Teknolojinin getirdiği avantajlardan yararlanıp modern çağa ayak uydurmak isteyen şirketlerde büyük bir dönüşüm var. Yıllardır kartvizitlerde ve firmaların iletişim bilgilerinde görmeye alıştığımız telefon numaraları artık IP adresleri ile yer değiştiriyor. Son kullanıcıların bile VoIP telefon sistemleri ve IP video konferans sistemlerini kullanmaya başladıkları bir çağda, firmalar da bu gelişmelere kayıtsız kalmayarak iletişim bilgilerini teknolojinin gereklerine göre güncelliyorlar.
Y Kuşağı öncülük ediyor
Bircom CEO’su Burçin Bircanoğlu şirketlerdeki teknoloji dönüşümünü anlatırken, “Video konferans sistemleri aslında uzun zamandır iş dünyasının hizmetinde. Ancak kurulum ve kullanma için uzun uğraşlar gerektirmesi sistemin Türkiye’de yaygınlaşmasını engelledi. Bütün bunlarla birlikte teknolojideki gelişmeler bu sorunu da çözdü. Şöyle ki artık bir telefon numarası çevirir gibi IP numarası çevirerek video konferans düzenlemek mümkün. Bu son teknolojiyi hemen sahiplenenler ise Y Kuşağı dahilindeki genç işadamları oldu. Sadece toplantılar için uzun seyahatler yapmak istemeyen, buna karşılık daha çok özel yaşamına, ailesine zaman ayırmak ve teknolojinin getirmiş olduğu rekabet avantajlarından yararlanmak isteyen yeni kuşak işadamları kartvizitlerine ve şirket web sitelerine IP adreslerini de yazmaya başladı. Böylelikle telefon rehberlerinin yanı sıra bu şirketlerin IP rehberleri oluşmaya başladı” yorumlarında bulundu.
Modern çağda iş süreçlerinde verimlilik IP adresleri ile mümkün
IP video konferans sistemlerini kullanan şirketler araç kirası, yakıt, fazla mesai, sigorta, iş gücü ve zaman tasarrufu yapıyorlar. Şirketlerin iş süreçlerini kolaylaştıran ve gereksiz zaman kayıplarını engelleyen şirketler çok daha verimli bir şekilde çalışıyorlar. Video konferans sistemlerinin yararlarının farkına varan şirketler, bu sistemleri mümkün olduğunca çok ve sık kullanmaktan çekinmiyorlar. Böylece şirketler, iletişim bilgilerine video konferans sistemlerinin IP adreslerini de ekleyerek müşteri ve bayilerinin de tasarruf yapmalarını sağlıyorlar.
Yealink ile IT altyapısı tasarrufu da mümkün
Normal bir telefon numarası gibi IP telefon ve video konferans sistemleri ile çevrilen IP adresleri sayesinde yıllardır alışıla gelen telefon çevirme uygulaması korunduğu için sistemi kullanmaya alışılması kolay oluyor. Bircom’un dağıtımını yaptığı Yealink markası özellikle rakiplerine göre düşük internet bant genişliği kullanımını sağlayan teknolojileri ile daha küçük ölçekli ve altyapı yatırımından kaçınan firmaların da çağa ayak uydurabilmelerini sağlıyor.
Altyapı tasarrufu rekabet gücünü artırıyor
1080p çözünürlükte 8 kişinin aynı anda video konferans yapmasını sağlayan Yealink çözümleri, rakiplerine göre %50 oranında daha az bantgenişliği kullanarak firmaların altyapı masraflarını da azaltıyor ve diğer tasarruflar ile birlikte sektörlerindeki rekabet güçlerini artırıyor. Telefon rehberlerinin yerini IP rehberleri alıyor
Teknolojinin getirdiği avantajlardan yararlanıp modern çağa ayak uydurmak isteyen şirketlerde büyük bir dönüşüm var. Yıllardır kartvizitlerde ve firmaların iletişim bilgilerinde görmeye alıştığımız telefon numaraları artık IP adresleri ile yer değiştiriyor. Son kullanıcıların bile VoIP telefon sistemleri ve IP video konferans sistemlerini kullanmaya başladıkları bir çağda, firmalar da bu gelişmelere kayıtsız kalmayarak iletişim bilgilerini teknolojinin gereklerine göre güncelliyorlar.
Y Kuşağı öncülük ediyor
Bircom CEO’su Burçin Bircanoğlu şirketlerdeki teknoloji dönüşümünü anlatırken, “Video konferans sistemleri aslında uzun zamandır iş dünyasının hizmetinde. Ancak kurulum ve kullanma için uzun uğraşlar gerektirmesi sistemin Türkiye’de yaygınlaşmasını engelledi. Bütün bunlarla birlikte teknolojideki gelişmeler bu sorunu da çözdü. Şöyle ki artık bir telefon numarası çevirir gibi IP numarası çevirerek video konferans düzenlemek mümkün. Bu son teknolojiyi hemen sahiplenenler ise Y Kuşağı dahilindeki genç işadamları oldu. Sadece toplantılar için uzun seyahatler yapmak istemeyen, buna karşılık daha çok özel yaşamına, ailesine zaman ayırmak ve teknolojinin getirmiş olduğu rekabet avantajlarından yararlanmak isteyen yeni kuşak işadamları kartvizitlerine ve şirket web sitelerine IP adreslerini de yazmaya başladı. Böylelikle telefon rehberlerinin yanı sıra bu şirketlerin IP rehberleri oluşmaya başladı” yorumlarında bulundu.
