Bitcoin kaç yılında çıktı?

Bitcoin, herhangi bir kişinin, grubun veya kuruluşun kontrolü dışında para ve ödeme şekli olarak hareket ediyor. Böylece finansal işlemlerde üçüncü tarafların katılımı ihtiyacını ortadan kaldıran bir kripto para birimi, sanal bir para birimi diyebiliriz. İşlemleri doğrulamak için blockchain madencilerine veriliyor ve çeşitli borsalardan satın alınabiliyor.

Bitcoin, 2009 yılında Satoshi Nakamoto adını kullanan anonim bir geliştirici veya geliştirici grubu tarafından halka tanıtıldı. O zamandan beri dünyanın en bilinen kripto para birimi oldu. Popülaritesi diğer birçok kripto para biriminin geliştirilmesine ilham kaynağı oldu. Bu rakipler ya onu bir ödeme sistemi olarak değiştirmeye çalışıyor. Bununla birlikte diğer blok zincirlerinde ve yeni ortaya çıkan finansal teknolojilerde fayda veya güvenlik belirteçleri olarak kullanılıyor.

Bitcoin kaç yılında çıktı ve tarihi ilerleyişi nasıl oldu?

2009 yılında piyasaya sürülen Bitcoin, piyasa değeri açısından dünyanın en büyük kripto para birimi. Fiat para birimleri aksine, blockchain defter sistemiyle oluşuyor, dağıtılıyor, ticareti yapılıyor ve saklanıyor. Bitcoin ve defteri, aynı zamanda sistemi güvence altına alan ve işlemleri doğrulayan iş kanıtı (PoW) mutabakatı ile güvence altına alınıyor. Bitcoin çeşitli kripto para borsaları aracılığıyla satın alınabiliyor. Bitcoin’in değer saklama aracı olarak geçmişi çalkantılı oldu. Nispeten kısa ömrü boyunca birçok yükseliş ve düşüş döngüsünden geçti. Ağustos 2008’de Bitcoin.org alan adı tescil aldı. En azından bugün bu alan adı WhoisGuard korumalı. Yani onu kaydeden kişinin kimliği kamuya açık değil. 3 Ocak 2009’da ilk Bitcoin bloğu çıktı.

Bitcoin, bir dijital para birimi biçimi anlamında karmaşık değil. Örneğin, bir bitcoin’iniz varsa, bitcoinin daha küçük kısımlarını mal veya hizmet ödemesi olarak göndermek için kripto para birimi cüzdanınızı kullanabilirsiniz. Ancak nasıl çalıştığını anlamaya çalıştığınızda çok karmaşık hale geliyor. Kripto para birimleri bir blok zincirinin ve ona güç sağlamak için gereken ağın bir parçası. Blockchain, verileri depolayan, paylaşan bir veritabanı olan dağıtık bir defter. Blok zincir içindeki veriler şifreleme yöntemleriyle korunabiliyor. Blockchain üzerinde bir işlem gerçekleştiğinde, bloktaki bilgiler yeni verilerle birlikte yeni bir bloğa kopyalanıyor.

Golden Cross nedir?

Golden Cross kısa vadeli hareketli ortalamanın uzun vadeli hareketli ortalamanın üzerinde kesiştiği bir grafik deseni. Golden Cross, menkul kıymetin kısa vadeli hareketli uzun vadeli hareketli ortalaması anlaşılıyor. Direncinin üzerine geçmesini içeren geçişten oluşan yükseliş yönlü bir kırılma formasyonu diyebiliriz

Uzun vadeli göstergeler daha fazla ağırlık taşıyor. Bu nedenle, altın haç uzun vadeli bir boğa piyasasının ortaya çıkma ihtimaline işaret ediyor. Yüksek işlem hacimleri genellikle göstergeyi güçlendiriyor. Yani Golden Cross büyük bir yükseliş potansiyelini gösteren teknik bir grafik formasyonu. Altın haç, bir hisse senedinin kısa vadeli hareketli ortalaması, uzun vadeli hareketli ortalamasının üzerine çıktığında grafikte görünüyor. Altın haç, düşüş yönlü fiyat hareketini gösteren ölüm haçı ile karşılaştırılabiliyor.

Golden Cross nedir ve nasıl anlaşılır?

En temel ifadeyle Golden Cross bir momentum göstergesi diyebiliriz. Bu da fiyatların sürekli olarak arttığı ve ivme kazandığı anlamına geliyor. Traderlar ve yatırımcılar görünümlerini düşüşten ziyade yükselişe çevirdi. Göstergenin genel olarak üç aşaması var.

İlk aşama, alıcıların satıcıları geride bırakmasıyla düşüş eğiliminin eninde sonunda dibe vurmasını gerektiryor. İkinci aşamada, daha kısa olan hareketli ortalama, daha büyük olan hareketli ortalamanın üzerinden geçerek bir kırılmayı tetikliyor. Düşüş eğiliminin tersine döndüğünü teyit ediyor. Son aşama, devam eden bir yukarı yönlü trend diyebiliriz. Hareketli ortalamalar, geri çekilmelerde aşağı doğru geçene kadar destek seviyeleri görevi görüyor.

Golden cross’ta en sık kullanılan hareketli ortalamalar 50 günlük ve 200 günlük hareketli ortalamalar diyebiliriz. Genellikle daha uzun dönemler daha güçlü ve kalıcı kırılmalar oluşturma eğiliminde. Örneğin, S&P 500 gibi bir endekste 50 günlük hareketli ortalamanın 200 günlük hareketli ortalamadan yukarıya doğru geçişi en popüler yükseliş piyasası sinyallerinden biri. Gün içi trader’lar genellikle gün içi Golden Cross kırılmalarını işlemek için 5 günlük ve 15 günlük hareketli ortalamalar gibi daha küçük dönemleri kullanıyor. Bazı yatırımcılar, alım satım tercihlerine ve kendileri için neyin işe yarayacağına inandıklarına bağlı olarak haftalar veya aylar gibi farklı periyodik artışlar kullanabiliyor. Ancak farklı dönemler seçerken, grafik zaman çerçevesi ne kadar büyükse, Golden cross kırılmasının da o kadar güçlü ve kalıcı olma eğiliminde olduğunu anlamak önemli.

