GIF sitesi Giphy, 72 Milyon Dolar finansman sağladı

0

Son dönemlerde daha popüler hale gelen Giphy için işler yolunda. Yapılan son açıklamalarda yeni bir turun 72 milyon dolar ile kapatıldığı belirtildi.  Draper Fisher Jurvetson liderliğinde farklı kurumsal girişim ortakları tarafından yapılan yatırımlar ile birlikte Giphy için çok iyi bir tablo çizildi.

New York merkezli şirket tarafından yapılan bu açıklama ile birlikte sermayenin de ikiye katlanacağı öğrenildi. Böylesine bir etkinin altında ise kuşkusuz GIF’lerin önlenemez yükselişi ve popülerliği yer alıyor. Giphy’nin önlenemez yükselişi ve popülerliği sayesinde yatırımcılardan ilgi görmesi beklense de elde edilen destekler beklentilerin de üzerine çıktı.

Günlük 100 Milyon Kişiye Erişiyor

Şirket tarafından yapılan açıklamalara günlük 100 milyondan fazla kişiye erişildiği belirtildi. GIF kullanımında ise günlük 1 milyarlık bir görüntülenme alınıyor. Draper Fisher Jurvetson’un ortaklarından olan Barry Schuler “GIF’lerin tüketicilerin sevdiği bir format haline geldiğini ve reklam verenler için gerçekten de önemli olacağını düşünüyoruz” diyerek bu kararın gerekçelerini söyledi.

2017’ye işletmeler dijital dönüşüme ağırlık verecek

0

Yayınlanan son araştırmada, 2017 yılı itibari ile özellikle dijital dönüşüme ağırlık verileceği belirtildi. Bain & Company ile Red Hat ortaklığında yapılan araştırmalar, sektörlerin geleceğe yönelik eğilimleri hakkında bilgi alınmasını sağlarken, bu sonuçlarda özelikle dijital dönüşümde beklentilerin yüksek olduğu görüldü.

For Traditional Enterprises, the Path to Digital and the Role of Containers (Dijitalleşmeye ve Konteynerlere Uzanan Yolda Geleneksel İşletmeler) başlığı ile paylaşılan raporlarda, araştırmalar ABD’de yapıldı. 450 farklı kişi ile yapılan görüşmeler neticesinde önemli çıkarımlar yapılırken, özellikle 2017 itibari ile bulut bilişim, uygulama geliştirme alanına ilgi gösteren firmaların bu çalışmalara yönelim sağlaması ile birlikte ciddi bir dönüşüm yaşanacağı ifade edildi. Fakat raporda en çok dikkat çeken nokta, firmaların dönüşüm için istekli olmasına karşın mevcut durumda yatırımlar ve planlar çok basit düzeyde.

Gelenekler En Büyük Engel!

Şirketler üzerinden yapılan incelemelerde özellikle geleneksel firmaların dönüşüm noktasında çok daha geride kaldığı belirtilirken, dijital dönüşüm noktasında çoğu firma henüz ilk aşamada. Sektör liderlerinde ise dönüşüm aşamaları çoktan geride bırakılmış durumda. Bulut sunucular, yapay zeka ve çeşitli otomasyonlar firmaların en önemli iş araçları halinde.

Raporda dijital dönüşümü tamamlayan ve önemli bir ilerleme yaşayan firmaların bu geçişin etkilerini net bir şekilde görmeye başladığı ifade edilirken, Pazar payında artıştan daha yüksek operasyonlara ulaşma noktasında önemli bir avantaj yakalıyor.

UPS, 26 bin güneş paneli için 18 milyon dolar harcayacak

0

UPS’nin yeni projesi, yılda 1.200 evdeki elektrik ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik üretecek.

UPS, dünya genelindeki 2 bin 580 tesisine 26 bin güneş paneli ekleyerek bu yıl güneş enerjisi kullanımını neredeyse beş kat artırmayı planlıyor. Markanın yenilenebilir enerji genişleme projesi, nakliye firmasına yaklaşık 18 milyon dolar mal olacak. Fakat uzun vadede karlı bir yatırım olduğundan dolayı mali açıdan şartları daha da iyileştirilecek.

8 Bina İle Başlıyor!

Projenin kısa süre içerisinde ABD’de en az sekiz bina ile başlayacağı duyurulurken, bu projenin tamamlanması ile birlikte yenilebilir enerji noktasında UPS’de çevreci firmalar listesinde yer alacak. Marka tarafından daha önce 2004 yılında Palm Springs, Kaliforniya bölgesinde güneş enerjisi adına üretimlere başlamıştı. Bu tarih itibari ile üretim hattını geliştiren ve farklı bölgelerde de tesisler kurmayı başaran UPS, sadece 2014’te yenilenebilir enerji programından yaklaşık 200 milyon dolar tasarruf ettiğini açıkladı. Bu da markanın tüm fabrikalarında yenilebilir enerjiye geçmesi noktasında istekli olmasını sağlıyor. UPS’nin bu hamlesi sonrasında karbon emisyonlarının yılda yaklaşık 8200 metrik ton azaltılması hedefleniyor.

UPS direktörlerinden Bill Moir tarafından yapılan açıklamada, güneş teknolojisinin verimli ve uzun vadeli güç sağlamak için en iyi yöntemlerden birisi olduğunu söyledi. Bu açıklamalar UPS’nin projesiyle dikkat çekmesini sağlarken, projenin kısa süre içerisinde tamamlanması bekleniyor.

Ford yapay zeka şirketine 1 milyar dolar yatırdı

0

ABD’li otomotiv üreticisi Ford, Silikon Vadisi temelli bir start-up olan Argon AI’nin çoğunluk hisselerini satın aldı.

Argon AI için 1 milyar dolar ödeyen Ford böylece otonom sürüş teknolojileri alanında önemli bir avantaj elde etmiş oldu.

