Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 658

Ford’dan elektrikli araçlarda erteleme kararı!

Ford, elektrikli araçlarını erteleyerek hibrit modellere yöneliyor. Dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden biri olan Ford, uzun zamandır beklenen üç sıralı SUV dahil olmak üzere bazı elektrikli araçlarını ertelediğini duyurdu. Firma, bu erteleme kararlarını, gelişmekte olan batarya teknolojilerinden yararlanmak için zaman kazanmak amacıyla aldığını belirtti. Aynı zamanda, hibrit araçlara daha fazla odaklanacaklarını vurguladı.

Ford‘un elektrikli araçlarını ertelediği duyuruldu. Özellikle, elektrikli üç sıralı SUV modelinin 2027’ye kadar ertelendiği açıklandı. Ayrıca, “T3” kod adıyla bilinen yeni nesil elektrikli pikap da 2026’ya kadar ertelendi.

Ford' elektrikli araç

Bu ertelenen modeller, Ford‘un ikinci nesil elektrikli araçlarını temsil etmesi planlanıyordu. Bununla birlikte, firma, hibrit araçlara daha fazla odaklanarak 2030 yılına kadar Ford Blue serisinde hibrit güç aktarma organları sunmayı planladığını açıkladı. Ayrıca, halihazırda üç batarya tesisinin inşasına devam ettiklerini belirtti.

Ford‘un hibrit araçlara yönelme kararı, 2024 yılının ilk üç ayında gözle görülür bir artışla sonuçlandı. Firma, bu dönemde 38.421 hibrit araç satarak bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42’lik bir artış kaydetti. Elektrikli araç satışları da yıldan yıla yüzde 86 arttı. Ancak, bu artışlar, elektrikli araç pazarının beklendiği kadar güçlü ve kârlı olmadığını gösteriyor.

Ford‘un Model e birimi, 2023’ün son çeyreğinde 1,6 milyar dolar zarar ederek elektrikli araçların ve yazılım ürünlerinin karlılığının istenilen seviyede olmadığını ortaya koydu. Bu durum, büyük otomobil şirketlerinin elektrikli araçlarla ilgili hedeflerine ulaşmalarının zorluğunu gösteriyor.

ABD, ASML’ye Çin baskısı yapıyor: servis ve bakım hizmetleri yasaklanabilir!

ABD’nin Çin’e yönelik çip teknolojisi alanındaki kısıtlamaları, uluslararası ticaret ve teknoloji transferi üzerindeki etkileriyle geniş bir perspektif sunuyor. Özellikle, Hollandalı şirket ASML‘nin aşırı ultraviyole (EUV) litografi cihazlarının Çin’e satışını kısıtlaması, küresel çip endüstrisinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

ABD ASML kısıtlamaların ardında, ABD’nin teknolojik üstünlüğünü koruma isteği ve Çin’in askeri amaçlarla çip teknolojisini kullanma potansiyeli gibi stratejik endişeler yatıyor. Çünkü çipler, modern silah sistemlerinden yapay zekâ uygulamalarına kadar birçok alanda kritik öneme sahip.

ASML‘nin sunduğu EUV litografi cihazları, yarı iletken endüstrisindeki en gelişmiş üretim süreçlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu cihazlar, nanometre ölçeğindeki bileşenleri üretmek için kullanılır ve bu da daha güçlü ve verimli çiplerin üretilmesine imkân tanır.

Ancak ABD’nin bu cihazların Çin’e satışını engellemesi, sadece doğrudan ticaretin ötesinde bir etki yaratıyor. Çünkü Çin, yarı iletken endüstrisinde büyük bir oyuncu haline gelmeye çalışıyor ve bu kısıtlamalar, ülkenin çip üretimindeki ilerlemesini önemli ölçüde sınırlıyor.

Bu durum özellikle Çinli yonga üreticileri için büyük bir darbe olabilir. Çünkü bu şirketler, ASML‘nin sunduğu ekipmanlarla daha gelişmiş çipler üretebiliyor ve bu sayede uluslararası pazarda rekabet avantajı elde edebiliyorlardı.

ABD’nin Çin’e yönelik kısıtlamalarının, uluslararası ticaret ve teknoloji transferi üzerindeki geniş etkileri, küresel ekonominin dengelerini değiştirebilir. Özellikle, bu tür kısıtlamaların diğer ülkeler tarafından da benimsenmesi veya karşılık verilmesi durumunda, küresel ticaret ve teknoloji transferi önemli ölçüde etkilenebilir.

Sonuç olarak, ABD ASML Çin’e yönelik çip teknolojisi alanındaki kısıtlamaları, sadece belirli bir sektörü değil, küresel ekonominin genelini etkileyen karmaşık ve çapraz bağlantılara sahip bir konu olarak değerlendirilmelidir. Bu tür politikaların uzun vadeli etkileri ve uluslararası ilişkilerde yarattığı gerilimler, dikkatle izlenmelidir.

Qualcomm Snapdragon X Plus detayları ortaya çıktı!

Qualcomm’un yeni nesil yonga seti olan Snapdragon X Plus, mobil cihazlardan dizüstü bilgisayarlara kadar geniş bir yelpazede kullanıcıların beklentilerini karşılamak için tasarlanmıştır. Bu yonga seti, Snapdragon X Elite’in biraz daha altında konumlanarak, daha uygun fiyatlı dizüstü bilgisayarlar için güçlü bir seçenek sunmayı hedefler.

Snapdragon X Plus yeni çip serisi, performans ve verimlilik açısından önemli bir denge sağlamak için geliştirilmiştir. Bu yonga seti, Qualcomm’un ileri teknolojilerini kullanarak kullanıcıların taleplerine cevap verecek şekilde optimize edilmiştir. Qualcomm’un testlere başladığı X1P44100 ve X1P46100 kodlu yongalar, yeni Snapdragon X65 modemini entegre ederek, yüksek hızlı bağlantı imkanı sunar. Ancak, yongaların özellikleri hakkında detaylı bilgi henüz açıklanmamıştır.

