Eodev.com, iOS ve Android platformlarındaki yeni Brainly ortak mobil uygulaması ile birleşecek ve tek bir çatı altında, dünya çapında bir ortak öğrenme projesinin önemli üyeleri arasındaki yerini alacak. Yeni ortak uygulama sayesinde, 35 farklı ülkeden, aylık 40 milyondan fazla kullanıcıya doğrudan bilgi aktarımı sağlanabilecek. Uygulama, farklı ülkelerdeki öğrencilerin, kendi eğitim sistemlerine uygun olarak en doğru bilgiye ulaşabilmeleri için yerel bir arayüz ve bilgi tabanı ile hizmet vermeye devam edecek. Artık Türk öğrenciler, Eodev.com uygulamasını, Google Play ve AppStore mağazalarında “Brainly” ismi ile kullanacaklar.
Eodev.com, kurulduğu 2012 yılından beri gösterdiği başarı ivmesiyle Türkiye’de aylık 5 milyondan fazla öğrenciye zorlandıkları ders konularında birbirlerine yardımcı olma imkanı sunmuş ve sunmaya devam ediyor. Global bir platforma geçişile Brainly, Türk öğrencilere daha modern bir bakış açısı altında, daha geniş bir bilgi tabanı sunacaktır. Brainly , milyonlarca öğrenciyi, pek çok öğretmen ve eğitim gönüllüsünü, okul derslerinde birbirlerine ücretsiz yardım edebilmeleri için bir araya getiren çok özel bir sosyal eğitim topluluğudur. Portal, eğitimde fırsat eş itliğini sağlamak adına öğrencilere eşsiz bir fırsat sunmaktadır. İnternet erişimine sahip herkes, aradığ ı ders konusunu ya da sorularını bulmak üzere ortak bilgi veri tabanından yararlanabilir ya da topluluğ a danışabilir; karş ılığında ise, cevap bekleyen diğer öğrencilere yardımda bulunabilir.
Brainly’nin CEO’su Michał Borkowski , yeni küresel mobil uygulamayı şöyle ifade ediyor: “ Tüm öğrenciler için bilgiye erişimi daha hızlı ve daha kolay kılıyoruz. Yeni arama motoru fonksiyonu sayesinde öğrenciler, sınavlara hazırlanırken, kompozisyon veya performans ödevleri ile ilgili sınıf projeleri yaparken ihtiyaç duyabilecekleri herhangi bir ders konusunu araştırabilecekler. Tüm konuların ve sınıf seviyelerinin tek bir uygulamada toplanması ile gereken bilgiye ulaşmak çok daha kolay olacak” dedi.
Yenilenen modern tasarımlı mobil uygulama sayesinde, servis kalitesi, servis hızı ve en önemlisi topluluk verimi artırılabilecek. Navigasyon şimdi daha sezgisel ve ortak veri tabanı kullanımı daha da erişilebilir hale geliyor.
Nasıl kullanılır?
Eodev üzerinden, anlamadığımız ya da daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğumuz okul dersimizle ilgili bir soru sorup, sadece birkaç dakika içinde başka bir öğrenciden anlaşılabilir bir cevap alabiliriz. Bazılarımız, “ben her şeyi bilirim” diyenlerden ise, engin bilgilerimizi kullanarak cevap bekleyen diğer öğrencilere yardım ederiz! Ne kadar yardımcı olursak, o kadar teşekkür ve puan toplar, Acemi’den Dahi’ye kadar farklı rütbeler kazanarak toplulukta lider moderatörler olabiliriz. Böylece, içerik kalitemiz moderatörlerimiz tarafından sürekli kontrol edilirken, Eodev topluluğumuz da sürekli büyür ve grup çalışmasının avantajlarından faydalanırız! Eodev.com, Brainly küresel öğrenme topluluğuna katılıyor
Eodev.com, iOS ve Android platformlarındaki yeni Brainly ortak mobil uygulaması ile birleşecek ve tek bir çatı altında, dünya çapında bir ortak öğrenme projesinin önemli üyeleri arasındaki yerini alacak. Yeni ortak uygulama sayesinde, 35 farklı ülkeden, aylık 40 milyondan fazla kullanıcıya doğrudan bilgi aktarımı sağlanabilecek. Uygulama, farklı ülkelerdeki öğrencilerin, kendi eğitim sistemlerine uygun olarak en doğru bilgiye ulaşabilmeleri için yerel bir arayüz ve bilgi tabanı ile hizmet vermeye devam edecek. Artık Türk öğrenciler, Eodev.com uygulamasını, Google Play ve AppStore mağazalarında “Brainly” ismi ile kullanacaklar.
Eodev.com, kurulduğu 2012 yılından beri gösterdiği başarı ivmesiyle Türkiye’de aylık 5 milyondan fazla öğrenciye zorlandıkları ders konularında birbirlerine yardımcı olma imkanı sunmuş ve sunmaya devam ediyor. Global bir platforma geçişile Brainly, Türk öğrencilere daha modern bir bakış açısı altında, daha geniş bir bilgi tabanı sunacaktır. Brainly , milyonlarca öğrenciyi, pek çok öğretmen ve eğitim gönüllüsünü, okul derslerinde birbirlerine ücretsiz yardım edebilmeleri için bir araya getiren çok özel bir sosyal eğitim topluluğudur. Portal, eğitimde fırsat eş itliğini sağlamak adına öğrencilere eşsiz bir fırsat sunmaktadır. İnternet erişimine sahip herkes, aradığ ı ders konusunu ya da sorularını bulmak üzere ortak bilgi veri tabanından yararlanabilir ya da topluluğ a danışabilir; karş ılığında ise, cevap bekleyen diğer öğrencilere yardımda bulunabilir.
Brainly’nin CEO’su Michał Borkowski , yeni küresel mobil uygulamayı şöyle ifade ediyor: “ Tüm öğrenciler için bilgiye erişimi daha hızlı ve daha kolay kılıyoruz. Yeni arama motoru fonksiyonu sayesinde öğrenciler, sınavlara hazırlanırken, kompozisyon veya performans ödevleri ile ilgili sınıf projeleri yaparken ihtiyaç duyabilecekleri herhangi bir ders konusunu araştırabilecekler. Tüm konuların ve sınıf seviyelerinin tek bir uygulamada toplanması ile gereken bilgiye ulaşmak çok daha kolay olacak” dedi.
Yenilenen modern tasarımlı mobil uygulama sayesinde, servis kalitesi, servis hızı ve en önemlisi topluluk verimi artırılabilecek. Navigasyon şimdi daha sezgisel ve ortak veri tabanı kullanımı daha da erişilebilir hale geliyor.
Nasıl kullanılır?
Eodev üzerinden, anlamadığımız ya da daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğumuz okul dersimizle ilgili bir soru sorup, sadece birkaç dakika içinde başka bir öğrenciden anlaşılabilir bir cevap alabiliriz. Bazılarımız, “ben her şeyi bilirim” diyenlerden ise, engin bilgilerimizi kullanarak cevap bekleyen diğer öğrencilere yardım ederiz! Ne kadar yardımcı olursak, o kadar teşekkür ve puan toplar, Acemi’den Dahi’ye kadar farklı rütbeler kazanarak toplulukta lider moderatörler olabiliriz. Böylece, içerik kalitemiz moderatörlerimiz tarafından sürekli kontrol edilirken, Eodev topluluğumuz da sürekli büyür ve grup çalışmasının avantajlarından faydalanırız! Twitter’dan yeni bir özellik: “Anlar”
Her gün milyonlarca Tweet atılıyor. Bu Tweet’ler arasında Twitter dışında başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz şeyler mevcut: dünya liderleri ile ünlü isimler arasındaki diyaloglar, meydana gelen olayları anında bildiren vatandaşlar, kültürel caps’ler, gece oynanan muhteşem maça dair canlı yorumlar ve daha da fazlası… Bazı hesapları takip etmiyor olabilirsiniz, bu sebeple yalnızca Twitter’da görebileceğiniz olayları bulmakta sorun yaşayabilirsiniz. Twitter’ın yeni özelliği “Anlar” ile artık bu durumu değiştirebilirsiniz.
Twitter’ın en iyileri, hangi hesabı takip ettiğinizin hiçbir önemi olmaksızın, “Anlar” sayesinde, artık bir tık uzağınızda. Bunun içinse Twitter’da yayılan haberleri takip edebileceğiniz “Anlar” adı verilen yeni sekmeyi ziyaret etmeniz yeterli.
