Copilot Plus PC’lerde Copilot hafıza kaybı yaşıyor!

Microsoft’un yeni Copilot Plus PC markası altındaki dizüstü bilgisayarları piyasaya sürüldü, ancak bu cihazlarla ilgili bazı endişe verici gelişmeler var. Kullanıcılar, bu bilgisayarlardaki Copilot yapay zekasının beklenen performansı göstermediğini rapor ediyor.

Copilot Plus PC’ler, özel olarak entegre edilmiş yapay zeka donanımıyla dikkat çekiyor ve Microsoft’un Copilot adlı uygulamasıyla birlikte geliyor. Ancak, kullanıcılar bu cihazlardaki Copilot’un işlevlerinde önemli eksiklikler olduğunu fark ettiler. Özellikle Copilot’un Progressive Web App (PWA) olarak sunulan sürümü, önceki entegrasyon düzeyini sağlayamıyor gibi görünüyor. Bu durum, kullanıcıların Windows 11 işletim sistemi ayarlarını kontrol etmelerini veya diğer entegrasyon avantajlarından yararlanmalarını zorlaştırıyor.

Copilot Plus PC’lerdeki diğer bir eksiklik de klavyede bulunan özel Copilot tuşunun işlevsiz olması. Örneğin, WIN + C kısayolu artık işe yaramıyor. Bu durum, Microsoft’un yeni bilgisayar serisiyle birlikte yapay zeka entegrasyonunda yaşadığı açık bir gerileme olarak görülüyor.

Microsoft’un neden Copilot’u daha derinlemesine işletim sistemi entegrasyonuna sahip bir yapay zeka olarak değil de daha sınırlı bir web uygulaması olarak tercih ettiği konusunda net bir açıklama yapılmadı. Ancak, bu durum, kullanıcıların beklentilerini karşılamayan ve önceki versiyonların sunduğu avantajları sağlayamayan bir ürün ortaya çıkardığı izlenimini veriyor.

Microsoft’un gelecekte yapay zeka entegrasyonunu nasıl geliştireceği konusunda bir yol haritası belirsizliğini koruyor. Ancak, Copilot Plus PC’lerin piyasaya sürülmesiyle birlikte bu tür eksikliklerin kullanıcılar arasında dikkat çekmesi, şirketin yapay zeka stratejisindeki gelecekteki adımlarının merakla beklenmesine neden oluyor.

Amazon Prime Day bu yıl 16-22 Temmuz tarihleri arasında!

0

Amazon’un 2015 yılından bu yana her yıl tüm dünyada gerçekleştirdiği, Prime üyelerine özel kaçırılmayacak indirimler, ürünler ve fırsatlar sunan Prime Day etkinliği, bu yıl Türkiye’de 16 – 22 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek. Prime Day boyunca Prime üyeleri, teknolojiden ev aletlerine, spordan güzelliğe, modadan kitaba tüm kategorilerde en çok talep ettikleri ürünlerde kaçırılmayacak indirimlerden faydalanabilecek.

Prime Day fırsatlarından nasıl faydalanılır?

Prime Day süresince indirim ve fırsatlardan yararlanmak, ayrıcalıklı alışveriş ve eğlence deneyimini yaşamak için Prime üyesi olmak yeterli. Üstelik, alışveriş ve eğlencenin en iyilerini tüm vergiler dâhil ayda 39 TL’ye sunan Prime üyeliğini, bir ay boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz. İşte sayısız Prime avantajlarından bazıları:

  • Hızlı ve ücretsiz teslimat: Amazon Prime üyeleri herhangi bir sepet tutarı gözetmeksizin aynı gün, ertesi gün, iki günde veya randevulu teslimat seçeneklerinin keyfini çıkarıyor.
  • Prime’a özel indirimler: Prime üyeleri, sınırlı süreli fırsatlara erken erişim ayrıcalığı ve yalnızca Prime üyelerine özel ek indirimler de kazanıyor. Prime üyeleri aynı zamanda Çok Al & Az Öde ile seçili ürünlerde 500 TL ve üzerindeki alışverişlerinde %10 indirim kazanıyor.
  • Seçili ürünlerde indirim oranı tutarında ücret iadesi garantisi: Prime Day boyunca Amazon.com.tr ve Amazon mobil uygulamasından satın alınan seçili ürünlerde ürünün fiyatı düşerse aradaki fark hediye kartı olarak Amazon hesabına tanımlanıyor.
  • Prime Video: Amazon Prime üyeleri, ücretsiz Prime Video üyeliğiyle ile aralarında “Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri” ve “Rüyanda Görürsün” de dâhil birçok yerli ve yabancı Amazon Originals film ve dizisinin de bulunduğu içeriklere ek ücret ödemeden primevideo.com ya da Prime Video uygulaması aracılığıyla erişebiliyor.
  • Prime Gaming: Prime Gaming ile tüm Prime üyeleri önde gelen oyunlarda oyun içi ayrıcalıklar, her ay yenilenen ücretsiz oyunlar ve Twitch.tv’de sevdikleri bir yayıncıya aylık abonelik hakkıyla bütünsel bir oyun deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

Henüz Prime üyesi değilseniz www.amazon.com.tr/prime adresinden 30 günlük deneme hemen üye olup Prime ayrıcalıklarından ve Prime Day fırsatlarından yararlanabilirsiniz.

OpenAI’den heyecan verici açıklama: GPT-5 doktora seviyesinde zeki olacak!

Yapay zeka dünyasının öncülerinden OpenAI, uzun süredir beklenen yeni nesil dil modeli GPT-5’in 2025 yılı sonlarına doğru piyasaya sürüleceğini duyurdu. Şirketin Baş Teknoloji Sorumlusu Mira Murati, Dartmouth Engineering ile yaptığı röportajda, GPT-5’in önceki versiyonlara göre önemli bir ilerleme sunacağını açıkladı.

Murati, GPT-5’in gelişimini eğitim seviyeleriyle kıyaslayarak açıkladı: “GPT-3 ve GPT-4 gibi önceki modeller, belirli bir zeka seviyesini temsil ediyordu; ancak GPT-5, doktora düzeyinde zeka kapasitesine ulaşacak.” Bu ifade, yapay zeka teknolojilerindeki sürekli ilerlemenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. GPT-5’in daha gelişmiş hafıza ve muhakeme yetenekleri ile donatılacağını vurgulayan Murati, yeni modelin karmaşık görevleri daha etkili bir şekilde yerine getirebileceğine işaret etti.

