Google Duo ekran paylaşımı yapabilecek
Pakistan TikTok’u banladı
TikTok herkesin derdi oldu
Pakistan Telecommunication Authority (PTA) tarafından ülke içinden TikTok’a erişimin engellendiği açıklandı. Sebep olaraksa, uygulamada paylaşılan videoların Pakistan’ın değerlerine ve kültürüne uygun olmadığı gerekçe gösterildi. PTA ayrıca, TikTok’tan bu içeriklerin kaldırılmasını istediğini ve uyarı gönderildiğini ancak cevap alınamadığını da vurguladı. Pakistan’da Mart ayında çıkan yasaya göre, ülkenin yasaların aykırı içerik bulunduran internet servislerin yasalara uygun olmayan içerikleri kaldırması gerekiyor. TikTok ise PTA ile düzenli olarak görüştüklerini ve sorunun çözümü için çaba gösterdiklerini açıkladı.Apple siparişleri doğrudan mağazadan gönderecek
Çin’den yola çıkacak da evinize kadar ulaşacak
Şirket, bazı müşteriler için, Çin’i devreden çıkararak, doğrudan en yakındaki mağazadan ürün kargolaması yapacak. Ancak hangi müşterilerin mağazadan, hangi müşterilerin Çin’den kargo alacağını Apple operasyon birimi belirleyecek. Burada da, ürünün lojistik olarak en uygun noktadan kargolanması hedeflenecek. Şirketin planlarına göre, sadece ABD ve Kanada’da ve mağazalara 150 km mesafede oturan müşteriler için bu yöntem geçerli olacak. Fakat, müşterilerin memnuniyetine ve şirketin lojistik maliyetlerine etkisine göre, bu yeni gönderim sistemi, tüm dünyaya açılabilir.Google San Jose kampüs planlarını açıkladı
Geleceğin şehirleri için örnek
Dünyanın en ileri teknolojik gelişmelerine imza atılacak kampüs içinde yaşayanlar içinse doğal ve yeşil bir kasaba görünümünde olacak. Bir diğer deyişle, karşımıza bilimkurgu filmlerinde görmeye alıştığımız siber-punk tarzı bir teknoloji kabusu çıkmayacak. Yaklaşık 350 dönüm genişliğindeki kampüs sıcak, hayat dolu, yeşil, doğal, ekolojik bir kasaba görüntüsüne sahip olacak. Kasaba Google çalışanları ve aileleri için geniş yerleşim alanlarına da sahip olacak. Bölgede, kar amacıyla çalışmayan oteller, konser salonları, etkinlik alanları da yer alacak. Böylece Google çalışanları için bu bölgede yaşamak sosyal açıdan da cazip hale gelecek. Ayrıca, bölgedeki tüm binalar, güneş enerjisiyle çalışacak ve kampüsün enerjisi çok büyük oranda yenilenebilir enerjiden sağlanacak. Elbette bu kasabanın sokaklarında, Waymo teknolojisiyle çalışan otonom Shuttle’lar ve sürücüsüz otomobiller de standart ulaşım araçları olacak.Silikon Vadisi çalışanlarının çocuklarına teknoloji yasak
Dünya teknoloji sektörünü yönlendiren dev teknoloji şirketlerinin merkez Silikon Vadisi’ndeki profesyoneller arasında ilginç bir trend ortaya çıktı.
Çocuklara teknoloji yasak
Teknoloji sektörünün çalışanları, çocuklarının teknolojiyle bağlantısını sınırlamaya başladı. Hızla yayılan bu trende göre, çocukların gün içinde internete girebildiği, ekran/klavye/tablet başında geçirebildiği süreler belli sürelerle kısıtlanıyor. Çocuklar vakitlerinin büyük kısmını parklarda oynamak, spor yapmak, arkadaşlarıyla sosyalleşmek, derslerine çalışmak için harcamak durumunda.
Çocukların beden ve zihin gelişimi için özel olarak tanımlanan bu yeni sınırlamalar aslında Bill Gates, Elon Musk, Steve Jobs gibi teknoloji patronlarının çocuklarına uyguladığı özel eğitim programlarımdan esinlenmiş görünüyor.
Çoğu aile çocuklarının eğitim süreci boyunca eve video oyun sistemleri almıyor. Çocukların akıllı telefonları da ailelerin kontrolü altında çalışıyor ve video oyunu yüklemelerine izin verilmiyor. Çocuklar sadece ebeveynlerinin telefonlarında günde 15-20 dakikalık izinlerle video oyunları oynayabiliyorlar.
