Özerk gemi geliştirmek için ortaklık kuruldu

Özerk gemi geliştirme çalışmalarında önemli bir ortaklık kuruldu. Google, özerk gemilerde yapay zekayı iyileştirmek amacıyla Rolls-Royce ile birlikte çalışacak.

İki şirket arasındaki yeni anlaşma ile Rolls-Royce, Google’ın Bulut Makine Öğrenme Altyapısını, yapay zeka tabanlı nesne sınıflandırma sistemini, bir geminin denizde karşılaşabileceği nesneleri tanımlamak ve izlemek için kullanacak.

Radar ve Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) gibi geleneksel teknolojiler özerk gemi geliştirmek için yeterli olmadığı için Rolls-Royce, Google’dan yapay zeka ve makine öğrenimiyle destek alacak. Gemilerin her yerindeki kameralarla entegre şekilde çalışacak olan bu teknolojiyle gemiler kendi kendine yol alabilecek ve kaptanlara gerek kalmayacak.

Rolls-Royce’tan SVP Karno yaptığı açıklamada, “Akıllı bilinçlendirme sistemleri, özerk bir geleceği kolaylaştırmaya yardımcı olurken denizcilik işletmelerinde gemiler ve mürettebatları daha güvenli ve daha verimli hale getirebilir” dedi.

English Ninjas konuşarak İngilizce öğretmeyi amaçlıyor

0

Türkiye’de yabancı dil eğitimi almak isteyenler genellikle dilbilgisini temel alan bir öğrenme sürecinden geçiyor. Eğitime başladığı günden bitirdiği güne kadar sürekli dilbilgisi kurallarını anlamaya çalışan, fakat bunu pratiğe dökemeyen öğrenciler, bu yüzden eğitimlerini tamamladıklarında dilbilgisine sahip fakat İngilizce konuşamaz halde oluyorlar.

Bu aşamadaki birinin rahat ve akıcı bir şekilde konuşabilmesi için en etkili yol pratik yapması. Bir dil sürekli konuşulmadan öğrenilmiyor gerçeğinden yola çıkan girişimci Ali Servet Eyüboğlu’nun kurduğu English Ninjas, İngilizce konuşturmaya odaklanmış bir platform. 17 ayda kullanıcı sayısı 100 bini geçen bu platformda tamamı yabancı yüzlerce eğitmen var.

Öğrencilerinin yüzde 10’u yurtdışından olduğunu söyleyen Eyüboğlu, kurumsal müşterileri olduğundan da bahsediyor. Hedeflerinin Türkiye’de daha da büyüyerek bu işi dünyaya açma olduğunu anlatan Eyüboğlu, yakın zamanda yapacakları yeni yatırımlar ile Türkiye ve dünyada büyüyeceklerini belirtiyor..

English Ninjas ilk girişim değil

Ali Servet Eyüboğlu, yeni bir girişimci değil. O, Zomato’nun satın aldığı mekan rehberi Mekanist.net’in kurucularından. Şirketi 2015’te sattıktan sonra Zomato Türkiye’de bir yıl ülke müdürlüğü yapan Eyüboğlu, 2016’da şirketten ayrılıyor. Akabinde de yeni bir girişim yapmak için çalışmaya başlıyor.

Pek çok insanın İngilizce konuşma konusunda sorun yaşadığını ve dil öğrenmenin de çok kompleks bir iş olduğunun farkına varan Eyüboğlu, dil eğitimi veren pek çok okul ve kurs olsa da konuşma konusunda bir açık olduğunu görüyor. Konuşma konusunda sıkıntı çekenlere “6 ay Amerika’ya git çözersin, pratik yapman lazım” dendiğini gören Eyüboğlu, “Bir uygulama yapalım, 7/24 yabancı eğitmenler ile konuşma fırsatı versin ve sıkıcı olmasın diye işe koyulduk” diyor.

Bu işi ilk olarak kendisi fonlayan Eyüboğlu ardından bir grup melek yatırımcıdan da tohum yatırımı aldıklarından bahsediyor. 17 ay önce ise platform kullanıcılara açılıyor.

