Alarko Carrier’dan satış sonrası destek ve sadakat uygulaması
İklimlendirme şirketi Alarko Carrier, akıllı telefon uygulaması “Gerçek Konfor” ile kullanıcılarının satış sonrası ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflerken uygulamayı indirip kayıt olan müşterilerine sağladığı indirim ile bunu bir sadakat uygulaması olarak kullanma niyetini de gösteriyor.
Alarko Carrier mobil uygulaması, klima, kombi, ısı pompası ve satın alınan pek çok çeşit iklimlendirme ürünü ile ilgili satış sonrası bilgilendirme sağlarken ürün dokümanları ve yardımcı videolar sayesinde gerek ürünle ilgili gerekse de ürün kullanımı ve problemlerle ilgili detaylara ulaşılabiliyor. Uygulama üzerinden ürünlerin garanti süresi takip edilebiliyor ve ihtiyaç halinde ek bakım, garanti paketleri de incelenebiliyor.
Klima ve kombiler ile ilgili fiyat, güncel indirim ve kampanya bilgilerinin de yer aldığı uygulama, kullanılan iklimlendirme cihazında herhangi bir arıza ya da servis gereksinimi olması durumunda uygulama üzerinden servis randevusu kolayca oluşturulabiliyor.
Alarko Carrier, mobil uygulamasını hızla yaygınlaştırmak için 1 Mart-30 Nisan 2022 tarihleri arasında uygulamayı indirip kayıt olan kullanıcılara Alarko markalı kombilerde 3 bin 265 ve Alarko, Toshiba, Carrier markalı klimalarda ise 6 bin 750 liraya varan indirim sunacağını açıkladı.
Çipli kimlik kartında e-imza dönemi başladı
Yeni nesil çipli kimlik kartlarına yüklenmeye başlayan nitelikli elektronik sertifika ile kimlik kartları artık elektronik imza atmak için kullanılabiliyor. 10 Ocak’ta İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan uygulamada ilk bir aylık dönemde 10 binin üzerinde yükleme yapıldığı açıklandı.
Kimlik kartına elektronik imza sertifikası yükleme işlemleri, Türkiye’nin 81 ilindeki nüfus müdürlüklerinde bulunan nüfusmatikler aracılığıyla yapılmaya başlandı. İlk etapta 50 ilde faaliyete başlayan nüfusmatiklerde, bir ayda 10 binden fazla kişi işlem gerçekleştirdi.
Elektronik imza alt yapısına sahip kimlik kartlarıyla her türlü elektronik imza işlemi, yalnızca kimlik kartı kullanılarak gerçekleştirilebiliyor. Üst seviye elektronik güvenlik unsurlarına sahip Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı’na (TCKK) yüklenen elektronik sertifikalar sayesinde vatandaş elektronik ortamda sunulan birçok hizmete kolayca ulaşabiliyor.
Elektronik sertifika yüklemesi yapılan kimlik kartları, elektronik imza atabilmek için yeterli oluyor. Elektronik imza sertifikası başvuru sahipleri nüfus müdürlüklerine giderek kimliklerine elektronik sertifika yükleyebiliyor.
2003 yılında Türkiye’nin ilk elektronik sertifika ve mobil imza hizmet sağlayıcısı olarak kurulan E-GÜVEN, yeni uygulamaya geçişi hızlandırmak için 1, 2 veya 3 yıllık kullanım süreleriyle sunduğu e-imza paketlerinde dönemsel olarak önemli bir fiyat avantajı sağladığını açıkladı.
E-GÜVEN Genel Müdürü İlker Türkoğlu, “Kimlik kartlarına e-imza yükleyerek e-dönüşüme dahil olacak kurum ve bireylere dönemsel uygun fiyat avantajı sunarak e-imza paketleri ile e-dönüşümde farkındalığı artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Kimlik kartına elektronik sertifika yüklemesi yaptırmak isteyen vatandaşların, E-GÜVEN’e online başvuru yapmalarının ardından kimlik kartlarına yükleme işlemleri için nüfus müdürlüklerine gitmeleri yeterli oluyor.
