Fransa Google’dan rekor vergi istiyor!

0
google fransa Google’ın, ABD gizli servisi CIA’nin Avrupa liderlerini dinlemesine yardımcı olduğunun ortaya çıktığı Prism skandalı nedeniyle Avrıpa Birliği’nde istenmeyen şirket ilan edilmesinin sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Google hakkında çok ağır yaptırım tavsiyeleri alan Avrupa Komisyonu’nun ardından şimdi de ülkeler bir bir Google’a ağır vergi ödemeleri çıkarıyorlar. İngiltere geçtiğimiz aylarda Google’a 130 milyon Euro vergi ödeme emri göndermişken şimdi Fransa, bu rakamın on katından fazla bir vergi talebiyle Google’ın kapısına dayandı. Google’dan 1.6 milyar Euro vergi talep eden Fransa’nın bu rakama hangi işlemlere dayanarak ulaştığı şimdilik bilinmiyor. Sadece Fransız Maliye Bakanlığı’ndan bir yetkilinin, basına yaptığı açıklamada, “yıllar içinde ödenmeyen vergilerin birikmiş ana para, faiz ve ceza toplamı,” ifadesi dikkat çekiyor. Google şimdi bu parayı ödemek veya maliye bakanlığı ile oturup pazarlık yaparak rakamı düşürmek zorunda. İngiltere’de Google için geçmişte ödemediği vergi borçları nedeniyle yüksek bir ceza rakamı çıkarmış ancak pazarlık sonunda 130 milyon Euro’da anlaşma sağlanmıştı. Anak Google, ABD’den sonra en fazla geliri İngiltere’den elde ederken, sadece 130 milyon Euro vergi ödemesi İngiltere basınında büyük eleştiri almıştı ve şirketin çok daha fazla vergi ödemesi gerektiği görüşü yüksek destek bulmuştu. Fransa’nın şimdi aynı eleştirileri almamak için 1.6 milyar Euro’luk vergi talebinden fazla bir indirim yapmayacağı tahmin ediliyor.

MasterCard’dan giyilebilir ödeme teknolojileri

0
MasterCard-Coin-Commerce-for-Every-Device-2MasterCard, halihazırda Hublot, Bulgari gibi seçkin saat markalarıyla çalışan WISeKey ile giyilebilir ödeme sistemleri alanındaki ortaklığını açıkladı. Saat firmaları WISeKey’in patentli güvenlik yazılımı WIS.WATCH’u kullanıyor. MasterCard’ın temassız ödeme sistemlerinde kullandığı yenilikçi teknolojiyi fitness bileklikleri, saatler, mücevher ve hatta buzdolaplarında kullanmaya yönelik hedefi doğrultusunda başlatılan ortaklık, lüks saatlerin sisteme dahil edilmesi anlamında çok önemli bir adım. Güvenli ödeme konusundaki hassasiyeti ve yatırımlarıyla bilinen MasterCard, mevcut sistemlerini WISeKey’in teknolojisi ile birleştirerek, tüketicilere en sevdiği aksesuarı ile güvenle ödeme yapma kolaylığı sunuyor. MasterCard ve Coin’den giyilebilir ödeme teknolojilerinde çeşitlilik adına dev adım Güvenli ödeme teknolojileri uzmanı MasterCard ve dijital cüzdan alanında geliştirmeler yapan Coin’in daha güvenli ve her şeyden önemlisi pratik ödeme sistemleri geliştirmek üzere 2016 başında başlattıkları işbirliği meyvelerini vermeye başladı. Giyilebilir teknoloji ürünlerine yepyeni bir ivme kazandıracak olan programın lansmanı Mobil Dünya Kongresi’nde yapıldı. Program sayesinde, onaylı üreticiler dijital ticaret uygulamasına kolaylıkla ulaşıyor ve giyilebilir ödemeyi fitness bilekliklere, akıllı saatlere, mücevherlere ya da herhangi bir giyilebilir aksesuara kolaylıkla uygulayabiliyor. Onaylı üreticilerden, programa erişim için donanım ücreti dışında herhangi bir ödeme talep edilmiyor. Üstelik sisteme dahil olmak isteyen yeni şirketler için de müşteri altyapısını oluşturma konusunda destek veriliyor.

Girişimcilere Özel Etkinlik: Ciz.io MeetUp

0
cizioGirişimcilerin, iş modellerini planlamak amacıyla kullandıkları, Türkiye’nin en hızlı büyüyen bağımsız girişimci platformu Ciz.io; girişimcileri ve alanında uzman isimleri bir araya getirerek girişim topluluğunun potansiyelini ortaya çıkarıyor. Dijital Stüdyo tarafından organize edilen ve 5 Mart, Cumartesi günü Workinton Levent 199’da düzenlenecek etkinlikte Ciz.io kullanıcıları, her biri alanında uzman yol göstericilerin önderliğinde girişimcilerin ufkunu açacak eğitimler için bir araya geliyor. Bilgi ve deneyim dolu bir gün girişimcileri bekliyor… Bugün itibarıyla 3 bin’e yakın girişimci kullanıcıya sahip Ciz.io Kurucu Başkanı Yakup Bayrak “girişimci dostu girişimleri” ile ilgili olarak şunları söyledi; “Ciz.io 2015 yılında kullanıcı bazında aylık %11’lik bir büyüme ile ilerledi. Sistemde şu anda yaratılmış 1.300 iş fikri yer alıyor. Hedefimiz, 2016 sonuna kadar 20 bingirişimcinin serüveninde yola çıkış noktası olarak konumlanmak, en değerli ve kolay kullanılabilir girişimcilik araç setini kullanıcılarımıza sunabilmek ve yatırımcı ekosistemi için rafine ve zengin bir girişimci veri tabanı sunabilmektir. Ciz.io ekosisteminin bilgi ve deneyim dolu bir günde bir araya geleceği bu ilk etkinliğimizi Ciz.io MeetUp ile gerçekleştirecek olmanın heyecanı ve gururu içindeyiz.” Etkinlik programında neler var? Birçok seminer ve workshop’dan oluşan 1 günlük ücretsiz Ciz.io MeetUpetkinliğinde; Girişimcinin Ağzından Girişim Hikayeleri, Yatırımcı Neye Bakar?, Devlet Hibeleri ve Teşvikleri, İş Modeli Şablonu Yaratımı, Tanıtıcı Videonu Nasıl Hazırlarsın?, Yaratıcı Problem Çözme Teknikleri, Growth Hacking Uygulamaları, UX Design & Google Design Sprint Metodolojisi’ne Hızlı Bakış, MVP Yaratımı, Lean Model Şablon Yaratımı, Fikrini Doğrulatma ve Yatırımcı Sunumu Hazırlama ile ilgili konular katılımcılar ile paylaşılacak. Koç İnkübasyon Merkezi ve Startup Bootcamp İstanbul’un Girişim Destek Ofisi Sponsoru olduğu Ciz.io Meet Up’ın diğer sponsorlar arasında; Hizmet Çözümleri Sponsoru olarak Radore, Sendloop ve Mobutik.com, İletişim Sponsoru olarak Dijitalajanslar.com ve Yemek Sponsoru olarak Mealbox yer almaktadır. Etkinlikle ilgili detaylı bilgi ve kayıt için Ciz.io MeetUp sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

E-ticaretin 3. atılım dönemi

0
o-ONLINE-SHOPPING-facebookSon zamanlarda bir çok büyük e-ticaret sitesinin arka arkaya kapanması, online alışveriş sektöründe panik dedikoduları yayılmasına neden oldu. Bir yandan sektörde büyüme beklentileri dile getirilirken bir yandan büyük şirketlerin kapanmaya gitmesi yatırımcıların da aklını karıştırdı. Bu durumu yorumlayan Positive A Digital Approach Kurucu Ortağı Caner Istı, “e-Ticaret sektöründe 3. atılım dönemini yaşıyoruz. İlkini 2000’lerde internetin gelişimi ile yaşadığımız bu dönemin ikincisini 2010’da private shopping ve grup satın alma siteleri ile yaşanmıştı. Üçüncü atılım dönemi ise e-perakendeciler ve omni-channel uygulamaları ile yaşanacak” dedi. Istı, “e-ticaret sanılanın aksine önemli yatırım isteyen ve maliyeti düşük olmayan bir kanal. Özellikle sadece online’da hizmet veren markalar için operasyonel anlamda da büyük yatırımlar gerektiriyor. Ancak hali hazırda tüketici bağını kurmuş perakendeciler için ise e-ticaret büyümeyi tetikleyen ve 360 derece görünürlük sağlayan bir satış kanalı niteliğinde. Bu durum, e-ticaret pazarı ile ilgili bazı kaygılar oluştursa da, önümüzdeki süreçte sektördeki istikrarlı büyüme, e-ticaret ve omni-channel’a yatırım yapan perakendeciler ile olacak” dedi. Gerçek büyüme e-perakende sektöründe Yüksek yatırım maliyeti veya hatalı ROI analizinin, e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firmalar için en büyük tehlikeler arasında olduğunu dile getiren Istı, perakende sektöründeki firmaların uzmanlıklarının bu konularda çok işe yaradığı görüşünde. Istı, “Kendi e-ticaret sitelerini kuran ve açık pazar e-ticaret platformlarında varlık gösteren perakende firmaları hızlı bir büyüme eğrisi sergiliyor. Aynı şekilde sektöre doğrudan e-ticaret sitesi olarak girmiş birçok markanın da kendi fiziksel mağazalarını açtığını görüyoruz. Omni channel stratejiler ile yatırımlarını sağlamlaştırıyorlar ve büyüme ivmesi elde ediyorlar. Bu ivme, tüm e-ticaret sektörünün büyümesine katkı sağlıyor” dedi. E-ticaret sektöründe alt yapının ve talep dengelerinin artık yerine oturduğunu belirten Istı, çoklu kanal uygulamaları ile şirketlerin farklılaşarak yeni bir rekabet dönemine girdiklerinin altını çizdi. “Bu dönemde tüketicilerini tek bir kanalda değil tüm kanallarda takip eden, anlayan ve sunduğu çözümler ile ve onlara benzersiz bir müşteri deneyimi yaşatan markalar kazanacak” dedi. Yabancı markaların e-ticaret yatırımları devam ediyor Yabacı yatırımcı çekmekte zorlanan e-ticaret sektör dinamiklerine bakıldığında, hali hazırda hizmet veren yabancı perakende markalarının operasyonlarına e-ticareti de eklediği gözlemleniyor. Caner Istı, “e-Ticaret ülkemizde hala gelişmekte olan bir sektör ve pek çok kez olduğu gibi son gelişmeler ile birlikte ‘e-ticaret balonu patladı patlayacak’ tartışması tekrar gündeme geldi. Ancak ben buna katılmıyorum. Günümüzde yabancı spor markaları da Türkiye’deki online sitelerini açıyor. Giyim, moda ve perakende alanında ülkemizde hali hazırda faaliyet gösteren yabancı markalar uzun süredir belirli seviyede tuttukları yatırımlarını şimdi artırıyorlar. 2016’da bunlara yeni markalar da eklenecek gibi görünüyor. Bütün yatırımlar, sektörün şu anki gelişim sürecine olumlu etki ediyor. Geleneksel mağazalar da kendi e-ticaret sitelerini açıyorlar. e-Ticaret markaları ise ya fiziksel mağazalarını açıyorlar ya da bu arayıştalar. Sonuç olarak hem fiziksel hem de sanal ortamda bulunup omni channel’a yöneliyorlar” dedi. 2015 yılında e-ticaret sektörünün 25 milyar TL ciro hacmine ulaştığı, 2016 yılında ise 31 milyar TL ciro hacmini geçeceği öngörülüyor. Omni channel uygulamalar ile de e-perakendenin, toplam perakende pazarı içerisinde yüzde ikilik bir dilimi elde edeceği yapılan hesaplamalar arasında.

