Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1792

Netflix Türk Yayıncıları Korkuttu mu?

6

platform-feature-multiscreen-2[1]

Netflix, dünya çapında 60 ülkede 70 milyon aboneye hizmet veren, dijital bir yayın platformu. Talebe göre yayın yapan bu platformda, kullanıcılar dizilerin, programların zamanlarını beklemiyor, aksine istediği diziyi, istediği programı istediği zaman ve üstelik de istediği platformdan seyredebiliyor.

Bu yayıncılık anlayışı, yani talebe göre yayıncılık, aslında yayıncılığın geleceğini oluşturuyor. Yani elbette TV programları ve dizileri belirli saatlerde yayınlanmaya devam edecek ancak artık bir diziyi ve bir programı kaçırdığınızda, oturup tekrarının ne zaman yayınlanacağı bilgisini aramak zorunda kalmayacaksınız. Netflix gibi platformlar sayesinde, tüm dizileri, filmleri, programları istediğiniz anda yeniden seyretme şansına kavuşacaksınız.

Bu sistemi bir süredir Tivibu, D-Smart ve Turkcell TV gibi dijital yayın platfromlarında deneyimliyorduk ancak elbette istediğimiz her diziyi, programı bulmamız mümkün olmuyordu. Bazı dizilerin tüm bölümleri arşivde bulunabiliyorken, bazı dizilerin sadece son bir-iki bölümünü izlemeye izin veriliyordu.

Netflix ise Türkiye’de alıştığımız dijital yayın platformlarından çok daha farklı bir yayıncılık anlayışına sahip. Netflix, Türkiye’deki dijital yayın platformlarının aksine, TV yayınını destekleyen bir yan hizmet değil, başlı başına bir eğlence kanalı gibi çalışan, hatta kendi dizilerini çeken, kendi şovlarını hazırlayan bir TV kanalı görüntüsü veriyor. Üstelik Netflix desteği ile yaratılan bu diziler ve şovlar, dünya çapında da çok büyük ilgi görüyor, tam anlamıyla hit oluyor. Yani Netflix’i bizim TV yayınlarını kopyalayıp dijital ortamda yayınlayan, TV yayınlarına ileri geri sarma özelliği katan dijital yayın platformlarından ayırmak gerekiyor.

Netflix, dün 130 ülkeye daha hizmet vereceğini açıkladı ve Türkiye de bu ülkelerin arasında yer alıyor ancak bu hamle bizim dijital yayın platformlarını ne kadar etkileyecek, bu sorunun üzerinde biraz düşünmek gerekiyor.

Sosyal medyada, Netflix Türkiye’ye de yayın yapacak haberleri büyük heyecanla paylaşılsa da, işin aslı o kadar da coşkulu değil. Netflix aslında Türkiye’ye özel bir yayın yapmıyor ve uzun süre de yapmayacak gibi görünüyor. Türkiye, Netflix’teki abonelik kısıtlamasının kaldırıldığı 130 ülkeden sadece biri. Ama Netflix sisteminde Türkiye’ye yönelik özel bir hazırlık yok.

Dizilere Türkçe alt yazı hazırlanmayacak.

Türk seyircisine özel diziler, programlar hazırlanmayacak.

Abonelik sisteminde Türk Lirası bile geçerli değil. Türk aboneler, Euro üzerinden ödeme yapmak zorunda. Bu da her ay abonelik ücretinin değişmesi anlamına geliyor.

Hatta Netflix’in Türkiye sayfası bile Türkçe değil.

Üstelik yabancı dizileri seven Türk seyircileri, bu dizilerin hepsini de internetteki malum sitelerden yıllardır bedava izliyor. Şimdi, aynı dizileri alt yazısı bile olmadan izlemek için niçin para ödesin? Üstelik de HD kalitesinde izleyebilmek için ekstra bir ödeme daha yapması lazım ki, malum dizi siteleri tüm yabancı dizileri 1080p kalitesinde, Türkçe alt yazı ile, anı anına yayınlıyor. Yabancı bir dizi yayına girdikten birkaç saat sonra Türkiye’de de alt yazısı hazır halde yayına giriyor.

Elbette korsan yayınları savunmamız mümkün değil ancak ortada bir gerçek var, Türkiye’de yabancı dizileri orijinal dilinden, alt yazı desteği olmadan izleyebilecek kadar iyi ingilizceye sahip dizi severlerin sayısı çok değil. Ülkenin tümü zaten, Türk televizyonlarındaki evlilik programlarına ve kadın dizilerine kilitlenmiş bir kitleden oluşurken, yabancı dizilere çoğunlukla genç üniversite öğrencilerinin küçük bir kısmı ilgi gösteriyor ki, bu kitlenin çoğu iyi ingilizceye sahip değil veya Netflix’e ayda 30 lira ödeyecek maddi güce sahip değiller.  Üniversite öğrencileri, ailelerinden zar zor aldıkları harçlıkların 30 lirasını her ay Netflix’e ödemeyi tercih etmeyecektir.

Aileler ise evde İngilizce yayın yapan bir dijital platfrom için, futbol maçlarını, evlilik programlarını, kadın dizilerini gösteren yerli dijital yayın platformlarından vazgeçmeyecektir.

Dolayısıyla, Tivibu, D-Smart, Digitürk veya Turkcell TV yöneticilerinin, Netflix haberlerini alaycı bir gülümsemeyle okuduklarını tahmin edebiliriz.

Ancak yine de Netflix’in kendi dizilerini ve programlarını üreterek dünya çapında yakaladığı başarı, bizim yerli platformlara da örnek olmalı. Bu alanda eksik kalan dijital yayın platformlarının birkaç seneye kadar abonelerini ellerinde tutmakta zorlanması sürpriz olmayacak. Üstelik Türk dizileri dünya çapında da ilgi görüyorken, Tivibu’nun veya Turkcell TV’nin dizi yapımcılığına soyunup kendi dizilerini hazırlaması hem aboneleri kendilerine çekmek için yararlı olabilir hem de hazırladıkları dizilerin yurt dışı satışlarından güzel gelirler elde edebilirler.

Bakalım, elini taşın altına ilk kim koyacak?

Güncelleme: Bazı Netflix kullanıcıları, gün içinde Türkçe altyazılı diziler seyretmeye başladıklarını bildirdiler. Eğer Netflix bu hızla yerelleşecekse, Türkiyedeki dijital yayın platformları için endişe etme vakti gelmiş demektir. Ancak yine de, Türk TV seyircisinin büyük oranda yerli yapımlara ilgi duyduğunu ve yabancı dizilerin toplumda yeterince izleyici bulamadığını unutmayalım.

Facebook Messenger’ın aylık kullanıcı sayısı 800 milyona ulaştı

0

Facebook-Messenger[1]

Nielsen’e göre 2015 yılının en hızlı büyüyen uygulamasının Messenger olduğunu belirten ve halihazırda uygulamanın Facebook’tan sonra tüm zamanların en popüler iOS uygulaması konumunda olduğunun altını çizen Marcus, aylık Messenger kullanıcı sayısının 800 milyona ulaştığını açıkladı.

Marcus’un 2016 yılı için temel beklentileri arasında Messenger’ın SMS ve mesajlaşma hizmetlerine kıyasla daha ilgili ve yaygın hale gelmesi, daha fazla markanın ticari ve kişiselleştirilmiş müşteri hizmetleri için Messenger’ı kullanması ve şu anda test aşamasında olan sanal asistan M gibi yenilikçi projelerin sürdürülmesi bulunuyor.