Doğru telaffuz ederek akıcı İngilizce konuşabilmek için yapmanız gereken English Ninjas mobil uygulamasını indirmeniz. Üye olduktan sonra kendinize en uygun paketi seçebiliyorsunuz. Günde kaç dakika, haftada kaç gün almak istediğinizi yazıyorsunuz.

Örneğin 7 gün 20 dakika almak istediğinizde size buna göre aylık bir ücret belirtiliyor. English Ninjas’ın sadece bireysel kullanıcıları yok. Pek çok kurum çalışanlarına bu eğitimleri sunuyor ve çalışanlarının İngilizce konuşma seviyesini yükseltmek için kullanıyor. Bugün Eczacıbaşı, Koç ve Zorlu Holding’in yanı sıra, Turkcell’den Allianz’a, Watsons’dan PWC’ye kadar pek çok kurum bu uygulamadan çalışanlarını yararlandırıyor.

Farklı dillerde de benzer bir platform oluşturma hedefinde olan Eyüboğlu’nun bir başka hedefi ise, platformu yurtdışına taşımak. Özellikle Latin Amerika, Suudi Arabistan, Güney Kore ve Çin’de büyük fırsatlar olduğunu söyleyen Eyüboğlu, “Hedefimiz büyümeyi Türkiye’de ve dünyada sürdürmek” diye konuşuyor.

Google, Porto Riko’ya internet sağlayacak

0

20 Eylül’de Porto Riko’da büyük bir yıkıma neden olan Maria Kasırgası’nın yaraları halen sarılamadı. Yabucoa bölgesinin tamamen karanlıkta kalmasına neden olan kasırga sonrasında Tesla, yüzlerce PowerWall pil sistemini bölgeye yardım amacıyla göndermişti. Felaket bölgesi için bir yardım da Google’dan geliyor.

ABD Federal Haberleşme Komisyonu (FCC) bölgede acil hücresel hizmet sunulabilmesi için Google’ın ana şirketi Alphabet’in Project Loon projesini devreye almasını onayladı.

Alphabet, uzak bölgelerde internet hizmeti sunmak için güneş enerjisi ile çalışan yüksek irtifalı balonları kullanmak için 2013’te Proje Loon’unu ilan etmişti. Lisans çalışmaları süren projeye, Porto Riko’ya yardım için lisans izni verildi. Böylelikle Google, Project Loon ile bölgede acil internet ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.

Kasırga sonrası baz istasyonlarının yüzde 83’ü hizmet dışı kalan Porto Riko’da, hücresel altyapı yenileme çalışmaları devam ediyor.

Microsoft Windows Phone’un öldüğünü itiraf etti

0

Kısa süre önce Microsoft’un kurucusu Bill Gates artık Windows Phone kullanmadığını ve Android’e geçiş yaptığını itiraf etmişken şimdi de Microsoft’un resmi Twitter hesaplarından, Windows Phone’un öldüğü bilgisi doğrulandı.

Microsoft kullanıcıları Windows 10 Mobile platformunun yeni özellikler ve yeteneklerle güncellenmesini beklerken Microsoft’un yöneticilerinden Joe Belfiore, Windows Phone platformuna dair tüm çalışmaların durdurulduğunu duyurdu.

Buna göre Windows Phone işletim sistemi artık sadece hata ayıklamaları ve güvenlik yamaları ile güncellenecek ancak sisteme yeni yetenekler veya özellikler eklenmeyecek. Bir diğer deyişe, Windows telefonları artık yürüyen ölüler olarak, çöpe atılacakları zamanın gelmesini bekliyorlar.

Samsung, Tayland’da HDR LED sineması kuruyor

Samsung, sinema salonları için tasarlanan yüksek çözünürlüklü LED ekran olan HDR LED sineması için ilk denizaşırı tedarik anlaşmasını imzaladı. Samsung’un HDR LED sinema sistemi Taylan’da hizmet verecek.