Huawei dijital dönüşümü başlatıyor

1
huawei Huawei daha bağlantılı bir dünya için yenilikçi vizyonunu, 22 – 25 Şubat tarihleri arasında İspanya’nın Barselona kentinde gerçekleştirilen 2016, Dünya Mobil Kongresi’nde paylaştı. Açıklık, işbirliği ve paylaşılan başarı, bu yıl Huawei’nin dijital eko-sistemle birlikte odaklandığı, dijital dönüşüme ve ekonomiye ivme kazandırmak için, farklı ülkeler ve sektörlerden iş ortakları ile masaya yatırdığı, temel konular olarak öne çıktı. Huawei, geçtiğimiz yıl Mobil Dünya Kongresi’nde ana tema olarak belirlediği Daha Bağlantılı Bir Dünya İçin – ROADS (Gerçek zamanlı, Talep odaklı, Tamamen çevrimiçi, Kendin yap, Sosyal / Real-time, On-demand, All-online, DIY, and Social) konseptini, bu yıl bir adım daha ileri taşıdı. Huawei’nin dijital çağda kullanıcı beklentilerini en iyi şekilde karşılamak üzere sunduğu ROADS deneyimi, açık bir eko-sistem çerçevesinde, gerçek inovasyon ve yenilikçi işbirlikleri ile taşıyıcıların dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Huawei, MWC 2016’da dijital dönüşümü en iyi şekilde destekleyecek stratejilere odaklanıyor. Bunlardan biri de dönüşüme rehberlik etmesi amacıyla geliştirilen network mimarileri için, SoftCOM uçtan uca çözüm vizyonu. Bu gelecek odaklı vizyon çerçevesinde Huawei, sektörün entegrasyonu ve gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. “İletişim çağında, hızlı dijital dönüşüm, tüm sektörler için büyük önem taşıyor. Bilişim sektöründeki değişim, dijital çağda iş yaşamındaki dönüşümün de itici gücü haline geldi. Sektörün aynı zamanda en önemli entegratörlerinden biri olan Huawei, telekomünikasyon sektörü ve dikey sektörlerin altyapılarını dijitalleştirerek, endüstriye destek olmaya devam edecek” diyen Huawei Taşıyıcı iş Grubu Başkanı Zou Zhilei, sözlerine şöyle devam etti; “Açık bir dijital eko-sistemin, sektörün geleceği için stratejik olarak çok önemli olduğuna inanıyoruz. Açıklık, işbirliği, paylaşılan başarı ve ROADS stratejisi ekseninde, daha bağlantılı bir dünya için, en iyi değer teklifleriyle iş ortaklarımızın ve sektörün yanında olmaya devam edeceğiz. Başarılı bir dijital dönüşüm sürecinde, taşıyıcı ve operatörlerin de tedarik zincirini en iyi şekilde yöneterek, yarının dijital ekonomisine katkı sağlayacaklarına inanıyoruz.” Huawei Yeni Dönem Stratejilerini MWC Konferanslarında Paylaştı Huawei Başkan Yardımcısı ve Dönüşümlü CEO’su Guo Ping’in -Mobilite ve Bağlantılı Yaşam- konulu motivasyon konuşması ile birlikte; Huawei Avrupa Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Walter Weigel, Huawei İş ve Ağ Çözümleri Danışmanlık Grubu Başkanı Paul Scanlan ve Huawei Küresel Kablosuz Ağlar Pazarlama ve Çözümler Grubu Başkanı An Jian, Mobil Dünya Kongresi kapsamında; “5G: Müşteriler İçin Değer Yaratmak”, “Nesnelerin İnterneti ve Bağlantı” ile “Daha Uygun Maliyetli QoE Ağları İçin Yeni Paradigmalar” konulu toplantıları gerçekleştirdiler. Dijital Dönüşüm Zirvesi Huawei 21 Şubat’ta; “4.5G Sektör Zirvesi”, Küçük Hücre Zirvesi”, “Her Yerde Video Zirvesi”, “Dijital Operasyonlar Dönüşüm Zirvesi” ve “Global NB-Nesnelerin İnterneti Zirvesi” alt başlıkları ile bilişim sektörünün lider markaları ile birlikte, “Dijital Dönüşüm Zirvesi’ne” ev sahipliği yaptı. Huawei’nin Vizyonu: Huawei SoftCOM stratejisi kapsamında, telekomünikasyonda dijital dönüşüm trendlerine dair vizyonu ile birlikte, uçtan uca dijital dönüşüm çözümlerini paylaştı. Huawei ayrıca, taşıyıcılara dijital dünyadaki rekabette konumlarını nasıl koruyacakları ve ağ mimarilerini yeniden yapılandırarak, nasıl yeni işler geliştirebilecekleri konusunda da tavsiyelerde bulundu. Yaygın Üstün Genişbant: Huawei yeni network yapılandırması için geliştirdiği yenilikçi çözümlerini vitrine çıkardı.GigaRadio, İlham Verici Mobil Yenilik: Kapasiteleri artırılmış ve sadeleştirilmiş yeni nesil baz istasyonları çözümleri, aynı zamanda yer tespiti için, Gbps seviyesinde deneyim. Küçük Hücreler, Genişleyen Hareket Potansiyeli: Küçük hücreler dijitalleşme sürecinde oldukça hayati bir role sahip. Olası bir trafiği artırarak MBB network yeteneklerini ortaya çıkarıyor. Spektrum Değerlerini Maksimuma Çıkarma: Network verimliliğini en yüksek seviyeye çıkaran ve taşıyıcıların sektör pazarına girmesine yardımcı olacak yenilikçi çözümler. 4.5G, Giga Dünyaya Bağlanmak: Gbps hızı ve 4G ağına oranla 10 kat daha fazla bağlantı hızı destekleyen kapasitesiyle, 4.5G tesis taşıyıcılarının dönüşümleri zenginleştirilmiş servisleri mümkün kılmaktadır. 5G, Süper Bağlantılı Dünya: 5G demo deneyimiyle, geleceğin network teknolojisi, taşıyıcılara Huawei’nin üstün 5G teknolojisi eşliğinde aktarıldı ve gelecekte müşterilerine sunabilecekleri fırsatlar hakkında bilgi paylaşıldı. Deneyimi Yeniden Tanımlamak: Deneyim tabanlı ağ sistemleriyle taşıyıcıların müşterilerine yönelik sunabileceği yenilikçi çözümler ve servis kalitesini artırma yönünde gerçekleştirebilecekleri operasyonlar tanıtıldı. Giga Ev: Gigaband seviyesinde erişimle taşıyıcıların hızlı iletim ve verimlilik odaklı Giga Ev’ler yaratmalarına yardımcı olacak konseptler paylaşıldı. Deneyime-Dayalı Ultra GenişBant Şebekesi: En iyi video deneyimi ve bulut servisi için optimize edilen ve yeniden yapılandırılan şebeke taşıyıcıları tanıtıldı. Tüm Bağlantıları Güçlendirmek: Gerçek-zamanlı ses – görüntü sunan bağlantılar için tamamıyla bağlantılı ve deneyime dayalı işletim platformları ile taşıyıcılar için yaratıcı iş fikirleri paylaşıldı. İşletim Tanımlı Mimari: Huawei ağ mimarilerini yeniden yapılandırmadaki çözümlerini ve yerleştirme deneyimlerini paylaştı. SDN&NFV, 2020’ye İlerleyen Şebeke: Küresel taşıyıcıların ağ sistemleriyle 2020 dönüşümlerini ve SDN&NFV yerleştirmelerinde son gelişmeleri paylaşan Huawei, SDN&NFV çözümleri ve ticari yerleşim çözümlerini paylaştı. Açık Bulut: Huawei’nin taşıyıcıların gelişimi ve dijital ekonominin gelişimi için açık mimari-temelli bulut veri merkez çözümleri tanıtıldı. Dijital Operasyonların Dönüşümü: Huawei taşıyıcılar ve sektördeki paydaşları ile yeni bir dijital eko-sistem inşa etme çabasına yönelik önemli anahtar çözümlerini paylaştı. Telco OS, Çevik Dijital Operasyonlar: Telco OS taşıyıcılara ROADS deneyimi kapsamında daha çevik dijital operasyonlar gerçekleştirme imkânı sunuyor. İş Odaklı Bilişim Entegrasyonu: Huawei’nin bilişimde entegrasyon yetenekleri taşıyıcılara, yeni servisler çerçevesinde pazarda daha fazla hız kazanma ve iş geliştirme sürecinde daha esnek hareket etme ve daha kolay ölçümleme imkanı sunuyor. Müşteri Odaklı Operasyon Modeli: Huawei, taşıyıcıların altyapı sistemlerini ve operasyonlarını yeniden yapılandırabilmeleri için, buna ek olarak, daha verimli iş modelleri geliştirmeleri için, ROADS konsepti çerçevesinde yeni açılımlar getiriyor. Yeni Bir Ağ Deneyimi: ROADS konseptine dayalı uçtan uca network planlaması, entegrasyon ve optimizasyon çözümleri için, Huawei rekabetçi, farklı ve yüksek kaliteli ağ sistemleri sunuyor. Dijital Servislere Bakış: Huawei yeni iş modelleri için kapsamlı bir çözüm portföyü sundu. Her Yerde Video: Huawei sektördeki paydaşlarına en iyi video deneyimini sunmak için, taşıyıcılara yönelik temel, ticari başarı odaklı video servisleri geliştiriyor. Nesnelerin İnterneti Odaklı Dikey Sektörler: Huawei, 1+2+1 nesnelerin interneti çözümleri kapsamında gelişmekte olan pazarlardaki taşıyıcılara; bağlantılı otomobiller, akıllı evler ve nesnelerin interneti tabanlı dikey sektör uygulamaları sunuyor. Yeni Bir Referans: Bulut İş Modeli: Huawei, geliştirdiği bulut-ağ tabanlı bilişim çözümleriyle, alanında lider olan taşıyıcıların bulut bilişimle gelişimine katkıda bulunuyor. Daha Güvenli Şehirler: Huawei daha güvenli şehirler için dünyanın ilk görsel yakınsama komutu ve iletim çözümünü tanıttı.

