İş Bankası’na 250 milyon dolar finansman!

0

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından “BB+” notu verilen, 5 yıl nihai vadeli ve 4 dilimden oluşan işleme, ticari bankalar ve yatırımcıların yanı sıra Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da yatırımcı olarak katıldı. EBRD tarafından sağlanan 100 milyon ABD Doları tutarındaki kaynağın 80 milyon ABD Doları tutarındaki kısmı deprem bölgesine hizmet ve ürün sağlayan firmaların finansman gerekliliklerinin karşılanmasında, 20 milyon ABD Doları tutarındaki kısmı ise kadınların yöneticisi/sahibi olduğu işletmelerin finansmanında kullandırılacak.

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yurt dışından gelen havale akımlarına dayalı seküritizasyon işlemlerinin Türk bankalarının uluslararası fonlama kaynakları arasında önemli bir yer tuttuğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “2000 yılından bu yana havale akımlarına dayalı seküritizasyon işlemleri ile uzun vadeli kaynak sağlıyoruz. Başarıyla sürdürdüğümüz seküritizasyon işlemleri ile Türkiye ekonomisine kaynak sağlamaya devam ederken, sürdürülebilirlik alanında da depremden etkilenen bölgenin yeniden inşası ile kalkınmasına yönelik faaliyetleri ve ekonomik hayatta kadınları desteklemeyi sürdüreceğiz.”

StartupTeknoloji 5. girişimcilik ekosistemi buluşması gerçekleştirildi

0

StartupTeknoloji girişimcilik ekosistemine katkı sunma vizyonuyla düzenlediği kahvaltı buluşmalarının beşincisini gerçekleştirdi. Bu özel etkinlik, sektörün öne çıkan isimlerini, yeni fikirleriyle parlayan girişimcileri ve ekosistemin destekçilerini bir araya getirdi.

StartupTeknoloji

Daha önceki buluşmalarında olduğu gibi, bu buluşma da enerji dolu, bilgi paylaşımının ön planda olduğu ve iş birliği fırsatlarının doğduğu bir ortamda gerçekleşti. Katılımcılar, deneyimlerini paylaşma, yeni projeler için ortaklık kurma ve ekosistemin genel gelişimi hakkında fikir alışverişinde bulunma imkânı yakaladılar.

Fintechlerin Girişimcilik Ekosistemindeki Önemi

Etkinlikte ayrıca bir fintech paneli de gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Magnus İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı İskender Ada yaptı. Panelde Sipay CEO’su Semih Muşabak, Turan CEO’su Özgür Bayraktar ve CraftGate CEO’su Hakan Erdoğan ‘’Fintechlerin Girişimcilik Ekosistemindeki Önemi’’ ile ilgili konuştular.

StartupTeknoloji

Windows 11’in 2023 güncellemesi ile gelen yenilikler

Microsoft , Windows 11 kullanıcıları için Windows 11 sürüm 22H2’ye çok sayıda yeni özellik ve iyileştirme ekleyen Moment 4 Güncelleştirmesi’ni yayımladıktan sadece birkaç gün sonra, devasa yıllık Windows 11 2023 Güncelleştirmesi’ni kullanıma sundu.

Microsoft, “Windows 11, sürüm 23H2, Windows 11, sürüm 22H2 ile aynı kod tabanını ve hizmet dalını paylaştığından, bu özellik güncellemesi, hızlı kurulumu mümkün kılmak için (aylık güncelleme sürecinde olduğu gibi) Windows Update aracılığıyla teslim edilecek” diye açıkladı.

Windows 11’in 2023 güncellemesi ile yeni gelenler

Windows 11 kullanıcıları, Windows 11 sürüm 23H2’nin yeni özelliklerinin çoğunu, KB5031455 aracılığıyla ön izleme güncellemesi olarak zaten mevcut olan Windows 11 için Moment 4 Güncelleştirmesi sürüm 22H2 ile alacaklar. Yüklemek için Windows Update ayarlarında “En son güncellemeleri mümkün olan en kısa sürede al” seçeneğinin etkinleştirilmesi gerekiyor. Önümüzdeki birkaç hafta içinde, Windows 11’in sürüm numarasını Windows 11 sürümünden artıracak başka, daha küçük bir güncelleme olacak. 22H2’den Windows 11 sürüm 23H2’ye geçiş yapın ve bir dizi başka özellik ekleyebilirsiniz.

Windows 11’in 2023 Güncellemesi aynı zamanda düzenli kalmanıza yardımcı olabilecek önemli bir ayar da içeriyor. Ayarlar -> Uygulamalar -> Yüklü Uygulamalar bölümünde yalnızca sizin yüklediğiniz uygulamalar ve oyunlar gösteriliyor. Windows 11 tarafından yüklenen ve gerekli olan tüm bileşenler, Ayarlar -> Sistem -> Sistem Bileşenleri’ne bölünecek. Windows 11 2023 Güncelleştirmesi’nin çoğunu oluşturan “Moment 4” güncelleştirmesi, Windows 11’in yayımlanmasından bu yana yapılan en kapsamlı güncelleştirme diyebiliriz. Microsoft’un bu destek makalesine bakıldığında , güncelleştirmenin ne kadar kapsamlı olduğu ve tüm önemli noktaların ayrı ayrı listelendiği görülüyor.

Yeni gelen özellikleri aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz.

  • “rar”, “7z” ve “tar” paket formatları için yerel destek
  • Başlat menüsünde iyileştirmeler
  • “Ctrl + Windows tuşu + V” ile çağrılabilen güçlendirilmiş bir ses karıştırıcısı
  • Dosya gezginindeki “Kataloglar”
  • yeni Windows Yedekleme uygulaması
  • geçiş anahtarları desteği (şifrelerin yerini alması gerekir)
  • genişletilmiş kimlik avı koruması
  • sağ alt köşedeki saat göstergesini gizleme imkanı
  • “Ayarlar”ın tamamen revize edilmiş başlangıç ​​sayfası
  • Dinamik aydınlatmaya sahip cihazların kontrolü (fare, klavye vb.)

Çinli insansız hava araçları yasaklanacak mı?

ABD Temsilciler Meclisi’nin Çin komitesinin üst düzey üyeleri, ABD hükümetinin Çin insansız hava araçlarını satın almasını yasaklamayı amaçlayan bir yasa tasarısı sunuyor.

Komitenin Cumhuriyetçi başkanı Mike Gallagher ve üst düzey Demokrat Raja Krishnamoorthi, Kasım ayı başında “Amerikan Güvenlik Drone Yasası”nı uygulamaya koyacaklarını söyledi. Gallagher: “Bu tasarı, federal hükümetin bu ekipmanı Çin gibi ülkelerden satın almak için Amerikan vergi mükelleflerinin dolarlarını kullanmasını yasaklayacak. ABD çıkarlarını ve ulusal güvenlik tedarik zincirimizi korumak için Kongre’nin bu iki partili tasarıyı geçirmesi zorunlu” dedi.

Çinli insansız hava araçları için karar verilecek

Tasarı aynı zamanda yerel ve eyalet hükümetlerinin federal bağışlar kullanarak Çin insansız hava aracı satın almasını da yasaklayacak ve federal departmanlar ve kurumlar tarafından Çin’den temin edilen yabancı ticari kullanıma hazır insansız hava aracı ve insansız hava aracı sistemlerinin miktarını ayrıntılı olarak gösteren bir federal rapor gerektirecek.

