Fortinet Bölge Direktörü Derya Aksoy ile siber güvenlik konusunun bugününü ve geleceğini konuştuk.
Türkiye’nin örnek akıllı şehri: Gaziantep
Her gün evinizle, işiniz ya da okulunuz arasında mesafe katediyorsunuz. Bu yolculuklarda otobüse ya da tramvay, metro gibi raylı ulaşım araçlarına biniyor, yolda ilerlerken etrafınızdaki yeşil alanları sakince izliyorsunuz.
Siz, her gün bu rutin işlemi tekrarlarken, arka planda kapsamlı bir teknolojik altyapı sorunsuz ve verimli bir şehir yaşamı için çalışıyor olabilir. Bunun güncel örneklerinden biri Gaziantep’te kendini gösteriyor. Turkcell’le birlikte Akıllı Şehir olma yolunda önemli adımlar atan Gaziantep’in Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gerçekleştirdiğimiz röportajda sundukları hizmetin hem günlük hayatta hem de iş yaşamında kendilerine önemli avantajlar getirdiğinden bahsediyor.
“Akıllı şehir olabilmemiz için teknolojiyi ve insanı çok iyi planlamamız gerekiyor.” diyen Fatma Şahin, toplumun kendilerinden beklediği sorun alanları üzerinde önceliklerini belirledik ve ulaşımla işe başladıklarını ifade ediyor. 27 kavşakta tek noktadan kontrol edilebilen, izlenebilir bir altyapı oluşturulduğunu söyleyen Şahin, ikinci aşamada akıllı durakları devreye alarak tramvaylarda ücretsiz internet hattını oluşturduklarını ifade ediyor.
Yeni hedefleri de olduğunu söyleyen Şahin, Kent Bilgi Sistemi ile beraber, vatandaşların istediği her türlü bilgiye ulaşacağı bir teknolojik altyapıya sahip olacaklarına dikkat çekiyor.
En önemli harcama kalemlerinden birini su olarak tanımlayan Şahin, 120 kilometre uzaklıktan su getirdiklerini ve bunu verimli kullanmanın, su tasarrufunun önemli olduğunu dile getiriyor. Peyzajda ve çevrede suyla yapılabilecek her şeyi teknolojik olarak kurguluyoruz diyen Şahin, bu altyapıyı verimlilik dışında vatandaşları bilinçlendirmek için de kullandıklarının altını çiziyor.
Çevre ve görüntü kirliliğini, hava kirliliğini önleme noktasında da teknolojiden faydalandıklarını söyleyen Şahin, bir sanayi şehri olarak KYOTO sözleşmesine uygun çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Hava kontrol sistemini de devreye aldıklarını söyleyen Şahin, sürdürülebilir kalkınma için adımlar attıklarını ve bu bakışla akıllı şehir olmayı amaçladıklarını söylüyor.
Sıfır kayıp, sıfır kaçakla tüm sayaçları elektronik okuduklarını söyleyen Şahin, bu sayede yüzde 25’e varan bir tasarruf elde ettiklerini söyledi. Şehrin rekabet edebilme gücünü artırdıklarını söylüyor.

Türkiye gerçeklerine uygun bir Akıllı Şehir vizyonu
Turkcell’in Gaziantep’te sunduğu Akıllı Şehir çözümleri sekiz ana başlık altında onlarca çözümden oluşuyor. Bir yılda ulaşılan tasarruf miktarı ise 30 milyon TL’ye ulaşmış durumda.
Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, Akıllı Şehir’i bir hedef değil, hiçbir zaman bitmeyecek bir inovasyon yolculuğu olarak tanımladıklarını ifade ediyor. “Dünyada birçok teknoloji şirketi ve şehir kendi gerçeklerine göre vizyonlarını oluşturuyor. Biz de vizyonumuzu belirlerken bu gerçeklerden yola çıkıyoruz.” diyen Kocabaş, sosyo ekonomik yapı ve kentleşmenin dünyadaki birçok bölgeye göre farklılıklar içerdiğini, bu yüzden Türkiye’nin ihtiyaç ve önceliklerine uygun bir Akıllı Şehir vizyonu geliştirdiklerinin altını çiziyor.
Turkcell’in Gaziantep’e sunduğu Akıllı Şehir çözümleri neler?
Gaziantep’te bulunan dört Organize Sanayi Bölgesi’nde 900 adet elektrik sayacı Turkcell teknolojisiyle gerçek zamanlı olarak okunabiliyor, anlık enerji tüketimi ve güç bilgileri abone bazında alınabiliyor. Bu sayede anlık ihtiyaç kadar elektrik üretilmesi-iletilmesi ve verimli kullanılması sağlanıyor.
Akıllı Sayaç sayesinde elektrik şebekesindeki kaçak kullanım yaklaşık yüzde 90 oranında önlenmiş durumda. Eskiden yüzde 4 olan kayıp-kaçak oranının ise yüzde 0,5’e düşürüldüğü belirtiliyor. Bütün ülkenin elektrik şebekesinde yük dengesizliğine yol açan reaktif tüketim kontrol altına alınırken, elektriğin yanı sıra su yönetiminde de Turkcell teknolojisi kullanılıyor. Su konusunda kısıtlı kaynaklara sahip Gaziantep’te 50’ye yakın derin su kuyusu ve su depoları uzaktan izlenerek doğal kaynakların daha verimli kullanılması sağlanıyor.
Akıllı durak: Gaziantep tramvay hattında aylık 1,5 milyon kişiye taşıma hizmeti veriliyor. Gaziantep sınırları dahilinde 28 adet Akıllı Durak ile toplu taşımada vatandaşın tramvay bekleyerek duraklarda geçireceği zaman günlük ortalama 20 dakika kısaltılıyor, seferler buna göre planlanıyor ve günlük yaşamda zaman daha verimli kullanılıyor. Yol durumundan kaynaklanan gecikmeler ve duraklarda oluşabilecek yığılmalar görülerek zamanında müdahale edilebiliyor. Tramvayların konum bilgisine göre güzergâhlarındaki sinyalizasyonlar da kontrol edilerek şehir içi araç trafiğinin akışı düzenleniyor, trafik ışıklarında bekleme süreleri minimuma indiriliyor ve olası kazalar önleniyor.
Tramvay ve otobüslerde ücretsiz Wi-Fi: Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde hizmet veren 93’ü otobüs ve 28’i tramvay olmak üzere toplam 121 adet toplu taşıma aracında Gazianteplilere ücretsiz 3G internet hizmeti veriliyor. Üstün Turkcell 3G altyapısı sayesinde Gaziantepliler şehir içi seyahatleri esnasında hizmet aldıkları operatörden bağımsız olarak hızlı internet hizmetinden faydalanabiliyor. Hizmetinin halka sunulduğu 10 ayda, ücretsiz wi-fi imkânından 400 bin kişi yararlandı.
