Ajans Press, Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarına harcanan bütçe verilerini inceledi Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’de Ar-Ge çalışmaları için geçen yıl 10 milyar 710 milyon lira harcama yapıldığı belirlendi. Bu rakamında bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artış gösterdiği belirlendi. Bu yılki çalışmalar için ise 12 milyar 950 milyon lira başlangıç ödeneği ayrıldığı kaydedildi.
Ar-Ge yatırımlarında üniversitelerin liderliği söz konusu
ITS Medya ve Ajans Press’in konuyla alakalı gerçekleştirdiği araştırmada basına yansıyan haber adetleri de belli oldu.2018 yılı içerisinde gerçekleştirilen medya araştırmasında Araştırma-Geliştirme ve inovasyon başlıkları altında 28 bin 197 haber yansıması tespit edildi. 2017 yılı haber adetleri incelendiğinde ise rakamın 38 bin 649 olduğu görüldü.
Elde edilen veriler neticesinde, Araştırma-Geliştirme çalışmaları için ayrılan başlangıç ödenekleri sosyo-ekonomik hedeflere göre sınıflandırdığında, 2018 yılı bazında en çok ödeneğin yüzde 41,2 ile Genel Üniversite Fonlarına tahsis edildiği belirlendi. Genel Üniversite Fonlarını da yüzde 28,5 ile savunma, yüzde 7,7 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 5 ile eğitim, yüzde 4 ile de ulaşım, telekomünikasyon ve diğer alt yapılar sırasıyla takip etti.
Bunlara ek olarak, Ar-Ge faaliyetleri için devletin ayırdığı ödenek sadece kamu kurum ve kuruluşlarıyla kalmayıp, ulusal sektördeki(mali olmayan şirketler, kar amacı olmayan kuruluşlar ve yükseköğretim sektörü) ve yurt dışındaki Ar-Ge çalışmalarını da kapsadığı belirtildi.
Türkiye’nin ödeme yöntemi olma gayesiyle yola çıkan BKM Express altıncı yılını doldurmuş durumda. Dijital Cüzdan hizmetiyle uzun süredir kullanıcıların ödemelerinde hızı ve güvenliği bir araya getiren BKM Express, kendi oluşturduğu dev ekosistemle büyümeye, gelişmeye devam ediyor.
BKM Express hangi hizmetleri sunuyor?
Şu an Türkiye’deki kredi kartlarının yüzde 99‘luk kısmını BKM Express’e ekleyebiliyor ve alışverişlerinizde avantajlar kazanmaya başlayabiliyorsunuz. Sadece kredi kartları değil, aynı zamanda İninal ve Param gibi ön ödemeli kartları da BKM’nin dijital cüdan hizmetine ekleyebiliyorsunuz.
BKM Express bugün tam 32 bin farklı üye işyerinde kabul görerek Türkiye’nin en çok kullanılan dijital cüzdanı konumuna geldi. 1.5 milyonun üzerinde Express kullanıcısı, kart bilgilerinin tamamını girmelerine gerek kalmadan, kartlarını dijital cüzdanlarına kaydedebiliyorlar. Bundan sonrasındaysa bir daha hiçbir alışverişlerinde katlarındaki bilgileri tamamen kullanmaları gerekmiyor.
Hizmet vermeye başladığında online alışverişleri kolay ve güvenli hale getiren BKM Express, şimdilerde mobil cihazlarımızı dijital cüzdana dönüştürmüş durumda. Online alışverişlerin yüzde 70‘lik kısmının mobil cihazlarla yapılması nedeniyle, “Tek tıkla ödeme” servisini geliştiren şirket, bu hizmetiyle mobil ödemeleri çok daha kolay hale getirdi.
Servisin 6 yıllık macerasına eklenen bir başka önemli özellikse 7 gün 24 saat kısıtlama olmadan başka kartlara para gönderebiliyor olmamız. Bugüne kadar bu hizmetten Yapı Kredi, Akbank, QNB Finansbank, TEB ve Ziraat Bankası kart sahipleri faydalanıyordu artık İş Bankası ve Halkbankası kart sahipleri de Para Gönder özelliğini kullanabilecek.