YouTube, rastgele videolar açan yeni bir tuş test ediyor

YouTube, video içeriklerini keşfetmeyi daha heyecan verici hale getirmek amacıyla yeni bir özelliği test etmeye başladı. Bu özellik, kullanıcıların YouTube Android uygulamasında “Bir şeyler oynat” düğmesine dokunduklarında rastgele “Shorts” videolarını ekranlarında görmelerini sağlıyor. Shorts videoları, kullanıcıların daha önce izlediği videolar, abonelikleri ve beğenileri gibi kişisel verileri kullanarak, ilgi çekebilecek içerikleri sunma amacı taşıyor.

Bu yeni özellik, şu an için sınırlı bir kullanıcı grubu tarafından deneyimlenebiliyor ve YouTube ekibi tarafından resmi bir duyuru yapılmadığı için ayrıntılı bilgilere sahip değiliz. Ancak, bu adımın YouTube kullanıcılarının içerik keşfetme deneyimini daha ilginç hale getirmeyi amaçladığı açık.

YouTube, platformunu sürekli olarak geliştirmek için çeşitli yeni özellikler eklemeye devam ediyor. Kullanıcıların platformu günlük olarak ziyaret etme alışkanlığı göz önüne alındığında, bu tür yenilikler kullanıcıların daha fazla ilgi çekici içerik bulmalarına yardımcı olabilir. Resmi duyuruları beklememiz gerekecek, ancak bu yeni özellik, YouTube deneyimini daha özgün ve eğlenceli hale getirmeyi hedefliyor gibi görünüyor. Kullanıcıların rastgele içeriklerle tanışması ve yeni videolar keşfetmesi için heyecan verici bir fırsat sunuyor.

En büyük pilot sendikası da fidye yazılım saldırısına uğradı!

0

Fidye yazılım saldırıları tüm dünyada hız kesmeden devam ediyor. Son 1 hafta içerisinde önce ABD’nin en prestijli üniversitelerinden Stanford Üniversitesi, daha sonra ise havacılık devi Boeing ve 32 ülkede faaliyet gösteren sağlık hizmetleri devi Henry Schein fidye yazılım kurbanı olmuştu. Şimdi ise American Airlines’ın 15,000 pilotunu temsil eden bir işçi sendikası olan Allied Pilots Association (APA), sistemlerini vuran bir fidye yazılımı saldırısını açıkladı. 1963 yılında kurulan sendika şu anda dünyanın en büyük bağımsız pilot sendikası konumunda.

APA’dan yapılan açıklamada fidye yazılım saldırısının 30 Ekim tarihinde gerçekleştiği belirtiliyor. Yapılan açıklamada şu ibareler yer almakta: “Olayın fark edilmesinin ardından ağımızı güvence altına almak için derhal adımlar attık. BT ekibimiz, dışarıdan uzmanların da desteğiyle, sistemlerimizi eski haline getirmek için durmaksızın çalışmaya devam ediyor. Restorasyon çalışmalarımızın ilerlediğini ve yakında bazı çevrimiçi hizmetlerimizi geri getirmeye başlayabileceğimizi bildirmekten memnuniyet duyuyoruz. Başlangıçta, restorasyon çalışması ile geri gelecek sayfalarımız Web 2.0 ürünümüzün çoğunu içerecektir. İlk restorasyon tamamlandıktan sonra, önümüzdeki saatler ve günler boyunca pilot uygulamalara yönelik ürün ve araçlara öncelik vererek ek hizmetleri geri yüklemeye devam edeceğiz. Soruşturma devam ederken, olayın fidye yazılımından kaynaklandığını ve belirli sistemlerin şifrelendiğini tespit ettiğimizi paylaşabiliriz.”

Yapılan açıklamadan da görebileceğiniz üzere sendika, olayın tüm boyutlarını ve tehlikeye atılan sistemlerde depolanan veriler üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere üçüncü taraf siber güvenlik uzmanları tarafından yürütülen bir soruşturma başlattığını duyurmakla birlikte, saldırıda pilotların kişisel bilgilerinin tehlikeye girip girmediğini ya da etkilenen kişi sayısını henüz paylaşmadı.

American Airlines pilotları, birçok havayolunun pilot başvurularını ve işe alım portallarını yöneten üçüncü taraf bir sağlayıcı olan Pilot Credentials’ın Nisan ayında hacklenmesinin ardından Haziran ayında kişisel bilgilerini etkileyen bir veri ihlali hakkında da bilgi notu almışlardı. American Airlines, etkilenen kişilere gönderdiği ihlal bildirimlerinde, saldırganların 5745 pilot ve başvuru sahibine ait hassas bilgilere erişim sağladığını belirtmişti. Nisan ayındaki üçüncü taraf ihlalinde ifşa edilen bilgiler arasında isimler ve Sosyal Güvenlik numaraları, ehliyet numaraları, pasaport numaraları, doğum tarihleri, Havacı Sertifikası numaraları ve devlet tarafından verilen diğer kimlik numaraları bulunmaktaydı.

ABD donanması, kamikaze drone’ları test ediyor!

0

ABD Donanması’nın Task Force 59 birimi, Orta Doğu denizlerinde kamikaze drone botları test ediyor. Bu birim, insansız deniz araçları (İDA) formundaki araçların potansiyelini araştırıyor ve gelişmiş insansız sistemler ile yapay zekâ (AI) teknolojilerini deniz operasyonlarına entegre etme amacı taşıyor. Task Force 59, büyük ölçekli operasyonları desteklemek için insansız deniz araçları (İDA), insansız hava araçları (İHA), insansız sualtı araçları ve uzaktan kumandalı araçları birleştirme konusunda uzmanlaşmış bir birim olarak görev yapıyor.

Bu testler kapsamında, AeroVironment tarafından geliştirilen Switchblade 300 mühimmatlarıyla donatılmış T-38 Devil Ray İnsansız Deniz Aracı başarıyla test edildi. Testler, “Digital Talon” tatbikatının bir parçası olarak Basra Körfezi’nde gerçekleştirildi. Switchblade ile silahlandırılmış T-38, karadaki bir tesisten kontrol edilirken hedefi başarıyla imha etti.

Switchblade 300, bir kamikaze drone olarak tasarlanmış minyatür bir gezici mühimmat uçağıdır. Hedefine 4 kg’lık bir savaş başlığı ile çarpabilen bu drone, 10 kilometre civarında menzile sahiptir ve canlı görüntü aktarımı yapabilen bir kameraya da sahipt.