Güncel Messenger İstatistikleri:

  • Messenger’ın 800 milyondan fazla aylık aktif kullanıcısı bulunuyor
  • Nielsen verilerine göre Messenger, 2015 yılında ABD’de en hızlı büyüyen uygulama oldu
  • Geçtiğimiz yıl Facebook üzerinden işletmelere gönderilen mesaj sayısı ikiye katlandı
  • Her ay Messenger üzerinden 9,5 milyardan fazla fotoğraf gönderiliyor
  • Her gün Messenger üzerinden ortalama 5 milyondan fazla GIF gönderiliyor
  • App Annie verilerine göre Messenger, Facebook’tan sonra en popüler ikinci iOS uygulaması konumunda
  • Messenger Android üzerinden 1 milyardan fazla kez indirildi
  • Messenger platformu piyasaya sürüldüğünden beri, Talking Tom, GIPHY, Sound Clips ve Bitmoji gibi Messenger uygulamaları 1 milyondan fazla kez indirildi
  • Facebook uygulama ailesi üzerinden günde ortalama 45 milyardan fazla mesaj gönderiliyor
  • Messenger’ın görüntülü konuşma özelliği, kullanıma sunulduğu ilk iki gün içinde 1 milyon aramaya ulaştı
  • Dünyadaki tüm mobil VoIP aramalarının %10’u Messenger üzerinden yapılıyor

TechInside’ın 17. sayısını okuyabilirsiniz

0

kapak1Değerli TechInside okurları,

TechInside’ın 17. sayısı da ücretsiz olarak okumak isteyenler için hazır.

17. sayımızda 2016 yılında karşımıza çıkacak teknolojilere, teknoloji dünyasının 2016’da tanık olacağı yeniliklere odaklandık.

Hem mobil alanda hem de tüm dijital teknolojilerde, 2016 büyük değişimlerin ve gelişimlerin yaşanacağı bir yıl olacak. Sanal gerçeklik/arttırılmış gerçeklik gözlükleri hayatımıza girecek, bulut ve büyük veri kavramı artık iş dünyasının vazgeçilemez bir parçasına dönüşecek, dev teknoloji şirketleri drone teknolojileri için yarışa başlayacak, kıvrılabilir ekranların yaygınlaşmasıyla giyilebilir cihazlarda önemli sıçramalar yaşanacak. İşte tüm bu gelişmeleri, 2016’nın ilk sayısında detaylıca inceledik. Ayrıca, Aralık ayının ortasından itibaren başlayan ilk siber savaşımızı da mercek altına aldık. Anonymous hacker grubunun Türkiye’ye yönelik saldırılarının perde arkasını inceledik ve bu saldırıların Türkiye’ye ne kadar zarar verdiğini analiz ettik.

Elbette, dergimizde yine farklı konuları da doyurucu detaylarla okuyabileceksiniz. Teknoloji dünyasından ve şirketlerden önemli haberlerin, farklı görüş ve köşe yazılarının yanında BT çalışanları nasıl sorunlar yaşıyor, BT yöneticilerinin farklı deneyimleri, BT dünyasındaki yeni atamalar, yeni projeler, anlaşmalar, şirket evlilikleri, yeni teknolojiler gibi çok önemli haberleri ve başka bir yerde bulamayacağınız çok değerli köşe yazılarıyla analizlere de yine dergimizin sayfalarından ulaşabileceksiniz.

Web sitemiz üzerinden ücretsiz olarak okuyabileceğiniz dergimiz sayfaları arasında teknoloji ve iş dünyasına ilişkin çok sayıda haber, analiz ve köşe yazıları sayesinde teknoloji dünyasına dair farklı görüş ve yorumlarla oluşmuş zengin bir içerikle karşılaşacaksınız.

Eğer herhangi bir işletmede yönetici, medya veya PR ajansı çalışanı iseniz, bu formu doldurarak dergimize ücretsiz aboneliğinizi başlatabilirsiniz.

Henüz kaydolmadıysanız haftalık e-posta bültenimize de dahil olmanızı tavsiye ediyoruz.

İçeriğimizle ilgili görüşlerinizi her zaman olduğu gibi bekliyoruz.


TechInside dergimizin dijital kopyasını bu linkten her zaman olduğu gibi ücretsiz okuyabilir ve indirebilirsiniz.

Hacker’lar Ukrayna’yı Karanlığa Gömdü

0

blackenergy-ataque-ucrania-623x426

Hacker’ların ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteren bir örnek, Aralık ayının son günlerinde Ukrayna’da yaşandı.

23 Aralık günü Ukrayna’nın Ivano-Frankivsk bölgesinde yaşanan elektrik kesintisinin nedeninin, hacker’lar olduğu anlaşıldı. Elektrik kesintisi ülke çapında etkili olmasa da, daha organize bir saldırı halinde, tüm ülkenin de karanlığa gömülebileceği ortaya çıktı.

ESET uzmanlarının bulgularına göre, elektrik santralinin yönetim bilgisayarlarında yer alan MS Office dosyalarındaki açıkları kullanan hacker’lar, basit bir saldırı ile bilgisayarların kontrolünü ele geçirerek, santraldeki elektrik üretimini durdurmayı başardılar.

Rus hacker grubu The Sandworm Team tarafından üstlenilen saldırı Ukrayna’da ilk değil. Aynı hacker grubu daha önce de Ukrayna, ABD ve Avrupa’daki elektrik santrallerine yaptıkları saldırılar ile tanınıyor.

Türkiye’de 2015 başında, ülke çapında tüm gün boyunca yaşanan elektrik kesintisinin, hacker saldırıları nedeniyle yaşandığı şüphesi oluşmuş ancak konuyla ilgili resmi açıklamada, elektrik sistemindeki teknik bir arıza sebep olarak gösterilmişti.

Sosyal Ağlardaki Paylaşımlar Güvenlik Riski Oluşturuyor

0

social_media

Ankete göre; internet kullanıcılarının dörtte üçünün (%78) en az bir sosyal medya hesabı var. Fakat sosyal medya kullanıcıları arasında büyük bir bilinçsizlik mevcut. Anket katılımcılarının onda biri (%9), sayfalarını ve gönderilerini arkadaş listesi dışındakilerin göremediğini düşünmekte. Bu durum kişisel bilgilerinin yanlış ellere düşmesini ve hata suçlularca kimlik hırsızlığı ve finansal dolandırıcılık amacıyla kullanılmasını kolaylaştırıyor.

Araştırmada kullanıcıların arkadaş eklerken kendilerini tehlikeye attıkları görülmüş; şaşırtıcı bir şekilde %12’si tanıyıp tanımadıklarına bakmadan herkesi listelerine eklediğini belirtmiş. Ayrıca kullanıcıların üçte biri (%31), ortak arkadaşları varsa diğer insanların bağlantı taleplerini kabul etmekte; bu durum kullanıcıları daha fazla sayıda tanımadığı kişiye ve hatta reklamcılık aracıları ve suçlulara karşı korunmasız bırakmakta. Söz konusu olan “arkadaşlara” güvenmek olduğunda anket katılımcılarının dörtte biri (%26), bir arkadaşından gelen bağlantıyı ne olduğunu bile sormadan ya da göndericinin hesabının ele geçirilmiş olabileceğini hesaba katmadan tıklatmakta bir sakınca görmediğini belirtmiş.

Kaspersky Lab Baş Güvenlik Araştırmacısı David Emm şu yorumlarda bulundu: “Sosyal ağ kullanıcıları, siber bilince sahip olmayarak ve yabancılara kişisel ve gizli bilgilerine kolay erişim olanağı tanıyarak tehlikeli bir oyun oynuyorlar. Doğum günlerinden adreslere ve tatil planlarına kadar çok sayıda bilgi içeren sosyal medya profilleri varken siber suçlular için değerli bilgiler bulmak ve bunları kötüye kullanmak veya kimlik çalmak çok büyük bir zahmet gerektirmiyor. Bu bilgileri bir arkadaşınıza vermeniz bu işi daha da kolaylaştırıyor.”

Sosyal medya paylaşımlarınızın sizi tehlikeye atmaması için Kaspersky Lab, her şey göründüğü gibi olmayabileceği için İnternet kullanıcılarının kimlerle arkadaş oldukları ve bu sitelere güven duyup duymama konusunda dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Şüpheniz varsa, bir arkadaşınızın talebini kabul etmeyin veya beklemediğiniz bir bağlantıyı tıklamayın. Durum güncellemelerinizi sadece en yakın arkadaşlarınızla paylaştığınızdan emin olmanız için ayrıca bu sosyal ağ hesaplarındaki gizlilik ayarlarının en üst düzeyde olması gerekiyor.

Dikkatli olmanın yanı sıra güvenlik yazılımları dijital hayatınızı İnternet tehditlerine karşı korumanıza ve gizliliğiniz ve kimliğinizin güvenliğini sağlamanıza olanak tanır.

