KOBİ’lerin ana odağı: Dijitalleşme

0

Xerox’un; 1021 küçük ve orta ölçekli işletmelerle ile yaptığı araştırma, KOBİ’lerin dijitalleşmeye bakışlarını yansıtıyor.

Xerox’un, bağımsız araştırma şirketi Coleman Parks’a yaptırdığı KOBİ araştırması, KOBİ’lerin dijitalleşme ihtiyaçlarını ve teknolojiye bakışlarını ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçları, KOBİ’lerin ilk önceliğinin büyüme olduğunu gösteriyor. İkinci öncelik iş süreçlerini ve doküman iş akışını iyileştirerek verimliliği artırmak. Bu iki önceliği ise başta ofis cihazları giderleri olmak üzere ofis masraflarını azaltma ihtiyacı takip ediyor.

KOBİ’ler için dijitalleşme bir büyüme kaldıracı

Araştırmanın sonuç raporunda, KOBİ’ler ile ilgili aşağıdaki sonuç ve yorumlar göze çarpıyor:

KOBİ’lerin yüzde 80’i faturalama, finansal raporlama ve yasal işlemleri için kağıt kullanmak istemiyor.

KOBİ’lerin neredeyse yarısı (%46) kağıt bazlı iş süreçlerinin büyük bir zaman kaybına yol açtığını belirtiyor.

10 KOBİ’den 6’sı bu zaman kaybının yıl sonu kazancını olumsuz etkilediğini belirtiyor.

5 KOBİ’den sadece 1’i piyasada bulunan kağıtsız çözümlerden haberdar.

Xerox Türkiye Teknoloji ve Pazarlama Direktörü Kaan Yünezer, “Dijitalleşmenin fırsat ve üretkenlik açısından sağladığı faydanın farkına her işletme varabilmiş değil. Her geçen gün her ölçekten işletme için dijitalleşme bir tercih olmaktan çok bir zorunluluk haline geliyor” diyerek kobiler için dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı.

Mercedes-Benz Türk’ten 50 girişime destek

0

1967 yılında Otomarsan ismiyle İstanbul’da kurulan, Mercedes-Benz Türk, 50. kuruluş yılında 50 startup’a destek veriyor. Başvurular 14 Mart itibarıyla başlıyor!

Mercedes-Benz Türk yenilikçi, sürdürülebilir ve yaratıcı fikirleri destekleyerek topluma katkıda bulunmak amacıyla 50. Yılda 50 Startup projesini başlatıyor.

Yaşama Dair VakfıImpact Hub İstanbul ve Startupboothcamp İstanbul işbirliği ile yapılan yarışma için başvuru tarihi 14 Mart 2017 itibariyle başlıyor.

Teknolojiyle bağı olan, pazar değeri olan, fikir aşamasını geçmiş, iş planı çalışması yapmış ve prototip aşamasına gelmiş veya prototip üretmiş startup’lar başvuru yapılabilecek.

Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün “Mercedes-Benz Türk olarak 50 yıldır yenilikçi çözümlerle yalnızca kendi işimize değil, Türkiye’nin geleceğine ve potansiyeline yatırım yapıyoruz” dedi.

Toplam ödül 500.000 TL

İki aşamalı seçim sürecinde proje jürisi, ödüle layık görülen 50 startup’ı seçecek. Birinci aşamada jüri tarafından seçilerek ön elemeyi geçen 100 startup, bir günlük eğitim kampında buluşacak. Burada mentorlar eşliğinde pazarlama, iş planı oluşturma eğitimleri alarak, nihai iş planı sunumlarını hazırlayacaklar.

17-03/14/mercedes-16-9.jpg

Startuplar konusunda öncü Ahmet Can Şit ve Timur Sırt jüride yer alıyor. Ayrıca jüride Yaşama Dair VakıfStartupboothcamp İstanbul ve Impact Hub İstanbul bulunuyor. 100 startup arasından ikinci aşama seçimle ödüllendirilecek 50 startup’ı belirleyecek. Seçilen 50 startup’a toplamda 500.000 TL’lik para ödülü verilecek.

Buradan yarışmaya katılabilirsiniz.

Qualcomm Centriq 2400 için Microsoft ile işbirliği

0

Açık İşlem Projesi Zirvesi 2017‘de, Qualcomm 10 nanometre Qualcomm Centriq 2400 platformu üzerinden sunduğu yeni nesil bulut servislerini hızlandırmak için Microsoft ile işbirliğine gittiğini duyurdu.

