Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1643

Robotlar, 4 milyon işçiyi işsiz bırakacak!

0

İngiltere pazar araştırma şirketi YouGov tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, robotlar önümüzdeki on yıllık süreçte, İngiltere’de dört milyona yakın insan işçinin işini elinden alacak. Bu İngiltere’deki özel sektör iş gücünün yüzde 15’inin robotlara devredilmesi anlamına geliyor.

Araştırmacılar, önümüzdeki yıllarda endüstriyi etkileyen otomasyon ve yapay zekanın geleceğini işletme liderleri ile incelediler. Finans, muhasebe, taşımacılık ve dağıtım sektörlerindeki işverenlerin yüzde 20’den fazlası, 2027 yılına kadar bu sektörlerdeki işlerin yüzde 30’dan fazlasının otomasyon sistemleri tarafından yapılacağını belirtti.

Robot inşaat işçilerinden, acil tıbbi malzeme temin edebilen drone’lara kadar birçok iş gücü robotlar tarafından yapılmaya başlandı. Bu dönüşüm, iş dünyasına göz ardı edilemeyecek kadar fayda sağlasa da toplumda yıkıcı etkiler oluşturabilir.  Robotların insan işçilere kıyasla yorulmaması, sıkılmaması, hastalanmaması, zorlu ortamlarda çalışabilmesi ve istenilen çalışma şartlarına uyum sağlayabilmesi işletme için genel verimlilikte önemli bir artış sağlıyor. Ancak işletmelerin robotlar ve diğer otomatik sistemler ile değiştirilen milyonlarca çalışan için yeni bir istihdam alanı oluşturması gerekiyor.

İngiltere Ulusal Sendika Federasyonu TUC Genel Sekreteri Frances O’Grady konuyla ilgili olarak, yeni teknolojilerin sunduğu ekonomik fırsatlardan en iyi şekilde faydalanmaları gerektiğini ancak robotların ve yapay zekanın daha az kullanımının ulusal refahı artırabileceğini açıkladı. Daha önce Bill Gates, robotların tıpkı insanlar gibi vergi ödemesi gerektiğini söylemişti.

Otonom araçlar için sigorta poliçesi yayımlandı

Otonom araçların toplu olarak benimsenmesi kolay bir yolculuk olmuyor. Kendi kendine giden otomobiller, otobüsler, kamyonlar yaygınlaşmadan önce tüm yol sistemlerinin değişmesi gerekecek. Bu alanda hem yolcuların hem de araçların güvenliğinin sağlanması gerekiyor.

Otonom araçların yaygınlaşmasının önündeki problemlerden biri de sigortacılık hizmetleri. Otonom araçların kaza yapmaları durumunda sorumlulukların nasıl değerlendirileceğine yönelik kesin kurallar bulunmuyor. Mevcut sigorta süreci hangi tarafın hatalı olduğuna karar vermeyi ve daha sonra tazminat talep etmeyi içeriyor. Ancak bu eski sistemin otonom araçlar için uygulanması bir hayli zor.

Eski bir sigorta şirketi olan Adrian Flux, otonom araçlar için İngiltere’de ilk sigorta poliçesini yayımladı. Adrian Flux’un sigorta poliçesi ölüm, yaralanma ve maddi hasarlara neden olan ödemeleri kapsıyor. Yeni sigorta poliçesi siber saldırılar, başarısız veya gecikmiş güncellemeler, uydu arızası veya kesintileri ve diğer yetkili yazılım sorunları nedeniyle oluşabilecek kayıp veya hasarlar dahil gerek üretici firma gerekse otonom araç kullanıcısı tarafındaki birçok parametreyi göz önünde bulunduruyor.

Henüz az sayıdaki otonom araç kullanıcısını kapsayan bu sigorta poliçesi, gelecekteki otonom araç poliçeleri için bir temel oluşturuyor. 2020 yılına kadar yollarda olacak olan yaklaşık 10 milyon otonom aracın, hem üreticiler hem de kullanıcılar tarafından güvence altına alınması gerekiyor. Teknolojinin geleneksel finansa nasıl dönüştüğünün bir örneği olan yeni nesil sigortacılık hizmetlerine 40 yıllık şirket olan Adrian Flux’un öncülük etmesi “dönüşüme uyum sağlayan ayakta kalacak” sözünü hatırlatıyor.

Hitachi’den yeni şirket: Hitachi Vantara

0

Hitachi; grup şirketlerinin inovasyon, geliştirme ve tecrübe alanındaki geniş portföyünden faydalanarak, ticari ve endüstriyel şirketlere veri odaklı çözümler sunmak üzere Hitachi Vantara adında yeni bir şirket kurduğunu duyurdu.

Yeni şirket, Hitachi’nin operasyonel teknolojiler (OT) ve bilişim teknolojileri (BT) alanındaki sosyal inovasyon alanındaki kabiliyetlerinden yararlanmak üzere, Hitachi Data Systems, Hitachi Insight Group ve Pentaho’nun faaliyetlerini Hitachi Vantara adıyla tek çatı altında birleştirecek.

