Çin uzaya enerji santrali kuracak

Güneş enerjisinden yararlanmak için en uygun mekan, bulutların olmadığı uzay. Çin şimdi uzayda güneş enerjisi tarlası kurmak için düğmeye bastı.

Hipotezden gerçeğe

Dünya’dan 36 bin kilometre uzakta bir yörüngeye yerleştirilecek olan güneş enerjisi tarlası, bilim insanlarının bugüne kadar sadece hipotez olarak kabul ettiği bir detaydı. Ancak Çin yaptığı açıklama ile bu planları gerçeğe dönüştüreceğini açıkladı.

Yeni güneş enerjisi tarlasını 2025’te hizmete açmayı planlayan Çin böylece uzaydan enerji elde eden ilk ülke olacak. Çin’in planına göre, öncelikle minik güneş enerjisi uydularını yörüngeye fırlatacak olan Çin, daha sonra bunları birleştirerek dev bir tarlaya dönüştürecek. 

İlk mini uydular 2021 yılında fırlatılmaya başlayacak ve tüm uydular 2025’te yörüngeye girmiş olacak. ardından da enerji üretmeye başlayan uyduların birleşme süreci 2030’da tamamlanacak. 

YouTube dublaj seçeneklerini teste başladı

0
YouTube, hem İngilizce konuşmayan ülkelerdeki etkileşimi yükseltmek amacıyla hem de görme sorunları yaşayan kullanıcıların hayatını kolaylaştırmak adına, videolarda birden fazla ses izi yüklenmesine izin verecek. Böylece farklı dillerde tercüme dublajların da videolara yüklenmesi mümkün olacak ve kullanıcılar kendi dillerine uygun ses seçeneği ile videoyu izleyebilecekler.

Yapay zekalı seslendirme servislerine nur yağacak

Şu anda YouTube, Google’ın yapay zekası ile yapılan yazılı çeviriler sayesinde pek çok dilde alt yazı sunabiliyor ancak bu durum hem görme sorunları yaşayanlar için hem de videoyu gözle takip etmeden sadece dinleyerek tüketmek isteyen kullanıcılar için bir fayda sağlamıyor. Öte yandan, yapay zekanın pek çok dilde sesli okuma yapabilmesi sayesinde bu özelliğin aktif ve yoğun olarak kullanılacağı tahmin ediliyor. Ancak şimdilik yayıncıların, tercih ettikleri yabancı dillerde yapay sesli yapay zeka okumalarını dışarıdaki ücretli veya ücretsiz servislerde üretip videolarına senkronize bir şekilde yüklemeleri gerekecek. Elbette, büyük film/dizi üreticilerinin YouTube üzerinde yayınlayacakları filmler için kendi dublaj sanatçılarıyla ürettikleri yüksek maliyetli dublajları da YouTube üzerinde görmemiz mümkün olabilir. Böylece yapımcılar da filmlerinin yayına girmediği ülkelerdeki izleyicilere YouTube üzerinden ulaşarak gelir elde edebilecekler.

Tesla Kaliforniya’dan Teksas’a taşınıyor

0
Aslında bir otomobil üreticisi olmasına rağmen teknoloji şirketi gibi hareket eden Tesla, teknoloji şirketlerinin ABD’deki merkezi konumunda olan Kaliforniya’dan Teksas’a taşınacaklarını duyurdu. Kalforniya’da pek sevilmeyen ve kabul görmeyen Tesla için bu hamle bir sürpriz de olmadı zira şirket yeni otomobil fabrikasını da Austin, Teksas’da inşa etmişti.

Burada fabrikanı çalıştıramazsın!

Elon Musk, Kaliforniya’dan tamamen ayrılmadıklarının da altını çizdi ve buradaki fabrikayı da %50 oranında büyütme planları olduğunu duyurdu. Ancak Kaliforniya’daki emlak fiyatlarının yüksek olması nedeniyle bu bölgede işçi çalıştırmanın çok maliyetli olması gibi bir handikap da var. Musk, Covid-19 kapanmaları sırasında Tesla fabrikasının çalışmasını durdurmak istememiş ve Kaliforniya yönetimi tarafından şirketinin merkezini Kalifoniya dışına çıkarılması konusunda tehdit edilmişti. Kaliforniya yönetimini faşist ilan ende Musk ise kendi evini Kaliforniya’dan Teksas’a taşımış, ardından da şirket merkezini de Teksas’a taşıma planları başlamıştı. Kısacası, Musk ile Kalifornaya arasındaki ten uyuşmazlığı, sonunda bu boşanma kararını getirmiş görünüyor.  

Dünyanın ilk exascale bilgisayarı geliyor

0
Süper bilgisayar yarışında yeni bir dönemece girmek üzereyiz. Çin şimdi de dünyanın ilk exascale süper bilgisayarını inşa etmeye hazırlanıyor. Süper bilgisayarlar şu anda petascale seviyesinde işlem gücüne sahip. Exascale bilgisayarlar ise bir saniyede 18 haneli sayılardan işlem gerçekleştirebiliyor. ABD, Exascale süper bilgisayarları 2023 yılında devreye almayı planlıyordu. Böylece Çin, ADB’den daha erken Exascale bilgisayarlara kavuşmuş olacak. Bu da Çin ordusuna, Çin üniversitelerine ve endüstrisine çok daha hızlı araştırmalar yapma imkanı verecek.