Qualcomm Centriq 2400 sunucu çözümlerinin güç verdiği Microsoft Azure bulut platformu üzerinde çalışan, OCP’de sunuculara özel, gelişmiş 10 nanometre Qualcomm Centriq 2400 platformunu tanıttı.

Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakart sunucu özellikleri, Microsoft’un Olimpos Projesi‘nin son versiyonu üzerine inşa edildi. Qualcomm Centriq 2400 işlemcisinin güç verdiği Windows Server ilk herkese açık demosunu da gerçekleştirdi.

Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakartı QDT’nin en son duyurduğu 10nm, 48-çekirdekli sunucu işlemcisi ile bir araya gelerek hafıza, ağ ve çevre birimleri için geliştirilmiş arayüzlerle OCP topluluğunun en yaygın bulut işlem iş yükleri için ARM tabanlı sunuculara erişmesini ve geliştirmeler yapmasını sağlıyor. 

QDT, Açık İşlem Projesi Vakfı’nın altın üyesi

Bu ekosistemi destekleyen bir işaret olarak QDT ayrıca Açık İşlem Projesi Vakfı‘nın altın üyesi olduğunu da duyurdu. QDT, pazarın hazır olması ve yazılımlar için aralarında Red Hat, Canonical, Mellanox gibi şirketlerin de olduğu önde gelen şirketlerle çalışmaya devam ediyor. 

17-03/14/qualcomm-centriq-2400-2.jpg

Standart 1U sunucu sistemine uyan bu kart, veri merkezi iş yüklerinde yoğun işlemler için tasarımlar geliştirmesi için esneklik sunuyor. İşlem hızlandırıcıları, multi-host NIC‘ler ve NVMe gibi gelişmiş depolama teknolojileriyle birlikte çalışarak özel iş yükleri için performansı optimize ediyor.

Qualcomm Datacenter Technologies Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ram Peddibhotla “Microsoft ile yaptığımız işbirliği ve OCP topluluğuna yaptığımız katkı, Qualcomm Centriq 2400 gibi inovasyonların yapılmasını ve veri merkezlerinde hızla kullanılmasını mümkün hale getiriyor.” dedi.

Microsoft Azure Mühendisi Dr. Leendert van Doorn “Microsoft’un iç kullanımı için Windows Server ve Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakartı sunucu şartları konusunda yaptığımız ortak çalışma, Microsoft’un Olimpos Projesi ile de uyumlu olup QDT-tabanlı sunucu platformları üzerinde bulut servislerimizi sunma yönünde atılmış önemli bir adımdır.” 

The Qualcomm Centriq 2400 Açık İşlem Anakartı, 8 – 9 Mart‘ta Kaliforniya’nın Santa Clara şehrindeki OCP ABD Zirvesi’nde bulunan Microsoft‘un A4 standında ve Mellanox‘un C-23 standında sergilenecek.

Apple Çin’i kaybediyor

0

Apple dünyanın en değerli ve yaygın markası olabilir ancak araştırmalara göre dünyanın en önemli pazarı kabul edilen Çin’de hızla pazar kaybetmeye başladı.

Araştırma şirketi UBS’in çalışmasına göre, ABD’li dev marka artık Çin’de eskisi kadar kabul görmüyor.

UBS’ten Steven Milunovich’in raporuna göre, Apple’ın Çin’deki pazar payı geçen dört yılda 17 puan birden düşerek %19’a indi.

Çinliler iOS’u neden terk ediyor?

Apple da 2017 ilk çeyreğinde, Çin’deki satışlarının, 2016 ilk çeyreğine göre %12 oranında düşmesini bekliyor. Bu trendde önemli olan faktörün, yüksek kaliteli donanımlara sahip Android telefonların fiyatının giderek ucuzlaması ve iPhone’ların yerini doldurması olduğu düşünülüyor. Kullanım kolaylığı da kazanan Android telefonlar artık giderek daha fazla şekilde, iPhone’lara tercih ediliyor.

Çin’de Apple’ın en büyük rakipleri olan Oppo, Huawei ve Vivo şu anda Çin’deki pazarın %45’ine sahip durumda. Google’ın Android’i sürekli güncelleyerek daha kullanışlı ve pratik bir işletim sistemine dönüştürmesi de, iOS cihazlarının Çin’de kaybetmeye başlamasının bir nedeni olarak görülüyor. Bir diğer deyişle, daha önceleri daha pratik ve kolay kullanım sunan iOS cihazları ile daha zor kullanıldığı düşünülen Android cihazları arasındaki bu görüş farkı ortadan kalkıyor.