Diğer yeni özellikler arasında, Dijital Kod Ödemesi ve Chatbot sistemi yer alıyor. Chatbot sayesinde yapay zekayı ve makine öğrenmeyi kullanarak kullancıların sorularına hızlı bir şekilde yanıt veriliyor. Dijital Kod Ödemesi sayesinde de kullanıcılar popüler platform, oyun ve anlaşmalı markaların kodlarına tek bir noktadan sahip olabilecekler.
İsveç yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. İsveç 2030 yılı için belirlediği hedeflerine, bu yılın sonunda kesin olarak ulaşmış olacak.
İsveç yenilenebilir enerji tesisleri kuruyor
2012 yılında Norveç ve İsveç, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi konusunda bir anlaşma yapmıştı. Böylelikle elektrik üretimlerini 2020 yılına kadar 28.4 terawatt saat (TWh) artıracak ortak bir anlaşmaya vardılar. İsveç daha sonra, 2030 yılına kadar 18 TWh daha ekleyerek hedefini artırdı.
Halihazırda inşa edilen rüzgar türbinlerinin sayısı ve yılın geri kalanında planlanan rüzgar türbini yatırımları dikkate alındığında, İsveç 2030 hedeflerine bu yıl içerisinde ulaşacak gibi görünüyor.
2018 yılı sonuna kadar İsveç, 7,506 MW’lık ve tahmini 19.8 TWh’lik yıllık üretim kapasitesi olan 3,681 türbin kurmuş olacak. Bu sayede hedef artırmasına rağmen, daha kısa sürede buna ulaşmayı başaracak.
İsveç ayrıca, sera gazı emisyonunu 2045 yılına kadar sıfıra indirmeyi planlıyor. Böylelikle hem yenilenebilir enerji kullanımını artırmış hem de mevcut tüketimini dengeye almış olacak.
Özellikle Avrupa ülkeleri, yenilenebilir enerji politikaları ile birkaç yıl içerisinde tamamen yenilenebilir enerjiye geçmeyi planlıyor. Bunun yanı sıra dizel otomobil satışlarını da yasaklayarak, sera gazı emisyonunun azaltılması hedefleniyor.
Energy Observer simli hidrojenle çalışan gemi, 6 yıllık bir yolculuğa başlıyor. Hidrojenle çalışan gemi, 50 ülkeye gidecek ve 101 noktada duracak.
Hidrojenle çalışan gemi 50 ülkeye gidecek
Dünyanın hidrojenle çalışan ilk otonom gemisi olan Energy Observer, altı yıl sürecek bir dünya turuna çıkıyor. Toyota’nın sponsor olduğu gemi, otonom bir şekilde dünyayı gezecek. Gemi yolculuk için deniz suyundan üretilen, karbon içermeyen hidrojen kullanacak.
Gemi, deniz suyunu demineralize ederek (tuz ve iyonları yok ederek) elektroliz yoluyla oksijen ve hidrojeni ayıracak. Hidrojen 350-700 bar basınçla sıkıştırılacak ve enerjinin gerekli olduğu durumlarda tanklardan serbest bırakılarak kullanılacak.
30.5 metre uzunluğunda ve 12.8 metre genişliğinde olan gemi, 28 ton ağırlığa sahip. Bu da onu sadece bataryayla çalışan gemilere kıyasla daha avantajlı yapıyor. 30’dan fazla mimar, mühendis ve tasarımcı tarafından geliştirilen gemi, 50 ülkeyi gezecek. Bu yolculuk sırasında 101 bağlantı noktasında duracak. Mürettebatın, 2020’deki Olimpiyat Oyunları için Tokyo’ya zamanında ulaşması hedefliyor.
ABD’nin dev havacılık şirketi Lockheed Martin, hükumet için ürettiği uyduları 3D yazıcı ile üretiyor.
Uzay gemileri 3D yazıcıda mı üretilecek?
Şirket bugüne kadar pek çok uydu parçasını 3D yazıcıyla üretmişken, geçtiğimiz günlerde bugüne kadar uzaya gönderilecek en büyük uydu parçasını da yine 3D yazıcı ile üreterek bir rekor kurdu.
Uzaya gönderilecek uydunun yakıt deposu olarak kullanılacak 1.5 metre çapındaki metal küreyi tamamen 3D yazıcı ile üreten şirket böylece uzay araçlarının 3D yazıcı ile üretilmesi konusunda yeni bir seviyeye ulaşmış oldu.