Bu şirket ne anlama geliyor?

Hitachi, finans, kamu, üretim, enerji ve ulaştırma gibi sektörlerde yüz yılı aşkın süredir bir deneyimiyle; şehirlere, sanayi operasyonlarına ve dünya çapında birçok şirkete fayda sağlayan çözümler sunuyordu.

Pazara kurumsal şirketlerin iş yapış şekillerini dönüştürmüş olan BT uygulamaları, analitik, içerik, bulut ve altyapı çözümleri getiren şirket, 50 yıldan uzun bir zamandır BT alanında da faaliyetlerini sürdürüyordu. Şirketin OT alanındaki geniş kapsamlı tecrübesi ile BT ürün ve hizmetleri alanında kendisini kanıtlamış yenilikçiliğiyle birleştiren Hitachi Vantara, müşterilerinin karşısına veri alanında bugüne kadar tek bir şirket çatısı altında güçlü bir iş ortağı olarak çıkıyor.

Veri alanındaki Fırsatlar

Yeni şirket, müşterilerine ellerindeki veriden en üst düzeyde fayda elde etmek konusunda benzersiz bir şekilde yardım edebilecek. Pazara yeni veri odaklı çözümler ve hizmetler getiren Vantara, müşterilerinin faaliyetlerine ve topluma yarar sağlayacak somut sonuçlar elde etmelerine yardımcı olacak. 

Günümüz pazarı, kritik önem taşıyan veri çözümleri özelinde şimdiye kadar hiç olmadığı kadar büyük fırsatlar sunuyor. Veri, ondan eyleme geçirilebilir içgörüler edinmeyi bilen şirketler için ellerindeki en büyük değer haline geldi. Yeni gelir akışlarına, daha iyi müşteri deneyimlerine, daha iyi pazar içgörülerine ve daha düşük maliyetlerle çalışmaya giden yollar veriden geçiyor. Fakat OT ve BT uzmanlığını birleştirerek verinin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak bir oluşum bulunmuyordu – ta ki şimdiye kadar.

Elon Musk internet servis sağlayıcısı kuruyor

0

PayPal’ın, Tesla’nın, SolarCity’nin, Hyperloop’un, SpaceX’in, Boring Company’nin kurucusu Elon Musk yeni bir girişimle dünyanın günlük yaşamını değiştirecek bir adım atmak için 10 milyar dolar ayırdı.

Elon Musk’ın, uzay gemisi ve uydular üreten şirketi SpaceX ile dünya yörüngesine çok sayıda küçük uydu yerleştirerek, dünyanın her yerine internet bağlantısı satmayı planladığı ortaya çıktı. Musk’ın şirketi SpaceX’in bu plan dahilinde çalışmaya başladığını gösteren işaret ise şirketin patent başvurusu yapması ve “Starlink” markasını tescil ettirmesi oldu.

Beklentilere göre, Starlink dünyanın her noktasına, okyanuslara, dağlık alanlara, çöllere bile yüksek kapasiteli internet bağlantısı sağlayacak düşük maliyetli bir uydu iletişim ağı olacak. Dünyanın tüm yüzeyini kapsama alanına alacak bu uydular sayesinde, okyanusun ortasında hem telefon görüşmeleri hem de internet bağlantısı yapmak son derece doğal bir işlem haline dönüşecek.

Mevcut durumda bazı uydu şirketleri gemilere veya çölde inşaat yapan şirketler gibi müşterilerine, çok yüksek fiyatla telefon veya internet hizmeti veriyor. Bu sayede kullanıcılar bazı hayati veri alışverişlerini “yüksek ücretler” ödeyerek gerçekleştirebiliyorlar. Ancak bunun için bile yüksek maliyetli bazı donanımlar satın almak ve bağlantıyı bu cihazlar üzerinden kurmak gerekiyor. 

Starlink’in ise ya sıradan cep telefonları ve kablosuz modemlerle ya da çok küçük alıcı aparatlar sayesinde dünyanın her yerinde geniş bant interneti uygun maliyetlerle sunması bekleniyor.

Hacker’ların yeni hedefi tıbbi cihazlar

Fidye yazılımları, genellikle hacker’ların bir bilgisayarı veya sistemi ele geçirmesi ve kullanıcıyı kontrol altına alması ile duyuyoruz. Ancak birinin bunu insülin pompası veya kalp pilini kontrol altına alarak yaptığını düşündünüz mü?

Kablosuz teknolojiler, kişi sağlığını takip etmenin en kolay yolu gibi görülüyor. Atılan adım sayısından, kalp atış sayısına kadar farklı parametreleri ölçebilen birçok uygulama mevcut. Ancak bu kişisel tıbbi cihazların önünde ciddi bir problem bulunuyor; siber güvenlik. Siber saldırılar kişisel veri hırsızlığı, tedavi yöntemini öğrenme veya cihaz üreticisinden para talep etme gibi farklı amaçlarla yapılabiliyor. Jennifer Madary Houck tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2006 ile 2011 yılları arasındaki tüm tıbbi cihazların geri çağrılma nedeninin yaklaşık yüzde 23’ü yazılımla ilgili sorunlardan kaynaklıydı.