Qualcomm ve Ericsson, 5G teknolojisinde işbirliklerini duyurdu

0
5g Qualcomm, bugün, 5G teknolojisinin geliştirilmesi, ortak testlerinin yapılması ve önde gelen mobil operatörler ile birlikte koordinasyonun sağlanması konusunda işbirliğine gittiklerini duyurdu. Her iki şirket, 2018’de tamamlanması beklenilen Release 15 3GPP standardizasyonunun teknik gerekliliklerini karşılayabilmesi için 5G teknolojisi içerisinde yer alan kilit öneme sahip bileşenlerin ilk testlerini yapacak ve doğrulanmasını gerçekleştirecek. İki şirket, standartlara uygun 5G altyapısını hayata geçirmek için 3GPP konusunda yapacakları işbirliği dışında sektörde 5G standartlarına uyumu hızlandırmak için de ortak çalışmalar yapacak. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Qualcomm Technologies Başkan Vekili ve Teknolojiden Sorumlu Başkanı Matt Grob, “Kapasitesi daha fazla olan ortak 5G platformunun gelişimi konusunda Ericsson gibi sektörün önde gelen paydaşları ve operatörleri ile 3G ve 4G’de olduğu gibi işbirliği yapıyor olmaktan heyecan duyuyoruz. Artık 5G vizyonu ve odağı tam olarak oluşmuştur. Bundan sonra operatörlerin denemeler yapmasını ve bu yöndeki ticari ağların hayata geçirilmesini desteklemek için gerekli teknik ve mühendislik işlerine odaklanma zamanıdır.” dedi. Ericsson’un Teknik İşlerden Sorumlu Başkanı Ulf Ewaldsson ise “5G için takvimi hızlandırarak müşterilere ve topluma fayda katacak standartlara uygun ileri çözümler geliştirmek için ekosistem içerisindeki önde gelen üyelerin işbirliği yapması oldukça önemli. Ericsson’un Qualcomm Technologies ile uzun süredir devam eden işbirliği bulunuyor. 5G’ye giden yolda birlikte öncülük yaptığımız Qualcomm ile bu sayede işbirliğimizi daha da ileriye taşımayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

EnCazip, elektrik tedarikçisi seçmeyi kolaylaştırıyor

0
Türkiye’nin ilk ve en büyük elektrik tedarikçileri karşılaştırma servisi Encazip.com‘un kurucu ortakları Çağda Kırım ve Onur Orakçıoğlu, Encazip.com‘u anlattılar ve tüketicilerin doğru elektrik tedarikçisini nasıl seçeceğine dair sorularımıza yanıt verdiler. Röportajımızı aşağıda izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=ktc8KXE5TuA

8. Startup Turkey etkinliği Antalya’da başlıyor!

0
StartUps_2015 Türkiye’nin önde gelen hızlandırıcı programı ve erken aşama yatırımcısı Etohum tarafından sekizincisi düzenlenecek olan ve TechInside’ın da sponsor olduğu Startup Turkey, üç gün boyunca 700 katılımcı, 150’den fazla yatırımcı ve 100’ü aşkın girişimciyle 25-27 Şubat tarihleri arasında Antalya’daki Cornelia Diomand Resort’ta gerçekleştirecek. Ukrayna’dan Hindistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Azerbaycan’a kadar birçok ülkenin temsil edileceği yılın en büyük internet etkinliği, dünyada internet sektörüne yön veren konuşmacıları paneller ve networking seanslarında buluşturacak. Yatırımcıların ve risk sermaye şirketlerinin yeni girişimlerin sunumlarını dinleme ve ilgilendikleri yatırımı belirleme şansına sahip olduğu etkinlikte, sektörün önde gelen isimleri de yapacakları konuşmalar ile internet girişimlerinin geleceğine yön verecek yeni trendleri aktaracak. Etohum Kurucusu Burak Büyükdemir’in açılış konuşması ile başlayacak etkinliğin ilk gününde Business Networking Akademi Kurucusu ve Yatırımcı Ertuğrul Belen tüm katılımcıların birbirleriyle tanışmasını sağlayacak Speed Networking seansını yönetecek. Konferans, Yemeksepeti Ortak Kurucusu ve CEO’su Nevzat Aydın ve Endeavor Türkiye Genel Müdürü Didem Altop açılış sohbetiyle devam edecek. Konuşmaların ardından Fiba Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özyeğin, “Ekosistemin Evrimi” başlıklı konuşmasında sektördeki tecrübelerini katılımcılar ile paylaşacak.  Daha sonra “From the Other Side of the World – Dünyanın Diğer Tarafından” kitabının yazarı Elmira Bayrasli ve Naspers Group’un Global Strateji Müdürü Sebastiaan Vaessen söz alacak. Bird & Bird Ortağı Martin von Haller Groenbaek’in konuşması ardından panele geçilecek. İTÜ ARI Teknokent Pazarlama Grup Başkanı Deniz Tuncalp’ın moderatörlüğünü yapacağı panelin katılımcıları ise Wamda Capital’den Khaled Talhouni, 212 Capital’in Genel Müdürü Numan Numan, Revo Capital’den Cenk Bayraktar ve 500 Startups’tan Hasan Haider olacak. Bankalararası Kart Merkezi CEO’su Soner Canko’nun konuşması ile başlayacak etkinliğin ikinci gününde ise The Financial Services Club Başkanı Chris Skinner, KAUST’un Girişimci Mentörü ve Hızlandırıcısı Ozan Sonmez, PayPal Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika Genel Müdürü Kıvanç Onan, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, Hubspots Büyüme Müdürü Sam Mallikarjunan, Inception Growth CEO’su ve Yazar Ross Kingsland, Mushi Labs’ın Dijital Pazarlama Danışmanı Bernard Huang, Scaale Group Başkanı Kaushal Chokshi, Oasis500 CEO’su Yousef M. Hamidaddin, 500 Startups Girişim Ortağı Andrea Barrica, REIDIN Kurucusu ve CEO’su Ahmet Kayhan, Techstars’tan Eamonn Carey, Avatech Accelerator Kurucusu Mohsen Malayeri ve ABD Ticaret Müsteşarlığı’ndan Dış Ticaret Yetkilisi Joshua Burke sahneye çıkacak. Federico Guerrini’nin moderatörlüğünü yapacağı panelin katılımcıları ise Earlybird Venture Capital’in Ortağı Cem Sertoğlu, Aslanoba Capital CEO’su Hasan Aslanoba, Buranvc Yönetici Ortağı Alexander Konoplyasty ve EBRD, Türkiye Yatırımlarından Sorumlu Yöneticisi Yavuz Kaynar olacak. Startup Turkey Konferansı; M&S Partners Pte Direktörü Hiro Mashita, Naspers Group Strateji Müdürü Sebastiaan Vaessen ve Aslanoba Capital Kurucu Başkanı Hasan Aslanoba’dan oluşan jüri tarafından 10 finalist girişimci içerisinden en başarılı 3 girişimcinin seçilmesi ile Cuma günü sona erecek. Startup Turkey etkinliği ile ilgili daha fazla bilgi için:http://www.startupturkey.com/

Türk Telekom’dan mobilde hız rekoru: ‘GiGA 4.5G’

