Twitter (X) devlet kimliği tabanlı doğrulama başlattı

X Eski adıyla Twitter, ücretli kullanıcılar için devlet kimliği tabanlı hesap doğrulamasını başlattı. Bu adım, kimlik hırsızlığını önlemeyi ve “öncelikli destek” gibi avantajlar sunmayı amaçlıyor.Sosyal medya platformu, kimlik doğrulama çözümleri sağlayıcısı olan İsrail merkezli Au10tix ile bir işbirliği kurdu. Kimlik doğrulama sürecinde, Au10tix’in bu verileri en fazla 30 gün süreyle saklayabileceği belirtiliyor.

Kimlik doğrulama, çok sayıda ülkede sunulmasına rağmen, Avrupa Birliği (AB), Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ve Birleşik Krallık gibi bölgelerde henüz mevcut değil. Bu durum muhtemelen bölgedeki sıkı veri koruma yasalarından kaynaklanıyor. Şu an için kimlik tabanlı doğrulamanın kullanıcılara neredeyse hiçbir somut fayda sağlamadığı görünüyor. Şirket, kimlik doğrulamasının sonucunda yaşa dayalı içerik kısıtlamaları uygulayabileceğini ifade etti.

Twitter şu an kimlik doğrulamasını, sahte hesapları engellemeye odaklanıyor ve ayrıca kullanıcıların yaşa uygun içeriklere erişmelerini sağlamayı, spam ve kötü amaçlı hesapları engellemeyi düşünüyor.

Kimlik doğrulamasını tamamlayan kullanıcılar, hesaplarının doğrulandığını belirten bir rozete sahip olacaklar. Ancak bu rozeti sadece profil sayfasındaki mavi onay işaretine tıklayarak görebilirsiniz. Ayrıca, kimlik doğrulaması yaptıran kullanıcıların “X Services’ten öncelikli destek” alacaklar , ancak bu destek ne anlama geldiği hala net değil.Özellikle, şirket geçen ay ücretli kullanıcıların onay işaretlerini gizlemelerine olanak tanıyan bir seçenek sunmuştu.

Twitter, gelecekte kullanıcıların kimliklerini doğruladığında onay işareti alma sürecini hızlandırmayı ve aynı zamanda onay işaretini kaybetmeden adlarını, kullanıcı adlarını veya profil fotoğraflarını sık sık değiştirmelerine izin vermeyi planlıyor. Şirket şu anda yalnızca ücretli kullanıcılar için kimlik tabanlı doğrulama sunuyor. Bu, Twitter’ın taklit ve spam sorunlarına çözüm ararken tüm kullanıcılara aynı doğrulama imkanını sunmadığını ironik bir şekilde gösteriyor.

Nisan ayında Twitter, eski doğrulama programını durdurdu ve hesaplardan onay işaretlerini kaldırdı. Ancak bu karar büyük bir karmaşaya yol açtığı için, şirket en iyi hesaplar için onay işaretini geri getirdi.

Son olarak, platform, kullanıcıların biyometrik verileri ve eğitim-iş geçmişlerini yakalama yeteneğini içeren gizlilik politikasını değiştirdiğini duyurdu. Twitter, bu adımın “devlet tarafından verilen kimliklerin işlenmesi yoluyla hesapları gerçek kişilere bağlama” konusunda yardımcı olacağını ve kimlik hırsızlığına karşı daha güvenli bir platform sağlayacağını belirtti.

Dünyada ilk Kez 3D baskı ile üretilen Vegan somon süpermarket raflarında!

0

Gıda teknolojisi startup’ı Revo Foods, dünyada bir ilki gerçekleştirerek 3D baskı teknolojisiyle üretilen vegan somonu Avusturya süpermarketlerinin raflarına taşıdı. “THE FILET – Inspired by Salmon” adı verilen bu yenilikçi ürün, 3D baskıyla üretilen deniz ürünleri arasında öne çıkıyor ve süpermarketlerde satışa sunulan ilk 3D baskılı ürün unvanını taşıyor.

Revo Foods’un amacı, geleneksel balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği uygulamalarına çevre dostu bir alternatif sunmak. Küresel balık stoklarının yüzde 60’ının aşırı avlandığı bir dönemde, 3D baskı teknolojisi balık popülasyonlarına zarar vermeden deniz ürünleri üretme fırsatı sunuyor.

3D baskılı balıkların temel bileşenleri genellikle yosun, deniz yosunu veya bitki bazlı malzemeler. Revo Foods’un yeni ürünü ise filamentli mantarlardan elde edilen bir mikoprotein kullanılarak üretildi. Bu sağlıklı alternatif, yüksek protein ve Omega-3 içeriği sayesinde vegan somonun “A” Nutriscore derecesini kazandı.

3D baskı teknolojisinin en büyük avantajlarından biri, yiyeceklerin özelleştirilebilir olması. Kolesterol oranı düşük, sağlıklı yağ asitleri oranı yüksek ve kirleticilerden arındırılmış 3D baskılı balıklar, farklı beslenme ihtiyaçlarına ve kişisel tercihlere göre üretilebilir.

Ancak gerçek balığın doku ve tadını başarıyla taklit etmek 3D baskı teknolojisi için bir zor. Bu nedenle bilim insanları ve araştırmacılar, daha inandırıcı deniz ürünleri deneyimleri için tarifleri ve baskı yöntemlerini geliştirmek üzerine çalışıyor.

Revo Foods, bu zorluğun üstesinden gelmek için yenilikçi bir ekstrüzyon süreci kullanmakta. Bu süreç, somon ikamelerinin gerçek balığın karakteristik dokusunu ve liflerini taklit etmesine olanak tanıyor . Ayrıca, 3D-MassFormerTM teknolojisi ile 3D baskılı gıdalar seri üretilebilir hale gelmiştir.

Revo Foods CEO’su Robin Simsa, “3D-MassFormerTM ile gıdaların tam olarak müşteri ihtiyaçlarına göre üretildiği bir çağa, yaratıcı bir gıda devrimine giriyoruz” dedi. Bu noktadan sonra, tüketicilerin bu yenilikçi ürüne nasıl tepki vereceği merak konusu. 3D baskılı somonun yanı sıra, bu teknoloji uzay yolculuğu ve acil gıda malzemeleri gibi farklı alanlarda da kullanılabilir. Teknoloji ilerledikçe, sürdürülebilir gıda çözümlerinde 3D baskı tekniğinin daha fazla kullanılması bekleniyor.

WhatsApp görüntülü aramalara Memoji desteği ekleyebilir

0

WhatsApp, Android için en son beta sürümünde test edilen yeni bir özellikle kullanıcılarını şaşırtmaya hazırlanıyor. Meta şirketinin popüler mesajlaşma platformu, görüntülü aramalarda Memoji benzeri avatar desteği sunmaya hazırlanıyor.

Meta, WhatsApp kullanıcılarına daha önce Instagram ve Messenger gibi diğer platformlarda sunulan avatar özelliğini WhatsApp’a getirerek, görüntülü aramaları daha eğlenceli ve etkileşimli hale getirmeyi amaçlıyor. Bu yeni özellik, kullanıcıların görüntülü aramalar sırasında kendi özelleştirilmiş avatarlarını kullanmalarına izin verecek.

Görüntülü aramalarda avatarların kullanılması, görüntülü konuşmaları daha kişiselleştirilmiş hale getirecek ve kullanıcıların ifadelerini daha iyi yansıtmalarına yardımcı olacak. Avatarlar, kullanıcıların yüz ifadelerini ve hareketlerini taklit edebileceği için sohbetler daha eğlenceli hale gelecek.

Bununla birlikte, güvenlik endişeleri konusunda bazı kaygılar bulunuyor. Ancak WhatsApp, avatar kullanımının uçtan uca şifrelemeyi devre dışı bırakmayacağını ve kullanıcıların gizliliğini koruyacağını açıkladı. Meta şirketi ayrıca avatar deneyimini daha da geliştirmek için bazı verileri kullanabilir, bu nedenle kullanıcılar bu konuda bilinçli olmalılar.

Ayrıca, WhatsApp’ın Durum güncellemeleri için avatar tepkileri üzerinde çalıştığı da belirtiliyor. Bu, WhatsApp’ın sürekli olarak platformunu geliştirmeye ve kullanıcılarına daha fazla eğlenceli özellik sunmaya devam edecek.

