Ryzen Z1 işlemcili ROG Ally’nin ilk test sonuçları paylaşıldı

0

ASUS’un oyun konsolu ROG Ally, önceki Ryzen Z1 Extreme işlemcinin ardından Ryzen Z1 işlemcili bir versiyonla da satışa sunuluyor. Yeni Ryzen Z1 işlemcili ROG Ally’ın oyun performansı hakkındaki ilk sonuçlar paylaşıldı. İşte detaylar…

İlk aşamada AMD Ryzen Z1 Extreme işlemci ile piyasaya sürülen Asus ROG Ally, son günlerde daha uygun fiyatlı bir versiyonuyla karşımıza çıktı. Bugün ise Asus, Ryzen Z1 işlemcili ROG Ally’ın oyun performansına ilişkin daha fazla bilgi verdi.

Ryzen Z1 işlemcili konsol, temel modelde yer alan Ryzen Z1 Extreme işlemcinin kesilmiş bir sürümüne sahip. Bu yonga seti 6 çekirdekli bir yapıya ve 4,9GHz saat hızına ulaşıyor Ayrıca 4CU içeren RDNA 3 GPU (2.5GHz) da içeriyor Temel sürümde ise 8 çekirdek, 5.1GHz saat hızı ve 12CU RDNA 3 GPU (2.7GHz) sunuyor. Ancak Asus tarafından paylaşılan sonuçlar, GPU gücündeki bu önemli farklılığa rağmen oldukça iyimser. 720p çözünürlüğünde, konsolun birçok AAA yapımında 42 FPS’nin üzerinde bir performans sergilediği görülüyor. Hatta bazı oyunlarda 60 FPS’ye ulaşıldığı bile oluyor. 1080p çözünürlüğünde ise küçük bir performans düşüşü vardır. Oyunlar minimum 30 FPS ve maksimum 63 FPS aralığında çalışıyor.

Ryzen Z1 işlemcili ROG Ally ile temel sürüm arasında yapılan küçük bir karşılaştırma, Ryzen Z1 işlemcili sürümünün ortalama olarak yüzde 34 daha yavaş . Bununla birlikte, temel sürümün 8,6 TFLOPS gücüne karşılık, Z1 işlemcili sürümün 2,8 TFLOPS güce sahip olduğunu göz önünde bulundurarak sonuçlar oldukça dikkat çekicidir.

Bilmeyenler için, Ryzen Z1 Extreme işlemcili Asus ROG Ally, Türkiye’de 30.000 TL’den başlayan fiyatlarla sunuluyor. Z1 işlemcili sürümün fiyatı ise henüz açıklanmış değil.

7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve 7. Dünya Yatırımcı Haftası Başladı

0

Finans sektörünün en kapsayıcı meslek örgütü Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) her yıl düzenlediği Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve Dünya Yatırımcı Haftasının yedincisi, 2 Ekim’de TC Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun ve Türkiye Sermaye Piyasası Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztop’un konuşmalarıyla başladı. 7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve Dünya Yatırımcı Haftası’nın bu yıl teması “‘Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Güçlü Sermaye Piyasaları, Güçlü Türkiye” ve etkinlikler 2-6 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrim içi panellerle devam edecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kongre’nin açılışına gönderdiği yazılı mesajında şunları söyledi:

“Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin kıymetli yöneticileri, Sermaye Piyasası Kurulumuzun değerli mensupları, saygıdeğer katılımcılar, sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ne nazik davetiniz için şükranlarımı sunuyorum. “Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Güçlü Sermaye Piyasaları; Güçlü Türkiye” ana temasıyla tertiplenen Kongre’nin ülkemiz, milletimiz, ekonomimiz ve tüm yatırımcılarımız için hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında daha güçlü, daha güvenli ve daha müreffeh bir Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın yol haritası mahiyetinde olan Orta Vadeli Programı, Eylül ayı başında kamuoyumuz ve iş dünyamızla paylaştık. Büyüme ve ticaretten fiyat istikrarına, finansal istikrardan beşerî sermaye ve istihdama, yeşil ve dijital dönüşümden afet yönetimine, kamu maliyesinden iş ve yatırım ortamına kadar tüm temel başlıklarda gerçekçi, uygulanabilir ve Türkiye’nin potansiyeliyle uyumlu hedefler belirledik. Milletimizin de desteğiyle bu hedefleri gerçekleştireceğimize inanıyoruz. 6 Şubat depremlerinin yol açtığı tahribatı ortadan kaldırırken, sağlıklı ve kaliteli bir ekonomik büyümeyle istihdamı artırmayı, enflasyonu yeniden tek haneye düşürerek, gelir dağılımını iyileştirmeyi amaçlıyoruz. Bu anlayışla bürokratik ve hukuki öngörülebilirliği daha da güçlendirerek, doğrudan yabancı yatırımları ülkemize çekmeyi planlıyoruz. Yine bu dönemde uzun süredir üzerinde çalıştığımız İstanbul Finans Merkezi projemizin de meyvelerini toplamaya başlayacağız. İstanbul Finans Merkezi’yle ülkemizi finans alanında da bir merkez haline getirmeyi istiyoruz. Son 21 yılda toplam 255 milyar dolar uluslararası yatırım çekmiş bir ülke olarak, önümüzdeki dönemde sermaye piyasalarımızın daha da derinleştirilmesine ve tabana yayılmasına özel önem ve öncelik vereceğiz. Otomatik Katılım Sistemine ek olarak ikincil bir emeklilik sisteminden halk arzların artırılmasına, Türk Lirası cinsi ürünlerin cazibesinin ve çeşitliliğinin artırılmasına kadar geniş bir yelpazede adımlar planladık. Seçkin isimlerin katılımıyla düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin bizlere bu gayretlerimizde yol gösterici olacağına inanıyorum. Türkiye’ye güvenen, ülkemize yatırım yapan, Türk ekonomisinin aydınlık geleceğine itimat eden tüm yatırımcılara kapımızın da gönlümüzün de açık olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu düşüncelerle Kongre’nin başarılı geçmesini diliyor, icrasında görev alanlara teşekkür ediyorum. Bütün katılımcılara sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.”

Finansal piyasalarımızın konumunu sağlamlaştıran önemli bir fırsat

T.C. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, 7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve Dünya Yatırımcı Haftası’nın açılış konuşmasında “Kongre, ülkemizin gelişmesinde önemli bir rol üstlenen sermaye piyasalarımızın derinliğini artırmak ve finansal piyasalarımızın konumunu sağlamlaştırmak açısından önemli bir fırsattır” dedi. Türk Sermaye piyasalarını uluslararası normlarla uyumlu hukuki çerçevesi, sağlam kurumsal altyapısı, nitelikli işgücü ve yaygın gelişmiş teknoloji kullanımı ile gelişmeye en açık sektörlerden biri olarak tanımlayan Çelik, “Türkiye gibi gelişmekte olan ve tasarruf açığı olan ülkelerde sermaye piyasalarının gelişimi çok ayrı bir önem arz etmektedir. Bu çerçevede sermaye piyasalarının siz değerli paydaşlarına önemli görevler düşüyor” diye konuştu.

Katılım Finans Kanunu çalışmaları devam ediyor

Sermaye piyasaları ile reel sektör arasında sağlıklı ve güçlü bir ilişki olması ekonomik büyümenin sürdürülebilir kılınmasında kilit bir rol oynadığına dikkat çeken Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Bu çerçevede sermaye piyasalarının ve finans sektörünün sağlam temeller üzerinde istikrarlı ve sağlıklı bir biçimde büyümesi büyük önem arz etmekte. Sermaye piyasalarının gelişimini sağlamak üzere sigortacılık, faktoring, leasing gibi sermaye piyasalarına dâhil tüm alanları geliştirmek gerekiyor. Sermaye piyasalarımızın derinleşmesine yönelik olarak 2012 yılında yasalaşan Yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nu ile 2013’te Borsa İstanbul çatısında birleştirilen, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, İstanbul Altın Borsası ve Vadeli İşlemler Opsiyon Borsası adımları birer dönüm noktasıdır. Ayrıca, Katılım Finansın gelişimine yönelik olarak, Sukuk gibi faizsiz yatırım araçlarının yanı sıra yakın zamanda Katılım Finans Strateji Belgesi yayımlandı. Katılım finans sektörünü tüm kurumsal yapıları ve araçları ile ülkemiz ihtiyaçlarını tamamen karşılayabilecek hale getirmek için Katılım Finans Kanunu çalışmaları tamamlanacaktır.”

ESG alanında önemli fırsatlar söz konusu

Küresel finansal piyasalara entegre olmak için önemli olan Yeşil Finans alanında BDDK “Sürdürülebilir Bankacılık Strateji Planını”, SPK da “Sürdürülebilirlik Uyum Çerçevesi”nin yayımladığını söyleyen Çelik, Bakanlık olarak Yeşil Tahvil ve Yeşil Sukuk Rehberleriyle, Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanını yayımladıklarını ve bu yıl 2,5 milyar dolarlık bir ihraç gerçekleştirdiklerini belirtti.

“Eylül ayında 3 bankamız (Vakıfbank 750 milyon dolar, Yapı Kredi 500 milyon dolar, TSKB 300 milyon dolar) uluslararası ESG piyasasından toplamda 1 milyar 550 milyon dolarlık ihraç gerçekleştirdi” bilgisini veren Osman Çelik, “Bu ihraçları 400 milyon dolarlık ihraç ile bir reel sektör firması (Arçelik) takip etti. Tüm dünyada sadece bu yılbaşından itibaren gerçekleştirilen ESG ihraçlarının yüzde 51’i şirketler, yüzde 28’i devletler, yüzde 21’i ise finansal kuruluşlar tarafından ihraç edilirken toplam hacim 444 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu ihraçların yüzde 58’i yeşil, yüzde 27’si sürdürülebilir ve yüzde 15’i sosyal tahvil olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla ESG alanında önemli fırsatlar söz konusu” diye konuştu.

Güçlü büyüme sürüyor

Sermaye piyasasının son yıllarda önemli bir gelişim kaydederek hem arz hem de talep tarafında güçlü büyümesini sürdürdüğünü kaydeden Çelik, pay senedinden borçlanma araçlarına kadar sermaye piyasasındaki toplam bakiyeli yatırımcı sayısının 11 milyona yaklaştığını söyledi. Uzun yıllar 1 milyon bandında yatay seyreden pay piyasası yatırımcı sayısının, halka arzlardaki artış, borsanın getirisi, yatırım tercihlerinin değişmesi gibi etkenlerle 7,7 milyona ulaştığını vurgulayan Çelik, Borsa İstanbul BİST 100 endeksinde geçen ay tarihi seviyelerin görüldüğünü de hatırlattı.

“Borsa İstanbul’un piyasa değeri 2003’te 96,1 milyar TL’den, 2023 Temmuz’da 8,3 trilyon TL’ye ulaşmış durumda. Dolar cinsinden, 2003’te piyasa değeri 69 milyar dolar olan borsamız 4,5 kat (yüzde 347) artarak 2023 Temmuz’da 308,3 milyar dolara yükselmiştir” diye konuşan Çelik, şunları söyledi: “Borsanın dolar bazında piyasa değerinin milli gelire oranı ise 2003’teki yüzde 22’den, 2023 Temmuz’da yüzde 30,2’ye yükselmiştir. Gelişmiş ülkelerin piyasa kapitalizasyonunun milli gelire oranı yüzde 100’lerde iken ülkemizde yüzde 30,2 olması bir taraftan piyasamızın yeterince derinleşmediğine diğer yandan da önemli bir potansiyel ve fırsat taşıdığına işaret ediyor. Bu yıl 1,1 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe erişmesi ve Orta Vadeli Program dönemi sonunda Dünya Bankası sınıflandırmasına göre yüksek gelirli gelişmiş ülkeler kategorisine yükselmesi öngörülen Türkiye’nin, sermaye piyasalarının gelişmesi konusunda önemli bir fırsat bulunmaktadır. Sermaye piyasalarımızın gelişimi yatırımlar için gerekli kaynak havuzunu büyütürken maliyetleri de düşürmekte. Bu nedenle sermaye piyasalarımızı daha ileri noktalara taşımak en önemli önceliklerdendir.”