Ford’un açıklamasına göre, satın almanın ardından, otonom sürüş alanında çalışan Ford mühendisleri ile robotlar konusundaki çalışmaları ile öne çıkan Argon AI’nin çalışanları aynı ekipte çalışacaklar.

Sadece birkaç ay önce kurulan şirket

Argon AI, sadece birkaç ay önce, Google’ın otomobil çalışmalarında kendini tanıtan Bryan Salesky ve Uber mühendisi Peter Rander tarafından kurulmuştu.

İki şirketin yöneticileri satın almanın tam fiyatlaması hakkında bilgi vermekten kaçındılar ancak “1 milyar doların üzerinde” olduğunun altını çizdiler. Böylece sadece birkaç ay önce kurulmuş olan bir start-up’ın 1 milyar doların üzerinde satılmasıyla Silikon Vadisi’nde yeni bir rekor kırılmış oldu.

Mühendis adayları için Engineering Case Camp

0

Engineering Case Camp, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden katılım gösteren öğrencileri, mühendislik dünyasının en prestijli şirketleri ile aynı platformda buluşturmayı hedefliyor!

17-18-19 Şubat tarihlerinde konaklamalı olarak gerçekleştirilecek olan Engineering Case Camp, kariyerlerine yön vermek ve mühendislik sektörünü daha yakından tanımak isteyen üçüncü, dördüncü sınıf ve Yüksek Lisans öğrencilerine üç günlük heyecanlı bir deneyim fırsatı sunuyor.

Her biri birbirinden değerli mühendislik şirketlerinin katılacağı kampta; şirketler ile öğrencileri etkileşimli bir atmosferde bir araya getiren Case Study oturumları, şirketlerin kariyer olanaklarını ve çalışma ortamlarını anlatabileceği Şirket Kariyer Sunumları,şirketlerin yönetim kadrolarında bulunan önemli isimlerin kariyer öykülerini ve ilham verici sunumlarını içeren Inspiring Talks oturumları, öğrencileri gerçek mülakat deneyimi kazanmasını sağlayacak Mülakat Simülasyonları ve Focus Gruplar gibi birçok interaktif aktivitenin yanı sıra birçok şirketin standı da fuaye alanında gün boyu yerini alacak!

Wirecard Türkiye 2016’da pazar etkinliğini arttırdı

0

Ödeme sistemleri ile Türkiye pazarına da giriş yapan Wirecard, Türkiye pazarına giriş yaptığı yıl itibari ile en parlak dönemlerinden birisini yaşadı. Özellikle 2014 yılı itibari ile yapılan satın almalar ile birlikte etkin bir şekilde pazarda yer almayı başaran Wirecard, bu satın almalar sonrasında Wirecard Türkiye olarak tanıtılmıştı.

Türkiye’de oldukça yakından tanınan ve Wirecard tarafından satın alınan Mikro Ödeme, şu anda Wirecard Türkiye’nin de yönetiminde söz sahibi. Mikro Ödeme kurucusu Alper Akcan tarafından yönetilen marka, satın alma sonrasında bugüne kadar iyi bir başarı grafiği oluşturmayı başardı.

Operasyonlar sonrasında Pazar hacmini 840 TL’ye kadar çıkarmayı başaran marka, bu bakımdan Türkiye’de yoğun olarak tercih edilmeye başlandı. Yapılan açıklamalara göre markanın aylık işlem sayısı dahi 3,4 milyon civarında. Epara, kredi kartı ve ön ödemeli kart gibi farklı ödeme sistemlerine sahip olan firma, bu açıdan bakıldığında etkin ve uluslararası yetkinlikte.

Özellikle mobil ödeme sistemlerinin ilerleyen dönemlerde daha fazla kişi tarafından kullanılacağı düşünüldüğünde, Wirecard Türkiye için pazarın liderliği için büyük bir fırsat görünüyor. Özellikle Türkiye’nin kredi kartı kullanımında listenin yukarılarında yer alması, bu tip ödeme sistemlerine de ilgi gösterilmesini sağlıyor

Paypal Fırsat Yarattı

Türkiye’de yoğun olarak kullanılan ve pastanın büyük bir bölümüne sahip olan Paypal’ın Türkiye’den çıkış yapması, Paypal’ın sahip olduğu payın da paylaşılmasını sağladı. Böylece sektördeki diğer markalar daha ön plana çıkarken, Pazar hacmi arttı, operasyonlar daha fazla oldu.

Activision Blizzard gelirlerini iki katına çıkardı

0

Activision Blizzard son dönemlerde oyun sektörüne büyük bir damga vururken, bu durum gelirlere de yansımaya başladı. Marka tarafından yayınlanan raporlarda, etkileyici bir dördüncü çeyrek geçirildiği görülürken, oyun içi satışlardaki rakamlar iki katına çıktı.

Blizzard Entertainment tarafından piyasaya sunulan Hearthstone, özel bir kart oyunu olarak yıl boyunca popüler kalmayı başardı. Bu sayede oyun içi satın alımlardan elde edilen para, iki katına kadar ulaştı. Paylaşılan rapora göre Activision Blizzard’ın 2016 yılındaki oyun içi satışlardan elde ettiği gelir 3,6 milyar dolar. 2015’te ise gelir 1,6 milyar dolar seviyesinde kalmıştı. Bu açıdan bakıldığında iki yıl arasındaki fark iki katından dahi fazla.

Oyun sektöründe başarılı ve hedef odaklı çalışmalar yapan marka, daha önce de mobil stüdyosu King’i satın almış ve Candy Crush Saga gibi ücretsiz oynanacak önemli oyunları piyasaya sunmuştu. Oyunlar ücretsiz olarak oynansa da mağazalarda yer alan ücretli içerikler kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. King satın alması tamamen devre dışında bırakılmış olsa dahi markanın bir yılda elde ettiği gelir yüzde 30 oranında artmış durumda.

Büyümenin büyük bir bölümü ise kuşkusuz Overwatch ile sağlandı. Mayıs ayında 25 milyondan fazla oyuncuya ulaşan oyun, markanın en önemli gelir kalemlerinden birisini oluşturdu.