Görüntülü aramalarda avatar desteği, WhatsApp’ın rekabetçi mesajlaşma uygulamaları arasında fark yaratmasına yardımcı olabilir. WhatsApp, son dönemde bir dizi yeni özellik ekleyerek kullanıcılarını memnun etmeye devam ediyor. Bu özellikler arasında Kanal desteği, HD fotoğraf ve video paylaşımı, ekran paylaşımı ve daha fazlası bulunuyor.

Meta, WhatsApp’ı sürekli olarak güncellemeye devam ederek, platformunun kullanıcılarının beklentilerini karşılamasını ve rekabetçi bir mesajlaşma uygulaması olarak kalmayı sürdürmesini sağlıyor.

Görüntülü aramalarda avatar desteği, önümüzdeki birkaç ay içinde kullanıcılarla buluşabilir. WhatsApp’ı güncel tutarak ve beta sürümlerini deneyerek yeni özelliklerin öncüsü olabilirsiniz.

Apple Fransa’da iPhone 12 radyasyon endişelerini gidermek için yazılım güncellemesi yayınlıyor

0

Apple, Fransa’daki iPhone 12 kullanıcılarını memnun etmek ve düzenleyici kurumlarla uyum sağlamak amacıyla yeni bir adım atıyor. Şirket, Fransız düzenleyicilerin dile getirdiği elektromanyetik radyasyon endişelerini gidermek için bir yazılım güncellemesi yayınlayacağını duyurdu. Fransız düzenleyiciler tarafından kullanılan belirli bir test protokolüne uyumu sağlayacak.

Fransız düzenleyici kurumu ANFR (Agence nationale des fréquences), iPhone 12’nin elektromanyetik radyasyon düzeylerini inceledi ve standartlara uyumlu olmadığını tespit etti. Bu nedenle ANFR, Apple’a, iPhone 12 satışlarını durdurma ve mevcut cihazları güncellemelerle Avrupa standartlarına uygun hale getirme talimatı verdi.

Apple’dan açıklama

Apple, bu yazılım güncellemesinin güvenlikle ilgili bir endişe yaratmadığını ve Fransız düzenleyicilerin test protokolüne uyumu sağlama istediklerini belirtti. Şirket, Fransız kullanıcılar için bu güncellemeyi sunarak iPhone 12’nin Fransa’da satışa devam etmesini hedefliyor.

ANFR, şimdi bu güncellemeyi test edecek ve iPhone 12’nin elektromanyetik dalgalarını incleyecektir. Eğer bu testler sonucunda cihazın yaydığı radyasyon düzeylerinde bir düzelme görülürse, düzenleyici kurum modelin Avrupa standartlarına uygun hale geldiğini onaylayacak ve pazarlama geri çekme emri kaldırılacaktır.

Kullanıcı güvenliği

Tartışmalardan sonra, Fransız bakanlar elektromanyetik radyasyonun kabul edilen standartların üzerinde olmasının insanlar için tehlikeli olmadığını vurguladılar ve iPhone 12 kullanıcılarının telefonlarını güvenli bir şekilde kullanabileceklerini belirttiler.

Apple, kullanıcıların endişelerini gidermek ve güvenliği sağlamak adına bu adımı atmış gibi görünüyor. Şirket, teknik destek ekibine de kullanıcılara ürünlerinin güvenli olduğunu ve titiz testlerden geçtiğini söylemeleri konusunda tavsiyede bulunmuş durumda.

Bu gelişmelerin ardından, Fransız iPhone 12 kullanıcıları, güncellemeleri takip etmeye ve düzenleyici kurumlarla uyum sağlamaya devam edebilirler.

Ticaret Bakanlığı ChatGPT reklamlarına ceza verdi

0

Ticaret Bakanlığı, reklam dünyasında yapay zekanın giderek daha fazla kullanıldığı bir dönemde, Reklam Kurulu aracılığıyla önemli bir adım attı. Eylül ayı toplantısında, yapay zeka tarafından üretilen reklamların denetimine ağırlık verildi ve bu reklamların mevzuata uygunluğu büyük bir titizlikle incelendi. Bu denetim sürecinin en dikkat çekici sonucu, ChatGPT tarafından hazırlanan üç ayrı reklam çalışmasına uygulanan idari para cezaları oldu.

Reklam Kurulu, yapay zeka tarafından üretilen reklamları ilk kez bu kadar ayrıntılı bir şekilde ele aldı. İnceleme sonucunda, ChatGPT tarafından oluşturulan reklamların, rakip ürün veya firmalara karşı üstünlük sağlama amacı taşıyan ifadeler içerdiği ve bilimsel bir temele dayanmadığı belirlendi. Bu tür reklamların, tüketicileri yanıltabileceği ve rekabeti olumsuz etkileyebileceği düşünüldüğünden, Reklam Kurulu tarafından reklam verenlere toplamda 12 milyon TL idari para cezası kesildi.

Ayrıca, Eylül ayı toplantısında Reklam Kurulu, toplamda 138 reklam çalışmasını inceledi ve bu reklamlardan 120’sinin mevzuata aykırı olduğuna karar verdi. Mevzuata aykırı reklamların yayınlanmasını engellemek amacıyla bu reklamlara durdurma cezaları verilirken, toplamda 12.231.507 TL idari para cezası uygulandı.

Ticaret Bakanlığı ve Reklam Kurulu, bu tür idari yaptırımların, ticarette adil ve dürüst rekabetin korunması için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. Ayrıca, yapay zeka tarafından üretilen reklamların denetimi konusunda daha fazla çalışma yapılması ve mevzuata uygunluğunun sağlanması için önlemlerin artırılması bekleniyor. Bu gelişmeler, reklam dünyasının gelecekte daha fazla düzenleme ve denetime tabi olabileceğini işaret ediyor.

iPhone 15 Pro ve Pro Max Benchmark sonuçları görüldü

0

Apple’ın en yeni cep telefonları olan iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratıyor. Hem tasarım hem de performans açısından etkileyici özelliklere sahip olan bu cihazlar, Geekbench testlerinde devasa güçlerini sergileyerek beklentileri karşıladı.

MySmartPrice’ın ortaya koyduğu verilere göre, iPhone 15 Pro, son Geekbench listelerinde dikkat çeken bir performans sergiliyor. ‘iPhone16,1’ kod adıyla listelenen bu telefon, 2.914 tek çekirdek puanı ve 7.199 çok çekirdekli sonuç elde ediyor. sonuçlar, rakiplerine karşı oldukça üstün

iPhone 15 Pro Max ise (‘iPhone16,2’ olarak listeleniyor), 2.787 tek çekirdek puanı ve 6.853 çok çekirdekli sonuç ile yine etkileyici bir performans sergiliyor. Bu, iPhone 15 Pro Max’in de güçlü bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor.

Bu sonuçlar, önceki nesil iPhone modellerine göre önemli bir iyileşmeyi işaret ediyor. iPhone 14 Pro’nun ortalama tek çekirdek puanı 2.520 iken, iPhone 14 Pro Max’in tek çekirdek ve çok çekirdek ortalamaları sırasıyla 2.519 ve 6.367 idi. Yani, yeni iPhone 15 Pro ve Pro Max, önceki nesillere kıyasla belirgin bir performans artışı sunuyor.

Ayrıca, bu yeni telefonlar sadece iPhone ailesinin değil, Android rakiplerinin de önündeler. Örneğin, Samsung Galaxy S23 Ultra, tek çekirdekli puanlar için ortalama 1.878 puan alırken, çok çekirdekli sonuçlarda Vivo X90 Pro Plus 5.152 ortalama sonuç elde ediyor. Bu da yeni telefonların rakiplerine kıyasla ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Ek olarak, bu yeni iPhone modellerinin 8GB RAM’e sahip olduğu belirtiliyor. Bu, önceki nesil iPhone 14 Pro ve Pro Max’e göre 2GB daha fazla bir kapasite sunuyor. Henüz resmi olarak doğrulanmamış olsa da, bu ekstra RAM’in performansı daha da artıracağı tahmin ediliyor.

güçlü performansları ve yüksek RAM kapasitesi ile 2023’ün en güçlü telefonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu, kullanıcıların hem günlük görevlerde hem de en yoğun uygulama veya oyunlarda tatmin edici bir deneyim yaşamalarını sağlayacak gibi görünüyor.