Kalp pilleri, insülin pompaları ve kardiyak defibrilatörler siber güvenlik konusunda en çok endişe edilen tıbbi cihazlar arasında bulunuyor. Kablosuz teknolojiyi kullanan bu cihazlar, doktorlar tarafından takip edilerek kontrol edilebiliyor. Bu yönüyle çeşitli yönleriyle savunmasız olan kablosuz vericiler, hacker’lar tarafından siber saldırılar ile kontrol altına alınabiliyor.

Sağlık ve İnsan Hakları Dairesi Haziran ayında küresel güvenlik konusundaki bir raporunu kongreye sundu ve geçtiğimiz günlerde 2017 Tıbbi Cihaz Siber Güvenlik Yasasını çıkarıldı. Bu yasanın maddeleri ise şu şekilde:

Tıbbi cihazlar için bir “siber rapor kartı” oluşturun.

Piyasaya çıkmadan önce “yetki testi” yapın.

Siber güvenlik güncelleştirmelerinin ve yamalarının ücretsiz kalmasını ve FDA tarafından yeniden sertifikalandırılmasını isteyin.

Tıbbi cihazların siber güvenliklerini, Endüstriyel Kontrol Sistemleri Siber Acil Müdahale Ekibi (ICS-CERT) yetkisi altında tutun.

Sağlık tesisleri içinde ve dışında bulunan cihazlar için uzaktan erişim korumalarını güçlendirin.

Türk Telekom ve Turkcell el sıkıştı!

0

Türkiye’nin iki büyük telekomünikasyon şirketi, sektörün en önemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmak için güçlerini birleştirdi. Teknoloji alanında yaptığı yatırımlarla ve stratejik konumu itibariyle bölgenin merkezi haline gelen Türkiye, 21-22 Eylül 2017 tarihlerinde telekomünikasyon devlerine ev sahipliği yapacak. Turkcell ve Türk Telekom öncülüğünde gerçekleşecek etkinlikte dijital dünyanın geleceğine yön verilecek.

Antalya Gloria Golf Resort Hotel’de düzenlenecek Türk Telekom International & Turkcell Superonline uluslararası operatör müşteri etkinliğinde, “Türkiye’yi internetin ana rotası, İstanbul’u bölgenin merkezi yapma” stratejisi ve vizyonuyla ilgili önemli mesajlar verilecek. Zirveye Çin’den Almanya’ya Hindistan’dan Rusya’ya 40’ın üzerinde ülkeden 90 şirket ve 200 katılımcı bekleniyor.

Türkiye Dijital Dönüşümün merkezi olacak

Türkiye’nin iki telekom devinin dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerini ülkemizde ağırlamasının büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen, etkinliğin ev sahiplerinden Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Turkcell olarak Türkiye’nin faydasına olacak her türlü konuda destek vermeye özen gösteriyoruz.

Bu etkinlikte de dünyada teknolojiye yön veren şirketleri, Türk Telekom ile birlikte ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, yüksek hızda internet kapasitesiyle dünyanın sayılı ülkelerinden biri konumunda. Ülkemiz internette sadece bölgenin değil, dünyanın da merkezi olma potansiyeline sahip. Bu etkinlik ile tüm dünyada bu potansiyele dikkat çekmeyi amaçlıyoruz.

Türk Telekom International ve Turkcell Superonline gibi Türkiye’nin iki büyük değerinin bu ortak amaçla işbirliği yapmasının ülkemiz için çok değerli ve son derece güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle Türk Telekom’a da ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye bölgenin veri üssü ve iletişim köprüsü konumunda

Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Turkcell ile gerçekleştirdikleri işbirliği kapsamında şunları kaydetti: “Türkiye hemen her sektörde derinleşmiş, güçlü üretim ve hizmet kapasitesiyle bölgesinin en sofistike ekonomilerinden biri. Doğu-batı arasında başta enerji ve teknoloji olmak üzere çok farklı sektörlerde tam anlamıyla bir köprü. Telekom sektörü ise genç nüfusun iletişim teknolojilerine olan ilgisi ve hızlı benimsemesi sayesinde her yıl Türkiye ekonomisinin üzerinde büyüyor.

Türk Telekom olarak grup şirketlerimizle birlikte Türkiye’nin kıtalararası bir veri üssü ve iletişim köprüsü olması vizyonu ile hareket ediyor, yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarımızla altyapımızı güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda çeşitli işbirlikleri yapıyor, yaptığımız bu işbirlikleri ile de Türkiye’nin büyüme potansiyeline katkı sağlıyoruz.