Tayland sinema zinciri Major Cineplex ile yapılan anlaşmaya göre 10.3 metre genişliğinde 4K yüksek dinamik aralıklı (HDR LED) ekranlar kurulacak.  Tayland’da 110 sinema ve 668 tiyatro salonu bulunan Major Cineplex yapılan anlaşmayla 2018 tarihinde yeni sinema ekranları kurulacak. Şirket, HDR LED ekranın konvansiyonel projektörlerden 10 kat daha canlı olduğunu belirtiyor.

2015 yılında kurumsal LED işini genişletmek için LED firması Yesco’yu satın alan Samsung, LED sektöründe hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Samsung ABD, Avrupa ve Asya’da daha fazla anlaşma yapmak istediğini açıkladı.

Facebook sahte haber şikayeti için yeni tuşu test ediyor

0

Facebook son bir yıldır sahte haberler nedeniyle büyük baskı yaşıyor. ABD Başkanlık seçimlerine Facebook’taki sahte haberlerle müdahale edildiğinin anlaşılması üzerine dünya liderlerinin hedefine oturan Facebook, sahte haberleri teşhis edebilmek için sayısız yöntemi denemeye başladı.

Son olaraksa, haberin sağ üst kısmında beliren küçük bir “i” harfini test etmeye başladığı anlaşılıyor. Küçük bir test grubu ile yönetilen çalışmaya göre, Facebook kullanıcılardan sahte olabileceğini düşündüğü haberleri gördüğünde i tuşuna basmasını istiyor.

Bu buton tam anlamıyla bir şikayet tuşu olarak değil, haberin yayıncısı hakkında bilgi veren bir info tuşu olarak çalışıyor. Kullanıcı, yayıncının diğer makaleleri, Wikipedia sayfası gibi detaylara bu info ekranından kolayca ulaşabiliyor. Bu bilgiler ışığında, yayıncının sahte haber yayınlayan bir profile sahip olduğunu düşünecek olursa, haberi şikayet edebiliyor.

Bir diğer deyişle Facebook artık kullanıcılarına, okudukları haberin/makalenin yazarı hakkında daha hızlı bilgi alabilme imkanı sunmuş oluyor.

Sony robot köpek geliştiriyor

Japon teknoloji şirketi Sony, köpeğe benzeyen ev tipi robot Aibo’nun yenilenmiş bir versiyonu ile robotik alanına geri dönüyor. Yeni nesil robot köpek, son teknoloji ile donatılıyor.

Nikkei Asian Review’a göre, 1999 yılında başlatılan ve 2006 yılında Sony’nin maliyet azaltma ve yeniden yapılandırma çabalarının bir parçası olarak durdurulan köpek robotunun yeni versiyonu, yapay zeka ve internet bağlantısıyla donatılmış olacak.

Aibo, programlanmış kişiliğiyle ve görme, duyma, tepki verme gibi yetenekleriyle çevreyle etkileşim halinde olacak.  Zaten Sony, 2016 yılında “insanların kalbini kazanacak” robotlar üzerinde çalışma başlattıklarını duyurmuştu.

Ev halkının dostu olacak, yapay zekalı ve internet bağlantılı yeni nesil robot köpek Aibo’nun satış tarihi ve satış fiyatı hakkında henüz açıklama yapılmadı.

Yapay zeka destekli yüz tanıma, alışveriş yaparken sizi izleyecek

Bir elektronik mağazasına gittiğinizi ve birkaç TV modeline baktıktan sonra evinize döndüğünüzü hayal edin. Mağazadaki kameralar tarafından tarandınız ve yüz bilginize sahip diğer veri tabanlarıyla bu bilgi eşleştirildi. Artık yüzünüz, bir “yeniden hedefleme” reklam kampanyasında kullanılabilir durumda.

Örneğin evinizde zaten sizin yüzünüzü daha önceden tanıyan kameralı bir akıllı TV kullanıyorsanız, bu TV arayüzünde artık yeni televizyon reklamları görebilirsiniz. 

    
    

Yapay zeka, yüz tanıma ve veri

Yukarıda anlattığımız senaryo size biraz gerçek dışı gelebilir. Ancak teknolojinin geldiği noktaya baktığımızda bunun hiç de uzak bir senaryo olmadığını görebilmek mümkün.

