Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1829

Huawei 2015’te 48,2 milyon akıllı telefon sattı

0

Mate7_imageDünyanın lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Huawei, 2015 ilk yarıyıl finansal sonuçlarını açıkladı. Huawei Tüketici Elektroniği İş Grubu, bu yıl da rekor düzeyde büyümeyle, yılın ilk yarısında 9,09 milyar dolarlık bir gelir elde ederek, geçen yılın aynı dönemine oranla %69 oranında gelir artışına imza attı. Mobil cihazlardan elde edilen satış geliri Huawei’nin tüm iş birimlerinden elde edilen gelirin %32’sini oluşturdu. Bu oran geçtiğimiz yıl %24 olarak açıklanmıştı. Yine bu dönemde, Huawei’nin mobil cihazlar bazındaki geliri 7,23 milyar dolara ulaştı. Bu oran aynı zamanda geçtiğimiz yıla kıyasla %87’lik bir artış anlamına geliyor. Huawei’nin son dönemde pazara sunduğu, orta seviyeden üst seviyeye kadar yüksek kaliteli akıllı cihazlar ve uyguladığı akılcı fiyat politikası, bu büyümedeki önemli etkenlerden bazılarıydı.

Huawei Tüketici Elektroniği İş Grubu Başkanı Richard Yu, 2015 ilk yarısını şöyle değerlendirdi; “2015’in ilk yarısında elde ettiğimiz başarı, doğru iş stratejimizin ve yüksek kaliteli cihazlarımızın sonucudur. 2015’teki gelirimizi 16 milyar dolardan 20 milyar dolara yükselttik. Bu göz alıcı büyümeyi değerlendirirken, iş grubumuzun tüketici ihtiyaçlarını en iyi şekilde analiz etmesinden ve yenilikçi donanım ve yazılım ögelerini pazara sunmasının yarattığı farktan da söz etmemiz gerekir. AR-GE konusundaki ciddi yatırımlarımızı da bu döngüye eklediğimizde, Huawei’nin bu uzun soluklu yarışta tartışmasız bir şekilde sektörün kilit oyuncularından biri haline geldiğini söyleyebiliriz.”

Huawei’nin Akıllı Telefon Sevkiyatı Pazarda Ses Getiren Boyutlara Ulaştı

Küresel akıllı telefon pazarı, 2015’in ilk yarısında %7 oranında büyüdü. Huawei Tüketici Elektroniği İş Grubu, yılın ilk yarısında, geçtiğimiz seneye oranla %39’luk artışla toplam 48,2 milyon adet akıllı telefon sevkiyatı gerçekleştirdi. Orta-üst segment kategorisindeki ürünlerin sevkiyatı, geçtiğimiz yıla oranla %70 oranında arttı. Böylelikle toplam akıllı cihaz ürün sevkiyatının %31’ine ve toplam akıllı cihaz gelirinin %42,9’una eş değer bir büyümeye gerçekleşti. Orta-üst segment ürün kategorisinden elde edilen gelir, %388 oranında artarken, bu kategoriden elde edilen kar oranı da toplam kar oranına oranla %44 arttı.

Bölgelere Göre Gelir Artışları

Huawei küresel stratejisi doğrultusunda hem Çin hem de deniz aşırı pazarlar özelinde büyümesini sürdürüyor. Çin’deki gelirlerini geçtiğimiz yıla oranla %124 artıran Huawei, farklı bölgelerdeki gelir artışını ise %40’lar seviyesine kadar taşıdı. Batı Avrupa, Kuzeydoğu Avrupa, Güney Pasifik, Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgeleri, geçtiğimiz yıla göre sırasıyla, %45, %54, %41, %164 ve %48’lik oranlarla büyüme gerçekleştirdi[C1] . Huawei’nin İtalya ve İspanya’ya yönelik üst düzey akıllı telefon sevkiyatı ise geçen yıla oranla %293 ve %448 değerinde artış gösterdi. GFK[1] verilerine göre, Huawei akıllı telefon pazarındaki payını Ocak ayında %6,7, Şubat ayında %7,1, Mart ayında %7,8, Nisan ayında %8,1 ve Mayıs ayında %8,8 oranında artırdı.

Yine GFK verilerine göre Huawei, Çin pazarında Samsung ve Apple’dan bugüne kadarki en yüksek pazar payını alarak Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran’da Pazar payını, sırasıyla %12,9, %13,6, %14,1 ve %15,2 oranlarında artırdı. Huawei İspanya’da %10,9, İtalya’da ise %9,2’lik pazar payına ulaştı. [C2]

Huawei Amiral Gemisi Cihazları “5 Milyon” Bandına Ulaştı

Huawei, 2015’in ilk yarısında amiral gemisi akıllı telefonlarından Huawei Mate7 ile Çin, Batı Avrupa, Ortadoğu, Güneydoğu Asya ve Güney Pasifik başta olmak üzere, dünya çapında 100’den fazla ülke ve bölgede, 5 milyon adetlik sevkiyat [C3] gerçekleştirdi. Huawei ayrıca P7 ile 100’den fazla ülke ve bölgede 7 milyonluk toplam satış rakamına imza attı. Huawei’nin son amiral gemisi P8 ise pazara sunulduğu tarihten bu yana son iki ay içinde, aralarında; Çin, Fransa, İspanya ve İtalya’nın da yer aldığı 52 pazarda, toplam 1 milyon adetlik satış rakamına ulaştı.

Kurumsal Pazarda İstikrarlı Büyüme

Huawei’nin kurumsal pazardaki gelişimini değerlendiren Huawei CFO’su Meng Wanzhou şunları söyledi; “Huawei, 2015’in ilk yarısında, üç iş grubunda da stabil ve sağlıklı bir büyüme gerçekleştirdi. Kurumsal pazarda yenilikçi ürün ve çözümlerimizde son derece etkin bir rekabete imza atarken, müşteri bazındaki bilinirliğimizi ve buna bağlı büyümemizi sürdürüyoruz. Yılın ilk yarısını başarıyla kapatmamızda pay sahibi olan bulut bilişim, depolama, ağ çözümleri birimleri ile akıllı şehir, finans, eğitim segmenti ürün ve çözüm departmanlarımıza ve Çin dışında faaliyet gösteren servis sağlayıcı pazarındaki temsilciliklerimize teşekkürlerimizi sunarız. Huawei’nin, izlediği doğru strateji ile tüm iş gruplarında istikrarlı büyümesini sürdüreceğini öngörüyoruz.”

Markanın taşıyıcı iş grubu alanındaki faaliyetlerini de değerlendiren Meng Wanzhou, “Huawei geleceğe odaklı yatırımlarıyla, alanında lider olmanın avantajını en iyi şekilde kullanıyor. Yazılım tabanlı bulut bilişim gibi geleceğe odaklı ağ teknolojileri, SoftCOM stratejisi gibi operasyonel yenilikler, Huawei’nin yeni nesil yatırım alanları arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra 4G teknolojisi özelindeki güçlü yatırımlar, dünya veri trafiğinin artması ve dijital dönüşümle birlikte, bilgi teknolojilerinin gelişimi sürecinde önemli bir rol oynadı” dedi.

Tüketici Gözünde En İtibarlı Markalardan Biri Haline Geldi

Huawei 15 milyar dolarlık tahmini marka değeri ile 2015 BrandZ sıralamasında “En Değerli 16’ncı Teknoloji Markası” olarak yer aldı. Huawei geçen yıl da Interbrand’ın gerçekleştirdiği ‘Dünyanın En İyi 100 Markası’ sıralamasında yer alarak, bu listeye adını yazdırmayı başaran ilk Çinli şirket unvanına sahip olmuştu.

Haziran ayı rakamlarına göre küresel sosyal medya kanallarında 6,8 milyon takipçisi olan Huawei, bu sayıyı geçtiğimiz yıla göre %40 oranında artırdı. Dijital medyada, Huawei hakkında konuşulma oranı ise geçen yıla oranla %60 oranında arttı. Nisan 2014 – Mayıs 2015 dönemleri arasında, Huawei akıllı telefonlarının sosyal medyada anılma oranı, İspanya’da %118, İtalya’da ise %132 oranında arttı.

Nesnelerin İnterneti ve Giyilebilir Teknoloji Ürünlerinde de Huawei İmzası

Huawei Tüketici Ürünleri İş Grubu, yılın ikinci yarısında da –her şeyin bağlantılı olduğu bir dünya- trendi çerçevesinde telekomünikasyon odaklı yazılım ve donanım ürünlerini pazara sunmaya devam edecek. Huawei, GSMA Dünya Mobil Kongresi’nde sunduğu giyilebilir teknoloji segmentindeki ürünleri; “Huawei Watch W1, TalkBand N1 ve TalkBand B2” ile bu alandaki iddiasını ortaya koymuştu.

Huawei dünya çapında 16 AR-GE Merkezi’ne sahip. Bunların arasında Paris’teki Estetik Merkezi, Rusya’daki Matematik Araştırma Merkezi, Japonya’daki Tasarım ve Kalite Kontrol Araştırma Merkezi ve Hindistan’daki Yazılım Araştırma Merkezi de yer alıyor. 30 Haziran itibarıyla Huawei 18.000’i cihaz bazlı olmak üzere toplam 76.687 patentin sahibi oldu. Toplam 41.903 patent ise uluslararası düzeyde onay almayı başardı.

