Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1642

Zuckerberg 13 milyar dolarlık Facebook hissesi satacak

0

Facebook’un kurucusu Zuckerberg, yeni yaptığı bir açıklama ile önüzmüdeki 1,5 sene içinde 75 milyon adet Facebook hissesini satacağını açıkladı. Hisselerin bugünkü değeri 12.7 milyar dolar ediyor. 1,5 sene içinde bu değerin 15 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

Zuckerberg’ün ayrıca, 35 milyon hisseyi daha satma ihtimali bulunuyor ancak şu anda bu konuda kesinleşmiş karar yok. Facebook’un kurucusunun bu satışlardan elde ettiği kazancı ise yine kendisinin 2015 yılında kurduğu  Chan Zuckerberg Vakfı’na aktarması bekleniyor. Vakıf ismini Mark’ın ve eşi Priscilla’nın soy adlarından alıyor. Vakfın amacı ise bilim, teknoloji ve sosyal alanlardaki problemlerin çözümü için çalışmalar yapmak. Bir diğer deyişle, Zuckerberg, Bill Gates’in yolundan gidiyor.

Mark Zuckerberg, daha önce yaptığı bir açıklamayla ömrü boyunca yapacağı bağışlarla Facebook’taki hisselerinin %99’unu devredeceğini vurgulamıştı. Chan Zuckerberg Vakfı’na devredilmek için satılan hisseler de bu kapsama giriyor.

Zuckeberg için bu bağışların ayrı bir önemi de bulunuyor. Toplum karşısında bağış sever bir iş adamı olarak yaratacağı imajın, yakın gelecekte ABD başkanlığına aday olması beklenen Zuckerberg’ün siyasi yaşamına olumlu etki yapması bekleniyor.

 

Kripto paranın gerçek kazananı Nvidia oldu

0

Bitcoin ve benzeri kripto para birimlerinin değerinde son dönemde yaşanan hızlı yükseliş büyük kitlelerin kripto paraya yönelmesine neden oldu. Finans kuruluşları Bitcoin ve diğer kripto paraların bir balon olduğunu ve birçok insanın zarar etmesine neden olacağını söylemesine karşın kripto paralar nedeniyle büyük kazanç sağlayanlar da var.

Bunlardan biri de GPU üreticisi Nvidia. Büyük kripto para tarlaları kurmak için Nvidia ekran kartları satın alan madenciler sayesinde Nvidia’nın satışlarında büyük bir patlama yaşanıyor. Şirket son çeyrek için tahmin ettiği satışlardan %50 daha fazla satış gerçekleştirdiğini açıklayarak, kripto paraya olan ilginin boyutunu da ortaya koymuş oldu.

Öte yandan kripto para sadece ekran kartı satışlarını patlatmadı. Aynı zamanda ekran kartı fiyatlarının da yükselmesine neden oldu. Ayrıca DRM üretiminde yaşanan kısıtlama da DRM bulunmasını zorlaştırırken kart üretimini de olumsuz etkilediği için ekran kartı fiyatlarının yükselişinde rol oynadı. 

Diğer bir deyişle, otonom sürüş teknolojisinde Google ve Intel ile rekabete milyarlar dökmeye hazırlanan Nvidia, bu kaynağı Bitcoin madencilerinden tahsil ediyor olabilir.

Google, kurumlar için “zero-touch” Android telefonları duyurdu

0

Kurumların çalışanlarına telefon cihazı vermesi alışılmadık durum değil. Çalışanların mobil konumda da kurumsal verilere ulaşabilmesi, gerekli uygulamaları kullanabiliyor olması için kurumsal bir cihaza ihtiyaç duydukları bir gerçek. Ancak bir IT yöneticisinin bazen yüzlerce cihazı kutusundan çıkarıp çalışır hale getirmek için harcadığı zaman ve emek büyük bir sorun oluşturabiliyor.

Google şimdi bu soruna çare olarak “zero-touch enrollment” çözümünü geliştirdi. Zero-touch olarak satılan Android telefonları kurmaya gerek duymadan doğrudan kurum çalışanlarına vermek mümkün olacak. Telefonlar kutudan çıktığı gibi çalışmaya başlayacak. Aynı zamanda kurumla, çalışanların telefonlarda hangi uygulamaları kullanıp kullanamayacağını da kontrol edebilecek. Böylece telefonların iş dışı amaçlarla kullanılmasının da önüne geçilebilecek.

Google veya diğer telefon üreticileri bu program için büyük kurumlardan aldığı siparişe ve parametrelere göre telefonları fabrika çıkışında ayarlayarak gönderecek. Zero-touch çözümü şimdilik tüm Android telefonları için de geçerli değil. Sadece belli markaların, belli modelleri için çalışacak. Şimdilik ABD’de Verizon’un sattığı Google Pixel telefonları için geçerli olan çözüm yakında AT&T, Sprint, T-Mobile, BT, Deutsche Telekom, Softbank ve Telstra  operatörleri ile diğer telefon üreticilerine genişletilecek. Türk operatörlerin kurumsal müşterilerine bu çözümü sunup sun(a)mayacakları ise henüz belli değil.