Geleceği Parlak!

Tüm bu durum Activision Blizzard için 2016’nın çok iyi geçmesini sağlarken, gelirlerin artması yeni yatırımlar ve geliştirmeler ile markanın bu alandaki yolunu da şimdiden açmış durumda.

Pandora’nın 4. çeyrek raporu kaybettirmeye devam ediyor

0

Müzik devi Pandora, 2016 yılının dördüncü çeyrek kazanç sonuçlarını açıklamasıyla birlikte yüzde 4 oranında bir düşüş yaşadı.

Pandora için son dönemlerde kritik bir süreç yaşanırken, marka adına yapılan açıklamalar yatırımcılarda umut yaratmıştı. Fakat yaşanan son gelişmeler ve 4. çeyrek raporları beklentileri karşılamadı. Yatırımcıların tutumuna bakıldığında beklentilerin farklı olduğu net bir şekilde görülürken, tüm bu gelişmeler sonucunda yüzde 4 oranında bir kayıp yaşandı.

Yaşanan kaybın hisse başına yaptığı etki ise 13 cent olarak belirlendi. Tüm bu düşüşe rağmen yıl genelini oldukça iyi bir şekilde geçiren marka, gelirlerini arttırmayı başardı. Yapılan açıklamalarda gelirde yüzde 17 oranında bir artış olduğu belirtilirken, bu artış ile birlikte gelir 393 milyon dolar olarak belirlendi. Firma adına beklentiler 374 milyon dolar seviyesindeydi.

Ücretli Üyelikler Sevildi

Marka CEO’su ve kurucusu Tim Westergren, yaptığı açıklamada, 2016 yılında ücretli ürün abonelerinin çok verimli geçtiğini söyledi. Bu da gelirlerin daha da artmasını sağladı. Kısa bir süre önce piyasaya sürülen Pandora Plus ve Pandora Premium hizmetleri, şirketin müzik yayını yapan işletmeden daha fazla para kazanmasına yardımcı oldu. Şarkı dinleme sırasında ek kontroller, daha iyi çevrimdışı bir deneyim gibi özelliklerle gelen Pandora, kullanıcıların dikkatini çekmeyi başardı. Tüm bu gelişmeler ve hareketlilik ile birlikte en önemli amaç ise kuşkusuz Apple Müzik, Amazon ve Spotify gibi sektör rakiplerine karşı daha iyi bir şekilde rekabet edebilmek.

2016 yılında 638 milyon güvenlik tehdidi yaşandı

0

SonicWall (ağ güvenlik firması), tarafından 2016 yılına dair hazırlanan rapor, tehditlerin giderek arttığını gözler önüne serdi. Rapora göre sadece 2016 yılı içerisinde büyük ve küçük işletmeler için yapılan saldırılar 638 milyona ulaştı.

2017 Yıllık Tehdit Raporu Yayınlandı

Tüm veriler, “2017 Yıllık Tehdit Raporu” başlığı altında paylaşılırken, özellikle fidye yazılımları nedeniyle firmaların yüksek oranlarda zarar yaşadığı ifade edildi. Raporda, 2016 yılının ilk çeyreğinin sonuna gelindiğinde, şirketlerin 209 milyon dolar fidye bedeli ödediği ve 2016 yılının ortalarına gelindiğinde ise şirketlerin neredeyse yarısının fidye saldırısı aldığı belirtildi. Bu rakamların 2017 itibari ile daha da artması beklenirken, özellikle firmalar için güvenlik noktasında önlem alınması giderek zorunlu hale geliyor.

Mart’ta Rekor Seviyelere Çıkıldı

Rapora göre saldırılarda ilk büyük artış, Mart ayında yaşandı. Ay içerisindeki saldırı girişimleri ay boyunca yoğun olarak görülürken, bu artış ile birlikte saldırılar 30 milyona çıktı. En büyük atılımlardan bir tanesi dördüncü çeyrekte yaşanırken, sadece dördüncü çeyrekte yaşanan saldırı 266.5 milyon olarak belirlendi

SonicWall, fidye saldırısının bu kadar yayılmasındaki nedenleri de sıralarken, bu yazılımların artması ve tercih edilmesindeki sebepler şöyle açıklandı;

  • Düşük operasyon maliyeti
  • Virüsün yayılmasının kolay olması
  • Yakalanma ya da cezalandırılma riskinin düşük olması

Tüm bu detaylar, fidye virüslerinin daha kolay bir şekilde yayılarak artmasını sağlarken, raporda fidye yazılımı edinmenin ve dağıtmanın da çok kolay olduğu vurgulandı. Üstelik bu saldırıya maruz kalan kişilerin büyük bir bölümü herhangi bir sorun yaşamamak ve veri kaybetmemek adına sessiz bir şekilde bu durumu çözmeyi tercih etti. Fakat yapılan araştırmalara göre mağdurların yüzde 42’si verilerini hiçbir şekilde kurtaramadı.

Nasıl Yayılıyor?

Fidye virüsü, Microsoft gibi markaların adlarını kullanarak e mail aracılığı ile kullanıcılara ulaşıyor. Mail ekinde yer alan ödeme faturaları, gerçeğinden ayırt edilemediği gibi bu dosyaları bilgisayarlarında açan kişilerin geri dönüşü olmuyor.

Airbnb’den bir yatırım daha: Luxury Retreats alınıyor

0

Son dönemlerde farklı stratejileri ve yatırım planları ile gündeme gelen Airbnb, bir yatırım duyurusu daha yaptı. Marka tarafından yapılan resmi açıklamalarda Luxury Retreats için satın alma görüşmelere başlandığı belirtilirken, bu satın alma ile birlikte Luxury Retreats marka bünyesine geçti. İki marka satın alma bedeli olarak 200 milyon dolarda anlaştı.

