Land Rover, BlackBerry’nin teknolojisi kullanacak

0

Land Rover, bağlantılı araçlara yönelik çalışma yapmak için BlackBerry ile ortaklık kurdu. Bu anlaşma ile Land Rover, ağlantılı araçlar için BlackBerry’nin teknolojisini kullanacak.

Land Rover ve BlackBerry ortaklığı

Her iki şirket tarafından imzalanan çok yıllı anlaşma kapsamında yeni nesil Land Rover bağlantılı araçlarda, BlackBerry’in bilgi-eğlence ve güvenlik teknolojilerini kullanacak. Ayrıntıları açıklanmayan anlaşma kapsamında Kanadalı yazılım firması QNX ve Certicom teknolojisini otomobil üreticisine lisanslayacak. Ayrıca, BlackBerry mühendislerinden oluşan özel bir ekip, yeni Elektronik Kontrol Ünitesi (ECU) modüllerinin formülasyonunu destekleyecek. İlk ECU projesi net-gen bilgi-eğlence sisteminin geliştirilmesine odaklanıyor.

Jaguar Land Rover’ın araç mühendisliği direktörü Dave Nesbitt, ortaklıkla ilgili olarak “BlackBerry ile çalışmak, müşterilerimizin istediği güvenli ve yeni nesil araçları geliştirmemizi sağlayacaktır. BlackBerry mühendisleri ile birlikte, bağlantılı araçlarımız için gereken en yüksek güvenliği sağlamak için en dinamik ve güncel yazılıma erişebileceğiz” dedi.

Jaguar Land Rover, otomobil sektöründeki son terndelere yatırım yapmaya devam ediyor. Geçen yıl Haziran ayında, ABD merkezli yolculuk paylaşım şirketinin genişleme ve teknoloji temelli planlarını desteklemek için Lyft’te 25 milyon dolarlık bir yatırım olduğunu açıkladı.

Android Auto kablosuz özelliği etkinleşti

Google, Pixel, Nexus cihazlar için Android Auto kablosuz özelliği, şimdilik sınırlı da olsa etkin hale geldi. Android Auto kablosuz özelliği, yakın tarihte daha fazla cihaz için aktif olacak.

Android Auto kablosuz nedir?

Google, Pixel ve Nexus cihazlar için Android Auto’nun kablosuz desteğinin artık etkinleştirildiğini duyurdu. Böylelikle kullanıcılar herhangi bir kabloya ihtiyaç duymadan uygulamaları ve yazılımı aracın ana ekranında görebilecek. Google, Android Oreo veya üstünü çalıştıran Pixel, Pixel XL, Pixel 2, Pixel 2 XL, Nexus 5X ve Nexus 6P cihazlarının bu desteği aldığını söyledi. Şimdilik otomatik kablosuz bağlantı, JVCKenwood ile sınırlı.

Google, blog sayfası üzerinden yaptığı duyuruda, bu özelliğin daha fazla cihaz için aktif hale getirmeyi planladıklarını duyurdu.

Google dışı cihazlarda, yazılım uyumluluğu için diğer üreticilerle ortak bir şekilde çalışıldığı vurgulandı. Böyelelikle Google, kullanıcılara sadece bilgisayar ve telefon ile değil, arabaları ile de dijital deneyim yaşamalarını sağlayacak.  Google’ın bu alandaki en önemli rakiplerinden Apple, birkaç ay önce otomobiller için kablosuz CarPlay desteğini sunmuştu.

Güneş panelleri yüzde 95 yerli olacak

Kurulacak olan yeni bir hücre fabrikası ile güneş panelleri yerlilik oranı yüzde 95 seviyelerine çıkarılacak. Güneş panelleri üretimine yönelik bu planlama ile tüketiciler panellere daha uygun fiyatlarla sahip olabilir.

Güneş panelleri üretiminde yerlilik planı

Enerji sektöründe dışa bağımlılığı ortadan kaldırmaya yönelik nükleer enerji planlamalarının konuşulduğu son günlerde, güneş enerjisine yönelik yeni bir planlama duyuruldu.

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Özaydın, güneş panellerine yerlilik oranına dikkat çekti. Şu andaülkemizde üretilen panellerin yüzde 45’inin yerli olduğunu belirten Özaydın, panel hücre fabrikası ile yüzde 70 ile 95 oranında yerli panel üretiminin sağlanacağını söyledi.

Yatırımın yapıldığı kamu arazisinin 49 yıl süreyle tahsisi yapılırken, istihdam garantisi şartıyla gerekirse bedelsiz devri yoluna da gidilebilecek. Kurulacak fabrika ve tesisler için altyapı desteği, kamu alım garantisi gibi desteklerden yararlanmak da mümkün olacak

Elektrik Mühendisleri Odası’nın 2017 yılı Kasım sonu verilerine göre ülkemizin 83.138 MW2lık kurulu gücünün 13,9 MW’ını güneş enerjisi oluşturuyor. Lisanssız kurulu güç ise 2.463 MW seviyesinde.

Bu verilere dayanarak güneş enerjisi potansiyeli yüksek bir ülke olmamıza rağmen kurulu güçte güneş enerjisinin yüzde 3 seviyesinde olduğunu söyelyebiliriz.

Duvar kağıtları yangın alarmı olarak kullanılacak

0

Yeni bir çalışma ile duvar kağıtları yangın alarmı olarak çalışabilecek. Yanmayan duvar kağıtları, yangın bilgisini vererek itfaiye birimine hızlı bir şekilde bilgi verilemesini sağlayacak.

Duvar kağıtları yangın bilgisini nasıl veriyor?

Çin Bilimler Akademisi, Şanghay Seramik Enstitüsü’nün araştırmacıları, hidroksiapatit kullanarak ısı ve ateşe dayanıklı bir duvar kağıdı oluşturdular. Dş ve kemiklerde de bulunan bu madde, duvar kağıtlarında kullanıldığında yüksek ısı ve ateşe dayanıklı bir yapı ortaya çıkıyor. Bu sayede duvar kağıdı, olası bir yangında alevlerin yayılması engellenebilir. Ayrıca araştırmacılar grafen oksit mürekkep de kullanarak duvar kağıdına termosensitif sensörler ekledi.