Türkiye’nin öncelikleri söz konusu olduğunda, Türkiye’ye değer yaratacak işbirlikleri hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin, sadece bölgenin değil dünyanın veri üssü olması için bu etkinliğin Türkiye’de gerçekleştirilebilmesi için Turkcell ile el ele verdik. Bu anlamda Turkcell ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini sektörümüz adına çok değerli buluyor ve katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. ”

Slack’e şifreli rakip geliyor

0

Kurumsal alanda büyük başarı yakalayan proje yönetim uygulaması Slack’e dişli bir rakip daha geliyor gibi görünüyor. Microsoft’un Slack’e karşı Teams uygulamasını yayına almasından sonra şimdi de OkCupid ve SparkNotes uygulamalarının arkasındaki geliştiriciler, Maxwell Krohn and Chris Coyne, Slack’e alternatif olacak uçtan uca şifreli bir proje yönetim uygulaması geliştirdiklerini duyurdular.

İkilinin 2015 yılında kurdukları ve şifreleme teknolojileri geliştiren startup’ları Keybase üzerinde geliştirilen yeni uygulama Keybase Teams adını alacak. Henüz erken aşamada olan uygulama yayına girdiğinde, WhatsApp’ta olduğu gibi, takımların arasındaki tüm iletişimi güçlü bir algoritma ile uçtan uca şifreleyecek. Bu da kimsenin bu yazışmalara dışarıdan müdahil olup okuyamayacağı anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, endüstri casusluğu konusunda hassas olan işletmelerin Slack’i bırakıp Keybase’e geçmeleri çok muhtemel görünüyor.

Keybase Teams’in kullanıcı arayüzünün de Slack’e benzer olacağı vurgulanıyor. Bu sayede Slack’ten Keybase’e geçişin de kolay olacağının altı çiziliyor. 

Kısa sürede 5 milyar dolarlık değere ulaşan proje yönetim uygulaması Slack, bu alanda hala önemli fırsatların bulunması nedeniyle pek çok geliştiricinin hedefinde bulunuyor. Piyasa doygunlaşıncaya veya Slack ya da diğer bir uygulama ezici üstünlük sağlayıncaya kadar yeni alternatif uygulamaların sık sık ortaya çıkması da kaçınılmaz görünüyor.

Uber’in cinsel ayrımcı reklamı fena patladı

0

ABD’deki “Eşinizi Takdir Etme Günü”, Uber’in değişik reklam kampanyası nedeniyle büyük protestolara neden oldu.

Yemek sipariş servisi olarak işlev gören Uber’in alt markası UberEATS’in tanıtımı için Eşinizi Takdir Etme Günü’nde bir reklam yayınlayan Uber, reklamda “Eşinizi bir günlüğüne mutfaktan çıkarın ve dışarıdan yemek sipariş edin,” ifadelerini kullanınca, sosyal medyada lince uğradı.

Kadınları mutfak hizmetiyle özdeşleştiren ve bu bakış açısını normalleştiren reklam sloganı nedeniyle ağır tepki alan Uber, yine kadınlara karşı cinsel ayrım yapmakla suçlanmaya başladı. Şirket içinde kadınların maruz kaldığı cinsel tacizleri görmezden gelmekle suçlanarak görevinden el çektirilen şirketin kurucusu ve CEO’sunun ardından, yeni CEO’nun da bu tür bir cinsel ayrımcılık suçlamasına imza atan reklama onay vermiş olması Uber’e karşı tepkilerin artmasına neden oldu.

Artan tepkiler üzerine yaptıkları hatanın farkına varan Uber ise reklamı geri çekerek bir özür açıklaması yayınladı. Ancak Uber içinde erkek egemen bir yönetimin kontrolde olduğuna dair eleştiriler hızla yükseldi, Uber yönetimi ise bu skandalın da yeni bir “Uber uygulamasını sil” kampanyasına dönüşmesinden endişe ediyor. Trump’ın başkan olmasından sonra Uber’in kurucusunun Trump’a destek vermesi nedeniyle ABD’de çok sayıda kullanıcı Uber uygulamasını silmiş, Uber rakibi Lyft’in arkasına düşmüştür.

Tesla Çin’de fabrika mı kuracak?

0

Elektrikli otomobiller için pil üretimi yakın zamanda petrol ekonomisinin son bulmasını ve dünyadaki tüm otomobilleri hareket ettirebilmek için pile ihtiyaç duyulacak. Bu konuda ilk adımı atarak dev bir fabrika kuran Elon Musk’ın en büyük rakibi ise onun fabrikasından 5 kat daha büyük bir pil fabrikası kuran Çin olacak. Çin aynı zamanda Elon Musk’ın yeni nesil ulaşım projesi Hyperloop’un da en büyük rakibi. Çin’de Hyperloop’a rakip olarak geliştirilen basınçlı kapsülerin, Hyperloop’tan 4-5 kat daha hızlı hareket edeceği öne sürülüyor.

Ancak Çin ve Elon Musk arasındaki sert rekabet, Musk’ın Çin pazarına girmek için fırsat kollamasına engel değil.

