Siber saldırılara karşı dirençli hale gelmeli

İş dünyasında güçlü siber güvenlik altyapısına sahip işletmeler verilerini korurken, iş sürekliliğini ve karlılıklarını sağlayıp, itibarlarını güven altında tutabiliyor. Günümüz dijital çağında, işletmelerin karşılaştığı siber güvenlik tehditleri giderek daha sofistike ve karmaşık hale geliyor. Doğuş Teknoloji, iş dünyasından çok sayıda temsilcinin katılımıyla gerçekleştirdiği Cyber Security Day’de şirketlerin siber güvenlik yatırımları ile artan risklere karşı dirençli hale gelmesi gerekliliğine dikkat çekiyor.

Siber saldırılar değişime uğruyor 

Şirket üst yöneticilerinin ve siber güvenlik liderlerinin görüşleriyle şekillenen World Economic Forum’un 2023 Küresel Siber Güvenlik Görünümü raporuna göre saldırılar değişime uğruyor. Yapılan gözlemler odağında siber saldırganların artık, iş sürekliliği bozulması (%52) ve itibar zararı (%50) gibi konulara odaklandığı düşünülüyor. Aynı rapor, katılımcıların büyük çoğunluğunun(%91) yakın gelecekte yaygın, felaket niteliğinde bir siber olayın gerçekleşme olasılığını beklediğini ve %43’ünün ise, önümüzdeki iki yıl içinde kendi kuruluşlarını önemli ölçüde etkileyebilecek bir siber saldırının olasılık dahilinde olduğunu düşündüklerini de gösteriyor.

Doğuş Teknoloji’nin, çözüm ortakları Picus, Brandefense ve Fortinet’in katkılarıyla iş dünyasından çok sayıda temsilcinin katılımıyla gerçekleştirdiği Cyber Security Day’de şirketlerin siber güvenlikte nasıl bir kültür oluşturmaları gerektiğine ve siber güvenlik alanındaki trendlere dikkat çekildi.

Siber saldırılara karşı dirençli hale gelmeli

Proaktif ve güçlü bir siber güvenlik kültürü olmazsa olmaz

Doğuş Teknoloji’nin Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Eray Gözener, etkinlikte yaptığı konuşmada proaktif bir siber güvenlik yaklaşımının gelecekte daha fazla önem kazanacağına inandıklarını belirterek, “Artık potansiyel tehditleri öngörerek değerlendirmek, zayıf noktaları belirleyerek olası riskleri minimize edecek uygun önemleri almak, siber güvenlik stratejilerinin ana odağı olacak. İşletmeler ve bireyler, sürekli olarak güvenlik önlemlerini güncellemeli, yeni teknolojileri benimsemeli ve güçlü bir siber güvenlik kültürü oluşturmalıdır. Siber saldırganların sürekli olarak yeni yöntemler geliştireceği ve tehditlerin karmaşıklığının artacağı da göz önünde bulundurmak gerekir. Bu nedenle, siber güvenlik stratejisini odağa alarak sürekli güncellenen güvenlik önlemlerini desteklemek büyük önem taşıyor.” dedi.

Siber güvenlik tüm çalışanların sorumluluğu

Sektördeki güvenlik eğilimlerini ve yeni tehditleri izlemek için siber güvenlik uzmanlarıyla iş birliği yapmanın önemine de değinen Eray Gözener, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Doğuş Teknoloji olarak, siber güvenlik teknolojilerini partnerlerimize sunduğumuz profesyonel destek ile birleştirerek müşterilerimizin güvenliğini artırıyor, siber tehditlere karşı daha dirençli hale gelmelerini destekliyoruz. Sunduğumuz hizmetler arasında güvenlik mimarisi tasarımı, network, bulut ve web2 ve web3 uygulama güvenliği, zafiyet yönetimi, sızma testi ve risk değerlendirmesi, güvenlik olay yönetimi, kimlik ve erişim yönetimi gibi uzmanlık alanlarımız bulunuyor. Siber güvenlik sadece güvenlik veya IT personelinin değil, herkesin sorumluluğu. Bu nedenle güvenlik politikalarında bireysel farkındalığının artırılması ve sürekli kılınması çok önemli.”

CovenLabs fiziksel ve dijital dünyaları birleştirmeyi hedefliyor

0

 CovenLabs, fiziksel dünyadaki markalara dijital dünyada kişiselleştirilmiş çözümler sunmayı ve Web3 ekosistemini büyütmeyi hedefliyor.

Blockchain tabanlı, Web3 odaklı projeler geliştiren CovenLabs, Colendi Kurucu Ortağı Mihriban Ersin Tekmen ve oyunculuğunun yanında girişimci ve yatırımcı kimliği ile de ön planda olan Mert Fırat tarafından kuruldu. CovenLabs, fiziksel dünyadaki markalara dijital dünyada kişiselleştirilmiş çözümler sunmayı ve Web3 ekosistemini büyütmeyi hedefliyor.

Markaların ve şirketlerin Web3 dünyasında yerlerini alabilmeleri için kişiselleştirilmiş çözümler üretmenin yanı sıra projelere işlevsellik, etkileşim ve işbirliği konusunda da destek verme hedefiyle kurulan CovenLabs, Web3 ekosistemini büyütmeyi hedefliyor. Colendi Kurucu Ortağı, seri girişimci Mihriban Ersin Tekmen ile oyunculuğu kadar girişimci ve yatırımcı kimliğiyle de ön planda olan Mert Fırat tarafından kurulan CovenLabs, fon, topluluk, ağ, içerik ve finansal destekler de sağlayacak. CovenLabs strateji geliştirmekten NFT yaratımına ve tokenizasyona, oyunlaştırmadan fintek entegrasyonuna, içerik yönetimi ve topluluk geliştirmeye kadar geniş bir skalada özelleştirilmiş hizmetler sağlayacak.

Mihriban Ersin Tekmen: “Teknoloji ve fintek alanındaki yılların verdiği tecrübe ve güvenilirliğimizi Web3 projesini kurgulamak ve gerçekleştirmek kullanacağız. Tecrübe, teknik bilgi ve yaratıcılığı dünya çapında üst düzey bir ekiple bu alanda fark yaratacağız.”

“Covenlabs benim on yedinci girişimim ve ustalık eserim” diyerek yeni girişimini anlatan Mihriban Ersin Tekmen, 20 yılı aşkın bir süredir birçok başarılı girişime imza attı. Son 10 yıldır fintek alanında faaliyet gösteren Colendi’nin Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi olan Ersin Tekmen, “Web3 ile bir çığır açılıyor. Herkesin küresel ekonomiye katılım şansı elde ettiği merkeziyetsiz bir gelecek kuruyoruz. Bu yeni dünyada CovenLabs, fiziksel ve dijital dünyalar arasında bir köprü olacak. Hem kendi Web3 projelerimizi hayata geçirecek, hem de bize ulaşan projeleri A’dan Z’ye inceleyip, değerlendirmeden geçenlere hangi aşamada olursa olsun teknik, pazarlama, tasarım ve yatırım destekleri vereceğiz. Merkeziyetiz dünya için ses getirecek projeler tasarlamak, gerçekleştirmek ve sürdürmek için benzersiz yaratıcılığa ve bilgi donanımına sahip bir takım kurduk” diyor.

CovenLabs sayesinde Web3 dünyasında ihtiyacını duyduğumuz yeni yapılar ve yeni topluluklar doğacak.

Mert Fırat

CovenLabs’in Kurucu Ortağı Mert Fırat, oyunculuğu ile geniş kitleler tarafından tanınmasının yanında girişimcilik dünyasında da başarılarıyla biliniyor. Kültür, sanat ve yaşam merkezi DasDas’ı; Muzaffer Yıldırım, Didem Balçın, Harun Tekin ve Koray Candemir ile birlikte kuran Fırat, sonrasında ise 2015 yılında ihtiyaç sahipleri ile destekçileri buluşturan sosyal bir kooperatif olan İhtiyaç Haritası’nı Ali Ercan Özgür ile birlikte hayata geçirdi. Bundan iki yıl önce, bilet alma deneyimini, öncesi ve sonrasını kapsayacak şekilde yeniden tanımlayan bir sosyal keşif ve paylaşım platformu olan Mobilet’i satın alan Fırat, şimdi ise CovenLabs ile Web3 dünyasına giriş yapıyor.

Fırat, “Şimdiye dek içinde bulunduğum girişimlerin hepsi bir ihtiyaca yanıt vermek için aradığım çözümlerden çıktı. İnternetin anonim, ücretsiz ve bir dayanışma platformu olduğu zamanları görmüş biri olarak, Web3 ile bu ruhun daha kabiliyetli, daha deneyimli ve daha güvenli biçimde yeniden canlandığını görmek benim için heyecan verici. CovenLabs sayesinde Web3 dünyasında ihtiyacını duyduğumuz yeni yapılar ve yeni topluluklar doğacak” şeklinde konuşuyor.

Web3 projeleri için bir kuluçka merkezi

CovenLabs’ın kendi Web3 projelerini geliştirmesinin yanı sıra farklı şirket ve markaların Web3 projeleri için de bir kuluçka merkezi olarak hizmet verecek olması Web3 ekosisteminin genişlemesi ve geliştirilmesi için de önemli bir adım olacak. CovenLabs strateji geliştirmekten, NFT yaratımına ve tokenizasyona, oyunlaştırmadan fintek entegrasyonuna, içerik yönetimi ve topluluk geliştirmeye kadar geniş bir skalada özelleştirilmiş hizmetler sağlayacak.

Hükümetlere yönelik siber saldırılarda büyük artış!

0

Surfshark’ın yeni araştırması, devlet kurumlarına yönelik siber saldırıların hızla arttığını iddia ediyor. Yakın zamanda yayınlanan bir makalede şirket, 2006 ile 2023’ün ilk çeyreği arasında meydana gelen 924 önemli siber olayı analizi sonucunda, o dönemde en az 722 siber saldırının devlet kurumlarını hedef aldığını gösteriyor.

Ancak 2020’den önce, her yıl devlet kurumları ortalama 29 siber saldırı bildiriyordu. Ardından bu sayı yıllık ortalama 96’ya yükseldi. İncelenen 924 önemli olayın neredeyse yarısı son üç yılda gerçekleşiyor. Tehdit aktörleri çoğu zaman sosyal mühendislikle başlar ve kötü amaçlı yazılımla bitiyor.