Volvo’nun ilk elektrikli modeli 2019’da geliyor

0

Elektrikli otomobillere geçiş süreci, VW’nin dizel araçlarındaki sahte yazılım skandalından sonra daha da hızlandı. Avrupa’daki devletlerin benzin ve dizel motorlara sahip sıfır otomobillerin yasaklanması için 2025’li yılları son tarih olarak göstermesi, otomobil üreticilerin sadece elektrikle çalışan modeller geliştirmeye başlamasına neden oldu.

Bir süredir XC90 modeli için hibrit motorlu araçlar üreten Volvo da, sadece elektrik motoruyla çalışacak ilk aracını 2019 yılında piyasaya süreceğini açıkladı.

400 km menzil

400 km menzile sahip olacak yeni elektrikli Volvo’nun satış fiyatı ise 35 bin dolarla 40 bin dolar arasında bulunacak.

Volvo yeni aracın özellikleri hakkında detay vermedi. Mevcut modellerinden birini elektrikli olarak mı üreteceği yoksa yeni bir model mi ortaya çıkaracağı bilinmiyor ancak Volvo’nun, ilk defa üreteceği elektrikli model için önemli bir tanıtım çalışması yapması bekleniyor.

38 Android cihazı fabrikadan malware ile çıkıyor

0

SophosLabs’ın yaptığı bir araştırma, ilginç bir sonucu ortaya çıkardı. Buna göre, Çin’de üretilen 38 farklı Android modeline fabrikada malware yükleniyor ve bu şekilde kullanıcılara sunuluyor.

SophosLabs’a göre, bazı büyük telekom operatörlerinin markaları adı altında üretilen bu telefonlardan altısında ROM’a yüklenmiş, kurtulmanın mümkün olmadığı malware uygulamaları yer alıyor.

Kullanıcılara reklam göstermek için

Yüklenen uygulamaların çoğu kullanıcıların bilgilerini çalan ve onlara istenmeyen reklamlar gösteren zararlı yazılımlar olarak sıralanıyor.

SophosLabs, hangi Android modellerine zararlı yüklenmiş olduğunu açıklamadı ancak zararlıların GSM şirketleri tarafından kullanıcılara verilen indirimli/özel kampanyalı telefonlara yüklü olması, operatörlerin bu telefonları reklam göstermek amacıyla kullanacağı şüphesini ortaya çıkarıyor.

Otonom sürüşte şok: Intel Mobileye’ı satın alıyor!

Geçtiğimiz yıllar boyunca, her fırsatta, her konferansta akıllı otomobillerin geleceğin en önemli bilişim platformu olacağının altını defalarca çizen Intel, otonom sürüş teknolojisi konusunda en önemli ürün ve hizmetleri sağlayan Mobileye şirketini satın almak üzer anlaştığını duyurdu.

Toplam 15 milyar dolarlık bir alışveriş olacak satın alma işleminin ardından Intel, otonom otomobil teknolojisinin en büyük oyuncusu haline gelecek. Şirket böylece 80’li ve 90’lı yıllarda PC pazarına sağladığı işlemcilerle dünya deviyken, mobil devrimi kaçırarak yaptığı hatayı tekrarlamamayı ve otonom otomobil devriminde en baştan önlem alarak piyasadaki en güçlü oyuncu olmayı hedefliyor.

Mobileye, Tesla’dan Google’a, Volkswagen veya Mercedes’ten Toyota’ya kadar çok sayıda otomobil ve teknoloji şirketine, otonom sürüş teknolojileri sağlıyor. Yüzbinlerce Tesla otomobili kadar, piyasada halihazırda test edilen otonom otomobillerin büyük çoğunluğu da Mobileye’ın otonom sürüş sensörleriyle hareket edebiliyor. 

Dolayısıyla, üzerine lisanslanmış bu teknolojilerle Mobileye’ın Intel’e geçmesi, artık otonom sürüş teknolojisine sahip otomobil üretmek isteyen her firmanın Intel’in kapısını çalacağı anlamına geliyor.

Mobileye’ın şu anda borsadaki değeri 10.5 milyar dolar. Intel’in ise şirketi satın almak konusundaki tutkusunun, Mobileye’a değerinden yaklaşık %50 daha fazla bedel ödediğini gösteriyor.