Modern çağda iş süreçlerinde verimlilik IP adresleri ile mümkün
IP video konferans sistemlerini kullanan şirketler araç kirası, yakıt, fazla mesai, sigorta, iş gücü ve zaman tasarrufu yapıyorlar. Şirketlerin iş süreçlerini kolaylaştıran ve gereksiz zaman kayıplarını engelleyen şirketler çok daha verimli bir şekilde çalışıyorlar. Video konferans sistemlerinin yararlarının farkına varan şirketler, bu sistemleri mümkün olduğunca çok ve sık kullanmaktan çekinmiyorlar. Böylece şirketler, iletişim bilgilerine video konferans sistemlerinin IP adreslerini de ekleyerek müşteri ve bayilerinin de tasarruf yapmalarını sağlıyorlar.
Yealink ile IT altyapısı tasarrufu da mümkün
Normal bir telefon numarası gibi IP telefon ve video konferans sistemleri ile çevrilen IP adresleri sayesinde yıllardır alışıla gelen telefon çevirme uygulaması korunduğu için sistemi kullanmaya alışılması kolay oluyor. Bircom’un dağıtımını yaptığı Yealink markası özellikle rakiplerine göre düşük internet bant genişliği kullanımını sağlayan teknolojileri ile daha küçük ölçekli ve altyapı yatırımından kaçınan firmaların da çağa ayak uydurabilmelerini sağlıyor.
Altyapı tasarrufu rekabet gücünü artırıyor
1080p çözünürlükte 8 kişinin aynı anda video konferans yapmasını sağlayan Yealink çözümleri, rakiplerine göre %50 oranında daha az bantgenişliği kullanarak firmaların altyapı masraflarını da azaltıyor ve diğer tasarruflar ile birlikte sektörlerindeki rekabet güçlerini artırıyor. Fortinet ve Splunk siber saldırılara karşı güçlerini birleştirdi
Siber güvenlik ve tehdit istihbaratı alanında yüksek performanslı çözümler sunan Fortinet, gerçek zamanlı iş verileri için yazılım altyapısı sağlayan Splunk ile güçlerini birleştirdiğini duyurdu. İşbirliği, işletmelerin ve servis sağlayıcıların kurumsal ağlarını siber tehditlere karşı koruma altına almasını sağlayacak. Fortinet, işbirliği kapsamında, hızlı tepki veren siber tehditleri ortadan kaldırmak için tasarlanan Splunk yazılımı sayesinde, global müşterilerine daha kısa sürede yanıt veren ve daha iyi tehdit izolasyonu sağlayan bir sistem sunacak.
Hızlı ve çevik savunma sistemleri
Siber saldırıların her geçen gün daha fazla artması ve daha karmaşık hale gelmesiyle birlikte, işletmeler de saldırganların hâlihazırda sistemlerinin bir bölümünü ele geçirdiğini varsayarak hareket etmek durumunda. Çünkü nokta Türkiye’de kartlı ödeme sistemlerinde Troy dönemi

E-ticarete sıkı güvenlik geliyor
BimSA Grup Satış Müdürü Coşkun Gündoğdu, “E-arşiv Fatura hizmetinin işletmelere, fatura oluşturma, saklama ve erişme konularında işgücü, zaman ve kaynak tasarrufu sağlayabileceğinedikkat çekerek, “Milyonlarca kâğıt faturanın elektronik ortamda saklanması, faturaları fiziki olarak arşivlemekten kurtarıyor. Faturalama süreçleri doğayla dost bir şekilde düzenleniyor. E-arşiv Fatura hizmeti, tüketiciler nezdinde de önemli kolaylıklar sunuyor. Tüketiciler alışveriş yaptıklarında, faturaları cep telefonlarına veya e-posta adreslerine gönderilebiliyor. Söz konusu faturalar yasal geçerli bir belge olarak saklanabiliyor. Aynı zamanda kredi kartı satış bilgileri, e-arşiv faturası ile eşleştirilebiliyor” dedi.
10 YIL “GÜVENDE” GARANTİSİ
BimSA Grup Satış Müdürü Coşkun Gündoğdu, bu alanda önemli yatırımlara sahip, özel entegratör konumunda olan BimSA’nın öne çıkan noktalarını ise şu şekilde özetledi;
“Birçok rakibinden farklı olarak BimSA, özel entegretör firma olduğu için 10 yıl e-arşiv hizmetinde fatura saklamayı garanti ediyor. Özellikle, e-arşiv’e konu içeriğin kurumsal bilgi olmasından dolayı e-arşivde güvenilir bir firmadan hizmet almak çok önemli. Bu bakış açısıyla BimSA’nın e-arşivde uygulama geliştirme, işletim ve operasyon hizmetlerinin hepsinin tek sahibi olarak hizmet veren güvenilir bir firma olduğunu vurgulamak gerekir. . Bimsa, tüm ERP’lerle sorunsuz entegre edilebilen ve 600m/yıl adet kapasiteye sahip altyapısı ile tüm müşterilerine aktivasyon ücreti almadan e-arşiv hizmeti veriyor. Ek olarak sistem size müşterilerimizin kendi portallerinden e-arşiv faturalarını kontrol etme imkanı da tanıyor. E-arşiv mail hizmeti gibi katma değerli hizmetler sunar. BimSA bu özellikleri ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yetkilendirilen özel entegratör firmalar arasında bir adım önde hizmet veriyor” Tunçmatik, Satış ve Pazarlama Direktörü olarak Eftal Sezer’i atadı
1970 doğumlu olan Eftal Sezer, Eskişehir Üniversitesi İşletme mezunu. Sezer, daha önce Arena Bilgisayar, Viewsonic, EMC Türkiye gibi sektörün önemli markalarında üst düzey görevlerde bulundu. Son olarak Lenovo Türkiye’de Satış Müdürü olarak görev yapan Sezer, Eylül 2015 tarihinden itibaren, Tunçmatik’in geleneksel bayi kanalı, retail ve kurumsal kanalın satış yönetimi, pazarlama kampanyaları, satış stratejilerinin oluşturulması, yıllık ve çeyreklik satış hedeflerinin belirlenmesi konularından sorumlu olarak “Satış ve Pazarlama Direktörü” görevini devraldı.
Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer konuyla ilgili olarak şunları ifade etti:”Tunçmatik olarak Eftal Sezer’in aramıza katılmasından dolayı heyecanlı ve gururluyuz. Sektörde kazandığı deneyimler Tunçmatik’in hızlı yükselişi açısından oldukça değerli. Özellikle 2016 yılı sektörde büyüme göstereceğimiz bir yıl olacak. Ekip gücüyle Tunçmatik’i sektörde çok daha iyi yerlere taşıyacağımızdan eminim.” Otomotiv ve perakende mobile kısmen hazır
Çalışmaya Avusturya, Bulgaristan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İtalya, Polonya, Türkiye katıldı ve yerel pazarlarda en çok reklam yatırımı yapan otomotiv ve perakende markaları incelendi.
OTOMOTİVİN YÜZDE 68’i CEBE GİRDİ
IAB Avrupa’nın araştırmasına göre,Türk otomotiv markalarının yüzde 56’sının IOS telefon uygulaması, yüzde 24’ünün IOS tablet uygulaması bulunuyor.Android uygulaması olanların oranı ise yüzde 36.Otomotiv ve perakende markalarının büyük çoğunluğu mobil dünyada yer alıyor. Türkiye’de mobile uyumlu sitesi olan otomotiv markalarının oranı yüzde 68, perakende markalarının oranı ise yüzde 63.
‘Responsive’ tasarımlı sitesi olan, yani farklı cihazlardan girildiğinde site içindeki resim, yazı gibi elementlerin ekran genişliğine göre şekillendiği otomotiv markalarının oranı Türkiye’de yüzde 40’ken bu oran perakende markalarında yüzde 30 seviyesinde. Avrupa’da araştırma yapılan 9 ülkebaz alındığında, otomotiv markalarının yüzde 78’inin sitelerininmobile uyumlu olduğu;yüzde 58’inin responsive olduğu görülüyor.Perakendede ise bu oranlar sırasıyla %79 ve %55 olarak kaydediliyor.
E-TİCARET, TEST SÜRÜŞÜ APLİKASYONLARI ARTMALI
Tüketicilerin artan mobil internet kullanımlarına paralel olarak reklamverene içgörü sağlama amacını taşıyan araştırmada 600’den fazla markanın sitesi incelendi.Bu araştırma aynı zamanda, IAB Avrupa tarafından Mayıs 2015’te yayınlanan “Mobile BrandBuilders”reklam formatı önerilerini destekleyen bir çalışma olma özelliği taşıyor.
Araştırma, aplikasyonların iyileştirilmesiyle mobil pazarlama stratejilerinin gelişebileceğini gösteriyor. Bazı ülkelerde perakende markaları için “e-ticaret”, otomotiv markaları içinse“test sürüşü rezervasyonu” işlevlerinin mobilde sınırlı olarak kullanıldığı görülüyor.
ARAŞTIRMANIN DİĞER TEMEL BULGULARI
- Avrupa’da 9 ülkede otomotiv ve perakende sektörleriincelendiğinde, otomotiv markalarının aplikasyonlarda daha ilerde olduğu görülüyor.10 otomotiv markasından 6’sının bir mobil ya da tablet aplikasyonu bulunuyor. Perakende markalarında mobil aplikasyonu olan firmaların oranı yüzde 50’nin üzerinde, yüzde 50’sinin ise tablet aplikasyonu bulunuyor.
- İşlevsellik açısından bakıldığında, internet tarayıcılarının aplikasyonlardan daha gelişmiş olduğu görülüyor. Perakende markalarının yarıdan fazlasının alım-satım yapılabilen mobil sitesi bulunuyor. Ancak sadece dörtte birinin aynı işlevi sağlayan mobil ya da tablet aplikasyonu mevcut. Otomotiv markalarının çoğunluğunun web sitelerinde test sürüşü rezervasyonu seçeneği sağlıyorken uygulamalarda bu özelliği sağlayan markaların oranı dörtte birden az. Bu konuda bir istisna oluşturan İtalya’da ise 10 otomotiv markasından 9’unun hem mobil hem de tablet aplikasyonlarında test sürüşü rezervasyonu seçeneği bulunuyor.