Twitter, Anlar özelliğini tanıtmak için şöyle bir açıklama yaptı:
“Telefonunuzdaki yeni yıldırım (lightning) işareti ikonuna dokunarak artık önemli “Anlar”ın bir listesini görebilirsiniz. Yeni hikayeler gün içinde çıktıkça biz de listeyi güncellemeye devam edeceğiz. Daha fazlasını mı arıyorsunuz? Ekranı kaydırarak “Eğlence,” “Spor” gibi başlıklar altında geçmiş günlerden paylaşımlar bulabilirsiniz.
Twitter’ın En İyi “Anlar”ından Haberdar Ol
“An”a tıkladığınız zaman, başlık ve açıklamanın olduğu bir giriş bölümüne yönlendirileceksiniz.
Ekranı kaydırarak hikayelerin tam ortasına daldığınızda; burada büyük resimler, otomatik yürütülen videolar, Vinelar ve GIFler bulabilirsiniz.
Tek bir dokunuşla Tweet’lerin tamamını görebilir, sonrasında Tweet’leri favorilerinize ekleyebilir, Retweet’leyebilir ve daha fazlasını yapabilirsiniz. Çift dokunuş ise Tweet’leri hemen Retweet ve Favorilerinize eklemenize imkan sağlar.
En alttaki ilerleme çubuğu her An’da daha ne kadar içerik olduğunu gösterir.
Ekranı yukarı veya aşağı kaydırmak sizi rehber bölümüne geri götürür.
Bir An’ın sonunda kendi fikirlerinizi yazmanız ve takipçilerinize göndermeniz için “Paylaş” butonu bulunur.
Bir An’ı Takip Etmek
“Anlar”, yeni bilgiler veya önemli Tweet’ler mevcut oldukça güncellenir. Hikayenin en son baktığınız zamandan sonra güncellenmiş olduğunu o An ile ilişkili resmin sağ üst kısmında mavi bir nokta görünce anlayabilirsiniz. Daha sık güncellenen hikayeler için, canlı spor müsabakaları veya ödül törenleri gibi her dakikanın önemli olduğu etkinliklerde, An’ı takip et seçeneğine tıklayabilirsiniz. Bu seçenek An’ın içindeki Tweetler’in doğrudan timeline’ınızda çıkmasını sağlayacaktır. Bu şekilde gerçek zamanlı olarak güncellemeleri sekmeler arasında değişim yapmadan takip edebilirsiniz. Hikayeler ve konuyla ilgili Tweetler bittiği zaman timeline’ınız eski haline dönecektir.
Bugün, “Anlar”ın büyük bir kısmı bizim ekibimiz tarafından, bazıları ise Bleacher Report, Buzzfeed, Entertainment Weekly, Fox News, Getty Images, Mashable, MLB, NASA, New York Times, Vogue ve Washington Post gibi partnerlerimiz tarafından hazırlanmaktadır. Şimdilik az sayıda partnerimiz olmasına rağmen gelecekte bu grubu genişletmeyi planlamaktayız. Twitter topluluğu muhteşem hikâye anlatma ve yaratıcılık yetenekleriyle bizi her gün şaşırtmaktalar. Twitter topluluğunun daha fazla partnerimizden gelecek olan Anlar ile yapacaklarını görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. (“Anlar”ın nelere göre hazırlandığını ve bu süreçteki politika ve standartları öğrenmek tıklayın)
Başlangıç olarak “Anlar”ı Amerika Birleşik Devletleri’nde Android, iPhone ve masaüstü internet kullanıcılarına sunuyoruz, ancak Tweet’lerde olduğu gibi bir An’ı her yerde paylaşabilirsiniz. Yani eğer herhangi bir Tweet’te mesajlarınızda veya başka bir yerde gömülü olarak bir An’a yönlendiren bir link bulursanız ABD dışında yaşıyor olsanız dahi An’ın keyfine ABD’de yaşayanlardan farksız bir şekilde erişebilirsiniz. Bu özelliğin başka yerlerde de kullanılabilir olması için gelecek haftalarda ve aylarda çok sıkı çalışıyor olacağız.” SUSE SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12’yi Tanıttı
SUSE – SUSE Linux Enterprise 12,’ye dayalı SUSE Linux Enterprise server‘ın yakında satışa sunulacağını bugün duyurdu. SUSE Linux Enterprise server, yüksek bulunurluğa sahip girişimci-sınıfı IT hizmetlerinizi, fiziksel ve sanal altyapıda veya bulut altyapısında etkin bir şekilde dağıtarak yönetmenizi sağlayan güvenilir, ölçeklendirilebilir ve güvenli bir platform. Tam işletim sistemi geri yükleme, canlı kernel yamalama ve kurulum otomasyonu gibi yeni özellikler, Linux üzerinde görev kritik SAP çözümüne dayalı işlemlerin konuşlandırılmasını basitleştirmeye yardımcı olmakla birlikte bu işlemlerin çalışma süresini artırabilir. Bunun sonucunda, müşteriler zaman ve kaynak tasarrufu sağlayabilecek ve yüksek performans ve güvenilirlik elde edebilecek.
SUSE Linux Enterprise Server’ın Linux üzerindeki SAP çözümleri için bir numaralı platform olduğunu belirten SUSE Başkanı ve Genel Müdürü Nils Brauckmann, “SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12, SAP ile uzun yıllara dayalı işbirliği ve kurumsal müşterilerin artan kritik programlama ihtiyaçlarının bir adım önünde olmasına yardımcı olan SAP çözümleri entegrasyonu ve uyumlaştırması üzerine kurulmuştur” diyor. Brauckmann ayrıca SUSE’nin Linux üzerindeki SAP çözümlerinin iş yüklerini yönetmek için ilk tercih olmaya devam edeceğini de sözlerine ekliyor.
SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12, görev-kritik SAP çözümlerine dayalı iş yüklerini yöneten kurumsal müşterilerine şu avantajları sunuyor:
Tam işletim sistemi geri yükleme—Bu özellik sayesinde kullanıcılar, kernel dosyaları dahil sistemin anlık görüntüsünü (snapshot) alıp o noktaya geri yükleme yaparak daha iyi bir esnekliğe sahip olabiliyor.
SUSE Linux Enterprise Canlı Yama için Hazır—SUSE Linux Enterprise Server 12, SUSE Linux Enterprise Live Patching ile canlı kernel yama teknolojisi için gerekli altyapıya da sahip. Bu altyapı ile müşteriler yeniden önyükleme yapmadan veya bir sonraki servis penceresini beklemeden güvenlik yamalarını güncelleyebilecek.
Kümelendirme için eklentiler—SUSE Linux Enterprise High Availability Extension, iş sürekliliğini artırmak ve SAP çözümleri için felaket kurtarma kabiliyetleri sağlamak için yeterli olgunluğa erişmiş sektör lideri bir çözüm sunuyor.
Donanım yetkilendirme (Hardware enablement)— SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12, müşterilerin en güncel donanım üzerinde SAP çözümlerini çalıştırabilmesi için SUSE Linux Enterprise Server 12’nin donanım yetkilendirme özelliğinden faydalanıyor.
Kurulum Sihirbazı otomasyonu ve SAP’ın çok katmanlı (n-tier) kurulum imkanı—Kurulum Sihirbazı, manüel müdahaleye gerek duymadan kurulumları otomatik yapabilir. Çok katmanlı kurulum imkanı, bir müşterinin bilişim ortamında bulunan SAP çözümlerine dayalı sistemlerin dağıtılmış kurulumunun yapılmasını sağlayarak SAP çözümlerinin klasik çok katmanlı mimari yaklaşımına göre tüm bilişim ortamında kurulabilmesine yönelik müşteri ve ortakların taleplerini yerine getiriyor.
SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12’nin Ortakları
Fujitsu Global SAP Pazar Açılımı Direktörü Wolfgang Hopfes, “Güvenilir SAP Global Ortağı olarak 40 yılı aşan tecrübesi ile Fujitsu, SAP S/4HANA gibi en son geliştirmeler dahil olmak üzere SAP uygulamaları ve veri tabanlarına yapılan yatırımın optimize edilmesine yardımcı olan basitleştirilmiş ve güvenli çözümler üretmek için SUSE Linux Enterprise Server’ın esnekliği ve tutarlılığından faydalanıyor” diyor.
