Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1452

Türk girişimciler için Birleşik Krallık kapısını açan oyun başlıyor

Son yıllarda birbirinden yaratıcı girişim fikirleri ortaya çıkıyor. Girişimlerin fikir aşamasından çıkıp gerçeğe dönebilmesinin en etkili yolu ise hiç kuşkusuz yatırımlar. Bir girişim için fikir kadar alacağı yatırım da son derece önemli. Zaman zaman düzenlenen yarışmalar, girişimlerin desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Bu yarışmalardan biri de ekim ayında Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Departmanı (DIT) tarafından düzenlenecek olan Great Entrepreneur Games Türkiye.

Türkiye’deki başarılı girişimcileri öne çıkarmak isteyen Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Departmanı (DIT), 23 Ekim günü Great Entrepreneur Games Türkiye yarışmasını düzenliyor. Daha önce Singapur, Şili, Meksika ve Polonya gibi ülkelerde düzenlenen yarışma bu yıl ülkemizde de gerçekleştiriliyor.

Great Entrepreneur Games Türkiye ile oyun başlıyor

Projeleriyle yarışmaya katılan girişimciler, sanal bir çekirdek sermaye almak için birbiriyle rekabet edecek. Yarışma katılan girişimciler, girişimlerini yatırımcılara sunacak. Yatırımcılar da özel olarak geliştirilmiş bir uygulama üzerinden desteklemek istedikleri girişimi sanal bir çekirdek sermayesiyle ödüllendirecek. Bir oyun konseptinde olan yarışmanın kazananı ise, en yüksek miktarda sanal yatırım alan ilk üç girişim olacak.

Kazanan girişimcilere işlerini Birleşik Krallık’ta büyütme yolu açılacak. Uluslararası bir ağa dahil olması sağlanacak olan girişimler aynı zamanda, girişimci bir ekosistem ile bağlantı da kuracak.

Kazananlara özel bir iş geliştirme programı hazırlanacak. Londra’ya üç günlük bir çalışma seyahati gerçekleştirecek olan girişimcilere GEP iş geliştiricileri tarafından mentorluk sağlanacak ve girişimciler, büyüme yolundaki hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için, potansiyel müşterilerle tanıştırılacak. 

Şimdi gelelim etkinliğin detaylarına.

23 Ekim günü, tüm gün boyunca sürecek olan etkinlik Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu‘nda gerçekleştirilecek. Etkinliğe katılmak için girişimcileri 15 Eylül gününe kadar başvuru yapması gerekiyor. Başvuran girişimcilerden 50 tanesi yarışmaya katılmaya hak kazanacak.

Katılmak için bazı şartları yerine getirmek gerekiyor. Bunların en başında halihazırda uygulanabilen bir ürüne sahip Türk startup olmak şart. Ayrıca yarışmada şirketi temsil edecek kişinin akıcı bir İngilizce konuşabilmesi gerekiyor. Girişimin inovatif ve girişimci bir bileşeninin olması da şartlar arasında. Son olarak, şirketin global bir firma dönüşme hedefi olması da bekleniyor.

Adayların başvurularını 15 Eylül 2019’a kadar buradan gerçekleştirmeleri gerekiyor. Elemeyi geçen adaylar en geç 7 Ekim 2019 tarihine kadar bilgilendirilecek.

Online video servislerinin küresel karbon emisyonuna etkisi

0

Evet, hepimiz giderek artan şekilde online video seyrediyoruz ama bunun karbon emisyonuna etkisini de göz önünde bulundurmak gerek

Yoğun bir gün geçirip evinize döndünüz ve akşam sevdiğiniz dizinin bir sezonunu bitirmek üzere akıllı TV’nizi açtınız. Netflix uygulamasını tıklayarak diziyi seyretmeye başladınız.  Diğer bir senaryo: Sabah işe gitmek için otobüse bindiniz ve güne neşeli başlamak için akıllı YouTube’a girip telefonunuzdan bir müzik videosunu açıtınız.

Her iki senaryoda da küresel karbon emisyonunu (salım) artırdığınız gözden kaçırıyor olabilirsiniz. Zira, yukarıda bahsettiğimiz durumlarda bu hizmetlerin kullanıcıya ulaşması için veri merkezlerinnin istenene hızda çalışması gerekiyor. Bu da, yüksek elektrik tüketimine neden oluyor ve dünyada karbon salımına neden oluyor.

Online video, küresel karbon emisyonunun yüzde 1’inden sorumlu

Bu salımı ortaya çıkaran bir araştırmaya yakından bakalım. Merkezi Paris’te bulunan ve düşük karbon tüketimine yönelik çalışmalar yapan bir STK olan The Shift Project’in araştırmasına göre, online video hizmetleri dünyada yılda 300 milyon/ton karbondioksit salımına neden oluyor. Bu da küresel karbon salımının yüzde 1’ine denk geliyor.

The Shift Project’in paylaştığı raporda 300 milyon tonluk salımda yüzde 34’lük payla Netflix ve Amazon Prime türü uygulamaların ilk sırada olduğu aktarılıyor. İkinci sırada yüzde 27 ile porno seyretmek yer alıyor. Üçüncü sırada YouTube gibi video servisleri ve son sırada ise sosyal ağ ve diğer internet sitelerinde seyredilen videolar karşımıza çıkıyor.

Karbon salımının azaltılması için öneriler

The Shift Project, “İklim Krizi: Online Videonun Sürdürülemez Kullanımı” başlıklı çalışmayı hazırlamak için network şirketlerinin yayımladığı veri trafiği raporlarına göz önünde bulundurdu. STK bu veri trafiğinin ürettiği elektriği ve bunun  sonucunda ortaya karbon salımını tahminleyerek rapora imza attı. Raporla karbon salımına dikkat çeken The Shift Project, salımın azaltılması için kullanıcılara şu önerilerde bulunuyor: Örneğin YouTube’daki otomatik oynatma seçeneğini kaldırmak, karbon salımını düşürmeye yardımcı olabilir. Zira, bu özelliğin açık olması kullanıcıları daha çok videoya seyretmeye tesşvik ediyor. Diğer bir öneriyse veri merkezlerinin yenilenebilir enerjiyle çalıştırılması seçeneğine işaret ediyor.    