Çin süper bilgisayar konusunda lider

Dünyadaki en güçlü 500 süper bilgisayar arasında, hem en güçlü bilgisayar hem de en çok sayıda süper bilgisayar sahibi ülke olarak Çin herkesin önünde duruyor. Çin’in 167 süper bilgisayarı bulunuyorken ABD’nin süper bilgisayar sayısı 165’te kalmış durumda. ABD bu durumun farkına vararak, Çin’in süper bilgisayarları nükleer silah üretiminde kullandığı gerekçesiyle, 2015 yılında Çin’e Intel işlemcilerin satışını yasaklamıştı ancak bu yasak Çin’in yeni süper bilgisayarlar üretmesine engel olamadı. Uzak Doğulu dev kendi işlemcilerini üreterek 2016’da dünyanın en güçlü süper bilgisayarını üretti.  

Dünyanın en tehlikeli botnet’ini çökerttiler

0
İngiliz polisi, binlerce zombi PC’ye hükmeden dünyanın en tehlikeli botnet’lerinden biri olan Emotet’i çökertti.

Dijital suç örgütü

Kurbanlarının bilgisayarlarına e-postalarla ulaşan zararlı yazılımlarıla giren ve ardından bu zombi PC’lerden oluşan ağı kötü niyetli kişilerin hizmetine sunan Emotet, İngiltere, ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerinde yapılan baskınlarla kullanılamaz hale getirildi. Avrupa polis teşkilatı Europol’un sözcüsü Emotet için dijital çağda kurulmuş en büyük ve en tehlikeli siber suç örgütü tanımlamasını yaptı. Öte yandan bu botnet’i kuran veya işleten isimlere ulaşılamadı ancak operasyonları yönettikleri sunucular ve web siteleri ele geçirilip çökertildi. Yine de botnet’in kurucularının bu operasyonlardan kazandıkları milyonlarca dolarla, yakın gelecekte yeni dijital suç organizasyonları kurmasının önünde engel bulunmuyor. Fakat şimdilik dünya rahat bir nefes alacak gibi görünüyor.  

Japon şirketi maaşları Bitcoin ile ödeyecek

0

Bitcoin batacak mı çıkacak mı tartışmaları devam ederken bir Japon şirketi, çalışanlarının maaşının bir bölümünü Bitcoin’le ödeme kararı aldı.

Maaşı harcamayan zengin olabilir mi?

İnternet üzerinde finans ve iş uygulamaları işleten GMO Internet isimli Japn firması, Bitcoin’in işlevselliğine dikkat çekmek için bu kararı aldığını açıklarken, çalışanlarının maaşlarında 1200 dolarlık bölümü Bitcoin ile ödeyeceğini ve bu uygulamanın 1 yıl boyunca devam edeceğini vurguladı.

Şirketin sözcüsü aynı zamanda bunun zorunlu bir uygulama olmadığını ve sadece tercih eden çalışanları kapsayacağını açıkladı.

Şirketin Japonya’da 4000 çalışanı bulunuyor ve şirketin faliyet alanlarından biri de kripto para ticareti yapmak ve kripto para borsası işletmek. Dolayısıyla, şirket 4000 çalışanın bozduracağı veya satın alacağı Bitcoin’lerden de önemli bir gelir elde edecek, işlettiği kripto para borsasındaki işlem hacmini de büyütmüş olacak.

ETİD buluşmasında, E-ticaret sektörünün geleceği konuşuldu!

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), 2021 yılı sektör buluşmasını 80 firmadan 200’e yakın sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirdi. ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi sektörün büyümesinin bu yıl da sürdürdüğü ve e-ticaret sektörünün büyüme hızını kaybetmeden yıl sonunda işlem hacminin 400 milyar TL’yi geçmesini öngördüklerini belirtti. Scotty’nin elmas, MNM, Paycell, PttAVM, Related Digital, Rubi ve Teqpay’in platin sponsorluğunda 06 Ekim 2021, Çarşamba günü Wyndham Grand Levent’te gerçekleşen etkinlikte e-ticaret sektörü tüm yönleriyle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi, geçtiğimiz yıl bir rekora imza atarak yüzde 66 oranında büyüyen e-ticaret sektörünün, büyüme hızını kaybetmeden bu yıl da yükselişini sürdüreceğini kaydetti. 

E-ticaret sektörü 2021 yılını 400 milyar TL ile kapatacak 

ETİD’in faaliyetleri ve sektöre ilişkin bilgiler veren Ekmekçi, “ETİD 13 yıl önce sektörde ileri gelen firmaların yöneticilerinin bir araya gelerek Türkiye’deki e-ticaretin bir sektör olması gerekliliği ile doğdu. Sektörün temsil ihtiyacına cevap verilmesi amacıyla kurulan ETİD olarak bugün üyelerimizle yüzde 95’inin üzerinde e-ticaret payını karşılıyoruz. Dernek olarak, ana misyonumuzu sektörün öncüsü olmak, sağlıklı büyüme ve doğru regülasyonları sağlamak oluşturuyor. Pandemi öncesinde Türkiye’nin e-ticaret oranı eksiksiz yüzde 35 oranında büyüyordu. Pandemi de ise yüzde 66 oranında bir büyüme gerçekleşti, sadece ürün satışı bazlı düşünürsek yüzde 100 büyümeden bahsedebiliriz. Pandemi tüm firmaları etkiledi, e-ticaret kültürünü uyandırdı. Hiç bulunamayan ürünler kolay erişilebilir oldu ve bu bağlamda hızlı kargo sistemleri de gelişimini sürdürdü. Firmalar bir anda kendini 5 yıl ileride buldu. Şu anda e-ticaretsiz firma yok denecek kadar az diyebiliriz. Türkiye’de sanal pazar yerlerinden satış geçen sene 100 yüz üzerinde büyüdü. Bugün 100 binin üzerinde KOBİ pazar yerlerinden satış yapıyor. Türkiye’deki e-ticaretin yüzde 70’inden fazlası da pazar yerleri aracılığıyla olduğunu tahmin ediyoruz. Burada sağlıklı ve rekabetin düzgün olduğu büyümeyi de destekliyoruz. Bu konuda da Ticaret Bakanlığının yeni ekonomi reformları eylem planında çalışmalarını destekliyoruz. Sanal pazar yerlerinde hangi satıcının, hangi ürünün diğerinden daha avantajlı gözükeceği kurallarının net ve şeffaf olacağını düşünüyoruz. Yeni düzenleme ile rekabete uygun bir ortamın gelişeceğini tahmin ediyoruz. Tüm bu düzenlemeler ve pandemi nedeniyle yükselişe geçen e-ticaret sektörünün büyümesini yılsonuna kadar devam ettirmesini, tüketici taleplerine yönelik yapılacak yatırımlarla yıl sonunda işlem hacminin 400 milyar TL’yi geçeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Türk yazılımcıların geliştirdiği XPODA’dan Excel çağrısı!

