Elon Musk’ın Ukrayna’da Starlink’i yasakladı!

Elon Musk“ın ukrayna’daki starlink yasağı gün yüzüne çıktı. Musk’ın geçen yıl Ukrayna’nın Kırım kıyısında yaşanan bir olayda Starlink uydu iletişim ağını kapatma kararı, uluslararası güvenlik ve teknoloji alanlarında büyük bir tartışma yarattı.

Isaacson’ın kitabına göre, Elon Musk, Rus deniz filosuna yönelik bir Ukrayna sinsi saldırısını engellemek için SpaceX mühendislerine gizlice şirketinin Starlink uydu iletişim ağını kapatmalarını emretti. Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının, Rus filosuna yaklaşırken Starlink bağlantılarını kaybettikleri ve zararsız bir şekilde kıyıya vurdular.

Bu kararın arkasındaki neden, Rusya’nın Kırım’a yönelik olası bir Ukrayna saldırısına nükleer silahlarla karşılık vereceği korkusuydu. Musk’ın bu korkusu, üst düzey Rus yetkililerle yaptığı konuşmalarda da dile getirilmişti.

Elon Musk'

Musk savaşın Kırım’da gerçekleşmemesi için önlem aldı. Ancak bu karar, onu benzersiz bir konuma getirdi. İstese de istemese de, ABD’li yetkililerin görmezden gelemeyeceği bir güç haline geldi.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği Şubat 2022 öncesinde, Musk, Ukrayna’ya milyonlarca dolarlık SpaceX yapımı Starlink uydularını sağlayarak iletişim sistemlerine destek verdi. Bu uydular, Ukrayna’nın savaş çabalarına önemli bir katkı sağladı, çünkü cep telefonu ve internet ağları yok edilmiş olsa bile bağlantıyı sürdürebildiler.

Ancak Ukrayna, Starlink uydularını Rusya’ya karşı saldırılarda kullanmaya başlayınca, Musk bu kararı yeniden değerlendirmeye aldı. “Ben bu savaşta nasıl yer alıyorum?” diye soran Musk, Starlink’in asıl amaçlanan kullanımından sapmasından endişe duydu.Musk’ın bu endişeleri giderebilmek için Washington DC’den Moskova’ya uzanan telefon görüşmeleri yaptığını ve uluslararası güvenliğe dair kaygılarıyla ilgili çözüm arayışında

Ukrayna Başbakan Yardımcısı Mykhailo Fedorov ise Musk’a denizaltı insansız hava araçlarının yeteneklerini anlatarak bağlantıyı yeniden kurması için yalvardı ve “Teknoloji aracılığıyla dünyayı değiştiren kişi olarak bunu bilmenizi istiyorum” dedi.

Toyota üretim tesisleri disk doluluğu sorunu yaşadı!

Toyota, Japonya merkezli üretim tesislerinde yakın zamanda yaşanan operasyon kesintilerinin, veri tabanı sunucularının depolama alanının tükenmesinden kaynaklandığını söyledi.

29 Ağustos’ta Toyota’nın, Japonya merkezli 14 otomobil montaj fabrikasının 12’sinde tanımlanamayan bir sistem arızası nedeniyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığı bildirildi. Dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden biri olarak bu durum, günde yaklaşık 13.000 otomobillik üretim kaybı yaşanmasına neden oldu ve küresel pazara yapılan ihracatı etkileme tehdidi oluşturdu. Toyota’nın Japon haber portalında yayınlanan bir açıklamada şirket, arızanın 27 Ağustos 2023’te planlanan BT sistemleri bakım etkinliği sırasında meydana geldiğini açıkladı.

Toyota üretim tesisleri faaliyet dışı kaldı

Planlanan bakım, bir veri tabanındaki verilerin düzenlenmesi ve parçalanmış verilerin silinmesiydi. Ancak görevler tamamlanmadan deponun kapasitesi dolduğu için bir hata oluştu ve sistemin kapanmasına neden oldu. Bu kapanma, şirketin üretim siparişi sistemini doğrudan etkiledi ve dolayısıyla hiçbir üretim görevi planlanamadı ve yürütülemedi. Toyota, ana sunucularının ve yedekleme makinelerinin aynı sistem üzerinde çalıştığını açıklıyor. Bu nedenle her iki sistem de aynı arızayla karşı karşıya kaldı ve bu da geçişin imkansız hale gelmesine ve kaçınılmaz olarak fabrika operasyonlarının durmasına yol açtı.

Geri yükleme, Toyota’nın BT ekibinin iki gün önce kısmen aktarılan verileri kabul etmek için daha büyük kapasiteli bir sunucu hazırladığı 29 Ağustos 2023’te gerçekleşti. Bu, Toyota mühendislerinin üretim siparişi sistemini eski haline getirmesine ve tesislerin faaliyetlerine devam etmesine olanak sağladı.

Bu olay, BT zorluklarının karmaşık doğasının ve rutin bakım görevleri düzgün şekilde planlanmadığında ortaya çıkabilecek sonuçların altını çiziyor. Veri geçişi için gerekli disk alanının yanlış hesaplanması veya depolama alanının tükenmesi gibi görünüşte küçük bir gözetim, büyük kuruluşlar için milyonlarca dolarlık kayıplara neden olabilir. Toyota, BT sistemi güvenliği ve veri yönetimi açısından şu ana kadar zorlu bir yıl geçirdi. Mayıs ayında otomobil üreticisi,   sistemdeki yanlış yapılandırmaların milyonlarca müşteriyi etkileyen potansiyel veri sızıntılarına yol açtığını ve  birkaç yıl boyunca özel bilgilerinin açığa çıktığını iki kez bildirdi. Yılın başlarında araştırmacılar,  Toyota’nın uygulamalarında API kusurları  ve firmanın  tedarikçi portalındaki güvenlik açıklarını keşfettiler ve bu da gizli verilere yetkisiz erişime yol açtı.

Windows 11’deki büyük hata sonunda düzeltildi!

Verge’e göre MSI, sorunu bulduğunu ve şimdi düzelttiğini doğruladı ve “sorunun temel nedeninin Intel Hibrit Mimarisinin ürün yazılımı ayarı olduğunu” belirtti. BSOD’nin yalnızca en son Windows 11 ve Windows 10 güncellemelerine sahip olan ve MSI tarafından yayınlanan yeni güncellemeyle engellenmesi gereken Intel’in 13. Nesil Core i9 işlemcilerini etkilediği söyleniyor.

MSI, “Gelecek olan yeni BIOS, Intel CPU uCode’unda’UNSUPPORTEDED_PROCESSOR’ sorunlarıyla ilgili daha fazla mesajı önleyecek bir güncelleme içerecek.” diye açıklıyor.

Windows noktasında hata ilk bildirildiğinde, Microsoft bunun kesinlikle bir donanım sorunu olduğunu ve teknoloji deviyle hiçbir ilgisi olmadığını belirtmekte gecikmedi. Bu oldukça şaşırtıcıydı, Intel ilerleyen süreçte sorunun muhtemelen hatalı bir mikro kod güncellemesinden kaynaklandığını kabul etti.

Windows 11 kullanımı

Bu, MSI kullanıcılarının rahat bir nefes almasına izin veriyor, o mavi ekranı görmekten daha korkunç bir şey yok ve artık sorun çözüldü. Modelinizin mevcut güncellemeler listesinde olup olmadığını kontrol etmekle ilgileniyorsanız, güncelleme sayfasına gidebilir ve anakart modelleri tablosuna ve düzeltme için farklı bağlantılara gidebilirsiniz.

Şimdilik, güncelleme yalnızca Intel 700 ve 600 serisi anakartları hedefliyor, ancak bu önümüzdeki haftalarda diğer modellere genişletilerek kapsamı artırılmalı. Kullanıcılar, Windows kadar büyük altyapıya sahip yazılımlar da hatalar olabiliyorken kendi güvenliklerini kendileri sağlamalı.

Bu noktada iş doğrudan bu amaca hizmet eden güvenlik yazılımlarına kalıyor. Tercih edilecek güvenilir bir yazılım ve düzenli olarak yapılacak kontrol, bu ve benzeri olasılıklar da değerli bir kayıplarının ortaya çıkabilecek maddi zararın önüne geçebiliyor.

Büyük afetleri dijital ikiz projesiyle önlemek mümkün

“Şehirlerde dijital ikiz çözümlerini uygulayarak, aşırı hava olaylarının etkisini doğru bir şekilde modelleyebilir ve tahmin edebilir, böylece yetkililerin riskleri azaltmak ve vatandaşlarımızın can ve mallarını korumak için proaktif önlemler almasını sağlayabiliriz” diyen SAMPAŞ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya ayrıca afet yönetimine katkı sağlama çalışmaları kapsamında koordinatörlüğünü üstlendikleri C2IMPRESS Projesi hakkında da bilgiler verdi: Proje, birçok ülkede taşkın, sel ve bunlarla bağlantılı heyelan ve benzeri afet riski taşıyan kentsel alanlarda erken uyarı sistemi,  stratejik planlama çözümleri ile afet yönetimine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Artık vakit geçirmeden yüksek teknolojinin sağladığı fırsatlardan faydalanmaya başlanması gerekiyor. Ancak bu teknolojik yatırımlar gerçekleştirilebildiği takdirde afetlerin getireceği can ve mal kaybı en aza indirilebilir.
 