- Mobil display reklamcılığın markalaşmada kullanımı hala düşük. Otomotiv markalarının yüzde 15’i, perakende markalarının ise 5’te birinden azı mobil display reklamı markalaşmak amacıyla kullanıyor. Bu alandaHollanda öne çıkıyor. Hollanda’da otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmaların yüzde 44’ünün markalaşma amacıyla mobil display reklam kullandığı, bu oranın perakendedeyüzde 36 olduğu görülüyor. Otomotiv ve perakende markaları tarafından sırasıyla %30 ve %24 oranında kullanılan 300×250 Mobile Brand Builders formatı, en yaygın kullanılan format olarak karşımıza çıkıyor.
Google Keep artık iOS platformunda
Google’ın Evernote’a karşı geliştirip kullanıma sunduğu not uygulaması Google Keep uzun bir bekleyişin ardından en sonunda iOS’a da geldi. iPhone ve iPad sahiplerinin artık aktif olarak kullanabileceği Google Keep, bundan tam tamına 2,5 yıl önce Android işletim sistemi için aktif hale gelmişti.
İstediğiniz detaylı notları almak, Android için cep telefonu, bilgisayar ve tablette aynı not defterini kullanmanın önünü açan Keep, yine aynı platformda sesi yazıya çevirebiliyor.
Yeni gelen Google Keep iOS sürümü ise web ve Android’deki bazı özelliklere sahip ve notlar arasında arama yapmak, renkli olarak etiketlemek ve farklı filtrelerle ayırmak gibi çeşitlilikle de geldi. Keep’in aynı zamanda lokasyon ve zaman odaklı hatırlatma özelliğinin de olduğunu not düşelim.
Öte yandan Google’ın rakip olarak gördüğü Evernote da kendine has pratik ve zengin özellikleriyle not tutma ihtiyacında hala çok büyük bir kitleyi kendine bağlıyor.
Google Keep gün itibariyle App Store üzerinden ücretsiz olarak edinilebiliniyor. Kurban Bayramı’nda derin dondurucuya rağbet arttı.
kliksa.com verilerine göre, akıllı telefon ve bebek bezinin ardından “derin dondurucu” en çok tercih edilen ürün oldu. Parfüm ve televizyon çeşitleri ise bayram öncesinde ve sırasında talep gören diğer ürünler olarak öne çıktı. Bilgisayar, anne bebek ve oyuncak, telefon, elektrikli ev aletleri ve beyaz eşya kategorileri yoğun rağbet görürken, en çok online ürün satın alınan iller sırasıyla; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli’nin ardından Antalya, Konya, Adana, Mersin, Tekirdağ ve Gaziantep oldu.
Safkan: “Derin dondurucu satışları 2.5 kat artış gösterdi.”
Kurban Bayramı öncesi ve sırasında online alışverişte öne çıkan dinamiklerle ilgili bilgi veren kliksa.com Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Kurban Bayramı öncesinde ve sırasında kadınlar akıllı telefon ve bebek bezi, erkekler ise akıllı telefon tercihlerinin ardından derin donduruculara rağbet gösterdi. İlgili dönemde online alıverişte derin dondurucu satışları geçtiğimiz yıllara göre 2.5 kat artış gösterirken, en çok ilgi gören derin dondurucu tipi 5 çekmeceli modeller oldu.” dedi. Turkcell Grubu’nun iletişimi Engin Gedik’e emanet
Turkcell Grup şirketlerinin tüm medya ve basın ilişkilerinin yanı sıra sponsorluk, kurumsal sosyal sorumluluk, STK ilişkileri ve dijital iletişim konularının yönetimini üstlenen Gedik’in sorumluluk alanı, şirketin yurt içi operasyonlarının yanı sıra Ukrayna, Belarus ve KKTC’deki operasyonların kurumsal iletişim ve itibar yönetimini de kapsıyor.
Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ve Maltepe Üniversitesi’nde MBA derecesini tamamlayan Gedik, çalışma yaşamına 1996 yılında Macworld dergisinde Yazı İşleri Müdürü olarak başladı. Ardından www.pcworld.com.tr ve www.macworld.com.tr sitelerinin yöneticiliğini yaptı. 1998 yılında Dünya gazetesinde köşe yazarlığı ve teknoloji editörlüğü görevlerini üstlenen Gedik, 2005 yılında Dünya Şirketler Grubu’nun Teknoloji Yayınları Direktörlüğü görevine getirildi ve PC World, BYTE, CIO, IT PRO gibi teknoloji dünyasının öncü yayınlarının basılı ve dijital versiyonlarının yöneticiliğini yaptı.
Engin Gedik, deneyimli bir gazeteci olarak Turkcell ailesine 2010 yılında Dijital İletişim Müdürü olarak dahil oldu. 2012 yılından bu yana Turkcell Grup Kurumsal İletişim Müdürlüğü görevini yürüten Gedik, 1 Ekim 2015 itibariyle Turkcell Grup Kurumsal İletişim Direktörlüğü pozisyonuna atandı. Evde gerçek sinema deneyimi
“Ev gibisi yoktur”… Evde keyif yapmak, güzel bir film seyretmek, arkadaşlarla toplanıp maç heyecanı yaşamak ya da oyun oynamak. “Ev Sineması” projektörü segmentinde Türkiye’nin en geniş ürün yelpazesini sunan Epson’un projektör modelleriyle evdeki tüm görsel keyifleri maksimuma taşımak mümkün.