Günümüzde yazılımcılara olan ihtiyaç her geçen gün artarken, kod yazmadan yazılım geliştirme imkanı sunan servisler hızla büyüyor. Sürükle bırak yöntemi ile mobil uygulama geliştirmenin mümkün olduğu günümüzde, bu hizmeti sunan servislerden birisi de, Türk yazılımcılar tarafından bundan 5 yıl önce geliştirilen Octopod. Octopod, 5. yılında hem Amerika yatırımından sonra Octopod’dan XPODA’ya dönüşümünü, hem de yeni geliştirdiği; Excel dosyası üzerinden birkaç tıklama ile dakikalar içerisinde iş uygulaması oluşturabilme özelliğini açıkladı.

Octopod, bundan sonra XPODA olarak devam edecek

Beş yıl süren Ar-Ge çalışması sonucunda 2016 yılında iş dünyası ile buluşan Octopod, Türkiye’nin genç nüfusunun yeteneklerine ve ilgisine güvenerek 5 yılda Octopod Akademi’de 1500’den fazla kişiye kod yazmadan yazılım geliştirme eğitimi verdi. 3000’den fazla öğrenciyi ise üniversitelerde ve liselerde eğiterek, dünya üzerinde gelişmekte olan No Code pazarına No Code geliştiricisi olarak eğitti. Bundan 5 yıl önce Türk yazılım sektörü için çok çok yeni olan No Code yazılım geliştirmenin artırılarının her geçen yıl daha fazla anlaşıldığına dikkat çeken Octopod Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Balo, Octopod’un 5 yılda aldığı yolu anlattı; “5 yıl önce Türkiye’nin ilk No Code yazılım geliştirme platformu olarak çıktığımız yolda her geçen gün büyüyen gelişen bir platform olarak çalışmaya devam ediyoruz. Kurulduğumuz günden itibaren global bir marka olarak kendimizi konumlandırdık ve yurt dışı fırsatlarını değerlendirmek için çaba sarfettik. 30’dan fazla iş ortağımızda, 200’den fazla müşteriye binlerce yazılım geliştirerek digital dönüşüm yolculuklarında onlara eşlik ettik” 2019 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde XPODA ismi ile yatırım yaparak global pazarda faaliyetlerine başladıklarını hatırlatan Balo, “Globalleşme yolunda uluslararası firmaların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde No Code yazılım geliştirme platformumuza yeni özellikler ekleyerek bugünlere geldik. Kuruluşumuzun 5. yılında global pazarda daha fazla pay almak, satış ve pazarlama faaliyetlerimizi tek elden yönetmek için Türkiye’deki Octopod markamızı XPODA olarak değiştiriyoruz. Bundan sonra faaliyetlerimize XPODA Türkiye olarak devam edeceğiz” dedi. XPODA ile “Datadan Yazılıma” dönemi  Hayata geçirilen marka isim değişiminin yanı sıra çok daha fazla insanın dünya çapında ‘’Citizen Developer-Kod yazmadan yazılım geliştirici’’ olarak tanımlanmasına, hiç kod yazmadan iş uygulaması geliştirmesine imkan tanıyan yeni özelliğini de açıkladı. XPODA’nın yeni özelliğini anlatan Şenol Balo, “İşletmelerin ihtiyaç duyduğu yazılımlara daha hızlı ulaşmasını sağlayacak bu yeni özelliğimizle birlikte, yazılımsız KOBİ kalmasın istiyor, daha az kod daha çok üretkenlik diyerek yeni bir dönemin açılışını yapıyoruz. Datadan Yazılıma’ mottomuz ile Excel dosyalarından birkaç tıklama ile dakikalar içerisinde iş uygulaması oluşturulabilmesine imkan tanıyan yeni özelliğimiz ile iş dünyasına ve yazılım geliştiricilere ‘Excel’ini al da gel’ diyoruz dedi. 

Güney Kore, robotlara vergi getirmeye hazırlanıyor

0
Robotların insan iş gücünün yerini alacağı endişeleri artık tüm dünyada netçe dile getirilirken, robotlara vergi konulması fikri yüksek sesle ilk kez Bill Gates tarafından dile getirilmişti. Bill Gates’in düşüncesi, insan yerine robot çalıştıracak firmaların, çalıştırdığı robotlar için sigorta ve vergi payını ödemeye devam etmesi ve devletin de bu kaynaktan elde ettiği gelirle işsiz kalan vatandaşlarının sosyal güvencelerini sağlaması hususunu vurguluyordu. Bu mekanizmayı hayata geçirecek ilk devlet Güney Kore olabilir. Ülkede, otomasyon sistemleri kullanan endüstri şirketlerine yönelik önceki hükumetin sağladığı vergi indirimlerinde kesinti yapılması konusu gündeme geldi. Şu anda ki uygulamada bir yatırımcı fabrikasını kurarken belli bir oranda otomasyon sistemleri kurduğunda, yani insan yerine robotlar çalıştırmaya başladığında %3-7 oranında vergi indirimi alıyor.  