Çocuklar için izin verilen diğer aktivitelerden biri de yaşlarına uygun web sitelerinde veya ebeveynlerin seçtiği YouTube kanallarında gezinti yapmak. Ancak bu da belli bir zamanla kısıtlı. Çocukların tablet veya laptop kullanmaları ise tamamen dersleri ve ödevleri konusundaki araştırmalara odaklı. Ağır ebeveyn kontrolü ile sınırlanmış bu cihazlarda çocukları cezbeden sayısız web sitesine girişler engellenmiş durumda.
Silikon Vadisi’nde yapılan araştırmalara göre ailelerin bir çoğu çocukların web üzerindeki sayısız tehlikeli içeriğe kolayca erişebilmesinden rahatsız. ABD’deki araştırmalara göre, dünya sigara/tütün endüstrisi tütün ürünlerinin çocukların zihnine yerleşmesi ve geleceğin yetişkinlerinin ömür boyu sigara tiryakisi olmasını sağlamak için günde 24 milyon dolarlık subliminal reklam harcaması yapıyor. Bu da yılda 9 milyar dolarlık harcama anlamına geliyor.
Bu dev harcamalarla filmlere, dizilere, video oyunlarına, web sitelerine, sosyal medya içeriklerine sigara/tütün ürünlerini cazip gösteren ve çocuklarının beynini yıkamaya yönelik içerikler yerleştiriliyor. İşte bu bilgilerin farkında olan Silikon Vadisi çalışanları şimdi kendi yarattıkları canavardan çocuklarını koruyabilmek için çocuklarının yeterince bilinçleninceye kadar teknolojiye erişimini kısıtlamayı tercih ediyor.
Web siteleri Avrupa internet yasalarına uymuyor
Avrupa Birliği, internet yayıncılığı konusundaki bağlayıcı yasalarını bahane göstererek Google ve Facebook gibi dev ABD şirketlerine milyarlarca dolarlık cezalar kesebiliyor.
Milyonlarca siteyi kontrol etmek mümkün mü?
Anack araştırmalar gösteriyor ki, dünyadaki pek çok web sitesi Avrupa’nın ilgili yasalarını karşılamadan yayın yapıyor ve hiçbir engelle karşılaşmadan Avrupa’dan erişilebiliyor.
Özellikle cookie takibi konusundaki sert yasaların, dünyadaki pek çok web stiesi tarafından “umursanmadığı”nın hatırlatıldığı rapora göre, Avrupa’nın sert cookie yasalarına uyum sağlayabilen sitelerin oranı, dünyadaki web sitelerinin sadece onda biri…
MIT, UCL ve Aarhus üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, örneklem için dünya çapında seçilen 10 bin web sitesinden sadece %11.8’inin Avrupa Birliği’nin şart koştuğu güvenlik şartlarına uygun olduğu ortaya çıktı.
Bu araştırma aynı zamanda, internetin belli yasalarla kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını ama hükumetlerin rahatsız oldukları siteleri cezalandırmak için yasaları kullandıkları tezini de doğruladığı için yakın gelecekte önemli tartışmalara kaynak oluşturabilir.
Google veya diğer ABD’li internet şirketlerinin Avrupa’da aldıkları cezalara itiraz etmek için bu araştırmayı öne sürüp, diğer sitelerin de cezalandırılmasını ve kapatılmasını isteyebileceği düşünülüyor.
ABD elektrikli otoyol inşaa edecek
ABD, tarihin en büyük otoyol inşaat projelerine kaynak aktarmak için 287 milyar dolarlık bir bütçeyi tartışıyor.
ABD modern otoyollar istiyor
ABD genelinde otoyolların yenilenmesi ve yeni otoyolların inşaası, ulaşım alt yapısının modernizasyonu için ayrılan bu bütçede 1 milyar dolar da, elektrik şarj etmeye imkan veren otoyolların inşaasına ayrılacak.
Ayrıca bütçedeki 3 milyar dolar da otoyollar nedeniyle oluşan hava kirliliğini önlemek/azaltmak amacıyla harcanacak.
Bütçe kapsamında yoğun kullanılan otoyollarında hidrojen ve gaz istasyonlarının inşa edilmesi de gündeme gelecek.
IBM, ticari quantum bilgisayara bir adım daha yaklaştı
100 milyon ABD vatandaşının mali verileri çalındı
ABD, tarihin en büyük hacker saldırılarından biriyle sarsıldı. ABD’nin dev bankalarından Capital One’dan yapılan açıklamaya göre, hacker’lar müşteri verilerine ulaşmayı başardı.