Sel felaketini örnek alacak olursak; bugünkü teknoloji ile artık meteorolojik veriler günlerce önceden ne olacağını; metrekare başına düşecek yağmur suyu miktarını dahi bize kolayca bildirebiliyor. Alınan bu verileri dijital ikiz ortamına aktarıp, simüle ettiğimizde ise hangi bölgeyi su basacağını, nerede can ve mal kaybına yol açabileceğini öngörebiliyoruz. Eğer belediyelerimiz kritik havzalarda bu yağışların getireceği yağmur suyu miktarını, sensörlere ölçtürerek akıllı modelleme yönetimleri uygularlarsa, ayrık yağmur suyu şebekesi olmadığı için, aşırı yağışlarda sel suları altında kalacak alanları belirleyebilir; böylece yağmur suyu şebekeleri kurulabilir ve bu alanlara verilecek imar iznini bekletebilirler. Son yıllarda gelişen teknolojilerle birlikte, bu çözümler de Türkiye’de günlük yaşamımızda uygulanabilir ekonomik boyutlara inmiştir.
 
Akıllı şehir yaklaşımını güçlendirmek ve yaygınlaştırmak için 42 yıldır bilişimin gücünü kullanan SAMPAŞ Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya görüşlerini şu şekilde paylaştı. “Geçtiğimiz günlerde İstanbul, Samsun, Aksaray ve Kırklareli’nde şiddetli yağmurun ölümcül sel baskınlarına yol açtığı trajik olaylar ışığında, selden etkilenen kişilere ve ailelerine en içten taziyelerimizi sunuyoruz. Bu bağlamda bir kez daha dijital ikiz teknolojisini kullanarak daha akıllı, daha dirençli şehirler yaratma konusundaki kararlılığımızın altını çizmek isterim. Bu olaylar, gelişmiş kentsel planlama ve altyapı yönetimine yatırım yapmanın kritik öneminin altını çizmektedir. Şehirlerde dijital ikiz çözümlerini uygulayarak, aşırı hava olaylarının etkisini doğru bir şekilde modelleyebilir ve tahmin edebilir, böylece yetkililerin riskleri azaltmak ve vatandaşlarımızın can ve mallarını korumak için proaktif önlemler almasını sağlayabiliriz. SAMPAŞ Holding olarak, afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerini geliştiren son teknoloji dijital ikiz çözümleri geliştirmek için şehirlerimizle el ele çalışmaya devam ediyoruz. Birlikte, iklim değişikliği ve doğal afetlerin yarattığı zorluklara dayanabilecek daha dirençli kentsel ortamlar inşa edebiliriz.”
 
Artık, sel ve taşkından etkilenecek evler ve insanlar önceden belirlenerek burada yaşayan insanların, alarm sistemleri, hatta telefon mesajları kullanılarak ikaz edilmesi ve can kaybının önlenmesi mümkündür. Tabii ki bu havzalarda zamanında altyapı yatırımları yapılırsa, değil can kaybı, mal kayıplarını dahi engellenebilir.
 
Vakit geç değil. Dijital ikiz ve akıllı şehir altyapılarını kullanarak iklim değişikliği mücadelesinde bu kayıpları önlemek artık çok kolay. Şehirleri her yönüyle akıllandırmamız, bize gelişme ve büyüme alanında büyük fırsatlar sağlayabilir.

Afetlere dayanıklı bir toplum için C2IMPRESS projesi

SAMPAŞ Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya ayrıca afet yönetimine katkı sağlama çalışmaları kapsamında koordinatörlüğünü yaptığı C2IMPRESS Projesi hakkında da bilgiler verdi: “SAMPAŞ Holding, C2IMPRESS projesinin koordinatörü olarak 7 ülkeden 16 kurum ve kuruluşu bir araya getiren uluslararası bir yapılanmaya imza attık.  2025 yılında tamamlanacak proje, afetlere dayanıklı bir toplum için çoklu tehlike ve risk durumlarında toplum farkındalığının artırılmasını hedefliyor. İnovatif teknolojilerle desteklenmesi amacıyla Türkiye, Yunanistan, Portekiz ve İspanya’daki taşkın, sel ve bunlarla bağlantılı heyelan ve benzeri afet riski taşıyan kentsel alanlarda erken uyarı sistemi, büyük veri tabanlı afetle mücadele ve karar destek platformları, stratejik planlama çözümleri gibi inovatif uygulamalarla afet yönetimine katkı sağlamayı amaçlıyor.”
 

Kuzey Koreli Hacker grubu siber güvenlik araştırmacılarına saldırıyor!

Bulgular, saldırganın potansiyel hedeflerle ilişkiler kurmak ve güven oluşturmak için X ve Mastodon gibi sosyal medya platformlarında sahte hesaplar açtığını tespit eden Google Tehdit Analiz Grubu‘ndan geldi.

Güvenlik araştırmacıları Clement Lecigne ve Maddie Stone, “Bir vakada, bir güvenlik araştırmacısıyla ortak ilgi alanlarına ilişkin konularda işbirliği yapmaya çalışarak aylarca süren bir görüşme sürdürdüler” dedi. Sosyal mühendislik uygulaması sonuçta popüler bir yazılım paketinde en az bir sıfır gün içeren kötü amaçlı bir dosyanın yolunu açıyor. Yük, bir dizi anti-sanal makine (VM) kontrolü gerçekleştirir ve toplanan bilgileri bir ekran görüntüsüyle birlikte saldırganın kontrolündeki bir sunucuya geri iletiyor.

Bu, Kuzey Koreli hackerların kurbanlara hastalık bulaştırmak için işbirliği temalı tuzaklardan yararlandığı ilk sefer değil. Temmuz 2023’te GitHub, TraderTraitor olarak takip edilen düşmanların, diğerlerinin yanı sıra siber güvenlik sektörünü hedef almak için sahte kişiler kullandığı bir npm kampanyasının ayrıntılarını açıkladı.

Microsoft’un sahibi olduğu şirket o dönemde “Bir hedefle temas kurduktan sonra, tehdit aktörü hedefi bir GitHub deposu üzerinde işbirliği yapmaya davet ediyor ve hedefi içeriğini klonlayıp yürütmeye ikna ediyor” dedi.

Google TAG ayrıca saldırganlar tarafından geliştirilen ve potansiyel ikincil enfeksiyon vektörü olarak GitHub’da barındırılan “GetSymbol” adlı bağımsız bir Windows aracı da bulduğunu söyledi.

Eylül 2022’de kod barındırma hizmetinde yayınlanan ve kaldırılmadan önce birkaç kez güncellenen hileli yazılım, “tersine mühendisler için Microsoft, Google, Mozilla ve Citrix sembol sunucularından hata ayıklama sembollerini indirme” olanağı sunuyor. Ancak aynı zamanda bir komut ve kontrol (C2) alanından isteğe bağlı kod indirme ve yürütme yeteneğiyle birlikte geliyor.

Açıklama, AhnLab Güvenlik Acil Durum Müdahale Merkezi’nin, ScarCruft olarak bilinen Kuzey Koreli Hacker grubunun, hassas verileri toplayabilen ve kötü niyetli talimatları yürütebilen bir arka kapı sunmak için kimlik avı e-postalarında LNK dosyası tuzaklarından yararlandığını ortaya çıkarmasıyla geldi. Bu aynı zamanda Microsoft’un “çok sayıda Kuzey Koreli tehdit aktörünün yakın zamanda Rus hükümetini ve savunma sanayisini muhtemelen istihbarat toplamak için hedef alırken, aynı zamanda Ukrayna’ya karşı savaşında Rusya’ya maddi destek sağladığı” yönündeki yeni bulgularını da takip ediyor.

Rus savunma şirketlerinin hedef alındığı geçen ay SentinelOne tarafından da vurgulanmıştı; hem Lazarus Group’un (diğer adıyla Diamond Sleet veya Labyrinth Chollima) hem de ScarCruft’un, bir Rus füze mühendisliği firması olan NPO Mashinostroyeniya’yı kolaylaştırmayı amaçlayan ihlalleri ortaya çıkıyor.

İki aktörün, Kasım 2022’den Ocak 2023’e kadar Almanya ve İsrail merkezli silah üretim şirketlerine sızdıkları, ayrıca Rusya’daki bir havacılık araştırma enstitüsünün yanı sıra Brezilya, Çekya, Finlandiya, İtalya, Norveç ve İtalya’daki savunma şirketlerini tehlikeye attıkları da gözlemlendi.

Teknoloji devi, “Bu, Kuzey Kore hükümetinin, ülkenin askeri yeteneklerini geliştirmek için yüksek öncelikli toplama gereksinimlerini karşılamak üzere aynı anda birden fazla tehdit aktörü grubunu görevlendirdiğini gösteriyor” dedi.

Bu sadece siber casusluk değil. Bu haftanın başlarında, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), çevrimiçi bir kumarhane ve bahis platformu olan Stake.com’dan 41 milyon dolarlık sanal para hırsızlığının arkasında Lazarus Grubunu suçladı .