Apple Pay, 13 Avrupa ülkesinde daha kullanıma girdi

1

Ekim 2014’ten bu yana kullanılan uygulama Avrupa’a genişlemeye devam ediyor

Apple Pay’in 13 Avrupa ülkesinde daha kullanıma girdiği açıklandı. Apple’ın ödeme sistemi olan Apple Pay’in kullanıma girdiği arasında Yunanistan, Portekiz, Romanya ve Slovakya yer alıyor. Bununla birlikte; Bulgaristan, Hırvatistan, Güney Kıbrıs, Estonya, Letonya,  Liechtenstein, Litvanya, Malta, Portekiz ve Slovenya gibi ülkelerde de Apple Pay’i kullanmak mümkün.

Henüz ülkemizde kullanılmıyor

Öte yandan, sistem geçen yıl Polonya, Norveç, Kazakistan, Belçika, Almanya, Çekya, Suudi Arabistan, Avusturya ve İzlanda’da kullanıma girmişti. İlk kez Ekim 2914’te ABD’de kullanıma giren Apple Pay’de şu cihazlarla ödeme yapılabiliyor: iPhone 6, 6s, 6, 7, 8, 6 Plus, 6s Plus, 7 Plus, 8 Plus, SE, X, XS, XS Max ve XR.  

Apple Pay bir mobil cüzdan çözümü ve kullanıcılar banka veya kredi kartlarını Apple Pay’e ekleyerek NFC üzerinden ödeme yapabiliyor. Uygulama, henüz ülkemizde kullanımda değil.

Starbucks, Uber Eats ile paket servisi gönderecek

0

Dev kahve zinciri Stabucks, ABD’de evlere servis opsiyonu için, Uber Eats ile anlaştığını açıkladı.

Araç sahiplerinin, restoranlardan gelen çağrıyla siparişleri evlere/ofislere teslim ettiği Uber Eats servisi bu sayede çok önemli bir gelir kapısı da açmış oldu.

Stabucks’ın açıklamasına göre, dev kahve zinciri ile Uber Eats arasındaki anlaşmanın tamamlanması ve gerekli alt yapının kurulması ise birkaç ay vakit alacak.

Türkiye’deki plajların suyu temiz mi? Online öğrenin

0

Yaz mevsiminin ortasındayız. Peki, yüzmek için gittiğiniz plajın suyu temiz mi? Bunu online olarak öğrenmek mümkün

Sağlık Bakanlığı ülkemizdeki pajların suyunun temizliğini görmek için periyodik olarak ölçümleme yapıyor. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bu amaçla 34 şehirdeki plajlarda yüzme sezonu boyunca bakteriyolojik analiz yapıyor.

İl sağlık müdürlükleri tarafından 15 günde bir gerçekleştirilen analizler yuzme.saglik.gov.tr adresinde yayımlanıyor. Türkiye haritası üzerinde paylaşılan veriler toplam bin 341 plajın incelendiğini ortaya koyuyor. Buna göre, en çok incelemeye tabi tutulan bölgenin plajları 399 ile Akdeniz Bölgesinden geliyor. İkinci sırada 324 ile Ege Bölgesi plajları yer alıyor.

Dört renkle kategorilere ayrılmış

İl sağlık müdürlüklerinin çalışmaları sonucunda plajlar dört temizlik kategorisine ayrılıyor. Yani; ‘mükemmel’ kategorisi mavi renkle tanımlanıyor. Diğer kategoriler ve anlamları şu şekilde sıralanıyor: ‘Yeşil’ (iyi), ‘sarı’ (kötü) ve ‘kırmızı’ (girilmesi yasak).

Haritanın ayrıntıları merak edenler için bir örnek verelim: İstanbul’da yaz mevsiminde Adalar’da yüzmek isteyenler için Heybeliada ve Burgazada’yı önermek mümkün. Zira bu iki ada ‘yeşil’ (iyi) ile işaretlenmiş. Buna karşılık Büyükada ve Sedefadası ise ‘sarı’ (kötü) belirlenmiş ve yüzmek için uygun bulunmamış.

Microsoft’a rüşvet cezası

0

Yazılım devi Macaristan’da rüşvet dağıtırken yakalandı, ABD’de uzlaşmaya gitti

Microsoft’a rüşvet suçlamalarından 25 milyon dolar ceza verildi. Şirket bu cezayı Macaristan’daki yasadışı faaliyetlerinden dolayı ödeyecek. Bu cezanın 16,56 milyon doları ABD Sermaye Piyasası Kurumu’na (SEC) ve 8,75 milyon doları da ABD Adalet Bakanlığı’na gidecek.

Rüşvet meselesinin ayrıntılarına baktığımızda şu tablo karşımıza çıkıyor: Microsoft’un Macaristan’daki yönetici ve çalışanları, şirketin ABD’deki merkez ofisine devlet ihalelerinini kazanabilmek için fahiş indirim yapacaklarını bildiriyor. Onay gelmesi üzerine satış işlemi gerçekleştiriliyor. Fakat alınan bu indirimin müşteriye yanstılmadığı ve rüşvet ile diğer yolsuzluk çalışmalarında kullanıldığı ortaya çıkıyor.

