2024 Türkiye’sinin girişimcilik geleceği yapay zeka olacak

Keiretsu Forum Türkiye’nin Genel Müdürü Duygu Eren, 2024 yılında dikey tarım, yapay zeka, siber güvenlik ve lojistik alanındaki girişimlerin daha fazla ilgi çekeceğini ve Türkiye’den birkaç unicorn çıkmasının beklendiğini belirtti. Eren, dünya genelinde yaşanan belirsizliklere rağmen, bu durumun startup yatırımcıları için yüksek kazanç fırsatları sunduğunu vurguladı.

2023 yılını 2019 yılı metriklerine dönüş yılı olarak nitelendiren Eren, Keiretsu Forum Türkiye’nin bu yıl 10 yatırım gerçekleştirdiğini ve yıl sonuna kadar toplamda 12 yatırıma ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı. Eren, 2024 yılının Keiretsu Forum Türkiye için çok daha iyi bir yıl olacağını ifade etti.

Türkiye ve dünya genelinde savunma sanayi, siber güvenlik, dikey tarım ve lojistik sektörlerinin öne çıktığını belirten Eren, bu alanlarda etki yatırımcılığının önem kazandığını söyledi. Ayrıca, Keiretsu Forum Türkiye’ye yapılan başvuruların %25’inin yapay zeka startuplarından geldiğini ve bu oranın 2024’te %40-50’ye çıkmasının beklendiğini dile getirdi.

Eren, Türkiye’nin fintech alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve 2024’te başarılı girişimcilerin öne çıkacağını öngördü. Keiretsu Forum Türkiye’nin yatırım stratejileri hakkında da bilgi veren Eren, lojistik sektörüne özel bir ilgi gösterdiklerini ve bu alanda yatırımların %20’lik bir paya sahip olduğunu ifade etti.

Eren, başarılı girişimlerin yanlış ellerde heba olabileceğini ve rekabetin yüksek olduğu sektörlerde ortalama fikirlerin iyi girişimciler sayesinde başarıya ulaşabildiğini vurguladı. Girişimcilerin paraya kolaylıkla erişebildiğini, ancak önemli olanın parayı nasıl kullanacakları olduğunu belirtti. Son olarak, Eren, yatırımcıların artık girişimcilerin takımlarına daha fazla önem verdiğini ve başarılı bir girişim için iyi bir takımın gerekli olduğunu ifade etti.

Kawasaki, hidrojen motorlu ilk motosiklet prototipini tanıttı

Japon motosiklet devi Kawasaki, yüksek performanslı spor motosikletleriyle bilinen marka, şimdi de hidrojen motorlu ilk motosiklet prototipini duyurarak dikkatleri üzerine çekiyor. Bu yenilikçi prototip, Honda, Suzuki, Toyota ve Yamaha gibi önemli otomotiv şirketlerini içeren HySE konsorsiyumu tarafından geliştirildi. HySE, karbon nötr ulaşım alternatifleri oluşturmak amacıyla küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmek üzere kurulan bir girişimdir.

Kawasaki‘nin yeni prototipi, mevcut Kawasaki Ninja H2 SX modelinden esinlenerek tasarlandı, ancak HySE logosu ve özel mavi tonlarıyla farklı bir görünüme sahip. Bu renk seçimi, hidrojenin temiz ve huzurlu bir geleceği simgelediği düşünülen özelliklerini vurguluyor. Ancak, motosikletle ilgili detaylar henüz tam olarak açıklanmamış durumda.

Kawasaki

Kawasaki‘nin hidrojenle çalışan motosiklet prototipi, sadece bu markanın değil, aynı zamanda büyük otomotiv üreticileri arasında artan bir eğilimin bir parçası olarak öne çıkıyor. Bu şirketler, hidrojenin temiz ve verimli bir yakıt kaynağı olarak potansiyelini değerlendirerek, alternatif enerji kaynaklarına yöneliyorlar.

Hidrojenle çalışan araçlar, geleneksel benzinli motorlara göre bir dizi avantaja sahiptir. Sıfır emisyon üretirler ve kullanıldıkları sırada sadece su salınımı yaparlar. Ayrıca, hidrojen yakıt ikmali, pil şarjından daha hızlı olabilir, bu da kullanıcılara pratik bir avantaj sağlar.

Ancak, hidrojenin yaygın olarak benimsenmesi için bazı zorluklar bulunmaktadır. Hidrojen yakıt altyapısı henüz başlangıç aşamasındadır ve bu altyapıyı kurmak için önemli yatırımlar gereklidir. Ayrıca, hidrojen üretimi şu anda çevre dostu bir seçenek değildir; daha temiz, sürdürülebilir ve maliyet açısından etkili bir üretim altyapısının oluşturulması önemlidir. Bu nedenle, hidrojenle çalışan araçların gelecekte daha yaygın hale gelmesi için sektör genelinde daha fazla çaba ve yatırım gerekebilir.

Yandex, Yandexgpt API’yi dünya çapında erişime açıyor

0

Yandex Search Strateji Başkan Yardımcısı Alexander Popovskiy, bu gelişme ile ilgili olarak; “Ekosistemimizde yer alan ürün ve hizmetleri dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılar için geliştirmekten heyecan duyuyoruz. Yandex, şirketlerin iş süreçlerini otomatikleştirmelerine ve sunduğumuz teknolojilerden en iyi şekilde yararlanmalarına yardımcı olacak yararlı çözümler yaratmaya büyük önem veriyor. Bu yatırımın dijital topluluklara büyük değer katacağını umuyoruz” dedi.

YandexGPT API, metinler ile ilgili karmaşık görevleri çözmek için uygun, büyük bir eşzamansız modele sahip. Arama sorguları ve kullanıcı sorularına yanıt vermenin dahil olduğu gerçek zamanlı sorguları işlemek için kullanılan daha basit bir model de bulunuyor.

Platform ayrıca, işletmelerin sinir ağından yararlanmasının en yaygın yollarını içeren bir istem kitaplığı da sunuyor. İstemler, belirli GPT kullanım durumlarını basitleştirmek ve hızlandırmak için önceden yazılmış metin sorgularıdır (örneğin, bir makaleye başlık oluşturmak veya bir reklam metni yazmak gibi). Ek olarak, Yandex API’si açık kaynaklı kütüphanelerle de entegre olabiliyor.

Yandex Cloud İşletme Müdürü Oleg Koverznev, “YandexGPT API’nin test ve pilot çalışmalarını tamamladıktan sonra büyük bir ilgi ve geniş bir uygulama yelpazesi olduğunu fark ettik. Bazı şirketler birtakım iş süreçlerini otomatikleştirmenin de ötesine geçerek IT ürünleri geliştirmek için sinir ağını kullanıyor. Bu tür projeler için pazara sunma süresini en aza indiren ve üretkenliği en üst düzeye çıkaran uzmanlığımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Farklı sektörlerden 20.000’den fazla başvuru

YandexGPT API test aşamasındayken başta IT, perakende ve bankacılık sektörlerinden olmak üzere 20.000’den fazla başvuru yapıldı. Örnek olarak bazı perakende zincirleri, yerleşik YandexGPT API ile birlikte gelen Smart-Reply.AI’yi kullanıyor ve böylelikle müşterilerin pazaryerlerinde sordukları sorulara ve ürün incelemelerine otomatik yanıtlar sağlıyor. Bazı şirketler de, çağrı merkezlerinde ses tabanlı kullanım durumlarını otomatikleştirmek için bir çözüm olarak YandexGPT API’yi test ediyor. Sinir ağı, müşterilerden gelen telefon sorgularının etiketlenmesine ve düzinelerce kullanım durumunda robotların sorgu ile en alakalı olacak şekilde yanıt verebilmesinin ayarlanmasına yardımcı oluyor. Çalışanların, bir alıcıyla yapılan görüşmenin yazıya dökülmesi, sipariş detaylarının girilmesi, bir gönderi yazılması, görevlerin ayarlanması veya metin düzenlemesi gibi işlerini hallediyor.