Girişim Sermayesi Pazarı oluşturuldu

Şirketlerin alternatif finansman imkânlarına erişimleri için halka arzların büyük önem arz ettiğini belirten Çelik, bu alanda da çok olumlu gelişmelerin olduğunu ifade etti. 2023 başından itibaren firmaların birincil halka arzlarda 47 milyar TL’yi aşan tutarda bir kaynak sağladığına dikkat çeken Çelik, şöyle konuştu: “Bu halka arzlara uluslararası yatırım fonlarının da ilgi gösteriyor olması ayrıca memnuniyet verici. Halka arz süreçlerini desteklemek amacıyla henüz hazır olmayan ancak ilerleyen dönemlerde halka arz yapmak isteyen şirketler için “Girişim Sermayesi Pazarı” oluşturuldu. Bu pazarda işlem görmeye başlayacak şirketler büyüme için ihtiyaç duydukları finansmanı, sadece sermaye artırımı yoluyla nitelikli ve kurumsal yatırımcılara pay senedi ihraç ederek elde edebilecek ve bu pazardaki şirketlerimiz halka açık hale getirilerek Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayacak. Yurt içi tasarrufların artırılmasında önemli rolü olan Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) getirilen kısmi ödeme imkânı ile vatandaşlara evlilik, konut alımı, doğal afet ve eğitim gibi durumlarda birikimin yüzde 50’sini, devlet katkısının ise yüzde 20-25’ini çekebilme olanağı sağlayarak tasarruflarına devam edebilmeleri imkanı sağlandı. Ayrıca, Otomatik Katılım Sisteminin (OKS) işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacaktır.”

Sektöre nitelikli gençler kazandırılacak

Sermaye piyasasının gelişimi ve yatırımcı sayısındaki artışın sürdürülebilir olması için finansal okuryazarlık seviyesinin artması gerektiğini belirten Çelik, “Finansal okuryazarlığı yüksek yatırımcıların varlığı hem piyasanın gelişimi hem de sağlıklı işleyişi için gereklidir.

41 yıllık bilgi birikimi ve tecrübesi ile Sermaye Piyasası Kurulumuz, nitelikli insan kaynağı sayesinde finansal okuryazarlık alanında ülkemize katkı sağlayan kurumların başında gelmektedir. Yatırımcıların bilinçlendirilmesi, gençlerin finansal okuryazarlığa ilgisinin artırılması, kadın girişimcilerin finansal araçlar konusunda yetkin hale getirilmesi çok kritiktir. Sermaye Piyasası ve Finans Mesleki Anadolu Lisesi ile İFM Finans Akademisi projeleri ile sektöre nitelikli gençler kazandırılacaktır. Finansal okuryazarlık açısından kamuya en büyük desteği özel sektör paydaşları verecektir. Özellikle aracı kurumlar, bireysel müşterilerine sermaye piyasası araçlarının risk ve getirilerini doğru anlatarak, piyasasının işleyişi hakkında bilgilendirme yaparak, finansal okuryazarlık seviyesinin artırılmasına önemli katkı vereceklerdir” diye konuştu.

“İstanbul Finans Merkezi önemli bir cazibe merkezi olacak”

Konuşmasında İstanbul Finans Merkezi’ne (İFM) de değinen Çelik, İFM’nin küresel finans açısından önemli bir cazibe merkezi potansiyeli barındırdığını kaydetti. Uluslararası şirketleri, sermaye piyasalarını ve finansal hizmetler sektörlerini tek bir çatı altında birleştirecek İFM’nin kısa vadede bölgesel, orta vadede ise küresel bir merkez olmaya aday olduğuna dikkat çeken Çelik, “Sermaye piyasaları, ödeme sistemleri, katılım finans ve fintek alanlarını odağına alan İFM, aynı zamanda doğalgazdan madenlere enerji emtialarının da işlem göreceği ve fiyatlanacağı bir “enerji üssü” olacaktır. Bu çerçevede, ülkemizin ihtiyaç duyduğu finansmanın uygun koşullarda sağlanmasında ve yeni bir finansal ekosistem oluşturulmasında önemli bir rol üstlenen İstanbul Finans Merkezi, finansman ve yatırım olanaklarını geliştirerek sağlamış olduğumuz güven ortamıyla ülkemizin yatırım çekme potansiyeline ivme kazandıracaktır” dedi.

Osman Çelik, finansal okuryazarlığa ilişkin de şunları söyledi: “Finansal sistemimizde tasarrufların artırılması, kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması, sermaye piyasalarımızın geliştirilerek finansmana erişimin kolaylaştırılması ve finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılması finansal istikrarımızın desteklenmesi için kritik öneme sahip.”

Piyasalarımızın güçlenmesine önemli katkı sağlayacak

Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül
Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül

Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, “Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Güçlü Sermaye Piyasaları, Güçlü Türkiye” temasıyla başlayan 7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde Sermaye Piyasası Kurulu olarak ülkemizin bölgesel ve küresel gücünü pekiştirmek için üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Türkiye Sermaye Piyasaları için önemli bir rolü olan Kongrede emeği geçenlere bu vesileyle teşekkür ederiz. Kongrenin piyasalarımızın güçlenmesine önemli katkı sağlayacağına olan inancımız tamdır” dedi.

Sektörün üst kurulu olarak, sermaye piyasası mevzuatını yapılan düzenlemelerle piyasa ihtiyaçlarını ve uluslararası piyasalardaki gelişmeleri yansıtacak şekilde güncellemeye devam ettiklerini vurgulayan Gönül, “Bu süreçte mevzuatımız ve uygulamalarımızın yanı sıra yatırımcılar ve ihraççılar tarafında da büyük gelişmeler yaşandı. Hem arz hem de talep tarafında borsamıza teveccüh devam ediyor. Bugün gelinen noktada, sermaye piyasası araçlarına yatırım yapan yaklaşık 11 milyon ve bireysel emeklilik sisteminde tasarrufu olan yaklaşık 14 milyon yatırımcı bulunmaktadır” diye konuştu.

Halka açılan şirketlere 47,2 milyar TL fon sağlandı

Şirketlerin de halka açılarak sermaye piyasalarından fon temin etmeyi sürdürdüğüne dikkat çeken Gönül, halka arzlara ilişkin şunları söyledi: “2022 yılında 44 şirketin ilk halka arz izahnamesi onaylanmıştır. Bu şirketler halka açılarak piyasadan 23 milyar TL’yi aşkın fon temin etmiştir. Bu yılın eylül ayı sonu itibarıyla 34 şirketin ilk halka arz izahnamesi onaylanmıştır. 33 şirketin halka arzı gerçekleşmiş olup, 1 şirketin süreci devam etmektedir. Halka açılan şirketler piyasadan 47,2 milyar TL fon sağlamıştır. Halka açık şirket sayısı 634 olup, borsada işlem gören şirket sayısı 521’dir.”

“Dokuz ayda 508,9 milyar TL’lik borçlanma aracı ve kira sertifikası ihracı gerçekleşti”

Özel sektör borçlanma araçları ile kira sertifikalarının da sermaye piyasasından finansman sağlayan önemli araçlar olduğunu belirten Gönül, “Bu araçlar, orta ve uzun vadeli finansman sağlamak için şirketlerimize banka kredilerine alternatif ürünler olmaktadır. 2022 yılında 461,8 milyar TL borçlanma aracı ve kira sertifikası ihracı yapan şirketlerimiz, Ocak-Eylül 2023 döneminde 508,9 milyar TL borçlanma aracı ve kira sertifikası ihracı gerçekleştirmiştir” dedi.

“Yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonlarındaki tasarruf 2 trilyon TL’ye ulaştı”

“Sermaye piyasamızın derinleşmesi için fon piyasasının gelişmesi elzemdir” diyen Gönül şunları söyledi: “Kurumsal yatırımcılar tarafından yönetilen profesyonel portföyler, gerek piyasanın gelişmesi gerekse bireysel yatırımcıların tasarruflarını daha rasyonel yönetebilmesi açısından önemlidir. Bu yılın Eylül sonu itibarıyla toplam 1.349 adet menkul kıymet yatırım fonu, 377 adet emeklilik yatırım fonu ve 21 adet borsa yatırım fonu olmak üzere 1.747 adet fon bulunmaktadır. 2023’ün Eylül sonu itibarıyla menkul kıymet yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonlarındaki tasarruf düzeyi yaklaşık 2 trilyon TL olmuştur. Aynı dönemde portföy yönetim şirketlerimiz tarafından yönetilen fonların toplam büyüklüğü de 2.66 trilyon TL’ye ulaşmıştır. Girişim sermayesi yatırım fonlarının sayısı 262’ye, fon toplam değeri 83.3 milyar TL’ye yükselirken, gayrimenkul yatırım fonlarının sayısı 148’e, fon toplam değeri 47 milyar TL’ye yükselmiştir.

SPK tarafından sermaye piyasalarına kazandırılan kitle fonlaması sistemine de dikkat çeken Gönül, “Kitle fonlaması, ülkemizde katma değeri ve rekabet edebilirliği yüksek teknolojik ürün ve hizmet üretimini planlayan iş fikirleri ile girişim şirketlerinin ihtiyaç duyduğu finansal kaynakların toplanması amacıyla oluşturulan bir yatırım sistemidir. Mevcut durum itibariyle 12 adet kitle fonlaması platformu bulunmaktadır. Bu platformlar aracılığıyla toplanan fon değeri 681.8 milyon TL olmuştur. Payları dağıtılan şirket sayısı 91, yatırımcı sayısı da 26 bin 610’a ulaşmıştır” diye konuştu.

SPK’dan Finansal Okuryazarlık Portalı

Sermaye piyasalarının hızlı bir gelişme gösterdiği ve yatırımcı sayısının da ciddi anlamda arttığını belirten Gönül, finansal okuryazarlık seviyesinin artırılmasının daha da önemli hale geldiğini vurguladı. Finansal Okuryazarlık düzeyinin artırılması için ilk-orta-lise ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitim seminerleri, resim ve kompozisyon yarışmaları düzenlediklerini kaydeden Gönül, “Ev hanımları ve kadın girişimciler için de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile bir protokol çalışması yapmaktayız. Finansal Okuryazarlık adına çok önemli bir projeyi de bu ay içinde hayata geçireceğiz. Kurulumuz liderliğinde Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu tarafından bireylerin finansal okuryazarlık seviyesinin artırılmasına yönelik Finansal Okuryazarlık Portalı’nın açılışını yapacağız” dedi.

“İstanbul Finans Merkezi ile bölgesel ve küresel bir merkez olacağız”

İstanbul Finans Merkezi’nin önemine değinen Gönül, “Piyasalarımızdaki nitel ve nicel gelişmeler, teknolojik gelişmelerin yakın takibi, İstanbul Finans Merkezi’nin bölgesel/küresel bir merkez olmaya ne kadar yakın olduğunu göstermektedir. İstanbul Finans Merkezi; ülkemizin finansal hizmet ihracatının artmasına, rekabetçi bir finansal ekosistemin oluşmasına, uluslararası finans sistemi entegrasyonuna, finansal piyasaların derinleşmesine ve katılım finans ekosisteminin gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. Millî Eğitim Bakanlığı ile yapılan iş birliğiyle İstanbul Finans Merkezi’nde “Sermaye Piyasası ve Finans Mesleki Anadolu Lisesi” açmayı hedefliyoruz. Böylece sektöre genç yaştan itibaren nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi ve istihdam etmeyi amaçlıyoruz. Bundan bağımsız olarak “İFM Finans Akademisi” projesini İFM Yönetimi ve paydaşlarla hayata geçirerek, üniversite mezunlarına ve sektör profesyonellerine eğitim ve sertifika programları yapmak da hedeflerimiz arasındadır” diye konuştu.

“Elektronik Başvuru Sistemi hayata geçiyor”

Cumhuriyetin ikinci asrına girerken Sermaye Piyasası Kurulu’nun altyapısında da büyük yatırımlar yapmaya devam ettiklerini ifade eden Gönül, “Bugün itibarıyla bir projemizi daha hayata geçirdiğimizin müjdesini vermek isterim. ‘Elektronik Başvuru Sistemi (eBaşvuru) ile şirketlerimizin başvurularını elektronik ortamda almaya başlayacağız. e-Başvuru projesi ile Kurulumuza yapılan başvuruların sonuçlanma süresi kısalacak, kırtasiye azalacaktır. İlk etapta Portföy Yönetim Şirketleri ve Yatırım Ortaklıkları, Kurulumuza e-Başvuru uygulaması üzerinden başvuru yapabilecek. 2024 yılının ilk ayından itibaren de Kurulumuza tabi tüm kurum, kuruluş ve ortaklıklarının hâlihazırda 250’nin üzerinde başvuru çeşidi elektronik ortamda yapılmaya başlanacaktır. Elektronik Başvuru ile Kurulumuza yapılacak başvuruların daha kısa sürelerde sonuçlandırılması hedeflenmektedir” dedi.