İki yıl rüşvet dağıttılar

Rüşvet hadisesinin patlak vermesi Rüşvetin Önlenmesi ve Yabancı Ülkelerde Yolsuzluk Uygulamaları Kanunu’na (Foreign Corrupt Practices Act-FCPA) muhalefet anlamına geliyor. Microsoft Macaristan ofisinin verdiği rüşvetler 2013-2015 yıllarına dayanıyor. FCPA, SEC mevzuatına tabi olan şirketlerin tüm dünyadaki iştirakleri, görevlileri, yöneticileri, çalışanları ve acentelerinin kamu görevlilerine rüşvet, hediye ya da değerli herhangi bir şey vermesi veya almasını yasaklıyor.

Rüşvet mahkemeye gitmedi, Microsoft uzlaştı

Microsoft, Macaristan’daki rüşvetin mahkemeye taşınmaması için Adalet Bakanlığı ile uzlaşmaya gitti ve 25 milyon doları aşan cezayı ödemeye razı oldu. Olay mahkemeye taşınsaydı, Microsoft’a verilecek cezanın 25 milyon dolardan çok daha fazla olacağı belirtiliyor.

Microsoft dört çalışanı işten çıkardı, dört bayinin sözleşmesini bitirdi

Olayın çözüme kavuşmasının ardından bir açıklama yapan Microsoft Hukuk İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Brad Smith, Macaristan’daki rüşvet meselesinin ardından iç soruşturmalarını yürüttüklerini bildirdi. Smith, soruşturma sonucu dört Microsoft çalışanını işten çıkardıklarını ve dört bayileri ile sözleşmelerini sonlandırdıklarını belirtti.  

Netflix’in tavsiye ettiği akıllı TV’ler

0

İnternet yayıncılığı devi tavsiye ettiği akıllı TV modellerini paylaştı

Netflix, tavsiye ettiği akıllı TV modellerini açıkladı. Netflix’in sitesinde yayımlanan bilgi notuna göre, şirket şu modelleri kullanıcılara tavsiye ediyor: Panasonic (GX940 | GX900 | GX800), Samsung (Q950R | Q90R | Q80R/Q85R | Q70R | Q60R | The Frame | The Serif | RU8000) ve Sony (AG9 | XG9505 | XG8505 | XG8577 | XG8588 | XG8596 | XG8599 | XG8796).

Liste için yedi kriter

Netflix’in tavsiye ettiği TV listesi için yedi kriteri bulunuyor. Bu listeye girebilmek için ise yedi kriterin beşine uyum sağlamak gerekiyor. Bu kriterleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Hemen açılma: TV’nin hızlı şekilde açılması ve açılır açılmaz Netflix gibi uygulamalara hemen erişmesi gerekiyor

Netflix’in en yeni sürümü: Cihazın Netfllix’n en yeni sürümüyle satışa çıkması gerekiyor

Uygulamanın hızlı yüklenmesi: TV’nın açılır açılmaz Netflix uygulamasının hızlı şekilde yüklenmesi  gerekiyor

-Netflix tuşu:  Cihazda bir Netflix tuşu bulunması ve tuşa basılır basılmaz TV’nin açılması ve uygulamaya erişilmesi gerekiyor

-Netflix ikonu: TV’de uygulamalara erişildiğinde Netflix uygulamasına kolay erişim sağlanması gerekiyor

-Her zaman hazır: Uyku modundayken dahi TV’nin Netflix uygulamasını arka planda açık tutması gerekiyor.

Yüksek çözünürlüklü Netflix arayüzü:  Netflix uygulamasının en az 1080p çözünürlüğe sahip olması gerekiyor

Netflix’in 2018’de tavsiye ettiği modeller şöyleydi: LG (W8 | G8 | E8 | C8 | B8 | SK9500 | SK8500 | SK8100 | SKL8000 | UK7500 | UK7000 | UK6900 | UK6700 | UK6500 | UK6400 | UK6300 | UK6200)   ve Sony (AF9 | AF8 | ZF9 | XF9005 | XF8796 | XF8599 | XF8596 | XF8588 | XF8577 | XF8505 | XF8305 | XF8096 | XF7596 | WF805 | WF804).  

BKM, “Açık Bankacılık: Bankacılığın Geleceği” çalışmasını yayımladı

0

BKM yayınlarına bir yenisini ekledi ve bu kez açık bankacılığı mercek altına aldı

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) desteği ile FinTech İstanbul tarafından, fintech sektöründe duyduğumuz “Açık Bankacılık: Bankacılığın Geleceği” konusunu ele alan çalışması yayımlandı. Raporda API kavramından açık bankacılık fırsatlarına, PSD2 düzenlemelerinden dünyadaki açık bankacılık örneklerine kadar finans sektörü için önem taşıyan birçok konuya yer veriliyor.

Çalışma; BKM İş Geliştirme Direktörü Özge Çelik, BKM İş Geliştirme Müdürü Okan Yıldız açık bankacılık ve PSD2 alanında danışmanlık hizmetleri sunan INTED Kurucu ve CEO’su Haluk İnanmış’ın katkıları ile FinTech İstanbul Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Usta tarafından yazıldı.

Açık bankacılığın anlamı

Açık bankacılık, “bankaların sunduğu API’lar ile üçüncü şahıs kurumların finansal hizmetler geliştirmesine izin vermesi” şeklinde tanımlanabiliyor.  Bununla birlikte, sektör açısından verinin demokratikleştirilmesi olarak da değerlendiriliyor.  Bu yaklaşım başlangıçta bankalar tarafından üstlenilen bir hareket iken artık farklı ülkelerde, finans sektöründe rekabeti kuvvetlendirmek için yasalarca zorunlu tutulan bir yaklaşıma evriliyor.

“Açık Bankacılık: Bankacılığın Geleceği” çalışmasını şu adresten Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na dilediğiniz miktarda bağış yaparak alabilirsiniz.