YandexGPT API, iş uygulamaları ve web servislerinde kullanılmak üzere üretken dil modellerinin yeteneklerini ortaya çıkaran bir Yandex Bulut hizmetidir. En son sürüm olan YandexGPT 2 halihazırda kullanılabilir durumdadır. Şirketler ayrıca kendi verilerini kullanarak bu teknolojiyi eğitebilir ve metin diyaloğunu destekleyen sohbet modu yapılan konuşmaları hatırlar. Ek olarak, YandexGPT bulut ortamlarında yerleştirmeleri kullanarak vektör veritabanları ve metin kümelemesiyle çalışmaya olanak tanıyor. YandexGPT API fiyatlandırması ve ücretleri Yandex Cloud web sitesinde mevcuttur.

İnovatif fikirler için hızlandırma programı, Boost!

Yatırım teknolojileri alanında 30 yılı aşkın süredir hizmet veren ForInvest, İTÜ Çekirdek’in her yıl en iyi girişimleri belirlediği Big Bang Startup Challenge etkinliğinde “altın paydaş” oldu. İTÜ ARI Teknokent gibi deneyimli bir kurumla ortak bir çatı altında buluşmaktan mutluluk duyduklarını belirten ForInvest CEO’su Serra Berkol, “Ekosistemimizi büyütme hedefiyle geleceğe yatırım yaparak, iş ortaklarımızla girişimcilerin tüm süreçlerde yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi. ForInvest, Big Bang Startup Challenge’da Develhope ve LinqiApp girişimlerine toplamda 300 bin TL değerinde yatırım yapacağını paylaştı. ForInvest ayrıca, inovasyon merkezi ForInvest Labs bünyesinde başlatılan ‘Boost’ hızlandırma programı için de başvuruların başladığını duyurdu.

Yatırım teknolojileri alanında 30 yılı aşkın süredir hizmet veren ForInves, İTÜ Çekirdek tarafından her yıl en iyi girişimlerin belirlendiği Big Bang Startup Challenge’ta “altın paydaş” olarak yerini aldı. İTÜ ARI Teknokent’in 12 yıldır teknoloji girişimlerini desteklediği kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek, en iyi girişimleri yatırımcılar ile buluştururken; girişim ve fintek ekosisteminin bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını belirten ForInvest CEO’su Serra Berkol, “İTÜ ARI Teknokent gibi deneyimli bir kurumla iş birliğimizin en büyük etkisi, yenilikçi bakış açılarını destekleyerek yatırım teknolojileri ekosistemini fintekler ile birlikte güçlendirmek olacak. Ekosistemimizi büyütme hedefiyle geleceğe yatırım yaparak, girişimcilerin tüm süreçlerinde yanında olmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı. Girişimcilik ekosisteminin buluşma noktası Big Bang Startup Challenge etkinliğinde ForInvest, Develhope ve LinqiApp girişimlerine toplamda 300 bin TL değerinde yatırım yapacağını duyurdu. 

Girişimler için önemli yatırım fırsatları doğuyor

Tükiye’nin ilk yatırım teknolojileri zirvesi ForInvest InvestTech Summit 2023’te duyurulan inovasyon merkezi ForInvest Labs, ilk hızlandırma programını açıkladı. ForInvest’in yenilikçi fikirleri desteklemek ve girişim sinerjisi ile ekosistemi büyütmek için hayata geçirdiği ForInvest Labs Boost hızlandırma programı başvurularının başladığını Big Bang Startup Challenge etkinliğinde CEO Serra Berkol duyurdu. Hem start-up’ları hem de girişimci olmanın da ötesine geçerek şirketleşen scale-up’ları desteklemeyi amaçlayan programda, 2024’ün ilk çeyreğinde mentorluk sürecinin tamamlanması hedefleniyor. “2024 yılının üçüncü çeyreğinde ForInvest Labs Boost programının tüm ekosisteme yayılmasıyla hızlanmayı hedefliyoruz” diyen ForInvest CEO’su Serra Berkol, başvuruların 23 Ocak 2024 tarihine kadar yapılabileceğini söyledi. Bu yıl ilk kez hayata geçen ve bir yıl boyunca devam edecek hızlandırma programıyla, girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Berkol, “ForInvest, yatırım teknolojileri alanında son derece köklü bir hafızaya ve eşsiz bir birikime sahip. Bu yıl ilk adımı attığımız ForInvest Labs ile bu deneyimi girişimcilik ekosistemiyle paylaşacak olmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Amacımız bundan sonraki süreçte hem Türkiye’de hem de küresel arenada iş geliştirme konusunda stratejik destek sağlarken; inovatif yaklaşımları ön plana çıkararak, girişimciler için yatırım fırsatlarını artırmak olacak.” değerlendirmesini yaptı. 

Sektörün gelişimi için ForInvest önemli çalışmalar yapıyor

ForInvest’in yatırım teknolojileri alanında değer yaratmanın yanı sıra bulunduğu sektörde yeni girişimlere destek verme misyonuna sahip olduğunu hatırlatan Berkol, “ForInvest Labs’le yola çıkarken inovasyonu ve girişimcileri merkeze almamızdaki en büyük motivasyon, sadece tekil anlamda girişimcileri desteklemek değil; aynı zamanda tüm bir sektörü geliştirerek ülkemizde yatırım ve finans sektörünün gelişimine katkı sunmak oldu. Bu anlamda ForInvest Labs’in ilk lansmanını da ForInvest InvestTech Summit 2023’te yapmamızın ayrı bir anlamı olduğuna inanıyoruz. Bugüne kadar girişimcilik çalışmalarına verdiğimiz desteğin kapsamını kurduğumuz iş birliklerinin gücüyle çok daha genişletmek istedik. ForInvest olarak start-up’lar, scale-up’lar, üniversiteler, hızlandırma programları ve STK’lar ile bugüne kadar sürdürdüğümüz iş birliğini bundan sonra da güçlendirerek devam ettireceğimize inanıyoruz. Eminiz ki programın ilk döneminde girişimcilerimizin elde ettiği başarılar, potansiyeli girişimcilerimiz için de cesaret ve motivasyon kaynağı olacak.” dedi.

Yatırım fırsatları fintek ekosisteminde öne çıkacak

Fintek şirketlerinin dünyada ve Türkiye’de oldukça uzun yıllara dayanan bir geçmişi olduğunu söyleyen ve finansın geleceği için finteklerin öneminin her geçen yıl artacağını belirten Berkol, “Pandemiyle birlikte fintek tarafında kayda değer bir yükselişe şahit olduk. Türkiye’de 2023 yılının Şubat ayı verilerine göre, sadece girişimcilik tarafında 637 aktif fintek şirketine ulaşıldı. Girişimcilik birçok riski içinde barındırır ancak bu şirketlerin ayakta kalma oranı yüzde 95 gibi ciddi bir seviyeye ulaştı. Yılı kapatmaya hazırlanırken, sadece bu veriler bile geleceğin yatırım teknolojilerini şekillendirmede finteklerin önemini bir kez daha gösteriyor. Sadece kurumsal yatırımların değil; girişimcilerin de bu alana gösterdikleri ilgi, rekabeti ve işlerin kalite düzeyini de doğru orantılı bir şekilde artırıyor. Gelecek dönemde de inanıyoruz ki yapay zeka, blockchain, veri ölçeklenebilirliği gibi alanlarda yaşanan gelişmeler sağlıklı bir fintek yapısı oluşturmak adına ayırt edici unsurlar olacak.” diye konuştu. 