Oda sıcaklığında yalıtkan, yüksek sıcaklıklarda iletken olan grafen oksit mürekkep, yangın durumunda bir alarma sistemi gibi çalışabiliyor. Yani duvar kağıtları yangını haber verebiliyor. Böylelikle itfaiyecilere hızlı bir şekilde yangın durumu bildirilebilir. Aynı zamanda yanlış alarmların da önüne geçilebilir.

Daha önce yangına dayanaklı duvar kağıtlarına yönelik çalışmalar yapılmıştı. Ancak bu duvar kağıdı, yangın alarmı özelliği gösteren ilk duvar kağıdı olma özelliğinde. Aşağıdaki video ile sistemin çalışmasını izleyebilirsiniz.

Model 3 üretimi neden yavaşladı?

0

Tesla CEO’su Elon Musk, Model 3 üretimi hakkında çıkan yavaşlama haberlerine cevap verdi. Peki Model 3 üretimi için çözüm ne olacak?

Model 3 üretimi ve teknik aksaklıklar

Tesla’nın ekonomik model olarak lanse edilen Model 3, üretimde yaşanan teknik sorunlarıyla gündemden düşmüyor. Elon Musk, üretimde yaşanan sorunlara ilgili açıklamalarda bulundu. Üretim tesisinde çılgın ve karmaşık bir üretim bandının kullanıldığını söyleyen Musk, bunun işe yaramadığını ve beklentilerin karşılanmadığını belirtti. Otomasyon şirketi Perbix’in de satın alınması bu sorunu çözemedi.

Musk, üretim hattında ana sorunun robotlardan kaynaklandığını belirtti. Bunun için hatta daha çok insanın çalışması gerektiğini belirtti. Ayrıca makineler ile insanlar arasındaki uyumun tam olarak sağlanamadığını da vurguluyor. Tesla, “otomasyonun geliştirilmesi” için Şubat ayında 1 haftalık süre boyunca Model 3 üretimini askıya almıştı. Ayırca Musk, şirketin Nevada’daki Gigafactory’deki pil modülü üretimiyle ilgili sorunların, Model 3 çıkışında “sınırlayıcı faktör” olduğunu belirtti.

Tesla’nın haftada 2.500 adet Model 3 üretme hedefi vardı ancak bunu başaramadı.

Sesleri seçebilen yapay zeka: Google AI

Sesleri seçebilen yapay zeka sayesinde akıllı cihazlarıgürültülü ortamlarda da kontrol etmek mümkün olacak. Sesleri seçebilen ev asistanları, e-toplantı uygulamaları kısa sürede hayatımıza girebilir

Google sesleri seçebilen yapay zeka geliştiriyor

Birçok elektronik cihazın akıllı hale geldiği ve ses ile kontrolün mümkün olduğu son dönemde, arka plan gürültüleri kontrol için sorun yaratabiliyor. Cihazlar, kullanıcının sesini gürültü içinden seçemiyor ve verilen komutu algılayamıyor. Ancak Google, yeni yapay zekası ile bu sorunun önüne geçecek gibi görünüyor.

Google’ın geliştirme ekibi, insan seslerini tanımak için bir sinir ağı modeli eğitti. Daha sonra bu çoklu insan seslerinin yazılımsal olarak ayrıştılması yapıldı. Böylelikle yapay zeka, yoğun gürültü altında seslerin kontrol edilmek istenilen elektronik cihazlar için ayırt edilmesini sağladı.

Şu an için Google, ev asistanı olarak lanse ettiği Google Home Asistant için bu özelliği entegre etmedi. Ancak geliştirme çalışmalarının başta ev asistanları olmak üzere, Hangouts veya Duo için kullanılabilir hale gelebilir. Ayrıca işitme engelliler için de kamera bağlantılı işitme cihazlarının geliştirilmesini mümkün hale getirebilir.

Google’ın bu çalışmasına yönelik test videosunu izleyebilirsiniz:

Weibo içerik temizliği yapıyor

Weibo içerik temizliği yaparak siber güvenlik kurallarına uyum sağlıyor. Weibo içerik temizliği kamanyası ile kullanıcıların güvenli bir sosyal ağ kullanmasını planlıyor.

Weibo içerik temizliği neleri kapsıyor?

Popüler Çin sosyal ağı Weibo, Çin’in yeni siber güvenlik düzenlemelerine uymak için şiddet içeren ve eş cinsel temalı içerikleri kaldırıyor. Twitter benzeri bir platform olan Weibo, “pornografik etkileri olan, şiddeti teşvik eden ya da eşcinselliği içeren videoları hedefleyen üç aylık bir “temizlik kampanyası” düzenlediğini açıkladı. Ancak bu temizlik çalışması Çin halkı arasında farklı seslerin yükselmesine neden oldu.

Örneğin eş cinsel temalı içeriklerin temzilenmesinin ‘özgürlüğü ksıtlayıcı’ olduğuna yönelik tepkiler var. Ancak Çin’de uygulamaya konulan yeni siber güvenlik yasaları nedeniyle bu karardan vageçilmeyecek gibi görünüyor. Ayrıca temizliği üç ay boyunca süreceği belirtiliyor.

Çin, 1997’de homoseksüelliği suç olarak reddetti ve 2001’de bir akıl hastalığı olarak nitelendirdi.

Apple bağımsız tamirciye açtığı davayı kaybetti

0

iPhone kullanıcılarının, telefonlarını bağımsız telefon tamircilerinde tamir ettirme hakları konusundaki tartışma, ilginç bir gelişmeye tanık oldu.