 

Bir güç savaşı aracı olarak veri: Amazon aleyhine AB’de rekabet soruşturması ve FaceApp’ın sözleşme hükümleri

0

Yazarımız Av. Dr. Başak Ozan Özparlak, bilişim hukukundaki güncel gelişmeleri değerlendiriyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından Amazon aleyhine, elektronik satış piyasasında rekabet kurallarını ihlal ettiği iddiası ile bir soruşturma açıldı. Elektronik pazarlamada başarı, kişilerin satın alma alışkanlıklarına dair verilerin analiz edilebilmesi ile doğru orantılı. Bu nedenle e-satış pazarında en çok veriye sahip şirketin, rekabet gücünde en üst sırada olduğunu söyleyebiliriz. Elektronik bir satış platformu olan Amazon hem bir satıcı hem de bağımsız satıcıları bir araya getiren bir pazaryeri olarak
faaliyet gösteriyor. Bu durum ise rekabet kuralları açısından dikkatleri bu şirketin üstüne çekiyor. Çünkü Amazon, bir satış platformu olduğundan, satın alma verilerini elinde bulunduruyor ve aynı zamanda bir satıcı olarak bu veri ile hâkim durumu kötüye kullanıp kullanmadığı AB Komisyonu
tarafından mercek altına alınmış durumda. Amazon aleyhine açılan rekabet soruşturmasında incelenecek bir diğer konu ise Amazon ve bağımsız satıcılar arasında “buy box”a dair rekabeti ihlal edici anlaşmalar olup olmadığı. (Bir ürünü Amazon platformunda satan birden fazla satıcı olması halinde, ürünün kaç satıcı tarafından satıldığı gösterilir ve satıcı sayısına tıklayan kullanıcı, açılan yeni sayfada en iyi teklifi sunan satıcıyı en üstte görür, bu ise “Buy box” olarak nitelendiriliyor) AB Komisyonu, bu soruşturma ile rekabeti ve çeşitliliği artıran e-satışların bu özelliğinin rekabet kurallarına aykırı davranan dev online platformlarca bozulmasını engellemeye çalıştıklarını ifade ediyor. Soruşturmanın ne şekilde sonuçlanacağından bağımsız olarak, artık veri hâkimiyetinin gerçek
anlamda bir rekabet gücü anlamına geldiği de resmî ağızdan açıkça vurgulanmış oluyor.

Dev şirketlerin devletlerle giriştiği veri savaşı

Veri ve güç demişken tartışmalı FaceApp uygulamasını atlamamak gerekir. Anılan uygulamayı yüklemek için onaylanması gereken sözleşme; kullanıcıların fotoğrafları, isimleri ve benzerlikleri gibi verilerin ticarî ve diğer her türlü amaçla kullanımına onay verilmesine dair hükümler içeriyor. Bu belirsiz ve açık uçlu sözleşme koşullarına sahip olan FaceApp’ın yürürlükteki veri kurallarının yanı sıra temel bir insan hakkı olan mahremiyetin korunmasına dair hükümler ile de çeliştiği açık. Ancak bu konuda herhangi bir yaptırım kararı alınana dek, kullanıma açıldığından bu yana büyük miktarda verinin çoktan uygulamanın hâkimiyetine girmiş olduğu da bir gerçek. Bu bakımdan verinin sadece bir özel mülkiyet niteliğinde olduğu için korunmasına dair kuralların yeterli
olmadığı yönündeki görüşlerin haklılığı her geçen gün daha da ortay çıkıyor. Özellikle, şirketlerin devletleştiği ve devletlerin bu dev şirketler aracılığı ile veri üzerinden güç savaşına girdiği gerçeği karşısında, veri aynı zamanda bir kamu güvenliği meselesine de dönüşmüştür denilebilir.

 

Denizlerden çıkarılan milyonlarca ton plastik PC’lerde kullanılıyor

0

Her yıl denizlere karışan milyonlarca tonluk plastiğin doğal yaşamı tehdit etmesine karşı mücadele eden Dell Technologies, ülkemizde TURMEPA ile kıyı temizleme ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirerek küresel hedeflere katkıda bulunuyor

Dell Technologies, dünya çapında 2020 yılı için belirlediği hedeflerin yüzde 75’ini tamamladığını, hatta bazı hedeflerin üzerine çıktığını ve planların önünde ilerleme kaydettiğini açıkladı. İlk olarak 2013 yılında tanıtılan “2020 Legacy of Good” planı ile Dell Technologies, sürdürülebilir insanlık ve Dünya için çalışmalarını sürdürüyor.

Her yıl 8 milyon ton plastik denizlere atılıyor ve bu rakam her yıl yüzde 7 oranında artıyor. Bazı hesaplamalara göre 5 trilyon plastik parçası şimdiden okyanuslara karışmış durumda. Böyle giderse 2050 yılına gelindiğinde denizlerde balıktan çok plastik olma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Dell bu kötü gidişatı durdurmak için dünya çapında harekete geçti ve bazı ürünlerinin paketlerini yalnızca sahillerden, su yollarından ve kıyılardan toplanan plastikleri kullanarak 7 tondan fazla plastiği okyanuslardan uzak tutmayı başardı.

Türkiye’de de sürdürülebilir ofis yapısında çalışan Dell Technologies ekibi, bilinçlendirme çalışmaları kapsamında ülkemiz kıyı ve denizlerinin korunmasını ulusal bir öncelik haline getirmek ve gelecek nesillere temiz denizlerin kucakladığı yaşanabilir bir Türkiye bırakmak amacıyla hareket eden TURMEPA ile tüm paydaşlarının katıldığı kıyı temizliği ve eğitim etkinliğinde yer aldı.