Stake.com’dan Ethereum, Binance Smart Chain (BSC) ve Polygon ağlarıyla ilişkili çalınan fonların 4 Eylül 2023’te veya buna yakın bir tarihte 33 farklı cüzdana taşındığı belirtildi.

Tencent, yeni AI modeli olan Hunyuan’ı tanıttı ve kurumsal kullanıma açtı

Çinli bulut ve sosyal medya holdingi Tencent, Hunyuan AI büyük dil modelini yani LLM’nin kurumsal kullanıma sunulacağını duyurdu; çünkü ülkedeki şirketler teknoloji endüstrisi ve üretken yapay zeka liderleri olma iddiasını taşıyor.

Tencent’in başkan yardımcısı Jiang Jie, bir yayınlanan yorumunda “Yüz modelin savaşı başladı” diye belirtiyor. Temmuz ayı itibarıyla Çin’de 130’dan fazla LLM’nin bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında Çin’in en büyük arama motoru Baidu ve yapay zeka yazılım şirketi SenseTime tarafından yakın zamanda açıklanan yapay zeka modelleri de yer alıyor.

Hunyuan’ın 100 milyardan fazla parametresi vardır ve 2 trilyondan fazla token ile eğitiliyor; OpenAI’ın Microsoft tarafından desteklenen GPT-3 AI modeli, 2020 yılında piyasaya sürüldüğünde 175 milyar parametre içeriyordu ve Meta’nın Llama-2 modeli, 2022 yılında piyasaya sürüldüğünde 70 milyar parametreye sahipti. 

Tencent, WeChat sosyal medya uygulamasının sahibi Tencent tarafından sağlanan 50’den fazla ürün ve hizmetin artık Hunyuan üzerinde çalıştığını söyledi. Şirket, ürününün uzun metin yazma ve matematik problemlerini çözme konusunda ChatGPT’den daha iyi olduğunu iddia ediyor. Modelin aynı zamanda Llama 2’ye kıyasla %30 daha az halüsinasyon (AI modellerinin yanıtları uydurduğu veya doğru yanıtlayamadığı sorularla karşılaştığında yanlış bilgileri gerçekmiş gibi sunduğu olgu) yaşadığı bildiriliyor.

Ayrı bir gelişmede Çinli arama motoru şirketi Baidu, ChatGPT’ye rakip olarak karşımıza çıkan Ernie’nin bir dizi testte OpenAI’nin ChatGPT chat botunu geride bıraktığını iddia ediyor.

Çin yapay zeka lideri olmayı hedefliyor

Nisan ayında Çin, yapay zekayı devlet sistemlerinde kullanan ilk ülkelerden biri oldu ve Çin Siber Uzay İdaresi (CAC), üretken yapay zeka araçlarını eğitmek için kullanılan verilerin geçerliliğinden sağlayıcıları sorumlu kılmak da dahil olmak üzere, üretken yapay zeka hizmetlerini yönetmek için bir dizi taslak önlemi açıkladı. 

Çin yasalarına göre yapay zeka firmalarının, yapay zeka araçlarını halka sunmadan önce güvenlik değerlendirmelerini hükümete sunmaları gerekecek ve üretken yapay zeka tarafından üretilen her türlü içeriğin, ülkenin temel sosyalist değerleriyle uyumlu olması gerekiyor. Kurallara uyulmaması, sağlayıcıların para cezasına çarptırılmasına, hizmetlerinin askıya alınmasına veya cezai soruşturmalarla karşı karşıya kalmasına neden olacak. Mayıs ayında Çinli yetkililer, sahte haber makaleleri yazmak için ChatGPT’yi kullandığı iddiasıyla Kuzey Çin’de bir adamı tutuklamıştı.

Ancak ABD Başkanı Joe Biden, yapay zeka ile ilgili bazı ihracat çeşitlerinin Çin’e satışını kısıtlayan idari emirleri imzalamaya devam ederken, artan ABD-Çin ticaret savaşı, ülkenin teknoloji beklentilerini azaltacak gibi görünüyor.

Ağustos ayında Biden, yarı iletkenlerin ve mikroelektroniklerin, kuantum bilgi teknolojilerinin ve hem askeri hem de istihbarat operasyonları için yapay zeka kullanan yazılımlar gibi yapay zeka sistemlerinin ihracatını daha da kısıtlayan bir idari emir imzaladı.

Biden : “Bu program, ilgi konusu yabancı ülkelerin, ABD’nin ulusal güvenliğini riske atan askeri istihbarat, gözetleme ve siber destekli yetenekler geliştirmelerini desteklemek için kritik olan bu dar teknolojiler dizisine yönelik ABD yatırımlarını istismar etmesini engellemeye çalışacak.” , diye kongreye yazdığı mektupta belirtti.

KOBİ’ler için özel blog

0

ING KOBİ Blog sayesinde işletmeler, finansal okuryazarlık başta olmak üzere finans, bankacılık, tasarruf, teknoloji ve sürdürülebilirlik konularında ihtiyaç duydukları birçok bilgiye kolayca ulaşabiliyor. ING KOBİ Blog ile işletmelerin finansal konularda daha sağlıklı kararlar alarak işlerini daha sağlam temeller üzerine inşa edebilmesi hedeflenirken, aynı zamanda sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeye katkıda bulunulması da amaçlanıyor.

“Sürdürülebilirlik işimizin kalbinde” sloganıyla ilerleyen ve sürdürülebilirlik stratejisinde finansal sağlık alanını önceliklendiren ING Türkiye, bireylerin ve işletmelerin finansal sağlığının iyileştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu kapsamda ING, yenilikçi ve dijital çözümleri ile işletmeleri finansal olarak desteklerken, bir yandan da finansal sağlık alanında farkındalığın artırılmasını amaçlıyor. Bu vizyonla ING Türkiye, finansal sağlık, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme alanlarında KOBİ’lerin yararlanabilecekleri bir bilgi kaynağı yaratmak amacıyla ING KOBİ Blog sayfasını hayata geçirdi. 

ING KOBİ Blog sayesinde işletmeler, finansal okuryazarlık başta olmak üzere finans, bankacılık, tasarruf, teknoloji ve sürdürülebilirlik konularında ihtiyaç duydukları birçok bilgiye kolayca ulaşabiliyor. ING KOBİ Blog ile işletmelerin finansal konularda daha sağlıklı kararlar alarak işlerini daha sağlam temeller üzerine inşa edebilmesi hedeflenirken, aynı zamanda sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeye katkıda bulunulması da amaçlanıyor. 

ING KOBİ Blog içerisinde “KOSGEB nedir?”, “Girişimcilik Belgesi nedir?”, “e-İmza nedir?, “e-Fatura Nedir?, “Şahış şirketi nedir?” ve “SWIFT Kodu nasıl öğrenilir?” gibi içeriklerle KOBİ’ler, finans ve dijital bankacılığa dair temel bilgilerden faydalanabiliyor. Blogda yer alan “Sürdürülebilirlik nedir?” ve “Sürdürülebilirlik kredileri nelerdir?” gibi içeriklerle ise işletmeler sürdürülebilirliğe yönelik merak ettikleri ve ihtiyaç duydukları bilgilere erişebiliyor. ING KOBİ Blog önümüzdeki dönemde işletmelerin ihtiyaçlarına göre oluşturulacak yeni içeriklerle zenginleşmeye devam edecek.

KOBİ’ler, ING KOBİ Blog sayfasına https://www.ing.com.tr/tr/isiniz-icin/ingkobiblog linki üzerinden ulaşabiliyor.

Honda da Tesla’nın elektrikli araç şarj standardını kullanacak

Honda, elektrikli otomobil pazarındaki rekabeti artırmak ve kullanıcıların daha fazla şarj seçeneğine erişmesini sağlamak amacıyla Tesla’nın Kuzey Amerika Şarj Standardı (NACS) konektörünü kullanmaya karar verdi. Japon otomobil üreticisi, 2025 yılında piyasaya süreceği yeni bir elektrikli araçla birlikte Tesla’nın şarj bağlantı noktasını kullanmaya başlayacak.

Elektrikli otomobillerin popülerliği arttıkça Tesla’nın şarj standardının daha fazla kabul görüyor. Honda, Tesla’nın NACS‘ini benimseyerek, Ford, GM, Rivian, Volvo, Polestar, Nissan, Mercedes-Benz ve Fisker gibi rakiplerine katılan bir liste oluşturuyor. Bu, kullanıcıların farklı markalara ait elektrikli araçları daha kolay şarj edebilmesini sağlayacak.

Honda araçlar Tesla’nın Supercharger ağına erişebilecekler

2025 yılı itibarıyla Honda’nın NACS konektörünü kullanacak olan araçlar, Tesla’nın geniş ve güvenilir Supercharger ağına erişebilecekler. Honda ayrıca, NACS’a geçiş sürecini daha kolay hale getirmek için CCS Combo’dan NACS’a adaptörlerin mevcut olacağını duyurdu.

Honda daha önce ülke çapında bir elektrikli araç şarj ağı kurma amacıyla BMW, GM, Hyundai, Kia, Mercedes-Benz ve Stellantis gibi diğer otomobil üreticileriyle bir ortak girişim başlatmıştı. Ancak bu hızlı şarj ağı projesi tamamlanana kadar Honda, Tesla’nın Supercharger ağına güvenmeye devam edecek gibi görünüyor.