Epson EH-TW9200W ile 2D film koleksiyonunuzu 3D’ye dönüştürün
3D daha önce hiç bu kadar iyi görünmedi veya bu kadar sarmalayıcı olmadı…
EH-TW9200W, Epson 480 hz sürücü teknolojisini kullanarak, 3D gözlüklerin karartma süresini en aza indirerek, yüksek düzeyde bir parlaklık oluşturur ve en iyi kalitedeki 3D görüntüleri ortaya koyar. Radyo Frekansı (RF) aktif shutter 3D teknolojisi kullanılan iki adet hafif Epson RF 3D gözlükle birlikte gelen bu modelde ayrıca 2D film koleksiyonunuzu dönüştürmenize yardımcı olan bir 3D derinlik ayarlayıcı ve 2D’den 3D’ye modu bulunuyor. Tüm yapmanız gereken, 2D filmlere yeni bir yaşam katmak için tek bir düğmeye dokunmaktır.
Sinemadan bile daha net
EH-TW9200W özel olarak yaratılmış sinema filtrelerini kullanarak sinema salonunda göreceğinizden dahi daha net görüntü sunuyor. Lamba ışığından üç temel rengin saf tonlarını dikkatli ve sürekli olarak açığa çıkaran model, çok yüksek kontrast oranı ve geniş bir renk yelpazesi ile rakipsiz bir renk reprodüksiyonu çıkarıyor. Epson EH-TW9200W’da, 2D modunda; dinamik, salon, doğal ve sinema olmak üzere dört adet ve 3D modunda; 3D Dinamik ve 3D Sinema olmak üzere iki adet daha özel renk ayarı mevcut. Ayrıca, bir de tam özel kalibrasyon sağlayan yoğun bir ISF sertifikalı renk yönetimi sistemi bulunmakta.
Fiyatı: 2.632 $+KDV
Epson EH-TW6600W: Kablosuz, Full HD, 2D ve 3D görüntü sağlayan kompakt projektör
Full HD büyük ekran keyfi için kabloya ne gerek var? Epson EH-TW6600W’nun kablosuz Full HD teknolojisi sayesinde, WiHD aygıtlarınızı bağlamak için gereken HDMI kablo ihtiyacınız ortadan kalkıyor… Alternatif olarak, Epson’un HD vericisine herhangi bir arabirim kutusu, Blu-ray oynatıcı veya oyun konsolu takarak ‘gerçek zamanlı’ Wireless HD bağlantısı ile içeriğin ve resimlerin herhangi bir gecikme olmadan görüntülenmesini sağlayabilirsiniz.
Fiyatı: 1.999 $+KDV
Epson EH-TW5100 ile alan sınırı olmaksızın büyük ekranda 3D oyun keyfi
Epson EH-TW5100’ün, 30 inçten 300 inçe kadar değişebilen ekran boyutu ve trapezoid düzeltme özelliğiyle sahip olduğunuz alanın metrekare özelliğinden bağımsız olarak keyif sürebilirsiniz. EH-TW5100’ün ‘Hızlı mod’ özelliği, süratli futbol karşılaşmaları veya çevrimiçi çok oyunculu video oyunlarının sorunsuz bir şekilde ve doğru yansıtılmasını sağlar. Gecikme süresinin olmaması sayesinde hareket geciktirilmeden yansıtılır ki bu özellik, çok kısa tepki süreleri gerektiren turnuvalar veya maçlar için önemlidir.
Fiyatı: 641 $+KDV
Daha detaylı bilgi ve diğer modeller için lütfen www.epson.com.tr web sitesini ziyaret edin.
Epson’un geliştirdiği ‘eşit oranda parlak Renkli ve Beyaz Işık Çıkışı’ yani CLO teknolojisi projeksiyon deneyiminde fark yaratır.
Epson EH-TW9200W ile 2D film koleksiyonunuzu 3D’ye dönüştürün
3D daha önce hiç bu kadar iyi görünmedi veya bu kadar sarmalayıcı olmadı…
EH-TW9200W, Epson 480 hz sürücü teknolojisini kullanarak, 3D gözlüklerin karartma süresini en aza indirerek, yüksek düzeyde bir parlaklık oluşturur ve en iyi kalitedeki 3D görüntüleri ortaya koyar. Radyo Frekansı (RF) aktif shutter 3D teknolojisi kullanılan iki adet hafif Epson RF 3D gözlükle birlikte gelen bu modelde ayrıca 2D film koleksiyonunuzu dönüştürmenize yardımcı olan bir 3D derinlik ayarlayıcı ve 2D’den 3D’ye modu bulunuyor. Tüm yapmanız gereken, 2D filmlere yeni bir yaşam katmak için tek bir düğmeye dokunmaktır.
Sinemadan bile daha net
EH-TW9200W özel olarak yaratılmış sinema filtrelerini kullanarak sinema salonunda göreceğinizden dahi daha net görüntü sunuyor. Lamba ışığından üç temel rengin saf tonlarını dikkatli ve sürekli olarak açığa çıkaran model, çok yüksek kontrast oranı ve geniş bir renk yelpazesi ile rakipsiz bir renk reprodüksiyonu çıkarıyor. Epson EH-TW9200W’da, 2D modunda; dinamik, salon, doğal ve sinema olmak üzere dört adet ve 3D modunda; 3D Dinamik ve 3D Sinema olmak üzere iki adet daha özel renk ayarı mevcut. Ayrıca, bir de tam özel kalibrasyon sağlayan yoğun bir ISF sertifikalı renk yönetimi sistemi bulunmakta.