Krishnamoorthi, tasarının “devlet kurumlarımızın yabancı üretim drone teknolojisine olan bağımlılığından kaynaklanan her türlü güvenlik açığına karşı korunmaya yardımcı olacağını ve ABD drone endüstrisinde büyümeyi teşvik edeceğini” söyledi. Ayrı bir gelişmede Ekim ayı sonunda ABD Senatosu, Cumhuriyetçi Senatör Marsha Blackburn ve Demokrat Mark Warner tarafından önerilen ve Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA) Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore’de üretilen drone’ları işletmesini veya federal fon sağlamasını yasaklayacak bir değişikliği oybirliğiyle onayladı.

Blackburn, “Vergi mükelleflerinin dolarları asla ulusumuza düşman olan bölgelerde üretilen insansız hava araçlarını finanse etmemeli” dedi.              DJI’ın yasaya karşı çıkma çabalarına geçmişte yurt içinde benzer uygun maliyetli insansız hava araçlarının bulunmadığını savunan ABD polis teşkilatları da yardımcı olmuştu.

Virginia Cumhuriyetçi Rob Wittman ve Connecticut Demokrat Joe Courtney tarafından ortaklaşa imzalanan tasarı, yerel ve eyalet hükümetlerinin federal hibelerle Çin insansız hava araçlarını satın almasını da yasaklayacak. Uluslararası Mürettebatsız Araç Sistemleri Derneği’nin savunuculuk başkanı Michael Robbins, milletvekillerinin özellikle Ukrayna’daki savaş alanında ortaya çıktıktan sonra Çin dronlarından kaynaklanan güvenlik tehdidinin daha fazla farkında olduklarını söyledi. DJI drone’ları ile ABD arasındaki teknolojik uçurumun daraldığını ancak Amerikalı şirketlerin Çinli rakiplerinin Pekin tarafından sübvanse edilmesi nedeniyle dezavantajlı durumda olduğunu söyledi.

Yapay zeka sektörleri nasıl dönüştürüyor?

Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi, yapay zekâ ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Zirvede, “Her Şey Bir Soruyla Başlar” teması ile başarılı sonuçların temelinde yenilikçi düşünme ve bilinmeyene duyulan merak olduğuna dikkat çekilerek inovasyon ve dönüşüm lideri şirketlerin başarılı yapay zekâ uygulamaları incelendi.

Türkiye’deki yapay zekâ farkındalığını artırmak ve ekosistemi geliştirmek amacıyla 2017 yılında kurulan Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI)’nin düzenlediği Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nin bu yıl altıncısı gerçekleşti. Zirvenin fiziksel olarak yapılan ilk günü binin üzerinde profesyonelin katılımıyla gerçekleşti. Ana Sahne’de ve Yapay Zekâ İnovasyon Sahnesi’nde (AI Innovation Stage) bankacılık ve finans, üretim, sağlık, enerji, sivil savunma, e-ticaret, perakende, otomotiv gibi pek çok farklı sektörün öncü şirketlerinden yeni yapay zekâ uygulamaları ve ekosistemdeki en güncel yenilikler katılımcılarla paylaşıldı.

Etiya, Ford Otosan, Hewlett Packard Enterprise, NVIDIA, Meta, Sambanova, Exodus, Turkcell ve Turkcell Global Bilgi, Artivise, Cypien.ai, Google Cloud, Deloitte, Intel, Robusta, Ron Digital, Wiro’nun desteğiyle hayata geçirilen zirvede Yapay Zeka uygulamaları ve tabii ki günümüzün en popüler konusu olan Üretken Yapay Zekâ (Generative AI) iş dünyası kullanım alanları işlendi. Robotik, dijital dönüşüm, otonom araçlar, siber güvenlik, global yapay zekâ ekosistemleri, ekosistemin ihtiyaçları ve çözümleri, fırsatlar ve riskler önemli deneyim aktarımlarıyla ve başarılı yapay zekâ startuplarının sunumlarıyla incelendi.

TRAI Kurucusu Halil Aksu
TRAI Kurucusu Halil Aksu

Zirve, TRAI Kurucusu Halil Aksu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında günümüzde artık her alanda yapay zekâ olduğunu belirten Aksu şunları söyledi: “Yapay zeka medeniyetimizin işletim sistemi haline gelmiştir. Pek yakında yapay zeka en ince kılcal damarlarımıza kadar ilerlemiş olacak; yapay zekasız bir hayat mümkün olmayacak. Elektrik, içten yanmalı motor, buhar makinesi, internet ve cep telefonu gibi hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelecek.”

Şirketlerin odağında yapay zekâyı rekabetçi üstünlük olarak kullanmak var

Yapay zeka şirketlere çok ciddi rekabet gücü sağlamaktadır. TRAI kurucusu Halil Aksu açılış konuşmasında 2014’ten bu yana bu konuyu vurguladıklarını, önümüzdeki 10 yıl boyunca da vurgulamaya devam edeceklerini ifade etti ve şu sözlerini ekledi: “Yapay zekayı hangi alanlarda kullanacaksınız? Yapay zeka için gerekli veri ve altyapınız var mı? En önemlisi de yapay zeka yetenekleriniz var mı? Bu yetenekler için dünya çapında bir rekabet söz konusu. TRAI 2017’den beri yanınızda, TRAI Akademi, TRAI Consulting ve TRAI Labs ile şirketlere destek olmaya devam edeceğiz.”

TRAI Üretken Yapay Zekâ Raporu

Zirvede, ayrıca TRAI Üretken Yapay Zekâ Raporu’nun yayınlandığı bilgisi verildi. Rapor, yapay zekâ farkındalığıyla şirketlerin üretken yapay zekâyı tanımasını, yenilikleri, güncel gelişmeleri, araştırma sonuçlarını, sunduğu fırsatları takip ederek stratejik öneme sahip kararlar almasını sağlıyor. https://turkiye.ai/trai-uretken-yapay-zeka-raporu-ekim-2023/

Katma değeri yüksek işbirlikleri

Yapay zekâ startup ekosisteminden başarılı startupların projelerini, vizyonlarını ve sektöre yön verecek yeniliklerini sergiledikleri zirve; startuplar, yatırımcılar ve sektör profesyonellerine katma değeri yüksek işbirlikleri, yatırım fırsatları ve TRAI ekosistemi ile bütünleşme fırsatı verdi.

TRAI açık kaynak eğitimler ve oturumlar Zirvenin ikinci ve üçüncü günleri çevrimiçi olarak devam etti. İkinci gün küresel yapay zekâ ekosisteminden konuşmacılarla en yeni teknolojiler, farklı sektörlerden inovatif projeler ve önemli deneyim aktarımları canlı olarak çevrimiçi etkinliklerle sağlandı. Zirvenin final günündeyse TRAI Akademi, Microsoft, Ford Otosan, Google ve Amazon Web Services’ten  yapay zekâ eğitimleri verildi. Açık kaynak olarak paylaşılan oturum ve eğitimlere TRAI Youtube kanalından ulaşmak mümkün: https://www.youtube.com/@TurkiyeYapayZekaInisiyatifi

Toyota 1,8 milyon aracı geri çağırmak zorunda kaldı!

0

Elektrikli otomobiller ve batarya yangınlarının potansiyel riski hakkında çok fazla korku, belirsizlik ve şüphe var ancak Toyota‘nın bu hafta 1,8 milyondan fazla otomobili geri çağırmasının sorumlusu ise eski 12 V bataryalar.

Toyota, sorunun, yedek akülerin boyutlarındaki farklılıklardan ve stop aküsünün kelepçe tarafından düzgün bir şekilde tutulmamasından kaynaklandığını, akünün sert virajlarda hareket ederek pozitif terminalin kelepçeye temas edip kısa devreye ve olası yangın riskine neden olabileceğini söylüyor.

Toyota’ya göre sorun 2013-2018 RAV4’leri (yaklaşık 1.854.000 adet) etkiliyor. Resmi Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi güvenlik geri çağırma bildirimi henüz yayınlanmadı, ancak NHTSA Kusur Araştırma Ofisi, motorda başlayan “kaza dışı termal olaylar” ile ilgili 11 şikayetin ardından Şubat 2021’den bu yana sorunu inceleyen açık bir davaya sahip.