Honda’nın Tesla’nın NACS standardını benimsemesi, elektrikli otomobil pazarındaki işbirliği ve rekabetin bir örneği olarak dikkat çekiyor. Bu adım, elektrikli araç sahiplerine daha fazla şarj seçeneği sunarak endüstrinin büyümesine katkı sağlayabilir.

Alneo ve Koalay’dan güçlü iş ortaklığı

Fintek girişim kurucusu Insha Ventures tarafından geliştirilen POS çözümü Alneo, sigorta aracılarından ihtiyaca uygun en iyi teklifleri sunan Koalay ile güçlerini birleştirdi. Şirketlere zamandan ve mekândan bağımsız tahsilat imkânı sunan Alneo, bu iş birliği sayesinde kullanıcılara kasko işlemlerini kolayca tamamlama fırsatı sunarken, aynı zamanda çeşitli avantajlar da sağlayacak.

Albaraka Türk Katılım Bankası tarafından hayata geçirilen Fintek girişim kurucusu Insha Ventures’ın cep POS çözümü Alneo, sigorta şirketlerinin sunduğu kasko ve trafik sigortası tekliflerini, poliçe tutarlarını ve poliçe kapsamlarını çok kısa bir süre içerisinde tarayarak karşılaştıran Koalay ile iş birliği yaptı. Yapılan iş birliğiyle Alneo’nun üye işyerleri, kasko işlemlerini koalay.com üzerinden tamamladıktan sonra belirli kademelerde 2.000 TL’ye varan hediye çeki kazanacak.

Finansal ihtiyaçlara yönelik çözümler sunmaya devam edeceğiz

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar, şunları söyledi: “Insha Ventures olarak tüm markalarımızla, kurumlar, KOBİ’ler ve bireylerin hayatını kolaylaştırıyoruz. Bu kapsamda cep POS çözümümüz Alneo ile sigorta sektörünün avantajlı oyuncularından biri olan Koalay ile güçlerimizi birleştirerek, kullanıcılarımızın finansal gereksinimlerini daha da kolaylaştıracak çözümler sunmaya devam edeceğiz.”

Ekosistemimize yeni kolaylıklar ve fırsatlar eklemeye devam edeceğiz

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Alneo Satış ve Büyüme Direktörü Zehra Aksoy da şu açıklamayı yaptı: “Alneo olarak 30 binden fazla üye işyerimizle Türkiye’nin öncü cep POS çözümlerinden biriyiz ve bu alandaki liderliğimizi sürdürüyoruz. Koalay iş birliği ile daha da güçleniyoruz. Koalay.com, sigorta şirketlerinin kasko tekliflerini, poliçe detaylarını anında karşılaştırma ve sunma kabiliyeti ile öne çıkıyor. İşte bu noktada Alneo üye işyerleri, koalay.com üzerinden gerçekleştirecekleri kasko işlemlerinde hediye çekleri kazanma fırsatı yakalıyor. Alneo olarak ekosistemimize yeni kolaylıklar ve fırsatlar eklemeye devam ederek hem kullanıcılarımızın hem de iş ortaklarımızın yanında olacağız.”

Kullanıcılarımıza değer katıyoruz

Koalay.com Satış ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Çetinkaya ise değerlendirmesinde, “Müşteri odaklı felsefemiz doğrultusunda ürün ve hizmetlerimizi, müşterilerimizin ihtiyaç duyacağı noktada ve anda, onlara sunmak amacıyla farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla ilgili mevzuat çerçevesinde iş birlikleri yapıyoruz. Bu iş birliğimizde Koalay ve Alneo müşterileri için güzel bir kampanya çalışması yaptık. Kullanıcılarımıza değer katan bu iş birliğine imza atmış olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Vodafone Pay 4,5 milyon kullanıcıya ulaştı!

0

Vodafone Pay uygulamasına 100 binden fazla noktada alışveriş imkanı sunan “Şehir Yaşam Kartı” İstanbulkart’ı eklemek ve İstanbulkart’a bakiye yüklemek de mümkün olacak.  Müşteriler ayrıca, Vodafone Pay Kart’a otomatik bakiye yükleme talimatı verebilecekler.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve ön ödemeli alışveriş kartı Vodafone Pay Kart’tan oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni özelliklerle geliştirmeye devam ediyor. Buna göre, sanal ve fiziksel Vodafone Pay Kart’ın kullanım limiti 30 bin TL’ye yükseltilirken, Vodafone Pay uygulamasına hem ulaşımda hem ulaşım dışı ödemelerde kullanıcılarına avantajlı ödeme imkanı sunan İstanbulkart’ı eklemek ve bu karta bakiye yüklemek mümkün olacak. Müşteriler ayrıca, Vodafone Pay Kart’a otomatik bakiye yükleme talimatı verebilecekler.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone Pay olarak, telekomünikasyon ve fintek sektörlerinin güçlü yanlarını bir potada eriterek müşterilerimize değer katmaya devam ediyoruz. 12 yaş üstü herkesin operatörden ve banka müşterisi olup olmamaktan bağımsız olarak kullanabildiği Vodafone Pay,  oyun içi satın almaya kadar pek çok alanda hayatı kolaylaştırıyor. Vodafone’un Türkiye’nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı ivmelendirdik. Bu çerçevede, Vodafone Pay uygulamamıza üç yeni özellik ekledik. Vodafone Pay Kart’ın kullanılabilir kart limitini yükselttik. Diğer yandan, müşterilerimiz Vodafone Pay uygulamasına İstanbul şehiriçi toplu ulaşım kartı ekleyebilecek ve bu kartlarına bakiye yükleyebilecekler. Ayrıca, Vodafone Pay Kart’a otomatik bakiye yükleme talimatı verebilecekler. Vodafone olarak, mobil finansal hizmetler alanında müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” 

Kullanılabilir limit 30 bin TL oldu

Vodafone, sanal ve fiziksel Vodafone Pay Kart’ın kullanım limitini bin 250 TL’den 30 bin TL’ye yükseltti. Limit artırma işlemini gerçekleştirmek için uygulama içinde kayıtlı bir kartın bulunması gerekiyor. Kayıtlı kart bilgileri doğrulandığında, fiziksel ya da sanal Vodafone Pay Kart’ın günlük/aylık yükleme ve harcama limiti 30 bin TL’ye yükseltiliyor. ATM’den nakit para çekme limiti ise bin TL oluyor. 

İstanbulkart eklenebiliyor

Vodafone Pay uygulamasına İstanbulkart eklenebiliyor ve karta bakiye yükleme yapılabiliyor. Bu fonksiyondan yararlanmak isteyen bir müşteri İstanbulkart’ının kart bilgilerini girerek, QR ve NFC olmak üzere üç farklı yöntemle Vodafone Pay uygulamasına tanımlayabiliyor. Müşteri, İstanbulkart’ını ekledikten sonra Vodafone Pay Kart’ındaki bakiye sayesinde İstanbulkart’ına bakiye yükleme işlemini gerçekleştirebiliyor. İstanbulkart’a aktarılan tutar NFC teknolojisi sayesinde direkt karta yüklenebiliyor. İstanbulkart’a yüklenen tutar İstanbul toplu ulaşımında, İspark otoparklarında ve Halk Bakkallarda kullanılabiliyor. Aynı zamanda, zincir marketlerden online yemek siparişine, restoranlardan sinemalara ve müzelere, giyimden kozmetiğe ve akaryakıt istasyonlarına kadar 100 binden fazla noktada kullanılabiliyor. 

Vodafone Pay bu kapsamda bir kampanya da başlattı. Buna göre, Eylül sonuna kadar İstanbulkart’ına Vodafone Pay Kart ile toplam 150 TL ve üzeri bakiye yükleyen müşteriler 50TL kazanacak. Kazanılan tutar, müşterilerin Vodafone Pay Kart’larına yüklenecek.

Vodafone FreeZone’lular da yararlanabilecek

Vodafone Pay’in yeni kampanyasından FreeZone’lu gençler de yararlanabilecek. Vodafone FreeZone, avantajlı GB teklifleri ve gençlerin en çok sosyalleştikleri alanlarda sunduğu kahve, sinema, seyahat indirimleri ile onlara destek olurken, şimdi de İstanbullu FreeZone’lulara Vodafone Pay ayrıcalığıyla İstanbulkart’larına bakiye yükledikçe kazandıran ayrıcalık sunuyor. İstanbulkart’larına 150 TL ve üzeri bakiye yükleyen FreeZone’lular 70 TL kazanacak.

Otomatik bakiye yükleme talimatı verilebiliyor

Müşteriler, Vodafone Pay Kart’a otomatik bakiye yükleme talimatı verebiliyor. Müşteri, kendisi için belli tutarda kart kullanım bakiyesi belirliyor. Bu bakiyenin altına düşen tutar oluştuğunda, müşterinin uygulamaya tanımlı olan banka ya da kredi kartı aracılığıyla otomatik olarak Vodafone Pay Kart’a yükleme sağlanıyor. Müşteri, harcama yaparken bakiye olmaması gibi bir durumla karşılaşmadan, belirlediği harcama tutarını kartında hep bulunduruyor.    