Fiyatı: 2.632 $+KDV
Epson EH-TW6600W: Kablosuz, Full HD, 2D ve 3D görüntü sağlayan kompakt projektör
Full HD büyük ekran keyfi için kabloya ne gerek var? Epson EH-TW6600W’nun kablosuz Full HD teknolojisi sayesinde, WiHD aygıtlarınızı bağlamak için gereken HDMI kablo ihtiyacınız ortadan kalkıyor… Alternatif olarak, Epson’un HD vericisine herhangi bir arabirim kutusu, Blu-ray oynatıcı veya oyun konsolu takarak ‘gerçek zamanlı’ Wireless HD bağlantısı ile içeriğin ve resimlerin herhangi bir gecikme olmadan görüntülenmesini sağlayabilirsiniz.
Fiyatı: 1.999 $+KDV
Epson EH-TW5100 ile alan sınırı olmaksızın büyük ekranda 3D oyun keyfi
Epson EH-TW5100’ün, 30 inçten 300 inçe kadar değişebilen ekran boyutu ve trapezoid düzeltme özelliğiyle sahip olduğunuz alanın metrekare özelliğinden bağımsız olarak keyif sürebilirsiniz. EH-TW5100’ün ‘Hızlı mod’ özelliği, süratli futbol karşılaşmaları veya çevrimiçi çok oyunculu video oyunlarının sorunsuz bir şekilde ve doğru yansıtılmasını sağlar. Gecikme süresinin olmaması sayesinde hareket geciktirilmeden yansıtılır ki bu özellik, çok kısa tepki süreleri gerektiren turnuvalar veya maçlar için önemlidir.
Fiyatı: 641 $+KDV
Daha detaylı bilgi ve diğer modeller için lütfen www.epson.com.tr web sitesini ziyaret edin. ABD ve Çin’den siber savaş ateşkesi
Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasında süre gelen siber savaş en nihayetinde sona eriyor. ABD Başkanı Barack Obama ve Çin Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping, Beyaz Saray’daki bir basın açıklamasında müjdeyi verdi. Artık iki ülke arasında devletlerin önemli bilgileri ve büyük şirketlerin gizli verileri için sanal bir savaş olmayacak.
Anlaşmaya göre ticari sırlar konusunda veri hırsızlığı yapılmayacak ancak ulusal güvenlik bilgileri bu ateşkesin bir parçası olmayacak. Barack Obama durumla ilgili konuşurken bir de önemli noktaya dikkat çekti; tüm bunların sözler ile sınırlı kalmaması ve gerçeğe dönüşmesi gerektiğini hatırlattı.
Bu arada her iki ülkenin de hali hazırda ticari sırların siber hırsızlığa kurban gittiğini “kabul etmediğini” hatırlatalım.
Uzlaşmazlığın her iki taraf için de yanlış tercih olacağını belirten Xi Jinping, iki ülkenin de bu böyle girişimlere “bilinçli” destek vermediğine inandığını söylüyor. ABD’li yetkililer ve NSA ise Çin’in, ABD’deki pek çok büyük şirketten önemli ticari veriler ele geçirdiğini iddia ediyor.
Son olarak Çin ve ABD, karbon emisyonu ve sera gazı salınımı gibi başlıklarda da anlaşmaya vardı. Apple’ın yeni silahı: 3D Touch
Apple’ın detaylarını verdiği 3D Touch için konuşan sektör uzmanları, bu teknolojinin, şirketin yeni silahı haline geleceğini söylüyor. Analizlere göre ünlü markanın iPhone ile birlikte tüm dünyaya yaymayı başardığı multitouch teknolojisi, zamanla yerini 3D Touch sistemine bırakacak.
3D Touch ile birlikte ekrana yapılan basıncı en doğru şekilde algılamak ve buna göre aksiyona girişmek yeni bir devrim niteliği taşıyor. Apple 3D Touch ile Apple Watch, yeni MacBook trackpad’i ve yeni iPhone’lardaki özellikler ile farklı bir yola da giriyor.
3D Touch sayesinde MRI taramalarında rahatça 3 boyutlu gezinti ve teşhis, anatomi dersleri için kitaplar, Kozmos’u gezmek için üç boyutlu sanal çözümler gerçek olabilecek diyen analistler, Samsung gibi önemli rakipler için bu atılımın korkutucu olduğundan da bahsediyor. Xiaomi ve Samsung da böyle planlar yaparken, ilk adımı Apple atmış görünüyor. 3D Touch ile birlikte Apple cihazları bizlerden daha dikkatli ve hassas dokunuşlara imkan tanıyacak. Kullanıcıalr camı geçip, yüzeyin daha derinlerinden sonuçlar alacak. Kısacası akıllı telefon kullanım şekillerinde önemli değişikliklerin kapıda ve Apple’ın sektördeki yeni silahının da 3D Touch olacak gibi görünüyor. Toplantılar için tek uygulama: Microsoft Invite
Microsoft’un tamamı kendi bünyesinde geliştirilen yeni uygulaması Microsoft Invite iOS kullanıcıları için hizmete devam ediyor. Uygulama ile birlikte herhangi bir e-posta adresinden giriş yapıp, bir etkinlik yaratmak ve listenizdekileri davet etmek mümkün. Invite’ın detaylı sistemiyle birlikte davet edilen diğer katılımcılar da, tarih ve saatin uygunluğuna dair bilgi verebiliyor, ayarlama ise oylamayla belli oluyor.