Huawei ve Xiaomi patent anlaşması yaptı!

Huawei ve Xiaomi, daha önce patent ihlali nedeniyle davalık olmuştu. Ancak Çinli teknoloji devleri, bu anlaşmazlığı çözmek için 5G ve diğer ileri iletişim teknolojilerini içeren bir çapraz lisans anlaşması imzalayarak ortak bir çözüm buldular.

Huawei’nin fikri mülkiyet departmanı başkanı Alan Fan, “Xiaomi ile bu lisans anlaşmasını yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu lisans anlaşması, sektörün Huawei’nin iletişim standartlarına yaptığı katkıları kabul ettiğini gösteriyor ve geleceğin mobil iletişim teknolojilerini araştırmaya yönelik yatırımlarımızı artırmamıza yardımcı olacak” şeklinde konuştu.

Xiaomi’nin kurumsal iş geliştirme genel müdürü Ran Xu ise, “Huawei ile patent çapraz lisanslama anlaşmasına varmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu, her iki tarafın da birbirlerinin fikri mülkiyet haklarını tanıdığını ve saygı duyduğunu gösteriyor. Xiaomi, her zaman olduğu gibi fikri mülkiyete saygı gösterecek ve daha fazla insanın teknolojiden yararlanmasına olanak sağlayacak” dedi.

Önceden Huawei, Xiaomi’yi dört patent ihlali nedeniyle dava etmişti. Ancak her iki şirket, bu dava sonrasında patent lisansları konusunda müzakerelere başladı. Sonunda, çapraz patent lisans anlaşmasıyla ortak bir çözüm buldular.

Bu anlaşma, 5G teknolojisi dahil olmak üzere iletişim teknolojilerini kapsıyor. Her iki şirket de birbirlerinin patentlerini karşılıklı kullanabilecekler ve bu şekilde fikri mülkiyet haklarına saygı duyacaklarını belirtti.

Sonuç olarak, Huawei ve Xiaomi arasındaki patent lisanslama anlaşmazlığı çözüldü ve bu anlaşma her iki şirketin de teknoloji alanındaki işbirliğini teşvik edecek gibi görünüyor.

İPhone 15 4K monitörlere doğrudan bağlanabilecek

0

Apple, yeni iPhone 15 ve iPhone 15 Pro modellerinin teknik özelliklerini açıkladı ve bu cihazların 4K HDR görüntüyü destekleyen harici monitörlere adaptör kullanmadan bağlanabileceğini duyurdu. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarının daha büyük bir ekranda daha yüksek çözünürlükte içerikleri deneyimlemelerine olanak tanıyacak.

Önceki iPhone modelleri, bir monitörü bağlamak için bir adaptöre ihtiyaç duyuyordu ve bazı sınırlamalarla karşılaşılıyordu. Ancak iPhone 15 ve iPhone 15 Pro, USB-C bağlantı noktaları sayesinde doğrudan bir 4K monitöre bağlanabilecekler. Bu, daha önce gerekli olan karmaşık adaptörlerin kullanımını ortadan kaldırıyor, aynı zamanda 4K HDR içeriği sorunsuz bir şekilde görüntüleyebilmelerini sağlayacak.

Apple’ın iPhone 15 teknik özellikler sayfasında belirttiği gibi, USB-C üzerinden bir monitöre bağlanmanın yanı sıra, kullanıcılar ayrıca USB-C Dijital AV Çoklu Bağlantı Adaptörü kullanarak HDMI üzerinden 4K/60 görüntüleme seçeneğine sahip olacaklar.

Bu yenilik, iPhone kullanıcılarına daha büyük ekranlarda oyun oynama, video izleme, iş yapma ve diğer birçok aktiviteyi daha keyifli bir şekilde gerçekleştirme fırsatı sunuyor. Ayrıca, USB-C bağlantı noktalarının kullanılabilirliği, iPhone 15 ve iPhone 15 Pro’nun çok daha esnek bir şekilde harici cihazlarla entegre çalışabilmesini sağlayacak gibi görünüyor.

Sonuç olarak, Apple’ın yeni iPhone 15 ve iPhone 15 Pro modelleri, daha büyük ekranlarda 4K HDR içeriği zahmetsizce görüntülemek isteyen kullanıcılar için heyecan verici bir gelişme sunuyor. Bu özellik, mobil cihazların çok daha işlevsel ve kullanıcı dostu hale gelmesine katkı sağlayacak gibi görünüyor.

Apple’ın yeni iPhone 15 modellerinin RAM sürprizi!

0

Apple, uzun süredir beklenen yeni iPhone 15 serisini tanıttı. Ancak şirket, geleneksel olarak lansman etkinliklerinde cihazların RAM miktarını açıklamıyor. Yine de meraklı gözler, yazılım kodu incelemeleriyle bu bilgilere ulaşmayı başardı.

Xcode dosyalarının incelenmesi sonucunda, üst sınıf iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max modellerinin 8 GB RAM ile donatıldığı ortaya çıktı. Bu, geçen yıl piyasaya sürülen iPhone 14 Pro modellerine göre 2 GB daha fazla belleğe sahip oldukları anlamına geliyor. Özellikle yeni Apple A17 Pro çip ile birleştiğinde, bu artırılmış RAM miktarının çoklu görevlerde ve genel sistem performansında büyük bir fark yaratacağı öngörülüyor.

Ayrıca, Xcode dosyaları, alt seviye iPhone 15 ve iPhone 15 Plus modellerinin 6 GB RAM ile geldiğini doğruladı. Bu bilgi, daha düşük seviye modellerin de yüksek performans sunacak

İşte önceki ve yeni RAM miktarları karşılaştırması:

Önceki RAM miktarları:

  • iPhone 14: 6 GB
  • iPhone 14 Plus: 6 GB
  • iPhone 14 Pro: 6 GB
  • iPhone 14 Pro Max: 6 GB

Yeni RAM miktarları:

  • iPhone 15: 6 GB
  • iPhone 15 Plus: 6 GB
  • iPhone 15 Pro: 8 GB
  • iPhone 15 Pro Max: 8 GB

Xcode dosyalarının geçmişte iPhone RAM miktarlarını doğru bir şekilde yansıttığını hatırlatmak önemlidir. Ancak, iPhone 15 modellerinde kullanılan RAM türü hakkında henüz kesin bir bilgi yok. Bu konu, cihazların sökülmesiyle aydınlatılacaktır.

Yeni iPhone 15 serisi, 15 Eylül Cuma günü ön siparişe sunulacak ve bir hafta sonra, 22 Eylül’de ABD’de ve 40’tan fazla ülke ve bölgede piyasaya sürülecek. Kullanıcılar, bu yeni modellerin getirdiği performans artışı ve özelliklerle heyecanlanıyor. Detayları ve incelemeleri takip etmeye devam edin.

Xiaomi Redmi Note 13 serisi için çıkış tarihi belli oldu

0

Xiaomi, Redmi Note 13 serisi için heyecan verici bir geri sayıma başladı ve telefonların çıkış tarihi nihayet resmiyet kazandı. Daha önce sızdırılan bilgilere dayanarak, bu serinin Redmi Note 13, Note 13 Pro ve Note 13 Pro+ modellerini içereceği doğrulandı.

Redmi Note 13 serisi, Çin’de bu ay içinde piyasaya sürüleceği söylentileriyle başladı. Ardından, Xiaomi, Eylül ayında akıllı telefonların resmi olarak tanıtılacağını onayladı. Bugün ise Xiaomi, yeni bir tanıtım görseliyle Redmi Note 13 serisinin çıkış tarihini duyurdu.

Buna göre, Redmi Note 13 serisi, 21 Eylül’de Çin yerel saatiyle 19:00’da resmi bir tanıtım etkinliğiyle karşımıza çıkacak. Görselde, solda Redmi Note 13 Pro+ 5G, sağda ise Redmi Note 13 Pro 5G modeline yer verildiği görülüyor. Pro modele düz bir ekran, Pro Plus’a ise kavisli bir AMOLED ekran eşlik edecek. İlginç bir detay olarak, her iki model de 200MP birincil kamera ile donatılmış olacak, ancak sadece Pro Plus modelinde OIS (Optik Görüntü Sabitleme) desteği bulunacak.