Toplam kullanıcı sayısı 4,5 milyon

12 yaş üstü herkes kullandığı operatörden ve banka müşterisi olup olmamasından bağımsız olarak Vodafone Pay Uygulaması’nı kullanabiliyor ve fiziksel Vodafone Pay Kart sahibi olabiliyor. Kullanıcılar, sanal ve fiziksel Vodafone Pay Kart’lara Vodafone Pay Uygulaması ile, banka hesabından EFT yoluyla ya da tüm banka ATM’lerinden para yükleyebiliyor; banka kartlarını Vodafone Pay Uygulaması’na tanımlayabiliyor; 7/24 anında para transferi gerçekleştirebiliyor; bakiye yüklenmiş fiziksel Vodafone Pay Kart’ını kullanarak tüm ATM’lerden 7/24 anında para çekebiliyor. 

Diğer yandan, Vodafone Mobil Ödeme çözümüyle faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlanıyor. Dijital Abonelik, Oyun ve Uygulama Mağazası gibi işyerlerinden yapılan alışverişlerin yanı sıra e-ticaret platformları Her Şey Yanımda ve Market Yanımda’da yapılan harcamaları müşterilerin faturasına yansıtma veya ön ödemeli hatlarında bakiyeden düşme imkânı sunuluyor. 

Getir, yeni bir yatırım aldı: Şirketin değeri ne kadar oldu?

0

Son yıllarda Türkiye’de yaşadığı büyümeyle birlikte küresel pazardaki yatırımcıların dikkatini çeken Getir, peş peşe aldığı yatırımların ardından Avrupa’ya açıldı. Fakat hem küresel çapta start-up’lara yatırımların azalması ve faiz oranlarının yükselmesi hem de tüketici talebinin azalması ve artan maliyetler nedeniyle bazı ülkelerden çekildiğini açıkladı. Bugün ise Getir, aldığı 500 milyon dolar yatırım ile gündem oldu.

Getir, 500 milyon dolar yatırım aldı: İşte yeni değeri!

Getir, 500 milyon dolarlık devasa bir yatırım aldı. Ancak bu yatırımla birlikte şirketin değeri 2.5 milyar dolar olarak belirlendi. Dolayısıyla bu durum Getir’in değeri 10 milyar doların üzerinde olan start-up’lara verilen decacorn unvanını kaybetmesine neden oldu.

Getir 500 milyon dolar yatırım

Yapılan paylaşımlara göre Getir, tüm bu zorluklara rağmen yeni yatırımı ile operasyonlarını sürdürmeyi ve büyümeyi hedefliyor. Hatta şirket, bu yıl içinde ABD, İngiltere, Almanya, Hollanda ve Türkiye’deki operasyonlarını genişletmeyi planlıyor.

Yeni yatırım turuyla 500 milyon dolar toplamayı başaran şirketin ay bitmeden işleri tamamlaması bekleniyor. Ayrıca yatırımın Abu Dabi servet fonu Mubadala Investment Company, risk sermayesi grubu G Squared ve Michael Moritz gibi mevcut hissedarlar tarafından yapıldığını belirtelim.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Sürücülerin yorgunluğu otomatik olarak takip edilecek

0

Sertrans Logistics, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na akredite Ar-Ge merkeziyle projelerini çeşitlendirmeye devam ediyor. Can ve mal güvenliği sağlama, verimlilik artışı, yabancı çözümlerin yerine milli ürünler geliştirme hedefleriyle çalışmalarını sürdüren Sertrans Logistics, projelerini geliştirirken akademik iş birlikleri kuruyor, akademisyenlerle en doğru çözüm yöntemini belirliyor.

Görüntü İşleme Yoluyla Sürüş Güvenliği Projesi 

Hem sektöre hem de Türkiye’ye pek çok alanda katkı sağlayacak projeler geliştiren Sertrans Logistics, Görüntü İşleme Yoluyla Sürüş Güvenliği projesiyle görüntü işleme ve makine öğrenmesi algoritmalarını kullanarak stand-alone çalışan bir cihaz geliştiriyor. Bu kapsamda ilk prototip cihazı hazırlayan ekip, sürücünün koltuğa uyguladığı basınç değişimlerini piezo sensörlerle ölçüp, analiz ederek yorgunluk tespiti konusunda görsel analizi bulgularını doğrulayacak bir yapı üzerinde çalışıyor.

Yeni bir alanda ilk çözüm 

Sertrans Logistics Ar-Ge merkezi geliştirilen bir diğer proje Konum ve Yer Değiştirme Ölçümüyle Sarsıntı Tespiti projesi ise daha önce üzerinde hiç çalışılmamış tamamen yeni bir alanda çözüm olacak. Proje kapsamında, karayollarındaki bozuk yüzeylerin neden olduğu yük hasarlarını önlemek için jiroskop ve gps sensörleri kullanılıyor.

Yapay zekayla ilk ve tek depo yönetim sistemi

Lojistik sektörünün ilk yapay zekâ destekli WMS yazılımı Akıl İşi ise Sertrans Logistics’in hizmet verdiği markalara büyük bir avantaj sağlıyor. Sipariş gruplama ve toplama rotası oluşturma süreçlerini yapay zeka ile yapan ilk ve tek depo yönetim sistemi olan uygulama sayesinde, depo bünyesinde gerçekleşen tüm operasyonlar hatasız, hızlı ve etkin bir şekilde yönetiliyor.

Sertrans Logistics Yönetim Kurulu üyesi Batuhan Keleş

Teknolojik altyapı seviyemizi her geçen geliştiriyoruz

Şirket olarak Türkiye’nin lojistik imkân ve kabiliyetlerini geliştirmek adına çalıştıklarını ve önemli projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Sertrans Logistics Yönetim Kurulu üyesi Batuhan Keleş, “Sertrans Ar-Ge Merkezi’nde alanında uzman bir ekiple sektörün geleceğini şekillendirerek, iş ortaklarının ihtiyaçlarından ilham alan projeler geliştiriyoruz. Geliştirilen her bir proje iş ortaklarımızın lojistik ihtiyaçlarına doğrudan cevap verir nitelikte. Amacımız, uçtan uca tedarik zinciri yönetimi anlayışıyla geliştirilen yeni projelerle şirketimizi de daha ileriye taşımak. Sertrans Logistics olarak, 2030 hedeflerimiz doğrultusunda Ar-Ge çalışmalarımıza ağırlık vererek gerek depo gerekse uluslararası nakliye operasyonlarımıza dair teknolojik altyapı seviyemizi her geçen gün biraz daha geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bilinmeyen Samsung Galaxy ayarları

Galaxy akıllı telefonunuz özelliklerle dolu. Ancak bazen yapabildiği her şeye erişmek için birkaç ayarı değiştirmeniz gerekiyor. Samsung telefonunuzdan en iyi şekilde yararlanmak için değiştirmeniz gereken ayarlar şunlardır.

Samsung Galaxy ayarları

Wi-Fi aramasını açın

Wi-Fi araması, mobil sinyal zayıf olduğunda veya kullanılamadığında Wi-Fi üzerinden arama yapmanızı ve almanızı sağlayarak telefon aramalarının ses kalitesini artırıyor. Bunu Galaxy telefonunuzda şu şekilde etkinleştirebilirsiniz:

Otomatik doldurma hizmetleri için google şifre yöneticisini kullanın

Parola yöneticileri, uygulamalar veya web siteleri aracılığıyla parolaları kaydetmek, oluşturmak ve yönetmek için kullanılıyor. İnternette pek çok seçenek mevcut. Ancak Google Şifre Yöneticisi güvenilir olması, hem masaüstü hem de mobil cihazlarda çalışması ve kullanımının ücretsiz olması nedeniyle en iyilerden biri olmaya devam ediyor. Samsung Galaxy telefonlarda, otomatik doldurma hizmetleri için varsayılan seçenek Samsung Pass’tir ancak bu talimatları izleyerek Google Şifre Yöneticisine kolayca geçiş yapabilirsiniz.

  • Ayarlar > Genel yönetim’e gidin ve Şifreler ve otomatik doldurma’ya dokunun.
  • Otomatik Doldurma hizmeti başlığı altındaki Ayarlar simgesine dokunun , Google’ı seçin ve onay mesajında ​​Tamam’a dokunun.

Kişiselleştirilmiş reklamları devre dışı bırakın

Telefonunuz internette gezinirken veya çevrimiçi alışveriş yaparken çok fazla veri toplar ve bunları size kişiselleştirilmiş reklamlar göstermek için kullanıyor. Bu reklamlar normal reklamlarla karşılaştırıldığında elbette daha alakalı, ancak verilerinizin bu şekilde kullanılmasından memnun değilseniz aşağıdaki adımları izleyerek bunları kapatın:

  • Ayarlar > Güvenlik ve gizlilik > Gizlilik > Diğer gizlilik ayarları > Özelleştirme Hizmeti’ne gidin.
  • Bu telefonu özelleştirin ve Özelleştirilmiş reklamlar ve doğrudan pazarlama seçeneklerini kapatın.