0
TurkTelekom_KoreaTelekom_CEOSign Türk Telekom, Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) GiGA LTE teknolojisini Türkiye’deki müşterilerine sunan ilk operatör olmak üzere dünyanın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden olan Korea Telecom ile işbirliği yaptığını duyurdu. Dünyada ilk kez Korea Telecom tarafından Güney Kore’de kullanıma sunulan GiGA LTE teknolojisi, 4.5G hizmetiyle Wi-Fi bağlantısını bir araya getirerek mobil cihazlarda saniyede 1 gigabit hıza ulaşılmasını mümkün kılacak. Türk Telekom ile Korea Telecom arasında düzenlenen imza töreni, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar V. Dr. Özkan Poyraz, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, Kurul Üyesi Figen Kılıç, Türk Telekom CEO’su Rami Aslan ve Korea Telecom CEO’su Chang-Gyu Hwang’ın katılımıyla, Korea Telecom’un MWC’deki standında gerçekleştirildi. Rami Aslan: “Mobil iletişimde Türkiye’yi dünyanın süper ligine taşıyoruz” Türkiye’yi daha hızlı, daha yüksek kapasiteye sahip, daha akıllı mobil şebekelerle tanıştıracak 4.5G hizmetlerinin başlamasına sadece 1 ay kadar zaman kaldığını hatırlatan Türk Telekom CEO’su Rami Aslan, şu bilgileri verdi: “Türkiye genç ve dinamik nüfusu sayesinde dünyada mobil iletişimi en çok kullanan ülkelerden biri haline geldi. Biz de Türkiye’nin tek ve en büyük entegre operatörü olarak, 4.5G’de en iyi hizmeti sunmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Mobil yatırımlarımızda yalnızca 4.5G’nin temelini oluşturan fiber altyapıya odaklanmakla kalmıyor, bu hizmeti en iyi şekilde tüketicilerle buluşturacak üst yapıya da yatırım yapıyoruz. Türkiye’nin dijital devrimini gerçekleştirme hedefimize paralel olarak, Türkiye’yi 5G deneyiminin bir adım öncesi olarak tanımlanan 4.5G ile tanıştırmaya hazırız. 1800 MHz frekansında en yüksek kapasiteye sahip olmamız ve geniş fiber altyapımız sayesinde 4.5G’de en yüksek kapasiteyi sunmaya hazırız. Ayrıca, bu teknoloji ile en yüksek hız deneyimini de sunarak, müşterilerimizi 5G’ye hazırlayacağız. Bu sözlerini yerine getirmek için dünya devleriyle işbirlikleri yaptıklarını söyleyen Rami Aslan, Türk Telekom ve Korea Telecom arasında yapılan anlaşmanın Türkiye’yi mobil iletişimde “dünya süper ligine” taşıyacağını belirtti. Korea Telecom ile yaptıkları anlaşmayla, dünyanın en hızlı mobil internet teknolojisini Güney Kore’den Türkiye’ye taşımaya hazırlandıklarını ifade eden Aslan, “Korea Telecom ile imzaladığımız anlaşmayla Türkiye’de mobil kullanıcılara saniyede 1 gigabit hızında bağlanma olanağı sağlayacak mobil teknolojiyi Türkiye’ye taşıyoruz. Bu hız, bugüne dek bir mobil cihaz üzerinde ulaşılabilen en yüksek hız. Türkiye’yi bu hızla Türk Telekom tanıştıracak. Korea Telecom’un Güney Kore’de ‘internet’ akımını başlatmasından ilham alarak, Wi-Fi ve 4.5G teknolojilerini birleştirerek mobilde benzer deneyimi Türkiye’ye sunacağız” diye konuştu. Aslan, sundukları bu yeni gelişmiş mobil internet teknolojisinin entegrasyon stratejisinin sonuçlarından biri olduğunu söyleyerek ”Mobil, internet, telefon ve TV servislerini ‘Türk Telekom’ tek markası altında birleştirdik ve bu sayede bütünleşik hizmetin hız üzerindeki etkisini müşterilerimizin deneyimine sunmaya hazırız” şeklinde konuştu. Fiberin gücü Türk Telekom’la cebe geliyor GiGA 4.5G teknolojisinin, ancak ileri teknoloji üst yapısı ve yüksek hızlı ve ülkenin her yanını saran fiber altyapıyla mümkün olabileceğine dikkat çeken Aslan şöyle devam etti: “Türk Telekom olarak genişbant iletişim teknolojilerinde Türkiye’nin lider şirketiyiz. Türkiye’deki hanelerin yüzde 98’ine genişbant hizmeti sağlıyoruz ve Türkiye’nin 81 iline yayılmış 213 bin kilometre fiber altyapıya sahibiz. Fiber altyapımız, Türkiye’deki hanelerin yüzde 62’sine ulaşıyor. Bu gücümüzü Türk Telekom tek markasıyla mobile de taşıdık ve fiberin gücünü mobil cihazlara ulaştırmak için kolları sıvadık. Türkiye’de 4.5G’nin ötesi olarak sunmaya hazırladığımız bu teknoloji, entegrasyon stratejimizle farklı alanlardaki güçlerimizi birleştirerek neler başarabileceğimizin en güzel örneklerinden biri olacak. Korea Telecom ile bilgi birikimi paylaşımı etrafında kurduğumuz birliktelik, bizlere dünyanın en ileri teknolojilerini Türkiye ile öncelikli olarak buluşturma fırsatı sunuyor. Bu Türkiye için bir ilktir.” Korea Telecom ile işbirliğinin kapsamı genişliyor Türk Telekom ve Korea Telecom arasında kültür ve tarih olarak büyük benzerlikler olduğuna dikkat çeken Aslan, “Her iki şirket de ülkenin ilk telekomünikasyon altyapısının kurgulanmasını ve büyümesini üstlenen şirketler. Kurum kültürü ve tecrübe olarak pek çok ortak noktamız olan Korea Telecom ile stratejik işbirliğimiz farklı alanlarda da sürecek. Akıllı ev, akıllı şehir, büyük veri gibi konularda geleceği kurgulamak için birlikte çalışacağız. Antalya ve Karaman’da başlattığımız “akıllı şehir” yaklaşımının sağladığı yeni olanakları ve benzersiz kaynak tasarrufunu Türkiye’nin 81 iline yaymak için bilgi ve birikimlerimizin birlikteliğinden güç alacağız. Bundan sonra da Türk Telekom olarak Türkiye’nin dijital geleceği ve Türkiye’nin en yeni teknolojilere hızlı bir şekilde kavuşması için yatırım yapmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin dijital geleceği için attığımız adımlara daha da hız vereceğiz” diye konuştu. Türk Telekom, 5G teknolojisini tasarlayıp dünyanın hizmetine sunacak Türk Telekom’un köklü geçmişi ve bilgi birikimiyle sadece bugünün değil, geleceğin teknolojilerini kurgulamanın sorumluluğunu üstlenerek sektöre liderlik ettiğinin altını çizen Aslan, “Türk Telekom olarak 5G özelinde yaptığımız çalışmalarla 5G’nin yol haritasının çizilmesine yönelik dünyada etkin rol oynuyoruz. 5G konusunda Avrupa Birliği’nin yol haritasını belirleyen uluslararası COMBO, CROWD ve MOTO Ar-Ge konsorsiyumlarında Türkiye’yi temsil eden tek Türk şirketiyiz. Grup şirketimiz Argela’nın 5G alanındaki çalışması ProgRAN sayesinde, dünyada 5G standartlarını belirleyen ana yapı olan Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü’ne üyesi olduk. Bu sayede sadece Türkiye için değil, dünya için 5G teknolojisinin standartlarını yazıyoruz” diye konuştu. Korea Telecom CEO: “Stratejik ortaklığımız bizi gelecekteki en ileri teknolojilere en hızlı şekilde ulaştıracak” Türk Telekom ile yaptıkları işbirliğinin her iki şirket için de son derece verimli sonuçlar doğuracağını belirten Korea Telecom CEO’su Chang-Gyu Hwang, Türk Telekom ile karşılıklı faydaya yönelik uzun dönemli bir işbirliği hedeflediklerini ifade etti. Chang-Gyu Hwang, şunları söyledi: “Hem Korea Telecom hem de Türk Telekom kendi ülkelerinde 100 yılı aşkın süredir lider telekom operatörü. Bu tarihi anlaşma ile bu liderliğin en az 100 yıl daha süreceğine ve tüketicilerimize en iyi servisi sunmaya devam edeceğimize olan inancımızı pekiştirmekten mutluluk duyuyorum” GiGAtopia vizyonu sayesinde tüketicilere GiGA hızları sabit internet, mobil, Wi-Fi noktaları ve UHD TV kanalları üzerinden ulaştırdıklarını ifade eden Chang-Gyu Hwang ayrıca “2018 Pyeong-Chang Kış Olimpiyatlarında dünyada ilk kez 5G hizmetini vereceğiz ve Türk Telekom’la olan bu stratejik ortaklığımız bunun gibi pek çok vizyoner alanı da kapsayacak” şeklinde konuştu.

Mobil Ödeme Sistemleri Yaygınlaşıyor

0
MasterCard, Dünya GSM Birliği (GSMA) tarafından Barcelona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongre’sinde, PRIME Research ile ortak yürüttüğü Geleneksel Mobil Ödemeler Araştırmasının dördüncüsünün sonuçlarını duyurdu. Araştırma, 2015 yılı içerisinde dünya genelinde mobil ödemeler hakkındaki 2 milyonu aşkın Twitter, Facebook, Instagram, Google+ ve YouTube içeriğinin ve forumlardaki tartışmaların analizini kapsıyor. 2012’de yapılan ilk araştırmada sadece 85.000 içerik analiz edilmişti. Mobil Ödemeler Araştırması’na göre mobil ödemeler hakkındaki olumlu düşünceler giderek yükseliyor: 2015 yılında tüm dünyada paylaşılan sosyal medyada içeriklerinin %95’i bu yeni teknolojiler hakkında olumlu ya da nötr düşünceye sahip.

Ödeme seçenekleri ve bunlara duyulan ilgi artıyor

Hız ve rahatlığın yanı sıra sunduğu seçenekler sebebiyle de tüketicilere eşsiz bir alışveriş deneyimi yaşatan mobil ödeme teknolojilerinde Apple Pay, Samsung Pay ve Android Pay’den bahseden iletiler, toplam iletilerin %97’sini oluşturdu. İletilerin ana konusu ürün lansmanı, hizmet iyileştirme ve ürün değerlendirmesi oldu. Dijital cüzdanı konu edinen içeriklerin dışında, %47 oranında temassız kartlardan, %33 oranında biyometrik sistemlerden, %24 oranında kişisel ödemelerden, %6 oranında da giyilebilir ödeme teknolojilerinden bahsedildi. Tüketiciler, giyilebilir ödeme şekillerine de yılın ilk çeyreğinden sonra daha ısınmış görünüyor; son çeyrekte giyilebilir teknolojiden bahseden iletiler, ilk çeyrektekinin 30 katı. Temassız kart ile ilgili iletiler daha çok Londra, Şikago, St Petersburg gibi şehirlerin toplu taşımalarındaki ve önemli spor aktivitelerindeki kullanımına yönelik oldu.

Dünya mobil ödeme teknolojilerini konuşuyor

Dünya çapında, iletilerin ana konusu dijital cüzdandı. Çalışmanın sonuçlarına göre mobil ödemeler konusunda sosyal medyadaki iletilerin miktarı bir önceki yıla göre tüm dünyada özellikle de Kuzey Amerika, Orta Doğu ve Afrika, Avrupa ve Asya Pasifik’te artış gösterdi.