Microsoft ve Facebook’un Atlantik kablosu hazır

0

Microsoft ve Facebook’un Atlantik Okyanusu altına döşediği 6600 km uzunluğundaki deniz altı internet kablosu kullanıma hazır hale geldi.

Avrupa ve Amerika arasındaki veri trafiğinde büyük bir rahatlama yaratacak olan 160 TBps kapasiteli kabloya Marea ismi verildi. Deniz yüzeyinden 5 kilometre aşağıya döşenen kablo tam olarak İspanya sahillerinden ABD Virginia kıyılarına uzanıyor.

İki şirket de kullanıcılarının hızlı bağlantılara ihtiyaç duyması nedeniyle bu kablo sayesinde hizmetlerinin kalitesini artırabilecekler. Facebook dünyadaki 2 milyara yakın kullanıcısından her an veri alıp veriyor, reklam göstererek para kazanıyor ve bağlantıdaki gecikmeler kullanıcıların Facebook ağlarından çıkmasına neden olabiliyor. Bu da Facebook’un para kaybetmesine neden oluyor. Microsoft ise bulut servislerine odaklı hizmetlerinde aksama olmaması için ABD’deki merkezinden Avrupa’ya ulaşan geniş bant bağlantılara ihtiyaç duyuyor.

Marea kablosu sayesinde sadece Avrupa’da deil, tüm dünyada internet bağlantılarının, sayfa açılma ve yenileme işlemlerinin rahatlaması bekleniyor.

Facebook çalışanları yaşlı adama mobbing uygulamış

0

Facebook, kadın çalışanların ayrımcılık gördüğü konusundaki şikayetlerin ardından şimdi de eski bir çalışanın şirkete açtığı davayla sarsıldı.

52 yaşındaki Gary Glouner, şirkette çalışan genç insanların “burada yaşlı insanlar çalışmamalı, Facebook’ta çalışmak için çok yaşlısın,” gibi şikayetlerinden sonra kovulduğunu dile getirerek Facebook’a dava açtı.

İşini yapmasına ve uzmanlığını göstermesine fırsat verilmeden yaşı nedeniyle ayrımcılığa uğradığını ve işten atıldığını vurgulayan eski çalışan şirketteki çalışanlar tarafından ağır mobbinge uğradığının altını çizdi. Daha önce Microsoft’ta çalışan Glouner aslında Facebook’a kendi isteği ile girmiş değil. Facebook’un 2013 yılında Atlas Online Reklamcılık şirketini Microsoft’tan satın almasıyla o da ekiple beraber Facebook’ta çalışmaya başlamak durumunda kalmış.

Öte yandan Facebook, Silikon Vadisi’nde yaş ayrımcılığı yapmakla suçlanan ilk firma değil. BM’nin istatistiklerine göre yaşlılık sınırı her 5 yılda 1 yaş ilerlerken bugün yaşlılık sınırı 80 olarak kabul ediliyor ancak 20’li yaşlarda çalışanların yoğunlukta olduğu Silikon Vadisi’nde 35-40’lı yaşlardan büyük çalışanlara yaş ayrımcılığı yapılabiliyor.

RSA: Yapay zeka geliştiricileri söz vermeli

0

Yeni bir RSA raporu, yapay zeka ve robot geliştiricilerinin sadece etik teknolojiler tasarlamak için söz vermeleri ve anlaşma imzalamaları gerektiğini belirtiyor. RSA, yapay zeka uygulamalarına başlamadan önce kodlayıcılar ile yapılacak bu tipte bir anlaşmanın toplumun güvenliğini sağlayacağını düşünüyor.

Otomasyon Çağı isimli belgede: “Etik eğitimi, bilgisayar bilimleri bölümlerinin zorunlu bir parçası haline getirilmeli ve potansiyel olarak Hipokrat Yemini benzeri bir taahhütle sonuçlanmalı.” açıklaması bulunuyor.

Raporda, yapay zeka ve otomatik sistemler hakkında toplumdaki mevcut ön yargıların güçlenmesine neden olacak olan uyarılar da bulunuyor.

“Bununla birlikte, bu teknolojilerin insan hayatındaki etkilerine dayanan yeni endişeler ve zorluklar ortaya çıkıyor. Bu endişeler arasında yapay zeka teknolojilerinin güvenliği ve güvenilirliği, sistemlerin adilliği ve şeffaflığı, yapay zekanın insanlığa karşı kasıtlı ve yanlış etkileri yer alıyor.”

Bir takım teknoloji şirketleri yapay zekanın etik gelişimi için yeni endüstri standartları yaratmayı taahhüt ettiler ve Apple, Amazon, Facebook, Google, DeepMind, IBM ve Microsoft www.partnershiponai.org’un kurucu ortağı oldu. Kurulan bu topluluk veri, hesaplama ve algoritmalardaki ilerlemelerle beslenen yapay zeka yetkinliklerinin makine öğrenimi, algılama, planlama ve doğal dil için kullanılarak, insana ve topluma değer vereceğine yönelik söz veriyor.

Ocak ayında, bir AB Parlamentosu, robot mühendisleri için bir danışma kodunun geliştirilmesi ve yasa koyucular için robotlara “kişilik statüsü” verme önerisinde bulundu.