Kilit ekranı bildirimlerinden içeriği gizleyin

Kilit ekranı bildirimlerinizden içeriği gizlemek için şu adımları izleyin:

  • Ayarlar > Bildirimler > Kilit ekranı bildirimleri seçeneğine gidin .
  • Kilit ekranı bildirim içeriğini tüm uygulamalardan gizlemek istiyorsanız İçeriği gizle’ye dokunun.
  • Kilit ekranı bildirim içeriğini belirli uygulamalardan gizlemek istiyorsanız İçeriği göster’e dokunun , ardından yanındaki Ayarlar simgesine dokunun ve gizli tutmak istediğiniz uygulamaları kapatın.

Uyku uygulamalarını özelleştirin

Pil tasarrufu yapmak veya performansı artırmak için One UI, çok sık kullanmadığınız uygulamaları uyku moduna geçirecek ve böylece arka planda kaynakları kullanamayacak. Bu harika bir özellik, ancak üzerinde çalışırken bir uygulamayı kapatırsanız ve uygulama uyku moduna geçerse, çalışmanız kayboluyor. Bunu önlemek için One UI’da uyku uygulamalarını özelleştirme seçeneği bulunur. Samsung Galaxy telefonunuzda uyku moduna yönelik uygulamaları Ayarlar > Pil ve cihaz bakımı > Pil > Arka plan kullanım sınırları bölümüne giderek ve Kullanılmayan uygulamaları uyku moduna geçir seçeneğini kapatarak yönetebilirsiniz .

Değişken bildirimleri etkinleştirin

Kayan bildirimler, uyumlu uygulamaların konuşma bildirimlerini ekranın herhangi bir yerine, hatta diğer uygulamaların üzerine yerleştirebileceğiniz bir baloncuğa veya açılır pencereye dönüştürerek çoklu görevlerde size yardımcı oluyor.

  • Ayarlar > Bildirimler’e gidin ve Gelişmiş ayarlar’a dokunun.
  • Gelişmiş ayarlar menüsünde Değişken bildirimler’e dokunun ve istediğiniz stili seçin.

Okuma modunu etkinleştirin

Okuma Modu, gözlerinizi cep telefonunuzun ekranından gelen mavi ışıktan korumaya yardımcı oluyor. Bu özellik, ekranı uzun süre kullandığınızda kullanışlı olur. Ayrıca ekranınızın renk tonlarını sıcak sarı yaparak uyku düzeninizi iyileştirmenize yardımcı olabilir, bu da gözlerinizi rahatlatır ve yorgunluğu azaltıyor.

  • Ayarlar > Ekran’a gidin ve Göz konforu kalkanı’na dokunun.
  • Göz konforu kalkanını açın ve Uyarlanabilir ve Özel modlar arasında seçim yapın. Özel mod ile okuma modu için bir program ayarlayabilirsiniz. Uyarlanabilir, değişiklikleri günün saatine göre otomatik olarak yapacak.

Cihazımı Bul’u açın

Cihazımı Bul, telefonunuzu nerede bıraktığınızı hatırlayamadığınız durumlarda kullanılabiliyor. Telefonunuzu internet üzerinden takip edecek ve size mevcut konumunu gösterecek. Ayrıca, aygıtınızı yanlış yere koymak yerine, kaybettiyseniz yalnızca birkaç tıklamayla çaldırabilir veya aygıtınızdaki verileri silebilir.

  • Ayarlar > Google’a gidin ve Cihazımı Bul’a dokunun.
  • Geçiş düğmesinden Cihazımı Bul’u etkinleştirin ve hazırsınız.

Yakındaki cihaz taramasını kapatın

Yakındaki Cihaz taraması, kullanıcıların yakınlarda bulunan diğer Android cihazlarla etkileşimde bulunmasına olanak tanıyor. Kullanışlı bir özellik olabilir, ancak herkes bunu kullanmaz ve bunu ayarlardan devre dışı bırakmak, bir ton pil tasarrufu yapmanıza yardımcı olacak.

  • Ayarlar > Bağlantılar’a gidin ve Diğer bağlantı ayarları’na dokunun.
  • Artık Yakındaki cihaz taramasını kapatma düğmesini görmelisiniz.

Karanlık modu programlayın

Karanlık Mod, okunabilirlik için gereken minimum renk ve kontrast oranını korurken telefonunuzun ekranından yayılan ışığın yoğunluğunu azaltıyor. Ayrıca AMOLED ekranlı telefonlarda pil tasarrufu yapılmasına da yardımcı oluyor.

  • Ayarlar > Ekran’a gidin ve Karanlık mod ayarları’na dokunun.
  • Planlandığı gibi aç seçeneğini etkinleştirin ve özel bir program ayarlama veya gün batımı ile gün doğumu arasında otomatik olarak açılması arasında seçim yapın.

Hızlı Ayarlar Panelini Özelleştirin

Hızlı Ayarlar paneli, telefonunuzdaki Wi-Fi, Bluetooth, konum, mobil veri, ses ve daha fazlası gibi en temel özellikleri kontrol etmenizi sağlayan bir düğme paketi. Sizin için önemli olan seçenekleri daha erişilebilir hale getirmek için Samsung telefonunuzdaki Hızlı Ayarlar panelini özelleştirmek iyi bir fikir olabilir.

Güvenli Klasör, Ultra veri kaydetme veya Windows Bağlantısı gibi varlığından haberdar bile olmadığınız diğer Hızlı Ayarlar simgelerini keşfetmek için Ekle ( + ) düğmesini bile kullanabilirsiniz.

KVKK açılımı nedir?

KVKK, en temel tanımla kişisel verileri ve gizliliği koruma yükümlerine odaklanıyor. KVKK açılımı Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nu ifade ediyor. Bununla birlikte Türkiye dışına veri aktarımı ile ilgili verileri düzenliyor. Yani veri toplanması ve veri paylaşımı gibi adımları belirli bir standarta oturtuyor. Bu standart ile aslında aslında verilerin istismar edilmesi gibi durumların önüne geçiliyor. Ayrıca istismarların önüne geçilmesini ve engellenmesini sağlıyor.

KVKK gereği veri sorumlusunun veri işleme, silme, yok etme, anonim hale getirme ve aktarma gibi konularda yükümlülükleri bulunuyor. Veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen tüzel kişiyi ifade ediyor. Bununla birlikte bu tüzel kişi, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu kişi anlamına geliyor. Kanuna göre veri sorumlusu kişisel verilerin işlenme amacını ve yöntemini belirleyen kişi anlamı taşıyor. Yani işleme faaliyetinin “neden” ve “nasıl” yapılacağı sorularının cevabını vermesi gerekiyor.

Veri sorumlusunun, kişisel verilerin kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilmeyecek ve tekrar kullanılmayacak hale getirilmesi gerekiyor. Böylelikle verilerin güvenliği sağlanıyor. Veri sorumlusu, kişisel verilerin yok edilmesiyle ilgili gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü oluyor. Kişisel verilerin anonimleştirilmesi ise kişisel verilerin hiçbir surette kimliği bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hale getirilmesi işlemi.

KVVK ile sağlanması hedeflenen temel ilke ve değerleri şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Özel hayatın gizliliğini koruma
  • Temel hak ve özgürlüklere saygı
  • Tarafsızlık
  • Bağımsızlık
  • Güvenilirlik
  • Hukuka ve etik ilkelere uygunluk
  • Şeffaflık ve hesap verilebilirlik
  • Hızlı, doğru ve objektif karar alma
  • İşbirliği ve katılımcılık
  • Ulusal ve uluslararası düzeyde hizmet verme

KVKK’nın kısa tarihçesi

  • 24 Mart 2016 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul aldı.
  • 7 Nisan 2016 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 7 Nisan 2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı.
  • 5 Ekim 2016 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 21. maddesi hükümlerine göre Kişisel Verileri Koruma Kurulunda boş bulunan 3 üye 5 Ekim 2016 tarih ve 1129 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun Kararı ile seçildi.
  • 12 Ocak 2017 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun Kişisel Verileri Koruma Kurulu başlıklı 21. maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne göre Seçilen Kişisel Verileri Koruma Kurulu Üyeleri, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin etti.

3D baskının geleceği nasıl olacak?

0

Elegoo’nun kurucu ortağı ve başkan yardımcısı Kevin Wong3D baskının kısa bir tarihçesini anlatıyor. Wong: “20 yıl önce gördüğünüz tüm yazıcılar, üniversite laboratuvarlarında ve hatta orduda yaygın olarak kullanılan endüstriyel düzeydeki SU yazıcılardı. STEM eğitimi amacıyla veya araştırma ve geliştirme amacıyla kullanıldı. Ancak fiyat etiketi çok yüksekti, hatta belki beş ya da on bin doların üzerindeydi ki bu da genel halkın bütçesinin dışındaydı” diyor.

Elegoo, müşterilerinin 3D yazıcılarını yalnızca amaçları doğrultusunda değil aynı zamanda kişisel projeler için de kullandıklarını fark etti. Wong: “Belki müşterilerimize çok daha uygun fiyata bir 3D yazıcı sunmayı deneyebilir ve yaratıcılıklarını keşfetmek ve hayal güçlerini serbest bırakmak için 3D yazıcıları kullanma konusundaki giriş engellerini azaltabiliriz” diye düşünüyor. 3D baskının geleceği artık hobi olmaktan çıkıp, iş piyasasıyla ilişkili hale geliyor.