Etkileşim Merkezi: Turkcell Global Bilgi tarafından 153, 185, 188 numaralı hatlar dahil olmak üzere vatandaşların talep ve şikayetlerini dile getirdiği çağrı merkezi yapısı oluşturuldu. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için hizmet veren Alo 153 çağrı merkezi ile aylık ortalama 40 bin çağrı alınıyor. Belediyenin faaliyet alanları ve hizmetleri hakkında vatandaşlara 7/24 hizmet veren Etkileşim Merkezi, aynı zamanda belediyenin sosyal medya hesaplarını da yönetiyor. Vatandaşın ihtiyaç ve şikayetleri, gerçek zamanlı olarak ilgili birimlere iletiliyor ve mümkün olan en kısa sürede çözüme ulaşması için koordinasyon sağlanıyor.
Hafriyat araçlarının takip edilmesi: Belediye, taşeron firmalara ait 900’ü aşkın hafriyat kamyonunu takip edebiliyor ve harfiyatların daha önce belirlenen alanlara boşaltılması sağlanıyor.
Araç İzleme ve Yönetimi: Şehirde can ve mal güvenliğini sağlamak için 300’den fazla Belediye aracı (itfaiye, çöp kamyonu, zabıta) uzaktan izlenerek yönetiliyor.
Fiber internet altyapısı: Turkcell Superonline tarafından kurulan 950 km fiber internet altyapısı ve 32 bin kullanıcı bulunuyor. Bu altyapı sayesinde 12 ayrı bölgede 100 bin ev ve iş yerine hizmet veriliyor, vatandaşların kesintisiz ve son teknoloji fiber altyapı ile internet hizmeti alması sağlanıyor.
Park ve bahçe sulama: 17 dönümlük bir alanda yer alan Botanik Park, topraktaki ve havadaki nem oranı ölçülerek otomatik olarak sulanıyor. Toprağın ihtiyacı kadar sulama yapılmasıyla su tasarrufunun yanı sıra bitkiler de sağlıklı olarak yetiştiriliyor. Ayrıca, ortalama yüzde 15 su tasarrufu sağlanmakla birlikte, bitkilerin ihtiyacı olan rutin bakımlar daha verimli yapılıyor. Bu sayede yıllık 400 bin metreküp su tasarrufu bekleniyor.
Isı takibi: Doğal Yaşam Parkı ve Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan Afrika ve tropik bölgeden gelmiş hayvanlar için ısı takibi yapılıyor. Bu sayede her bir hayvanın fizyolojik özelliklerine göre ısı değerleri ayarlanabiliyor. Bunun için her bir hayvan barınağının ısısı anlık olarak ölçülüyor ve istenen her yerden izlenebiliyor. Ayrıca sıcaklığın istenen değerlerin dışına çıkması durumunda da SMS ile ilgili bakıcıları anlık uyarı gönderilebiliyor.
Turkcell En Yakın Uygulaması: Vatandaşlar, konumlarına göre en yakın eczane, hastane, ATM vb. gibi noktaları cep telefonuna yüklediği uygulama üzerinden görüntüleyebiliyor.
Zürafa Şakir’e teknolojik barınak: Avrupa’nın en büyük üçüncü hayvanat bahçesi olan “Gaziantep Hayvanat Bahçesi”nin en ünlü sakinlerinden biri olan zürafa Şakir’in yaşadığı alanın ısı kontrolü de Turkcell’in M2M servisleriyle anlık olarak takip ediliyor. Güney Afrika kökenli “Şakir”in bulunduğu alanının ısısının 15 derecenin altına inmemesi gerektiğinden, yaşadığı alan sürekli kontrol altında tutuluyor. Isı 15 derecenin altına indiğinde sistemde oluşan alarm sayesinde, gerekli müdahaleler yapılarak alanın ısısı yükseltiliyor. Bu sayede 15 yaşında, 5 metre boyunda, 1350 kilo ağırlığındaki zürafa Şakir, barınağında sorunsuz bir şekilde yaşamını sürdürüyor.
InfoFort, CBKSoft’un yüzde 51 hissesini satın aldı
Aramex’in bir iştiraki olan ve aynı zamanda Orta Doğu ile Afrika’nın önde gelen bilgi ve belge yönetimi çözümleri sağlayıcısından InfoFort, CBKSoft’un yüzde 51’lik hissesini satın aldı. Türkiye’de, elektronik doküman ve süreç yönetimi alanlarında öncü firmalardan biri olan CBKSoft, işletmeleri güçlendirmek ve sektörü ileriye taşımak için yazılım çözümleri sunuyor.
Türkiye pazarına 1998 yılında giren Aramex, farklı illerde toplam 12 ofise sahip. CBKSoft satın alması; Aramex ve InfoFort’a, yenilikçi bilgi yönetimi ve iş çözümlerine yönelik her geçen gün artan taleplerden yararlanma imkanı sunarken; şirketlerin bölgedeki büyümelerine devam etmelerinde önemli fırsatlar sağlayacak.
Anlaşmayla, CBKSoft’un Türkiye’de üretilen yenilikçi BT çözümlerinin daha geniş bir küresel pazara ulaşması da amaçlanıyor. Şirketin gelişmiş belge ve süreç yönetim sistemi enVision da dahil olmak üzere çeşitli teknolojileri, InfoFort’un yer aldığı Orta Doğu ve Afrika pazarlarına ihraç edilecek. enVision’ın beş ayrı dilde sunulması ve mevcut işleyişlere etkin bir şekilde entegre olabilmesi sayesinde farklı pazarlara kolayca adapte edilebilecek. CBKSoft’un yönetim kadrosu satın alma sonrasında da aynı kalarak şirketi idare etmeye devam edecek.
Bu satın alma, InfoFort’un Türkiye’deki müşterilerine teknoloji merkezli çözümleri için daha iyi bir erişim sunarken; şirketin bölgedeki büyümesini destekleyecek. Fiziksel belge yönetimi, e-belge yönetimi, medya ve bant yedekleme ve dönüştürme, güvenli veri imha hizmetlerini de kapsayan InfoFort hizmetleri adım adım Türkiye pazarına sunulacak.
Birleşmiş Milletler veri güvenliğini ele aldı
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin önde gelen pek çok güçlü markasının, Amerikan hükümetine yaptığı baskı gündeme gelmişti. Aralarında Apple, Facebook, Google ve Microsoft’un da olduğu bu şirketler yaptıkları açıklamalarda, müşterilerinin bilgilerinin güvenlik altına alınması gerektiğini ve NSA’in bu verileri daimi olarak sakladığını belirtmiş ve müşterilerinin kendilerine olan güvenlerini kaybetmeye başladıklarından yakınmıştı. Bu kişisel verilerin güvenliği konusu, Avustralya’da ise meta data yasa tasarılarının tamamlanmasıyla kendini göstermişti.