Intel Türkiye Genel Müdürü Yalım Eriştiren oldu

0

Teknoloji lideri Intel’in Türkiye operasyonunda yaklaşık 10 yıldır çeşitli pozisyonlarda görev alan ve son olarak Intel Türkiye Kurumsal ve Bireysel Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevini yürüten Yalım Eriştiren, Intel Türkiye Genel Müdürü olarak atandı

Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektöründe 20 yıllık deneyime sahip olan ve yaklaşık 10 yıldır Intel’de çalışan Yalım Eriştiren, son 4 yıldır İş Geliştirme ve Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini yürütüyordu. Eriştiren, bu görevi kapsamında, telekomünikasyon, küçük ölçekli işletmeler, finansal hizmetler sektörü, perakende, kamu, eğitim gibi dikey sektörlerde ve bulut, veri merkezi, büyük veri ve nesnelerin interneti gibi yeni gelişen teknoloji alanlarında önemli sonuçlar sağlanmasında etkili rol aldı. Eriştiren, İş Geliştirme ve Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevi süresince Intel global organizasyonu nezdinde birçok başarılı çalışmaya imza atti.

20 yıllık iş hayatında kurumsal pazarlara ürün ve çözüm sağlayan çok uluslu teknoloji şirketlerinde çeşitli pozisyonlarda görev alan ve yönetim sorumlulukları üstlenen Eriştiren, 1 Şubat 2017 itibariyle Intel Türkiye Genel Müdürü olarak atandı.

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Yalım Eriştiren, “Intel, geliştirdiği teknolojilerle tüm dünyada dijital dönüşüme öncülük ediyor; bu değişimin bir parçası olarak kendi stratejisini ve organizasyon yapısını da yeniliyor. Intel’in PC şirketinden, milyonlarca akıllı ve bağlantılı cihazı destekleyen bulut bilişim, veri merkezi, ve nesnelerin interneti şirketine dönüşüm yolculuğuna Türkiye’de liderlik etmekten memnuniyet duyacağım. Intel Türkiye ekibi, Intel içinde her zaman gerek başarıları gerekse entegre çalışma disiplini ile örnek gösterilen bir ekip olmuştur. Bu durum gerçekleştireceğimiz başarılı çalışmalarla önümüzdeki dönemde de devam edecek” dedi.

Evli ve iki cocuk babasi olan Eristiren, lisans ve lisansüstü eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünde, executive MBA derecesini ise Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladı.

Viber, kendini imha eden sohbetlere başladı

800 milyon kullanıcısı ile WhatsApp’tan sonra dünyanın en önemli sohbet uygulamalarından biri olan Viber, şimdi kendini imha eden sohbetlerle dünyanın gündeminde.

Daha çok Uzak Doğu ve Avrupa bölgelelerinde aktif olan Viber’de kullanıcıların sohbetleri artık kendini imha edebilecek. Kendini imha eden mesajların üzerinde bir imha zaman sayacı yer alırken, kullanıcının ekran görüntüsü almaya çalışması halinde alarm vermesi, mesajların kopyalanması veya forward edilmesine karşı koruma ve uçtan uca şifreleme özelliği da bulunuyor.

Peki ya fotoğraf makinesi?

Böylece, Viber kullanıcıları, özel sohbetlerinin dışarıya sızdırılması konusunda kendilerini daha fazla güven içinde hissedebilecekler. Ancak yine de tüm önlemlere rağmen, ekranın fotoğrafının çekilmesine karşı henüz bir önlem almak mümkün değil. 

Viber’in yeni mesaj özelliği, önümüzdeki hafta Android ve iOS kullanıcılarının hizmetine sunulacak.

Hangouts, Slack ile rekabete hazırlanıyor

Google, uzun yıllardır işlettiği anında mesajlaşma yazılımı Hangouts için yeni planlar hazırlıyor. Gogole’ın Allo’yu yayına almasından sonra, mesajlaşma uygulaması olarak atıl kalan Hangouts’un kurumsal alana odaklanması bekleniyordu.

Google şimdi, Hangouts Chat isimli yeni bir uygulamasını duyurdu. Popüler kurumsal sohbet uygulaması Slack’e rakip olarak konumlandırılacak olan Hangouts Chat, Slack’te olduğu gibi, grup tartışmalarına, proje gruplandırmalarına, özel mesajlara, dosya ve link paylaşımlarına, alarm özelliklerine sahip olacak. 

GSuite kullanıcılarına açılacak olan yeni Hangouts Chat, aynı zamanda Hangouts Meet ile beraber çalışacak. Bu arada, eski, standart Hangouts uygulamasına ne olacağına dair Google açıklama yapmadı, ancak Allo’dan sonra Hangouts’un kişisel bir sohbet yazılımı olarak ortada görünmesini kimse beklemiyor.