Microsoft ve TomTom’dan sürücülere sesli asistan desteği

Gelişen teknolojiyle birlikte otomobiller için üretken yapay zeka tabanlı bir sanal asistan dönemi başlıyor. Microsoft ve TomTom, yeni bir ortaklık kurarak, otomobillerde kullanılmak üzere tamamen entegre edilmiş bir yapay zeka destekli konuşma asistanı geliştireceklerini duyurdu. TomTom’un açıklamalarına göre, bu yeni asistan sürücülerle doğal bir şekilde sesli etkileşim kuracak ve pek çok özelliği içinde barındıracak.

Bu yeni asistan, navigasyon, rota üzerinde durakları bulma, araç içi sistemleri kontrol etme, pencereleri açma gibi işlemleri doğal bir sohbetle gerçekleştirme imkanı sunacak. Microsoft ile kurulan ortaklık kapsamında, TomTom asistanı Azure Cosmos DB ve Azure Cognitive Services gibi Microsoft ürünlerinden faydalanacak. Ayrıca, OpenAI tarafından geliştirilen büyük dil modelleri, özellikle ChatGPT, asistanın daha gelişmiş ve etkileşimli olmasına katkı sağlayacak.

Microsoft ve TomTom'dan

TomTom, sesli asistanın büyük otomobil üreticileri tarafından kullanılan çeşitli arayüzlere entegre edileceğini belirtiyor. Bu entegrasyonlar sayesinde, otomobil firmaları kendi marka kimliklerini koruyarak bu yeni asistanı araçlarına ekleyebilecekler. Şirket, özellikle TomTom’un Digital Cockpit adlı açık ve modüler araç içi bilgi-eğlence platformuna entegrasyonunun sağlanacağını açıkladı.

Otomobil sektöründeki bu yenilik, Mercedes’in Haziran ayında duyurduğu ChatGPT modellerini içeren beta programını hatırlatıyor. TomTom, geliştirdiği yapay zeka asistanını CES 2024 etkinliğinde sergileyecek ve bu noktada asistanın işleyişi hakkında daha fazla bilgi sunacak. Otomobil dünyasında sesli asistanlarla ilgili bu gelişmeler, kullanıcı deneyimini daha etkileşimli ve kullanışlı hale getirme amacını taşıyor.

Partners Tech Programı teknoloji girişimlerini bekliyor!

0

Yatırım çekme ve büyüme potansiyeli olan girişimlerin desteklenmesini ve hızlandırılmasını amaçlayan Garanti BBVA, teknoloji tabanlı girişimlere destek vermek amacıyla Garanti BBVA Partners Tech Programını hayata geçiriyor. Data, siber güvenlik, ödeme sistemleri ve sürdürülebilirlik dikeylerinde faaliyet gösteren girişimciler 31 Ocak 2024’e kadar https://www.garantibbvapartners.com/ adresi üzerinden Garanti BBVA Partners Tech Programına başvurabilecek. 

Girişimler, yılda bir kere düzenlenecek değerlendirme komitesi sonuçlarına göre kabul edilecek. Kendilerinden, belirtilen dikeylerde asgari uygulanabilir ürün veya hizmet(MVP) aşamasını tamamlamış olmaları, en az 2 yıldır faaliyet göstermeleri, yüksek pazar potansiyeline, ölçeklenebilir bir iş modeline ve güçlü bir gelir modeline sahip olmaları bekleniyor. Programa kabul edilen girişimler 6 ay boyunca Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma programı içerisinde yer alan; ofis alanı, ihtiyaca özel mentörlük, Garanti BBVA, Garanti BBVA Teknoloji ve iştirakleri ile iş birliği fırsatları, reklam/PR destekleri, iş ve ürün danışmanlığı, eğitim ve seminerler, ofis teknik altyapı destekleri ve avantajlı bankacılık ürün ve hizmetlerinden faydalanabilecek. 

Girişimcilik ekosistemine ve girişimlerin sürdürülebilir işletmeler olmasına hizmet etmek amacıyla 2015 yılında kurulan Garanti BBVA Partners, 60’a yakın girişimin hızlandırılması ve gelişimine katkı sağladı. Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma programı, ekosisteme katkı sağlayacak etkinlik ve çalışmalarla sürdürülebilir ve kapsayıcı faaliyetlerine devam ediyor.

Konuyla ilgili bilgi veren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, “Garanti BBVA olarak, çeşitliliği, inovasyonu ve sürdürülebilirliği kurum kültürümüzün en önemli parçaları yaptığımız için girişimciliğe ayrı önem veriyoruz. Gerek teknoloji alanındaki hızlı değişim, gerekse yaratıcı fikirlerin hızla yaygınlaşması tüketicilerin davranışlarında ve ihtiyaçlarında değişime sebep oluyor. Bu ihtiyaçları karşılamak için yeni öğrenimler geliştirip, hızlı değişime ayak uydurmak ve bunlara bağlı yeni iş yapış şekilleri geliştirmek de her kurumun zorunlu ihtiyacı haline geldi. Teknolojiye aralıksız yatırım yapan bir banka olarak teknolojideki gelişmeleri ve yenilikleri girişimlerine adapte etmiş girişimcileri desteklemeyi ve onlarla iş birliği yapmayı çok önemsiyoruz. Gelecekte kullanacağımız pek çok ürün ve hizmeti girişimcilerin geliştireceğine inanıyoruz. Sürdürülebilirliği stratejimizin en başına koyduğumuz için kapsayıcı büyüme olmazsa olmazımız. Sadece finansal konularda değil, girişimlerin büyümesi, sürdürülebilir işletmeler olması ve ekonomiye daha fazla yenilik ve katkı sağlamaları için kapsayıcı büyüme stratejimiz çerçevesinde çalışıyoruz. Bu nedenle girişimcilik ekosistemini büyütmek, girişimcilerin yeni dünya düzeninde ihtiyacı olan desteği sağlamak ve çoğalmalarını teşvik etmek amacıyla çalışmalarımızı genişlettik. 2015’ten beri birçok sektörden girişimin hızlandırılması sürecinde yol arkadaşlığı yapan Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı altında, hızla yaygınlaşan teknoloji tabanlı girişimlere destek vermek, Bankamızın sahip olduğu bilgi birikimi ve deneyimi paylaşmak amacıyla Garanti BBVA Partners Tech programını hayata geçirdik. 31 Ocak 2024’e tarihine kadar data, siber güvenlik, ödeme sistemleri ve sürdürülebilirlik dikeylerinde faaliyet gösteren girişimcilerin başvurularını bekliyoruz.” dedi. 

Hollanda’da güneş enerjili bisiklet yolları yaygınlaşıyor

Hollanda, bisiklet yollarıyla ünlü bir ülke olma özelliğini güneş enerjili bisiklet yolları ile bir adım daha ileri taşıyor. Kuzey Holland ve Kuzey Brabant illerinde, dünyanın ilk 1000 metrekarelik güneş enerjili bisiklet yolları, Wattway ve BAM Royal Group iş birliğiyle hayata geçirildi. Bu yenilikçi projede kullanılan özel teknoloji, bisiklet yollarını hem enerji üreten bir kaynağa dönüştürüyor hem de çevre dostu bir ulaşım seçeneği sunuyor.

