Dijital farkındalık kurum politikalarına uyumu artırıyor

0

Geleneksel farkındalık eğitimleri davranışsal değişikliklerin kalıcı olmasında yetersiz kalırken, NotiSecure’un yeni nesil dijital farkındalık yaklaşımı, çalışanların kurum kültürüne uyumunu hızlandırıyor ve güvenli çalışma ortamını destekliyor. NotiSecure, e-posta gönderimi öncesinde kurum diline aykırı kelimelerin kullanılması durumunda uyarıda bulunuyor, olası riskleri gözden geçiriyor, ihtiyaca yönelik eğitimler ve kişiselleştirilmiş bildirimler tasarlıyor.

Doğuş Teknoloji’nin kurum içi girişimcilik programı ile geliştirilen NotiSecure, çalışanların uyumluluk gerekliliklerini yerine getirmelerini herkes için kolaylaştırıyor. Yeni nesil farkındalık yaklaşımı sayesinde e-posta gönderimi öncesinde kurum kültürüne aykırı kelimelerin kullanımını uyararak, olası riskleri öngörebiliyor. Şirketlerin, regülatif ve bilgi güvenliği politikalarına uyumunu iyileştirmeye de yardımcı olan NotiSecure, olası risklerin gözden geçirilmesini sağlayarak, çalışanların bireysel ihtiyaçlarına yönelik eğitimlere yönlendirilmesini kolaylaştırıyor ve kişiselleştirilmiş bildirimler tasarlayabiliyor.  

NotiSecure veri gizliliğini koruyarak güvenliği sağlıyor

NotiSecure’un merkezi yönetim arayüzü, esnek ve özelleştirilebilir kural setleri sayesinde, çalışanların mahremiyetini korurken kurum politikalarına uyumluluğu iyileştirerek, kurum kültüründe sürekliliğin sağlanmasına yardımcı oluyor. 

NotiSecure’un kurum kültürüne adaptasyonu hızlandırmasındaki önemine değinen Doğuş Teknoloji İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aslı Barış, Kurum ihtiyaçlarına göre esnek olarak yapılandırılabilen NotiSecure’u, Doğuş Teknoloji’nin toplumsal cinsiyet eşitliği değerlerini desteklemek için deneyimliyoruz. Eşitlikçi bir kurum kültürünü sürekli kılabilmenin ilk adımı olarak günlük hayatta kullandığımız dilde farkındalık kazanmak için bir süredir çalışmalar yürütüyoruz. Bu amaçla NotiSecure’e eşit dil yaklaşımımıza uygun olmayan 100’ün üzerinde kelimeyi tanımlayarak, Outlook hesaplarımıza entegrasyonunu gerçekleştirdik. NotiSecure, mail yazışmalarında cinsiyetçi kelimeleri tespit ederek bir pop-up penceresi içerisinde kullanıcılara uyarıda bulunuyor. Pop-up ile eş zamanlı olarak Teams uygulaması üzerinden de bildirim göndererek, cinsiyetçi ifade barındırabilecek kelimeleri ve yerine kullanabileceğimiz alternatiflerin listesini bizimle paylaşıyor. NotiSecure kullanmaya başladığımızdan beri, mail yazışmalarımızda cinsiyetçi söylemleri minimuma indirdik. Örneğin, proje eforlarımızda kullandığımız “adam/gün” ifadesini “insan/gün” olarak önce e-posta yazışmalarımızda sonra da konuşma dilimizde 2 ay kadar kısa bir sürede Notisecure’un de desteği ile dönüştürmeyi başardık.” dedi.

Nükleer enerji girişimi OpenAI’dan destek alıyor

Nükleer enerji girişimi OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından destekleniyor. Oklo isimli girişim, araştırma ve ölçeklendirme için çalışıyor.

Nükleer fisyon teknolojisi girişimi olan Oklo, eski şirketin nükleer fisyon mikroreaktörlerinin araştırma ve geliştirmesini ölçeklendirmeye yardımcı olmak için Sam Altman tarafından kurulan SPAC ile birleşecek.

OpenAI kurucusu Sam Altman’ın da dahil olduğu bir nükleer fisyon mikroreaktör girişimi olan Oklo, başka bir girişimi olan AltC Acquisition Corporation ile birleşecek. İkincisi, aynı zamanda Oklo’nun yönetim kurulu başkanı olan OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından ortaklaşa kurulan özel amaçlı bir satın alma şirketi. Bu SPAC’ın gelecek yılın başlarında kapanması planlanıyor ve nükleer enerji başlangıcı için 500 milyon dolara kadar para toplaması bekleniyor.

Gelecek mikro nükleer

Altman, bu fonların araştırma ve geliştirmeyi büyütmek için kullanılabileceğini ve potansiyel olarak tedarik zincirlerini ve pilot üretim tesislerini geliştirmek için kapıyı açabileceğini açıkladı. Duyuru, gelişmiş nükleer fisyon mikroreaktörlerinde uzmanlaşmış bir girişim olan Oklo’nun AltC Acquisition ile birleşerek halka açılacağını açıkladığında geldi. Bu, OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından ortaklaşa kurulan özel amaçlı bir satın alma şirketidir. Oklo’nun yönetim kurulu başkanı olarak da görev yapıyor.

Altman, özellikle Microsoft OpenAI’ye milyarlarca dolar yatırım yaptıktan sonra, yapay zekaya yaptığı katkılardan dolayı geniş çapta tanınıyor. Şirketin ChatGPT sohbet robotu, geçen yılın sonlarına doğru halkın büyük ilgisini çekti. Bununla birlikte, Altman’ın daha iyi bir gelecek vizyonu, aynı anda gelişen yapay zeka ve enerji teknolojilerine dayanıyor. Altman: “Bütün dünya görüşüm, geleceğin kökten daha iyi olabileceği ve bunun için gerçekten ihtiyacımız olan iki şey, enerji maliyetini düşürmek ve istihbarat maliyetini düşürmek. Bunları alırsak, geleceğin ne kadar farklı ve ne kadar iyi olduğuna oldukça şaşıracağız” dedi.

Altman’ın gelecek vizyonuna göre, yapay zeka kullanımının artması önemli miktarda enerji gerektirecek. 2013’te Altman, Oklo’nun kurucu ortaklarıyla karşılaştı ve onları, 2014’ten 2019’a kadar başkanlık yaptığı Silikon Vadisi’ndeki bir başlangıç merkezi olan Y Combinator’a katılmaya davet etti. Caroline Cochran ve Jacob DeWitte daveti kabul etti ve 2014’te Y Combinator’ın bir parçası oldu. Altman daha sonra 2015’te Oklo’nun ilk turunu yönetti ve yönetim kurulunun Başkan rolünü üstlendi.

Pasaport ve vize harçlarına yeni zam!

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan karara göre pasaport ve vize harçlarına yüzde 50 oranında zam yapıldı.

Temmuz ayı ile birlikte her geçen gün yeni bir zam haberi ile uyanıyoruz. Döviz kurunun artmasının ardından KDV’ye yapılan zamlar ile yeni fiyatlara alışmaya çalışırken, bir zam da pasaport ve vize ücretlerine geldi.

Pasaport ve vize harçlarına yüzde 50 zam

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan karara göre pasaport ve vize harçlarına yüzde 50 oranında zam yapıldı. Resmi Gazete’de belirtilen rakamlara göre 6 aya kadar pasaport için harç tutarı bin 34 lira 50 kuruş olmuş durumda. Diğer yandan 1 yıla kadar pasaport harcı bin 512 lira 45 kuruş, 2 yıllık pasaport harcı 2 bin 469 lira 15 kuruş, 3 yıllık pasaport harcı ise  3 bin 507 lira 75 kuruş olarak belirlendi.

Pasaport harç ücreti

SüreHarç fiyatı
6 aya kadar1.034,50 TL
1 yıla kadar1.512,45 TL
2 yıl2.469,15 TL
3 yıl3.507,75 TL
KGM’den köprü geçiş ücretlerine zam!

KGM’den köprü geçiş ücretlerine zam!

Karayolları Genel Müdürlüğü’nden köprü geçiş ücretlerine zam geldi! KDV zammı köprü geçiş ücretlerine yansıdı. İşte detaylar…

Resmi Gazete’nin aynı sayısında yapılan bir diğer açıklamada ise vize harçlarına da zam gelmiş durumda. Buna göre tek giriş fiyatı 3 bin 456 lira 30 kuruş olarak belirlendi. Müteaddit giriş için vize ücretinin fiyatı ise 11 bin 578 lira 5 kuruş olarak ifade ediliyor.

