Apple ve Beeper savaşı kızışıyor

Apple, uzun süredir iMessage aracılığıyla mesajlaşma konusunda sahte sosyal tekelini koruyarak iPhone kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunuyor. Beeper Android’i devreye sokmaya çalışıyor. Apple’ın özel iMessage kulübü, bu ayın başlarında, iPhone olmayanların mavi kabarcık tedavisine erişmesini sağlayan bir Android uygulaması olan Beeper Mini sayesinde bazı ihlallere tanık oldu.

Apple ve Beeper savaşı için yeni gelişme

Bu, Beeper Mini uygulamasını kullanan bir Android cihazının, iMessage’daki kişilere şifreli mavi baloncuklar, okundu bilgileri, satır içi yanıtlar ve yüksek kaliteli multimedya ile sanki bir iPhone kullanıyormuş gibi mesaj gönderebileceği anlamına geliyor. Bu durum, Cupertino’nun güvenlik endişelerini öne sürerek uygulamayı engellemesi ve Beeper’ın  Android kullanıcılarını iMessage’a yeniden bağlamanın yeni yollarını bulması ile Apple ile Beeper arasında hızla bir çatışmaya yol açtı.

İki şirketin mesajlaşma konusunda pes etmesi biraz tuhaf görünse de bu durum  Apple’ın mobil pazarı kontrol etme stratejisiyle derinden bağlantılı. Apple, WhatsApp gibi üçüncü taraf mesajlaşma uygulamalarının norm haline gelmesinden önce, 2011 yılında iMessage’ı piyasaya sürdü. O günden bu yana Apple büyüyerek multitrilyon dolarlık bir teknoloji devi haline geldi. Piper Sandler’ın araştırmasına göre Z kuşağı kullanıcılarının yüzde 87’lik şaşırtıcı bir oranıyla ABD cep telefonu pazar payının yüzde 57’sini elinde tutuyor. Apple’ın yazılım ve cihazlardan oluşan kapalı ekosistemi, Apple cihazı sahibi kişileri yalnızca Apple cihazlarını satın almaya teşvik ederek şirketin hakimiyetini artırıyor. Kurucusu Carl Pei’ye göre, Nothing gibi bir butik telefon üreticisinin iMessage’a karmaşık bir arka kapı oluşturmak için yolunun dışına çıkması gerekmesinin nedeni de bundan kaynaklanıyor.

Apple’ın iMessage’ı Amerikan iletişiminde temel dayanak noktası haline geldi ve insanların birbirleriyle etkileşimini etkiliyor. Arkadaşlarınızı ve ailenizi iPhone’a geçmeye ikna etmeye yönelik sosyal baskı,  Apple’ın tasarımından kaynaklanıyor. Şirket, mahkeme belgelerinde iMessage’ı Android’e koymanın yalnızca “iPhone ailelerinin çocuklarına Android telefon vermelerinin önündeki engeli ortadan kaldırmaya hizmet edeceğini” söyleyerek bunu açıkladı. Ancak gidişat değişiyor gibi görünüyor. Apple Kasım ayında Mesajlar uygulamasını RCS adı verilen daha yeni, daha zengin özelliklere sahip mesajlaşma protokolüyle çalışacak şekilde açacağını söyledi.

Elektrikli dorse, tırlar için menzil sorununu çözecek!

Tırlar, elektrikli motora sahip dorselerle hibritleşiyor ve menzil sorununa çözüm buluyor. Elektrikli tırların yaygınlaşmasını engelleyen sorunlara karşı geliştirilen bu yenilikçi çözüm, taşımacılık sektöründe önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Elektrikli tırların menzil sorunu Elektrikli dorse ile , uzun mesafe seyahatlerinde şarj planlaması gerektirmesi ve dizel tırlara kıyasla yetersiz menzil sunması gibi nedenlerle çözülemiyordu. Ancak Range Energy tarafından geliştirilen bir çözüm, elektrik motorlu dorselerle tırların hibrit bir yapıya kavuşmasını sağlıyor.

Bu sistemde, tır üzerindeki dizel motor normal bir şekilde çalışırken, dorse tekerlekleri elektrikli motordan güç alarak itiş sağlıyor. Tır ile dorse arasındaki bağlantılı arayüz, hızlanma ve yavaşlama isteklerini algılayarak işlem yapıyor. Aynı zamanda sürücünün frene bastığını fark ettiğinde rejeneratif frenleme yaparak enerjiyi bataryada depoluyor.

Sistemin özellikleri şu şekilde:

  • Batarya Boyutu: 200 kWh
  • Voltaj: 800 volt
  • Motor Gücü: 350 kW
  • Tork: 14000 Nm
  • Şarj: 19 kW (10,5 saat)
  • Hızlı Şarj: 350 kW (45 dakika)

Üçüncü parti bir şirket tarafındanElektrikli dorse gerçek dünya testinde %36,3 oranında yakıt tasarrufu sağlandığı onaylanmıştır. Bu hibrit sistem, tırın işleyişini ve taşıma kapasitesini bozmadan yakıt tüketimini azaltıyor. Dorse istenildiğinde çıkarılabiliyor ve tır tamamen dizel güce geçebiliyor.

Rakip teknolojiler arasında tamamen bataryalı sistemler bulunsa da, ağırlık ve taşıma kapasitesi konularında sınırlamalara neden olmaktadır. Tesla Semi gibi modellerde yüksek batarya kapasitesi ve ağırlık, taşıma kapasitesini azaltmaktadır. Hidrojenli sistemler ise istasyon yetersizliği ve bakım zorlukları gibi nedenlerle kısıtlı kullanıma sahiptir.

Bu yenilikçi çözüm, tırların elektrikli hale geçiş sürecini kolaylaştırarak çevre dostu taşımacılık alanında önemli bir adımı temsil ediyor.

Nvidia RTX 50 serisi için yeni tarih geldi!

0

Nvidia’nın yeni nesil Blackwell mimarili GeForce RTX 50 ekran kartları için yeni bir tarih ortaya çıktı Nvidia’nın heyecanla beklenen GeForce RTX 50 serisi, yeni nesil Blackwell mimarisiyle birlikte önemli bir dönemeçte bulunuyor. Ada Lovelace mimarisinin sektördeki hakimiyeti devralacak olan bu GPU ailesi, performans konusunda iddialı geliştirmeler sunacak.

GeForce RTX 50 ekran kartları, üretim sürecinde TSMC’nin en gelişmiş 3nm fabrikasyon teknolojisini kullanacak. Bu yeni süreç, mevcut 4nm’ye göre yüzde 25-30’a kadar güç verimliliği artışı, transistör başına yüzde 10-15’e kadar performans artışı ve yoğunlukta 1.7 kat artış sağlayarak dikkat çekiyor.

Bununla birlikte, donanım dünyasındaki hızlı evrim sadece üretim süreciyle sınırlı değil. Yeni GPU’lar, GDDR7 bellek teknolojisi ve AMD’nin Radeon RX 7000 serisinde bulunan DisplayPort 2.1 standardını destekleyerek, grafik deneyimini daha da geliştirecek.

Sızıntı kaynaklarına göre, bu heyecan verici gelişmelerin lansmanı, 2024’ün 4. çeyreğinde gerçekleşecek. Nvidia’nın genellikle iki yılda bir lansman gerçekleştirdiği göz önüne alındığında, RTX 50 serisinin piyasaya sürülme tarihi, bu alanda liderliği sürdürme stratejisinin bir parçası gibi görünüyor.

Ancak, sızıntı kaynakları aynı zamanda RTX 50 serisinin, önceki RTX 30-40 nesillerine kıyasla daha küçük ancak etkileyici gelişmeler sunacağını belirtiyor. Bu, DLSS 3.0 veya Frame Generation gibi yeni teknolojilere işaret edebilir, ancak tam detayları öğrenmek için bir süre daha beklememiz gerekecek. Nvidia’nın bu yeni nesil GPU’larıyla, grafik performansında nasıl bir evrim yaşanacağını görmek için sabırsızlanıyoruz.