Huawei, bağlantılı araç teknolojilerinin geliştirilmesi kapsamında, 2015’in ilk yarısında Volkswagen, Mercedes-Benz ve Audi ile önemli küresel iş ortaklıklarına imza attı. Huawei’nin küresel iş ortakları ayrıca tedarikçilerinin, gelecekteki bağlantılı araç tasarımlarında Huawei 4G modüllerinin kullanılmasına da öncülük ediyor. Büyük veri, bulut bilişim, 4G ve 5G alanındaki yetkinliklerinin de avantajıyla Huawei, bağlantılı araç teknolojilerinde liderliği hedeflerken, giyilebilir teknoloji ürünleri, akıllı telefonlar ve otomobilleri bağlantılı hale getirerek, benzersiz bir güvenli sürüş konsepti geliştirmeyi hedefliyor.

Windows 10 bugün çıkıyor!

0

windows10jay.0Microsoft, Windows 10 işletim sistemini ücretsiz yükseltme ve Windows 10’a sahip yeni PC’ler ve tabletler ile kullanıcılarına ve kurumlara bugün duyurdu. Windows 10,  daha kişisel ve üretken bir deneyim sunan Cortana, Xbox uygulaması ve Microsoft Edge gibi yeniliklerin yanı sıra Başlat Menüsü, yeni Office Mobil uygulamaları ve daha birçok özelliği bir arada barındırıyor. Şimdiye kadar tasarlanan en güvenli Windows olan Windows 10’un yenilik ve güvenlik güncellemeleri de otomatik olarak sağlanıyor. Windows 10; PC, tablet, telefon, Raspberry Pi, Xbox One, HoloLens gibi 2.000’den fazla farklı cihazda ortak deneyimi sunacak. Windows 10’da yeni ve yenilikçi uygulama deneyimlerinin kapısını aralayacak olan yeni Windows Mağaza ve Windows Yazılım Geliştirme Kiti de bugün kullanıcılarla buluşacak.

Yıl boyunca sürecek olan farklı girişimlerle Windows 10, dünyada fark yaratan insanlara ve kurumlara dokunmaya devam edecek. Microsoft, #UpgradeYourWorld hashtag’iyle bireylerin dünyayı nasıl iyileştirebileceklerini anlatmaları ve küresel bir sivil toplum örgütüne oy vermeleri konusunda insanları cesaretlendiriyor. #UpgradeYourWorld and #Vote hashtag’lerinin Instagram, Facebook ya da twitter‘da kullanılması sonucunda seçilen kuruma bağışta bulunulacak. UpgradeYourWorld ile ilgili daha fazla bilgiyehttp://www.windows.com/upgradeyourworld adresinden ulaşılabilir. Microsoft, Türkiye’de de sivil toplum örgütleriyle planladığı ve insanların hayatını iyileştirmek amacıyla çalışmaları en kısa zamanda paylaşacak.

Microsoft’un Windows ve Cihazlar Grubu Başkan Yardımcısı Terry Myerson konuyla ilgili olarak “Bugün yeni bir Windows çağı başlıyor. Windows 10, beş milyondan fazla üye kullanıcının geri bildirimiyle şekillendi ve ücretsiz bir yükseltme ile kullanıcıların ve kurumların hizmetine sunuldu. Tanıdık, mobil ve güvenli bir deneyim yaşatacak olan Windows 10, Microsoft’un daha kişisel bilgisayar vizyonunu ortaya koyuyor. İş ortaklarımızla beraber, dünya çapındaki tüm bireylerin ve kurumların önemli işler başarması için onları güçlendirecek en iyi Windows’u sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Windows 10: Şimdiye kadar sunulan en iyi Windows

Gerekli tüm güncellemeleri hızlı ve kesintisiz olarak gerçekleştiren Başlat Menüsü ve Canlı kutucuklar ile Windows 10 hızlı ve tanıdık olduğumuz bir deneyim sunuyor. Yanı sıra Windows 10, Microsoft’un sunduğu en güvenilir Windows olma özelliğini taşıyor. Windows 10 casus ve istenmeyen yazılımlara karşı savunma sağlayan Windows Defender ve SmartScreen zenginleştirmeleriyle virüslere, kötü amaçlı yazılımlara ve e-dolandırıcılığa karşı koruma sağlarken; Windows Hello özelliği ile hızlı, güvenli ve şifre kullanılmadan biyometik yöntemlerle güvenli bir oturum açma sağlıyor. En son özellikler ve güvenlik güncellemeleri cihazın ömrü boyunca kullanıcılara ücretsiz güncellemelerle sunulacağından Windows 10’da güncel kalmak çok daha kolay olacak.

Ses, kalem ve mimik girişleri sayesinde PC ile doğal bir etkileşim kuran Windows 10, çok daha kişisel ve üretken bir deneyim sunuyor. Windows 10, Office ve Skype ile mükemmel bir uyumda çalışabiliyor, Snap (Tutturma) ve Görev Görüntüleyicisi uygulamaları arasında kolayca geçiş yapıp organize olunmasını sağlıyor.

  • Cortana adlı dijital asistanla doğru bilgiyi doğru zamanda bulmak kolaylaşıyor.
  • Yeni tarayıcı Microsoft Edge, kullanıcıların hızlı bir şekilde web’de arama, okuma, not alma ve paylaşma yapabilmesini sağlıyor.
  • Entegre olarak sunulan Xbox uygulaması, Xbox deneyimini Windows 10’a taşıyor; Xbox ve Windows 10 cihazları arasında arkadaşları, oyunları ve yetenekleri bir araya getiriyor.
  • Süreklilik modu Continuum, dokunmatik ve masaüstü cihazlar arasında uygulamaları ve deneyimleri en iyi şekilde optimize ediyor.
  • Fotoğraflar, Haritalar, Microsoft’un yeni müzik uygulaması Grove ve Filmler&TV’yi içeren Yüklü Uygulamalar eğlence ve üretkenlik imkanı sunuyor.
  • Microsoft Phone Companion uygulaması, iPhone, Android ya da Windows telefonların Windows yüklü cihazlar ile uyum içinde çalışmasını sağlıyor.
  • Windows 10 tabletler için tüm yeni Office Mobil Uygulamaları bugün Windows Mağaza’da sunuluyor. Office Mobil uygulamaları, tüm cihazlarda güçlü dokunmatik deneyimi yaşatıyor. Tüm özelliklere sahip OneNote, Windows 10’a yüklenmiş olarak geliyor ve dijital olarak not alma ihtiyaçlarını karşılıyor. Yakın gelecekte sunulacak olan Office’in masaüstü uygulamaları (Office 2016) uzman içerik üreticilerine en zengin özellikleri sunacak.

Windows 10, kurumları siber saldırılara karşı koruyor

Milyonlarca BT uzmanından gelen geri bildirimlerle şekillenen Windows 10, şimdiye kadar sunulan en çok test edilmiş Windows olarak kullanıcılarla ve kurumlarla buluştu. Bu kapsamda Windows 10, kurumlara özel güvenlik özellikleriyle donatıldı. Kurumsal kurulumlar için de hazır olan Windows 10, şirketlerin modern siber saldırılara karşı korunmasına yardımcı olacak, çalışanların memnun olacağı deneyimler sunacak ve şirketleri son teknolojilere karşı güncel tutarak kesintisiz yenilik sağlayacak. İşletmeler güncellemelerin sıklığını kontrol edebilecek ve şirket çalışanlarından oluşan her grup için en doğru özellikler ve işlevler seçilebilecek.

Windows 10 ile müşteriler şifre kullanmayı daha ileri güvenlik seçenekleriyle değiştirebilir, kurumsal verilerini koruyabilir ve yalnızca güvenilen yazılımların kullanılması sağlanabilir. Yeni yönetim ve kurulum araçları, cihaz yönetiminde kolaylıklar sağlar, maliyetleri düşürür ve Azure bulut teknolojisinin kurumsal gücü sayesinde işletmeler güçlenir.

En iyi Uygulamalar Windows 10’da

Yeni Windows Mağaza, bugün açıldı ve Windows 10 için yeni uygulamaları kabul etmeye başladı. Tüm Windows 10 cihazlarında çalışan Windows Mağaza, popüler ücretsiz ve ücretli uygulamalar, oyunlar, filmler, TV şovları ve son çıkan şarkılar için tek noktadan hizmet sunuyor. Yeni Windows Mağaza, kullanıcıların Cortana’yı kullanarak, uygulamaları sesleriyle(4) kontrol edebileceği, uygulamalar için gerçek zamanlı bildirimler alabilecekleri tek mağaza. Windows Mağaza’daki tüm içerikler, cihazları korumak için Microsoft tarafından sertifikalanıyor. Netflix gibi Windows 8.1 uygulamalarına ek olarak, Windows Mağaza, gibi birçok yeni ve güncel Universal Windows uygulamasına sahip.

Windows 7 ya da Windows 8.1 yüklü PC ya da tablet kullanan müşterilerin cihazlarını Windows 10’a yükseltmesi çok kolay olacak. Windows 10 güncellemesi için rezervasyon yaptıran ve güncelleme yüklemeleri hazır olan müşteriler bugünden itibaren bilgilendirilecek. Kurumsal müşteriler için Windows 10 kurulumu 1 Ağustos’ta başlayacak ve toplu lisanslamaya sahip olan organizasyonlar Windows 10 Enterprise ve Windows 10 Education sürümüne yükseltme yapabilecek.