Toyota yeni bir tutma kelepçesi, akü tepsisi ve pozitif terminal kapağı üzerinde çalıştığını söylüyor. Bunlar hazır olduğunda otomobil üreticisi bu bileşenleri ücretsiz olarak değiştirecek. Otomobil üreticisi, geri çağırma konusunda araç sahipleriyle Aralık ayı sonuna kadar iletişime geçilmesi gerektiğini söyledi.

Son noktada bu sürecin nasıl ilerleyeceğini zaman gösterecek. Ancak, motor sağlığı ve mekanik anlamda verdiği güvenle tanınan Toyota’dan gelen böyle bir haber markanın prestijini hayli olumsuz etkiledi.

Sürecin nasıl yönetileceği gelecekte marka değerinin nereye konumlanacağını gösterecek. Şimdilik süreç olumlu bir şekilde yürütülmeye çalışılıyor.

Kabus gibi bir yıl geçiren Qualcomm, gelecekten ümitli

0

Çip üretiminde dünya devleri arasında yer alan Qualcomm, 2023 mali yıl son çeyrek rakamlarını açıkladı. Firma için 24 Eylül’de sona eren mali çeyrekte toplam gelir bir önceki seneye kıyasla %24 oranında düşerek 8,63 milyar dolara, net kâr ise %48 oranında azalarak 1,48 milyar dolar seviyesine geriledi. Buna karşın, firmanın açıkladığı rakamlar analist beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Qualcomm da özellikle yapay zekâ teknolojisinin çip tedariğine olan talebi artırmasını beklediklerini açıkladı.

Yapılan finansal rapor açıklamasına göre Qualcomm, otomotiv pazarı hariç hizmet verdiği tüm pazarlarda gelir düşüşü yaşadı. Firmanın gelirleri El Cihazları bölümündeki yüzde 27’lik düşüşle 5,45 milyar dolara, IoT (nesnelerin interneti pazarı) yüzde 31’lik düşüşle 1,38 milyar dolara ve lisanlama bölümünde yüzde 16,5’luk düşüşle 1,34 milyar dolarak geriledi. Firma için nispeten küçük olan Otomotiv iş biriminde ise satışlar yüzde 15’lik büyümeyle 535 milyon dolara ulaştı.

Qualcomm CEO’su Cristiano Amon analistlerle yaptığı bir konferans görüşmesinde yonga seti işinden elde edilen satışların “artık oturmuş bir Android telefon ortamını yansıttığını” söyledi. Qualcomm CFO’su (mali işlerden sorumlu en üst yönetici)  Akash Palkiwala ise IoT talebinin endüstriyel müşterilerden gelen “talep düşüklüğünden” muzdarip olduğunu, ancak Otomotiv’in üst üste 12. çeyrekte çift haneli kazançlar elde ettiğini belirtti. Palkiwala  “Snapdragon platformumuz rakiplerinden oldukça farklılaşmış durumda. İlk olarak, sınıfının en iyisi NPU, CPU ve GPU’muzun güç verimliliğinde AI işleme performansını önemli ölçüde artırdık” diyor ve ekliyor: “İkinci olarak ise platformumuzda yerel olarak çalışan bir dizi tüketici üretkenliğine dayalı yapay zekâ modelini etkinleştirmek için ekosistemlerde birden fazla ortakla işbirliği yapıyoruz. Üçüncü olarak, multimodal dahil olmak üzere çoklu kullanım durumları için milyarlarca parametre Gen AI modellerinin sürekli ve eşzamanlı olarak çalışmasını sağlıyoruz.”

Qualcomm, Snapdragon X Elite’ten ümitli

Yakın zamanda Qualcomm, Snapdragon X Elite platformunu PC üreticilerine satma niyetini açıklayarak Intel ve AMD için bir tehdit oluşturdu. Snapdragon X Elite, kendi sınıfındaki herhangi bir x86 veya ARM rakibinin çok iş parçacıklı CPU performansını aşan özel Oryon CPU’nun ilk uygulamasını içeriyor. Ayrıca, önde gelen x86 CPU rakiplerinin tek iş parçacıklı CPU tepe performansını yüzde 70 daha az güçle eşleştiriyor.

Qualcomm bir önceki çeyrekte daha zayıf ticaret koşullarının maliyetleri azaltması gerektiği anlamına geldiğini açıklamış ve geçen ay 1.200 personeli işten çıkaracağını doğrulamıştı. Önümüzdeki çeyrek için satışların 9,1 milyar ila 9,9 milyar dolar arasında veya orta noktada 9,5 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Bu rakam analistlerin tahminlerinden daha yüksek.

Ünlü sağlık grubu, BlackCat fidye yazılım çetesinin son kurbanı oldu!

0

Henry Schein, 32 ülkede faaliyet gösteren ve 2022 yılında 12 milyar doların üzerinde gelir elde eden bir sağlık çözümleri sağlayıcısı ve Fortune 500 şirketi olarak dikkat çekiyor. Firma 15 Ekim’de, bir gün önce üretim ve dağıtım işletmelerini etkileyen bir siber saldırıyı kontrol altına almak için bazı sistemleri çevrimdışı duruma getirmek zorunda kaldığını açıkladı. BlackCat fidye yazılım çetesinin saldırısına uğrayan firmanın web sitesi hala tam olarak çalışmıyor ve şirket siparişlerini telefon üzerinden ve ikinci bir site üzerinden sağlamakta. Firmadan yapılan açıklamada şu ibareler yer alıyor:

“Henry Schein, belirli sistemlerin çevrimdışı hale getirilmesi ve Henry Schein’in bazı ticari faaliyetlerinin geçici olarak aksamasına yol açan olayı kontrol altına almayı amaçlayan diğer adımlar da dahil olmak üzere derhal ihtiyati tedbirler almıştır. Şirket durumu mümkün olan en kısa sürede çözüme kavuşturmak için çalışmaktadır”

Bazı iş operasyonları kesintiye uğramış olsa da, şirket Henry Schein One uygulama yönetimi yazılımının etkilenmediğini söylüyor. Henry Schein ayrıca olayı ilgili kolluk kuvvetlerine bildirdiğini ve o zamandan beri saldırıdan kaynaklanan olası bir veri ihlalini araştırmak için harici siber güvenlik uzmanlarıyla çalıştığını duyurmakta.

Buna karşın, BlackCat/ALPHV fidye yazılım grubu Henry Schein’ı karanlık web sızıntı sitesine ekleyerek şirketin ağını ihlal ettiklerini ve 35 TB’lık hassas dosyayı çaldıklarını iddia etti. Çete, Henry Schein’in devam eden görüşmelerin başarısız olması nedeniyle tüm sistemlerini geri yüklemeyi neredeyse bitirdiği sırada şirketin cihazlarını tekrar şifrelediklerini iddia ediyor. Tehdit aktörleri, “Henry Schein ekibiyle devam eden görüşmelere rağmen, kendi ağlarını korumak bir yana, müşterilerinin, ortaklarının ve çalışanlarının güvenliğine öncelik vermeye istekli olduklarına dair herhangi bir belirti almadık” diyor ve ekliyor: “Bugün gece yarısından itibaren, iç bordro verilerinin ve hissedar klasörlerinin bir kısmı tahsilat blogumuzda yayınlanacaktır. Her gün daha fazla veri yayınlamaya devam edeceğiz.”