T-38 Devil Ray ise insansız Maritime Tactical Systems (MARTAC) tarafından geliştirilen bir araçtır. Saatte maksimum 80 knot hıza ulaşabilen bu araç, ayrıca 2.050 kg’a kadar faydalı yük taşıma kapasitesine sahiptir ve menzili 2.222 km’dir. Bu insansız sürat tekneleri, Switchblade 300’lerle donatılarak gemileri ve kritik altyapıyı patlayıcı yüklü teknelerden koruma yeteneğine sahiptir. Hızlı yanıt verme ve hassas angajman yetenekleri, bu tür platformları deniz kuvvetleri için son derece değerli kılıyor.

ABD Donanması’nın Task Force 59 birimi, otonom sistemleri test ederek ileri teknolojiyi deniz operasyonlarına entegre etmeye devam ediyor. Bu gelişmeler, deniz güvenliği ve savunma kapasitelerinin artırılmasına katkı sağlayabilir.

Çin, bellek teknolojileri girişimine 5,4 milyar dolar yatırım yaptı!

0

Çin, yonga teknolojileri ve bellek tasarımı konusundaki liderlik hedeflerini gerçekleştirmek için büyük yatırımlar yapmaya devam ediyor. Bu hafta gelen haberlere göre, 2021 yılında kurulan ve bellek tasarımına odaklanan Changxin Xinqiao Memory Technologies isimli girişim, dikkat çekici bir yatırım turu sonucunda 5.4 milyar dolarlık önemli bir finansman sağladı. Bu rakam, genç bir girişim için oldukça büyük bir yatırım olup, Çin’in gelişmiş bellek ürünlerini geliştirme hedeflerine büyük bir ivme kazandıracak gibi görünüyor.

Çin hükümeti, yonga teknolojileri ve entegre devre sektörünü desteklemek amacıyla kaynaklarını büyük ölçüde tahsis etmeye devam ediyor. Özellikle Çin Entegre Devre Yatırım Fonu, 45 milyar dolarlık büyük bir kaynakla bu alandaki kritik girişimlere maddi destek sağlıyor. Ayrıca, kara listeye alınmış girişimlerden biri olan Yangtzee Memory gibi önde gelen oyunculara da destek sunmuştu.

Bu yatırımlar, Çin’in yonga teknolojileri alanında uluslararası düzeyde rekabetçi olabilmesi için hayati öneme sahiptir. Çin, yonga tasarımı ve üretimi konusundaki yeteneklerini güçlendirmeye kararlı bir şekilde ilerliyor ve uluslararası arenada yonga teknolojilerinde lider bir konum elde etmeyi hedefliyor.

Çin’in bu yatırımları ve stratejik yaklaşımı, yonga teknolojileri alanında ABD ve diğer ülkelerle rekabet edebilme amacını yansıtıyor. Bu girişimler, teknoloji dünyasındaki dengeleri değiştirmeye yönelik önemli bir adımı temsil ediyor. Çin, yonga teknolojileri ve bellek tasarımında öncü bir konum elde ederek küresel teknoloji sahnesinde daha fazla etki yaratma yolunda ilerliyor.

Tablet satışları düşüyor ama Apple liderliğini koruyor!

Küresel tablet pazarı, son çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre %14.2 oranında düşüş yaşadı. Ancak bu düşüşe rağmen Apple, tablet pazarında liderliğini korumaya devam ediyor. International Data Corporation (IDC) tarafından hazırlanan bir rapora göre, bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yıla göre %14.2 düşüşle toplamda 33.2 milyon tablet satıldı. Ancak bir önceki çeyrekte satışlar %29.9 artarak toparlanma yaşandı.

Apple, satışlarında liderliğini sürdürerek 12.5 milyon adetlik satış ve %37.5 pazar payı elde etti. İkinci sırada 6 milyon satış ve %18 pazar payı ile Samsung yer alıyor. Lenovo ve Huawei ise sırasıyla %7.9 ve %6.8 pazar paylarıyla üçüncü ve dördüncü sıralarda bulunuyorlar.

Raporda, şirketlerin tabletlerin PC’ler ve akıllı telefonlarla daha iyi entegre çalıştığını ve bu nedenle gelecekte daha entegre yazılım ve hizmetler sunabileceği belirtiliyor. Kısa vadede tablet pazarında büyüme beklentisi düşük olsa da, eğitim ve diğer sektörlerin tablet pazarını uzun vadede canlı tutacağı ifade ediliyor.

Ayrıca, Chromebook segmentinde de benzer bir eğilim gözleniyor. Bu çeyrekte %20.8 oranında küçülme yaşanmasına rağmen, eğitim sektörünün gelecekte pazarı canlandırması bekleniyor. Acer, %28 pazar payı ile bu segmentte lider konumda bulunuyor. İkinci ve üçüncü sıraları %19 pazar payıyla HP ve Dell paylaşıyor, Lenovo ise %18 ile dördüncü sırada yer alıyor.

Özetle, tablet ve Chromebook pazarları çeyreklik dalgalanmalar yaşasa da, uzun vadede özellikle eğitim sektörü gibi belirli alanlarda büyüme potansiyeli bulunuyor.

Apple, pil ömrünü uzatmak için yeni bir tasarım üzerinde çalışıyor

0

Teknoloji devi Apple, cihazlarının pil ömrünü artırmak için büyük bir adım atmaya hazırlanıyor gibi görünüyor. Apple, özel bir pil tasarımı geliştirmek amacıyla çalışmalarını hızlandırıyor. Bu, Apple’ın ürünlerinin her zaman en güçlü yönü olmayan pil ömrünü önemli ölçüde iyileştirmeyi amaçlayan bir girişim olarak öne çıkıyor.

Apple’ın bu yöndeki kararlılığı, 2019 yılında Samsung SDI’dan bir yöneticiyi işe alarak başlamıştı. Şimdi ise yeni sektör raporlarına göre, Apple, bataryalarında alternatif katot malzemeleri kullanarak pil modülünün genel performansını artırmayı hedefliyor. Bu, gelecekteki ürünlerin daha uzun pil ömrüne sahip olmasını sağlayabilir.