Vize harç ücreti

Giriş vizeleriHarç ücreti
Tek giriş3.456,30 TL
Müteaddit giriş11.578,05 TL
Transit vizeleriHarç ücreti
Tek transit3.456,30 TL
Çift transit6.934,95 TL

Döviz kurunun yükselmesi ile yurt dışına çıkışların iyice zorlaşmasının ardından gelen pasaport zamları ile yurt dışı hayali kuranlara bir kötü haber daha gelmiş oldu. Peki siz Resmi Gazete’de yayımlanan yeni pasaport ve vize ücretleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Watchguard kimlik koruma yeteneklerini genişletiyor

0

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, AuthPoint Total Identity Security çözümünü kullanıma sunduğunu duyurdu. Şirketin yeni çözümü, kurumsal kimlik bilgilerinin korunmasına yardımcı olmak için gelişmiş parola yönetimi özellikleri ve dark web izleme özelliği sunuyor. WatchGuard’ın Bütünleşik Güvenlik Platformu® mimarisinin sıfır güven risk tabanlı politikalarıyla eşleştirilen bu yeni ürün, yönetilen hizmet sağlayıcıların (MSP’ler) WatchGuard Cloud’dan optimum modern siber güvenlik desteği almasına olanak tanıyor. 

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, AuthPoint çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile dark web kimlik bilgileri izleme yeteneklerini ve kurumsal şifre yöneticisini bir araya getiren AuthPoint Total Identity Security’yi tanıttı. Yeni çözüm, MSP’lerin müşterilerine kimlik bilgileri izleme, proaktif dark web maruz kalma uyarıları ve kimlik bilgilerinin ele geçirilmesiyle ilgili sorunları azaltmak için parola yönetimi sunmalarını sağlıyor. AuthPoint, kullanıcılarına Microsoft Edge, Google Chrome, Apple Safari ve Firefox için tarayıcı uzantıları aracılığıyla otomatik olarak doldurulan ve bir ana kasa parolasıyla korunan karmaşık parolalar oluşturmak için de yönetimi kolay bir araç sunuyor. 

Kurumsal kimlik bilgileri gelişmiş parola yönetimiyle korunuyor

Çalınan veya sızdırılan kimlik bilgilerinin, veri ihlallerinin başlıca nedeni olduğunu söyleyen WatchGuard Kimlik Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carla Roncato, “Parolalar kuruluşlar için en yaygın kullanıcı kimlik doğrulama yöntemi olmaya devam ediyor. Çok faktörlü kimlik doğrulama, kurumlar için zorunlu bir gereklilik haline gelmiş olsa da çoğu hala zayıf ve tekrar kullanılan parolalar, paylaşılan yönetici parolaları, dark web’deki kimlik bilgisi sızıntıları ve sınırlı MFA desteği olan kurumsal uygulamalarla uğraşmak zorunda. AuthPoint Total Identity Security, MFA ve tek oturum açma web erişimine ek olarak kurumsal kimlik bilgilerinin korunmasına yardımcı olmak için gelişmiş parola yönetimi özellikleri ve dark web izleme sağlıyor.” açıklamalarında bulundu.

Başarılı bir fidye yazılımı saldırısıyla karşı karşıya kalmak için yalnızca bir kimlik bilgisinin ele geçirilmesinin yeterli olduğunu söyleyen Art in Systems Genel Müdürü Ata Gürün, “WatchGuard’a bir teknoloji ortağı olarak değer vermemizin birçok nedeninden biri, müşterilerimize daha iyi hizmet sunabilmemiz için Bütünleşik Güvenlik Platformu mimarisini yeni hizmetler ve bulut teklifleriyle sürekli olarak genişletmesidir. Yeni AuthPoint Total Identity Security paketi, parola yönetimi ve çok faktörlü kimlik doğrulama ile iki kimlik güvenliği kategorisini bir araya getiriyor ve müşterilerimizi yaygın kimlik bilgisi tabanlı risklerden korumak için kimlik bilgisi izlemeyi etkinleştirerek daha da fazlasını yapıyor. Herkesi etkileyen bu riskler dolayısıyla AuthPoint, kuruluşların şu anda ve öngörülebilir gelecekte ihtiyaç duyacağı türden bir ürün.” ifadelerinde bulundu. 

AuthPoint Total Identity Security’nin temel özellikleri

1. AuthPoint MFA Hizmeti: WatchGuard Cloud aracılığıyla sunulan AuthPoint MFA, uç noktalar, VPN’ler ve web uygulamaları genelinde çevrimdışı ve çevrimiçi doğrulama yöntemlerini ve erişim politikalarını yapılandırmayı, yönetmeyi ve birden fazla müşteri dağıtımında tek oturum açmak için portalları kurmayı kolaylaştırır. 

2. Dark Web Monitoring Hizmeti: AuthPoint’in Dark Web Monitoring hizmeti, yeni edinilen kimlik bilgisi ihlali veritabanlarında üç adede kadar izlenen etki alanında tehlikeye atılmış kimlik bilgileri bulunduğunda, müşterileri proaktif olarak bilgilendirir. Uyarılar, etkilenen yöneticilere ve son kullanıcılara gönderilir, böylece hızlı bir şekilde ve hesap ele geçirilmeden önce yeni parolalar oluşturabilirler.

3. Parola Yöneticisi: İş amaçlı kullanım göz önünde bulundurularak tasarlanan AuthPoint’in Kurumsal Parola Yöneticisi, parolalar için daha yüksek bir standart uygular ve parola sıfırlama taleplerini azaltır. Parolaların hatırlanması gerekmez ve bir ana parola ile kasada korunur. Kullanıcılar uygulamalarına erişmeleri gerektiğinde, güçlü parolalar kullanarak daha sorunsuz bir tek oturum açma deneyimi için kimlik bilgilerini otomatik olarak doldurmak üzere iOS ve Android için AuthPoint mobil uygulamasını veya tarayıcı uzantısını kullanarak parolalarını alabilirler. Parola yöneticisi şunları sağlar:

– Kurumsal kasaTek oturum açmanın etkinleştirilmediği işyeri uygulamaları için kimlik bilgileri eklenir ve güçlü parolalar oluşturulur. Ayrıca, yöneticiler bir uygulamanın ortak kullanımı için kimlik bilgilerini paylaşabilir.

– Özel kasaKişisel ve sosyal uygulamalar için kimlik bilgileri eklenir ve güçlü parolalar oluşturulur. Çalışan kuruluştan ayrılırsa, bu kişisel kimlik bilgileri dışarı aktarılabilir ve başka bir parola yöneticisinde kullanılabilir.

Google Bard artık çok daha zeki ve Türkçe biliyor!

0

Yapay zeka teknolojileri, interneti kasıp kavurmaya devam ediyor. Yazılımcısından tutun da mühendisine kadar herkes, gündelik işlerini kolaylaştırmak için AI’dan destek alıyor. Bu durum, pek çok teknoloji devinin de yapay zekaya yatırım yapmasına neden oluyor. Her ne kadar OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT şimdilik bu yarışı önde götürse de rakipleri de boş durmuyor. Örneğin Google, bugün yayınladığı bir güncelleme ile kendi AI sohbet botu olan Bard’ı çok daha akıllı hale getirdi. İşte ayrıntılar…

Bard ile hayal gücünüzün sınırlarını zorlayın

Bard, bundan sadece birkaç ay önce ChatGPT’nin popülerliğinin önüne geçmek için Google tarafından apar topar tanıtıldı. Ne yazık ki bu acele, AI modelinin sorunlu bir başlangıç yapmasına neden oldu ve şirkete değer kaybettirdi. Neyse ki tüm bunlar zaman içerisinde düzeltildi ve Bard, bugün ilk büyük güncellemesini aldı. Şirketin yapay zekası artık çok daha akıllı ve çok daha fazla dil desteğine sahip.

Bard bugünden itibaren 40’tan fazla dil seçeneğine sahip. Bu özelliğin, doğru telaffuzu duymak veya metni sesli olarak dinlemek isteyenler için oldukça yararlı olduğunu söyleyebiliriz. Seslendirmeyi kullanmak için ise tek yapmanız gereken ses simgesini tıklamak. Üstelik desteklenen diller arasında Türkçe de var.

Bildiğiniz üzere Bard, bugüne kadar konuşulanları kaydetse de geçmişe erişmenize izin vermiyordu. Neyse ki bu yeni sürümle beraber bu da düzeldi ve eski sohbetler artık erişilebilir ve yeniden kullanılabilir durumda. Bu sayede araya başka şeyler girse bile AI ile olan konuşmanıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bu yenilik, özellikle de uzun soluklu projeler üzerinde çalışan kullanıcılar için ideal.

Lens’in gücü yakında Bard’a entegre edilecek. Bildiğiniz gibi AI halihazırda yanıtlarına görsel ekleyebiliyor. Örneğin, “İstanbul’da nereleri gezebilirim?” diye sorduğunuzda, yapay zeka metinle birlikte görsel öneriler de sunuyor. Ancak artık, görsel atabilecek ve bu görseller üzerinde sorular sorabileceksiniz.