Uber’in yöneticisi görevinden ayrıldı

Uber’in üç ay önce satın aldığı yapay zeka start-up’ı Geometric Intelligence’ın direktörü Gary Marcus, görevinden ayrıldığını duyurdu.

Uber’in otonom sürüş teknolojileri için ihtiyaç duyduğu yapay zeka rutinlerini geliştiren Geometric Intelligence, 2015 yılında kurulan bir şirket. Kısa sürede önemli ürünler geliştiren şirket Uber’in dikkatini çekmiş ve Kasım 2016’da Uber tarafından satın alınmıştı.

Şirketin kurucusu ve şu anda Uber içindeki yöneticisi olan Gary Marcus, görevinden ayrılmasının ardından, şirkette “yapay zeka danışmanı” olarak görev yapacağını duyurdu.

Marcus’la beraber Uber’e geçen 14 diğer çalışan ise Uber’de çalışmaya devam edecek. Marcus’un neden ayrılma kararı aldığıyla ilgili net bilgi yok ancak Uber içinde bir süredir devam eden yönetim krizlerinin Marcus’un bu kararı almasında etkili olduğu düşünülüyor. 

Şimdi de John Carmack ZeniMax’a dava açtı

0

Facebook, Oculus Rift ve ZeniMax arasındaki hukuk savaşı genişleyerek devam ediyor.

Oculus Rift’in kendi teknolojisi olduğunu ve John Carmack’ın teknolojiyi çalarak Oculus şirketini kurduğunu iddia eden ZeniMax kısa süre önce Facebook’a dava açmış ve hatta Zuckeberg bu davada şahit olarak dinlenmişti zira Zuckerberg hırsızlıkla suçlanan Oculus şirketini iki yıl önce satın almıştı. ZeniMax ise Facebook’u bu satın almayı gerçekleştirmemesi konusunda uyardığının altını çiziyor.

Şimdi ise, Facebook’ta Oculus’un CTO’su olarak görev yapan John Carmack, ZeniMax’a dava açtı. Carmack’ın iddiasına göre, efsanevi Doom oyununu geliştiren Carmack’ın ID Software şirketini satın alan ZeniMax’ın bu anlaşmadan doğan 22,5 milyon dolarlık geliri kendisine ödemedi. Dolayısıyla Carmack da şimdi bu parayı cezasıyla beraber geri istiyor.

Öte yandan, John Carmack’ı hırsızlıkla suçlayan ve dellilleri yok ettiğini dile getiren ZeniMax, Carmack’ın şirkete 6 milyar dolar zarar verdiğini savunuyor ve 22,5 milyon ödemek yerine, Carmack’tan 6 milyar dolar istiyor.

Oculus Rift gözlükleri üzerinden devam eden bu hukuk savaşı büyüyerek ve karmaşıklaşarak devam edecek gibi görünüyor.

HARMAN artık Samsung’un

0

Güney Kore’nin elektronik devi Samsung, kısa süre önce duyurduğu HARMAN’ı satın alma işlemlerinin tamamlandığını ve şirketin artık Samsung’a katıldığını duyurdu.

Samsung’un yayınladığı basın açıklamasına göre, hisse başına 112 dolarlık anlaşmayla toplam 8 milyar dolara gerçekleşen satın alma sonrasında, ABD’li HARMAN’ın tüm ürün, hizmet ve varlıkları Samsung’a geçmiş durumda.

Yüksek kaliteli ses sistemleri ile tanınan HARMAN’ın aynı zamanda akıllı otomobil teknolojileri alanında da önemli çalışmaları bulunuyor. 13 Mart’tan itibaren HARMAN’ın hisse senetleri piyasadan çekilecek ve firma New York borsası listesinden çıkarılacak. 

HARMAN, kendi markası ve şirket varlıkları ile ayrı bir şirket olarak çalışmaya devam edecek.

 

Twitter’da 48 milyon bot hesap var

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, Twitter’daki kullanıcı hesaplarının %9 ile %15’inin, aslında insan olmadığı ve yazılımlar tarafından kontrol edilen bot hesaplar olduğunu ortaya koydu.

Twitter’ın açıklamalarına göre, aylık aktif kullanıcı sayısı 319 milyonken, araştırma sonuçlarına göreyse bunların yaklaşık 30-48 milyon adedi, bot hesaplardan oluşuyor.