Toon Metal Games Boğaziçi Ventures’dan yatırım aldı 

Boğaziçi Ventures, BV Growth fonu ile uluslararası pazarlarda büyüme potansiyeline ve kanıtlanmış iş modellerine sahip yetenekli ekiplere odaklanarak teknoloji odaklı yatırımlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Sadece finansal destek sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda girişimlere sunduğu mentorluk ve iş ağı oluşturma fırsatlarıyla, girişimlerin uluslararası büyüme süreçlerinde de destek sağlamaktadır.

Boğaziçi Ventures 2023 yılı bitmeden yeni bir oyun yatırımı daha tamamladı ve Casual ve Hybrid Casual oyun türlerinde oyunlar geliştiren Toon Metal Games’i BV Growth Fonu portföy şirketleri arasına dahil etti. Boğaziçi Ventures’ın yatırım portföyüne yeni katılan Toon Metal Games, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden 250 bin dolar değerinde yatırım aldı. Boğaziçi Ventures Yönetici Ortağı Burak Balık bu yatırım ile Boğaziçi Ventures’ın oyun sektöründeki güçlü varlığını ve stratejik yatırım portföyünü daha da genişletme hedefi olduğunu belirterek sözlerine şunları ekledi; ‘‘Oyun sektöründeki yenilikçi projelere odaklanarak, girişimcilere destek verme ve sektöre değer katan teknolojilere yatırım yapma konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Boğaziçi Ventures olarak, yaratıcı fikirleri ve inovasyonu destekleyerek, oyun endüstrisinin dönüşüm sürecine liderlik etmeye devam edeceğiz.’’

Toon Metal Games’in gelecek hedefi, Arcade Idle mekanikleri ile birleştirilmiş çok oyunculu RPG oyunlarını geliştirmek. Boğaziçi Ventures’ın teknoloji odaklı ve geleceği şekillendiren girişimlere yönelik yatırım stratejisi ile güçlenen Toon Metal Games, Türk oyun sektörünü küresel arenada daha da parlak bir geleceğe taşımayı amaçlıyor. 

Podcast endüstrisinden rekor bekleniyor!

Podcaster’lar artık daha yeni ve daha özgün etkileyiciler haline geldi. Z kuşağının yarısından fazlası (yüzde 58) diğer bir medya formuna kıyasla podcastte üreticiye daha yakın ve samimi hissediyor. Bu da üreticileri çekerek dinleyici kitlesinin bu kadar yoğun bir hacimde Poddy’ye gelmeye başlamasının ardındaki neden olarak dikkati çekiyor. Ancak podcast’lerin çekiciliği bunlarla da sınırlı değil. Sosyal podcast uygulaması Poddy’nin CEO’su Cüneyt Göktürk bu gelişmelerle ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Araştırmalar podcast endüstrisinin sadece kültürel bir güç değil; aynı zamanda finansal bir güç merkezi olduğunu gösteriyor. Şu anda 23,56 milyar dolar değerinde olan küresel podcast pazarının 2030 yılına kadar 131,13 milyar dolara fırlayacağı tahmin ediliyor. ABD’de 2021 yılında 1 milyar doları aşan podcast gelirinin 2024 yılında 4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.” 

Podcast’ler artık yalnızca bir eğlence kaynağı değil

Podcast’ler beklentilerin ötesinde gelişiyor ve geleneksel tanımlardan kurtuluyor. Zira podcast’ler artık yalnızca bir eğlence kaynağı değil; eğitim araçları, pazarlama platformları ve daha fazlası haline geldi. Belirli konulara veya sektörlere odaklanan niş podcast’ler ve interaktif formatlar büyük popülerlik kazanıyor. 

Podcast reklamcılığı sadece etkili olmakla kalmıyor; önemli ölçüde gelir de sağlıyor. Podcast tüketicilerinin yüzde 90’ı podcast reklamlarını etkili buluyor ve yüzde 55’i podcast reklamlarından etkilenerek alışveriş yapıyor. 

Dinleyicilerin yüzde 60’ı bir podcast’te duyduktan sonra o ürün veya hizmetleri ararken, reklamcılık sektörü hızla büyüyor ve gelirin 2027 yılına kadar 5 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. 

Günlük yeni kullanıcı kayıtlarında yüzde 330, podcast dinlemelerinde yüzde 500 artış 

Türkiye’de podcast yayıncılığı eşi benzeri görülmemiş bir yükseliş yaşıyor. Poddy’nin son verileri, günlük yeni kullanıcı kayıtlarında yüzde 330, dinlemelerinde yüzde 500 ve uygulama kullanımında genel bir artış olduğunu gösteriyor. Platformun sesli medya ortamına yeni araçlar eklemesi yalnızca daha fazla içerik ve dinleyici çekmekle kalmadı, aynı zamanda reklamveren talebini de artırdı. Kısacası, 2024’ün ötesinde podcast sektörünü daha da parlak bir gelecek bekliyor! 

Tesla’nın pil hücresi üretiminde zorluklar devam ediyor

Tesla’nın beklenen elektrikli kamyon modeli Cybertruck’ın üretim sürecinde temel bir sorun ortaya çıktı. Bir grup Tesla çalışanının ifadesine göre, şirketin Cybertruck’ları yüksek hacimde ve güvenilir bir şekilde üretme çabaları, özellikle yeni kuru kaplama teknolojisine sahip 4680 bataryalardaki üretim sorunu nedeniyle sekteye uğramış durumda.

Tesla’nın 2025 yılına kadar yılda 250.000 adede çıkarma hedefine ulaşmasını engelleyen en büyük faktör olarak belirtilen bu sorun, özellikle Giga Texas tesisinde üretilen 4680 bataryalardaki kuru kaplama teknolojisinin endüstriyel ölçekte henüz geliştirilememesi olarak açıklandı. Şu anki üretim kapasitesi yılda sadece 24.000 adet olan bu bataryalar, Cybertruck’a olan talebi karşılamaktan uzak.

Tesla, 4680 pil hücresinde kullanılan kuru kaplama anot ve katotları mükemmelleştirmeye odaklanmış durumda. Ancak bu teknolojinin ölçeklendirilmesi ve sürecin hızlandırılmasıyla ilgili yaşanan zorluklar, şirketin kendi ekipmanlarını geliştirme ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

Bu durum, kuru kaplama anot ve katotların laboratuarlarda ve bazı pillerde uygulandığını, ancak elektrikli otomobil bataryaları için henüz ticarileştirilmediğini göz önüne seriyor. Tesla, bu alanda öncü bir rol üstlenerek, sadece üretimi artırmakla kalmayıp aynı zamanda kendi ekipman ve araçlarını da geliştirmek durumunda. Şirketin bu teknolojik zorlukları aşarak Cybertruck üretimini hedeflediği düzeye çıkarması, merakla beklenen bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.

Cep telefonu faturası ile ödeme seçenekleri artıyor!

0

HiDoctor ile Paycell iş birliği sayesinde, online psikolojik danışmanlık ve diyetisyen hizmetleri Turkcell faturası ile ödenebilecek. Danışmanlık platformu HiDoctor ile dijital ödeme ve finansal hizmetler platformu Paycell, danışmanlık ücretlerinin cep telefonu faturalarına yansıtılmasına olanak sunan bir iş birliğine gitti. Türkiye’de bir ilk olan uygulama sayesinde, daha geniş kitlelerin psikolojik danışmanlık ve diyetisyen hizmetlerinden yararlanması hedefleniyor. 