Davet edilen kimselerin iş takvimlerine göre en etkili biçimde katılım sağlamasını hedefleyen Microsoft Invite, tamamen Microsoft’un kendi dahili kaynakları ve ekibi tarafından hayata geçirilmiş.
Şirketteki çok sayıda tasarımcı, mühendis gibi kişilerin dahil olduğu ve in-house usulü (her şeyin kendi bünyesinde halledildiği) içeriklerin hazır edildiği grup ise Microsoft Garage adını taşıyor. Aynı ekip metin bazlı iletişim uygulaması Send ve geçtiğimiz Haziran’da hizmete sunulan arkadaşlar arası etkinlik plan uygulaması Tossup gibi ürünlerin de yaratıcısı olarak biliniyor.
Pek çok Garage uygulamasında olduğu gibi, Microsoft Invite uygulaması şimdilik sadece ABD ve Kanada’da, iOS platformu üzerinden kullanıcılarıyla buluşuyor. Şirkete göre Android ve Windows Phone sürümleri de yolda! Google, Android tekeli mi kuruyor?
Tekeller, çok tehlikeli oluşumlar. Resmi olanları devlet eliyle kuruluyor olsa da asında hiçbirinin tüketicilerin lehine kurumlar olmadığını takdir edersiniz. Hele bir de, yasa dışı yollardan, gizlice kurulan tekel organizasyonları sadece tüketicilerin değil pek çok yatırımcının ve piyasadaki başka aktörlerin de canını yakarak çevrelerinde kendilerinden başka ne varsa, yok ederler.
Şimdi Google’ın mobil işletim sistemi Android’i tekelleştirmeye yönelik gizli uğraşları olduğu gerekçesiyle ABD’de bir soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın temelini Microsoft da dahil olmak üzere Google Play Store için uygulama geliştiren çok sayıda geliştiricinin şikayetleri oluşturuyor.
Şikayetlere göre Google, Android’in bazı önemli kodların erişimi kısıtlayarak rakiplerinin cezbedici uygulamalar geliştirmelerini engelliyor. Ancak kendisi için bu sınırlamalar geçerli değil ve kendisi bu sayede en gelişmiş uygulamaları yaratarak tüketicileri kendine çekiyor, rakiplerinin uygulamalarını ise ölüme terk ediyor.
ABD Ticaret Bakanlığı bu suçlamalar doğrultusunda Google hakkında bir soruşturma başlattı. Sonuç ne olur şimdiden bilemiyoruz zira Google, ABD’nin derin devletiyle de işbirliği yapan en önemli şirketlerden biri. Suçlu bulunsa bile sembolik bir cezaya çarptırılması mümkün. Ancak asıl ilginç olan Google’ın gerçek sahibi bile olmadığı, herkese açık bir işletim sistemi olan Android’in kodlarını saklıyor olabilmesi.
Açık kaynak kodu projeleri hakkında soru işaretleri doğuran bu suçlamalar doğruya, güvenlik uzmanlarının rahatça inceleyenildiğini düşündüğümüz için güvendiğimiz açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olan Android’de aslında herkesten saklanabilen gizli kodlar olduğunu da anlamış olacağız. Bu da Google’ın kimseye fark ettirmeden telefonlarımızda istediği hokus pokusları yapabiliyor olduğunu gösterir. Zaten ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’na (NSA) sunucularını gönüllü açarak tüm kullanıcılarını ABD istihbarat örgütlerine teslim ettiği Prism Skandalı ile tescillenmiş olan Google’ın bu “gizli” kodlar sayesinde, kullanıcılarını nasıl mağdur ediyor olabileceğini yakında tüm dünya tartışmaya başlarsa şaşırmayalım.
Prism Skandalı’ndan sonra Google böyle bir rezalete daha cesaret etmiş olabilir mi? Ben inanmak istemiyorum ama açık kaynak kodlu olması gereken ve dünyada milyonlarca geliştiricinin hergün kodlarına eriştiği bir işletim sisteminde herkesten saklanan kodların bulunduğu iddiası bile son derece rahatsız edici. Bakalım bu işin arkasından ne çıkacak? Bilişim Mucitleri” projesi ile mobil yazılıma destek
Samsung Electronics, Türkiye’deki mobil yazılım istihdamını artırmak ve bu alandaki girişimcilere destek olmak üzere “Bilişim Mucitleri” Projesi’nin paydaşlarından biri olduğunu açıkladı. Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği ile bir araya gelen Samsung, hızla gelişen mobil uygulama alanında Türkiye’deki yazılımcı sayısını artırarak istihdam ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunacak.
“Bilişim Mucitleri” Projesi kapsamında, gençlerin, bulut bağlantılı mobil uygulamaları yaratma becerisi kazanarak mobil uygulama geliştirmesinin altında yatan tüm prensipleri öğrenmesi hedefleniyor. Projenin temel hedefleri arasında, Türkiye’deki milyonlarca akıllı telefon kullanıcısı gencin tüketici olmaktan çıkarak üreteci konuma geçmesi yer alıyor.