Ne yazık ki bu özellik şu anda sadece İngilizce’de var ve yakında diğer dillere de gelecek. Google, aynı zamanda Python kodlarını Replit’e aktarmanıza izin veren yeni bir özelliği de platforma ekledi. Tüm yenilikleri başlıklar altında özetleyecek olursak:

Özelleştirilmiş yanıtlar alın

  • Yanıtları dinleyin:
    • Bazen bir şeyi yüksek sesle duymak, fikrinize farklı bir yaklaşım sağlayabilir. Bu yüzden bugünden itibaren Bard’ın yanıtlarını dinleyebilirsiniz. Özellikle bir kelimenin doğru telaffuzunu duymak veya bir şiiri veya senaryoyu dinlemek isterseniz bu özellik yardımcı olacaktır. Sadece bir ipucu girin ve ardından ses simgesini seçerek Bard’ın yanıtlarını dinleyebilirsiniz. Bu özellik şu anda 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
  • Bard’ın yanıtlarını kolayca ayarlayın:
    • Bard’ın yanıtlarının tonunu ve stilini artık beş farklı seçenekle değiştirebilirsiniz. Bunlar sırasıyla basit, uzun, kısa, profesyonel veya gündelik. Örneğin, Bard’dan eski bir koltuk için bir pazar yeri ilanı yazmanıza yardımcı olmasını isteyebilir ve ardından açılır menüyü kullanarak yanıtı kısaltabilirsiniz. Bu özellik şu anda İngilizce’de kullanılabilir durumda ve yakında yeni diğer diller için de sunulacak.

Üretkenliğinizi artırın

  • Konuşmaları sabitleyin ve yeniden adlandırın:
    • İpucunu tekrar ziyaret etmek istiyorsanız Bard’a eklenen konuşmalarınızı sabitleme ve yeniden adlandırma yöntemlerini kullanabilirsiniz. Artık bir konuşma başlattığınızda, kenar çubuğunda sabitleme, yeniden adlandırma ve son konuşmaları almanız için seçenekler göreceksiniz. Örneğin, Bard’dan yaz ayları için açık hava sporlarını karşılaştırmanıza yardımcı olmasını istediğinizde, daha sonra ipuçlarına tekrar göz atabilirsiniz. Bu özellik şu anda 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
  • Kodu daha fazla yere aktarın:
    • Bard’ı kodlama görevleri için kullanma isteği her geçen gün artıyor. Bu yüzden Python kodunu Google Colab’a ek olarak Replit’e aktarmanıza olanak sağlayan yeni bir özellik eklendi. Bu özellik şu anda 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
  • Yanıtları arkadaşlarınızla paylaşın:
    • Bard, sohbetinizin bir bölümünü veya tamamını ağınızla paylaşmayı daha da kolay hale getirdi. Paylaşılabilir bağlantılarla fikirlerinizi ve oluşturduğunuz içerikleri başkalarıyla paylaşabilirsiniz. Bu özellik de 40’tan fazla dilde kullanılabilir durumda.
  • İpucu olarak resimler kullanın:
    • Hayal gücümüzü nasıl kullanacağımızda resimler büyük bir rol oynar. I/O’da Google Lens’in yeteneklerinin Bard’a getirildiği söylendi. Bir resim hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa veya sadece bir başlık bulmak için yardıma ihtiyacınız varsa, artık ipuçlarıyla resimleri yükleyebilirsiniz. Bard fotoğrafı analiz ederek yardımcı olacaktır. Bu özellik şu anda İngilizce’de kullanılabilir durumda ve yakında yeni dillere genişleyeceğiz.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Konuyla ilgili düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Deepfake hafıza çarpıtma konusunda başarılı oluyor

0

Deepfake hafıza çarpıtma ve aldatma konusunda başarılı sonuçlar veriyor. Doğru ile yanlışı ayırma konusunda deepfake karışıklık sağlıyor.

Yapay zeka kullanımındaki patlama, önemli sayıda kişi arasında medyada doğruyu yanlıştan ayırt etme konusunda kafa karışıklığına neden oldu. Deepfake’ler, sahte olayların görüntülerini oluşturmak için derin öğrenme adı verilen bir yapay zeka biçimi kullandıkları için Photoshopping’e 21. yüzyılın yanıtıdır, dolayısıyla ‘deepfake’ adı veriliyor. Son zamanlarda, bir araştırma ekibi deepfake videolar hakkında bir araştırma yaptı ve gerçekte var olmayan film yeniden yapımlarının deepfake kliplerinin, katılımcıların var olmayan filmleri yanlış bir şekilde hatırlamalarına neden olduğunu belirledi. Bununla birlikte, çalışma, sahte filmlerin basit metin açıklamalarının da benzer yanlış hafıza oranlarına yol açtığını belirtiyor.

Araştırma, University College Cork, İrlanda’dan Gillian Murphy ve Science Foundation Ireland Yazılım Araştırma Merkezi Lero ve meslektaşları tarafından yürütüldü. Araştırmacılar: “Deepfake videolar, bir kişinin sesini veya yüzünü farklı bir kişinin sesiyle değiştirmek için yapay zeka teknolojisi kullanılarak değiştirilmiş kliplerdir” diyor. Araçların video yapımcıları için daha erişilebilir olmasını sağlayan satın alınabilirlikleri nedeniyle deepfake’lerin küratörlüğünü yapma kolaylığıyla ilgili endişelerini dile getiriyor.

    
    

Çalışma yöntemi

Araştırmacılar, katılımcılarla ampirik bir çalışma başlatarak derin sahtekarlıkların potansiyel risklerini ve faydalarını keşfetmeyi amaçladılar. Bu yaratıcı uygulamaların potansiyeline ve derin sahtekarlık oluşturmanın getirdiği risklere ilişkin konuşmaları artırmaya çalııyor. Araştırmacılar, deepfake’lerin yanlış bilgi yayabileceği ve izleyicilerin anılarını manipüle edebileceği konusundaki endişelerini dile getiriyor.

Bilim adamları, teorilerini kanıtlamak için 436 kişiyi, katılımcıların farklı aktörlerin oynadığı sahte film yeniden yapımlarının derin sahte videolarını izlemelerini gerektiren çevrimiçi bir anketi doldurmaya davet etti. Araştırmacılar, Will Smith’in The Matrix’te Neo karakterini, aslen Keanu Reeves tarafından canlandırılan, tasvir ettiğini söyledi.

Başka bir film uyarlaması, The Shining’de Brad Pitt ve Angelina Jolie’yi canlandırdı. Ek sahte filmler Indiana Jones ve Captain Marvel’ı içeriyordu. Karşılaştırma yapmak için katılımcılara Charlie & The Chocolate Factory, Total Recall, Carrie ve Tomb Raider gibi orijinal yeniden yapımların klipleri de gösterildi. Deneklere ayrıca deepfake’leri izlemek yerine yeniden yapımların metin açıklamalarını okumaları sağlandı.

Sonuç etkileri

Analize göre, deepfake videoların ve beraberindeki metin açıklamalarının katılımcıların hafızası üzerinde dolaylı bir etkisi olduğu ve uydurma içerikle ilgili yanlış anılar ürettiği tespit edildi. Ortalama olarak, katılımcıların yaklaşık yüzde 49’u her bir sahte uyarlamanın gerçek olduğuna inanıyor.

Ek olarak, birçok katılımcı sahte yeniden yapımların orijinallerinden daha iyi olduğunu hatırladığını belirtti. İlginç bir şekilde, deneklere metin açıklamaları gösterildiğinde yanlış hafıza oranları eşit derecede yüksekti. Analiz, deepfake teknolojisinin hafızayı bozmada diğer geleneksel yöntemlerden daha etkili olmadığını gösteriyor.

Sonuç olarak, katılımcıların çoğu, filmleri yeniden canlandırmak için derin sahte teknoloji kullanmaktan rahatsızlık duyduklarını ve sanatsal bütünlüğe saygısızlık ve filmlerin paylaşılan sosyal deneyimini bozma konusundaki endişelerini dile getirdi.

Araştırmacılar, bulguların deepfake teknolojisinin gelecekteki tasarımını ve düzenlemesini belirlemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Nothing’in kulaklığı Nothing Ear (Stick) Türkiye’de!

0

Evofone güvencesiyle Türkiye’de satışa çıkan Nothing Ear (Stick), farklı çizgilere sahip olan tasarım anlayışının yanı sıra kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik özellikleriyle birlikte geliyor.

Tüm dünyada ürünlerinin tasarımlarıyla dikkat çeken Londra merkezli global teknoloji markası Nothing’in kulaklık modeli Ear (Stick), kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik özelliklerinin yanı sıra sıra, dış tasarımıyla da ön plana çıkıyor. Evofone distribütörlüğünde satışa çıkan kulaklık; zengin dip sesleri, net tizler ve dengeli yapısıyla her frekansta dinlediğiniz sesleri hayata geçiriyor.

Ear (Stick) sahip olduğu ses kalitesi ile hissedebileceğiniz ve duygularınızı harekete geçirecek bir teknoloji sunuyor. Rahat kullanımıyla fark edilmeyecek derecede ergonomik bir deneyim sunan Ear (Stick) ile ister müzik dinleyin, ister oyun oynayın, her zaman sesi yanınızda hissedin. Gün boyu farklı ortamlarda kullanacağınız düşünülerek konforlu kullanım rahatlığıyla tasarlandı.

Özel sürücü ile çok daha net ses deneyimi

12.6 mm dinamik özel sürücüsü ile kablosuz kulaklıklarda en hassas sürücülerden birine sahip olan Ear (Stick), güçlü ve net bir ses deneyimi sunuyor. Tüm sesleri tam olarak duymanız gerektiği şekilde ayarlıyor ve kulaklığı taktığınız anda bas kaybını algılayarak ekolayzer seviyesini en uygun ayara getiriyor. 