Pandemi, savaşlar, ekonomik zorluklar derken, toplumda psikolojik destek ihtiyacı her geçen gün artıyor. Yapılan araştırmalarda özellikle kadınlar ve gençler, bu hizmete en fazla ihtiyaç duyan iki grup olarak öne çıkıyor. HiDoctor ve Türkiye’nin en kapsayıcı finansal hizmetler platformu Paycell iş birliğiyle, danışmanlık ücretlerinin GSM faturalarına yansıtılması sağlanıyor. 

Dünya’da benzeri bir uygulama bulunmuyor

HiDoctor CEO’su Ahmet Bal
HiDoctor CEO’su Ahmet Bal

Özellikle öğrencilerin bu hizmet sayesinde büyük kolaylık yaşayacağına işaret eden HiDoctor CEO’su Ahmet Bal, “Uygulama Türkiye’de bir ilk, dünyada da benzer bir uygulamaya rastlamadık. Psikologlarımızdan veya diyetisyenlerimizden danışmanlık almak isteyen kullanıcılar, HiDoctor ödeme sayfasında Paycell ile öde seçeneğini gördüğünde cep telefonu numarasını girip gelen SMS’i onayladığında, ödemesi Turkcell faturasına bağlı şekilde gerçekleşiyor. Bu sistem, özellikle ailesinden uzakta okuyan ve parasının hesabını herkesten daha çok yapmak zorunda olan öğrenciler için büyük kolaylık olacak” şeklinde konuştu.  

Paycell CEO’su Serhat Dolaz ise iş birliğine ilişkin şunları kaydetti: “Türkiye’nin en yenilikçi dijital ödeme ve finansal hizmetler platformu olarak, müşterilerimizin her türlü ihtiyacına yönelik kullanıcı deneyimini merkeze alan çözümler sunmaya devam ediyoruz. Teknoloji ve finansal servisleri birleştirerek sunduğumuz hızlı ve güvenli ödeme çözümlerimiz, daha fazla kullanıcının finansal hizmetlerden faydalanmasını sağlıyor. HiDoctor ile iş birliğimiz sayesinde sağlık alanındaki öncü uygulamalara sektöründe bir ilk olan çözüm ortaklığımızla destek sunmaktan heyecan duyuyoruz.”

Alışveriş sırasında anında alışveriş kredisi almak mümkün oluyor!

Payten Teknoloji’nin Payten Payment Gateway ile mevcut ödeme altyapılarına entegre ettiği yeni alışveriş kredisi ile ödeme çözümü sayesinde müşteriler ihtiyaçları olan ürün ve hizmetlere rahatça ulaşırken, firmalar da yeni müşteriler kazanıyor. 

Sanal POS altyapılarını sağladığı 27 banka ve 50 binden fazla üye iş yeri ile Türkiye’nin en büyük online ödeme altyapısını yöneten Payten Teknoloji, firmalara ve tüketicilere yenilikçi, pratik ve karlı bir alışveriş deneyimi sunan alışveriş kredisi ile ödeme çözümünü kullanıma sundu. Payten’in çözümü ile firmalar, müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına duyarlı ve hızlı bir şekilde yanıt vererek satış hacimleri ve müşteri memnuniyetini artırırken müşteriler de kolayca erişebildikleri alışveriş kredisi ile ihtiyaç duydukları ürün ve hizmetlere anında sahip oluyor ve karlı bir alışveriş deneyimi elde ediyorlar. 

Tüketiciye finansal rahatlık sağlıyor

Payten Payment Gateway ödeme geçidine entegre sunulan alışveriş kredisi ile ödeme seçeneği; banka veya kredi kartı kullanmayı tercih etmeyen veya kart ve hesap limiti yeterli olmayan kullanıcılara, finansmana erişmenin daha hızlı ve daha kolay yolunu sunarken, üye işyerlerinin de daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmasını sağlıyor. Müşteriler ödeme adımında alışveriş kredisi seçeneğine tıklayarak, dijital ortamda hızlı ve kolay erişebilecekleri alışveriş kredisi ile ödemelerini güvenle tamamlayarak ihtiyaçlarını anında karşılayabiliyorlar. Başvuru sırasında faiz oranları ve vade süreleri, ödeme planlarına en uygun olan bankanın kredi altyapısını kendileri belirleyebiliyorlar. Alışveriş kredisi ile ödeme yöntemi, müşteri memnuniyetini artırmanın yanı sıra firmaların olası satış kayıplarını da önlemelerine yardımcı oluyor. Alışverişlerde özgürlük sunan ve faizsiz veya tüketici dostu faiz oranlarıyla finansal rahatlık sağlayan çözüm, tüketicilere ise nakit akışı ve bütçelerini daha verimli şekilde yönetebilme imkanı tanıyor.  

Kolay entegrasyon ile alışveriş kredisi ile ödeme seçeneği sunuluyor

SaaS ortamda çalıştığı için herhangi bir kurulum gerektirmeyen Payten Payment Gateway, teknik açıdan son derece kullanıcı dostu ve tüm altyapılara cevap veren esnek entegrasyonlar sunarak, firmaların alışveriş kredisi ile ödeme seçeneğini web sitelerine kolayca entegre etmelerini sağlıyor. API aracılığıyla ve web tabanlı ödeme sayfası entegrasyonları ile işletmeler, oldukça pratik ve karlı olan alışveriş kredisi hizmetlerini pürüzsüz bir şekilde müşterilerine sunabiliyorlar. Müşteri panelinde yer alan alışveriş kredisi parametre yönetimi menüleri de, bu süreci daha da kolaylaştırarak işletmelerin verimliliğini ve operasyonel etkinliklerini artırıyor. Payten Payment Gateway’in şu an için entegre olduğu 7 bankanın hepsi veya tercih ettikleri ile ticari anlaşmalarını yaptıktan sonra firmalar, müşterilerine geniş kapsamlı bir kredilendirme altyapısını tek ekranda sunabiliyorlar. 

Yenilikçi ödeme teknolojiler kritik önem taşıyor 

Payten Türkiye Ülke Lideri ve Paratika CEO'su Burak Kutlu
Payten Türkiye Ülke Lideri ve Paratika CEO’su Burak Kutlu

Sundukları yeni çözüm hakkında bilgi veren Payten Türkiye Ülke Lideri ve Paratika CEO’su Burak Kutlu,“Pandemi sonrasında karşılaşılan küresel ekonomik yavaşlamanın etkisiyle, tüketiciler bütçelerini daha verimli bir şekilde yönetmek için her fırsatı değerlendiriyorlar. Bir yandan, işletmelerin de müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarabilmeleri ve rekabetçi ortamda ayakta kalabilmeleri için yenilikçi ödeme teknolojilerini sunmaları kritik önem taşıyor. 

Alışveriş kredisi entegrasyonu gibi yenilikçi çözümler, işletmeler için; satış dönüşüm oranlarını, ortalama sepet değerini ve tekrar satın alımları artırmanın çok etkili yöntemleri. Alışveriş kredileri; kredi kartı, havale/EFT kullanmayı tercih etmeyen, kart ve hesap limiti yeterli olmayan ya da kart bakiyesini doldurmak istemeyen, genç kullanıcıları da içeren tüketici kitlesi için çok cazip avantajlar sunan yeni trend bir ödeme yöntemi. Payten Payment Gateway’in alışveriş kredisi ile ödeme entegrasyonu ile alışılmışın dışında bir müşteri kitlesini e-ticarete ve markalara kazandırıyoruz. 

Bunun yanı sıra, Paratika altyapısı üzerinden sunduğumuz alışveriş kredisi ile ödeme yöntemimizle de üye işyerlerimize kolaylık sağlıyoruz. Bu yapıda firmaların bankalarla ayrı bir finansal anlaşma yapmasına da gerek kalmıyor. Paratika ile gerçekleştirilen tek bir sözleşme ve tek entegrasyon ile anlaşmalı olduğumuz bankaların kredi seçeneklerini müşterilerine kolayca sunabiliyorlar. Üstelik, banka tarafından Paratika’nın koruma hesabına aktarılan kredi bakiyesi üye iş yerinin hesabına anında aktarılıyor. 