Microsoft’un şimdiye kadar yapılan en büyük “tech bench” programı sayesinde perakendeci iş ortakları da kullanıcılara Windows 10’a yükseltme yapmaları konusunda yardımcı olacak. Dünya çapında 10.000’den fazla mağazada 100.000’den fazla perakendeci bu konuda eğitildi. Ücretsiz güncelleme programları bugün başlıyor ve Windows 10 yazılımı dünya çapındaki perakende mağazalarında yaygın bir şekilde Ağustos ortası ve Eylül ayı arasında yer alacak. Windows 10 işletim sistemine sahip cihazlar bazı mağazalarda bugün satılmaya başlanacak ve birçok cihaz önümüzdeki haftalarda ya da aylarda raflardaki yerini alacak.

Son olarak Microsoft Türkiye Windows ve Cihazlar Grup Yöneticisi Kadir Şener “Bugün Windows 10’u kullanıcılarımızla buluşturduğumuz için çok mutluyuz. Son kullanıcılarımızın ve kurumların ihtiyaç duyduğu ve istediği özellikleri Windows 10 ile beraber onlara sunuyoruz. Kullanıcılarımızın cihazlarını Windows 10’a yükseltmelerini ve yepyeni çözümlerimizle tanışmalarını sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Artık LinkedIn’den daha az e-posta alacaksınız

0

linkedinEğer LinkedIn’i aktif kullanıyor ve yalnızca profilinizle ilgili değişiklikler sırasında değil, gruplar ile de bu platformda varsanız sizi sevindirecek bir haberimiz var. Üyeleriyle iletişimde küçük değişikliklere giden LinkedIn, artık üyelerine daha az e-posta göndereceğini açıkladı.

LinkedIn’in resmi blogunda Aatif Awan ismiyle yayınlanan yazıyla da duyurulan bu değişiklik, özellikle çok fazla gruba üye olanların işine yarayacağa benziyor. Çünkü bundan böyle üye olduğunuz her gruptaki güncellemeler için ayrı ayrı mesaj almayacak, tüm gruplar için tek bir e-posta alacaksınız.

Bir diğer değişiklik ise aldığınız bağlantı davetleriyle ilgili. Bugün LinkedIn üzerindeki pek çok yönetici, gerek kendilerinin gerekse şirketlerinin popülerliği nedeniyle ilgili ilgisiz çok sayıda kişiden bağlantı daveti alıyordu. LinkedIn ise her bir daveti ayrı e-postalar ile iletiyordu. Yeni değişiklikle dileyen üyeler tüm bağlantı davetlerini haftada bir adet e-posta ile alabilecek.

Gelen bildirim sayısında değişiklik yapmak isteyenler içinse LinkedIn’deki ayarlar menüsü devreye giriyor. Burada Haberleşme sekmesinden ulaşılabilen e-posta sıklığı belirleme bölümünde, üye olunan her bir grup için hiç e-posta almama, günlük alma ya da haftalık özet alma seçenekleri mevcut.

LinkedIn’deki yeni değişikliğin e-posta trafiği yüksek üyeler için bir avantaj sağlayacağını söylemek mümkün.

Microsoft “Visual Studio 2015”in son sürümü duyuruldu

0

lead-2015-04-27Microsoft, Visual Studio 2015’i ve .NET 4.6’yı yayınladı. Geçen bir yıl boyunca Visual Studio 2015‘in ön versiyonlarını yazılım geliştiricilere sunan Microsoft, resmi olarak Visual Studio 2015’i ve .NET 4.6’yı tüm dünyada aynı anda kullanıcılarına sundu. Yeni sürüm, yazılım geliştiriciler için birçok yenilik, kolaylık ve performans iyileştirmeleri bir arada sunuyor. Bu sürüm geliştiricilere daha iyi işler çıkarabilecekleri yeni özellikler içermekle beraber, verimliliğe ve Microsoft’un “Önce Mobil Önce Bulut” stratejisine hizmet ederek Windows’tan Linux’a, iOS’ten Android’e kadar farklı platformlarda hizmet vermeye devam ediyor.

Cross Platform uygulama geliştirme imkanı

Visual Studio 2015, Android, iOS ve Windows işletim sistemleriyle uyumlu olarak çalışabilen uygulamalar için yazılım geliştiricilere yeni olanaklar sunuyor. Visual Studio 2015 ile geliştiriciler Apache, Cordova ve Visual C++’a ile farklı platformlara uygulama geliştirilebilecek. Yazılım geliştiriciler aynı zamanda Visual Studio 2015’i yüklerken Xamarin ücretsiz sürümüne ulaşabilecek ve Android, iOS, Windows uygulamalarını C# ile birlikte çalışan Xamarin ile geliştirilebilecek.

Cross Platform sunuculara uygulama geliştirme imkanı

Visual Studio 2015, Linux veya Windows sunucularına doğrudan uygulanabilir olmanın yanı sıra farklı dillerde sunucu uygulamaları geliştirme fırsatı da sunuyor. Ayrıca Visual Studio 2015’le birlikte Python, Node.js veya Microsoft’un CoreCLR üzerinde çalışanASP.NET 5 istediğiniz Windows, Linux ve Mac OS X işletim sistemlerine adapte edilebilecek.

DevOps destekli

Visual Studio Online ve yeni gelen Team Foundation Server 2015, DevOps’u destekleyecek. Bu sayede programları yönetmek, geliştirmek, test etmek, piyasaya sürmek veyazılan uygulamaların kullanım durumunu takip etmek çok daha kolay olacak.

Universal Windows Platformu

Universal Windows Platformu kapsamında telefonlardan, tablet, PC, Xbox, nesnelerin interneti ve HoloLens’e kadar her çeşit Windows 10 cihazında, gelecek nesil Windows uygulamaları ve oyunları geliştirmek mümkün olacak. Visual Studio’nun Windows 10 sürümü için 2015 desteği 29 Temmuz’da Windows 10’un kullanıma sunulmasıyla başlayacak.

Visual Studio 2015 hakkında daha fazla teknik bilgi almak isteyenler aşağıdaki linki ziyaret edebilir: http://blogs.msdn.com/b/visualstudio/archive/2015/07/20/visual-studio-2015-and-visual-studio-2013-update-5-released.aspx

Şeylerin İnterneti (Internet of Things-IoT) hayatınızı kolaylaştırmaya geldi

0

iot

Nesnelerin/Şeylerin İnterneti kavramı, artık çok sık duyacağımız bir ifade. İnternete bağlı çalışan bu küçük cihazlar veya ev eşyaları hatta üzerimizdeki giysiler, giderek daha çok yaygınlaşıyor ancak çoğu kimse heniz bu kavramın anlamını bile bilmiyor.

Aruba Networks Kıdemli Pazarlama Müdürü Manish Bhardwaj ise Şeylerin İnterneti’ni şu ifadelerle anlatıyor:

Her zaman anahtarlarınızı ve cüzdanınızı bulmaya çalışıyorsanız, Şeylerin İnterneti (Internet of Things-IoT) hayatınızı kolaylaştırmaya geldi. En sevdiğiniz eşyalarınıza küçük kablosuz etiketler takın ve mobil uygulama ile izleyin. Evden çıkıp arabaya ilerlediğinizde ön kapının kilidini açın. Garaj kapısını kapatmayı unuttunuz diye endişe mi ediyorsunuz?

Telefonunuzu kontrol edin veya akıllı saatinize dokunun. Evinizin sıcaklık ayarını ofisinizden kontrol edebilirsiniz, koltuktan kalkmadan ışıkları açabilirsiniz ve tatildeyken evinizin güvenlik sisteminden video izleyebilirsiniz. Akıllı

otomobiller, dijital sağlık monitörleri, dijital imza, sayaçlar ve çok daha fazla cihaz hayatlarımızı kolaylaştırıyor ve iyileştiriyor. Bu kablosuz cihazların ve sensörlerin bizim için yapabileceklerinin daha başlangıcı.

IoT çalışma ortamını da iyileştirebilir. Ofiste ışıkların ve sıcaklığın otomatik ayarlanmasının da daha ötesinde. IoT bizi yakından tanıyan ve bizim için yolumuzu bulmamıza yardımcı olmaktan hangi toplantıya geç kaldığımızı bilmesine ve diğer toplantı üyelerine bildirim göndermesine kadar sezgisel olarak harekete geçen dijital asistanların yaratılmasıdır.

İşletmeler genel tedarik zincirleri içerisinde gerçek zamanlı olarak envanter takibi yapabilir. Sensörler ve diğer cihazlarla toplanan veriler analiz edilerek, tüketici deneyimini iyileştirilebilir ve yeni gelir fırsatları belirlenebilir.

Tehditleri ortaya çıkmadan durdurun Hacker’ların da IoT ile yapabilecekleri konusunda güzel fikirleri var. Küçük bir zararla başlayabilir ancak korsanlık ihlallerinden fiziksel zarar ve bilişim suçlarına kadar gerçekten ağır bir zarar dönüşebilir. HP Security Research tarafından yapılan bir araştırmaya göre, en çok kullanılan tüketici IoT cihazlarının yüzde 70’i ciddi zafiyetler içeriyor. HP, cihaz başına ortalama 25 zafiyet tespit etti.

Sektör IoT güvenliği ile yeni ilgilenmeye başladı. Sektör olarak ev sahiplerinin her Salı ev güvenlik sistemlerini yamalamalarını bekleyemeyiz. İşyerlerimizdeki kablosuz sensörlerin ve cihazların kendi kendilerini korumalarını da bekleyemeyiz. Dizüstü bilgisayarlarımız güçlü çiplere, zengin işletim sistemlerine ve ilave güvenlik tedbirlerine sahip olsa da saldırılara karşı kendilerini çok zor koruyabiliyor.