106 milyon insanın verileri çalındı
Bankanın açıklamasına göre, saldırganlar sunucularda 100 milyon ABD vatandaşının ve 6 milyon Kanada vatandaşının hesapları hakkında bilgi çaldı.
FBI, saldırının planlayıcısı olduğunu tespit ettiği bir kadın hacker’ı tutuklarken, saldırının 22 ve 23 Mart tarihinde gerçekleştirildiği açıklandı. Banka saldırıyı tespit ettikten sonra önlem aldı ve bu tarihten sonra açılan hesaplar güvenli kabul ediliyor.
Saldırının ürkütücü yanlarından biri ise, tutuklanan kadının, ismi verilmeyen ünlü bir bulut servisinin çalışanı olması. Capital One Bank’ın 2015 ve 2016 yıllarında bu bulut serivisyle çalıtığı ve çalışanların sistem açıklarını bu sırada fark etmiş olduğu düşünülüyor. Yani saldırının içeriden planlanmış olması, bu güvenlik açığını daha da önemli kılıyor.
Dünyadaki startup’ların kaçını kadınlar kurdu?
Kadın girişimcilerin startup ekosistemindeki ağırlığını ölçen bir araştırmaya imza atan TechChrunch, 2017 yılında hala faaliyette olan startup’ların sadece %17’sinin kadın girişimcilere ait olduğunu saptadı.
2009’dan bu yana kurulmuş olan ve çalışmaya devam eden dünya çapında 43,008 start-up üzerinde gerçekleşen araştırmaya göre, kurucuları kadın olan veya en azından bir kadın ortağı bulunan startup’ların sayısı 6791 olarak tespit edildi. Bu da %15,8 oranına denk geliyor. Ancak 2012’den sonra kurulan startup’larda bu oran %17’ye çıkıyor.
Öte yandan zaman içinde kadın girişimcilerin sayısında hızlı bir artış gözleniyor.
2009 yılında sadece 176 startup kadınlar tarafından kurulurken, 2016 yılında bu sayı beşe katlanarak 932 olarak gerçekleşti.
2016’da kadınlar tarafından kurulan startup’ların %32’sinin eğitim odaklı olduğu göze çarpıyor. Öte yandan %31’i e-ticaret, %21’i sağlık ve %12’si medya ve eğlence odaklı şirketler olarak faaliyet gösteriyor.
Startup’lar göçmenlerin gönderdiği paranın peşinde
Fintech startup’ları, yılda 400 milyar dolarlık yeni bir kaynağı keşfetti. Gelişmiş ülkelere çalışmak için giden göçmenlerin, ana ülkelerinde bıraktıkları akrabalarına gönderdikleri yardımların yıllık toplamı 400 milyar dolara ulaştı ve bu miktar blockchain startuplarının aklını başından alıyor.
Göçmen çalışanların akrabalarına gönderdiği yardım miktarı, her yıl dünyadaki tüm devletlerin diğer devletlere yardım olarak gönderdiği paranın üç katına denk geliyor. Üstelik devletler eliyle gönderilen yardımlar gerçekten ihtiyacı olan insanların eline ulaşamadan çoğu zaman yoz bürokratların ve siyasetçilerin ceplerine girebiliyor. Yardım alan ülkeler bu paraları göstermelik olarak kendi yandaşlarına dağıtıyor. Göçmen çalışanların doğrudan gönderdiği 400 milyar dolar ise tam olarak o paraya ihtiyacı olan kişilerin eline geçiyor.
Fakir ülkeler krizleri göçmen yardımıyla aşıyor
2008 yılında dünya çapında yaşanan krizde Haiti gibi çok fakir ülkelerde halkın, yabancı ülkelerde çalışan vatandaşlarından gelen kişisel yardımlarla ayakta kaldığı da biliniyor. Dolayısıyla “akrabaya yardım gönderme” alışkanlığı, dünya çapında önemli bir sosyal dayanışma aracı olarak varlığını koruyor.
Ancak bu yardımların sağlıklı şekilde sahiplerine ulaşmasında önemli engeller bulunuyor. Dünya Bankası’nın yaptığı araştırmaya göre, kişilerin ülkeler arasında para transferinde ortalama maliyet %7.45 düzeyinde. Elbette para gönderen ülkeler arasındaki mesafe arttıkça veya para gönderilen ülkenin teknolojik alt yapısı zayıfladıkça para gönderme komisyonu daha da artıyor. Bu da ABD’de Google’da çalışırken Hindistan’daki veya Pakistan’daki ailesine 1000 dolar göndermeye çalışan bir göçmenin 100 dolar seviyesinde komisyon ödemesine neden oluyor ki, bu çok yüksek bir oran. Daha da kötüsü, iki Afrika ülkesi arasında bireylerin birbirine para göndermek için %25 komisyon ödemek zorunda kalması. Yani 1000 dolar göndermek için 250 dolar komisyon ödemek zorundasınız.