Türkiye’nin yerli yazılım ekosistemine 25 yıldır destek veren ve bugüne kadar 2000’in üzerinde yerel girişimi yenilikçi teknolojisi, global deneyimi ve bilgi birikimiyle destekleyen Microsoft Türkiye, yerli yazılım şirketlerinin arkasındaki güç olmaya devam ediyor.
Murat Kansu ile Microsoft Türkiye’nin geleceğini konuştuk
Türkiye’den çıkan ve uluslararası pazarlarda milyonlarca dolarlık değer yaratan başarılı girişimcileri bir basın toplantısı eşliğinde tanıtan Microsoft Türkiye, yerli yazılım pazarına yönelik hedeflerini ve büyüme stratejisini gazetecilerle paylaştı. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, Microsoft Türkiye İş Ortakları, Kanal ve KOBİ Segmentinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tarık Tüzünsü ve Microsoft Türkiye CTO’su Onur Koç’un konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda, Microsoft Türkiye’nin destekleriyle Türkiye’de ve yurtdışında büyük başarılar yakalayan Start-Up şirketlerinden Bunsar, Poilabs, Sestek ve Broadage, geliştirdikleri yazılımları tanıttı.
Yerli yazılım girişimlerini desteklerken Türkiye’nin hem dijital hem de ekonomik geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, yaptığı açılış konuşmasında, hedeflerinin milyar dolarlık Türk yazlım şirketi yaratmak olduğunu söyledi. Biz de kendisiyle Microsoft’un gelecek planları hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İyi seyirler.
Perakendeden spora, derin öğrenimden yapay zekaya kadar farklı sektörlerde yenilikçi uygulamalarıyla öne çıkan Start-Up şirketleri de toplantıda başarı hikayelerini ve büyüme hedeflerini anlattı. Bu şirketlerden Bunsar, perakende sektöründe yapay zeka ile dijital dönüşüm gerçekleştirdi.
Şirketin görsel ürün aramayı daha akıllı hale getiren uygulama, aranan nesneye benzer ve satın alınabilir ürünleri buluyor, hatta stil önerilerinde bulunuyor. Gardıroplarımıza yapay zeka getiren yazılım, tüm bunları Microsoft Azure desteğiyle yapabiliyor. Microsoft’un teknolojik altyapı ve yatırım desteğiyle geliştirilen yazılım, şimdiden uluslararası arenada 5 pazarda kendine yer buldu.
Microsoft’un yatırım ve teknoloji altyapı desteğiyle Poilabs, Hopi’nin bilgi işlem operasyonlarını Microsoft Azure üzerinden yöneterek, beacon verileriyle Boyner Grubunun müşteri sadakati artırımına önemli katkılar sunuyor. Müşteri davranışlarına göre anlık kampanyalar düzenleyebilen yazılım, bunun yanında, yine beacon teknolojisiyle, görme engellilerin kapalı alanlarda güvenle ve gerekli bilgilere sahip olarak vakit geçirebilmesini sağlıyor.
Kurulduğundan bu yana Konuşma Sentezi, Konuşma Tanıma, Konuşma Analizi, Sesli İmza, Doğal Diyalog ve Chatbot ürünleri geliştiren Sestek, Microsoft Azure platformu üzerinden Türkçe metinleri insan sesi doğallığında seslendiren yazılımlarıyla kurumların Müşteri deneyimini zenginleştiriyor. Arçelik’in Asista ürünü de bu yazılım sonucu geliştirilen inovatif bir dijital asistan. Sesli imzayı Türkiye’yle tanıştıran Sestek’in yazılımları dünyanın birçok ülkesinde kullanılıyor.
Spor içeriği sağlayıcısı olarak hizmet veren yazılımlara imza atan Broadage ise, kısa sürede Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasındaki yerini aldı. Yazılım, dünya çapında 110 ülkede yılda 100.000’den fazla gerçekleşen spor olayının anlık bilgilerini Microsoft Azure üzerinden güncel olarak sunabiliyor. Türkiye’de birçok yayın organı tarafından kullanılan Broadage yazılımları, Azure’un esnek, güvenilir ve ölçeklenebilir özelliklerinin de yardımıyla uluslararası pazarlara açılmaya başladı.