Bu arada Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ise dijital kişilik haklarının korunması için adımlar attı. ABD Federal Ticaret Komisyonu, nesnelerin interneti üzerine çalışan şirketleri ve hatta hizmet sağlayıcılarının daha dikkatli olması gerektiği uyarısında bulundu. Cisco Systems, iOS bazlı router’lar için güvenlik yaması gerçekleştirdi, PoSeidon adlı tehlikeli bir malware ile ilgili uyarılar da kamuoyu ile paylaşıldı.
Bir başka örnekte ise Twitch, güvenlik ağlarının ihlal edildiği ve veri hırsızlığına uğramış olabileceklerini açıklarken, özel bir araştırma, şirketlerin siber saldırıya uğradıklarını saatler, günler ve belki de haftalar sonra farkedebileceklerine inandıklarını ortaya koydu.
Kişisel verilerin güvenliğini merkeze alan bu olaylar 2015’in kalanında da bizlerle birlikte olacağını söylemek mümkün. Zira, hemen her hafta farklı bir ülkenin aldığı kararlar ya da yapılan global saldırılar haberlere çıkıyor. Anlaşılan o ki, bu tür haberler yapmaya uzun bir müddet devam edeceğiz.
Turkcell Superonline, yurtdışına bağlantısını 400 kat artırdı

Turkcell Superonline, Türkiye internet pazarını geliştirmenin yanı sıra müşterilerinin hızlı ve kaliteli şekilde dünyaya ve yurtdışındaki içeriğe erişmesini sağlamak amacıyla yatırımlarını sürdürüyor. Turkcell Superonline bu amaçla yurtdışı çıkış kapasitesini 1,5 Tbps’ye ulaştırdı.
Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, fiber yatırımlarına başladıkları günden bu yana internet ağlarının geçiş noktasında yer alan Türkiye’nin bu pazarda oynadığı rolü pekiştirecek bir vizyon çerçevesinde yatırımlarını sürdürdüklerini vurguladı. Erkan; “Turkcell Superonline olarak yurt dışına bağlantı otoyollarında şerit sayımızı artıracak ve trafiği daha da rahatlatacak adımları sürekli ve kararlı şekilde atıyoruz. Bu sayede yurtdışı çıkış kapasitemizi son beş yılda yaklaşık 400 kat artırarak 1,5 Tbps’ye çıkardık” dedi.
“Ortadoğu’nun artan internet talebini karşılamayı hedefliyoruz”
Kapasite artışının Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki ülkelerin erişim ihtiyaçları ve internetin büyük oyuncuları açısından faydalar getireceğini belirten Erkan, bölgede bunu sağlamaya yönelik üstlendikleri rolü güçlendirecek bir adım daha attıklarını belirtti ve şunları aktardı:
“Kapasite artışıyla birlikte özellikle Ortadoğu bölgesinde artan internet talebini karşılamada önemli bir rol üstleniyoruz. Aynı zamanda stratejik işbirliklerimizle Ortadoğu ve Kafkaslar’daki operatörlerin ve müşterilerimizin İstanbul’dan hızlı ve kaliteli şekilde Dünyanın en büyük operatörlerine ulaşmasını sağlıyoruz. Bununla birlikte Avrupa’nın önemli altyapı ve kapasite sağlayıcı operatörleriyle yaptığımız iş ortaklıkları sayesinde güzergah çeşitliliği oluşturuyor ve Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin ‘kesintisiz internet‘ deneyimi yaşamasına katkı sağlıyoruz.”
Yurt dışıyla bağlantı kapasitesindeki artışın Türkiye’deki müşterileri ve ülke ekonomisi, açısından sağlayacağı katkıları vurgulayan Erkan, söz konusu kapasite üzerinden taşınan veri trafiğinin büyüklüğüne işaret etti. Bu kapasitenin Turkcell Superonline’ın bölgede Türkiye’nin internet üssü olması için harcadığı çabanın bir işareti olarak okunabileceğini kaydeden Erkan, “Bu trafik büyüklüğü, yeni küresel operatörlerin ve yatırımcıların Türkiye pazarına girmesini ve bu trafiğin yarattığı ekonomiye dahil olarak pazarın daha da büyümesine katkıda bulunmalarını teşvik ediyor” dedi.
Epson’dan profesyonellere özel projeksiyon çözümü
Epson, profesyonel kullanıma özel yüksek kalitede bağlanabilirlik ve WUXGA çözünürlüklü parlak projektörü EB-1985WU’yu sundu. Ürün, yüksek çözünürlüklü görüntüleri, kolay içerik paylaşımını ve parlak sunumları tüm toplantı odalarına getirmeyi vaat ediyor. Ürünün öne çıkan özellikleri arasında WUXGA çözünürlük, 4.800 lümen parlaklık ve Epson’un 3LCD teknolojisi bulunuyor.
Epson’un ‘çoklu bilgisayar’ yazılımı 50 cihaza kadar içerik paylaşımını destekliyor. Epson EB-1985WU modelindeki iProjection¹ uygulaması ise akıllı cihazları kullanarak içerik paylaşmayı ve açıklama eklemeyi kolaylaştırıyor. Çok kaynaklı video konferans ve sunum gibi içerikler bölünmüş ekranda görüntülenebiliyor.
İki adet HDMI port, Wi-Fi ve kablolu LAN özelliği dışında odak yardımı, trapezoid düzeltme ve otomatik ekran yerleşimi özellikleri sunan yeni model kolay kurulum desteği sunuyor. Ürün, ayrıca Miracast ve WiDi kablosuz ekran aktarımı ile tablet veya akıllı telefondan ekran ya da içerik paylaşımına da olanak tanıyor.
“Yenilikçi ürünlerin hızlı çıkmasına çalışıyoruz”
Türkiye’de elektronik sistem tasarım ve üretimi gerçekleştiren kurumlarla Ar-Ge merkezlerine tasarım otomasyonu çözümleri sunan CDT Bilgi Teknolojileri, 2014 yılını büyüyerek pazar payını artırarak kapattı. Şirket ve gelecek planlarıyla ilgili Alpay Göğüş ile sohbet ettik.
Sanal toplantıları daha verimli hale getirin
Son yılların en önemli iş dünyası çözümleri arasında yer alan sanal toplantılara olan talep gitgide artıyor. Pek tabii bu durum, yanında yeni yöntemlerin ve kuralların da doğmasına yol açıyor. Harvard Business Revies’de çıkan bir makale, verimli bir sanal toplantı için izlenmesi gereken yollardan bazıları ise şu şekilde sıralanıyor.