Wattway, 2015 yılında kurulduğundan bu yana güneş enerjisiyle aydınlatma konusunda öncü bir rol üstleniyor. Şirket, 40’tan fazla bölgede deneme amaçlı güneş enerjili yollar inşa ederek, bu alandaki uzmanlığını kanıtlamış durumda. Yeni projelerinde ise panellerin verimliliğini 119 W/m2’den 148 W/m2’ye çıkaran şirket, yılda 160 MWh elektrik üretmeyi hedefliyor.

güneş enerjili bisiklet yolları

Özel paneller, sadece birkaç milimetre kalınlığında ve reçine ile polimerlerden oluşan çok katmanlı bir alt tabayla kaplanmış durumda. Bu özel tasarım sayesinde paneller, güneş ışığını maksimum düzeyde absorbe edebiliyor ve aynı zamanda bisiklet trafiğine karşı dayanıklılığını koruyor. Paneller, var olan bisiklet yollarına yapışkanla yapıştırılarak entegre ediliyor ve yüzeyleri çatılardaki paneller gibi pürüzlü olmadığı için geleneksel yollarla aynı yol tutuşa sahip.

Eğer bu yenilikçi proje başarılı olursa, Hollanda’nın 35 bin kilometreden fazla bisiklet yolunda güneş enerjisi üretimi, ülkenin sürdürülebilir enerji hedeflerine önemli bir katkı sağlayabilir. Bu çevre dostu girişim, hem ulaşım alanında hem de enerji üretiminde çığır açan bir örnek olma potansiyeline sahip.

Xiaomi’nin elektrikli otomobili SU7, tanıtım çekimleri sırasında görüntülendi

Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi, merakla beklenen ilk elektrikli otomobili SU7‘nin tanıtımına hazırlanıyor. Ancak, tanıtım çekimleri sırasında ortaya çıkan sızıntılar, aracın tasarımını ve bazı özelliklerini gün yüzüne çıkardı.

Tanıtım sırasında çekilen fotoğraflar, SU7‘nin kamuflajsız haliyle neredeyse tüm detaylarını gözler önüne seriyor. Aracın arka kısmında açılıp kapanabilen spoiler ve dev Xiaomi logosu dikkat çekerken, turkuaz ve sarı renk seçenekleriyle öne çıkan sedanın diğer renk seçenekleri arasında gri de bulunacak.

Öte yandan, sızıntıyı gerçekleştiren kişiye yönelik ciddi bir ceza söz konusu. Gizlilik anlaşmasını ihlal ettiği belirtilen kişinin, 3 milyon yuan (420.000 dolar) gibi bir para cezasıyla karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.

Xiaomi SU7‘nin standart versiyonuna ek olarak, SU7 Pro ve SU7 Max gibi farklı versiyonlar da piyasaya sürülecek. Bu versiyonlar, motor gücü ve diğer özellikler açısından farklılık gösterecek. Baz versiyonun tahmini fiyatının 190.000 yuan (26.700 dolar) civarında olması bekleniyor.

Xiaomi CEO’su Lei Jun, daha önce yaptığı bir açıklamada, SU7 üzerinde 3.400’den fazla mühendisin çalıştığını belirtmişti. Beklentilere göre, SU7‘nin resmi tanıtımı Aralık ayının sonunda gerçekleşebilir ve elektrikli sedanın 2024 yılında satışa sunulması planlanıyor.

Bu sızıntılar, Xiaomi‘nin otomobil pazarına iddialı bir giriş yapacağına dair heyecanı daha da artırmış durumda. Detaylı tanıtım ve resmi fiyatlandırma beklenirken, otomobil tutkunları, Xiaomi‘nin elektrikli otomobili SU7‘nin resmi lansmanını sabırsızlıkla bekliyor.

AB, X için soruşturma başlattı!

Avrupa Birliği (AB), Tesla’nın CEO’su Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformu üzerindeki yasadışı içerik ve dezenformasyon iddialarını araştırmak amacıyla detaylı bir soruşturma başlattı. Avrupa Komisyonu’nun iç pazardan sorumlu üyesi Thierry Breton, X’in (daha önce Twitter olarak bilinen) işleyişi ile Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) potansiyel ihlalleri konusundaki resmi soruşturmanın açıldığını duyurdu. Breton, X platformunun şeffaf olma ve yasadışı içerikle mücadele etme yükümlülüklerini ihlal etme şüphesiyle harekete geçtiklerini belirtti. Ayrıca, soruşturma kapsamında X’in potansiyel “aldatıcı tasarımı” da detaylı bir şekilde incelenecek.

AB X

AB, Şubat 2023’te faaliyet gösteren tüm çevrimiçi hizmet sağlayıcılarına yönelik yeni düzenlemeler getirdi. Bu düzenlemeler, Avrupa genelinde 45 milyondan fazla kullanıcıya sahip platformları içeren Çok Büyük Çevrimiçi Platformlar’ın (VLOP) Dijital Hizmetler Yasası’na uyum sağlamalarını öngörüyor. Belirlenen kurallara göre VLOP olarak kabul edilen şirketlere, DSA’ya uymak için dört ay süre tanındı.

Avrupa Komisyonu’nun attığı adımlar, X platformunun Eylül ayında sunduğu risk değerlendirme raporu, Kasım ayındaki şeffaflık raporu ve özellikle X’in İsrail-Hamas Savaşı ile ilgili içeriğin nasıl ele alındığına dair devam eden endişeleri takip ediyor. Breton, Elon Musk’a platformun DSA’ya uygun olarak paylaşımları denetleme sorumluluğu hakkında bir mektup gönderirken, AB ise X’in tutumuna ilişkin detaylı bir soruşturma başlattı. Breton, yaptığı açıklamada, yeni başlatılan işlemlerin, “büyük çevrimiçi platformların ‘umursamayacak kadar büyük’ gibi davranma zamanının sona erdiğini” vurgulayarak, “Artık net kurallarımız, yükümlülüklerimiz, güçlü gözetimimiz, hızlı yaptırımlarımız ve caydırıcı yaptırımlarımız var. Vatandaşlarımızı ve demokrasilerimizi korumak için araç kutumuzu sonuna kadar kullanacağız” dedi.

Bu soruşturma aynı zamanda Avrupa Komisyonu’nun, DSA’yı ilk defa uygulamak üzere başlattığı bir adımı temsil etmektedir. Olayları yakından takip edip kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Apple, Watch satış yasağını çözmek için çalışıyor

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu (ITC) tarafından patent ihlali nedeniyle Watch 9 ve Watch Ultra 2’nin satışına yasak getirilen Apple, sorunu çözmek adına yaratıcı çözümler geliştirmeye odaklanıyor.

ITC’nin kararına göre, Masimo ile yaşanan patent ihlali davasında Apple’ın mağlup olduğu ve belirli Apple Watch modellerinin satışının durdurulduğu açıklandı. Masimo’nun iddiasına göre, Apple’ın saatinde bulunan nabız oksimetresi sensörü patent ihlali yapmıştı.

Apple, 21 Aralık’tan itibaren Watch Series 9 ve Watch Ultra 2’nin ABD’deki satışını durduracağını açıkladı, ancak mühendisleri sorunu çözmek için çalışıyor. Şirket, oksijen satürasyonu ölçümü için kullanılan algoritmaları değiştirerek sorunu yazılım güncellemesiyle aşmayı hedefliyor.

Apple Watch 9 satış yasağı

Masimo ise, patent ihlalinin yazılım güncellemesiyle çözülemeyeceğini savunuyor ve Apple’ın donanımı değiştirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu durumda, donanım değişikliği yapılması en az birkaç ay sürebilir.

Apple, 25 Aralık’a kadar Beyaz Saray’ın kararını beklemek yerine, ITC’nin kararına uymaya hazırlanıyor. 21 Aralık’tan itibaren ABD’deki mağazalardan Watch Series 9 ve Watch Ultra 2 satın alınamayacak, online satışlar ise 24 Aralık’tan sonra duracak.

Diğer Apple akıllı saat modelleri ise bu yasal süreçten etkilenmeyecek. Eğer ITC’nin kararı değişmezse, Apple 26 Aralık’ta ABD Federal Devre Temyiz Mahkemesi’ne itiraz etmeyi planlıyor.