Siber casusluk

Rapor da ayrıca, siber casusluk kampanyalarının özellikle endişe verici olduğunu öne sürülüyor. 2006’dan bu yana, devlet firmalarına yönelik tüm saldırıların %15’i siber casusluk kampanyası oluyor. Ayrıca, bu yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen 32 saldırıdan dokuzu, neredeyse 2022’nin tamamında yaşanan siber casusluk olduğu tespit edilmiştir.

Araştırmacılar ayrıca, siber casusluk kampanyalarının neredeyse tamamen devlet destekli aktörler tarafından yürütüldüğünü iddia ederek, ulus devletler arasındaki siber savaşın tırmandığını öne sürüyor. CSIS tarafından kaydedilen en son vaka, Fransız Ulusal Meclisi web sitesine saldıran Rus bilgisayar korsanlarını içeriyor. Ayrıca, Mart ayında Vietnamlı bir siber casusluk grubu, bir ABD federal kurumunu hedef alan çok sayıda tehdit unsuru arasında yer alıyor.

Kuzey Koreli, Çinli ve Rus tehdit aktörleri, şu anda faaliyette olan en aktif, yüksek vasıflı gruplardan birkaçı, Lazarus Group, parayı çekmek ve devletin askeri ve hükümet operasyonlarını finanse etmek amacıyla kripto para işletmelerini hedef aldığı bilinen Kuzey Kore devlet destekli bir aktörüdür.

FBI, grup Ronin Network’ü ihlal edip çeşitli kripto para birimlerinde 620 milyon dolar çaldığında, şimdiye kadarki en büyük kripto soygunlarından birinin arkasında Lazarus’un olduğunu iddia ediyor.

Google I/O 2023 raporu

0

Google I/O 2023 teknolojileri, geliştiriciler ve kullanıcıların odağındaydı. İşte bir bakışta Google tarafından etkinlikte duyurulan teknolojiler!

Google Haritalar

Google Haritalar, belirli şehirlerde yeni bir “Rotalar için Sürükleyici Görünüm” özelliğini kullanıma sundu. Yeni özellik, trafik simülasyonları, bisiklet yolları, karmaşık kavşaklar, park etme ve daha fazlası dahil olmak üzere kullanıcının ihtiyaç duyabileceği tüm bilgileri tek bir yerde topluyor.

Magic Editor ve Magic Compose

Magic Editor özelliği, fotoğrafların belirli bölümlerinde (örneğin, ön plan veya arka plan) daha karmaşık düzenlemeler için yapay zeka destekli ve fotoğraftaki boşlukları doldurabiliyor. Magic Compose adlı yeni bir özellik ise metinleri farklı stillerde yeniden yazmak için mesajlarda ve konuşmalarda kullanıldığını gösteriyor.

Palm 2

PaLM 2, şirketin OpenAI’nin ChatGPT’sine rakibi olan Google’ın güncellenmiş Bard sohbet aracını güçlendirecek ve şirketin bugün duyurduğu yeni AI özelliklerinin çoğu için temel model işlevi görecek.

Bard daha akıllı hale geliyor

Google, Bard aracılığıyla bazı sanat oluşturma yetenekleri için Adobe ile ortaklık kuruyor. Google, Bard için bekleme listesini kaldırıp İngilizce olarak 180’den fazla ülke ve bölgede kullanıma sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yakın gelecekte 40 dili desteklemek amacıyla Japonca ve Korece desteğini de başlatıyor.

Google Workspace

Google’ın Workspace paketi, E-Tablolar’da otomatik tablo (formül değil) oluşturma ve Slaytlar ve Meet’te resim oluşturma özelliğinin eklenmesiyle yapay zeka dokunuşunu daha akıllı hale getiriyor.

MusicLM

MusicLM, Google’ın metni müziğe dönüştüren yeni deneysel yapay zeka aracı. Kyle, örneğin bir akşam yemeği partisi düzenliyorsanız, “akşam yemeği partisi için duygusal caz” yazabileceğinizi ve aracın şarkının birkaç versiyonunu oluşturmasını sağlayabileceğinizi söylüyor.

Codey

Codey, kodlamayla ilgili istemleri işlemek için özel olarak eğitilmiş. Ayrıca genel olarak Google Cloud ile ilgili sorguları işlemek üzere makine öğrenimine sahip.

Find My Device

Google, kendi Cihazımı Bul ağında Apple’ın AirTag desteğiyle sizinle birlikte seyahat eden bilinmeyen izleyiciler hakkında proaktif uyarılar da dahil olmak üzere kendi iyileştirme serisini tanıttı. Yeni özelliklerden bazıları, telefonlarının kendileriyle birlikte hareket eden bilinmeyen bir izleyici tespit etmesi durumunda kullanıcıları bilgilendirmeyi içerecek ve diğer Bluetooth izleyicilerle bağlantı içerecek.

Pixel 7a

Google’ın Pixel 7a’sı, 11 Mayıs’ta Pixel 7’den (499 dolar) 100 dolar daha ucuza satışa çıkıyor. Pixel 6a gibi, 6,4 inç Pixel 7’ye karşı 6,1 inç ekrana sahiptir. İlk olarak Hindistan’da da piyasaya sürüldü. Kamera söz konusu olduğunda, biraz daha yüksek bir piksel yoğunluğuna sahip.

Wear OS 4

Google, akıllı saat işletim sisteminin bir sonraki sürümü olan Wear OS 4’ü piyasaya sürdü. İyileştirilmiş pil ömrü ve işlevselliği ve metinden konuşmaya gibi yeni erişilebilirlik özellikleri bulunuyor. Geliştiriciler ayrıca yeni Wear OS saat yüzleri oluşturmak ve bunları Google Play’de yayınlamak için bazı yeni araçlara sahip.

Firebase

Google’ın uygulama geliştiricilere yönelik bir hizmet olarak arka uç platformu olan Firebase, Google’ın PaLM API’si tarafından desteklenen yapay zeka uzantılarının eklenmesi ve Firebase uzantı pazarının daha fazla geliştiriciye açılması dahil olmak üzere bazı yeni özelliklere sahip.

Pixel Tablet

Vrian, Pixel Tablet’in “yalnızca bir tablet değil, akıllı bir ev denetleyicisi/hub’ı, bir telekonferans aygıtı ve bir video akış makinesi” olduğunu belirtiyor. Televizyonunuzun yerini almayacak ama biraz YouTube izlemek için kesinlikle sağlam bir seçim ifadelerini kullandı.

Binance Türkiye ilk kez girişimciler ile buluştu

Binance Türkiye, Ankara Teknopark’ta düzenlenen etkinlikte ilk kez girişimciler ile bir araya geldi. Etkinlikte kripto ekosisteminden Web3’e kadar pek çok konuya değinildi. Binance’in girişim destek programı Binance Labs hakkında katılımcılar bilgilendirildi. Binance Labs Yatırım Müdürü Alex Odagiu, buluşmaya online olarak katılarak Binance Labs’in projeleri hakkında bilgi verdi. Odagiu, “Kurulan işletmelere ve projelere finansal destek sağlamakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda erken aşama projelerin kuluçkalanmasına odaklanıyoruz. Projelerin oluşumdan teknik uygulamaya, kaynak yaratmaktan daha fazlasına kadar kapsamlı destek sağlıyoruz” dedi.

Binance Türkiye, Ankara Teknopark’ta gerçekleşen etkinlikte girişimciler ile bir araya gelerek teknoloji, kripto, Web3 ve girişim gibi pek çok konu hakkında bilgilendirme yaptı. Etkinlikte Binance’in girişim destek programı Binance Labs hakkında katılımcılara bilgiler aktarıldı. Binance Labs’in son 3 yılda 5 kıtada, 25 ülkede 200’den fazla projeye destek sağladığı ifade edildi. 

Etkinliğe online olarak katılan Binance Labs Yatırım Müdürü Alex Odagiu, Binance Labs ve Türkiye’deki projeler hakkında detaylı bilgiler aktardı. Odagiu, “Türkiye, kripto ve blockchain alanında en aktif ülkelerden biri. Önemli bir kripto benimseyen kitlesinin yanı sıra, artan sayıda üniversite kulübü, Web3 girişimi ve blockchain geliştiricilerine sahip. Türkiye, oyun geliştirme gibi Web2 endüstrileri için de bir güç merkezi olarak kendini zaten kanıtlamış durumda. Web3’te de benzer bir kararlılığı göreceğimize inanıyoruz” dedi.

Projelere finansal destekten daha fazlasını sunuyoruz

Binance Labs’in Türkiye’deki projeleri hakkında geleceğe yönelik planlarını aktaran Odagiu, Binance Labs’in projelere verdiği desteklerden bahsederek; “Binance Labs, Web3’ün Türkiye de dahil olmak üzere hem girişimler hem de yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratma potansiyelini görüyor. Kurulan işletmelere/projelere finansal destek sağlamakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda erken aşama projelerin kuluçkalanmasına odaklanıyoruz ve küresel kuruculara ve projelere oluşumdan teknik uygulamaya, kaynak yaratmaya ve daha fazlasına kadar kapsamlı destek sağlamayı planlıyoruz; böylece piyasadaki gerilemeden daha güçlü bir şekilde çıkabilir ve büyüyebilirler” şeklinde konuştu.

Binance Labs, Web3 alanındaki yatırımlara odaklanıyor

Binance Labs’in ekosistem için önemine vurgu yapan Odagiu, yatırımlarında 3 aşamalı bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayarak; “Binance Labs, Binance’in erken aşama, büyüme aşaması ve olgun aşama yatırımlarını kapsayan Web3 alanına odaklanan risk sermayesi kolu ve inkübatörüdür. Aynı zamanda yüksek potansiyelli erken aşama projeler için de bir inkübatördür. Biz uzun vadeli yatırım yapıyoruz ve yatırımlarımızda kitlesel benimsemeyi artırmak adına 3 aşamalı yaklaşım benimsiyoruz.