Çin devleti, ülkedeki ağır hava kirliliği problemini çözmek için dünyanın diğer ülkelerinden daha hızlı şekilde elektrikli otomobillere geçiş için hazırlık yapıyor. Çin’de otomobil satmak isteyen yabancı otomobil markalarının ise Çin’de yerel bir üretici ile ortak olarak fabrika kurması gerekiyor. Yani Çin’de satılan her otomobil aslında Çin malı. 

Elon Musk’ın da Tesla modellerini Çin’de satmak istediği anack ABD’de üretilmiş modelleri Çin’e ihraç etmek yerine Çin’de fabrika kurarak burada “milyonlarca” araç üretmek istediği biliniyordu. Şimdi Çin’in petrollü motor üretimini sonlandırıp elektrikli araç üretimine geçmek istemesi, Elon Musk’ın elini güçlendiriyor. Tesla’dan sızan bilgiler Elon Musk’ın yakında Çin’le anlaşmaya vardıklarını içeren bir tweet atabileceğini söylüyor. 

TELKODER: Uydu haberleşmede zincirlerini Kırmalıyız

0

TELKODER, bugün gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ülkemizdeki uydu haberleşmesi için hazırladığı raporu basın mensuplarıyla paylaştı.

TELKODER’in yayımladığı “Türkiye’de Uydu Haberleşme Hizmetleri: Tehditler ve Fırsatlar” başlıklı rapora göre, uydu haberleşme sektörünün dünyayla rekabet edebilmesi için en az 10 kat büyümesi gerekiyor. Önündeki büyük imkânlar ile önemli ihtiyaçlara çözüm sağlayabilecek olan uydu haberleşme sektörünün ve Türksat’ın, iç ve dış piyasadaki fırsatları kaçırmaya itildiği ifade ediliyor. 

Hem yerel hem de küresel olarak pazarı büyütülmeyen bir uydu sektörünün uydu yapmak hedefinden söz edilmesinin; hayalci bir yaklaşım olacağını belirten TELKODER, kaynakları heba etmeyecek gerçekçi bir yaklaşımla dikkatlerin mutlaka uydu sektörüne yöneltilmesi ve bu gidişatın acilen değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. 

Biz de tüm bu bilgileri TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak ile konuştuk. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizi video ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

VMware VMworld 2017 etkinliği Barcelona’da gerçekleşti!

VMvare şirketin her yıl düzenlediği VMware VMworld konferansının Avrupa ayağı geçtiğimiz hafta Barcelona’da gerçekleşti. VMware VMworld 2017 etkinliğinde yazılım, sanallaştırma, bulut çözümleri, IoT ve yapay zeka gibi önemli konu başlıklarının konuşulduğu oturumlarla geçen etkinliği sizler için takip ettik.

VMware VMworld 2017 etkinliği Barcelona’da gerçekleşti!

Amerika’da düzenlenen VMworld etkinliğinin ardından Avrupa ayağı 11 – 14 Eylül 2017 tarihleri arasında Barcelona’da gerçekleşti. TechInside olarak yerinde takip ettiğimiz etkinlik sırasında VMware Türkiye Ülke Müdürü Murat Mediçeler ve VMware EMEA IoT İş Geliştirme Direktörü Matthias Schrorer ile yaptığımız röportaj ile VMware VMworld 2017 etkinliğini değerlendirdik.

VMware yeni vRealize Suite 2017 ile yazılım-tanımlı veri merkezleri (SDDC) ile çoklu bulut yönetimini daha hızlı ve kolay hale getiriyor.

VMware, Inc. (NYSE: VMW) bugün VMworld 2017 Europe’da müşterilerinin BT altyapılarını ve uygulama hizmetlerini çoklu bulut ortamlarında daha kolay konumlandırıp yönetmelerini sağlayacak bulut yönetim platformundaki gelişmeleri tanıttı. VMware vRealize Suite 2017 vRealize Operations, vRealize Automation, vRealize Business for Cloud ve vRealize Log Insight’ın son güncellemelerini entegre hale getirip yeni yaşam döngüsü yönetim özellikleri ile müşterilerin veri merkezlerini modernleştirmesi ve bulut entegrasyon çabalarına destek oluyor.

VMware ayrıca VMware Cloud Services’ı de tanıtıp bulut kullanımı, maliyeti, ağ trafiği, metrik görüntüleme, analitik konularında uçtan uça görünürlük sağlarken genel bulut ve kurum-içi ortamlarda devamlı bir güvenlik fırsatı veriyor. Şirketler dijital dönüşümlerinin eşsiz deneyimlerini ve faydalarını görürken VMware de bu yolculukta müşterilerine bugün ve yarın ihtiyaç duydukları ve duyacakları bulut, mobil ve güvenlik yazılımları ve hizmetlerini ihtiyaçlarına uygun bir şekilde kurma imkânı veriyor. 