Botlar ne yapıyor?

Bu botların, diğer tweetleri beğenmek, rt etmek, başka kullanıcılara DM göndermek gibi yetenekleri de bulunuyor.

Twitter ise tüm botların sahtekarlık yapmak amacını taşımadığını, bazılarının şirketler adına cevap yazan, şirket uzmanlarını uyaran özel botlar olduğunu, kimisinin doğal afetler konusunda uyarılar yayınlandığını ve diğer kullanıcılara hizmet etmek için var olduğunu hatırlattılar.

Öte yandan, 2016’daki ABD seçimleri hakkında sosyal medya odaklı yapılan bir araştırmada, politikacıların mesajlarına gönderilen cevapların, tepkilerin çoğunun, botlar tarafından oluşturulan sahte mesajlar olduğu vurgulanmıştı. Bu şekilde, bir politikacının kamuoyundaki görüntüsünün olumlu veya olumsuz etkilenmesi için, bot hesaplar kullanılmıştı.

 

Elon Musk Avustralya’nın elektrik krizini çözebilecek mi?

0

Tesla’nın kurucusu ve CEO’su Elon Musk, Avustralya’da aylardır süren ve çözüm bulunamayan enerji krizini çözmeye talip oldu.

SolarCity’nin kurucularından ve aynı zamanda Elon Musk’ın kuzeni olan Lyndon Rive, Avustralya gazetelerine verdiği, “ülkeye pil parkı kurarak, enerjinin kullanılmadığı zamanda depolanmasını sağlayabiliriz, Elon Musk da bu konuda istekli ve 100 gün içinde bu parkı kurabileceğimize inanıyor,” demecinden sonra Avustralyalı milyarder bir iş adamı Twitter’dan Elon Musk’a ulaşarak, “bu teklifinizde ne kadar ciddisiniz?” sorusunu yöneltti.

Musk bu tweet’e, “100 gün içinde 100 MWH’lık pil parkını kurarız, yetişmezse para almayacağız,” iddiasında bulundu. Bunun üzerine iş adamı, parkın maliyeti olan 25 milyon doları ve gerekli politik kararları hazırlamak üzere çalışacağını belirtti.

Avustralya’da, iki kömür santrali beklenmedik şekilde kapandıktan sonra elektrik fiyatları fahiş düzeye ulaştı. Ayrıca belirli saatlerde elektrik üretimi talebe yetişemediği için sürekli elektrik kesintileri yaşanmaya başladı. Musk, kuracağı pil parkı ile talebin düşük olduğu saatlerde artan elektriği pillere dolduracak ve talebin fazla olduğu saatlerde bu depolanmış elektriği kullandırtacak.

Ford, 3D yazıcıda parça üretmeye başladı

0

Amerikalı otomotiv üreticisi Ford, fabrikalarında 3D yazıcılar ile otomobil parçaları üretmeye başladığını duyurdu.

Düşük hacimli parçaları, uygun fiyata ve pratik şekilde üretebilmek için 3D yazıcı teknolojilerini etkin biçimde kullanacağını açıklayan Ford, böylece müşterilerin özel isteklerini veya üst modellerde kullanılan ve az sayıda üretilen kimi aksesuar parçalarını fabrikalarda yüksek maliyetli kalıplar oluşturmadan, 3D yazıcılarla kolayca üretebilecek. Ayrıca, piyasada kullanımı azalan, az sayıda kalan eski model otomobillerin ihtiyaç duyduğu yedek parçaları az sayıda veya anlık sipariş üzerine üretmek için de 3D yazıcılar kullanılabilecek.

İhtiyacı olan 3D yazıcıları geliştirebilmek için Stratasys Ltds. ile işbirliği yapan Ford, firmanın Infinite Build 3D isimli yazıcısını ilk aşamada üretim için kullanacak. İhtiyacı olan materyali kendi başına yükleyebilme yeteneğine sahip olan yazıcı böylece başında bir çalışan durmasına gerek duymaksızın, haftalar boyunca çalışıp, ihtiyaç duyulan miktarda parçayı üretebiliyor. Adındaki “infinite” ifadesini de bu özelliğinden alıyor.

Ford bu yeni üretim opsiyonunu tanıtmak için bir de video yayınladı, aşağıda izleyebilirsiniz:

Arçelik Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına devam ediyor

Çayırova Kampüsü’nde hayata geçirdiği Garage, Atölye 4.0 ve TECH PRO Akademi’yi tanıtan Arçelik A.Ş.’nin Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, “Atölye 4.0 ile de üretimdeki geleceğin teknolojilerini birebir deneyimleme imkanı sağlıyoruz. TECH PRO Akademi ise, şirketin dijital yetkinliklerini artıracak yetenek setleri oluşturmak için tasarlandı” dedi.