Geçtiğimiz günlerde tanıtılan ve yüz tanıma sistemine sahip iPhone X bunun en güzel kanıtlarından biri. Tabii ki halihazırda Galaxy S8 gibi yüz tanıma kullanan farklı modeller de var ve yakın gelecekte bu sisteme sahip cihazlar git gide artacak. Öte yandan Economist verilerine göre şu anda Facebook’un elinde kayıt altına alınmış 1.2 milyon yüz var. Hani bir fotoğrafı yükledikten sonra, sistem o fotoğraftaki kişiyi tanıyıp “Ahmet’i etiketleyeyim mi?” diye soruyor ya; ondan bahsediyoruz.

Halihazırda WhatsApp‘ta veya Facebook Messenger‘da arkadaşınızla konuştuğunuz bir ürün, karşınıza 1 saat sonra reklam olarak dönebiliyor. En değerli şeyin veri olduğu günümüzde, gelişen teknoloji ve yüz tanıma gibi sistemlerin yaygınlaşmasıyla reklamcılığında bu yöne kaydığını görüyoruz. Ancak tabii ki bunu kullanacak veya kullandırtacak şirketlerin de, kişisel güvenlik noktasında birçok dikkat etmesi gereken konu ve adım var.

Walmart, yeni ürün iade sistemini piyasaya sürüyor

Walmart, e-ticaret işinde Amazon ile rekabet etmek için yeni girişimlerde bulunmaya devam ediyor. Walmart, son olarak Mobile Express Returns adlı yeni bir mağaza içi iade hizmeti başlatacağını duyurdu.

Çevrimiçi alışveriş ile satın alınan ürünü geri iade etme süreci bazı zamanlar fazlasıyla uğraştırıcı olabiliyor. Walmart, Mobile Express Returns ile ürün iade sürecini çok pratik hale getirmeyi başardı.

Çevrimiçi ürün satın alan ve sonra bu ürünü iade etmek isteyen kişiler Walmart uygulamasında oturum açarak işlemi gerçekleştirebiliyor. İşlem için bir QR kodu oluşturup, iade edilmek istenilen ürün fiziksel Walmart mağazasına götürülerek işlem tamamlanabiliyor.

Mobile Express Returns, bu yılın Kasım ayında piyasaya çıkacak ve ABD’deki 4.700 Walmart mağazasının tamamı için geçerli olacak. Hizmetin 2018’de Walmart.com’un çevrimiçi pazarındaki üçüncü taraf satıcıları da kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

BBC, Amazon Echo için interaktif radyo programı hazırlıyor

Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle radyo ve TV programlarının nasıl değişeceğine dair bir örneği çok yakında BBC sayesinde göreceğiz.

BBC, Amazon’un yapay zekalı ev asistanı Echo için interaktif bir radyo programı hazırladığını duyurdu. Yeni program bir müzik programı değil ancak bir tür adventure oyunu gibi kurgulanacak. 

Echo kullanıcıları programda anlatılan öyküyü dinlerken kritik noktalarda seçim yapma imkanı olacak. Böylece öykü dinleyicinin tercihine göre şekillenip sonuçlanacak. Elbette kullanıcı programı tekrar dinleyip farklı tercihlerle farklı sonuçlara da ulaşabilecek. 

The Inspection Chamber isimli programın yaratıcıları ise bu öykü için “hikaye motoru” isminde özel bir modül geliştirdiklerini ve bu sayede farklı öyküleri, farklı seslerle bir araya getirerek farklı öyküler yaratabileceklerinin altını çiziyor.

Google yapay zeka ile insan sesi üretecek

0

Google’ın 2014 yılında satın aldığı İngiliz yapay zeka şirketi DeepMind’ın Google servislerine entegrasyonu giderek hız kazanıyor.

Bugüne kadar faaliyetlerini Londra’da sürdüren Deep Mind artık Google’ın ABD’deki merkez ofisinin içine de bir laboratuvar kurdu ve burada DeepMind’ın yapay zekasını Google’ın mevcut servislerinin içine entegre etmek üzere çalışmalar yapıyor.