GPT-5’in çıkış tarihi konusunda netlik sağlayan Murati, modelin 2025 sonlarına veya 2026 başlarına kadar piyasaya sürülebileceğini belirtti. Bu açıklama, yapay zeka topluluğu ve endüstri profesyonelleri tarafından büyük bir merakla beklenen bir gelişme olarak karşılandı. Murati, Microsoft CTO’su Kevin Scott’ın benzer yorumlarına atıfta bulunarak, yapay zekanın insan becerilerini bazı görevlerde aşabileceğini ancak belirli alanlarda eksikliklerinin de olabileceğini vurguladı.

OpenAI’nin GPT-5 piyasaya sürülmesiyle birlikte dil anlama ve üretme yeteneklerinde önemli bir ilerleme sağlamayı hedeflediği belirtiliyor. Yeni modelin, geniş bir uygulama yelpazesi içinde kullanıcı deneyimini zenginleştireceği ve yapay zeka alanında yeni bir dönüm noktası oluşturabileceği öngörülüyor.

GPT-5’in teknoloji dünyasına getireceği potansiyel etkiler, hem akademik çevrelerde hem de endüstriyel uygulamalarda büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Yapay zeka geliştiricileri, bu yeni nesil dil modelinin sağlayacağı olanakları değerlendirerek gelecekteki uygulamalarını şekillendirmeye başlamış durumda.

Huawei HarmonyOS NEXT’i tanıttı!

Huawei, dünkü etkinliğinde HarmonyOS’un yeni sürümü HarmonyOS NEXT’i tanıttı. Yeni işletim sistemi, yapay zeka özellikleriyle dikkat çekiyor ve kullanıcıların yaşamını kolaylaştıran bir dizi yenilik sunuyor.

HarmonyOS NEXT, kullanıcıların fotoğraf düzenleme deneyimini köklü bir şekilde değiştirecek özellikler sunuyor. Yapay zeka destekli görüntü oluşturma özelliği, kullanıcıların el çizimleri, grafitiler ve boyalı fotoğraflar oluşturmasına olanak tanıyacak. Ayrıca, fotoğraflar üzerinde istenmeyen objeleri kaldırma ve büyütme gibi işlemler yapabilme imkanı da sağlayacak.

Harmony Intelligence adı verilen yeni yapay zeka özellikleri, özellikle sesli iletişimde zorluk yaşayan kullanıcılar için geliştirilmiş. Ekranın altındaki özel bir simgeye basılarak aktive edilebilen ses onarım aracı, konuşmaları otomatik olarak düzeltecek ve daha net bir şekilde duyulmasını sağlayacak.

Görme engelli kullanıcılar için ise Celia adlı akıllı asistan devreye giriyor. Celia, çevredeki nesneleri yüksek sesle tanımlayarak kullanıcılara rehberlik ediyor. Örneğin, buzdolabını açtıklarında içindekilerin yerlerini sesli olarak bildirebiliyor.

Harmony Intelligence ayrıca üçüncü parti uygulamalarla entegre olarak gerçek zamanlı okumametin çevirisiyüz algılama gibi çeşitli görevleri de yerine getirebiliyor. Ayrıca, akıllı dosyalamakimlik tanımlamaOCR tanıma ve görüntü kesme gibi işlevler de kullanıcıların beğenisine sunuluyor.

Son olarak, Celia Intelligent Agent adlı akıllı asistan, Pangu Large Model 5.0 üzerine inşa edilerek daha güçlü hale getirilmiş durumda. Kullanıcılar artık Celia’ya daha karmaşık komutlar verebilir ve istedikleri zaman etkileşimde bulunabilirler.

HarmonyOS NEXT’in getirdiği yenilikler, Huawei’nin yapay zeka odaklı stratejisinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak bu yeni özelliklerin, teknoloji dünyasında büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Snapchat yapay zeka destekli yeni AR özelliklerini tanıttı!

Snapchat, yapay zeka destekli yeni özellikleriyle artırılmış gerçeklik deneyimini büyük bir adım ileri taşıyor. Sosyal medya devi, GenAI adlı yeni yapay zeka modeli üzerinde çalışarak kullanıcılarına olağanüstü AR filtreler sunuyor. Bu yeni teknoloji sayesinde, kullanıcılar akıllı telefon kameralarıyla çektikleri anlık görüntüleri istedikleri şekilde anında dönüştürebiliyorlar.

Snapchat’in resmi blogunda yapılan açıklamaya göre, GenAI teknolojisi, Bitmoji Arka PlanlarıSohbet Duvar KağıtlarıRüyalar ve Yapay Zeka Evcil Hayvanları gibi öğeleri mobil cihazlarda gerçek zamanlı olarak kullanıcıya sunuyor. Bu sayede kullanıcılar, sosyal medya paylaşımlarını veya sohbetlerini daha eğlenceli ve kişiselleştirilmiş hale getirebiliyorlar.

Snapchat yapay zeka ayrıca Snapchat, AR yaratıcılarına yönelik Lens Studio için özel makine öğrenimi modelleri ve varlıklar içeren GenAI Suite‘i tanıttı. Bu yeni araç paketi, yaratıcıların AR içeriklerini oluştururken zaman tasarrufu yapmalarını sağlayarak, yeni ve yüksek kaliteli Lenslerin hızla geliştirilmesine olanak tanıyor. Bu gelişmelerle birlikte, Snapchat kullanıcıları ve içerik üreticileri, platformda sunulan AR deneyimlerini daha da zenginleştirme ve kişiselleştirme konusunda büyük bir ilerleme kaydediyor.

Snapchat’in yeni yapay zeka destekli özellikleri, teknolojiyi kullanarak kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştirme ve artırılmış gerçeklik alanında liderliğini pekiştirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu adım, sosyal medya platformunun gelecekteki yenilikçi adımlarını ve kullanıcılarını etkileyici bir şekilde bağlamasını sağlamak için atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kodsuz yazılım alanında kariyer fırsatı!