Henry Schein’in BlackCat’in veri sızıntısı sitesindeki girişi kısa süre içinde silindi ve bu da şirketin müzakereleri yeniden başlattığını veya fidyeyi ödediğini akla getirmekte.  BlackCat fidye yazılımı operasyonu Kasım 2021’de ortaya çıktı ve kötü şöhretli DarkSide/BlackMatter grubunun yeniden markalaşması olduğundan şüpheleniliyor. Başlangıçta DarkSide olarak bilinen siber suç çetesi, Colonial Pipeline’a sızdıktan sonra küresel çapta dikkat çekmiş ve dünya çapında kolluk kuvvetleri soruşturmalarına yol açmıştı.

Daha yakın zamanda, Scattered Spider olarak izlenen bir BlackCat üyesi, MGM Resorts’un fidye görüşmelerini reddetmesi ve iç altyapısını kapatmasının ardından 100’den fazla ESXi hipervizörünü şifrelediği iddia edilen MGM Resorts ihlalinin sorumluluğunu üstlendi. Grup ayrıca bir diğer kumarhane devi Caesars’a da saldırı düzenledi. Nisan 2022’de FBI, grubu Kasım 2021 ile Mart 2022 arasında dünya çapında 60’tan fazla kuruluşa yapılan başarılı saldırılarla ilişkilendirdi.

Samsung gelirlerinin ve kârının düştüğünü açıkladı!

0

Samsung 30 Eylül’de sona eren 2023 yılı üçüncü çeyreğine dair finansal raporunu yayınladı. Firmanın geliri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12,2 düşerek 49,67 milyar dolara geriledi. Güney Koreli firmanın faaliyet kârı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 77,6’lık büyük bir düşüşle 1,77 milyar dolara geriledi. Ancak buna karşın hem toplam gelir hem de faaliyet kârı rakamlarının 2023 ikinci çeyrek sonuçlarına kıyasla çift haneli rakamlarda (sırasıyla %12,3 ve %13,2) artmış olması cep telefonu ve ekran satışlarındaki güçlenmeye işaret ediyor.

Samsung bu çeyreğin genel olarak kayda değer olmayan performansını “savaşlar ve jeopolitik riskler, kademeli talep toparlanması ve devam eden müşteri envanter ayarlamalarının” neden olduğu piyasa belirsizliklerine bağladı. Ancak söz konusu bellek olduğunda Samsung, yatırımcılara geleneksel sunuculara yönelik zayıf talebe rağmen tüketicilerin yüksek yoğunluklu PC ve mobil ürünleri benimsemesiyle talebin arttığını söyleyerek bir miktar avantaj elde etmiş görünüyor. Müşteri envanter ayarlamalarının sona ermesi ve yapay zekâ odaklı ürünlerin ortaya çıkması da bellek hareketlerindeki yukarı yönlü sıçramaya yardımcı oldu.

Samsung çeyrek boyunca karlılığı artırmak için, eski ürünlerini azaltırken DDR5 ve Universal Flash Storage 4.0 sağlayan gelişmiş üretim düğümlerinin satışlarını artırmaya odaklandı. Samsung gelişmiş yapay zeka çip üretim kapasitesini iki katından fazla artırmayı planladığından bu eğilim 2024 yılına kadar devam edecek. Samsung yaptığı açıklamada, “Genel olarak büyüme beklentilerin altında gerçekleşti ancak hem DRAM hem de NAND’ın ortalama satış fiyatında (ASP) bir önceki çeyreğe kıyasla makul artışlar görüldü” dedi. Şirket, bellek endüstrisinin, endüstri çapındaki üretim kesintilerinin ardından genel olarak “dibe vurduğunu” ifade etti. Beklenti, fazla envanterin ortadan kalkması ve daha gelişmiş ve daha yüksek yoğunluklu ürünlerin pazarlara ulaşmasıyla bellek pazarının toparlanmaya başlayacağı yönünde.

Bellek satışları dibi gördü, fiyatlar artabilir

Bellekten sorumlu başkan yardımcısı Jaejune Kim, kazanç çağrısında, genel endüstri daha da iyileştikçe fiyatların artmaya devam etme olasılığı olduğunu ifade etti. Kim, “Tabii ki bu her ürüne göre değişecektir çünkü talep ve arz durumu farklılık gösterecektir” dedi.

Samsung, dördüncü çeyrek talebinin yıl sonu promosyonları, yeni ürün lansmanları ve üretken yapay zekaya yönelik güçlü taleple iyileşmesini bekliyor. 2024 yılında, sunucu talebi kademeli olarak toparlanırken ve yüksek yoğunluklu bellekler trend olmaya devam ederken, cihaz üzerinde yapay zekanın yaygınlaşmasının “ek ivme” sağlayacağı öngörülüyor.

Yapay zekâ küresel ekonomiye 7 trilyon dolar katkı sağlayacak!

Deloitte Türkiye, son dönemde hayatın her alanında etkinliği giderek artan yapay zekâ teknolojilerini düzenlediği etkinlikte tartışmaya açtı. Tanımlanan görevlerde insan gibi çok yönlü düşünebilen, öğrenen ve uygulayan yapay zekâ sistemini ifade eden ‘Generative AI’ (Üretken Yapay Zekâ) konulu etkinlikte farklı kullanımlarıyla sektörlerde etki yaratan teknolojik gelişmeler ele alındı.

Yapay Zekâ Devrimi ve İş Dünyası

Deloitte Türkiye’nin düzenlediği ve yapay zekânın giderek artan etkinliğinin masaya yatırıldığı bu etkinlik, sektörel etkileri ve yeni iş modellerini ele alan bir platform işlevi gördü. İnsan zekâsının kapsamını taklit edebilen ve öğrenme yetisine sahip yapay zekâ sistemlerinin ele alındığı bu toplantıda, teknolojinin farklı kullanım alanlarından bahsedildi.

Deloitte Türkiye CEO’su Başak Vardar’ın ev sahipliğinde açılışını yapan Deloitte Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Lideri Hakan Göl, yapay zekânın artık iş dünyasında yeni bir yön sağlayıcı olduğunu vurguladı. Göl, yapay zekâ stratejisi benimseyen işletmelerin, benimsemeyenlere kıyasla çok daha avantajlı olduğuna dikkat çekti. Yapay zekâyı kritik bir önemde gören işletmelerin oranının %73 olduğunu belirten Göl, bu alanda beklenen büyümenin boyutlarını “önümüzdeki on yıl boyunca pazarın her iki yılda bir ikiye katlanmasını” öngördüklerini ifade etti.

“Age of With” olarak adlandırılan yeni dönemin, insanların akıllı makinelerle birlikte daha büyük başarılar elde etmelerini mümkün kılacağını belirten Göl, üretken yapay zekânın kullanımının 2026 yılı itibarıyla %400 oranında artmasının beklendiğini söyledi. İki yıl içinde işletmelerin büyük bir kısmının Gen AI API’leri ve modellerine geçiş yapacağını ya da bu teknolojiyi içeren uygulamaları devreye alacağını belirtti.

Küresel Etki ve Yapay Zekânın Geleceği

Deloitte Küresel Yapay Zekâ Lideri Costi Perricos, Türkiye’ye özel olarak düzenlenen toplantıda, yapay zekânın toplumsal ve iş yapma biçimlerinde devrim yaratabileceğini ve bunun sonucunda yapay zekâ pazarının katlanarak büyüyeceğini ifade etti. Perricos, yapay zekânın metin, görsel, bilgisayar kodlama ve müzik gibi alanlarda çok çeşitli ve yenilikçi sonuçlar doğuracağını, bu teknolojinin zorlu Amerikan Baro Sınavı’nı geçme başarısına da değindi.

Deloitte Türkiye Yapay Zekâ ve Veri Lideri Barış Yenidünya ise, şirketlerin rekabette fark yaratabilmeleri için doğru yapay zekâ uygulamalarını seçmeleri gerektiğinin altını çizdi. Yenidünya, özelleştirilmiş yapay zekâ modelleri oluşturmanın önemine işaret etti ve bu sayede şirketlerin farklılaşabileceğini söyledi.