Bunlar;

1) Temel katman olarak altyapı, L0, L1, ZK teknikleri,

2) Akıllı sözleşme cüzdanları, veri ve güvenlik araçları gibi kullanıcı katılımını sağlayan araçlar

3) Web3 oyunları, dApps, DeFi gibi son kullanıcı için kullanım örnekleri olarak hizmet veren uygulama katmanlarına odaklanmaktır” dedi.

Microsoft bu yıl çalışanlarına zam yapmayacak

Microsoft’un kararıyla, geçen yıl yıllık maaşı %10 artarak 55 milyon dolara yükselen CEO Satya Nadella, yöneticilere bu yıl tam zamanlı çalışanlara zam yapılmayacağını, ancak saatlik çalışanların yine de daha yüksek tazminat almaya hak kazandıklarını bildirdi. Aynı şekilde CEO, ikramiyeler ve hisse senedi ödülleri hala masada olsa da “fazla fonlanmayacağını” ve çalışanların şirket içinde terfi almaya devam edebileceklerini açıklıyor.

Nadella e-postada, “Kıdemli bir liderlik ekibi olarak, birkaç ay boyunca düşündükten sonra bu kararı hafife almıyoruz ve şirketi uzun vadeli başarıya hazırlamak için gerekli olduğuna inanıyoruz” diye yazdı. “Belirli saatlik veya eşdeğer roller için maaş artışımız olurken, bu yıl tam zamanlı maaşlı çalışanlar için maaş artışımız olmayacak.” olarak söylüyor.

Microsoft İnsan Kaynakları Başkanı Kathleen Hogan, yöneticilere benzer bir e-posta göndererek, “daha az sayıda çalışanın istisnai ödüller alacağını” yazdı ve ayrıca ikramiyelerin bu yıl kesileceğini belirtiyor. Geçen yıl bu zamanlar, Microsoft personeli için yüksek zamlar ve ödüller vaat ediyordu çünkü bir iç anket, ankete katılan personelin yalnızca %66’sının Microsoft’ta geçirdikleri zamandan memnun olduğunu ortaya koyuyor. Insider’ın işaret ettiği gibi, Microsoft’un tipik yıllık inceleme döngüsü, Ağustos’ta ikramiyelerin ve olası zamların bildirilmesiyle birlikte Nisan ayındaki performans incelemeleriyle başlıyor.

Microsoft’un bu yılki tam zamanlı çalışan zamlarını işten çıkarma kararı, şirketin çek defterlerini dengelemekte sorun yaşadığının bir başka işaretidir. Bu Ocak ayında Microsoft, Davos’ta şirket yöneticileri için bir Sting konserine ev sahipliği yaptıktan sonraki gün 10.000’den fazla çalışanını işten çıkarmayı seçiyor. Aynı şekilde şirket, her zaman popüler olan AI sohbet robotu ChatGPT’nin arkasındaki şirket olan OpenAI ile bir anlaşmaya 10 milyar dolar yatırım yapmayı tercih ediyor.

UEDAŞ ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan VR projesi

0

UEDAŞ, enerji verimliliği ve tasarrufu odaklı bilinçlendirme projesini hayata geçiriyor. Projede UEDAŞ ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında iş birliği sağlanarak öğrencilere VR gözlükler aracılığıyla enerji tasarrufunun yollarını anlatan eğlenceli bir oyun oynatılması da yer alıyor. İlk kez Ocak ayının Enerji Tasarrufu Haftası’nda öğrencilerle buluşan proje çalışmalarını tüm hızlıyla sürdürüyor.

UEDAŞ’ın çocuklarda enerji verimliliği ve tasarrufu, doğal varlıklar ve çevre bilinci gibi toplumsal konularda farkındalık oluşturma amacıyla geliştirdiği ve Ocak ayında başlayan projesi çalışmalarını hızlandırıyor. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın enerji tasarrufu ve verimliliğini 2023 yılının en önemli ulusal strateji hedeflerinden göstermesi sonrasında hazırlanan projede, dijital seminerlerden mobil oyunlara ve VR teknolojisinin kullanımına kadar birçok faaliyet planlanıyor. UEDAŞ, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliği ile ilgili geliştirdiği projeler ve tüm bireylerde farkındalık yaratma hedefiyle hassasiyetini ortaya koyuyor.

VR Teknolojisi ile öğrenciler hem eğleniyor hem bilinçleniyor

“Enerjini Geleceğe Taşı!” sloganıyla yola çıkan UEDAŞ, proje kapsamında hizmet bölgesini kapsayan Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da MEB iş birliği sayesinde okulları gezerek VR teknolojisi destekli geliştirdikleri oyunu öğrencilere sunuyorlar. Proje, günümüzden 100 yıl sonrası tasarruf yapılmış ve yapılmamış olarak 2 farklı senaryoyu canlandırarak tasarruf ve verimliliğin önemini eğlenceli ve interaktif yollarla anlatan oyun, öğrencilere keyifli anlar yaşatıyor. Proje boyunca 8-13 yaş arası çocuk ve öğrenciler için farklı eğitici mobil oyunlardan, yetişkinlere de hitap edecek sosyal medya yarışmalarına ve dijital seminerlere kadar birçok etkileşimli adım da planlanıyor.

Türkiye kendi çiplerini üretmeye başlıyor!

Gelişen dünya sanayisinde otomobilden telefona, beyaz eşyadan savunma sanayii ürünlerine kadar birçok alanda çip gereksinimi duyuluyor. Bununla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı yeni atılımlarda bulunuyor. SSB Başkanı İsmail Demir Türkiye’de çip sanayisini geliştirmek adına kurulan TÜYAR şirketini Elazığ’da duyurdu. İşte Türkiye’de çip üretimi ile ilgili detaylar…

Türkiye artık kendi çipini üretecek!

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir geçtiğimiz günlerde Elazığ’daydı. Elazığ’da çeşitli temaslarda bulunan Demir, Türkiye’nin savunma sanayisinin gelişimi hakkında da açıklamalar da bulundu. Ardından yeni haberleri de paylaşan Demir, Türkiye’de çip üretimi yapılmaya başlanacağını belirtti.

SSB Başkanı İsmail Demir Elazığ’da “Çiple ilgili TÜYAR diye bir şirket kurduk ve şirketin ana sorumluluğu Türkiye’deki çip politikasını öncelemek, onunla ilgili çeşitli iş birliği ve yatırımları hayata geçirmek. Çip kılıflama diye ilk adımı TÜYAR şirketimizle beraber burada (Elazığ) atacağız inşallah.” dedi.

Deprem bölgesinde çok faydalı oldu!

Yönetim kurulu başkanlığını yaptığı savunma sanayii şirketi STM’nin “Duvar Arkasını Görüntüleyen Radar Sistemi” ürünü hakkında da bilgiler veren Demir, ürünü ilk etapta geliştirmeye başladıklarını fakat daha sonra değişen dinamikler sebebiyle rafa kaldırdıklarını belirtti. Deprem felaketinin yaşanması ardından ellerindeki tüm radarları bölgeye yollayan STM, bu sayede bölgede enkaz altındaki 30 vatandaşın kurtarıldığını belirtti.

2020’de deprem felaketi yaşayan ve 2023 yılındaki felaketten de etkilenen Elazığ’da ürünün geliştirilip üretilmeye devam edileceğini belirten Demir, TÜYAR şirketi ile birlikte çip üretim ayağının da Elazığ’da kurulacağını belirtti. Elazığ’ın yeni bir savunma sanayii teknoloji üretim alanı olabilme potansiyeli taşıdığı da bu açıklamalar ile gösterilmiş oldu.

Fırat Üniversitesi ile işbirliği içerisinde çalışacak olan TÜYAR hem çip üretiminde hem de duvar arkası radarı üretimi konusunda yazılım vb. konularında Fırat Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi Teknopark’ı ile birlikte çalışacak. Böylece bölgenin kalkınması ve üniversitenin de ülke bazındaki sıralamasının yükselmesi bekleniyor.

FESPA Global Print Expo 2023’ya Türkiye çıkartması

0

Türkiye’den baskı sektörü temsilcileri, Avrupa’nın en büyük sektör buluşması olan FESPA Global Print Expo 2023’te en yeni ürün ve hizmetlerini sergileyecek. 23-26 Mayıs tarihlerinde Münih’te düzenlenecek fuarda Türkiye’den baskı, endüstriyel reklam ekipmanları ve malzemeleri üreten 20’den fazla şirket, FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo’ya katılarak ihracatlarını artıracak

Avrupa ve dünyanın en büyük baskı fuarı FESPA Global Print Expo 2023, 23-26 Mayıs tarihleri arasında Almanya’nın Münih kentinde sektörü bir araya getiriyor. Endüstriyel reklam fuarı European Sign Expo’yu da kapsayan FESPA Global Print Expo’ya Türkiye’den şirketler de çıkarma yapmaya hazırlanıyor. Türkiye’den baskı, endüstriyel reklam ekipmanları ve malzemeleri üreten 20’den fazla şirket her iki etkinlikte yeni işbirlikleriyle ihracat hacimlerini artırmayı hedefliyor. 

Türkiye’den şirketlerin prömiyeri 

Bu yıl Türkiye’den katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği FESPA Global Print Expo 2023, ‘Yeni Perspektifler’ sloganıyla katılımcıları büyüme fırsatı yakalamaya davet ediyor. FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo 2023’te 330’dan fazla katılımcı, ziyaretçilere dijital, serigrafi, tekstil baskısı ve endüstriyel reklam uygulamaları için ürün yeniliklerini sunacak. 

Türkiye’den baskı ve endüstriyel reklam ekipmanları ve malzemeleri üreten Amiral Alüminyum, Bilsan Bayrak, Canapa Kağıt, Çağdaş Kağıt, EmirTrans Paper, Ese Reklam, Ledu, Liteks, Lion Group (Bizce Neon), Lustre, Ores Display, Plastfit, Remifol, Seçil Bayrak, Smile Sign, Soletex, Som A.Ş., Şirin Reklam, Teknika Teknik Tekstil, Textilbox, Toyopan, Trujet ve Ues Makina çözümlerini sergileyecek.