Netflix Türkiye’ye açıldı

0

netflix

Daha önce Türkiye’den erişmeye çalışanlara, “ülkenize hizmet verilmiyor,” mesajı gösteren Netflix, 130 yeni ülkeye daha hizmet vermeye başladı ve Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor.

Hizmet verdiği ülke sayısı bir anda 60’dan 190’a çıkan Netflix bu hamlesiyle abone sayısını arttırmayı amaçlıyor. Ücretli abonelik modeliyle hizmet veren servisin dünya çapında 70 milyon abonesi bulunuyor.

Türkiye ve diğer 129 ülkeye de açılan serviste şimdilik bu yeni ülkelere yönelik alt yazı veya dublaj seçeneği bulunmuyor. Dolayısıyla Netflix şovlarını sadece yabancı dil bilen kullanıcılar izleyebilecek. Ancak zamanla her ülkeye özel alt yazı seçeneklerinin hazırlanacağı tahmin ediliyor.

Fiyatlandırma ise şöyle:

“Basic” üyelik aylık 26.99 TL. En ucuz seçenek olan Basic üyelikte HD yayın yok; yayınları sadece SD çözünürlükte izlemek mümkün. Ayrıca aynı anda sadece tek bir ekranda yayın izlenebiliyor.

Standart üyeliğin fiyatı 33.99 TL ve bu üyelik tipinde yayınlar HD olarak izlenebiliyor. Aynı anda açık olabilen ekran sayısı ise 2. Son üyelik tipi olan “Premium” üyelik ise, 40.99 TL’lik aylık ödeme gerektiriyor. Premium üyelikte yayınlar Ultra HD olarak izlenebiliyor ve aynı anda 4 ekran izlenebiliyor.

Hangi üyelik tipini seçerseniz seçin, daha sonra farklı seçeneklere geçiş yapma şansınız var. Yeni üyelere 1 aylık ücretsiz hizmet verildiğini de belirtmekte yarar var.

Netflix’e üye olmak ve yayınları izlemek için akıllı cihazınıza Netflix uygulamasını indirmeniz ya da bilgisayarınızdan Netflix sitesine ulaşmanız yeterli olacak.

 

Gençlerin analitik düşünme becerileri azalıyor

0

o-YOUNG-PEOPLE-IN-WORKPLACE-facebook

Günümüzde yerli – yabancı tüm şirketlerde işe alım süreçleri eskisine oranla daha önem kazandı.  Pozisyona doğru kişiyi yerleştirmenin, verimlilik ve ciroda artış sağladığını fark eden kurumlar,  personel seçim süreçlerini yeniden gözden geçirmeye ve yapılandırmaya başladılar. Kurumların bu süreçte kullanmayı tercih ettikleri değerlendirme araçlarının başında, adayların zihinsel becerileri itibarıyla pozisyona uygunluklarının belirlenmesi amacıyla yetenek testleri geliyor.

Türkiye’nin en önemli ölçme ve değerlendirme firmalarından biri olan Assessment Systems, her yıl on binlerce çalışana uyguladığı “Yetenek Testleri”nde son beş yılda yaşanan değişiklileri analiz etti. Assessment Systems tarafından geliştirilen ve bugüne kadar 500 binden fazla kişinin değerlendirildiği FVAT Yetenek Testi ölçümlemelerine göre, dört yıllık üniversite mezunu ve beyaz yaka pozisyonlar için başvuru yapan gençlerde son 5 yılda yetenek testi başarısında özellikle “Analitik Düşünme” boyutunda %25’lik bir düşüş söz konusu.

21-28 yaş arası gençler beş yıl öncesine kıyasla daha az analitik!

Assessment Systems’ın istatistiklerine göre 2011 yılı ile 2015 yılı verileri karşılaştırıldığında özellikle 21-28 yaş aralığında “Analitik Düşünme” boyutunda anlamlı bir fark var. 2011 yılında 24 yaşında olan bir genç ile 2015 yılında 21 yaşında olan bir gencin analitik düşünme boyutundaki doğru cevap sayısında %25 oranında düşüş gözlemleniyor. Düşüş sadece analitik düşünme boyutu ile de sınırlı değil. Dikkat ve sayısal boyutlarda da analitik düşünme boyutundaki kadar vurucu olmasa da düşüş görülüyor.

Veriler, kurumların “Nitelikli çalışan bulmakta zorluk yaşıyoruz.” ifadelerini destekler nitelikte.

Verilerin, dört yıllık üniversite mezunu ve beyaz yaka pozisyonlar için başvuru yapan, 21-28 yaş arası gençlere ait olduğunu vurgulayan Assessment Systems Kurucusu ve CEO’su Levent Sevinç sonuçları şöyle değerlendiriyor: “Analitik düşünme boyutu genel tanımı ile bireyin olay ve olgular arasında neden sonuç ilişkisi kurabilme yeteneğidir. İş yaşamında, bir sorunu belirli bir sistematik ve mantık sırasında çözümleyebilme, işiyle ilgili verdiği bir kararın sonuçlarını öngörebilme gibi temel davranışlara karşılık gelir. İş yaşamında beklenen birçok yetkinliğin temelini oluşturan önemli bir zihinsel beceridir. Veriler, dört yıllık üniversite mezunu beyaz yaka pozisyonlar için başvuran gençlere ait. Bu durumda bu analiz, kurumların “Nitelikli çalışan bulmakta zorluk yaşıyoruz.” ifadelerini destekliyor.”

HP, profesyoneller için en ince ve en hafif dizüstü bilgisayarını tanıttı

0

hp_eliteg1_life

HP şimdiye kadar üretmiş olduğu en ince ve en hafif dizüstü bilgisayarı HP EliteBook Folio’yu tanıttı. Ödüllü HP EliteBook 1020’den yüzde 21 daha ince ve yüzde 15’e kadar daha hafif olan EliteBook Folio, 1kg’ın altındaki ağırlığı ve bir AA pilinden daha ince (12.4 mm) oluşuyla HP’nin şimdiye kadarki en ince ticari sınıf dizüstü bilgisayarı olma özelliği taşıyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan HP Türkiye Ticari Bilgisayarlar Kategori Müdürü Uğur Varlıoğlu, “PC’yi işte kullandıkları için insanların şık, ince ve hafif bir cihazı istemekten vazgeçmeleri gerekmez. Bu nedenle biz HP EliteBook Folio’yu tasarladık – dünyanın en ince ve en hafif ticari sınıf dizüstü bilgisayarı – Bu bilgisayarlar ile tüketiciler üst seviyede bir tasarımın yanı sıra BT ihtiyaçlarını karşılamak için kritik öneme sahip güvenliği artırır.” dedi.

Üst seviye tasarım ve performansı

EliteBook Folio, üst seviye ustalığı elmas şeklinde kesimli CNC alüminyum gövde ile bir araya getiren, güç ve dayanıklılığı ultra ince bir tasarımda birleştiren ve 12.5inch diyagonal ekrana sahip bir dizüstü bilgisayar. Elite ailesindeki diğer aygıtlar gibi, EliteBook Folio da MIL-STD testlerini geçmek üzere tasarlanmış ve HP’nin 120,000 saatlik toplam test sürecinden geçmiştir.

İş, gün boyunca farklı lokasyonlarda yaptığınız bir şey haline geldikçe, tipik bir dizüstünün 145 derecelik açısı üretkenliği kısıtlayıcı olabilir. Bunu çözmek için EliteBook Folio 180 derecelik açıya imkân veren uzun menteşeyle, cihazı tamamen düz bir şekilde açmayı olanaklı kılarak kullanıcılara daha büyük esneklik ve etrafındakiler ile kolayca paylaşım ve iş birliği yapma olanağı sağlıyor. Cihaz aynı zamanda tam boy ve çokça kabul gören HP Premium Klavye ve farklı parmak hareketlerini destekleyen Windows 10 uyumlu clickpad ile gelirken Thunderbolt™ 3 destekli 2 USB-C™ girişi ile daha hızlı dosya aktarımı ve 4K kalitesinde görüntü sağlıyor. Kullanıcılar isteğe bağlı olarak HP USB-C™ Travel Dock ile bağlanabilirliği daha da artırabiliyor.

