlayıcılarını içerdiğini söyledi. BNY Mellon, Citi, Poste Italiane ve Visa Ventures da stratejik yatırımcıları arasında yer alıyor.

Volante’nin ele aldığı fırsat; eski bankaların, rakip fintech’lerle daha rekabetçi olabilmek için, mevcut eski ürünlerinden bazılarını tamamlamak veya bunların tamamen yerini almak üzere daha yeni hizmetler benimsemeye çalışmalarının bir ürünü. Bulut tabanlı hizmetlerin büyümesi, birçoğunun mevcut altyapılarına çok fazla dokunmadan bunu yapabilmesine olanak tanıdı.

Bunu tespit eden ve bu fırsatı satmak isteyen tek girişim Volante değil. Özellikle eski ve yerleşik sağlayıcıları hedef alan fintech üreten diğerleri arasında FintechOS10xTemenos ve Mambu da yer alıyor.

İlginç olan, bunun Stripe gibi daha modern ödeme fintech’lerinin henüz yaklaşmadığı bir alan olması. En azından henüz değil. Bir hizmet olarak bankacılık hizmeti sunan Stripe Treasury, büyük bankalarla ortaklık halinde platformlara ve diğer büyük işletmelere sunuluyor, ancak şu ana kadar müşteri olarak bu büyük bankaları hedef alan ödemeleri ve diğer hizmetleri gerçekten geliştirmedi.

Öte yandan, Volante ve onun gibi şirketlerin uğraştığı zorluk, eski işletmelerin modern yaklaşımların faydalarını üstü kapalı olarak anlayabilmesi, ancak bütçe ve organizasyonel kısıtlamaların yanı sıra genel “eğer öyle değilse” duygusuyla birlikte gelen önceliklendirmenin ortadan kaldırılması.

Accenture tarafından hazırlanan yakın tarihli bir rapor, işletmelerin yaklaşık %86’sının kısmen bazı modernizasyon planlarını takip ederken, şirketlerin yalnızca yaklaşık %8’inin “yeniden icat edenler” olarak sınıflandırılabileceğini belirtti. 

Ancak bu %86 çok çeşitli sonuçlara işaret ediyor. Bazı projeler uygulanıyor ve başarılı oluyor; ancak bazı projeler son derece küçük ve daha fazlası tanıtılıp terk ediliyor. Bu, daha fazla dijital dönüşüm yatırımı için cesaret verici bir tablo değil.

Volante için olumlu tablo, hali hazırda çok sayıda büyük işletme tarafından kurulup kullanılıyor olması ve odak noktasının bu parçalı gerçeklikle doğru boyutta olması; büyük bir platform yaklaşımını benimsemek veya beklemek yerine, bireysel hizmetler ve işlevsellik sağlıyor.

Sixth Street Growth MD Nari Ansari, yaptığı açıklamada, “Finansal kuruluşların hem ödeme modernizasyonuna yatırıma hem de fintech şirketleriyle ortaklıklara giderek daha fazla öncelik vermesiyle birlikte, Volante’nin erişim alanını genişletmek için ideal bir zamandayız.” dedi. 

Volante’ye yatırım yapıyoruz çünkü eski sağlayıcılara ve rakiplere karşı açık bir avantaja sahip olduklarından ve büyüme fırsatından yararlanmak ve rakiplerini daha da geride bırakmak için en iyi konumda olduklarından eminiz.

SteamVR 2.0, Steam Deck ve Steam özelliklerini VR’a getiriyor

Valve, Eylül ayında duyurduğu SteamVR 2.0 beta sürümünden sadece bir ay sonra, bu heyecan verici güncellemeyi resmi olarak kullanıcılarına sunarak VR deneyimini büyük ölçüde geliştirdi. Valve, 2019 yılında bu güncellemeye ilişkin ilk bilgileri paylaşmış ve o zamandan beri bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyordu.

Valve, bu güncellemeyi duyururken, “Steam platformunda sunulan yeni ve heyecan verici özellikleri VR dünyasına getiriyoruz. Bu, Steam ekosistemini farklı cihazlar arasında daha tutarlı bir deneyim sunma hedefimizin büyük bir adımıdır ve tüm kullanıcılar için daha iyi bir birleşik deneyim sağlama çabamızın bir yansımasıdır.” dedi.

Yeni güncelleme, Steam Deck ve Steam’de bulunan özelliklerin artık SteamVR’da da kullanılabilmesini içeriyor. Ayrıca, klavye desteği ile çift işaretçiyle yazma desteği eklenerek kullanıcıların deneyimi daha da kolaylaştırıldı. Klavye üzerine yeni diller, emojiler ve temalar da entegre edildi.

Valve, SteamVR’ı daha sosyal bir hâle getirmeyi amaçlıyor ve bu doğrultuda Steam Sohbet ve Sesli Sohbet özelliklerini yeni güncelleme ile VR kullanıcılarına sunuyor. Mağaza görünümünde de değişiklikler yapıldı ve artık VR içerikleri daha öne çıkacak ve merkezde daha belirgin bir şekilde yer alacak. Ayrıca Steam bildirimlerine erişim de daha kullanıcı dostu bir şekilde sağlanacak.

Valve’ın bu güncellemeyi duyurması, firmanın gelecekte yeni bir VR başlığı üzerinde çalıştığına dair söylentileri geride bırakmış olabilir. Belki de Steam, bu güncellemeyi takip eden yeni donanımını piyasaya sürmeyi düşünüyor.

Sonuç olarak, Valve’ın SteamVR 2.0 güncellemesi, Steam dünyasını VR ile daha da yakın bir şekilde birleştirerek kullanıcılarına daha zengin bir deneyim sunuyor. Bu güncelleme, VR teknolojisinin geleceği hakkında heyecan verici ipuçları sunuyor.