RSA raporu: “Bu çalışmalar devam etmeli, ancak kapalı kapılar ardında olmamalıdır.” diyor.

Uber’i Londra’dan kovdular

0

Araç paylaşım uygulaması Uber, Avrupa’daki operasyonları adına ağır bir darbe aldı. ABD dışında hizmet verdiği ülkelerde özellikle taksi esnafının ağır tepkisini alan Uber bu tepkiler sonunda bazı şehirlerinden çekilmek zorunda kalmıştı. Şimdi ise Londra’daki yolcu taşıma lisansı iptal edildi.

Londra’da toplu taşıma hizmetlerini kontrol eden regulatör kurumun yaptığı açıklamaya göre, 30 Eylül’de lisansının süresi dolacak olan Uber’e yeni lisans verilmeyecek. 

Uber ise bu karara ağır tepki gösterdi. Kararı mahkemeye götüreceklerini açıklayan Uber, Londra’da yaptıkları yatırımlar nedeniyle zarar ettiklerinin de altını çizdi. Öte yandan Londra Valisi konu hakkında yaptığı yorumda, “Londra halkının teknolojik gelişmeleri rahatça kullanmalarını ve hayatlarının kolaylaşmasını istiyorum ama kurallara uymayan şirketlere de izin vermemek durumundayız,” ifadelerini kullandı.

Öyle görünüyor ki, Uber Londra’da da yetkililerle ters düşmekten ve kuralları çiğnemekten geri durmamış. Uber’in 2016’da Kaliforniya’da sürücüsüz otomobil testlerini izinsiz yaptığı ortaya çıktığında uyarılmasına rağmen “kimseden izin almak zorunda değiliz,” çıkışı yaptığını, sonunda federal hükumetin devreye girerek Uber’i uyarmak zorunda kaldığını hala hatırlıyoruz. 

 

Çin argede birinci!

2015/16 mali yılında dünyadaki Ar-Ge’de yatırımı en fazla 2500 şirketi analiz eden “Avrupa Birliği Endüstriyel AR-GE Yatırım Raporu’na” göre Çinli şirketler küresel AR-GE yatırımı büyüme hızında tüm sektörlerde birinci sırada yer alıyorlar. Rapora göre en çok AR-GE yatırımı yapan 2500 şirket içinde AB’den 590, ABD’den 837, Japonya’dan 356, Çin’den 327, Tayvan’dan 111, Güney Kore’den 75, İsviçre’den 58 ve diğer ülkelerden 20 şirket yer alıyor.

Rapora göre yüksek teknoloji endüstrileri tarafından yönlendirilen şirketlerin AR-GE harcamaları dünya çapında önemli bir yükseliş gösterirken, şirket gelirleri ise daha çok düşük teknolojili sektörlerden dolayı geriledi. AR-GE yatırımı en yüksek 2500 şirket 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6.6 artışla 696 milyar € araştırma ve geliştirme yatırımı yaptılar.

En büyük yatırım yazılım ve bilgisayar hizmetleri endüstrisinde

Asya ülkelerinin şirketleri AR-GE yatırımlarında önemli bir büyüme göstermeye devam etti. AR-GE büyümesi, en çok yüksek teknolojili endüstrilerde (yazılım bilgisayar, sağlık ve otomobil) faaliyet gösteren şirketler tarafından yönlendirildi. Yazılım ve Bilgisayar Hizmetleri endüstrisi, küresel yazılım firmalarının liderliğinde en yüksek Ar-Ge yatırım harcaması büyümesini gösterdi.

Tabloda yer alan veriler incelendiğinde dünyadaki önemli 11 sanayi sektöründeki yatırım harcaması büyüme hızında Çin dünya ortalamasından daha yüksek bir performansı gösterdiği gözleniyor. Sadece AB’li şirketler Sağlık Ekipmanları sektöründe Çinli şirketlerin önünde bir büyüme performansı göstermişler. Çinli şirketlerin küresel AR-GE yatırım harcamalarında en yüksek büyüme hızını göstermiş olmaları Çin ekonomisinin teknolojiye dayalı bir üretim ekonomisi olma yolunda önemli bir yol kat ettiğinin göstergesi.

DARPA’dan PARC’a endüstri 4.0 görevi

Xerox’un AR-GE Şirketi PARC, Intact Solutions şirketi ve Oregon Devlet Üniversitesi, günümüzün endüstriyel üretim ve ürün tasarım platformlarında yaşanan zorlukları ve aksaklıkları ortadan kaldırabilecek inovatif bir yaklaşım geliştirmek üzere Amerikan DARPA tarafından görevlendirildi.

Amerikan DARPA tarafından fonlanacak, Xerox PARC laboratuvarlarında geliştiriliecek inovatif yaklaşım, üretimle ilgili tasarımcılara ve mühendislere farklı yetenekler ve araçlar kazandırırken, herhangi bir ürünün erken tasarım safhalarından, üretim süreçlerine kadar her aşamasında tam otomatik bir dijital üretim süreci içinde üretilmesini sağlayacak.