FESPA Global Print Expo’ya ilk kez katılacak olmanın heyecanını yaşadıklarını belirten EmirTrans Paper’ın sahibi Aykon Yılmaz, “Ürün gamımızda ince gramaj kâğıtlarına odaklandık. Fuarda 25-45 gram arasında değişen kağıt çeşitlerimizin dünya prömiyerini yapacağız” dedi. 

Uzmanlar anlatacak

FESPA Global Print Expo kapsamında fuar boyunca özel etkinlikler de düzenlenecek. Fuar ziyaretçilerine açık bir sergi alanı etrafında kişiselleştirme için ürün ve çözümlerden oluşan deneyimsel bir vitrin sunulacak. Kişiselleştirme Deneyimi konferansı, 50’den fazla uzman konuşmacının yer alacağı, kişiselleştirilmiş sadakat pazarlaması, spor giyim ve moda özelleştirme, ısmarlama iç mekanlar ve kişiselleştirilmiş paketlemeye adanmış bireysel içerik akışlarını içerecek. 

Yılın en iyileri ödüllendirilecek

Ayrıca FESPA Ödülleri’yle yılın en iyi uygulamaları açıklanacak. FESPA Ödülleri, endüstri standartlarının belirlendiği ve en iyi matbaacıların yeteneklerini, katkılarını ve yaratıcılıklarını sergilediği yer olarak baskı ve tabela dünyasında tanınan tek bağımsız baskı endüstrisi ödülü olarak biliniyor. World Wrap Masters yarışması da folyo kaplama alanında sektörün en iyilerini bulmak için düzenlenecek. World Wrap Masters Europe 2023’te eğitim atölyeleri, gösteriler ve yarışma yer alacak. 7. yılında olan Printeriors 2023 kapsamındaysa baskı alanında teknoloji ve iç dekorasyonun nasıl birleştirildiği sergilenecek. 

FESPA Global Print Expo’ya ücretsiz katılmak için isteyen şirketler FESPA’nın Türkiye’deki temsilcisi ARED üzerinden iletişime geçerek bölgenin en büyük baskı dünyası şovuna dahil olabilecekler.

GitHub’ın Copilot’una Google’dan yapay zeka destekli rakip

Google, I/O geliştirici konferansında, GitHub’ın Copilot’una rakip olacak bir dizi yapay zeka merkezli kodlama aracı geliştirdiğini duyurdu 

Google, kodlama ve Google Cloud hizmetleri hakkında sorular sormak için bir sohbet aracı ve AppSheet ürününde yapay zeka destekli kodlama da dahil olmak üzere bir dizi yapay zeka merkezli kodlama aracını kullanıma açıyor.

Bu yeni kod tamamlama ve kod oluşturma araçlarının neredeyse tamamının merkezinde Codey yer alıyor. Google’ın PaLM 2 büyük dil modelini temel alan şirket, Codey’i özellikle kodlamayla ilgili istemleri ele alacak şekilde eğitti, ancak modeli genel olarak Google Cloud ile ilgili sorguları ele alacak şekilde de eğitti. Tüm bunlar Google’ın Duet AI markası altında yer alıyor.

Google Cloud’dan Richard Seroter, “Bu temel modeli aldık ve daha sonra geliştirici ilişkilerindeki büyük bir ekip – aslında benim arkadaşlarımın çoğu – Google Cloud’un ürettiği her şeyin bilgi grafiğinden oluşan çok yıllı koleksiyonumuzla bunun ince ayarına yardımcı oldu” dedi. “Bu bilgi grafiği artık bu modeli sürekli olarak besleyen ve eğiten boru hattının bir parçası. Daha sonra bu model Vertex aracılığıyla sunuluyor ve ön uç bileşenlerimizin ve benzerlerinin sohbet, AppSheet kod tamamlama gibi şeylerde bu modeli çağırabileceği şekilde kullanılıyor.”

Geniş veri seti üzerinde eğitildi 

Google, modelin izinli olarak lisanslanmış açık kaynak kodunun yanı sıra çok sayıda dahili Google kodu, şirketin tüm kod örnekleri ve referans uygulamalarından oluşan geniş bir veri seti üzerinde eğitildiğini söylüyor.

Geliştiriciler bu yeni araçlara Visual Studio Code, JetBrains IDE’leri, Google Shell Editor ve Google’ın bulutta barındırılan Workstations hizmeti için bir uzantı aracılığıyla erişebilecekler. Model Google Cloud bağlamında eğitilmiş olsa da, kod oluşturma özelliklerinin kesinlikle Google Cloud’a özgü olmadığını vurgulamakta fayda var. Şu anda Go, Java, JavaScript, Python ve SQL’i destekliyor.

Geliştiriciler, IDE’lerindeki bir sohbet kutusunda bu modelle sohbet edebilecek veya bir metin dosyasına yorum yazabilecek ve ilgili kodu oluşturmasını sağlayabilecekler. Tüm bunlar bugün rakip projelerin sunduklarına oldukça benziyor, ancak Seroter Google’ın aracını diğerlerinden ayıran şeyin Google Bulut Platformunun geri kalanıyla entegrasyonu olduğunu savunuyor.

İlk başta herkese açık olmayacak

Ancak şimdilik sadece küçük bir grup güvenilir test kullanıcısı Google’ın AppSheet kodsuz geliştirme platformundaki kod yardımı özelliğini, entegre sohbeti ve yeni yapay zeka entegrasyonlarını deneyebilecek. Muhtemelen Google’ın Ağustos sonundaki Cloud Next etkinliğinde bu konuda daha fazla şey duyacağız.

Burada önemli olan bir diğer nokta da vizyonun kod üretmenin ötesine geçmesi. Yakın gelecekte Google, bu sohbet robotu teknolojisini kullanarak geliştiricilerin Google Cloud üzerindeki tüm hizmetlerini (uygulamaların dağıtımı ve ölçeklendirilmesi dahil) yönetmelerine yardımcı olmak için bu modelleri kullanmak istiyor.

Seroter, “Özünde, 21. yüzyıl platformlarında 20. yüzyıl arayüzlerini kullandığımızı düşünüyorum. CLI, UI’ler ve API’ler kullanıyoruz – bunlar harika, ancak bir bilgisayarı kullanmak için 50 sayfalık bir kılavuzun gerektiği 50 yıl öncesinden çok farklı. Şimdi bir milyon sayfadan fazla Google Cloud dokümanımız var. Artık farklı bir şey yapmanın zamanı geldi” diyor.

Bu kısmen, geliştiricileri daha üretken hale getirmek ve onları başka bir yere bakarak sürekli bağlam değiştirmek zorunda kalmaktan kurtarmakla ilgili, ancak bu vizyon gerçekleşirse, geliştiricileri ve DevOps ekiplerini uygulamaları test etmek ve dağıtmakla gelen rutin işlerin çoğundan da kurtaracak. Google Cloud’a basitçe kodunuza bakmasını ve onu dağıtmanın en iyi yolunu bulmasını ve ardından zaman içinde izlemesini söylemek mümkün olacak.

StartersHub, 18,1 milyon dolar fon büyüklüğüyle 2023’te 10 şirkete yatırım yapacak

0

Fon büyüklüğü 18,1 milyon dolara ulaşan Türkiye merkezli erken aşama teknoloji yatırım fonu StartersHub, 2022’yi 7 girişime yatırım ve 3 exit ile tamamladı.

Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru artan küresel durgunluk endişeleri, dünya çapında risk sermayesi ve girişim yatırımlarına yansımış olsa da, Türkiye girişim ekosistemi 2022’yi de yeni başarılarla geçirdi. Türkiye merkezli erken aşama teknoloji yatırım fonu StartersHub da 2022’yi yaptığı 7 yatırım, tamamladığı 3 exit ve toplam 18,1 milyon dolar fon büyüklüğüyle tamamladı. 

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Startershub Yönetici Direktörü Arda Aşkın, “Özellikle B2B şirketlere odaklandığımız 2022’yi Türkiye girişimcilik ekosistemi için oldukça önemli olan 3 exit ve 7 yatırımla tamamladık. 2023 ve devam eden yıllarda her yıl 10 girişime yatırım yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Fon büyüklüğü 18,1 milyon dolara ulaştı

Girişimler için bir başlangıç noktası olarak konumlanan fonun toplam büyüklüğü de 2022’de 18,1 milyon dolara ulaştı. Fonun portföyünde yer alan ve 2022’de yurt dışına satılan girişimler arasında ise Paymes, PulpoAR ve Tridi yer aldı. 

Paymes’in tamamının, MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) bölgesindeki milyonlarca serbest çalışan, esnaf, danışman, bireysel işletme sahibi, kişisel eğitmen ve mikro satıcıyı anında ödeme alma çözümleriyle destekleyen sosyal bir ticaret platformu oluşturmak amacıyla PayTaps tarafından satın alındığını belirten Arda Aşkın, “Şirket, faaliyetlerini PayTaps altında Özbekistan, Ürdün ve Gürcistan gibi pazarlarda sürdürüyor. Bunun yanı sıra Haziran 2022’de PulpoAR’ın B2B odaklı artırılmış gerçeklik çözümleri, Glimpse Group tarafından satın alındı. Ayrıca henüz 1 yıl önce portföyümüze kazandırdığımız Tridi, Xometry tarafından satın alındı ve StartersHub olarak exitini en kısa sürede tamamladığımız yatırımımız oldu. Exit ve birleşmelerin dışında portföyümüzdeki 8 girişim, 2022’de yerli ve yabancı kaynaklardan toplamda 4,2 milyon dolar tutarında yatırım alarak değerlemelerini yukarı taşıdı” diye konuştu. 

5,1 milyon dolar yatırım yaptı

Geçtiğimiz yıl 2 binden fazla yerli ve yabancı girişimi incelediklerini, 500’e yakın girişimi ilk aşama değerlendirmesine aldıklarını kaydeden Arda Aşkın, “Startershub olarak odağımıza ölçeklenebilir çözümlerle gerçek problemlere yanıt bulan, gerçek etkiler yaratan ve sektörleri kökten değiştirme potansiyeli taşıyan girişimleri alıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana iş modeline ve vizyonuna inandığımız girişimlere 5,1 milyon doları aşkın yatırım yaptık. Portföyümüzdeki tüm girişimlerle düzenli strateji toplantıları yapıyor ve sahip olduğumuz yatırımcı ağını girişimcilerle paylaşıyoruz. 2022’de portföyümüzdeki aktif girişim sayısını 37’ye çıkardık ve 5 yeni, 2 devam yatırımı tamamladık. Bu şirketler içinde otonom robotlarla temassız yemek ve market teslimatı yapan Delivers.ai, ödüllü dijital pazarlama sistemi Earnado, tüm gelir ve giderlerin takip edilebildiği bir cüzdan uygulaması olan Kassa, kullanıcı davranışlarını tahmin etmeye odaklanan Quin ve veri güvenliği alanında çalışan DatAnchor yer aldı” ifadelerini kullandı. 