Dinamik pazar koşulları, bulut ve büyük veri analizi gibi ortaya çıkan yeni trendler ve uygulama seçeneklerinde yaşanan patlama gibi durumlar karşısında zorluk yaşayan müşterilerinin performansını iyileştirmesine, güvenilirliği artırmasına, riski azaltmasına ve gereksiz maliyetleri önlemesine yardım etmek için platform düzeyinde ortaklıklar kurma ve entegrasyon sağlamaya yönelik fırsatları daha fazla aramaya başladıklarını belirten Hithachi Data Systems Küresel İttifaklar Başkan Yardımcısı Jim Beckman, Hitachi Data Systems açısından, SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server ile entegrasyonun son kullanıcılara böyle bir değeri nasıl sunduklarının ve kullanıcıların istedikleri iş sonuçlarına ulaşmalarına nasıl yardımcı olduklarının mükemmel bir örneği olduğunu vurguluyor.
HP Bütünleşik Sistemler Pazarlamadan sorumlu Başkan Yardımcısı Paul Miller, “SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12 ile, SUSE SAP HANA portföyü için sektörün güvendiği HP ConvergedSystem’de benzersiz bir farklılık yaratmaya devam ediyor. Bu duyuru, HP’nin müşterilerimizin yüksek standartlarını ve güvenli, yüksek performanslı, amaç odaklı çözümlere yönelik kullanıcı gereksinimlerini karşılayabilmek üzere seçenek ve kapsamlı bir fonksiyonellik sunmasını sağlıyor” diyor.
Lenovo, EBG WW Stratejik İttifaklar ve GM HPC İş Birimi Başkan Yardımcısı ise, “SAP HANA pazarındaki en büyük oyunculardan ikisi olan Lenovo ve SUSE, Lenovo’nun Sidtem x, x6 platformumuzun bir parçası olarak sunduğu kapasite ve performanstan daha faza faydalanabilmek adına SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12’nin kabiliyetlerinin uyumlaştırılması üzerine çalışmalarını uzun süredir sürdürüyor. Müşterilerimizin SAP HANA ve SAP Business Suite için bu entegre çerçeveyi kaldıraç olarak kullandıklarını gösterebiliyor olmaktan heyecan duyuyoruz” diyor.
SUSE ile kurdukları sağlam ortaklık sayesinde, özellikle de SAP HANA pazarı içi SGI UV ve SUSE Linux Enterprise Server’ı birleştirerek kurumsal müşterileri için gerçek bir katma değer sağladıklarını söyleyen SGI pazarlama direktörü Bob Braham, SGI UV cihazında tek sistem basitliği ve üst düzey ölçeklendirilebilirdik özelliği ile bellek içi, ölçeği büyütülebilir bir bilgisayar aygıtı bulunduğunu vurguluyor.
Unisys Görev-Kritik Sunucu ve Çözümler Başkan Yardımcısı Rob Cashman, “SAP Uygulamaları için SUSE Linux Enterprise Server 12 ve Forward! by Unisys platformu, ERP’den gerçek zamanlı veri analizine kadar görev-kritik SAP uygulamaları için müşterilere performans, güvenilirlik, bulunabilirlik ve güvenliği bir arada sunuyor” diyor.
Üniversitelerde Fikri Mülkiyet Hakları Yönetimi Konferansı
Boğaziçi Üniversitesi Prof. Gülay Barbarosoğlu’nun açılışını yapacağı konferansta, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık açılış konuşmasını yapacak.
Üniversitelerde Fikri Mülkiyetlerin Yönetimi Uluslararası Konferansı’nın, başkanlığınıBoğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Ayşegül Toker’in yapacağı açılış paneline ise, TÜSİAD Murat Peksavaş, Borsa İstanbul CEO’su Tuncay Dinç ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi katılıyor.
Uluslararası, Bölgesel ve Ulusal Düzeyde Akademik Fikri Mülkiyeti (FM) Ticarileştirmek Üzere Kamu Kurumlarının Teknoloji Transfer Ofislerine Yönelik Uluslararası, Bölgesel ve Ulusal Stratejileri konulu panel ile sürecek konferansta “En İyi Uygulama” konu başlığı altında da 3 panel daha gerçekleştirilecek. Uygulama örnekleri “Avrupa Yatırım Fonu (AYB) – Başarılı Teknoloji Transferini Hızlandırıcı Fonlarda Fikri Mülkiyet Hakları”, “Finans Sektöründe Fikri Mülkiyet Hakları” Borsa İstanbul ve “GE Ventures Fikri Mülkiyet Hakları” konu başlıklarındaki panellerde değerlendirilecek. En güvenilir reklam formatı arkadaş tavsiyesi
En güvenilir reklam formları bildiğimiz ve güvendiğimiz kişiler olmaya devam ediyor. Nielsen Global Reklama Güven Raporu (Nielsen Global Trust in Adversiting Report)’na göre 60 ülkedeki çevrim içi katılımcıların %83’ü arkadaş ve ailelerinin tavsiyelerine güvendiklerini belirtiyor. Bu rakam 2013 yılında 58 ülkedeki katılımcıların %84 olan oranından bir puan düşük.
Edinilmiş çevrim içi kanallar da güvenilir reklam formatları arasında yer alıyor. Markalı internet sitelerinde yer alan reklama güven 2015 yılında yüzde bir puan artışla %70’e ulaşarak hem en güvenilir reklam formatı sıralamasında ikinci oldu hem de bu sayede 2013 yılındaki sıralamasını korudu. Araştırmaya katılanların yüzde altmış altısı tüketicilerin görüşlerini paylaştıkları çevrim içi bildirimlere güvendiklerini belirterek 2013’e göre yüzde iki puan kaybeden bu reklam formatını 2015 yılında üçüncü sıraya yerleştirdiler. Ayrıca global katılımcıların yarısından fazlası (%56) üye oldukları e-posta bültenlerine güvendiklerini belirterek 2013 yılındaki aynı oranı ortaya koydular. Doymuş bir pazarda reklam etkinliğini en yüksek seviyeye çıkarmak için tek bir basit çözüm olmasa da tüketicilerin her gün kullandıkları medya platformlarında kendilerine sunulan reklamlar hakkında ne hissettiklerini anlamak iyi bir başlangıç.
Nielsen Expanded Verticals’ın Başkanı Randall Beard “Reklam verenler tüketicileri çevrim içi olarak takip etmeye başlamalarına rağmen çevrim içi reklam kampanyaları işe yaramıyor çünkü herhangi bir farkındalık yaratmıyor ya da satın alma isteği uyandırmıyor” sözleriyle durumu açıklayarak, “Tüketiciler içerik tüketiminde ve markalarla olan etkileşimlerinde artık hiç olmadığı kadar kontrolü elinde bulundurdukları için günümüzde reklamların akılda kalıcılığı ve etkinliğini başarılı bir şekilde arttırmanın tek yolu reklamın farklı ekranlar arasında uyandırdığı yankıyı anlamaktan geçiyor” diyor.
Nielsen Global Reklama Güven Araştırması 60 ülkeden 30,000 çevrim için katılımcıyla gerçekleştirilerek 19 ücretli, kazanılmış ve edinilmiş reklam mecrasına ilişkin tüketici hassasiyeti ölçüldü. Sonuçlar tüketiciler arasında en fazla yankı uyandıran ve gelişim potansiyeline sahip olan reklam formatlarını ortaya koydu.
Geleneksel Reklam Güven Halen Yüksek
Medyadaki devam eden parçalanmaya rağmen çevrim içi formatlarındaki artış geleneksel (çevrim dışı) ücretli kanallara olan güveni yıpratmadı. Televizyon, gazete ve dergiler güvenilir reklam formatları olmaya devam ediyor. Her 10 global katılımcıdan altısı (%63) televizyon reklamlarına tamamen ya da kısmen güvendiğini belirtiyor; bu 2013’e göre yüzde birlik bir artış demek. Gazete ve dergi reklamlarına duyulan güven ise televizyona göre daha az; tüketicilerin %60’ı gazete reklamlarına %58’i ise dergi reklamlarına güvendiğini belirtiyor; bu rakamlar 2013 sonuçlarına göre gazete reklamlarında yüzde birlik dergi reklamlarında ise yüzde ikilik bir düşüşe işaret ediyor.