Xiaomi, geçtiğimiz günlerde Note 13 Pro+’ın MediaTek Dimensity 7200-Ultra işlemci ile geleceğini doğruladı. Diğer yandan, Note 13 Pro’nun Snapdragon 7 Gen 1 yonga seti ve 67W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000mAh bataryası olacağı söyleniyor. Ancak tüm detayları öğrenmek için tanıtım etkinliğini beklememiz gerekecek.

Redmi Note 13 serisi, teknoloji meraklıları ve Xiaomi hayranları için büyük bir heyecan kaynağı olacak gibi görünüyor. Detayların açıklanmasını beklerken, bu seriye dair daha fazla bilgiyi heyecanla bekliyoruz.

Coca-Cola yapay zeka ile üretilen yeni içeceğini tanıttı

Dünya çapında ünlü bir meşrubat üreticisi olan Coca-Cola, sınırlı sayıda ürettiği yeni gazlı içeceğini tanıttı: Coca-Cola Y3000. Bu yeni içeceğin ambalaj tasarımı ve tarifi, yapay zeka kullanılarak geliştirildi. Şirket, bu içeceği insan ve yapay zeka iş birliğiyle oluşturulan “ilk fütüristik lezzet” olarak tanımlıyor.

Coca-Cola Y3000’in benzersiz aroması iki aşamada geliştirildi. İlk olarak, şirketin araştırmacıları tüketicilerin tat tercihleri hakkında veri topladı. Bu veriler daha sonra yapay zeka tarafından işlendi ve yeni içeceğin lezzeti oluşturuldu. Coca-Cola, Y3000’in tadı hakkında detaylı bilgi vermezken, sadece içeceğin şekerli ve şekersiz olmak üzere iki farklı çeşitte piyasaya sürüleceğini açıkladı.

Coca-Cola Y3000’ın dikkat çeken ambalaj tasarımı da yapay zeka tarafından oluşturuldu. Coca-Cola tarafından, renk değişiklikleri ve özel desenlerle sıvının dönüşümünü ve evrimini yansıttığını söyleniyor. Gümüş bir zemin üzerine mor, eflatun ve camgöbeği içeren açık tonlu bir renk paleti, içeceğe fütüristik bir hava katıyor.

Coca-Cola global strateji kıdemli direktörü Oana Vlad, yeni projenin yapay zekaların içecek endüstrisinde nasıl kullanılabileceğini gösterdiğini söylüyor. Vlad, “Coca-Cola’nın 3000 yılında da bugün olduğu gibi geçerli ve ferahlatıcı olacağını umuyoruz, bu nedenle gelecekten gelen bir Coca-Cola’nın tadının nasıl olabileceğini ve ne tür deneyimlerin kilidini açacağını keşfetmek için kendimize meydan okuduk” diyor.

Coca-Cola Y3000’ün ambalajının üzerinde, Creations Hub adlı bir hizmete erişmek için kullanılabilecek bir QR kodu bulunuyor. Bu uygulama, sinir ağları sayesinde fotoğrafları 3000 yılında çekilmiş gibi gösteriyor.

Y3000, ABD, Kanada, Çin ve bazı Avrupa ile Afrika ülkelerinde sınırlı sayıda satışa sunulacak. Yeni fütüristik lezzeti deneyimlemek isteyenler için bu özel içeceği denemek için bir fırsat.

Halka arz yaradı: Arm’dan yatırımcılarına bir günde 15 miyar dolar!

Kısa süre önce halka arz olan Arm hisselerinin fiyatı ilk fiyata göre %25’e yakın bir sıçrama yaşadı ve 56.10 dolardan 63.59 dolara yükseldi.

Bu, onu yaklaşık iki yıl içinde ABD’deki en büyük halka açık liste haline getirdi. Hisse fiyatındaki önemli sıçrama, halka arzın 10 kata kadar fazla abone olması gerçeğine bağlanabilir. Sonuç olarak, bankalar sipariş defterlerini Salı günü bir gün erken kapatmıştı.

Arm gerçek bilgisayar çipleri üretmiyor veya satmıyor. Aksine, planlarını tasarlıyor ve bunları fikri mülkiyet ve talimat setleriyle birlikte satıyor. Bu yaklaşım, yarı iletken tedarik zincirinde ona benzersiz ve önemli bir rol kazandırdı. Halka arzdaki stratejik yatırımcılar arasında Arm’ın en büyük müşterilerinden olan; Nvidia, Intel, Apple, Samsung ve TSMC yer alıyor.

Bloomberg’e göre, ticaret başlamadan önce son bir hamlede, bazı bankacılar hisseyi pazarlanan aralığın üzerinde fiyatlandırmak istediler. Bununla birlikte, SoftBank başkanı ve CEO’su Masayoshi, 100 milyon dolar kadar ek gelir için sağlıklı bir başlangıç yapmaya değmeyeceğini belirterek yerini korudu. Başarılı bir strateji olduğu ortaya çıktı. Nitekim, Perşembe günkü halka arz, 2016’da Cambridge merkezli Arm’ı ilk satın aldığında 32 milyar dolar harcayan SoftBank için 4.87 milyar dolar topladı.

Yukarı yükseltilen değerleme, geçen ayki dahili bir işlemle uyumlu. Bu, Japon holdinginin şirketin %25’ini Suudi destekli yatırım aracı Vision Fund’dan geri satın aldığını gördü. Vision Fund, bir dizi başarısız girişime bahis yaptıktan sonra geçen yıl şaşırtıcı bir şekilde 30 milyar dolar kaybetti. Sonuç olarak düzinelerce çalışanı işten çıkardı, ancak teknoloji hisse senedi performansındaki ralli nedeniyle geçen çeyrekte tekrar kar elde etmeyi başardı.

Akıllı telefon değer zincirinin önemli bir parçası olarak sağlam bir şekilde kurulmuş olan Arm, artık otomotiv, veri merkezi ve yapay zeka sektörlerinde büyümeyi ve potansiyel olarak kendini eşit derecede vazgeçilmez hale getirmeyi hedefleyecek. Bu da pazarların görünüşte doyumsuz çip iştahı ile, kendilerini yeni Arm hisseleriyle bulanlar için rüya gibi görünecek.

Bununla birlikte, Çin’e bağımlılığı (ülke, silah satışlarının dörtte birini oluşturuyor) ve ticari ilişkilerdeki gerginlik ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle potansiyel endişe bulutları toplanabiliyor. Ayrıca, açık kaynak komut seti mimarisi RISC-V’den yükselen zorlukla mücadele etmek zorunda kalacak.

Gelişmelerin ne yönde olacağını zaman gösterecek, şu an için mi daha kapsamlı bir öngörüde bulunmak pek de mümkün değil.

Drogsan İlaçları artık bir TURQUALITY markası!

0

Firmanın TURQUALITY destek programından yararlanma hakkını kazanması ile ilgili bir açıklama yapan Drogsan İlaçları Genel Müdürü Dr. Ersan Küçük, “Drogsan İlaçları, kurulduğu 1975 yılından bu yana gelişimini sürekli bir üst seviyeye taşımış ve bugün geldiği noktada TURQUALITY® destek programından yararlanma hakkını kazanmıştır.

Drogsan İlaçları Genel Müdürü Dr. Ersan Küçük

 TURQUALITY®, dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olup günümüzde gittikçe ağırlaşan rekabet koşulları ve değişen tüketim kalıpları nedeniyle uluslararası arenada yer almak isteyen şirketleri daha fazla katma değer ve daha fazla pazar payı anlamına gelen güçlü markalar yaratması için teşvik etmektedir.

İlaç sektöründe pazardan daha hızlı büyüyen, ihracatının ithalatını karşılama oranı sektör ortalamasının üzerinde olan, hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda bilinen, takdir edilen, kalıcı ve takip edilen bir firma olma vizyonuna sahip Drogsan ile TURQUALITY® hedeflerinin örtüşmesi bizim bu programa başvurumuzun ana itici gücü olmuştur.

TURQUALITY® programına dahil olmak amacıyla çalışırken asıl hedefimiz şirket genelinde kurumsallaşmayı bir üst seviyeye çıkararak Drogsan’ın kurumsal gelişim ve sürdürülebilirliğine de katkı sağlamaktı ve bunu tüm çalışanlarımızın özveri ve gayreti sonucu başardığımızı görmek gurur verici.” dedi.

Türkiye yüzyılı yatırım resepsiyonu ABD ve Türkiye’den iş insanlarını bir araya getirdi!