Konaklama alanının en önemli markalarından birisi olan Airbnb, Luxury Retreats satın almasının ardından Kanada’da bu alanda faaliyet gösterecek. Lüks daire ve villa alanında en çok tercih edilen sistemlerden birisi olan Luxury Retreats, bundan sonraki süreç içerisinde aynı ekip ile birlikte faaliyetlerine devam edecek. Markanın bu yeni satın alma sonrasında sistemin sınırlarını Kanada dışına çıkarması da mümkün görünüyor. Bu açıdan yeni firmaya yapılacak yatırımlar ile birlikte bu alanda Airbnb daha güçlü bir konuma gelebilir.

Karlı Yatırım Geldi

2016 yılına kadar kar elde etmeyi başaramayan Airbnb, bu satın alma ile birlikte kar üreten ve bu anlamda kazandıracak bir firmayı satın almış oldu.

İddialar Yorumsuz Bırakılmıştı

İki marka arasında görüşmelerin yapıldığı uzun süreden beri iş sektöründe konuşulsa da iki marka da sessiz kalmayı tercih etmişti. Fakat paylaşılan son bilgiler ile birlikte bu konuda herhangi bir soru işareti kalmadı.  

TEB Fintech Future Four’un kazananları belli oldu

Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB), Türkiye’den bankacılık ve finans dünyasını değiştirecek teknolojilerin çıkması amacıyla, finans teknolojisi konusunda fikir ve projeleri olan start up’lara özel olarak başlattığı TEB Fintech Future Four Programı’nın kazananları belirlendi.

Son 8 projenin katılmaya hak kazandığı final sunumunda, uzman jüri değerlendimesiyle Roboadvisory kategorisinde ZEK.AI ve Miks; Dijital Danışmanlık kategorisinde Chatbank ve Önce Müşteri/Müşterini Tanı kategorisinde SoolX girişimleri dereceye girmeye hak kazandı.

Mendi: “TEB Fintech Future Four Start-Up’lara iyi gelecek”

Final sunumları sonarsında konuşan TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, TEB olarak hedeflerinin bankacılık ve finans dünyasının geleceğini şekillendirecek teknolojilerin Türkiye’den çıkması olduğunu belirtti.  Fintech Future Four Programı’yla yenilikçi finans teknolojisi fikirlerinin hayata geçirilmesine destek sunmaktan mutluluk duyduklarını belirten Mendi şunları söyledi:

“Altyapımız, tecrübemiz, ilk ürün için sağladığımız finansal destek ve projenin ilk müşterisinin hazır olması Start-Up’lara iyi gelecek. Bu programı hayata geçirirken sektör olarak hayalini kurduğumuz gelecek vizyonunu bankalar ve start-up’ların birlikte çalışmasıyla inşa edebileceğine gönülden inanıyorduk. 20 Eylül’de başlattığımız Fintech Future Four Programı’na her biri çok değerli toplam 43 başvuru aldık. Uzun bir değerlendirme sürecinin ardından finale kalan 8 projenin finans sektöründe dünya çapında sorunların cevabı olabileceğine inanıyoruz.”

Yarışmaya 43 proje başvurdu

TEB, TEB Özel Melek Yatırım Platformu aracılığıyla 20 Eylül’de başlattığı Fintech Future Four Programı’na toplam 43 başvuru aldı. Ön değerlendirmeler sonucu seçilen  ilk 25 takımın  Bomonti Ada’daki ilk jüri değerlendirmesinin ardından 16 takım belirlendi. Seçilen takımlar, programın danışman ortağı Symrna Capital tarafından 3 hafta boyunca mentorluk  alarak derinlemesine birebir görüşmeler gerçekleştirdi

Gerçekleşen sunumlarda banka üst yönetimi ve bağımsız jüri üyelerinden oluşan değerlendirme kurulu, girişimcilerin sunumlarını dinleyerek Türkiye finansal sistemine uygunlukları, rekabette sağlayacağı avantajlar, fintek fikirlerinin nasıl global platformlara taşınabileceği konularında interaktif görüşmeler gerçekleştirdi. 11 jüri üyesinin ayrı ayrı değerlendirmesi sonucu 4 Fintek projesi 2017 TEB Fintech Future Four’un kazananları olarak belirlendi.

Oldukça rekabetçi geçen final sunumlarının sonrasında jürinin oyları ile kazanan ilk 4 girişim Roboadvisory kategorisinde ZEK.AI ve Miks; Dijital Danışmanlık kategorisinde Chatbank ve Önce Müşteri/Müşterini Tanı kategorisinde SoolX oldu.

Kazananlara özel destekler

Jüri tarafından seçilen ZEK.AI, Miks, Chatbank ve SoolX takımları bundan sonraki süreçte TEB içerisinde final ürünü yaratmak için bankacılık mevzuat ve ugunlukları, hukusal süreçler, ürün güvenliği ve teknoloji uygunluğu gibi alanlarda uzman ekipler ile birlikte çalışacaklar. Bunun yanında TEB Girişim Bankacılığı, şirket kurulumu, hukuki destek, ortaklıklar, patent edinme ve müşteri kazancı gibi konularda destek sunarken, seçilen  4 Fintech girişimi iş yönetim danışmanlığı, girişimcilik eğitimleri, ofis ve destek hizmetlerine ulaşabilecek. TEB program kapsamında danışman ortağı Smryna Capital LLC aracılığı ile girişimlere ilk mali desteği hibe olarak sağlarken; TEB Özel Yatırımcı Kulübü (Investor Society) kazanan takımlara alfa ürün geliştirmeleri ve yatırım alma  konusunda destek olacak.

TEB’in dijital zeka ve yeteneklerin finans alanında da değerlendirilmesi hedefiyle oluşturduğu, TEB Fintech Future Four Programı’nın Türkiye ekonomisine sürdürülebilir değer kazandırması ve Türkiye’nin küresel finans merkezi konumuna ulaşmasında çok büyük bir adım olması bekleniyor. TEB ortağı BNP Paribas ile birlikle kazanan 4 girişimi Fransa ve dünya genelinde fintek startup ekosistemine duyurmayı ve onlara uluslararası network fırsatları yaratmayı planlıyor.