Trendyol, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin resmi partneri oldu!

0

Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin resmi “E-Ticaret Hizmetleri Partner”i oldu. İşbirliği, Türkiye’yle birlikte, Avrupa ülkelerini de kapsayacak. İşte detaylar…

Trendyol, Anadolu’nun ürünlerini Olimpiyat tutkunlarıyla buluşturacak!

Trendyol, E-Ticaret Hizmetleri Partnerliği”ne ek olarak Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile, t-shirt, polo yaka t-shirt, şort, elbise, sweatshirt, beyzbol şapkası, balıkçı şapkası, plaj havlusu ve bez çanta ürünlerinden oluşacak olimpiyata özel bir koleksiyon için de ayrı bir anlaşma  imzaladı.

Bu özel koleksiyon, Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’da da Trendyol uygulaması üzerinden uluslararası satışa açık olacak. 

Yerli ürün ve üreticileri tüm dünya ile buluşturma hedeflerinde Olimpiyatların önemli bir viraj olduğunu belirten Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin şunları söyledi:

“Uluslararası Olimpiyat Komitesi, dünya genelinde sporun öneminin kitlelere yayılmasında ve gelişmesinde önemli bir rol oynayan çok değerli bir kuruluş. Trendyol olarak, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin resmi ‘E-Ticaret Hizmetleri Partner’i olduk.

Bir Türk markası, Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile ilk kez böyle önemli bir iş birliğine imza atıyor. Ülkemizi bu önemli bir platformda temsil etmekten ve Olimpik Hareket’in bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz.

Ayrıca, Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile imzaladığımız diğer anlaşma ile de, t-shirt, polo yaka t-shirt, şort, elbise, sweatshirt, beyzbol şapkası, balıkçı şapkası, plaj havlusu ve bez çanta ürünlerinden oluşacak özel Olimpiyat koleksiyonu; Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’da da Trendyol üzerinden satışa sunulacak.

Ülkemizin dünya standartlarındaki üretim gücünü ve kalitesini farklı coğrafyalarla tanıştırmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanındaki yerli üretici, esnaf ve KOBİ’leri dijitalleştirerek onların daha çok müşteriye ulaşmalarına ve işlerini büyütmelerine destek olmak bizim en büyük önceliklerimizden.

Bu bağlamda, Anadolu’daki yerli üreticilerimizin ürünlerini Olimpiyat tutkunlarıyla buluşturmak bizim için gurur kaynağı. Global arenada üreticilerimizle birlikte ülkemizi temsil etmekten ve onların ürünlerini dünya ile buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin yanı sıra Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil eden ve kazandıkları madalyalarla bizleri gururlandıran milli sporcularımızın da destekçileri arasındaydık. Trendyol olarak desteğimizi Paris 2024’te de sürdüreceğiz.

Bunun yanı sıra Türkiye Voleybol Milli Takımları ile birlikte Futbol Milli Takımları sponsorluklarımız devam ediyor. Bu yıl depremden etkilenen Hatay’ın gururu olan Atakaş Hatayspor ve Gaziantep Futbol Kulübü’nün lige dönmesini sağlamak için destek verdik.

Son olarak da Süper Lig ve 1. Lig’e isim sponsoru olarak desteğimizi açıkladık. Biz sporun birleştiren gücüne yürekten inanıyoruz. Türk sporcuların başarıları, yalnızca onların değil, tüm Türkiye’nin gurur kaynağı. Trendyol olarak, sporcularımızın yanında olmaya devam edeceğiz”

Uluslararası Olimpiyat Komitesi Televizyon ve Pazarlama Hizmetleri Genel Müdürü Anne-Sophie Voumard, Trendyol ile yapılan işbirliğine ilişkin olarak şunları söyledi:

“Uluslararası Olimpiyat Komitesi olarak, Trendyol’un Türkiye’deki tasarım ve üretim yeteneklerini kullanarak Olimpiyat Giyim Koleksiyonu’nu, Olimpiyat tutkunları başta olmak üzere geniş kitlelere ulaştıracak olmasından çok memnunuz. Bu anlaşmanın, sponsorlarımızdan Alibaba’nın iş ortağı olduğu bir kuruluş ile gerçekleşmesi dolayısıyla başarısının daha da katlanacak olmasından ayrıca mutluluk duyuyoruz.”

Samsung eski çalışanı, Çin’e 1.8 milyar dolarlık teknoloji sattı

Eki eski Samsung çalışanı, Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi (NIS) tarafından yapılan bildirim üzerine, Çin’e dönerken Samsung’un DRAM teknolojilerini çalarak Çinli ChanXin Memory Technologies (CXMT)’e sattıkları iddiasıyla tutuklandı. Bu olay, teknoloji devi Samsung’un kritik DRAM teknolojilerinin çalınmasıyla ilgili önemli bir güvenlik ihlali olarak öne çıkıyor.

Kim ve Bang adlı iki şüpheli, geçtiğimiz haftanın başlarında savcılar tarafından Kore’nin Endüstriyel Teknoloji Sızıntısını Önleme ve Koruma Yasası’nı ihlal etme suçlamasıyla gözaltına alındı. Soruşturmanın, teknoloji sızıntılarının önlenmesine odaklandığı ve bu durumun Samsung ve CXMT arasındaki teknoloji makasının ciddi şekilde azalmasına neden olabileceği belirtiliyor.

Savcılar, Samsung’un 16nm DRAM teknolojisiyle ilgili sızıntının 1.8 milyar dolar değerinde olduğunu iddia ediyor. Bu olayın bellek endüstrisindeki hegemonyasını sürdürmek isteyen Samsung için büyük bir endişe kaynağı olduğu belirtiliyor. Şirket, şu anda DRAM pazarının yaklaşık %40’ını kontrol etmektedir, bu nedenle yaşanan bu teknoloji sızıntısı, şirketin rekabet avantajını tehlikeye atabilir.

Samsung'un

Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi, son beş yılda çip teknolojisi sızıntılarının dört kat arttığı konusunda uyarıda bulunarak, bu tür sızıntıların artık daha ciddi cezaları gerektirdiğine dikkat çekiyor. Teknoloji endüstrisindeki hızlı değişim ve rekabet ortamı, şirketleri fikri mülkiyetlerini daha sıkı bir şekilde korumaya yönlendiriyor.

CXMT ise iddialara karşı çıkarak, fikri mülkiyet haklarına saygı gösterdiklerini ve üçüncü taraf bilgilerinin akışını önlemek için sağlam bir mekanizmaya sahip olduklarını belirtiyor. Ancak, şirket Samsung’un fikri mülkiyet hırsızlığı iddialarına spesifik bir yorumda bulunmaktan kaçınıyor.

Konuyla ilgili olarak, Seoul Merkez Bölge Savcılığının Bilgi Teknolojileri Suç Soruşturma Departmanının delil toplamak için çalışmalara devam ettiği bildiriliyor. Bu gelişme, teknoloji sektöründeki fikri mülkiyet koruma önlemlerinin artırılmasına yönelik yeni bir vaka olarak dikkat çekiyor.

Samsung’dan AR/VR ve akıllı telefonlar için yeni nesil kameralar

Samsung, AR (Artırılmış Gerçeklik) ve VR (Sanal Gerçeklik) başlıkları ile akıllı telefonlar için geliştirdiği iki yeni kamera sensörünü duyurdu. Samsung ISOCELL Vizion 63D ve ISOCELL Vizion 931 adlı bu sensörler, sanal ve artırılmış gerçeklik deneyimlerini daha da geliştirmeyi hedefliyor.