No Code & Low Code Platform geliştiricisi Xpoda, sunduğu kariyer fırsatları ile kodsuz yazılım alanında hizmet verdikleri şirketlerin ekosistemini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. 2012 yılından bu yana No Code Low Code teknolojisine yatırımlarını sürdüren Xpoda, bu alanda sunduğu No Code Developer eğitimleri tamamlayan genç yazılımcı adayları ile birçok firmanın yazılım taleplerine hızlı çözümler sunuyor.

Sektöre doğrudan etki eden özel ekosistemi ile öne çıkan Xpoda, Xpoda Akademide sundukları eğitimlerini başarı ile tamamlayan No Code Developer’lar sayesinde Amerika, Hollanda ve Türkiye’de birçok global firmaya hızlı yazılım çözümleri ile hizmet veriyor.

Xpoda Akademi, “No Code Developer” eğitimleri ile öne çıkıyor

Xpoda, No Code Developer olma imkânı sunuyor

Son yıllarda giderek artan yazılım talebine karşın oluşturdukları yeni sistemler ile kusursuz ve son derece hızlı çözümler sunan Xpoda, online olarak sunduğu eğitimler ile her sektörün en büyük ihtiyacı konumunda olan yetkin yazılımcı sorununu çözmeyi hedefliyor. Xpoda, web sitesinde yer alan ve ücretsiz olarak sunulan No Code Intern Training ile bu alanda kendini geliştirmek isteyen herkese No Code Developer olma yolunda ilk adımı atmalarını sağlıyor.

İlk eğitimin ardından sunulan No Code Developer Certification ile yazılımcı olmanın ilk adımı tamamlandıktan sonra adaylar dilerlerse Senior No Code Certification programları ile kendilerini geliştirmeye devam edebiliyorlar. Eğitimleri tamamlayarak No Code Developer yetkinliği kazanan adaylar ihtiyaçlara göre dizayn edilmiş kadrolarda çalışma fırsatına erişebiliyorlar. 

Xpoda, “No Code Developer” olma imkânı sunuyor

Xpoda İş Geliştirme Yöneticisi İlayda Alay

Xpoda İş Geliştirme Yöneticisi İlayda Alay “2012 yılından bu yana No Code Low Code teknolojisine olan yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Amerika ve Hollanda’da da hizmetlerimize devam ederken İngiltere pazarında da adım atmaya hazırlanıyoruz. Xpoda olarak sunduğumuz hızlı çözümler ile geniş zamanlara yayılan ve kapsamlı iş süreçlerine doğrudan ve çok hızlı bir şekilde etki edebiliyoruz” dedi.

Hizmet sundukları firmaların kendi No Code Developer kadrolarını da oluşturduğunu belirten Alay, “Xpoda geliştiricisi, yani bir No Code Developer olmak isterseniz ya da zaten bir yazılımcıysanız ve bu işi hızlandırmak, daha fazla proje geliştirmek istiyorsanız, Xpoda ekosisteminin içerisinde yer almanız mümkün. Xpoda kullanan önemli firmalar kendi bünyelerinde “No Code Developer” kadrosu oluşturuyorlar. Aynı şekilde Xpoda iş ortakları da müşterilerine çözüm üretirken No Code Developer arkadaşlarımızdan oluşan ekiplerle çalışıyorlar. No Code Developer olmanın ilk adımı olan eğitimlere akademi.xpoda.com adresinden ulaşabilirsiniz” dedi.

Ünlü rapçi 50 Cent, milyon dolarlık kripto para dolandırıcılığının kurbanı oldu!

Ünlü rapçi 50 Cent, kripto para dolandırıcılarının hedefi oldu ve sosyal medya hesapları ele geçirilerek büyük bir vurgun gerçekleştirildi. Hackerlar, rapçinin hesaplarını kontrol altına alarak kısa sürede milyonlarca dolar kazandı. Olay, Curtis Jackson olarak da bilinen 50 Cent’in dünyanın dört bir yanındaki hayranlarını ve takipçilerini şaşkına çevirdi.

Dolandırıcılar, pump ve dump olarak bilinen kripto para manipülasyonu yöntemini kullanarak 50 Cent’in hesaplarını ele geçirdi. Ünlü rapçinin adı kullanılarak $GUNIT adında sahte bir kripto para tanıtıldı ve bu para birimi hızla tanıtılarak satıldı. Hackerlar, 50 Cent’in 12 milyon takipçili Instagram hesabını ve web sitesini kullanarak dolandırıcılık işlemlerini gerçekleştirdi.

Ünlü rapçi 50 Cent, hackerlerin kontrolü altına aldığı hesaplar üzerinden yapılan manipülasyon sonucunda 30 dakikada 3 milyon dolar kazandıklarını iddia etti. İlk başta miktarın 300 milyon dolar olduğunu açıklayan rapçi, daha sonra doğru bilgiyi 3 milyon dolar olarak düzeltti. Yaşanan bu dolandırıcılık skandalı, sosyal medyanın ve kripto para birimlerinin güvenliği konusunda büyük endişelere yol açtı.

Olayın duyulmasının ardından 50 Cent, Instagram hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Twitter hesabının ve web sitesinin hacklendiğini ve $GUNIT adlı kripto para birimiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını belirtti. Ayrıca, hayranlarına ve takipçilerine dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Ünlülerin sosyal medya hesaplarının güvenliği ve kripto para birimleri üzerinden yapılan dolandırıcılıkların artan riski, bu tür olayların sıklıkla karşımıza çıkmasına neden oluyor. 50 Cent’in yaşadığı bu olay, internet üzerindeki güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

1Password, kullanıcı dostu iki yeni özelliği kullanıma sundu!

Popüler şifre yöneticisi 1Password, kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla iki yeni özelliği devreye soktu: Kurtarma kodları ve kolay giriş. Bu yenilikler, kullanıcıların hesaplarına erişimini daha güvenli ve pratik hale getirmeyi hedefliyor.

Kurtarma kodları: unutulan şifreler için kurtarıcı

1Password, kullanıcıların master şifrelerini veya gizli anahtarlarını kaybetmeleri durumunda hesaplarını kurtarmalarını sağlayacak yeni bir özellik olan kurtarma kodlarını duyurdu. Bu özellik sayesinde, kullanıcılar artık bu bilgileri kaybetseler bile 1Password hesaplarına yeniden erişim sağlayabilecekler. Daha önce master şifresini ve gizli anahtarını kaybeden kullanıcılar hesaplarına erişim sağlayamıyor ve verilerine ulaşamıyordu.