Proje sonunda bir ürünün piyasaya çıkış süresini azaltacak ve ürün kalitesi ile ilgili sorunları önceden tanımlayacak bir yaklaşıma ulaşılmak isteniyor. Xerox PARC öncülüğünde geliştirilecek bu yeni teknolojik yaklaşım ile üretim aşamasında karşılaşılan zorluklar ve şirketler için büyük maliyetlere sebep olan hatalı denemeler en aza indirgenecek ve ürünlerin piyasaya çıkış süresi kısalacak.

Erken tasarım aşamalarında olan bir ürünün fabrikasyon aşamasına geçiş sürecini büyük ölçüde kısaltacak olan bu teknolojik yaklaşım, tasarım safhasında üretimin her türlü aşamasını öngörerek analizler yapmayı, ürün kalitesini de maksimum seviyeye çıkarmayı sağlayacak.

Xerox PARC CEO’su Tolga Kurtoğlu, söz konusu proje hakkında “Bu proje, bilgisayar destekli mühendislik alanını ve karmaşık mühendislik içeren sistemlerin yeni neslini tasarlayış biçimimizi değiştirecek. Geliştirmeyi öngördüğümüz yaklaşımı hayata geçirmeyi başarırsak, yeni FIELDS (Fabricating with Interoperable Engineering, pLanning, Design and analysiS) teknolojisi, yüksek boyutlu şekil, materyal ve süreç alanlarına otomatik olarak alternatifler arayan bir sistem oluşturarak ürün tasarımına yeni bir boyut getirecek” dedi.

FIELDS programının bir parçası olarak, Xerox PARC, mevcut bilgisayar destekli tasarım teknolojilerinin limitlerini aşmayı, üretim biçimlerine entegre ürün tasarımlarını verimli, hızlı bir şekilde sentez ve analiz edebilmeyi hedefliyor. Xerox PARC bu projede, Intact Solutions şirketi ve Oregon Eyalet Üniversitesi ile birlikte çalışacak, yüksek performanslı hesaplama kabiliyetlerinden yararlanabilmek için tasarlanmış yeni bir bilgisayarlı tasarım teknolojisi geliştirecek.

Üretim teknikleri arasında köprü görevi görecek

Xerox PARC Başkan Yardımcısı ve Sistem Bilimleri Laboratuarı Direktörü Ersin Uzun, konuya dair yaptığı değerlendirmede “Xerox PARC ve ortaklarının yapacağı inovatif çalışma, CAD, CAE, CAM ve yeni inovatif üretim teknikleri arasında köprü görevi görecek.

Günümüzün parçalanmış üretim yaklaşımı, dijital üretim yapmayı ve günümüz teknolojisinin sunabildiklerinden yararlanmayı engelliyor. Oluşturduğumuz bu takım, sentezden fabrikasyona kadar uzanan sayısal iş süreçlerinden geçen bir ürünü, objeyi dört detaylı bakış açısıyla (tasarım, analiz, planlama ve üretim) değerlendirerek tasarım ve üretim anlayışını kökten değiştirmeyi hedefliyor.

Geliştirilecek teknolojik yaklaşımla, objenin yapısı, şekli, topolojisi ve heterojen (çoktürlü, değişken) anizotropik (eşyönsüz) materyal yapısı her bakış açısına göre altı farklı ölçüde modellenebilecek. Bu sayısal sistem sentezlenmiş tasarımlar için otomatik olarak üretilebilirlik ve performans geri dönüşü sağlayacak.

Tasarım gereksinimlerini fabrikasyon beklentileri ile uyumlu tasarımlara dönüştürecek. Bu teknoloji, farklı disiplinlerden sayısal ve pratik uzmanlıkları entegre etmek zorunda olan tasarımcıların sırtındaki yükü büyük ölçüde hafifletecek.” ifadelerini kullandı.

DARPA için proje ortaklarıyla birlikte, Xerox PARC’ın geliştireceği çözüm aşağıdakileri mümkün kılacak:

1- Heterojen anizotropik materyal yapısına sahip objeler için yeni matematiksel modeller, temsiller ve hesaplamalar,

2- Sentez, üretim planlaması ve analizin birlikte yapılabildiği bir entegrasyon,

3- Tasarımcıların fiziksel olarak gerçekleştirilebilecek tasarımlar yapabilmesi için muazzam karmaşıklıktaki çok yüksek boyutlu şekil, materyal ve süreç alternatiflerini analiz ederek otomatik olarak tasarım üretimi yapılabilmesi.

Geliştirilecek yaklaşım ile geleneksel ve modern üretim süreçlerindeki parça, montaj ve sistem tasarımı aşamalarının birbirinden ayrılması hedefleniyor. Modelleme, planlama, sentez ve performans analizi konularında yapılacak inovasyonlar, daha önce görülmemiş bir geometrik ve materyal karmaşıklığa sahip üretim süreçlerini desteklemek üzere kullanılacak. Tedarik zincirinden üretimin sonlanmasına kadar uzanacak tam otomatik bir dijital tasarım ve üretim sürecinin ilk örneği sunulacak.