Bu aralar herkes uzaya gitmek istiyor. Ünlü İngiliz iş adamı Richard Bronson’ın kurduğu Virgin galactic şirketi, kendi tasarladığı uzay gemisi ile 2018 içinde uzaya insanlı yolculuklara başlayabileceğini açıklamışken, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos da en büyük hayali olan uzaya ulaşmak için kurduğu Blue Origin şirketiyle uzay yolculuğu biletleri satmaya başlayacağını duyurdu.
Blue Origin sessiz ama emin ilerliyor
Blue Origin’in uzay gemisi, uzay yolcularını alçak yörüngeye çıkarıp dünya yörüngesinde biraz dolaştırdıktan sonra tekrar dünyaya geri getirecek.
Yolcular bu kısa uzay macerası içinse adam başı 200 bin dolar bilet ücreti ödemek durumunda olacak. Bezos’un biletleri satışa çıkarmak için verdiği tarih ise 2019 olarak görünüyor.
Elon Musk’un uzay gemisi üreten şirketi SpaceX, nihayet uzaya astronot da göndermeye başlıyor.
Astronotlar için özel gemi
Ünlü girişimcinin şirketi bugüne kadar NASA ve başka kurumlar için, insansız uzay uçuşları yapıyor, yörüngeye uydu yerleştiriyor veya Uluslararası Uzay İstasyonu’na erzak götürüyordu. Ancak SpaceX uzay gemileri bugüne kadar uzaya insan taşımak için uygun değildi.
Musk şimdi bu durumu değiştiriyor. SpaceX’in hazırladığı özel bir uzay gemisi, uzaya astronot taşımak ve geri getirmek için özel olarak tasarlandı.
Crew Dragon ismi verilen uzay gemisi, SpaceX’in roketlerinin tepesine takılacak ve uzaya çıkıp inebilecek.
Cape Canaveral uzay üssünde son testleri yapılan yeni uzay gemisi, önümüzdeki günlerde insansız olarak uzaya gönderilecek ve uzaydaki testleri de tamamlanacak. Ardından, ABD’nin uzaya astronot göndermek ve indirmek için Rusya’ya olan bağımlılığı da sona erecek gibi görünüyor.
Trump’ın başkan seçildiği 2016 ABD Başkanlık Seçimleri, Rusya’nın müdahalesi şüphesi altında kalmıştı. FBI ve diğer ABD güvenlik/istihbarat kurumları şüpheler üzerine derin soruşturmalar başlatmış ve güvenlik bürokratları Rusya’nın müdahalesine dair kesin deliller bulduklarını açıklamışlardı.
12 isim tespit edildi
ABD savcısı şimdi seçimleri maninüple etmek için eylemde bulunduklarını tespit ettikleri 12 Rus ajanı hakkında dava açtığını açıkladı. Söz konusu şüphelileri Rus ajanı olarak tanımlayan ABD savcısı bu hacker’ların hem seçim sistemine müdahale ettiğini hem de milyonlarca ABD seçmeninin kişisel verilerini çaldığını iddia ediyor.
Sahte haber kabusu iki yıldır Facebook’un başını ağrıtıyor. Facebook’ta yayınlanan sahte haberlerin ABD seçimlerini etkileyebildiği ve ülkeyi yönetecek başkanı değiştirebildiği anlaşıldığından beri dünya hükumetleri Facebook’a sahte haberlere çözüm bulması için baskı yapıyor.
Facebook argüman değiştirdi
Facebook ise şimdi İngiltere’de yayınlamaya başladığı bir reklam ile sahte haberleri sosyal medya platformundan kaldırmayacağını açıkladı.
Facebook’un argümanına göre, sahte haberler “özgür ifade” kuralına karşı gelmiyor, ancak doğruluğu şüpheli olan haberlerin “sahte” olarak işaretlenmesi ve haber sayfasında aşağılarda gösterilmesi gibi önlemler alınacak.
Tüm haber ve yorumlarda doğruluk şartı arınmasının, edebiyat, mizah gibi alanlarda yaratıcılığı yok edeceği için sahte haber konusu çözümü çok zor bir problem olarak kabul ediliyor ve okurların, hangi metnin gerçek hangi metnin mizah/abartı içerip içermediğini anlamak için bilinçli davranması gerektiğinin altı çiziliyor.
Google’ın kurucularından Larry Page’in, kişisel hava taşıma araçlarına olan tutkusu biliniyor. Ünlü iş adamı, Google’dan ayrı olarak, kendi girişimiyle iki farklı start-up kurmuş hatta bu start-up’ların çalışanlarını birbirlerine karşı rakip olarak konumlandırarak araçların gelişimini hızlandırmak istemişti.