Dip sesleri ve tiz performansıyla da öne çıkan kulaklık modelinde üç adet yüksek çözünürlüğe sahip mikrofon bulunuyor. Sahip olduğu akıllı algoritmalar ile rüzgarlı anlarda, kalabalık ortamlarda ve farklı senaryolarda bir milyondan fazla sesi anında analiz ederek ortam sesinden temizliyor ve çok daha net görüşmeler yapmanıza olanak sağlıyor.

Ülkemizde satışa çıkan Nothing Phone (1) ile tam uyumlu çalışan ve ses deneyimini bir adım ileri taşıyan Ear (Stick), Hızlı Eşleme özelliği ile tüm Android ve iOS modellerinde hızlı ve kolay bir kullanım imkanı sunuyor. Telefonunuzda oyun oynarken otomatik olarak düşük gecikme moduna giriyor ve telefondaki görselliğe uygun olarak hassas derecede ses iletimi sağlıyor.

Kusursuz bir kullanım deneyimi için hareket kontrollerini de özelleştirebildiğiniz kulaklık modelinde hızlı ayarlar sayesinde orta ve yüksek frekans seviyeleri gibi ekolayzır ayarları ve çok daha fazla ince ayarlar Nothing X uygulaması üzerinden kolayca yapılabiliyor. 

Tüm gün süren pil performansı

7 saate kadar dinleme süresi ile harika bir performans sunan Ear (Stick), sadece 10 dakikalık şarj ile yaklaşık 2 saat kullanım sağlıyor. Ayrıca şarj kutusuyla birlikte 12 saat, sadece kulaklıklarla 3 saat konuşma süresi sunuyor. Bir kez şarj ile tüm gün rahatça kullanabileceğiniz kulaklık modeli, benzersiz bir ergonomiye sahip olan kılıfı ile ceplere rahatça giriyor.

Şimdi Türkiye’de!

IP54 sertifikası sayesinde toza, suya ve terlemeye karşı dayanıklı olan Ear (Stick), 2.999 TL tavsiye edilen fiyatıyla satışa çıktı. Nothing markasının bir diğer ürünü olan ve tasarımıyla dikkat çeken, beyaz ve siyah olmak üzere iki renk seçeneğiyle gelen Nothing Phone (1) ise 15.999 TL tavsiye edilen fiyatıyla satışta. Evofone ayrıca Nothing Phone (1) alan herkese Nothing markalı şeffaf telefon kılıfı hediye ediyor. 

Nothing markalı ürünler Evofone.com sitesinden ve tüm yetkili teknoloji marketlerinin web sitelerinden satın alınabilir. Evofone ayrıca son yaptığı açıklamada Nothing markasının yeni ürünlerinin de Türkiye’ye geleceğini duyurmuştu.

Ödeme sistemleri ve dijital oyun sektöründe yeni atılım

0

Etisan Holding, Etisan Proje adı altında İsrail’in 1xHub firması ile önemli bir iş birliğine imza attı. Bu proje ile Etisan Holding, özellikle Avrupa’da yeni ülkelere açılma sürecinde çözüm ortağı olmayı hedefliyor. 

1xHub ile Etisan Holding’e ait Etisan Proje Şirketi arasında imzalanan anlaşma, Türkiye’nin yüksek eğitimli BT işgücü potansiyelinden daha fazla faydalanabilmeyi öngörüyor. Yeni ortaklığın, özellikle oyun geliştirme ve ödeme sistemleri yazılımları alanlarında yakın zamanda da meyvelerini vermeye başlaması bekleniyor. 

Anlaşmayı, İsrail’in Ankara Büyükelçisi Irit Lillian’ın tanıklığında, Etisan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mert Özgün ile 1xHub CEO’su Eliran Sharon imzaladı. 

Yapılan anlaşmada ayrıca ABD, Kanada, İsrail, İngiltere ve Avrupa’da bir çok start-up projesine büyük fonlar üzerinden hizmet veren 1xHub’un Türkiye’de genişlemeyi planladığı, paralelinde Etisan Holding kaynakları ile de özellikle Avrupa ülkelerinde daha fazla iş birliği yapılmasını Avrupa’da derinleşmeyi öngören bir madde de yer aldı.

Projenin, Etisan Proje ile ilk ayağının Türkiye’de başlayacağını belirten Etisan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mert Özgün; “Bu proje ile kısa sürede, başta ödeme sistemleri ve dijital oyun alanı olmak üzere, dijital sektörün pek çok katmanında değerli hizmetler üretmeyi planlıyoruz.  Ağustos ayında ilk adımını hayata geçirmeyi planladığımız bu projemizle ülkemizin bilişim sektöründe yetişmiş genç ve dinamik iş gücüne de istihdam sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

1xHub  şirketi ve Etisan Holding  olarak hayata geçecek proje, bilişim hizmetleri sektöründe yazılım geliştirme hizmetinde kısa süre içinde yıllık 15 milyon Avro’luk ihracat hedefliyor.

Yapay zeka ile araç ekspertizi yapılabilir

0

Yapay zeka araç ekspertiz görevi görerek güvenli bir inceleme sağlayabilir. Araçtaki kaza gibi durumları analiz edebilir.

Yerel bayinize girdiğinizi veya yanlış olan her şeyi size gösteren büyük ekrana sahip ikinci el bir araba satın aldığınızı hayal edin. Aşınmış lastiklerden sızıntılara kadar. Teknisyen veya uzman olmanıza gerek kalmadan kendi “araba ekspertiniz” olabiliyorsunuz.

Yapay zeka çeşitli sektörlerde çok daha fazlasını yapabilir. Örneğin, yapay zekanın araçlardaki teknik sorunları tespit edebildiği ve bunları belirlemek için yapılan manuel işi azaltabildiği otomotiv endüstrisini ele alalım. Bu yazıda, otomotiv endüstrisinde yapay zekanın sınırlarını zaten test eden böyle bir girişimin hikayesini inceleyeceğiz.

Ekspertiz görevi gören yapay zeka

Tel Aviv ve New Jersey merkezli girişim UVeye, ‘arabalar için MRI’ olarak adlandırdıkları sistemle yaptığı övgüye değer çalışma için kısa süre önce 100 milyon dolar toplayarak dikkatleri üzerine çekti. Yedi yaşındaki şirket başlangıçta araçlardaki güvenlik tehditlerini tespit etmeye yönelik bir sistem olarak başladı ve şimdi otomatik araç denetimi için kestirimci bakımdan yararlanıyor. UVeye, sıvı sızıntıları, lastik yaşı, diş aşınması, hasarlı egzozlar, kırık kalkanlar ve aşırı pas gibi araç sorunlarını ve güvenlik endişelerini tespit etmek için sensörler, yapay zeka ve makine öğreniminin bir kombinasyonunu kullanıyor.

Şirketin yüksek hızlı sistemleri, servis şeridi incelemelerini hassasiyetle hızlandırabilir ve filo operatörlerinin sorunları daha maliyetli onarımlara ve arıza sürelerine yol açmadan önce düzeltmelerine yardımcı olabiliyor. UVeye tarafından yakın zamanda yapılan bir anket, otomatik denetim sisteminin teknik sorunların yüzde 96’sını tespit edebildiğini, buna karşın manuel incelemeyle tespit edilenlerin yalnızca yüzde 24’ünü tespit edebildiğini gösterdi.

Şirket şimdiden tüm ABD’de birkaç yüz bayiye kurulum yaptı ve General Motors, Volvo, Toyota ve Hyundai gibi otomobil üreticileri de teknolojiye yatırım yaptı.

Maryland ve Virginia’daki Banister Automotive bayisinin sahibi Dan Banister: “Bir müşteri geldiğinde ve onlara arabalarının nesi olduğunu büyük tablette gerçekten gösterebiliyorsunuz. Bu paha biçilemez” diyor. NHTSA’ya göre yılda yaklaşık 11.000 adet lastikle ilgili kaza meydana geliyor ve bu kazalarda yalnızca ABD’de 600 ölüm meydana geliyor.

Elon Musk’tan ChatGPT rakibi yapay zeka şirketi!

0

Elon Musk’ın son zamanlarda yapay zekaya yönelik ilgisi gözden kaçmıyordu. Nisan ayında yapay zeka odaklı bir şirket kurduğunun sinyalini veren Musk, nihayet hedefini açıkladı. Elon Musk tarafından kurulan xAI, yapay zeka teknolojisi ile “evrenin temel doğasını bulmayı” amaçlıyor.

Elon Musk’ın xAI ile hedefi ne?

Elon Musk, Twitter’dan yaptığı açıklamayla xAI isimli yapay zeka şirketini resmen tanıttı. xAI’ın hedefleri kesin olarak bilinmese de, insanlığın yararına olması için eğitileceği aktarıldı. Şirket, Google DeepMind ve OpenAI’ın eski çalışanlarını barındırmasıyla ilgi odağı oldu.