Toplantıdan önce
Sadece sesli değil görüntülü toplantı gerçekleştirin. Videoyu hemen açın. Diğer katılımcılara gerçek bir mekanda oldukları hissini yaşatın. Aktif olarak katılım göstermeseniz de, toplantı öncesi varlığınızı gösterin. Etkinlik öncesinde zamanda tasarruf edilebilmesi için ön hazırlık yapın, gerekli her türlü dosyayı okumuş olarak katılım gösterin. Ancak herkesin bunu yapmış olduğuna emin olun ve etik bir krize sebebiyet vermeyin.
Ekibin fikirlerine karşı hazırlıklı gelin. Süreyi harcamamak adına alternatif cevaplar ve çözümler için hazır olun.
Toplantı esnasında
Katılımcıların birbiri ile bağ kurmasını sağlayın, gerçek bir mekandaymış gibi hareket edin, çok daha gerçekçi ve dolayısıyla daha verimli bir görüşmeyi hayata geçirin. Tartışılacak konularda herkesin katılımcı davranmasına olanak verin. Birlikte çözüm yaratılmasını sağlayın. Her bir katılımcı için zaman ayırın, her birinin söyleyeceklerini can kulağı ile dinleyip notlarınızı alın. Sessiz tuşuna basmayın, sürekli olarak bağlantıda kalarak atmosferi bozmayın.
Aynı anda birden fazla işle meşgul olan kişileri engelleyin ve sadece toplantı ile ilgili olmalarını sağlayın. Video ile görüşün, fikirlerini sorun ve görüşme esnasında herkese farklı görevler verin.
Toplantıdan sonra
Tüm konular sonuca bağlanırken daha rahat bir atmosfer yaratın. Herkesin güvende ve sakin hissetmesini sağlayın. Kibar ve anlayışlı bir üslup ile görüşmeyi tamamlayın.
Enerji şirketleri siber tehdit altında
Araştırmacılar tarafından ortaya çıkarılan Trojan.Laziok adlı bir malware, dünya çapındaki enerji şirketlerinin sistemlerine bulaşarak tüm ciddi verileri ele geçiriyor. Sisteme bulaştıktan sonra sistem ismi, yüklü yazılımlar, RAM ve sabit disk boyutu, grafik işlemci ve işlemci detaylarının yanı sıra yüklü antivirüs yazılımının da tüm detaylarını ele geçiriyor.
Symantec’in raporuna göre saldırganlar bu verileri kullanarak, Backdoor.Cyberat ve Trojan.Zbot gibi zararlıları nasıl başka sistemler üzerine bulaştırabilecekleri üzerinde çalışıyor. Söylenene göre asıl hedef ise petrol, gaz ve helyum gibi alanlarda çalışan güçlü enerji şirketleri.
Saldırganların en büyük hedefi haline gelen ülkeler Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Pakistan ve Kuveyt şeklinde.
Sistemler, moneytrans[.]eu adlı domain’e sahip e-postalar üzerinden gelen içerikler ile enfekte oluyor. E-posta ile gelen zararlı yazılım eklentisi ise Microsoft’un 2012 yılında yamaladığı bir açığı kullanmaya çalışıyor. Trojan.Laziok’un karşımıza çıktığı dosya formatı ise Excel olarak not ediliyor.
İZSU, Atos’la BT altyapısını geliştiriyor
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU), bilişim altyapısının geliştirilmesi ile ilgili devam eden ihale sürecini geçtiğimiz günlerde sonlandırdı ve 2010 yılından bu yana Atos ile bilişim teknolojileri alanında yürütülen işbirliğini daha etkin ve geliştirilmiş mobil uygulamlar ile 4 yıl daha sürüdüreceğini duyurdu.
İzmir halkına İZSU’nun misyonu doğrultusunda etkin, verimli, kaliteli ve sürekli hizmet sunabilme hedefi ile 1 Mart 2015 tarihinde başlayan ve 7 aylık bir çalışma sonrasında hayata geçecek İZSU – Atos Bütünleşik Bilişim Sistemi Projesi ile, birbiriyle entegre çalışan yazılım uygulamaları 130 ayrı lokasyonda 2000 bilgisayar 900 El Terminali, 360 termal yazıcı ve 1000 yazıcı ile eşzamanlı çalışmaya başlıyor. İZSU birimlerinin ve saha elemanlarının hızlıca iletişim sağlayabilmesi adına geliştirilen çözümlerle İzmir, dünya çapında bir bilişim altyapısına kavuşuyor.
Projeyi değerlendiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İZSU hizmetlerinden İzmir halkının en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak, arızalara kısa sürede müdahale etmek ve bilgiye ulaşma hızını artırmak amacı taşıyan projenin çok önemli olduğuna değindi. İZSU Bilgi İşlem Daire Başkanı Ergüven Pasin, İzmir halkına etkin, verimli, kaliteli ve sürekli hizmet sunabilme hedefi ile son teknolojik gelişmelere uygun çalışmalar yürüttüklerini belirtti. İZSU’nun bu anlamda pek çok hizmetinin Türkiye’ye örnek olduğunun altını çizen Pasin, “Türkiye’de ilk defa PTT ile tahsilat işlemlerini online olarak yaptık. Görme engelliler için sesli güvenlik kontrolünü internet sayfamızda yayınladık. Abonelerimizin İZSU ile ilgili fatura ödeme, arıza bildirimi gibi işlemlerini rahatlıkla ve mekandan bağımsız gerçekleştirilebilmesi için akıllı telefon ve tablet bilgisayar gibi mobil cihazlarda çalışan İZSU uygulamasını geliştirdik. ‘İZSU Cebinizde’ SMS sistemimiz ile planlı su kesintilerini ve son ödeme tarihi geçen fatura bilgilerini üye olan hemşehrilerimize cep telefonu mesajı olarak gönderiyoruz. Tüm veznelerimizde kredi kartı ile tahsilat işlemleri yapılabildiği gibi, 2003 yılından beri internet sitemiz üzerinden kredi kartı ile tahsilat işlemlerini yapıyoruz” diye konuştu. Pasin, Bütünleşik Bilişim Sistemi ile İZSU’nun hizmet kalitesinin daha da artacağını sözlerine ekledi.