Snapdragon X Plus serisinin en alt seviyesini temsil eden model olan X1P40100, bütçe dostu dizüstü bilgisayarlar için ideal bir çözüm sunar. Bu seride, 4 ila 6 çekirdekli işlemcilerin kullanılması beklenmektedir, böylece kullanıcılar yüksek performans elde ederken enerji verimliliğinden de faydalanabilirler. Ayrıca, LPDDR5X RAM, Wi-Fi 7 ve Bluetooth 5.4 gibi özelliklerin de bu seride bulunması beklenmektedir, böylece kullanıcılar kablosuz iletişimde en son teknolojiden yararlanabilirler.

napdragon X Plus ve X Elite Karşılaştırması:

ÖzellikSnapdragon X PlusSnapdragon X Elite
KonumlandırmaBütçe DostuAmiral Gemisi
Çekirdek SayısıDaha AzDaha Fazla
HızDüşükYüksek
ÖzelliklerKırpılmışTam
FiyatDaha DüşükDaha Yüksek

Qualcomm Snapdragon X Plus çipi, mobil cihazlardan dizüstü bilgisayarlara kadar geniş bir kullanım alanı sunarak, kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmayı amaçlar. Bu yonga seti, performans, verimlilik ve uygun maliyeti bir araya getirerek, kullanıcıların memnuniyetini sağlamak için tasarlanmıştır.

Roblox yöneticisi, para kazanan çocuklarla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu!

Ancak Roblox yöneticilerinden Stefano Corazza, yakın zamanda Eurogamer ile yaptığı bir röportajda platformun aslında platformda oyunlar yaratarak para kazanan genç geliştiricilere bir hediye olduğunu söyledi.

Corazza, bunun istendiğinde “çocuk işçiliğini istismar” olarak; istendiğinde de “dünyanın her yerindeki insanlara iş bulma olanağı, hatta gelir bile sunmak” olarak yorumlanabileceğinin altını çizdi.

“15 yaşında Endonezya’da bir gecekondu mahallesinde yaşıyor olsam; sadece bir dizüstü bilgisayarla bir şeyler yaratabilir, para kazanabilir ve sonra hayatımı sürdürebilirim.” (Görüşme sırasında orada bulunan kimliği belirsiz bir Roblox PR yetkilisi, Eurogamer’a Roblox’tan para kazanan geliştiricilerin çoğunun 18 yaş ve üzeri olduğunu söyledi.)

Roblox’taki üçüncü taraf geliştiricilere, platformun oyun içi para birimi olan ve nakde çevrilebilen Robux cinsinden ödeme yapılıyor. Eurogamer‘ın belirttiği üzere şirket, Robux’u ödediğinden çok daha yüksek bir fiyata satıyor: bir kullanıcı 1.000 Robux’u 12,50 $ karşılığında satın alabiliyor, ancak 1.000 Robux’u yalnızca 3,50 $ karşılığında nakde çevirebiliyor. İki ebeveynin geçen Ağustos ayında şirkete karşı açtığı bir davaya göre kullanıcılar, Robux’u çevrimiçi kumar siteleri de dahil olmak üzere internetteki başka yerlerde de kullanabiliyorlar.

Roblox ise çocukların güvenliğini ciddiye aldığını kanıtlamak için daha geniş bir çabanın parçası olarak yakın zamanda yasa koyuculara bazı tekliflerde bulundu. Roblox CEO’su ve kurucu ortağı David Baszucki, “Açıkçası herkes çocukları güvende tutmak istiyor.” dedi.

“Bu her zaman odaklandığımız bir konuydu. Biz de kanun koyuculara kanunlar hakkında düşünmeye başlarken bir kaynak olmak istedik.”

Baszucki şimdi çocukların internet kullanımını etkileyen ve Roblox’u da etkileyecek mevzuat hakkında yasa koyucularla görüşmek üzere Washington DC’ye gidiyor.

Çin roketleri yeniden kullanmak için tellerle yakalayacak!

Çin‘in uzay endüstrisi, yeniden kullanılabilir roket teknolojilerinde çığır açacak bir adım atmaya hazırlanıyor. Çin roketleri Devlet şirketi CASC (China Aerospace Science and Technology Corporation), yeniden kullanılabilir roketlerini iniş aşamasında kablolar kullanarak yakalama yöntemini benimseyerek dikkatleri üzerine çekiyor. Bu iddialı adım, Çin‘in uzay keşif ve araştırma alanındaki liderliğini pekiştirme hedefini destekliyor.

CASC, yeni teknolojisini tanıtmak amacıyla bir video yayınladı ve yakın gelecekte Çin‘e ait ilk yeniden kullanılabilir roketleri fırlatmayı hedeflediklerini duyurdu. Bu roketlerin, Çin‘in Ay‘a astronot gönderme planlarına önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca, Çin‘li özel uzay girişimi Galactic Energy‘nin, ülkenin ilk özel yeniden kullanılabilir roketi Pallas-1‘i bu yıl içinde fırlatma planları da bulunuyor.

Çin roketleri CASC‘nin yakalama yöntemi, SpaceX‘in Falcon 9 roketlerindeki dikey iniş yaklaşımından farklılık gösteriyor. Roket, iniş aşamasında motorlarını kullanarak yavaşlatılıyor ve iniş noktasına yakın bir konumda bulunan kablolar aracılığıyla yakalanıyor. Bu yöntemde, roketin inişi sırasında kabloların roketi güvenli bir şekilde yere indirdiği görülüyor.

Bu yenilikçi yakalama tekniği, roketlerin geri dönüşünü sağlamak için farklı yaklaşımların test edildiği bir dönemde ortaya çıkıyor. Önceki denemelerde, Rocket Lab gibi şirketler helikopterler kullanarak gökyüzünde roketleri yakalama denemeleri yapmış ancak karmaşıklık sebebiyle bu yöntemi terk etmişlerdi.

CASC‘nin yakalama tekniği, geriye doğru itiş prensibine dayanıyor ve bu açıdan önceki denemelerden farklılık gösteriyor. Ancak gerçek dünya koşullarında bu tekniğin ne kadar başarılı olacağı zamanla netlik kazanacak.

Tesla otomobiller Microsoft’a rakip mi oluyor?

Elon Musk, Tesla’yı otomobillerin Microsoft’u yapma hedefiyle, otonom sürüş teknolojisi olan Full Self-Driving (FSD) yazılımını daha geniş kitlelere yaymayı amaçlıyor. Bu strateji, Tesla’nın otonom sürüş yazılımını diğer otomobil üreticilerine lisanslama düşüncesine dayanıyor.

Musk, geçtiğimiz günlerde Twitter üzerinden yapılan bir paylaşıma verdiği yanıtta, Tesla’nın bu tür anlaşmalara açık olduğunu belirtti. Ancak, bu sadece bir hizmet sunma amacını aşarak, aynı zamanda Tesla için yeni bir gelir kaynağı oluşturma potansiyeline sahip.

Otonom sürüş yazılımları, modern otomobillerin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Tesla’nın FSD’si bu alanda öncü konumda olsa da, rakip firmalar da geride kalmıyor. Ford, GM, Mercedes gibi büyük markalar da benzer sistemler üzerinde çalışıyorlar.