Elon Musk

Musk’ın yapay zekaya yönelik ilgisi, Twitter şirketi üzerinden binlerce ekran kartı satın alınmasıyla ortaya çıktı. Bu satın alımların xAI ile bağlantılı olup olmadığı şu anda bilinmiyor. Ancak Musk, yapay zeka ile hedefinin büyük olduğunu gösterdi.

Konuyla ilgili tweet’inde Musk, “Gerçeği anlamak için xAI oluşumunu duyuruyorum” ifadelerini kullandı. Ayrıca şirketle ilgili daha fazla bilginin 14 Temmuz’da düzenlenecek bir Twitter Space oturumda paylaşılacağı aktarıldı.

Musk’ın yanı sıra xAI’nin önemli üyeleri arasında Igor Babuschkin, Manuel Kroiss ve Yuhuai (Tony) Wu gibi isimler yer alıyor. Bu kişilerin daha önce Google PaLM ve GPT dil modellerinin geliştirilmesinde rol aldığını göz ardı etmemek lazım.

Öte yandan bir süre önce OpenAI, süper zeka alanında yeni bir ekip kurdu. Superalignment adlı bu takım, yapay zekanın insanlığı “yenmemesi” için çalışacak.

Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın!

OpenAI’in DALL-E’si Shutterstock’un kütüphanesinde altı yıl daha eğitim alacak

0

ShutterstockOpenAI ile olan ortaklığını altı yıl daha uzatarak AI şirketinin bu süre zarfında Shutterstock’un genişleyen görüntü, video, müzik ve meta veri kitaplığını kullanarak modellerini eğitmesine izin veriyor.

Stok görüntü sitesinin OpenAI ile ortaklığı ilk olarak 2021’de başladı. O tarihten itibaren ShutterstockOpenAI CEO’su Sam Altman’ın modelin eğitimi için “kritik” olarak tanımladığı bir anlaşma olan metinden görüntüye modeli DALL-E‘yi eğitmek için şirketin resimlerini kullanmasına izin vermeye başladı.

Shutterstock’a fotoğraf yükleyenlerin hakları ne olacak?

Geçen yıl Shutterstock, çalışmaları OpenAI’nin modellerini eğitmek için kullanıldığında sanatçıları telafi etmek için bir “Katkıda Bulunan Fonu” başlattı.

O sırada ShutterstockOpenAI‘nin görüntü oluşturucusunu doğrudan web sitesine entegre etti ve yerleşik DALL-E aracı kullanılarak oluşturulmamış AI tarafından oluşturulan görüntülerin satışını yasakladı. Ancak şimdi, Shutterstock bu entegrasyonu genişletiyor ve kullanıcılara “tüm Shutterstock kitaplığındaki herhangi bir görüntüyü düzenleme ve dönüştürme” yeteneği vereceğini söylüyor. Shutterstock ayrıca bu yılın başlarında Meta‘dan satın aldığı GIF yapım platformu Giphy‘ye AI özellikleri getirmeyi planlıyor.

OpenAI’nin baş işletme sorumlusu Brad Lightcap yaptığı açıklamada, ”Shutterstock’un yüksek kaliteli içerik kütüphanesini lisanslayabildiğimiz için mutluyuz.” dedi. “Bu genişletilmiş işbirliği sadece imaj modellerimizin yeteneklerini geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda markaları, dijital medyayı ve pazarlama şirketlerini içerik oluşturma ve fikir oluşturmada dönüştürücü olasılıkları ortaya çıkarmaları için güçlendiriyor.”

Getty Images gibi diğer görüntü paylaşım platformlarının aksine Shutterstock, yapay zekayı ve onunla birlikte gelebilecek tüm sonuçları tamamen benimsiyor.

Sanatçılar, Getty Images’ın AI tarafından oluşturulan içeriği platformundan tamamen yasaklayarak ele aldığı AI modellerini eğitmek için çalışmalarının kazınmasıyla ilgili endişelerini dile getirdiler. Getty Images ayrıca, AI sanat aracı Stable Diffusion’ın arkasındaki şirket olan Stability AI’ya, web sitesinde “telif hakkıyla korunan milyonlarca görüntüyü yasa dışı bir şekilde kopyaladığı ve işlediği” iddiasıyla dava açtı.

Shutterstock, DALL-E ile entegrasyonu yoluyla kütüphanesinin büyüdüğünü görse de, platformu AI tarafından oluşturulan içeriği çevreleyen yasal gri alandan kurtaramayabilir.

Huawei, ABD yasağını aşmaya mı hazırlanıyor?

0

Araştırma firmalarına göre, Çin’in Huawei Technologies’i bu yılın sonuna kadar 5G akıllı telefon endüstrisine geri dönüş planlıyor ve ABD’nin ekipman satışı yasağının tüketici elektroniği işini yok etmesinin ardından bir geri dönüşün sinyalini veriyor.

Çin’in akıllı telefon sektörünü kapsayan üç üçüncü taraf teknoloji araştırma firması Reuters’e verdiği demeçte, Huawei‘in SMIC’in çip yapımının yanı sıra yarı iletken tasarım araçlarındaki kendi gelişmelerini kullanarak yurtiçinde 5G çipleri tedarik edebilmesi gerektiğini söyledi.

Huawei tedarikçileri de dahil olmak üzere endüstri kaynaklarına atıfta bulunan firmalar, müşterilerle yapılan gizlilik anlaşmaları nedeniyle anonimlik koşuluyla konuştular.

5G telefon pazarına geri dönüş, neredeyse üç yıldır “hayatta kalma” modunda olduğunu söyleyen şirket için bir zafer olacaktır. Huawei’nin tüketici iş geliri, bir yıl sonra neredeyse %50 oranında düşmeden önce 2020’de 67 milyar dolara ulaştı.

Shenzhen merkezli teknoloji devi bir zamanlar Apple ve Samsung ile dünyanın en büyük üreticisi olarak yarıştı, 2019’da başlayan ABD kısıtlamaları, en gelişmiş modellerini üretmek için gerekli olan çip yapım araçlarına erişimini kesene kadar.

ABD ve Avrupa hükümetleri Huawei’yi bir güvenlik riski olarak etiketledi. O zamandan beri Huawei, stoklanmış çipleri kullanarak yalnızca sınırlı sayıda 5G modeli sattı.

Canalys’e göre, son nesil 4G telefonlarını satmakta sıkışıp kalan Huawei, ilk çeyrekte Çin’de %10 pazar payına yükselmesine rağmen, satışların düşük bir noktaya ulaştığı geçen yıl dünya çapındaki çoğu sıralamadan düştü.

Araştırma firmalarından biri, Huawei’nin SMIC’nin N+1 üretim sürecini kullanmasını beklediğini söyledi, ancak kullanılabilir çiplerin %50’nin altında bir tahmini verim oranıyla 5G gönderileri yaklaşık 2 milyon ila 4 milyon adetle sınırlı olacak. İkinci bir firma, gönderilerin daha fazla ayrıntı vermeden 10 milyon birime ulaşabileceğini tahmin etti.

Huawei 5G

Canalys’e göre Huawei, o yılki gönderilerin yaklaşık beşte birini oluşturan Honor birimini satmadan önce, en yoğun yılı olan 2019’da dünya çapında 240,6 milyon akıllı telefon gönderdi.

Devlet destekli Çin Menkul Kıymetler Dergisi gazetesi bu ay, Huawei’nin 5G telefonlara dönüşe atıfta bulunmadan 2023 mobil sevkiyat hedefini yılın başındaki 30 milyondan 40 milyon adede yükseltdiğini bildirdi.

Üç araştırma firması, Huawei’nin bu yıl iPhone rakibi P60 gibi amiral gemisi modellerin 5G versiyonlarını üretebileceğini ve yeni lansmanların muhtemelen 2024’ün başlarında olduğunu söyledi ve bu tür tahminleri şirketin tedarik zincirindeki kişilerle ve son şirket duyurularıyla yapılan kontroller yoluyla aldıkları bilgilere dayandırdıklarını da sözlerine ekledi.

Bununla birlikte, ABD kısıtlamaları şirketi Google’ın Android işletim sisteminden ve çoğu Android uygulamasının dayandığı geliştirici hizmetleri paketinden kopararak Huawei telefonlarının Çin dışındaki çekiciliğini sınırlıyor.

Eski Amazon çalışanı kripto para borsasını hacklemekle suçlandı ve tutuklandı

Amazon’un en iyi siber güvenlik uzmanının başı derin bir belada gibi görünüyor. Federal savcılar, Shakeeb Ahmed’in bilgisayar korsanlığı becerilerini geçen yaz bir kripto para borsasından 9 milyon dolarlık varlık çalmak için kullandığını ve ardından çalınan malları bir çevrimiçi hile pusu ile aklamaya çalıştığını söylüyor.

34 yaşındaki Shakeeb Ahmed Salı günü Manhattan’da gözaltına alındı. Sahtekarlık ve kara para aklama ile suçlandı. Yetkililer tarafından yalnızca bir “uluslararası teknoloji şirketi” için “eski bir güvenlik mühendisi” olarak tanımlanan Ahmed, güvenlik zekasını milyonlarca dolarlık isimsiz bir Solana tabanlı kripto borsasını aldatmak için kullanmakla suçlanıyor.