Blockchain ile para gönderme alternatifi
Yeni blockchain startup’ları şimdi bu alanda pazar payı kapabilmek için, çok daha düşük komisyon oranları ile para göndermeyi mümkün kılacak çözümler üretmeye çalışıyor.
Bu tür bir startup ola Circle’ın CEO’su Jeremy Allaire’a göre, eskiden uzak ülkelere mektup göndermek çok pahalıyken bugün e-mail teknolojisi sayesinde dünyadaki her yere ücretsiz mektup gönderebildiğimiz gibi, 5-10 sene içinde, dünyanın her yerine para gönderebilmek de son derece basit ve ucuz bir işleme dönüşecek. Çünkü kimse zar zor kazandığı paranın%10’unu komisyoncu finans kurumlarına vermek istemiyor. Öte yandan bu startup’ların yöneticileri mevcut finans kurumlarının, para transferi konusunda dünya çapında monopol kurduklarını da hatırlatıyor ve tüm bu etik dışı organizasyonların yeni startup’ların teknolojiyi kullanarak sundukları çözümler nedeniyle yenilgiye uğrayacaklarını da vurguluyorlar.
Facebook ve Google istihbarat kurumlarına rapor verdi
ABD’de yaklaşan seçimler, istihbarat örgütlerini alarma geçirmiş durumda.
2016’daki kriz tekrarlanmasın diye
2016’da, Trump’ın seçildiği seçimlerde Rus istihbaratının Facebook’taki sahte haberleri kullanarak Trump’ın lehine rakiplerinin oylarını düşürdüğünün ortaya çıkmasıyla, ülkede bir sosyal medya krizi yaşanmıştı.
Yeni seçimlerde aynı sorunun yaşanmaması için ABD İstihbarat kurumları şimdi sosyal medya servislerini yakın takibe aldı.
Sahte haberlere karşı hazırlıkların tamam olduğundan emin olmak isteyen istihbaratçılar Facebook, Microsoft, Twitter ve Google’dan düzenli olarak brifing almaya başladı. Şirketler istihbaratçılarla toplantıları doğruluyor ancak şimdilik bu görüşmelerdeki gündem başlıklarının detayları açıklanmış değil.
YouTube’da 58 milyon video silindi
Popüler video paylaşım servisi YouTube, 2018’de dair ilginç istatistikler verdi.
Video silmeye yetişemiyorlar
Video paylaşım servisinin açıklamasına göre, 2018’de YouTube kurallarını ihlal eden 58 milyon video silindi. Silinen videoların yanında 1.4 milyon kanal ve 224 milyon yorum da silindi.
Silinen videoların 7.8 milyonu, Temmuz ve Eylül çeyreğinde silindi ve bu videoların %80’i YouTube’ın otomatik tanıma sistemine takılarak elendi. Bu videoların ise büyük bölümü tek bir kez bile izlenmeden otomatik tanıma sistemine takıldı ve silindi.
Walmart hırsızları yapay zeka ile tanıyacak
Dev süper market zinciri Walmart, marketlerindeki hırsızlıkları önlemek için yapay zekalı kameralarla önlem alıyor.
O ürün kasadan geçmedi?
1000’den fazla süper markete yapay zeka kontrolündeki kameralar yerleştirecek olan Walmart, raflardan alınan ürünler ile kasadan geçirilen ürünleri sürekli karşılaştırak, hangi müşterinin üzerinde ödemesi yapılmamış ürün olduğunu hızla tespit edecek ve görevlilere uyarı verecek.
Amazon’un kasiyersiz marketi Amazon GO mantığı ile çalışacak olan yeni yapay zeka sistemi, şimdilik Amazon GO’dan çok daha fazla ürün çeşitliliğe sahip olan Walmart süper marketleri için kasiyerleri devre dışı bırakabilecek güçte değil ancak sistemin geliştirilmesi halinde Walmart’taki on binlerce kasiyerin işsiz kalacağına da kesin gözüyle bakılıyor.