Kazanan Girişimler

Yatırımlarınızı yönetmenin akıllı ve kolay yolu: ZEK.Aİ

Finansal okuryazarlığın ülke genelinde düşük olması ve tasarruf sahiplerinin, bireysel emeklilik sistemindeki birikimlerini etkin bir şekilde yönetemediği gerçeğinden hareketle ortaya çıkan projede, müşterilerin finans bilmesine gerek kalmadan yatırımlarına yön verebilmeleri hedefleniyor. Müşterilerin bireysel emeklilik planlarındaki fonların içeriğini onlar için anlayıp dağılımını değiştiren girişim, profesyonel danışmanlık hizmetleri ile daha yüksek getiri potansiyeli ve bir yılda performans iyileşmesi olmadığı takdirde para iade garantisi vaadediyor.

Baştan sona yeni bir yatırım deneyimi: Miks

Daha önce finansal piyasalarla ilgilenmiş, vadeli mevduat hesaplarının getirisinden memnun olmayarak döviz/altın/hisse senetleri/FX piyasasında küçük de olsa yatırım yapmış, daha yüksek bir getiri için bir miktar risk almayı göze alabilecek, dijital adaptasyonu yüksek ve yatırım büyüklüğü 500.000 TL’ye kadar olan bireysel yatırımcılar, girişimin hedef kitlesini oluşturuyor. Miks yatırımcılara profesyonel danışmanlar tarafından çeşitli temalar doğrultusunda hazırlanmış portföylerini satın alma olanağı sunarak; baştan sona yeni bir yatırım deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

Miks ile bireysel yatırımcılar sratejisi ve içeriği detaylı olarak paylaşılan portföylere tek bir tuş ile yatırım yapabiliyor, istediği bir yatırım aracını ekleyerek ya da çıkararak portföyün içeriğini kişiselleştirebiliyor ve bu portföyün performansını 7/24 takip edebiliyor.

Bankacılık sektörüne özel, mesajlaşma botunu: Chatbank     

ChatBank, bankacılık sektörüne özel bir mesajlaşma botunu. ChatBank, müşteri memnuniyetini ve bağlılığını arttırırken, personel giderlerinden %37’ye varan tasarruf sağlıyor. Müşteri hizmetlerine hızlı ve kolay erişim sağlayarak vakit kazandırırken, müşteri memnuniyetinin arttırılması hedefleniyor. Çağrı merkezine gelen arama sayısını düşürerek çağrı merkezi maliyetlerinden tasarruf sağlıyor. Piyasadaki chatbot’lar ile kıyaslandığında en akıllı ve en doğru cevapları verdiğini iddia ediyor.

Chargeback Yönetimi : SoolX

Soolx, bulut tabanlı chargeback yönetimi ve dolandırıcılık tespit ve önlemesine yönelik hazırlanan analitik araç tool’udur. Bir hizmet olarak basit bir web tabanlı yazılım. Müşteri adına yasal adımları ve prosedürleri uyguluyor. CRM platformu, müşterinin pazarlama kampanyaları oluşturmasına ve izlemesine olanak tanıyor.

2017’de veri analitiğine odaklanan şirketler kar edecek (Video)

0

Veri analitiği konusunda hizmet veren dünyanın en önemli şirketlerinden SAS’ın Türkiye CEO’su Hakan Erdemli ile şirketin faliyetleri ve hedefleri konusunda bir röportaj gerçekleştirdik.

Hakan Erdemli ayrıca 2017’de şirketlerin daha verimli olması, daha karlı olması için veri analitiği konusunu nasıl değerlendirmeleri gerektiğine de değindi.

Hakan Erdemli, SAS’ın 2016 performansını değerlendirdiği basın toplantısında da ayrıca yeni nesil veri analitiği çözümlerini detaylandırdı.

2016’da 3.2 milyar dolar gelir

Geçtiğimiz sene 40. yılını geride bırakan SAS, 2016 yılında dünya çapındaki iş birlikleri kapsamında 3,2 milyar dolar gelir elde etti. Bankacılık, perakende, sigorta, telekom, otomotiv, sağlık sektörleri başta olmak üzere doğru veriye ulaşılıp bu verinin anlamlandırılması kapsamında ürün/hizmet geliştirmeden üretim ve pazarlamaya kadar bir çok süreçte stratejik ve hedef odaklı hamleler yapılabilmesini sağlayan SAS çözümleri, Türkiye’de de çok sayıda şirket ve kurum tarafından tercih ediliyor.

SAS Türkiye Ülke Müdürü Hakan Erdemli, SAS’ın global büyümesine paralel olarak 2016’da Türkiye’de de çift haneli büyümeyi sürdürdüklerini belirterek, “2016 ülkemiz ekonomisi için zor bir yıl oldu. Ancak firmaların Analitik alanında yaptıkları yatırımlara devam etmeleri bizim için son derece memnuniyet verici oldu. Böyle zorlu bir yıldan SAS Türkiye tarihinin en iyi gelir rakamlarıyla çıktık ve 2017’de hedeflerimizi büyütüyoruz.”dedi.

 

Veri Analitiği Çağ Atladı: SAS’ın Yeni Nesil Analitik Çözümleri

Hakan Erdemli, gelişen teknoloji ve dijitalleşmenin yeni organizasyon yapıları ve iş stratejileri gerektirdiğini ve bu doğrultuda bulut teknolojileri, nesnelerin interneti, makine öğrenimi, gerçek zamanlı veri analitiği, ses ve görsel kaynaklı veri gibi kavramların iş dünyasındaki süreçleri yakından etkilediğine dikkat çekti.