3D baskının uygun fiyatlı olması, niş hobinin son yıllarda çok daha yaygın hale gelmesine yol açtı.  Chan Çin’deki Elegoo ofislerinden web kamerası aracılığıyla basıp boyadığı bir dizi minyatürden bahsediyor. Marty McFly’ın ve efsanevi Çin mitolojik düşmanı Maymun Kral’ın sevimli rekreasyonları var. Pelerini, sergilenen kıvrımlar ve dalgalar dikkate alınarak muhteşem bir şekilde işleniyor. Bu, tamamlanması yaklaşık 20 saat süren ve Chan’ın boyaması iki gün süren çok parçalı bir baskı. Ancak ikili, aralarında League of Legends ve Overwatch kahramanlarının da bulunduğu, önlerindeki oyun karakterlerinin sayısı karşısında daha da heyecanlanıyor.

Elegoo’nun anket sonuçları

Elegoo müşterileriyle yaptığı ankette, ürünlerinin “bir numaralı” kullanımının masa üstü minyatürleri basmak olduğunu buldu. Ancak görünen o ki bu tanım, masalarının üzerindekiler gibi büyük ölçekli modelleri de kapsayacak şekilde genişliyor. Oyunların koleksiyoncu baskılarında veya Forbidden Planet’in raflarında bulunanlardan pek farklı olmayan altı veya 12 inçlik heykelcikler, Elegoo yazıcıları için açıkça bir saçmalık.Bundan sonra en yaygın kullanım alanları fonksiyonel parçalar, ev dekorasyonu, ürün prototipleme ve buna benzer diğer iş amaçları diyebiliriz.

3D baskı, cosplayerlardan masa üstü oyunculara ve raflarda istifleyen heykelcik koleksiyoncularına kadar hobi topluluklarında daha normalleştikçe, bu işe girişme konusunda çekince duyan kişiler için gelecek parlak görünüyor. Rekabet artıyor, fiyatlar düşüyor ve eğer Elegoo’nun hobinin geleceği hakkında söyleyecek bir şeyi varsa, öğrenme eğrisi çok daha basitleşmek üzere.

Gökbey helikopteri için milyar dolarlık teklif!

Türkiye’nin milli ilk genel maksat helikopteri Gökbey, envantere giriş için son hazırlıklarını yaparken, yurtdışından önemli bir teklif aldı. Adı henüz açıklanmayan bir ülke, Türkiye yapımı Gökbey helikopterlerinden 32 adet almak için 1 milyar dolarlık bir teklif sundu

Gökbey helikopteri kurumların genel maksat helikopter ihtiyacını yerli ve milli imkanlarla karşılamak amacıyla geliştiriliyor. 2013 yılında başlayan bu proje, Savunma Sanayii Başkanlığı ile TUSAŞ arasında imzalanan sözleşme ile resmiyet kazandı. Gökbey ilk uçuşunu 6 Eylül 2018’de gerçekleştirdi ve o günden beri önemli testlerden geçiyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Teknofest sırasında yaptığı açıklamada, Gökbey helikopteri için 1 milyar dolarlık bir ihracat teklifi aldıklarını duyurdu. Bu teklif, henüz hangi ülke tarafından yapıldığı açıklanmasa da, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatındaki büyüme potansiyelini yansıtıyor. Gökbey’in başarılı bir şekilde ihracatı, Türkiye için prestij sağlayacak ve gelecekte benzer anlaşmaların kapısını aralayabilir.

Son dönemde Afrika’da yaşanan gelişmeler, Gökbey’in ve Türkiye’nin bu kıtada daha fazla ön plana çıkabileceği ihtimalini artırıyor. Afrika ülkelerinin, Paris yerine Ankara merkezli savunma sanayii işbirliklerine yönelmesi muhtemel görünüyor.

Gökbey, 6 ton toplam kalkış ağırlığına sahip ve 12 yolcu kapasitesine sahip bir helikopter. Genel maksatlı taşıma, VIP, kargo, hava ambulans, arama kurtarma ve kıyı ötesi taşıma gibi birçok görevi yerine getirebiliyor. Türkiye’de ilk olarak Jandarma Genel Komutanlığı envanterine girmesi bekleniyor ve Jandarma’ya 100 adet teslim edilmesi bekleniyor.

Apple, iPhone kullanıcılarının fanatikliğini fiyatları yükselterek test edecek!

1

Apple, iPhone kullanıcılarının fanatikliğini ve cihazlarına olan bağlılığını test etmek için fiyatları daha da artırmaya hazırlanıyor. Şirket, yıllık tanıtım etkinliğinde iPhone 15’in bazı güncellenmiş modellerinin fiyatlarını 100 dolara kadar yükseltebilir.

Apple’ın bu stratejisinin arkasındaki düşünce, akıllı telefonlara olan talebin düşmesi ve tüketicilerin daha ekonomik seçeneklere yönelme eğilimi göstermesi nedeniyle ortaya çıktı. Apple’ın üst düzey yöneticileri, iPhone’un cazibesini sürdürmek ve karlarını artırmak için fiyatları yükseltmenin gerekliliğine inanıyor.

şirketin bu stratejiyi benimseyerek rekabet gücünü korumayı amaçladığını belirtiyor. Yeni iPhone Pro modelleri, titanyum kasalar, güçlü işlemciler ve üstün fotoğrafçılık özellikleri gibi yenilikler sunacak. Ancak, bazı analistlere göre, bu özellikler mevcut fiyat etiketinin üzerine ekstra 100 dolarlık bir değeri haklı çıkarmıyor.

Wall Street Journal’a göre, Apple’ın premium modellere yönlendirme stratejisi son yıllarda başarılı oldu ve şirketi fiyat artışlarından korudu. Ancak, bazı analistler fiyatların artık tavan yaptığını ve tüketicilerin bu yüksek fiyatları ödemek istemeyeceğini söylüyor.

Profesyoneller muhtemelen doyum noktasına ulaştı,” diyor. “Çok fazla yeni iPhone Pro müşterisi olduğunu söyledi.” iPhone satışları son çeyrekte %2,4’lük bir düşüş yaşadı ve analist beklentilerini karşılayamadı.

Apple’ın fiyat artışı stratejisinin sonuçları, önümüzdeki dönemde şirketin iPhone satışlarına etki edip etmeyeceğini gösterecek. Ancak kullanıcıların daha pahalı cihazlara olan talepleri ile bu cihazların sunduğu faydalar arasındaki dengeyi bulma zorluğu, Apple’ın önündeki önemli bir sorun.

Google İngiltere’de dava ile karşı karşıya!

Google, Birleşik Krallık’taki tüketicilerin, şirketi yaşam pahalılığı fiyat artışlarına katkıda bulunmakla suçladığı milyarlarca sterlinlik yeni bir davayla karşı karşıya.

Birleşik Krallık’taki tüm tüketiciler adına açılan davada, Google’ın arama motoru pazarındaki rekabeti bastırdığı ve bunun da Birleşik Krallık ekonomisinde fiyatların artmasına neden olduğu belirtiliyor. Rekabet Temyiz Mahkemesi’ne açılan davada, Google’ın rekabet yasasını çiğnediği ve Birleşik Krallık’taki her tüketicinin yaşam maliyetini artırdığı iddia ediliyor. Google İngiltere’de dava için hazırlıklarını sürdürüyor.

Google İngiltere’de ceza alabilir

İddiaya göre Google, mobil aramalarda rekabeti engellemek ve reklamverenlerin Google arama sayfasındaki yerleri için ödedikleri fiyatları artırmak için pazar hakimiyetini kullanmakla suçlanıyor. Daha sonra bunlar tüketicilere aktarılıyor. Toplu dava, küresel bir ticari dava fon sağlayıcısı olan Hereford Davası tarafından finanse edilmektedir. Tüketici hakları savunucusu ve eylemdeki sınıf temsilcisi olan Consumer Voice’un kurucu ortağı Nikki Stopford şunları söyledi: Stopford: “Bu eylem dengeyi düzeltmeyi amaçlıyor. Yalnızca insanlara borçlu olduklarını geri almakla kalmayıp, aynı zamanda Google’ın borçlarını ödemesini de engelleyerek yaptıklarının hesabını vermesini planlıyor” diyor.

16 yaşın üzerindeki yaklaşık 65 milyon Birleşik Krallık kullanıcısı için tahmini 7.3 milyar sterlin tutarında tazminat talep edildi. Bu da kişi başına ortalama en az 100 sterlin anlamına geliyor. Bu yılın başlarında ABD adalet bakanlığı ve sekiz eyalet, şirketin dijital reklamcılık işindeki hakimiyetini kötüye kullandığı iddiaları nedeniyle Google’a karşı dava açtı. İngiltere Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (CMA), Google’ın reklam teknolojisi alanındaki davranışlarıyla hakim konumunu kötüye kullanıp kullanmadığına ilişkin bir soruşturma başlattı. Google İngiltere’de dava sonrası çok ciddi bir ceza alabilir.