Ücretli ve mobil reklamlara olan güven 2013’ten beri istikrarlı bir seyir izliyor. Global katılımcıların hemen hemen yarısı çevrim içi video reklamlarına (%48, 2013’e göre herhangi bir değişiklik yok), arama motoru sonuçlarında sunulan reklamlara (%47, yüzde bir düşüş) ve sosyal ağlarda yer alan reklamlara (%46, yüzde iki düşüş) tamamen ya da kısmen güvendiklerini belirtiyor. Her on global katılıcıdan yaklaşık dördü çevrim içi banner reklamlara (%42, herhangi bir değişiklik yok) ve mobil reklamlara (%43, yüzde iki düşüş) güvendiklerini ifade ediyor. Katılımcıların hemen hemen üçte biri (%36, yüzde bir düşüş) mobil metin mesajı reklamlarına güvendiklerini belirtiyor.
“Dijital reklam ve ölçüm konusunda kendilerini giderek daha fazla rahat hisseden markalar dijital reklam harcamalarını istikrarlı bir şekilde arttırıyor ancak, ancak televizyon formatları %85-90 ile halen en yüksek tek seferlik (yani reklam her izleyiciye sadece bir defa ulaşması) izleyici erişimine sahip” ifadesini kullanan Beard sözlerine, “Dijital reklamlar hassas odaklı kampanyalar, reklam sunumu sırasında değişiklikler ve daha yaratıcı seçenekler gibi oldukça önemli yararlar sunsa da televizyonu terk edip tamamen dijital platforma kaymak herhangi bir pazarlamacı için çok cesur bir adım olur. En iyi yatırım getirisini elde etmek için hem çevrim dışı hem de çevrim içi kanalların bir karışımından faydalanılmalı” şeklinde devam etti.
Geleneksel Formatlar Y Kuşağında Güçlü Yankı Uyandırıyor
İnternet çağında reşit olan Y kuşağı (21-34 yaş arası) çevrim içi ve mobil formatlara en yüksek güvene sahipken bunu çok yakın bir arayla X kuşağı (35-49 yaş arası) izliyor. Y kuşağının yarısı ya da hemen hemen yarısı çevrim içi video reklamlarına (%53), sosyal ağlarda yer alan reklamlara (%51) ve çevrim içi banner reklamlarına (%47) güvenirken yine Y kuşağında her 10 kişiden 4’ü (%41) mobil telefonlardaki metin reklamlarına güveniyor. Y kuşağının güveninin ortalamanın üstünde kaldığı reklam formatları sadece çevrim içi ve mobil ile sınırlı değil. Söz konusu izleyici grubu aralarında televizyon, gazete ve dergilerinde bulunduğu 19 reklam formatı/kanalından 18’ine en yüksek güveni duyarken 19 formattan 16’sında aksiyon almaya en istekli grup olarak öne çıkıyor.
“Y kuşağı medyayı kendilerinden yaşça büyük karşıtlarından daha farklı tüketiyor. İçeriği ne zaman, nerede ve hangi cihaz ile izleyecekleri, dinleyecekleri ve okuyacaklarını konusunda daha fazla kontrol kullanıyorlar,” diyen Beard sözlerine şu şekilde devam etti; “Geleneksel kanallara daha az güvenseler bile bu formatlar üzerinden aksiyon alma yönündeki güven ve istekleri yüksek seyretmeye devam ediyor. Kuşaklar arası entegre ve çok kanallı bir yaklaşım en iyi seçenek olmakla beraber Y kuşağı söz konusu olduğunda bu yaklaşım çok daha fazla önem kazanıyor.”
| Y KUŞAĞI HEMEN HEMEN TÜM REKLAM FORMATLARINA EN YÜKSEK GÜVENİ DUYUYOR | ||||||
| Reklam Formatlarına Tamamen ya da Kısmen Güvenen Katılımcıların Oranı | ||||||
| Z Kuşağı (15-20 yaş) | Y Kuşağı (21-34 yaş) | X Kuşağı (35-49 yaş) | Bebek Patlaması Kuşağı (50-64 yaş) | Sessiz Kuşağı (65+ yaş) | ||
| Tanıdığım kişilerin tavsiyesi | 83% | 85% | 83% | 80% | 79% | |
| Markalı internet siteleri | 72% | 75% | 70% | 59% | 50% | |
| Çevrim içi yayımlanan tüketici yorumları | 63% | 70% | 69% | 58% | 47% | |
| Gazete makalesi gibi editoryel içerikler | 68% | 68% | 66% | 60% | 55% | |
| Televizyon reklamları | 58% | 67% | 64% | 55% | 48% | |
| Marka sponsorlukları | 62% | 66% | 62% | 52% | 42% | |
| Gazete reklamları | 57% | 62% | 62% | 55% | 53% | |
| Dergi reklamları | 57% | 62% | 61% | 50% | 46% | |
| Sinema öncesi reklamlar | 54% | 60% | 55% | 42% | 31% | |
| Televizyon programlarında ürün yerleştirme | 51% | 60% | 56% | 42% | 39% | |
| Reklam panoları ve diğer açık hava reklamlar | 59% | 60% | 57% | 46% | 38% | |
| Üye olunan e-postalar | 54% | 57% | 56% | 53% | 54% | |
| Radyo reklamları | 51% | 55% | 57% | 49% | 42% | |
| Çevrim içi video reklamları | 45% | 53% | 50% | 37% | 27% | |
| Arama motoru sonuçlarında sunulan reklamlar | 43% | 52% | 50% | 41% | 33% | |
| Sosyal ağlarda yer alan reklamlar | 45% | 51% | 47% | 35% | 26% | |
| Mobil cihazlarda yer alan reklamlar (akıllı telefonlar, tablet cihazlar vs.) | 42% | 48% | 45% | 31% | 20% | |
| Diğer banner reklamlar | 36% | 47% | 43% | 34% | 25% | |
| Mobil telefonlarda yer alan metin reklamları | 32% | 41% | 38% | 27% | 18% | |
HP yeni DeskJet Ink Advantage yazıcılarını duyurdu

Logosphere’de yazılım rüzgarı
Logo tarafında dördüncü kez düzenlenen Logosphere etkinliği 6 Ekim Salı günü Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Logo Yazılım İcra Kurulu Başkanı Mehmet Buğra Koyuncu’nun yaptığı etkinlikte; e-Dönüşüm ve ERP başta olmak üzere, İş Zekâsı, CRM, İnsan Kaynakları, Perakende gibi birçok çözümün katılımcılara tanıtıldığı interaktif sunumlar gerçekleştirildi. Logo ve iş ortaklarının başarılı projelerinin yer aldığı “Başarı Hikayeleri” sunumlarında Ceyo’dan Opel Türkiye’ye kadar tanınmış markaların yetkilileri katılımcılarla buluştu. Biz de etkinlik sırasında Mehmet Buğra Koyuncu ile sizleri bilgilendirmek için sohbet ettik.
Wincor Nixdorf Security Roadshow gerçekleştirildi
Türkiye’nin alanındaki ilk etkinliği olma özelliği taşıyan Wincor Nixdorf Security Roadshow, 1 Ekim tarihinde 4.Levent Mövenpick Otel’de gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü TechInside Yayın Koordinatörü Fatih Sarı’nın yaptığı etkinlik, Wincor Nixdorf’tan Murat Karagözoğlu‘nun açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra sahneye çıkan Wincor Nixdorf Yazılım CV’si Karan Oberio, Global Bakış ile Güvenlik, Dünyada neler Oluyor? konulu bir sunum yaptı. Sunumunda ATM tarafındaki tehditler üzerinde duran Oberio, bunların çözümü için neler yapılması gerektiğini de katılımcılarla paylaştı.
Çok önemli bir etkinlik
Karan Oberio’dan sonra sahneye BKM Güvenlik Yöneticisi Aycan Aydoğan çıktı. Aydoğan, Bugün Türkiye’de Güvenlik başlıklı sunumunda BKM’nin bu alandaki faaliyetlerini ve gelecek stratejilerini paylaştı. Bu etkinliğin çok büyük önem taşıdığına dikkat çeken Aydoğan, sektördeki tüm bileşenlerin bu konuyu desteklemesi gerektiğinin de altını çizdi.
Türkiye’nin adaylığı bekleniyor
Etkinliğin en renkli konuklarından biri de European ATM Security Team (EAST) Geliştirme Direktörü Una Dillon oldu. Bölgesel ve Genel Hatlarıyla Güvenlik başlıklı sunumuna katılımcıları Türkçe selamlayarak başlayan Dillon, EAST organizasyonu ile ilgili bilgiler verdi. Türkiye’nin BKM öncülüğünde EAST üyeliği için başvurduğunu belirten Dillon, üyelik müzakerelerinin kısa sürede tamamlanacağını ve Türkiye’nin de EAST üyesi ülkeler arasındaki yerini alacağını sözlerini ekledi.