Toplanan plastikler paketleme ve PC’lerde kullanılıyor

Okyanuslardan ve kıyılardan toplanan plastikler, XPS 13 dizüstü bilgisayarların paketlerinde ve koruma materyallerinde kullanıldı. Birleşmiş Milletler ile yapılan anlaşma çerçevesinde Dell, 2025 yılında okyanuslardaki plastiğin ürünlerde kullanımını 10 kat arttırmayı taahhüt etti. Bugüne kadar 1 milyon tondan fazla kullanılmış elektroniği geri dönüşüme kazandıran şirket, 45 bin tondan fazla geri dönüştürülmüş plastik ve diğer sürdürülebilir materyali yeni Dell Technologies ürünlerinde kullandı. Dell Technologies’in operasyonlarını sürdürdüğü binaların tamamı sürdürülebilir hale getirildi.

Üretimde atık su miktarını 4,56 milyon metreküp azaltmayı başaran şirket, ürün portföyünün enerji yoğunluğu ayak izini de yüzde 64 azalttı. Ayrıca bilinçlendirme çalışmaları kapsamında 5 milyon saatlik gönüllü hizmet verildi, öğrencilere mentörlük yapıldı ve yeni kâr amacı gütmeyen teknoloji çözümlerine destek olundu.

Progress Made Real 2030 Vizyonu: İnsanlığın gelişimi için sürdürülebilir bir dünya

Hayata geçirilen 2020 planları Dell Technologies’in 2030 sosyal etki vizyonuna destek oluyor. Şirket, özellikle çevre alanında; müşterileri, iş ortakları ve medyanın da katılımıyla daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor. 2030 hedeflerinde ise şirket içerisindeki döngüsel ekonominin hızlandırılması, operasyonel etkilerin azaltılması, müşterilerin çevresel etkilerini azaltma çabalarına destek olunması ve üretim sürecindeki çalışanların da desteklenmesine devam edecek.

Dünya çapında sürdürülen projelerin bazıları şu şekilde sıralanıyor:

  • Basel Action Network (BAN) ile başarılı geçen pilot e-atık takip süresi sonrasında Dell Technologies, dünya çapında elektronik atık takip sistemlerine gereken teknolojik desteği veriyor.
  • Dell, yeni geri dönüştürülmüş materyallerin kullanılması metoduyla, otomobil ön camlarından dizüstü bilgisayar çantalarının ve sırt çantalarının koruyucu, su geçirmez kaplamasını oluşturmayı başardı. Ayrıca şirket bu sırt çantalarının boyanmasında da inovatif bir yöntem kullanarak yüzde 90 daha az atık su, yüzde 29 daha az enerji harcarken yüzde 62 daha az karbon salınımı gerçekleştirdi. Bu şekilde üretilen ilk sırt çantaları ile birlikte her ay yaklaşık 33 bin 500 kilogramlık çöp ortaya çıkmasının önüne geçiliyor.
  • Seagate ve Teleplan ile birlikte yapılan ortaklık çerçevesinde Dell, dünyada nadir bulunan mıknatısların kurumsal cihazlardan çıkarılarak yeniden kullanılması sürecini başlattı. Pilot program kapsamında Dell Latitude 5000 serisi dizüstü bilgisayarlarda bulunan 25 bin Seagate sabit sürücüde yeniden kullanıma sokulan mıknatıslar kullanıldı. Böylece dünya çapında maden faaliyetlerinin ortaya çıkardığı hasar ve insan sağlığını tehlikeye atan süreçler azaltıldı.

Lenovo pazar payı ile dünyada birinci

0

Dünyanın en büyük bilgisayar üreticilerinden biri olan Lenovo, özellikle son yıllarda pazar payını epey bir artırmayı başardı. Açıklanan IDC ikinci çeyrek finansal sonuçları da Lenovo pazar payı durumunu kanıtlıyor. Açıklanan raporlara göre Lenovo, şu anda dünya bilgisayar pazarında yüzde 25.1’lik bir pazar payına sahip. Bu da Lenovo’yu dünya bilgisayar pazarında lider bir konuma getiriyor.

Lenovo bilgisayarlarıyla dünya lideri oldu

IDC ikinci çeyrek rakamlarına göre dünyadaki toplam bilgisayar pazarında 64,9 milyon adet bilgisayar bulunuyor. Pazardaki bu bilgisayarların 16.2 milyonu ise Lenovo’ya ait. IDC sonuçları doğrultusunda ikinci çeyrekte dünyada her dört bilgisayardan biri Lenovo oldu.

Lenovo, Türkiye’de GFK’ya göre 2019 ilk yarı sonuçlarına göre de yüzde 26,1 pazar payı ile liderliğini devam ettirmeyi başardı. GFK sonuçlarına göre atılımlarını devam ettirdiği oyun kategorisinde de Lenovo, önceki yıla göre yüzde 5,1 artış ve yüzde 23,1 pazar payı ile oyun pazarının lideri oldu.

KVKK’dan otel zinciri Marriott’a ceza

0

Uluslararası otel zincirine müşteri verilerini çaldırdığı için ceza verildi

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), uluslararası otel zinciri Marriott’a para cezası verdiğini açıkladı. KVKK’nın sitesinde verilen bilgiye göre, cezanın gerekçesi misafir veritabanına yetkisiz erişim olarak gösterildi. KVKK, Marriott’a bir milyon 450 bin TL ceza verdi.

Olay, Marriott’un Starwood’u devralmasıyla başlıyor

Marriott’un aldığı ceza aslında dünya çapında bir veri sızmasına dayanıyor. Marriott, 2016 Eylül ayında diğer bir otel bir zinciri olan Starwood’u devralıyor ve Temmuz 2014’ten bu yana zincirin veritabanına izinsiz erişim sağlandığı belirtiliyor. Bununla birlikte, bu yetkisiz erişim 8 Eylül 2018’de tespit ediliyor.

Veriler nasıl çalındı?