Apple, istemeden de olsa akıllı telefon bağımlılığına çözüm olabilir

1

Her yıl Eylül ayında tanıtılan yeni iPhone modelleri, bir süre teknoloji dünyasının ana gündem maddesi oluyor. Bu yıl da bildiğiniz gibi iPhone 8, iPhone 8 Plus ve iPhone X olmak üzere üç yeni model birden geldi. 

Bu makalemizde ise, yeni iPhone modellerinin gölgesinde kalan bir ürünü konuşacağız: Apple Watch Series 3. Çünkü bu akıllı saat (ve diğerleri) günümüzün önemli problemlerinden olan akıllı telefon bağımlılığına bir nebze de olsa çözüm olabilir.

Akıllı telefon bağımlılığında bugün

Günümüzde akıllı telefonlarımıza bağımlı olduğumuz su götürmez bir gerçek. Yapılan bir araştırmaya göre, akıllı telefon kullanıcılarının %46’sı “akıllı telefonum olmadan yaşayamam” diyor. ABD’de ortalama bir kullanıcı günde 5 saatini akıllı telefonuyla harcıyor.

Peki bu durum nelere yol açıyor?

Uyku bozukluğu: 2015 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre, yatmadan önce duble espresso içmek akıllı telefon kullanmaktan daha düşük bir etkiye sahip. Günümüzde 18 ila 29 yaş arasındaki gençlerin %63’ü ise, akıllı telefonuyla uyuyor.

Anksiyete ve depresyon: Yoğun akıllı telefon kullanımının bizi depresifleştirdiği söyleyen birden fazla araştırma var. Bunlardan bir tanesi, depresif insanın günde ortalama 68 dakika sağlıklı olanın ise 17 dakika akıllı telefon kullandığını söylüyor.

Tabii ki bunların dışında stres, dikkat dağınıklığı ve boyun ağrıları gibi fiziksel sorunlar da var.

Apple Watch çözüm olabilir mi?

12 Eylül‘de gerçekleştirilen lansman ile tanıtılan Apple Watch Series 3 modelinin çok önemli bir özelliği var: LTE desteği.

Bu sayede telefona ihtiyaç duymadan direkt olarak saat üzerinden arama yapabiliyor, e-maillerinizi kontrol edebiliyor ve gelen mesajlara yanıt verebiliyorsunuz. Yani Apple, bu destekle beraber akıllı telefonu 1.4 inç ekranlı bir cihaza sığdırmış durumda.

Akıllı saat ile bunları yapabiliyor olmak, telefon bağımlılığına bir nebze de olsa çözüm olabilir. Çünkü benzer işleri akıllı telefon ile yaptığınızda, örneğin bir e-maili yanıtladıktan hemen sonra kendimizi Facebook‘a veya Instagram‘a girmeden alıkoyamıyoruz.

Tabii ki diğer akıllı saatleri de es geçmemek gerek. Bu yazıyı bir Gear S3 kullanıcısı olarak yazıyorum ve bana gelen mesajları, bildirimleri saat üzerinden görebilmek bile akıllı telefonu cebimden çıkartmamam için yeterli oluyor. Ayrıca Spotify‘dan şarkı dinlerken müziği saat üzerinden kontrol etmek de büyük kolaylık.

Ancak şu an Apple Watch‘ta olup Gear S3‘te olmayan en önemli şey dikte. Apple Watch kullanıcıları gelen bir WhatsApp mesajına konuşarak cevap verebiliyor. O yüzden hem LTE desteği, hem de bu dikte sebebiyle günlük kullanımda Apple Watch’un bir adım önde olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu startup binlerce kişiye tembellik yapmaları için maaş ödeyecek

0

Silikon Vadisi’nde başlayacak ilginç bir deney, dünyanın gidişatını değiştirebilir. Hiç çalışmadan para kazanmak isteyen binlerce insan şimdi Silikon Vadisi’nin tanınmış startup’larından Y Combinator’ün önünde sıraya girmiş durumda. 

Y Combinator’ün yeni projesi, 3000 kişiye 5 yıl boyunca karşılıksız para ödemek. Şirketin bu deney için, 1000 kişiye beş yıl boyunca her ay 1000 dolar para verecek. Bu paranın karşılığında ise onlardan hiçbir şey beklemiyor. Sadece hayatlarnı gözleyerek yaşamlarının nasıl değiştiğini görmek istiyor. Kalan 2000 kişiye de ayda sadece 50 dolar ödeyecek. Bu 2000 kişi de herhangi bir şey yapmak zorunda değil.

Y Combinator’un asıl amacı, robotlarla ve yapay zeka ile entegre olacak sosyal yaşamda insanların işsiz kalmasına karşı önerilen “evrensel sabit/asgari gelir”in insanlar ve toplum üzerindeki etkisini gözlemlemek.