İZSU ve Atos işbirliğinin, 2010 yılında yapılan ihale sonrasında 5 yıldır başarıyla yürütüldüğünü dile getiren Atos Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Orhan Akbulut 2015 yılında yapılan ihale ile daha etkin ve geliştirilmiş mobil uygulamalar ile bu işbirliğinin 4 yıl daha sürdürüleceğini belirtti. Akbulut, sözlerine şöyle devam etti:
“İZSU – Atos Bütünleşik Bilişim Sistemi Projesi ile İZSU, İzmir halkına çok daha kaliteli ve hızlı hizmet sunabilecek. Kamuda ender görülebilecek geniş kapsamlı bir dış kaynak kullanımlı proje olması sebebiyle bu proje, bizim için ayrı bir önem taşımaktadır. Bu vizyoner yaklaşım için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZSU’ya ayrıca teşekkür ederiz.”
Akıllı Şehir Projesi hızla büyüyor
Türk Telekom Grubu ‘Akıllı KenTT’ çözümlerini diğer illerde de uygulamaya başladı. Bir yandan hayatı kolaylaştırırken, bir yandan da tüketimi ve maliyetleri azaltan ‘Akıllı KenTT’ uygulamaları 7 ilde daha enerji tasarrufu, akıllı güvenlik sistemleri, internet servisi, trafik ve park çözümleri gibi pek çok konuda önemli kazançlar sağlıyor. Ankara, Bursa, Mersin, Gaziantep, Tokat, Çorum ve Bolu’da yerel yönetimler altyapısı Türk Telekom Grubu tarafından sağlanan ‘Akıllı KenTT’ uygulamalarından faydalanmaya devam ediyor.
Türk Telekom Grubu’nun başlattığı entegre akıllı şehirlerle dijital dönüşüm hareketi; güvenlik, verimlilik, ekonomi, çevresel duyarlılık ve yaşam kalitesi gibi hedefler doğrultusunda çözümler sunuyor. Bu çözümler şehirde su, enerji ve iş gücü gibi kaynakları daha etkin ve verimli şekilde kullanmayı, yatırım maliyetlerini azaltmayı, yeni gelir ve istihdam alanları oluşturmayı, trafik ve park sorununu çözümlemeyi, suç oranını düşürmeyi ve kayıp sayısını azaltmayı mümkün kılıyor.
Türk Telekom Grubu Strateji ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Hakan Dursun, “Akıllı Şehir’in olmazsa olmazı fiber altyapı. Türk Telekom Grubu olarak Türkiye’nin her köşesine ulaşan 194 bin kilometrelik fiber ağımızla öncü konumdayız ve akıllı şehir teknolojisini tüm Türkiye ile buluşturmaya hazırız. Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda bilgi toplumu olma yolunda attığı adımlarda akıllı şehirler kritik bir rol üstlenecek. Türk Telekom Grubu olarak ‘Akıllı KenTT’ uygulamaları ile yarattığımız ekonomik kazanç ve dinamizm, ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlayacak. Karaman’da başlattığımız akıllı şehir atılımını Türkiye’nin tüm illerine yayacağız. 81 ‘Akıllı KenTT’ imiz olacak. Türkiye ekonomik ve çevresel olarak büyük kazanımlar sağlayacak” diye konuştu.
2015 rekor yılı mı olacak?
2015 yılının ilk üç ayı geride kaldı. Teknoloji şirketleri açısından büyük rekabet ile geçen 2014 yılı son çeyreğinden sonra gözler yeni yılın ilk rakamlarına çevrilmiş durumda. Apple, yeni yılın ilk üç ayını kapsayan 1. çeyrek sonuçlarını 27 Nisan 2015 tarihinde gerçekleşecek hissedarlar toplantısında açıklayacak.
Geçen çeyrek rekorla geçildi
Apple’ın mali takviminde 2. çeyrek olarak anılan dönem, 2015 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsıyor. Tatil sezonun hemen arkasından gelen bu dönemde sonuçların bir önceki çeyrek kadar yüksek olması ise beklenmiyor.Hatırlanacağı gibi, Apple 2014 yılı son üç ayında rekora imza atmış ve 74.5 milyon iPhone satışı, 5.5 milyon adet Mac satışı, 21.5 milyon iPad satışı gerçekleştirmişti.
Apple’ın 3 aylık geliri 50 milyarın üstünde
Yeni yıla yönelik beklentiler ise ürün bazlı olarak değil gelir bazlı olarak ortaya çıktı. Kaynaklar, Apple’ın bu yıl 52 ila 55 milyar dolar arasında bir gelir elde edeceğini tahmin ediyor.
Kaynak: ShiftDelete.net
Bilkom’da iş süreçleri Metric’e emanet

Sektördeki en eski SAP kullanıcılarından biri olan Bilkom, 2001’deki ERP implementasyonunun ardından, raporlama için halihazırda SAP BO ve B2B portalında SAP CRM uygulaması kullanıyordu. Ancak şirket bütçe, planlama ve satış tarafında yarı manuel bir süreç yönetiyordu. Tüm kullanıcıların Mac bilgisayar kullandığı Bilkom’da çalışanlar, Excel for Mac programında planlama yaparak, üç aylık planlama toplantılarında şablon sunumlarıyla bu süreci yönetmekteydi.
Bilkom’un SAP BPC projesindeki birinci önceliği, finansal bütçelemeden ziyade, satış/ciro tahminleri ve paralelinde doğru gider planlaması yapmak oldu. SAP BPC sistemini ve Metric’i tercih ederken, Bilkom yatırımının karşılığında sistemin çıktılarını etkin kullanabileceği veri ve raporlar sayesinde hızlı raporlama, plan-fiili durum karşılaştırmaları ve plandan yapılacak tahmini kârlılık dağıtımlarını elde etmeyi hedefliyordu. Özellikle bayiler bazında satış ekiplerinin departman kârlılıkları ve sistemsel olarak en ufak bir planlama değişikliğinin bütüne yansımasında saniyelerle çıktı almak, ancak SAP BPC sistemini kullanmakla mümkün olacaktı. Bilkom, böylece ürünlerinin bayi kanalları ve hatta hangi fokus bayiden satılacağı planlamasını da sistem üzerine taşımış oldu.
Daha önce en az 3-4 haftalık bir dönemi kapsayan planlama, raporlama, revizyon ve yeniden raporlama süreleri SAP BPC altyapısında yerini tüm sürecin 3-4 günde en alt detayına kadar tamamlandığı bir sürece bıraktı. Kişi odaklı çalışma sisteminden çıkarak iş devamlılığı prensibini de sağlayan yapı, iş yönetimini yarı manuel veya manuel dolaşan dosyalardan kurtararak, sistemde saklanan ve bilgi güvenliği sağlanmış bir kurumsal hafıza oluşturdu. Proje bir yılını yeni tamamlamasına rağmen, iş yapma hızında ve kontrol/karar süresinde sağladığı hız, şimdiden oldukça etkileyici. Çalışanların istek, ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda sistemle ilişkili rapor geliştirmeleri ve düzenlemelerse şirkette halen günlük hayatın bir parçası.