EliteBook Folio’nun kenardan kenara cam ekranı aynı zamanda opsiyonel olarak Ultra HD (UHD) 4K ekranı ile çarpıcı detaylarıyla birlikte net görüntüler sağlıyor. Bu da 1 inç başına 352 piksel yoğunluğu ile mümkün oluyor. UHD paneli, yüzde 95 Adobe RGB gamını da mümkün kılarak resimleri daha canlı ve gerçek hayatta olduğu gibi yansıtıyor.

EliteBook Folio’nun geliştirilmesi sürecinde HP, tüm gün üretkenliğe ve performansa ihtiyacı olan kişiler için Microsoft ve Intel ile birlikte çalışarak sürücülere ince ayarlar çekerken performans ve pil optimizasyonunu da gerçekleştirdi. Windows 10 Pro ile gelen bilgisayarda yüksek performans ve verimlilik için 6. nesil Intel® Core™ M vPro™ işlemci kullanıldı. Bu sayede EliteBook Folio’da güzellik, güç, fansız çalışma ve 10 saate kadar pil ömrü en uygun şekilde bir araya geldi. Cihazın tasarımı ve materyalleri sayesinde HP mühendisleri 3 yıldan daha uzun ömürlü olan pil için alanı maksimum seviyeye çıkardı.

Daha çok bağlantı için geliştirildi
İnsanlar artık dizüstü bilgisayarlarını iş arkadaşları, dostları ve aileleri ile bağlanmak için kullanıyor. Müşteriler, arama ve konferans için dizüstü kullanımını hala zorlu olduğunu belirtiyor. Bu bağlantıyı sağlamak için HP ve Microsoft’un Skype Kurumsal takımı EliteBook Folio’nun geliştirilmesinde yakın işbirliği yaptı. Microsoft’tan Skype Kurumsal Ürün Müdürü Eric Wilfrid yaptığı açıklamada, “Microsoft ve HP mühendisleri en iyi Skype Kurumsal tecrübesi sunmak için bir yıldan fazla bir süredir yakın bir şekilde birlikte çalışıyor. Bu nedenle bu bilgisayarda Skype Kurumsal uygulaması üzerinden yapılan görüşmelerde konuşma ve ses kalitesi üst seviyede” dedi.

HP, kişisel ve iş kullanımı için daha net ses deneyimi sunmak için aynı zamanda Bang & Olufsen mühendisleri ile de işbirliği yaptı. Donanımların kalitesi ve dizüstünü çevreleyen mühendislik sayesinde önceki HP cihazlara kıyasla yüzde 40 ses şiddeti artışı yakalandı. Böylece, Folio yeri geldiğinde bir telefon görevi de görüyor. Cihazda bulunan dört hoparlör yalnızca konuşma kalitesini artırmakla kalmıyor aynı zamanda müzik dinlerken veya video izlerken daha üstün bir ses sunuyor.

Bir aramayı bitirmek veya sessize almak için pencereler arasında gidip gelmek, klavyedeki yeni tuşlar ile artık mesele olmaktan çıkıyor. Bir takvim tuşu kullanıcıların hızlıca “Skype Kurumsal” uygulamasının takvimine masaüstünde gezinmeden geçmesini olanaklı kılıyor.
Üst seviye ticari cihaz ailesi
HP’nin Elite serisindeki üst seviye masaüstüler, dizüstüler ve son zamanlarda duyurulan Elite x2’ye HP bugün 14” dizüstüler bilgisayarlar içerisinde dünyanın en ince (35.56cm) iş sınıfı dizüstünü HP EliteBook 1040 G3 ve HP EliteBook 800 G3 dizüstlerini de tanıttı. EliteBook Folio ile aynı ince ve hafif tasarımı sağlamak için, EliteBook 1040’ta da tamamen alüminyum elmas kesimli tasarım kullanıldı. HP, EliteBook 800 serisinde tamamen yenilenmiş gümüş magnezyum ve alüminyum gövde kullanarak daha ince, daha hafif ve dayanıklı bir tasarım ortaya koydu.

EliteBook 1040 ve EliteBook 800 serileri Windows 10 Pro, 6. nesil Intel® Core™ vPro™ işlemci, PCIe Gen3 SSD ve DDR4 bellek ile geliyor. Bütün cihazlarda Bang&Olufsen ses, HP Gürültü Düşürücü yazılımlar ve HP Clear Sound Amp ile Skype for Business gibi uygulamalara uygun deneyimler sunuluyor. EliteBook 800 serileri 12.5-inch, 14.0-inch ya da 15.6-inch diyagonal HD, FHD, QHD ve UHD ekran seçeneklerine sahip iken EliteBook 1040’ta FHD ve QHD ekran seçenekleri bulunuyor.

Tüm bunlar ek olarak daha fazla güce ihtiyaç duyan müşteriler için HP, yeni opsiyonel HP Notebook Power Bank’ı da sunuyor. HP Pro ve Elite serilerinde, böylelikle bir HP dizüstü ve akıllı telefon ya da tablet gibi ek bir cihaz aynı anda şarj edilebiliyor. Bu dizüstüler ile birlikte yeni tasarlanmış çanta ile birlikte HP UltraSlim Docking Station ve seyahat dock’ı gibi sock seçenekleri de bulunuyor.

Üst seviye güvenlik ve yönetilebilirlik
HP’nin EliteBook Folio dizüstü bilgisayarının da dahil olduğu yeni Elite ailesinin üst seviye dizüstü, masaüstü ve tabletleri sayesinde BT görevlileri, artık potansiyel riskleri şirket içerisine sokmaktan kurtulmuş oluyor. Önceki nesil cihazlara kıyasla daha kolay yönetilebilen ve daha fazla güvenlik sunan bu cihazlar, şirketlerinin güvenliğini sağlamak ve daha yönetilebilir bir BT kazandırmak isteyen kişiler için HP Client Security Software Suite, sertifikalı TPM, HP Sure Start with Dynamic Protection ile BIOS-seviyesinde gelişmiş güvenlik ve isteğe bağlı parmak okuyucu gibi güvenlik özelliklerini sunuyor.

Ek yönetilebilirlik desteği için HP müşterilerine, HP Touchpoint Manager, HP Image Assistant ve isteğe bağlı Intel® Core™ vPro™ gibi araçlar sunuyor. Böylelikle BT uzmanları kablolu veya kablosuz ağlar üzerinden cihazları yönetebiliyor. HP Touchpoint Manager artık yazılım envanteri ve kurulumu ile birlikte BYOD cihazlar için destek ve yama yönetimini de mümkün kılıyor.

BT yöneticilerinin tek bir ön panelden güvenliği sağlama ve aygıtları optimize etme kabiliyetini geliştiren yeni HP Image Assistant ise ticari bilgisayarlar için ilk kişiselleştirilebilir görüntü sorun giderici aracı olarak öne çıkıyor. Bu araçlar ile BT giderleri düşerken ve işletmelerin hassas verileri de koruma altına alınıyor.

Fiyatlandırma ve Erişilebilirlik
• EliteBook Folio’nun Mart’tan itibaren 999 eurodan başlayan fiyatlarla EMEA’da satışa sunulması bekleniyor.
• HP EliteBook 1040 G3’ün, Ocak’tan itibaren EMEA’da 899 eurodan başlayan fiyatlar ile satışa sunulması bekleniyor.
• HP EliteBook 800 G3 serisinin EMEA’da Ocak’ta 799 eurodan başlayan fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor.
• HP EliteBook Folio için HP USB Travel Dock ve HP USB-C Travel Dock’ların fiyatları satışlarından hemen önce duyurulacak.
• HP Notebook Power Bank’ın fiyatı satışından hemen önce duyurulacak.

Sanal gerçeklik gözlükleri ile Web’de sörf yapabilecek miyiz?

0

browser1-1

Sanal gerçeklik gözlükleri, 2016’nın ilk çeyreğinde piyasada olacak. HTC’nin Vive gözlükleri Steam üzerinde VR oyunları oynamak isteyenleri hedeflerken, Facebook’un sanal gerçeklik gözlüğü Oculus da geliştirici sürümü ile yıllardır oyun piyasasında çoktan kazandığı güçlü yeri korumak için Vive ile rekabet edecek.