Hedef 20 bin fikir, 200 prototip

Hedeflerinin Garage’da bir yıl içerisinde 20 bin fikri değerlendirip, 200 prototip ile geleceğin ürünlerini şimdiden tasarlayıp üretmek olduğunu belirten Öztürk, “Ayrıca Garage içinde şirket içi ve dışından konuşmacıların katılımıyla Garage Talks etkinlikleri düzenliyoruz. Böylece çalışanlarımızın farklı görüşleri duyması ve yeni fikir geliştirmede çeşitlilik sağlanmasının yolunu da açıyoruz” şeklinde açıklamada bulundu. 

Dijitalleşme ile birlikte gelen yeni ürünlerin ve hizmet modellerinin beyaz eşya sektörümüzde de fırsat oluşturmaya devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte çok daha fazla cihazın internete bağlanması öngörülerin en başında geliyor. Bugün 20 milyar cihaz internete bağlıyken 2020’de rakamın 50 milyara ulaşması bekleniyor.

Online alışveriş alışkanlıkları gibi değişen ihtiyaçlarından yola çıkarak hazırlanacak ürünlerin, insanların hayatını kolaylaştıracağını belirtti. Öztürk, “Belki 20 yıl sonra, evimizde bize yardımcı olacak robotlar, sürücüsüz otomobiller, genetikte yaşanacak mucizelerle ilgili gelişmeler hayatımızı bugünden çok farklı bir noktaya taşıyacak” dedi. 

TECH PRO Akademi’de Koç Üniversitesi’yle iş birliği

Çalışanların dijital dönüşümün getirdiği yeni teknolojilere adaptasyonu ve dijital okur yazarlık seviyesinin artırılabilmesi için, TECH PRO Akademi’yi kurduklarını açıkladı. Öztürk, “Akademinin bazı modülleri Koç Üniversitesi işbirliği ile yürütülüyor. Uzun soluklu bir programa sahip olan Akademide, geleceğin dünyasının yetkinlik ihtiyaç analizleri yapılıyor. Tüm bu çalışmalarımızla, bugünün hayallerini, geleceğin mühendisleriyle yarınlara taşımayı amaçlıyoruz” dedi.

Ve Facebook Messenger da Snapchat’i taklide başladı

Sosyal medya servisi Facebook, geçen yıl Instagram için, Snapchat’i taklit ederek “hikayeler” özelliğini yayına aldıktan sonra şimdi aynı şeyi Messenger için de yapıyor.

Sohbet ve mesajlaşma uygulaması Facebook Messenger, aynı Snapchat ve Instagram’da olduğu gibi, bir gün içinde silinecek şekilde hikayeler yayınlama özelliğini devreye aldı.

Messenger Day ismi verilen özellikle kullanıcılar, 24 saat içinde silinecek özel fotoğraflar veya videolar yayınlayabilecekler. Bu yayınlara farklı efektleri eklemek ve görüntüleri daha cazip hale getirmek mümkün.

Halihazırda 1 milyara yakın kullanıcısı olan Messenger’ın bu hamlesi ile kullanıcıların Snapchat’e olan ihtiyacının veya merakının azalması bekleniyor. Facebook böylece çok ciddi bir rakip olarak gördüğü Snapchat’in yeni kullanıcılar kazanmasını zorlaştırırken, mevcut kullanıcılarının bir kısmını da kendine çekmeyi umut ediyor.

20 milyar doların üzerinde borsa değerlendirmesiyle halka arz edilen ancak bugüne kadar kara geçememiş olan Snapchat, şimdi benzer özelliklerle onunla rekabet edecek olan Messenger karşısında, zor zamanlar yaşayabilir ve potansiyel reklamverenlerini Messenger’a kaptırabilir.

CEO’lar sağlığına yatırım yapıyor

0

İş adamları, yöneticiler  artık sağlıklarna daha çok yatırım yapmayı tercih ediyor. Devamlı değişen ve dinamik dış dünya, özellikle  yoğun çalışan iş adamları ve üst düzey yöneticiler  üzerinde yorucu bir etkiye sahiptir. Çevresel kirleticiler, sağlıksız alışkanlıklar ve yaşam tarzı, bedenlerimizi ve zihinlerimizi bu çevre koşullarına uyum sağlamak için sürekli mücadele etmeye zorlar. Sonuç olarak vücutlarımız, dışarı atılması gereken toksinleri biriktirir ve bu görevin performansının etkinliğine sağlıklı olmak denir. Sonuç olarak, sağlıklı olmak gelecek yıllarda da sağlığımızı korumak ve performansımızı artırmak demektir.