Aruba’da, bizim bildiğimiz türden işyerini dönüştürecek çeşitli IoT cihazları ile bağlantı kurulması ve bu cihazların korunmasında ağın önemli bir rol oynayacağını düşünüyoruz. İleri ağ politika yönetim araçları, IoT cihazlarını sorgulayacak, kabiliyetlerini değerlendirecek ve bağlantı kurmasına izin verilip verilmeyeceğine karar verecek.

Bundan sonra da ağ dinamik olarak IoT bağlantısı sağlarken tamlık açısından trafiğini sürekli olarak analiz edecek.

Çoğu müşterimizin politika uygulama güvenlik duvarında ve kablosuz LAN’ların bir parçası olan ağ politikası yönetim sisteminde bu güvenlik modelinin temeline sahip olması ise iyi haber. Biz de korumanın yeni gelen kablosuz sensör ve cihaz patlamasını da kapsayacak şekilde genişletilmesi amacıyla bu alanda inovasyonlar yapmaya devam ediyoruz.

RFID Teknolojisi Sertrans’la Lojistik Sektöründe

0

Nilgun+KelesBu uygulama ile RFID okuyucular ve RFID etiketler sayesinde ürün giriş çıkışları barkod okutmaya gerek kalmadan radyofrekanslar sayesinde veriye dönüşüyor ve böylece güvenlik özellikleriyle de tam denetim sunuyor.

Barkod’un yerini alıp almayacağı tartışılan ve 70’lerden bu yana var olan tekstil, sağlık, ilaç sektörü gibi pek çok alanda hizmet veren RFID teknolojisi, lojistik sektöründe de büyük hız ve kolaylıklar sağlıyor. İş ortaklarına son yıllarda hızla yaygınlaşan RFID teknolojisiyle hizmet veren Sertrans Logistics’in CEO’su Nilgün Keleş ‘‘Sunduğumuz RFID uygulaması ile müşterilerimize, zamandan büyük oranda tasarruf, uygulanan nesne üzerinde daha fazla kontrol, stok idaresini kolaylaştırma, sevkiyatın güvenilirliğini arttırma ve müşteri memnuniyeti sağlıyoruz” dedi.

Ürünleri tek tek okutmaya son

Canlıları ya da nesneleri radyo dalgaları ile tanımlamak için kullanılan teknolojilere verilen genel isim olan RFID’nin farklı tanımlama yöntemleri bulunuyor. En yaygın yöntemler arasında radyo frekansla haberleşen ve içinde bilgi depolayabilen chip teknolojisiyle bir okuyucu ve bir etiketten meydana gelen otomatik tanıma yer alıyor. Okuyucunun yaydığı elektromanyetik dalgalarla/ radyofrekansları sayesinde harekete geçen çip sayesinde yapılan veri transferiyle ürünler kolaylıklı sayılıp takip edilebiliyor. Hem depoda hem de mağaza içinde stok yönetimini kolaylaştıran RFID teknolojisiyle ürünleri barkod uygulamasında olduğu gibi tek tek okuyucuya okutmaktan kurtularak hız kazanıyor.

Web sitelerine Avrupa Birliği Kullanıcı Sözleşmesi zorunluluğu

0

licences-europe-culture-internet-michel-barnierGoogle, Avrupa Birliği ülkelerinden ziyaretçi alan web siteleri için yeni kural getirdi.

Avrupa Birliği ile başı  belada olan Google, AB’nin üzerindeki baskısı nedeniyle artık Google ürünlerini kullanan web sitelerinin Avrupa Birliği’nden gelen kullanıcılara AB Kullanıcı Sözleşmesi’ni imzalatmasını şart koştu.

Buna göre, bir web sitesi, Google AdSense, DoubleClick for Publishers veya DoubleClick Ad Exchange gibi Google ürünlerini kullanıyorsa, AB’den gelen ziyaretçilerin karşısına, Avrupa Birliği Kullanıcı Sözleşmesini çıkartıp imzalatmak zorunda.

Google’ın yeni kararı, AB’nin cookiler hakkındaki yeni düzenlemesi nedeniyle zorunluluk haline gelmişti. Google şimdi web sitelerinin 30 Eylül 2015’e kadar yeni uygulamayı sitelerine yerleştirmelerini istiyor. Aksi halde AB ülkelerinden gelen kullanıcılar Google’ın ürünleri tarafından izlenemeyecek ve elbette reklam gelirlerinin oluşumunda hesaba dahil  edilemeyecekler.

Google, konuyla ilgili yardım almak isteyenler için cookiechoices.org web sitesini de yayına koydu.

 

MasterCard’ın dijital ödeme çözümü MasterPass Türkiye’de

0

MasterCard’ın dijital ödeme çözümü MasterPass, Türkiye’de kullanıma sunuldu. MasterCard yeni çözümü ile yüz yüze mağaza içi ödemelerde, elektronik ve mobil ticarette tek tık ile kart kullanıcılarının hayatını kolaylaştırıyor.

Tüm dünyada 20 ülkede geçerli olan MasterPass, global olarak çeyrek milyonu aşkın ödeme noktasında kullanıcılara güvenli ve kolay bir dijital ödeme platformu sunuyor. MasterPass’e kart bilgilerini ekleyen kullanıcılar dünyanın her yerinde MasterPass logosu gördükleri ödeme noktalarında tekrar tekrar kart bilgisi girmeden alışverişlerini tamamlayabiliyor.

MasterPass, Türkiye lansmanında ilk olarak BiTaksi, Caffe NeroTürkiye ve Getir ile iş birliği yaptı. BiTaksi ile taksi yolculuklarında, Getir Uygulaması ile hızlı siparişlerde ve Caffè Nero mağazalarındaki alışverişlerinde artık tüketiciler, MasterPass’i kullanarak tek dokunuşla ödemelerini gerçekleştirebiliyor.

MasterCard Hızlı Gelişen Avrupa Ülkeleri Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Kurşun, şunları söyledi:

“Dijital bir evrim geçiriyoruz ve alışveriş biçimleri dâhil hayatımız gözle görülür şekilde değişiyor. Tüm alışveriş deneyimi dijitalleşirken, bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlar birer ödeme aracına dönüşüyor. MasterCard olarak, dünyanın her noktasında ve her cihazda ödeme yapmanın en güvenli ve hızlı yollarını geliştirmek üzere inovasyon faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. MasterCard’ın online ödeme çözümü MasterPass ile internete bağlı tüm cihazlarla ve mağaza içi alışverişlerde cüzdan taşımaksızın her seferinde kolay bir alışveriş için hızlı ve güvenli platform sunuyoruz. Araştırmalara göre 2018’de mobil cihazlar üzerinden yapılan ödemeler, toplam perakende alışverişlerinin %30’unu oluşturacak. Nakitsiz bir dünya vizyonuyla bu geleceğe yatırımlarımızı sürdürüyoruz.”

Google Bilim Fuarı 2015’te Türkiye’den 5 finalist

0

Google-Science-Fair-2015Dünyanın dört bir yanındaki parlak beyinleri dünyayı değiştirecek fikirlerini paylaşmaya davet eden Google Bilim Fuarı 2015’te aylar süren titiz değerlendirmelerin ardından bu yılın 90 bölgesel finalisti belli oldu.

Bu yılın bölgesel finalist olarak seçilen projeleri arasında Türkiye’den de beş finalist proje yer alıyor.

Bölgesel finale kalan 90 genç bilim insanı 21 Eylül’de Mountain View Kaliforniya’da düzenlenecek ödül törenine katılacak 20 Global Finalist arasında yer almak için yarışacak.

Konuyla ilgili olarak Google Türkiye resmi blogunda aşağıdaki açıklamaya yer verildi:

 

***

Bundan beş ay önce dünya genelinde yaşları 13-18 arasında değişen öğrencilerden bir şey denemelerini istedik. Tutkularını yansıtacak, belki başarısız olacak ama belki de dünyayı değiştirebilecek bir fikri hayata geçirmelerini ve bunu Google Bilim Fuarıkapsamında paylaşmalarını istedik.

Bu süreçte dünya genelinde var olan sorunlara çözüm bulma çabasıyla; kalp hastalıklarının erken teşhisinden otomatik toprak nemlendirme sistemine kadar uzanan binlerce proje ile dünyanın her yerinden başvurular aldık.

Aylar süren titiz değerlendirmelerin ardından bu yılın 90 bölgesel finalisti belli oldu. Finale kalan bu projeler bilimsel ruh, yaratıcılık ve küresel yaklaşımlarıyla diğerleri arasından sıyrılmayı başardı. Bu yılın bölgesel finalist olarak seçilen projeleri arasında Türkiye’den de beş finalist proje yer alıyor:

Bölgesel finale kalan 90 genç bilim insanı 21 Eylül’de Mountain View Kaliforniya’da düzenlenecek ödül törenine katılacak 20 Global Finalist arasında yer almak için yarışacak.

Ödüller arasında Scientific American ve Google’dan 100 bin dolarlık burs ve sınıf yardımı, Galapagos Adaları’na National Geographic Gezisi, Danimarka’daki merkezinde LEGO tasarımcılarını ziyaret etme fırsatı ve Virgin Galactic’in Mojave Havacılık ve Uzay merkezindeki yeni uzay gemisi turu yer alıyor. Bu yıl ayrıca İlham veren Eğitimci Ödülü’nün yanı sıra çevre veya sağlık sorunlarına yönelik bir proje için Toplumsal Etki Ödülü de verilecek.