Fakat, 2016’nın ilk çeyreğinde piyasaya sunulacak sanal gerçeklik gözlükleri aynı zamanda Web’de sörf yapmak için de önemli bir araç olacak. Facebook’un şimdiden, 3D web sörf teknolojisi üzerinde çalıştığını biliyoruz. Üstelik sadece sanal gerçeklik gözlükleri değil, arttırılmış gerçeklik gözlükleri de Web’de sörf için kullanılacak. Yani Google’ın arttırılmış gerçeklik gözlüğü Glass gibi ürünlerle de Web’de 3D sanal sörf mümkün olacak.

Elbette, bu yeni teknoloji için özel web tarayıcıları da gerekecek. Zspace’in geliştirdiği zBrowser de bu tarayıcıların ilk örnekleri arasında yer alıyor. Yeni tarayıcı VR ve AR gözlükleri ile çalışıyor. Ancak kullanıcının özel bir stylus kullanması da gerekiyor. Böylece imleci kontrol etmek mümkün oluyor. Tabi, özel VR eldivenleri veya yüzükleri de bu iş için uygun olacak.

Facebook’un kurucusu Zuckerberg’in de VR Web sörfüne büyük önem verdiğini biliyoruz. Oculus Rift’i satın almak için ödediği milyar dolarlar da bu ilginin en büyük ispatı. Ayrıca, Zuckerberg yeni yıl için yayınladığı blog yazısında, 2016’da hayata geçirmek istediği kişisel yapay zeka asistanını, ofiste Oculus ile çalışacak şekilde dizayn etmek istediğini de vurgulamıştı. Böylece Facebook’a dair devasa verileri Oculus gözlükleri yardımıyla, özel tarayıcıların ve görselize edilmiş verilerin içine girerek incelemek mümkün olacak.

Elbette bu teknoloji sadece Zuckerberg’e özel bir mucize olarak kalmayacak. Kısa süre sonra herkesin kullanımına açılacak. İş adamları, şirketlerine, projelerine dair raporların görselize edilmiş 3D sunumlarına VR/AR gözlükleri ile ulaşabilecekler. Facebook’ta gezinen kullanıcılar yine VR gözlüklerini kullanarak Facebook’un özel VR versiyonu içinde dolaşabilecekler. zBrowser gibi web tarayıcıları sayesinde, VR/AR gözlükleri kullananlar artık Web’in tam içine girecekler ve interneti “karşıdan seyretmek” yerine içeriden fethedecekler.

2016, teknolojide büyük değişimlerin başlangıç yılı olacak gibi görünüyor.

Hareketle şarj olan piller gerçek oluyor

0

5-Myths-About-Phone-Charging-Debunked

Şarj problemi mobil dünyanın önündeki en önemli şişe ağzı. Bilim insanları, mobil cihazların şarj problemini çözmek için farklı projeler üzerinde çalışıyorlar.

Bu çalışmalardan en çok umut vadedeni, MIT’te yapılan ve insan hareketlerini elektriğe çevirecek olan proje. Ancak bu proje daha önce yapılan, insanların adımlarıyla oluşan basıncı elektrik enerjisine çeviren mekanizmalardan farklı olarak, elektrokimyasal bir materyal üzerine odaklanıyor.

Yeni materyal, ile geri hareketi elektrik enerjisine çeviren pil benzeri kimyasal bir yapıya sahip. Böylece bu materyali giyen kullanıcılar koşarken, yürürken oluşan salınım ile elektrik üretmek mümkün oluyor. Bu enerji de mobil cihazları şarj etmeye yetecek kadar büyük boyuta ulaşabiliyor.

MIT’ten bilim insanı Ju Li’ye göre, bu teknoloji henüz %15 etkinlikle çalıştırılabilir durumda ancak teknolojinin %100 etkinliğe ulaşma potansiyeli bulunuyor.

Wi-Fi 802.11ah ile Hız İki Katına Çıkacak

0

wi-fi-80211ah-halow

2015 yılında nesnelerin interneti üzerinde birçok gelişme yaşandı. Ancak mevcutta kullanmış olduğumuz kablosuz internet aktarıcı standardı802.11ac bu hizmet için pek yeterli görünmüyordu. Wi-Fi Alliance bunun için bir hamle yaptı ve yeni Wi-Fi standardını CES 2016 etkinliğinde açıkladı.

Wi-Fi 802.11ah HaLow olarak isimlendirilen yeni aktarım modülü 900 MHz bandını kullanacak. 802.11ac standardında 80 MHz bandı kullanılıyordu.802.11ah ile 900 MHz bandının kullanılacak olması demek iki kat dahahızlı Wi-Fi aktarımı sağlayabileceğimiz anlamına geliyor.

802.11ah HaLow isminden de anlaşılacağı gibi düşük enerjitüketimi sunuyor. 802.11ac standardı, sadece 5 GHz bağlantıyı destekliyordu. 802.11ah ise 2.4GHz ve 5GHz bağlantıyı da destekliyor.

Geleceğin Wi-Fi standardı olan 802.11ah HaLow hakkında henüz test sonuçları ile kanıtlanmış bir bağlantı testi bulunmuyor. 802.11ah HaLow standardının 2016 yılının ortalarına doğru netlik kazanması ve yıl sonu 802.11ah HaLow destekli modemlerin satışa sunulmasını bekliyoruz.

 

Kaynak: ShiftDelete.Net

CES 2016’da Intel Şovu

0

Teknolojinin dönüştürücü ve benzeri görülmemiş erişilebilirliği ile hayatımızda giderek daha çok rol aldığını belirten Intel CEO’su Brian Krzanich şunları söyledi: “İnsanlar ürünlerden ziyade deneyimlere göre tercihte bulunma eğiliminde.Intel teknolojisi deneyimleri mümkün kılıyor ve sonuç olarak yaşadığımız dünyayı güzelleştiren bir katalizör rolü üstleniyor.”

Antreman yapma ve sporda rekabet etme yöntemlerini dönüştürmek amacıyla sektörün önde gelen markalarıyla bir dizi işbirliğine gittiklerini açıklayan Krzanich, teknoloji ve veri analizi yöntemini kullanarak insanların spor performansını ve genel sağlık düzeyini artırmalarına yardımcı olacaklarını belirtti.

Intel ESPN ve Red Bull Media House ile yapacağı ortak çalışmalarla sporculara güç sağlayan ve ileri seviyede görüntüleme deneyimlerini hayata geçiren Intel destekli çözümler tasarlıyor. New Balance ve Oakley ile yapılacak yeni çalışmalar ise insanların daha aktif bir yaşam için kullandıkları araçları kişiselleştirip daha da geliştirecek. Bu işbirlikleri Krzanich’in geleceği şekillendirmekte olduğunu söylediği üç trendin çatısı altında gerçekleşiyor: Akıllı ve bağlantılı dünya, insansı duyulara sahip cihazlar ve daha da kişiselleşen teknoloji.

Lady Gaga va Intel işbirliği

Krzanich özel etkinlikte The Recording Academy ile resmi “Next Generation of GRAMMY® Moments” programı kapsamında da uzun yıllara yayılan bir işbirliği yapacaklarını açıkladı. Programa teknolojik inovasyon katkısı sağlayacak işbirliği ile insanların müzikte teknolojinin evrimini görerek bu evrime katılmaları amaçlanıyor. Müzik alanında eşsiz bir deneyim yaratmayı amaçlayan ilk Intel-sanatçı işbirliği altı defa GRAMMY® ödülü kazanan dünya müzik ikonu Lady Gaga ile gerçekleştirilecek. Lady Gaga ise bu programın parçası olarak inanılmaz bir deneyim yaratacakları konusunda söz veriyor.