Rus hacker’lar ABD nükleer santrallerine saldırdı

0
Ukrayna’da ABD ve Rusya arasındaki dolaylı çatışma, dijital dünyada çok daha doğrudan saldırıyor. ABD güvenlik kurumları, ülkede bir düzine elektrik santraline dijital saldırı düzenlendiğini ve bunların arasında nükleer santrallerin de yer aldığını açıkladı. Saldırıların şimdilik santralleri çökertmek için değil ancak yönetim sistemleri içine yerleşmek üzere sessizce yapıldığının altını çizen FBI ve Enerji Bakanlığı yetkilileri, bunun daha sonra düzenlenecek koordine bir saldırı ile elektrik alt yapısını birden çökertme planının bir parçası olduğundan şüphelendiklerini de belirttiler.

En büyük şüpheli Rusya

Saldırıyı kimin yaptığı konusunda henüz net bir bilgi yok ancak baş şüpheli, Rusya. FBI, daha önce de ABD elektrik şebekelerini çökerten Rus hacker gruplarının yöntemlerine benzeyen ipuçları bulduğunu açıkladı.  Öte yandan nükleer santrallerin yöneticileri, santrallerin internetten çökertilmesinin mümkün olmadığını, kritik güvenlik mekanizmalarının internete bağlı olmadığını vurgulayarak panik yaşanmasının önüne geçtiler.

Kadınlar için özel topluluk fonlama servisi

0
Topluluk fonlama servisleri, video oyunları veya elektronik cihaz projelerinden geçilmiyor. Bu da onları, erkekler için popüler mekanlar haline getiriyor. Çoğu kadın ise topluluk fonlama sitelerini cazip bulmuyor. Ancak, kadın ürünleri geliştirmek isteyenlerin de topluluk fonlama modeline ihtiyaçları oluyor.

Sadece kadın ürünleri için topluluk fonlaması

AOL’den ayrılan Karen Cahn’in girişimi iFundWomen bu alandaki açığı kapatmaya çalışacak. Kadın projelerine yer verecek olan girişimin, Kickstarter’daki erkek projelerinin arasında kaybolan sayısız kadın projesini hayata geçirmesi bekleniyor. iFundWomen aynı zamanda kadın girişimcilere, topluluk fonlaması hakkında eğitim de verecek. Bir proje nasıl yaratılır, nasıl lanse edilir, başarıya ulaşmak için neler gereklidir, önceden eğitimi verilecek. Kadın ürünleri piyasası, çok büyük bir hacime sahipken, Kickstarter gibi servislerde bu alanda önemli projelerin görünmüyor olması da iFundWomen’ı başarıya götürebilecek önemli bir etken. Servise şimdiden 200 kadın projesi başvurmuş durumda. Topluluk fonlama servisi bu projeleri dikkatla seçerek, fonlama aşamasına hazır olanları ana sayfasına taşıyor.

FLO, PHP Developer kampı ile yeni fırsatlar sunuyor!

Türkiye’de ayakkabı denildiğinde ilk akla gelen zincir mağazalardan FLO, PHP Developer Yetiştirme Eğitim Kampı ile gençlere yazılım alanında kendini geliştirme imkanı sunarken, yeni iş kapıları açıyor. 1995 yılından bu yana geliştirilmekte olan PHP halen en çok kullanılan programlama dillerinin başında yer alıyor. Özellikle web geliştirme sürecinin bel kemiği haline gelen PHP için açılan bu kampa katılan öğrenciler, kamp sonrasında gerçekleştirilecek sınav ve mülakatlar ile istihdam edilecek.

FLO, PHP Developer yetiştirmek için kolları sıvadı

Eğitim Kampı sürecinin ardından eğitimde yer alan gençler; yetkinlik ve bilgilerini ölçmek adına yapılacak olan uygulama sınavı ve mülakat sonrası başarı durumları değerlendirilerek FLO ailesinin bir parçası olacak. FLO, bünyesinde ilk defa hayata geçirilen Eğitim Kampı, bir başlangıç olacak ve gelecekte hem bu programın devamı hem de farklı alanlarda programlar organize edilecek. Bunun yanında AR-GE yatırımları ile ilk 100 şirket arasında yer alan FLO; IoT, yapay zeka, RPA gibi yeni nesil teknolojiler üzerinde çalışarak ürün yönetiminden lojistiğe, müşteri deneyiminden tedarikçi yönetimine, bayi portallarından, İK sistemlerine kadar her alanda hayata geçirmeye başladığı dijital dönüşümün projeleri ile perakende sektörüne öncülük etmeyi hedeflemekte. FLO Mağazacılık İnsan Kaynakları Direktörü Hüseyin Çolak konu hakkında yaptığı açıklamada; “Eğitim Kampının ikili bir faydası olduğunu belirterek; “Bu sayede hem FLO ailesine katacağımız genç mezunların eğitimlerine katkı sunuyoruz hem de gençlerin kariyerlerine destek oluyoruz. Aynı zamanda da; inovatif, teknoloji odaklı, perakende sektörünün dijital dönüşümüne öncülük eden yaklaşımımıza uygun, ayakkabı sektörü için pek çok avantaj sunacak bu tür adımları atmayı FLO olarak sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. 38 kişi ile başlayan Ar-Ge Merkezi yolculuğumuzda şu anda 80’e yakın çalışma arkadaşımızla her geçen gün büyüyerek devam ediyor. Kısa süre içinde buradaki istihdamımızı 100’e çıkaracağız.  FLO olarak; teknolojik dönüşümünü bütünlüklü olarak bir iş stratejisine dönüştürmeye ve bunu istihdama da yansıtmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Tanzanya drone ile ilaç taşımaya başladı

0

Drone kargoculuğunun öncelikle ABD veya İngiltere’de yaygın kullanıma gireceği beklentisine rağmen bu konuda ilk resmi adımı atan ülke Afrika’nın fakir ülkelerinden Tanzanya oldu.