Ancak, Tesla’nın FSD teknolojisi, halihazırda beta aşamasında olmasına rağmen, 12.000 dolarlık bir fiyat etiketiyle sürücülere sunuluyor. Bununla birlikte, teknolojinin henüz tam anlamıyla “tam otonom” olmadığı ve geliştirmelerin devam ettiği unutulmamalı.

Tesla’nın FSD teknolojisini diğer otomobil üreticilerine lisanslaması, sektörde önemli bir adım olabilir. Ancak, bunun gerçekleşmesi için teknolojinin daha olgunlaşması, endüstri standartlarına uygun hale gelmesi ve diğer oyuncuların da katılımı gerekecek.

Elon Musk’ın bu stratejisi, Tesla’yı otomobil endüstrisinin Microsoft’u yapma hedefine doğru ilerletiyor. Ancak, bu hedefe ulaşmak için daha fazla adım atılması ve sektördeki diğer aktörlerle iş birliği yapılması gerekecek.

Türkiye, Airbus üretimine başlıyor!

0

Türk Hava Yolları (THY), Rolls Royce ve Airbus ile iş birliğini büyütmeye karar verdi. Bu kapsamda THY, geçtiğimiz yıl 70 milyar dolar karşılığında verdiği 350 uçaklık siparişin bir kısmını Türkiye’de ürettirmek istiyor. Rolls Royce ve Airbus ile anlaşma sağlayan şirket, 20 milyar dolarlık üretimi ülkemizde gerçekleştirecek.

350 uçağın 20 milyar dolarlık üretimi Türkiye’de

THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat; 28 Nisan’da gerçekleştirilecek imza törenine Türkiye ve İngiltere’nin önde gelen isimlerinin katılacağını açıkladı. Bakanlıkların yanı sıra sivil havacılık sektöründe üretim yapan 30 kadar Türk firmasının da davet edildiğini bildirildi.

Ahmet Bolat, bu anlaşmayla birlikte Türkiye merkezli markalara 20 milyar dolarlık sanayi kapısı açılacağını vurguladı. “TAİ, TUSAŞ ve HAVELSAN gibi kamu şirketlerinin de aralarında bulunduğu şirketler; Airbus’a ve Rolls Royce’a uçak parçası üretecek” dedi.

Üretim sürecinin takibi için THY, Airbus ve Rolls Royce arasında üçlü bir komite kurulacak ve THY bu komitenin koordinatörlüğünü üstlenecek. Bolat, bu anlaşmayla Türk şirketlerin daha fazla parça üreteceğini ve küresel havacılık sanayiinde rekabet edebileceğini söyledi.

“İmzalayacağımız 20 milyar dolarlık anlaşmanın ülkemiz ekonomisine katkısı artırarak devam ettirme hedefimiz var” ifadelerini kullandı.

Şirket, küresel havacılık sektöründeki tedarik sorunlarına ve üretim sorunlarına rağmen hızla büyüdüğünü ifade etti. Geçen yıl filosuna 46 uçak eklediğini belirtti. Ayrıca 2033 yılına kadar 800 uçağı aşan bir filoya sahip olmayı hedefliyor.

EarliTec Diagnostics girişimi 21,5 Milyon Dolar Yatırım Aldı!

ABD’de 36 çocuktan 1’inde otizm spektrum bozukluğu görülüyor. Araştırmalar, bir çocuğa ne kadar erken teşhis konulursa gelişimsel açıdan o kadar iyi sonuçlar alındığını gösteriyor. Bu alanda çalışan EarliTec Diagnostics şirketi, çocuklara 16 aylıkken otizm teşhisi konulmasına yardımcı olan sistemini genişletmek için yeni bir yatırım aldı.

Atlanta merkezli girişimin FDA onaylı yaklaşımı, çocuğun kısa videolar ve sosyal etkileşimleri 12 dakika boyunca izlemesini ve yapay zekanın çocuğun göz hareketlerini takip etmesini içeriyor. EarliTec’e göre otizmli çocuklar videoya, otizmsiz çocukların odaklandığı şekilde odaklammıyor.

Teknoloji sekiz klinik tarafından kullanılıyor

Şirket, beyin bozuklukları için çözüm üreten şirketleri destekleyen Nexus NeuroTech Ventures ve sağlık hizmeti şirketlerine yatırım yapan yatırım şirketi Venture Investors liderliğindeki 21,5 milyon dolarlık Seri B yatırım turunu tamamladı. Şirketin teknolojisi şu anda ABD’nin altı eyaletinde sekiz klinik tarafından kullanılıyor.

EarliTec Diagnostics CEO’su Tom Ressemann, geleneksel otizm teşhislerinin üç ila dört saatlik değerlendirmeler içerdiğini ve uzun bekleme listelerinin olabileceğini söylüyor. EarliTec’in 12 dakikalık testi, klinisyenlerin daha hızlı tanı koymalarına ve daha fazla çocukla çalışmasına yardımcı olmak için tasarlandı.

Ressemann, “Mevcut çalışma akışlarına entegre edilebilmek zorundasınız” dedi. “Erişimi kolay olan bizim testimiz gibi, çocuğun evinde, klinikte veya okulda yapılabilir, bir tablet kullanılarak çoğu çalışma akışına entegre edilebilir. Daha hızlı teşhis hem çocuk hem de ebeveyn için daha iyidir.”

Şirket, aldığı yatırımı ticari faaliyetlerini genişletmek için kullanmayı planlıyor. Şu anda 16 ila 30 aylık çocuklar üzerinde çalışan EarliTec, yeni yatırımının bir kısmını teşhis edilebilecek yaş grubunu genişletmeye yardımcı olabilecek araştırmalara yönlendirmeyi planlıyor. Ayrıca sermayenin değerlendirme ve tedavi seçeneklerini iyileştirmeye yardımcı olmasını umuyor.

EarliTec’den önce Amphora Medical ve Entellus Medical dahil olmak üzere birkaç başka tıbbi cihaz girişiminde CEO olarak görev yapan Ressemann, bu fon toplamanın en zorlu ama aynı zamanda en ödüllendirici deneyim olduğunu söyledi. ABD’de otizmin yaygınlığına rağmen, yatırımcıların ilgisinin sınırlı olması nedeniyle fon bulmanın hala zorlu bir alan olduğunu, ancak bunun değişmeye başladığını belirtti.

Infinix’ten katlanabilir telefon sürprizi: Infinix Zero Flip!