Ayrıntılı bilgi için: www.googlesciencefair.com/tr

Sandisk 2 milyar microSD üretti

0

SD_infographic_poster_v05US

SanDisk’in 2004 yılında icat ettiği microSD formatı ilk zamanlar TransFlash ismi ile biliniyordu. 2005 yılında SanDisk’in SD Kart Birliğine dahil ettiği teknoloji bu birlik tarafından microSD olarak yeniden adlandırıldı. Birlik, 13 Temmuz 2005 yılında ayrıca microSD için nihai özellikleri de belirledi. Bu format, SanDisk tarihindeki en popüler çıkarılabilir bellek kartına dönüştü. SanDisk’in toplamda sevkiyatını yaptığı 2 milyar microSD kart tahminen 11.103 milyar megabayt (MB) veri depolayabiliyor. Bu da yeryüzüne gelmiş erkek, kadın, çocuk için kişi başına 100MB’tan fazla veri anlamına geliyor.

Çıkarılabilir bellek kartlarının boyutunu yüzde 75 oranında küçülten microSD kart, geniş çeşitliliğe sahip tüketici pazarında büyük bir rol oynadı. Örneğin dijital görüntüde en hızlı büyüyen segment olan “bakış açılı” ya da aksiyon odaklı kameraların microSD formatı etrafında şekillendi.

microSD format ayrıca üreticilere ve tüketicilere büyük esneklik ve özgürlük getirerek akıllı telefon pazarının büyümesine yardımcı oldu. Strategy Analytics’in verilerine göre bugün pazarda bulunan akıllı telefon modellerinin yaklaşık yüzde 75’inde microSD girişi bulunuyor. Google, en hızlı büyüyen ve en büyük iki ürün segmentinde microSD girişine yer verdi – 200 dolar altı telefonların işletim sistemi Android One ve gelişen pazarlar için tasarlanan telefonlarında. Google’ın bir sonraki mobil işletim sistemi Android M ile Windows Mobile da kullanıcıların uygulamalarını doğrudan microSD kartlar üzerinden çalıştırmalarına ve/veya cihazlarının ana bellek kapasitelerini artırmalarına izin veriyor.

SanDisk Kurumsal Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Perakendeden Sorumlu Genel Müdür Shuki Nir konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Depolamaya olan ihtiyacın artmaya devam etmesi hiçbir zaman durmayacak. Yakın zamanda, çoklu diyafram açıklığı olan lenslere sahip akıllı telefonlar, UltraHD video çekimi yapabilen telefonlar ve sanal gerçeklik ortamlarını oluşturacak ve görüntüleyecek uygulamalar göreceğiz. microSD bellek kartları ayrıca deneylerin önündeki bariyerleri de azaltarak nesnelerin internetinin büyümesine katkıda bulunacak. 2 milyar sadece başlangıç. microSD formatın mümkün kılacağı gelecekteki teknolojilere de katkıda bulunmayı dört gözle bekliyoruz.”

 

SanDisk microSD teknolojisinin 10 yılı:

  • İlk microSD kartların kapasitesi 32MB idi. SanDisk’in son microSD kartı microSDXC ise şu an 200GB’ye kadar kapasite imkânı sunuyor. Bu da 10 yıl içerisinde kapasitede 6.250x kat artış anlamına geliyor.
  • CompactFlash kartların sevkiyatının bir milyonu bulması üç yıl sürmüştü. Buna karşın microSD kartlar, satışa çıktığı dönemin ilk çeyreğinde bir milyon sevkiyatta ulaştı.
  • Özelliklerin resmi olarak belirlenmesi sonrasında saniyede ortalama 6,34 microSD kart sevkiyatı yapıldı.
  • 2 milyar SanDisk kartın uçtan uca birleştirilmesi 29.694 km’lik bir şerit oluşturur ki bu da dünyanın dörtte üçünü çevreler.
  • 2014 yılında SanDisk, 128GB** SanDisk Ultra microSDXC UHS-I bellek kartını duyurdu. Bu, yeni teknoloji 16 hafıza zarını dikey olarak birleştirme imkanı vererek formatta yeni bir viraj oldu. Böylece cihazın ayakizi değiştirilmeden kapasitenin artırılması mümkün hale geldi. microSDXC kart içerisinde bulunan bir hafıza zarı bir saç telinden daha ince.
  • 2015 yılında SanDisk, 200GB* SanDisk Ultra microSDXC UHS-I card, Premium Edition kartını duyurdu. Böylece bir yıl içerisinde kapasite yüzde 56 artmış oldu.
  • SanDisk flash bellek kartları 13 yıldır üst üste dünya genelinde en yüksek pazar payına sahip kartlardır.2

Dell SonicWALL TZ Serisi Güvenlik Duvarları

0

sonicwall-tz600Dell yeni SonicWALL TZ Serisi güvenlik duvarlarını piyasaya sürdüğünü duyurdu. Daha yüksek İnternet hızını, şifreli SSL trafiğini ve entegre kablosuz denetleyiciyi desteklemek üzere ağ performansı büyük ölçüde artırılan yeni çözümler, küçük ölçekli işletmeler ve büyük, ancak birden fazla lokasyonda faaliyet gösteren organizasyonlara cazip gelecek bir fiyatla kurumsal sınıfta güvenlik sunuyor.

Günümüzde müşteriler yoğun ağ trafiğiyle başa çıkmaya çalışıyor ve sürekli artan geniş bant hızlarını karşılayacak, sınırlı bütçelerine uygun güvenlik çözümlerine ihtiyaç duyuyorlar. Yeni SonicWALL TZ Serisi, 1.1Gbps’ye varan yetkisiz erişim önleme hızlarıyla piyasadaki en yüksek performanslı, masaüstü kasada Bütünleşik Tehdit Yönetimi (UTM) güvenlik duvarını sunmak için son teknolojiye sahip, çok çekirdekli güvenlik işlemcileriyle geliştirildi.

Dell Güvenlik Yıllık Tehdit Raporu, 2014 yılı sonu itibariyle internet bağlantılarının yüzde 60’ının SSL kullanılarak şifrelendiğini gösteriyor. Endişe verici olan ise, meşru SSL trafiğinin artışıyla birlikte sanal suçluların da saldırılarını SSL trafiğinde eski ağ güvenliği ürünlerinden saklamaya başlamış olmaları. Yeni SonicWALL TZ Serisi, bu trendle başa çıkabilmek için SSL bağlantılarını en son tehditlere karşı denetlemek için sahip olduğu gerekli kabiliyet ve işlemleme gücüyle Dell müşterilerine daha yüksek düzeyde güvenlik sunuyor.

Hızla yaygınlaşan kablosuz cihazlara yönelik olarak, yeni TZ Serisindeki sıkı entegre edilmiş ve güvenli kablosuz denetleyici, yüksek hızlı 802.11ac kablosuz standardı destekliyor. Yakın tarihte piyasaya sürülen 802.11ac-uyumlu Dell SonicPoints ile birleştirilen yeni TZ Serisi, gerek küçük ölçekli işletmeler gerekse de farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren büyük kuruluşlar için ideal kablosuz güvenlik çözümünü sunuyor.

TZ Serisi, küçük ve orta ölçekli kuruluşlar için birinci sınıf ve kurumsal düzeyde güvenlik özellikleri sunarken, daha büyük kuruluşlar için serinin dağıtık kurumsal özellikli seti bulunuyor. Yeni TZ, binlerce dağıtık TZ güvenlik duvarını yönetmek için Dell SonicWALL Global Yönetim Sistemi (GMS)’den yararlanıyor. Bu sayede uygulama kontrolü, uygulama görselleştirmesi, kapsamlı raporlama ve birinci sınıf IPS dahil, Next-Generation Firewall (NGFW) özellik setinin kolay yönetilmesi sağlanıyor.

Daha fazla güvenlik daha iyi işletme anlamına geliyor
Kompakt masaüstü kasada 1GbE ağ arayüzü sunan Dell SonicWALL TZ Serisi, dizüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler için kötü amaçlı yazılımlara karşı yüksek etkili koruma, yetkisiz erişim önleme, içerik ve URL filtrelemesi, uygulama kontrolü ve güvenli mobil erişimi sağlıyor. SonicWALL Mobile Connect birleşik istemci ile yeni TZ’ler Google Android, Mac OS X, Kindle Fire ve dizüstü bilgisayar kullanıcıları için güvenli mobil erişim olanağı sunuyor.

Patentli yeniden kurma gerektirmeyen derin paket inceleme motoru sayesinde SonicWALL TZ Serisi, tüm portlar ve protokollerde her paketin her bitini neredeyse sıfır gecikme ile tarıyor. Bu teknoloji, engelleri ortadan kaldırarak kuruluşların güvenliği bir engelleyici olarak değil, bir olanak sağlayıcı olarak kullanmasına imkân tanıyor. TZ Serisi’ndeki grafik kullanıcı arayüzü, kolay anlaşılır olmasının yanı sıra hızlı uygulanabilirlik ve kolay bakım sağlayarak kullanım kolaylığı ile güç arasında seçim yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Böylelikle ürüne sahip olmanın toplam maliyeti azalıyor.

Instagram’ın gelirleri Google ve Twitter’ı geçecek

0

instagram-ad-image (1)Mark Zuckerberg, Facebook’un Instagram’a 1 milyar dolara ödenmesi öncesinde gelir projeksiyonlarında nelere yer verdi bilemeyiz. Ancak son yapılan araştırmalar Zuckerberg’in yüzünü bir hayli güldüreceğe benziyor.

eMarketer tarafından yapılan bir araştırmaya göre, çok değil sadece iki yıl sonra Instagram’ın mobil reklam gelirlerinin 3 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. 2015 için 595 milyon dolar olarak açıklanan bu değerin önümüzdeki yıl 1,5 milyar dolara, 2017’de ise 2,81 milyar dolara çıkması öngörülüyor.