BlackFly
Page’in şimdi kişisel bir hava aracı geliştiren Kanadalı bir start-up’a da ortak olduğu ortaya çıktı. Opener isimli şirketin geliştirdiği BlackFly adlı aracı tanıttığı video ile gündeme gelen Larry Page aynı zamanda kendi şirketleri üzerinden Kittyhawk isimli bir kişisel hava aracı da geliştiriyor.
BlackFly ise 40 km’lik menzile sahip, saatte 90 km hız yapabilen, dik iniş ve kalkış yapabilen tek kişilik bir hava aracı. Benzer hava araçlarını Uber, Toyota, Volvo ve Airbus da geliştirmeye çalışıyor.
Elon Musk, ekonomik fiyatıyla devrim olarak nitelendirdiği elektrikli Tesla otomobili Model 3’ü tanıtırken çok umutluydu ancak Model 3 için milyar dolarlık ön sipariş verildikten sonra üretimin başlamasının yıllar sürmesi, üstelk üretimin son derece yavaş ilerlemesi Tesla için iflas söylentilerinin çıkmasına neden olmuştu.
Musk sözünü tuttu
Yatırımcıları ve müşterileri Tesla’yı ahiret sorularıyla sıkıştırırken Musk’ın sabrını kaybederek öfkeli tepkiler verdiğine de şahit olduk.
Ancak kötü günler geçmişte kalmış olabilir. Tesla şimdi, Model 3 siparişlerini tüm Kuzey Amerika’ya açmışken, özellikle iki farklı modelde ön sipariş verenlere, 2 ile 4 hafta içinde teslimat sözü veriyor. Bu süre, bazı modellerde 3, bazı modellerde ise 5 aya kadar çıkan teslimat süresinin çok altında.
Dolayısıyla, Tesla’nın Model 3 üretebilme sorununun ortadan kalktığına dair belirtiler kendini göstermeye başladı ki, bu sonuç Tesla’nın iflas edeceği söylentilerinin ortaya çıktı yaz başında Musk’ın açıkladığı zaman planına da uyuyor. Musk, iflas söylentileri karşısında, Model 3 teslimatının yaz ortasında hızlanacağını ve dolayısıyla şirkete para girişinin de hızlanacağını, dolayısıyla kredi çekmek zorunda kalmayacaklarını açıklamış, hatta bu konuda hissedarlarla ağır tartışmalar yaşanmıştı.
Bitkileri gezdiren Hexa isimli robot, bitkilerin gelişimi için kullanıcıya uyarılarda bulunabiliyor. Ayrıca bitkinin güneş ışığından daha fazla yararlanmasını sağlıyor.
Bitkileri gezdiren robot: Hexa
Vincross şirketi tarafından geliştirilen Hexa, akıllı ev teknolojilerine yönelik bir ürün olarak karşımıza çıkıyor. Üzerinde bir bitkiyi taşıyabilecek şekilde tasarlanan robot, bitkilere hareket özgürlüğü sağlıyor. Robot, üzerindeki bitkiyi güneşli bölgeye taşıyabiliyor. Ayrıca bitki suya ihtiyaç duyduğunda kullanıcıya bildirim vererek, bitkinin su ihtiyacını karşılamasını da sağlıyor.
Hexa, güneşe yönelme işlemini üzerindeki kameralar aracılığıyla yapıyor. Bitkinin su ihtiyacı karşıladığında ise dans ederek, mutluluğunu kullanıcıya gösteriyor. Akıllı ev teknolojilerine yönelik olan bu robot, evde yetiştirilen özel bitkilerin daha verimli bir şekilde büyümesini sağlayabilir.
Hexa, bitkileri hareket ettirmenin yanı sıra dokunmalara karşı geri bildirim verebiliyor ve oyun oynayabiliyor. Aşağıdaki video ile Hexa’nın yaptığı işlemleri izleyebilirsiniz.
Çin’in dev elektronik üreticisi ZTE’nin ABD hükumeti ile arasındaki çatışma, ZTE’nin iflas ihtimalini ortaya çıkarmıştı.