SPK Başkanı Ömer Gönül’den yatırımcılara uyarılar

Tasarruflarını Borsa İstanbul’da değerlendiren yatırımcılara yönelik uyarılarda da bulunan Gönül, şunları söyledi: “Sosyal medya dolandırıcılığı çağımızın en önemli problemi. Yatırımcılar, sosyal medya mecralarında oluşturulan üyelik bazlı gruplar ve sohbet odalarına karşı dikkatli olmalı ve buralardan uzak durmalıdır. Tüyo ve duyum adı altında menfaat elde etmek isteyenlere itibar etmemelidir. Tasarruf sahipleri orta ve uzun vadeli yatırım yapmalı, şirketlerin finansal tablolarını incelemeli, gerekiyorsa profesyonel destek almalıdır. Yatırımcılar, özellikle ilk halka arzlarda Kurulumuzca onaylanan izahnameleri detaylı incelemeli, şirketin değerine bakmalı, mali tablolarını çok iyi incelemeli ve kararlarını buna göre vermelidir.”

“Borsa İstanbul olarak iş yapma modelimizi değiştirdik”

Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun
Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun

Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun ise yaptığı konuşmada, Borsa İstanbul olarak iş yapma modellerini değiştirdiklerini söyledi. Ergun, “Ülkemizin büyümesinin temel dinamosu olan üretim, yatırım, ihracat ve istihdam oluşturan şirketlerimizi, büyümelerinin finansmanını halka arz yoluyla sağlayabilmeleri için tek tek ziyaret ediyor ve Borsamıza davet ediyoruz. Artık sadece, şirketlerin halka arz başvurusunu değerlendiren bir borsa değiliz. Şirketlerin halka arz başvurusundan önce, karar aşamasında ve hazırlık aşamasında da destek veren bir Borsayız. Bu kapsamda, son üç senede Borsamızda 130 şirket işlem görmeye başladı. Bu şirketlerin halka arzından 93 milyar TL kaynak sağlandı. Son üç senede yaklaşık 4.500 adet borçlanma aracı işlem görmeye başladı ve bu ihraçlardan yaklaşık 950 milyar TL kaynak sağlandı. Şirket sayımız üç sene önce 394 iken 522’e yükseldi. Günlük ortalama işlem hacmimiz üç sene önce 26 milyar TL iken bu sene 131 milyar TL oldu” dedi.

“Sürdürülebilir alanında ve katılım finansı alanında 64 fon kuruldu”

“Piyasalar büyürken, Borsa İstanbul olarak, sunduğumuz finansal hizmet ve ürünlerimizi artırmaya devam ediyoruz” diye konuşan Ergun, sözlerine şöyle devam etti: “Sürdürebilirlik alanında ve katılım finansı alanında hesapladığımız endekslerin sayılarını ve çeşitliliğini arttırıyoruz. Böylece bu endekslere dayalı 64 adet fon kurulmasına imkân sağlamış olduk. Hesapladığımız tüm endekslerin IOSCO kriterlerine uyumu için çalışmalarımızı bitirdik ve ESMA’ya başvuru hazırlıklarımızı tamamladık. Diğer yandan, yabancı yatırımcılar ile kurumsal iletişimi güçlendirmek için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, bir taraftan birebir görüşmeler yaparkan, diğer taraftan ISLA ve ICMA gibi kurumsal yapılar dâhilinde görüşmeler yapıyoruz. Abu Dabi, Dubai ve Nasdaq gibi borsalar üzerinden teknoloji ihracatımızı ve ticari ilişkilerimizi geliştirerek, yabancı yatırımcılar ile kurumsal iletişimimizi güçlendiriyoruz. Ayrıca, Dünya Borsalar Federasyonunun yönetim kurulunda yönetim kurulu üyesi olarak ve tüm alt çalışma komitelerinde aktif görev alarak, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı Borsalar Forumunun genel sekretaryasını yürüterek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

“Girişim Sermayesi Pazarı ile halka açılmayı düşünen şirketlere finansman desteği”

Borsa İstanbul olarak bu yıl ‘Girişim Sermayesi Pazarı’na yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını da vurgulayan Korkmaz Ergun, “Girişim Sermayesi Pazarı, gelecekte halka arzı düşünen şirketlerin, büyümeleri için gerekli olan finansmanı sağlayabilmeleri için sermaye artırımı yoluyla, kurumsal yatırımcılara ve nitelikli yatırımcılara ihraç yaparak işlem görebileceği bir pazardır. Böylece, daha sağlıklı büyüyen ve kurumsallaşan bu şirketlerin halka arza hazır hale gelmeleri hedeflenmektedir” diye konuştu. 

“Borsa İstanbul’un en önemli iş ortakları aracı kurumlardır”

Ergun, Borsa İstanbul’un küresel rekabette yerini alabilmek için finans teknolojisinin sürekli yenilendiğini söyledi. Ergun, “Kaynak kodları tamamıyla Borsa İstanbul’a ait olan BİSTECH sistemimiz ile yatırımcılarımıza güvenli ve hızlı piyasa erişimi hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda veri merkezinin genişletildiği, farklı ihtiyaçlara göre alternatif erişim imkânları sağlıyoruz. Sunduğumuz bu hizmetler, uluslararası standartlarda bir Borsa olduğumuzu gösteriyor. Borsa İstanbul piyasaları, uçtan uca tek bir platform üzerinde, piyasasıyla, takasıyla, saklamasıyla ve kaydi izlemesiyle entegre bir şekilde faaliyet gösteriyoruz. Piyasaların büyümesine odaklandığımız bir hedefle, Türkiye Yüzyılı vizyonunda İstanbul’un uluslararası finans merkezi konumuna güç katmaya devam edeceğiz. Bu süreçte, siz aracı kurumlarımız bizim en önemli iş ortaklarımızdır” dedi.

“Türkiye ekonomisinin taşıyıcı kolonlarından biri sermaye piyasaları olacak”

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztop
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztop

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztop, 7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve Dünya Yatırımcı Haftası açılışında yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını kutlamanın heyecanını ve gururunu yaşadığımız bugünlerde, bir asırlık muazzam deneyimle ikinci yüzyılı daha güçlü tasarlamanın azmi ve kararlılığı içerisindeyiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, güçlü sanayi ve teknolojik altyapısı, nitelikli hizmet sektörü, inovasyon ve iş geliştirme kültürüne sahip ülkemizde sermaye piyasalarının, Türkiye ekonomisinin taşıyıcı kolonlarından biri olacağına inanıyoruz” dedi.

Sermaye piyasalarının 40 yılda sağladığı finansmanla, ülkenin sürdürülebilir kalkınmasında ve şirketlerin gelişmesinde önemli rol oynadığına değinen Öztop, aynı zamanda yatırım kültürünün de geliştiğini belirtti. Öztop, ““Finans sektörümüzün en kapsayıcı meslek örgütü olan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak, sermaye piyasalarımızın şirketlere, yatırımcılara ve ülkemize sağladığı katkının katlanarak büyüyeceğinden eminiz. Kurumları, ürün ve hizmet çeşitliliği, teknolojik altyapısı, kaliteli beşeri sermayesi, tecrübeli yönetimi, gelişmiş düzenleme ve denetleme sistemi ve oluşturduğu yatırım ekosistemiyle dünya standartlarında bir yapıya sahip olan ülkemiz finans sektörünün, küresel anlamda da rolünün artacağına inanıyoruz” dedi.  

“Sermaye piyasalarına rekor ilgi”

“Hükümetimizin destekleyici politikaları, üyelerimizin dünya standartlarında sundukları hizmetlerin de katkısıyla gerek arz gerek talep tarafından gelen rekor ilgi sayesinde sermaye piyasalarımız son yıllarda bir büyüme ivmesi yakaladı, daha büyük ve derin hale geldi” diyen Öztop, sermaye piyasalarına olan yerli yatırımcı ilgisinin rekor düzeylere ulaştığını belirtti. 28 Eylül 2023 verilerine göre pay senedi ve yatırım fonları dahil toplam yatırımcı sayısının 11 milyona yaklaştığını ifade eden Öztop, “Gerek kolektif ürünlere gerek pay senetlerine yatırım yapan bireysel yatırımcılarımızın sayısını toplam nüfusumuza oranladığımızda da önemli bir artış olduğunu görüyoruz. Yatırımcı sayısını ülke nüfusumuza oranladığımızda da kısa bir dönemde gerçekleşen artışı görebiliyoruz. Şöyle ki 2010 yılında ülkemizde her 100 kişiden 1’i pay piyasası yatırımcısıyken, 2023 yılı Eylül ayında bu rakam 9 kişiye çıktı” diye konuştu.

“Sermaye tabana yayıldı”

Halka arzlara olan ilgiye paralel yatırımcı sayısının da hızla arttığını ifade eden Öztop, “Rakamlarla ifade edersek; geçen yıl Eylül sonu itibariyle 2.7 milyon olan bakiyeli pay yatırımcısı sayısı, bir yılda 5 milyon artarak bu yıl Eylül sonunda 7.8 milyon kişiye ulaştı. Piyasamıza yeni katılan yatımcıların daha genç yaş gruplarında olduğunu, kadınların katılımın arttığını memnuniyetle izliyoruz. Diğer yandan pay piyasamıza yatırım yapanların yarısının portföyünün 10 bin TL’nin altında olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle sermayenin tabana yayıldığını söyleyebiliyoruz” dedi.

“Sağlıklı yatırım için doğru kaynaktan sağlanan bilgiyi kullanın”

Sermaye piyasası araçlarının getiri sunduğu gibi riskler de içerdiğine dikkat çeken Öztop, şöyle konuştu: “Sağlıklı bir yatırım, doğru kaynaktan sağlanan bilgiye dayalı ve uzun vadeli bir bakış açısı ile mümkün. Yatırımcılarımız özellikle sosyal medyadan duyduklarını gerçek bilgi olarak kabul etmemeliler. Yatırım yapacakları ürünleri iyi tanıyıp, vade ve risk profillerini beklenti ve ihtiyaçlarına paralel şekilde belirlemeleri ve yatırımlarını çeşitlendirmeleri önemli. Yeterince bilgi ve deneyimi olmayan yatırımcılarımızın ise portföy yönetim şirketlerimiz tarafından profesyonelce yönetilen yatırım fonları aracılığıyla sermaye piyasasına yatırım yapmaları daha sağlıklı olacaktır.”

“Sermaye piyasalarından şirketlere 214 milyar liralık kaynak”

Yerli yatırımcı ilgisine paralel olarak şirketlerin de sermaye piyasalarından finansman sağlamaya yönelik eğilimlerinin güçlendiğini belirten Öztop, 2021’den bugüne gerçekleşen 130 halka arzla şirketlere, 93 milyar TL kaynak sağladığını vurguladı. Öztop, “Sermaye artırımları ve ikincil halka arzları da eklersek 2021 yılından Ağustos sonuna kadar sermaye piyasalarımız şirketlerimize toplam 214 milyar lirayı aşkın kaynak yarattı” dedi. Son zamanlarda artan halka arzlarla Borsa İstanbul’da işlem gören şirket sayısının 500’ü aştığını kaydeden Öztop, BİST TÜM Endeksi piyasa değerinin de 10 trilyon liraya yaklaştığını belirtti.