Böylelikle Paratika olarak üye işyerlerimize kusursuz bir ödeme akışı, müşterilerine de pürüzsüz bir alışveriş deneyimi sağlayabiliyoruz.  Günümüzde e-ticarette çok kanallı alternatif ödeme yöntemleri ile kullanıcıya özgür ve kişiselleştirilmiş bir ödeme deneyimi sunabilmek mümkün. Ödeme çeşitliliğini artırarak müşterilerine daha fazla finansal seçenek, haliyle daha fazla hareket alanı sunabilen firmalar, ödeme adımında sepeti terk etme oranlarını düşürüyor, memnuniyeti artırarak marka ve müşterileri arasındaki ilişkiyi güçlendiriyor ve sonucunda işlerini daha hızlı büyütebiliyor. Bu entegrasyonumuz, firmaların pazarda daha etkin bir konuma ulaşmalarına ve müşteri deneyimlerini zenginleştirmelerine büyük katkı sağlıyor. Firmalar müşteri ağlarını daha da genişletme imkânına sahip olurken, AI ve ML destekli gelişmiş anti-fraud çözümü ile 360 derece korunan uçtan uca güvenli bir altyapıda ve PCI DSS Level 1 sertifikasyon güvencesi ile sağladığı kredili ödeme yöntemlerini, müşterilerine gönül rahatlığıyla sunabiliyorlar.

Şu ana kadar 7 banka ile entegre olduk,  diğer bankalar ile de görüşmelerimiz ve entegrasyon çalışmalarımız devam ediyor. Dijital çağda firmaların dönüşümlerine cevap veren, tam kapsamlı çözümler sunma yaklaşımımızla tüm kredi seçeneklerini müşterilerimize ve son kullanıcıya sağlamayı hedefliyoruz. Firmalara ve onların müşterilerine değer katan yenilikçi ödeme çözümlerini ve modülleri kapsayan Payten Payment Gateway, bir şirketin online ödemeler konusunda ihtiyacı olan tüm çözümleri tek ürünle sunma kabiliyetine sahip Türkiye’nin en geniş kapsamlı ödeme geçidi konumunda. İnovasyonun geleceğimiz için öneminin farkındayız. Bu sebeple 24 yılı aşkın süredir Ar-Ge kurum kültürümüzün merkezinde yer alıyor. Bundan böyle de, İTÜ ARI Teknokent’te bulunan AR-GE merkezimizde tecrübeli ve yenilikçi ekiplerimizle çözümlerimizi durmaksızın geliştirerek, müşterilerimize en yenilikçi ödeme teknolojilerini ve değer odaklı servislerimizi tek merkezden sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

Yapay zeka marketlerde de görev başında olacak!

Çevrimiçi alışverişin ortaya çıkmasından bu yana geleneksel fiziksel perakendeciler, Amazon gibi internet devlerine karşı dezavantajlı durumda. Müşterilerin çevrimiçi olarak deneyimlediği teşvik sonucu gerçekleşen satış ve çapraz satış fırsatları için kişiselleştirilmiş ürün pazarlamasının bir benzerini kolayca oluşturamadılar. Ancak Panasonic Connect Europe’un İş ve Endüstri Çözümleri Satış Mühendisliği Müdürü Jens-Michael Pohl, konuyla ilgili “Yapay zeka sayesinde her şey değişmek üzere olabilir” diyor.

“Geçen gün yazıcım için biraz mürekkep almak için hemen Amazon’u açtım. İhtiyacım olan markayı buldum, yazıcı mürekkebi fiyatında her zamanki anlık şokumu yaşadım ve sepetime ekledim. Sayfanın altında bir tavsiye gözüme çarptı. A4 kağıdında da iyi bir fiyat vardı. Elimdeki kağıdı kontrol ettim ve azaldığı için onu da aldım. Bu aslında çevrimiçi perakendecinin anında bir çapraz satış fırsatıydı ve kağıdının bitmek üzere olduğunu bilmediğim memnun bir müşteriydim.

Eminim pek çok kişinin her gün yaptığı bu aktivite, çevrimiçi rekabet başladığından beri geleneksel fiziksel perakendecilerinin karşılaştığı zorluğu da özetler nitelikte. Çerezlerin ve veri analitiğinin harikaları sayesinde, çevrimiçi perakendeciler için çok büyük bir potansiyeli olan çapraz satış ve satışa teşvik eden fırsatların bir benzerini şimdiye kadar ana caddede oluşturmak neredeyse imkansızdı.”

Yapay zeka perakendecileri kurtarabilir 

Avrupa’daki e-ticaret pazarının 2023’ten 2027’ye kadar yüzde 9,31 büyüyeceği ve 2027’de 902,30 milyar Euro’luk bir pazar hacmine ulaşacağı tahmin ediliyor. Bir yandan da High Street’te yapılan alışverişler, verilerdeki düşüşe karşı mücadele etmeye devam ediyor. Perakendeciler, çekişmede yardımcı olacak teknolojiyi arıyor ve yapay zeka da bu alanda büyük bir fırsat gibi görünüyor.

Yapay zekanın potansiyel faydaları son 12 ayda durmadan konuşuluyor gibi görünüyor, ancak gerçek dünya uygulamaları zaten perakendeye fayda sağlıyor ve mevcut yapay zeka uygulamalarına Gelişen Yapay Zeka’nın eklenmesi, mağazadaki müşteri perakende deneyiminde devrim yaratmak üzere.

“Sıcak ve güneşli bir günde girdiğim bir süpermarket hayal edin. Sonrasında televizyonda en sevdiğim yerel futbol takımının büyük derbisini izlemeyi dört gözle bekliyorum. Arkadaşlar barbekü için bana katılıyor ve ben de malzeme almak için oradayım.

Mağazaya baktığımda, tıpkı benim gibi aynı şeyi yapan epeyce insan olduğunu fark ediyorum. Koridora döndüğümde ise benim için kişiselleştirilmiş bir reklam olan bir ekran görüyorum. “Maçı arkadaşlarınızla mı izleyeceksiniz? Barbeküde bir burgere ve herkes için buz gibi biralara ne dersiniz?” yazıyor ve ardından özel teklifin ayrıntıları yer alıyor. Kulağa fütüristik geliyor ama bugün mümkün.”

Mağazadaki kameralar artık sadece güvenlik için değil. Entegre yapay zekaya sahip kameralar, mağazadaki kişilerin demografik bilgilerini (asla kişisel verilerini dahil etmeden) izleyebilir.  Kameralar, alışveriş yapan kişilerin genel profillerini tanımlar ve asla kişisel verileri tanımlamaz. Bu sayede gizlilik endişelerini de ortadan kaldırıyor. Bu bilgiler, hava durumu veya yerel etkinlikler gibi ek bilgilerle birlikte arka uç perakende sistemindeki satın alma tercihleri ve eğilimlerle birleştirilebilir. Daha sonra anında kişiselleştirilmiş reklamlar mağazada gösterilebiliyor.

Bugün hepsi yapay zeka sayesinde mümkün. Profilleri birleştirmek için kameralarda, ürünleri ve profilleri eşleştirmek ve gerçek zamanlı olarak teklifler önermek için arka uç sisteminde yapay zeka, anında kişiselleştirilmiş reklamlar oluşturmak için Chat GPT4’ün Gelişen Yapay Zeka özellikleri kullanılıyor. Elbette, yayınlamadan önce iletişimlerde kalite kontrolü için her zaman bir insan kontrolü öneriyoruz, ancak bu çözümü temelinde yapay zeka tarafından otomatikleştirilmiş bir sistem olarak tanımlayabiliriz.