Kim tamir edecek kavgası

Apple, iPhone’larn sadece kendi mağazaları üzerinden ve kendi yetkilendirdiği servislerde tamir edilmesini istiyor ve iPhone cihazları üzerinde özellikle yedek parça temin edip tamirat yapan bağımsız tamircileri, hak ihlali ile suçluyor zira Apple’ın politikasına göre yedek parça temin etmek sadece Apple servislerinin tekelinde olan bir durum.

bu politika ise iPhone kullanıcılarını, parasını verip satın aldıkları cihazları diledikleri yerde tamir ettiremeyip yüksek fiyatlı ve zaman açısından yoğun çalışan Apple servislerine mahkum ediyor. Telefon tamir süreleri uzuyor, maliyetler artıyor.

Apple kısa süre önce Norveç’teki bir bağımsız tamirciye de aynı politikasıyla dava açmış ve tamircinin cezalandırılmasını istemişti. Ancak, mahkeme Apple’ın planlarını suya düşürdü. Davanın yargıcı iPhone sahiplerinin parasını verip mülkiyetine sahip olduğu bir malı istediği yerde istediği şekilde tamir ettirebileceği ve bu hizmeti vermek isteyenlerle aralarında yapacakları alışverişe Apple’ın müdahil olamayacağına hükmetti. 

Şimdi bu karar Apple’ın sadece Norveç’te değil, tüm Avrupa ülkelerinde iddia ettiği “tamir haklarının” kaybına neden olabilir. Diğer bir deyişle Avrupa’da artık isteyen harkes Apple cihazlarını kendi fiyat tarifeleri ve yedek parça stoğu ile tamir edebilecek.  

Rusya Telegram uygulamasını yasakladı

Geçtiğimiz aylarda açılan mahkemede Rusya Telegram yasağı konusunda kararını verdi. Rusya Telegram yasağını hemen devreye alabilir.

Rusya Telegram yasağı ile gündemde

Rusya federal bilgi teknolojileri ve kitle iletişim denetleme kurumu Roskomnadzor’un şikayeti üzerine Telegram’ın yasaklanması konusu Rus mahkemesinde taşınmıştı. Mahkemenin verdiği karar ile Rusya’da Telegram’ın yasaklanmasına karar verildi. Mahkemenin kararının temelinde ise uygulamanın terör örgütleri tarafından kullanılabileceği fikri yer alıyor.

2013 yılında kurulan şifreli mesajlaşma uygulaması, 200 milyon kullanıcı profiline ve aylık 100 milyonun üzerinde aktif kullanıcıya sahip. WhatsApp ile birlikte en popüler anlık mesajlaşma uygulamaları arasında yer alıyor.

Son birkaç yıldır hükümetler, çeşitli uygulama ve şirketlerden güvenliği sağlamak amacıyla kullanıcıların bilgilerini talep ediyor. Rusya da Telegram için talepte bulunmuş ve 2 haftalık süre tanınmıştı.

Paris’te 2015’te düzenlenen saldırı sonrasında Telegram yetkilileri IŞİD ile bağlantılı olduğu tahmin edilen kişileri kullanıcıları bloklamıştı.

AMD Ryzen işlemcileri tanıtıldı

0

İkinci nesil AMD Ryzen işlemcilerinin tanıtımı yapıldı. Yeni AMD Ryzen işlemcileri, AMD ile Intel arasındaki rekabeti daha da kızıştıracak gibi görünüyor.

AMD Ryzen işlemci modelleri

AMD’nin yeni işlemcileri iki Ryzen 7 ve iki Ryzen 5 modelinden oluşuyor. İşlemciler için teknik özelliklerin yanı sıra yapılan en büyük yenilik, ek soğutucu gönderiliyor olması. Birinci nesilde yalnızca bir adet soğutucu bulunmaktaydı.

İkinci nesil Ryzen’ler, içine yerleştirilmiş bir dizi algılama, uyarlama ve öğrenme teknolojisi olan gelişmiş AMD SenseMI teknolojisine de sahip.

Ryzen 7 2700X

8 çekirdekli

4,3 GHz max / 3.7GHz baz

20MB önbellek

105W TDP

Wraith Prizma (LED)

Fiyat: 329 dolar

Ryzen 7 2700

8 çekirdekli

4.1 GHz max / 3.2GHz baz

20MB önbellek

65W TDP

Wraith Spire (LED)

299 dolar

Ryzen 5 2600X

6 çekirdekli

4.2 GHz max / 3.6GHz baz

19MB önbellek

95W TDP

Wraith Spire

229 dolar

Ryzen 5 2600

6 çekirdekli

3,9 GHz max / 3,4 GHz baz

19MB önbellek

65W TDP

Wraith Stealth

199 dolar

Lamborghini e-bisiklet işine girdi

Lamborghini e-bisiklet işine girmek için daha önce birkaç şirket ile ortaklık kurmuştu. Başarısız girişimlerinden ardından Lamborghini e-bisiklet üretmek için İtalyan şirketi Italtechnology ile işbirliği yaptı.

Lamborghini e-bisiklet sektörüne adım attı

Otomobil sektörünün lider markası Lamborghini, ulaşım kavramımızın dönüşüme uğradığı dijital çağda yenilikçi bir adım attı. Lamborghini, e-bisiklet sektörüne girerek, geleceğin akıllı ve temiz şehirlerinde

Yol bisikleti, “mevcut performansın izin verdiği maksimum hıza hızlı bir şekilde ulaşabilen” bir bisiklet olarak açıklanıyor. Sürüş sırasında en iyi performansı almak isteyen müşteriler için tasarlandığı belirtiliyor.

Bir diğer model olan dağ bisikleti ise bisiklet tutkunlarına hitap eden, zorlu yollarda hatta yolların olmadığı yerlerde gidebilen bir tasarıma sahip.