Finans, eğitim, siber güvenlik ve lojistik teknolojilerine odaklanıyor

Her yıl 10 girişime yatırım yapma hedefiyle hareket ettiklerini altını çizen StartersHub Yönetici Direktörü Arda Aşkın, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “HUB’ın portföyünde bulunan ve Türkiye’de kurulmuş girişimlerden Segmentify, Cognitiwe, Workiom ve Livad, merkezlerini Birleşik Krallık, Estonya ve ABD gibi ülkelere taşıyarak küresel adımlar atmaya başladı. Ayrıca Lumnion, Kolaybi gibi şirketler, Almanya operasyonlarına başlayarak dış pazarlara açıldı. Yapay zeka, İK teknolojileri, finansal teknolojiler, eğitim teknolojileri, üretkenlik, siber güvenlik, geliştirici araçları ve lojistik teknolojileri gibi B2B sektörlerle yakından ilgileniyoruz. 2023 ve takip eden yıllarda da erken aşama teknoloji yatırımlarına odaklanmayı sürdüreceğiz.”

Bulutistan unicorn olma yolunda adım adım ilerliyor

Bulutistan ve paydaşları, Bulutistan Customer Summit 2023 etkinliğinde buluştu

Türkiye’nin bilişim sektörüne hizmet veren yaklaşık 400 sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen Bulutistan Customer Summit 2023 zirvesinde, ülkemizin cumhuriyetin 100’üncü yaşındaki dijitalleşme atağı masaya yatırıldı. Bulutistan’ın da yakın dönem hedeflerinin açıklandığı etkinlikte açılış konuşmasını üstlenen Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk unicorn olma yolunda adım adım ilerlediklerini belirtirken; Bulutistan CEO’su Begim Başlıgil, 2023 yılı sonuna kadar 7 ülkede, 22 şehirde olmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Kendi yazılımlarını ve çözümlerini üreten, güçlü Ar-Ge donanımına sahip bir Türk şirketi olarak büyüyen Bulutistan; cumhuriyetin 100. yaşını kutlarken başlattığı ve geleneksel hale gelecek “Bulutistan Customer Summit 2023” ile Türkiye bilişim sektörünü bir araya getirdi. Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina’da 400’e yakın sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen ve bilişim sektörünün yarınının konuşulduğu etkinlikte; Bulutistan CEO’su Begim Başlıgil, Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü ve ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin ve Bilişim Sanayicileri Derneği (TUBİSAD) Başkanı Levent Kızıltan konuşmacı olarak yer aldı. Bulutistan’ın da yakın dönem hedeflerinin açıklandığı etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Bulutistan CEO’su Begim Başlıgil, 2023 yılı sonuna kadar 7 ülkede 22 şehirde olmayı hedeflediklerini dile getirirken; Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk ise unicorn olma yolunda adım adım ilerlediklerini belirtti.

Bulutistan Customer Summit 2023, Bulutistan’ın geleneksel hale getireceği ve bu yıl 9 kategoride verilen müşteri ödülleri töreni ile son buldu.

Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk ile Bulutistan’ın geldiği konumu, bulut teknolojilerinin geleceğini ve büyük bulut sağlayıcıların Türkiye planlarını konuştuk.

Geçen yıla göre 3 kat büyüdü 

Bulutistan unicorn olma yolunda adım adım ilerliyor

Etkinliğin açılış konuşmasını üstlenen Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, Bulutistan’ın 8 yıl önceki kuruluşundan bu yana nasıl bir gelişim gösterdiğini aktardı. 2022 yılının kendileri için bir mihenk taşı olduğunu ve birçok önemli başarıya imza attıklarını belirten Gençtürk, “Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi, Avrupa’nın da en hızlı büyüyen 20 şirketinden biri olarak 2022 yılında dolar bazında tam 3 katına çıkmayı, finans sektörüne özel finans topluluk bulutu alt yapısını hayata geçirmeyi, çalışan sayımızı yüzde 120 arttırmayı, iş ortağı sayımızı ise yüzde 350 oranında arttırmayı ve sunduğumuz altyapı yatırımlarını tam 3 kat arttırmayı başardık. Bunlara ek olarak operasyon ekibimizin yeni yerleşkesini Bilişim Vadisi’nde kurduk. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında hedeflerimiz çok yüksek. Bu güzel senenin sonunda Mart ayı itibariyle sevgili CEO’muz Begim Başlıgil’den bayrağı devralmak bana kısmet oldu. Bu anlamda çok mutlu ve gururluyum. Çünkü 8 yıl önce fikir aşamasında olduğum Bulutistan’da bugün bu görevi icra etmek benim için çok önemli” açıklamasında bulundu.

Hedef: unicorn olmak

En büyük hedeflerinin unicorn olmak olduğunu da belirten Gençtürk, “Unicorn olmak isteyen bir yerli sermaye firmasıyız ve bu bizim hedeflerimizin başında geliyor. Bu başarıyı elde ederek sektörümüzde Türkiye’nin gururu olmak istiyoruz. Bunu tek başımıza yapamayız, bu başarıyı iş ortaklarımızla birlikte gerçekleştireceğiz. Bugün 125 kişilik uzman kadromuz ile 3 farklı coğrafyada, 6 farklı veri merkezi üzerinden Türkiye’nin en büyük 1000 şirketinin 500’üne hizmet veriyoruz ve Türkiye’nin en büyük 20 holdingi bizimle çalışıyor” dedi.

Türkiye’nin verisi, Türkiye’de kalıyor

Bulutistan’ın Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması hedefini dünya devi servis sağlayıcı firmaların altyapısıyla sunabildiklerine dikkat çeken Gençtürk; “Bulutistan ilk kurulduğu günden farklı bir yere evrimleşti. Artık sadece bir bulut platformu değil, Türkiye’nin yerelleştirilmiş hibrit bulut platformu, yani bulut ekosistemi diyebiliriz. Bu ekosistemin içinde; iş ortaklarımızın bulut altyapısı üzerinden sunduğu hizmetlerimiz var. Misyon olarak sadece hiper ölçekli, bir yandan rakibimiz bir yandan iş ortağımız olan markalarla iş birlikleri yapıyoruz. Sektörümüzün en önemli handikaplarından biri Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması sorunsalı. Müşterilerimiz verilerini burada tutmak isterken bir yandan da hiper ölçekli bulut hizmet sağlayıcıların da servislerine ulaşmak istiyor. Bunu mümkün kılan Bulutistan olarak yapmış olduğumuz iş birlikleri ve yatırımlar” açıklamasında bulundu. IBM ile yaptıkları iş birliğinin buna önemli bir örnek olduğuna dikkat çeken Gençtürk, IBM Cloud üzerinden müşterilerine, verileri Türkiye’de kalacak şekilde bir altyapı sunduklarını belirtti.

Farklı sektörlerin dinamiklerine ve beklentilerine yönelik farklı hizmetler

Gençtürk ekosistemin diğer parçalarını da şöyle açıkladı: “Finans sektörü ve oyuncuları için de Türkiye’de ilk defa finans topluluk bulutu altyapı yatırımı yaptık. Burada önemli olan BDDK ve Merkez Bankası’na uyumluluktu. Bu konuda gerekli tüm onayları aldık. Ekosistem içinde sunduğumuz bir diğer hizmet de SAP Cloud platformumuz. Son 5 yılda bu platformdan yararlanan müşteri sayımız yüzde 70’e yükseldi. Türkiye’de yüzde 50’nin üzerinde bir pazar payı ile şu anda bu alanda lider olarak hizmetlerimize devam ediyoruz. Oluşturduğumuz bir diğer topluluk bulutu da perakende sektörü özelinde yatırımını yaptığımız perakende topluluk bulutu. Bulutistan olarak gördük ki; sektörlerin ihtiyaçları ve dinamikleri birbirinden çok farklı. Regülasyonların dışında performans beklentileri de çok farklı. Biz de bunu gözeterek yatırımlar yapıyor ve kendimizi sürekli geliştiriyoruz.”

Öncelik, müşterileri ihtiyaçları 

Bulutistan unicorn olma yolunda adım adım ilerliyor

Bulutistan’ın kuruluş gününden beri önceliklerinin her zaman müşterilerinin ihtiyaçları olduğunun altını çizen Bulutistan CEO’su Begim Başlıgil ise, “Kendimize sorduğumuz ilk soru şu oldu; ‘Neyi farklı yapacağız ve müşterilerimiz neden Bulutistan’ı tercih etsin?’ Bunun yanıtını ararken tersten bir yöntem izledik ve biz ‘Ne yapmalıyız?’ sorusuna değil ‘Ne yapmamalıyız?’ sorusuna odaklandık” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “İlk olarak müşterilerimizden asla taahhüt istememeliyiz, onları sözleşmelerle bağlamamalıyız, dedik.  İkinci olarak kapalı olmamalıyız; müşterimiz bize verisini emanet ederken şeffaf olmalıyız, bilgiyi hemen paylaşmalıyız, dedik. Üçüncü olarak ise sorumluluk almaktan kaçmamalıyız, dedik; problem bizden kaynaklansa da kaynaklanmasa da bizden değil deyip bırakmamalı, gerçek bir çözüm ortağı olmalıyız, diye düşündük. Ve son olarak tahmin edilemez olmamalıyız; son dakika manevralar yapmamalı, müşterilerimizi fiyat konusunda korkutmamalıyız, dedik. 8 yıldır da bu sözümüzü tutmaya devam ediyoruz.”