“Yabancı yatırımcı ilgisinin önümüzdeki dönemde güçleneceğini düşünüyoruz”

Türkiye sermaye piyasalarının son yıllarda sağladığı büyümeye rağmen küresel piyasalarla kıyaslandığında henüz arzu edilen noktaya varamadığını belirten Öztop, şöyle konuştu: “2022 yılsonu itibariyle Borsa İstanbul’un piyasa değeri, milli gelirimizin yüzde 36’sına ulaştı. Dünya sıralamasında yerimiz 37’inci sırada. Bu noktada sermaye piyasalarımızın büyümesi için güçlü bir fırsatın bulunduğunu görüyoruz. Bunun için yerli bireylerin yanı sıra yabancı kurumların da piyasamıza yatırımlarını artırması önemli. Hazine ve Maliye Bakanlığı’mızın uyguladığı politikaların da etkisiyle yeniden artmaya başlayan yabancı ilgisinin önümüzdeki dönemde güçleneceği kanaatindeyiz. Birlik olarak bizler de, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı verimli alanlara yönlendirilmesi, ülkemize fon akışının arttırılması için; sermaye piyasalarımızı ülkemizin potansiyeline uygun olarak geliştirmek, derinleştirmek ve daha cazip kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

TSPB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öztop, sermaye piyasalarının şirketlere pay ihracının yanı sıra özel sektör borçlanma aracı ihraçlarıyla da finansman çözümleri sunduğuna dikkat çekti. Son dönemde bankaların ve şirketlerin yurt içi ve yurt dışı tahvil ihraçlarında, onay süreçlerinin hızlanmasıyla beraber, büyük bir artış yaşandığını vurgulayan Öztop, “Mevcut para ve finans politikalarının sonucu yeniden dengelenme sürecinin sürdürülebilirliğine artan güvenle borçlanma araçlarımıza yabancı kurumsal yatırımcı ilgisinin önümüzdeki dönemlerde daha da artacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

“Teknoloji odaklı girişimlere doğrudan kaynak sağlayan girişim sermayesi yatırım fonlarındaki artışı çok önemsiyoruz”

Gelişmiş ülkelerde sermaye piyasasının en önemli aktörünün kurumsal yatırımcılar olduğunu vurgulayan Öztop, şunları söyledi: “Ülkemizde yatırım fonları sektörü portföy büyüklüğü anlamında yakın dönemde önemli bir büyüme sergiledi. Bu esnada portföy yönetim şirketlerimizin yatırımcılara sunduğu fon türleri çeşitlendi. Özellikle teknoloji odaklı girişimlere doğrudan kaynak sağlayan girişim sermayesi yatırım fonlarındaki artışı çok önemsiyoruz. Yönetilen portföy büyüklüğü artsa da, yatırımcı sayısındaki artış kısıtlı kaldı. Yatırım fonu yatırımcısı sayımız 4 milyon civarında. Diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda daha gidilecek çok yolumuz olduğunu görüyoruz. Emeklilik fonları tarafı ise son yıllarda özellikle otomatik katılım sistemi sayesinde 14 milyona yakın yatırımcıya ulaştı. Hükümetimizin Orta Vadeli Programda açıkladığı reformlarla uzun vadeli kurumsal yatırımcı tabanımızın daha da güçleneceğine inanıyoruz.”

“Kongre’nin teması ‘Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Güçlü Sermaye Piyasaları, Güçlü Türkiye’

Cumhuriyetin 100. yılı olması nedeniyle 7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin teması ‘Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Güçlü Sermaye Piyasaları, Güçlü Türkiye’ olarak belirlendi. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve Dünya Yatırımcı Haftası’nın bir arada yapılacağı hafta boyunca, dünya ve Türkiye gündeminde yer alan konular finans sektörünün önde gelen liderleri, ünlü akademisyen ve uzmanlar tarafından ele alınacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun desteklediği 7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve 7. Dünya Yatırımcı Haftası panellerinin tamamı 2-6 Ekim 2023 tarihleri arasında çevrim içi olarak sanal platform üzerinden izlenebilecek.

Dünya ve Türkiye gündeminde yer alan konular ele alınacak

Kongre kapsamında ele alınacak konular: “Dijitalleşme Finans Piyasalarında Ne Gibi Risk ve Fırsatlar Getiriyor?”, “Dijital Çağda Dönüşen Sermaye Piyasası Kurumları ve Fintekler”, “Cumhuriyetin İkinci Yüzyılına Girerken Geçmişten Geleceğe Sermaye Piyasaları”, “Türk Finansal Piyasaların Bölgesel Liderlik Yolculuğu”, “Şirketlerin Finansmana Erişiminde Sermaye Piyasası Alternatifleri”, “Sermaye Piyasalarımızda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Kurumsal Düzeyde İzlenmesi Gereken Stratejiler ve Politikalar”, “Girişimcilik Ekosistemi ve Girişimciliğin Finansmanı”, “Deprem Ertesi Yeniden Yapılanmada Kentsel Dayanıklılık: Etki İçin Geliştirme ve Sermaye Piyasaları Aracılığıyla Finansman”, “Düşük Karbon Ekonomisine Geçişte Türkiye’nin Yol Haritası ve Sermaye Piyasaları Yoluyla İklim Finansmanı”, “Türkiye Sermaye Piyasasının Rekabet Gücünün Artırılmasında Sürdürülebilirliğin Yeri”, “Yatırımcılar İçin Sermaye Piyasası Okuryazarlığının Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması”. Panellerde, alanında uzman konuşmacılar geniş bir bakış açısıyla bilgi, fikir ve deneyimlerini paylaşacak.

Katılımcılara özel hediyeler

Tamamı çevrim içi yapılacak panelleri takip eden katılımcılara bu yıl da çeşitli hediyeler verilecek. Katılımcılar için sponsorlar tarafından 2.000’e yakın hediye hazırlandı. Beş gün boyunca düzenlenecek paneller ile söyleşileri çevrim içi olarak izleyen katılımcılar, stant ziyaretlerinden de kazandıkları puanlarla hediye almaya hak kazanacak.

Sponsorlar tarafından sunulan hediyeler arasında; bir katılımcıya “Cuma-Pazar iki kişilik KKTC’de Tatil (Ulaşım Hariç KKTC Transferleri Dâhil)”, bir katılımcıya “Finansal Analist Okulu Sertifika Programı”, 500 katılımcıya (bir ay süreli) “Mobil IQ”, 500 katılımcıya (bir ay süreli) “Web Trader”, 250 katılımcıya (bir ay süreli) “Matrix IQ”, 15 üniversite öğrencisine “4’er Seans Kariyer Koçluğu”, 20 insan kaynakları yöneticisine “CharacterIX Kişilik Envanteri Uygulaması”, 250 katılımcıya (bir ay süreli) “Magnus Yatırım Yönetimi Platformu”, 150 katılımcıya “Borsada Tek Başına Kitabı”, 3 katılımcıya (bir ay süreli) “Queenstocks Professional”, beş katılımcıya (bir ay süreli) “Haber Expert”, beş katılımcıya (bir ay süreli) “Finnet Teknik Analist 4.0”, 15 katılımcıya (bir ay süreli) “Stockeys Pro”, 30 katılımcıya (bir ay süreli) “Finnet2000 Plus”, 10 katılımcıya (bir ay süreli) “Fonbul+”, 10 katılımcıya (bir ay süreli) “Fonbul+ Yatırım”, 10 katılımcıya (bir ay süreli) “Fonbul+ Emeklilik”, 10 katılımcıya (ömür boyu) Analiz Yöntemleri ile Kripto Yatırımı (Mustafa Küçükakarsu), 10 katılımcıya (ömür boyu) “Yeni Başlayanlar İçin Borsa” (Tuncay Turşucu), 10 katılımcıya (ömür boyu) “A’dan Z’ye Yatırımcılık” (Yaşar Erdinç), üç katılımcıya (bir ay süreli) “Firma Değerleme BİST Firmaları”, altı katılımcıya (bir ay süreli) “Fastweb Mali Analiz Pro” yer alıyor.

7. Dünya Yatırımcı Haftası 5-6 Ekim Tarihlerinde Kutlanacak 

Uluslararası Menkul Kıymet Komisyonları Örgütü (IOSCO) tarafından yatırımcıların bilgilendirilmesi amacıyla desteklenen ve aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 87 ülkede kutlanan Dünya Yatırımcı Haftası her yıl Ekim ayında çeşitli etkinliklerle gerçekleşiyor. Bu yıl yedinci kez kutlanacak olan Dünya Yatırımcı Haftası, 5-6 Ekim 2023 tarihleri arasında kutlanacak. Sermaye Piyasası Kurulu ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği iş birliğinde bireysel yatırımcılara yönelik çevrim içi gerçekleştirilecek panellerde 40’a yakın uzman konuşmacı yer alacak. Panellerde; “Makro Göstergeleri Yorumlayarak Yatırım Yapmayı Uzmanına Sor”, “Hisse Alım Satımında İdeal Zamanı Uzmanına Sor”, “Portföy Oluşturmayı Uzmanına Sor”, ”Temettü Yatırımını ve Sermaye Arttırımını Uzmanına Sor”, “Piyasa ve Sosyal Medya Dolandırıcılığından Korunma Yollarını Uzmanına Sor”, “Yatırım Fonları ve BES ile Yatırımı Uzmanına Sor”, “Yatırımcı Psikolojisini Uzmanına Sor”, Halka Arzda Doğru Yatırım Tercihini Uzmanına Sor” konuları, yatırımcıların bilgilendirilmesi amacıyla sektörün önde gelen uzmanları ve akademisyenler tarafından ele alınacak.

Tesla, Çin’de aynı fiyata daha güncel bir Model Y’yi piyasaya sürüyor!

Tesla‘nın Çin ekibi, Pazar sabahı bir WeChat gönderisinde, öncekiyle aynı başlangıç ​​fiyatını koruyan tasarım ve performans ayarlamalarına sahip yeni bir Model Y piyasaya sürdüğünü duyurduYeni otomobil, şirketin geçen ayın başında Avrupa’da da satışa çıkan yenilenen “HighlandModel 3‘ü Çin’de piyasaya sürmesinin ardından geldi.

Tesla’nın Çin web sitesine göre Model Y artık 0-100 km/saat hıza 5,9 saniyede ulaşıyor ve Bloomberg’in raporunda bunun eskisinden biraz daha hızlı olduğu belirtiliyor. Otomobil, yenilenen Model 3’te olduğu gibi yeni tekerleklere ve ön panelde bir ortam LED aydınlatma şeridine sahip.

Arabanın fiyatı 263.900 yuan’dan (yaklaşık 996.821,82 Türk Lirası) başlıyor ve şirket 299.900 yuan’a (yaklaşık 1.132.803,57 Türk Lirası) uzun menzilli bir versiyon, 349.900 yuan’a (yaklaşık 1.321.667,12 Türk Lirası) ise yüksek performanslı bir versiyon sunuyor. Tesla, güncellenmiş Model Y’yi veya Model 3’ü ABD’de duyurmadı. 

[Bkz url=https://www.techinside.com/tesla-hindistan-uzerinde-buyuk-planlar-kuruyor/]

Tesla, son zamanlarda dünya liderleriyle yaptığı görüşmeler ve çeşitli ülkelerden aldığı davetler ile de gündemde. Geçtiğimiz günlerde ülkemizin Cumhurbaşkanı Recep Tayip ERDOĞAN ile de görüşen Tesla patronu Elon Musk’a Hidistan dahil birçok ülkeden yeni yatırım çağrısı geldi.

Erdoğan ve Musk arasında gerçekleşen görüşmenin ardından Musk, gelecek sene gerçekleşecek olan TEKNOFEST’e katılacağını duyurdu. Bu haber görüşmenin olumlu geçtiği ve Türkiye için potansiyel yatırımlar olarak yorumlandı.

Elon Musk, Tesla’nın bir sonraki yatırım durağını henüz açıklamadı.

ABD Enerji Bakanlığı jeotermal enerjinin maliyetini düşürmeye çalışıyor!

ABD Enerji Bakanlığı DOE, Geliştirilmiş Jeotermal Atış’lar yoluyla Amerikan toplumuna güvenilir, temiz güç sağlamak ve güçlü bir yerel jeotermal endüstrisi için fırsatları genişletmek için Dünya’nın neredeyse tükenmez ısı kaynaklarının kilidini açmayı amaçlıyor. 

Bunun küçük bir kısmını bile ele geçirmek, 40 milyondan fazla Amerikan evine uygun maliyetle elektrik sağlayabilir. EGS aynı zamanda jeotermal ısıtma ve soğutmanın yaygın şekilde uygulanmasına yönelik teknolojileri de mümkün kılabilir, bu da binaların ve tüm toplulukların karbondan arındırılmasına daha fazla olanak tanır.

ABD Enerji Bakanı Jennifer M. Granholm, “Amerika Birleşik Devletleri ayaklarımızın altında çok büyük bir jeotermal enerji kaynağına sahip ve bu program, bu gücü Amerikan evlerine ve işyerlerine getirmeyi ekonomik hale getirecek.” dedi.