VMware Bulut Yönetimi İş Departmanı Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ajay Sing konuyla ilgili olarak “BT kuruluşları daha çevik ve inovatif olmayı arzularken VMware veri merkezlerini modernleştirip genel bulutları özel bulut ortamları ile entegre hale getirerek onlara hedeflerine ulaşmaları konusunda yardımcı oluyor. VMware vRealize Suite 2017 yeni yaşam döngüsü yönetim özellikleri ile BT’nin bulut yönetim platformlarına değer katma sürelerini iyileştiriyor ve uygulama ile altyapı hizmetlerinin hiç olmadığı kadar hızlı ve etkin gerçekleştirilmesini sağlıyor.” dedi. 

Kurum-içi ve kurum-dışı uygulama ve altyapı hizmetlerine daha güçlü erişim VMware vRealize Suite 2017 genel ve özel bulutların oluşturduğu hibrit ortamların idaresini kolaylaştıran kapsamlı bir bulut yönetim platformu. Otomasyon ve  önceden tanımlanmış politikalar ile BT hizmetlerini hızlandıran yüksek seviyede çeviklik ve esnekliği geliştiricilere ve çeşitli iş alanlarına sunarken kontrol ve yönetimin devamlılığını sağlıyor.

VMware’in çözümü sanal makineler ve konteynerler üzerindeki geleneksel ve bulut-kökenli uygulamalardan oluşan ayrışık ortamları destekleyip yazılım-tanımlı bir veri merkezi ya da çoklu bulut ortamlarında çalışmalarını sağlıyor.

Microsoft geleneksel donanım buluşmasını sonlandırıyor mu?

Microsoft’un her yıl son bahar aylarında düzenlediği geleneksel donanım zirvesi, bu yıl yapılmayacak gibi görünüyor. Her yıl New York’ta düzenlenen ve yazılım devinin aynı zamanda ürettiği donanımları tanıttığı bu zirve yeni Surface tabletlerinin ve diğer Microsoft donanımlarının tanıtımına sahne oluyordu.

Ancak Microsoft bu yıl geleneksel donanım zirvesini gerçekleştirmek yerine, medyaya gönderdiği davetiyelerde 3 Ekim günü, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik konusunda bir zirve düzenleyeceğini duyurdu. 

Bu toplantıda Microsoft’un şu anda geliştiricilere 3000 dolar fiyatla satılan artırılmış gerçeklik gözlüğü Hololens hakkında önemli bir gelişmeyi duyuracağı beklentisi oluştu. Ancak Microsoft’tan sızan bilgiler zirvenin Hololens odaklı olmayacağı ama Windows 10’daki yeni sanal gerçeklik/artırılmış gerçeklik özelliklerini anlatacağını ortaya koyuyor. Yani, daha düşük fiyatlı, daha gelişmiş bir Hololens’in tanıtımı için biraz daha bekleyeceğiz görünüyor.

Intel ve Waymo ortaklık yapacaklarını açıkladılar

Otonom sürüş teknolojisi konusunda birbirine rakip iki firma, Intel ve Google’ın otonom sürüş şirketi Waymo, birlikte Level 4 ve Level 5 şartlarında otonom sürüşü mümkün kılacak teknolojiler geliştireceklerini açıkladılar. 

Intel’in vurgusuna göre şirket bu ortaklıkta otonom sürüşün ihtiyaç duyacağı işlemci gücünü sağlayacak. Waymo’nun şu anda test için kullandığı Chrysler Pacifica minivanları ise Intel’in işlemcileri ve sensörlerini kullanarak Waymo’nun geliştirdiği otonom sürüş yazılımını çalıştırıyor. Waymo, iki şirketin ileriki dönemde her kondüsyonda insansız sürüşü mümkün kılacak teknolojileri ortak biçimde geliştirmek istediğinin de altını çiziyor.

Öte yandan Waymo’nun Intel ürünlerinin yerine kendi sensör ve işlemcilerini üretmek için içeride önemli bir çaba sarf ettiği biliniyor.

Çin’de teknolojik sünger kentler

CNN’in haberine göre, tüm dünyada ve özellikle Asya’da son dönemlerin hızlı kente göçü kentlerin birden çok büyümesine yol açmıştı. Bu ise,  acil altyapı sorunlarını gündeme getirmişti. Nitekim yağmur mevsimlerinde Hindistan, Nepal, Bengladeş kentlerinin bazılarında sel olayları görülür.

Kaldı ki bu taşkınlar ve kentlerin sular altında kalma olayları sadece gelişmekte olan ülkelerde görülmüyor. Son dönemde örneğin ABD’nin Houston kentinde de buna tanık olundu. Çin’de de 2016’da Wuhan, nanjing ve Tianjin bu türden sorunlar yaşamıştı.

Yağmur sularının kazanımı söz konusu

Çin mühendisleri, bu sorunlara çare bulmak üzere, “sünger kent girişimi” başlatıyor. Kentsel bölgelerde geçirgen yüzey ve yeşil altyapı sayesinde yağmur suları emilerek yeniden kullanıma sokulacak.