Bu hızlı artış, Facebook’un toplam gelirlerinde Instagram’ın payını da yükseltiyor. Facebook’un toplam reklam gelirlerinde halen yüzde 3,7’lik paya sahip olan Instagram’ın 2016’da yüzde 7,1’e ulaşması, 2017’de ise yüzde 10 barajını aşması bekleniyor. Bu da Facebook’un 2017 reklam gelirlerinin kabaca 28 milyar dolar civarında olması demek.

Aynı araştırmada dikkat çeken bir başka nokta ise Facebook’un mobil reklam gelirlerinde ABD’nin etkisi. Araştırma, 2017 için Facebook’un dünya genelindeki mobil reklam gelirlerinin toplam gelirler içinde yüzde 14’lük paya ulaşacağını öngörüyor. ABD’deki mobil reklam gelirleri pastanın yüzde 28’ini temsil ederken, ABD dışındaki mobil reklam gelirlerine ait payın yalnızca yüzde 3,7 olduğu göze çarpıyor.

Google ve Twitter, Instagram’ın hızına yetişemiyor

ABD özelindeki mobil reklam gelirlerine bakıldığında Google’ın 2015 için 1,47 milyar dolarla ilk sırada olduğu görülüyor. Twitter ise bu kanalda 1,15 milyar dolar ile ikinci sırada. Ancak 2017’ye geldiğinde sıralama değişiyor. Instagram’ın yine ABD özelinde 2,39 milyar dolarlık mobil reklam geliri elde etmesi beklenirken, bu eğer Google için 2,38 milyar dolar, Twitter içinse 2,29 milyar dolar olarak öngörülüyor. Bu üçlünün 2017’de ulaşacağı yaklaşık 7 milyar dolar ise ABD’nin mobil reklamlarda liderliğini sürdüreceğini gösteriyor.

2017’deki durum ne olursa olsun bundan en kârlı çıkacak isimlerden biri kuşkusuz Mark Zuckerberg. 2012’de Instagram için 1 milyar dolar ödemeyi göze alan Zuckerberg ve Facebook, bu tutarı sadece 2016’daki gelirlerle bile geri kazanmış durumda.

330 BT uzmanı arayan şirket

0

businessman2Şirketler, müşterilerine daha iyi ürün ve hizmet sunma noktasında teknolojiden her geçen gün daha fazla fayda sağlıyor. Bu talep ise kariyer sitelerindeki BT uzmanları ilanlarında artış anlamına geliyor.

Silicon Republic’in haberine göre bu arayış, Avrupa’nın teknolojiye en yakın ülkelerinden İrlanda’da adeta patlama yapmış durumda. IrishJobs.ie adresinden derlenen bilgilere göre BT odaklı iş ilanlarında ciddi bir artış söz konusu. Bu verilere göre sadece geçen hafta 445 yeni BT uzmanı ilanı çıktı.

İlanların hangi şirketler tarafından verildiği noktasındaysa Pramerica ismi öne çıkıyor. İrlanda’daki yeni çevre dostu kampusu için 330 BT uzmanı arayan şirketin uzmanlık alanı ise finans sektörü. ABD merkezli Prudential Financial Inc.’in alt şirketi olan ve 2000 yılında kurulan Pramerica’nın dünya genelindeki toplam çalışan sayısı ise kendi sitesinde 1100 olarak veriliyor.

IrishJobs verilerine göre BT uzmanı arayışlarında sektör dağılımı bankacılık, finans ve telekom öne çıkıyor. Yine aynı kaynağa göre güncel BT uzmanı arayan şirketler arasında Dublin merkezli Abtran 100 ilanla dikkat çekiyor. İrlanda’daki sektör bağımsız iş ilanlarında ise 2014’e göre yüzde 17’lik artış olduğu görülüyor.

NetApp yönetim değişikliğine gitti

0

Alexander_Wallner,_Area_Vice_President_CEMA,_NetAppNetApp’ın Mayıs 2015’te başlayan yeni mali yılında Orta Avrupa ve Rusya Bölgelerin Sorumlu Başkan Yardımcısı Alex Wallner, bu görevine ek olarak NetApp’ın Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Afrika’daki ticari operasyonlarından da sorumlu olacak. Bu bölgeler daha önce NetApp’ın EMEA Bölgesi Partner Ekosisteminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Thomas Ehrlich tarafından yönetiliyordu.

NetApp Kıdemli Başkan Yardımcısı ve EMEA Bölgesi Genel Müdürü Manfred Reitner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Stratejimizin temellerinden birisi, hizmetlerimizi genişletmek ve global çapta lider şirketlere başarımızı taşımak. Thomas Ehrlich, EMEA Bölgesi Global Hesaplardan ve Partner Ekosisteminden Sorumlu Başkan Yardımcısı görevine ek olarak EMEA bölgesi içerisinde yer alan global müşteri hesaplarını da yönetecek. Bu nedenle kendisinin bölgesel sorumlulukları Orta Avrupa, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nu başarılı bir şekilde yöneten Alex Wallner’e devredildi.”

Wallner’ın atacağı ilk adımlarından birisi, yerel pazar gerekliliklerine daha fazla yakınlaşmak için bölgedeki ortaklık ve müşteri deneyimini daha da geliştirmek olacak. NetApp ayrıca Afrika ve Ortadoğu’daki ticari faaliyetini iki bölgeden üç bölgeye ayıracak şekilde yapılandıracak:

• Doğu & Batı Afrika, Angola, Güney Afrika ve Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC)
• Ortadoğu
• Kuzey Afrika (MENA).

Bu üç bölgeden aşağıdaki satış liderleri sorumlu olacak:
• Doğu & Batı Afrika’da Joël Ryser
• MENA Bölgesi’nden Fadi Kanafani sorumlu olmaya devam edecek
• Güney Afrika, SADC ve Angola’dan sorumlu olacak satış lideri yakın bir zaman içerisinde atanacak.

Bu kişilerin sorumlulukları içerisinde satış ve kanal stratejilerini geliştirmek ve uygulamak, bölgelerindeki NetApp müşteri tabanını genişletmek, partnerlik ve ortaklık ekosistemini güçlendirmek de yer alıyor. Her üç satış lideri de Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Afrika bölgelerini yönetmeye devam eden ve Wallner’in takımı içerisinde Rusya ve CIS bölgelerinde ek sorumluluklar da alan Kıdemli Direktör Konstantin Ebert’e karşı sorumlu olacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan Konstantin Ebert, “Afrika ve Ortadoğu NetApp için odak bölgeler olmaya devam edecek. Çözümlerimizin hem müşterilerimiz için hem de ortaklarımız için büyük değer sunduğuna inancımız tam. Yüzde 100 dolaylı kalmaya devam edeceğiz. Dağıtım ve entegrasyonumuzu; danışmanlık ve profesyonel servisler gibi yüksek değerdeki fırsatları kanal ağımız ile sürdüreceğiz.” dedi.

Bu yeni yapılanma NetApp’ın kendi büyüme stratejisine bağlılığını teyit ederken bahsi geçen pazarlarda yüksek yerel büyümeden maksimum etkiyi elde edecek şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edeceğinin de göstergesi.  Yerel müşterilerin karşılaştığı zorluklara yanıt vermek için şirket; kendi kanalını ve teknoloji ortaklıklarını güçlendirmeye, derin portföyünün ve türünün en kaliteli çözümlerinin açıkça gösterdiği yenilikçi liderliğine devam edecek. Bunlar içerisinde markalaşmış depolama işletim sistemi ‘clustered Data ONTAP’, yüksek performanslı E-Series ve iş dünyası için en kapsamlı kurumsal flash depolama ürünleri de yer alıyor.

Yerli yazılımın devi Etiya, dünyaya açılıyor

0

Aslan+Dogan-25+kopya+22004 yılında üç mühendis arkadaş tarafından kurulan ve bugün Türkiye’nin en büyük kurumsal yazılım sağlayıcılarından birine dönüşen Etiya, artık gözlerini dünyaya çevirdi. 2023 hedeflerinin başına “global pazarın da lider şirketi” olmayı yerleştiren Etiya, bu doğrultudaki en önemli adımını attı ve Etiya International’ı kurduğunu açıkladı. Şirketin CEO’luk görevi ise telekom sektörünün tanınan isimlerinden Chun Ling Woon’a verildi.

Son 11 yılda istikrarlı büyümesini sürdüren ve Türkiye’deki büyük şirketlerin yanı sıra KOBİ’lere de sunduğu yenilikçi ürün ve çözümleriyle öne geçen Etiya, bugün kurumsal yazılım pazarının en iddialı yerli oyuncusu olmayı sürdürüyor. Büyük veri analitiği, CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), ürün kataloğu, satış ve sipariş yönetim sistemleri konusunda pazar liderliğini bırakmayan şirket, geliştirdiği ürünler ve kazandığı ödüllerle de dünya liderleriyle global arenada boy ölçüşüyor.