Bulutistan’ın küresel açılımı

Başlıgil, Bulutistan’ın küresel açılımından da söz ederek; “2022 yılında CIS bölgemizi açtık ve küreselleşme yolculuğumuza çok büyük bir güçle başladık. Bugün Azerbaycan’daki her 10 holdingden biri bizimle çalışıyor. Buna ek olarak MENA genel müdürlüğümüzü de Dubai’de açıyoruz. Bu yıl İngiltere de geliyor. 2023 yıl sonu hedefimiz; 7 ülkede 22 şehirde var olmak. Göreceğiniz gibi, uluslararası bir Türk markası kurma hayalimiz çok büyük ve güçlü” açıklamasında bulundu.

Yeni kurallar uçak bileti maliyetlerini artıracak

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), ABD Ulaştırma Bakanlığı (DOT)’nın, havayollarını yolculara uçuş gecikmeleri için mali tazminat sağlamasını zorunlu kılması kararını hava yolculuğunun maliyetini artıracağı gerekçesi ile eleştirdi.

DOT’un İptal ve Gecikme Puan Tahtası, ABD’deki en büyük 10 taşıyıcının uzun süreli gecikmelerde müşterilerine yemek veya nakit kuponları sunduğunu ve bunlardan dokuzunun ayrıca bir gecelik iptalden etkilenen yolcular için ücretsiz otel konaklaması sunduğunu gösteriyor.

IATA Genel Müdürü Willie Walsh konuyla ilgili şöyle konuştu: “Havayolları, yolcularını varış noktalarına zamanında ulaştırmak için çok çalışıyor ve herhangi bir gecikmenin etkilerini en aza indirmek için ellerinden gelenin en iyisini yapıyor. Havayolları, yolcularını planlandığı gibi varış noktalarına ulaştırmak için halihazırda mali teşviklere de sahiptir. Rötarları ve iptalleri yönetmek havayolları için çok maliyetlidir. Ve yolcular, hizmet seviyelerinden memnun değillerse sadakatlerini diğer taşıyıcılara götürebilirler. Bu düzenlemenin getireceği ilave masraf katmanı yeni bir teşvik yaratmayacak, ancak bunun telafi edilmesi gerekecek ve bunun bilet fiyatları üzerinde bir etkisi olması da muhtemel”.

Ek olarak, yönetmelik, yolcular arasında karşılanması pek mümkün olmayan gerçekçi olmayan beklentilere de yol açabilir. Hava yolculuğu gecikmelerinin ve uçuş iptallerinin büyük bir kısmından hava durumu sorumlu olduğundan, çoğu durum bu düzenleme kapsamında değildir. Hava trafik kontrolörü eksiklikleri, geçen yılki gecikmelerde rol oynadı ve Federal Havacılık İdaresi’nin havayollarının uçuş programlarını New York metropol bölgesine indirme talebiyle kabul ettiği için 2023’te de bir sorun. Pist kapanışları ve ekipman arızaları da gecikmelere ve iptallere katkıda bulunuyor. Ek olarak, uçak imalatı ve destek sektörlerindeki tedarik zinciri sorunları, havayollarının üzerinde çok az kontrole sahip olduğu veya hiç olmadığı ancak güvenilirliği etkileyen uçak teslimatında gecikmelere ve parça kıtlığına neden olabiliyor.

DOT, havayollarının yalnızca havayolunun sorumlu olduğu gecikmeler ve iptaller için yolcuları tazmin etmekten sorumlu olacağını dikkatli bir şekilde not etse de, şiddetli hava koşulları ve diğer sorunlar günler hatta haftalar sonra zincirleme etkilere sahip olabilir ve bu noktada tek bir nedensel faktörü izole etmek imkansız veya zor.

Ayrıca deneyimler, bunun gibi cezai düzenlemelerin uçuş rötarları ve iptalleri üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını göstermekte. Avrupa Komisyonu tarafından 2020’de yayınlanan Avrupa Birliği’nin yolcu hakları yönetmeliği EU261’in kapsamlı bir incelemesi, bunun tersinin doğru olduğunu buldu. 2011’de 67.000 olan iptaller, 2018’de 131.700’e neredeyse ikiye katlandı. Aynı sonuç, 60.762’den 109.396’ya yükselen uçuş gecikmelerinde de yaşandı. Havayoluna atfedilebilir gecikmelerin toplam gecikmelerin yüzdesi olarak payı azalırken, rapor bunu, hava trafik kontrol gecikmeleri gibi olağanüstü durumlar olarak sınıflandırılan gecikmelerdeki artışa bağladı.

Walsh, “Havacılık, her biri hava taşımacılığı sisteminin sorunsuz çalışmasını sağlamada hayati bir role sahip olan bir dizi farklı ortağı içeren oldukça entegre bir faaliyettir. Biden yönetimi, bu teklifin kesinlikle yaptığı gibi havayollarını ayırmak yerine, tamamen finanse edilmiş bir FAA, tam kadrolu bir kontrolör işgücü sağlamak ve onlarca yıldır ertelenen FAA NextGen hava trafik kontrol modernizasyon programının devreye alınmasını tamamlamak için çalışmalı” dedi. 

ASUS Computex’e geri dönüyor

ASUS heyecan verici ürünler ve yeniliklerle Computex 2023’e katılacağını duyurdu. Sürdürülebilirliğe odaklanan ASUS, ziyaretçilerin bizzat deneyebileceği çözümlerini sergileyecek.

ASUS geri dönüyor: Fiziksel fuarlar üç yılın ardından geri dönüyor. ASUS ve ROG de Computex’te en son yeniliklerini tanıtacak.
Tüm ASUS portföyünü keşfedin: Ziyaretçiler ASUS ve ROG stantlarında tüketicilere, oyunculara, kurumsal alana, içerik üreticilerine ve daha fazlasına hitap eden ürünleri keşfedebilecek.
Sürdürülebilirliğe vurgu: ASUS sürdürülebilirliğe öncelik vermeyi sürdürüyor. Bu amaçla en yeni sürdürülebilir ürünlerini ve bu alanda elde ettiği inanılmaz başarıları paylaşacak.
ASUS, üç yılın ardından hem ASUS hem de ROG olarak Computex fuarında en yeni ürünleri ve sürdürülebilir çözümleriyle boy göstereceğini duyurdu. 30 Mayıs – 2 Haziran tarihleri arasında 9:30 – 17:30 saatlerinde açık olacak fuar, Taipei Nangang Fuar Merkezi Salon 1, 4.katta düzenlenecek. ASUS standı M0510 bölümünde, ROG standı ise M0810 bölümünde yer alacak.

Yenilik ve sürdürülebilirlik konularında zengin bir geçmişe sahip olan ASUS, tüm operasyonlarında çevreye olan etkisini azaltmaya kararlı. Ziyaretçiler ASUS standında şirketin tüketicilere, oyunculara, içerik üreticilerine, tasarımcılara ve kurumsal dünyaya yönelik en yeni ürünlerini keşfedebilecek. Ziyaretçiler özellikle, son teknolojiyi sürdürülebilir yöntemlerle birleştiren en yeni ASUS kurumsal ve
tüketici ürünlerini görebilecek; ASUS’un her aşamada sürdürülebilirlik adına elde ettiği başarılar ve çalışmalar hakkında bilgi edinebilecek.
ROG standı ise her seviyeden oyuncuya benzersiz bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. E-spor sınıfı çevre birimleri, dizüstü bilgisayarlar, sistem toplama bileşenleri, anakartlar, ekran kartları, monitörler, telefonlar ve çok daha fazlası ziyaretçileri bekliyor. ROG ziyaretçilerin fuar sırasında bizzat deneyebileceği üst seviye oyun ekipmanlarıyla standart oyunseverlerden profesyonel düzeyde yarışanlara kadar herkese hitap ediyor. Standın en çok dikkat çekecek ürünlerinden biri ise hiç kuşkusuz ki ROG’nin ilk el konsolu olan ROG Ally olacak.

Her yıl Tayvan’ın Taipei şehrinde düzenlenen Computex, dünyanın her yerinden binlerce ziyaretçi çeken, en büyük ve etkili teknoloji fuarlarından biri. Bu tanınmış etkinlik en yeni ve büyük teknolojik yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Önde gelen markalar en yeni ürünlerini ve konseptlerini bu fuarda tanıtıyor. Son teknoloji donanımlardan devrim niteliğindeki yazılımlara kadar her şeyi barındıran Computex teknoloji
meraklılarının, profesyonellerin ve basının kaçırmaması gereken bir etkinlik.

İş dünyasının dijital iş ihtiyaçları için: İşte Suit

Turkcell, Dijital İş Servisleri ile kurumlara uçtan uca dönüşüm hizmeti sunmaya devam ediyor. Ekonomik ve güvenli çözümleriyle şirketlerin verimliliğini artırmalarına destek olan Turkcell, iş dünyasının dijital iş ihtiyaçlarını ‘İşte Suit’ ile artık tek noktadan karşılıyor. Turkcell mühendislerinin geliştirdiği e-posta, video konferans, dosya yönetimi ve ofis uygulamalarını tek çatı altında toplayan ‘İşte Suit’, özellikle KOBİ’lerin dijital dönüşümlerine olanak sağlıyor.

Türkiye’nin önde gelen dijital operatörü Turkcell, Dijital İş Servisleri’ne yenisini ekledi. Kurumsal firmaların e-posta, video konferans, dosya yönetimi ve ofis uygulamaları ihtiyaçlarına tek noktadan hizmet vermeyi hedefleyen Turkcell, ‘İşte Suit’ ile global rakiplerinin yanında yerli bir çözüm ortağı olarak hizmet veriyor.

İşte Suit, kurumların dijital iş ihtiyaçlarını Turkcell’in ekosistem markaları ve servislerinden e-posta, video konferans, dosya yönetimi ve ofis uygulamalarıçözümleriyle tek pakette sunuyor. Tüm verileri Turkcell’in Türkiye’deki yüksek güvenlikli veri merkezlerinde depolayan İşte Suit, Türk lirası bazındaki sabit fiyatlarıyla şirketlerin bütçe planlamalarını da kolaylaştırıyor. Mevzuata uyumlu, kolay ve sade bir kullanıcı deneyimi sunan İşte Suit, 7/24 sağladığı uzman desteğiyle de şirketlerin ihtiyaç duyduğu her an çözüm sunuyor.  Özellikle orta ölçekli işletmelerin ve KOBİ’lerin dijital dönüşümü için büyük kolaylık sağlayan İşte Suit, bugüne kadar 5.000’den fazla işletmenin çözüm ortağı oldu.