Etkinlikte öğle yemeğinin ardından demo turuna geçildi. Özenle hazırlanmış ve Wincor Nixdorf ürün ve çözümlerinin yer aldığı demo alanında gruplara ayrılan katılımcılar tüm bölümlerde konunun uzmanlarından detaylı bilgiler de aldı. Demo turundan sonra bir kez daha sahneye çıkan Karan Oberio, bu defa “Güvenli müşteri tecrübesi için Wincor Nixdorf’un sunduğu katmanlı yazılım çözümleri” başlıklı sunumunda şirketin ürünleri hakkında bilgiler verdi.
Etkinlik moderatörü Fatih Sarı’nın katılımcılara yönelttiği soruları doğru yanıtlayanlara ise toplam üç adet iPad mini 4 hediye edildi. Wincor Nixdorf Security Roadshow, Murat Karagözoğlu’nun kapanış konuşmasıyla sona erdi.
İnternette görünenin ötesinde neler var?
İnternette, arama motorları tarafından bulunamayan her şeyin dahil olduğu kısma Deep Web (Derin Web) adı verilmektedir ve bu gizemli alanın bildiğimiz statik internetin 500 katı büyüklüğünde olduğu tahmin edilmektedir. Dijital Stüdyo, oldukça merak uyandıran bu kavramın tüm sırlarını öğrenmek isteyenler için, 24 Ekim Cumartesi günü Workington Levent 199 Şubesi’nde, “Deep Web” üzerine Türkiye’deki ilk etkinliği gerçekleştirecek.
Etkinliğin yol göstericiliğini gerçekleştirecek ve Türkiye’de, siber güvenlik alanında en derin teorik ve pratik bilgiye sahip BT profesyonellerinin başında gelen Halil Öztürkçi, etkinliğin içeriği ile ilgili “İnternette bulamadığınız herhangi bir şey, aslında oralarda bir yerlerde olabilir. Hayır, Google’da yeterince arka sayfalara baktığınızda ya da arama yaptığınız anahtar kelimeleri değiştirdiğinizde bulabileceklerinizden bahsetmiyoruz. Bahsettiğimiz, arama motorları tarafından dahi bulunamayanlar” açıklamasında bulundu.
BT güvenlik ekipleri, yazılım geliştiriciler ve dijital pazarlama profesyonelleri tarafından Deep Web kavramı etrafındaki sorular ve bunları yanıtlama çabaları her geçen gün artıyor. İnternet içerisinde neden bu kadar büyük ve bilinmeyen bir alan var? Böyle bir ayrımın olabilmesi nasıl mümkün oluyor? Ve bu alanı kullananlar kimler, yani kabaca ifade edersek, içeride neler oluyor? Bu soruların etrafına, ışığın etrafına toplanan ateş böcekleri gibi her gün yüzlerce, binlerce internet kullanıcısı geliyor ve Deep Web’in sırlarına öğrenebilmek için kafa patlatıyor. Dijital Stüdyo ve Workinton iş ortaklığında gerçekleştirilecek etkinlikte “Deep Web” ile ilgili bulabildiğiniz ancak doğruluğundan emin olamadığınız, çoğunlukla kulaktan dolma cevaplarla karşılaştığınız sorulara artık güvenilir ve anlaşılır yanıtlar bulabilmeniz amaçlanıyor. Kayıt ve detaylı bilgi için Dijital Stüdyo’nun web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Teknolojide “Made in Turkey” ile 55 milyar dolar açık kapanabilir
Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünlerdeki dış ticaret açığı 55 milyar doların üzerine çıktı. Cumhuriyet’in 100’ncü yılında 500 milyar dolar ihracat hedefleyen Türkiye’nin dış ticaret açığını kapatması, hedeflerine ulaşabilmesi için öncelikle teknolojide “made in Turkey” markasını yaratması gerekiyor.
Yeni yüzyılın en önemli teknolojilerinden biri olarak kabul edilen 3D yazıcıyı tamamen yerli sermaye ile TeTe markasıyla Türkiye’de üreten Talat Sam, Türkiye’nin bu yolda doğru, hızlı ve kalıcı adımlar atması gerektiğine dikkati çekti.
Ülkemizin yüksek teknoloji olarak nitelendirdiği ürünlerin büyük çoğunluğunun Dünya Bankası tarafından ‘orta teknoloji’ olarak kabul edildiği bilgisini veren Sam, “Türkiye, ‘tedarik ve ucuz iş gücü’ kavramları arasına sıkışıp kaldı. Bir an önce küresel çapta rekabet gücü olan, Ar-Ge ve inovasyon konusunda üzerine düşeni yapmış, made in Turkey markasını dünyaya duyuracak firmalara ihtiyacımız var” dedi.
Talat Sam, Türkiye’de hayallerin ancak, “made in Turkey” markasıyla sürdürülebilir üretim ve satışı sağlanan ürünlerle mümkün olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
”Beklentimiz; bu konuda ortaya konacak iradenin siyasi düzlemden bağımsız ilerlemesi. Yüksek teknolojili ürün üretimi Türkiye’de hükümetlerin değil devletin politikası olmalı ve hükümetler değişse dahi aynı kararlılıkla sürdürülmeli. Televizyon, araba, bilgisayar gibi küresel üretim trendleri olan ürünleri kaçırdık. İlk kez dünya çapında değeri olan bir ürünü Türkiye’de üretip, ihraç etme şansımız var. Umarım 3D yazıcıda treni kaçırmayız.”
“Kamu garantili alım iyi bir çözüm olabilir”
Dünyanın yakın geleceğine damga vuracak bir diğer teknoloji olan IoT (nesnelerin interneti) alanında ODTÜ Teknokent’te hizmet veren ve geçen yıl Türkiye’nin bu alanda en hızlı büyüyen firması olan Ankaref’in Genel Müdürü Erhan Binici de kamunun bu alanda öncü rol oynaması gerektiği söylüyor.
Binici’ye göre kamu garantili alım, yurtiçinde üretilen ürünlerin maliyetlerinin düşmesi, ithal ürünlerin yurtiçinde üretilebilmesi ve ihraç pazarlarında yerli firmaların etkinliğinin artması gibi çok ciddi avantajları beraberinde getirecek.
55 milyar dolarlık açığın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) son yayımladığı Küresel Rekabet Raporu ile beraber okunması gerektiğine vurgu yapan Binici, şöyle devam etti:
“Rapora göre Türkiye 140 ülke arasında 51. sıraya geriledi. Yüksek teknolojili ürün üretemezseniz küresel rekabet gücünüz de düşer. Bu sorunun çözümünde kamuyu önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Ülkemizde Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 7’si kamu alımları üzerinden gerçekleşiyor. Bu noktada kamu kurumlarının yerli firmaları alım garantisi ile yüksek teknolojili ürün üretimine teşvik etmeli. Bazı yabancı markaların Türkiye’de ulaştığı satış rakamları, kendi ülkelerindeki rakamların maalesef çok daha üzerinde. Bu algının değişmesi lazım. Hem kamunun hem de özel tüketicilerin pahalı da olsa yerliden yana bir irade koyması gerekli. Bu bilinç ülke genelinde oluşursa kısa sürede ileri teknoloji açığını azaltır, hatta bütçenin artıya geçmesini dahi sağlayabiliriz.” Microsoft, yeni Windows 10 cihazlarıyla şov yaptı
Microsoft, yeni Surface, Lumia ve Microsoft Band cihazlarını New York’ta tanıttı. Oturumların hızlı ve güvenli şekilde açılmasını sağlayan Windows Hello1, Windows 10 cihazlarını birer kişisel asistana dönüştüren yeni Cortana2, Surface üzerinde iyileştirilmiş dokunma ve kalem özelliği ve yeni Lumia 950 ve 950 XL telefonların kişisel bilgisayar gibi çalışmasına imkân veren Continuum gibi yeni Windows 10 deneyimlerini içeren cihazlar ile mobilite yeni bir aşamaya yükseliyor.