Gözde Girişim’den, teknoloji alanına özel yatırım şirketi
Yıldız Holding şirketlerinden Gözde Girişim, 1 Mart’ta yaptığı yönetim kurulunda aldığı karar neticesinde, Gözde Tech Ventures Teknoloji A.Ş. adıyla yeni bir teknoloji yatırım şirketi kurdu. Yönetim kurulu başkanlığını Yahya Ülker’in üstleneceği yeni şirketin vizyonu, teknoloji alanındaki gelişmelere paralel olarak dünyada büyük bir dönüşüm gösteren yeni iş metotlarını ve fırsatlarını değerlendirmek, bu alanda öncülük görevini üstlenen yurt içi ve yurt dışındaki girişimlere yönelik yatırım fırsatlarını değerlendirmek olacak. Gözde Tech Ventures, ağırlıklı olarak SaaS (Software as a Service–hizmet olarak yazılım), oyun, finans teknolojileri, blockchain, yapay zeka, mobilite, eğitim teknolojileri, pazarlama teknolojileri ve e-ticaret sektörlerine odaklanacak.
Gözde Tech Ventures, iki yıl içinde 20 milyon dolar yatırım büyüklüğüne ulaşarak ilk etapta yaklaşık 10 girişime yatırım yapmayı planlıyor. Şirket, uzun vadede Gözde Girişim’in toplam aktif büyüklüğünün yüzde 10’una kadar ulaşmayı ve sektörün önemli girişim sermayesi oyuncularından biri olmayı hedefliyor.
Gözde Tech Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Ülker, “Yeni şirketimizin esas amacı, sermayeye ihtiyaç duyan yeni girişimleri destekleyerek onlarla birlikte büyümek, ülkemizde ve dünya çapında öncülük yapan girişimleri desteklemek, Yıldız Holding’in girişim sermayesi alanındaki bilgi ve tecrübesini bu yeni girişimlerin hizmetine sunmak ve onları globale taşımak olacak” diyor.
Vestel, Benelüks ve Almanya’ya elektrikli araç şarjı ihraç edecek
Benelüks ülkeleri ve Almanya’nın en önemli elektrik şarj hizmeti sağlayıcılarından Eneco eMobility ile anlaşma sağlayan Vestel’in ultra verimli elektrikli araç şarj cihazları, Almanya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’da ev ve iş yerlerinde kullanılacak.
Vestel ve Eneco eMobility işbirliği ile Vestel, bu bölgede elektrikli araç şarj cihazlarının (EVC) kurulumunu gerçekleştirecek. Benelüks bölgesinin en büyük üç şarj hizmeti sağlayıcısından ve Almanya’nın önde gelen markalarından birisi olan Eneco eMobility ile yaptıkları anlaşmayı değerlendiren Vestel CEO’su Turan Erdoğan, “Özellikle son iki yılda Avrupa’da sektörün en önemli oyuncularıyla kurduğumuz iş birlikleri sayesinde Avrupa’da EVC’lerin yaygınlaşmasında önemli rol oynuyoruz. Eneco eMobility iş birliğiyle elektrikli araç şarj çözümüne yönelik talebi karşılama ve yaygınlaştırmanın yanı sıra hem bireylerin hem de küçük işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyoruz. Attığımız bu adımlarla yenilenebilir (rüzgar ve güneş) enerjinin kullanımıyla karbon emisyonları önemli ölçüde düşürülürken, iş ortaklarımızın döngüsel ekonomiyi desteklemesine de olanak sağlıyoruz” diyor.