Kurtarma kodları, kullanıcılara benzersiz bir kod oluşturma imkanı sunarak hesaplarına erişim sağlamalarını kolaylaştırıyor. Bu kod, Mac, Windows, Linux, iOS, Android ve 1Password sitesi üzerinden oluşturulabiliyor. Kullanıcılar, bu kodları kullanarak hesaplarına yeniden eriştiklerinde, yeni bir master şifre oluşturacak ve yeni bir gizli anahtar alacaklar. Yeni Gizli Anahtar, tüm cihazlarda 1Password hesabına giriş yapmak için kullanılacak.

1Password, kurtarma kodlarının hesap güvenliğini etkilemediğini vurguluyor. Şirket, kurtarma işleminin güvenli olduğunu ve tamamlanması için iki adım gerektiğini belirtiyor: e-posta doğrulaması ve kurtarma kodu.

QR kod ile kolay giriş

1Password, yeni bir cihazda veya web tarayıcısı üzerinden giriş yapmayı daha da kolaylaştıran bir yöntemle oturum açma deneyimini güncelliyor. Kullanıcılar artık QR kod okutarak yeni cihazlara giriş yapabilecekler. Bu özellik, özellikle yeni cihazlarda veya tarayıcılarda giriş yapma sürecini hızlandırmayı hedefliyor.

Bu yeni özellikler, 1Password kullanıcılarının hesaplarına erişimini daha güvenli ve pratik hale getirirken, aynı zamanda kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor. 1Password, bu yeniliklerle kullanıcı memnuniyetini artırmayı ve hesap güvenliğini sağlamayı amaçlıyor.

Hindistan mini uzay aracı testlerine devam ediyor!

Hindistan Uzay Araştırma Örgütü deneysel öncü aracın üçüncü kez test edilmesinin ardından yeniden kullanılabilir bir fırlatma aracı inşa etme niyetinin sinyallerini verdi. Hindistan Uzay Araştırma Örgütü (ISRO) tarafından geliştirilen ve RLV-LEX – Yeniden Kullanılabilir Fırlatma Aracı İniş Deneyi – olarak adlandırılan öncü araç NASA’nın emekli uzay mekiğine, Rusya’nın Buran yeniden kullanılabilir aracına ve ABD Hava Kuvvetleri’nin X-37B otonom uzay uçağına benziyor. Araç ilk olarak Nisan 2023’te, ardından Mart 2024’te tekrar uçtu.

Üçüncü uçuşunda araç yine bir helikopterden bırakıldı. Ancak bu kez rüzgarlar önceki uçuşlardan daha kuvvetliydi. ISRO’nun duyurusuna göre, iniş aracı inişe geçerken 500 metrelik bir rota ayarlaması yaptı. Bu kalibrasyon, aracın ikinci uçuşu için 150 metrelik kaymaya kıyasla oldukça büyük bir artış. Uçuş testinin ardından araç “pist merkez hattına hassas bir yatay iniş gerçekleştirdi”.

Duyuruda, “Bu aracın düşük kaldırma-sürükleme oranlı aerodinamik konfigürasyonu nedeniyle, iniş hızı ticari bir uçak için 260km/s ve tipik bir savaş uçağı için 280km/s ile karşılaştırıldığında 320km/s’yi aştı” denildi. Önce bir paraşüt, ardından da iniş takımı frenleri uçağı durdurdu. Otonom sistemler dümeni ve burun tekerleği direksiyon sistemini kontrol ederek aracın düz ve doğru bir şekilde inmesini sağladı.

Görevde ikinci test uçuşunda kullanılan aynı kanatlı gövde ve uçuş sistemleri kullanıldı ki bu da Hindistan’ın uzay programının yeniden kullanılabilir bir araç yaratabileceğini göstermesi açısından bir başka önemli başarı. ISRO’nun duyurusunda, başarılı inişin gelecekteki bir yörünge görevi için gereken uzmanlığı elde ettiği anlamına geldiği belirtilerek, ajansın artık “yörüngede yeniden kullanılabilir araç olan RLV-ORV’yi geliştirmeye başladığı” ifade edildi.

Hindistan uzay projelerine hız kesmeden devam ediyor

Hindistan’ın bir sonraki görevi Vyommitra olarak adlandırılıyor ve ülkenin Gaganyaan mürettebatlı görevini test etmek için bir ön fırlatma niteliği taşıyor. Vyommitra’nın bu yılın sonlarına doğru uçması beklenirken, Gaganyaan’ın 2025 yılında fırlatılması ve üç astronotu alçak Dünya yörüngesine taşıması planlanıyor.

Hindistan Uzay Araştırma Örgütü 1969 yılında kuruldu ve bugüne dek 125 uzay aracı görevine ek olarak 92 fırlatma görevi gerçekleştirdi. Özellikle Chandrayaan görev programı ile dikkatleri üzerine çeken Hindistan’ın Chandrayaan-3 mekiği 23 Ağustos 2023’te Ay’a başarıyla iniş yaparak Hindistan’ı Ay’ın güney kutup bölgesine bir uzay aracını başarıyla indiren ilk ülke ve Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’den sonra Ay’a yumuşak iniş yapan dördüncü ülke haline getirdi

Samsung, GPU oyununa dahil oluyor!

Samsung üst yönetiminin GPU üretme niyetine ilişkin haberler, Yönetim Komitesi’nin “GPU işine yatırım”ın onaylandığı 19 Mart 2024 tarihli toplantısını kaydeden 2023 Mali Yılı Kurumsal Yönetim Raporu’nda ortaya çıktı. Tüm bunlar Samsung’un neler yapabileceği soru işaretini ortaya çıkarıyor.

Bir olasılık, dökümhane işini GPU üretmeye hazırlamak. Samsung, gelir açısından TSMC’nin ardından dünyanın ikinci büyük dökümhane işletmesi.

Yapay zeka hızlandırıcılara olan talebin şu anda güçlü olması ve Samsung’un dökümhane işini büyütmek istemesi nedeniyle, GPU oluşturma araçlarına yatırım yapmak bariz bir adım gibi görünüyor. Nvidia CEO’su Jensen Huang, özellikle GPU’lar ve ilgili ürünlerin çok uzun tedarik zincirlerine sahip olması nedeniyle TSMC’nin yeteneklerini sık sık övdü.