Panasonic’ten mağaza içi yapay zeka çözümü  

Panasonic, bu üst düzey alışveriş deneyimini hayata geçirmek için önde gelen veri ve yapay zeka uzmanı ADEAL Systems ile iş ortaklık kurdu. Bu işbirliği kapsamında yapay zeka destekli kişisel alışveriş asistanı CUSAAS’ı (CUstomer Segmentation As-A-Service) Panasonic’in en gelişmiş perakende teknolojisi birleştiriliyor. CUSAAS, sektör için önemli bir perakende teknolojisi uygulaması olarak kabul ediliyor. İlk geliştirme, Alman Hessen Dijital Strateji ve Kalkınma Bakanı (“Distr@l Förderprogramm des Landes Hessen”) tarafından finanse edildi. Ekim 2023’te CUSAAS, Alman Federal Ekonomik İşler ve İklim Eylemleri Bakanlığı tarafından desteklenen uluslararası bir program olan German Accelerator Kickstart programı tarafından küresel ölçekte ölçeklenme desteği için seçildi.

Bu en yeni eksiksiz uçtan uca çözüm şu anda Münih’teki Panasonic Müşteri Deneyimi Merkezinde (CXC) sergileniyor. Bu merkezde Panasonic’in tüm B2B çözümleri sergileniyor ve bu çözümleri deneme imkanı da bulunuyor. Panasonic bu merkezde Yapay Zeka Kameraları ve 4K Ekranları ve perakende danışmanlık deneyimini sunuyor. ADEAL Systems, veri analitiği ve CUSAAS yapay zeka destekli motor sağlarken FRAMR ise kişiselleştirilmiş reklamları ekranlara gönderiyor.

Sistem, perakendecilerin mevcut E-ticaret, CRM, ERP ve Veri Deposu verilerini bir araya getirir ve bunları hava durumu, haberler ve etkinlik akışları gibi diğer web tabanlı hizmetlerle birleştirir. Yüksek miktardaki bu veriler daha sonra 50’den fazla pazarlama temel performans göstergesini oluşturmak ve önerilerde bulunmak için kullanılırken yapay zeka ile analizi yapılabiliyor. Gelişmiş yapay zeka daha sonra özelleştirilmiş Kapsamlı Dil Modelleri’ni kullanarak kişiselleştirilmiş pazarlama içerikleri ve reklamlar üretiyor.

Bunun sonucunda mağazanıza daha kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri getirmek isteyen bir perakendeciyseniz, Panasonic’in CXC’sindeki tanıtım çözümü artık pilot projeler oluşturmanıza yardımcı olmak için orada. Alışveriş yapan biriyseniz, gelecekteki mağaza ziyaretlerinizde sizinle konuşan yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş reklamlara dikkat edin. Umarım mağazadan bir şeyler almayı bir daha asla unutmamanızı sağlar!

Kuantum bilişim pratik uygulamalar konusunda geride!

0

Kuantum bilgisayar devrimi, birçok kişinin inandırıldığından daha ileride ve daha sınırlı olabilir. Bu, gelişmekte olan kuantum hesaplama endüstrisinin içindeki ve çevresindeki küçük ama sesini duyuran bir grup önde gelen şüpheciden gelen mesaj diyebiliriz. Kuantum bilgisayarlar finansal modelleme , lojistiğin optimize edilmesi ve makine öğreniminin hızlandırılması da dahil olmak üzere çok çeşitli sorunlara çözüm olarak öne sürülüyor. Kuantum bilgisayar şirketlerinin önerdiği daha iddialı zaman çizelgelerinden bazıları, bu makinelerin yalnızca birkaç yıl içinde gerçek dünya sorunlarını etkileyebileceğini öne sürüyor. Ancak çoğu kişinin teknolojiye yönelik gerçekçi olmayan beklentilere karşı tepkisi artıyor.

Kuantum bilişim pratik uygulamalar için elverişli değil

Meta’nın yapay zeka araştırmalarından sorumlu başkanı Yann LeCun, kuantum bilgisayarların yakın gelecekte anlamlı bir katkı sağlayacağı ihtimaline soğuk su dökerek kısa süre önce manşetlere çıktı. Meta’nın Temel Yapay Zeka Araştırma ekibinin 10. yıl dönümünü kutlayan bir medya etkinliğinde konuşan Meta, teknolojinin “büyüleyici bir bilimsel konu” olduğunu ancak “gerçekten kullanışlı kuantum bilgisayarları üretme olasılığı” konusunda daha az ikna olduğunu söyledi.

LeCun kuantum hesaplama konusunda uzman olmasa da alanın önde gelen isimleri de bir uyarıda bulunuyor. Amazon Web Services’in kuantum donanımı başkanı Oskar Painter, şu anda sektörde “muazzam miktarda heyecan” olduğunu ve “iyimser olanı tamamen gerçekçi olmayandan ayırmanın zor olabileceğini” söylüyor. Günümüzün kuantum bilgisayarları için temel zorluk, bunların hatalara çok yatkın olması. Bazıları, bu sözde “gürültülü orta ölçekli kuantum” ( NISQ ) işlemcilerin halen yararlı işlerde kullanılabileceğini öne sürdü. Ancak Painter, bunun olası olmadığının giderek daha fazla kabul edildiğini ve kuantum hata düzeltme planlarının pratik kuantum bilgisayarlara ulaşmada anahtar olacağını söylüyor.

Öncü öneri, daha sağlam “mantıksal kübitler” oluşturmak için bilginin birçok fiziksel kübit üzerine yayılmasını içeriyor. Ancak bu, her mantıksal kübit için 1.000 kadar fiziksel kübit gerektirebilir. Bazıları, ana görüş olmasa da kuantum hatasını düzeltmenin temelde imkansız olabileceğini öne sürdü. Painter, her iki durumda da bu planların gereken ölçekte ve hızda gerçekleştirilmesinin uzak bir hedef olduğunu söylüyor. Painter: “Binlerce kübit üzerinde milyarlarca kapıyı çalıştırabilen, hataya dayanıklı bir kuantum bilgisayarının gerçekleştirilmesinde kalan teknik zorluklar göz önüne alındığında, bunun üzerine bir zaman çizelgesi koymak zordur, ancak en az on yıl sonrasını tahmin ediyorum” diyor.

QuEra’nın pazarlama şefi Yuval Boger: “Kuantumun dünyanın tüm sorunlarını çözeceğini söylediğinizde çözmüyor ya da şu anda çözmüyor, bu biraz hayal kırıklığı yaratıyor” diyor.

Huawei yeni işlemcisi Kirin 8000’i duyurdu!

Huawei, ABD’nin kara listesine alınmasına ve teknoloji ambargolarına rağmen işlemci serisini genişletmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Son zamanlarda tanıtılan Kirin 9000S’in başarısının ardından şimdi de Kirin 8000 sahneye çıkıyor. Çin merkezli teknoloji devi, 5G, Android işletim sistemi ve ABD merkezli teknolojilere erişim kısıtlamalarına rağmen önemli adımlar atmaya devam ediyor.

Huawei’nin Kirin 8000 işlemcisi resmiyet kazandı

Daha önce “Kirin K9” adı altında bir yonga seti üzerinde çalıştığına dair spekülasyonlar bulunan Huawei, şimdi Kirin 8000’in varlığını resmen doğruladı. Ancak, bu yeni işlemcinin saat hızı veya çekirdek konfigürasyonu gibi teknik detayları henüz açıklanmış değil. İsimlendirme şemasını değerlendirerek, bu platformun Kirin 9000S’in hemen altına konumlandırılacağını ve SMIC’in 7nm üretim sürecine dayanacağını öngörebiliriz. Bu durumda, performans açısından rakiplerinden biraz daha geride olması muhtemel. Ancak, Huawei, orta seviye rekabet sahnesine geri döndüğünü göstererek dikkat çekiyor.