0

Katlanabilir telefon teknolojisi, son yıllarda mobil dünyada devrim niteliğinde bir değişim yaratıyor. Bu yenilikçi teknolojinin öncülerinden biri olan Çin merkezli teknoloji şirketi Infinix, katlanabilir telefon pazarına giriş yaparak adından söz ettirmeyi amaçlıyor. Veri tabanında ortaya çıkan bilgilere göre, şirketin ilk katlanabilir telefonu “Infinix Zero Flip” adıyla piyasaya sürülecek.

Katlanabilir telefonlar genellikle yüksek fiyat etiketleriyle tanınıyor olsa da, Infinix’in bu alandaki atılımı uygun fiyatıyla dikkat çekecek gibi görünüyor. Şirket, Zero Flip modeliyle bütçesini düşünen müşterilere hitap ederek katlanabilir telefon deneyimini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Özellikle Çinli Tecno‘nun düşük fiyatlı katlanabilir telefonlarıyla piyasada bir çığır açması, Infinix’in benzer bir strateji izlemesini bekleniyor. Infinix Zero Flip‘in, 600 dolarlık bir fiyat etiketiyle gelmesi muhtemel görünüyor. Daha önce Tecno V Flip ve Nubia Flip 5G gibi modellerin benzer fiyat aralığında piyasaya sürüldüğü göz önünde bulundurulduğunda, bu fiyatın rekabetçi olduğu söylenebilir.

Infinix' flip

Infinix Zero Flip‘in özellikleri henüz net olarak bilinmese de, şirketin önceki ürünlerindeki kalite ve performansı göz önünde bulundurulduğunda, kullanıcıların beklentilerini karşılayacak bir cihaz olacağı düşünülüyor. Ayrıca, Infinix’in kamera teknolojisindeki gelişmişlikle öne çıkan bir marka olması, Zero Flip‘in kamera tarafında da iddialı olabileceği anlamına geliyor.

Infinix’in sertifika onaylarına başlamış olması da, Zero Flip‘in yakın zamanda piyasaya sürülebileceğini gösteriyor. Şirketin bu yeni ve heyecan verici ürünüyle katlanabilir telefon pazarındaki yerini sağlamlaştırması bekleniyor.

Katlanabilir telefon teknolojisinin giderek popüler hale gelmesiyle, Infinix’in bu alandaki adımı merakla bekleniyor. Zero Flip‘in piyasaya sürülmesiyle ilgili daha fazla detayın zamanla ortaya çıkması ve kullanıcıların bu yenilikçi cihazı deneyimlemesi için heyecanla bekleniyor.

Google Kitaplar, yapay zeka ile yazılan kitapları da alacak!

Ancak, düşük kaliteli kitapları dizinlemeye başlaması, dil takip aracı Ngram’ı nasıl etkileyebileceğini etkileyebilir. 404Media’nın raporuna göre Google Kitaplar, yapay zeka tarafından yazılmış gibi görünen birkaç kitabı içeriyor.

Yayın, Google Kitaplar’da “son bilgi güncellememden bu yana” gibi ChatGPT gibi sohbet botlarının kullandığı yaygın bir ifade ile arama yaptı. Google Kitaplar’da belirli cümleleri veya terimleri arayabilirsiniz; Kitaplar normalde bu ifadeleri içeren yazılı çalışmaları size geri gönderir.

404Media, ilk birkaç sayfada çoğunlukla yapay zeka hakkında eserlerin bulunduğunu, ancak bu sonuçların arasında teknoloji hakkında konuşmayan ve bot tarafından yazılmış gibi görünen eserlerin de bulunduğunu belirtti.

404Media, kitaplar ve finansal olaylar hakkında Wikipedia’dan bilgi topladığını; “son bilgi güncellememden bu yana” gibi bir cümle içerdiğini söyledi. Diğer konulara ilişkin kitaplar da, bazı yapay zeka modellerinin son eğitim verisini aldığı 2021’e kadar bilgiler içeriyordu.

Google Kitaplar, dilin nasıl evrildiğini göstermek için yazılı eserlerden bilgi alan Ngram görüntüleyicisinin büyük bir kısmını oluşturuyor.

Kitaplar, geçmişi 1500’lü yıllara dayanan yazılı eserleri taradı ve dizine ekledi; Ngram ise alıntı yaptığı verileri en son 2019’da güncelledi. Ngram mükemmel olmasa da birçok dilbilimci ve akademisyen, bu aracı araştırma toplamak için kullanıyor.

Google, 404Media’ya Google Kitaplar’daki son eserlerin şu anda Ngram sonuçlarına yansımadığını ancak bunların gelecekteki veri güncellemelerine girebileceğini söyledi. Yakın gelecekte benzer olaylarla daha sık karşılaşılacak gibi görünüyor.

UBTech insansı robotu için ortaklık kurdu!

0

UBTech insansı robotu, Baidu’nun Ernie’sine bağlanarak Walker S’ye gerekli görevleri belirleme ve bunları gerçekleştirme yetkisi veriyor. Çin’in robotik firması UBTech, Walker S endüstriyel insansı robotuna doğal konuşma ve gerçek zamanlı akıl yürütme sağlamak için Baidu ile ortaklık kurdu.

UBTech insansı robotu için yeni ortaklık

Bu gelişme, başka bir firma olan Figure’un hemen ardından geliyor ve OpenAI’nin ChatGPT beyniyle etkinleştirilen yapay zeka robotunun ışık hızında eğitim almasına nasıl yardımcı olduğunu gösteriyor.

Şekil 01’in yetenekleri, insan yaşamına sorunsuz bir şekilde karışan insansı robotlara doğru önemli bir değişim gösterdi. Günlük görevlerde yardımcı olabilirler ve sağlık, üretim ve konaklama gibi sektörlere katkıda bulunabilir. UBTech’in insansı robotu artık AppBuilder’ı kullanarak, tam yapay zeka yığın teknolojisi üzerine kurulu, bilgiyle geliştirilmiş geniş dil modeli olan Baidu’nun Erine’si ile arayüz oluşturuyor.

Firmanın paylaştığı video, Walker S’in ortak dili nasıl anlayabildiğini ve nesneleri ayırma, kıyafetleri katlama gibi görevleri bağımsız olarak nasıl yerine getirebildiğini gösteriyor. Yeni Walker S, geçen yılın sonuna doğru şirketin borsaya kote olmasını kutlamak için Hong Kong’da sahnede görülen iki robottan biriydi.

Tam donanımlı insansı robot teknolojilerine dayanan UBTech robot teknolojisi, çeşitli endüstrilerde büyük ölçekli uygulamalara imza attı. Ürünleri 2012’deki başlangıcından bu yana yapay zeka eğitimi, akıllı lojistik, akıllı sağlık ve yaşlı bakımı ile ticari hizmetlere hitap ediyor.