Samsung’un bu yetenekleri bir araya getirerek Nvidia ve diğer GPU üreticilerine başka bir yarı iletken üretim yeteneği kaynağı sağlaması mantıklı geliyor; özellikle de TSMC’nin Tayvan’daki evinin benzersiz jeopolitik risklere maruz olduğu göz önüne alındığında.

Mobil cihazlar için kendi GPU’larını oluşturmak başka bir olasılık. Samsung, GPU’ları Exynos SoC’lerinde zaten kullanıyor ancak en yeni modeli 2400, AMD’nin RDNA 3 mimarisi üzerine inşa edilmiş bir Xclipse 940 GPU içeriyor. Koreli dev, birçok ürününde Exynos silikonunu kullanıyor ancak amiral gemisi Galaxy S cihazları yelpazesinde kendi silikonunu ve Qualcomm’un silikonunu karıştırdığı biliniyor. Kore medyası, Samsung’un 2025’te Qualcomm’un ürünlerinden daha iyi performans göstereceğine inandığı bir Exynos’u piyasaya süreceğini bildiriyor ve söylentiler 2026’nın Exynos modellerinin Samsung tarafından geliştirilen bir GPU ekleyeceğini öne sürüyor.

Samsung'a

Apple’ın akıllı telefon endüstrisindeki uzun süredir hakimiyeti, bir cihazın donanım ve yazılım yığınını daha fazla kontrol etmenin işe yarayabileceğini gösteriyor. Samsung, işletim sistemini Apple’ın yaptığı gibi kontrol etmeyecektir. Ancak Chaebol, cihazlarında daha fazla silikon üretirse, ürünleri kendi isteklerine göre daha da uyarlama şansına sahip olacak; belki de cihaz içi yapay zeka yeteneklerini geliştirecek ve/veya onları daha etkileyici oyun makineleri haline getirecek.

Güney Kore hükümeti son zamanlarda çip üreticilerini hafızadan daha fazlasını üretmeye teşvik etmiş olabilir, ancak Samsung’un bağımsız GPU’lar üretmesi pek mümkün görünmüyor. Üretim devi, GPU satıcısı bir yana, CPU veya SoC satıcısı olmayı planladığını hiçbir zaman belirtmedi. Nvidia’nın CUDA yazılım geliştirme aracıyla uyumlu bir kit oluşturarak GPU pazarına kısa yoldan ulaşmak mümkün olabilir, ancak Jensen Huang’ın ekibi Çinli şirketlerin bunu yapmış olmasından memnun değil ve eğer karar verirlerse Korece’yi kullanmak için Çin’dekinden daha fazla yasal kaldıraca sahip olacaklar.

Ayrıca Intel’in de keşfettiği gibi üst düzey GPU’ların üretilmesinin zor olduğu gerçeği var. Samsung, donanım ve yazılım ekosistemleri oluşturma konusunda onlarca yıllık deneyime sahip Intel’in bile GPU’ları zorlu bir pazar olarak görmesi durumunda kendi çabalarının birçok engelle karşılaşacağını da biliyor.

Meta, Hindistan’daki AI hamlesini genişletiyor!

Şirket, Nisan ayında Hindistan’da Meta AI’i WhatsApp, Instagram, Messenger ve Facebook’ta belirli kullanıcılara sunarak test etmeye başladı. Günler sonra şirket, muhtemelen o dönemde ülkede yapılan genel seçimler nedeniyle Hindistan’da değil, bir düzineden fazla ülkede botu resmi olarak piyasaya sürdü.

Meta, chatbot’u uygulamalarındaki arama çubuğu aracılığıyla tüm kullanıcıların kullanımına sunmanın yanı sıra, aracı meta.ai web sitesi aracılığıyla da kullanılabilir hale getiriyor.

Meta AI’in işlevselliği, OpenAI’in ChatGPT’si, Google’ın Gemini‘si ve Anthropic’in Claude’u gibi diğer sohbet robotlarına benzer. Ondan yemek tarifleri önermesini, antrenman planlamasını, e-posta yazmanıza yardımcı olmasını veya bir sürü metni özetlemesini isteyebilirsiniz.

Instagram’da sohbet robotu, arama sorgunuza göre izlenecek Reels’ı önerebilir. Ek olarak, Facebook akışında gönderiyle ilgili sorular sorabilmeniz için bir Meta AI istemi göreceksiniz. Örneğin, aurora borealis’in bir fotoğrafını görürseniz yapay zeka aracından Kuzey Işıkları’nı görmek için en iyi yerler ve en iyi zamanlar hakkında öneriler isteyebilirsiniz.

Meta, chatbot’unu Hindistan’ın 500 milyon WhatsApp kullanıcısından oluşan devasa kullanıcı tabanının yanı sıra diğer uygulamalarının yüz milyonlarca kullanıcısına da getiriyor. WhatsApp’ta Meta AI ile bireysel olarak sohbet edebileceğiniz gibi, grup sohbeti içinde seyahat planlamak veya izleyeceğiniz filme karar vermek gibi konularda da chatbotun yardımından yararlanabilirsiniz.

Şirket, yapay zeka araçlarının, sohbet robotundan bahsederken veya ona yanıt verirken kullandığınız metnin ötesinde grup konuşmasının bağlamına sahip olmadığını söyledi. Şirket, kendisiyle yaptığınız görüşmelere dayanarak modeline ince ayar yaptı.

Meta, uygulamasında AI işlevini kapatmanın veya gizlemenin mümkün olmadığını söyledi. Ancak insanlar chatbot’u çağırmadan arama yapmayı seçebilirler.

Sosyal medya şirketinin kullanıma sunulması, Google’ın dokuz yerel dili destekleyen Gemini uygulamasını Hindistan’daki Android kullanıcıları için yayınlamasından bir hafta sonra gerçekleşti.

Samsung yapay zeka odaklı grafik teknolojilerine yatırım yapıyor!

Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, mobil pazarda istediği etkiyi sağlayamamasının ardından stratejik bir dönüşüm sürecine girdi. Şirket, artan rekabet karşısında grafik teknolojileri ve yapay zekâ alanlarına odaklanarak büyük yatırımlar yapmaya hazırlanıyor.