The Beatles yapay zekâ sayesinde yeni bir şarkı yayınladı!

0

Dünyanın en ünlü müzik gruplarından The Beatles grubunun 1995’ten bu yana çıkan ilk “yeni” şarkısı dün yayınlandı. “Now and Then” adlı şarkı streaming servislerinde (desteklenen yerlerde Atmos mix ile) mevcut ve şarkının yapımının arkasındaki hikaye ikonik rock grubunun hayranlarının büyük ilgisini çekti. Paul McCartney ve Ringo Starr, eski bir lo-fi John Lennon kaydından bitmiş bir parçayı bir araya getirmek için çığır açan yapay zekâ teknolojisi ve makine öğrenimine başvurdu.

The Beatles, Lennon’ın “Now and Then” demosundan bir şeyler yapmayı ilk kez 90’ların ortasında, McCartney, George Harrison ve Ringo Starr grubun Anthology albümlerinde yer alacak “yeni” şarkılar üzerinde çalışmak üzere yeniden bir araya geldiklerinde denedi. “Free as a Bird” ve “Real Love “ı Lennon’ın demolarının üzerine tam grup düzenlemelerini yerleştirerek başarıyla tamamladılar.

Ancak “Now and Then” üzerindeki ilerleme, büyük ölçüde orijinal kaset üzerinde çalışmayı zorlaştıran teknik sorunlar nedeniyle durdu. “John’un demo kasetinde piyanoyu duymak biraz zordu. Ve o günlerde, tabii ki, ayırma işlemini yapacak teknolojiye sahip değildik,” diyor McCartney şarkıyla ilgili yeni bir mini belgeselde. “Ne zaman John’un sesini biraz daha duymak istesek, piyano gelip sesi bulanıklaştırıyordu.”

Nihayetinde McCartney, Harrison ve Starr’ın yer aldığı üçlü oturum “Now and Then” tamamlanamadan sona erdi. McCartney şarkının “bir dolapta öylece çürüyüp gittiğini” söyledi. Harrison’ın 2001 yılında ölmesi, şarkının gün ışığına çıkma ihtimalini daha da azalttı. McCartney, “‘Now and Then’i yeniden ele almak için doğru zamanı beklememiz neredeyse çeyrek yüzyıl sürdü” diyor.

Dönüm noktası ise 2020 başlarında, yönetmen Peter Jackson Disney Plus için kapsamlı The Beatles -Get Back belgeseli üzerinde çalışırken geldi. Jackson’ın ekibi, hemen hemen her müzik parçasını (eski demolar bile) almalarına ve “makine öğrenimine dayalı olarak tüm farklı bileşenleri ayrı parçalara bölmelerine” olanak tanıyan bir teknoloji geliştirdi. McCartney ve Starr bunun geri dönüp “Now and Then “e hak ettiği sonu vermek için bir fırsat olduğunu fark ettiler. McCartney, “Artık onu miksleyebilir ve düzgün bir kayıt yapabilirdik,” diyor. McCartney bir bas partisyonu kaydetti, Starr davulları ekledi ve yapımcı Giles Martin “Giles’ın babasının eski günlerde yaptığı gibi” bir yaylı aranjmanı buldu.

Şarkının belgeseli, tamamlanan parçada Harrison’ın geçmiş kayıtlarından neler duyacağınıza dair çok fazla ayrıntı sunmuyor. Başlangıçta Lennon’ın tamamlanmamış şarkısının büyük bir hayranı olmadığı söyleniyor. Ancak McCartney, Anthology kayıtlarındaki parçalarını koruduklarını ve McCartney’nin kendisinin de Harrison’ın tarzında bir slide gitar solosu çaldığını söylüyor. Dolayısıyla şarkı aslında tam bir The Beatles şarkısı.

Hayranlardan gelen bazı şaşkınlıklara rağmen, projeye dahil olan herkes (ve hayatta olmayan üyelerin mirasçıları) “Now and Then “in nasıl bir araya geldiği konusunda tamamen rahat görünüyor. John Lennon ve Yoko Ono çiftinin oğlu, Elton John’un vaftiz çocuğu Sean Ono Lennon “Babam buna bayılırdı, çünkü kayıt teknolojisini denemekten asla çekinmezdi. Bence gerçekten çok güzel,” diyor. McCartney de bu düşünceyi yineliyor: “2023 yılında hala Beatles müziği üzerinde çalışıyor olmak… vay be. Beatles’ın da çok ilgisini çekecek olan en son teknolojiyle uğraşıyoruz. ‘Now and Then’ muhtemelen son The Beatles şarkısıdır. Ve hepimiz bu şarkıda çaldık, yani gerçek bir Beatles kaydı.”

Co Print, Kickstarter’da 2 saatte 100 bin dolarlık fon topladı!

0

Türkiye merkezli girişim Co Print, 3D yazıcı teknolojilerinde bir devrim yapmaya hazırlanıyor. Şirketin yeni ürün serisi ChromaSet, dünyanın en büyük kitle fonlama platformu Kickstarter üzerinde büyük bir çıkış yaparak ilk iki saatte 100 bin dolarlık fon topladı. İşte detaylar…

Co Print ChromaSet, 2 saatte 100 bin dolara ulaştı!

ChromaSet, 3D yazıcı kullanıcılarına çok-filamentli baskı ve standartlara kıyasla üç kat daha hızlı baskı yapabilme olanağı sunuyor. Bu özellikler sayesinde kullanıcılar, eski ve kullanılmayan 3D yazıcılarını en son teknolojiye sahip cihazlara dönüştürme fırsatına sahip oluyorlar.

ChromaSet’in altı farklı bileşeni bulunuyor ve mevcut tüm 3D yazıcılar için avantajlar sunuyor. Serinin ana ürünleri arasında dünyanın ilk çok filamentli 3D baskı paneli olan ChromaPad, çok-filamentli baskılar için özel olarak tasarlanmış ChromaHead baskı kafası ve Klipper yazıcılar için geliştirilmiş Klipper Chroma Modülü bulunuyor.

Co Print’in kurucu ortağı Fatih Kazım Duymaz, başarılı bir Kickstarter lansmanıyla Co Print Series 2 ürünlerini global pazara sunduklarını belirtti. Ayrıca Duymaz, “Yakın zamanda, dünyanın en büyük 3D yazıcı fuarı FormNext ve binlerce girişimin de yer aldığı dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES 2024’te tüm dünyadaki kullanıcılarla buluşmayı hedefliyoruz.” dedi.

ChromaSet’in Kickstarter kampanyası 29 gün sürecek ve iki farklı paket seçeneği sunulacak: ChromaSet ve KCM Set. Bu özel paketlerin yanı sıra, her bir ürün ayrı ayrı satın alınabilir, böylece kullanıcılar 3D yazıcılarını ihtiyaçlarına göre özelleştirebilirler. ChromaSet, 3D yazıcı teknolojisinde büyük bir adım atarak kullanıcıların daha hızlı ve çok-filamentli baskılar yapabilmesini sağlayacak gibi görünüyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Intel ve Dell’den yeni yapay zekâ destekli süper bilgisayar!

0

Intel, Dell Technologies ve Cambridge Üniversitesi, birlikte tasarlanan Dawn Faz 1 süper bilgisayarının kullanıma sunulduğunu duyurdu. Önde gelen teknik ekipler, dünyanın en acil sorunlarından bazılarını çözmek için hem yapay zekânın (AI) hem de yüksek performanslı bilgi işlemin (HPC) gücünü kullanan İngiltere’nin en hızlı AI süper bilgisayarını inşa etti. Bu, İngiltere’nin gelecekteki teknoloji liderliği iddiası ve teknoloji sektörüne yapılacak yatırımlar için önemli bir adım olarak niteleniyor.