Çağrı merkezi sektörünün önemli oyuncularından Procat, İngiltere merkezli 230’dan fazla mağazası bulunan yapı malzemeleri ve inşaat ürünlerinde perakende zinciri için tasarladığı; satış sonrası süreç yönetimi, üst düzey müşteri memnuniyeti ve kusursuz bir operasyonel süreç sağlamayı hedefleyen yazılımıyla, markanın müşteri memnuniyetini %98’e çıkarmayı başar

Daha spesifik olarak, polisler Ahmed’in isimsiz borsanın akıllı sözleşmesinde (kripto işlemlerini kolaylaştırmak için kullanılan yazılım) bir güvenlik açığından yararlandığını ve bunun da 9 milyon dolar üretmesine izin verdiğini söylüyor.

Bu ücretlerin platforma yüksek düzeyde likidite sağlayan müşterilere ödenmesi gerekiyordu. Bununla birlikte, Ahmed’in yazılımı, temelde havadan para üreten yanlış fiyat verileri eklemek için manipüle ettiği iddia ediliyor. Ahmed ayrıca daha sonra borsadan daha fazla para çekmeye çalışmak için “flaş kredi” saldırılarını kullanmakla suçlanıyor.

Ahmed’in açıklamasıyla eşleşen bir LinkedIn profili, onu Amazon‘da “Kıdemli Güvenlik Mühendisi” olarak listeliyor ve Kasım 2020’den beri şirkette çalıştığını söylüyor. Profil hala Amazon‘u kullanıcının iş yeri olarak listeliyor.

Amazon’dan bir sözcü, Ahmed’in artık şirkette çalışmadığını, ancak teknoloji devindeki rolü hakkında daha fazla ayrıntı sağlayamadığını doğruladı.

New York’lu bir çıkış noktası olan Inner City Press, Ahmed Salı günü duruşması nedeniyle mahkemeye çıktığında parmak arası terlik, şort ve sadece “kod yazıyorum” yazan bir tişört giydiğini bildirdi. Yayın, daha sonra kefaletle serbest bırakıldığını ve Manhattan’daki dairesinde yaşamaya devam etmesine izin verildiğini söylüyor.

Eğer hüküm giyerse işlediği her bir suçun cezası 20 yıldan başlıyor.

Elektrikli Rolls-Royce’u almak var, satmak yok!

0

Rolls-Royce, yeni elektrikli aracını satın alan müşterilerinin üzerine kar koyup satmasına izin vermeyeceğini açıkladı!

İlk Rolls-Royce EV, Spectre, yakında 425.000 $ gibi harika bir fiyatla satışa çıkacak ve bu fiyata, satın alma yerleri sınırlı olacak. Ancak, hızlı bir kâr için arabasını satmayı planlayan herhangi bir alıcı, iki kez düşünmek isteyebilir. Car Dealer’ın bir raporuna göre, CEO Torsten Müller-Ötvös, Spectre modellerini kâr amacıyla yeniden satmaya çalışan müşterilerin resmi bayilerden bir daha Rolls-Royce satın almalarının ömür boyu yasaklanacağını söyledi.

“Size kim olduğunuzu, araçla ne yapmak istediğinizi kanıtlama ihtiyacını gerçekten arındırdığımızı söyleyebilirim – bir araca hak kazanmanız gerekiyor ve ardından bir sipariş için yer alabilirsiniz.” Ve politikayı ihlal eden ve Spectre’ı kâr için satan herkes “hemen kara listeye giriyor ve işte bu – bir daha asla Rolls-Royce’tan araba alma şansınız olmayacak.”

İngiliz, BMW’ye ait şirket, araçlarını ters çevirmeyi yasaklayan ilk şirket değil. Geçen yıl GM, belirli garantilerin devredilebilirliğini sınırlama tehdidi altında, alıcıların Hummer EV’leri, Corvette Z06’ları ve diğer araçları 12 ay içinde değiştirmesini yasaklayacağını söylemişti. Bu çubuğun üzerine, sekizinci nesil Corvette Z06’larını en az bir yıl boyunca elinde tutan müşterilere 5.000 $ ödül puanı şeklinde bir ödül teklif etti.

Potansiyel bir ömür boyu yasakla, Rolls-Royce’un kuralları daha da katı, ancak bazı ikinci el bayileri bundan memnun değil. Londralı bir bayi, Car Dealer’a iki Spectre EV için 50.000 £ (65.000 $) prim ödemeyi zaten kabul ettiğini ve bu sonbaharda “piyasaya sürüldükten sonraki iki hafta içinde” onları satışa çıkaracaklarını söyledi. “Otomobil üreticilerinin bir arabaya yarım milyon sterline yakın para harcayan müşterilere onunla neler yapabileceklerini söylemelerinin adil olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Rolls-Royce Spectre, böyle bir fiyata umduğunuz gibi genel olarak olumlu eleştiriler aldı. 102kWh pil takımı, ona 329 millik bir WLTP menzili sağlar ve 576 HP/664 pound-feet aktarma organı sayesinde 2,9 tonluk (3,19 ton) bir araç için nispeten hızlı. Autocar, “Yalnızca bir Rolls-Royce, belki bir Bentley, park alanının derinliklerindeki bir ev gibi, gerçekten dünyaya kapıları kapatmanıza izin verir,” dedi – ancak o park alanındaki evi daha ucuza satın alabilirsiniz, dedi.

Google’a yeni dava!

Google, Salı günü teknoloji devinin milyonlarca kullanıcının verilerini rızası olmadan kazıdığını ve yapay zeka ürünlerini eğitmek ve geliştirmek için telif hakkı yasalarını ihlal ettiğini iddia eden geniş kapsamlı bir davayla vuruldu.

Google, ana şirketi Alphabet ve Google’ın AI yan kuruluşu DeepMind’e karşı önerilen toplu dava Salı günü Kaliforniya’daki bir federal mahkemede Clarkson Hukuk Bürosu tarafından açıldı. Firma daha önce geçen ay ChatGPT üreticisi OpenAI’ye karşı benzer bir dava açmıştı. 

Şikayet, Google‘ın “yüz milyonlarca Amerikalı tarafından internette şimdiye kadar yaratılan ve paylaşılan her şeyi gizlice çaldığını” ve bu verileri sohbet robotu Bard gibi yapay zeka ürünlerini eğitmek için kullandığını iddia ediyor. Şikayet ayrıca Google’ın yapay zeka ürünlerini oluşturmak için “yaratıcı ve metin yazısıyla yazılmış çalışmalar” da dahil olmak üzere “dijital ayak izimizin neredeyse tamamını” aldığını iddia ediyor.

Şikayet, Google’ın gizlilik politikasında, şirketin Bard gibi yapay zeka modellerini ve araçlarını eğitmek için halka açık bilgileri kullanabileceğini açıkça belirten yakın tarihli bir güncellemeye işaret ediyor.

Güncellemeyle ilgili olarak şirket, politikasının “Google’ın Google Translate gibi hizmetler için dil modellerini eğitmek için açık web’den halka açık bilgileri kullanması konusunda uzun süredir şeffaf olduğunu” söyledi. Bu son güncelleme, Bard gibi daha yeni hizmetlerin de dahil edildiğini açıklığa kavuşturuyor.”

Clarkson’ın davayı Google’a karşı getiren avukatlarından Tim Giordano, bir röportajda CNN’e verdiği demeçte, ”Google’ın ‘halka açık’ın hiçbir zaman herhangi bir amaç için kullanmak için ücretsiz anlamına gelmediğini anlaması gerekiyor.” dedi. “Kişisel bilgilerimiz ve verilerimiz bizim mülkiyetimizdir ve değerlidir ve hiç kimsenin onu alıp herhangi bir amaç için kullanma hakkı yoktur.”

Cisco yapay zekâ ile iş hayatını yeniden tasarlıyor.

Dava, Google‘ın Bard gibi üretken yapay zeka araçlarına ticari erişimin ve ticari olarak geliştirilmesinin geçici olarak dondurulması şeklinde ihtiyati tedbir istiyor. Ayrıca, verileri Google tarafından kötüye kullanıldığı iddia edilen kişilere mali tazminat olarak belirtilmemiş zararlar ve ödemeler istiyor. Firma, reşit olmayan biri de dahil olmak üzere sekiz davacıyı sıraladığını söylüyor.

Bazı internet kullanıcıları dijital verilerinin toplanmasına ve arama sonuçları veya hedefli reklamcılık için kullanılmasına alışmış olsa da, aynı şey AI eğitimi için de geçerli olmayabilir. Giordano, “İnsanlar bilgilerinin bu şekilde kullanılacağını hayal edemezlerdi.” dedi.

TikTok kullanıcı verilerine eriştiğini itiraf etti

TikTok’un veri güvenliği başkanı Will Farrell, Avustralyalı kullanıcı verilerinin Çin merkezli TikTok çalışanları tarafından “çok katı bir temelde” erişilebilir olduğunu söyledi.