Üniversitelerin ve hükumetlerin büyük ilgi göstereceği bu deneyin sonuçları, orta vadede dünyadaki sosyal yapıyı değiştirebilecek veriler ortaya koyacak. Şirket deney sırasında karşılıksız para alan ve yaşamak için çalışmak zorunda olmayan insanların bu gelirle ne yaptıklarını, kişisel gelişimlerinin nasıl etkilendiğini analiz ederek bu sonuçları bir rapora dökecek. Bakalım, cebimize hiç çalışmadan para girdiğinde ne yapacağı, nasıl yaşayacağız, nasıl insanlara dönüşeceğiz. Yakında tüm dünyanın bu deneyden bahsettiğini görmek hiç şaşırtıcı olmayacak.

HPE 5000 kişiyi işten çıkarıyor

0

Hewlett Packard Enterprise (HPE), harcamalarını kesmek amacıyla dünya çapında 5000 çalışanını işten çıkartacağını açıkladı.

Yaz aylarında CEO’su Meg Whitman’ın adı, Uber’in başına geçecek yeni CEO adayları arasında gösterilirken şirketin şimdi de maaşları ödemekte zorlandığı için 5000 kişiyi işten çıkarıyor olması HPE üzerinde kara bulutların dolaştığı söylentilerini güçlendiriyor.

Şirketin, 2017 finansal raporlarında daha güçlü bir görünüm elde etmek ve 2018 bütçesini rahatlatmak için 5000 çalışanı yıl bitmeden işten çıkartacak.

İki yıl önce ana şirketi HP’den ayrılarak ayrı bir sistem danışmanlığı ve yazılım/donanım hizmetleri servisine dönüşen HPE bu iki yıl içinde çok sayıda işten çıkartma yapmak zorunda kaldı.  

Amazon 2000 kişiyi daha işe alıyor

0

İşe almalara doymayan Amazon, ABD şirketlerinden daha fazla insanı istihdam etmelerini isteyen Trump’ın gözüne girmek için, 2000 kişiyi daha işe alacağını duyurdu.

Şirketin New York Manhattan’da inşa ettiği ve 5 milyar dolar yatırım yapacağı yeni binasında görev yapacak 50 bin kişiye katılacak olan yeni çalışanlar önümüzdeki 3 yıl boyunca, Amazon’un yeni servisleri geliştikçe işe alınacak. Amazon bu 2000 kişiyi Amazon Moda ve Amazon Web Services hizmetlerinde görevlendirecek.

Şirketin New York’taki ofis binası da Seattle’da şu anda kullandığı bina kadar büyük olacak. New York yönetimi de Amazon’un şehire gelmesi için bazı vergi indirimleri ve ruhsat kolaylıkları sağlamak konusunda istekli görünüyor. Amazon kısa süre önce de New York’ta başka bir projenin hayat geçmesi için şehirde 2250 kişiyi işe almıştı. New York şehir yönetimi ise Amazon’un da şehre gelmesinin ardından diğer teknoloji devlerinin de şehirde büyük karargah merkezleri kurmasını umut ediyor.

Avustralya IoT network’ünü hizmete açtı

Avustralyalı GSM operatörü Telstra , IoT cihazlarının internete bağlanabilmesini sağlayacak düşük enerji gereksinimli ve düşük maliyetli IoT ağını hizmete soktu.

Ericsson ile ortak şekilde networkü hayata geçiren Telstra böylece düşük enerji ihtiyaçlı CAT-M1 protokollü IoT cihazlarının ağa bağlanması mümkün olacak. CAT-M1 protokolü ile çalışan IoT cihazları küçük bir pille bir yıl boyunca çalışabilme yeteneğine sahip. 

Telstra’nın yeni IoT ağı şu anda Avustralya’daki yerleşim alanlarının %99’unu kapsıyor. Elbette Telstra’nın rakipleri de bu hamleye karşı kendi ağlarını devreye almak üzere hazırlıklara başladılar. Böylece 2018 içinde Avustralya’da çok sayıda IoT cihazının kullanıma girmesi bekleniyor. 

1440 ile markalar için ‘hikaye’ üretecek

0

Gazetecilik, PR ve pazarlamadaki 22 yıllık tecrübesini iletişime taşıyan Engin Gedik, yeni kurduğu ajansı 1440 ile markalara yepyeni bir hikaye deneyimi sunacak. Kaliteli içeriği teknolojiyle birleştirecek olan ajans, çalıştığı markalar ile hedef kitlelerinin en kıymetli dakikalarını kesiştirecek projeleri hayata geçirmeyi planlıyor.

Gazetecilik, PR ve pazarlamadaki 22 yıllık tecrübesini iletişime taşıyan Engin Gedik, yeni kurduğu ajansı 1440 ile markalara bir hikaye deneyimi sunmayı, içeriği teknolojiyle birleştirerek çalıştığı markalar ile hedef kitlelerinin en kıymetli dakikalarını kesiştirecek projeleri hayata geçirmeyi planlıyor.

Günlük hayatın hızlı akışından yola çıkarak kurduğu ajansının neden 1440 ismini taşıdığıyla ilgili olarak Engin Gedik, “Oldukça hızlı akan günlük yaşamımızda farkında olmadan 24 saate sığan o kadar çok şey yapıyoruz ki… Her dakika ve her anı fırsat bilmesi gereken markalar, müşterilerinin değerli ve çok kısıtlı zamanlarında var olmaya çalışıyorlar.