Gelecek aydan itibaren seçkin uluslararası perakendeciler aracılığıyla bu bisikletleri online olarak satın almak mümkün olacak. Şirketin Ad Personam programı aracılığıyla sipariş veren alıcılar, Lamborghini otomobilleri için özel olarak ayrılmış özel boya renkleri seçebilecekler. Ancak e-bisikletler için henüz fiyat bilgisi verilmedi.

Akıllı kurum olma yolculuğu nasıl başlıyor?

0

Microstrategy Başkan Yardımcısı Hugh Owen, Microstrategy Ortadoğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Darryl Owen, Obase CEO’su Dr. Bülent Dal, Microstrategy Türkiye Ülke Müdürü Evren Eray ve Turkcell CRM, İş Zekası ve Dijital Yetenekler Direktörü İnanç Çakıroğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı sempozyuma Migros, QNB Finansbank, THY ve Eczacıbaşı Esan şirketlerinin yöneticileri de sunumlarıyla katılarak MicroStrategy’nin teknolojisiyle elde ettikleri sonuçlarını katılımcılarla paylaştı.

Microstrategy veriye dayalı olarak; günlük iş hayatında analitiğin yeri, müşteriye hizmet verme, satış sürecini yönetme ve iş yapma yetkinliğini artırmaya yönelik çözümler sunuyor. Veriye dayalı karar verme ve yönetim kültürü dönüşümüne katkı sağlıyor. Bu sene ikincisi düzenlenen Microstrategy sempozyumunda akıllı kurum olmak, analitiğin dijitalleşmedeki yeri, iş hızında akıllı kararlar alabilmenin yolları, veriye dayalı yönetim kültürü, yapay zeka ve artırılmış/sanal gerçeklik gibi konular ele alındı.

Dijital Dönüşüm ve Akıllı Kurum Olma Yolculuğu

Veriye dayalı yönetimi icra edebilmek için gereken kültürel dönüşümü yapmış ve kurumun tüm bileşenlerine dijitalleşmiş hizmetler yaratabilmek için kullanabileceği stabil bir veri altyapısı oluşturmuş şirketler Akıllı Kurum olarak tanımlanıyor. Akıllı sistemlerin kuruluşunda ise öncelikle yönetim ve uygulayıcılar tarafından kavramsal farkındalığın oluşması büyük önem taşıyor. Bu farkındalıkla oluşturulmuş vizyona hizmet edecek teknolojik altyapı sistemlerine yatırım yapılması, bu sistemlerin uzmanları ile çalışılması da son derece önemli.

Dünyada, içlerinde Microstrategy kullanıcılarının da bulunduğu pek çok vizyoner şirket ve kurumun bu dönüşüm sürecindeki yol haritaları iyi bir gösterge olma özelliği taşıyor. Türkiye’de bu dönüşümü başlatan vizyoner organizasyonların bu başarılı örnekleri inceleyerek ilk aşamada mevcut sistem ve süreçlerini ele almaları önemli. Dijital dönüşüm ve Akıllı Kurum olma yolculuğu, top yekun hareket edilmesi gereken bir süreci kapsıyor.

Çünkü bu dönüşüm pek çok yeni iş sürecini beraberinde getirebilirken, pek çok süreci de tamamen değiştirebiliyor. Sanılanın aksine bu dönüşüm projeleri şirketlerin sadece IT birimlerince ele alınmıyor. Süreç, IT ile birlikte C-Level seviyede yönetim kadrosundan başlayarak, organizasyonun en küçük yapı taşına kadar yansıyor.

Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Microstrategy Türkiye Ülke Müdürü Evren Eray; “Microstrategy olarak en önemli katkımız, şirketlerin günümüzdeki yıkıcı dünyada en doğru kararları en hızlı şekilde alarak karlılıklarını ve verimliliklerini artırmaktır. Özellikle büyük datadan anlam çıkartmaya çalıştığımız günümüzde dünyanın en büyük datasına sahip Facebook şirketinde MicroStrategy uzun yıllardır analitik çözümü olarak yer almaktadır. Ayrıca, sadece şirketler değil artık şehirleri de akıllı hale getirmeye çalışıyoruz. Dubai Smart City projemiz Barselona’da Kasım 2017’de gerçekleştirilen Global Smart City etkinliğinde en iyi Smart City ödülünü aldı. Microstrategy özellikle analitik ve veri analizi ihtiyaci olan şirketlerin bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilirken Amerika’nın en büyük 100 şirketinin 91 tanesi MicroStrategy yazılımını kullanmaktadır” diye konuştu.

MicroStrategy’nin yarattığı vizyonu transfer etmek amacıyla düzenlenen etkinlikte konuşma yapan Microstrategy Başkan Yardımcısı Hugh Owen bugünün rekabetçi iş ortamında, hiçbir şirketin dönüşümden muaf kalamayacağını belirterek pazar güçlerinin, rekabetin, regülasyonların ve teknolojinin, şirketleri rekabetçi olmayı isteyecekleri yöne doğru ittiğini söyledi. Hugh Owen sözlerine şöyle devam etti: “Bu yola baş koyup başarılı olmak isteyenler de ‘Akıllı Kurumlara’, yani veri, insan ve varlıkları daha önce hiç mümkün olmadığı şekilde bütünleşik olarak kullanabilen organizasyonlara dönüşüyor. Bu noktaya ulaşmak ise, herhangi bir cihaz üzerinden iç görü sağlayacak olan teknoloji ve tekniğin doğru kombinasyonunu yakalamayı gerektiriyor. ”

Verinin akıllı kurumların tüm yeteneklerinin temelini oluşturduğunu söyleyen Darrly Owen ise, dahili ve harici kaynaklı tüm verilerin, iş insanlarının anlayabileceği, tek bir kurum görünümünde bir araya getirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Dijital Dönüşüm Projeleri ‘Büyük Patlama’ değildir”

En büyük tehlikenin, dijital dönüşümü, sonuç görmesi yıllar alan klasik bir ‘büyük patlama’ projesi olarak değerlendirmek olduğunu söyleyen Owen, “Proje tamamlandığı anda bile edinilen yeni deneyimler daha çevik rakiplerle kıyaslayınca ‘eski moda’ olacak ve piyasa beklentilerinin altında kalacaktır. Başarı, dijital kurumun omurgası olarak sağlam ve yönetilen bir veri platformunu adım adım kurmak ve daha sonra her biri anında katma değer sağlayan bir dizi iş odaklı projeyi seri bir şekilde hayata geçirmektir. Kurumun veri varlıklarını yönetmek için açık bir platform kurmak; piyasa değiştikçe ve yeni teknolojiler kullanıma girdikçe hızla yön değiştirebilmek için gereken stratejik esnekliği sağlayacaktır. Dijital platformun meta olmayan tek parçası kurumsal veri tanımıdır, her şey zamanla değişebilir ve değişecektir” diye konuştu.