Yetkisiz erişim şu şekilde gerçekleştiriliyor: Hacker’lar otelin internet sunucusuna erişimin sağlııyor ve bunun ardından sunucuya uzaktan erişim sağlayan bir truva atı yükleniyor. Hacker’ların saldırıyla 383 milyon müşterinin verilerine eriştiği ortaya çıktı. Türkiye’den erişilen müşteri sayısı ise 1,24 milyon seviyesinde bulunuyor. Yetkisiz erişim sağlanan veriler şöyle: Müşterilere ait ad, soyad, posta adresi, telefon numarası, doğum tarihi, cinsiyet, pasaport numarası, Starwood Preferred Guest (“SPG”) hesap bilgileri, otel ödül bilgileri, otele giriş ve çıkış bilgileri, ödeme kartı numaraları ve ödeme kartı son kullanma tarihleri, rezervasyon tarihi ve iletişim tercihleri.

Öte yandan, İngiltere’de kişisel verilerin korunması ve düzenlenmesinden sorumlu olan İngiltere Veri Koruma Otoritesi (ICO) bu olay nedeniyle Marriott’a 123 milyon dolar ceza verdi.  

Slack on binlerce kullanıcının şifresini sıfırlıyor

0

Ekip odaklı organize çalışma platformu Slack, 2015’te yaşadığı veri hırsızlığı olayının ciddiyetini yeni farkediyor.

100 bin şifre için değişim zamanı

Şirket, önümüzdeki haftalar içinde 100 bin kullancının şifrelerini sıfırlayacağını açıkladı.

Veri hırsızlığı nedeniyle sunucularına sızan hacker’ların, kullanıcı hesaplarına hala erişimi olduğunu fark eden şirket, şifreleri değiştirerek hacker’ların elini kolunu bağlamayı planlıyor.

Hacker saldırısında tahminen 65 bin kullanıcının şifresinin çalındığı tahmin ediliyor. Slack, 2015 Mart ayından önce açılmış tüm hesaplardaki şifreleri değiştirerek sorunu kökünden çözmeyi planlıyor. Ancak kullanıcıların yeni şifr belirlerken eski şifrelerini seçmemeleri gerekecek.

 

Toyota Olimpiyatlar için elektrikli otobüsler hazırlıyor

0

Toyota geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamalarda, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları sırasında “uçan arabalar” kullanarak ulaşım sorununu çözeceğini anlatıyordu. Ancak uçan araba üretmek o kadar da kolay olmamış olsa gerek, şirket şimdi elektrikli otobüslere döndü.

5 kişilik mini otobüsler

Araçlar 5 kişiyi taşıyabilen ve tekerlekli sandalye de alabilen, 15 km hıza ulaşabilen mini otobüsler olarak tasarlandı. 

APM (Accessible People Mover) adını alacak bu mini otobüslerle hem seyirciler hem de oyuncular veya Olimpiyat Köyü çalışanları bölgede bir noktadna diğerine hareket edebilecekler.

TÜBİTAK Lider Araştırmacılar Programı’nın sonuçları belli oldu

0

Programa toplam 242 başvuru geldi. Kazananlar 24 Temmuz’da açıklanacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Aralık 2018’de başlattığı TÜBİTAK Lider Araştırmacılar Programı’nın sonuçları belli oldu. Yurtdışında çalışan 98’i Türk, 29’u yabancı toplam 127 bilim insanının tercihi Türkiye oldu. Aralarında MIT, Stanford, Harvard, Oxford ve Yale gibi dünyaca ünlü üniversitelerde görev yapan bilim insanları araştırmalarını Türkiye’ye taşıma kararı aldı. Programın sonuçlarını Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, kazanan isimlere bakıldığında Türkiye’nin geleceğine olan inancın görüldüğünü söyledi.

Üniversite ve özel sektörden 242 başvuru geldi

Bakan Varank, programla ilgili şu ayrıntıları paylaştı: “TÜBİTAK Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’yla küresel rekabet gücümüzü arttıracak alanında uzman araştırmacıları ülkemize davet ettik. Yaptığımız davete dünyanın önde gelen üniversitelerinden ve özel sektör kuruluşlarından toplamda 242 başvuru aldık.” Varank, programla ilgili  beklentilerinin fazlasıyla karşılandığını ifade ederek,   “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında, 98’i Türk, 29’u yabancı olmak üzere toplam 127 araştırmacı Türkiye’nin yazacağı başarı hikâyesinin bir parçası olmaya hak kazandı” şeklinde görüşlerini paylaştı.

En çok başvuru ABD’den yapıldı. Kazananlar 24 Temmuz’da açıklanacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın verdiği bilgiye göre, destek kazanan araştırmacılardan 58’i ABD, 16’sı İngiltere, 9’u Almanya ve 8’i de Hollanda’dan başvuru yaptı. Bilim insanları, daha önce kendilerine verilen şifre ile programa kabul edilip edilmediklerini TÜBİTAK’ın internet sitesinden öğrenebilecek. Kazananların tam listesi de 24 Temmuz’da düzenlenecek TÜBİTAK’ın 56’ncı kuruluş yıl dönümünde açıklanacak.

KVKK’dan TEB’e veri ihlali incelemesi

0

KVKK, TEB’ e veri ihlali incelemesi başlattı. 25 binden fazla kişinin banka dışına çıkarıldığı belirtiliyor

 Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), Türk Ekonomi Bankası’na (TEB) kişisel verilerin ihlaline ilişkin inceleme başlatıldığını açıkladı.

KVKK’nın TEB hakkında başlattığı inceleme, banka personelinin işlenen kişisel verilerin yasal olmayan yöntemlerle başkaları tarafından elde edilmesine dayanıyor. Olayın ayrıntıları şöyle: TEB’in Alanya ve Gebze Akse Sapağı şubesinde çalışan üç personel, Kredi Kayıt Bürosu (KKB) sorgu ekranlarından şüpheli sorgulamalar yapıyor ve bu sorgu ekranlarından elde ettikleri bilgileri banka dışına çıkarıyor.