Projeyi değerlendiren Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung, “Dünyada hızla gelişen mobil yazılım pazarında, Türkiye’deki girişimleri teşvik etmenin ve gençleri bu alanda yetkin birer birey haline getirmenin ne denli önem arz ettiğini biliyoruz. Samsung olarak tüm dünyada öncülük ettiğimiz mobil inovasyonla birlikte edindiğimiz bilgi birikimini, Türkiye’deki gençlerle paylaşmaya hazırız. Teknolojiyi yakından takip eden genç neslin yalnızca tüketici olmasını değil üretici olarak yaratıcılıklarını da ortaya koymasını hedefliyoruz. Bu sebeple Habitat ile yürüttüğümüz “Bilişim Mucitleri” Projesi’ni çok önemli buluyoruz. Proje kapsamında ilk aşamada 1000’e yakın gence ulaşarak mobil yazılım alanında Türk gençlerinin bayrağı en üste taşımasını hedefliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanındaki teknolojiye meraklı insanlara ulaşarak, mobil teknolojiler konusunda sektöre katkıda bulunarak destek olmanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz” dedi.
Projenin ilk adımı eğitmen eğitimleriyle atılıyor
Mobil yazılım alanında Türkiye’nin gelişimine doğrudan katkı sağlayacak “Bilişim Mucitleri” Projesi için eğitmenler aranıyor. Ankara, Antalya, Aydın, Denizli, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Malatya ve Samsun’da başlayacak pilot uygulamada görev almak üzere alınan başvuruların ardından 4-9 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da eğitmen eğitimi gerçekleştirilecek. Bu kapsamda eğitmen adaylarına 48 saat yüz yüze, 12 saat çevrimiçi gelişmiş yazılım, 20 saat çevrimiçi mentörlük eğitimini içeren toplam 72 saatlik eğitimin ardından her katılımcının en az 2 adet Mobil Uygulama geliştirmesi sağlanacak ve katılım belgesi verilecek.
Eğitmen olarak başvuran adaylar için yapılacak değerlendirmede, Java programlama diline hakim,nesne tabanlı programlama konusunda bilgi sahibi, XML ve JSON gibi veri formatlarına aşina ve mobil uygulama yazma konusunda istekli olanlar önceliklendirileceklerdir. Eğitmenlerden, proje ekibiyle işbirliği içerisinde çalışarak aldıkları eğitim doğrultusunda yerel eğitimler vermeleri ve bir yıllık dönemde 15-30 yaş arasındaki yazılım konusunda bilgi sahibi ve mobil yazılım geliştirmeye hevesli en az 30 gence ulaşmaları, eğitimlerini raporlamaları ve ayrıca yaşadıkları illerde projenin eğitim dışı faaliyetlerinin yürütülmesi bekleniyor. Google Wallet iOS yenilendi
Google, meşhur uygulaması Google Wallet’ı iPhone için güncelledi ve yeni özelliklerin kullanımını aktif hale getirdi. Buna göre yeni iOS Wallet uygulaması kaynaktan kaynağa para nakli yapabiliyor, ABD’deki bir kullanıcı herhangi bir vatandaşa e-posta adresi ile nakit gönderebiliyor. Google Wallet Android sürümü bu ayın ilk günlerinde aynı özelliğe kavuşmuş ve büyük ilgi görmüştü. Bu sayede Wallet Android versiyonu, rakip hizmetler Square Cash ve Venmo ile makasın aralığını daraltmış oldu. Google’ın açıklamalarına göre uygulama sayesinde Wallet kullanıcıları iOS platformlarda da, e-cüzdanlarındaki miktarı kredi ya da banka kartı kullanarak çekebilecekler. Bunun yanı sıra iki arkadaşın istedikleri faturaları ikiye bölerek ödemeyi gerçekleştirmesinin de önü açılmış. Bu özelliğin gelişiyle hediye kartları ve daimi üyelik bonusları uygulamada kullanılmaz hale geldi. Geçtiğimiz Mayıs ayında Google tarafından duyurulan Android Pay, NFC üzerinden mobil ödeme hizmeti sunacaktı. Hizmet bu ay başında aktif hale geldi ve Google Wallet ile birlike isteyen kullanıcıların hizmetine girdi. Apple Car için start verildi
Farklı şirketler ile sağlam bir yarışa girmeye hazırlanan Apple, ilk otomobili Apple Car için ciddi bir yola adım attı. The Wall Street Journal’ın haberine göre şirket çalışanlarını ve kaynaklarını 2019 yılını hedef alarak konumlandırıyor. Kaynağa göre proje Titan adını taşıyor ve 600 kişilik orijinal ekibin sayısı 3 katına çıkartılıyor.
Aracın olası çıkış tarihi olarak tekrar 2019 senesi işaret ediliyor ve asıl hedefin 1 yıl öncesinin merkeze alınmış olduğuna dikkat çekiliyor. Otomobil endüstrisinden çok sayıda uzmanı projesine dahil eden teknoloji üreticisi bir yandan da üzerine büyük bir yük alıyor; zira şirketin şimdiye kadar otomobiller ile ilgili bir deneyimi bulunmuyor.
Öte yandan Apple Car tam anlamıyla otonom olmayacak, yani sürücü tarafından da kontrol edilen, sürülen bir ürün olarak merhaba diyecek. Kendi kendini idare edebilen asıl akıllı araç ise ilerleyen dönemler için hedefleniyormuş.
Tüm bu gelişmelerin bir hayli önemli olduğunu belirten The Wall Street Journal, her şeye rağmen Apple Car çıkış tarihi için 2019’dan sonraya da bakmamız gerekebileceğine işaret ediyor. Kısacası Apple Car ile buluşmak için şirketin fanatikleri en azından 4 yıl daha beklemek mecburiyetinde. Büyük veriyi yönetmek için uçtan uca bulut bilişim