Bilkom İş Geliştirme ve Kurumsal İletişim Müdürü Azade Çerkezoğlu Çavuş, Metric ile işbirliği süreçlerini ve neden Metric’i tercih ettiklerini şöyle anlattı: “‘Referans en değerli gerekçedir’ kuralıyla hareket ettik. Sektörde referans adedi en yüksek danışmanlık şirketi olmanın yanı sıra Metric’in hizmet verdiği kurumların sektörel önemi, bizler için belirleyici oldu. Tıpkı Bilkom’un odaklı iş modeli gibi, Metric’in de sadece BPC’ye ve raporlama sistemlerine odaklanmış olması bizim için alanında uzmanlık göstergesiydi. Sektördeki ve sistem üzerindeki bilgi birikiminin yanı sıra Metric’in teklifi, birçok teklif arasında hedeflediği gün süresiyle de avantajlı hale geldi. Bu da maliyetlerimizi optimumda tutmamıza yardımcı oldu.”
Bilkom için geliştirilen projede, özellikle proje öncesi analiz sürecine ağırlık verildi. Kullanıcıların yöneticileriyle birlikte ayrı oturumlarda talepleri alındı; ancak proje hedefleri, direktörler ve aynı zamanda proje sponsoru da olan genel müdürün direktifinde belirlendi. Böylece Bilkom’da ilk faz ve hedef, satış ekiplerinin planlamaları ve kârlılıkları üzerine yapılandırıldı.
Yeni e-ticaret yasası kurumlara neler getirecek?

Emarsys Türkiye Ülke Müdürü Murat Erdör, yeni e-ticaret yasasının hem daha fazla kullanıcının internetten alışveriş yapmasını sağlayacağını hem de online alışveriş hacminin de artmasına destek olacağını ifade ederek, yeni yasanın tüketicilere ve şirketlere getireceği yenilikleri açıkladı.
İnternet üzerinden yapılan tüm elektronik işlemleri ve ticareti düzenleyerek belli kurallara bağlayan 6563 no’lu “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giriyor. Bilgi verme yükümlülüğü, sipariş ve ödeme süreçleri, ticari iletişim, kişisel verilerin korunması ve cezai hükümler gibi farklı alanlarda önemli değişimleri getirecek yeni kanunun yaratacağı en büyük farklılığın haksız rekabetin ortadan kaldırılması olacağını ifade eden Emarsys Türkiye Ülke Müdürü Murat Erdör, tüketici odaklılığın artık bir zorunluluk haline geleceğini ve bunun da e-ticaret başta olmak üzere tüm sektörlerin geleceğe doğru daha emin adımlar atmasını ve sağlıklı büyümesini sağlayacağını söyledi.
Yeni yasa tüketicilere neler getirecek?
1. İzinsiz iletişim dönemi sona erecek
Yeni kanunla birlikte internetten alışveriş anlamında en çok şikayet edilen konuların başında gelen istenmeyen e-posta, SMS gibi uygulamalar sonlanacak. Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra herhangi bir elektronik ileti gönderilmeden önce izin alma şartı gelecek. Yazılı ya da elektronik olarak alınmış herhangi bir onay olmadan, şirketler tüketiciye ileti gönderemeyecek.
2. Kişisel bilgiler yasa ile korunacak
Yeni kanun bilgi verme yükümlülüğü, sipariş ve ödeme sayfaları, ticari iletişim, kişisel verilerin korunması ve cezai hükümler alanında önemli değişimleri beraberinde getirecek.
3. Bilgiler net ve eksiksiz sunulacak
Tüketici ile yapılan ticari sözleşme öncesinde, hizmet sağlayıcısının tüm bilgilerini eksiksiz ve net bir şekilde sunması zorunluluğu olacak. Sipariş onayından önce ödenecek toplam bedel ile birlikte sözleşme şartları müşteriye gösterilecek. Hediye ve promosyonlarla ilgili tüm şartlar net bir şekilde sunulacak. Hizmet sağlayıcı, kampanyalarında, bültenlerinde, yarışmalarında tüketicileri her adımda ve değişiklikte bilgilendirecek.
4. Tüketici ileti almaktan vazgeçebilecek
Tüketici isterse, kararından vazgeçerek ileti almak istemediğini ilgili şirkete söyleyebilecek. Vazgeçme kararının sunulmasıyla birlikte, şirket tüketiciye ileti gönderimini durduracak.
Yeni yasa şirketlere neler getirecek?
1. Haksız rekabet ortadan kalkacak
Yeni kanun ve yönetmeliğin, e-ticaret alanına getireceği en büyük farklılık, haksız rekabetin ortadan kaldırılması olacak.
2. Tüketici odaklılık zorunlu olacak
Tüketici odaklılık artık bir zorunluluk haline gelecek. Tüm kurumlar, tüketicilerinin gizliliğine önem veren ve onların haklarına saygı duyan bir pozisyona geçecek.
3. Tüketici odaklı dijital pazarlama
Doğrudan pazarlama kanalları, tek taraflı duyuru ve kampanya bildirimi olmaktan çıkıp hedef kitle ile marka arasında etkileşimi arttıran, bağlılık yaratan, interaktif bir yapıya dönüşecek. Bu yolda kişisel tavsiye sistemleri ve müşteri zekası gibi yeni teknolojiler ön plana çıkacak.
4. E-ticarette güven artacak
Özellikle Türkiye’de çok sık rastlanan e-ticarete güven unsuru konusunda önemli adımlar atılacak. Artık yasal düzenlemelerle tüketicilerin tüm hakları koruma altına alınacak ve hem tüketicilerin kurumlara, hem de kurumların diğer kurumlara olan bakış açısı değişecek.
5. Online alışverişin hacmi artacak
Yeni kanun, getireceği tüketici odaklı yaklaşım, güven ortamı ve şeffaflık sayesinde daha fazla kullanıcının internetten alışveriş yapmasını sağlayacağı gibi online alışverişin hacminin de artmasına destek olacak.
GE Türkiye’de yeni isim

GE Türkiye’de İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yürüten Belgin Ertam, 169 ülkeden sorumlu GE Global Yetenek ve Organizasyon Geliştirme Direktörü olarak atandı.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olan Belgin Ertam, Harvard Business School’da ‘liderlik’ üzerine öğrenim gördü. Ertam, DHL Express’te İnsan Kaynakları Departmanı’nın tüm bölümlerinde, farklı kademelerde sorumluluklar üstlenerek 2004 yılında İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevine atandı. Firmanın EEMA Bölgesi İnsan Kaynakları İcra Kurulu üyesi olarak da görev yaptığı bu dönemde, Türkiye’de ilk defa, kurumsal bir organizasyonda ‘mentorluk’ uygulamasını hayata geçirerek çok sayıda kişiye bireysel mentorluk ve koçluk yaptı. 2008’de ise Microsoft Türkiye’de, İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi.