Intel, sürdürülebilir bir dünya için “çatışmasız” ürün yaklaşımını genişletiyor

2016’dan itibaren Intel’in tüm ürünlerinin “çatışmasız” minerallerden yapılmış olması taahhüdünü yerine getirmek amacıyla mikroişlemci üretiminin ötesine geçeceği açıklamasını yapan Krzanich şöyle konuştu: “Intel çatışmalı mineraller, çeşitlilik ve katılım konusundaki çalışmalarına başladığında birçok kişi bize bunun çok büyük bir amaç olduğu ve hiçbir zaman ulaşılamayacağını söylüyordu. Ortak çabalarımız sayesinde ticaretin tamamen yeni ve farklı yöntemlerinin oluşmasına katkıda bulunabileceğimizi ve bunun da insanlığın deneyimlerini iyileştirebileceğini göstermiş olduk.”

CES 2016’da öne çıkanlar;

Intel Spor Deneyimini Dijitalleştiriyor

  • Red Bull Media House işbirliği heyecan yarattı. Red Bull Media House CTO’su Andreas Gall, Intel Curie teknolojisinin yardımıyla atletlerin ve seyircilerin performans hakkındaki bilgilere nasıl anında erişebileceklerini göstermek üzere sahnede Krzanich’e katılarak, 2016 ve sonrasında daha fazla yeniliğin sözünü verdi.
  • Oakley ve Intel, “Radar Pace” adını taşıyan, sesle etkinleştirilen ve gerçek zamanlı bir koçluk sistemi olan akıllı gözlüğün ön gösterimini yaptılar. Oakley, Intel’in akıllı teknolojili, premium, lüks ve spor gözlükleri üreteceği ilk Luxottica Group markası olma özelliğini de taşıyor. Intel teknolojisiyle geliştirilen ve Oakley’nin yüksek kaliteli tasarımıyla ve malzemeleri ile işlenen akıllı gözlük, koşuculara, bisikletçilere ve fitness severlere anında geri bildirim ve analiz sunacak.Gerçek zamanlı olarak performanslarını geliştirmelerine yardımcı olacak.

Yaratıcılık artık daha özgür

Altı GRAMMY ödüllü dünya müzik ikonu Lady Gaga, yaptığı açıklamayla Intel ile Şubat 2016’da tanıtılacak olan resmi “Next Generation of GRAMMY® Moments” programı kapsamındaki Intel ve The Recording Academy® arasındaki ilk işbirliğini duyurdu. Programın detayları Şubat ayındaki GRAMMY haftasında paylaşılacak.

Sürdürülebilir bir dünya teknolojiyle mümkün

Sürdürülebilirlik alanında lider markalardan Intel, “çatışmasız” mikroçipleri ile yıllardır üretim yapıyor. Tedarik zinciri organizasyonu dahil olmak üzere mikroişlemcilerin ve tüm ürün gamının “çatışmasız” olacağı konusunda da bu etkinlikte söz verildi. Intel için tedarik zincirinde hesap verebilirliği korumanın, sürekli bir süreç olduğu vurgulandı.

Windows 10, 200 milyondan fazla cihaza ulaştı

0

device_laptop_mini_start_CortanaMarket_1x_tr_TR

Windows 10 yüklü cihaz sayısı 200 milyonu aştı. Kullanıcılar Windows 10’a yükselterek daha güvenli ve hızlı bir Windows deneyimi yaşıyor. Aynı zamanda yeni deneyimler kazanıp eğleniyor. Kurumsal müşteriler ve eğitim sektöründe de Windows 10 için önemli bir talep gözlemleniyor. Bugün itibari ile Microsoft’un kurumsal müşterilerinin %76’sı aktif olarak Windows 10’u deneyimliyor. Kurumlarda ve eğitim sektöründe 22 milyonun üzerinde cihazWindows 10 ile çalışıyor. Windows İş Grubu Yöneticisi Kadir Şener, “Windows’un herhangi bir eski sürümüne kıyasla, Windows 10’da daha yüksek bir müşteri memnuniyeti gördüğümüz için heyecanlıyız. Aralık ayında, 10 milyar saatin üzerinde Windows 10 kullanımı ile bugüne kadar ki en yüksek Windows deneyimini yaşadık. Son zamanlarda, başka bir dönüm noktasına daha ulaştık. Sadece Aralık ayında insanlar Windows 10 ile 11 milyar saatin üzerinde vakit harcadı” dedi.

Windows 10 ile ilgili çarpıcı rakamları paylaşan Şener, “Sadece son bir ay içinde kullanıcılar Microsoft Edge ile 44,5 milyar dakika geçirdi. Windows’un önceki sürümlerine kıyasla, cihaz başına %30 daha fazla Bing sorgusu yapıldı. Windows 10 resim uygulaması içinde, 82 milyar resim görüntülendi. 2015 yılında oyuncular Windows 10’da 4 milyar saatin üzerinde oyun oynadı. Oyun severler, Windows 10 bilgisayarlarından 6,6 milyarı saati Xbox One oyunlarında kullandı” dedi.

Windows Store, geliştiriciler için fırsatlar yaratarak, 2015 yılında daha da büyüdü

Windows 10’daki önemli bir yatırım da, yazılım geliştiricilerin tek bir platform üzerinden Windows 10 cihaz çeşitliliğine ulaşması oldu. PC, tablet, telefon ve birçok başka cihazda tek bir uygulama ve tek bir Windows Store ile uygulamalara ulaşma imkânı bulunuyor.

Yeni Windows Store’un hem tüketiciler hem de kurumlar için yeni tanıtım yüzeyleri ve içerik edinmelerine yardımcı olacak yeni vitrinleri var. Bu yaklaşım, Netflix, NPR, Pandora, Shazam, TuneInRadio, Twitter, Uber, Wall Street Journal, 1-800-Flowers ve fazlası da dahil olmak üzere 3 milyar ziyaretçi ve daha evrensel uygulamaların da katılımı ile ivme kazanıyor. Önemli geliştiriciler, Windows Store’a TombRaider Rise (2016), Minecraft: StoryMode, Telltale Oyun Serisi ve World of TanksBlitz gibi yeni oyunlar yüklüyor. Bu geliştiriciler milyonlarca kullanıcının oluşturduğu fırsatları görüyor.

Kendine yapay zekalı asistan yazacak!

0

Tony_Stark-Suit_Test

Facebook’un kurucusu Zuckerberg, teknoloji şirketlerinin yapay zeka yarışına farklı bir kulvardan yaklaşıyor. Facebook için değil, kendisi için kişisel bir proje olarak 2016’da yapay zeka yazmak istediğini açıklayan Zuckerberg böylece evinde ve ofisinde işlerine yardımcı olacak bir sanal asistan yaratmak istiyor.

Evde ışıkları ve elektronik cihazları kontrol edecek, ses ve yüz tanıma özelliği bulunacak, Zuckerberg ailesinin dostlarını tanıyacak ve gerektiğinde kapıyı açacak, iş yerinde ise Mark’ın randevularını yönetecek, Facebook hakkındaki büyük verilerin analizlerini yaparak görselleştirerek Zuckerberg’e sunacak bir yazılım olacağı anlaşılan yapay zekanın ne kadar başarılı olacağını veya mümkün olup olmayacağını 2016 içinde göreceğiz.

Halihazırda, Apple, Windows ve Google çok büyük ekiplerle kendi yapay zekalı asistanlarını geliştiriyorlar ve kullanıma da sunmuş durumdalar. Facebook’un bu yarışta onları geçip geçemeyeceği merak konusu. Öte yandan, Zuckerberg’in kendi kişisel kullanımı amacıyla yapay zeka teknolojisini geliştireceğini açıklaması, teknoloji basınında, Zuckerberg ile Demir Adam filminde kendine özel zırh geliştiren bilim insanı/iş adamı karakter Tony Stark benzetmelerinin yapılmasına neden oldu.

Mark Zuckerberg, kişisel kullanımı için yapay zeka üretme çalışmaları hakkındaki gelişmeleri düzenli olarak paylaşacağını da duyurdu.

 

ABD, o davayı nihayet açtı

0

volkswagen

ABD hükumeti yaptığı açıklamayla, egsoz ölçüm testlerini yanıltmak için otomobillerine hile yazılımı yükleyen Volkswagen’e dava açtığını duyurdu. Davanın konusu, Volkswagen, Audi ve Porsche markalı otomobilleri kapsayacak.