YERLİ YAZILIM ÜRÜNLERİNİ ULUSLARARASI PAZARA SUNACAK

Artık globaldeki faaliyetlerini artıracaklarını ve dünya devleriyle bu pazarda rekabet edeceklerini açıklayan Etiya Kurucu Ortağı Aslan Doğan, “Bu konuda ilk yatırımımız Singapur’ta açtığımız ofis olmuştu. Bu ofisle Etiya tüm Uzak Doğu’ya hizmet sunan bir firmaya dönüştü. Şimdi bunun bir adım ötesine geçiyor ve Etiya International ile tüm dünyaya hizmet sunmayı hedefliyoruz. Öncelikli hedefimiz ise bu yeni yapılanmamızla APAC, CIS ve Kuzey Amerika le Amerika’nın öncü şirketleri arasında yer almak” diyor. Etiya’nın 500’ü aşkın Türk mühendisten oluşan ekibiyle Türkiye’nin IT alanındaki en büyük güçleri arasında yer aldığını ekleyen Doğan sözlerine şöyle devam ediyor:

“Her şey hayal etmekle başlar. Biz rakiplerimize bakarak, neleri yapamadıklarını ve farkın nerede yaratılması gerektiğini gördük. Stratejik, ileriye bakan, planlama yapan, uluslararası şirket olma vizyonuyla hareket etme prensibimizden vazgeçmedik. Yenilikçi, kolay uygulanabilir, esnek ve uygun maliyetli çözümlerimiz bugün bizi global rakiplerimizden ayrıştırıyor. Etiya International olarak Türkiye’nin yanı sıra tüm globalde de bu gücümüzü ortaya koyacağız.”

YERLİ DEVE AMERİKALI CEO

Etiya International’ın CEO’luk görevine ise telekom ve yazılım dünyasında 20 yılı aşkın deneyim ve uzmanlığa sahip olan Amerikalı yönetici Chun Ling geliyor. Özellikle Operasyon Destek Sistemleri (OSS) ve İş Destek Sistemleri (BSS) alanında dünyanın en önemli isimlerinden biri olarak değerlendirilen Chun Ling’in hayata geçirdiği iki start-up da Oracle ve Ericsson tarafından satın alınmıştı. Sektör hakkındaki fikirleri ve geleceğe yönelik öngörüleri en güçlü isimler arasında yer alan Ling, bu nedenle dünyanın en prestijli toplantılarına baş konuşmacı olarak davet edildiği gibi blog’u da milyonlarca kişi tarafından takip ediliyor.

Etiya, yurtdışı açılımını hızlandırmak üzere geçen yılın başında uluslararası danışma kurulu kurma kararı aldığını ve dünya çapında tanınan ve sektörel tecrübeleri en üst seviyede olan isimleri kurula dahil ettiğini açıklamıştı.

Jeep’in güvenlik açığı 1.4 milyon sürücünün hayatını riske atıyor

0

2015_Jeep_Cherokee_Sport_4dr_SUV_24L_4cyl_9A_3793446Güvenlik riskleri artık sadece cebimizdeki telefonlar veya masamızdaki PC’ler için bir sorun değil. Otomobiller de yoğun olarak dijital teknolojiye dayalı olarak çalışıyor ve hacker’lar, otomobillerin sistemlerine sızma fırsatlarını affetmiyorlar.

Son olarak, Jeep markalı bir aracın, otoyolda 100 km/s hızla ilerlerken, beyaz şapkalı, yani iyi niyetli bir hacker tarafından, demo amacıyla hacklenmesi, Jeep’in üreticisini panikletti. Fiat/Chrsyler’ın panik yapması da son derece doğal bir sonuç çünkü bu açık nedeniyle, kötü niyetli hackerler Jeep sürücülerine otoyolda kaza yaptırabilir, ölümlerine neden olabilir ve üstelik bu cinayeti bir trafik kazası gibi gösterip, hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edebilirlerdi.

Fiat/Chrysler bu gelişme üzerine, 1.4 milyon aracı servise geri çağırdı. Firmanın operasyon planına göre, 1.4 milyon otomobile özel bir USB sürücüsü verilecek ve bu sürücü üzerinden, açığın bulunduğu multimedya cihazı yamanacak.

Elbette söz konusu açık, iyi niyetli bir hacker’ın güvenlik riskini medyaya açıklaması sayesinde ortaya çıktı ve yamanabildi.

Peki ya diğer üreticilerin, diğer markaların otomobillerindeki açıklar?

Eğer, hacker’lar 1,5-2 tonluk, 150-200 km/s hızla giden bir otomobilin kontrolünü otoyol üzerinde, hareket halindeyken ele geçirebiliyorsa, otomobil sürücülerinin hayatı artık güvende değil demektir. Üstelik sürücüsüz otomobillerin, yani tamamen dijital teknolojiye dayalı robot otomobillerin trafiğe çıkmasının tartışıldığı bir dönemde ortaya çıkan bu açık, yeni nesil otomobil teknolojilerinin artık çok daha sık güvenlik protokollerinden geçerek onaylanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Belki de, bankacılıkta olduğu gibi, devletin üst kurumlarının otomobil firmalarının teknolojilerini ve bu teknolojilerin içindeki açıkları kontrol edip sıkı sıkı denetlemesinin vakti gelmiştir.

 

Yemeksepeti.com çalışanlarına 27 milyon dolar dağıttı

0

yemeksepetiYemeksepeti.com, Türkiye’de 2001 yılında kurulduğunda, internet üzerinden alışveriş yapmanın tabu olduğu bir atmosferde çok cesur bir adım atmış ve internet üzerinden yemek siparişi vermek isteyenlere hizmet etmeye başlamıştı.

Şirket, geçen 14 yıl içinde hızla büyüdü ve Türkiye’nin ne büyük online yemek siparişi “portalı”na dönüştü. Kısa süre önce de benzer alanda hizmet veren Alman şirketi Delivery Hero’ya 589 milyon dolara satıldı. Yemeksepeti’nin eski sahibi ve hala CEO’su olan Nevzat Aydın bu satış işlemini “yatırım almak” olarak değerlendirirken, asıl büyük sürprizi şirketin 114 çalışanı yaşadı.

Aydın, satıştan kazanılan 589 milyon doların 27 milyon dolarını şirketin 114 çalışanına paylaştırdıklarını belirterek, Türkiye’de bir ilk yaratmış oldu. Benzerlerinin sadece ABD’de, Silikon Vadisi’ndeki start-up şirketlerin satışlarında görebildiğimiz bu büyük “prim” operasyonuna göre, çalışanlar ortalama 290 bin lira pay almış oldu. Bir başka deyişler, Yemeksepeti.com, gerçekleşen satış sonrası tüm çalışanlarına bir ev hediye etmiş oldu.

Benzer uygulamaların, Türkiye’de yaygınlaşmasını ve tüm iş verenlerin çalışanların emeklerine daha fazla değer vermesini umarak Yemek Sepeti yönetimini tebrik ediyoruz.

 

EMC gelişen depolama çözümleri gelirlerini yüzde 49 artırdı

0

EMCEMC Corporation, 2015 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Konsolide ikinci çeyrek GKGMİ’ye göre gelirler 6 milyar USD’yi buldu ve yıllık yüzde 2’lik büyüme kaydedildi. GKGMİ gelirlerinden VMware’in Adalet Bakanlığı (DOJ) ve Genel Hizmet Yönetimi (GSA) ile arasındaki anlaşmazlığın giderilmesi hesaba katılan ve nakit olarak VMware tarafından yapılan ödemeler de düşürüldü. Konsolide GKGMİ’ye göre olmayan gelirler 6.1 milyar USD’yi buldu ve yıllık artış yüzde 3 -sabit kur baz alındığında yüzde 8- olarak gerçekleşti. GKGMİ’ye göre hesaplanan hisse başına kazanç 0.25 USD olurken yıllık yüzde 11’lik düşüş yaşandı. GKGMİ’ye göre olmayan hisse başına kazanç da 0.43 USD oldu ve bir önceki yılın aynı çeyreğine göre eşit seyretti.

İkinci çeyrekte 1 milyar dolar operasyonel nakit akışı ve 647 milyon dolar serbest nakit akışı yaratan EMC, çeyreği 14,8 milyar dolar nakit ve yatırımlarla kapadı. Yaklaşık 2 milyar dolar değerindeki hisse senetlerini yeniden satın alan EMC; ikinci çeyrekte hissedarlarına 225 milyon dolar kâr payı dağıttı.

EMC Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Joe Tucci, açıklanan finansal sonuçlarla ilgili şunları söyledi:

“Birçok yönden memnuniyet duyduğumuz bir ikinci çeyreği geride bırakırken, özellikle yeni ürünlerimizin piyasa tarafından kabulü ve hızlı gelişimini gözlemlemenin yanı sıra müşterilerin BT altyapılarını planlarken geleneksel altyapılarını yenileme konusunda daha muhafazakar davrandıklarını gördük. Ayrıca jeopolitik etkenlerin Çin ve Rusya’da devam ettiğini görüyoruz. Daha fazla fırsatı yakalamak için büyüme stratejimizi dört ana sütun üzerine yerleştirdik:

·         Sınıfının en iyi ürünleri ve çözümlerini hizmet olarak sunmak,

·         Bulut hizmetlerine daha fazla odaklanmak,

·         Federe yapımızı daha sıkı koordine ederek piyasa ihtiyaçlarını karşılamak,

·         Hepsinden daha iyi bir liderlik ekibi oluşturmak.

Stratejimizin, müşterilerimizin dijital dönüşümü ve hibrit bulut yolculuğunda en güvenilir iş ortağı olmamızı sağlayacağından eminiz. Bununla birlikte hissedarlarımızın değerini artırmak için yoğunlaşmaya devam edeceğiz.”