ISOCELL Vizion 63D: yüksek hassasiyetli 3D ToF Sensör

ISOCELL Vizion 63D, 1/6,4 inç sensör boyutu ve 3,5µm piksel özellikleriyle dikkat çekiyor. Bu 3D ToF (Time-of-Flight) sensörü, derinlik ve mesafeyi yüksek hassasiyetle ölçebilme yeteneği sunuyor. 30fps’de QVGA (320×240) görüntü ve VGA (640×480) video çekebilme kapasitesine sahip olan bu sensör, aynı zamanda sektörde bir ilki temsil ediyor. Entegre derinlik algılama ISP’si, ayrı bir çip gereksinimini ortadan kaldırırken güç tüketimini %40 oranında azaltıyor. Backside Scattering teknolojisi sayesinde yüksek ışık emilimi ve düşük gürültü avantajı sunan ISOCELL Vizion 63D, flood ve spot olmak üzere iki farklı mod ile çözünürlüğü ve menzili optimize etme imkanı tanıyor.

Samsung'dan AR

ISOCELL Vizion 931: Global Shutter ile Hareket Bulanıklığına Son

Diğer bir sensör olan ISOCELL Vizion 931, tüm sahneleri tek seferde yakalayabilme özelliği sunan global shutter sensörüdür. Bu 640×640 çözünürlükteki sensör, XR başlıklarında iris tanıma, göz izleme ve yüz/hareket algılama gibi uygulamalar için idealdir. Ayrıca, tek bir hat kullanarak dört kamerayı birbirine bağlayabilme yeteneği, devre tasarımını basitleştirir ve yerden tasarruf sağlar.

Samsung, her iki sensörünü şu anda dünya genelindeki çeşitli cihaz üreticileri ve markalar tarafından test edildiğini açıkladı. Bu sensörlerin, gelecekte Samsung’un AR/VR başlıkları ve diğer karma gerçeklik ürünlerinde kullanılması bekleniyor.

Samsung Galaxy S24 Ultra’nın yeni pazarlama materyalleri sızdırıldı

Samsung’un yeni amiral gemisi Galaxy S24 Ultra‘nın pazarlama materyalleri sızdırıldı. Serinin tepe modeli, yapay zeka, kamera iyileştirmeleri ve daha fazlası ile geliyor.

Samsung’un heyecanla beklenen Galaxy S24 Ultra modeline dair sızıntılar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Yeni nesil Galaxy ailesi, önemli tasarımsal yenilikler ve gelişmiş kamera sensörleri ile dikkat çekiyor. Son olarak, Galaxy S24 Ultra‘nın pazarlama materyalleri internete sızdı, ve bu materyaller cihazın sunduğu özelliklere dair heyecanı artırdı.

Samsung Galaxy S24 Ultra'

Yapay zeka gücü: Gauss AI ile üst düzey performans

Galaxy S24 Ultra, Gauss AI adı verilen cihaz içi üretken yapay zeka ile geliyor. Bu özellik, kullanıcılara daha akıllı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Yapay zeka desteği, kullanıcının ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili bir şekilde cevap verebilmek için tasarlanmış.

Gelişmiş kamera sensörleri: 200MP ve AI tabanlı gece modu

S24 Ultra, 200MP kamera sensörü ile dikkat çekiyor. Bu güçlü kamera, yüksek çözünürlüklü fotoğrafçılık deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Ayrıca, cihazın sahip olduğu ikinci nesil 200MP kamera AI tabanlı Gece Modu ile düşük ışık koşullarında mükemmel performans sunmayı vaat ediyor. Bu özellik, kullanıcılara zorlu ışık koşullarında bile net ve detaylı fotoğraflar çekme imkanı tanıyor.

Samsung Galaxy S24 Ultra‘nın çerçevesi titanyuma yükseliyor. Bu, sadece dayanıklılığı artırmakla kalmayıp aynı zamanda estetik açıdan da şıklık katıyor. Titanyum kullanımı, Samsung için önemli bir yükseltmeyi temsil ediyor ve akıllı telefon endüstrisinde bir ilk olarak Galaxy S serisinde kendisini gösteriyor.

Tanıtım ve ön sipariş tarihleri

Galaxy S24 serisi, 17 Ocak tarihli Galaxy Unpacked etkinliğinde resmi olarak tanıtılacak. Ön siparişler ise bu heyecan verici etkinlikten bir gün önce başlayacak. Kullanıcılar, Samsung’un yeni amiral gemisiyle tanışmak ve önceden sipariş vermek için sabırsızlanıyor.

Bu sızıntılar ve öne çıkan özellikler, Galaxy S24 Ultra‘nın beklentileri nasıl karşılayacağı konusunda merak uyandırıyor. Detaylar için etkinliği beklemeye devam edelim!

Köpek kanseri tedavisindeki çalışmalarıyla tanınan ImpriMed, insanlar için kolları sıvadı!

Öncelikle kanserli köpek ve kedilerin tedavi sonuçlarını iyileştirmeye odaklanan ImpriMed, şimdi hassas tıp teknolojisini insan onkolojisi uygulamaları için genişletmeyi hedefliyor. 

Kurucu ortak ve CEO Sungwon Lim, “Köpek kan kanserleri için geliştirdiğimiz ex-vivo canlı hücre teknolojileri, insan kan kanseri türlerinin yanı sıra kedi kan kanserlerinin çoğuna da iyi bir şekilde uygulanıyor.” dedi. “Ayrıca, veteriner onkolojisinde yapay zeka algoritmalarının geliştirilmesinden elde edilen kanıtlanmış bilgi birikimi, insan onkolojisinde yeni tahmin modellerinin oluşturulmasını kolaylaştırıyor. Veterinerden insana yayılma şu anda ImpriMed’de gerçekleşiyor ve bir-iki yıl içinde ticarileşmeyle sonuçlanacak.” 

Daha önce on yıldan fazla bir süre kanser ilacı endüstrisinde çalışan Lim, 2017 yılında eski arkadaşı Jamin Koo ile birlikte ImpriMed’i kurdu. İkili, Güney Kore’deki KAIST’te kimya ve biyomoleküler mühendislik alanında lisans dereceleri aldıktan sonra Stanford’dan doktora derecesi aldı. Kanser ilacı sektöründe çalışırken de aynı soruyla karşılaştı: “Şu anda tıbbi alet çantamızda bulunan tüm araçları verimli bir şekilde kullanıyor muyuz?

Lim, “Kanser hastası olan ve şu anda çaresizce tedaviye ihtiyaç duyan insanların yeni bir ilaç için 10 yıldan fazla bekleyecek zamanları yok.” dedi. “Elbette yeni, daha iyi tedavi seçenekleri aramaya devam etmek çok önemli, ancak yeni ilaç geliştirme kanser bakımını iyileştirmenin tek yolu olmamalı.” 

Kurucu ortaklar, bireysel hastalar için kanser tedavi rejimlerini kişiselleştirmek amacıyla mevcut ilaçları kullanmak istiyor. Lim, ImpriMed’in yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş ilaç etkinliği tahmin hizmetinin onkologların, doktor bir karar vermeden önce belirli bir hasta için işe yarama olasılığı yüksek olan etkili antikanser ilaçlarını belirlemesine olanak tanıdığını söylüyor.

ImpriMed yakın zamanda Seri A turunda 23 milyon dolar topladı ve bu da başlangıcından bu yana tutarı 35 milyon dolara çıkardı. SoftBank Ventures Asia, stratejik yatırımcı SK Telecom ve HRZ Han River Partners, KDB Silicon Valley, Ignite Innovation Fund, Samyang Chemical Group ve Murex Partners gibi diğer finansal yatırımcıların katılımıyla A Serisine liderlik etti. 