Apple pil

Özellikle, Apple’ın grafit yerine daha fazla silikon içeriği kullanmayı aktif olarak araştırdığı belirtiliyor. Bu yaklaşımın, bataryanın kapasitesini artırarak şarj sürelerini kısaltabileceği düşünülüyor. Ancak silikon, şarj işlemi sırasında genleşme eğiliminde olan bir malzeme olduğundan, batarya şişkinliği gibi sorunlara yol açabilir. Ancak Apple, bu potansiyel sorunu aşmak için çalışıyor gibi görünüyor.

Ancak bu gelişmelerin uzun vadeli bir hedef olduğunu belirtmek önemlidir. Sektör raporlarına göre, yeni Apple bataryalarının 2025 yılından sonra tüketici ürünlerinde kullanılacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca, Apple’ın çevresel duyarlılık konusundaki taahhütleri de göz önüne alındığında, 2025’e kadar tüm ‘Apple tasarımı’ pillerde %100 geri dönüştürülmüş kobalt kullanmayı planladığı biliniyor. Bu, sadece pil ömrünü artırmakla kalmayıp aynı zamanda çevre dostu bir yaklaşım benimseyerek sürdürülebilirliği teşvik etmeyi hedefliyor.

Tüm bu gelişmeler, Apple’ın teknoloji dünyasında liderliğini sürdürme ve kullanıcılarına daha uzun süreli pil ömrü sunma konusundaki kararlılığını ve yenilikçiliğini vurguluyor. Apple kullanıcıları, gelecekteki cihazlarında daha dayanıklı ve uzun ömürlü bataryalar bekleyebilirler.

Microsoft, Xbox oyunlarına yapay zeka ekliyor

Microsoft, Xbox oyun geliştirme araçları için Inworld AI ile bir ortaklık kurduğunu duyurdu. Bu ortaklık, geliştiricilere yapay zeka destekli karakterler, hikayeler ve görevler oluşturmak için kullanabilecekleri yeni araçlar sunmayı amaçlıyor. Xbox geliştiricileri, ayrıntılı senaryolar, diyalog ağaçları, görev satırları ve daha fazlasını oluşturmak için bir “AI tasarım yardımcısı” sisteminden yararlanacaklar.

Xbox’ta oyun yapay zekası genel müdürü Haiyan Zhang, “Xbox’ta, içerik oluşturucuların daha etkileyici oyunlar yapabilmeleri için daha iyi araçlara sahip olmalarının önemli olduğuna inanıyoruz” diyor. Bu ortaklık sayesinde Microsoft, Inworld AI’nın karakter geliştirme için üretken yapay zeka modellerini kullanacak. Çok platformlu yapay zeka araç seti, senaryolar ve diyaloglar için yapay zeka tasarım yardımcı pilotunu içerecek. Ayrıca oyunlara entegre edilebilen, dinamik hikayeler, görevler ve diyaloglar oluşturmak için kullanılabilecek bir yapay zeka karakter motoru da sunulacak.

Inworld AI, oyunculardan gelen sorulara yanıt veren yapay zeka destekli NPC’ler üzerinde çalışıyor. Bu NPC’ler benzersiz seslerle yanıt verebilir ve oyun içinde karmaşık diyalog ağaçları veya kişiselleştirilmiş dinamik hikayeler oluşturabilirler. Bu, özellikle RPG oyunları için büyük bir inovasyon olabilir.

Microsoft, bu yeni araçları oyun geliştiricileri için isteğe bağlı bir kaynak olarak sunuyor. Ancak, yapay zeka kullanımı oyun tasarımı ve seslendirme gibi yaratıcı alanlarda hala tartışmalı bir konudur. Microsoft, geliştiricilerin yeni deneyler yapmalarını ve oyunlarının sınırlarını zorlamalarını kolaylaştırmayı hedefliyor, aynı şekilde Microsoft 365 ve Windows için Copilot sistemi gibi bir yardım eli olarak sunuyor.

Bu gelişmeler, oyun endüstrisinde yapay zekanın daha fazla kullanımını teşvik edebilir ve oyun deneyimlerini daha zengin ve etkileyici hale getirebilir.

ASML, ABD yaptırımlarına rağmen Çin’e ekipman satışlarını arttırdı

Hollandalı litografi makineleri üreticisi ASML, ABD’nin Çin’e yönelik yaptırımlarına rağmen Çin’e çip üretim ekipmanları satışlarını artırmaya devam ediyor. Bu gelişme, teknoloji sektöründeki uluslararası ilişkilerin ve ticaretin karmaşıklığını ve hassasiyetini bir kez daha gündeme getiriyor.

ASML, Derin Ultraviyole (DUV) litografi makineleri aracılığıyla Çin pazarına hizmet veriyor ve son dönemde büyük bir büyüme göstermiştir. Şirketin Çin’e sağladığı DUV litografi ve metroloji makineleri sayısı 1400’e ulaşmıştır ve 2025’in sonuna kadar 600 DUV ekipmanı daha kurmayı hedeflemekte.

ASML

ASML’nin Çin’deki satışlarına dair çarpıcı veriler, şirketin Çin’e olan taahhütlerini vurguluyor. Bu yılın üçüncü çeyreğinde ASML, Çin’e olan siparişlerini artırarak 5.3 milyar euroluk satışının %46’sını Çin’e gerçekleştirdi. Bu, şirketin Çin pazarındaki etkileyici büyümeyi yansıtıyor. Satış gelirleri bir önceki çeyreğe göre %24 artmış durumda.

ASML’nin başkanı ve CEO’su Peter Wennink, “Olgun ve orta seviyede kritik üretim süreçleri için Çin’e ekipman gönderiyoruz ve elbette ihracat düzenlemelerine uyuyoruz” açıklamasında bulundu. Ancak, Wennink, Çinli müşterilere yönelik talebin çok yüksek olduğunu ve şirketin bu talepleri karşılamak için yoğun bir çaba sarf ettiğini ifade etti. Bu, hem ASML hem de Çinli müşteriler için büyük fırsatlar ve zorluklar içeriyor.

Bu gelişmeler, teknoloji şirketlerinin ABD’nin yaptırımlarına karşın Çin’e ekipman satışlarını artırmak için nasıl stratejiler geliştirdiğini gösteriyor. Ancak, aynı zamanda bu durum, uluslararası ilişkiler, teknoloji ticareti ve güvenlik konularında karmaşık ve hassas bir dengeyi temsil ediyor. Teknoloji şirketleri, hem ticaretlerini genişletmeye hem de uluslararası politika ve düzenlemelere uymaya çalışırken dengeyi sürdürmek zorunda kalıyorlar. Bu durum, gelecekte teknoloji sektörü ve uluslararası ilişkiler alanında daha fazla dikkat çekecek gibi görünüyor.