Özellikle Apple’ın kendi işlemci ve grafik birimlerini geliştirmeye başlamasıyla birlikte, Samsung da benzer yetenekleri geliştirmek amacıyla yoğun çaba harcıyor. Şirket, önceki dönemde mobil pazarda Apple veya Qualcomm gibi rakipleriyle başa çıkabilecek ürünler sunamamıştı. Ancak şimdi Samsung, iç geliştirme odaklı stratejisini benimseyerek bu durumu değiştirmeyi hedefliyor.

Güney Kore medyasına göre, Samsung yöneticileri son aylarda grafik teknolojileri konusunda yeni bir yol haritası çizdi. Bu haritada, özellikle yapay zekâ ve grafik teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltmak ve şirket içi üretkenliği artırmak öne çıkıyor. Samsung’un, yeni grafik teknolojileri geliştirerek bunları kendi ürünlerinde kullanma stratejisi, gelecekteki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Samsung yapay zeka 2030 yılına kadar tamamen otonom bir yarı iletken fabrikası kurma hedefi, bu teknoloji odaklı dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu süreç, Samsung’un teknoloji üretimindeki bağımsızlığını ve yenilikçi gücünü pekiştirmeyi amaçlıyor.

Mobil cihaz segmentinde ise Samsung’un AMD ile olan lisans anlaşmasını yenilemesi, Exynos işlemcilerinde gelecek nesiller için RDNA grafiklerinin kullanılacağına işaret ediyor. Bu hamle, Samsung’un mobil cihazlarda grafik performansını önemli ölçüde artırma potansiyeline sahip.

Samsung yapay zeka değişimi, şirketin gelecekteki teknoloji liderliği iddiasını güçlendirme çabasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Henüz netlik kazanmasa da, Samsung’un yapay zekâ ve grafik teknolojilerindeki ilerlemeleri, mobil ve yarı iletken endüstrilerindeki rekabeti şekillendirecek önemli adımlar olarak öne çıkıyor.

Yapay zeka eğitmek için lisanssız müzik kullanan iki şirket davalık oldu!

Müzik şirketleri, onları müzik üreten yapay zeka sistemlerini eğitmek için plak şirketlerinin kayıtlarını kullanarak toplu telif hakkı ihlali yapmakla suçladı.

New York’ta Udio ve Massachusetts’te Suno’ya karşı açılan federal davalara göre yapay zeka şirketleri, insan sanatçıların çalışmalarıyla “doğrudan rekabet edecek, onları ucuzlatacak ve sonuçta bastıracak” müzik yaratmayı kendi sistemlerine öğretmek için müziği izinsiz kopyaladılar.

Suno ve Udio’nun temsilcileri şikayetlerle ilgili yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.

Şikayetlerde, Suno ve Udio kullanıcılarının şarkıların unsurlarını yeniden yaratabildikleri ve Michael Jackson, Bruce Springsteen ve ABBA gibi müzisyenlerin vokalleriyle “ayırt edilemez” vokaller üretebildikleri belirtildi.

Plak şirketleri mahkemelerden, sanıkların kopyaladığı iddia edilen şarkı başına 150.000 dolara kadar yasal tazminat ödenmesini talep etti.

Davalar, yazarların, haber kuruluşlarının ve diğerlerinin, OpenAI’in ChatGPT’si gibi sohbet robotlarını destekleyen metin tabanlı yapay zeka modellerini eğitmek için çalışmalarının kötüye kullanıldığı iddiasıyla açtığı birkaç davanın ardından müzik üreten yapay zekayı hedef alan ilk dava oldu. Yapay zeka şirketleri, sistemlerinin telif hakkıyla korunan materyalleri adil şekilde kullandığını savundu.

Cambridge, Massachusetts merkezli Suno ve New York merkezli Udio, kullanıcı metin istemlerine yanıt olarak müzik oluşturan yapay zeka sistemleri için bu yıl milyonlarca fon topladı.

Plak şirketlerinin şikayetleri, şirketlerin teknolojilerini eğitmek için kullandıkları materyal konusunda “kasıtlı olarak kaçamak” davrandıklarını ve bunun ifşa edilmesinin “neredeyse hayal edilemeyecek ölçekte kasıtlı telif hakkı ihlalini kabul edeceğini” söyledi.

Amerikan Kayıt Endüstrisi Birliği CEO’su Mitch Glazier, yaptığı açıklamada, “Bir sanatçının yaşam boyu eserlerini kopyalamanın ve bunu izin veya ödeme almadan kendi kazançları için kullanmanın ‘adil’ olduğunu iddia eden Suno ve Udio gibi lisanssız hizmetler, hepimiz için gerçekten yenilikçi AI vaadini geri plana atıyor.” dedi.

Tesla işgücünün %14’ünden fazlasını azalttı!

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bu yıl içinde işgücünde önemli bir azalma gerçekleştirdi. CNBC’nin bildirdiğine göre, Tesla’nın küresel personel sayısı geçici işçiler de dahil olmak üzere %14’ten fazla bir düşüşle 121.000 seviyesine geriledi. Bu rakam, Tesla’nın 17 Haziran itibariyle tüm çalışanlarına yönelik e-posta listesindeki kişi sayısına dayanıyor.

CNBC’nin elde ettiği bilgilere göre, bu rakamlar şirketin kesin bordro verilerini yansıtmıyor. Ancak, Tesla CEO’su Elon Musk’ın tüm çalışanlara gönderdiği e-posta, işgücündeki bu azalmayı doğrular nitelikte. Musk, e-postasında “önümüzdeki birkaç hafta içinde Tesla’nın olağanüstü performans için hisse senedi opsiyonları vermek üzere kapsamlı bir inceleme yapacağını” bildirdi.

Yeni bir işten çıkarma dalgası gelebilir

Tesla’nın 2023 dördüncü çeyrek raporu, şirketin Aralık ayı sonunda dünya çapında 140.473 çalışanı olduğunu gösteriyordu. Bu rakam kadrolu ve saat ücretli çalışanları kapsıyor. Dolayısıyla, Tesla’nın yıl sonundan bu yana personel sayısında en az %14 oranında bir azalma gerçekleştiği anlaşılıyor.