110 milyon cihaz Windows 10 kullanıyor
Halen dünya çapında 110 milyon cihazdan kullanılan Windows 10, aynı dönem bazında Windows 7’nin üç katına varan yükseltme oranı ile tarihin en hızlı başlangıcını yaptı. Microsoft, 1,25 milyarın üzerinde ziyaretin gerçekleştirildiği Windows Store’da Windows 10 için aralarında Box, Facebook, Instagram, Candy Crush Soda Saga, Flipagram, Uber ve diğerlerinin de bulunduğu tamamen yeni evrensel uygulamaların da çıkışını duyurdu. Bu uygulamalar, yeni Microsoft cihazlarında bulunacak olan mevcut Windows 10 deneyimlerini daha da zenginleştiriyor.
“Gerek Windows 10 gerekse yeni Microsoft cihazları ile yepyeni büyülü deneyimlerin tam merkezinde olacaksınız” diyen Microsoft CEO’su Satya Nadella, “İnsanları Windows’a ihtiyaç duymaktan Windows’u seçmeye ve nihayetinde de Windows’u sevmeye doğru taşıyoruz. Bu cihazlar tüm Windows ekosistemi için daha da fazla coşku ve fırsat yaratmayı vaat ediyor” diye ekledi.
Surface dizüstünü yeniden tanımlıyor
Microsoft, yüksek doğruluk ve hassasiyette kalem ve dokunma desteğine sahip, güçlü, yüksek performanslı yeni dizüstü bilgisayarı Surface Book ile dizüstü bilgisayarı yeniden tanımlıyor.
Ultra ince Surface Book, 6. Nesil Intel Core i5 ve Core i7 işlemcilerin etkileyici gücünü 12 saate kadar çıkan pil ömrü ile birleştiriyor. İyileştirilmiş gecikme ve uzaklık açısı ile yüksek kontrastlı bir 267 dpi ekrana sahip olan 13.5 inçlik optik laminasyonlu PixelSense Ekran sadece güzel bir görünüşe sahip olmakla kalmıyor; aynı zamanda üzerinde doğal ve akıcı bir şekilde yazı yazılmasına da imkan veriyor. Yerinden çıkartılabilen ekran, üzerinde çizim yapılabilen, not alınabilen ve Microsoft Edge gibi Windows programlarından yararlanılabilen bir not panosu olarak da kullanılabiliyor. İsteğe bağlı ayrık GPU, Surface Book’un kusursuz video düzenleme, hızlı gerçekleme veya sarmalayıcı oyun için donanım ivmeli grafiklerin tam gücünden yararlanabilmesine imkan veriyor.
Dizüstünüzün yerine geçebilen tablet Surface Pro 4
Microsoft aynı zamanda dizüstü bilgisayarın yerine geçebilecek en ince, en hafif ve en güçlü tablet Surface Pro 4’ü de tanıttı. Sadece 8,4 mm kalınlığında olan cihaz, şaşırtıcı 12.3 inçlik PixelSense Ekran’ı ve 6. Nesil Intel Core m, Core i5 ve Core i7 işlemcileri ile öğrencilerden profesyonellere kadar herkesin yolda da daha fazlasını yapabilmesine imkan veriyor. Surface Pro 4 sadece Surface Pro 3’ten yüzde 30 daha güçlü olmakla kalmıyor, aynı zamanda daha sessiz çalışması, daha az ısınması ve dokuz saate varan pil ömrü ile daha yüksek tasarruf da sağlıyor.
Yeni Surface Pro 4 Type Cover6 klavyeli kılıf ise hızlı ve akıcı yazım için tuşlar arasında en uygun aralıkların bırakıldığı, yeniden tasarlanan mekanik klavyesi ile Surface Pro 4’ü anında tabletten laptopa dönüştürüyor. Surface Pro 3 ile geriye uyumlu olan yeni Surface Pro 4 Type Cover klavyeli kılıf; isteğe bağlı parmak izi okuyucusu ile Windows Hello’nun rahatlığını ve şirketlerin kullandığı düzeyde güvenlik sunan isteğe bağlı parmak izi okuyucuya da sahip. Yeniden tasarlanan ve 1.024 adet basınç hassasiyet düzeyi bulunan Surface Pen, bir ucundaki hassas mürekkep ve diğer ucundaki silgi ile belgeleri yazmanıza, çizmenize ve işaretlemenize izin veriyor.
7 Ekim’den itibaren belirli pazarlarda ön sipariş verilebilecek olan Surface Book, Surface Pro 4 ve yeni aksesuarlar 26 Ekim’den itibaren Kanada ve Birleşik Devletler’de, sonrasında da diğer pazarlarda satın alınabilecek.
Lumia telefonlar Windows 10’un gücünü gözler önüne seriyor
Ilk Windows 10 Lumia telefonları olan Lumia 950 ve Lumia 950 XL’in de tantan Microsoft, bu iki amiral gemisi ürün ile cep telefonu alanındaki iddiasını daha da güçlendirmiş oldu. Gitgide daha çok insanın gün boyu birden fazla cihaz kullanmasıyla Windows 10 ister kişisel bilgisayar olsun, ister tablet, isterse de yeni telefonlar, bir cihazdan diğerine pürüzsüz ve verimli geçişe imkan veren tanıdık ve tutarlı bir deneyimsağlıyor. Yeni Microsoft Display Dock ile daha da geliştirilen telefonlara yönelik Continuum özelliği ile, telefonu bir monitöre bağlayarak verimlilik ve eğlence tadını büyük ekran üzerinde sunuyor. Bu aksesuar ile kişisel bilgisayarınız haline gelen akıllı telefonunuzla ister Microsoft Office gibi Windows 10 uygulamalarını bir klavye ve fare ekleyebilip kullanabilir, isterniz de gelen çağrılara bakabilir veya diğer işlerinizi yapabilirsiniz. 20 megapiksel, üçlü LED doğal flaşa ve 4K video kayıt özelliğine sahip en son nesil PureView kameraları ile Lumia 950 ve Lumia 950 XL en zorlu koşullarda dahi daha hızlı odaklama ve daha net fotoğraf ve videolar çekmenize imkan veriyor.
Lumia ailesinin bir diğer yeni üyesi ise, Microsoft’un Windows 10 ile çalışan 4G LTE akıllı telefonu Lumia 550 oldu. Erişilebilir fiyat, tavizsiz kalite ve özel Microsoft hizmetlerine değer veren kullanıcılara hitap eden Lumia 550, süper hızlı internet, ultra yüksek LTE hızlarına sahip en son Qualcomm Snapdragon dört çekirdekli işlemci ve en iyi Microsoft hizmetlerini kullanıcılara sunuyor olacak.
Formunuza Microsoft Band 2 ile kavuşun
Microsoft aynı zamanda daha sağlıklı yaşamaya yardımcı olmak üzere tasarlanan en son giyilebilir fiziksel etkinlik cihazı Microsoft Band 2’nin çıkışını da duyurdu. Yeni Microsoft Band’in sahip olduğu kavisli ekran cihazın daha da rahat giyilmesini sağlarken Cortana8 ise tek bir düğmeye dokunarak metin iletilerini cevaplamanıza veya anımsatıcıyı ayarlamanıza imkan veriyor. Sürekli optik kalp atış hızı ölçer ve tümleşik GPS’e sahip olan akıllı bileklik, yakılan kalorileri, derin egzersiz ve uyku kalitesini takip ettiği gibi –artık çıkılan kat sayısını da kaydediyor- tüm bunları iki güne varan pil ömrü ile yapıyor. iOS ve Android cihazlar için özel bir uygulama olan ve bir Web Panosu üzerinden evrensel bir Windows uygulaması olarak temin edilebilen Microsoft Health ise kullanıcıların sağlık hedeflerini belirlemesine ve pratik içgörüler almasına imkan veriyor. 6 Ekim’de seçili pazarlardan ön siparişi verilebilecek olan Microsoft Band 2, 30 Ekim’de ABD’de, ardından diğer pazarlarda satışa çıkacak.
Geliştiriciler için Microsoft HoloLens geliyor
Windows 10 ile çalışan Microsoft HoloLens dünyanın hiçbir şekilde bağlı olmayan ilk holografik bilgisayarı. İster eğitim için olsun, ister tasarım, ister sağlık hizmetleri, isterse de eğlence, HoloLens başka hiçbir cihaz veya platformda mümkün olmayan yenilikçi deneyimler yaratıyor. 7 Ekim’den itibaren başvuruları alınmaya başlanan Microsoft HoloLens Development Edition’a 2016’nın ilk çeyreğinde kullanıcılar sahip olabilecek. İş dünyası Çırağan’da buluşacak
BA-Works’ün 10. yılına özel olarak hayata geçirilen uluslararası konferansta yerli ve yabancı yüzlerce profesyonel iş analizi odağında bir araya gelecek.