0

T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi liderliğinde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Yatırım Resepsiyonları”nın bir diğeri 14 Eylül’de ABD’nin Başkenti Vaşington’da yapıldı. T.C. Vaşington Büyükelçiliği ile birlikte, AmCham’in desteğiyle gerçekleştirilen resepsiyon, ‘Türkiye: Sizin Dayanıklı Ortağınız’ temasıyla, iki ülkeden iş insanları ve bürokratları bir araya getirdi. Farklı ülke ve şehirlerde düzenlenen resepsiyonların Vaşington ayağı da yüksek bir ilgi ile karşılanırken, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler, yatırım süreçleri ve olası yatırım fırsatları ele alındı. 

Vaşington’da gerçekleştirilen resepsiyona T.C. Vaşington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, ABD Ticaret Bakanlığı Küresel Pazardan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Arun Venkataraman ve AMCHAM Türkiye Başkan Vekili Canan Özsoy’un yanı sıra iki ülkeden de iş insanları ve bürokratlar katılım gösterdi.

T.C. Vaşington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan, ABD ile ticaret hacmimizi 100 milyar dolara yükseltme hedefini vurgulayarak Cumhuriyetin 100. Yılının bunun için sembolik bir başlangıç olabileceğini ifade etti. 70 yılı aşkın bir süredir NATO müttefiki olan iki ülkenin güçlü ve gelişen ortaklığına değinnen Büyükelçi Mercan, “Deprem felaketi sırasında bizi yalnız bırakmayan ABD’li dostlarımızla, başta LNG ithalatı, THY uçuşları ve Türkiye-ABD Stratejik Mekanizması olmak üzere umut verici pek çok gelişme yaşandı. Bu ortamın karşılıklı yatırımlara daha fazla yansımasını temenni ediyoruz. İki ülke sermayedarlarının enerji, madencilik ve teknoloji sektörlerine öncelik vermesi önümüzdeki dönemde fayda sağlayacaktır” dedi.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat ise şunları söyledi: “Cumhuriyetimizin 100. yılı coşkusunu birlikte yaşamak için dünyadaki pek çok başkentte ‘Türkiye sizin dayanıklı ortağınız’ sloganıyla düzenlediğimiz Türkiye Yüzyılı Yatırım Resepsiyonlarımıza bu hafta ABD’nin başkenti Vaşington’da Sayın Büyükelçimizin himayesinde gerçekleştiriyoruz. Türkiye ve ABD, ticari ilişkileri 200 yüzyıl öncesine dayanan ve son yıllarda da çok daha güçlü bir ekonomik ve ticari ortaklığa dönüşen ilişkilere sahiptir. Bugün Türkiye, 2.000’den fazla ABD’li şirkete ev sahipliği yapıyor. Bu şirketler, otomotiv, kimya, ilaç, enerji, teknoloji ve finans başta olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteriyor. ABD’den ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 14 milyar doları aşmıştır. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye ABD şirketler için önemli bir bölgesel üretim ve hizmet üssü konumundadır ve bugün Amerikan şirketleri başta olmak üzere birçok küresel şirket Türkiye’yi bölgesel bir imalat, yönetim ve Ar-Ge merkezi olarak kullanıyor.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde Türkiye ekonomisi son 20 yılda önemli başarılara imza attı. Bu süreçte Türkiye ekonomisi büyürken yatırımcılar için önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Sürdürülebilir büyüme hedefleriyle Türkiye Yüzyılı’na girerken, resepsiyonunmuzda ABD’li yatırımcılarla bir araya gelerek onları ülkemizde yatırıma davet ediyoruz.”

ABD Ticaret Bakanlığı Küresel Pazarlardan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Arun Venkataraman ise, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlarken, ticaret, yatırım ve işbirliği için yeni yollar keşfetme çabalarımızı canlandırarak ABD-Türkiye ticari ortaklığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit edelim. İşbirliği ve ticaret yoluyla tüm vatandaşlarımız için daha iyi bir dünya yaratabileceğimiz ortak inancına dayanan, siyaset ve sınırları aşan bir ortaklık kurmaya devam edelim.”

Vaşington D.C. ziyareti ve resepsiyonla ilgili konuşan AmCham Türkiye Başkan Vekili Canan Özsoy şunları söyledi: “Bugün Vaşington D.C.de gerçekleşen bu resepsiyonda Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlamanın büyük gururunu yaşıyoruz. AmCham Türkiye olarak temel hedefimiz Türkiye’yi küresel pazarlara taşımak. Ana hedefimiz ve temel önceliklerimiz doğrultusunda heyetimiz, ABD Kongre ve Senato üyeleri, iş dünyası dernekleri ve düşünce kuruluşlarıyla toplantılar gerçekleştirmek üzere bu hafta başında Vaşington D.C.ye geldi. Ziyaretimize gösterilen olumlu tepkiyi görmek bizleri oldukça memnun etti. ABD ve Türkiye, ABD şirketlerinin Türkiye’deki güçlü varlığı ve artan ikili ticaret hacminin katkılarıyla yıllar içinde güçlü ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirdi. AmCham Türkiye olarak ülkemize 60 milyar dolarlık ekonomik katkı sağlayan 125 ABD şirketini temsil ediyor ve 200 yıllık geçmişe sahip ikili ekonomik ilişkilerin en etkili alanlarından birinin ticaret ve yatırım olduğuna inanıyoruz. İkili ekonomik ilişkileri daha da geliştirmek amacıyla her iki ülkenin kamu ve özel kurumlarıyla ortaklaşa çalışmayı sürdüreceğiz.”

Girişimciler için büyük fırsat!

Geleceğin teknolojilerini kurgulayan şirketlerle, perakendeyi yeniden şekillendirecek girişimcileri bir araya getirmeyi hedefleyen ve bu yıl 6’ncısı düzenlenen projeye başvurular, mediamarktstartupchallenge.com adresi üzerinden 7 Ekim tarihine kadar devam edecek. Kazananlar ise 5 Aralık tarihinde açıklanacak.

MediaMarkt Türkiye’nin girişimcilere destek sunmak ve girişimcilik ekosistemini geliştirmek amacıyla bu yıl 6’ncısını düzenleyeceği “MediaMarkt Startup Challenge” yarışmasının başvuru süreci başladı. Bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere İngiltere’den Mısır’a, İsrail’den Pakistan’a ve Hollanda’dan ABD’ye dünyanın birçok ülkesinden başvuru alan yarışmaya girişimciler, 7 Ekim tarihine kadar başvuru yapabilecek.

Özellikle “Perakende Satış Teknolojileri”, “Satış Sonrası Teknolojiler” “Kurumsal Dijitalleşme ile Çalışan Deneyimini Güçlendirme” ve “Sürdürülebilirlik ve Çevresel Etki Çözümleri” alanlarında, inovatif değişiklerle fark yaratan ve perakende dünyasını dönüştüren uygulamaların değerlendirileceği yarışmaya girişimciler mediamarktstartupchallenge.com adresinden başvurabilecek.

Finale kalanlar MediaMarkt Startup Challenge Day’de sunum yapacak

Dijitalleşmeyi iş süreçlerine adapte edebilen ve bu bağlamda perakende sektörüne yönelik çözümler geliştiren projeler arasından istenilen kritere uygun projeler, 5 Aralık günü düzenlenecek MediaMarkt Startup Challenge Day etkinliğinde sunumunu yapacak. Projeler ise MediaMarkt Türkiye CEO’su Faruk Kocabaş’ın, Index Grup Şirketleri İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Atilla Kayalıoğlu’nun, BNP Paribas Cardif Türkiye CEO’su Cemal Kaşmir’in, Google Türkiye Çok Kanallı Alışveriş Sektör Lideri Gökçe Üzümcü’nün ve Hackquarters CEO & Founder’ı Kaan Akın’ın yer aldığı uzman jüri kadrosu tarafından değerlendirilecek.

İlk üç startup ödüllendirilecek

MediaMarkt Startup Challenge Day etkinliğinde ilk üçe giren projeleri oldukça cazip ödüller bekliyor. Birinci olan proje, MediaMarktSaturn Holding içerisinde değerlendirilme ve MediaMarkt Türkiye mağazalarında pilot uygulama fırsatı yakalayacak. Ayrıca Ödül Sponsoru olan Google’dan Bulut Kredisi ve Google Geliştirici Uzmanlarından Mentorluk Desteği alacak, yarışmanın Kurumsal Partneri olan Index Grup’tan da dizüstü bilgisayar hediye edilecek.