Tanzanya hükumetinin uygulamaya soktuğu özel drone servisi, ülkede kara yolu ile ulaşımın çok zor olduğu uzak köylere acil ilaç ve tıbbi malzeme ulaştırılması amacını taşıyor.

Tanzanya hükumetinin duyurusuna göre, hizmete girecek 100 drone ile hergün 2000’e yakın acil kargo teslimatı yapılacak. San Francisco çıkışlı robot ve drone teknolojileri geliştiren bir startup olan Zipline’nın alt yapısını kurduğu sistem sayesinde, otonom drone’lar, uzak köylerdne gelen acil ilaç taleplerine cevap vermek için uçacak. İlaçlar, drone’ların yere inmesine gerek kalmadan, belirlenen noktalara paraşütle bırakılacak. Böylece inmek ve havalanmak için zaman ve enerji harcamayacak olan drone’lar da daha uzun menzile ulaşabilecekler.

Zipline ise aslında dev isimler tarafından desteklenen bir startup. Ortakları arasında, Sequoia Capital, Andreessen Horowitz, Google Ventures, Microsoft’un kurucularından Paul Allen ve Yahoo’nun kurucularından Jerry Yang yer alıyor.

Uber verileri şehir planlamasında kullanılacak

0
Araç paylaşım uygulaması Uber, her yıl yüzlerce milyon yolculuğa dair veriyi sunucularına kaydediyor. Şimdiyse bu verilerin şehir planlamasında kullanılması için önemli bir adım attı. Uber’in veriler,i yolculukların nereden başladığını, nerede bittiğini, ne kadar sürdüğünü, aracın ortalama hızı, trafikte durduğu, yavaşladığı noktalar gibi detayları içeriyor. New York valisi daha önce Uber’den bu verileri istemiş ancak Uber, ticari sır olduğunu dile getirerek verileri vermemişti. Uber, şimdi hem New York yönetimiyle hem de dünyadaki diğer şehirlerle barışmak için politikasını değiştirmiş gibi görünüyor.

Trafik verileri için Uber

Dev şirket, dünyada faaliyet gösterdiği tüm şehirlerde kayıt altına aldığı verileri internet üzerinden ücretsiz ve herkese açık olarak yayınlamaya başladı. Bunun için Uber Movement isimli özel bir araç geliştiren şirket bu aracı da ubermovement.com adresinde yayına aldı. Bu verilerin içinde yolcuların kimlik verileri bulunmuyor ancak tüm diğer trafik verileri yer alıyor. Uber bu veriler sayesinde şehir yöneticilerinin çok pahalı olan şehir trafiğini ölçüm sistemlerine, her an şehir içinde dolaşması gereken sensör araçlara gerek kalmaksızın, tüm Uber araçlarının şehir trafiğini ölçen kaydeden birer sensöre dönüştüğünün altını çiziyor. Ayrıca bu veriler sayesinde, şehir yönetimlerinin daha sağlıklı şehir planlaması yapabilmelerinin önünün açılacağını düşünüyor.

Japonya suçu tahmin edecek yapay zekayı tahmin ediyor

0
12Azınlık Raporu filminde veya Person of Interest dizisinde işlenen konu gerçek olabilir. Yapay zekanın ve büyük verinin varlığı ile bu senaryonun artık gerçek olabileceği çağa yaklaştık.

Person of Interest

Person of Interest dizisinde, işlenecek suçları önceden tahmin eden yapay zeka mekanizmasını kurmak mümkün olabilir zira Japonya şu anda tam olarak bu konuyu tartışıyor. Japon hükumeti ve güvenlik uzmanları, ülkedeki büyük veriyi işleyen ve olası suç mekanlarını ve zamanlarını tahmin edebilecek bir yapay zeka sayesinde, polis devriyelerini doğru zamanda doğru lokasyonlara yönlendirerek suç oranını azaltmak mümkün olabilecek. Aslında benzer sistemler Avrupa’da ve ABD’de şu anda hizmet veriyor ancak bu sistemler yapay zekadan çok istastistiklere dayanan sistemi kullanıyor. Japon’ların kurmak istediği sistem ise sosyal medyayı ve büyük veriyi kontrol ederek, yapay zeka sayesinde, olası suç lokasyonlarını tahmin etmek amacıyla kurgulanacak.