Hacker’lar 73 milyon kullanıcının verilerini satışa çıkardı
ShinyHunters isimli hacker grubunun internette satışa çıkardığı kullanıcı verileri, son yılların en büyük hacker operasyonunu ortaya çıkardı.
73 milyon insanın kişisel verileri internette
Online randevu uygulaması Zoosk’un 30 milyon kullanıcısına ek olarak, Chatbooks uygulamasından 15 milyon kişi ve çeşitli medya ve online servislerden 28 milyon kişi olmak üzere, 73 milyon kullanıcının verileri internette satışa çıktı.
Hacker grubu ayrıca Microsoft’un açık kaynak geliştirici portali olarak hizmet veren GitHub servisinden de, kişisel yazılım depolarından 500 GB boyutunda yazılım kaynağı çaldığını iddia ediyor.
Ortalık çok karışacak gibi görünüyor. Microsoft’un GitHub gibi kritik bir servisi koruyamaması sektörde büyük ses getirecek.
Portekiz %100 yenilenebilir enerji tüketmeye başladı
Yenilenebilir enerji dünya gündeminde giderek daha fazla önem kazanırken, Güney Avrupa ülkelerinden Portekiz, fosil yakıt tüketimini tamamen sonlandırdığını ve %100 yenilenebilir enerji tüketmeye başladığını açıkladı.
Ülkenin tüm elektriği yenilenebilir enerjiden
Potekis Enerji Bakanlığı’nın raporuna göre ülkede yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerji, ülkenin toplam elektrik ihtiyacını geçti. Böylece elektrik üretmek için fosil yakıt kullanma gereği duyulmadı.
Ülkede Mart ayında yenilenebilir enerji kaynaklarıyla 4,812GWh, elektrik üretilirken 4,647GWh elektrik tüketildi.
Avrupa ülkeleri fosil yakıtların kullanımını sonlandırmak için 2040 yılını hedef olarak alıyorlar ve bu süreçte yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirmeye çalışıyorlar.
Tarihin en acayip güvenlik açığı
Dijital çağda güvenlik konusunun ne kadar hassas bir detay olduğunu ve hacker’ların ne kadar tahmin edilemez işler yaptığını gösteren çok ilginç bir hack olayı ortaya çıktı.
IOT güvenliği
Güvenlik uzmanlarının yaptığı araştırmaya göre, Londra’da bir kumarhanede yaşanan büyü hacking saldırısı, kumarhanedeki dev süs akvaryumu içinde yer alan, minicik bir IOT termometre cihazı üzerinden gerçekleştirildi ve bu termometre tüm kumarhenin gelişmiş güvenlik sistemini çökertmek için gerekli kapıyı açtı.
Bu açıktan faydalanıp kumarhanenin ağına giren saldırganlar, güvenlik kameralarından, banka hesaplarına kadar her detaya ulaştılar ve kumarhanenin ne kadar zararda olduğu şu anda net hesaplanamıyor. Özellikle güvenlik kameraları sayesinde, hackerlar ile bağlantılı bazı oyuncuların rakiplerin hamleleri hakkında bilgi sahibi olarak hile yaptıkları düşünülüyor.
İngiltere şimdi bu olay üzerine, IOT cihazlarında standart olarak yüklenmesi gereken minimum güvenlik önlemleri konusunda bir yasa hazırlamayı gündemine almış durumda. Bu şartları sağlayamayan cihazların ise ülkeye girmesine izin verilmeyecek.
Drone’lara paraşüt takılacak
Şehirlerin ve kalabalık kitelerin üzerinde uçan drone’ların her an arıza yaparak düşme riski bulunuyor. Ağırlıkları kilolarcaya kadar çıkabilen kameralı drone’ların spor müsabakaları sırasında seyircilerin üzerinde dolaşması ise büyük risk yaratıyor. Daha önce ABD’de bir spor müsabakasında bozulan drone seyircilerin üzerine düşmüş, seyirci bir kadının boynu kırılmıştı.
Kimse yaralanmasın
Bu tür riskleri azaltmak için şimdi yerleşim yerlerinin üzerinde uçacak drone’lara paraşüt takılması gündemde. DJI bu konuda sertifika alan ilk drone üreticisi oldu ve kalabalıkları üzerinde uçması için güvenli bir drone üretti.
Özel bir paraşüt sistemiyle donanan DJI Inspire 2 modeli drone, havadayken sorun yaşaması, hızlı irtifa kaybetmesi gibi durumlarda paraşüt hızla açılarak, ağır kütlenin insanların üzerine yüksek hızla düşmesini engelliyor.