DOE, ülkenin tüm jeotermal potansiyeline erişmesine ve Gelişmiş Jeotermal Atış hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak araştırma ve geliştirmeye yatırım yapıyor. Son yatırımlar arasında, DOE’nin Jeotermal Enerji Araştırmaları Sınır Gözlemevi (FORGE) saha laboratuvarı için EGS yeniliklerini teşvik etmeye yardımcı olacak 44 milyon dolar ve hem EGS’yi hem de geleneksel jeotermalleri geliştirmek için petrol ve gazdan en iyi uygulamaları aktarmak için 165 milyon dolara kadar yatırımlar yer alıyor. 

Başkan Biden‘ın İki Partili Altyapı Yasası, farklı coğrafyalarda ve jeolojilerde EGS hakkında değerli bilgiler sağlayacak dört pilot EGS tanıtım projesini desteklemek için 84 milyon dolarlık finansmanla EGS’yi geliştirme çalışmalarını da destekliyor.

EGS, özellikle kırsal topluluklar için ABD’nin ekonomik büyümesinin güç merkezi olma potansiyeline sahip genç bir teknoloji. Jeotermal işlerin çoğu doğası gereği yerel ve yerli işgücü tarafından yapılması gereken kuyu açma ve inşaatla ilgili. Jeotermal endüstrisi ve iş gücü de petrol ve gaza benzer ve vasıflı işçilerin yanı sıra tüm toplulukların ve ekipmanların fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçiş yapması için bir fırsat sunuyor.

Geliştirilmiş Jeotermal Atış, iklim kriziyle mücadelede kalan en büyük bilimsel ve teknik engellerin yıkılmasına yardımcı olmak amacıyla DOE’nin Energy Earthshots™ Girişimi kapsamında duyurulan dördüncü atış. Energy Earthshots, Biden-Harris Yönetiminin 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedefini desteklerken aynı zamanda iyi maaşlı sendikal işler yaratıyor ve ekonomiyi büyütüyor. Daha önce duyurulan Energy Earthshots hidrojen, karbon negatif çözümler ve uzun vadeli enerji depolamaya odaklanıyor.

Jeotermal enerji şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 3,7 gigawatt elektrik üretiyor, ancak önemli miktarda jeotermal enerjiye mevcut teknolojiyle erişilemiyor. EGS sondajını ve mühendisliğini ilerletmeye yönelik araştırma ve inovasyon, bu kaynakların kilidini açabilir ve şebekeye yeni, temiz elektrik sunabilir. 

EGS nedir?

Basitleştirilmiş haliyle EGS, jeotermal enerjiyi yüzeye çekmek için gerekli sıvı akışından yoksun olan doğal olarak ısıtılmış kayalara derin yeraltındaki sıvının enjekte edilmesiyle gerçekleştirilen, insan yapımı yer altı rezervuarları oluşturma işlemidir.

EGS kaynakları yeraltının derinliklerinde, en az 4.000 fitte bulunuyor. Koşullar aşırı (yüksek sıcaklıklar, sıcak ve aşındırıcı kayalar ve aşındırıcı ortam) ve önemli bilinmeyenleri de beraberinde getiriyor. Geliştirilmiş Jeotermal Atış, yeraltını daha iyi anlamak, daha fazla kuyuyu daha hızlı delmek için mühendisliği geliştirmek; daha büyük kuyular ve enerji santralleri ile daha fazla enerji yakalamak için araştırma, geliştirme ve gösterileri agresif bir şekilde hızlandırarak bu zorlukların üstesinden gelmeyi amaçlıyor.

DOE, eyalet ve yerel toplulukları, endüstriyi ve diğer paydaşları dahil etmek için Gelişmiş Jeotermal Atış Zirvesi düzenlemeyi planlıyor. DOE, en son teknolojiyi geliştirmek ve temiz enerji geçişini desteklemek için gereken iş gücünü geliştirmek amacıyla Ulusal Bilim Vakfı gibi diğer Federal Kurumlarla ortak çalışmaya devam edecek.

AI çiplerine ilişkin soruşturma yapılmıyor!

Avrupa Komisyonu Fransız rekabet otoritesinin rekabete aykırı uygulamalar iddiasıyla Nvidia’ya baskın yapmasından günler sonra yaptığı açıklamada, AB antitröst düzenleyicilerinin yapay zeka için kullanılan çiplerle ilgili resmi bir soruşturma başlatmadığını söyledi.

AB yöneticisinin bir sözcüsü, konu hakkında soru sorulduğunda Reuters’e gönderdiği bir e-postada, “Bahsettiğiniz konuyla ilgili Komisyon tarafından resmi bir soruşturma yapılmadı” dedi.

Geçen hafta Bloomberg News, AB antitröst gözlemcisinin grafik süreç birimleri pazarındaki potansiyel olarak kötü niyetli uygulamalar hakkında gayri resmi olarak görüş topladığını söyledi.

Yapay zeka

Yapay zeka teknolojileri bu kadar anormal bir ölçekte gelişiyor ve yanında dev bir pazar getiriyorken söz konusu soruşturma yapılmış olsaydı da gayet yerinde olurdu. Yeni ve oldukça büyük bir sektör, başkalarını eze eze kendine yer açıyor; böyle bir ortamda düzenleyicilere büyük rol düşüyor.

Yapay zekanın kendisi ile ilgili öngörüler oturmaya başladı ve AB özelinde de, dünya genelinde de; yasal zemine oturtmak, sınırlamaları belirlemek adına ilgili adımlar atılıyor. İlgililerin açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki 2 yıl bu düzenlemelerin oturtulması ile geçecek gibi görünüyor.

Türksat’ın Uluslararası Uzay Federasyonu’na üyeliği tescillendi

0

Türkiye’nin teknoloji atılımı tüm hızıyla devam ediyor. Bir yandan yerli üretime verilen önem artarken bir yandan da uluslararası iş birliklerinin sayısı artıyor. Son olarak bu doğrultuda ülkemizin ulusal uydu operatörü Türksat, 77 ülkede 513 üyesiyle dünyanın önde gelen uzay ve astronomi kuruluşu olan Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF)’nun üyesi oldu. İşte ayrıntılar…

Türksat’ın IAF’ye Üyeliği tescillendi

Türksat, 77 ülkede 513 üyesiyle dünyanın önde gelen uzay ve astronomi kuruluşu olan Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF)’nun üyesi oldu. 74’üncü Uluslararası Astronomi Kongresi IAC 2023’te düzenlenen IAF Genel Kurulu’nda yerli şirketin üyeliği, oy birliğiyle kabul edildi.

Şirketin IAF’ye üye olması, Türkiye’nin uzay çalışmalarına verdiği önemin oldukça önemli bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Bildiğiniz üzere IAF, uzay araştırmaları ve teknolojilerinin geliştirilmesi için uluslararası işbirliğinin sağlanmasına öncülük ediyor. 

Konuyla ilgili şirketin açıklamasında ise şu ifadelere yer verildi:

Türksat, 77 ülkede 513 üyesiyle dünyanın önde gelen uzay ve astronomi kuruluşu, Uluslararası Uzay Federasyonu IAF’nin üyesi oldu. 74’üncü Uluslararası Astronomi Kongresi IAC 2023’de düzenlenen IAF Genel Kurulu’nda Türksat’ın üyeliği, oy birliğiyle kabul edildi. Türksat, became a member of the International Astronautical Federation (IAF), the world’s leading space and astronomy organization with 513 members in 77 countries. Türksat’s membership in the IAF was unanimously accepted at the IAF General Assembly held at the 74th International Astronomy Congress IAC 2023.

Türksat’ın IAF’ye üye olması, Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine ulaşmak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. IAF’nin sağladığı avantajlardan yararlanarak, şirket Türkiye’nin uzay alanındaki gücünü ve etkinliğini artırmaya devam edecek.

mRNA aşısının mucitleri, 2023 Nobel Tıp Ödülü’nün kazananı oldu!

Ödül, “COVID-19’a karşı etkili mRNA aşılarının geliştirilmesini sağlayan nükleozid baz modifikasyonlarını” keşfettiği için verildi. Ödül, kazananlar arasında paylaştırılacak olan 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 27.463.271,69 Tl) değerinde. 

Ödül, bu bilim adamlarının yeni bir aşı türü oluşturmak için mRNA’nın nasıl kullanılacağını anlamalarına nasıl yardımcı olduklarını takdir ediyor. Bu teknolojinin, COVID-19 salgınının ilk yıllarında oyunun kurallarını değiştirdiği kanıtlandı. COVID-19 mRNA aşılarının dünya çapında milyonlarca hayat kurtardığı inkar edilemez. 

Aldıkları ilk ödül değil

Profesör Katalin Karikó ve Drew Weissman, şu an COVID-19 aşısının ötesine geçen RNA aracılı bir mekanizma üzerinde çalışıyor ve bu mekanizma, diğer tedaviler için inanılmaz bir potansiyele sahip. İkili ayrıca çalışmaları nedeniyle 2022 Atılım Ödülü‘nü de aldı. 

Profesör Karikó, bu RNA teknolojisini geliştirmenin onlarca yıl boyunca yaşanan önemli zorlukların üstesinden gelmesi gerektiğini belirtti. Ancak teknolojinin şimdi nasıl inanılmaz bir potansiyel gösterdiğini vurguladı. mRNA teknolojisi yalnızca koronavirüs, HIV ve Ebola gibi patojenlerle mücadelede değil, aynı zamanda kanser ve lösemi gibi hastalıkların tedavisinde de önemli bir araç olarak görülüyor. Bu çalışmanın potansiyeli gerçekten inanılmaz. 

Profesör Karikó, konuyla ilgili: “Bu sadece bilim adamlarının hayal gücüne kalmış. Bir fikir buluyorlar ve fikirleri ne olursa olsun keşfetmek için mRNA’yı kullanıyorlar” dedi.

Facebook davranışsal reklamcılığı yasaklanacak mı?

Norveç, Meta’nın Facebook ve Instagram’da reklam yayınlamak için kullanıcı verilerini toplamasına (davranışsal reklamcılık) yönelik ülke çapındaki yasağın kalıcı hale getirilmesi ve tüm Avrupa’ya yayılması gerektiğine inandığını açıklayarak, Avrupa Veri Koruma Kurulu’na (EDPB) başvurdu. Meta ise böyle bir karara ihtiyaç olmadığını, yasal mevzuatlara uyum konusunda zaten İrlanda Veri Koruma Komisyonu başta olmak üzere düzenleyiciler ile sürekli temas halinde olduklarını öne sürüyor.

Norveç Veri Koruma Kurumu Datatilsynet, geçtiğimiz yıl Aralık ayında Meta’nın Facebook ve Instagram’da reklam yayınlamak için kullanıcı verilerini toplamasının (davranışsal reklamcılık) yasal olmadığı konusunda uyarmış ve Meta da bu konuda bazı değişiklikler yaptığını açıklamıştı. Ancak Temmuz ayında yayınlanan AB Adalet Divanı kararıyla birlikte, Norveçli otoriteler yeni bir yasal düzenlemeye gittiler. Bu bağlamda düzenleyici kurum, Meta’ya 4 Ağustos tarihinden itibaren bu yasağa uymaması halinde günlük bir milyon Kron (yaklaşık 94.000 dolar) para cezası keseceklerini duyurdu. Cezalar kesilmeye başlandı ancak, bu cezalara dayanak noktası oluşturan kararın geçerliliği 3 Kasım’da sona eriyor. Norveç şimdi AB’den “bağlayıcı bir karar” talebinde bulunuyor.

Davranışsal reklamcılık Avrupa genelinde yasaklanabilir

Norveç AB üyesi olmamakla birlikte Avrupa ortak pazarının bir parçası durumunda. Avrupa’nın en üst mahkemesi olan AB Adalet Divanı, ortak pazar içindeki yasaların uygulanması ve yorumlanmasının Avrupa anlaşmalarına uygun olmasını (bu kısım Norveç için de geçerli) ve AB tarafından kabul edilen mevzuatın tüm AB üyesi ülkelerde aynı şekilde uygulanmasını sağlamakla görevli. Dolayısıyla Norveç’in yaptığı başvuru, tüm Avrupa’da geçerli ve kalıcı bir yasağa sebep olabilir.  