Veri akışının geçmişte sınırlı platformlar üzerinden yapıldığını, bu kapsamda veri yönetiminin ve analitiğinin daha yalın sayılabilecek şekilde yürütüldüğünü, dijitalleşme kapsamında günümüzde milyarlarca cihaz ve insanın veri ürettiğini belirterek, “Kullanıcı, müşteri ve makina verisi derken büyümesi önlenemez veri okyanusları ile karşı karşıyayız. Veri açısından 10 yıl öncesine baktığımızda daha durağan iç denizler varken şimdi devasal dalgaları olan  uçsuz bucaksız okyanuslar var. Sığ denizlerde bir kayıkla seyahat edebilirken bugün adeta transatlantiklere ihtiyaç duyuyoruz. Şirket ve kurumların veri okyanuslarında güvenle ve başarıyla seyahat edebilmesi için SAS’a ve SAS’ın üstün yeni nesil analitik çözümlerine ihtiyacı var” dedi.

Bugün pekçok çözümün, online alışveriş yapan müşterilerin davranışlarına göre segmentasyon yaparak müşteriye uygun içerik gösterilmesini sağladığına değinen Erdemli, “SAS bunu gerçek zamanlı yapıyor. Yani tarihsel veriyi de kullanıyor ve markanın müşteriyi tanıyıp ona uygun teklifler götürmesini sağlıyor. Gerçek zamanlı olarak müşteri hareketleri takip edilebildiği için bu tekliflerin de gerçek zamanlı olarak gerektiğinde değişmesine olanak tanıyor” şeklinde konuştu.

Analitik Buluta Taşınıyor

Uzun yıllardır makine öğrenimi ve veri madenciliğinde önemli çalışmalar yapan SAS, çözümlerini buluta taşıyarak artan işlem gücü ve artan veri işleme hızıyla daha fazla verimlilik sunuyor. SAS, 40 yıldır sunmakta olduğu hizmetleri SAS VIYA ve SAS Customer Intelligence 360 gibi çözümlerle buluta taşıyor.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 2017’de Öncelikler Arasında

SAS Türkiye Ülke Müdürü Hakan Erdemli, kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında yapılacak çalışmaların 2017’nin öncelikli konuları arasında olduğunu, gerekli aksiyonların alınmaması durumunda milyon liralık cezalar ve hapis cezası gibi yaptırımlarla karşılaşılabileceğini belirtti. Verinin 40 yıldır ana işleri olduğunu söyleyen Erdemli, koruma yaşam döngüsünün kritik beş aşamasının tamamı için yazılım sunduklarına ve çok sayıda firmayla bu alanda çalışmalarını başlattıklarına dikkat çekti.

 

Burak Aydın, Silver Spring EMEA Genel Müdürü oldu

0

Intel Türkiye’nin Genel Müdürü Burak Aydın, Intel’in dünya çapındaki yeni yapılandırmasıyla Türkiye’deki ofisini de küçültmesi sonucunda görevinden ayrılarak, Silver Spring Networks’ün EMEA bölgesi Genel Müdürü oldu.

Twitter’daki hesabından duyuru yapan Burak Aydın’ın EMEA bölgesi Genel Müdürü olduğu Silver Spring, internet nesneleri alanında network çözümleri üreten dünya çapında bir firma.

Akıllı şehir çözümleri, akıllı alt yapılar, akıllı enerji çözümleri gibi IoT tabanlı servisler sunan Silver Spring Networks, 2002 kuruluşlu bir şirket. Firma 2013’da New York borsasında halka açılmıştı.

 

Intel, ABD’de 7 milyar dolara fabrika açıyor

Intel, dünyadaki en gelişmiş yarı iletken işlemci fabrikasını kurmak için ABD Arizona’da 7 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.

Fab 42 isimli fabrika hali hazırda işliyor ve ürün vermeye devam ediyor ancak Intel 7 nm üretim teknolojisine geçiş için fabrikayı geliştirme kararı aldı. Yatırımın tamamlanmasından sonra dev fabrika veri merkezlerinde kullanılmak üzere milyonlarca işlemci üretecek. Ayrıca yine yüzmilyonlarca internet nesnesi üretim kapasitesine sahip olacak.

3-4 yıl içinde tamamlanması beklenen yeni Intel fabrikası, 3000 yüksek seviye/yüksek maaşlı mühendis için iş imkanı sağlayacak. Fabrika ayrıca Arizona bölgesinde toplam 10 bin yeni iş pozisyonu yaratacak.

7nm teknolojisiyle üretilecek yeni işlemciler, yeni nesil yoğun işlem gücü gerektiren uygulamaları ve donanımları güçlendirmek için kullanılacak. Böylece çok ağır işlem gücü gerektiren yapay zeka uygulamalarının günlük hayata uyarlanması daha da kolaylaşacak.

 

Comptel 347 milyon Euro karşılığında Nokia’nın olacak

0

Son dönemlerde önemli bir yenilenme sürecine giren Nokia, sektör için önemli bir satın alma eşiğinde. Yapılan son açıklamalarda mobil yazılım alanında önemli firmalar arasında gösterilen Comptel ile Nokia’nın anlaşma masasına oturduğu ve 347 milyon Euro karşılığında anlaşmanın sağlandığı ifade edildi.

Comptel bugüne kadar sektörün önemli iş ortaklarından birisi olarak görülürken, borsada da işlem görüyor. Yapılan satın alma ile birlikte hisse başına 3,04 euro’luk bir değer biçilen firma, Nokia için yüksek bir satın alma olacak.

İki marka da Finlandiya’da kurulduğu gibi uzun yıllardan beri önemli iş ortaklığı da yürütülüyordu. Bu açıdan Nokia’nın firmayı satın alması, dışa bağımlılığı da azaltacak. Yapılan açıklamalara göre firmanın şu anda 32 farklı ülkede 800’ü aşkın çalışanı var. Avrupa ve Hindistan gibi bölgelerde etki bir şekilde faaliyetlerini sürdüren marka, son yıllarda 100 milyon Euro gelir seviyesini de aşmış durumda.