UBTech, geçen yıl endüstriyel uygulamalara hizmet etmek üzere Walker S’yi tanıttı. Otomobil üreticisi NIO’nun gelişmiş araç üretim merkezinde, Walker S yakın zamanda üretime yardımcı olmak üzere “stajyer” olarak montaj hattına getirildi. Firmaya göre Walker S, mobil bir EV üretim hattında belirli bir iş istasyonunun görevlerini tamamlayan ilk iki ayaklı insansı robot.

Walker X aynı zamanda esneklik ve hareket kontrolünde de öne çıkıyor ve hassas denge kontrolü sayesinde karmaşık hareketleri istikrarla gerçekleştiriyor.

Petrol ve gazda IoT kullanımı ne durumda?

Petrol ve gaz endüstrisi IoT cihazlarında hızlı bir büyüme yaşıyor. Berg Insight’ın raporu, sektördeki hücresel, uydu veya düşük güçlü geniş alan (LPWA) bağlantısı özelliğine sahip kurulu kablosuz cihaz tabanının, 7.8 milyon adede kıyasla yüzde 19,3’lük bileşik yıllık büyüme oranıyla (CAGR) büyüyeceğini öngörüyor. 2023’ün sonunda 2028’e kadar bağlı cihaz sayısı 18.8 milyona ulaşacak.

Petrol ve gazda IoT trendi

Bu büyümeyi yönlendiren temel uygulama, orta ve alt sektörlerdeki endüstriyel ekipman, tanklar ve boru hattı altyapısı gibi varlıkların uzaktan izlenmesi. Hücresel cihaz sevkiyatlarında beklenen büyüme, LTE-M ve NB-IoT teknolojilerine dayalı sensör uygulamalarının daha yüksek benimsenme oranına ve uzaktan tank izleme segmentinde hücresel iletişimin devam eden tercihine bağlanıyor.

Berg Insight analistleri, birçok uzaktan izleme uygulamasının sınırlı bant genişliği gereksinimlerine sahip olması nedeniyle LoRa gibi 3GPP olmayan LPWA teknolojilerinin de bu pazarda önemli bir konum elde edebileceğine inanıyor. Endüstriyel otomasyon satıcıları ve teknoloji şirketleri arasındaki ortaklıklar, petrol ve gaz endüstrisinde bir trend olmaya devam ediyor ve kapsamı petrol ve gaz operatörlerini ve yazılım şirketlerini de kapsayacak şekilde genişliyor.

ABB, Emerson, Hitachi, Honeywell, Rockwell Automation, Schneider Electric, Siemens ve Yokogawa gibi küresel otomasyon tedarikçileri, kapsamlı iş ortağı ekosistemleri sayesinde eksiksiz çözümler sunabilmekte. Petrol ve gaz değer zincirindeki her faaliyetin kendine özgü bağlantı gereksinimleri olduğundan, tercih edilen ağ topolojisi ve iletişim standartlarının seçimi uygulama alanına bağlı.

Birçok sağlayıcı, farklı kablosuz özellikleri tek kutulu çözümlere entegre ederek sektörün farklı ihtiyaçlarının farkındadır. Advantech, Cisco, HMS Networks, Moxa, MultiTech ve Robustel gibi bağlantı sağlayıcıları, cihaza farklı kablosuz arayüzlerin eklenebileceği modüler yönlendiriciler ve ağ geçitleri sunuyor. Berg Insight IoT Analisti Veronika Barta: “Petrol ve gaz şirketleri, daha bilinçli kararlar vermek için IIoT cihazlarından gelen verilere giderek daha fazla güveniyor” dedi. Operatörler daha uzak ve otonom operasyonlara yöneldikçe, daha fazla miktarda veri toplama ihtiyacı artıyor ve bu da verinin önemini kazanmak için uç işleme yeteneklerini gerektiriyor.

Barta: “Kablosuz IIoT cihazlarının uç bilişimle konuşlandırılması, varlıkları optimize etmede ve petrol ve gaz operasyonlarını iyileştirmede anahtar rol oynayacak” diyor.

Akıllı arabalar trafik ışıkları testinde ne durumda?

Akıllı arabalar açık testte trafik ışıklarıyla başarılı bir şekilde iletişim kuruyor. Audi, Applied Information ve Haas Alert, Teksas’ta halka açık yollarda hücresel araçtan her şeye teknolojisinin ilk testini gerçekleştirdi. Hücresel araçtan her şeye (C-V2X) teknolojisi ilk kez halka açık yollarda kullanıldı. Teksas Ulaştırma Bakanlığı (TxDOT), binek araçlara yeşil ışık istemek için bunu kullanıyor.

Akıllı arabalar trafik testlerini geçiyor

Projede bir Audi aracı, HAAS’ın Safety Cloud teknolojisi ve Applied Information’ın TravelSafely akıllı telefon uygulaması kullanıldı.

“Dedektör çağrısı” uygulaması, bir aracın yaklaşmasıyla ilgili trafik sinyallerini uyarıyor, eğer araç güvenliyse araç geldiğinde ışığı yeşile çeviriyor, bekleme sürelerini azaltıyor ve daha az yoğun yol saatlerinde sürücüler için gereksiz duraklamaları ortadan kaldırıyor.  Ortaklar, teknolojinin yol güvenliğini artırmak, kamera veya radar gibi pahalı araç tespit ekipmanları kurmadan trafik akışını kolaylaştırmak için tasarlandığını söyledi.

TxDOT Houston proje koordinatörü Steve Chiu: “Bu, tespit sisteminde pasiften proaktife doğru devrim niteliğinde bir değişiklik. Ayrıca bakım kurumu için önemli olan bakım ve verimlilik açısından bakıldığında C-V2X yüksek düzeyde güvenilirlik sağlıyor” dedi.

Applied Information’ın başkanı Bryan Mulligan: “Yolcu araçlarının trafik sinyalleriyle iletişim kurmasını sağlamak, güvenlik ve verimlilik açısından önemli bir ilerleme. Bu yenilik bugün mevcut ve akıllı telefonlarda, araçlarda ve trafik sinyallerinde mevcut teknoloji kullanılarak geniş ölçekte uygulanabilir” ifadelerini kullandı. Teknoloji, Houston’daki TxDOT Bağlantılı Araç İnovasyon Zirvesi’nde gösterildi.

Mikro robot sürüler için yeni çalışma!