Chenot felsefesine göre, yaşam boyu sağlıklı ve formda olmak her yaşta mümkün. Chenot Palace Sağlık Oteli’nde, ileri teşhis yöntemleri ve son teknoloji ürünü ekipmanların yanında, güçlü Chenot metodu (geleneksel Çin tıbbı ilkelerini ve en son tıbbi yöntemleri birleştirir), uzmanlaşmış tıp profesyonellerinin her bir misafire özel, kişiselleştirilmiş sağlık yaşamı geliştiren programlar sunmalarını sağlar. 

Chenot Group, Bilim Direktörü olan Dr. George Gaitanos’a göre, “Vücut enerjisini beslediği sürece 60 yaşındaki bir insan bile 30 yaşındaymış gibi hissedebilir ve davranabilir.” Burada, Chenot Palace’ın Tıbbi Departmanı’nda, Avrupalı tıbbi ekip, her misafire genel bir check-up yapmakta, mevcut sağlık durumlarını ve potansiyellerini ölçümlemektedir. Yenilikçi İnsan Performansı Bölümü, insan vücudunun yetenek ve kapasitesinin hayal edebildiğimizden çok daha fazla olduğunu göstermektedir. Chenot Palace Sağlıklı Yaşam Oteli’nin en eşsiz ve etkili terapisi -110 derecede tüm vücuda uygulanan “cryotherapy”dir. Soğuğun insan vücudu üzerindeki sihirli etkisi uzun zamandır bilinmektedir. Yüzyıllar öncesinde bile, insanlar, ateşin düşürülmesi, iltihapların tedavisi, gençleşme, hastalıkları önleme ve yenilenme amaçlı olarak, buz banyosu yaptırılmış ve karın içinde yatırılmıştır. O zamanlarda, soğuğun insan vücudu üzerindeki etkisinin bilimsel olarak açıklanması çok zor olmasına rağmen, donma terapisinin gözle görülen sonuçları insanların bunu tekrar tekrar uygulamalarına neden olmuştu. Günümüzde, soğuk terapisi, tam anlamıyla bir bilimsel teori ve tıp uygulaması haline dönüşmüş ve “cryotherapy” olarak adlandırılmıştır. Chenot Palace Gabala’da, bir tıp doktoru tarafından tavsiye edildiği taktirde, tüm vücut maksimum 3 dakika boyunca, soğuk odada -110 derece soğuğa maruz bırakılmaktadır. Bu etkili uygulama, kronik iltihaplı hastalıkların azalmasına yönelik olduğu kadar, canlandıran, performans artıran, ağrı kesen, cildi tamir eden ve parlatan, uyku düzeninin iyileştiren özellikleri de sahiptir. Bu kısacık terapi çok uzun süreli bir etkiye sahiptir.

Anti-yerçekimi koşu bandı adı verilen bir başka sofistike ekipman, kişinin vücut ağırlığını azaltarak kişiyi rahatlatan bir sağlıklı yaşam ve rehabilitasyon aracı olarak işlev görür. Yaralanma riskini azaltırken daha ağrısız egzersiz yapma ve daha fazla metabolik uyarılma elde etmeyi sağlar. Zayıflama programları, düşmeye karşı korumalı bir ortamda güçlendirme ve kondisyon kazandırma, beyin uyarımı, düşük seviyeli bir yaralanma veya ameliyat sonrası fizik tedavi için kullanılır.

Chenot Palace, konukların doğanın kucağında hem zihinlerini hem de bedenlerini doyasıya şımartabilecekleri benzersiz bir sağlıklı yaşam otelidir. Lüks konaklama, nefes kesici bir doğa, Nohur Nehri’nin sunduğu panoramik manzaralar, orman ve dağlar, zengin bitki örtüsü ve Gabala Bölgesi’nin tertemiz havasının mükemmel bir bileşimi olan Chenot Palace Sağlıklı Yaşam Oteli, uzun vadede sağlıklarını korumak ve performanslarını artırmak isteyenler için mükemmel bir seçimdir. Sağlık, fiziksel ve zihinsel canlanma ve yaşam kalitesini artırma için ideal bir yatırımdır.