TikTok yöneticileri, şirketin Çin ile olan bağlantılarıyla ilgili endişeler arasında TikTok’u devlete ait cihazlardan yasaklamak için hükümetin Kanada, ABD ve İngiltere’ye katılmasından bu yana Avustralyalı parlamento üyelerinin önünde ilk kez kamuoyu önüne çıktı, sosyal medyadaki dış müdahaleyi inceleyen bir parlamento komitesi tarafından uzun uzadıya sorgulandı.

Muhalefetin uygulamaya karşı baskısına liderlik eden liberal senatör ve komite başkanı James Paterson, Avustralyalı kullanıcı verilerine Çin merkezli TikTok personeli tarafından kaç kez erişildiğini sorguladı.

Farrell rakamı hemen sunamadı, ancak bunun olduğunu kabul etti. Çalışanların işlerini yapmak için verilere yalnızca minimum miktarda erişim elde etmeleri ve bu verilere eriştiklerinde yöneticileri ve TikTok içindeki veritabanı sahibi tarafından onaylanması gereken bir iş gerekçesi sağlamaları da dahil olmak üzere “bir dizi koruma” olduğunu da ekledi. Verilere ulusal bir sınırdan erişiliyorsa, tüm veri erişimini de izleyen ABD merkezli küresel güvenlik ekibi tarafından onaylanmalı.

Farrell, “Çalışanlar net bir gerekçe ve onay seviyeleri olmadan erişim elde edemezler.” dedi. Çin merkezli bir çalışan tavsiye algoritmasını değiştirmeye çalışırsa benzer bir güvenlik incelemesinin geçerli olacağını da belirtti.

Şirketin yerel kamu politikası başkanı Ella Woods-Joyce, şirketlerin hükümete ulusal güvenlikle ilgili herhangi bir kişisel veri vermesini gerektiren Çin’in 2017 ulusal güvenlik yasasının Çin’de operasyonları ve personeli olan herhangi bir şirket için geçerli olacağını söyledi.

TikTok’un hangi gerekçeyle yasalara uymayı reddedeceği sorulduğunda Woods-Joyce, TikTok’tan Çin hükümeti tarafından hiçbir zaman kişisel veri istenmediğini ve istenirse reddedeceğini söyledi.

Ekim ayında, TikTok’un ANZ genel müdürü Lee Hunter, Daily Telegraph görüş yazısında, TikTok’un Amerikan vatandaşlarının belirli konumunu izlemesi hakkındaki raporların yanlış olduğunu iddia etti.

Kısa süreli video oluşturma platformu TikTok

O sırada, “TikTok, ABD hükümetinin herhangi bir üyesini, aktivistleri, tanınmış kişileri veya gazetecileri ‘hedeflemek’ için kullanılmadı ve onlara diğer kullanıcılardan farklı bir içerik deneyimi sunmuyoruz” dedi.

Aralık ayında, çalışanların uygulamayı gazetecilere yönelik bir sızıntının kaynağını belirlemeye çalışmak için kullandıkları ortaya çıktı.

Hunter komiteye, orijinal makalesinde ifade edilen duyguların yanında olduğunu ve o zamandan beri verilere eriştiği için şirketten kovulan “haydut çalışanları” suçladığını ve “Bu haydut çalışanların ciddi suistimalleri”nin gerçekleştiğini söyledi. GPS konum bilgilerinin Avustralya’da toplanmadığını da belirtti.

Paterson, birçok kez komitenin önüne çıkması istenen ancak reddeden Çin’e ait başka bir uygulama olan WeChat’i hedef aldı. Şirket Avustralya’da varlığının olmadığını söyledi ve Paterson bunun parlamentonun şirketi komiteyle konuşmaya zorlayamayacağı anlamına geldiğini kabul etti.

Paterson, komitenin raporunda ortaya çıkmamanın uygulamaya karşı olumsuz tavsiyelere yol açabileceğini belirtti.

TikTok açık kaynak

“Uzman tanıklar tarafından komiteye WeChat’in platformunda gözetim, sansür ve dış müdahalede bulunduğuna dair zorlayıcı kanıtlar ortaya kondu” dedi. “WeChat’in Avustralya’da tahmini 1 milyon kişilik bir kullanıcı tabanı var, ancak Avustralya varlığı yok ve bir parlamentonun sorularına katılıyormuş gibi davranma ihtiyacı bile hissetmiyor.

“Diaspora topluluklarımız üzerinde böyle bir etkiye sahip bir şirketin cezasız bir şekilde çalışmaya devam etmesi ve hükümetimizi sonuçsuz olarak göz ardı etmesi savunulamaz.”

Paterson, komitenin tavsiyelerinin WeChat için elverişsiz olması durumunda “kendilerinden başka suçlayacak kimseleri olmayacak” dedi.

WeChat, Paterson tarafından Twitter’da yayınlanan bir mektupta, komiteye yazılı olarak yanıt vereceğini ve komitenin sahip olduğu tüm soruları yanıtlayacağını söyledi.

Paterson, şirketin parlamentoyu küçümsemeye devam ettiğini söyledi.

TikTok’un aksine, WeChat, uygulamadaki veri toplama ve güvenlikle ilgili benzer endişelere rağmen, federal hükümet cihazlarından gelen kapsamlı bir kısıtlama kapsamında değil.

Audi stajyerleri yeni bir elektrikli araç tasarladı

0

Audi’nin 150. yılını kutlayan Neckarsulm tesisindeki 12 stajyer, Neckarsulm’da üretilen bir klasik otomobili elektrikli olarak yeniden tasarladı. Çalışanlar, 1971’de üretilen bir NSU Prinz 4L‘i, Audi e-tron ve Audi Q7 TFSI e quattro bileşenlerini kullanan bir güç-aktarma sistemiyle donattı. Neckarsulm’daki Audi tesisinin 150. yıl dönümünü kutlamalarına, tesiste çalışan 12 stajyerin projesi eklendi.  

Otomotiv mekatronik, kaporta, araç mekaniği ve boya bölümlerinde görevli stajyerler, ikonik bir klasik otomobili elektriklendirdi ve “EP4” ismini verdi. “E”, elektrikli tahriki ve “P4” ise 1961’den 1973’e kadar NSU Motorenwerke tarafından Neckarsulm’da üretilen NSU Prinz 4 modelini temsil ediyor.

Uyuyan ‘Prens’i uyandırdılar

Sadece hızlı ve havalı görünmekle kalmayıp aynı zamanda fabrikanın 150. yıl dönümünü onurlandıran bir otomobil yapmak amacıyla projeye başlayan stajyerler, 1971’de üretilen ve o tarihten bu yana onlarca yıldır yollarda olmayan bir NSU Prinz 4’e odaklandılar.  

İlk adım gövdede

Ancak projenin Ocak ayındaki lansmanından Aile Günü’ndeki büyük tanıtıma kadar uzun bir yol vardı. Eğitmenler ve proje yöneticileriyle çok sayıda ekip toplantısı gerçekleştiren stajyerler, projenin durumu, zorlukları ve sonraki adımları hakkında görüş alışverişinde bulundular. İlk olarak, dönüşüm için sağlam bir temel oluşturdular. Üstyapı ve araç yapım teknisyenliği stajyeri, otomobilin gövdesinde bulunan pas lekelerini tamir etti.

Sürüş: heyecan verici ve emisyonsuz

Eğitimleri devam eden gövde ve boya uzmanları klasik otomobilin şasisi ve dış kaplamasıyla uğraşırken, geleceğin otomotiv teknisyenleri güç-aktarma sistemi, akü ve süspansiyon üzerinde çalışmaya başladı.

Bir zamanlar 30 hp (22 kW) gücündeki iki silindirli benzinli motora ev sahipliği yapan ‘Prens’in arka tarafında artık 240 hp (176 kW) gücünde bir elektromotor yer alıyor. Elektromotor 2020 Audi e-tron’dan alındı. Elektromotoru şarj edilebilir hibrit Audi Q7 TFSI e quattro aküsü besliyor. 

Batarya, bir zamanlar NSU Prinz’in yakıt deposunun bulunduğu ön kaputun altında bulunuyor. Soğuk hava tamponun altındaki geniş bir açıklıktan içeri girerken, sıcak hava kaputtaki büyük bir açıklıktan tahliye oluyor. Ayrıca bagaj kapağı da soğutmayı iyileştiriyor ve yarı açık konumda sabitlenebiliyor. Böylece bir elektrik santrali ortaya çıkıyor ve sportif NSU Prinz 1000’e dayanan tarihi yarış otomobillerini anımsatıyor. 

Dış tasarım: atletik ve geleneksel

Stajyerler için, EP4’ün aslında hayata bir NSU Prinz olarak başladığını göstermesi önemliydi. Bu nedenle tarihi öğeler sadece ön ve arka aydınlatma grupları ile sınırlı değil. Aynı zamanda 1970’lerden kalma gövde, karakteristik omuz ve tavan çizgilerini de korudular. Stajyerler sacı pastan arındırdılar ve Audi renkleri Suzuka Grisi ve Brilliant Black’e boyadılar. Aracın yan cephesine “150” gibi yıldönümü vurguları uygulandı.