CyberArts ve Türk Hava Yolları’ndan önemli iş birliği

0
Küresel siber tehditlere karşı CyberArts, kamu ve özel sektörle önemli projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Birçok kuruluşun bilgi güvenliğini emanet ettiği CyberArts, Türkiye’nin küresel gururu Türk Hava Yolları ile siber olay müdahale süreçlerinde iş birliği yapıyor. Pandemi ile hızlanan dijital dönüşüm, fırsatlar kadar siber tehditleri de beraberinde getirirken, bilgi güvenliği alanında adından çokça bahsettiren CyberArts, sektöründe lider kurum ve kuruluşlarla stratejik projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Bugüne kadar birçok kamu ve özel sektör kurumunun bilgi güvenliğini emanet ettiği CyberArts, dünyanın en fazla ülkesine uçan ve Türkiye’nin üst üste en değerli markası seçilen Türk Hava Yolları ile iş birliği yapıyor. Bu proje ile Türk Hava Yolları siber olay müdahale süreçlerinde, CyberArts’ın yönettiği proje ile Türk mühendisler tarafından geliştirilen Binalyze AIR çözümünü de portföyüne ekleyerek hissedilir oranda verimlilik ve etkinlik artışı elde etti. Bu önemli projenin duyurulduğu basın toplantısı, CyberArts Kurucusu ve Genel Müdürü Sn. Erdem Eriş’in ev sahipliğinde, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı’nın himayelerinde faaliyetlerini yürüten Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Sn.Alpaslan Kesici, Türk Hava Yolları Bilgi Teknolojileri Güvenlik Başkanı Sn. Kadir Yıldız, Türk Hava Yolları Siber Savunma Merkezi Yöneticisi Sn. Emir Erdoğan‘ın katılımıyla 6 Ekim 2021 tarihinde Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Otel’de gerçekleştirildi.

Küresel çözüm üreten yerli firmalarla çalışmak istiyoruz

Toplantıda konuşan Türk Hava Yolları Bilgi Teknolojileri Güvenlik Başkanı Sn.Kadir Yıldız, işbirliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “CyberArts ile projenin planlanması, hayata geçirilmesi ve sürdürülmesi başlıklarında imzaladığımız sözleşme kapsamında devreye aldığımız siber olay müdahale çözümü ile hızlı ve etkin müdahale yeteneklerimizi artırdık. Bu süreçte Türkiye Siber Kümelenmesi’ne üye iki yerli firmayla çalışma şansı bulmamızı hem güven hem de gurur kaynağı olarak görüyoruz.  Tek bir araçla hatta tek bir arayüzler siber saldırıları çok daha hızlı analiz edip, siber saldırılara çok daha hızlı tepki verilmesine ve sonrasında raporlamasına imkan veren böyle bir uygulamanın yerli olması bizi sevindiriyor. Gelecekte CyberArts ve Binalyze gibi Türk mühendislerin kurduğu ve küresel gelişmeleri yakından takip ederek küresel çözümler üretebilen yerli firmalarla yakından çalışmaya devam etmeyi istiyoruz.”

Siber dünyada sanat yapmaya devam ediyoruz

Basın toplantısında konuşan CyberArts Kurucusu ve Genel Müdürü Sn. Erdem Eriş, dijital dönüşümün, birçok avantaj sunarken, riskleri de beraberinde getirdiğine işaret etti. Eriş, Türkiye ve dünyada yaşanan siber saldırılarla ilgili şu bilgileri verdi: “Küresel siber tehdit, her yıl sayısı artan ve niteliği değişen veri ihlalleri ile CEO’ların ajandalarında ilk 3 başlık arasına girmiş durumda. Dünya üzerinde her 15 milisaniyede bir zararlı üretiliyor ve her 39 saniyede bir siber saldırı gerçekleşiyor. Bu sayı her sene 2 katından fazla büyüyerek artmaya devam ediyor. Siber saldırıların ekonomilere maliyeti 6 trilyon dolara ulaşıyor. Türkiye ise 2020 yılında en fazla siber saldırıya maruz kalan ülke durumunda. Siber saldırı yaşandığında, olay müdahale süreçlerindeki etkinlik en önemli parametredir. Pandeminin tetiklediği uzaktan çalışma kurgusuyla daha da yaygınlaşan siber olaylar, tüm kurumsal yapıları gün be gün daha fazla tehdit ediyor. Bir siber olay yaşandığında SOC ekiplerinin olayın kaynağını ve etki alanını belirlemesi, adli süreçlerde kullanabilecek nitelikte delilleri hızlı bir şekilde toplaması, bu delilleri analiz etmesi, raporlaması ve gerekli önlemleri alması, hele ki büyük kurumlarda en yetkin personeller çalışmasına rağmen günler alabiliyor. Diğer taraftan KVKK gibi 72 saat içerisinde kişisel veri sızıntılarını bildirme yükümlülüğü getiren regülasyonlar hızlı ve doğru analizi zorunlu hale getiriyor.” Artan ve sürekli şekil değiştiren küresel siber tehditlere karşı Eriş, sözlerini şöyle sürdürdü: “CyberArts, sunduğu siber güvenlik hizmetleri ve projelerinde kullandığı yeni nesil teknolojiler ile siber dünyada sanat yapmaya devam ediyor.”

Yerli siber güvenlik ekosistemi açısından örnek bir proje

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Sn. Alpaslan Kesici proje ve kümelenme faaliyetleri hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi, 2017 yılında ilgili tüm kamu kurum/kuruluşlar, özel sektör ve akademi temsilcilerinin katılımlarıyla ortaya çıkan, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı tarafından desteklenen ve SSTEK A.Ş. tarafından yürütülen bir projedir. Türkiye’deki siber güvenlik ekosisteminin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve yenilikçi yöntemlerle karşılanması için en üst düzey iş birliği ve eşgüdümü ve sağlıklı rekabet koşullarını sağlayarak ekosistemi geliştirmek ve bunun sürekliliğini sağlayacak mekanizmaları oluşturmak kümelenmemizin ana hedefidir. Bu doğrultuda, kümelenmemizin kurucu üyelerinden olan CyberArts ve Binalyze firmalarının iş birliği ile, ülkemizin en değerli markalarından biri olan Türk Hava Yolları için kritik öneme sahip, siber olay müdahale projesinin başarı ile hayata geçirilmesinden biz de son derece memnunuz. Tüm kurumlara örnek teşkil edecek bir proje olduğunu düşünüyoruz. Kümelenme faaliyetlerimizin böyle başarılı meyveler vermesinden ayrıca kıvanç duyuyoruz.”