Bu amaçla ilk ortaya çıkan ürün ise daha gerçekçi yapay zeka sesleri olacak. Robotların ve yapay zeka servislerinin konuşmasındaki o metalik/robotik tonu yenmek üzere çalışan DeepMind, daha gerçekçi yapay sesler üretmek üzere kurulan WaveNet nöral ağına entegre edildi. Böylece Google Asistant hizmetinden güç alan Google Home gibi ürünlerde duyacağımız sesler artık çok daha fazla “insan sesine” benzeyecek.

DeepMind ile ortak çalışan WaveNet şimdilik ABD İngilizcesi ve Japonca üzerine odaklanmış durumda. Ancak bu dillerin doğal görünümlü dijital üretimi mükemmelleştikten sonra Google diğer dillerin üzerinde de çalışmaya başlayacak.

İşte Elon Musk’ın CV’si

0

Elon Musk gibi dünyanın en önemli ve dev şirketlerini kurmuş bir milyarderin CV’ye ihtiyacı olabilir mi? Musk’ın bir iş başvurusunda bulunmayacacağı kesin. Ancak Elon Musk’ı tanımak isteyecek insanlar için onu en iyi anlatacak CV nasıl yaratılabilirdi? 

Bu sorunun cevabını arayan bir online CV hizmeti, insanlara bir sayfadan uzun CV’ye ihtiyaçlarının olmadığını göstermek için, dünyanın en donanımlı insanlarından biri olan Elon Musk’ın CV’sini hazırladı.

Sayısız şirket kurmuş, dünyayı değiştiren önemli ürünleri ortaya çıkarmış, ABD’yi uzaya taşıyan uzay gemilerini üreten ve insanoğlunun Mars’a gitmesi için en gelişmiş planları milyar dolarlık yatırımlarla yürüten Musk’ın bile sadece bir sayfalık CV ile kendini tanıtabildiğini görünce, dünyadaki başka herkesin kendini bir sayfalık CV ile anlatabileceği anlaşılıyor.

İşte Elon Musk için yaratılan o CV:

Nokia başkanı yapay zeka dersleri alıyor!

Nokia başkanı Risto Siilasmaa (51), bu yaz Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen yapay zeka programlama ile ilgili çevrimiçi kurslar için kaydolduğunu açıkladı. Nokia’nın başkanı, yapay zeka hakkında daha fazla bilgi edinmek için okula kaydolduğunu söyledi.

30 yıl sonra programlama derslerine geri döndüğünü söyleyen Siilasmaa, yapay zeka programcısı olmak istemediğini ancak yapay zekanın yeteneklerini derin bir şekilde anlamak istediğini belirtiyor. Nokia başkanı, endüstriyel devrimin önemli bir altyapısı olan yapay zeka konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Nokia, daha güçlü ve daha kişiselleştirilmiş hizmetler oluşturmak için telekom operatörlerinin topladığı verilerin dağılımını analiz eden karmaşık yazılımlar sunacak. Potansiyel yapay zeka uygulamaları ile Nokia, ağ tıkanıklarının giderilmesine yönelik, sürücüsüz otomobillerde kullanım için trafik analizi ve akıllı şehirler için çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.

Kaspersky antivirüs yazılımı ile NSA belgeleri çalındı

0

Rus hackerlar, birden fazla rapora göre Kaspersky Lab antivirüs yazılımı yardımıyla Ulusal Güvenlik Ajansı’ndan (NSA) gizli belgeleri çalmayı başardılar. 2015’te gerçekleştirilen ancak geçen yıl keşfedilen saldırı, uzmanlar tarafından “son yılların en önemli güvenlik ihlallerinden biri” olarak değerlendirildi.

Wall Street Journal gazetesinde, kimliği belirsiz kaynaklara göre, Rus hükümeti için çalışan hackerlar NSA’dan gizli belgeleri çalmayı başardılar. Belgelerin, ABD hükümetinin istihbarat elde etmek için yabancı bilgisayar ağlarına nasıl eriştiği ve siber saldırılara karşı nasıl savunma geliştirdiği üzerine detayları içerdiği belirtiliyor.