İlle de güvenlik

Mobil Ödemeler Araştırması tüketicilerin odak noktasının halen güvenlik olduğunu,  daha güvenli alışveriş deneyimi için gelişmiş dijital uygulamalara kaydıklarını gösterdi. 163 ülkede en öne çıkan konu biyometrik ödeme sistemleri oldu: parmak izi tanıma ve elektro kardiyografinin yanı sıra yüz tanıma yani Selfie Pay konuları %55 ile başı çekti. Mobil ödemeler hakkındaki olumlu düşüncelerde de yükseliş görüldü; 2015 yılında tüm dünyada paylaşılan sosyal medyada içeriklerinin %95’i olumlu ya da nötr oldu, bir önceki yıla göre 3 puanlık bir artış gözlendi. Bu daha önceki yıllardaki araştırma sonuçlarına göre, olumlu yönde %20’yi aşan bir artış demek, tüketici her geçen yıl yeni teknolojilere daha çok ısınıyor. Tüketiciler en çok şifre döneminin bitişine dair memnuniyet dile getirdi, iletilerin diğer bir ana teması ise yeni biyometrik doğrulama seçenekleriydi.

Yakıt ücretini kendi ödeyen otomobiller geliyor

0
visa techinside Barselano’daki MWC etkinliği sırasında yeni geliştirdiği teknolojiler hakkında örnek uygulamaları sergileyen Visa’nın, yakıt parasını ödeyen otomobil uygulaması büyük ilgi topladı. Visa’nın Honda ile ortak olarak gerçekleştirdiği örnek uygulamada, yakıtı azalan araç sürücüyü en yakın benzin istasyonuna yönlendirdikten sonra araç pompadan aldığı yakıtın faturasını pompadan öğreniyor ve ödeme işlemi içn sürücüden onay alarak ödemeyi istasyonun banka hesabına geçiriyor. Otomobil ayrıca akaryakıt istasyonundaki mağazadan kullanıcının şipariş edeceği yiyecek içekler için de menüyü aracın ekranına yansıtıyor ve şoförün dokunmatik ekran üzerinden sipariş vermesini sağlıyor. Elbette siparişin ödemesini de yine araca entegre edilmiş Visa ödeme sistemiyle yapıyor. Aynı sistem, akıllı evlerdeki buzdolapları veya benzer internet nesneleri için de kullanılabiliyor. Visa yeni sistei şimdilik demo olarak sundu ancak yakın gelecekte otomobillerimizin ve evlerimizin nasıl akıllanacağına dair önemli bir bilgi vermiş oldu.

Intel 5G’ye geçişi hızlandırıyor

0
intel Intel 22-25 Şubat tarihlerinde Barselona’da gerçekleştirilen dünyanın en önemli teknoloji fuarı Mobil Dünya Kongresi’nin ilk gününde günlük yaşamda yeni ve harika deneyimler sunmak üzere tasarlanan daha hızlı, daha akıllı ve daha verimli 5G kablosuz ağlar için gerekli zemini hazırlayan yeni sektör ortaklıklarını ve ürünleri duyurdu. Sporcu ekipmanlarına entegre cihazlar ve çarpışma önleme özelliklerine sahip insansız hava araçlarından, otonom arabalar ve akıllı şehirlere kadar birçok “nesneyi” birbirine, insanlara ve buluta bağlamak, günümüzün kablosuz ağlarının kapasitesini inanılmaz ölçüde zorluyor. Kurumsal Başkan Vekili ve Intel İletişim ve Cihazlar Grubu Genel Müdürü Aicha Evans konuyla ilgili “Milyarlarca cihazın, veri bakımından zengin kişiselleştirilmiş hizmetlerin ve bulut uygulamalarının giderek daha akıllı ve bağlantılı hale gelmesi, daha akıllı ve daha güçlü ağlara olan ihtiyacı arttırıyor. İletişim ile bilgi işlemi bir araya getiren 5G’ye geçiş, sektörü kökten değiştirecek bir yenilik. Geleceğin inanılmaz deneyimlerini mümkün kılmak için 5G ağlarının temelini şimdiden atmak bizim için zorunlu bir adım.” dedi. Sektördeki İşbirlikleri Intel, 5G’nin ileride yaygın olarak kullanıma sunulması için gerekli zemini hazırlamak üzere mobil ekosistem liderleriyle işbirliği yapıyor. Ericsson* ve Intel, ağ dönüşümü, bulut ve IoT alanlarındaki mevcut ortaklıklarının bir uzantısı olarak, 5G çözümleri için mobil şebeke operatörleri ile işbirliği yapıyor ve ortak denemeler gerçekleştiriyorlar. KT* ve Intel, 2018’de 5G kablosuz teknolojisini ve ilgili cihazları, sanal ağ platformlarını ve ortak standartlaştırma çalışmalarını geliştirmek ve doğrulamak üzere 5G denemeleri yapacak. LG Electronics* ve Intel, yeni nesil arabalar için 5G telematik teknolojileri geliştirecek ve denemeler yapacak. Nokia* ve Intel, 5G mobil istemciyi ve kablosuz altyapıyı ilk devreye alma çalışmalarını mümkün kılmak üzere standartlaştırma öncesi 5G radyo teknolojileri ve ağ çözümleri konusunda ve gelecekteki kablosuz ağların cihaz bağlantı gerekliliklerini karşılayacak 5G radyo teknolojilerinin birlikte çalışabilirliği konusunda işbirliği yapıyor. SK Telecom* ve Intel, 2016 boyunca 5G mobil cihaz ve ağ çözümlerinin yanı sıra lisanssız bantta Lisans Destekli Erişim (LAA) için cihazlar geliştiriyor ve bunları doğruluyor olacak. Şirketler 5G teknolojilerinde sürdürdükleri işbirliği sayesinde, 5G kablosuz ağ kapasitesini arttırmak üzere, anchor-booster cell ve çok büyük MIMO sistemleri de dâhil olmak üzere radyo erişim ağı teknolojilerinde gelişmeler kaydetti. Verizon* ve Intel, Verizon 5G Teknolojisi Forumu* aracılığıyla 5G kablosuz çözümleri içinsaha denemeleri yaparak, veri kapasitesini ve günümüzün hücresel ağlarından daha yüksek basamaksal büyüklük hızlarını destekleyebilen milimetrik dalga spektrumunun, evlere ve şirketlere yüksek kaliteli ve hızlı kablosuz bağlantı sağlamanın uygulanabilir bir yolu olduğunu göstermeyi amaçlıyor. 5G Prototip Oluşturma Intel, 5G’nin geliştirilmesini ve kullanıma hazır hale getirilmesini hızlandıran ilk prototip çözümlerini tasarlamak için platformlar sunuyor ve sektörde işbirlikleri yapıyor. Intel’in 5G mobil deneme platformu, 5G cihazların ve kablosuz erişim noktalarının daha hızlı entegrasyonunu ve test edilmesini sağlamak üzere yüksek performanslı bir geliştirme platformu sunuyor. Intel, hâlihazırda bu yeni deneme platformunda 5G geliştirme, prototip oluşturma ve testler için dünya çapından operatörlerle birlikte çalışıyor. Kablosuz İletişim Ürünleri Intel, geniş akıllı telefon, telefon-tablet, bilgisayar ve IoT cihazı yelpazesi için kablosuz iletişim çözümleri sunuyor. IoT için tasarlanan bağlantı çözümleri: Akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar için LTE bağlantısı sağlayan Intel XMM 7480, kusursuz LTE gelişmiş bağlantısı ve 450 Mb/sn’ye kadar indirme hızlarıyla çok oyunculu oyunlar ve sanal gerçeklik gibi işlem bakımından yoğun deneyimleri mümkün kılar. Küresel pazarlar için tasarlanan Intel XMM 7480 modem, tek bir SKU’da aynı anda 33’ten fazla LTE bandını destekleyerek diğer tüm LTE modemlerden daha fazla bandı destekler ve TDD ile FDD spektrumunda 4 kat daha fazla taşıyıcı birleştirmeyi mümkün kılar.

Siber saldırı mobilden gelebilir!

0
siber saldırı Mobil cihaz ve platformlar için dünyanın en önemli buluşması olan Mobil Dünya Kongresi (MWC), 22 Şubat’ta İspanya’nın Barselona kentinde başladı. Geniş standı ve mobil cihazlara yönelik güvenlik ürünleriyle fuarda yer alan ESET, şirketlerdeki mobil güvenlik durumu ve endişeleri ortaya koyan bir araştırmayı yayınladı. Araştırma, EMEA bölgesindeki 10 ülkeden 1700 IT uzmanının katılımıyla yapıldı.* Siber güvenliğe ciddi yatırım var ama… Araştırmadan çıkan sonuçlara göre firmalar siber güvenlik risklerini azaltmak için ciddi anlamda yatırım yapıyor ve geniş yelpazede güvenlik sistemleri uyguluyorlar. Firmaların %98’i en azından 9 izlenebilir IT güvenlik çözümlerinden birini uyguluyor. Antivirüs, firewall ve yedekleme bunların en yaygın olanları. Ancak şaşırtıcı olan durum, bu güvenlik önlemlerini uygulayan firmaların birçoğunun mobil güvenlik çözümlerikullanmamasıdır. Analizlere göre firmaların sadece beşte biri (%21) mobil cihazlarında güvenlik yazılımı olduğunu raporladı. Kendi cihazını getirmenin riski Veriler aynı zamanda firmaların %44’ünün, çalışanların kendi mobil cihazlarını kullanmalarına izin verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle mobil cihazları hedefleyen agresif kötü amaçlı yazılım kombinasyonları ve iş dünyasındaki ‘kendi cihazını getir’ prensibinin benimsenmesi, güvenlik konusunda oldukça önemli riskler ortaya çıkarıyor. Genellikle bu risklerin kaynağını bulmak da oldukça zor. Firmaların yarısından fazlası saldırıya uğramış Araştırmayı duyuran ESET Güvenlik Araştırmacısı ve WeLiveSecurity.com sitesinin baş editör Raphael Labaca Castro, önemli bir sonucun daha altını çizdi. Buna göre firmaların %58’i, geçen yıl kötü amaçlı yazılım bulaşmasına maruz kalmış. Katılımcıların gerçek dünyada karşılaştıkları kötü deneyimler, teorik olarak endişe duydukları konularla aynı. Katılımcıların %53’ünün en çok endişe ettiği konu, sistemlere kötü amaçlı yazılımların bulaşmasıdır. Bunu %48 ile sosyal mühendislik, sahtekarlık ya da kimlik avı hırsızlığı formlarındaki siber saldırılar ve %39 ile yazılım güvenlik açıkları takip ediyor. Nasıl güvenlik için nasıl para harcanmalı? ESET araştırmasından çıkan diğer bir enteresan bulguya göre; EMEA bölgesindeki katılımcıların %38’i firmaların siber güvenlik için yeteri kadar bütçeleri olduğunu düşünüyor. Katılımcılara ayrıca ‘daha fazla güvenlik için hangi alanlara harcama yapılması gerekir’ sorusu soruldu. Buna göre %25 oranında ‘çalışanlara siber güvenlik konusunda eğitim vermek’, onu %19 ile ‘güvenlik denetimleri için daha fazla yatırım yapmak’ takip etti. Yüzde 15 gibi küçük bir oran ile de dosya şifreleme ya da çift-faktörlü kimlik doğrulama gibi daha gelişmiş güvenlik çözümleri önerildi.