0

Araştırmacılar, mikro robot sürülerini tek bir hareket halinde hareket edecek şekilde eğitti. Bu sayede ilaç dağıtımı veya kirli suyun temizlenmesi için de kullanılabilecek.

Mikro robot sürüler

Texas Üniversitesi’nden araştırmacılar, balık sürüleri, arı sürüleri veya kuş sürüleri gibi tek bir hareket halinde hareket etmek üzere eğitilmiş mikro robotlardan oluşan “akıllı sürüler” yarattı. Ekip, bu kolektif davranışın, mikro robotların görevleri yerine getirmede, bireysel veya rastgele hareket etmelerine göre daha verimli hale geldiğini söyledi.

Teksas Üniversitesi’nde doçent olan Yuebing Zheng: “Tüm bu gruplar, kuş sürüleri, balık sürüleri ve diğerleri, grubun her üyesi, komşusuyla uyum içinde çalışmaya yönelik doğal bir eğilime sahip. Birlikte daha akıllılar” dedi. Ayrıca Zheng: “Bunun gerçekleşmesini sağlayan mekanizmalar hakkında daha fazla bilgi edinmek ve bunu yeniden üretip üretemeyeceğimizi görmek istedik” ifadelerini kullandı.

Ekip, mikro-robot sürülerini ilk kez geçen yıl test etmeye başlarken, yakın zamanda robotlara çevresel farkındalık kazandırmak için teknolojiyi güncelledi; bu, robotların hareketlerini çevrelerindeki değişikliklere göre uyarlamaları anlamına geliyor. Ekip, bu “uyarlanabilir zaman gecikmesi” stratejisinin potansiyel ölçeklenebilirlik ve daha büyük makinelere entegrasyon sunduğunu söyledi. Daha da ileri giderek, otonom drone filolarına daha fazla uyum ve operasyonel verimlilik sağlayabilir veya sürücüsüz kamyon ve arabalardan oluşan konvoyların daha usta navigasyon yeteneklerine sahip olmasına olanak sağlayabilir. Daha küçük ölçekte robot sürüleri ilaç dağıtımı veya kirlenmiş suyu temizlemek için de kullanılabilir.

Araştırmanın ortak yazarı Zhihan Chen: “Nanorobotlar, bireysel olarak karmaşık ortamlara karşı savunmasız. Kan akışları veya kirli sular gibi zorlu koşullarda etkili bir şekilde gezinmek için mücadele ediyorlar. Bu kolektif hareket, karmaşık bir ortamda daha iyi gezinmelerine, hedefe verimli bir şekilde ulaşmalarına ve engellerden veya tehditlerden kaçınmalarına yardımcı olabilir” dedi.

Şimdilik nanorobotların testleri laboratuvar ortamında kalıyor. Küçük ölçekli teknoloji şu ana kadar statik bir sıvıda test edildi; sonraki testler ise bir organizmanın içine girmeden önce akan bir sıvıda gerçekleştirilecek.

Waymo Uber Eats hizmeti sağlıyor!

Waymo, Phoenix’te yemek teslimatı için Uber Eats ile iş birliği yaptı. Google’ın ana şirketi Alphabet’in sahibi olduğu sürücüsüz araç şirketi, birkaç yıldır faaliyet gösterdiği Arizona şehrinde zaten iyi bir konuma sahip ve Sky Harbor Uluslararası Havaalanı koşularını ve otoyollarda sürücüsüz testleri de kapsayacak şekilde varlığını giderek artırıyor.

Waymo Uber Eats ile iş birliği yapıyor

Geçen yıl Uber ile duyurduğu çok yıllık işbirliğinin ardından, hizmeti artık dönüştürülmüş Jaguar I-Pace SUV’larda yemek siparişlerinin eve teslim edilmesini de kapsayacak. Ekim ayında açıklanan bu anlaşma, Waymo’nun dünyanın en büyük otonom araç alanı olduğu iddia edilen 225 mil karelik Metro Phoenix’te Uber uygulaması aracılığıyla kullanıma sunulmasına yol açtı. Artık denkleme gıda teslimatları da ekleniyor.

Uber Eats, Santa Monica, Los Angeles ve Miami’deki robot servisi de dahil olmak üzere diğer lokasyonlarda teslimat yapmak için halihazırda sürücüsüz taşımayı kullanmıştı ancak bu, Waymo ile ilk kez bir araya gelişi olacak.

Başlangıçta hizmet, en azından Metro Phoenix bölgesinin Chandler, Tempe ve Mesa gibi belirli bölgeleriyle sınırlı olacak. İlk etapta Princess Pita, Filiberto’s ve Bosa Donuts gibi yalnızca belirli perakendeciler programa dahil edilecek, ancak zamanla hem kapsama alanı hem de ilgili işletmeler muhtemelen genişletilecek. Hizmet, normalden biraz farklı olsa da tanıdık bir temelde çalışacak.

Müşteri yemeğinin otonom araç tarafından getirilmesini istemiyorsa bunun yerine ödeme sırasında teslimatın insan kurye tarafından yapılması seçeneğini belirtme seçeneği mevcut. Siparişi gönderildikten sonra müşteriye, teslimatın Waymo’nun Jaguar’larından biri tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği bilgisi veriliyor. Eğer öyleyse, otonom aracın gelmesini beklemek zorunda kalacaklar. Bunu yaptıktan sonra, siparişi almak için dışarı çıkmaları ve telefonlarıyla bagajın kilidini açmaları istenecek.

Yeni hizmet, Uber tarafından bir blog yazısında övüldü. Yazıda: “Uber’in Waymo ile devam eden ortaklığına yiyecek teslimatının eklenmesi, her iki şirketin de sıfır emisyonlu seyahatleri teşvik etme ve Phoenix ve ötesindeki tüketiciler ve satıcılar için daha büyük yeniliklerin kilidini açma misyonunu yansıtıyor” ifadelerine yer verildi.

Elektrikli otomobilleri şarj eden yol için testler başladı!

0

Indiana Üniversitesi araştırmacıları sürüş sırasında elektrikli araçlarınızı şarj edebilecek bir otoyolu test ediyor.

Sürüş sırasında şarj teknolojisi

Elektrikli araç (EV) sahipleri için önemli bir dezavantaj, şarj etmek için sık sık durmanın zorluğu. Ancak Indiana Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yenilikçi bir proje, elektrikli araç sahipliğinin bu yönünü değiştirmeyi amaçlıyor. Indiana Ulaştırma Departmanı, Purdue Üniversitesi’nden zayıflayan öğrencilerle işbirliği içinde, elektrikli yarı kamyonlar da dahil olmak üzere elektrikli araçların 100 km hıza ulaşırken kablosuz olarak şarj edilebileceği bir otoyol bölümü inşa etme planlarını hazırladı. Yaratıcı proje, West Lafayette, Indiana’daki US Route 231/Route 52’nin çeyrek millik test bölümündeki kaldırımın altına verici bobinler kurmayı amaçlıyor.