Şirketlerin iş birimleri ve BT ekiplerinin iş ve teknoloji hedeflerini, en son iş analizi teorilerini, kendi tecrübe ve case-study’lerini tartışacağı oturumlarda sektörün lider şirketlerinden konuşmacılar yer alacak. Bu yılki konuklar arasında McKinsey&Company’de kıdemli uzman görevinde bulunan Oliver Bossert, Bank Of America’da İş Analizi Müdürü olan Özge Doğuç ve Hotels.Com’un teknoloji direktörü olan Narek Alaverdyan bulunuyor.
Bu yıl konferansta ayrıca “Dijital Çağda İş Analizi ve İnovasyon” ile “Finans ve Sigortacılık Sektörlerinde İş Analizi” konularının tartışılacağı paneller de yer alıyor. “İş Analizi Teknikleri ve Araçları”, “İş Analizi Yönetiminde Agile ve Lean Yaklaşımlar”, “Bilgi ve Kurumsal Mimari” gibi merak edilen konular da diğer oturumlarda konuşulacak.
BA-Works tarafından Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin CEO’ları, CIO, İş Birimi ve İş Analizi Yöneticilerinin katkılarıyla hazırlanan “Türkiye İş Analizi Raporu”, konferansın açılışında açıklanacak. Medya sponsorları arasında TechInside’ın da yer aldığı ve 3 Kasım 2015 tarihinde Çırağan Sarayı’nda düzenlenecek olan etkinliğe buradan kayıt olabilirsiniz. “Big Data” önemli ama kuşku uyandırıyor

Siber mücadele başlıyor
Savunma Sanayii Müsteşarlığı iştiraki olup, Siber Güvenlik alanındaki büyük yatırımlarıyla dikkat çeken Savunma Teknolojileri ve Mühendislik A.Ş. (STM), Türkiye’nin en kapsamlı siber etkinliklerinden birine imzasını atıyor. Bilkent Üniversitesi Merkez Spor Salonu’ndaki yarışmada çok sayıda siber güvenlik uzmanı kıyasıya bir mücadele için ilk kez bir araya geliyor. STM, Capture the Flag (CTF) adı verilen yarışmada siber güvenlik uzmanlarını buluşturuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarını, özel sektörü ve gönüllüleri bir araya getiren bu etkinlik Türkiye’de bu alanda yapılmış en kapsamlı yarışmalardan biri olacak.
Sistemdeki açıkları bulacaklar
Siber güvenlik profesyonelleri tarafından yaratılan sistem açıklarını bularak yarışmayı kazanmaya çalışacak uzmanlar kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacak. CTF etkinliğinde, güvenlik uzmanları ve programcılar kriptoloji, tersine mühendislik, Wi-Fi gibi dallarda belirlenen hedeflere diğer katılımcılardan önce ulaşmak için sistemlerdeki güvenlik açıklarından yararlanarak bayrağı yakalamaya çalışacaklar. Ücretsiz ve gönüllülük esasına göre yapılacak olan etkinlikte kamu, özel sektör ve üniversiteler gibi geniş bir yelpazenin ortak bir çatı altında bir araya gelmesi ve bu alandaki bilgi paylaşım ağının oluşturulması amaçlanıyor
Açıklar da görülecek yetenekler de
Yarışmaya katılacak kurum ve kuruluşlar, kendi siber güvenlik ekiplerini deneme fırsatı yakalayarak eksiklerinin detaylı bir şekilde görecek. Yarışmaya bireysel katılacaklar ile üniversite öğrencileri ise siber güvenlik alanında çalışan firmalara ve kamu kuruluşlarına kendilerini gösterme şansı yakalayacaklar. Yarışmada dereceye girenlere de çeşitli ödüller verilecek. Öte yandan “Bayrağı Yakala” yarışması öncesinde sektörün önde gelen güvenlik uzmanları siber güvenlik alanındaki güncel gelişmeler hakkında konuşmalar yapacak.
Ayrıntılı Bilgi ve Başvuru için: www.ctf.stm.com.tr Sosyal Fayda Zirvesi İstanbul’da düzenlendi
Sponsoru olduğumuz ve ana başlığı “2030 yılında nasıl bir dünyada yaşamak isterdiniz” sorusu olan zirvenin açılış konuşmasını Türk Telekom Grubu Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin yaptı. Şahin yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin kalkınmasına destek olmak amacıyla dijital ekosistemi büyütecek çalışmalar yapıyor, internet erişimini ve kullanımını yaygınlaştıracak adımlar atmaya devam ediyoruz. 2030 itibarıyla ülkedeki herkesin dijital dünyanın fırsatlarından yararlanabileceği yakın bir gelecek hayal ediyoruz” dedi.
BM Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra da zirveye bir video mesaj ile katılarak, teknoloji ve yeni medyanın 2030’a kadar herkes için eşitliği ve toplumsal faydayı nasıl sağlayacağının yanıtının zirvede aranacağına dikkat çekti. Zirve için özel olarak paylaşılan başka bir video mesajda ise dünyanın önde gelen evrenbilimcisi İngiliz Profesör Stephen Hawking’in değişen dünya üzerine görüşleri paylaşıldı.
Türkiye’nin iletişim teknolojileri lideri Türk Telekom Grubu’nun katkılarıyla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından düzenlenen Sosyal Fayda Zirvesi birçok önemli isme ev sahipliği yaptı. Bu yıl düzenlenen buluşmanın konuşmacıları arasında Türk Telekom Grubu Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin, Türkiye Mukim Koordinatörü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra, UNDP Avrupa ve BDT İstanbul Bölgesel Merkezi Sürdürülebilir Kalkınma Ekip Lideri George Bouma, Twitter Kamu Politikalarından Sorumlu Türkiye Koordinatörü Emine Etili, aktör ve ihtiyacharitasi.org Kurucusu Mert Fırat, Facebook Türkiye Kamu Politikaları Sorumlusu Nilay Erdem başta olmak üzere çok sayıda gazeteci ve aktivist yer aldı.
Teknoloji insanlar için hayati öneme sahip
Türk Telekom Grubu Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Coşkun Şahin, zirvede yaptığı konuşmada Türk Telekom Grubu için büyük önem taşıyan ve Birleşmiş Milletler tarafından dünyaya örnek gösterilen ‘İnternetle Hayat Kolay’ projesinin detaylarını katılımcılarla paylaştı. Şahin konuşmasında şunları söyledi: “Türk Telekom Grubu olarak teknolojik gelişmişliği, sadece ülkelerin zenginliğini ve refahını artırmalarının bir yolu olarak görmüyoruz. Bize göre teknoloji, kişilerin ve kurumların daha önce yapamadıklarını yapmalarına ve sınırlarını zorlamalarına olanak sağlayan, onları hayallerini gerçekleştirme yolunda cesaretlendiren bir güce ulaştı. Grup olarak, özellikle dezavantajlı vatandaşlarımız için sosyal sorumluk projeleri geliştiriyoruz. Onlar için sadece engelleri kaldırmıyor, aynı zamanda lider birer birey olmaları adına onları her alanda destekliyoruz. Her birey bizim için çok önemli. Onlar için engelleri kaldırmak için buradayız. Telekomünikasyon sektörünün böyle bir etkisi var ve biz bu etkiyi artırmak için var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
Yatırımlarımızla geleceğe hazırız
Türk Telekom Grubu olarak sahip oldukları teknoloji ve bilgi birikimiyle bugüne kadar toplumun dezavantajlı kesimlerinin önündeki fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelik pek çok projeye imza attıklarını ifade eden Şahin, “Telefon Kütüphanesi, İnternetle Hayat Kolay, Türk Telekom Okulları, Günışığı, Engelsiz Tivibu ve daha birçok ulusal ölçekte sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik. Bu yöndeki girişimlerimizi aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin lider telekom şirketi olarak, Türkiye’nin kalkınmasına destek olmak amacıyla dijital ekosistemi büyütecek çalışmalar yapıyor, internet erişimini ve kullanımını yaygınlaştıracak adımlar atmaya devam ediyoruz. 2030 itibarıyla ülkedeki herkesin dijital dünyanın fırsatlarından yararlanabileceği yakın bir gelecek hayal ediyoruz” şeklinde konuştu.