Bir Tesla çalışanı CNBC’ye yaptığı açıklamada, şirket çalışanlarının 2. çeyrek sonuçlarının zayıf olması durumunda yeni bir işten çıkarma dalgasını tetikleme korkusunun arttığını belirtti. Tesla’nın 2. çeyrek mali raporunu Temmuz ayının ilk haftasında açıklaması bekleniyor. Bu açıklama, çalışanlar arasında yeni işten çıkarmaların olup olmayacağına dair endişeleri daha da artırdı.

Tesla’nın bu önemli işgücü azalması, elektrikli otomobil üreticisinin gelecekteki performansına yönelik endişeleri artırıyor. Şirketin mali raporlarının nasıl sonuçlanacağı ve bu sonuçların işgücü üzerindeki etkileri yakından takip edilecek.

WhatsApp, uzun zamandır beklenen özelliği test ediyor

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcıların uzun süredir beklediği bir özelliği test etmeye başladı. Yeni özellik, uygulama üzerinden doğrudan numara çevirmenize olanak tanıyor ve bu sayede kullanıcı deneyimini daha da geliştirmeyi hedefliyor.

WhatsApp çevirici özelliği

Yakın zamanda yayımlanan bir rapora göre, Android için WhatsApp beta 2.24.13.17 güncellemesi ile uygulama içi çevirici özelliği kullanıma sunuldu. Beta test kullanıcıları, aramalar sekmesinde yer alan yeni bir seçenek ile bu özelliği deneyimleyebilirler. Bu yenilik, kullanıcıların adres defterlerine kişi eklemeden veya manuel olarak bir görüşme açmalarına gerek kalmadan doğrudan arama yapmalarına ve mesaj atmaları mümkün kılacak.

Bu yeni özellikle birlikte, WhatsApp kullanıcıları artık hızlı ve pratik bir şekilde numara çevirebilecek. Ayrıca, bir telefon numarası girildikten sonra bu numarayı yeni bir kişi olarak hızlıca adres defterine kaydetme veya mevcut bir kişi kartına ekleme seçeneği de sunuluyor. Böylece, iletişim kurmak istediğiniz kişilere daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmanız mümkün olacak.

WhatsApp’ın bu yeni özelliği, özellikle sıkça yeni numaralarla iletişim kurmak zorunda kalan kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlayacak. Bu sayede, iş amaçlı veya kişisel iletişim ihtiyaçlarını hızlıca karşılayabilecekler.

Test aşamasındaki bu özelliğin yakın zamanda tüm kullanıcılar için sunulması bekleniyor. WhatsApp, kullanıcıların geri bildirimlerini dikkate alarak özellik üzerinde iyileştirmeler yapmayı planlıyor. Bu da, uygulamanın daha işlevsel ve kullanıcı dostu olmasını sağlayacak.

WhatsApp, sürekli olarak kullanıcı deneyimini iyileştirmek için çalışıyor ve bu yeni özellik de bu çabanın bir parçası olarak öne çıkıyor. Kullanıcıların günlük iletişim ihtiyaçlarını daha hızlı ve pratik bir şekilde karşılamalarına olanak tanıyan bu özellik, WhatsApp’ı rakiplerinden bir adım öne çıkaracak gibi görünüyor.

Dronların korkulu rüyası gerçek olacak

Avustralya Savunma Kuvvetleri, yeni geliştirdiği taşınabilir lazer silahı Fractl ile dikkatleri üzerine çekiyor. Fractlçeliği yakabilecek kadar güçlü ışınlara sahip olup, aynı zamanda son derece küçük hedefleri imha edebilme yeteneğine sahip. Avustralya Savunma Kuvvetleri tarafından bir poligonda test edilen bu yenilikçi silah, insansız hava araçları (İHA) gibi hedefleri benzeri görülmemiş bir isabetle vurabiliyor.

Dronların korkulu rüyası Dronların korkulu rüyası Fractl‘ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, 1 kilometreye kadar etkili menzili ve kullanıcı dostu olması. Sessiz bir sistem olan Fractl, sadece birkaç dakika içinde askerlere kullanımının öğretilebileceği belirtiliyor. Silahın çalışma prensibi, bilgisayar yazılımı tarafından İHA‘nın takibi yapıldıktan sonra kullanıcı tarafından sadece bir düğmeye basılarak müdahale edilmesini sağlıyor. Ayrıca ekran aracılığıyla hedeflenen İHA‘nın hangi bölgesinin vurulacağı seçilebiliyor ve İHA‘daki kamera ve pervanenin devre dışı bırakılması birkaç saniye içinde gerçekleştirilebiliyor.

AIM Defence tarafından geliştirilen Fractl, dünyanın en gelişmiş takip ve optik sistemini kullanıyor ve saatte 100 km hızla hareket eden, 1 kilometre uzaklıktaki hedefleri nokta hassasiyetiyle vurabiliyor. Taşınabilir bir yapıda olmasına rağmen, enerjisini bataryaların yanı sıra AC güç seçenekleriyle de karşılayabilen Fractl‘ın sahadaki ağırlığı yaklaşık 50 kilogram olarak belirtiliyor.

AIM Defence yetkilileri, Fractl‘ın diğer benzer sistemlere göre onda bir boyutta ve maliyette olduğunu vurgulayarak, drone hava savunması için ideal çözüm olduğunu ifade ediyor. Yapılan testlerde, 500 metre uzaklıktan bir İHA‘nın başarılı bir şekilde düşürüldüğü gösterilmiş.

Bu tip taşınabilir ve maliyet etkin lazer silahları, modern savaş alanlarında önemli bir avantaj sağlamakta ve gelecekte savunma teknolojilerinin yönünü belirlemede kritik bir rol oynamaya aday görünmektedir.

Elon Musk’ın yapay zeka süper bilgisayarı için üretici belli oldu!

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI için üretilecek süper bilgisayarın yapımında rol alacak şirketler belli oldu. Dell Technologies ve Supermicro, Nvidia’nın desteklediği bu yeni nesil yapay zeka süper bilgisayarını üretecek olan firmalar olarak belirlendi.