Konsept, elektrikli araçların alt kısmına yerleştirilen alıcı bobinlere manyetik bir alan aracılığıyla elektrik sağlamak için otoyolun altındaki verici bobinleri kullanıyor. Kablosuz şarjın çalışması için arabalarda alıcı bobinlerinin kurulu olması gerekir; bu nedenle üreticilerin bu teknolojiyi entegre etmesi gerekecek veya elektrikli araç sahiplerinin otomobillerini değiştirmesi gerekecek.

Purdue’nin projesi, daha önce diğer elektrikli otoyollarda gerçekleşmemiş olan yarı kamyonlarla ilgilenmesi nedeniyle benzersizdir. Bu EV akü şarj tasarımı, elektrikli yarı kamyonlar için özel olarak tasarlandığı için öne çıkıyor. Testler, projenin tamamlanmasının ardından pilot programın bir parçası olarak Mayıs 2025’te başlayacak. Testler, sert hava koşullarının şarjı nasıl etkilediği, kaldırım çatlaklarıyla ilgili olası sorunları ve arabaların doğrudan bobinlerin üzerinden geçmediği durumları da içeren çeşitli endişeleri inceleyecek.

Ekip, önümüzdeki dört ila beş yıl içinde Indiana’da daha fazla eyaletlerarası yolu elektriklendirmeyi umuyor ve girişimin ulaştırma sektörünü tamamen değiştirme potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.

Google Arama’da devrim: Premium seçenek geliyor!

Teknolojinin hızla ilerlemesi ve yapay zeka alanındaki büyük atılımlar, internet kullanıcılarının taleplerini ve beklentilerini değiştiriyor. Google, bu değişime ayak uydurmak ve kullanıcılarına daha üst düzey bir deneyim sunmak adına Arama hizmetine Premium bir seçenek eklemeye hazırlanıyor. Bu adım, sadece bir arama motoru olmaktan öte, kullanıcıların ihtiyaçlarını anlayan ve karşılayan bir platform olma vizyonunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Google’ın Arama hizmeti, uzun yıllardır internet kullanıcılarının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak, teknolojinin gelişimi ve hizmet kalitesinin artmasıyla birlikte, ücretsiz bir modelin sürdürülebilirliği zorlaşıyor. Bu sebeple Google, Premium abonelik modelini devreye alarak kullanıcılarına daha kapsamlı ve özelleştirilmiş bir deneyim sunmayı amaçlıyor.

Google Arama’da Premium abonelik, kullanıcıların gelişmiş yapay zeka özelliklerine erişim sağlamalarını ve reklamsız bir deneyim yaşamalarını mümkün kılacak. Böylelikle, arama sonuçları daha hızlı ve daha doğru bir şekilde sunulacak, kullanıcıların aradıkları bilgilere daha kolay ulaşmaları sağlanacak. Ayrıca, reklam gösterimiyle desteklenen bir Premium seçeneğin olması, Google’ın gelir modelini çeşitlendirmesine ve hizmet kalitesini artırmasına yardımcı olacak.

Yeni Premium hizmet, Google’ın I/O konferansında resmi olarak duyurulması bekleniyor. Bu duyuru, Arama hizmetinin gelecekteki yönelimini ve kullanıcıların beklentilerini nasıl karşılamayı amaçladığını netleştirecek önemli bir adım olacak. Aynı zamanda, yapay zeka teknolojisinin kullanımının daha geniş kitlelere ulaşması ve günlük hayatımızın her alanında daha fazla etkileşim sağlaması açısından da önem taşıyor.

Google Arama’ hizmetine Premium bir seçenek eklemesi, dijital dünyadaki rekabetin de yeni bir boyuta taşınmasına neden olabilir. Ancak, bu adım aynı zamanda kullanıcıların daha iyi bir deneyim yaşamalarını sağlayacak ve teknolojinin günlük hayatımıza daha etkin bir şekilde entegre olmasına olanak tanıyacak.

Meta, yapay zeka denetimini sıkılaştırıyor!

Mevcut politikasının “çok dar” olduğunu kabul eden Meta, daha fazla video, ses ve görüntü içeriğini yapay zeka tarafından oluşturulmuş olarak etiketlemeye başlayacağını söylüyor.

Etiketler, kullanıcılar yapay zeka araçlarının kullanımını açıkladığında veya Meta “endüstri standardı yapay zeka görüntü göstergelerini” tespit ettiğinde uygulanacak ancak şirket, algılama sistemi hakkında daha fazla ayrıntı vermedi.

Meta, mevcut politikasının “çok dar” olduğunu kabul ederek daha fazla video, ses ve görüntü içeriğini yapay zeka tarafından üretildiğini belirten etiketlerle işaretlemeye başlayacağını duyurdu. Etiketler, kullanıcılar yapay zeka araçlarının kullanımını açıkladığında veya Meta “endüstri standardı yapay zeka görüntü göstergelerini” tespit ettiğinde uygulanacak ancak şirket, algılama sistemi hakkında daha fazla ayrıntı vermedi.

Meta bir blog yazısında “Son dört yılda, özellikle de geçen yıl insanlar ses ve fotoğraf gibi yapay zeka tarafından oluşturulan başka türden gerçekçi içerikler geliştirdiler; bu teknoloji hızla gelişiyor.” dedi.

“Kurulun belirttiği gibi, bir kişinin yapmadığı bir şeyi yaptığını gösteren manipülasyonları ele almak da aynı derecede önemli.”

Meta aynı zamanda yapay zeka tarafından oluşturulan materyalleri denetleme biçimini de değiştiriyor. Temmuz ayından itibaren, diğer topluluk kurallarına aykırı olmayan, yapay zeka tarafından oluşturulan materyallerin kaldırılması durdurulacak. Bu da içeriği kısıtlamak yerine daha fazla bağlam eklenmesini öneren Gözetim Kurulu’ndan geldi.

Zorbalık, seçmen müdahalesi ve tacizle ilgili politikalar gibi diğer kuralları ihlal eden materyaller, yapay zeka araçları kullanılarak oluşturulmuş olup olmadığına bakılmaksızın kaldırılacak.

Inflection ekibini bünyesine katan Microsoft mercek altında!