İşte bu içgörüden hareketle kurduğumuz yeni iletişim ajansı 1440, bir gündeki toplam dakika içinde iş ortağı olduğu markaların zihin paylarını artırmayı hedefliyoruz. 1440 ‘yeni nesil’ bir iletişim ajansı ve sektörde yapılmamış işlere imza atacak. İçeriği teknoloji ile harmanlayarak çalıştığımız markaların müşterilerine yepyeni bir hikaye deneyimi sunacağız. Çünkü zor şartlarda bir markayı var etmeyi başarmış herkesin hem akılları hem de kalpleri fethedecek bir hikayesi vardır, yeter ki onu doğru şekilde anlatabilsin” dedi.

VR ve AR konusunda da çalışmalar yürütülecek

Dünyanın en önemli trendlerinden Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) konusunda da çalışmalar yapacak olan ajans, Amerika merkezli VR Masters LLC şirketinin stratejik ortağı olduğunu da duyurdu. Türkiye ve bölgedeki öncü VR ve AR projeleriyle deneyimde farklılaşacaklarını belirten Gedik şöyle devam etti: “Dünyada artık markalar klasik yollardan iletişim kurma dönemini sona erdirdi. Reklamın inandırıcılığı ve pahalı olması markaları bu yeni nesil iletişim yollarına itti. Türkiye’de de bu ihtiyacı 1440 olarak gidererek markaların iletişimlerini yeni bir boyuta taşıyacağız ” dedi.

Tesla işlemci üretmeye başlıyor

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, Elon Musk’ın 2019 yılında yollarda otonom sürüş teknolojisine sahip Tesla’ların görüleceği sözünü yerine getirmek için, AMD ile ortak şekilde işlemci üretme çalışmalarına başladı.

Tesla’nın gelişmiş Autopilot yeteneğini tam kapasite bir otonom sürüş uygulamasına çevirmek isteyen Tesla bu amaçla geçtiğimiz aylarda AMD’nin eski yöneticilerinden Jim Keller’ı işe alıp Autopilot bölümünün başına geçirmişti.

Tesla veya AMD henüz bu işbirliği hakkında bilgi vermese de Tesla’dan sızan bilgiler Elon Musk’ın 2019 tarihini hedef gösterdiği için şirkette yoğun bir çalışma olduğunun altını çiziyor.

 

Suudi Arabistan WhatsApp yasağını kaldırdı

0

Suudi Arabistan ülkede bir yıldır devam eden WhatsApp yasağını kaldırdığını duyurdu. WhatsApp’la beraber Skype, Messenger ve diğer online mesaj uygulamalarının yasakları da kalktı.

Bu yeni hamlenin Suudi Arabistan’ın e-ticarette yeni büyük oyuncu olmak amacıyla attığı adımın bir parçası olduğu düşünülüyor. Ülke dünyanın önemli petrol ihracatçılarından biri olduğu halde hızla düşen petrol fiyatları nedeniyle uzun zamandır alternatif bir gelir kaynağı arıyordu ve bu yıl içindeki hamleleriyle özellikle Arap dünyası içinde e-ticaretin merkezi olmak üzere adımlar attı.

Bir diğer deyişle Arap Yarımadası’nın Amazon’u olması planlanan bir e-ticaret şirketi kuran Suudi Arabistan, bu amacına ulaşabilmenin ise mesajlaşma yazılımlarını yasaklayarak mümkün olmadığını gördü.

Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı ise yaptığı açıklamada ülkede dijital dönüşümün büyüme için çok önemli olduğunun ve yeni startup’ların büyük bölümünün dijital ekonomiye odaklandığının altını çizdi. Öyle görünüyor ki, Suudi Arabistan artık internette yasakları ile değil, teşvik edici uygulamalarıyla ön plana çıkacak.

Çin sürücüsüz otomobilleri trafikte deniyor

0

Çin’de güvenlik konusuna geleneksel olarak çok dikkat edilir. Milyonluk kentlerde yolda bir kaza vuku bulabileceği endişesiyle, başta 40 km’lik hız limiti olmak üzere, araçlara bir dizi sınırlama getiriliyor. 

Geleceğin aracı olacağı düşünülen sürücüsüz arabaya ilişkin denemeler de şimdiye değin muhtemelen bu endişe yüzünden bir parça frenlenmiş olabilir. Dolayısıyla bilgisayarla yönlendirilen “robot otomobiller” bugüne değin, Şanghay’da bulunan bir test alanında denenmişti. 

Testi Baidu ile gerçekleştirecek

Ancak Beijing’de Endüstri ve Ulaştırma Bakanlığı, ekonomi dergisi Caixin‘in yazdığına göre, yakında bu otomobilleri büyük kentlerin tıkanan trafiğine salacak. Bakanlık, Internet Şirketi Baidu ile birlikte test araçları konusunda çalışmakta.

Temmuz ayında böyle bir otomobil Beijing’de teste sokulmuş ama direksiyona yine de Baidu’nun kurucusu Robin Li ihtiyaten oturmuştu. O zaman bunun, yasa ihlali olup olmadığı bile sorgulanmıştı. Şimdi trafikte deneme yapılmasının da yasallaştırılması gerekiyor. Esasen, Caixin‘e bakılırsa, bu araçlarla şimdiden trafiğe kapalı yollarda 5.000 km‘ye yakın deneme sürüşü yapılmış.