Obase CEO’su Dr. Bülent Dal ise yaptığı konuşmada, MicroStrategy kullanılarak yapılan katma değerli projelerin derinlemesine incelendiği ve güncel bilgilerin katılımcılarla paylaşıldığı Microstrategy Sempozyumu’nun ikincisini düzenlemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Konuşmasında yeni nesil analitiğe ağırlık veren Dr. Bülent Dal, analitiğin, her geçen gün her seviyede kişinin günlük hayatının içerisine artan bir şekilde  girdiğini belirterek, “Bir yandan  veriye dayalı daha fazla kararı, iş hızında  almak gerekirken  diğer yandan daha fazla veriyle uğraşır hale geldik. 

Artan büyüklükte veri hacmi, veri artış hızı, cevap verilmesi gereken sorular ile karşı karşıyayız. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki işletmeler elindeki verinin çok azını ve hatta yüzde 20’sini karar verme süreçlerinde kullanabiliyor. Dijital dönüşüm içerisinde analitiğin kullanımı ve hizmet şeklinin de değişimi kaçınılmaz. MicroStrategy, organizasyonlara tüm verilerden istifade edebileceği kullanımı kolay teknoloji ve disiplin sunuyor. Kullanıcılar verilerle uğraşmaktan çok arkasında ileri analitik ve yapay zeka olan  içgörülere odaklanabiliyor ” dedi.

 

Yatırım ve finansal teknoloji girişimi Finberg kuruldu

0

Fibabanka, Türkiye’de bankacılık sektöründe bir ilke imza atarak ‘yatırım ve finansal teknoloji’ girişimi Finberg’i kurdu. Finberg, girişimlere ortak olacak ve onlarla birlikte yenilikçi finansal ürünler geliştiren bir FinTech ekosistem yöneten finans kuruluşu olarak faaliyet gösterecek.

Finberg ile Türkiye’deki KOBİ finansman boşluğunu kapatarak, KOBİ’leri finansal refaha ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Finberg Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Mert;

“Finberg yapısını kurgulamamızdaki temel amacımız, Türk ekonomisinin belkemiği olan KOBİ’lerimizin rekabet avantajını artırıcı yenilikçi ve teknolojik ürünleri, start-up’lar ile iş birliği yaratarak onlara ulaştırmak, böylece tüm FinTech ve perakende ekosisteminin büyümesine destek olmak. Finberg’in hedefleri, kapital gibi nakdi desteklerin yanı sıra, iş geliştirme, yeni iş ortaklıkları, networking, finans ve strateji danışmanlığı, insan kaynakları gibi alanlarda da destek olarak girişimleri hızlandırmak.

Ayrıca Finberg ile yeni girişimlere Fibabanka ile iş ortaklıkları kurmalarında yardımcı olabileceğiz. Finberg’in kuracağı ekosistem üzerinden Fibabanka olarak KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu finansal ürünleri de sunarken; Finberg’i bulunduğumuz bölgenin en çok tercih edilen dijital bankası ve KOBİ’lerin başlıca iş ortağı yapmayı hedefliyoruz.” dedi.

Finberg’in hedef fonu 50 milyon TL

Odağında mikro, küçük ve orta ölçekli şirketler olan Finberg; hedef fon büyüklüğü 50 milyon TL ile kuruldu ve bireysel bankacılık ürünlerinin de dahil olduğu dijital finansal ürünler sunuyor. Finberg, finansman hizmetlerinde; ‘İşletme Sermayesi’, ‘Ticaret Finansmanı’, ‘Tedarik Zinciri Finansmanı’, ‘Fatura Finansmanı’, ‘Tüketici Finansmanı’na; finansman olmayan hizmetlerde ise ‘E-para’, ‘E-ödeme’, ‘Finansal Raporlama’, ‘Robotik Finansal Öneriler’ ve ‘Kredi Skoru’ alanlarına odaklanıyor. Ayrıca, diğer bankalar için de teknoloji dış kaynak hizmetleri sağlamayı planlıyor.

Şirket başına minimum 100 bin dolar yatırım yapmayı planlayan Finberg tarafından, 6 ayda 200’den fazla girişim incelenerek 81 girişim değerlendirildi, 70’i ile görüşüldü. Şu anda 7 girişimin incelemesi sürerken toplam 2,5 milyon TL ile Garaj Sepeti ve Bizim Hesap ilk yatırım alan şirketler oldu.

Garaj Sepeti CEO’su Mehmet Çelikol yaptığı açıklamada; “Finberg ile iş birliğimizden sonra, pazarın ihtiyacı olan yaratıcı finansal ürünleri çok hızla geliştirerek rekabet avantajı yaratmaya başladık.” dedi.

Bizim Hesap Kurucu Ortağı Mehmet Çelik ise “Yaptığımız iş birliği sonrasında, “Finberg” markasının bize yarattığı itibar sayesinde, büyük şirketlerle iş birliği yapma gücümüz arttı ve müşterilerimize karşı daha güçlü davranabildik. Bunun da satışlarımıza pozitif etkisi oldu. Finansal okur-yazarlığımız ve Finberg’in işimizi daha ciddi hedeflerle yönetme konusunda bize kazandırdığı farkındalık, girişimimizi daha profesyonel yönetmemize yardımcı oldu.” açıklamasında bulundu.

e-Residency programı ile Avrupa’da iş kurma imkanı!