Mobil uygulamaları yüklerken nelere izin verdiğinizi biliyor musunuz?

Techinside’da teknolojiden ekonomiye iş dünyasından pazarlamaya gündemdeki en sıcak konuların bilişim hukuku cephesindeki yansımalarını konuşacağımız yepyeni bir video serisine başladık. Av. Görkem Gökçe ile 4 Soru 4 Cevap’ın ilk bölümünde Türkiye’nin Yeni Ekonomi Programı, dijital para ile ilgili son gelişmeler, kullanıcı deneyiminin karanlık yüzü “Dark Patttern” ve mobil uygulama ekosisteminin hukuk ile imtihanını konuştuk.

Türkiye’nin ekonomide üç yıllık yol haritasını belirleyen Orta Vadeli Program’ın (OVP) ayrıntıları geçtiğimiz haftalarda açıklanmıştı. Bu program kapsamında dijital dönüşüm süreçlerinden de söz ediliyor. Bu dönüşümlerin Türkiye ekonomisine, özellikle büyüme, istihdam ve finansal istikrar açısından etkileri olacağı konuşuluyor.

Av. Görkem Gökçe’ye göre özellikle istihdam tarafında programın siber güvenlik, kripto varlıklar, yapay zeka gibi alanlarda etkilerini görebiliriz. Görkem Gökçe, “Hükümetin idari kurumlarının denetimi arttıkça ve bu denetimin alt yapısı güçlendikçe mali tarafta yatırımların artışını görebiliriz. Hatta global taraftan da bu yatırımları bekleyebiliriz. Diğer yandan bu proje ile uçtan uca bir dijital dönüşüm için kapsamlı bir reform beklendiğini de söyleyebiliriz. Proje kapsamında konu edilen adımların tümü atılırsa, dijital dönüşümün maliyetleri daha düşüreceği, inovasyonu artıracağı, dijital mecralara ilişkin yeni istihdam olanakları sağlayacağını görmemiz mümkün.  Eğer uçtan uca ve bütüncül bir yaklaşımla reformlar yapılır ve takip edilirse dijital dönüşüme ilişkin yeni ekosistem çeşitli fırsatları da beraberinde getirecektir” dedi.

Dijital Türk Lirası ile piyasa güvenli bir finansal araca daha kavuşacak

Aslında yeni bir konu olmasa da Dijital Türk Lirası (DTL) projesi ara ara yeniden gündeme taşınıyor ve finansal ekosistemde heyecan yaratıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından başlatılan bir inisiyatif olan DTL, Türk Lirası’nın dijital bir temsilini sağlayan bir proje olarak karşımıza geliyor. DTL ile geleneksel kağıt ve madeni para yerine dijital bir formda Türk Lirası kullanımının teşvik edilmesi amaçlanıyor. Av. Görkem Gökçe, DTL projesi için hükümetin ve idari kurumların adımlar atması elbette bize heyecan veriyor. Ancak bu projenin çığır açacak bir iş olmasını beklemek anlamlı olmaz. Dijital TL üzerinde konuşulan ama şu ana dek çok aşama kaydedemediğimiz konulardan biri. Gerçekleşmesi halinde piyasa güvenli bir finansal araca daha kavuşmuş olacak. Ayrıca finansal piyasalarda verimlilik artırıcı bir etkisinin olacağı da konuşuluyor” dedi.

Karanlık tasarımlar sadece reklam pazarını etkileyen bir sorun değil

Son zamanlarda dijital pazarların yükselişiyle birlikte Reklam Kurulu’nun radarına giren, tüm dünyada “Dark (Commercial) Patterns” adıyla bilinen ve ülkemizde “Karanlık (Ticari) Tasarımlar” olarak anılan ticari uygulamaların, tüketicilerin ekonomik davranış biçimlerini önemli ölçüde etkilediği görülüyor. Bu haliyle mesele hukukun da gündemini giriyor. Av. Görkem Gökçe’ye göre karanlık tasarımlar konusu esasında hukukun birçok alanını aynı anda etkiliyor. Konunun salt bir reklam sorunu olmadığının altını çizen Gökçe şöyle devam ediyor: “Borçlar hukuku bağlamında sözleşme görüşmelerinde dürüstlük ilkemiz var. Keza kişisel verilerin işlenmesinde de dürüstlük ilkesinin gözetilmesi gerekmektedir. Bugüne kadar tüketicileri yanıltan haksız tüketici uygulamalara ilişkin yaptırımlar uygulanıyor, cezalar veriliyordu ancak ilk defa bu uygulamalar Dark Patterns kavramı altında ele alınmaya başlandı. Bu konuda özel bir düzenleme zaten yapılmıştı. Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğine 2022 yılında “İnternet ortamında bir mal veya hizmete ilişkin yönlendirici ara yüz tasarımları, seçenekler ya da ifadeler gibi araçlarla tüketicilerin karar verme veya seçim yapma iradesini olumsuz etkileyen ya da normal şartlar altında vereceği kararda satıcı veya sağlayıcı lehine değişikliklere yol açmayı hedefleyen yöntemler kullanmak.”

Mobil uygulama indirirken ilgili gizlilik sözleşmelerini kabul etmeden önce incelemeliyiz

4 Soru 4 Cevap programının son bölümünde ise konu son yıllarda hızla yükselişini sürdüren mobil uygulama ekosisteminde hem kullanıcılar hem de mobil uygulama programcılarının hukuken dikkat etmesi gereken meseleler oldu. Av. Görkem Gökçe bu konu özelinde şunları aktardı: “Mobil uygulamalar bizim internet ortamında aldığımız herhangi bir hizmetten farklı değil. Her indirdiğimiz uygulama için aslında bir sözleşme akdediyoruz. İşin bu tarafına bakınca kabul ettiğimiz bu sözleşmelerin gizlilik koşullarını iyi incelememiz gerekiyor. Ama hemen hemen hiçbirimiz yapmıyoruz. Evet elbette devlet ve diğer idari kurumlar bu işte de denetim mekanizmanı iyi çalıştırmalı. Ama bizler de; “özdenetim diyelim bunun adına”, kendi kullanacağımız herhangi bir uygulamanın koşullarına bakmalıyız. Masanın diğer tarafında olan mobil uygulama programcıları ise genelde proje olgunlaştıktan hatta kullanıma sunulduktan sonra bir hukukçuya danışmaya karar veriyorlar. Doğrusu bu değil tabii. Bu işi en başından itibaren bir hukukçu ile görüşerek, konuşup tartışarak götürmek gerekiyor.”