Meta bu tartışmalar ilk başladığında kullanıcıların hizmetlerine kayıt olurken “hükümler ve koşullar” kısmına tıklayarak hedefli reklamlar için zaten rıza verdiklerini savunmuştu. Ancak AB Adalet Divanı bu argümanı kabul etmedi ve Temmuz ayında açıkladığı kararda Meta’nın davranışsal reklam ağını oluştururken ırk ve etnik köken, dini aidiyet, cinsel yönelim gibi “korunan” verileri de topladığını ve bunun yasa dışı olduğunu açıkladı.

Aslında yıllardır çeşitli sebeplerle Avrupa ve İngiltere’de GDPR (bizdeki KVKK benzeri kişisel veri korunum yasaları) davalarıyla uğraşan Meta, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada kişisel hedefli reklam sunumu öncesinde kişisel verilerin kullanımı için AB ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (Norveç, İsviçre, İzlanda ve Liechtenstein) üyesi ülkelerdeki bu kişilerden açık rıza isteyeceğini duyurmuştu.

Facebook’un ana şirketinin bir sözcüsü, “Meta’nın AB ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği’nde reklamcılık için yasal rıza temeline geçmeyi zaten taahhüt ettiği göz önüne alındığında” Norveç makamının eylemleri karşısında şaşırdığını ifade ediyor ve ekliyor: “AB’deki baş düzenleyicimiz İrlanda Veri Koruma Komisyonu aracılığıyla bu konuda ilgili veri koruma yetkilileriyle aktif görüşmelerimiz devam ediyor ve zamanı geldiğinde daha fazla bilgi paylaşacağız.”

Ülkemizde de KVKK ihlallerine 232 milyon TL ceza uygulandı

Ülkemizde de kişisel verilerin gizliliği konusunda son yıllarda kayda değer adımlar atıldı. Örneğin geçtiğimiz aylarda 6. e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi, KVKK Merkez Binası’nda “Yapay Zeka ve Kişisel Verilerin Korunması” temasıyla gerçekleştirildi. Zirve’de konuşan Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir Yapılan incelemeler sonucunda Türkiye’de KVKK ihlalleri nedeniyle toplam 232 milyon Türk lirası idari para cezası uygulandığını açıklamıştı.

Microsoft Bing Chat kötü amaçlı reklamlarla malware yayıyor!

Microsoft, Şubat ayında Bing Chat yapay zeka arama asistanını tanıttı ve bir ay sonra maliyetleri karşılamaya yardımcı olmak için yanında reklamlar yayınlamaya başladı. Ancak Microsoft’un kendi reklam platformu tarafından sunulan bu reklamlardan bazılarının kötü amaçlı olduğu ortaya çıktı. Güvenlik birimi Malwarebytes geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Bing Chat konuşmaları aracılığıyla dağıtılan zararlı reklamları tespit ettiğini duyurdu.

Malwarebytes tehdit istihbaratı direktörü Jérôme Segura bir yazısında “Reklamlar bir Bing Chat görüşmesine çeşitli şekillerde eklenebilir. Bunlardan biri, kullanıcının bir bağlantının üzerine gelmesi ve organik sonuçtan önce bir reklamın görüntülenmesidir,” diyor.  Bu özel kötücül reklamlar, herhangi bir zararın oluşması için önce kullanıcı eylemi gerektirmekte, yani kurbanın reklama tıklaması gerekiyor. Kötücül reklam tarayıcıyı başka bir siteye yönlendiriyor ve bu site kullanıcının herhangi bir yasal servise ait (örneğin bankacılık uygulaması, alışveriş sitesi veya e-devlet uygulamaları gibi) giriş bilgilerini çalmak için kullanılıyor.

Microsoft, malware tespit ettikçe kaldırıyoruz diyor

Microsoft konuyla ilgili olarak “İçerik politikalarımız aldatıcı, hileli ya da kullanıcılar için zararlı olabilecek reklam içeriklerini yasaklamaktadır. Bu tip içeriklerin tespit edilir edilmez kaldırıldığını ve reklam verenin tespit tarama sürecimizin bir parçası olarak ağlarımızdan engellendiğini söyleyebiliriz. Benzer hesaplar için reklam ağımızı izlemeye devam ediyoruz ve müşterilerimizin korunmasına yardımcı olmak için gereken önlemleri alacağız. Gelecekte benzer reklamları tespit etme ve kaldırma becerimizi geliştirmek için bu geri bildirimi tespit mekanizmalarımıza uygulamaya devam edeceğiz” diyor.

Kötü amaçlı reklamlar, online reklamcılığın ilk yükselişe geçişinden beri birçok farklı biçimde karşımıza çıkıyor. Bu tip reklamlar basit rahatsız edici davranışlardan (örneğin, pop-up’lar gibi kalite ihlalleri) tam kapsamlı reklam dolandırıcılığına (örneğin, düzinelerce reklam olarak faturalandırılan görünmez piksellerin istiflenmesi) ve insanları istismar kodunu indirmeye ikna etmek için yönlendirme tabanlı dolandırıcılıklara kadar uzanmakta.

Kötücül reklam ve malware üzerine uzmanlaşmış siber güvenlik şirketi Confiant’ın en son yayınladığı Kötü Amaçlı Reklamcılık ve Reklam Kalitesi Endeksi‘ne göre 2022 yılında, tüm sunucu tarafı reklam platformlarında yayınlanan reklamların ortalama yüzde 0,21’i güvenlik ihlalleri içeriyor. Ayı rapora göre Google’ın reklam borsasında güvenlik ihlali oranı yüzde 0,48’di. Google’ın günde 30 milyar reklam gösterimi sunduğu göz önüne alınırsa sadece Google’dan güvenlik normlarını ihlal eden 140 milyondan fazla reklam geliyor.

Segura “Kötü amaçlı reklamcılık yıllardır kullanıcının işletim sistemi ya da coğrafi konumundan bağımsız olarak kötü amaçlı yazılım ve dolandırıcılık için en önemli web dağıtım vektörlerinden biri olmuştur,” diyor ve ekliyor: “Kötücül reklamların spam gibi diğer tehditlerin aksine, izlenmesi ve raporlanması zordur. Bu alanda amatörden profesyonele kadar çok sayıda farklı tehdit aktörü var. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde Google Chrome için kötü amaçlı reklamcılık sayesinde silah haline getirilen bir dizi sıfır gün açığı oldu, ancak bu saldırılar çok hedefliydi ve güvenlik açıkları hızla düzeltildi.”

Intel’in desteklediği 10 girişim!

300’den fazla şirketin dahil olduğu bir başvuru havuzundan, 12 haftalık programa alınmak üzere 10 start-up seçildi. Şirketler, ortalama 6.8 milyon dolar tohum finansmanına sahipler ve bulut bilişimden sağlık teknolojisine, makine öğreniminden yapay zekaya, veri yönetimine, dünya rekoru kıran yeni enerji üretim teknolojisine, görüş sistemlerine ve üretim optimizasyonlarına ve sürdürülebilirlik teknolojisine kadar çeşitli teknolojik yenilikler sunuyor. 130’dan fazla uzman, finalistleri dinlemek, değerlendirmek ve seçmek üzere bir araya geldi.

Intel’in destekleyeceği 10 girişim şöyle:

Bloch Quantum – Erişilebilir ve iyonlaştırmayan yüksek çözünürlüklü modifiye ultrason teknolojisi ile daha kesin ve erken kanser teşhisi.

Intel Ignite

TryCarbonaraYazılımın karbon emisyonunu ölçme ve azaltma platformu.

CLIKA Inc. – Doğruluktan ödün vermeden AI modellerinin boyutunu ve karmaşıklığını azaltma çözümü.

CloudNatix Inc. – Şirketlerin kendi başlarına ve bulutta Kubernetes uygulamaları için verimli bir şekilde kullanmalarına yardımcı olan hizmet olarak yazılım platformu.

DataHeroes Model eğitim süresini önemli ölçüde hızlandıran ve eğitim maliyetlerini azaltan ilk veri merkezli AI veritabanı.

DynamoFL Üretken yapay zeka için özel ve düzenlemeye uygun çözümler

Gaia AILidar, bilgisayar görüşü ve uydu ölçümünü kullanarak veri odaklı orman yönetimi için ölçüm ve analiz aracı.

Intramotev Geleneksel trenlerle entegre edilebilen bir sensor ve görüş setiyle donatılmış kendinden tahrikli pil-elektrikli raylı taşıtlar.

Mesodyne Herhangi bir yakıttan güvenilir, verimli, sessiz, taşınabilir ve uzun ömürlü enerji sağlayan enerji jeneratörü.

Tristar AIEndüstri operasyon yöneticileri için insan faktöründen dolayı ortaya çıkan zorluklara bilgisayar görüşü ile çözen AI platformu.

Intel Ignite ABD’nin yönetici direktörü Mark Castleman, “Üretken AI, Web3 ve kuantum bilişimin yükselmesiyle teknoloji için önemli bir dönüm noktasındayız. Dünya’nın iş yapma şekli kökten değişebilir ve derin teknoloji sistemleri bu değişiklikleri besleyecek” dedi. “Bu grubun seçtiği start-up’lar, dünyamızın geleceğini, sektörler arası yeniden şekillendirmek için çalışıyor”.

Intel Ignite’ın, derin teknoloji start-up’larının önemli stratejik etki elde etmelerine ve ürün piyasa uyumunu daha hızlı bulmalarına yardımcı olma konusunda kanıtlanmış başarılı bir geçmişi bulunuyor. Program 2019’da başladığından beri şirketler toplamda 1,7 milyar dolar finansman elde etti.

Intel Ignite nedir?

2019’da başlatılan Intel Ignite programı, kesintici (disruptive) teknoloji kullanarak dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyi hedefleyen girişimcileri destekliyor. 12 haftalık program, erken aşama start-up’larının başarısı için kritik olan tüm yönler üzerine odaklanıyor. Küresel iş ve teknoloji liderleri, start-up’ların büyümelerini daha da hızlandırmak ve onlara yenilikçi fikirlerini başarıyla hayata geçirmeleri için rehberlik etmek üzere bireysel olarak mentorluk yapıyor. Intel Ignite girişim hızlandırma programına bugüne kadar 148 şirket katıldı.

Intel Ignite programı hakkında daha fazla bilgi için: https://intelignite.com/

Samsung Galaxy S23 FE için lansman tarihi belli oldu!

Aylarca süren spekülasyonlar ve sızıntılardan sonra, Samsung Galaxy S23 FE lansmanının 4 Ekim Çarşamba günü yapılması planlanıyor ve bekleyiş yakında sona eriyor. Lansman tarihi özellikle, çok beklenen Google Pixel 8 lansmanına denk getirilmeye çalışılıyor gibi görünüyor. 

Heyecan, Amazon‘un web sitesinde Galaxy S23 FE ile ilgili tanıtım yapması ve yakında çıkacağının sinyalini vermesiyle başladı. Kısa bir süre sonra Samsung, eski adıyla Twitter olan sosyal medya platformu X’teki banner görselini “Yeni Epik” ibaresi ve 4 Ekim lansman tarihi ile güncelleyerek beklentiyi artırdı. Teaser’da akıllı telefonun ismi açıkça belirtilmese de Galaxy S23 FE‘ye atıfta bulunduğu açık.

Galaxy S23 FE ile ilgili söylentiler ve spekülasyonlar bir süredir ortalıkta dolaşıyor ve son gelişmeler, cihazın beklenen özellikleri hakkında fikir veriyor.

Kamera

Kamera tutkunları, Galaxy S23 FE‘nin çok yönlü bir kamera kurulumuna sahip olacağı söylentilerinin bulunduğunu bilmekten memnun olacak. Teaser’da Galaxy S23’ten alınan 50 MP birincil sensör, Galaxy S21 FE’den 8 MP telefoto kamera ve 12 MP ultra geniş açılı lens olmak üzere üç arka kamera sensörü sergilendi. Bu kameralar etkileyici bir fotoğraf deneyimi vaat ediyor.

Çip çeşidi

Kaputun altında Galaxy S23 FE için iki farklı çip varyantı beklentisi var. Her iki model de benzer termal kısma özelliklerine sahip olarak dünya çapında tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunmak üzere tasarlandı. Bu, ister Snapdragon ister Exynos sürümünü alın, cihazın güvenilir bir şekilde performans göstermesini sağlar.