İş birliği ile elde edilen faydalar

  • Anında ve uzaktan delil toplanabilmesi sayesinde uzaktaki uç noktalardan delil toplamak için fiziksel olarak uç noktanın bulunduğu yere seyahat etme gereksinimi ortadan kalktı.
  • Gelişmiş arayüz ve risk analiz özellikleri sayesinde, olay müdahale süreçlerinde, analiz sonuçlarını daha sade ve anlaşılır hale getirilerek analiz sürecine katkı sağladı.
  • Toplanan delillerin bütünlüğü ve değişmemiş olması kriterleri tam olarak karşılanmış oldu. Böylece siber olaylar ile alakalı resmi süreçlerde kullanılacak delillerin her zaman kurumun elinde hazır olması sağlandı.
  • Tüm uç noktalarda sürekli risk analizi yapılarak, risklerin kritiklik seviyesine göre kategorize edilerek raporlanması süreçlerine katkı sağlandı.

Suya dayanıklı ve kompakt bir kablosuz hoparlör: Sony SRS-XB13 Extra Bass

0
Sony SRS-XB13 Extra Bass taşınabilir kablosuz hoparlör, rahatlıkla taşınabilir boyutuyla oldukça dikkat çekiyor. Küçük yapısıyla dilediğiniz yere götürebileceğiniz cihaz, ses potansiyeli bakımından da büyük bir performans vadediyor. Tasarımı ve özellikleri ile ilgi odağı haline gelen SRS-XB13, IP67 sertifikası sayesinde suya ve toza karşı da dayanıklılık gösteriyor. Böylelikle en hareketli anlarınızda bile, yağmur ya da diğer faktörlerin, müziğinizin önüne geçmesine izin vermiyor.

SRS-XB13 özellikleri

  • Hoparlör ünitesinin çapı (mono hoparlör): 46 mm
  • Boyutu: Yaklaşık 76 mm çap×95 mm
  • Ağırlık: 253 gram
  • Bluetooth işletim sistemi: Sürüm 4.2
  • Maksimum iletişim aralığı: 10 metre
  • Uyumlu profiller: A2DP/AVRCP/HFP/HSP
  • Desteklenen codecler: SBC, AAC
  • Frekans iletim aralığı: 20 Hz – 20.000 Hz (Örnekleme frekansı 44,1 kHz)
  • Pil: Yaklaşık 16 saat
76 mm çap×95 mm boyutlarında ve 253 gram ağırlığında olan SRS-XB13, standart bir kablosuz hoparlörde görmeye alıştığımız tuşların yanı sıra telefon konuşmaları ve sesli asistan hizmetleri için ayrılmış bir mikrofon tuşu da yer alıyor. Android ve iOS desteği bulunan hoparlör, Google Asistan ve Siri servislerini çalıştırıyor. Bluetooth 4.2 ile çalışan kablosuz hoparlör, A2DP/AVRCP/HFP/HSP profillerine izin verdiği gibi SBC ve AAC codec desteği de taşıyor. Yaklaşık 16 saat pil ömrüyle cihaz, şu renk seçeneklerini sunuyor:
  • Mercan pembesi
  • Limon sarısı
  • Açık mavi
  • Kahverengimsi gri
  • Siyah
  • Barut mavisi

SRS-XB13 fiyatı

Sony SRS-XB13 Extra Bass taşınabilir kablosuz hoparlör, 449 TL’den başlayan fiyatlarla alıcı karşısına çıkıyor. Cihazın tüm satış noktalarını buraya tıklayarak görüntüleyebilirsiniz.

Daha iyi bir iş istasyonu oluşturmak için 5 neden

Günümüzde bilgi işlem bazlı iş yükleri, firmalarda yapılan işler açısından çok daha kritik ve çeşitli hale gelmeye başladı. Her benzersiz iş yükünün farklı performans gereksinimleri olduğu için bu durum iş istasyonu seçim sürecini de karmaşıklaştırmaya başladı. Buna ek olarak işletme genelinde yüksek profilli, yüksek maliyetli ISV iş yüklerini desteklemek için tek bir iş istasyonu platformu tercih edildiğinden, iş yükü çeşitliliği yenileme sürecini etkiliyor. Günümüz uygulamaları sağlam gereksinimler gerektirdiğinden ötürü, hataya çok az yer bırakıyor. Haliyle eski donanımlar buna pek ayak uyduramıyor.

AMD işlemci sektöründe Intel’i domine ediyor

Daha iyi bir iş istasyonu kurmak için nedenler neler?