HP yeni nesil mobilite platformuyla bilişimi yeniden tanımlıyor

0
HP_Elite_x3_+_HP_Mobile_Extender
HP Inc. Mobile World Congress etkinliğinde mobil bilişim deneyiminde devrim yaratacak çözümünü gün yüzüne çıkardı. HP’nin, insanların çalışma anlayışı ve çalışılan yerler konusunda yaşanan olağanüstü değişime hitap etmeye yetecek kadar çok yönlü olarak tasarlanan  yeni mobil ekosistemi bilişimin yeni neslini sürükleyecek.
Windows 10 mobile’lı HP Elite x3, phablet, dizüstü bilgisayar ve masaüstü bilgisayarın kullanım deneyimlerini tek cihazdan birbirine bağlarken, kullanıcıların üretkenlik için kilit öneme sahip uygulamaları bu farklı cihazlardan sorunsuzca çalıştırmalarına da imkân tanıyor.
HP Inc. Başkanı ve CEO’su Dion Weisler, yeni çözümle ilgili şu görüşü paylaşıyor: “Yaşadığımız değişimin başlıca sembollerinden ticari mobilite alanınca daha önce böylesine ölçekte bir inovasyon görülmemişti. HP Elite x3, mobilite ve bilişimin gerçekten anlamlı bir yöntemle bir araya geldiği devrim niteliğinde bir mobil platform. İş ortaklarımızın sağladığı güçle birlikte sektörü daha ileri bir noktaya taşıyor ve mobil üretkenlik vaadimizi müşterilerimiz için bir gerçeklik haline getiriyoruz.”
Günümüzde çalışanlar her ne kadar farklı bir bilişim tarzı beklentisi içerisinde olsalar da işlerini düzgün bir şekilde yürütebilmek için çok sayıda farklı teknoloji ve cihaza bel bağlamak durumunda kalıyorlar. Elite x3 ve güçlü kanal ortaklarının yanı sıra Microsoft, Qualcomm Technologies Inc. ve Salesforce’un en yeni ilerlemelerinin desteğini alan HP, mobilitenin PC üretkenliğiyle tek cihazda buluştuğu yeni nesil bilişimi sunuyor.”
Microsoft CEO’su Satya Nadella konuyla ilgili şu görüşü paylaşıyor: “Windows 10, daha kişisel bir bilişim çağı için geliştirildi. Bu çağda deneyimleriniz, içerikleriniz ve verileriniz sizinle birlikte hareket halinde. HP, Qualcomm ve Salesforce gibi iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin, bulundukları her yerde üretken olmalarına odaklanarak dünyamızdaki her bireyin ve her kurumun daha fazla iş başarmasına yönelik misyonumuzu daha ileri bir boyuta taşıdık.”
Qualcomm Incorporated CEO’su Steve Mollenkopf, ise şunları söylüyor: “Qualcomm’un en yeni işlemcisi, HP’nin ticari PC alanındaki liderliği bir araya gelerek geleceğin bilişim anlayışının sunulmasına destek oluyor. HP’nin, LTE’li Snapdragon 820 işlemciyi yenilikçi bir şekilde kullanması, işlemcinin güçlü performans ve düşük güç tüketim avantajları sayesinde PC deneyimi HP Elite x3 phablet’te yaşanıyor.”
Salesforce Başkanı ve CEO’su Marc Benioff şu açıklamayı yapıyor: “İş dünyasındaki yeni para birimi diyebileceğimiz hız, tüm şirketleri çalışanlarına işlerini diledikleri zaman, diledikleri yerde, diledikleri cihazda yapabilmelerine olanak tanıyacak araçları sunmaya teşvik ediyor. HP ve Microsoft gibi iş ortaklarıyla çalışmaktan ve Salesforce1 ile dünyanın bir numaralı CRM platformunu tüm mobil kullanıcılara sunmaktan gurur duyuyoruz.”
CDW CEO’su Tom Richards’ın görüşleri ise şöyle: “HP’nin uçtan uca düşünme anlayışının Elite x3’teki yansıması son derece yenilikçi oldu. Elite x3, başlı başına etkileyici bir cihaz fakat buradaki gerçek atılım Elite x3’ün aksesuar ekosisteminde. Bu ekosistem farklı bilişim platformları arasındaki akıcı deneyimi sürüklerken ‘Kendi Cihazını Getir’ yaklaşımından daha ötede bir çözüm sunuyor ve mobil iş akışında dönüşüme yöneliyor.”
Her cihaz tek cihazda  
Elite x3, phablet, dizüstü bilgisayar ve masaüstü tabanlı iş üretkenliğini tek cihazda buluşturan ilk kurumsal mobil cihaz olma özelliğini taşıyor.  Windows 10’un Continuum özelliğinden faydalanan Elite x3, telefon ve PC kullanım senaryoları arasında akıcı çoklu ekran geçişlerine imkân tanıyor.  Kullanıcılar Elite x3’ü aksesuar ekosistemine bağlayarak masaüstü ve dizüstü bilgisayar üretkenliği deneyimi yaratırken, birinci sınıf ticari bir phablet ile hareket halinde üretkenlik deneyimine de sahip olabiliyorlar.
Kullanıcılar bu beceriler sayesinde Elite x3’ü masaüstü, dizüstü bilgisayar ya da mobil cihaz şeklinde kullanma tercihine sahip oluyor ve farklı ortamlara göre cihaz seçme kaygısından kurtuluyor. Elite x3’ı açmak için biyometrik kimlik doğrulama kullanılabiliyor. Bu da kurumsal müşteriler için cihaza ek bir güvenlik katmanı sağlıyor.
HP Inc. Mobiliteden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür Michael Park, şu açıklamayı yapıyor: “Müşterilerimizden aldığımız bilgiler, ticari müşterilerimiz arasında bir kesimin mobilite ve PC seviyesinde üretkenlik ihtiyaçlarının karşılanmadığını bize gösterdi. HP Elite x3’ü bilişimin geleceğe yönelik rotası olarak görüyoruz. Bunu da her cihaz gibi çalışan tek bir cihaz olarak açıklamak mümkün. Özetle mobil merkezli iş alanı ile BT için daha yüksek faydalara yönelik modern bir teknoloji çözümünden söz ediyoruz.”
Elite x3, Snapdragon 820 işlemci, Windows Continuum2 özellikli Windows 10 Mobile , opsiyonel HP Desk Dock ve opsiyonel Mobile Extender gibi bileşenler sayesinde kullanıcıların bulundukları yerleşim fark etmeksizin kendi belirledikleri koşullar altında çalışabilmelerine olanak tanıyor. Qualcomm® Quick Charge™ 3.0 teknolojisi sayesinde kullanıcılar daha kolay ve daha hızlı şarj imkânına da sahip oluyor.
Desk Dock, Elite x3 için tam donanımlı bir masaüstü bilgisayar deneyimi sunuyor. Harici monitör desteği için DisplayPort, iş sürekliliği için iki USB-A ve bir USB-C™ bağlantısı ve kullanıcıların masa başında üretkenliğini kolaylıkla ölçeklendiren kablolu Ethernet gibi donanımları içerisinde barındırıyor. Elite x3 portre modunda masa başı çalışmalarında rahat bir seyir için kullanılabiliyor. Yuva sistemi Elite x3’ü koruyucu kılıf gerektirmeden destekliyor.
HP Mobile Extender, neredeyse kenarları olmayan 31,7 cm’lik, 1 kg ağırlığındaki dikey HD ekran kullanarak dizüstü bilgisayar deneyimi yaratıyor. Mobile Extender’da hiçbir veri saklanmıyor. Tüm uygulamalar, şifreler ve dosyalar Elite x3’te depolanıp oradan yönetiliyor.
Çözümlerden oluşan dirençli bir ekosistem kurumsal mobilitenin yeni seviyesini belirliyor
Elite x3, kullanıcıların en çok güvendikleri ve sevdikleri uygulamalarla çalışmalarına imkân tanıyor. HP tarafından sanallaştırılan uygulamalara kolay erişim imkânı sunmak için tasarlanan uygulama kataloğu HP Workspace  akıcı bir uygulama kullanım deneyimi sunuyor. Elite x3’teki Workspace sanal bir PC oluşturarak kullanıcılara şirket tarafından oluşturulan x86 uygulama kataloglarına sanallaştırılmış bir çözüm üzerinden erişim imkânı tanıyor. Kullanıcılar, Desk Dock ve Mobile Extender kullanarak genelde bir mobil cihazda bulunmayan tam bir klavye ve fare deneyimiyle sanallaştırılmış uygulamalarına hızlıca erişme kolaylığını yaşıyorlar.
Elite x3 platformu, tek cihaz kullanım yoluyla şirketlerin çalışma şeklini değiştirme potansiyeline sahip. Dünyanın bir numaralı CRM platformu Salesforce ile iş birliğine giden HP, tüm Elitex3’lerde Salesforce1’i sunacak.  CRM’in yeni standardını belirleyen Salesforce1, kullanıcılara işlerini mobil cihazları üzerinden bulutta çalışan güçlü araçlarla yönetme olanağını tanıyacak. Bu sayede ihtiyaç duydukları gerçek zamanlı veri ne olursa olsun gündemi yakalayabilecekler. Satış temsilcileri bundan böyle Elite x3 ve Salesforce1’i kullanarak müşteri ve CRM verilerini her zamankinden daha hızlı yönetim güncelleyebilecek ve işlerini hareket halinde yapabilmeye yönelik kilit önemdeki işlemleri yapabilecekler.
 