Birlik, Güney Kore’nin en büyük telekomünikasyon şirketlerinden biri olan ve X adı verilen yapay zeka tabanlı bir veteriner röntgen görüntü teşhis teknolojisi geliştiren stratejik yatırımcısı SK Telecom ile ortaklık kurmayı planlıyor. Geçen yıl ImpriMed, Mayo Clinic Platform Hızlandırma Programı’ndan mezun oldu ve şirket “program tarafından sağlanan büyük bir insan hasta veritabanını kullanarak yapay zeka modellerini doğrulamak” istedi.

ImpriMed’in veterinerlik hizmetleri tamamen ticarileştirilmiş vaziyette, beş köpek ve üç kedi hizmeti sunarak gelir elde ediyor. ABD’de 350’den fazla veterinerin hizmetini kullandığını söylüyor.

B2B hizmeti şu şekilde çalışıyor: Onkolog öncelikle hastadan canlı kanser hücreleri ve kan örnekleri topluyor ve örnekleri ImpriMed’in Kaliforniya’daki laboratuvarına gönderiyor.

Şirket, daha sonra hastanın canlı kanser hücrelerinin farklı antikanser ilaçlara nasıl tepki verdiğini ölçüyor; bu ölçümleri diğer biyolojik bilgilerle birleştirmek ve hangi ilaçların hastanın kanseri için en etkili olduğunu tahmin etmek için kısmen yapay zekayı kullanıyor. Şirkete göre ImpriMed, numuneyi laboratuvarda aldıktan yedi gün sonra raporu siparişi veren veterinere sunuyor. 

İnsan hassas onkolojisine yönelik, nadir görülen bir kan kanseri olan multipl miyeloma yönelik yapay zeka yazılımı onay sürecinde olup ticarileştirmeyi amaçlıyor.

Aynı zamanda, farmasötiklerin yeni ilaç bileşiklerinin gerçek hastaların hedef kanserlerinin canlı hücreleri üzerindeki etkinliğini ölçmesine olanak tanıyan canlı hücre bazlı bir ilaç duyarlılığı testi de sunuyor. 

CEO, “Şu anda köpek lenfoması için bu sözleşmeli araştırma organizasyonu hizmetini sunuyoruz ve hizmeti insan akut miyeloid lösemi ve Hodgkin dışı lenfoma için 2024 sonundan önce ticarileştirmeyi hedefliyoruz.” dedi. 

AA Medya Teknolojileri Hackathonu başvuruları devam ediyor

Ana sponsorluğunu Turkcell’in üstlendiği habercilikte dijital dönüşüm ve teknolojinin etkin kullanımını sağlamak amacıyla düzenlenen “AA Medya Teknolojileri Hackathonu“na başvurular “hackathon.aa.com.tr” internet adresinden üzerinden yapılıyor.

Medya sektöründeki teknolojik gelişmeleri odağına alarak editöryel ihtiyaçlara cevap vermesi hedeflenen hackathon, Anadolu Ajansı ile Bilişim Vadisi iş birliğinde gerçekleştiriliyor.

Yapay zeka, doğal dil işleme, görüntü işleme gibi güncel teknolojileri içeren ürünlerin geliştirileceği hackathon, 8 Ocak-4 Şubat 2024 döneminde çevrim içi ortamda gerçekleştirilecek. Etkinliğin son 48 saati, Anadolu Ajansı İstanbul Ofisi ev sahipliğinde fiziki ortamda tamamlanacak. Final günü yapılacak jüri değerlendirmelerinin ardından gerçekleşecek ödül töreniyle dereceye girenler ilan edilecek.

Amaç yapay zekanın etkin kullanımını destekleyici projelerin geliştirilmesi olan bu hackathon etkinliğinde imzalanan Protokol kapsamında, AA öncülüğünde ve Bilişim Vadisi işbirliğinde, medya sektöründe dijital dönüşüm ve yapay zekanın etkin kullanımını destekleyici projelerin geliştirilmesi amaçlanıyor.

TomTom ve Microsoft anlaştı! Otomobile yapay zekayı birlikte getirecekler!

TomTom, yapay zekanın “daha gelişmiş ses etkileşimi” sunacağını ve kullanıcıların doğal bir şekilde konuşmasına, rota boyunca durak bulmasına, yerleşik sistemleri kontrol etmesine, pencereleri açmasına ve bulduğunuz hemen hemen her şeye olanak tanıyacağını söyleyerek yapay zeka için bazı cesur iddialarda bulundu.

GPS platformlarıyla tanınan şirket, bu yapay zeka asistanını geliştirmek için Microsoft ile ortaklık kurdu. Teknoloji, Azure Cosmos DB ve Azure Bilişsel Hizmetler gibi Microsoft ürünlerinin yanı sıra OpenAI’in geniş dil modellerinden de yararlanıyor.

Cosmos DB, çok modelli bir veritabanı; Bilişsel Hizmetler ise yapay zeka uygulamalarında kullanıma yönelik bir dizi API’dir. Dolayısıyla bu, son gelişmelerden yararlanan yetenekli bir yardımcı olacağı anlamına geliyor.

TomTom, sesli asistanın büyük otomobil üreticileri tarafından sunulan çeşitli arayüzlere entegre edileceğini vaat ederek otomobil şirketinin markasının mülkiyetini elinde tutacağını belirtti.

Yani bu, çok çeşitli üreticilerin arabalarında görünmeye başlayabilir. Şirket, bilinen araç üreticileriyle herhangi bir kesin ortaklık duyurmadı ancak teknoloji, TomTom’un tescilli Dijital Kokpit’ine açık ve modüler bir şekilde entegre edilecek.

İlk değil ama en iyisi olmaya aday

Bu, bir şirketin yapay zeka teknolojisini bir arabanın içine yerleştirmeye çalıştığı ilk sefer değil. Haziran ayında Mercedes, ChatGPT modellerini belirli araçlara dahil eden üç aylık bir beta programını duyurdu.

Bu araç aynı zamanda Microsoft’un Azure OpenAI hizmetinden de yararlandı. TomTom, Ocak ayında CES’te yapay zekayı sergileyecek; bu noktada aslında nasıl çalıştığı hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağız.

Play Store davası Google’a 700 milyon dolara patlayacak!

Bu hafta kamuoyuna açıklanan Google anlaşması, şirketin tüketicilerin yararına dağıtılacak bir fona ödeyeceği 630 milyon doları ve eyaletler tarafından kullanılacak bir fona aktarılacak 70 milyon doları içeriyor.

Davanın özü, Google’ın diğer uygulama mağazalarının Android cihazlara önceden yüklenmesini engellemek için OEM’ler ve mobil servis sağlayıcılarla rekabeti önleyici sözleşmeler yaptığı iddiasıydı.

Bu, tüketicilerin Google Play Store’u kullanmak zorunda kaldığı anlamına geliyordu. Anlaşmadaki iddialara göre bu, Google’ın “tüketicilerden çok büyük meblağlar elde etmesini” sağladı.

Anlaşmanın şartları geniş. Parayı ödemenin yanı sıra, Google’ın önümüzdeki beş yıl boyunca şirketin faaliyetlerini izleyecek bir Bağımsız Uyumluluk Uzmanı’nı (ICP) da görevlendirmesi gerekecek.

Ayrıca uygulamaların ve üçüncü taraf uygulama mağazalarının dışarıdan yüklenmesine en az yedi yıl boyunca izin vermeye devam etmeli ve bu üçüncü taraf uygulama mağazaları için Android işletim sistemi desteğini sürdürmeli. Ayrıca en az beş yıl boyunca OEM’lerle münhasırlık anlaşmalarına girmemesi gerekiyor.

Tüm bunlara ek olarak, Google’ı geliştiricilerin tüketicileri Google Play Store’dan alternatif faturalandırma sistemlerine yönlendirmesine izin vermeye zorlamak için tasarlanmış yönlendirme karşıtı madde var.