0

Estonya Cumhuriyeti, Avrupa Birliği (AB) çapında iş yapmak isteyen girişimcilere, Türkiye’den ayrılmadan bir Avrupa şirketi kurmak için en elverişli çözümü sunuyor. Estonya’nın dünyada ilk kez uygulamaya geçirdiği e-Residency (e-Oturum) programı ile girişimciler, Türkiye’den çalışırken global bir AB şirketi kurabilmelerini sağlayan resmi dijital kimlik elde etme hakkını kazanıyor. Yeni dijital dalgayı yakalayan global girişimciler, işlerini formalitesiz, kolay ve teknoloji odaklı bir ortamda kurma şansı elde ediyor.

e-Residency programı kapsamında kurulan şirketler, “adresten bağımsız güvenilir AB şirketi” statüsüne sahip olduğu için, dünyanın herhangi bir yerinden düşük maliyetle ve fazla formalite gerektirmeden yönetilebiliyor. Bu şirketler, gelişmiş ve güvenli bir dijital altyapıdan yararlanırken global ölçekte büyümelerine yardımcı olacak kaynaklara da sahip oluyor. Türkiye’deki girişimcilerin işlerini AB pazarının tümüne yayabilmesine imkan sağlayan e-Residency programı, Türkiye’den startup’ların Avrupa iş ortamına entegrasyonunda önemli bir adım olma özelliğine sahip.

Estonya, e-Residency programı ile girişimcileri Avrupa iş dünyasına katılmaya çağırıyor

Şimdiden 1000’i aşkın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının e-Residency aldığı Estonya, Türkiye ile ekonomik ilişkilerinin gelişmesi sonucunda bu rakamın gelecek yıllarda büyümesini hedefliyor. Estonya, Türkiye’nin hızla büyüyen startup topluluğuna seslenmek amacıyla önümüzdeki 12 ay için planladığı tanıtım toplantısı ve sektör buluşmalarına, 14 Nisan‘da Startups Turkey konferansı ile başlayacak. Teknoloji konferansının ev sahipliğini üstlenen hızlandırma ve çekirdek yatırım kuruluşu Etohum kurucusu Burak Büyükdemir, “e-Oturum kavramı çığır açan bir yenilik ve yakında diğer modeller üzerinde değişim yaratacak bir etkisi olacak. Bu programın, dünyanın her yerinde girişimcilerin hayatlarını kolaylaştıracağından şüphem yok” şeklinde konuştu.

Estonya, e-Residency programını başlattığı Aralık 2014 tarihinden bu yana 150 ülkeden 32,000 kişiye e-Residency izni verdi. Bu program ile dünyanın girişimcilik potansiyelinin açığa çıkarması hedefleniyor. Programa katılanlar, Estonya’nın gelişmiş dijital altyapısından yararlanarak Estonya vatandaşlarına sunulan tüm çevrimiçi fırsatları da değerlendirebilme imkânı kazanıyor. Program, e-Residency ile kurulan bir AB şirketinin, sadece Avrupa’da faaliyet göstermesini kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünya çapında iş yaparken AB’nin hukuki çerçevesinden de yararlanmasına olanak sağlıyor. Bu özellikleriyle e-Residency programı, bağımsız olarak kendi işlerini yapmak isteyen genç Türkiyeli girişimcilere çok uygun bir çözüm sunuyor.

Estonya Cumhuriyeti e-Oturum Programının Halkla İlişkiler Yöneticisi Arnaud Castaignet, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Avrupa ile Asya arasında hep bir köprü olmuş Türkiye’yi her ziyaret ettiğimizde, ortak noktalarımızın çokluğunu gördükçe şaşırıyoruz. Türkiye’nin startup ortamı ise dünyanın en etkili topluluklarından biri. Türkiye’deki girişimcilerin de bizim gibi Avrupa iş dünyasına ve dijital ortak pazara erişebilmesi gerektiğini düşünüyor, e-Residency programıyla bunu gerçekleştirecek işbirlikleri kurmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Program, 2018 yılında Türkiye’den 250 girişimcinin kayıt yaptırmasını hedefliyor. Şu ana kadar Türkiye’den 150 şirket, e-Residency yoluyla kuruldu.

e-Residency programı yetkililerinin İstanbul’a yapacağı ziyaretlerde, e-Residency programının yanı sıra Startup Vizesi programı da tanıtılacak. Bu ziyaretlere Startup Estonia platformunun temsilcileri de eşlik edecek. Startup Vizesi Proje Müdürü Merilin Lukk, “Ocak 2017’de başlayan Startup Vizesi programına, Türkiye’den şimdiye kadar 450 startup şirketin başvurdu. Gösterilen yoğun ilgi nedeniyle, Türkiye’nin startup topluluğuna doğrudan seslenmek ve Estonya’nın startup ekosistemine katılmayı düşünen girişimcilere kendimizi tanıtmak çok önemli” dedi.

Amazon ve GoDaddy ortaklığı duyuruldu!

Amazon ve GoDaddy iş ortaklığı duyuruldu. Amazon’un servislerinden biri olan Amazon Web Services, GoDaddy’nin altyapı çalışmalarını üstlenecek. 

goddaddy

GoDaddy’nin altyapısı Amazon Web Services ile yönetilecek

GoDaddy, altyapısının büyük bir kısmını AWS’ye taşıyacak. Aralarında makine öğrenimi, analitik, veritabanları ve container’lar da olmak üzere AWS hizmetlerinin kapsama genişliğinden faydalanacak olan GoDaddy, bu sayede ürün ve hizmetlerinin global çapta daha hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını sağlayacak.