Yeni mobil yazıcılarla tüm dünyayı ofisiniz haline getirin 
HP, kurumsal mobil kullanıcılara en yüksek düzeyde taşınabilirlik sunan iki adet yeni mobil yazıcıyı da duyurdu. HP OfficeJet 200 ve HP OfficeJet 250 mobil all-in-one yazıcılar kompakt, hafif ve uzun pil ömrüne sahip olmalarının yanında yüksek hızda baskı ve sınıfının en yüksek sayfa verimi avantajlarını da sağlıyorlar.   HP OfficeJet 200, dizüstü, akıllı telefon ya da Wi-Fi Direct özellikli tablet fark etmeksizin her yerden baskı almayı kolaylaştırarak , kullanıcılara ağa erişimin mümkün olmadığı yerlerden bile kablosuz bağlantı imkânı sunuyor  . HP OfficeJet 250, hareket halindeyken baskı, tarama ve kopyalama ihtiyacı duyan kullanıcılara yönelik mobil bir all-in-one yazıcı olarak öne çıkıyor. 10 sayfa Otomatik Doküman Besleyici (ADF) özelliğiyle üretkenliği artıran yazıcı Bluetooth® Smart teknolojisi  ve Wi-Fi Direct ile kolay kablosuz baskı olanağı da tanıyor. Her iki yazıcı da dahili değiştirilebilir pil ve güç adaptörünü içerisinde barındırıyor. Ayrıca iki yazıcı da AC ve USB’den şarjı destekliyor. Mobil baskı alanında lider HP kurumlar ve tüketiciler için baskı almayı kolaylaştıran çok çeşitli çözümlere sahip.
Fiyat ve erişim 
• HP Elite x3’ün bu yaz piyasada olması bekleniyor. Türkiye’de ise Eylül ayında satışa sunulması planlanıyor.
• Cihaz, aksesuar ekosistemi ve abonelik ücretleri sürüme yakın tarihte açıklanacak.
• HP OfficeJet 200 mobil yazıcının mayıs ayında 279 avrodan başlayan fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor.
• HP OfficeJet 250 mobil all-in-one yazıcının eylül ayında 349 avrodan başlayan fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor.
Daha fazla bilgi için: www.hp.com/go/elitex3.

Tazedirekt niye kapandı?

0
taze_direkt_alisverisi Tazedirekt, melek yatırımcı olarak kendinden çok bahsettiren Hasan Aslanoba’nın  dört beş yıl hazırlıktan sonra kurduğu taze gıda tedarik şirketiydi. Yeni perakendeciliğe örnek olabilecek, herkesin takdir ettiği bir girişimdi. Mobil uygulaması, yılın en başarılı uygulaması seçilmişti. Proje, pek çok girişim konferansına örnek vakıa olarak davet edilmişti. Kendi çiftliklerinden, taze gıda ürünlerini kapınıza kadar getiriyordu. Modern çiftlikten, hayvan refahına önem verilen, gıda güvenilirliğine dikkat edilen, doğal ve lezzetli ürünler sunmayı vaat ediyordu. Şimdiye kadar gerek ürünler gerekse tedarikte fazla şikayet yaşandığını duymadık. Aslanoba, onlarca yeni girişime de destek olmuştu. Hatta Erikli Su şirketini Nestle’ye sattıktan sonra, önce meyve suyu işine girmiş, ardından da girişim projelerine destek olacağını ve bunun için 50 milyon lira ayırdığına dair, pekçok şey yazılıp çizilmişti. Gelinen noktada durum şu: 400 kişinin çalıştığı Tazedirekt, son bir yılda 1.8 milyon ciro yapmasına ve yıllık yüzde 30 büyüme beklentisine rağmen kapandı. Kapanma sebebi olarak “Piyasa Koşulları” gerekçe gösterildi. Tazedirekt’e tedarik sağlayan 15 bin dönümlük üç çiftlik vardı. Tazedirekt’in hedefinin 2017 yılı sonunda 10 milyon lirayı aşması bekleniyordu. Acaba bu ciro için şimdiki çiftlikler yeterli olacak mıydı? Devam etseydi, yeni çiftlikler kurmak veya bu standartlara haiz, yeni sözleşmeli çiftlikler zorunlu olacaktı. Yemek Sepeti, 500 milyona satılınca her girişimci yemek ve gıda pazarına yönelik projelere sarılmaya başladı. Haksız da sayılmazlar, 25 milyon öğün dışarda yemek yenilen bir Türkiye’de gıda perakendeciliği cazipti ve gelecekte de cazip olacak. Tazedirekt de cazip bir fikirdi ve uygulaması da memnuniyet veriyordu. Ancak masanın ardında olursanız, duruma farklı bakıyorsunuz ve hesaplar tutmayabiliyor. Burada da 20 milyona yakın para yatırdığınız bir işten kazandığınız para daha yüksek olmalıdır. Paranı bankaya yatırsanız üç dört misli para kazanırsınız. Bir diğer piyasa koşulları etkisi gıda güvenilirliği algısının yanıltıcılığıdır. Herkes güvenli gıda, sürdürülebilir ürünler ve gıda izlenirliğinin dair kaygılar taşır ama bunun için para vermeye gelince yüzde 1’ler öne çıkar. Kapıya servis, gerçekten caziptir ama her mahallede indirim market olan bir ülkede, ne Tazedirekt ve getir.com ciddi zikzaklar yaşayabilir. Benim her ikisi için de, devam edeceğine ve ayakta kalacağına ümidim vardı. Çünkü ikisinin de arkasında güçlü bir sermaye desteği vardı. Aslanoba, madem 50 milyon lirayı bu işe ayırmıştı ve çiftliklerini de buna yönelik yapılandırmıştı, bu iş kalıcı olacaktı. Ancak, piyasa koşullarında ileride başka sorunlar da baş gösterebilirdi. Mesela, “doğal” ifadesini etiketlerde kullanması sorun oluşturabilirdi. Aynı şekilde “Köy yoğurdu” ifadesi de öyle. Üretilen her tarım ürünü, Hal Yasası gereği beyan edilmek durumundadır. İşlerin hacmi büyüdükçe, şikayetler artabilir ve rakipler de rekabet ihlali iddiasıyla karşılarına çıkabilirdi. Ne yaparsın, piyasa koşulları işte… Eğer tedarik farklı çiftliklerden gelmeye başlarsa, ürün standardını tutturmak mümkün olmayacaktı. İster elma sipariş edin isterse süt isteyin, eğer aynı çiftlik ürünü değilse tadı, rengi aynı olmayacak yanı standartlar değişecektir. Diğer bir risk ise, internet üzerinden satışlarla ilgilidir. İsimlerini saymama gerek yok, kaç tane B2B ve B2C şirketi battı ve piyasadan çekilmek zorunda kaldı. Dünyanın en hızlı büyüyen perakende alanında, hızlı batışlar da yaşanabilir. Bu olaydan çıkarılacak derslere gelelim: . Geleneksel tarzlar ve geleneksel ürünler iyidir. . Para kazanma isteği, idealleri bitirir. . Yeni alanlar, doğal bir büyüme seyri takip etmelidir. . Melek yatırımcılar, projelere olan ilgilerinden fazlasını insanlara da göstermelidir. . Temel ihtiyaç maddeleri için karmaşık yollar denemeye değmez. Hasan Aslanoba, güzel bir girişim örneğini hayata geçirdi, devam etmemesi onun hatası değil. Belki heyecandan optimum büyüklüğü ve zamanlamayı ayarlayamamış olabilir. Önümüzdeki süreçte daha kalıcı yeni örnekleri çıkacaktır. Yeter ki girişimciler, yukarıdaki hatırlatıcı notlara dikkat etsin.

Facebook Messenger’a çoklu hesap desteği geldi

0
facebook messenger Facebook Messenger çok popüler bir anında mesajlaşma yazılımı olmasına rağmen, aynı cihazda birden çok hesabı kullanmaya izin vermiyordu. Facebook yöneticileri, bazı ailelerde tek bir akıllı cihazın kullanıldığını ve Facebook mesajlarının bir cihaz üzerinden kontrol edilmek istendiğini göz önünde bulundurarak, aynı cihazda birden çok hesabın kullanılması için testlere başlamışlardı. O testler başarıyla sonuçlandı ve Facebook Messenger bugünden itibaren resmi olarak çoklu hesap desteği vermeye başladı. Kullanıcılar Settings ayarları üzerinden yeni hesapları ekleyebilecekler. Telefondaki diğer hesaplara yeni bir mesaj geldiğinde Facebook Messenger uyarı verecek ancak kullanıcı şifresini girip kendi hesabına giriş yapmadan mesajın kimden geldiği veya ne yazdığı görünmeyecek. Dolayısıyla mahremiyet sorunları yaşanmayacak. Yeni özelliğin devreye girmesi için Facebook Messenger’ın güncellenmesi gerekecek. Ancak Facebook dünyadaki farklı bölgeleri farklı zaman dilimlerinde güncelleyecek.  

5 Gün Önce 10 Yıl Sonra #4 Askeri Teknolojiler

0
Techinside.com olarak, başladığımız video serisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bir önceki programda konuştuğumuz Akıllı Şehirler programının tekrarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

5 gün önce 10 yıl sonra 3. bölüm – Akıllı Şehirler

Her hafta Cuma günü saat 17.00‘de başlayan programımız, bu hafta yine tam vaktinde karşınızda.

Kaçırmak yok!