Nokia’nın Yazılım Hamlesi Sürüyor

Yaptığı satın alma ile birlikte yazılım alanını güçlendirmeyi başaran Nokia, bu alanda daha önceden de önemli satın almalar yaparak, farklı projeler geliştirmişti. Yenilenen mobil sektöre yönelik güçlü bir şekilde giriş yapmayı hedefleyen Nokia için bu yatırımların olumlu bir şekilde dönüş yapmaya başlaması, kuşkusuz kısa süre içerisinde büyük bir pay getirecek. Yazılım ile birlikte en büyük hedefler ise 5G ve nesnelerin internetinde değişime ayak uydurabilmek.  

Tesla’nın değeri Model 3 ile birlikte artmaya başladı

0

Tesla, piyasaya sunduğu yeni araçları ile birlikte olumlu dönüşler alırken, özellikle piyasadaki değerler Model 3 ile birlikte artış gösterdi. Özellikle otomobil şirketinin fabrikasını Model 3 sedan üretimi için hazırladığı haberinin gündemde yer almaya başlamasının ardından borsada Perşembe sabahı yüzde 1.97’lik bir artış yaşandı.

Tesla’dan Model 3 Sedan Hazırlığı

Tesla tarafından Çarşamba günü yaptığı açıklamada, yüksek kapasiteli Model 3 sedan üretimi için California montaj fabrikasında bir hafta boyunca üretimini durduracak. Bu sırada yapılacak hazırlıklar ile birlikte Tesla Temmuz ayı itibari ile üretimlere başlama imkanı elde edecek.

2018’de 500 Bin Araç Üretilecek

Tesla sözcüsü tarafından daha önce yapılan açıklamalarda Tesla için üretim aşamasında her şeyin planlara uygun bir şekilde ilerlediği ve üretim sonrasında her yıl 500 bin aracın fabrikadan çıkacağı belirtildi.

Özellikle halka açılması ile birlikte çok daha yakından takip edilmeye başlanan Tesla’nın son raporları ise şöyle;

Dronelerin ticari dünyada yeri nasıl olacak?

0

2017 yılına dair yapılan piyasa analizlerinde drone pazarının 6 milyon dolara çıkabileceği belirtildi. Şu anda özellikle ticari alanda daha fazla yer alması beklenen droneler, böylece daha büyük bir pazara ulaşmayı başaracak.

Gartner tarafından yapılan araştırmalarda 3 milyar dronenin 2017’de 6 milyar doların üzerinde gelir yaratacağı özellikle vurgulanırken, bu gelir seviyesi ile birlikte markalar da droneler üzerinden iyi bir gelir elde etme imkanı sağlayacak.

Pazar araştırmalarında drone kullanımlarına yönelik de detaylar paylaşılırken, Gartner’a göre, 2017’de yaklaşık 3 milyon droneden yaklaşık 174 bini ticari amaçlı kullanılacak. Gelir açısından sadece ticari droneler 2.36 milyar dolarlık bir Pazar yaratacak. Kişisel kullanımlar için 3.69 milyar dolar da hesaba katıldığında rakamlar 2017 için oldukça büyüyecek.

Drone Pazarı İçin 2020 Tahminleri Neler?

Gartner’e göre 2020’ye gelindiğinde, drone Pazar hacmi 11,2 milyar doları geçemeyecek. Şu anda cihazlar daha çok eğlence ve fotoğrafçılık alanında kullanılırken, önümüzdeki dönemlerde 3D haritalama ve modelleme özellikleri ile cihazların daha da geliştirilmesi ve daha fazla ticari pazarlara girmesi bekleniyor.

Gartner’in raporuna göre dikkat çeken noktalar ise şöyle;

  • Tarım sektörü drone kullanımı için yavaş büyüyen endüstriler arasında. Tarımın 2020’ye kadar ticari pazarın yaklaşık yüzde 7’sini alması bekleniyor.
  • Teslimat için kullanılan cihazlar düzenleme ve lojistik tarafından engellenecek ve bu nedenle de 2020’ye kadar ticari pazarın sadece yüzde 1’ini alabilecek.

ÖTV ve KDV indirimleri e-ticareti ateşledi

0

Bakanlar Kurulu’nun kararıyla ÖTV ve KDV’de gerçekleşen indirim, uygulamaya girdiği ilk haftadan itibaren satışları arttırmaya başladı. e-ticaret siteleri de tüketicilerden yoğun ilgi görüyor.

Beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinde yüzde 6,7 oranında uygulanan ÖTV’nin sıfırlanması, mobilyada da KDV’nin yüzde 18’den yüzde 8’e çekilmesi, tüketiciler için fırsat oldu.

3 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 30 Nisan’a kadar geçerli olacak uygulamanın başlamasıyla fiyatların avantajlı seviyelere gelmesi, Türkiye’de e-ticaretin ev sahibi GittiGidiyor’un bu kategorilerdeki satışlarını yüzde 25 ila yüzde 35 arasında artırdı.

Etkisi artacak

GittiGidiyor’un Genel Müdürü Öget Kantarcı, yüksek kur ve hızlı değişen gündem gibi etkenlerle alışverişi erteleyen tüketicinin vergi indirimleriyle harekete geçtiğini belirtti. İlk hafta itibarıyla beyaz eşya satışlarında yüzde 25, mobilyada da yüzde 30 artış olduğunu ifade eden Kantarcı, “Halihazırda devam eden kampanyalar kadar vergi düzenlemesinin de satışlara olumlu etkisini gözlemliyoruz. Bu durum, önümüzdeki dönemde söz konusu etkinin daha da artacağıyla ilgili önemli bir sinyal” dedi.

Herkes klima almaya koştu!