Yapılan anlaşma ile GoDaddy’nin global çaptaki altyapı yönetimi ve sistem iyileştirmeleri Amazon Web Services tarafından sağlanacak.  Bu dönüşüm süreci ise bir kaç yıl içinde tamamlanmış olacak. Aralarında makine öğrenimi, analitik, veritabanları ve container’lar da olmak üzere AWS hizmetlerinin kapsama genişliğinden faydalanacak olan GoDaddy, bu sayede ürün ve hizmetlerinin global çapta daha hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını sağlayacak.

GoPro üretimini Çin’den çekiyor

0

Trump’ın Çin’e açtığı ticaret savaşı ilk zaferlerini kazanmaya başlıyor. ABD’li kamera üreticisi GoPro, ABD’de sattığı kameraların ağır gümrük vergisinden etkilenmemesi için üretimini Çin’den çıkarmaya karar verdi.

Gümrük vergisi ağır

Dev firmaların ucuz iş gücü nedeniyle Çin’i üretim merkezi olarak kullanmasına rağmen ABD’nin getirdiği ek gümrük vergileri nedeniyle bu ürünlerin ABD’deki maliyet avantajı ortadan kalkınca şimdi şirketler üretimlerini Çin’den çekme konusunu tartışmaya başladılar.

Her ne kadar ABD ve Çin arasında üç aylık “ateş kes” ilan edilse de sürenin sonunda Trump’ın gümrük vergisini sert şekilde uygulamaya niyetli olması da GoPro’nun kararında etkili oldu.

Öte yandan 2019 yazına kadar üretimini Çin’den çıkarmış olacak GoPro’nun üretim için hangi ülkeye gideceği şimdilik belirsiz görünüyor.

Trump ise ABD’li şirketleri özellikle Çin’deki üretimlerini kapatıp fabrikalarını ABD’ye taşımaları ve ABD vatandaşlarına iş imkanı sağlamaları için sıkıştırıyor. Bu politika, Trump’ın seçim kampanyasında da verdiği sözdü.

Siber güvenlik grubu kuruldu

0

Singtel, SoftBank, Etisalat ve Telefónica şirketleri siber güvenlik grubu kurdu. Siber güvenlik gurubu ile şirketlerin ve müşterilerin güvenliğinin sağlanması hedefleniyor.

Siber güvenlik grubu ile ne amaçlanıyor?

Siber güvenlik grubunu kuran dört farklı telekom şirketi, siber tehditlerle ilgili verileri müşterilerin güvenliği için paylaşacaklar. Yer ve zaman ne olursa olsun potansiyel tehditler anlık olarak bildirilecek ve gerekli önlemler alınarak müşterilerin güvenliği sağlanacak.

Ayrıca dört ortak ortak, nesnelerin interneti için siber güvenlik uygulamalarına odaklanan ve öngörülü analitik ve makine öğrenimini entegre eden bir teknoloji yol haritası geliştirecekler.

Singtel’in küresel siber güvenlik CEO’su Art Wong ortaklık hakkında: “Siber tehditler sıklık, ölçek ve sofistike olarak arttıkça, ulusötesi sınırlarda faaliyet gösteren işletmeleri savunmak için hızlı ve koordineli bir küresel müdahaleye ihtiyacımız var“ dedi.

SoftBank’ın bulut ve siber güvenlik şefi Andrew Schwabecher, bilgisayar korsanlarının saldırılar için birlikte çalışacakları çok köklü ve yapılandırılmış topluluklar oluşturduğunu da ekledi.

Gartner Inc tahminlerine göre 2020 yılına kadar internete bağlı 26 milyar cihaz olacak. Bu nedenle bu cihazların güvenliğinin sağlanabilmesi, şirketlerin odaklanması gereken en önemli konular arasında yer alıyor.

Çağrı merkezlerinde güvenlik soruları tarih oluyor

0

Akıllı telefon, internet ve sosyal medya kullanımındaki artışla tetiklenen interaktif iletişim ihtiyacı, müşteri beklentilerini değiştiriyor. Müşteriler artık zaman ve mekan sınırı olmadan günün her saati tercih ettikleri kanaldan hizmet almayı, ilk çağrıda hızlı çözümü, kişiselleştirilmiş hizmeti, tüm kanallarda kolay kullanım deneyimini yaşamak istiyor. Dijital kanalların yaygınlaşması, müşteriye sunulan hizmetlerin zaman ve mekandan bağımsız olmasını sağlıyor ve müşteri hizmetlerine özgür, yaratıcı bakış açısı getiriyor.

Teknoloji ve insanın en uyumlu çalışma alanı müşteri hizmetlerinde olacak

Ar-Ge ve teknoloji yatırımında birinci önceliklerinin müşteri ihtiyacına çözüm bulmak olduğunu vurgulayan Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Çağatay Aynur, “Dijitalleşme müşteri hizmetlerine de özgür ve yaratıcı bakış açısını getirdi. Robotları, ses teknolojisini ve yapay zekayı müşterilerin hissiyatlarına dokunan ve ihtiyaçlarını anlayan çözümlerde kullanıyoruz.
Doğal konuşmayı anlayan yapay zeka tabanlı ses işleme altyapısı sayesinde müşteriler sadece yapmak istedikleri işlemi söyleyerek menüler arasında geçiş yapmakta ve kolay bir şekilde işlemlerini gerçekleştirmekte. Ayrıca, görüşmesini memnuniyetsiz sonlandıran müşteriler duygu analizi kullanılarak tespit edilmekte ve geri aranarak kesin memnuniyetleri sağlanmaktadır. “Doğal Dil İşleme”, “Müşteri Duygu Analizi” ve bu sene yatırım yapacağımız “Ses Biyometrisi” önem verdiğimiz, müşteri ve çalışanlarımızın hizmetine sunduğumuz alanlardan bir kaçı.” dedi.