“Büyümeye odaklanmayı sürdüreceğiz”

İkinci çeyrekteki yoğun çalışmaları nedeniyle tüm ekibine teşekkür ederek sözlerine başlayan EMC CFO’su Zane Rowe ise şu şekilde konuştu:

“Geleneksel depolama kategorisinin dijital ajandalarını geliştiren müşterilerin kısa vadeli satın alma ihtiyaçları karşısında etkilenirken portföyümüzdeki büyüyen alanlarda başarıyı görüyoruz. Büyümeye, maliyet etkin yapıya ve iş dönüşümüne odaklanırken birimlerimiz arasındaki işbirliğini de artırmaya sürdüreceğiz.”

BT piyasasının hızla değiştiğini söyleyen EMC Bilgi Altyapısı CEO’su David Goulden, “Yeni işlerimiz harika bir performans gösteriyor. Gelişen Depolama biriminin yaklaşık 3 milyar dolarlık gelire ulaşmasıyla birlikte 2015 yılında yüzde 30’dan fazla büyüme bekliyoruz. Gelişen depolama portföyümüze, çözümleri ulaştırmaya, hızla büyüyen alanlara liderlik etmeye ve maliyetler karşısında daha agresif olmaya odaklandık. Ayrıca geleneksel depolama alanındaki trendleri de yakalamak için gereken adımları atıyoruz. Yeni uygulamalar ve dönüşüm harcamalarının uygun şekilde yapılması 2015 sonrasına bizleri taşıyacaktır” dedi.

Yasal BitCoin borsası kuruluyor mu?

0

winklevoss-twins-ap-photoHenüz Facebook ortada yokken, Harvard Üniversitesi mezunları için bir sosyal ağ olan HarvardConnection’ı kuran ve daha sonra bu ağı ConnectU’ya çeviren, bu sırada ortaya çıkan Facebook’u kendilerini taklit ettiği gerekçesiyle dava eden ve Zuckerberg’ten 65 milyon dolar tazminat alan teknoloji yatırımcıları Winklevoss İkizleri uzun zamandır peşinde oldukları yasal BitCoin borsasını kurmak üzere gerekli adımları attılar.

ABD’de borsa veya finans kurumları kurabilmek için gerekli yasal başvuruları yaparak lisans alan Winklevoss İkizleri artık bir BitCoin borsası kurmaya herzamankinden daha yakınlar.

BitCoin takas işlemlerine ABD’de devlet tarafından pek sıcak bakılmıyor zira BitCoin ve diğer dijital para birimlerinin, internet üzerinden uyuşturucu, silah, kiralık katil, fuhuş arayanların kullandığı, takip edilmesi imkansız mükemmel bir suç fonu oluşturmak için kullanıldığını düşünüyorlar ki, haksız da değiller. Web üzerinden bu yasa dışı hizmetleri sunan servislerin hepsi BitCoin ve benzeri dijital para birimleri üzerinden ödeme istiyorlar.

Winklevoss İkizleri’nin kurmayı planladığı BitCoin takas borsasında ise takas edilen BitCoin’lerin izlenmesini mümkün kılacak bir sistemin kurulması bekleniyor. Eğer bu yeni sistem mümkün olursa, dijital para birimi çok daha fazla sayıda yasal e-ticaret işlemi için kolay, pratik, hızlı bir ödeme seçeneği olarak devreye girebilecek. Ödemelerini BitCoin veya benzeri dijital para birimleri üzerinden alan gerçek veya tüzel kişiler ise elindeki dijital para birimini gerçek paraya çevirip banka hesaplarına aktarmak istediklerinde, Winklevoss İkizleri’nin borsasına gelip gerçek dolarlarını alabilecekler. Elbette bu Borsa üzerinden bankaların ve diğer finans kurumlarının da hizmet vermesi mümkün. Böylece banka müşterileri, Winklevoss İkizleri’nin borsasında hesap açmak zorunda kalmadan, BitCoin ve benzeri dijital para birimlerine dair varlıklarını banka hesaplarında tutabilecekler ve istedikleri anda banka hesapları üzerinde gerçek dolara çevirebilecekler. Kullanıcı adına borsa işlemini banka ve finans kurumları yürütebilecek.

,

F-Secure SAFE Windows 10’u Destekleyecek

0

F-Secure+3F-Secure kısa süre en popüler ürünü olan F-Secure SAFE güvenlik yazılımının Windows 10 cihazlarını destekleyecek şekilde güncellendiğini açıkladı. Güncelleme ile tüketiciler heyecanla bekledikleri bu yaz piyasaya çıkacak Windows 10 işletim sistemi için en iyi koruma için F-Secure çözümünden faydalanacak. Bu çözüm ayrıca Network Checker adı verilen yeni bir ağ tabakası güvenlik aracını içine alıyor ve Windows PC’lerde F-Secure SAFE kullanan tüketiciler için de hizmete hazır oluyor.

F-Secure Tüketici Ürünlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samu Konttinen, şu değerlendirmeyi yapıyor: “F-Secure SAFE’in Windows 10’u destekleyecek olmasından dolayı çok heyecanlıyız.” Samu Konttinen, açıklamasına şu şekilde devam ediyor: “F-Secure tüketicilere online tehditlere karşı kullanımı kolay ve kapsamlı güvenlik çözümleri sunuyor. Kullanıcılar cihazlarını, dijital hayatlarını ve ailelerini korumak için F-SECURE’a güveniyor. Biz de bu korumayı Windows 10 güncellemesinden sonra kullanıcılarımıza sunmaya devam edeceğiz.”

Microsoft, 29 Temmuz’da Windows 10’u piyasaya sunacağını açıkladı ve PC’lerinde şu an Windows 7 veya Windows 8.1 kullananlar bu versiyona ücretsiz geçiş yapabilecek.

Network Checker, PC kullanıcılarının hizmetinde

F-Secure SAFE bu versiyonunda PC kullanıcıları ayrıca F-Secure’un en yeni ağ tabakası koruma inovasyonu olan Network Checker’dan da yararlanacak. Network Checker, kullanıcılar internete bağlanırken ağ ayarlarını doğrulamaya yarıyor ve bu ayarların saldırıya açık şekilde değiştirilmemesini sağlıyor. Özellik sayesinde ileri seviyede koruma tabakası ekleniyor ve tüketiciler evde veya küçük bir kafede Wi-Fi noktasından internete girerken korunmalarını sağlıyor.
Yönlendiricilerin (router) hacklenmesi gibi teknikler cihazların “akıllı” hale gelmesiyle daha da popüler hale geldi. En yeni araştırmalar, binlerce yönlendiricinin bir araya getirerek botnet’ler oluşturulduğunu ve bunun sonucunda DDoS saldırılarının yapıldığını ortaya koyuyor. Konuyla ilgili F-Secure Labs’in çalışması 2014 yılında 300 binden fazla ev veya ofis yönlendiricisinin ayarlarının değiştirildiğini bulguluyor.
F-Secure Kıdemli Araştırmacısı Daavid Hentunen, kullanıcıların yönlendirici ve akıllı cihazları potansiyel risk olarak görmemesi nedeniyle saldırganların bu cihazlara daha çok ilgi duyduğunu ifade ediyor. Hentunen, şu açıklamayı yapıyor: “Yönlendiriciler genelde ihmal ediliyor. Tüketiciler bu cihazları bir kez kurduktan sonra bir köşeye kaldırıyor ve bir daha dönüp bakmıyor. Kimse yazılım güncellemesi yapmadığı gibi şifrelerini dahi değiştirmiyor. Bu ise saldırganların işi kolaylaştırıyor ve saldırganların bir yönlendiriciyi ele geçirmesi, bu cihaz üzerindeki bütün trafiğini yönetmesini yol açıyor.”

Network Checker aracı arka planda çalışır ve önceden tanımlanmış aralıklarla ağı kontrol eder veya ayarlarda değişiklik görünce tarama yapar. Araç, potansiyel bir güvenlik bir problemi ortaya çıktığında kullanıcıyı uyarır ve nasıl çözümlenebileceğine ilişkin talimatlar sağlar. Network Checker’ı Windows PC’lerinde F-Secure kurulu olan kullanıcılar şu an kullanabilirken, F-Secure’un talep üstüne kullanılan Router Checker aracını web tabanlı ve benzer yeteneklere sahip diğer cihazlar için sunuluyor.

F-Secure SAFE şimdi bulut güvenliğiyle geliyor

En yeni F-Secure SAFE sürümü aynı zamanda Mac, iOS ve Android için birçok iyileştirmeler içeriyor ve F-Secure SAFE’i tamamen bulut güvenliğiyle çalışır hale getiriyor. Yeni faydalar arasında şunlar yer alıyor:
-Mac’ler için bulut tabanlı itibar tarama, bu tarama dosyaların ve internet sitelerinin itibarını gerçek zamanlı kontrol eder.

-F-Secure’un Android için bulut tabanlı kötü amaçlı yazılım taramasının yeni nesil versiyonu, istemci (client) ve bulut tabanlı anti-virüs korumasını bir araya getirir.

-Android ve iOS için yeniden tasarlanan ebeveyn kontrolleri, bu özelliğin kullanımını iyileştirir.
F-Secure SAFE, kullanıcılara güvenlik ve online mahremiyetlerini korumaları için hepsi bir arada güvenlik çözümü sunuyor. Ürün, F-Secure’un ödüllü teknolojisinin yanı sıra Windows PC’ler, Mac’ler, Android, iOS ve Windows Phone cihazlara yüklenebiliyor.