Kaspersky Lab’ın tartışma konusu olduğu bu siber saldırı sonrasında Rusya ve ABD hükümetleri arasında gerginlik yaşanıyor. Bu yılın başlarında Kaspersky Lab, Rusya hükümeti ile çalışmadığını kanıtlamak için kaynak kodunu paylaşmayı teklif etmişti. Ayrıca geçtiğimiz ay federal hükümet, yazılımın tüm devlet bilgisayarlarından kaldırılmasını emretmişti.

GÜNCELLEME! 

Konu ile alakalı Kaspersky cephesinden bir açıklama geldi!

Wall Street Journal tarafından 5 Ekim 2017 tarihinde yayımlanan habere ilişkin Kaspersky Lab açıklamasıdır:

Wall Street Journal tarafından 5 Ekim 2017 tarihinde yapılan bir haberde iddia edilen olayla ilgili, Kaspersky Lab’a bu olaya dâhil olduğuna yönelik doğrulayıcı nitelikte herhangi bir kanıt sunulmamıştır. Ve ne yazık ki haberdeki kanıtlanmamış iddialar, şirketi aralıksız bir şekilde karalamaya devam etmektedir.

Özel bir şirket olarak, Rus hükümeti de dâhil olmak üzere herhangi bir hükümetle yasal olmayan bir ilişkimiz bulunmamaktadır. Bu haberden çıkan tek sonuç, Kaspersky Lab’ın jeopolitik bir savaşın ortasında kaldığıdır.
Kötü amaçlı yazılımlara ve siber suçlulara karşı verdiğimiz savaştaki agresif tutumumuzdan dolayı özür dilemiyoruz. Şirket olarak, kaynağı ne olursa olsun 20 yıldır aktif bir şekilde kötü amaçlı yazılımları belirleyerek zararı en aza indiriyor;
böylece bağımsız kötü amaçlı yazılım saptama testlerinde sürekli en yüksek notları alıyoruz. Şunu da belirtmek isteriz ki, Kaspersky Lab ürünleri siber güvenlik sektörünün sıkı standartlarına uymakta ve Amerika’daki veya dünyanın herhangi
bir yerindeki popüler güvenlik sağlayıcısıyla korunan sistemlere aynı seviyede erişim ve ayrıcalık sağlamaktadır.

Benzinli otomobil satışını yasaklayacak ülkelerin listesi

Benzinli otomobil satışları, temiz bir gelecek planlaması yapan ülkeler tarafından yasaklanıyor. Çeşitli hükümet planlamaları ile benzinli otomobil satışlarının yasaklanmasının temelinde ise yakıt emisyonlarını azaltmak bulunuyor. İşte 2040 yılına kadar benzinli otomobil satışını yasaklayacak olan ülkelerin listesi:

Norveç, 2030 yılından itibaren sadece elektrikli ve hibrit araç satacak. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2017 raporuna göre elektrikli ve hibrit otomobiller, 2016 yılında Norveç pazar payının yüzde 28’ini oluşturdu.

Hollanda, 2025’ten itibaren sadece elektrikli araç satacağını açıkladı. IEA raporuna göre, elektrikli ve hibrit otomobiller 2016 yılında Hollanda pazar payının yüzde 6’sına sahipti.

Hindistan, elektrikli ve hibrit araçları 2030’dan başlayarak satacağını açıkladı. Hindistan elektrikle çalışan araçları desteklemek için henüz bir altyapı inşa etmedi. Ancak 2030 yılı hedefiyle gelecek için planlamalarını sürdürüyor.

Çin, sadece elektrikli ve hibrit araç satacağını, ancak somut bir zaman çizelgesi belirlemediğini açıkladı. IEA raporuna göre, elektrikli ve hibrit araç 2016 yılında Çin pazar payının yüzde 1,4’ünü oluşturdu.