Dev firmaların yapay zekâ alanında geliştirici işe alım çabaları devam ederken, Avrupa Birliği’ndeki düzenleyiciler, Microsoft’un Inflection’daki ekibin çoğunu bünyesine katmasıyla ilgili bir soruşturma hazırlığı yapıyor.

Microsoft geçtiğimiz ay Inflection’ın kurucuları Mustafa Süleyman ve Karén Simonyan başkanlığında bir yapay zekâ bölümü oluşturdu. Palo Alto merkezli startup’a 650 milyon dolar ödediği bildirilen Microsoft, ekibin büyük bir bölümünü Microsoft’a transfer ederken Redmond’a da Inflection’ın modellerini kullanma hakkı verdi.

AB’deki rekabet yetkilileri Microsoft’un OpenAI’ye yaptığı ve 13 milyar dolar civarında olduğuna inanılan yatırımı yakından inceliyor ve bunun bölgenin birleşme kurallarına aykırı olup olmadığını kontrol ediyor. Ayrıca Microsoft’un Mistral’deki 15 milyon dolarlık hissesi de büyüteç altında. Şimdi Inflection’dan yapılan transferlerin de yine mercek altına alındığı ve bir soruşturma hazırlığı yapıldığı iddia ediliyor.  

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve antitröst ekibinin başındaki isim Margrethe Vestager bu hafta Microsoft ile Inflection arasındaki alışverişin bir birleşme veya satın alım olmadığını ve dolayısıyla “birleşme kurallarına takılmadığını” söylemekle birlikte “Bu konuyu yine de inceleyebiliriz. Şimdilik bir şey yapmak ya da yapmamak gibi bir kararımız yok ancak izlenen yöntemin regülasyon incelemesinden kaçacak şekilde gerçekleştiğini de kaydettik” diyor.

Resmi bir soruşturmanın tetikleyicisi, büyük teknoloji şirketleri ile yapay zekâ girişimleri arasında benzer şekilde şekillendirilmiş daha fazla anlaşma olabilir. Vestager, “Elbette bazı şeyler bir eğilim haline gelirse ve bu eğilim, rekabeti korumak için konulan birleşme kurallarını atlatan bir şey gibi görünürse, bu durum soruşturulabilir ve düzeltilebilir” diyor.

Son dönemde büyük teknoloji firmaları yapay zekâ yatırımlarını artırırken Google ve AWS de önemli yapay zekâ girişim sermayedarları haline geldi. Google, 2023 yılında Anthropic için 500 milyon doları peşin ve 1,5 milyar doları zaman içinde olmak üzere 2 milyar dolarlık bir fon sağladı. E-ticaret devi Amazon ise Eylül ayından bu yana, Claude model ailesinin geliştiricisi Anthropic’e 4 milyar dolar ödeme gerçekleştirdi.

Üstelik bu rekabet sadece şirket satın alımları ve yatırımlarla da yaşanmıyor. Yapay zekâ profesyonelleri de piyasada ciddi bir talebe dönüşmüş durumda. Örneğin X ve Tesla gibi firmaların sahibi Elon Musk, konu hakkında “Yapay zeka için yetenek savaşı gördüğüm en çılgın yetenek savaşı!” diyor.

Fintech finansmanı 2017’den bu yana en düşük seviyeye geriledi!

ABD New York merkezli analiz firması CB Insights’ın Q1 2024 State of Venture raporuna göre, fintech finansmanı üç aylık dönemde bir önceki çeyreğe göre %16 oranında azaldı. Ancak rapora göre, çift haneli düşüşten daha da rahatsız edici olan şey ise üç aylık dönemde fintech girişimleri tarafından küresel olarak toplanan 7,3 milyar doların, sektörün 2017 başından bu yana gördüğü en düşük seviyeye işaret etmesi oldu.

CB Insights’ın raporunda Flexport’un 260 milyon dolarlık hisse senedine dönüştürülebilir tahvilini bir fintech anlaşması olarak saymasının nedeni, şirketin “ticaret finansmanı ve kargo sigortası sunması”. Bazıları Flexport’un gerçek bir fintech şirketi olmadığını, çünkü birçok şirket ürünü gibi aslında bir tür finans, ödeme veya sigorta sunduğunu iddia edebilir. Bu tur bu sayıdan çıkarıldığında, finansman 7 milyar dolara düşüyor.

CB Insights sözcüsüne göre, geçen çeyrekte öz sermaye anlaşmalarında %15’lik bir artış oldu; bu da “yatırımcıların fintech çözümlerine, özellikle de ödeme teknolojilerine ilgi göstermeye devam ettiği anlamına geliyor”. Ancak, ortalama anlaşma büyüklüğü geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla daha küçüktü. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, ilk çeyrekte daha büyük anlaşmalar, daha geniş yapay zekâ çözümleri üzerinde çalışan şirketlere gitti.

Üç aylık dönemde, fintech girişimlerine 904 yatırım yapıldı. Monzo’nun 430 milyon dolarlık finansmanı, çeyreğin en büyük fintech yatırımı oldu. Bilt Rewards’ın 200 milyon dolarlık C Serisi ise üçüncü sırada yer aldı. ABD merkezli şirketler, bu çeyrekte 393 anlaşma ile toplamda 3,3 milyar dolar toplayarak en büyük sermaye alıcıları oldu. Avrupa da çok geride kalmadı ve buradaki girişimler aynı dönemde 203 anlaşmayla 2,2 milyar dolar topladı. Avrupa’daki anlaşma sayısının ABD’ye kıyasla az olmasının sebebi bu bölgede genel olarak daha büyük yatırım turları ve daha az sayıda anlaşma yapıldığına işaret ediyor.

Aynı rapora göre geçtiğimiz yıl yani, 2023’ün ilk çeyreğinde 1.271 fintech girişimine 16 milyar dolar fon aktarıldı. Yani bu yılki fonlama toplamı geçen yılın aynı dönemine kıyasla %54,3 azalmış durumdaı. Daha da belirgin bir şekilde, 2022’nin ilk çeyreğinde 2.026 fintech girişimine 32,9 milyar dolar aktarılmıştı. Toplanan dolar ve anlaşma sayısı, 786 fintech girişiminin 8,7 milyar dolar topladığı 2023’ün dördüncü çeyreğine kıyasla da düşüş gösterdi. Ayrıca 2024’ün ilk ilk üç ayında sadece altı yeni fintech unicorn’u ortaya çıktı.

Genel olarak, girişim finansmanı ise bir önceki çeyreğe göre %11 artarak 58,4 milyar $’a yükselirken, anlaşmalar %7 düşüşle 6.238’e gerileyerek üst üste sekizinci çeyrekte de düştü.