UNDP Avrupa ve BDT İstanbul Bölgesel Merkezi Sürdürülebilir Kalkınma Ekip Lideri George Bouma ise zirvede gerçekleştirdiği konuşmada “Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Birçok konunun eğitim üzerine konumlandırılması gerektiğine inanıyor, tüm iş ortaklarımızla birlikte bu programı 2030 yılına kadar devam ettirmek için çalışıyoruz. Teknolojik anlamda ileri seviyeye ulaşan toplumlar inovasyona çok daha yatkın oluyorlar ve bu yatkınlıklarını ortaya koyabiliyorlar. İnovasyon geleceği şekillendirecek” dedi.
BM Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra da zirveye Türk Telekom’a teşekkür ettiği bir video mesajla katılarak şunları söyledi: Değişen dünyanın dinamikleriyle beraber, teknoloji ve yeni medyanın 2030’a kadar herkes için eşitliği ve toplumsal faydayı nasıl sağlayacağının yanıtı bu zirvede aranacak.”
Zirve’de ayrıca, dünyanın önde gelen evrenbilimcisi fizikçisi İngiliz Profesör Stephen Hawking’in değişen dünya üzerine görüşleri Zirve’ye özel bir video ile katılımcılara aktarılırken, Türk Telekom tarafından hayata geçirilen, Telefon Kütüphanesi, Sesli Adımlar, Günışığı ve Engelsiz Tivibu projeleri de zirve boyunca örnek projeler olarak ele alındı.
Türk Telekom Grubu Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri Hakkında:
Telefon Kütüphanesi:
Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM) ortaklığında gerçekleştirilen Telefon Kütüphanesi Projesi ile görme engelliler ev telefonu üzerinden ücretsiz kitap dinleyebiliyorlar. Türkiye’nin ilk Telefon Kütüphanesi sayesinde görme engelli kullanıcılar Türkiye’nin neresinde olursa olsun romandan şiire, tasavvuftan tarihe, çocuk kitaplarından kişisel gelişim kitaplarına pek çok farklı türdeki yüzlerce kitaba ücretsiz ulaşabiliyor. Telefon Kütüphanesi bugüne kadar 3.457.436 dk (567.240 saat ) dinlendi, 164.508 kere arandı.
Sesli Adımlar Uygulaması:
İletişim teknolojileri kullanılarak görme engellilerin AVM gibi karmaşık yapılı kapalı alanlarda yardım almaksızın dolaşabilmesi, görme engellilerin başkalarının yardımına gerek duymaksızın hareket edebilme yeteneğini artırmayı sağlayan proje, popluma ve hayata entegre olmalarının önündeki engellerin kaldırılması yönünde önemli bir adım niteliği de taşıyor. Bugüne kadar toplam 15.000 kişi uygulamayı indirdi.
Engelsiz Tivibu:
Bilgiye erişimde herkesin eşit imkânlara sahip olması vizyonuyla görme ve işitme engelli vatandaşlara erişilebilir TV deneyimi sunmayı amaçlayan proje, ayrıca tüm görme ve işitme engelli vatandaşların TV yayına en kolay ulaşabilecekleri teknoloji ve hizmeti sağlamayı da hedefliyor.
Günışığı:
Günışığı Projesi kapsamında az gören çocuklara teknolojik imkânlar sunularak, erken müdahale eğitimini uzaktan alabilmeleri de sağlanıyor. Verilen eğitim, çocukları başkalarına bağımlı olmadan hareket edebilen ve normal eğitime uyum sağlayan bireyler haline getiriyor. Proje kapsamında, görme engelli çocukların görme dereceleri tespit edilip, yeterli görme kalıntısı olan 100 çocuk, 7 ay boyunca “az gören eğitimi”ne tabi tutuluyor ve görme yetilerini kullanma konusunda bilinçlendiriliyor. 2015’te toplam 350; 2016’da toplam 500 çocuğa ve ailesine daha erken müdahale eğitimi verilecektir. Teknoloji devinde dönüşüm tamamlandı

Google Translate için büyük hamle
Google Translate, dijitalleşen dünyada insanların birbirini daha rahat anlaması için önemli bir servis. Her ne kadar Türkçe çevirileri şimdilik “Tarzanca” gibi olsa da hiç dil bilmeyen birinin, yabancı dildeki bir web sayfasında, bir metinde neler anlatıldığını anlamasına yardımcı olduğu da açık. Üstelik, Türkçe için henüz çok düzgün bir çeviri dili kullanmıyor olsa da İngilizce-Almanca-Fransızca-Çince-Rusça gibi yaygın diller arasındaki çevirilerin çok daha başarılı olduğu biliniyor. Dolayısıyla, bu dillerden birini bile bilmek, diğer dillerdeki metinleri de anlamak için yeterli oluyor.
Google şimdi bu başarılı tercüme servisini Android Marshmallow sürümünün içine gömmeye hazırlanıyor. Bu da şu anlama geliyor: Artık uygulamalar, Google Translate’i otomatik olarak kullanabilecekler. Eğer yüklediğiniz uygulama Türkçe desteği sunmuyorsa ve arayüz dilini anlamakta zorluk çekiyorsanız, uygulamanın Google Translate desteği sayesinde metinleri anladığınız dile çevirmeniz mümkün olacak. Örneğin, Çin’e yapacağınız bir ziyaret için otel seçimi yaparken Trip Advisor uygulamsındaki Çince veya başk dildeki kullanıcı tavsiyelerini de okumanız mümkün olacak. HP OpenSwitch topluluğunu duyurdu
Daima açık ve çalışır durumda bulunmak zorunda olan dijital çağın web servisleri, hafta içi dokuz-altı işlem yapan klasik şirketlerden çok farklı sorunları ve dinamikleri gözetmek zorundalar. Devasa boyutlardaki veri akışını sağlıklı biçimde yönetmek ve işlemek durumunda olan dijital servisler, giderek artan boyuttaki trafik ve veri miktarı karşısında yeni durumlara hızla adapte olabilen esnek çözümlere ihtiyaç duyuyor.
HP bu noktada bir girişimde bulunarak, dijital servislerin ihtiyacı olan ağ çözümlerine yönelik açık kaynak kodlu bir ağ işletim sistemi ve çalışma grubu kurduğunu açıkladı.
Basın tanıtımına Türkiye’den sadece TechInside’ın davetli olduğu HP’nin dünya çapındaki bu önemli girişimi, network teknolojileri alanında büyük bir dönüşümü hedef alıyor.
Linux tabanlı, açık kaynak kodlu network işletim sistemi (NOS) duyurusu yapan HP, açık kaynak kodu çalışmalarında yeni bir kapı açmış bulunuyor. Geleneksel ağ yapılarının kapalı ve lisans ücreti gerektiren yazılımlarına karşı açık kaynak kodlu bir sistemle ortaya çıkan HP’nin dünyada büyük önem kazanan veri merkezi teknolojilerinde önemli bir fark yaratması bekleniyor.
HP, bu teknolojiyi geliştirmek için OpenSwitch isimli yeni bir açık kaynak topluluğunun da duyurusunu yaptı. OpenSwitch, geliştiriciler için sanal bir merkez işlevi görecek. Geliştiriciler, bu merkezdeki tartışmalar ve ortak çalışma grupları sayesinde, daha güvenli, hızlı, efektif ağ işletim sistemleri oluşturma fırsatı bulacaklar. Projeye, Broadcom, Intel ve VMware da destek veriyor.
HP’nin açık kaynak kodlu OpenSwitch NOS sistemi, geliştirici sürümüyle şimdiden yayına girdi. HP’nin Altoline açık kaynak kodlu switchleri de bu yeni işletim sistemini destekliyor. HP ayrıca, OpenSwitch’e dayanan ağ sistemleri kuracak girişimlere destek servisleri sağlayacağını da duyurdu. Ya da başka bir örnek vermek gerekirse, Andorid telefonunuzda WhatsApp’ı çalışıtırp, farklı dillerden konuşan kontaklarınızla daha rahat iletişim kurabileceksiniz. Kontaklarınızın size kendi dillerinde yazıp gönderdiği metinler Google Translate sayesinde anlayabileceğiniz dile çevrilecek ve sizin de kendi dilinizde yazdığınız mesaj, karşı tarafa onun diliyle iletilmiş olacak.
Yeni sistem Android Marshmallow sistemiyle beraber yayına girecek.



![Adblock-Plus-for-Android[1]](https://www.techinside.com/wp-content/uploads/2015/10/Adblock-Plus-for-Android1-352x198.jpg)