Ticaret savaşları
Trump’ın baskısıyla, ZTE ürünlerinin ABD’ye girmesinin engellenmesi kararı ZTE için iflasın başlangıcı anlamına gelmişti. Ancak ZTE’nin itirazları ses bulmuş gibi görünüyor.
ABD Ticaret Bakanlığı, ZTE’ye dair ambargoyu kaldırdığını açıkladı. Ancak bu karar durup dururken gelmedi. ZTE, ABD’nin istediği 400 milyon dolarlık peşinatı ve 1 milyar dolarlık cezayı yatırarak ürünleri üzerindeki ambargoyu kaldırdı.
ABD önümüzdeki 10 yıl boyunca ZTE’nin faaliyetlerini izleyecek ve ABD tüketicilerini mağdur etmeyen, sağlıklı bir faaliyet yürüttüğünden emin olduğunda ambargo tehdidini tamamen ortadan kaldıracak.
Araç paylaşım uygulaması Uber, sürücülerini yeterince kontrol etmeden işe aldığı için büyük eleştiri almıştı. Bazı sürücülerin tecavüz veya cinayet gibi suçlardan arandığı veya eski hükümlüler olduğu ortaya çıkmış, bu sürücülerin yolculara tecavüz etmeye kalkışması veya yolcuları öldürmesi nedeniyle şirket ağır sorumluluk altında kalmıştı.
Sürücüler Uber’in başına bela
ABD’de Colaroda Eyalati de Uber’i sürücülerinin geçmişini yeterince kontrol etmediği gerekçesiyle 8.9 milyon dolar cezaya çarptırmıştı.
Uber şimdi sürücüleri hakkındaki güvenlik soruşturmalarını sürekli hale getirmeye karar verdi. Böyle Uber sürücüleri işe girdikten sonra işledikleri suçlar nedeniyle de Uber’den uzaklaştırılacaklar.
Mevcut sistemde, Uber sürücüleri sadece ilk aşamada kontrol ediyor, sabıkası temiz olan sürücüler bir daha kontrol edilmiyordu ancak bazı sürücülerin, bir yandan Uber’le çalışırken yıllar içinde farklı suçlara karıştıkları anlaşılıyordu.
Uber bu sorunlardan tamamen kurtulmak için, sürücüsüz otomobil teknolojilerine büyük yatırım yapıyor ve Volvo ile ortak şekilde kendi otonom sürüş teknolojisini geliştiriyor.
Zuckerbeg’ün yurt odasında kodladığı ve hayatımıza ilkokul arkadaşlarını bulma misyonuyla giren Facebook, önce dev bir reklam şirketine evrildi, ardından büyük veri konusunda dünyanın lideri konumuna yükseldi, peşi sıra gelen yatırımlarıyla yapay zeka, sanal gerçeklik, drone teknolojisi gibi alanlarda kendini göstermeye başladı ve şimdi de işlemci üretmeye başlıyor.
Google’dan transfer
Zuckerberg’ün sosyal medya şirketi, işlemci üretmek amacıyla Google’ın eski mühendislerinden Shahriar Rabii’yi işe aldı. Shahriar Rabii, Google’ın Pixel cihazlarının tasarımını gerçekleştiren ekibin başında yer alıyordu. Bu cihazın Instagram gibi uygulamalarda kullanması için üretilen Pixel Visual Core işlemcisi de aynı ekibin eseri olarak biliniyor.
Facebook, son birkaç aydır, işlemci üretmek üzere hazırlık yaptığına dair ipuçları veriyordu. Bu nedenle Apple’da işlemci tasarımından sorumlu bazı mühendisleri de transfer etmesiyle dikkat çekmişti.
Eden Strateji Enstitüsü tarafından yapılan araştırmayla, dünyanın en akıllı şehirleri listesi oluşturuldu. Dünyanın en akıllı şehirleri listesinde, ilk 3 sıradaki şehirde sürpriz yaşanmadı.
Dünyanın en akıllı şehirleri: Londra, Singapur ve Seul
ONG & ONG Deneyim Tasarımı (OXD) ile ortaklaşa gerçekleştirilen 2018-19 çalışması, 10 vektörde yer alan 140 akıllı şehirden oluştu. Gelecek vizyonu, liderlik, bütçe, teşvikler, destek programları, yetenek hazırlığı, insan odaklı yaklaşım, inovasyon ekosisteminin geliştirilmesi, ‘akıllı’ politikaların uygulanması ve son olarak önceki girişimlerin ve projelerin bir geçmişi incelemeye alındı. Bu parametrelere göre Londa, Singapur ve Seul dünyanın en akıllı ilk 3 şehri olmayı başardı.