Dijital kanalların çeşitlenmesi ile çağrı merkezinde biriken verilerin öneminin her geçen gün arttığını vurgulayan Çağatay Aynur, sözlerine şöyle devam etti; “Veri madenciliği sayesinde müşterinin temas noktalarındaki yolculuğu izlenerek, sunulan hizmetlerde beğenilen veya aksayan noktaların belirlenmesi ve iyileştirme alanlarının ortaya çıkarılması sağlanıyor. Çıkan tespitlere göre müşteri yolculuğu yeniden tasarlanıyor. Bu sayede zaman ve mekandan bağımsız hizmet bekleyen müşteriye hızlı bir şekilde dönülmesi veya kriz durumlarında karar süreçlerinin hızlanması güvence altına alınıyor.”

Chat trafiğinin yüzde 16’sını bot’lar karşılıyor

Turkcell Global Bilgi Genel Müdürü Çağatay Aynur, son dönemin popüler konusu ‘chatbotlar’ın, markanın çalışanları gibi firmayı temsil ettiğini ifade ederek, “Firmaya duyulan memnuniyete doğrudan etkisi olduğunu görmekteyiz. İlk uygulamaları sadece belirli kelime kalıplarını algılayabilen chatbot teknolojisi, standart soruların yanında makine öğrenmesi ve yapay zeka ile bugün dünyada daha geniş hizmetler verir hale geldi. Chatbotların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta otomasyonun insan dokunuşu ile dengesini her sektöre özel olarak hazırlamak ve uygulayabilmektir. İlk teması chatbotlar karşılarken insanın zeka ve duyguyu birleştirerek çözüm bulduğu daha katma değerli işlerde müşteri temsilcilerimiz hizmet vermektedir. Turkcell operasyonlarında hem webchat hem de bipchat için iki ayrı bot uygulaması kullanılıyor ve toplam chat trafiğinin yüzde 16’sı bot’lar tarafından karşılanıyor. Yapay zeka tabanlı bot ise bu sene devreye alınacak” diye konuştu.

500 kişiyi evden çalıştıracak

Türkiye’de 14, Ukrayna’da 4 olmak üzere toplam 18 lokasyon ve 12.000 çalışan ile hizmet veren Turkcell Global Bilgi’de çalışanların yüzde 70’i lisans ve ön lisans mezunu ve yüzde 61’i kadınlardan oluşuyor. Hayata geçirdiği “Evden Çalışan Müşteri Temsilcisi” iş modeliyle çağrı merkezi sektörünün dünya çapındaki en prestijli organizasyonlarından Contact Center World’de “En İyi Evden Çalışan Müşteri Temsilcisi Yapısı” ödülünü kazanan Turkcell Global Bilgi, 234 olan bu sayıyı 500’e çıkaracak.

Qualcomm’dan IoT cihazlarına özel platform!

Qualcomm Incorporated’ın (NASDAQ: QCOM) iştiraki Qualcomm Technologies Inc., bugün şirketin ilk çip-üzeri-sistem (system-on-chips- SoCs) ailesi olan ve gelişmiş 10nm FinFET işlem teknolojisi kullanan nesnelerin interneti (Internet of Things, IoT) cihazlarına özel tasarlanan Qualcomm Vision Intelligence Platformu’nu duyurdu.

QCS605 ve QCS603 çip-üzeri-sistemleri, çok çeşitli IoT uygulamalarında olağanüstü güç ve termal verimlilik sağlayarak, cihaz üstünde kamera işleme ve makine öğreniminde güçlü bilgi-işlem sunmak üzere tasarlandı. Çip-üzeri-sistemler, Qualcomm Technologies’in bugüne kadarki en gelişmiş görüntü sinyal işlemcisini (ISP) ve Qualcomm yapay zekâ motorunu; en son teknoloji ürünü ARM tabanlı çok çekirdekli ana işlemci, vektör işlemci ve grafik işlemci ünitesini içeren heterojen bir bilişim mimarisiyle birleştiriyor. Vision Intelligence Platformu ayrıca Qualcomm Technologies’in gelişmiş kamera işleme yazılımı, makine öğrenimi ve bilgisayarlı görme yazılımı geliştirme kitlerinin (SDKs) yanı sıra şirketin kalitesi kanıtlanmış bağlantı ve güvenlik teknolojilerini de içeriyor.

Qualcomm IoT cihazlarına özel üretilen Vision Intelligence Platformu’nu tanıttı

Platform, endüstriyel ve kullanıcı odaklı akıllı güvenlik kameraları, spor kameraları, giyilebilir kameralar, sanal gerçeklik (VR) 360 ve 180 kameralar, robot teknolojisi, akıllı ekranlar ve daha fazlası için heyecan verici yeni olanakları destekleyecek şekilde iyileştirildi. KEDACOM ve Ricoh THETA, Qualcomm Vision Intelligence Platformu’na dayalı ürünler geliştirmeyi planlıyorlar.

Qualcomm Technologies Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Joseph Bousaba, “Müşterilerimizin cihaz üstünde güçlü zekâ, kamera işleme ve güvenlik özelliklerini sağlamalarına yardımcı olmak üzere IoT cihazlarını önemli ölçüde daha akıllı hale getirmeyi hedefliyoruz. Yapay zekâ zaten nesne algılama, izleme, sınıflandırma ve yüz tanıma özellikleriyle kameraları, engellere kendi kendilerine karşı koyan robotları ve öğrenme özelliği sayesinde en son maceranızın bir video özetini hazırlayan aksiyon kameralarını mümkün kılıyor ancak bütün bunlar sadece başlangıç” dedi.

Bousaba, sözlerine şöyle devam etti: “Qualcomm Vision Intelligence Platform; kamera, cihaz üstünde yapay zekâ ve heterojen bilişim işlemlerinde çığır açan gelişmeleri bir araya getiren araştırma ve geliştirme yıllarının doruk noktası olarak öne çıkıyor. Platform; üreticilerin ve geliştiricilerin, akıllı IoT cihazlarının yeni dünyasını yaratmasında başrol oynayacak bir sıçramadır.”