Mali kaynak ve de -en önemlisi- mühendislik becerisi sayesinde, 2020 yılında, Çin’in kentsel alanlarının yüzde 80 kadarında yağmur sularının yüzde 70’i emilerek yeniden kullanıma hazırlanıyor olacak.    

İnternet Medyası Derneği’nden önemli açıklama!

0

Günlük hayatımızın bir parçası haline gelen interneti ve haber alma özgürlüğünü bir araya getiren haber siteleri tarafından kurulan İnternet Medyası Derneği, kamu yararını gözeten her türlü projeye destek olmak için çalışmalarını sürdürüyor.

İnternet Medyası trafik kazaları hakkında açıklama yaptı!

Anadolu Ajansı ve önemli medya kuruluşlarının görüş birliğine vardığı bildiri metni, İnternet Medyası Derneği’ne üye olan haber siteleri tarafından uygulamaya geçirilecek.

Bu kapsamda, milyonlarca kişinin her gün ziyaret ettiği sitelerimizde;

Trafik kazası haberlerinde kamu yararı esas alınacak; yansız, nesnel ve yalın bir dil kullanılacak; sansasyonel, peşin hüküm içeren ifadelerden kaçınılacak.

Ölümlü kazaya karışan taşıtın/otobüs firmasının adı, firma ya da sürücüyü suçlamadan; kazanın oluş şekli ile ilgili kesin ifadeler kullanmadan yazılacak. Fotoğraf ve görüntülerde firma ismi ve plaka buzlanmayacak.

– Kazaya karışan taşıt/otobüs sürücülerinin kusur oranı yazılmayacak; bu konuda yorum yapılmayacak.

– Kazaya karışan taşıt/otobüs firmasının yetkililerinin kazayla ilgili görüşüne başvurulacak; varsa açıklamalarına haberde mutlaka yer verilecek.

Görgü tanıkları ya da yolcuların kazanın oluş şekliyle ilgili tanıklıkları nesnel bir dille ve iddia olarak verilecek. Abartılı, suçlayıcı ifadeler haberde kullanılmayacak.

– Kaza haberlerinde kaynağı belirsiz açıklama ya da demeç kullanılmayacak. Yetkililerin açıklama ya da demeçlerine isim ve unvanlarıyla birlikte yer verilecek.

Trafik raporu ve kazayla ilgili diğer belgeler de takip edilerek haber yapılacak.

– Trafik kazalarında yaşamını yitiren ya da yaralananların isimleri, yakınlarının öğrendiğinden emin olunmadan haber yapılmayacak.

Trafik kazası haberlerinde kanlı ve insan onurunu zedeleyici fotoğraf ve görüntü kullanılmayacak. Ölülerin yakın plan fotoğraflarına yer verilmeyecek; uzak plan fotoğraflarda yüzler mutlaka buzlanacak.

– Trafik kazası haberlerinde firmalar ile yetkililerin kazaları engelleyecek önlemler almalarını sağlamaya ve toplumu kazalara karşı bilinçlendirmeye özen gösterilecek. Eğitici, öğretici uzman görüşlerine de haberlerde yer verilecek. 

Amazon uygulaması artık Türkçe!

Amazon Shopping App uygulamasında; sipariş ve kargo bilgilerinin yanı sıra uygulamanın gezinti menüsü, yardım sayfaları ve milyonlarca ürün adına da Türkçe olarak ulaşılabilecek.

Amazon.de mobil alışveriş uygulamasını kullanan müşteriler için, Türkçe dil seçeneği; masaüstü tarayıcılar, cep telefonları ve tabletlerde destekleniyor.

Tercih edilen dil seçeneği, müşteri profilinde saklanabiliyor ve müşterilerin siteyi veya uygulamayı her kullandıklarında dil tercihlerini yeniden değiştirmeleri gerekmiyor.

Web sitesi 2015 yılında Türkçe dil seçeneği sunmuştu

Uygulamanın dilini değiştirmek için müşterilerin, uygulama ekranının sol üst köşesinde bulunan “Ana Menü” alanına dokunarak menüye ulaşmaları, sonrasında ise “Ayarlar” menüsünde bulunan “Ülke ve Dil” seçeneklerine dokunarak alışveriş yapmak istedikleri ülkenin sitesini ve desteklenen diller arasından kullanmak istedikleri dili seçmeleri yeterli olacak.

Amazon.de web sitesi 2015 yılında İngilizce, 2016 yılında ise Felemenkçe, Lehçe ve Türkçe dil seçeneklerini müşterilerinin hizmetine sunmuştu.

Mobil alışveriş uygulamasına yakın zamanda eklenen İngilizce ve Felemenkçenin ardından müşteriler artık Türkçe ve Lehçe dil seçeneklerini de kullanabilecek.

Türkçe dil desteği, müşterilere daha bilinçli alışveriş yapma olanağı sağlarken, her ölçekten satıcıya Türk müşterilere ulaşarak işlerini uluslararası mecraya taşıma şansı sunuyor.