2013 yılından bu yana GE Türkiye’de İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevini başarı ile yürüten Ertam, 2015 Ocak ayı itibari ile GE’nin 169 ülkeden sorumlu Global Yetenek ve Organizasyon Geliştirme Direktörü olarak atandı. Yeni görevine Hong Kong’da devam edecek olan Ertam, ülke genel müdürleri ve üst düzeydeki yöneticilerin gelişim ve eğitimlerinden sorumlu olacak.
PERYON Yönetim Kurulunda 6 yıl görev alan Belgin Ertam, Eğitim Çalışma grubunu kurup, 4 yıl süreyle ekip liderliğini yürüttü. Yeditepe Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları Yönetimi alanında dersler verdi. Belgin Ertam, evli ve iki çocuk annesi.
Tek bir tweet’le 900 milyon dolar
Bir şirketin yöneticisi ya da sahibisiniz. Şirketinizin ve şahsınızın günümüzde her şirket ve yöneticinin olduğu gibi sosyal medya hesapları da var. Eğer, isminiz şirketinizden bile daha fazla anılıyorsa paylaştığınız her mesaj doğrudan şirketinizin piyasa değerini olumlu ya da olumsuz etkileyebilir.
Bu sınıfa girebilir diyebileceğimiz isimlerden biri Elon Musk. Kamuoyunda daha çok Tesla Motors’un kurucusu olarak bilinse de Musk’ın farklı sektörlerde yatırımları da mevcut. ABD merkezli solar enerji şirketi SolarCity ve uzay yolculukları için çalışan SpaceX ilk akla gelen örnekler…
Musk, 30 Mart tarihinde toplam 115 karakter içeren bir mesaj paylaştı. Mesajında Tesla’nın yeni bir ürün geliştirdiğini ve 30 Nisan’da bunu açıklayacağını yazdı. Aynı mesajda, bu ürünün bir otomobil olmadığını da özellikle belirtti.
İşte ne olduysa ondan sonra oldu. 1 milyon 900 bine yakın takipçisi bulunan Musk’ın bu Twitter mesajı haberi hazırladığımız an itibariyle 6904 kez yeniden tweet’lendi, 5600’den fazla hesap sahibi tarafındansa favorilere eklendi. Bu sayılar, farklı alanlarda da ulaşılabilen değerler. Ancak bu 115 karakterlik mesajın asıl değeri borsada kendini gösterdi.
Şirketin hisseleri mesajın paylaşılmasından sadece 10 dakika sonra yüzde 4 artış gösterdi. Bu artış ise Tesla Motors’un piyasa değerinin aynı sürede 900 milyon doların üzerinde artmasını sağladı.
Bu tip çıkışlar elbette ilgili düzenleyici kurumların uyarısını da beraberinde getiriyor. Bu örnekte de ABD’deki ilgili kurum olan SEC bir açıklama yayınlamayı ihmal etmedi.
Tesla, Türkiye için personel alımına başladı
Şirketin 2016 planlarında Türkiye’nin de olduğunu daha önce yazmıştık hatırlarsanız. Yeni bir gelişme, Tesla artık personel arayışına da girdi. Şirketin kariyer sayfasında Servis Müdürü arandığına dair bir ilan yayına girmiş durumda. Zamanla farklı pozisyonlar için de personel ilanlarını görmek şaşırtıcı olmayacak.
NetApp, Dünya Yedekleme Günü’nü kutladı
Veri yedekleme konusu önemini her geçen gün artırıyor. Büyük Veri ve beraberinde getirdikleriyle birlikte değeri daha da artan yedekleme alanı için 31 Mart tarihi Dünya Yedekleme Günü (World Backup Day) olarak belirlenmiş durumda.
Bu konuyla ilgili bir açıklama yayınlayan NetApp, bu tarihin hem müşteriler hem de işletmeler için bir dönüm noktası olması gerekliliğine değindi. NetApp Bulut Çözümleri Pazarlama Direktörü Martin Warren imzasıyla yayınlanan açıklamada veri ve bulut hizmetlerinin, işletmeler için avantajları da beraberinde getirdiğine dikkat çekilerek, gerçek zamanlı olarak toplanan ve ileri teknoloji araçlarla analiz edilen verilerin doğru kararlar alınmasında yöneticilere yardımcı olduğu dile getirildi.
Martin Warren, açıklamasında, “Daha etkin veri depolama yöntemleri daha fazla sorumluluk anlamına gelir. Veri günümüzde işletmeler için her zamankinden çok daha değerli olduğu için de, gerektiği gibi korunması ve yönetilmesi gerekir. Pek çok işletme için yedekleme, her gün yapılan rutin ve gerekli operasyonlardan biridir. Fakat aynı zamanda zaman, kaynak ve depolama kapasitesini zorlayacak işlemlerin başında gelir. İşletmelerin göz önünde bulundurması gereken en önemli konular, hassas ve kritik verilerin kaybı sonucunda oluşabilecek finansal kayıplar, müşteri ve iş ortaklarının güvenini sarsma ihtimali veya şirketin büyümesine engel oluşturabilecek önemli operasyonel sorunların ortaya çıkmasıdır.” sözlerine yer verdi.
“Tüm bu nedenlerden dolayı 31 Mart Dünya Yedekleme Günü hem müşteriler hem de işletmeler için bir dönem noktası olmalıdır. Yöneticiler ve BT çalışanları, yedekleme politikalarını gözden geçirerek süreçlerini iyileştirmeli, yalnızca verilerini yedeklemekle yetinmeyip herhangi bir yangın veya ciddi kesinti durumunda, hızlı ve güvenilir bir kurtarma çözümünün sunduğu gönül rahatlığıyla, yalnızca birkaç saat içinde işlerine kaldıkları yerden devam edebilmeliler. Bugün verileri otomatik olarak bulut üzerinde yedekleyebilen, zamanı ve mevcut kapasiteyi en iyi şekilde kullanabilmek için süreçleri düzenleyebilen ve felaket kurtarma operasyonlarını zahmetsiz ve sade bir işleme dönüştüren çözümler elimizin altında.” diyen Warren, daha gelişmiş, güvenli ve verimli bir yedekleme polikitası oluşturan işletmelerin, en değerli varlıklarını ve kurumsal kimliklerini ortaya koyan hassas verilerini en iyi şekilde koruyabileceğine ve zamandan tasarruf sağlayarak çalışanların kendi işlerine odaklanmalarına olanak sağlayabileceğine değindi.