Yarışmanın ikinci ve üçüncülerine ise MediaMarkt Türkiye mağazalarında pilot uygulama fırsatıyla yine Google’dan Bulut Kredisi, Google Geliştirici Uzmanlarından Mentorluk Desteği ve Index Grup’tan dizüstü bilgisayar desteği sunulacak.

MediaMarkt kazananlarla işbirliği yapıyor

Bu yıl 6’ncısı düzenlenecek MediaMarkt Startup Challenge’ın geçmiş dönem kazanan projeleri MediaMarkt’la iş birliklerine başladı. Türkiye’de Buybuddy ve Udentify ile mağazalarında iş birliği yapan MediaMarkt; AssistBox, B2Metric, Optiyol ve Qumpara gibi geleceğin perakende dünyasını şekillendiren girişimlerle de pilot çalışmalara imza attı.

Momento 1 milyar TL’yi aşkın işlem hacmi gerçekleştirdi

0

2010 yılından bu yana iş ortaklarına ve kullanıcılarına dijital çözümler sunan Momento, temmuz ayında cirosunu geçen yılın aynı dönemine kıyasla 2’ye katlayarak, 1 milyar TL’nin üzerinde işlem hacmi gerçekleştirdi. 

Momento Kurucusu Zeynep Dağlı Kastro

Momento’nun 13’üncü yılına ilişkin değerlendirmeden bulunan Momento Kurucusu Zeynep Dağlı Kastro, “Momento olarak 2010 yılından bu yana işimizi en iyi şekilde yapmaya odaklanarak; iş ortaklarımıza ve kullanıcılarımıza sadakat ve ödüllendirme sistemi alanında dijital çözümler sunuyoruz. Bir başka deyişle şirketlerin çalışanlarına, müşterilerine ve paydaşlarına teşekkürüne aracılık ediyoruz. Türkiye’nin önde gelen firmalarının çalışanlarının, bayilerinin ve distribütörlerinin ödüllendirmesini yapıyoruz. İşin özünde kutlanmaya değer, yaşama dokunan her anı kutluyoruz. Bu kapsamda kurulduğumuz günden bu yana şirketlerin yüz binlerce çalışanına ‘teşekkür etmesine’ aracılık ettik. Uğursuz bir sayı kabul edilen 13 sayısının bize uğur getirmesi için ekip arkadaşlarımla engel tanımadan canla başla çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

40 bini aşan üye işyeri ve 140 marka ile iş birliği 

Her zaman insanı ve teknolojiyi işinin merkezine alan bir şirket olarak sürdürülebilir bir şekilde büyüdüklerini vurgulayan Kastro, şöyle konuştu: “Bugün sadakat ve ödüllendirme sistemi çözümleri alanında 140’a yakın marka ile iş birliği içindeyiz. Ön ödemeli kartımız en çok finans, üretim, lojistik ve bilişim firmaları tarafından tercih edilirken, dijital cüzdan çözümlerimize ağırlıklı olarak otomotiv, sigorta ve üretim sektörlerinin ilgi gösterdiğini görüyoruz. Çalışanların bir kod aracılığıyla ihtiyacı olan ürünü online olarak satın almasına imkân sunan Dijital Erzak; 2023 yılında 3 kata yakın büyüklüğe erişti. Sunduğumuz çözümlerimizle markaların çalışanlarının gıdadan çocuk giyimine, teknolojiden yapı marketlere toplam 40 bini aşan üye işyerinde şirketler tarafından belirlenen limitler dahilinde alışveriş yapabilmelerini mümkün kılıyoruz. Bugün Her ay da 8 bin civarı kullanıcı mobil uygulamamızı indiriyor.  Cesaretli ve son derece azimli ekip arkadaşlarımızın bu başarımızda payı büyük. Sahip olduğumuz şirket kültürümüz sayesinde hem ödüllendirme sistemlerimize hem de dijital çözümlerimize olan bu ilginin önümüzdeki yıllarda da katlanarak artacağını öngörüyorum.”

Kadın kurucu, yönetici ve çalışan oranıyla sektöre örnek teşkil ediyor

Findexable’ın yaptığı araştırmaya göre sadece kadınlar tarafından kurulan finteklerin oranı yüzde 1,5 iken; fintek sektöründeki kadın CEO’ların oranının ise yüzde 5,6 seviyesinde bulunduğuna dikkat çeken Zeynep Dağlı Kastro, sözlerine şöyle devam etti: “Fintek sektöründe yönetim kurulu üyelerinin yüzde 11’i, şirket yöneticilerinin ise yüzde 19’u kadın yöneticilerden oluşuyor. Günümüzde kadın girişimci ve yöneticilerin iş hayatında karşılaştığı farklı zorluklar bu oranların maalesef idealin altında kalmasına sebebiyet veriyor. Momento; kadın kurucusu, yöneticisi ve kadın çalışan oranıyla fintek sektörüne örnek teşkil ediyor ve yüzde 58 kadın çalışan oranıyla kadın istihdamına verdiği önemi kanıtlıyor. Bu oranı daha da yukarılara taşımayı hedefliyoruz.”

Eureka, yenilikçi ve temizlik dünyasında kuralları değiştiren iki yeni ürününü tanıttı! 

0

2 Eylül tarihinde Berlin’de IFA 2023’ün ilk gününde, Kuzey Amerika’nın ünlü temizlik markası Eureka, oyunun kurallarını değiştiren iki temizlik ürününü tanıttı: Şeffaf toz hazneli torbasız robot elektrikli süpürge Eureka e10s ve olağanüstü ıslak & kuru elektrikli süpürge Eureka New400. Bu ürünler, Eureka’nın temizliği sadece kolaylaştırmakla kalmayıp herkes için keyifli hale getirme amacını yansıtıyor. 

Eureka’nın lansman etkinliği

Berlin’deki popüler restoran Kin Za’da Eureka, Eureka e10s ve New400 için samimi bir tanıtım düzenledi. Sunumun ardından medya, bu temizlik harikalarının güçlü performansını kişisel olarak deneyimlemeye davet edildi. 6 Alman bar ve kafesi ile ortaklık kuran Eureka’nın en yeni ürünleri, IFA fuarının dikkat çeken yıldızları haline geldi. 

Eureka New400 – herkes için basit, güçlü temizlik

Eureka New400, modern yaşam için tasarlanmış çok yönlü bir ıslak ve kuru elektrikli süpürgedir. İster tozu süpürmek ister kiri temizlemek olsun, bu elektrikli süpürge her şeyi yapıyor. İki tanklı bir sistemle donatılan New400, tatlı su ile sürekli temizlik sağlayarak uzun süredir devam eden ve genellikle kirli suyu etrafa yayan geleneksel paspas sorununa çözüm getiriyor.

Güçlü 120 W motor, geleneksel zemin temizleyicilerinin başına bela olan su lekeleri sorununu çözerken, 600 ml’lik su deposu yüksek güç altında 20 dakikaya kadar temizlik süresi sağlayarak çoğu kullanıcının ihtiyaçlarını karşılıyor. 

Ayrıca New400’ün kendinden tahrikli işlevi temizliği daha az zahmetli hale getiriyor. Amiral gemisi bir ıslak & kuru elektrikli süpürgeden beklenen tüm özellikleri bir araya getirerek 200 dolar gibi uygun bir fiyatla sunan Eureka, son teknolojinin rahatlığını daha fazla tüketiciyle buluşturmayı hedefliyor.

Eureka e10s – derinlemesine temizlik, torbaya gerek yok

Eureka E10s, güçlü emiş gücü ve özenle hazırlanmış torbasız tasarımıyla gelişmiş robotik elektrikli süpürge olarak yeni bir standart belirliyor. Ürün, zemindeki döküntüleri ve tozu zahmetsizce yönetmesine olanak tanıyan etkileyici 4000 Pa emiş gücüne sahip. Torbasız tasarım, kullanıcıların sık sık değişen toz torbalarından zamandan tasarruf etmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda maliyetleri de düşürerek temizliği hem ekonomik hem de zahmetsiz hale getiriyor.