Bu duyuru aynı zamanda, 600 bin dizel motorlu otomobile hile yazılımı yüklendiğinin anlaşılmasının ardından ABD hükumetinden gelen ilk resmi tepki.

Volkswagen, araçların egzos testine girdiğini anladığında motor performansını 40 kat düşürerek emisyon ölçümlerini yasal sınırlar içinde tutan bir hile yazılımını otomobillerine gizlice yüklemiş ve bu hilenin ortaya çıkmasıyla çok zor durumda kalmıştı.

ABD hükumeti şimdi açtığı davada Volkswagen’in ağır cezaya çarptırılmasını isteyecek. Davayı kaybetmesine kesin gözüyle bakılan Volkswagen’in ise sadece ABD’de ödeyeceği cezanın 18 milyar doları geçmesi bekleniyor. Ayrıca,  hileli yazılımın yüklendiği 600 bin Volkswagen otomobilin sahibinin de firmanın karşısına kişisel tazminat davalarıyla çıkmasının önü açılacak.

Intel, Alman drone üreticisini satın aldı

1

asctec_falcon8_scene

Her yıl milyonlarca yeni drone’un satılmaya başladığı drone piyasası, Intel’in de gözünden kaçmadı. İnsansız hava araçlarının, önümüzdeki dönemin en hızlı gelişen teknoloji alanı olacağının farkına varan Intel, Alman drone şirketi Ascending Technologies’ı satın aldı.

Ancak, Ascending Technologies, diğer drone teknolojileri üreten şirketler gibi, drone üretmeye odaklanmış bir şirket değil. Şirketin odak noktası, drone’ların tespit edilmesi ve birbirlerine çarpmalarının engellenmesi… Şirket aynı zamanda Intel’in CES 2015 fuarı sırasında sergilediği Ping Pong oynayan drone’ların arkasındaki teknolojiyi de sağlamasıyla tanınıyor. Yani Intel ile arasındaki iş birliği ve satın alma süreci, bir günde ortaya çıkmış değil.

Ascending Technologies’in ürettiği AscTec Firefly isimli robot drone da, aynı zamanda Intel’in 3d derinlikli görüş imkanı sunan RealSense kameraları ile donanmış bir drone… Bu da drone’a, etrafındaki alanı üç boyutlu olarak algılayarak engellere çarpmadan uçabilme yeteneği kazandırıyor.

Elbette Ascending Technologies’in drone’larını, Parrot veya DJI gibi popüler drone üreticilerinden ayıran en önemli faktör, drone’ların robot olması, yani yapay zeka ile otonom olarak uçabiliyor olması.

Intel ise bu yeni satın alma işleminin öneminin altını çiziyor ve drone’ların önümüzdeki dönemdeki en önemli elektronik platformlardan biri olacağını vurguluyor. Bu da satın almanın sebebini açıklıyor. Üstelik drone’ların, Intel’in büyük önem verdiği algısal hesaplama kavramı için de büyük bir pazar olduğu açık.

Intel’in rakiplerinden Qualcomm da daha önce Snapdragon Flight isimli platformunu tanıtarak, drone üreticilerine özel işlemciler sağlamak üzere harekete geçmişti. Şimdi Intel’in de bu alana adım atması, işlemci piyasasında büyük drone savaşlarının başlamak üzere olduğunun işareti.

 

 

Türkiye’de 2016’nın yıldız teknolojisi ne olacak?

0

2016, teknoloji tarihinde önemli bir yer kaplayacak. Her sene başında CES fuarında, o yıl karşımıza çıkacak yeni teknolojilerle karşılaşıp heyecanlanıyoruz ancak 2016’nın diğer yıllardan daha farklı olacağını öngörebiliyoruz.

2016, günlük yaşamımızda önemli etkiler yaratacak yeni teknolojilerin yılı olacak gibi görünüyor. Öyle ki, bu etkiler şimdiden kendini göstermeye başladı.

Lily-camera-drone

ABD’de insansız hava araçları sahiplerinin sayısı milyonları geçti. Sadece 2015 Noel döneminde, ABD’de 400 bin yeni drone satıldı. Üstelik bu milyonlarca drone sahibi 19 Şubat’a kadar ABD Federal Havacılık Yönetimi’ne Drone’larını kayıt ettirmek zorunda. Yani, 19 Şubat’tan itibaren ABD semalarına uçan tüm o minik pahalı oyuncaklar, resmen kayıt altında olacak ve izlenecekler. Bu da şu anlama geliyor, artık devletler de semalarında uçan milyonlarca drone’un farkında ve bu küçük hava araçlarının uçuşlarını düzene sokmak için yoğun çaba sarf ediyorlar. ABD’deki bu gelişmenin 2016 içinde Avrupa’ya ve Türkiye’ye de hızla ulaşacağını tahmin edebiliriz. Drone üreticileri, her yıl milyonlarca satan bu küçük ama pahalı cihazlardan daha fazla satabilmek için yoğun rekabet içindeler ve bu yıl piyasaya çok güçlü bir isim olan GoPro da giriyor. GoPro drone’larının piyasaya girmesiyle birlikte rakiplerinin fiyatları düşüreceğini tahmin etmek zor değil. Daha da ötesi akıllı drone’lar bu yıl kendilerini iyice gösterecekler. Akıllı drone’lar kullanıcıların kumandasına ihtiyaç duymadan, havadan sahiplerini otomatik olarak izleyip filme alabiliyorlar. Bu da spor yaparken, araç sürerken, doğa sporları ile ilgilenenlerin faliyetlerini çok kolayca videoya kaydedebilmelerini sağlıyor. Ancak beni burada asıl korkutan mesele, E5’te otomobiliyle ilerlerken akıllı drone’u pencereden dışarı salmayı deneyebilecek ve hızla akan trafiğin ortasına robot bir hava aracı bırakacak Türk kullanıcılar… Umarım birisi bunu denemeye kalkmaz ve biz de sonuçları hakkında haber yazmak zorunda kalmayız.

Bu arada, biliyorsunuz, dünyada milyonlarca drone satılmaya başlayınca işin içine Çinliler de girer ve fiyatlar daha da düşmeye başlar. Bu da, Avrupa ve Türkiye’de daha fazla drone satılması anlamına geliyor. 2015 boyunca haberlerde sık sık karşımıza çıkan ABD şehirlerinde ortaya çıkan drone haberlerini artık Türkiye için de daha sık görmeye başlayacağız.

oculus_rift_consumer-6-600x337[1]

Ancak drone’lardan daha önce karşımıza daha etkileyici bir teknoloji çıkacak. 2016’nın ilk çeyreğinde, sanal gerçeklik gözlükleri büyük sansasyonla piyasaya ulaşacak. Facebook’un Oculus Rift’i ve Valve’ın HTC ile ortak tasarladığı Vive, büyük heyecanla bekleniyor. Steam şimdiden kullanıcıların oyun listesinde, VR kategorisi oluşturdu ve VR gözlüğü desteğine sahip oyunları bu kategori altında sıralamaya başladı. VR gözlükleri aynı zamanda toplumun Arttırılmış Gerçeklik gözlüklerine alışmasını da kolaylaştıracak. Oyun piyasasının desteklediği VR gözlüklerinin elektronik mağazalarında satışa çıkması, Apple’ın iPad’ı tanıtması gibi, teknoloji severleri çok heyecanlandıracak bir gelişme olacak ve bu gelişmeye 2016 içinde tanık olacağız.

Uzun zamandır beklediğimiz kıvrılabilir ekranların ise bu yıl artık ticari ürünler olarak karşımıza çıkması yılın en büyük sürprizlerinden biri olabilir. CES 2016’da bu yeni kıvrılabilir ekranlarla oluşturulmuş prototip ürünlerin demolarını göreceğimiz kesin. Asıl merak ettiğimiz, ticari bir ürün sürprizi yaşayıp yaşamayacağımız. Gerçi teknoloji dünyası bu ürünleri uzun zamandır bekliyor ve bir ticari ürünün tanıtılması artık sürpriz olmayacak ama sansasyon yaratacağı kesin.