Kirin 9000S’in planları değişiyor: Nova 12 Pro yolda

Önceki raporlarda,Huawei yeni işlemcisi Kirin 9000S’in bütçe telefonlarına yönelik olabileceği ve rekabet dinamiklerini etkileyebileceği konuşuluyordu. Ancak, son gelişmelere göre bu planlar revize edilmiş gibi görünüyor. Yeni yılın başlamasından önce tanıtılması beklenen Nova 12 Pro, Huawei’nin stratejik hedeflerindeki değişiklikleri yansıtabilir. Huawei’nin bu hamlesi, şirketin gelecekteki pazar konumunu etkileme potansiyeline sahip.

Bu gelişmeleri yakından takip etmeye devam edin, çünkü Huawei, zorlu koşullara rağmen teknoloji alanındaki etkisini sürdürmeye kararlı görünüyor.

Apple Vision Pro seri üretime girdi, 2024’ün en önemli ürünü olacak

Teknoloji devi Apple, merakla beklenen yeni ürünü Apple Vision Pro’nun 2024’ün başlarında piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Analistlere göre, bu AR/VR başlığı, şirketin bu yıl içinde tanıtacağı en önemli ürün olacak. Apple Vision Pro’nun seri üretime geçtiği duyurulduktan sonra, birçok teknoloji meraklısı ve analist, bu ürünün piyasadaki dengeleri nasıl değiştireceğini merak ediyor.

Bir süre önce ortaya çıkan bilgilere göre, Apple Vision Pro’nun seri üretimin ardından sevkiyatları, gelecek yılın şubat ayında başlayacak ve şirket, tedarik zincirindeki olası gecikmeleri en aza indirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. TF International Securities analisti Ming-Chi Kuo’ya göre, Apple Vision Pro’nun toplu sevkiyatı, önümüzdeki yılın ocak ayının ilk haftasında başlayacak. İlk sevkiyatın ocak sonu ya da şubat başında gerçekleşmesi bekleniyor. Kuo, cihazın 500 bin adetlik bir sevkiyata ulaşacağını, ancak yüksek fiyatına rağmen Apple’ın yıl içindeki en önemli ürünü olacağını iddia ediyor.

Apple Vision Pro’nun yüksek bir fiyat etiketine sahip olması, analistleri sevkiyat tahminleri konusunda dikkatli olmaya yönlendiriyor. Ancak, bu ürünün, teknoloji tutkunları arasında büyük bir ilgi uyandırması bekleniyor. Özellikle karma gerçeklik başlığının, Apple’ın 2024 stratejisinin önemli bir parçası olacağı belirtiliyor.

Ürünün lansmanıyla birlikte, Apple’ın mağazalarında özel bir deneyim sunmak için çalışmaların devam ettiği bildirildi. Başlangıçta yalnızca ABD’de satışa sunulacak olan Apple Vision Pro’nun, ilerleyen dönemlerde diğer pazarlara açılması bekleniyor. Apple, bu ürünün lansmanı öncesinde mağaza çalışanlarına detaylı bir eğitim verecek.

Apple Vision Pro’nun, AR/VR teknolojisinin sınırlarını zorlayarak kullanıcılara benzersiz bir deneyim sunması ve teknoloji dünyasında yeni bir dönemi başlatması bekleniyor. Cihazın satışa sunulmasıyla birlikte, Apple’ın 2024’teki iddialı planlarına bir adım daha yaklaşacağı öngörülüyor.

Apple, yapay zeka modelini açıkladı

Teknoloji devi Apple, bilinen bir gerçek olan kendi teknolojileri konusundaki gizliliğiyle öne çıkarken, son dönemde yapay zeka alanındaki çalışmalarında daha fazla şeffaflık göstermeye istekli olduğu görülüyor. Ancak, şirketin yapay zeka sunucularının sayısını artırmak için yoğun bir çaba içinde olduğu belirtilse de, özellikle büyük modellerle başa çıkabilecek bir altyapının mevcut olup olmadığı konusu merak konusu.

Apple yapay zeka

Apple Ferret isimli yapay zeka modelinin, 80GB belleğe sahip 8 adet A100 GPU üzerinde eğitildiği ortaya çıkarken, bu sayının Apple’ın sektördeki rakiplerine kıyasla düşük olduğu gözlemleniyor. Tim Cook‘un şirketin yapay zeka alanındaki yatırımlarını milyonlarca dolar olarak açıklamasına rağmen, mevcut altyapının ölçeği, henüz duyurulmayan projelerin olabileceği izlenimini uyandırıyor.

Apple yapay zeka

Son günlerde ortaya çıkan haberlere göre, Apple‘ın yapay zeka eğitimi için haber yayıncılarıyla görüşmeye başladığı belirtiliyor. Şirketin, büyük haber kuruluşlarını tercih ederek yapay zeka modellerini eğitmeyi planladığı ve her bir haber kuruluşuyla uzun vadeli, en az 50 milyon dolar değerinde anlaşmalar yapmayı düşündüğü ifade ediliyor.

Apple‘ın yapay zeka stratejisi, sadece teknoloji dünyası için değil, aynı zamanda endüstri genelinde büyük bir merakla takip ediliyor. Altyapı zorluklarına rağmen, şirketin bu alandaki ilerlemeleri, yapay zeka konusundaki yatırımlarını ve stratejisini anlamak adına dikkatle inceleniyor.

Ubisoft kullanıcı verileri çalındı mı?

0

Ubisoft, olası bir ‘veri güvenliği olayını’ araştırdığını açıkladı. Ubisoft’un, erişim iptal edilmeden önce şirketin Microsoft Teams, Confluence, Atlas ve SharePoint kanallarına 48 saat boyunca erişim sağladığı iddia edilen “bilinmeyen bir tehdit aktörünü” araştırdığı bildiriliyor.

Gaming Leaks and Rumours alt dizinine göre ve Bleeping Computer tarafından bildirildiği üzere, 20 Aralık’taki hack sırasında alındığı iddia edilen ekran görüntüleri o zamandan beri internete sızdırıldı. Ubisoft’un “iddia edilen bir veri güvenliği olayını” araştırdığını doğruladığı bildirildi. vx-underground: “20 Aralık’ta bilinmeyen bir Tehdit Aktörü Ubisoft’un güvenliğini tehlikeye attı. Yönetim bir şeylerin kapalı olduğunu fark edene ve erişim iptal edilene kadar kişi yaklaşık 48 saat boyunca erişime sahipti” dedi.

Ubisoft veri güvenliği konusunu araştırıyor

Vx-underground, “Yaklaşık 900 GB veriyi sızdırmayı hedeflediler ancak erişimi kaybettiler” diyor. Bilgisayar korsanının sistemden atılmadan önce hangi verileri elde ettiği (varsa) belli değil. Marvel’s Spider-Man geliştiricisi Insomniac Games, bu ayın başlarında stüdyosuna yapılan fidye yazılımı saldırısına, çalınan verilerin yayınlanmasına ve şu anda internette dolaşan yaklaşan projelere ilişkin bilgilerin yayılmasına değinen bir bildiri yayınladı. PlayStation stüdyosu şu ana kadar sessiz kalmıştı; bunun nedeninin ekip üyelerini desteklemek için “içeriye odaklanması” olduğu söylendi. Insomniac, kişisel verilerin de ihlale dahil olduğunu doğruladı. Ancak stüdyo halen etkiyi incelemek için “hızlı çalışıyor” diyor. Insomniac, Marvel’ın Wolverine ve diğer gelecek oyun projeleriyle ilgili çalınan materyallerin yayılmasıyla ilgili “doğru zamanı geldiğinde” bilgi paylaşacağını söyledi.