Onu diğer robot süpürgelerden ayıran şey, ürünün kendi kendine boşaltma işlemi sırasında parçacıkları etkili bir şekilde izole etmesini sağlayan, sürekli emiş gücü sağlayan ve kanal ve filtre tıkanmalarını önleyen benzersiz multi siklonik toz ayırıcısı. Ek olarak ürün, üst düzey engellerden kaçınma teknolojisine de sahip.

Geniş çevresel tarama için üstte bulunan LiDAR’ın yanı sıra, E10s, yan tarafa monte edilen PSD’ler (Konum Duyarlı Dedektörler) tarafından sağlanan birden fazla lazerle ince ayarlıdır ve bu da onu özellikle koyu renkli nesneleri algılamada usta hale getirir. Bu son teknoloji yaklaşım, robotik temizlikte yeni bir hassasiyet ve rahatlık düzeyi sağlar. 

Fiyatlandırma ve alınabilirlik

Eureka e10s, kasım ayı başında Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya’da 479 € fiyatla satışa sunulacak. New400’ün fiyatı ise 199 dolar ve şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde Amazon’da mevcuttur. 

Eureka ve Midea Group hakkında

Eureka, Midea Group’un Akıllı Ev İşi kapsamındaki 10’dan fazla markadan biridir. 1968 yılında kurulan Midea Group, 2023 Fortune Global 500 listesinde 278. sırada yer alan lider bir küresel yüksek teknoloji şirketidir ve işletmeleri akıllı ev aletlerinin ötesine geçen dünyanın en büyük ev aletleri üretim şirketlerinden biridir.

2021’in başlarında şirket, gelecekteki yeni büyüme yolunu açmak için temel birimlerini hızlı büyüyen beş iş koluna ayırdı: Akıllı Ev, Elektro-Mekanik, Bina Teknolojileri, Robotik & Otomasyon ve Dijital İnovasyon. Midea Group’un tüm işletmeleri tek bir inanç için çabalıyor: #Teknolojiyiinsanlaştırma.

Midea Group’un dünya çapındaki 35 üretim merkezi ve 200’den fazla ülke ve bölgede 166.000’den fazla çalışanı, 2022’de yıllık 51,16 milyar ABD dolarından fazla gelir elde etti. Dünya çapındaki 28 inovasyon merkezi ve Ar-Ge’ye olan güçlü bağlılığı, 62.000’den fazla yetkili patentle sonuçlandı.

Teknoloji ve finans Techfintech’te buluştu

0

“Dijital Finansallaşma” ana temasıyla, İstanbul Fişekhane’de gerçekleşen etkinlikte; FinTech ekosistemi masaya yatırıldı. Teknoloji dünyası ekseninde finans dünyasını bekleyen gündemlerin detaylarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olan T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Cebrail Taşkın sektörle ilgili olumlu konuştu: “Türkiye’de FinTech alanında gerçekleşen yatırımlar rekor seviyede.” 

Bilgi teknolojileri ile ekonomi alanında sayısız etkinlik, araştırma ve zirveye ev sahipliği yapan Bilişim Zirvesi; bu sene ilk kez düzenlediği TechFinTech Buluşması’nda FinTech ekosistemini finans ve teknoloji başlıklarıyla masaya yatırdı. Türkiye’den ve dünyadan alanında uzman sektör profesyonellerinin buluştuğu etkinlik, İstanbul Fişekhane’de gerçekleşti. Finans sektörünü yüksek teknoloji ile buluşturan TechFin ekosisteminin gelişim aşamaları ve Türkiye’nin küresel bir merkez olması için önem arz eden hedefler sektör uzmanlarının gözüyle yeniden değerlendirildi. 

JFORCE Bilişim Teknolojileri ana sponsorluğunda düzenlenen etkinliğin açılışını ev sahibi BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe, “Dijital Finansallaşma” başlıklı ilk oturumla gerçekleştirdi. Hemen ardından ise etkinlik, ana konuşmacılardan Deloitte Kanada Araştırma Direktörü Duncan Stewart’ın, “FinTech Dokunuşuyla Teknoloji, Medya ve Telekom üzerine Deloitte Tahminleri” konulu sunumu ile devam etti. T.C. Cumhurbaşkanlığı, Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul “FinTech’te Para Nerede ve Nerede Değil?”, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Cebrail Taşkın ise “Hazine ve Maliye Bilgi Sistemleri” başlıklı oturumları gerçekleştirdi. Yaptığı konuşmada Türkiye’deki Fintech sektörünün büyüme trendinde olduğunu belirten Taşkın, “Türkiye FinTech yatırım büyüklüğü 2022 yılında 92 milyon dolar oldu. Bu alanda gerçekleşen yatırımlar rekor seviyede. Önümüzdeki dönemde pazarın çok daha hızlı büyümesini bekliyoruz” dedi.

Geleceğin FinTech’lerini uydu, 5G ve Gen AI teknolojileri şekillendirecek

Deloitte Kanada Araştırma Direktörü Duncan Stewart, yapay zekanın geleceği ekseninde çip sorunu, kıtlıklar, jeopolitik belirsizlikler konularını ele alarak teknolojilerin gelecekteki rolüne ilişkin Deloitte öngörülerini aktardı. FinTech alanını derinden etkileyecek teknolojik gelişmeleri masaya yatıran Stewart, sektör trendlerini şu şekilde sıraladı: 

“İlk trendimiz uydu. Bu yılın sonuna kadar düşük dünya yörüngesinde binlerce uydu olacak ve sonraki yıllarda binlercesi daha eklenecek. Bu gelişme; yaygın, yüksek bant genişliği ve düşük gecikme sağlıyor. Ancak, bu konuda bazı endişeler de var. Örneğin, uydu sistemleri kapatılabilir. Ayrıca, uzayda trafik yönetimi de bir sorun. Binlerce uydu birbirine çarpma riski altında. Gelişmeyi değerlendirirken bu riskleri de konuşmamız önemli. 

İkinci trendimiz 5G. Bu yıl, 5G ağları dünyanın birçok yerinde kullanıma sunulacak. Ancak, FinTech için 5G’nin şu anda büyük bir etkisi olması pek olası değil çünkü çoğu FinTech uygulaması için, 4G ağları hala yeterli. 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme, video akışı ve oyun gibi uygulamalar için daha önemli.

Üçüncü trendimiz, Generatif AI (Gen AI). Gen AI, FinTech’te çeşitli şekillerde kullanılabilir. Örneğin, müşteri deneyimlerini kişiselleştirmek, sahtecilik tespitini iyileştirmek ve yeni finansal ürünleri, hizmetleri geliştirmek için altyapı sağlayabilir. Ancak, Gen AI’nın kullanımıyla ilgili bazı zorluklar var. Örneğin, Gen AI modelleri büyük miktarda veri ve işlem gücüne ihtiyaç duyuyor ve çipleri pahallı. Şu an hala tüm dünyada devam eden çip kıtlığı sorunu, Gen AI için gerekli olacak çip ihtiyacını karşılamayı zorlaştırıyor. Sonuç olarak, 2024 ve sonrasında FinTech’i derinden etkileyecek birçok teknoloji trendi, gelişim alanları ve sundukları beklentiler var. Bu trendlerin sektörleri nasıl şekillendireceğini görmek ilginç olacak.”

FinTech ekosistemi müşteriye değer kazandıran tüm çözümleri kapsıyor

Yaptığı konuşmada dünyadaki finansal büyüme ile ilgili önemli rakamlar paylaşan T.C. Cumhurbaşkanlığı, Ekonomi Politikaları Kurul Üyesi Dr. Hakan Yurdakul; “Dünyada 2022 yılında 6,5 trilyon dolar olan e-ticaret sektörünün 2026 yılında yüzde 9 bütünleşik büyüyerek 8,5 trilyon dolara ulaşması hedefleniyor. Türkiye’de ise 2022 rakamı 48,8 milyar dolar ve yüzde 17’ye yükselmesi bekleniyor. Dijital cüzdan kullanımı ise dünyada 2022’de 18 trilyon dolarken bunun da 2026 yılında POS’ta yüzde 15, e-ticarette ise yüzde 12 bütünleşik büyümesi öngörülüyor. ‘Önce al sonra öde’ pazarı ise 2026 yılında yüzde 16 bütünleşik büyüme ile 510 milyar dolar olacak. Nakit kullanımının da 2026 yılına kadar yüzde 6 küçülme ile 6 trilyon dolara düşmesi beklense de dünyada hala büyük bir paya sahip” dedi.