İhlal 2 yıl devam etti, 25 bin kişinin verisi banka dışına çıkarıldı

Banka teftiş kurulunun yürüttüğü soruşturma sonucunda banka personelinin kişisel verileri bankanın sistemleri kullanarak aktardığına ilişkin bir bulgu olmadığı belirtiliyor. Bu personelin verileri kendilerine ait telefonlardaki elektronik haberleşme programları üzerinden banka dışına çıkardıkları belirtiliyor.

TEB’in KVKK’ya gönderdiği yazıya göre, veri ihlali 10 Temmuz 2017-16 Haziran 2019 tarihleri arasında gerçekleşti. İhlal sonucunda banka müşterisi olan 17 bin 582 ve banka müşterisi olmayan 7 bin 706 kişi olmak üzere toplam 25 bin 288 kişiye ait verinin etkilendiği ortaya çıktı. İhlale söz konusu olan veriler bireysel nitelikteki kredi bilgilerini içeriyor.

KVKK’nın veri ihlaline ilişkin incelemesi devam ediyor.  

Elektronik haberleşme sektörünün ilk çeyrek karnesi

0

BTK, elektronik haberleşme sektörünün ilk çeyrek verileri duyurdu

 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) 2019 1Ç dönemine ait elektronik haberleşme sektörü verilerini paylaştı. BTK’nın raporundan başlıklardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz:

-Sektörde faaliyet gösteren işletmecilerin bu yılın ilk çeyreğinde net satış gelirleri toplamı yaklaşık 15,4 milyar TL olarak gerçekleşmişti.

 -Bu dönemde sabit telefon abone sayısı yaklaşık 11,6 milyonu, mobil abone sayısı ise 80,9 milyonu geçti. Mobil penetrasyon oranı yüzde 98,7 olurken makineler arası iletişim (M2M) abone sayısı ve 0-9 yaş aralığındaki nüfusu çıkardığımızda, mobil penetrasyon oranı yüzde 110,9 seviyesinde görünüyor.  Yılın ilk çeyreğinde, 448 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresi ile Türkiye, önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı.  Bu dönemde yaklaşık 3 milyon abone numarasını taşıdı ve bugüne kadar taşınan numara sayısı toplamda yaklaşık 125,9 milyon oldu.

-Genişbant verilerine bakıldığında, 13,6 milyonu sabit abone, 61,1 milyonu mobil abone olmak üzere toplam yaklaşık 74,7 milyon genişbant internet abone sayısına ulaşıldı.  İnternet abone sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,7 arttı. En yüksek artış yüzde 46,4’lük bir oranla Eve Kadar Fiber (FTTH) abone sayısında, müteakiben yüzde 12,8’lik bir oranla da Kablo İnternet abone sayısında gerçekleşti. Sabit genişbant abonelerinin aylık ortalama veri kullanımı ise 107,5 GByte oldu.

-1 Nisan 2016 tarihinde kullanılmaya başlanan 4.5G hizmetinin abone sayısı, 2019 yılı Mart ayı sonunda 72,4 milyonu geçti.  Ancak bazı kullanıcıların cihazı veya SIM kartının 4.5G hizmetine uyumlu olmaması nedeni ile aktif olarak bu hizmeti kullanabilenlerin sayısı ise yaklaşık 41,8 milyon olarak gerçekleşti. Mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 4,9 GB seviyesinde iken, cihazı ve SIM kartı 4.5G hizmetine uygun olan 4.5G abonelerinin veri kullanımı ise aylık 6,6 GB düzeyindeydi.

-Fiber altyapı açısından ise, bir önceki yılın aynı döneminde 330 bin 623 km olan fiber uzunluğu, 2019 yılı birinci çeyreğinde 360 bin 046 km’ye ulaştı ve yüzde 9 oranında bir artış gerçekleşti.

Görsel: Ömer Abdullah Karagözoğlu / BTK Başkanı

Mastercard marka kimliğine ses ve animasyon ekledi. Ödemelerde Mastercard melodisi duyacaksınız

0

Golfseverler bu hafta düzenlenecek 148. Kuzey İrlanda Açık Golf Turnuvası’nda Mastercard ile ödeme yaptıklarında Mastercard markasını sesli olarak ödeme terminallerinde duyacaklar. Bu uygulama İngiltere’de ilk kez hayata geçiyor.

Mastercard’ın Global Payments ve Ingenico ile gerçekleştirdiği teknoloji şu şekilde çalışıyor: Golfseverler, Mastercard Clubhouse’taki ödeme terminallerinde Mastercard veya Maestro amblemli kartlarıyla yaptıklarında bu terminallerden ödemenin kabul edildiğine dair Mastercard ile ilgili bir ses duyacaklar. Golfseverler ayrıca bu terminallerde Mastercard’ın sesli marka kimliği ile birlikte bir de animasyonu görecekler.

Ödeme kabul edildiğinde Mastercard’a özel melodi duyulacak

Mastercard’ın ödemenin kabul edildiğine dair belirlediği sesi; kısa, benzersiz  ve akılda kolay kalan bir ses olarak tanımlamak mümkün. Bu ses, tüketicilerin Mastercard ile bağ kurmalarını sağlarken, ödemenin de başarılı şekilde yapıldığını anlatıyor.

Mastercard sese dayanan marka kimliğini bu yılın ilk aylarında devreye aldı. Mastercard’ın bu marka kimliği ayırıcı bir melodiyle gelen bir altyapıyla ortaya çıktı ve bu şekilde fiziksel, dijital veya sesli ödeme ortamlarında basit ve sorunsuz bir deneyim hedeflendi.