Haberleşmenin kolay yolu: İşte Suit – E-Posta Hizmeti

İşte Suit’te yer alan yerli e-posta hizmeti, Turkcell Veri Merkezlerinde depolanan verilerle kullanıcılarına çoklu güvenlik katmanı sunuyor. Çoklu antispam ve antivirüs mimarisiyle korunan e-posta’lara tüm kanallardan (web, iOS, Android, diğer uygulamalar) ulaşılabiliyor. İşte Suit e-posta hizmeti, Kamuda Bilgi Güvenliğini düzenleyen Cumhurbaşkanı Genelgesi’ne ve Dijital Dönüşüm Ofisi Rehberi’ne uyumlu hizmet veriyor. Ayrıca sade yönetim paneli ile kullanıcılarına kolay bir deneyim sağlıyor.

Şirketlerin yeni toplantı odası: İşte Suit – Video Konferans Hizmeti

İşte Suit içerisinde sunulan video konferans hizmeti iş toplantılarını dijitalleştiriyor. Ara oda oluşturma özelliği sayesinde toplantılarınızı farklı çalışma grupları için ayrı odalara bölebilme fırsatı veriyor.  Sanal Arka Plan seçimiyle her yerden toplantı yapma imkânı sunan video konferans hizmetinde anket ve oylama özelliği de mevcut. Böylece kullanıcılar toplantılarında tekli veya çoklu anketler düzenleyebiliyor, anket sonuçlarını indirebiliyor. İşte Suit video konferans hizmeti tarayıcıdan, masaüstü ve mobil uygulamalardan kullanılabiliyor.

İste Suit Dosya Yönetimi Hizmeti ile bilgiler güvende

İşte Suit içerisinde yer alan dosya yönetimi hizmetiyle ise şirketlerin verilerini güvenle saklamasını sağlıyor. Bulut tabanlı ofis özelliği ile gerçek zamanlı ortak çalışmaya imkân veren İşte Suit dosya yönetimi hizmeti ile kurum içi veya kurum dışı dosya paylaşım alternatifleri de sunuyor. Dosyalardaki değişiklikleri versiyonlar halinde saklayabilen ve istenilen versiyonu anında ulaşabilir kılan İşte Suit dosya yönetimi hizmeti, kullanıcı ve dosya hareketleri üzerinden de kişiselleştirilmiş raporlama yapabiliyor.

Ofisteki tüm işler İşte Suit ile daha hızlı

İşte Suit’in içerisindeki ofis uygulamaları hizmeti ile kullanıcılar doküman, çalışma tablosu, sunum gibi belgelerini oluşturabiliyor ve düzenleyebiliyor. Aynı dosyada birden fazla kişiyle eş zamanlı çalışabilme imkânı sunan İşte Suit kullanıcıları, @bahsetme özelliği ile de dosya üzerinde not iletebiliyor. Ayrıca kullanıcılar, dosya düzenleme sırasında chat özelliği ile de birbirleriyle iletişim kurabiliyor.

Premium kullanıcılara 500 GB depolama alanı

İşte Suit kullanıcılarına ‘Basic’ ve ‘Premium’ olmak üzere iki farklı paket sunuyor. 100 GB e-posta, video konferans, ofis uygulamaları her iki pakette de standart olarak yer alırken; Basic pakette 150 GB, Premium pakette 500 GB bulut depolama alanı yer alıyor. İşte Suit paketleriyle ilgili detaylı bilgiye https://istesuit.com/ adresinden ulaşılabilir.

MSI ve Intel yazılım anahtarları karanlık web’de dolaşıyor!

MSI dizüstü bilgisayarınız veya ana kartınız için sürücü indirmeniz gerektiğinde, onu doğrudan kaynaktan indirdiğinizden emin olun. Bu, herhangi bir tür yazılım güncellemesi için oldukça iyi bir tavsiye, ancak bilgisayar korsanları geçen ay çok büyük bir özel veri hazinesi çaldıkları için özellikle önemli. MSI’ın fidyeyi ödemeyi reddettiği bildirildi, bu nedenle özel yazılım anahtarları geçen hafta karanlık ağa gönderildi.

Buradaki tehlike, bilgisayar korsanlarının MSI aygıt üretici yazılımını indirebilmesi, kötü amaçlı yazılım veya casus yazılım içerecek şekilde değiştirebilmesi ve ardından MSI’ın resmi anahtarlarıyla imzalayarak normal orijinallik kontrollerini geçmesine izin vermesi. Ayrıca, standart antivirüs tarayıcılarının bulmasını çok daha zorlaştırıyor, ancak sızan anahtarları belirlemenin ve mevcut veritabanlarında çifte kontrol gerçekleştirmenin yolları var. Güvenlik firması Binarly‘ye göre, yayınlanan dosyalar Creator, Crosshair, Katana, Modern, Prestige, Pulse, Raider, Stealth, Summit, Sword ve Vector serisindeki dizüstü bilgisayarlar dahil olmak üzere 57 farklı MSI ürününü etkiliyor.

Sızan veriler ayrıca, UEFI Secure Boot’un bir parçası olan Intel’in tescilli Boot Guard sisteminin anahtarlarını da içeriyor. Bu anahtarlar, Lenovo gibi endüstri devleri de dahil olmak üzere çok sayıda satıcının geniş bir donanım yelpazesinde uygulanabiliyor. Binarly, bu anahtarların 166 ürünü daha etkilediğini söylüyor.

Ortada karmaşa olarak adlandırabileceğimiz bir durum yaşanıyor. MSI’ın bilgisayar korsanlarına fidye ödemeyi reddetmesi anlaşılır ve hatta takdire şayan; bilgisayar korsanlarına boyun eğmek, verilerin güvende kalacağını garanti etmez ve yalnızca daha fazla suç işlemeye teşvik eder. Ancak, bir arama motoruna sayfayı taraması ve onu MSI’ın resmi indirmelerinin üzerine yerleştirmesi, kırılmış aygıt yazılımının bir yerlerde ortaya çıkmasına mutlaka neden olacak gibi görünüyor.

Google play mağazalarında doğrudan operatör faturalandırmasını hizmete sundu

Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’nın (META) önde gelen ödeme hizmeti sağlayıcısı TPAY, mobil ödeme alanının uluslararası ölçekte lider kuruluşlarından Bango ve Orta Doğu’nun telekom devi Etisalat’ın Mısır temsilciliği ile bölgedeki 30 milyonun üzerinde Android kullanıcısını ilgilendiren çok önemli bir anlaşmaya imza attı. Anlaşma ile Mısır’daki Android kullanıcıları Google Play uygulama mağazası üzerinden uygulama, oyun ve dijital içerik satın alırken ödeme yöntemi olarak Doğrudan Operatör Faturalandırmasını (DOF) seçebilecek. 

Üç firmanın imza attıkları anlaşma, özellikle kredi/banka kartı gibi geleneksel ödeme yöntemlerine erişimi olmayan ve ülke nüfusunun yüzden 60’dan fazlasına tekabül eden Etisalat müşterisi Mısırlılar için çok önemli. Zira bu aboneler Google Play üzerinden yapacakları herhangi bir online satın alma işleminin bedelini artık gelecek ayki cep telefonu faturalarına yansıtabilme olanağına kavuştu. Doğrudan Operatör Faturalandırmasının (DOF) Google platformunda kullanıma sunulmasıyla birlikte, söz konusu satın alma işlemleri için kredi kartı ya da banka kartına duyulan ihtiyaç ortadan kalkıyor.

Bango CEO’su Paul Larbey, anlaşmayla ilgili olarak, “TPAY ile ortaklığımız, Bango Payment teknolojisini TPAY operasyonel uzmanlığıyla bir araya getirerek uygulama geliştiricilerin ürünlerinden daha başarılı bir şekilde para kazanmalarını sağlıyor,” açıklamasını yaptı. Etisalat Mısır’ın Tüketiciden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmed Yehia ise şöyle konuştu: “Google Play’in geniş yelpazesi içindeki içerik ve hizmetlerin ödemesinde en hızlı, en kolay ve en zahmetsiz yöntem olan DOF’u müşterilerimizin hizmetine sunduğumuz için mutluyuz.” 

TPAY’in COO’su Raj Soni ise, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bölgemizdeki üye işletmelerimizin sürdürülebilir büyüme ivmesi yakalamalarına yardımcı olmak adına mikro ödeme işlemlerindeki en kolay/güvenli tahsilat yöntemini ve sınıfının en iyisi ödeme deneyimini sunmaya kararlıyız. E-ticarette dünya lideri ve yenilikçi bir aktör olan Bango ile ortaklığımız, bir yandan TPAY’in büyümesinde anlamlı bir kilometre taşı olarak işlev görecekken bir yandan da Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde lider ödeme hizmetleri sağlayıcısı olma vizyonumuza güç verecek.”

RE-OS.com, 5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

0

Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin tek bir platformda iş yönetimi ve gayrimenkul pazarlaması yapabildikleri teknolojik altyapı RE-OS.com, Grifon Capital’den 5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı.

Gayrimenkul satış ve kiralama uzmanlarının yanında inşaat geliştiricileri için portföy yönetimi, talep takibi ve müşteri ilişkileri yönetimi ile gayrimenkullerin paylaşıldığı bir havuz sistemi sağlayan çözüm; aynı zamanda tek tıkla ilan entegrasyonları ve dijital pazarlama hizmetlerini kullanıcılarına sunuyor.

Gayrimenkul pazarlama platformu RE-OS.com kurucusu Hüseyin Öztürk “Yılın ilk çeyreğinde bir önceki yıla göre ciroda iki kat büyüme kaydederken, kullanıcı ve gayrimenkul sayılarımız da iki kat arttı. Sektördeki teknoloji ve entegrasyon eksikliğinin yanında gayrimenkul satışı veya kiralama yapan profesyonelleri, gayrimenkul geliştiricilerini ve yatırımcıları bir araya getiren ortak bir platformun olmaması RE-OS.com’u kurmamıza neden oldu. Aldığımız yeni yatırımla, iç pazardaki hedeflerimizi büyütürken, küresel açılım konusundaki çalışmalarımızı hızlandırmayı ve ekibimizi büyütmeyi planlıyoruz.’’ yorumunda bulundu.