Birleşik Krallık, 2040 yılından itibaren benzinli ve dizel araç satışını yasaklayacağını açıkladı. Rapora göre 2016 yılında elektrikli araçlar, İngiltere’nin araç pazarındaki payının yüzde 1,4’ünü oluşturdu.

Fransa, 2040 yılına kadar benzinli ve dizel araç satışını yasaklayacağını, 2050 yılına kadar da karbon emisyonunda nötr olmayı amaçladığını açıkladı. IEA’ya göre elektrikli ve hibrit araç 2016 yılında Fransa’nın kişisel araç pazarının yüzde 1,4’ünü oluşturdu.

Efsane uygulamanın fişini çektiler

0

İnternet çağında anında mesajlaşma imkanını büyük kitlelere ulaştıran mesajlaşma uygulaması AIM (America Online Instant Messenger), 21. yaşını göremeyecek.

ICQ ile beraber internetin ilk dönemlerinde çok popüler olan mesajlaşma uygulaması AIM, 15 Aralık 2017’de tamamen kapatılıyor. 90’lı yıllarda, internet kullanıcıları arasında bugünün Facebook’u, WhatsApp’ı, Facebook Messenger’ı kadar popüler olan iki uygulamadan biri olan (diğeri ICQ idi) AIM, zamanla popüleritesini yitirerek yerini Facebook’un uygulamalarına bıraktı.

Milyonlarca insanın internet üzerinden iletişim kurma alışkanlığını kazanmasını sağlayan ve bir anlamda modern dünyayı şekillendiren öncü bir uygulama olarak tanınan AIM, Türkiye’de çok popüler olamadıysa da çok sayıda Türk kullanıcısı da bulunuyordu. 90’lı yıllarda internet servisi sağlayıcısı America Online müşterilerine ücretsiz sunulan bir servis olan AIM, Mayıs 1997 yılında bağımsız bir uygulama olarak tüm dünyanın kullanımına açıldı. AOL’un şimid Yahoo’yu satın alması ve ismini Oath olarak değiştirmesinin ardından şirket artık kaynaklarını AIM’e yöneltmek istemediği için uygulamanın fişini 15 Aralık günü çekeceğini açıkladı.

Tesla elektrikli kamyonu bu yüzden tanıtamıyor

0

Tesla’nın patronu Elon Musk’ın, uzun zamandır üzerinde çalıştığı elektrikli kamyonu basına tanıtmak konusunda son derece istekli olduğu biliniyor. 

Şahsi Twitter hesaplarından sürekli kamyon ve tır silüetleri paylaşıp duran Musk’ı bu kamyonları resmen tanıtmaktan alıkoyan meselenin ise, Tesla’nın düşük fiyatlı elektrikli otomobili Model 3 olduğu anlaşıldı. 400 binden fazla Model 3 ön siparişi alan Tesla’nın Ağustos ayından itibaren üretimine başladığı Model 3’ten bu güne kadar binlerce adet üretmesi gerekirken, sadece 600 adet üretebildiği ortaya çıktı.

Fabrikada, Model 3’ü üretmek konusunda ortaya çıkan sorunları yenemeyen Tesla’nın üretemeyeceği kamyonları bu sırada tanıtıp modelleri eskitmek istemediği vurgulanıyor. Dolayısıyla, Musk’ın Tesla fabrikasını her ay binlerce Model 3 üretecek duruma getirmeden kamyonlarını tanıtamayacağı anlaşılıyor. Musk’ın açıklamalarına göre ise 26 Ekim’de tanıtılması gereken kamyonun yeni tanıtım tarihi 16 Kasım oldu ancak her ay binlerce yeni Model 3 üretmesi gereken fabrikaların bu hedeften çok uzakta durduğunu da hatırlamak gerekiyor.

Güvenli şifre oluşturmada doğru bilinen yanlışlar

Güvenli şifre oluşturmak, her işlemin dijitalleşmeye başladığı günümüzde oldukça önemli. E-postalar, sosyal medyalar, online bankacılık, uygulamalar gibi araçlarda verilerimizi koruyabilmek için güvenli şifre oluşturmak gerekiyor. Ayrıca her uygulama için farklı şifreler oluşturmakta da yarar ver. Aşağıda son yıllarda yayılan güvenli şifre oluşturmaya yönelik yayılan 4 miti sizler için listeledik.