HTC ile Google işbirliği bize ne anlatıyor?

2012 yılında global akıllı telefon pazarının %10′luk dilimine sahip HTC, en çok satan dördüncü akıllı telefon üreticisiydi. Şu anda ise şirketin akıllı telefon pazarında sadece %1 oranında payı var ve son dönemde finansal açıdan çok da iyi durumda değil. Bugün Google ile yapılan anlaşma ise, her iki taraf için de önemli bir kazanç olabilir.

Uzun süredir dedikodulara konu olan dev anlaşma, bugün itibarıyla resmiyet kazandı. Toplamda 1.1 milyar dolarlık bir anlaşma ile Google, HTC‘nin Pixel telefonlarını üreten ekibi bünyesine kattı. Ayrıca iki şirket kaynakları da ortak kullanacak.

Peki bu anlaşma Google ve HTC için ayrı ayrı ne ifade ediyor?

HTC

Şirketin gerçekten iyi akıllı telefonlar ürettiğine şüphe yok. Hem Pixel telefonları, hem de Google‘dan bağımsız üretilen en yeni amiral gemisi U11 bunun en güzel örneği.

Ancak son yıllarda satış rakamlarında rakiplerinden geride kalan ve finansal açıdan zorluklar çeken şirket için 1.1 milyar dolar önemli bir para. Geleceğe yatırım yapmak ve hatta akıllı reklam hamleleri yapabilmek için bu para şirketin elini rahatlatacak. Ayrıca şirketin Vive gibi oldukça başarılı kanadı da, bu destekten faydalanabilir.

Bu arada bu anlaşma sonrası HTC’nin ayrı bir şirket olarak hem akıllı telefon, hem de diğer bölümlerde hayatına devam edeceğinin altını çizmekte fayda var.

Google 

Google, Android işletim sistemiyle birlikte dünyaya “hükmediyor” desek yanlış olmaz. Ancak şirket donanım alanında bir markalaşma problemi yaşıyor. Bugüne kadar kendi telefonları için LG, Huawei ve HTC gibi birçok farklı firmayla çalıştılar.

Geçtiğimiz yıl Nexus markasını sonlandırarak oldukça radikal bir kararın altına imza atan Google, HTC‘nin Pixel ekibinin çıkardığı işi sevmiş olacak ki böylesi bir anlaşma ile gelecek için çok daha kararlı bir stratejinin adımını atmış oldu. 

Bu sayede Pixel 2 ve gelecek için üst düzey amiral gemilerinde hem tasarım hem de donanım olarak belli bir çizgi korunmuş olacak ve her yeni modelde daha iyi sonuçlar elde edilebilecek. 

Son kullanıcılar için ise aslında çok fazla değişen bir şey olmayacak. Çünkü hem HTC, hem de Google; artık daha çok işbirliği için de olsa da, aynı şekilde ürünlerini geliştirmeye devam edecek.

Twitter’dan kullanıcı verilerini talep eden ülkeler listesi

Sosyal medya platformları, kullanıcıların kişisel bilgilerini bıraktığı ve gerek ticari işletmelerin gerekse hükümetlerin bırakılan bu bilgilerden yararlandığı platformlar haline geldi. Statist, dijital ayak izlerimizin toplandığı platformlardan biri olan Twitter’dan hükümetlerin veri isteme taleplerini topladı ve yeni bir rapor oluşturdu.

Her dakika ortalama 456.000 tweet’in atıldığı Twitter’da, birçok kullanıcı kişisel bilgilerini ve görüşlerini belirtiyor. Atılan bu tweet’ler işletmeler ve hükümetler için büyük bir veri kaynağı oluyor. Hükümetler, gerekçeli isteklerini belirterek Twitter’dan kullanıcı verilerini isteyebiliyor. Twitter, suçun niteliğini ve hükümetin isteklerini yerine getirirken doğru yasal süreçleri takip edip etmediğini değerlendirerek kendi kararları doğrultusunda kullanıcı verilerini paylaşabiliyor.

Statist‘in raporuna göre Twitter kullanıcıları hakkında veri isteme konusunda ABD, hükümetler arasında liderliğini koruyor. Twitter’ın en son şeffaflık raporuna göre ABD tarafından yapılan talepler 2016 yılının ikinci yarısına kıyasla yüzde 8 düşmüş olsa da diğer ülkelere kıyasla halen çok önde bulunuyor. Raporda ikinci sırada bulunan Japonya’dan gelen veri taleplerinin sayısı, 2016 yılının ikinci yarısından bu yılın ilk yarısına kadar yüzde 42 artış gösterdi. Hindistan ise son dönemde yüzde 58 daha fazla istekte bulundu.

Şirket, bu yıl ABD’den gelen isteklerin büyük çoğunluğuna olumlu yanıt verirken, Türkiye’nin yaptığı tüm talepleri reddetti. Ayrıca Türkiye, veri talep etme konusunda dördüncü sırada bulunuyor.