Depolama seçeneği

Depolama seçeneklerinin, kullanıcılara fotoğraflarını, videolarını ve uygulamalarını depolamaları için geniş alan sunan 128 GB ve 256 GB varyantlarını içermesi bekleniyor. Ek olarak cihazın, 25W kablolu hızlı şarjla eşleştirilmiş 4370mAh bataryaya sahip olduğu söyleniyor ve bu da telefonun gün boyunca güçte kalmasını sağlayacak.

Samsung’un henüz resmi bir açıklama yapmaması nedeniyle bu ayrıntıların spekülasyonlara ve sızıntılara dayandığını belirtmekte fayda var. Bununla birlikte Galaxy S23 FE’nin yakında piyasaya sürülmesi, bu hayran sürümü akıllı telefonu sabırsızlıkla bekleyen sadık Samsung tüketicileri arasında büyük bir heyecan yarattı.

TikTok ve Instagram App Store’da yasaklanabilir!

0

Apple yakında Çin’deki App Store’da yer alan en popüler uygulamaların kaldırılmasına sebep olacak gibi görünüyor. Hükümet tarafından belirlenen kurallara göre App Store bünyesinde artık TikTok ve Instagram gibi uygulamalar indirilemeyecek ve kullanılamayacak. Hükümet bu uygulamasını bir nevi güvenlik duvarı gibi görüyor.

Politika değişiklikleri ilk olarak Temmuz ayında duyuruldu ve Apple’ın o tarihten bu yana Çinli yetkililerle görüştüğünü açıklıyor. Ortaya çıkan raporlara göre Apple temsilcileri bu kurallarla ilgili endişelerini görüşmek üzere yetkililerle bir araya geldi. Raporda, “Apple çalışanları kuralların nasıl uygulanacağı ve kullanıcılarını nasıl etkileyeceği konusunda endişelerini dile getirdi” deniyor.

Çin’de katı yasaklar devam ediyor: TikTok, Instagram App Store’da yasaklanabilir!

Konuyla ilgili yapılan görüşmelerin ardından Store ve Apple çalışanlarına kuralların nasıl uygulanacağı konusunda bilgiler verildi. App Store her ne kadar bu kuralları uygulamak istemese de Çin hükümeti kesinlikle uygulanması gerektiğini, kendilerinin ciddi bir güvenlik duvarı oluşturduklarını belirtti.

Bunlara ek olarak bu uygulamalarda yer alan cinsellik, pornografi, uyuşturucu madde kullanımına özendirme vb. durumlardan halkı koruduklarını belirtti. Ancak burada yer almayan bir detay Çin’de VPN gibi yasaklı sitelere girişi sağlayan uygulamaların aşırı derecede popüler olması. Çinli yetkililer VPN kullanımının ve özellikle gençler arasındaki yaygınlığın da farkında olduklarını belirtti.

Google, web sitelerine yapay zekadan çıkış yolu sundu!

Google, Perşembe günü yaptığı duyuruda; sitelerin tarayıcılar veya arama motorları için girişler oluşturan bir bot tarafından dizine eklenmesine olanak tanıyacak ve aynı zamanda gelecekteki yapay zeka modellerini eğitmek için verilere erişilmeyecek Google – Extulated adlı yeni bir araç tanıttığını duyurdu.

Web sitesi yöneticileri için bu, robots.txt veya web tarayıcılarının sitelere erişmesine olanak tanıyan metin dosyası aracılığıyla erişilebilecek kolay bir düzeltme olacak. Şirketin Güven Başkan Yardımcısı Danielle Romain yaptığı açıklamada, Google’ın web yayıncılarından “ortaya çıkan üretken AI kullanım durumları için içeriklerinin nasıl kullanılacağı konusunda daha fazla seçenek ve kontrol istediklerini” öğrendiğini söyledi.

Google sahibi

Romain, “Bir sitedeki içeriğe erişimi kontrol etmek için Google Extended‘ı kullanan bir web sitesi yöneticisi, bu yapay zeka modellerinin zaman içinde daha doğru ve yetenekli hale gelmesine yardımcı olup olmayacağını seçebilir.” diye ekledi.

ChatGPT‘nin yaratıcısı OpenAI, yakın zamanda kendi web tarayıcısını başlattı ancak bunun nasıl engelleneceğine dair talimatlar içeriyordu. MediumNew York Times, CNN ve Reuters gibi yayınlar da bunu özellikle yaptı.

Google’ın Bard’ı, ChatGPT’ye hızlı bir rakip olarak geldi ancak sızıntılar ve yanlış sonuçlar gibi sorunlarla karşılaştı. Yine de AI modeli piyasaya sürülmesinden bu yana gelişti ve yakın zamanda bir dizi uzantı ve Bard’ı etkili bir şekilde kullanmanın daha fazla yolunu duyurdu.

OpenAI her ne kadar pazarın öncü ve yenilikçi tarafını temsil etse de Google da sektörde önemli bir yatırım sahibi. Mevcut teknoloji hakimiyetine başarılı bir şekilde entegre olması ile her an sektörün lideri olabilir.

Gmail’e emoji ile tepki verme özelliği geliyor!

Google, Gmail uygulamasını daha eğlenceli hale getirecek bir özellik üzerinde çalışıyor. Yakın zamanda gelecek olan bu yeni özellik, e-postalarınıza emoji ile hızlı tepki vermenizi sağlayacak. İşte detaylar:

Google, Gmail’i Daha İnsancıl Hale Getiriyor Google, kullanıcıların e-postalarını daha hızlı ve duygusal bir şekilde yanıtlamasını kolaylaştırmak için Gmail uygulamasına yeni bir özellik ekliyor. Bu özellik, e-postalarınıza emoji ile tepki vermenizi mümkün kılacak.

Emoji İle Tepki Verme Nasıl Çalışacak? Gmail’e gelecek olan bu özellik, kullanıcılara e-postaları yanıtlarken emoji kullanma imkanı sunacak. Kullanıcılar, e-postalarını aldıklarında hızlı bir şekilde duygusal ifadelerini emoji aracılığıyla iletebilecekler. Özellik, e-posta trafiğini daha eğlenceli ve etkileşimli hale getirecek.

Emoji Seçenekleri Neler? Varsayılan olarak, Gmail kullanıcılarına kalp, parti ve gülen yüz gibi temel emoji seçenekleri sunulacak. Ancak tepki verirken, kullanıcılar bu emoji seçenekleri dışında farklı emoji seçenekleri de kullanabilecekler.

Sınırlı Sayıda Emoji Şu an için bu özellik 50 emoji ile sınırlıdır, ancak gelecekte daha fazla emoji eklenecek.etkileşimli Bir Deneyim Emoji ile tepki verildiğinde, eğer alıcı tarafında bu özellik henüz etkin değilse, Gmail tepkinizi o emojiyi içeren ayrı bir e-posta olarak gösterecek.

Google’ın Gmail’e ekleyeceği bu emoji ile tepki verme özelliği, e-posta deneyimini daha eğlenceli ve duygusal hale getirecek gibi görünüyor. Kullanıcılar, e-postalarını daha hızlı bir şekilde yanıtlayabilir ve duygusal ifadelerini daha kolay bir şekilde iletebilirler. Bu özellik, Gmail kullanıcılarının e-posta iletişimini daha keyifli hale getirecek gibi görünüyor. Yakın zamanda bu özelliğin geniş çapta kullanıma sunulup sunulmayacağını görmek için sabırsızlanıyoruz.

Amrop Türkiye pazarına giriyor!

0

Avrupa merkezli Amrop 54 ülkede 67 ofis ve 500’den fazla profesyonelden oluşan küresel ekibiyle, dünyanın önemli ekonomik merkezlerinde üst düzey yönetici araştırma hizmeti veriyor. Amrop vizyon sahibi, üretken ve globalden beslenen taze bir ekiple yeniden Türkiye pazarına girişini, iş dünyasından birçok sektörün insan kaynakları yöneticisinin katıldığı bir lansmanla duyurdu.

Amrop Türkiye Yönetici Ortağı İrem Yüksel Göğüş, açılış konuşmasında, ekibe dahil olma kararlarının arkasındaki nedenleri ve ana motivasyonlarını paylaştı. Türkiye’yi çok iyi tanıyan ve güçlü repütasyona sahip bir şirket olmasının etkili olduğunu belirten Göğüş, global ofis ağıyla iş ortaklarının ihtiyaçlarına kattıkları vizyonun ve yerelden beslenmeye dair heveslerinin, iş ortaklarının kültürünü, beklentilerini, vizyonunu birleştirerek doğru çözümleri sunabilme becerisinin, çeşitlilik ve kapsayıcılık gündemini DNA’sına taşımış bir şirket olmasının, bu süreci hem kolaylaştırdığının hem de heyecanlarını artırdığının altını çizdi. 

Amrop Türkiye Yönetici Ortağı İrem Yüksel Göğüş
Amrop Türkiye Yönetici Ortağı İrem Yüksel Göğüş

Göğüş, “Amrop Türkiye olarak, ‘What’s next’ motto’suyla, farklı ihtiyaç alanlarında mega trendleri göz önünde bulundurarak, çok yönlü iş birliklerine katkı sunmaya ve geleceğin liderleriyle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi

Lansmana katılan Amrop CEO’su Annika Farin, Türkiye pazarının kendileri için çok önemli olduğunu ancak kendileri ile aynı değerlere sahip doğru ekibi bulana kadar beklemeye kararlı olduklarını hem ilkesel hem vizyonerlik hem de iş üretme anlamında doğru ekiple buluştukları için çok mutlu olduklarını belirtti.  

Yaşam Vadisi Girişimcilik Yarışması başlıyor!

0

Basefunder Kitle Fonlama Platformu, Ekonomi Gazetesi iş birliği ile gelecek vadeden girişimlerin tanıtımını sağlamak ve sermayeye erişimini kolaylaştırmak amacıyla bir yarışma projesi hayata geçiriyor.

Yaşam Vadisi Girişimcilik Yarışması başlıyor!

Basefunder ve Ekonomi Gazetesi Youtube kanallarında yayınlanacak olan “Yaşam Vadisi” isimli girişimcilik yarışmasında yarışmacılar 12 hafta boyunca jürinin önünde iş modellerini savunacaklar. Finale kalan girişimler arasında Basefunder Yatırım Komitesinin uygun gördüğü girişimler, yarışmanın final bölümü ile kitle fonlaması kampanyasını başlatacaklar.

Yarışmanın 1 ila 12. Haftaları arasında, her hafta beş girişim, konseptlerini ulusal bir kitleye sunarak YouTube kanallarında sahneye çıkacak. Teknolojik yeniliklerden sürdürülebilir çözümlere, geleceği şekillendiren çok çeşitli fikirlere tanık olunacak.

12 haftalık yoğun rekabetin ardından büyük finale sahne olacak 13. haftada ise 5 finalist girişim, Basefunder Yatırım Komitesi kararı ile de tekrar sahne alıp kitle fonlama süreçlerini başlatacak.

Vispera Kurucusu Prof. Dr. Aytül Erçil, Türkonfed YK Üyesi ve Gürok Grup YK Başkan Vekili Esin Güral Argat, Ekonomi Gazetesi YK Başkanı Hakan Güldağ, Shift Delete Kurucusu Hakkı Alkan ve Basefunder Kurucusu Mehmet Dolgan’ın jüride yer aldığı yarışma için www.yasamvadisi.com.tr web adresinden başvurular alınmaktadır.

FLO, sektöre yenilik ve inovasyon getirmeyi hedefliyor

0

Dünya genelinde 3 kıtada, 30 ülkede, 800’den fazla mağazasıyla ve yaygınlaşan global operasyonları ile her geçen gün daha da büyüyerek yoluna devam eden FLO, teknoloji alanındaki yatırımlarını bir adım öteye taşımak ve kendi teknolojilerini üretmek amacıyla FLO Teknoloji şirketini kurdu. YTÜ Yıldız Teknopark’ta yüzde 26’sını kadın çalışanların oluşturduğu 200 kişilik ekibiyle faaliyetlerine başlayan FLO Teknoloji, FLO’nun dijital kaslarını güçlendirmenin yanı sıra sektöre önemli yenilik ve inovasyonlar getirmeyi hedefliyor.