Mahkeme evrakına göre: “Bu kapsamlı ihtiyati hükümlerin ABD’nin Büyük Teknolojiye ilişkin antitröst düzenlemesinde benzeri görülmemiş.

Anlaşmayı kabul ederken Google, üçüncü taraf uygulama mağazalarına her zaman izin verdiğini söyledi. Ayrıca Apple’a yandan yükleme konusunda sert bir çıkış yapmayı da unutmadı:

iOS’tan farklı olarak, Android kullanıcıları uygulamaları dışarıdan yükleme seçeneğine sahip; bu, Google Play gibi bir uygulama mağazasına gitmeden doğrudan geliştiricinin web sitesinden indirebilecekleri anlamına geliyor.

Bu doğru. Ancak şirket aynı zamanda süreci basitleştireceğini ve “ilk kez doğrudan web’den uygulama indirmenin olası riskleri hakkında kullanıcıları bilgilendiren dili güncelleyeceğini” de belirtti.

Anlaşma, Epic‘in son galibiyeti ve Google Play Store’un yasa dışı bir tekel olduğu yönündeki iddialardan kısa bir süre sonra yayınlandı. Arama devi, tüm bunlar karşısında homurdandı: “Bu karara itiraz ediyoruz, Epic ile olan davamız daha bitmedi.

Toplamlar önemli görünse de, ilgili tüm tüketicilere dağıtılan miktarlar biraz daha az olacaktır. Anlaşmaya göre: “Her Serbest Tüketici, 16 Ağustos 2016 ile 30 Eylül 2023 arasındaki dönemde Google Play harcamaları oranında en az 2 ABD doları alacak ve ek ödeme alacak.

Google’ın ana şirketi Alphabet, yakın zamanda 30 Eylül’de sona eren çeyrek için 76,7 milyar dolar gelir ve 19,689 milyar dolar net gelir açıkladı.

Netflix en iyi filmler 2023

0

Yayın dünyası her geçen gün değişiyor ancak kim ikinci sırada olursa olsun Netflix zirvede kalıyor. Yayıncıların lideri, herkesten daha fazla film sunarak ve orijinal alana öncülük ederek ününü kazandı. Netflix’teki en iyi filmler sevilen popülist maceraları, yoğun korku kabuslarını ve prestijli dramaları içerir. Kısacası Netflix’te herkese göre bir şeyler var. 2023 yılı Netflix için özellikle iyiydi. Yayıncı, birçoğunun 2024 ödül sezonuna damga vuracağı kesin olan harika bir orijinal film koleksiyonu yayınladı.

Netflix en iyi filmler 2023 listesi

Nuovo Olimpo

Netflix’teki en iyi LGBTQ+ filmlerinden biri diyiebiliriz. Nuovo Olimpo aynı zamanda 2023’ün en az değer verilen yapımları arasında yer alıyor. İtalyan romantik draması, 1970’lerin Roma’sında tanışan ve aşık olan iki genç adam arasında geçiyor. Beklenmedik bir olay onları ayırdıktan sonra, yıllar sonra yeniden bağlantı kurmaya çalışıyor.

You Are So Not Invited to My Bat Mitzvah

Adam Sandler’ın Netflix ile ilişkisi, Murder Mystery gibi vasat komedilerden, 2023 yılı komedyenin yayıncı için değerli bir varlık olduğunu kanıtladı. Özellikle ikincisi, aynı çocuğun dikkatini çekmek için kavga ettiklerinde Bat Mitzvah planları raydan çıkan iki en iyi arkadaşın tatlı ve şaşırtıcı derecede zekice bir hikayesi.

Ekstraksiyon 2

Yayın, aksiyon türü için güvenli bir alan haline geldi. Netflix, Prime Video ile rekabete giriyor. Ancak Sam Hargrave’in merakla beklenen devam filminin bu yıl vizyona girdiği Extraction gibi filmleri sayesinde ilkinin hafif bir üstünlüğü var. Çıkartma 2 Chris Hemsworth’un Tyler Rake olarak geri dönüşünü konu alıyor ve bir suç baronunun ailesini yabancı bir hapishaneden kurtarmak için işe alınırken onu takip ediyor.

Maestro

Dokuz kez (!) Oscar adayı Bradley Cooper biyografik filmin yönetmenliğini ve başrolünü üstleniyor. Maestro iki kez Oscar adayı Carey Mulligan’la birlikte rol alıyor. İkili, ünlü besteci Leonard Bernstein ve eşi Şilili aktris Felicia Montealegre’yi canlandırıyor. Film, çiftin tanıştıkları 1943’ten 1978’deki ölümüne kadar olan ilişkisini anlatıyor.

El Conde

Şilili ünlü film yapımcısı Pablo Larraín’in imzasını taşıyan El Conde komik bir kara komedi/korku filmi. Hiciv filmi, tarihin en kötü şöhretli isimlerinden olan diktatör Augusto Pinochet’ye son derece esprili bir yaklaşımla yaklaşıyor. Onu, hayatından bıkmış ve seçimlerinden pişmanlık duyan, sonunda ölümü arayan asırlık vampir olarak tasvir ediyor.

En iyi 5 film

Adil Oyun

Chloe Domont’un erotik psikolojik gerilim filmi Fair Play , muhtemelen 2023’teki en küçümsenen Netflix orijinal filmi. Alden Ehrenreich ve Phoebe Dynevor, Luke ve Emily rollerini üstleniyor. Çok istediği bir terfiyi aldığında hırs, aldatma ve ihanet onları ele geçirirken ilişkileri bozulmaya başlıyor.

Nimona

Netflix genellikle her yıl gerçekten harika bir animasyon filmi sunuyor. Bu yılın filmi Nimona. Konu, işlemediği bir suçla suçlanan ünlü şövalye Ballister Boldheart’ın etrafında dönüyor. Adını temize çıkarma arayışında Boldheart’a, masumiyetini ve öldürmeye yemin ettiği canavarı kanıtlamanın anahtarı olabilecek.

Tyrone’u Klonladılar

Juel Taylor’ın ilk yönetmenlik denemesi. Bu filmde John Boyega, Teyonah Parris ve Oscar ödüllü Jamie Foxx başrollerde yer alıyor. Onlar Tyrone’u Klonladılar. Yılın en iyi bilim kurgu filmlerinden biri diyebiliriz. Ürkütücü olayın ardından hükümetin tehlikeli klonlama komplosuna atılan sıra dışı üçlüyü konu alıyor.

Katil

Konuşma sırasında konuşulduğunda hemen ve mutlak saygı uyandıran çok az isim var: Scorsese, Spielberg, Miyazaki, Cuaron, Coppola, Gerwig ve Fincher. Üç kez Oscar adayı olan oyuncunun Netflix ile olan ortaklığı, yayıncının en verimli ortaklıkları arasında yer alıyor. Fincher, iki kez Oscar adayı Michael Fassbender’ın başrolde olduğu gerilim filmi The Killer ile geri döndü. Olay örgüsü, ters giden bir işin ardından uluslararası bir insan avına çıkan ana karakteri konu alıyor.

Mayıs Aralık

Oscar ödüllü Natalie Portman ve Julianne Moore, Todd Haynes’in psikolojik komedi drama Mayıs ayında başrolde. Mary Kay Letourneau’nun kötü şöhretli hikayesinden biraz ilham alan film, bir filmde canlandıracağı tartışmalı kadının hayatını araştırmak üzere Savannah, Georgia’ya giden aktris Elizabeth Berry’yi konu alıyor. Gracie Atherton-Yoo adlı kadın, 23 yıl önce, o zamanlar 13 yaşında olan iş arkadaşıyla ilişkisi ortaya çıktığında kötü bir üne kavuşmuştu.