Her biri benzersiz performans gereksinimlerine sahip olan iş yükleri, belirli bilgi işlem darboğazını gidermek için optimize edilmiş daha özel yapılandırmalar gerektiriyor. İşte bu durum kullanılan iş istasyonlarının güncellenmesini ve daha iyi bir iş istasyonu kurmanın gerekliliğini ortaya çıkarıyor. Bu bağlamda AMD inovasyonu, beklentileri karşılayabilen ve çoğu durumda beklentileri aşan yeni nesil iş istasyonlarına olanak sağlıyor. AMD Ryzen Threadripper’a geçiş yalnızca kademeli bir yükseltme değil, yeni bir tür iş istasyonu platformunu temsil ediyor. Daha iyi bir iş istasyonu kurmak için ise birçok neden bulunuyor. İşte bu nedenlerden 5 tanesi: 1- Hızlandırılmış tek iş parçacıklı performans Tek iş parçacıklı performansı karşılaştırırken frekans veya saat hızı önem teşkil ediyor. İşlemci kapasitesinin tam bir ölçüsü olmasa da daha yüksek frekans, 3B modelleme ve tasarım araçlarında yaygın olarak bulduğumuz gibi paralelleştirilemeyen görevlerin daha hızlı işlenmesini sağlıyor. Bu durumun ise uygulama görünümlerinde ve sanal gerçeklikte daha yüksek kare hızı sağlayabildiği belirtiliyor. Aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi, mevcut AMD Ryzen Threadripper PRO 3945WX modelinin, rakip iş istasyonu işlemcisinden kabaca yüzde 35’e kadar daha hızlı olduğu ifade ediliyor. 2- Çok iş parçacıklı performans kazanımları Yeni nesil iş istasyonu işlemcileri, iyi fikirleri hayata geçirmek için çok önemli olan çok çekirdekli hiper iş parçacıklı iş yüklerinin sınırlarını da zorluyor. Görsel geliştirme, son işleme, VFX simülasyonu, üretken tasarım veya takım yolu optimizasyonu gibi görevler için daha fazla çekirdek, daha fazla yineleme hızı anlamına geliyor. Aşağıdaki şekilde gördüğünüz gibi 64 çekirdekli AMD Ryzen Threadripper PRO 3995WX modeli, popüler V-Ray işleme karşılaştırmasında en üst düzey rakip iki işlemciyi geride bırakıyor. 3- Güçlü genişletilebilirlik ve özelleştirme Profesyonel yazılım uygulama performansı genellikle diğer önemli iş istasyonu bileşenlerinden etkileniyor. AMD Ryzen Threadripper işlemciler daha yüksek saat hızına, 64 çekirdeğe ve 2 TB’a kadar bellek kapasitesine ek olarak, birden fazla GPU’yu, yüksek hızlı depolamayı ve diğerlerini desteklemek için çeşitli gelişmiş yapılandırmalara olanak tanıyan 128 PCIe 4 yoluna sahip. Tüm bunları ele aldığımızda, AMD Ryzen Threadripper işlemciler, özel uygulamalarınız ve iş akışınız için mükemmel şekilde uygun bir iş istasyonu oluşturmanıza olanak sağlıyor. 4- Büyük bellek bant genişliği İş akışı görevlerinin boyutu ve karmaşıklığı arttıkça bellek gereksinimleri hızla ölçekleniyor. Birçok profesyonel uygulamanın, kapasite ve bant genişliği açısından iş istasyonunun belleğinin performansına bağlı olduğu belirtiliyor. AMD Ryzen Threadripper PRO işlemciler, 2 TB’a kadar sistem belleğini destekliyor ve bu durum çok büyük veri kümeleri veya sahne dosyalarıyla çalışırken işlemek üzere büyük miktarda bilgiyi hızla CPU’ya ulaştırmak için kullanışlılık sergiliyor. 5- Gelişmiş güvenlik ve yönetilebilirlik özellikleri Modern iş istasyonlarının artık modern işyerlerine uygun bir şekilde modernize edilmesi gerektiğinin önemine dikkat çekiliyor. Bu dağıtılmış iş birliği, merkezi veya basitleştirilmiş BT yönetimi ve özellikle ultra değerli fikri mülkiyetin oluşturduğu veya kullanıldığı yerlerde her zamankinden daha sıkı bilgi güvenliği anlamına geliyor. AMD PRO teknolojileri ise kuruluşların diğer Bilişim Teknolojileri yatırımlarıyla iyi bir şekilde entegre olmasını, son teknoloji uzaktan yönetim ve güvenlik araçlarına erişmesine de olanak sağlıyor.

Kripto para okuryazarlığı turnesi başladı!

Günümüzde insanların günlük hayattaki harcamalarını yöneterek gelecekte sorun yaşamamaları ve doğru yatırımlar ile daha fazla kazanç elde etmeleri için finansal okuryazarlık becerisine sahip olması şart. Kripto paraların en çok tercih edilen yatırım araçlarından birisi haline geldiği bu dönemde, kripto para okuryazarlığı ve yatırımcı davranışları konularında geliştirmeyi amaçlayan Ali Perşembe ile Teknik Analiz ve Trading Konuşmaları etkinliğinin ilki Avantgarde Levent Otel’de gerçekleşti.

Kripto para okuryazarlığı her bölgeye yayılacak

Ankara ve İzmir başta olmak üzere her ay farklı bir şehirde gerçekleştirilecek olan program kripto para yatırımcılarını teknik analiz, trading ve yatırımcı davranışları konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyor. 150 kripto para yatırımcısının ve basın temsilcilerinin yer aldığı programda yatırımcıların piyasalarda dikkat etmesi gereken noktalara değinildi. ICRYPEX CEO’su Gökalp İçer konu hakkında yaptığı açıklamada şu ifadeleri yer verdi; “Ülkemizde kripto para ve finansal okuryazarlık noktasında maalesef eksiklikler var. Global anlamda ekonomi bilgisine sahip deneyimli isimlerin kripto para yatırımcılarıyla bir araya gelmesinin büyük önem arz ettiği düşünüyoruz. Doğru analiz ve trade yöntemleri tek başına yeterli olmuyor. Bu noktada, yatırımcı davranışı ve yatırımcı psikolojisini anlamak ve buna uygun işlem yapmak başarılı portföy yönetimi için hayati önem taşıyor. ICRYPEX olarak bizler bu noktada kripto para okuryazarlığını önemsiyoruz. Ülkemizin en deneyimli ekonomi uzmanlarından Ali Perşembe ile bu eğitim turnesini Türkiye’nin her bölgesine götürecek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu eğitimlerin ve Ali Perşembe’nin deneyimlerinin piyasada bilinçli yatırımcılar doğuracağına inanıyoruz”