Dawn, yakın zamanda başlatılan ve ilgili sistem ve mimarilerin uygulanabilirliğini araştıracak olan Birleşik Krallık Yapay Zeka Araştırma Kaynağı projesinin de ilk adımı. Dawn, Birleşik Krallık’ı saniyede bir kentilyon (10 üzeri 18) kayan nokta işlemi hesaplama eşiğine yaklaştırıyor. Perspektif için bu rakam dünyadaki her insanın dört yıldan fazla bir süre boyunca günde 24 saat hesaplama yapmasına eş değer.

Intel EMEA HPC teknik direktörü Adam Roe konuyla ilgili açıklamasında “Dawn, Birleşik Krallık’ta mevcut olan bilimsel ve yapay zeka bilgi işlem kapasitesini önemli ölçüde güçlendiriyor. Bu makinenin sunabileceği erken bilim türlerini görmek ve Dell Technologies, Intel ve Cambridge Üniversitesi arasındaki Open Zettascale Lab ortaklığını güçlendirmeye devam etmek ve bunu Birleşik Krallık bilim ve yapay zeka topluluğuna daha da genişletmek için çok heyecanlıyım.” dedi.

Dawn projesi Dell Technologies, Intel, Cambridge Üniversitesi ve Birleşik Krallık Araştırma ve İnovasyon’un ek yatırımları arasındaki tasarım ortaklığından doğdu. Dawn, bugün Birleşik Krallık’ta kullanılan en hızlı yapay zeka süper bilgisayarı konumunda ve hem akademik araştırma alanında hem de endüstriyel alanlarda Birleşik Krallık’ın şimdiye kadarki en büyük iş yüklerinden bazılarını destekleyecek. Kullanım alanları arasında sağlık hizmetleri, mühendislik, yeşil füzyon enerjisi, iklim modellemesi ve kozmoloji ve yüksek enerji fiziğindeki öncü bilim yer alıyor.

Dawn Faz 1 ve daha önce duyurulan Isambard yapay zekâ süper bilgisayarı, araştırmacıların yapay zekânın potansiyelini en üst düzeye çıkarmasına yardımcı olacak. Birleşik Krallık Araştırma ve İnovasyon (UKRI) kurumu  tarafından desteklenen Dawn, hem temel araştırmalar hem de endüstriyel kullanım durumları için ülkenin yapay zeka ve simülasyon hesaplama kapasitesini büyük ölçüde artıracak, araştırma keşiflerini hızlandıracak ve Birleşik Krallık bilgi ekonomisinde büyümeyi teşvik edecektir.

Bu sistemdeki her bir PowerEdge XE9640 sunucu, iki adet 4. Nesil Intel Xeon Ölçeklenebilir işlemci ve dört adet Intel Data Center GPU Max hızlandırıcıyı bir araya getirerek gerçek dünyadaki bilimsel problemleri çözmek için güçlü performans ve yüksek verimlilik sunuyor. İngiliz KOBİ StackHPC’nin Bilimsel OpenStack platformu ise tamamen yapay zeka ve simülasyon için optimize edilmiş bir bulut süper bilgisayar yazılım ortamı sağlıyor. Bu, oneAPI açık yazılım ekosistemi ve geliştiricilerin yapay zekâ ve HPC iş yüklerini hızlandırmasına ve birden fazla donanım mimarisinde kod taşınabilirliğini artırmasına yardımcı oluyor. Dawn Phase 1’in teknik detayları ve performans rakamları Kasım ayı ortasında Denver, Colorado’da düzenlenecek Supercomputing 23 (SC23) konferansı sırasında açıklanacak.

Türksat 6A, Türkiye’yi uzay yarışında bir adım öne taşıyacak

Türkiye, 2024 yılının Haziran ayında uzaya göndermeyi planladığı yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A ile uzaydaki bağımsızlığını sembolize etmeyi hedefliyor. Türksat 6A, güneş paneli açma-kapama testleri başlatılarak stratejik bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.

Türksat 6A, Türkiye’nin uzaydaki bağımsızlığını simgeleyen önemli bir proje. Uydunun yapıldığı TUSAŞ Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test (USET) Merkezi, fırlatma aşamasından uzaya kadar uydunun karşılaşabileceği tüm zorluklara dayanıklılığını test etmek için kullanılıyor. Bu merkez, birden fazla uydunun montajı, entegrasyonu ve test faaliyetlerini aynı çatı altında eş zamanlı olarak gerçekleştirebilen nadir tesislerden biri olarak öne çıkıyor.

Türksat 6A, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Asya’nın büyük bir bölümüne hizmet sunacak. Uydu, 4 tonun üzerinde bir kütleye sahip ve Haziran 2024’te uzaya fırlatılarak 42 derece doğu boylamında yörüngesine yerleştirilmesi planlanıyor.

Bu proje, Türkiye’nin kendi haberleşme uydularını üretebilme kabiliyetini gösteriyor. Ayrıca, bu uyduların geliştirilmesi ve işletilmesi sırasında kazanılacak deneyim, Türkiye’nin uzay ekonomisinde daha etkin bir şekilde yer almasını sağlayabilir.

Türksat 6A’nın ileri teknolojiler içerdiği ve haberleşme uyduları alanında önemli bir adımı temsil ettiği belirtiliyor. Aynı zamanda Türkiye’nin milli güvenlik ve stratejik öneme sahip birçok uygulamayı yerli kaynaklarla geliştirme kapasitesini artırabilir.

Ülkede uzay alanındaki çalışmalar çeşitlenmiş durumda. Bu kapsamda, yerli uzay araştırmaları ve Ay Araştırma Programı gibi projeler de aktif olarak geliştiriliyor. Bu projeler, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki ilerlemesini destekleyerek ülkeyi yüksek teknoloji üreten ve uluslararası alanda rekabetçi bir güç haline getirmeyi amaçlıyor.

Google’ın yatırımcısı Türkiye’de!

Türkiye’de 2021 yılından itibaren faaliyet gösteren Silikon Vadisi merkezli dünyanın en büyük inovasyon platformu Plug and Play, Plug and Play Türkiye EXPO 2023 etkinliğinde global ölçekte inovasyon alanındaki son gelişmeleri masaya yatırdı. Türkiye’nin önde gelen şirketleri global girişimcilik ekosistemiyle bir araya geldi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Plug and Play ekosisteminde yer alan Akbank, Aygaz, Enerjisa, İGA, MEXT, Otokoç ve TOGG’un üst düzey yöneticileri inovasyon tecrübelerini paylaşırken, küresel çaptaki 20’den fazla girişim de deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Türkiye, inovasyon yolculuğunda önemli bir adım

Plug and Play Türkiye EXPO 2023

Silikon Vadisi’nde 30 yılı aşkın deneyimi olan global girişimcilik ekosisteminin duayen isimlerinden Plug and Play’in Kurucusu ve CEO’su Saeed Amidi, İstanbul’a olan bağlılıklarının inovasyon yolculuğunda çok önemli bir adım teşkil ettiğini söyledi.  Küresel girişim portföyleriyle otomotiv, üretim, sanayi sektörlerine sürekli olarak verimlilik ve maliyet tasarrufu sağlayan çözümler sunduklarını vurgulayan Amidi, “İstanbul operasyonlarımız aracılığıyla, Türkiye ile Silikon Vadisi, Çin, Singapur, Almanya’nın dinamik teknoloji ekosistemleri ile kapsamlı küresel ağımız arasında bir köprü oluşturmanın yanında iş birliği ve inovasyonun sürekliliğini sağlamayı hedefliyoruz. Akbank, Aygaz, Enerjisa, İGA, MEXT, Otokoç ve TOGG gibi Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarının bu değişimleri benimseme ve küresel teknolojik gelişmelerden yararlanma konusundaki kararlılığı çalışmalarımızın ne denli doğru yönde ilerlediğinin açık bir göstergesi” dedi.