En İyi 10 Pazarlama Lideri ödüllendirildi
Capital ve Ekonomist dergileri ve Turkcell işbirliği ile iş dünyasına kazandırılan CMO Club’ın dördüncü buluşmasına “En İyi 10 Pazarlama Lideri”nin ödüllendirildiği tören damgasını vurdu. 31 Mart Salı günü Ritz-Carlton’da düzenlenen CMO Club buluşmasının açılışını Turkcell Kurumsal Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş ile Capital ve Ekonomist dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş gerçekleştirdi. Buluşma, ödül törenin ardından pazarlama yöneticilerinin başarı sırlarını ve yeni dönem ajandalarını paylaştığı panelle devam etti.
CMO Club buluşmasında Capital dergisinin 2014 yılında yaptığı en iyi 30 CMO anketinde ilk 10’da yer alan CMO’lara ödülleri takdim edildi. Anket sonucunda ödül alan isimler; Akbank Kobi Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Yemeksepeti.com Pazarlama Müdürü Barış Sönmez, Samsung Türkiye Pazarlama Direktörü Can Emci, Mavi Jeans Pazarlama Direktörü Serpil Bekan, Mey İçki Pazarlama Direktörü Levent Kömür, Pegasus Pazarlama Direktörü Onur Dedeköylü, LC Waikiki Üründen Sorumlu Genel Müdür Maria Comfort, Yıldız Holding Pazarlama Direktörü Nilhan Gülbahçe, IKEA – Pazarlama Direktörü Senem Sadıklar, Vestel Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tunç Berkman oldu.
Dördüncüsü gerçekleştirilen CMO Club buluşmasında pazarlama profesyonelleri bu kez 2014 yılındaki başarılarını ve 2015 ajandalarını konuştu. Dünyadaki gelişmeler ışığında bu yılki planlarını ve vizyonlarını paylaşan pazarlama direktörleri birbirleriyle fikir alışverişinde bulundular. “CMO’nun 2015 Ajandası” başlıklı panelde ödül alan CMO’lar Bülent Oğuz, Barış Sönmez, Serpil Bekan, Tunç Berkman ve Can Emci başarı sırlarını paylaşırken, yeni dönemle ilgili beklentileri, pazarlama stratejileri, yeni nesil tüketiciler, yeni trendler ile gelecek vizyonları üzerine konuştu.
Turkcell Kurumsal Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş, CMO Club’ın açılışında yaptığı konuşmada katılımcılara pazarlama konusunda 2015’le ilgili öngörülerini anlattı: “Pazarlama dünyasına kazandırdığımız CMO Club’ın 4.’sünü gerçekleştirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Teknoloji tüm dünyayı, günlük hayatımızı, iş dünyasını ve tabii ki pazarlamayı değiştiriyor. Bu değişimin ana başlığı ise akıllı cihazlarda gizli. Artık kişiler için birinci ekran, cep telefonları oldu. Pazarlama dünyasının yatırımları ve bütçeleri de bu yönde hızla yoğunlaşıyor. Tüm şirketlerin patronları dijitalleşme, mobil ve teknolojiden bahsediyor. Pazarlama dünyasına bir yandan da mikro lokasyon, üç boyutlu tarayıcılar ve beacon gibi yeni kavramlar giriyor. Teknoloji, pazarlamanın 4P’sini değiştiriyor ve 4D oluyor. Yani doğru kişi, doğru zaman, doğru teklif ve doğru yer. Bu dört doğruyla gerçek zamanlı işletmeler dönemi başlıyor. Bizler de Turkcell olarak işletmelere doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiyi yakalamaları için teknolojimizle hizmet vermekten büyük mutluluk duyuyoruz.”
DorukNet ve Microsoft Türkiye bulut için kolları sıvadı
Microsoft Türkiye’nin 2013 yılında lansmanını gerçekleştirdiği ve bulut teknolojilerine özel hazır çözümler sunan Microsoft Cloud OS Network Programı hızlı büyüme performansını değerli iş ortaklarından DorukNet’in başarısı ile taçlandırdı. 90 farklı sektörde, 3 milyondan fazla müşteriye ve 100’den fazla iş ortağına ulaşan program kapsamında DorukNet, birinci seviyede ilk ve tek Cloud OS Network iş ortağı seviyesine ulaştı. Türkiye’de Cloud OS Network Programı’na ilk giriş yapan DorukNet, kalitesi ve yüksek standartları sayesinde Microsoft’un KOBİ segmentinde yer alan müşterileri için tavsiye edilen birinci seviye ana iş ortağı ortağı oldu. İş ortaklığı doğrultusunda DorukNet, Microsoft’un bulut bilişim danışmanlığından yararlanarak Azure mimarisi üzerinde şekillenen Azure Pack teknolojisi ile kendi veri merkezinde bulut bilişim hizmeti sunacak.
Microsoft Türkiye ve DorukNet tarafından yapılan ortak basın toplantısında duyurulan iş ortaklığı, bulut tabanlı projelerini yurtiçindeki veri merkezlerinde geliştirmek isteyen tüm firmaların ihtiyaçlarını karşılıyor. DorukNet tarafından verilecek olan bu hizmet, Microsoft’un bulut bilişim platformu Azure’un sağladığı olanaklardan yararlanılarak, DorukNet’in veri merkezinde hayata geçirilecek. DorukNet, Azure Pack olarak tanımlanan bu çözüm ile bulut servisi projelerinin hızlıca ve kolayca hayata geçirilmesini sağlayacak.
Microsoft çözümleri ile servis veren iş ortakları, gerek altyapı kaynaklarının verimli kullanılması gerek operasyonel maliyetlerin azalması sayesinde rekabet avantajı elde ediyor. Bunun yanısıra Cloud OS Network Programı ile Microsoft, iş ortaklarına, hizmetlerinin pazara sunulmasında destek oluyor. İş ortaklarının doğru hedef müşteriye doğru mecralarda mesajlarını iletmelerini sağlayan pazara gidiş stratejilerini geliştirmeleri konusunda danışmanlık sunuyor.
ÇMD etkinliği için geri sayım
Çağrı Merkezleri Derneği (ÇMD), her yıl geleneksel olarak düzenlediği sektör buluşması etkinliğini bu yıl 10 Nisan 2015 tarihinde İstanbul’da, Shangri-La Bosphorus Otel’de gerçekleştirecek. Etkinlik öncesi ÇMD Başkanı Metin Tarakçı’dan görüşlerini aldık.