CMA’ya göre Google, 2019’da yalnızca Birleşik Krallık’ta Safari’de varsayılan durumu garanti altına almak için Apple’a yaklaşık 1.2 milyar sterlin ödedi. Davada Google, arama sayfalarını ücretli reklamlarla doldurmakla, tüketicilerin sitelerini kendilerinin bulmasına bağlı kalmak yerine şirketlere “tıklamalar” için daha fazla ödeme yapmaları yönünde baskı yapmakla suçlanıyor. Dava, daha rekabetçi bir arama motorunun reklamları, reklam verenin ödediği fiyattan ziyade kullanıcıyla olan ilgisine göre seçeceğini iddia ediyor.

Davada, Google ile Apple arasında, Google’ın, Apple’ın iPhone işletim sistemi olan iOS ile önceden yüklenmiş Safari tarayıcısı için varsayılan arama motoru olmasını sağlamaya yönelik ticari anlaşmaların, Google’ın mobil cihazlardaki hakim konumunu korumasına katkıda bulunduğu belirtiliyor. Google Ads, 2022’de 224 milyar dolardan fazla gelir elde etti ve bu, ana şirket Alphabet’in gelirinin neredeyse yüzde 80’ini (2022’de 283 milyar dolar) oluşturdu.

Lenovo ve VMware’den iş birliği

İş birliği doğrultusunda NVIDIA hızlandırmalı bilişim ve yazılım özellikleriyle yeni nesil yapay zekâ iş yükleri için gereken GPU yoğunluklu bir platform sağlanıyor. Ortak inovasyon laboratuvarları, ticari orta ölçekli uygulamalar ve işletmeler için kullanıma hazır, hibrit çoklu bulut çözümleri her işletme için anahtar teslim olacak.

Lenovo ve VMware, VMware Explore 2023 etkinliğinde, orta büyüklükteki şirketlere modern hibrit çoklu bulut olanakları sunacak çözümleri duyurdu. Lenovo ve VMware, müşterilerin akıllı dönüşümlerini güçlendirmek için verilerden daha kolay faydalanmasına yardımcı olacak ortak “Uç Nokta” ve “Bulut İnovasyon” laboratuvarlarının anahtar teslim çözümlerini sunuyor. 

Daha hızlı dijital dönüşüm

Lenovo ayrıca, VMware ile iş birliği içinde, işletmelerin yapay zekâ uygulamasına yardımcı olmak için özel olarak geliştirilen ve piyasadaki en çok yönlü ve hızlandırmalı bilişim platformlarından birini sunan NVIDIA hızlandırmalı bilişim ve yazılımlarına sahip, tamamen bütünleşmiş bir Lenovo ThinkSystem çözümü olan en yeni “Üretken Yapay Zekâ Referans Tasarımını” görücüye çıkardı. Bu çözümler, yeni nesil yapay zekâ ve veri toplama olanaklarının kullanımını basitleştiren yeni ve bütünleşmiş uç noktadan buluta çözümler yoluyla her büyüklükteki işletme için dijital dönüşümün daha hızlı bir yolunu sunmaya odaklanan VMware ile yapılan daha geniş kapsamlı yeni bir ortaklığın parçası olarak karşımıza çıkıyor. Lenovo ayrıca, VMware ve NVIDIA ile iş birliğiyle bugün VMware Explore etkinliğinde duyurulan NVIDIA üretken yapay zekâ çözümüne sahip yeni “VMware Özel Yapay Zekâ Temel Platformu” çözümüne destek sunuyor. Verilerin yaygınlaşması, her yerde bilişime olan talebi artırıyor. Üretim ve perakende dahil olmak üzere tüm sektörlerdeki işletmeler, veri merkezinden uç noktaya ve buluta kadar her yerden yapay zekâ ve gerçek zamanlı bilgiler sağlamaya yardımcı olan BT çözümlerine ihtiyaç duyuyor.

VMware ile olan iş birliğinin kapsamını genişleten Lenovo, NVIDIA Yapay Zekâ platformuna güç veren işletme sınıfı bir yazılım olan NVIDIA AI Enterprise desteğiyle daha tahmin edilebilir sonuçlarla işletmelerini dönüştürmek üzere amaca yönelik NVIDIA yapay zekâ çözümlerini kullanıma sunarak müşterilerin ellerindeki verilerden en iyi şekilde yararlanmasına yardımcı oluyor. NVIDIA AI Enterprise, kullanıma hazır büyük dil modellerinin (LLM) geliştirilmesini ve dağıtımını hızlandıran NVIDIA NeMo yazılımı da içeriyor. Lenovo’nun LLM temelli en yeni Üretken Yapay Zekâ Referans Tasarımı, işletmelere VMware vSphere üzerinde çalışan veri merkezleri için önceden doğrulanmış, tamamen bütünleşmiş ve performans için optimize edilmiş bir çözüm kullanarak güçlü yapay zekâ araçlarını ve temel modellerini nasıl dağıtıp ticarileştirebileceklerini gösteriyor. 

Lenovo ve NVIDIA teknolojilerinin gücünü VMware ile birleştiren sunucular

Lenovo ThinkSystem SR675 V3 ve ThinkSystem SR670 V2 gibi, yapay zekâ iş yükleri için geliştirilmiş NVIDIA GPU yoğunluklu platformlar içeren bu çözüm, en yüksek performanslı hızlandırılmış iş yükleri için 3U kompakt veya daha küçük bir yer kaplayan çözümde sekiz GPU’ya kadar destekleyen bir sistem sunuyor. NVIDIA NVLink teknolojisi ve Lenovo Neptune hibrit su soğutmasına sahip NVIDIA HGX A100 4 GPU’lu sistemlerin yanı sıra dört NVIDIA L40S ve 80GB NVIDIA H100 Tensör Çekirdeği GPU’ları içeren dört veya sekiz GPU’lu konfigürasyonlar veya NVIDIA H100 NVL sunucular dahil olmak üzere üç sunucu konfigürasyonunu bir arada sunan Lenovo bilgi işlem platformları, piyasadaki en çok yönlü ve hızlandırmalı bilgi işlem platformları olarak işlev görüyor. Lenovo ve NVIDIA teknolojilerinin gücünü VMware ile birleştiren bu sunucular, dünya genelinde profesyonellerin yapay zekayı geliştirerek akıllı sohbet robotları, arama ve özetleme araçları gibi üretken yapay zeka uygulamalarını sektörlerdeki kullanıcılara taşımasına yardımcı olacak.

Daha hızlı ağ bağlantısı

Kritik ağ entegrasyonuna daha fazla destek sağlamak amacıyla Lenovo, daha gelişmiş yapay zeka iş yükü entegrasyonu için üretken yapay zeka referans tasarımında NVIDIA BlueField®-3 veri işleme birimleri (DPU) ve NVIDIA Spectrum-4 anahtarlarını kullanarak NVIDIA’nın yapay zeka portföyüne en yeni NVIDIA Spectrum-X™ ağ teknolojisini ekliyor. Bu seçeneklerle, NVIDIA ConnectX-7 Ethernet NIC’leriyle daha hızlı ağ bağlantısı için mevcut seçeneklere yenileri ekleniyor.

 Yeni hiper yakınlaştırılmış altyapı çözümleri

Bunun yanında, VMware destekli yeni ThinkAgile VX Entegre Sistemleri, orta ölçekli müşterilerin yeni yapay zekâ ve makine öğrenmesi uygulamalarına hibrid çoklu bulut ve uç nokta ortamlarında daha kolay dağıtılan daha verimli BT teknolojileriyle adım atmasına yardımcı olmak için tasarlandı. Ortak geliştirilen yeni hiper yakınlaştırılmış altyapı çözümleri, fabrika çıkışı bütünleşmiş, önceden yapılandırılmış ve kullanıma hazır durumda olup, orta ölçekli müşterilerin hibrid çoklu bulut uygulamalarına girişini basitleştiriyor. Gelişmiş ölçeklenebilirlik, yüksek performans ve güvenilirlik sunan VMware Cloud Foundation ile Lenovo ThinkAgile VX, VMware’in altyapı ve uygulamaların dağıtımını ve yönetimini otomatikleştirme araçlarından yararlanarak özel ve hibrid bulutlar oluşturmak ve yönetmek için eksiksiz ve bütünleşmiş bir çoklu bulut altyapısı çözümü sunuyor. 

Lenovo ayrıca, VMware için Lenovo TruScale Hybrid Cloud ile geleceğe hazır bir isteğe bağlı model sunuyor. Hizmet olarak sunulan bu yeni özel bulut altyapısı, BT yöneticilerinin ve geliştiricilerin birden fazla özel veri merkezi ve bulut sağlayıcısında geleneksel ve yeni nesil uygulamaları daha kolay oluşturmasına, çalıştırmasına, yönetmesine ve güvenliğini sağlamasına olanak tanıyacak. VMware için Lenovo TruScale Hybrid Cloud, VMware Bulut altyapısının genişletilebilirliğini ve gelişmiş güvenliğini bulut işlemlerinin basitliğiyle bir araya getirerek, müşterilerin hibrid bulut iş yüklerini isteğe bağlı olarak kolayca ölçeklendirebilmesini sağlıyor. VMware için Lenovo TruScale ile müşteriler, tek bir entegre faturalandırma ve büyüdükçe öde modeliyle desteklenerek toplam sahip olma maliyetinden tasarruf edebiliyor.