Plug and Play Kurucusu ve CEO'su Saeed Amidi ve Türkiye ve EMEA Bölge Direktörü Lale Can Gözübüyük
Plug and Play Kurucusu ve CEO’su Saeed Amidi ve Türkiye ve EMEA Bölge Direktörü Lale Can Gözübüyük

Küresel startup ekosistemi İstanbul’a taşınacak

İstanbul’u gerçek anlamda küresel bir platformla buluşturduklarının altını çizen yapan Saeed Amidi, sözlerine şöyle devam etti: “Plug and Play olarak yatırımcı topluluğumuz, kanıtlanmış geçmiş performansa ve yüksek yatırım getirisine sahip startup’ları belirliyor. Bu ekosistem, Türkiye startup ortamını canlandıracak ve İstanbul’u gelecek dönemde ‘en iyi 10 küresel startup ekosistemi’ arasında konumlandıracak.”

Dünya’nın en büyük inovasyon platformu

Plug and Play Türkiye ve EMEA Bölge Direktörü Lale Can Gözübüyük ise Plug and Play’in dünyanın en büyük inovasyon platformu olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Ekosistemimizde 600’den fazla Fortune 1000 listesinde yer alan büyük ölçekli şirket, 75 binden fazla girişim, yüzlerce yatırımcı, bilirkişi, kamu kuruluşu gibi çok sayıda inovasyona gönül vermiş paydaş bulunuyor. Türkiye’de de 3 yıldır ülkemizin büyük kurumsal şirketlerin inovasyon yolculuğuna destek olabilmek için global bir dinamo gibi konumlanıyoruz. Şu anda Türkiye’de 7 tane kurumsal partnerimiz var. Kendilerine inovasyon süreçlerinde hem fikir aşamasında hem de uygulamaları esnasında destek oluyoruz. Bugüne kadar kendilerini yüzlerce girişimci ile tanıştırdık ve dünya genelindeki Plug and Play etkinliklerimize de katılımlarını sağladık. Plug and Play Türkiye EXPO 2023 etkinliğimizde hem tüm bu çalışmalarımızı aktarıp hem de inovasyon konusunda belirli temalar altında gelecekle ilgili bir vizyon çizebildiğimiz için mutlu ve gururluyuz. Önümüzdeki dönemde de kurumsal şirketlere destek olmaya ve bilgi birikimimizi aktarmak için etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz.”

Apple eski iPhone’ları yavaşlatıyor mu?

0

Apple, belirli iPhone modellerinde bilerek kusurlu pil kullanmakla suçlayan İngiltere’deki bir toplu davayla yüzleşmek zorunda. Londra Rekabet Temyiz Mahkemesi Çarşamba günü aldığı bir kararla Apple’ın geçtiğimiz yıl açılan davayı engelleme talebini reddetti.

Justin Gutmann geçtiğimiz yıl Apple’a karşı açtığı davada, şirketin iPhone 6, 6 Plus, 6S, 6S Plus, SE, 7 ve 7 Plus’a cihazın işlemcisine ya da işletim sistemine ayak uyduramayan bataryalar yerleştirdiğini iddia etmişti. Dava, Apple’ı bu sorunu gizlemekle ve aynı zamanda işlemcilerini yavaşlatan veya “kısan” bir güç yönetimi aracı da dahil olmak üzere otomatik yazılım güncellemelerini yayınlamaya devam etmekle suçluyor. Davacı Gutmann İngiltere’deki 25 milyon iPhone kullanıcısı için yaklaşık 2 milyar dolar tazminat talep ediyor.

Rekabet Temyiz Mahkemesine yapılan başvuruda, Apple’ın pahalı geri çağırma veya onarımlardan kaçınmak için “kısma” olarak bilinen bir süreçle eski iPhone’ların performansını yavaşlattığı iddia ediliyor. İddia, performans sorunlarıyla mücadele etmek ve eski cihazların aniden kapanmasını önlemek için Ocak 2017’de iPhone kullanıcılarına bir yazılım güncellemesiyle sunulan bir güç yönetimi aracının tanıtılmasıyla ilgili. Gutmann, araçla ilgili bilgilerin o zamanki yazılım güncellemesi indirme açıklamasına dahil edilmediğini ve şirketin cihazları yavaşlatacağını açıkça belirtmediğini söylüyor.

Davacı Justin Gutmann Apple’ın iPhone pillerinin en son iOS yazılımını çalıştırmakta zorlanabileceği gerçeğini gizlemek için bu aracı tanıttığını ve firmanın ürünleri geri çağırmak ya da yedek pil sunmak yerine kullanıcıları yazılım güncellemelerini indirmeye zorladığını iddia ediyor: “Apple, müşterileri için onurlu ve yasal olanı yapmak ve ücretsiz değiştirme, onarım hizmeti ya da tazminat teklif etmek yerine, yazılım güncellemelerinde cihazlarını %58’e kadar yavaşlatan bir aracı gizleyerek insanları yanılttı.”

Apple, Mayıs ayında suçlamaları “temelsiz” olarak nitelendirerek davayı engellemeye çalıştı. Şirket ayrıca bazı iPhone 6S modelleri dışında pillerinde sorun olduğu iddialarını da reddetti. Apple sözcüsü Tom Parker “Hiçbir Apple ürününün ömrünü kasıtlı olarak kısaltacak ya da müşteri yükseltmelerini teşvik etmek için kullanıcı deneyimini kötüleştirecek hiçbir şey yapmadık ve yapmayız” diyor ve ekliyor “Amacımız her zaman müşterilerimizin seveceği ürünler yaratmak olmuştur ve iPhone’ların mümkün olduğunca uzun süre dayanmasını sağlamak bunun önemli bir parçasıdır.”

Buna karşın ABD’de Apple daha önce de benzer iddialarla karşı karşıya kalmış, benzer bir davada eskiyen iPhone’ları yavaşlattığı iddialarını çözmek için 500 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. Bu ödemeler, etkilenen iPhone 6, 7 ve iPhone SE modellerine sahip kullanıcılar için Ağustos ayında yapılmaya başlandı.

Duracell yeni taşınabilir güç istasyonunu tanıttı!

0

Duracell’ın yeni taşınabilir güç istasyonları, yüksek kapasiteli pilleri sayesinde çeşitli cihazları etkili bir şekilde şarj edebiliyor ve mobiletsiyle dikkat çekiyor. Bu güçlü istasyonlar, dizüstü bilgisayarlar, akıllı saatler, telefonlar ve hatta drone’lar gibi geniş bir yelpazedeki cihazları şarj etme kapasitesine sahip.

Duracell M150, kompakt boyutlarıyla öne çıkıyor. 3.1 inç genişliği ve 6.4 inç boyutu sayesinde hafif ve taşınabilir bir tasarıma sahip. İçerisinde bulunan 25.000 mAh kapasiteli pil, 150W güç sağlayarak enerji ihtiyaçlarını karşılıyor. Ayrıca kablosuz şarj özelliği ile cihazları 15W hızında şarj edebiliyor.

Duracell

Üst kısmında yer alan açılabilir kapağın ise ilginç bir kullanım özelliği bulunmakta. Bu kapak, akıllı telefonlarınızı yerleştirebileceğiniz bir platform sunarken, aynı zamanda video izlerken ideal bir izleme açısı sunuyor. Ancak, bu kapak kendi başına telefonları tutmak için bir mıknatıs içermiyor, bu nedenle kullanıcıların kendi mıknatıslarını temin etmeleri gerekiyor. Şirket, bu ek aksesuarların satın alınabileceğini belirtmektedir, ancak resmi web sitesinde herhangi bir mıknatıs halkası bulunmamakta.