::Uygulamayı iOS cihazınıza indirmek için tıklayın.

::Uygulamayı Android cihazınıza indirmek için tıklayın.

Alzheimer’ı erkenden teşhis eden yapay zeka!

0

Günümüzde ne yazık ki Alzheimer hastalığı için tam bir tedavi yöntemi yok. Ancak araştırmacılar, en azından hastalığın erkenden teşhisi konusunda önemli buluşlar yapmaya devam ediyor.

Hastalığın erken teşhis edilmesi, hem hastalığın etkilerini yavaşlatmak hem de önceden hazırlık yapabilmek adına bir hayli önemli.

Alzheimer’ı erken teşhis eden yapay zeka geliştirildi

İtalya, Bari Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar yapay zeka kullanarak hastalığın erken teşhisi için önemli bir yol kat etti. Geliştirilen algoritma ile birlikte, hastalık çok daha erken teşhis edilebilecek.

38 Alzheimer hastasına ait 67 MRI taraması ile birlikte hastalık olmayan 29 taramayı yapay zeka ile bütünleyen araştırmacılar, bu taramaların analiziyle birlikte çok daha erken tanıyı mümkün kıldı. Teşhiste %86 başarı oranı yakayan yapay zeka, şimdilik ne yazık ki herkes tarafından kullanılmak için henüz erken aşamada. Ancak yakın gelecekte bu sistemin kullanılmasıyla birlikte önemli bir yol kat edilecek gibi.

Gazeteci robot 850 makale yayınladı

0

ABD’nin önemli yayın kuruluşlarından Washington Post’un kendi içinde geliştirdiği yapay zeka uygulaması, bir yıl içinde 850 makale yayınlayarak bu alanda bir ilk odu.

Çoğunlukla spor karşılaşmalarını metine döken Heliograf adı verilen yapay zeka, özellikle Rio Olimpiyatları sırasında hazırladığı kısa haberlerle öne çıktı. Heliograf ayrıca, ABD Başkanlık Seçimi sırasında da, çeşitli bölgelerdeki ön seçim sonuçlarının metine döküldüğü 300’e yakın haber hazırlamış durumda.

Anack, bu linkte bir örneğini okuyabileceğiniz gibi spor müsabakaları haberleri hazırlayan yapay zekanın, skorları ve istatistikleri cümlelere döktüğü ancak spor müsabakasın gidişatı veya oyuncuların performansları hakkında yorum yapamıyor olduğu dikkat çekiyor. Bu tür yorumlar içinse hala uzman gazetecilere ihtiyaç duyuluyor.

Çin’de ATM’de yüz tanıma teknolojisi

0

Çin’in Guizhou eyaletinin merkez kenti Guiyang’da Çin Tarım Bankası‘na (The Agricultural Bank of China) ait iki ATM’de yüz tanıma sistemi denemesi başlatıldı.

Ödemek için gülümseme (Smile to pay)” teknolojisi olarak da adlandırılan sistem sayesinde bankanın müşterileri ATM‘deki kameradan yüzlerini taratarak para çekebiliyorlar. Bunun yanında kullanıcıların, cep telefonlarını ve kimlik numaralarını da yazmaları gerekecek.

Diğer bankalarda da aynı hizmet başlamıştı

ATM’ye yerleştirilen kızılötesi kameralar, gerçek insan yüzü ile fotoğraf ve maskeler arasındaki farkı ayırt edebilme özelliğine sahip. Yüz tarama ile günlük para çekme limiti ise 3 bin yuan olarak belirlendi.

Bankanın Çin’in diğer bölgelerinde 37 ATM‘sinde daha yüz tanıma sistemi kullanımda. The Agricultural Bank of China haricinde Çin Tüccar Bankası (Merchants Bank) da ülkenin 106 kentindeki ATM’lerinde aynı hizmeti veriyor.

Google, Hindistan için özel e-cüzdan uygulaması yayınladı

Hindistan, büyük nüfusu ve teknoloji odaklı ekonomisi ile teknoloji devlerinin özel ilgisine dahil olmaya devam ediyor. Google, bugün yaptığı bir duyuru ile Hindistan için özel bir elektronik cüzdan uygulaması yayınladığını duyurdu. İngilizce’yi ve 7 farklı Hint dilini destekleyen Google Tez isimli elektronik cüzdan, Hindistan’da büyük ilgi gören elektronik cüzdanların arasına katılacak. 

Google’ın araştırmasına göre 2020 yılında Hindistan’da e-ticaret sektörünün boyutu 100 milyar dolara ulaşacak. Elektronik cüzdanlar da bu alanda önemli bir enstrüman kabul ediliyor. CEO’su da bir Hintli olan Google’ın da bu büyük pazara özel ilgi göstermemesi beklenemezdi.

Hindistan’da ayrıca Apple Pay, Samssung Pay ve Android Pay uygulamaları büyük ilgi görüyor. Yerel bir e-cüzdan uygulaması olan PayTM’in de 200 milyon kullanıcısı bulunuyor.