Nvidia RTX 40 SUPER ekran kartları CES 2024’te tanıtılacak!

Gelişen teknoloji dünyasının önde gelen donanım üreticilerinden Nvidia, merakla beklenen RTX 40 SUPER ekran kartlarını CES 2024 etkinliğinde tanıtma hazırlığında. Üç farklı modelden oluşan bu yeni SUPER ailesi, bilgisayar oyunları ve grafik tasarım alanındaki talepleri karşılamak için tasarlandı.

Sızıntılarıyla tanınan güvenilir kaynak Kopite7kimi, RTX SUPER serisinin CES 2024’te sahne alacağını doğrulayarak heyecanı artırdı. CES 2024, 9 Ocak’ta ABD Las Vegas’ta düzenlenecek olan Tüketici Elektroniği Fuarı kapsamında canlı olarak gerçekleşecek. Bu etkinliğe tüm büyük PC donanım üreticilerinin katılması bekleniyor.

Nvidia’nın RTX 40 SUPER ailesi, mevcut modellere göre daha fazla güç ve performans sunmayı hedefliyor. İşte beklenen özellikler:

  1. RTX 4080 SUPER: Bu model, 10.240 CUDA çekirdeği ve 16 GB GDDR6X bellek ile donatılmış tam AD103 GPU’yu içerecek. Oyun severler ve grafik tasarımcıları için yüksek performans sunacak.
  2. RTX 4070 Ti SUPER: Orta seviye kullanıcıları hedefleyen bu model, 8448 CUDA çekirdeği ve benzer bellek yapılandırması ile gelecek. Hem SUPER hem de Ti markalarını bir araya getirerek dikkat çekecek.
  3. RTX 4070 SUPER: Serinin en alt modeli, yaklaşık 7168 CUDA çekirdeği ve 12GB bellek kapasitesi ile gelerek daha bütçe dostu bir seçenek sunacak.

Nvidia’nın bu yeni ekran kartları, oyun dünyası ve grafik tasarım alanındaki beklentileri karşılayacak gibi görünüyor. CES 2024’ü takip ederek, bu yeni modellerin fiyatlarını ve daha fazla detayını öğrenebilirsiniz.

Uşak’ın rüzgâr enerjisi kapasitesi katlandı!

Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak’ta rüzgâr kapasite artışı yatırımları kapsamında 11 yeni türbini üretime dahil etti. Türkiye’de enerji üretimi gerçekleştiren en büyük rüzgâr türbinleri olan bu yatırımla birlikte Aydem, Uşak rüzgar enerjisi santrali kurulu gücünü ikiye katlayarak 61,5 MW’tan 127,5 MW’a yükseltti.

Türkiye’nin en büyük hibrit GES’i olan Uşak Hibrit GES ile birlikte Uşak santralinde toplam kurulu gücü 209,65 MW’a çıktı. Uşak santralinde ulaşılan üretim kapasitesi ile yıllık yaklaşık 300 bin konutun enerji ihtiyacı karşılanacak. Sahada gerçekleştirilecek temiz enerji üretimi ile her yıl absorbe edilecek emisyon miktarı yaklaşık 10 milyon kızılçam ağacının emisyon miktarına eşit.

Haberin ayrıntıları: futureflow.life

Samsung Galaxy S24 serisi: tasarım detayları ortaya çıktı!

0

Yeni yılın başlangıcına yaklaşırken, Samsung’un merakla beklenen Galaxy S24 serisi hakkında heyecan verici detaylar sızıntılarla gün yüzüne çıkıyor. Galaxy S24, S24 Plus ve S24 Ultra modellerinin CAD görüntüleri, telefonların tasarımına dair önemli bilgiler sunuyor. İşte Galaxy S24 serisinin tasarımına dair son bilgiler:

Görüntülerle ortaya çıkan renk seçenekleri

Daha önceki söylentiler, Galaxy S24 serisinin altı farklı renk seçeneği sunacağını işaret ediyordu. Bu renklerin Siyah, Gri, Mor, Sarı, Yeşil, Mavi ve Turuncu olduğu belirtiliyordu. Ayrıca Galaxy S24 Ultra’nın özel bir altın çerçeveli versiyona sahip olabileceği de söyleniyordu. Yayınlanan görüntüler ise, bu renk seçeneklerini en net şekilde gösteriyor. Galaxy S24 Ultra’nın Siyah, Gri, Altın ve Mor renk seçenekleri dikkat çekiyor.

İleri düzey kamera sistemleri

Görüntülerde dikkat çeken bir diğer detay ise telefonların arka bölümündeki dörtlü kamera kurulumu. Samsung, bu yeni serisiyle kamera deneyimini daha da iyileştiriyor gibi görünüyor. Ayrıca ses ve güç tuşlarının çerçevenin sol bölümüne konumlandırıldığı da göze çarpıyor.

Kavisli çerçeve tasarımı devam ediyor

Bir süredir Samsung’un telefonlarında görülen kavisli çerçeve tasarımı, Galaxy S24 serisinde de korunuyor. Bu tasarım, telefonlara modern ve şık bir görünüm katıyor.

Galaxy S24 ve S24 Plus: sarı ve mor seçenekler

Galaxy S24 ve S24 Plus modelleri, Sarı ve Mor renk seçenekleriyle geliyor. Bu telefonlar düz çerçeve ve yuvarlatılmış köşe hatları ile tasarlanmış, şık ve kullanışlı bir görünüme sahip.

Unutmayın ki bu görüntüler resmi veya sızdırılmış görseller değil; yalnızca mevcut bilgilere ve son renk sızıntılarına dayalı tasvirlerdir. Galaxy S24 serisi, 17 Ocak’ta düzenlenecek olan Galaxy Unpacked etkinliğinde resmi olarak tanıtılacak. Lansman tarihi yaklaştıkça, daha fazla detayın ortaya çıkması muhtemel.