Performanstaki büyük sıçrama, şasi ve üstyapıda kapsamlı değişiklikler gerektirdi. Frenler ve akslar da dahil olmak üzere Audi A1’den modifiye edilen taban sacı tabanı oluşturdu. Stajyerler, kapsamlı bir şekilde değiştirilen ve önemli ölçüde genişleyen gövdeyi üstüne monte ettiler. Kaslı çamurluklar çok atletik bir görünüm oluşturdu. Stajyerler bunları Audi Design ekibinin desteğiyle tasarladı ve 3D baskı kullanarak gerçeğe dönüştürdü. Çamurlukları geniş tekerlekler doldurdu. Modern performans lastikleri hızlanma ve viraj alma sırasında gerekli tutuşu sağlıyor.

Yeni modelin sadece sürüşe değil, göze de hitap etmesi gerektiğine inanan stajyerler, EP4’ün performansının her açıdan görünür olmasını sağlamışlar. Sinyal Sarısı boyalı arka kanat, EP4’e özellikle sportif bir görünüm kazandırıyor. Spoyler, diğer araçlarda olduğu gibi kaportaya değil, roll cage’e bağlı. Destekleri bu nedenle arka camdan geçiyor.

İç tasarım: yarışçı ve minimalist

Sinyal Sarısı roll cage, iç mekanda göz alıcı bir kontrast oluşturuyor. Bunun dışında, yarış otomobillerine özgü iç tasarım, temel unsurlara indirgenmiş durumda. Diğer tüm boyalı yüzeyler siyah. İç mekanı kase tipi Recaro yarış koltukları süslüyor.

Tek kartlı bir bilgisayar ve ilgili ekran, işlevler ve ekranlara erişim sağlıyor. Bunlar aynı zamanda aracın hız göstergesi ve entegre bilgisayarı olarak görev yapıyor.

Yetenekler tutkuyla ve yenilikçi teknolojiyle çalışıyor

Stajyerler, her bir adımda eğitimleri sırasında edindikleri bilgileri uyguladı. Projeyle, stajyerlere farklı teknik ve malzemelerle özgürce çalışma şansı verdiklerini söyleyen Araç Teknolojisi/Lojistik Eğitim Başkanı Timo Engler “Örneğin elektrikli tahrik dışında, motorsporlarında kullanılan karbon fiber ön kaput için geleceğin ikinci teknolojisi olan 3D baskıyı kullandılar.” sözleriyle aktardı. Engler, “EP4 örneğinde, vizyon ve teslim tarihi çok iddialıydı. Genç personelin görevleriyle nasıl büyüdüğünü ve bir ekip olarak gelişimde nasıl bir sıçrama yaptıklarını görmek harika.” dedi.

GOSB Teknopark, UR-GE Projesi ERA ile Azerbaycan’a Açılıyor

GOSB Teknopark, T.C. Ticaret Bakanlığı’nca desteklenen UR-GE Projesi ERA ile Uluslararası Pazarları Hedefine Aldı.

Türkiye’nin ilk özel teknoparkı olan ve bünyesinde 150’den fazla firma bulunan GOSB Teknopark, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme Projesi (UR-GE) kapsamında dost ve kardeş ülke Azerbaycan’a açılıyor.

Teknopark heyeti, Başkent Bakü’de T.C. Bakü Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, TÜİB ve ATİB’i ziyaret ederek, Azerbaycan’ın önde gelen firmalarıyla B2B görüşmeler de gerçekleştirdi. Farklı ülkelerde teknolojide ihracat fırsatlarının da değerlendirildiği temaslarda, iş birliği köprüleri kuruldu.

12 firma Azerbaycan’da

GOSB Teknopark

Ticaret Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) tebliği kapsamında GOSB Teknopark’ın ERA adıyla (Ergonomics, Robotic, Automation) hayata geçirdiği UR-GE Kümelenmesi’nde yer alan 12 firma, Azerbaycan Bakü’ye ziyarette bulundu. 

GOSB Teknopark heyeti, ilk gün Azerbaycan T.C. Bakü Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği’nde temaslarda bulunarak Ticaret Başmüşavirleri Ahmet Erdal ve Murat Yaman’ı ziyaret etti. Görüşmelerde, iki dost ve kardeş ülke arasında iş birliklerini artırma fırsatlarının yanı sıra, hem kümede yer alan firmalar hakkında bilgiler aktarıldı, hem de bölgedeki ticari durum, yatırım ve iş birliği süreçleri hakkında karşılıklı bilgi paylaşımında bulunuldu. 

7 farklı ülkeye ihracat yapma fırsatı

Seyahat kapsamında ihracat ve iş birliği odaklı temaslar gerçekleştiren GOSB Teknopark heyeti, “robotik otomasyon, yazılım ve üretim” sektörlerinde Azerbaycan’ın önde gelen yaklaşık 50 firması ile B2B görüşmelerde bulundu. 

B2B görüşmelerin dışında ayrıca Ekonomi Bakanlığı’na bağlı Azerbaycan İhracat ve Yatırım Tanıtım Ajansı AZPROMO, Türkiye Azerbaycan Sanayici ve İş Adamları Birliği (TÜİB) ve Azerbaycan Türkiye İş Adamları Birliği’ni (ATİB) de ziyaret eden heyet, 2 ülke arasındaki iş ağının genişletilmesi ve yeni iş birlikleri konusunda yol haritalarını belirledi.

Teknoloji odaklı ihracata destek

GOSB Teknopark Genel Müdürü Tolga Bildirici
GOSB Teknopark Genel Müdürü Tolga Bildirici

Bakü’ye gerçekleşen ziyareti değerlendiren GOSB Teknopark Genel Müdürü Tolga Bildirici, düşüncelerini şöyle dile getirdi: 

“GOSB Teknopark’ta yer alan ve ağırlıklı endüstride kullanılan yazılım çözümlerini geliştiren firmaların, küresel üreticilerin tedarik zincirlerine girebilmeleri ve sürdürebilir ihracat yapabilmeleri için 2019 yılında oluşturduğumuz ERA UR-GE Projesi ile firmalarımıza, ‘sürdürebilir ihracat için markalaşma, kurumsallaşma, satış, ihracat ve sertifikasyon altyapısı’ gibi konularda destek veriyor ve bünyemizdeki firmaların dünya pazarındaki rekabet düzeylerini artırmayı hedefliyoruz. 

Bakü’de yaptığımız görüşmelerde, firmalarla iş birliği fırsatlarını masaya yatırma imkânının yanı sıra, Azerbaycan iş birliği ve destekleriyle Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ukrayna ve Çin olmak üzere toplam 7 farklı ülkeye ihracat yapma imkanını da değerlendirdik.”

GOSB Teknopark

Türkiye’nin ilk özel ve üniversite bünyesinde bulunmayan teknoparkı olarak 2005 yılında faaliyete geçen GOSB Teknopark; ihracat potansiyelini desteklemek, yabancı sermaye girişini artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak, inovasyon ve Ar-Ge’ye dayalı firmaların kurulmasını teşvik etmek üzere, halen 150’den fazla firmaya, yüksek nitelikli ofis alanları ve destek hizmetleri sunuyor.

Artık Netflix profilini mevcut bir hesaba taşımak mümkün

Netflix kullanıcıları, bugünden itibaren profillerini mevcut bir hesaba aktarma imkanına kavuştu. Bu, oda arkadaşları veya bir partnerle taşınan ve maliyeti paylaştırırken tüm ayarlarına bağlı kalmak isteyen kullanıcılar için işleri biraz daha kolaylaştıracak. Şirket bu özelliğin birçok kullanıcı tarafından istendiğini belirtti.

Ekim ayından bu yana, kullanıcılar mevcut profilleriyle yeni bir hesap oluşturabiliyor. Bu şekilde, ebeveynlerinin evinden ayrıldıklarında veya eski sevgililerinden ayrıldıklarında görüntüleme geçmişlerini, Listem’deki kayıtlı oyunları, kayıtlı oyun verilerini ve diğer ayarları saklayabiliyorlar. Ancak profilinizi taşıyacağınız mevcut bir hesabınız yoksa, yeni bir hesap oluşturmanız gerekiyor.

Netflix, şifre paylaşımına yönelik baskısını genişletmeden önce bu özelliği başlangıçta sunmuştu. Şubat ayında şirket, kendileriyle birlikte yaşamayan arkadaşlarının ve ailelerinin hesaplarını kullanmaya devam etmelerine izin vermek için Kanada, Yeni Zelanda, Portekiz ve İspanya’daki kullanıcılardan ekstra ücret almaya başladı. Şirket, hesap paylaşım ücretlerini Mayıs ayında ABD’ye kadar genişletti.

Bir üçüncü taraf analizi, Netflix’in ülkede politikayı uygulamaya başlamasından kısa bir süre sonra ABD’de hesap kayıtlarının hızla arttığını iddia etti. Gelecek hafta üç aylık kazanç sonuçlarını açıkladığında, stratejinin şirket için ne kadar iyi çalıştığına dair daha net bir anlayışa sahip olacağız.