Elon Musk’ın yapay zeka süper bilgisayarı Dell CEO’su Michael Dell, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Nvidia iş birliğiyle xAI‘nin üretken sohbet robotu Grok‘a güç sağlamak üzere bir yapay zeka fabrikası inşa ettiklerini duyurdu. Paylaşımda, paletler üzerinde sıra sıra plastik kaplamalı sunucu raflarını gösteren bir resim de yer aldı.

Elon Musk’ın yapay zeka süper bilgisayarı  ise ayrı bir paylaşımda, yapay zeka eğitimi ve çıkarımlarında kullanılacak GPU hızlandırmalı sunucuların Supermicro tarafından inşa edileceğini belirtti. Musk, yakın bir gelecekte devreye alınacak olan xAI‘nin 100.000 adet sıvı soğutmalı Nvidia H100 GPU‘yu kullanacağını ve bunların Dell ve Supermicro tarafından sağlanacağını açıkladı.

xAI‘nin gelişim sürecine ilişkin olarak Elon Musk, Nvidia’nın 800 Gb/s ConnectX-8 NIC‘leri ile birbirine bağlanan yaklaşık 300.000 Nv B200 hızlandırıcı kullanılacağını ve bu donanımların erken bir tarihte devreye alınabileceğini öngördüğünü belirtti.

Bu gelişmelerle birlikte Elon MuskxAI‘nin Grok sohbet robotunun gelişimini hızlandırmak için Nvidia‘ya güçlü bir destek sağlamakla kalmayıp, özel olarak tasarlanan bir süper bilgisayar sistemi de inşa ettiğini vurguladı. Musk, geçtiğimiz günlerde yaklaşık 500 milyon dolar değerinde 12.000 adet H100 GPU siparişinin önceliklendirildiğini açıklamıştı.

Elon Musk’ın xAI projesi, yapay zeka alanında önemli bir adım olarak değerlendirilirken, Dell ve Supermicro gibi köklü teknoloji şirketlerinin bu süreçteki iş birlikleri de dikkat çekiyor.

Bitkiler yapay zeka ile iklime uyum sağlayacak

0

Bitkilerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olacak yapay zeka destekli araç geliştirildi. Yeniliğin, çeşitli bitki koşullarında kök büyüme dinamiklerini yakalamadaki hassasiyeti artırmaya yönelik devam eden çabalarda etkili olduğu söyleniyor.

Bitkiler yapay zeka ile uyum sağlayacak

İklimin hızla değişmesiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki bahçıvanlar, değişen çevre koşullarına rağmen bitki kalitesini korumak için çözümler arıyor. Son zamanlarda Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nın Uygulamalı Matematik ve Hesaplamalı Araştırma (AMCR) ve Çevresel Genomik ve Sistem Biyolojisi (EGSB) Bölümlerinden bilim adamları, bitki köklerini analiz etmek için yapay zeka destekli bir araç olan RhizoNet’i geliştirdiler.

Yeni yapay zeka aracı, bilim insanları tarafından yapılan bir açıklamada, bitki kök biyokütlesinin renkli taramalardan bölümlenmesini otomatikleştirmek için tasarlanmış, son teknoloji ürünü bir derin öğrenme mimarisi, özellikle de Residual U-Net olarak tanımlandı. Çeşitli çevresel koşullar altında kök davranışına ilişkin kesin bilgiler sunarak kök görüntü analizinde devrim yaratıyor.

Açıklamaya göre, genellikle emek yoğun ve hataya açık olan geleneksel yöntemlerin aksine, yeni araç araştırmacıların kök büyümesini ve biyokütleyi hassas bir şekilde izlemesine olanak tanıyor. Basit bir ifadeyle RhizoNet, bitki köklerinin görüntülerini otomatik olarak yorumlayarak kök büyümesinin işleyişini ve bunların farklı koşullara nasıl tepki verdiğini kavramayı daha zahmetsiz ve hızlı hale getiriyor. Bu araç, iklim değişikliğinin yaklaşan sonuçları nedeniyle kritik bir zamanda geliyor. Bu çözüm, bilim adamlarının değişen ortamlarda gelişebilecek mahsuller geliştirmesine yardımcı olabilir ve hava koşulları daha öngörülemez hale geldikçe gıda güvenliği ve sürdürülebilirliği sağlayabilir.

Araç, evrişimli sinir ağı seğirmesi adı verilen bir yapay zeka teknolojisini kullanıyor ve bitki köklerinin otomatik analizine olanak tanıyor. Bilim insanlarının kök büyümesini ve biyokütleyi doğru bir şekilde ölçmesinin yolunu açarak laboratuvarda bitki köklerinin incelenmesini çok daha kolay ve hızlı hale getirdi. Açıklamaya göre bu gelişmiş araç, minimum düzeyde insan müdahalesiyle deney yapabilen tam otomatik laboratuvarlar oluşturma yolunda büyük bir adım.

Yerli şarj istasyonu üreticisi ülke sınırlarını aştı!

0

Türk şirketi Aspower, elektrikli araç şarj istasyonu sektöründe hızla büyüyor ve artık sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da adından söz ettiriyor. 30 yılı aşkın güç elektroniği deneyimiyle öne çıkan şirket, ilk yurt dışı ihracatını geçtiğimiz ay Gürcistan’a gerçekleştirdi.

Aspower, yurt dışına açıldı!

Aspower, yerli üretim şarj istasyonlarıyla Türkiye’de birçok operatöre hizmet veriyor. Güçlü AR-GE ekibi tarafından geliştirilen DC şarj istasyonları, dinamik yapısı ve operatörlerin değişen taleplerine sunduğu özel çözümlerle rakiplerinden ayrışıyor. Şirket, özellikle yurt dışı pazarlardaki artan talebi karşılamak için ihracat faaliyetlerine hız verdi.

Gürcistan’a yapılan ilk ihracatta, yüksek talep gören 120kW gücünde hızlı şarj istasyonları tercih edildi. Aspower, daha önce güç elektroniği ve UPS sistemleri ile de yurt dışına açılmıştı.

Şirketin başarısında, dünya çapında önde gelen üniversitelerde eğitim görmüş güçlü mühendislik kadrosunun büyük payı bulunuyor. Aspower, kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği teknoloji ile şebekeden bağımsız güneş enerjisiyle çalışan hızlı şarj istasyonları ve mobil hızlı şarj hizmetleri gibi yenilikçi çözümler de sunuyor.