FLO CEO’su Yenal Gökyıldırım

2018 yılında başlatılan teknoloji yatırımlarına hız vererek; planlamadan tedarik yönetimine, lojistik süreçlerinden, satış fonksiyonlarına kadar her alanda dijital kaslarını geliştirebilmek için yoğun çaba harcadıklarını belirten FLO CEO’su Yenal Gökyıldırım, şunları ifade etti: “Ülkemizde perakende sektörüne öncülük edecek ve alışverişte online ve offline kanallar arasındaki duvarları ortadan kaldıracak yeni nesil dijital çözümler ile müşteri deneyimini geliştirmeye odaklanıyoruz. Bugün içerisinde bulunduğumuz Yıldız Teknopark’ta 200 kişilik FLO Teknoloji ekibimizle beraber teknolojik altyapımızı sürekli olarak güçlendiriyoruz.”

Teknopark’a geçişle beraber farklı teknoloji paydaşları ile yakın bir ekosistemde çalışma fırsatı bulduklarını da ifade eden Gökyıldırım, teknoloji alanında önemli kaynaklara ve yeni iş birliklerine kolaylıkla ulaştıklarını ifade etti. 

Perakende sektöründe teknolojinin sınırlarını zorlayarak sektöre öncülük edecek yeni bir dönemi başlatmayı amaçlayan FLO Teknoloji, geliştirdiği yenilikçi ve teknolojik çözümler ile müşterilerine kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmayı amaçlıyor.   

2023 yılında yaklaşık 280 milyon TL yatırım planlanıyor

Dijitalleşmenin, şirketlerin yakın gelecekteki var oluşları üzerinde kilit rol oynadığını ifade eden Yenal Gökyıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni nesil teknolojiler içinde yaşadığımız dünyayı algılama, anlama ve dünyayla ilişki kurma biçimimizi değiştiriyor. Tedarik zincirinden başlayarak, planlama, lojistik ve stok yönetimi, şirket içi süreçlerin yürütülmesi, raporlama ve analiz yetkinlikleri, veri toplama ve büyük verinin yönetimi, müşteri deneyim tasarımı gibi A’dan Z’ye tüm süreçlerin dijitalleşmesi kaçınılmaz. Bu anlayışla FLO olarak son 2 yılda 150 milyon TL civarında teknoloji yatırımı gerçekleştirdik. 2023 yılında yaklaşık 280 milyon TL daha yatırım yaparak bu alandaki adımlarımızı hızlandırmayı planlıyoruz.” 

FLO Teknoloji şirketi ile perakende sektörünün dijital dönüşümüne öncülük ediyor

Yenal Gökyıldırım, “FLO olarak bugün, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Davutpaşa Kampüsü’ndeki Teknopark’ta ekibimizle hem altyapı ve güvenliğimizi güçlendirecek hem müşteri deneyimini iyileştirecek hem de e-ticaret tarafındaki alışveriş deneyimini geliştirecek projeler üzerine çalışıyoruz. Burada kendi yazılımlarımızı yaparken, FLO Teknoloji şirketi sayesinde her türlü dönüşüme, çok hızlı reaksiyon gösterebiliyoruz. FLO, Teknopark’a geçişle beraber farklı teknoloji paydaşlarıyla yakın bir ekosistemde çalışmanın getirdiği avantajla kaynaklara daha kolay ulaşırken, ortak iş birliği fırsatları da yakalamaya başladık. Temelde verimliliğe odaklanırken, iş süreçleri ve dijitalleşme çalışmalarımızın yanı sıra müşteri deneyimini iyileştirecek ve sektöre öncülük edecek projeler geliştirmek için de çalışıyoruz. FLO Teknoloji’de yalnızca teknolojik altyapımızı geliştirmekle kalmıyor aynı zamanda veri güvenliği konusunda da ciddi çalışmalar yürütüyoruz. SecurityScorecard’ın verilerine göre sektördeki diğer oyuncuları geçerek %96’lık bir güvenlik skoruna sahip olduk. Bu bizim için gurur verici. Çünkü hem işimizin güvenliğini sağlamak hem de müşterilerimizin güvenli bir ortamda deneyim yaşamaları büyük önem arz ediyor” dedi.

Türkiye’nin dijital başarısı ve Starlink görüşmeleri

Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı 2023 yılı e-Devlet Kıyaslama Raporu’na göre Türkiye’nin büyük bir başarı elde ettiğini açıkladı. Rapora göre Türkiye, 35 ülke arasında 10. sıraya yükselerek dijital devlet uygulamalarındaki ilerlemesini kanıtladı. 2021’de 20. sırada olan Türkiye, 2022’de 16. sıraya yükselmiş ve 2023’te 10. sıraya yerleşmişti.

Koç, raporun önemli bir özelliğinin ülkelerin dijital devletlerini analiz etmesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 64 milyon kullanıcı ve 7 binin üzerinde dijital hizmetle dünyanın en büyük e-devlet uygulamasına sahip olduğunu belirtti.

Dijital egemenliği korumanın önemine de değinen Koç, vatandaşların ürettikleri dijital verilerin bu egemenliğin temelini oluşturduğunu ifade etti. ülkemizin dijital egemenliğine uygun olan tüm firmalara kapılarının açık olduğunu vurguladı.

Koç, Starlink gibi alçak yörüngede hizmet veren uydu interneti ile Türksat’ın geo senkron yörünge uydu interneti arasındaki teknik farkları açıkladı ve Starlink’in Türkiye’ye girişi için regülasyonlar konusunda çalışmaların yapıldığını belirtti.

Son olarak, Türkiye’nin kendi alçak yörünge sistemini yerli olarak kurma ihtimaline değindi. Tesla’nın Starlink’i Türkiye’ye getirdiğini ve bu alanda çalışmaların devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin kendi alçak yörünge sistemini kurma hedefinin, ulusal dijital egemenliği daha da güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.

Bu başarılarla Türkiye, dijital dönüşümdeki önemli adımlarını atmaya devam ediyor.

Hasat Hibe Programı başvuru süreci başladı

Döngüsel ekonomi, atıkların kaynağında azaltılması, alternatif ve temiz enerji alanlarındaki projelerin destekleneceği Hasat Hibe Programı için başvurular incivakfi.org üzerinden 12 Eylül-20 Ekim 2023 tarihleri arasında yapılacak.

Lisansüstü öğrencilere yönelik başlatılan program ile gençlerin Hava, Su ve Toprak odağında sürdürülebilirlik ile ilişkili projelerinin hayata geçirilmesi destekleniyor.

Hayallerinden heyecan duyan bir toplumda yaşamak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Cevdet İnci Eğitim Vakfı, geçen yıl pilot uygulama olarak başlattığı Hasat Hibe Programı’nın bu yıl ikincisini düzenliyor.

Cevdet İnci Eğitim Vakfı Hasat Hibe Programı, lisansüstü düzeyde bir programa kayıtlı öğrencilerin, Hava, Su ve Toprak odağında sürdürülebilirlik ile ilişkili projelerinin hayata geçirilmesini desteklemek amacıyla tasarlandı. İçerik danışmanlığını ve kolaylaştırıcılığını Originnovation’ın yaptığı, İnci Holding’in desteklediği program, Türkiye’de sivil toplum ve özel sektör iş birliğinde gerçekleşen ve tematik olarak uygulanan ilk hibe programı olma özelliğini taşıyor. 

İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez

İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez, Hasat Hibe Programı ile ilgili olarak, “Cevdet İnci Eğitim Vakfı olarak 38 yıldır farklı yaş gruplarından öğrencilerle eğitim programlarımızı sürdürüyoruz. Gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bırakma sorumluluğumuz ile sürdürülebilirlik stratejimize uyumlu olarak çocuklara ve gençlere yönelik faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Doğaya verilmekte olan hasarı onarmayı amaçlayan projeler geliştiren lisansüstü öğrencilere destek olmak adına hayata geçirdiğimiz Hasat Hibe Programı’nda geçen yıl on projeyi destekledik. Proje sahipleriyle sürekli iletişimde kalarak, gelişim süreçlerini de gözlemleme fırsatımız oldu. Ne mutlu bize ki Hasat Hibe Programı’yla teması olan öğrenciler, bizden aldıkları hibe haricinde TÜBİTAK ve girişimcilik ekosisteminin yatırımcılarından farklı destekler alarak projelerini geliştirmeye devam ettiler. Öğrencilerin hibe haricinde ihtiyaç duydukları farklı destekler olduğunu görerek, bu yıl program desteklerimizi genişleterek mentorluk ve yatırımcı buluşmalarını da sürece dahil ettik. Böylece projeler, mentorluk desteğiyle ihtiyaç duydukları alanlarda geliştirmeler yapabilecek ve potansiyel yatırımcılarla temas etme olanağı kazanacaklar.” diye konuştu.

Program lisansüstü öğrencileri destekliyor

Ege Bölgesi’nde yer alan üniversiteler başta olmak üzere, Türkiye’nin her bölgesinden lisansüstü düzeyde bir programa kayıtlı öğrenciler; Hava, Su ve Toprak odağında sürdürülebilirlik ile ilişkili projeleriyle katılabilecek. Projeye başvuru yapabilmek için bölüm ya da alan sınırlaması bulunmuyor. Geçen yıl başvuran öğrenciler bu yıl da katılabilecek. İlgili üniversitelerin tüm bölümlerine açık olan program çok disiplinli yaklaşımları da destekliyor. 

Son başvuru tarihi 20 Ekim

Hibe Programı’na en fazla 7 kişilik ekipler, 12 Eylül 2023 ve 20 Ekim 2023 tarihleri arasında incivakfi.org üzerinden başvuru yapabilecekler. Öğrenciler programa; Hava Su Toprak Onarımı, Kaynak Verimli Kullanımı, Atık Yönetimi, Enerji Kaynakları, Çevre Dostu Ürün ve Hizmetler ve Tedarik Zincirinde Sürdürülebilirlik konularındaki projelerle başvurabilecek. 

Başvuru sonuçları, değerlendirmelerin ardından Ekim ayında açıklanacak ve ilk aşamada en fazla 20 proje mentorluk desteği almaya hak kazanacak. Projeler sağladığı ekolojik, ekonomik ve toplumsal fayda, bu faydanın sürdürülebilirliği, ölçeklenebilirliği, ne kadar yenilikçi olduğu, etki alanı, geliştirme potansiyeli gibi temel kriterler çerçevesinde değerlendirilecek. Programa kabul edilen katılımcılar mentorluk desteğini jüri sunumlarına kadar fikirlerini ve iş modellerini geliştirmelerine yönelik olarak içerik, dikey uzmanlık ve geribildirim şeklinde alacaklar.

Mentorluk programının ardından öğrenciler, çevrimiçi olarak jüriye sunum yapacak. Aralık ayında gerçekleştirilecek Hasat (Final) Zamanı’nda Hibe almaya hak kazanan en fazla 10 proje ilan edilecek.

Hibe ve gelişim desteği almaya hak kazanan proje sahipleri, mentorluk süreci ve jüri sunumlarında kendileri için belirlenen gereklilikleri yerine getirmeleri halinde değerlendirilerek hibeyi eşit miktarda Hasat Zamanı’ndan sonra alabilecek. Hasat Zaman’ında proje sahipleri aynı zamanda potansiyel yatırımcılarla da bir araya gelme şansı yakalayacaklar.

Bu yıl itibari ile, geçtiğimiz yılın mezunları ve sonraki program mezunlarının içinde yer alacağı Hasat Hibe Mezun Topluluğu kurulacak. Topluluğun mevcut mezunlara ve yeni dönem katılımcılara katkı sunması hedefleniyor.

Toplam hibe tutarı 1 milyon TL olacak

İnci Vakfı tarafından Hasat Hibe Programı kapsamında hibe, mentorluk ve yatırımcı buluşmaları olmak üzere 3 ana başlıkta destekler verilecek. İlk aşamada 20 projeye mentorluk desteği, 10 projeye proje başına 50 bin TL’lik hibe desteği verilecek. Ayrıca seçilen projeler, 2024 yılında da ihtiyaç alanları doğrultusunda mentorluk desteği ve Gelişim Hibe Desteği alacak. 

Bu yıl programın toplam hibe tutarı 1 milyon TL’ye ulaşıyor. Finale kalan projeler, mentorlar, jüri üyeleri, yatırımcılar, İnci Holding ve grup şirket yöneticileri Aralık’ta Hasat Zamanı etkinliğinde proje paylaşımı, hibe sonuçlarının açıklanması ve kutlama için bir araya gelecek. 

Hibe Programı başvuruları ve başvuru kriterleri hakkında detaylı bilgiye www.incivakfi.org adresinden ulaşılabiliyor.