Galaxy S24 serisi tasarımı ve özellikleriyle heyecan verici bir yeni yıl hediyesi gibi görünüyor. Samsung’un bu yeni amiral gemisi telefonları, teknoloji tutkunlarını heyecanlandırmaya devam ediyor.

Türkiye’nin yerli otomobili Togg Fransa’da büyük ilgi topladı!

Türkiye’nin milli otomobili olan TOGG, Fransa’nın Strasbourg kentinde düzenlenen Türkiye Fuarı’nda gururla sergileniyor. 3-5 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen bu özel etkinlik, sadece Türk kültürünü ve lezzetlerini tanıtmakla kalmayıp, Anadolu’nun zengin yöresel halk oyunlarını da sunarak katılımcılara unutulmaz bir deneyim sunuyor.

TOGG’un Fransız ve Türk vatandaşları tarafından büyük ilgi gördüğü bu etkinlik, yerli üretimin önemini vurguluyor. TOGG’un renkleri, Türkiye’nin muhteşem coğrafyasından ilham alınarak özenle seçildi. Bu otomobil, Türk mühendisler ve işçiler tarafından geliştirildi ve tamamen elektrikli bir sürüş deneyimi sunuyor.

TOGG’un Fransa’daki sergilenmesi, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki yükselen gücünü dünya çapında tanıtmak için büyük bir adım. Bu özel etkinlik, Türk halkının yeteneklerini ve yaratıcılığını kutlamak için bir fırsat sunarken aynı zamanda çevre dostu bir taşıt olan TOGG’un sürdürülebilirliğe olan katkısını da vurguluyor.

Türkiye Fuarı, sadece Türk kültürünü ve otomotiv endüstrisinin başarı hikayesini kutlayan bir etkinlik değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkileri güçlendirmek için bir köprü görevi görüyor. TOGG, yerli üretim ve sürdürülebilirlik konularında bir ilham kaynağı olarak Fransız ve Türk ziyaretçilere ilham veriyor. Bu etkinlik, Türkiye’nin gurur kaynağı olan TOGG’un uluslararası alanda tanıtımına önemli bir katkı sağlıyor.

Rosatom’dan ödüllü nükleer yarışma!

Proje bu yıl, Rusça, İngilizce, Ermenice, Bengalce, Macarca, İspanyolca, Kazakça, Portekizce, Türkçe, Özbekçe, Arapça, Vietnamca ve Afrikanca olmak üzere 13 dilde gerçekleştirilecek. Katılımcılar, benzersiz ödülleri kazanmanın yanı sıra yapay zekâ (AI) ile de yarışma fırsatı yakalayacak. Yarışma kapsamında ilk kez yapay sinir ağları (YSA) kullanılarak hazırlanan bazı sorular da testte yer alacak. Bu yıl yarışmada, çevrimiçi formatın yanı sıra dünyanın farklı şehirlerinde yüz yüze etkinlikler de düzenlenecek.
Rosatom tarafından düzenlenen bu uluslararası girişime katılım için 10 Kasım‘da quiz.atomforyou.com adresini ziyaret edilebilecek. Katılımcıların farklı konularda ve zorluk derecelerindeki 20 soruyu yanıtlamak için 24 saati olacak.

Tüm katılımcılar sertifika alacak

Global Atomic Quiz 2023’ün tüm katılımcıları, cihazlarına kaydedebilecekleri dijital bir sertifika alacak ve bu sertifikayı sosyal medyada arkadaşlarıyla da paylaşabilecekler. Ayrıca, en iyi sonuçları elde eden 100 kazanan atomik amblemli orijinal bir sweatshirt ve atom baskılı bir alışveriş çantası olmak üzere benzersiz ödüllerin sahibi olacak. Kazananların listesi 17 Kasım’a kadar projenin web sitesinde yayınlanacak.

Global Atomic Quiz sadece popüler bir bilim yarışması değil, nükleer fiziğin temellerini açıklayan, nükleer teknolojilerin günlük yaşamdaki önemini gösteren ve nükleerin kırılgan gezegenimizi korumada oynadığı rolü vurgulayan gerçek anlamda küresel bir eğitim girişimi olma özelliği taşıyor. Rosatom tarafından geliştirilen Global Atomic Quiz, düzenlenmeye başladığı 2020’den bu yana geçen üç yıl içinde 11’den fazla dilde gerçekleştirildi ve 70’ten fazla ülkeden 30 binden fazla meraklıya ulaştı.

Global Atomic Quiz 2023 yılında coğrafyasını genişleterek Brezilya’dan Bangladeş’e kadar dünyanın dört bir yanında 13 dilde çevrimiçi ve yüz yüze gerçekleşmiş olacak.

YouTube reklam engelleyicileri yasaklamaya başladı

Dijital dünyanın devi YouTube, reklam engelleyici yazılımların yaygın kullanımına karşı bir mücadele yürütmekte ve kullanıcılar ise bu savaşın etkilerini hissetmeye başladılar. YouTube ekibi, reklam engelleyici uzantılar kullanan kullanıcıların video izleme deneyimlerini kısıtlamak amacıyla önlemler almıştı. Bu önlemler, video izleme süreçlerinde reklamları engelleyen uzantıları devre dışı bırakmayı hedefliyor.

AdGuard tarafından sunulan verilere göre, YouTube’un bu uygulamaları, özellikle 18 Ekim tarihinde 52.000 kaldırma işlemiyle dikkat çekici bir sonuç verdi. Normal şartlarda günde 6.000 civarı kaldırma işlemi gerçekleşirken, bu artış reklam engelleyici geliştiricileri için bir uyarı niteliği taşıyor. Ancak unutulmamalıdır ki milyonlarca AdGuard kullanıcısı bulunuyor ve bu durum, reklam engelleyici geliştiricileri için hala kritik bir noktada değil.

Kullanıcılar, video izleme deneyimlerini reklamlardan arındırmak için yeni yollar arayışındalar. Bu nedenle farklı yardımcı programlar ve uzantılar kullanarak YouTube’un algoritmalarını aşmayı hedefliyorlar. Bu durum, reklam engelleyici yazılımların geliştiricileri için yeni bir mücadele alanı yaratıyor.