New York ve Helsinki 4. ve 5. sırayı tamamladı. İlk 10’u tamamlayan diğer şehirler ise Montreal, Boston, Melbourne, Barcelona ve Şanghay oldu.
PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından hazırlanan farklı bir raporda ise Singapur geleceğin en akıllı şehri olma potansiyeline sahip. Frost & Sullivan’a göre ise akıllı şehirlerin toplam piyasa değeri 2025 yılına kadar 2 trilyon doları aşacak. Analist firmasına göre yapay zeka, kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri, robotik, gelişmiş sürücü destek sistemleri geleceğin akıllı şehirlerinin ana teknolojileri arasında yer alacaktır. Ayrıca gelişmiş ülkelerdeki nüfusun yüzde 80’inden fazlasının 2050 yılında şehirlerde yaşamaya başlayacağını belirtiliyor.
Uzun bir aradan sonra, PC satışları tekrar büyüme gösterdi. PC satışları son altı yıl düşüş yaşamış ve üreticileri tedirgin etmeye başlamıştı.
PC satışları altı yıl sonra tekrar büyüdü
Akıllı telefonlar ve tabletlerin teknik özelliklerinde yaşanan gelişme, günlük kullanımda bilgisayarlara olan ihtiyacı büyük ölçüde azaltıyor. Akıllı telefon ve tablet piyasası, son dönemde PC sektörünü zor duruma soktu. Ancak altı aylık bir aranın ardından, PC sektörü tekrar toparlanmaya başladı.
Gartner verilerine göre 2012 yılı ilk çeyreğinde duraklamaya giren PC sektörü, 2018 yılı ilk çeyreği itibariyle tekrar hareketlendi. 2017’de aynı zaman dilimine göre yüzde 1,4 artış yaşandığı 62,1 milyon adede ulaşıldığı belirtiliyor. Satışlarda yaşanan artış, PC üreticilerinin büyümesini sağladı.
Lenovo yüzde 10.5 büyüme göstererek zirveye otururken, HP yüzde 6.1 büyüme gösterdi. son yılların çıkış yakalayan şirketi Dell yüzde 9.5, Apple yüzde 3 ve Acer yüzde 3.1 büyüdü.
Gartner talepteki artışın kaynağı olarak iş piyasasını gösteriyor. Tüketici sektöründe bir değişim yaşanmadığı, iş piyasasının bu büyümede etkili olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla bu büyümenin uzun vadede devam etmeyeceğine vurgu yapılıyor.
Audi bilgi eğlence sistemi ile kullanıcıların konforunu en üst seviyede tutmaya devam ediyor. Yapılan değişiklikler ile Audi bilgi eğlence sistemi daha akıllı hale geldi.
Audi bilgi eğlence sistemi: MMI Touch Response
Auidi, kullanıcıları için bir otomobilden çok daha fazlası olmak istiyor. Bunun için şirket, kullanıcı konforuna yönelik yenilikler sunmaya devam ediyor. MMI Touch Response olarak adlandırılan yeni sistem, eski sistem gibi bir değil, iki ekran ile karşımıza çıkıyor.
En üstteki 10.1 inçlik ana ekran navigasyonu, medyayı ve otomobil ayarlarının çoğunun kontrol edilmesini sağlıyor. Daha küçük olan 8.6 inçlik ekran, iklim kontrolleri, metin girişi ve kısayollar ile ilgileniyor. Kontrol ünitesinin üst kısmında ayrıca harfleri “çizmeye” olanak veren kapasitif bir touchpad bulunuyor. Sıcaklık ve fan ayarı, bu küçük ekrandan gelen veriler doğrultusunda ayarlanabiliyor. Dolayısıyla sürücünün ayar yapması için fiziksel bir apart bulunmuyor.
Yeni araç içi bilgi eğlence sisteminin yeni model A7 otomobillerde bulunduğu belirtiliyor.
Araç bilgi eğlence sistemleri büyüyen bir sektör olmaya devam ediyor. Audi bu sektörde Apple CarPlay ve Google Android Auto gibi bilgi sistemleri ile yarışıyor.