Sektör küresel olarak büyürken Türkiye’de FinTech tanımının hala dar bir kapsama sahip olduğunu belirten Yurdakul, “FinTech’ler sadece finansal ödeme çözümü değil, müşteriye değer kazandıran tüm çözümleri kapsıyor. Müşteriyle teması olan her uygulama, ürün ve çözüm fintech’tir ya da fintech ile ilişkilidir. Bu noktada sektörün büyümesi için organik veya inorganik ölçeklenme, dikey-yatay entegrasyonlar, satın almalar ve iş birlikleri çok önemli” açıklamasında bulundu. 

Ülke ekonomisinin büyümesi için birleşme, globalleşme ve paylaşım şart

FinTech ekosisteminin ülkemizdeki büyümesi için küresel gelişmelere de dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Yurdakul sözlerini şöyle tamamladı: “Şu an ülkemizde dünya devi büyük cüzdanlar yok ancak eninde sonunda gelecek, buna hazır olmak gerekiyor. Ve tabii ki ticari bankaların mevcut, iştiraklerinin de potansiyel ağırlığı sektör büyümesinde bir tehdit ama bu da değişecek. Regülasyonlarda dünyayı takip ediyoruz fakat doğru ve zamanında çıkması için kamu ilişkilerinin önemsenmesi ve örgütlü ilerlemesi gerekiyor. Unutmamalıyız ki; ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için birleşme, globalleşme ve paylaşım şart.”

Gelişen teknolojiyle birlikte bugün FinTech 4.0’dan söz ediyoruz

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Cebrail Taşkın, “Gelişen teknolojiyle birlikte bugün FinTech 4.0’dan söz ediyoruz. Dünyadaki FinTech pazarının büyüklüğü 2022 verilerine göre 159 milyar dolar. Önümüzdeki 5 yılda bu rakamın 3 kat artması bekleniyor. Türkiye FinTech yatırım büyüklüğü ise 2022 yılında 92 milyon dolar oldu. Bu alanda gerçekleşen yatırım rekor seviyede. Önümüzdeki dönemde pazarın çok daha hızlı büyümesini bekliyoruz” dedi. FinTech ekosisteminin merkezinde start-up’lar, teknoloji geliştiriciler, geleneksel finans kurumları, finansal müşteriler ve devlet olduğuna değinen Taşkın, bu ekosistemin doğru iklimle oluşturulması ve iyi denetlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.   

BTGM olarak 2 yılda tamamladığımız 48 proje ile 1 milyon istihdam sağlandı

BTGM olarak sorumluluklarının çok önemli olduğunu belirten Taşkın, ülkemizdeki finansal hareketlerin tümünün bakanlık sistemi üzerinden yürütüldüğünü hatırlatarak, “Burada en önemli unsur tabii ki güvenlik ve hız. Biz 84 farklı açık kaynak kodu yazılımı kullanıyoruz. Bugün en fazla açık kaynak kullanan kamu kurumuyuz. Genel müdürlük olarak 2 yılda 48 proje tamamladık, bunların çoğu alt yapı projesi ile ilgiliydi. Bu kapsamda 1 milyon istihdam sağlandı. Devam eden proje sayımız ise 24. Bu projelerde çözüm ortağı olma noktasında her zaman yerli firmalarımıza öncelik tanıyoruz, son bir senede 15 farklı yerli ürün aldık. Dolayısıyla artık finansal teknolojilerde faaliyet gösteren yerli şirketlerimizin büyüme zamanı” dedi. 

Akıllı otomasyon sistemleri, çalışan verimliliğini artırırken süreç yönetimini kolaylaştırıyor

JForce İş Geliştirme Direktörü Ümit Sile ise “Bankacılıkta Süreç Yönetiminin Geleceği: Daha Hızlı, Daha Basit ve Yapay Zeka Destekli Çözümler” başlıklı sunumunda finans sektörüne yönelik geliştirilen yeni nesil FinTech çözümlerini aktardı. Artık kendi kendine karar verebilen sistemlerin finans kurumlarının en önemli iş ortağı haline geldiğini belirten Sile; JForce olarak otomasyon altyapısını müşterileriyle birlikte oluşturduklarına ve milyarlarca farklı kombinasyonu otomatik karar verebilen bir yapay zekaya dönüştürdüklerini belirtti. Sile, sözlerini şöyle tamamladı: “Yine kredi risk süreçlerinin ve gerekli aksiyonların belirlenmesi noktasında uygun senaryoları çıkarabiliyoruz. Makine öğrenme aşamasında dijital müşteri edinim sürecinde en iyi algoritmayı sağlayabiliyoruz. Kişi ve hesap güvenliği, kimlik tanımadaki kaçakların önlenmesi gibi konularda da gerekli altyapıyı sunuyoruz.”

Türkiye’nin lider finans şirketlerinden profesyonellerin katıldığı panellerde de FinTech dünyasının geleceğinin resmi çizildi. Ayrıca sektörde önde gelen birçok şirket, etkinlik alanında kurulan stantlar aracılığıyla FinTech dünyasına ışık tutan fikir ve çözümlerini paydaşlarına aktarma fırsatı buldu. 

Google Play Protect, Android için yeni güvenlik hamlesini başlattı! Artık müsade istemeyecek!

Google Play Protect 2021’de kendi uygulaması haline geldiğinden beri, birçok kişi mağazada hangi yeni özelliklerin olabileceği konusunda spekülasyon yaptı ve büyük bir uygulama yakında piyasaya sürülecek gibi görünüyor.

Uygulama güncellemeleri aracılığıyla Android işletim sistemine eklenen yeni özellikleri özetleyen son Google Sistem Güncellemeleri değişiklik günlüğünde Google, Play Protect’in artık dışarıdan yüklenen uygulamaların yükleme zamanında taranması sayesinde gerçek zamanlı tehdit algılama sunduğunu duyurdu.

Bu, Android Police’te tanınmış bir Android uzmanı olan Mishaal Rahman’ın bir tweet’inde de özellikle vurgulandı ve Google’ın kurulum sırasında Play Store dışından indirilen uygulamaları taramak için Play Protect’i kullanmaya başlayacağını gösterdi.

Bu, Play Protect’in daha önce uygulamaları taramadığı anlamına gelmiyor. Google, kötü amaçlı kodu kontrol etmek için Play Store’a yüklenen her uygulamayı tarar ve 2017’den beri bunun için Play Protect’i kullanıyor. Sonrasında da size Play Store’un ayarlar menüsünde yüklü uygulamalarınız için bir rapor veriyor.

Ayrıca, bir süredir Android’in güvenlik ayarlarından yandan yüklenen APK’lar da dahil olmak üzere uygulamalarınızın Play Protect taramasını manuel olarak tetiklemek mümkündü. Bu güncellemede değişen şey, Play Protect’in artık siz yükledikçe yandan yüklenen APK’ları otomatik olarak tarayacağı ve tıpkı Windows gibi bir masaüstü işletim sisteminde bulabileceğiniz bir virüsten koruma tarayıcısı gibi çalışması.

Rahman’ın belirttiği gibi, Play Protect, muhtemelen bu yeni tarama özelliği için veri toplamaya yardımcı olacak bir APK’ya gittiğinizde test için Google’a bir uygulama göndermenizi isteyecek.

Bu, sağ üst köşede iki seçeneği daha gösteren bir dişli simgesinin bulunduğu çoğu Android sürümünde Ayarlar → Güvenlik ve gizlilik → Uygulama güvenliği altında kontrol edilebilir: Her ikisi de varsayılan olarak etkin olan Play Protect ile uygulamaları tarayın ve zararlı uygulama algılamayı iyileştirin.

Google’ın yandan yüklenen APK’ları analiz etme özelliği zaten canlı olsa da, yandan yüklenen uygulama kurulumu sırasında Play Protect taraması henüz çoğu kullanıcıya sunulmadı, bu nedenle bariz olanın ötesinde tam olarak nasıl çalışacağından emin değiliz.
Değişiklik günlüğünün Eylül 2023 bölümüne dahil edildi, bu yüzden bu ay beklemeliyiz.

Ancak Google, yeni yeteneklerin Play Store uygulamasının 37.5 sürümüyle kullanıma sunulacağını ve APKMirror’daki en son sürümün yazı yazılırken hala 37.4 olduğunu belirtiyor.