YouTube’un reklam engelleyicilere karşı aldığı önlemler ve kullanıcıların bu önlemlere nasıl tepki verdiği, dijital reklamcılık ve kullanıcı deneyimi konularında gelecekte ne gibi değişikliklere yol açacağını gösteriyor. Kullanıcılar, reklamlarla başa çıkmanın yollarını aramaya devam ederken, reklamcılık sektörü de bu değişen dinamiklere uyum sağlamaya çalışacak gibi görünüyor.

Apple’ın yeni gözlüğü Vision Pro, başarılı olmayabilir!

Apple, gelirlerini artırmak ve yeni bir büyüme yollarını bulmak için çeşitli stratejileri gözden geçiriyor. Şirket, son birkaç çeyrekte gelirlerdeki durgunluğu tersine çevirmenin yollarını arıyor, ancak bazı zorluklarla karşılaşıyor.

Son mali raporunda Apple, beklentileri karşılayamayacak gibi görünüyor. Analistler, tatil döneminde satışların artacağını tahmin etmişlerdi, ancak Apple, bu yılın tatil döneminin geçen yıla benzer olacağını açıkladı. Bu, beşinci durgun çeyrek olarak dikkat çekiyor.

Apple’ın zayıflığını açıklamak için kur dalgalanmaları ve takvimdeki özel bir durumu öne sürdü, ancak aynı zamanda iPad ve Giyilebilir Cihazlar, Ev ve Aksesuarlar segmentlerindeki gelirin düşeceği uyarısında bulundu. Şirket, yeni iPad’ler ve AirPods modellerini piyasaya sürme planları yapsa da, bu ürünler henüz hazır değil.

Apple, hizmetlerinde ücret artışlarına giderek gelirlerini artırma yolunda adımlar attı. Ancak şirketin gerçek bir canlanma yaşayabilmesi için büyük bir yeniliğe ihtiyacı var gibi görünüyor. Bu noktada karma gerçeklik ve elektrikli araç pazarlarına yönelme planları önem kazanıyor. Ancak elektrikli araçlar için daha uzun vadeli bir hedef olduğu ve karma gerçeklik ürünlerinin de yavaş bir satış yaklaşımı benimseneceği belirtiliyor.

Apple’ın önümüzdeki dönemde piyasaya sürmeyi planladığı Vision Pro kulaklık, bu büyüme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak bu ürünün satılması, Apple’ın önceki ürünlerine göre daha fazla çaba ve zaman gerektirebilir. Vision Pro’nun karmaşık yapısı, müşterileri ikna etmek için dikkatli bir satış stratejisinin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Vision Pro kulaklık, ABD’de piyasaya sürüldükten sonra İngiltere ve Kanada gibi diğer ülkelerde de satışa sunulacak. Ancak Apple’ın beklentilerine göre, bu ürünün büyük bir satıcı haline gelmesi için daha fazla zaman gerekebilir.

Apple, gelecekteki büyüme motorlarını keşfetmek için çeşitli adımlar atmaya devam ederken, tüketicilerin merakla beklediği sıradaki büyük inovasyonu sağlayıp sağlayamayacağını görmek için sabırsızlıkla bekliyoruz.

Poddy, 85 milyon TL değerlemeyle yatırım aldı!

0

Podcast’e ilgi küresel anlamda artmaya devam ediyor. Hem dinleyicilerin hem de üreticilerin podcaste ilişkin birçok sorununa çözüm getiren ve bu özellikleri ile podcast alanında dünyada ilk ve tek “sosyal podcast platformu” olan Poddy, herkese sesini duyurma fırsatı verme vizyonuyla ekosistemi büyütmeye devam ediyor: Bu yatırımın ardından Poddy’de üreticiler Podcast’ten gelir elde edebilecek!

Podcast dinleyicilerine seslerini duyurabilme ve podcast üretenlerin dinleyicileriyle etkileşime geçebilmesini sağlamak amacıyla Türk girişimciler tarafından Londra’da temelleri atılan sosyal podcast platformu Poddy, 2024 yılının ilk yarısında gerçekleştirmeyi planladığı global tohum öncesi yatırım turu öncesinde friends & family ve melek yatırımcılardan 85 milyon TL köprü tur değerlemesi ile ilk yatırımını aldı. Podcast dinleyicilerine yenilikçi deneyimler sunan ve yayına alındığı tarihten bu yana kullanıcı kitlesi artmaya devam eden Poddy, sunduğu ayrıcalıklı özelliklerle dünyada tek olma özelliği taşıyor.



Poddy’nin yatırımla birlikte ana hedefi bugüne kadar reklam ve sponsorlu içerik haricinde gelir elde edemeyen podcast üreticisine sadece dinlenme üzerinden gelir elde edebileceği bir gelir modeli sunmak ve üreticinin ürettiği nitelikli içeriğe karşılık hakkını almasını sağlamak olacak. Bu sayede Poddy, tıpkı YouTube gibi sponsor olmadan sadece dinlenme başına üreticilerin gelir elde edecekleri ve kendi kitlesinden üretimini devam ettirebileceği bir modeli hızlıca hayata geçiriyor. Artık Poddy ile üreticiler, sponsor olmadan gelir elde edebilirken, dilerse Poddy’nin sunduğu medya araçları ile de daha geniş kitleleri ulaşma imkânı yakalayabilecek.

Poddy CEO’su Cüneyt Göktürk bu gelişmeden duyduğu memnuniyeti belirtirken konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye’yi pilot bölge olarak ele almıştık. Bu aksiyonla birlikte ilk günden beri söylediğimiz gibi esas hedef pazarımıza yani başta Kaliforniya olmak üzere Amerika pazarına penetrasyonumuzu hızlandırıyoruz. Uygulamanın hayata geçmesindeki temel amaç podcast dünyasının problemlerine çözüm olmaktı. Dinleyicilerin üreticilerle bağ kurmasını sağlamak, içerik keşfetmeyi kolaylaştırmak, podcast dinleyicisine sosyal medyada alışık oldukları deneyimi sunmak, podcast kaydetmeyi çok basit hale getirmek ve reklam verene podcast medyası üzerinden yeni mecralar sunmak bugüne kadar ekosisteme sunduğumuz çözümlerden sadece birkaçı.”

Ekim ayında tamamlanan yatırım turunda Nurettin Şendoğan liderliğindeki yatırımcılar arasında Deniz Dülgeroğlu, Özbeyen Atalay ve bir grup melek yatırımcı yer alıyor.