Grifon Capital’den gayrimenkul teknolojilerine yatırım!

RE-OS.com, yakın bir süre önce dünyanın önde gelen gayrimenkul danışmanlık şirketlerinden Cushman & Wakefield’ın Türkiye’deki şirketlerini satın alan Grifon Capital’den yatırım aldığını açıkladı. Gayrimenkul, gayrimenkul hizmetleri, inşaat ve gayrimenkul teknolojileri alanında yatırım yapan Grifon Capital’in Yönetim Kurulu Başkanı Tuğra Gönden; ‘’Gayrimenkul teknolojileri çok hızlı ve köklü bir şekilde gelişiyor. Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güven ve tüm dünyada hızla büyüyen proptech alanında RE-OS.com’un girişimiyle fark yaratacağına olan inancımız, bizim için stratejik olan bu yatırım kararını almamıza neden oldu.’’ dedi.

Bağlantılı taşıtlar güvenliği artırıyor

Bağlantılı taşıttaki ve çevresindeki araçlardaki yolcular için güvenlik sorunları göz önüne alındığında, 5G hızlarında çalışabilen uçta bağlantılı taşıtların sağladığı güvenlik öne çıkıyor.

Dijital otomotiv deneyimi, çevrimiçi taşıt alışverişinden otomobil sistemlerinin yapılandırılmasına, bakım, üretim ve sevkiyata kadar birçok büyük değişikliklere girişiyor. 5G‘nin ortaya çıkışı ve kullanılabilirliği, otonom ve yarı otonom araçlar için gerekli yüksek hızlı dijital bağlantıların sağlanmasına yardımcı oluyor. Ama hepsi bu kadar değil.

Günümüz taşıtları her zamankinden daha hızlı ve kolay bir şekilde üretilip sevk edilebildiğinden, 5G endüstriyel otomotiv sistemlerinde de bir devrim yaratıyor. Bununla birlikte, artan sayıda sensör, aktüatör, prob, makine bağlantısı ve yüksek bağlantı yoğunluğu (robotlar dahil) -hepsi 5G ile bağlantılı ve dikkat edilmesi gereken yeni saldırı yüzeyleri açıyor.

Fortinet’ten yapılan açıklamaya göre bu yeni saldırı vektörleri kısmen, internete bağlı akıllı arabaları oluşturan yazılım ve sistemleri tedarik eden karmaşık satıcı ve ortak ekosisteminin bir sonucu. Aynı zamanda, sürüşün gerçek zamanlı doğası, araç içi sistemleri yönetmek ve GPS, akıllı ulaşım sistemleri veya yoldaki diğer araçlarla birlikte çalışmak için gereken bilgi işlemin hem ağ uç noktasında (yani taşıtın kendisinde) hem de bulutta gerçekleşeceği anlamına geliyor. Bu da hesaba katılması gereken parazit ve izinsiz giriş riskinin kapsamını genişletiyor.

Otonom ve bağlantılı taşıtlar, bilgi işlem sınırının iş başındaki mükemmel bir örneği. Bağlantılı taşıttaki ve çevresindeki araçlardaki yolcular için güvenlik sorunları göz önüne alındığında, 5G hızlarında çalışabilen uçta bağlantılı taşıt güvenliği ihtiyacı en önemli husus olarak ortaya çıkıyor.

Bağlantılı Taşıtların Güvenliğini Sağlarken Karşılaşılan 3 Zorluk

Akıllı otomobilin ve tüm verilerinin güvenliğini sağlamak ve aynı zamanda otomobilden buluta güvenilir ve güvenli bağlantı sağlamak kritik öneme sahip. Güvenlik ve bağlanabilirlik entegre bir sistem olarak birlikte çalışmazsa, otomotiv şirketleri önemli bir marka itibar riskine açık hale geliyor. Ve daha da kötüsü, müşteriler hayatlarını bile tehlikeye atabiliyorlar.

Birinci Vites: Otonom Taşıt ile Bağlanabilirlik: Başlangıç olarak, özellikle operasyonel teknoloji (OT) ve bilgi teknolojisinin (BT) yakınsaması norm haline geldikçe, araçların üretimi ve imalatının korunması gerekiyor. Buradaki zorluk, birçok eski OT sisteminin herhangi bir kesinti süresini karşılayamaması ve her türlü kesintiye karşı son derece hassas olması; birçok sistem düzensiz ve seyrek olarak yamalanıyor. Sonuç olarak, OT sistemleri genellikle tutarlı bir korumadan veya tek lensli görünürlükten yoksun kalmaktadır. Tutarsız kurumsal güvenlik politikası uygulaması ve yönetişimi sorunu daha da derinleştiriyor. Bu ortamda, birbirine bağlılık artarken bile bağlantılı araç güvenliğini artırmak için BT ve OT arasındaki her entegrasyon noktasını koruyabilmek zorlu bir süreç olarak kendini gösteriyor.

Neyse ki, otomobil üreticilerinin sektördeki orijinal ekipman üreticileriyle anlaşma şekli değişiyor. Geleneksel olarak, üretici tüm sistemlerin tasarlamasında birbirinden farklı birçok tedarikçiden destek alırdı: biri frenleri, diğeri şanzımanı, bir başkası uydu navigasyon sistemlerini tasarlardı. Tüm bu sistemler alt yüklenicilere verilir ve üretici parçaların montaj sorumluluğunu üstlenirdi. Ancak, bu parçalı yaklaşımla, aracı çalıştıran sistemler, motor, şanzıman, sistem göstergeleri, yakıt ve güvenlik sistemleri, kameralar, radar ve daha fazlası, hepsi farklı işletim sistemlerinde çalışıyor olabilir. Bu da birbirleriyle verimli bir şekilde işbirliği yapamayan veya iletişim kuramayan ve güvenliğini sağlamanın daha zor olduğu farklı ve bağlantısız sistemlerle sonuçlanabiliyor.

Son on yılda bir değişime tanık olundu. Otomobil üreticileri, tüm bu çözümler birlikte çalışarak gerçek anlamda entegre bir deneyim yarattığında müşteri için değer görüyor. Yazılım kritik bir bileşen ve sürecin sonunda uygulanan ek bir çözüm yerine en başından itibaren, geliştirme, test ve üretim aşamalarında bağlantı ve güvenliğin doğrudan sisteme dahil edilmesini gerektiriyor.


İkinci Vites: Otonom Araç Verileri: Bu bağlantılı ve otonom araçlar yollara çıktığında, üreticilerin bu ” hareketli veri merkezlerinden” sürekli olarak bilgi toplaması gerekiyor. Araç verileri toplanıyor ve üreticinin sorunları kritik hale gelmeden önce tespit etmesi için kullandığı devasa bir veri havuzuna alınıyor. Bu otonom araçlar bilgi işlem gücü üzerinde çalıştığından, bant genişliği, güvenilirlik, görünürlük ve elbette kötü niyetli suçlulardan veya endüstriyel casusluktan kaynaklanan siber tehditler gibi işletme veri sistemlerinin tüm zorluklarını beraberinde getiriyorlar. Günümüzdeki güvenlik trendleri göz önüne alındığında, bir taşıtı fidye için tutmak söz konusu olabilir.

Buluta güvenilir ve güvenli bağlantı, müşterileri korumak, en iyi kullanıcı deneyimlerini sunmak ve gelir akışlarını korumak için kritik öneme sahip. Bu veriler, araçların nasıl kullanıldığını gerçekten anlamanın tek yolu; bu da yeni tespitler ve sürekli geliştirmeler yapılmasını sağlıyor. Otomotiv üreticilerinin veri toplama, işleme ve sağlama için kendi bulut platformlarını kurmaları gerekiyor. Araç içi deneyimini kendi kontrollerinde tutarak, para kazanmak ve farklılaştırılmış, birinci sınıf bir araç içi deneyimi sağlamak için araç telemetri verilerinden yararlanılabiliyor.

Ancak bunların hiçbiri güvenlik olmadan işe yaramıyor. Peki, etkili bir bağlantılı araç güvenliği sağlamak için en iyi yaklaşım hangisi? İlk adım, sistemleri ve yazılımları entegre etmek. Bu da farklı satıcıları ve çözümleri, güvenlik, bağlantı ve ağ oluşturmayı tek bir çözümde birleştiren birleşik ve geniş çapta dağıtılan bir platforma yönlendirmeyi gerektiriyor.

Üçüncü Vites: Otonom Araç ile Bütünleşme: Diğer sektörlerde olduğu gibi bağlantılı araç sektöründe de yazılım sistemleri artık işin merkezinde yer alıyor. Verileri üreten araçlar, bunları işleyen bulut ve bunlardan yararlanan uygulamalar arasında güçlü bir bağlantı ve entegrasyon için otomasyon, görünürlük ve açık bir entegrasyon platformu şart. Bunlar, tüm büyük genel ve özel bulut sağlayıcıları ve teknolojilerinde ihtiyaç duyulan çevikliği ve esnekliği sağlıyor. Satıcıya bağlı kalmadan, otomobil üreticileri üçüncü taraf araçlardan yararlanırken tescilli teknolojiden ihtiyaç duyduklarını elde edebilir ve iş ihtiyaçları değiştikçe teknoloji stratejilerinin sürekli olarak gelişmesine olanak tanıyor.

Bağlı otomobilin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak için, otomotiv üreticilerinin sadece araç içi deneyime değil, aynı zamanda arka uçtan ön tampona kadar tüm yazılım ve sistemlere de sahip olmaları gerekiyor. Bu otonom araçların neredeyse her bileşeni bulutun yanı sıra araç içi ağa da bağlı olacağından, bir araç tehlikeye girdiğinde tüm sistem risk altında olacak. Bu nedenle, araçtan buluta güvenli bağlantılar sağlarken aracı ve verilerini güvence altına almak, bağlantılı araç deneyimini yönlendirmek için kritik öneme sahip.