MİT1: Şifreniz rakamlar ve özel karakterler bulundurmalı, karmaşık olmalı.

Doğrusu: Amerika’da emekli Teknoloji ve Standartlar Enstitü başkanı Bill Burr, şifre oluşturmada yapılan en yaygın hatalardan birinin karmaşık karakter kullanmaya çalışmak olduğunu söylüyor. Şifrenizin güvenliğini karmaşık karakterler ile değil, uzunluğu belirler. Örneğin; bir bilgisayarın “techinside-123” şifresini kırması, “techinsidekurumsalhaber” şifresini kırmasından daha kısa sürmektedir.

MİT2: Güvenli şifre, çok uzun olmalıdır.

Doğrusu: Aslında bu mitin kısmen doğru kısmen yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak şifrelerinizi 8-10 karakter aralığında utmakta fayda var. Eğer siber saldırganlar, e-dolandırıcılık yoluyla şifrenize ulaşmaya çalışıyorsa, şifrenizin 20-50 karakterden oluşmasının pek de bir anlamı yok.

Modern bir bilgisayarda, karışık harf ve sayılar içeren sekiz karakterden oluşan bir şifreyi kırmak 5.88 yıl, güçlü bir bot ağında ise 31 dakika sürer. Şifreyi 10 karaktere yükseltmek, modern bilgisayarda 289.217 yıl, aynı botnet’te 83 gün sürer.

MİT3: Şifrenizi asla yazmayın.

Doğrusu: Şifrelerinizi bir yere not etmek sanıldığı kadar korkunç bir şey değil. Özellikle her platform için farklı şifre kullanılması gerektiği de hesaba katıldığında, şifreniz kas belleğinizde yer edinene kadar ulaşabileceğiniz güvenli bir yerde yazılı durmasında yarar var. Antivirüs şirketi Sophos’un güvenlik uzmanı Chet Wisniewski ayrıca herhangi bir kaza durumunda aile fertlerinin bu şifrelere ulaşabilmesi gerektiğini belirtiyor.

MİT4: Periyodik olarak şifrelerinizi değiştirin

Doğrusu: Rutin şifre değiştirme talebi, çok yakın zamana kadar kurumsal güvenlik politikasının temel bir öğesiydi. Ancak rutin şekilde yapılan bu değişiklikler, kullanıcının zayıf şifre oluşturma ihtimalini yükseltiyor.

NSA’nın dosyalarını Kaspersky mı çaldı?

0

ABD ve Rusya arasındaki gerilimde günah keçisi Kaskersky ilan edilmiş gibi görünüyor. FBI uzun süredir ABD’li şirketleri tek tek arayarak Kaspersky ile çalışmamaları için uyarırken şimdi de Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), kendi bünyesinden çalınan kritik gizli belgeler için Kaspersky’ı suçluyor.

NSA’ya göre, kurumla çalışan bir taşeron güvenlik uzmanının evindeki bilgisayarlar Kaspersky uygulaması kullanıyordu ve çalışanın kimliğini tespit eden Rus ajanları bu kişinin bilgisayarına ulaşmak için Kaspersky uygulamasını kullanarak NSA’ya ait gizli belgeleri ele geçirdi.

Öte yandan, NSA’dan çıkarılması tehlikeli olan bu belgelerin kurumun dışına çıkarılıp özel bir PC’ye kopyalanması konusu da tartışmaya açık bir mesele ancak ABD istihbaratı şimdilik belgelerin Kaspersky tarafından korunan bir PC’den çalınmış olmasına odaklanmış görünüyor.

Kaspersky ise genel olarak tüm bu iddiaları reddederek Rusya istihbaratı ile işbirliği yapmadığının altını çiziyor ancak ABD istihbaratı bu açıklamalara itibar etmiyor ve Kaspersky’ı her fırsatta suçlamaya devam ediyor.