CES+2016_18+inch+Rollable+OLED

Örneğin LG’nin kağıt inceliğindeki OLED paneli CES’te sergirleyeceğini biliyoruz. Samsung’un da kıvrılabilir ekranların peşinde olduğunu yıllardır biliyoruz. Son Galaxy telefonun kıvrık kenarları, bu teknoloji üzerindeki çalışmanın bir sonucu ama nihai bir ürün olarak ekranı parmağımızın arasında kıvrılabilir, esnek telefonları ve tabletleri bekliyoruz. Bu yeni kıvrılabilir ekranlar sayesinde, çok daha esnek materyalleri saat, telefon, akıllı giysi gibi ürünler olarak hayatımızda görebileceğiz.

Serbest Çalışan Web Tasarımcıları da Kredi Kartı Kabul Edebiliyor

0

wdd2014Cep telefonlarını birer POS cihazına dönüştüren “Ödeal İşyerim” uygulaması serbest çalışan web tasarımcılarının hizmet bedellerini kredi kartı ile tahsil edememe sıkıntılarına son veriyor. Verdikleri hizmetin bedelini cep telefonları ile müşterilerinin kredi kartından tahsil edebilen web tasarımcıları, diledikleri taktirde “Ödeal İşyerim”e düzenli ödeme talimatı vererek, haftalık ya da aylık periyotlarda düzenli tahsilat alma imkanına da kavuşuyor.

Web tasarımcıları böylelikle, tasarım ve hizmet bedellerini nakit olarak vermek istememeleri nedeniyle kaybettikleri müşterilerine hizmet vermeye devam edebiliyorlar.

Ödeal İşyerim Nasıl Kullanılıyor?

1451909637_Odeal_IsyerimSistemi kullanmak son derece basit, akıllı telefonlardan App Store ya da Google Play’den ücretsiz olarak indirilen Ödeal İşyerim uygulaması, üyelik başvurusu yapılıp kabulünün hemen ardından kullanılabiliyor. Sabit POS maliyetlerine katlanmak istemeyen işletmeler ve serbest meslek sahipleri için ideal çözüm olan Ödeal İşyerim ile tahsilat basit birkaç adımla yapılabiliyor. Tahsilatı yapabilmek için öncelikle işletme sahibinin uygulama ekranına müşterisinin telefon numarasını ve adını, ürün / hizmet bedelini girmesi gerekiyor. Tüketicinin kredi kartı bilgileri uygulama ekranına OCR veya elle giriş yoluyla tanıtılıyor. Daha sonra çıkan uygulama ekranına müşteri tarafından imza atılarak işlem tamamlanıyor.

Yandex, Artık Elfçe Çeviri Yapıyor

0

yandexYandex’in kullanıcıların hayatını kolaylaştıran özelliklerinden Yandex.Çeviri’ye yeni bir dil daha eklendi. Sindarin Elfçesi, Yandex.Çeviri’de yer alan 65. dil oldu. Hobbit, Silmarillion ve Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J.R.R. Tolkien tarafından geliştirilen Elf dillerinden biri olan Sindarin Elfçesi, Yandex.Çeviri’de bulunan 64 dile çevrilebilecek. Kullanıcılar ayrıca bu dillerdeki metinleri Sindarin Elfçesine de çevirebilecekler.

En Gelişmiş Kurgu Dillerden Biri

J.R.R. Tolkien’in, kitaplarında yer alan Elf ırkı için tamamen kendisinin geliştirdiği bir dil olan Elfçe, dilbilgisi kuralları ve yaklaşık 25 bine ulaşan kelime sayısıyla en gelişmiş kurgu dillerden biri olarak gösteriliyor. Sindarin de Tolkien’in kitaplarında Elflerin büyük çoğunluğunun kullandığı dil olarak geçiyor. J.R.R. Tolkien’in doğum günü olan 3 Ocak tarihinde beta sürümüyle kullanıcılarla buluşan Elfçe çeviri özelliği ilk aşamada sadece Yandex.Çeviri’nin masaüstü versiyonunda yer alacak.

İndirim Amerika’da da olsa kaçırmıyoruz!

0

shopping-onlineAlışveriş sözcüğünün yanına en çok “indirim” yakışıyor, bu sihirli kelimeyi duyan alışverişten uzak duramıyor. Türk tüketicisi trendleri yakından takip ederken kaliteli, orijinal ürünleri “daha az” ödeyerek satın almak istiyor. Bu durum tüketicileri yüzde 70’lere varan indirimlerin yapıldığı ABD merkezli alışveriş sitelerine yönlendiriyor. Amerikadaniste.com’un açıkladığı yeni verilere göre ABD’den alışveriş yapan Türk tüketicilerin sayısı katlanarak büyüyor.

Son bir yılda Türkiye’nin 54 ili ABD ve Avrupa merkezli alışveriş sitelerinden alışveriş yaptı. 2015’te 2014 yılına oranla Amerikadaniste.com üye sayısı yüzde 25 artarken, gönderilen paket sayısı da yükseldi. 2014’e göre yüzde 45 daha fazla paket sahiplerine ulaştı. Üyelerin sepet ortalamaları ise yüzde 15 artarken alışveriş tercihleri de çeşitlendi. Daha fazla alışveriş sitesinden ürün satın alan üyeler, 2014 yılına göre daha fazla kıyafet, ayakkabı, tablet ve araba/motor parça içerikli ürünleri tercih etti. Kargo siparişleri ise geçen yıla oranla yüzde 40 artış gösterdi. Bu durum Amerikadaniste.com’un cirolarına da yansıdı, şirketin cirosu yüzde 38 oranında yükseldi.

Sepet ortalaması 300 dolara ulaştı

Bu yıl ABD’de Kara Cuma ve Siber Pazartesi döneminde yapılan alışverişlerde mağaza içi satışlar 2014’e göre yüzde 10 gerilerken online satışlar yüzde 15, toplam satışlar ise yaklaşık yüzde 3 oranında arttı. Türk insanı da ABD’nin indirimli alışveriş günü Kara Cuma’yı (Black Friday) ve ardından gelen pazartesi günü online alışverişte büyük indirimlerin yapıldığı Siber Pazartesi’yi (Cyber Monday) kaçırmadı. Bu dönemde Amerikadaniste.com üyeleri ABD’deki alışveriş sitelerinden ortalama 300 dolarlık alışveriş yaptı. Amerika’dan satın alınan ürünlerde ilk sıralarda kıyafet, ayakkabı ve çocuk elbisesi yer aldı.

Bu yıl daha çok alışveriş yaptık

Bu yıl üyelerinin Kara Cuma ve Siber Pazartesi döneminde geçen yıla oranla 2 kat fazla alışveriş yaptığını söyleyen Amerikadaniste.com Kurucu Ortağı Seyfi Erol, “Yaşanan bu önemli artışın birçok nedeni var. Artık online mecralardan daha fazla alışveriş yapıyoruz. Çünkü bu konuda bilinçlendik. Sanal kartlar, farklı ödeme yöntemleriyle güvenli olarak nasıl alışveriş yapılabileceğini öğrendik, daha fazla siteye ulaşarak alışverişlerimizi çeşitlendirebiliyoruz. Üstelik orijinal ürün satın almak istiyoruz, bu da bizi yurtdışından alışverişe yönlendiriyor. İndirimler de çok cazip geliyor. Çünkü indirim gerçekten sihirli bir sözcük, duyanı alışverişe yöneltiyor. Satışların artmasında markaların yaptığı yüksek oranlardaki indirimler de büyük etken” dedi.

Her gün 2 otomobil ağırlığında paket gönderildi

Black Friday ve Cyber Monday dönemlerinde Amerikadaniste.com ile tanışanların sayısı da önemli oranda arttı. Bu dönemde Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nu dolduracak kadar yeni üye kazanıldı. Amerika Lojistik Merkezi’nde saatte 325 paket teslim alındı. Her gün 2 otomobil ağırlığında paket gönderildi. 2015’te Türk insanı yeni markalarla da tanıştı. Amerikadaniste.com üyelerine 78 farklı satıcıdan paket geldi. Türkiye’nin 81 ilinden 54’ü Amerikadaniste.com aracılığıyla alışveriş yaptı. En çok alışveriş yapan iller arasında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanı sıra Van, Gaziantep, Samsun, Muğla üst sıralarda yer aldı.