MongoDB Atlas’ın yakın zamanda kendi ihlalini bildirdiğini unutmamak önemlidir. Ancak yapılan açıklamalara göre iki olay arasında doğrudan bir bağlantı yok gibi görünüyor. Tehdit aktörleri ayrıca Rainbow 6 Siege kullanıcılarından veri çalmaya çalıştıklarını ancak bilgileri başarıyla alamadan tespit edildiklerini ve erişimlerini kaybettiklerini iddia etti. Bu, Ubisoft’un güvenlik sorunlarıyla karşılaştığı ilk sefer değil. Şirket daha önce 2020 yılında Egregor fidye yazılımı çetesi tarafından hedef alınmıştı ve bunun sonucunda Ubisoft Watch Dogs oyununun kaynak kodunun bazı bölümleri serbest bırakıldı. Ek olarak Ubisoft, 2022’de oyunlarını, sistemlerini ve hizmetlerini kesintiye uğratan başka bir ihlal yaşadı.

Çin çevrimiçi oyun yasağını gevşetiyor!

0

Çin, 80 milyar dolarlık yenilginin ardından oyun konusundaki tutumunu yumuşatıyor. WeChat’te resmi Xinhua haber ajansı tarafından yeniden yayınlanan bir gönderide, bir sektör derneğinin onayların Çinli yetkililerin çevrimiçi oyunların gelişimini desteklediğini gösterdiği belirtildi.

Çin 105 yerel oyunu onayladı. Bu, Pekin’in endüstri kısıtlamalarını sıkılaştırma hamlesinin geçen hafta 80 milyar dolarlık bir yenilgiye yol açmasının ardından duruşunu yumuşattığının en son göstergesi.  Bu oyunlar arasında Çin’in önde gelen iki oyun yayıncısı Tencent Holdings Ltd. ve NetEase Inc. tarafından işletilen ve Pekin’in yeni kuralları nedeniyle darbe alan oyunlar da yer alıyordu. WeChat’te resmi Xinhua haber ajansı tarafından yeniden yayınlanan bir gönderide, bir sektör derneğinin Pazartesi günkü onayların Çinli yetkililerin çevrimiçi oyunların gelişimini desteklediğini gösterdiği belirtildi.

Çin çevrimiçi oyun konusunda strateji değiştiriyor

Çinli yetkililer, üst düzey oyun düzenleyicisi Ulusal Basın ve Yayın İdaresi’nin Cuma günü yetişkin oyuncuların harcamalarına yönelik belirtilmemiş bir üst sınır da dahil olmak üzere çevrimiçi oyunların geliştirilmesini sınırlandıracak yeni kuralları açıklamasının ardından yeni bir teknoloji baskını turu başlatacakları korkusunu yeniden alevlendirdi.

Ek kısıtlamalar arasında sık sık oturum açma ve zorla oyuncu düelloları karşılığında ödüllerin yasaklanması ve hatta ulusal güvenliği ihlal eden içeriklerin yasaklanması yer alıyor.  Tencent ve NetEase, Hong Kong’da piyasa değerlerinin on milyarlarca dolar düştüğünü görürken, NPPA işlem saatlerinde iki şirket tarafından işletilenler de dahil olmak üzere 40 ithal oyun oyununun onaylandığını duyurdu. Bu hamle yatırımcıların güveninin yeniden sağlanmasına pek yardımcı olmadı.

Citi’den analistler de dahil olmak üzere çok sayıda analist, yeni kısıtlamaların ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra Tencent ve NetEase’in önemli ölçüde etkilenmemesi gerektiğini ancak bunun ABD ticaretinde her iki şirketin hisselerinin düşmesini engellemediğini söyledi. Yönetim kuralları iyileştirmek için şirketler ve oyuncular da dahil olmak üzere paydaşlardan gelen geri bildirimleri dinleyeceğini belirtti.

Şangay merkezli kıdemli başkan yardımcısı Yang Wenfeng: “Son olaylar, hükümetin daha yüksek kalitede yenilikçi içeriğe sahip, ancak aşırı para kazanma veya ‘kazanmak için öde’ oyunları olmayan daha geniş, daha çeşitli bir oyun ortamına yönelik arzusunu yansıtıyor. Hükümet, yayıncıların para kazanma stratejilerini derinleştirmek yerine adil uygulamalar ve ürün yenilikleri yoluyla kar elde etmesini tercih ediyor” dedi.

Rockstar Games’e yeni saldırı: GTA 5, Bully 2 ve GTA 6 kaynak kodları sızdı!

Rockstar Games, geçtiğimiz günlerde GTA 5‘in kaynak kodlarının sızdırılmasıyla bir kez daha hackerların hedefi oldu. Bu sızıntı, sadece GTA 5’e ait kaynak kodlarını değil, aynı zamanda Bully 2 ve GTA 6 ile ilgili bazı bilgileri içeriyor.

Geçtiğimiz aylarda GTA 6’ya dair oynanış videolarının sızdırılmasıyla gündeme gelen Rockstar Games, bu kez GTA 5’in tüm kaynak kodlarının ele geçirilmesiyle sarsıldı. Daha önce sızdırılan veriler arasında GTA 6 ile ilgili resimler, 10 bin satırlık kod, debug kayıtları gibi pek çok bilgi bulunuyordu.

Rockstar Games'

2025 yılında piyasaya sürülmesi beklenen GTA 6 için geri sayım başlamışken, GTA 5’e ait kaynak kodlarının sızdırılması önemli görünüyor. Ancak sızıntılar sadece GTA 6’ya dair bilgilerle sınırlı değil. Bully 2’nin geliştirilmekte olduğuna dair ortaya çıkan veriler, oyunseverleri heyecanlandırmış durumda.

Bully, 2006 yılında Rockstar tarafından piyasaya sürülmüş ve GTA: San Andreas ile GTA 4 arasında pozitif eleştiriler almıştı. Yeni sızıntılar, uzun zamandır beklenen Bully 2’nin geliştirme sürecinde olduğunu doğruluyor. Ayrıca GTA 5 için erken bir harita ve GTA 6’nın “Project Americas” kod adını taşıdığına dair bazı komut dosyaları da gün yüzüne çıktı.

Sızıntının nasıl gerçekleştiği henüz tam olarak açıklanmasa da, göstergeler, GTA 5 kaynak kodlarının Discord üzerinden sızdırıldığına işaret ediyor. Bu bilgilerin 2022 yılından bu yana alınıp satıldığı iddiaları da bulunmakla birlikte, Rockstar Games’ten henüz resmi bir açıklama gelmedi. Olayın detayları netleşene kadar oyunseverler ve endüstri takipçileri merak içinde beklemeye devam edecek.

Toshiba yöneticisi: “Hard diskler 2028’e kadar yok olmayacak”

Gelişen teknoloji ile birlikte SSD’lerin yükselişi karşısında hard disklerin yerini kaybetmeye başladığı düşünülüyor. Ancak Toshiba HDD İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Rainer Kaese, sabit disklerin hala önemli bir rol oynayacağını savunuyor. Kaese, sabit sürücülerin uzun vadede SSD’lerden daha ekonomik olmaya devam edeceğini ve veri merkezi mühendislerinin daha güçlü sürücüler geliştireceğini açıkladı.

Kaese, sabit disklerin en büyük avantajının kapasite başına maliyet açısından SSD’lere karşı yedi katlık bir avantaj olduğunu belirtiyor. Bu ekonomik avantaj, HDD’leri gelecekte de önemli kılacak. Kaese, HDD’lerin 40 ila 50 terabayta kadar kapasiteye ulaşabileceğini ve hatta 100 terabayta kadar çıkabileceğini ifade ediyor.