Programımız YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanıyor ve daha sonra kaydediliyor. Kaçıranlar diledikleri zaman tekrarını izleyebiliyorlar. Askeri Teknolojiler ve Savunma Sanayii’nin Geleceği Bu haftaki programımızda son günlerin maalesef üzücü gündemleri arasında yer alan terör saldırıları ve bunlara ne gibi teknolojik önlemlerin alınabileceğini konuşacağız. Sayıları her geçen gün artan insansız hava araçlarının askeri amaçlı kullanımını değerlendirirken, pek çok ülkenin gerçek savaş tehdidi arasına aldığı siber saldırılara da değineceğiz. Melih Çelik ve Hakkı Alkan’ın sunumuyla dördüncü bölüm karşınızda. İyi seyirler.
  • Yayında bahsettiğimiz Savunma Sanayii Müsteşarlığı İnsansız Hava Araçları Yol Haritası dokümanına ulaşmak için tıklayın.

Yayıncılar mobil cihazlara odaklanıyor

0
mobile1Kitap, gazete, dergi gibi klasik yayıncılık ürünleri, tarihin gelişiminde önemli bir rol oynadılar, şüphe yok. Ancak artık kağıt baskı formatının günden güne kan kaybettiğini, onun yerine dijital yayıncılığın güç kazandığını görmeyen de kalmadı. Fakat dijital yayıncılık alanında da ibrenin mobil cihazlara dönüyor olduğunu artık net şekilde görebiliyoruz. Mobil cihazların küçük ekranları nedeniyle dijital yayıncılık ürünlerini “tüketmeye” uygun olup olmadığını tartışanlar bir kenarda dursun, okurlar çoktan cep telefonları ile gazete, dergi okumaya alıştı. comScore’un araştırmasına göre ABD’de dijital medyadaki içeriğin üçte ikisi artık mobil cihazlar tarafından tüketiliyor. Bu yeni veri, artık gazete, dergi, TV hatta radyo gibi yayıncılık alanında faaliyet gösteren içerik üreticilerinin stratejilerini mobil cihazlara göre şekillendirmesi gereğini doğuruyor. ABD’de mobil cihazlar üzerinde 1 ay içinde 779 milyar dakika içerik tüketilirken, PC’lerde tüketilen dijital içeriğin boyutu sadece 551 milyar dakikada kaldı. Bu oranın kısa sürede iki katına çıkması da mümkün. Sonraki yılın raporunda mobil sistemlerde 1 milyar dakika içerik tüketilirken PC’lerin 300-400 milyar dakikaya düşmesi sürpriz olmayacak çünkü hem akıllı telefon kullanımı hızla artarken hem de mobil cihazlar için içerik üreten yayıncıların sayısı artacak. Üstelik, 4G teknolojilerinin daha da yaygınlaşması, içerik tüketimin hızlandıracak. Mobil alanda büyümek isteyen dijital içerik üreticilerinin Facebook Instant Article, Snapchat Discover veya Twitter Moments gibi, içeriklerini doğrudan sosyal medya kullanıcılarına ulaştırabilecekleri platformlarda görünmek için birbirleriyle yarışa girdikleri de göze çarpıyor. Daha kısaca söylemek gerekirse, medya artık cepten takip ediliyor ve klasik yayın araçları etkisini kaybetmeye başlıyor. Bu gelişme de mobil cihazların ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Gartner’ın 2015 akıllı telefon satış rakamlarına göre, 2014 yılında 1,24 milyar adet olan telefon satışları, 2015’te 1,42 milyar adede yükseldi. Bu rakama tabletler dahil değil. Dolayısıyla, her yıl 1-1,5 milyar adet mobil cihazın satıldığı bir dünyada, yayıncılık sektörünün de mobile odaklanmasının zamanı gelmişti. Ancak mobil cihazlar dünyanın en güçlü mecrası haline dönüşürken bu cihazların içeriği gösterme konusundaki farklı standartlarının da içerik üreticilerinin canını sıktığını kabul etmek gerekiyor. HTML5 teknolojisi sayesinde, içeriklerin farklı cihazlarda farklı şekilde görünmesi veya çalışmaması ya da çalışmaması gibi sorunları bir nebze geride bıraksak da, bence artık iOS, Android, Windows platformlarının da ortak bazı standartlarda anlaşması gerekiyor. Kaldı ki, çok popüler olmadıkları için isimlerini saymadığımız başka mobil işletim sistemleri de fırsat bulsalar piyasayı ele geçirmek için tüm çabalarıyla çalışıyorlar. İşletim sistemleri ve onların dayattıkları standartlar ayrışıp dallandıkça, içerik üreticileri için her platforma ayrı içerik veya arayüz geliştirme ve işletme maliyeti de artıyor. Bakalım teknoloji devleri bir masaya oturup, daha önce HTML5 üzerinde anlaşabildikleri gibi, bugünün veya geleceğin can sıkan ayrışmaları hakkında da ortak bir noktada birleşebilecekler mi?  

Intel Teknoloji Konferansı ‘Yarından Sonra’ya ışık tuttu

1
intel2 Intel, ‘Yarından Sonra’ temasıyla 18 Şubat 2016, Perşembe günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği Intel Teknoloji Konferansı’nda dünyayı şekillendirecek gelecek teknolojilerin örneklerini sergiledi. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Yeni teknolojileri ülkemize getirmek için var güçleriyle çalıştıklarını belirterek şunları söyledi: “Nanoteknoloji ve biyoteknoloji strateji hazırlıklarımızı tamamladık ve en kısa sürede uygulamaya başlayacağız. Nesnelerin Interneti ve bulut bilişim alanlarında da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ar-Ge gelişmelerinde geldiğimiz seviyeyi Türkiye’nin taşıdığı potansiyel açısından yeterli bulmuyor ve artırmak istiyoruz. Intel gibi dünya devleri gelip Türkiye’de Ar-Ge merkezleri açıyorlar. Bu anlamda diğer şirketlere de Intel’in örnek olmasını umuyoruz. Biz de şirketleri desteklemek konusunda çabalarımızı artırıyoruz. AR-GE reform paketiyle 2002 yılında 2 olan teknoloji geliştirme bölge sayısını 63’e çıkardık. Şimdi AR-GE reform paketiyle teknopark dönemini büyük bir heyecanla başlatıyoruz.” Nesnelerin İnterneti Çağında Fırsatlar Dez Avantajlardan Daha Çok Yarından Sonra Teknoloji’ başlıklı konuşmasında global ve yerel ekonomik dinamikleri ve dünyayı şekillendirecek gelecek teknoloji trendlerini aktaran Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, “Dünyada üç endüstriyel devrim, iş yapış tarzımızı geri dönülemez şekilde değiştirdi. Buharlı makineler, seri üretim ve internet teknolojisi ile yaşamlarımız adım adım farklılaştı. Bugün ise Nesnelerin İnterneti teknolojileri dördüncü devrim tanımını fazlasıyla hak ediyor. Daha verimli, daha hızlı, daha eğlenceli bir yaşam bizi bekliyor. Tüm sektörler bu dijital dönüşümden etkileniyor, iş hayatımız kökten değişiyor. Çok yakın gelecekte üretim alanlarında belki de yüzde 70 makinaların yüzde 30 insanların olduğu bir ortam bizi bekliyor olacak. Ancak bu değişim, yaratıcı beyinler ve geleceğin teknolojilerine hükmetmek isteyenler için pek çok fırsatı da içinde barındırıyor. Bu dönemde veriyi iyi okuyan ve bundan değer yaratanlar yepyeni bir geleceği birlikte oluşturacaklar” dedi. Yeni teknolojilerin kullanılmasıyla artacak verimliliğe ve oluşacak tasarruf oranına dikkat çeken Aydın “Ülke olarak enerjiye senede 17 milyar dolar harcıyoruz. Enerji yönetim sistemlerini kullansak 1,5 milyar dolar cebimizde kalacak. Örneğin insanlar sadece akıllı termostat kullandıklarında yüzde 2-3 oranında enerji tasarrufunda bulunacak. Türkiye gibi enerjiyi dışarıdan alan bir ülke için bunları yapmak çok önemli” dedi. Kullandığımız bilgisayarların da hızla değiştiğini, daha akıllı hale geldiğini ve bizler için düşünüp, bizler için duyup göreceğini belirten Aydın “Verinin başrolde olduğu bu gelecekte güvenlik de git gide daha fazla ön plana çıkıyor. Biz Intel olarak bu trendi 10 sene önce gördük. Bugün Intel Security ile her biri alanında lider, kendi aralarında iletişim kurabilen hızlı ve akıllı çözümler sunuyor, bugünün ve yarının teknolojilerini koruyoruz.” şeklinde konuştu. Geleceğin Teknolojileri Türkiye’de Tasarlanıyor İstanbul’da 2014 yılında açılan Intel Ar-Ge Merkezi’nde, giyilebilir teknolojiler ve Nesnelerin İnterneti uygulamalarına yönelik çözümler geliştirdiklerini aktaran Burak Aydın, “Türkiye’nin kendi fikri mülkiyet projelerini üretmesini ve ülkemizin patent sayısını artırmayı hedefliyoruz. Ar-Ge merkezimizin açılmasından bu yana 5. Uluslararası patent başvurumuzu da geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdik, 7 başvurunun da yolda olduğunu söyleyebilirim. Bu bizim ve ülkemiz açısından gurur verici. Örneğin en son geliştirdiğimiz Adaptif Öğrenme Platformu’nun başarısı Türkiye sınırlarını aştı. “Sanal Öğretmen” olarak da bilinen proje, Harvard’lı Profesörlerden oluşan, teknolojiyle eğitimi birleştiren çalışmalarıyla dünya çapında ünlü CAST organizasyonunun da dikkatini çekti. Intel ve CAST, gerçekleştirdikleri işbirliği kapsamında Intel’in gelişmiş teknolojisi ve CAST’ın eğitim alanındaki tecrübesini birleştirerek projeyi yeni bir boyuta taşıyacak. Kelebek Elbise’den büyük başarı Uluslararası alanda elde ettiğimiz bir başka başarı ise yenilikçi moda tasarımcıları Ezra + Tuba tarafından Intel Türkiye Ar-Ge Merkezi işbirliği ile tasarlanan Intel Edison platformu ile akıllı hale getirilen ‘Kelebek Elbise’ oldu. Bu elbise, Intel’in tüm dünyada yürüttüğü bir reklam kampanyasının yüzü seçildi ve Türk tasarımcılarının ve mühendislerinin gücünü bir anlamda kanıtlamış ve tüm dünyaya göstermiş oldu.