M150’nin arka yüzünde ise iki USB-A bağlantı noktası ve iki USB-C bağlantı noktası bulunmakta, böylece farklı cihazları aynı anda şarj edebilme imkanı sunuyor . Ayrıca, üst kısma yakın bir konumda bulunan 360 derece aydınlatma halkası, özellikle önemli dijital toplantılarda yüzünüzü aydınlatmak veya basit bir lamba olarak kullanmak için kullanışlı.

Duracell’ın yeni taşınabilir güç istasyonları, güçlü pilleri ve çok yönlü bağlantı noktalarıyla kullanıcıların mobil enerji ihtiyaçlarını karşılayacak etkili ve kullanışlı bir çözüm sunmakta.

United Payment IBAN kullanmadan FAST para transferine imkan veriyor 

0

United Payment, bankalar arası her saat hızlı para transferi yapılmasını sağlayan FAST sistemi için onay alan ilk e-para şirketlerinden biri oldu. United Payment kullanıcıları da bundan böyle IBAN numarasına gerek duymadan ışık hızında para transferi gerçekleştirebilecek. Kullanıcılar bundan böyle 20 bin TL üst limitli para transferi işlemlerini, IBAN numarasına gerek duymadan ışık hızında gerçekleştirebilecek.

Ödeme sisteminde rekabeti artıracak düzenlemeler

United Payment CEO’su İlker Sözdinler
United Payment CEO’su İlker Sözdinler

Konuyla ilgili açıklama yapan United Payment CEO’su İlker Sözdinler, “Ülkemizin nakitsiz toplum ve finansal demokratikleşme alanında gerçekleştirdiği tüm çalışmaları gönülden destekliyoruz. United Payment olarak Türkiye’nin ilk e-para şirketlerinden biriyiz. Bugüne kadar para transfer hizmeti başta olmak üzere ödeme alanında pek çok ilki hayata geçirdik. Uluslararası para transferi alanında dünya devleriyle işbirliği yapıyor ve sadece Türkiye’de değil tüm bölgede çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Genç, dinamik, yüksek kabiliyetli ekibimiz ve ülkemize katma değer sunan yeniliklerimizle ekosistemi büyütmek için elimizden geleni yapmayı sürdürüyoruz. Bu anlamda, Merkez Bankası’nın ödeme ve e-para kuruluşlarını FAST sistemine dahil etme yönündeki düzenleme kapsamında yer alan ilk şirketlerden biri olduğumuz için mutluyuz. Bu düzenleme ile hizmet verdiğimiz cüzdan kullanıcıları 7/24 fast ile ödeme hizmetinden faydalanabilecek. Ayrıca bir banka gibi müşterilerimizin kullanabilecekleri hesap açabildiğimiz, IBAN sağlayabildiğimiz için para alıp göndermek çok kolay olacak. Ülkemizin ödemeler sisteminde bu tip rekabeti artıracak düzenlemeler sayesinde dünyada üst sıralara yükseleceğine ve müşteri hizmet kalitesinin de artacağına inanıyoruz” dedi.  

Her saat para transferi mümkün  

Merkez Bankası’nın Liralaşma stratejisi kapsamında dijital ekonomi yol haritasının önemli bir unsuru olan FAST Sistemi’nin kapsam ve kapsayıcılığını artırmak için hayata geçirdiği uygulama sayesinde, United Payment kullanıcıları bir banka gibi doğrudan para transferi yapabilecek. Ayrıca IBAN’ın yanı sıra kullanıcılar, FAST ile “Kolay Adres” tanımlaması yaparak IBAN numarası yerine telefon, e-posta, kimlik veya pasaport numarası bilgilerini kullanarak para transferlerini EFT saatlerini kaçırma endişesi taşımadan, haftanın her günü istedikleri saatte rahatça yapabilecek. Bu sayede işlem süresi kısalacak ve hizmet kalitesi çok daha üst noktalara taşınacak.

İngiltere Kralı’ndan yapay zekâ riskleri konusunda iş birliği çağrısı

İngiltere hükümetinin ev sahipliğinde düzenlenen yapay zekâ güvenlik zirvesi ikonik bir öneme sahip Bletchley Park ‘ta gerçekleşiyor. 28 ülkeden üst düzey devlet görevlilerinin yanı sıra yapay zekâ alanında faaliyet gösteren OpenAI, Google Deepmind ve Anthropic gibi şirketlerin yöneticilerini ağırlayan zirvenin açılış konuşmasını İngiltere Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Bakanı Michelle Donelan gerçekleştirdi.

Zirvede ayrıca İngiltere Kralı Charles’ın katılımcılara hitaben banttan yaptığı bir konuşma yayınlandı. İngiltere Kralı konuşmasında yapay zekâ tarafından sağlanan faydalara dikkat çekerken bu yeni teknolojinin barındırdığı risklerin de “aciliyet, birlik ve kolektif güç duygusu” ile ele alınması gerektiğini söyledi. Charles konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik sıçramalarından birine tanıklık ediyoruz. Güçlü yapay zekanın hızlı yükselişi, çağımızın en büyük düşünürlerinin çoğu tarafından elektriğin keşfi, atomun parçalanması, World Wide Web’in yaratılması ve hatta ateşin kullanılması kadar değerli kabul ediliyor. Yapay zekâ bildiğimiz yaşamı tamamen dönüştürme, kanser, kalp hastalığı ve Alzheimer gibi hastalıkları daha iyi tedavi etmemize ve hatta belki de iyileştirmemize yardımcı olma, karbon emisyonunu net sıfıra doğru indirme yolculuğumuzu hızlandırma ve potansiyel olarak sınırsız temiz, yeşil enerjinin yeni bir çağını gerçekleştirme, hatta sadece günlük yaşamlarımızı biraz daha kolaylaştırmamıza yardımcı olma potansiyeline sahiptir.

Bununla birlikte, yapay zekanın henüz tam olarak anlatılamamış tüm faydalarını gerçekleştirmek istiyorsak, önemli riskleriyle mücadele etmek için de birlikte çalışmalıyız. Yapay zekâ bazılarının insan yeteneklerini ve hatta insan anlayışını aşabileceğini öngördüğü modellere doğru her zamankinden daha büyük bir hızla ilerlemeye devam ediyor. Hızla gelişen bu teknolojinin güvenli ve emniyetli kalmasını sağlamak için açık bir zorunluluk var. Yapay zekâ uluslararası sınırlara saygı duymadığından, bu görev uluslararası koordinasyon ve iş birliği gerektirmektedir. Bu küresel çabayı desteklemek üzere Birleşik Krallık, Alan Turing’in Enigma kodunu kırarak yeni bir dijital çağın temellerini attığı, modern bilişimin doğduğu yer olan Bletchley Park’ta bu zirveye ev sahipliği yapmaktan gurur duymaktadır.”

Zirve öncesinde geçtiğimiz hafta bir konuşma yapan İngiltere Başbakanı Rishi Sunak yapay zekanın barındırdığı risklere ve felaket senaryolarına dikkat çekmişti.

Zirvenin ilk gününde aralarında ABD, İngiltere, AB ve Türkiye’nin de bulunduğu 28 ülke yönetiminden resmi temsilciler ortak bir bildiriye de imza attılar. Yapay zekanın faydaları kadar riskleri de olduğuna dikkat çeken Bletchley Bildirisi imzacı ülkelerin bu riskleri daha iyi değerlendirmek ve minimize edebilmek için ortak adımlar atacağını ve iş birliği içinde çalışacağını duyuruyor.