“HDD’ler, flash depolamayla karşılaştırılabilir maliyetlere yaklaşmadan 40 hatta 50 terabayta ulaşabilir. HDD’ler 100 terabayt kapasiteye ulaşsa bile, veri odaklı toplumumuz bunu çok kısa sürede dolduracaktır,” diyor Kaese.

Kaese ayrıca, HDD’lerin enerji tüketimi konusunda da avantajlı olduğunu belirtiyor. “Hava dolu sürücülerin dönmesi için yaklaşık 10 watt gerekirken, helyum dolu sürücülerin dönmesi için 7-8 watt gerekir. Veri merkezi mühendisleri HDD’yi, boşta veya düşük güç modları aracılığıyla, gücü daha optimize edilmiş bir şekilde nasıl kullanacaklarını araştırıyorlar.”

Kaese’nin değerlendirmeleri, Pure Storage’dan Shawn Rosemarin’in sabit disklerin 2028 gibi bir tarihte ortadan kalkacağı öngörüsüyle çelişiyor. Rosemarin, öngörülerini özellikle güç tüketimi üzerine kurmuş ve artan elektrik maliyetlerinin bu değişimde kritik bir rol oynayacağını savunuyor.

Her iki görüşün de haklılık payı olduğu bir dönemde, sabit disklerin geri dönüşüm ve yeniden kullanım konularında döngüsel ekonominin önemli bir parçası olmaya devam edeceği öngörülüyor. Kaese, “Bulut için veri merkezlerine hard disk dağıtımının ilk dalgası altı veya yedi yıl önce gerçekleşti. Bu bileşenler artık yaşam döngülerinin sonuna geliyor ve hizmet dışı bırakılıyor. HDD’lerin geri dönüşüm ve yeniden kullanım gibi hizmetlere dayalı döngüsel ekonominin ayrılmaz bir parçası olmasını bekliyoruz,” diyor.

ABD’nin İlk Dikey Tarım GES’i Vermont’ta Kurulacak

ABD’nin önde gelen güneş enerjisi geliştiricisi iSun, Alman agrivoltaik şirketi Next2Sun ile güçlerini birleştirerek ülkede benzersiz bir projeye imza atıyor. İki şirket, ABD’nin ilk dikey tarım güneş enerjisi sistemini kurmak üzere iş birliği yapıyor. Next2Sun’un patentli dikey montaj sistemi, çift yüzeyli güneş panellerini kullanarak tarım arazilerini koruyarak enerji üretme potansiyelini artırıyor.

Sistem, özellikle yoğun olmayan saatlerde enerji üretme yeteneği ve tarım arazilerinde aşırı inşaatı engelleme özelliği ile tarıma dayalı kurulumlar için oldukça uygun bir çözüm sunuyor. Almanya’da başarılı bir şekilde uygulanan bu sistem, 2024’ün başında Vermont’ta gerçekleşecek olan ABD’nin ilk dikey agrivoltaik sistemi projesinde hayata geçirilecek.

Dikey Tarım

3,7 dönümlük bir alana kurulacak olan sistemde, 9 metre aralıklı yerleştirilen 69 sıra dikey panel bulunacak. Güneş panellerinin aralarına yerleştirilecek kök sebzeler, özellikle havuç, pancar ve safra bitkisi gibi ürünler, tarım ve enerji üretiminin sürdürülebilir bir birleşimini sağlayacak.

iSun CEO’su Jeffrey Peck, “Modüllerin dikey montajı ve kurulumun çiftçinin ihtiyaçlarına uyarlanabilirliği sayesinde değerli arazi neredeyse tamamen tarım için korunuyor.” açıklamasını yaparak, projenin çiftçilere ve enerji sektörüne çift kazanç sağlayacağını vurguluyor.

Ancak, şirketler sistemin üreteceği güç miktarı, temiz enerjiden kimlerin yararlanacağı ve projenin müşterisi konusunda şu an için detaylı bilgi paylaşmıyor. Projede yer alacak olan bitkilerin hasat edilip edilmeyeceği veya bu bitkilerin ürünlerinin piyasaya sunulup sunulmayacağı da henüz belirsizliğini koruyor.

2023’te tanıştığımız insansı robotlar

0

İnsansı robotlar, 2023 yılında teknoloji dünyasında büyük bir ilgi gördü. Bu yıl, çeşitli uygulamalar için tasarlanmış yeni insansı robotlar piyasaya sürüldü ve mevcut robotlarda önemli gelişmeler yapıldı.

1. Apptronik ve NASA işbirliği ile uzay keşfi için Apollo

Apptronik, genel amaçlı insansı robotu Apollo’yu NASA ile işbirliği yaparak uzay keşif görevlerine adapte etmeyi planlıyor. Apollo, yörüngedeki uzay istasyonlarından Mars ve Ay’da yaşayan astronotlara kadar çeşitli görevlerde kullanılabilecek. İlerleyen zamanlarda, bu robotlar Dünya’daki operatörler için uzaktan avatar olarak da kullanılabilecek.

2. Tesla’nın Optimus’u yoga yapıyor

Tesla, Optimus robotunu güncelleyerek ona yeni görüş, el becerisi ve sinir ağı yetenekleri ekledi. Bu sayede Optimus, ev işlerinden sanayi sektöründeki uygulamalara kadar geniş bir yelpazede kullanılabilecek potansiyele sahip. Tesla’nın bu hamlesi, süregelen işgücü kıtlığına çözüm arayışında önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

3. Rom Şirketi Dictador’un İnsansı robot ceo’su: Mika

Dictador‘un CEO’su olarak atanmış insansı robot Mika, yapay zeka destekli bir karar alıcı olarak öne çıkıyor. İnsansı robotların iş dünyasındaki rolü, veriye dayalı kararlar alabilme ve önyargısızlık gibi özellikleri sayesinde giderek artıyor.

4. IHMC ve Broadwalk Robotics’in boks robotu: Nadia Comăneci

IHMC Robotics ve Broadwalk Robotics tarafından geliştirilen boks yapabilen insansı robot, “Nadia Comăneci” adını taşıyor ve insan hareketlerine benzer bir esneklikle tasarlanmış. Bu robotun gelecekteki uygulamaları arasında afet müdahalesi ve yangınla mücadele gibi riskli ortamlarda kullanılma potansiyeli bulunuyor.

5. Figure 01: İnsansı Robot

2023’ün öne çıkan insansı robotlarıyla Figure şirketi, üretim, lojistik, depolama ve perakende için tasarlanan insansı robotu “Figure 01” robotunu tanıttı. Robot, hünerli elleri ve alet kullanma yeteneğiyle kapıları açma ve kutuları taşıma gibi görevleri etkili bir şekilde yerine getirebiliyor. Ayrıca, çevresiyle etkileşime geçebilen bir yapay zeka sistemine sahiptir.

2023'ün öne çıkan insansı robotlarıyla

6. Unitree H1: Yüksek Performanslı insansı robot

Çinli şirket Unitree, otonom navigasyonu sağlamak için 3D lidar ve derinlik kamerası ile donatılmış tasarımını ‘en yüksek performanslı‘ insansı teklif olarak müjdeledi. Aralık ayında yapılan bir güncellemede Unitree, robotun bir ekip üyesinden gelen birkaç tekmeye dayanması ve 66 kiloluk bir yük taşıması ile robotun dengesini ve engellerde gezinmesini sergiledi. Unitree H1 için bir çıkış tarihi belirtmedi, ancak şirket önümüzdeki üç ila 10 yıl içinde ticarileşeceğini söyledi.

2023'ün öne çıkan insansı robotlarıyla

2023’ün öne çıkan insansı robotlarıyla teknolojilerinin çeşitlenerek hayatımızın farklı alanlarına entegre edildiği bir yıl olarak göze çarpıyor. Bu yenilikler, gelecekte robotların iş ve günlük yaşamımızda daha etkili bir şekilde yer alacağının habercisi olarak görülüyor.