Mark Barnett: “Melodi, marka kimliğimize güçlü bir boyut katıyor”

Uygulamaya ilişkin bir değerlendirme yapan Mastercard İngiltere, İrlanda, İskandinavya ve Baltık Ülkeleri Başkanı Mark Barnett, “Ses, marka kimliğimize güçlü bir boyut katıyor ve Mastercard’ın günümüzde ve gelecekte tüketiciler tarafından nasıl tanınacağı noktasında önemli bir ipucu sunuyor” dedi. Barnett, “Golfseverlerin sesli markamızı ilk kez İngiltere’deki bu turnuvada deneyimleyecek olmaları bizi çok heyecandırıyor” ifadesini kullandı.

Projenin ortaklarından olan Global Payments Avrupa Başkanı Chris Davies ise “Global Payments’ta müşteri deneyimini zenginleştirecek yazılım odaklı ve teknolojik çözümleri hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Turkcell’den YouTube Premium cevabı gelecek mi? (Röportaj)

1

Turkcell dijital servislerini tek bir çatı altında topladı. Türk mühendisler tarafından geliştirilen platformların hepsi “Türkiye’nin Uygulamaları” çatısı altına dahil edildi. Biz de TechInside olarak, Turkcell’in yerli servislerini Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ataç Tansuğ ile konuştuk. YouTube Premium için Turkcell’den bir yanıt gelecek mi? Turkcell’in yerli servisleri ne durumda?

Turkcell’in yerli servislerini konuştuk

Turkcell düzenlediği bir basın toplantısında dijital servislerini tek bir çatı altında topladığı Türkiye’nin Uygulamaları servisini duyurdu. Bizim de TechInside olarak katıldığımız toplantıda Turkcell’in dijital servisleriyle ilgili vizyonu da anlatıldı.

Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri röportajımızla baş başa bırakalım. İyi seyirler…

Turkcell’in dijital servisleri

Instagram, Twitter ve Facebook gibi milyarlarca indirilme sayısına ulaşan uygulamaların olduğu bir ekosistemde Turkcell de kendi dijital ürünleriyle faaliyet gösteriyor. Turkcell, yaşadığı dijital dönüşüm yolculuğunda en önemli yapı taşlarından birini oluşturan dijital servisleriyle ilgili stratejilerini ve vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Konuyla ilgili basın toplantısına ev sahipliği yapan Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ataç Tansuğ, Turkcell’in dijital servisleriyle ilgili vizyonunu ve son gelişmeleri aktardı.

Tansuğ, Turkcell’in dijital servislerinin toplamda 200 milyon indirmeye yaklaştığını söyledi. 38 milyondan fazla indirilen BiP’in 192 ülkede kullanıcısı olduğuna değinen Tansuğ, “Günlük 450 milyon mesaj gönderimi gerçekleşiyor, Antarktika’da bile BiP kullanıcımız var” dedi.

Verilere göre, Turkcell’in bulut platformu lifebox’te toplam depolanan dosya sayısı 8 milyon akıllı telefonun hafızasını dolduracak büyüklüğe erişti. Müzik platformu fizy’de yıllık şarkı dinleme sayısı 3 milyara ulaşmışken, Dergilik’te şimdiye kadar indirilen yayın sayısı 211 milyonu buldu. TV+’ta ise günlük mobil TV izleme süresi de 85 dakikaya ulaştı. Arama motoru Yaani’nin indirilme sayısı 9 milyonu buldu.

İlerleyen dönemde Dergilik uygulaması içinde sesli kitap ve e-kitap özelliklerini devreye alacak olan Turkcell, fizy’de de podcast’lere yer vermeye başlayacak. Yaani’nin bir sonraki yeniliği ise YaaniMail ve YaaniAsistan olacak. TV+’a da yıl sonuna kadar farklı dil ve operatör seçenekleri eklenecek.

UiPath, Liderler kategorisinde zirvede yer aldı

0

Gartner, 2019 Robotik Süreç Otomasyonu için Magic Quadrant araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Raporun ilk yılında değerlendirilen 18 yazılım firmasından biri olan UiPath, Liderler kategorisinde, üst sırada yer almayı başardı.

UiPath ilk sırada yer aldı

Gartner bu yıl içinde yaptığı 2019 Robotik Süreç Otomasyonu için Magic Quadrant araştırmasını duyurdu. Şirket rapor ile birlikte yaptığı açıklamada robotik süreç otomasyonunun büyümeye devam edeceğini söyledi. Buna sebep olarak ise kuruluşların operasyonel verimliliği artırmanın ve eski sistemleri yeni kurumsal uygulamalar ve dijital işletmelerle entegre etmenin yollarını aramaya devam ettirmeleri gösterildi.

Robotik süreç otomasyonu yazılımlarının değerlendirildiği araştırmada UiPath, ilk sırada kendine yer buldu.

Gartner’ın Magic Quadrant değerlendirmesi, UiPath Kurumsal RPA platformu 2018.3.1 sürümünü ve UiPath Go!’yu temel aldı. Bu arada UiPath Go!’nun yeniden kullanılabilir otomasyon süreçlerinin kullanıcılara sunulduğu çevrimiçi bir pazar yeri olduğunu da belirtelim.

Gartner tarafından yapılan araştırmada bazı kriterler bulunuyordu. Bunlar, pazarı anlama, pazarlama stratejisi, satış stratejisi, sunum (ürün) stratejisi, iş modeli, dikey/endüstriyel strateji, inovasyon ve coğrafi strateji olarak sıralanıyor. Tedarikçinin uygulama kabiliyetine ilişkin kriterler ise ürün veya hizmetin değerlendirilmesi, genel uygulanabilirlik, satış/fiyatlama, pazara cevap verebilme/geçmiş performans, pazarlama, müşteri deneyimi ve operasyonları içeriyordu.