İndirimin en fazla etkilediği kategorilerden birinin iklimlendirme olduğuna dikkat çeken Kantarcı, söz konusu dönemde klima satışlarının da yüzde 35 oranında arttığını söyledi. Kantarcı, “Normalde klima satışlarındaki yukarı yönlü hareket Nisan, Mayıs gibi dikkat çekici hale gelmeye başlar ve sıcakların arttığı dönemlerde daha da ivmelenir. Vergideki indirimin fiyata yansıdığı kampanyalar yapılınca, bu yıl klima almayı düşünenler şimdiden bir etki yaratmaya başladı. Şubat ayında klima satışında yüzde 35’e varan artış gördük” şeklinde konuştu.

Dijitalleşmeye ve Konteynerlere Uzanan Yolda Geleneksel İşletmeler Araştırması

0

Bain & Company ile Red Hat, işletmelerin dijital dönüşüm uygulamalarını ve bunun sonucunda sağladığı faydaları belirlemeyi hedefleyen ortak bir araştırmanın sonuçlarını yayımladı.

For Traditional Enterprises, the Path to Digital and the Role of Containers (Dijitalleşmeye ve Konteynerlere Uzanan Yolda Geleneksel İşletmeler) araştırmasına toplamda yaklaşık 450 Amerikalı yönetici, BT lideri ve BT çalışanı katıldı. Sektöre yönelik araştırmada bulut bilişim ve modern uygulama geliştirme gibi dijital teknolojilerin ezber bozucu etkisini anlayan işletmelerin çevikliklerini artırmak, müşterilerine yeni hizmetler sunmak ve maliyetlerini düşürmek için yeni dijital teknoloji arayışında oldukları ortaya çıktı. Buna karşın, dijital dönüşümle ilgili stratejiler ve yatırımlar hala başlangıç aşamasında kalıyor.

2017 yılında dijital dönüşümün, gerçek BT ihtiyaçlarının ve genelde teknolojiye yaklaşımların hayli vurgulanması bekleniyor. Bain & Company ile Red Hat işbirliğiyle yapılan araştırmaya göre geleneksel şirketlerin çoğu dijital yolculuklarının henüz başında. Lider olanların ise kullandıkları bulut bilişim, ileri düzey analitik ve modern uygulama geliştirme gibi gelişmiş teknolojilerle diğerlerinden ayrıştığı ortaya çıkıyor.

Araştırmaya katılan ve dijital yatırımlar yapmış olan katılımcıların elde ettiği teknoloji ve iş sonuçları çok çarpıcı. Bain ve Red Hat’in araştırmasına göre, yeni teknolojiler kullanarak işlerinde dijital dönüşüm gerçekleştiren kurumların elde ettiği sonuçlar şöyle:

·         Pazar payında artış: Bu işletmeler, dijital dönüşümün henüz ilk aşamalarında olan işletmelere göre pazar paylarında sekiz kat artışa tanık oluyorlar.

·         Daha doğru zamanda piyasaya daha iyi ürünler sürme hedefiyle yeni teknolojileri benimseyen işletmeler, dijital dönüşümün erken aşamalarında olan işletmelere göre 3 kat daha hızlı ürün sunabiliyorlar.

·         Daha akıcı geliştirme süreçleri, daha esnek altyapı, daha hızlı pazara çıkış ve daha düşük maliyet gibi sonuçlar ise uygulama geliştirmede konteyner kullanan işletmelerin elde ettiği sonuç oluyor.

İşletmeler dijitale geçme yolculuklarını sürdürürken, teknolojilerini ve iş hedeflerini destekleyen ileri düzey yapılara yatırım yapmaya devam ediyor. Modern uygulamalar ve konteynerler, işletmelerin eski uygulamalarını ve altyapılarını değiştirmelerinde yardımcı bir role sahip.

Konteyner nedir?

Konteynerler, sözü edilen geliştirme platformları içinde en yenilikçi olan ve en gündemde olan teknolojilerden biri. İşletmelerin dijital dönüşümünde büyük bir rol oynuyor. Konteynerler, kullanıcıların işleyiş süresinden kaynaklanan bağımlılıklarını (kümelendirilmiş ve dağıtıklaştırılmış altyapı üzerinde çalışması gereken tüm dosyalar) paketleyip ayrı bir yere almalarını sağlayan müstakil ve bağımsız ortamlar. Bu yetenekleri sayesinde konteynerler, genel ve özel bulut da dahil olmak üzere pek çok farklı ortama rahatça taşınabiliyor.

Bain ve Red Hat araştırmayı yürüttükleri süreçte, konteyner kullanan işletmelerin, mimari açıdan somut faydalar görmeye başladığını gözlemledi. Katılımcılar üzerinde yapılan analize göre, önceden konteyner kullanmaya başlamış olan firmaların geliştirme sürelerinde yüzde 15 ila 30 arası bir kısalma göze çarpıyor ve konteynerlerin taşınabilir olmaları sayesinde ilave altyapı esnekliği de artıyor. Araştırma ayrıca donanım verimliği sayesinde maliyetlerde de yüzde 5 ila 15 arasında bir düşüş olduğunu gösteriyor.

Bain ve Red Hat raporuna göre bu yeni teknolojilerin yarattığı fırsatlar çok çarpıcı olsa da, konteynerlerin kullanılma hızı ve tarzında aynı duruma tanık olmuyoruz.

Rapor, konteynerlerin yaygın bir şekilde kullanılmalarının önündeki en büyük engellerin yeni teknolojiler karşısındaki tipik tepkilerden kaynaklandığı görülüyor: yeni teknolojiyi iyi tanımamak, işgücü açısından uygun yeteneklere sahip insanların azlığı, mevcut teknolojiden ayrılma konusunda duyulan tereddüt ve ekosistemlerin henüz olgunlaşmaması. Elbette bütün bunlar zamanla ortadan kalkacak. Sağlayıcılar konteynere özgü zorlukların giderilmesi için çalışıyor ve yönetim araçları, iş yükleri üzerinde uygulanabilirliği, güvenlik ve istikrarlı depolama gibi konularda pek çok ilerleme kaydediyorlar. Bu da konteyner kullanmanın önündeki engellerin teker teker kalkmakta olduğu anlamına geliyor.