Eneco eMobility İcra Kurulu Başkanı Leonie Baneke ise, “Faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde elektrikli araçlara geçişi sorunsuz bir sürece dönüştürme çabamızın Vestel tarafından desteklenmesi, Vestel’i bizim için muazzam bir uluslararası ortak yapıyor. Kurulumu kolay, tek tip, uyarlanabilir, kullanıcı ve çevre dostu Vestel elektrikli araç şarj cihazları sayesinde daha fazla bireysel ve küçük işletmelere ulaşarak maliyetlerini düşürmelerinde ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamlarına olanak sağlıyoruz” şeklinde konuşuyor.
SOCAR Türkiye’den açık inovasyon platformu: SOCAR Wennovation
SOCAR Türkiye, dijital dönüşüm çalışmalarına dijital ekosistem ağını genişleterek hız veriyor. Kurum içindeki dijital ihtiyaçların ekosistemdeki potansiyel paydaşlar ile iş birliği yapılarak karşılanması hedefleyen SOCAR Türkiye, dijital dönüşüm odağında çözümler sunan şirketleri, girişimleri ve akademiyi SOCAR Wennovation açık inovasyon platformuna davet ediyor.
SOCAR Wennovation açık inovasyon platformu, https://wennovation.socar.com.tr üzerinden kolayca başvuru yaparak, SOCAR Türkiye’nin iş ortağı olma, sahada test ve birlikte ürün/hizmet geliştirme fırsatları sunuyor.
Öneri sahipleri, 365 gün başvuruya açık olacak SOCAR Wennovation platformu üzerinden Endüstriyel Yapay Zeka / Makine Öğrenmesi / Optimizasyon, Akıllı Varlık Yönetimi, Kestirimci Bakım, Artırılmış / Sanal Gerçeklik / Drone / Robotik, İş Sağlığı, Güvenliği ve Çevre, Endüstri 4.0, Tedarik Zinciri ve Kurumsal Fonksiyonlar olmak üzere sekiz kategoride başvuruda bulunulabiliyor.
SOCAR Türkiye Dijital Transformasyon & Bilişim Teknolojileri Başkanı Hakan Irgıt “SOCAR Wennovation platformu ile SOCAR Türkiye içindeki dijital ihtiyaçlara çözüm sunarak, birlikte dijital inovasyona katkı sağlayabileceğimiz paydaşlar arıyoruz. Dijital dönüşümü odağına almış, buna uygun projeler geliştiren akademisyenler, girişimciler ve şirketlere SOCAR Türkiye’nin iş ortağı olma çağrısı yapıyoruz. Gelen başvurulara yönelik ilgili iş birimlerindeki alanında uzman kişiler tarafından değerlendirme yapılarak hızlıca dönüş sağlanacak. Yıl içerisinde yine dijital dönüşüm odağında çağrılar açacağız. Dijital dönüşüm ile birlikte yüksek kaliteli ürün, hız, yüksek verimlilik, en düşük çevresel etki, esnek üretim kabiliyeti gibi yetkinliklerimizi yeni iş ortaklarımızla birlikte daha da güçlendirmek istiyor, SOCAR Türkiye’nin kapılarını dijital dönüşüm odağında projeleri ile fark yaratmak isteyen potansiyel paydaşlara açıyoruz” diyor.
https://wennovation.socar.com.tr internet sitesine gelen dijital dönüşüm çözüm önerilerine, 15 iş günü içinde değerlendirme yapılarak geri dönüş sağlanacak. Dijital inovasyon önerileri, SOCAR Türkiye Dijital Transformasyon & Bilişim Teknolojileri Başkanlığı liderliğinde, ilgili iş birimlerinin de görüşleri ile ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak değerlendirilecek. Çözüm önerisi uygun görüldüğü takdirde, potansiyel paydaş ile görüşme adımına geçilerek süreç ilerletilecek.
AXA Sigorta’nın mobil uygulaması AXAFit’e sağlıklı beslenme modülü
AXA Sigorta, iyi yaşam (wellnesss) ve sigortacılık mobil uygulaması AXAFit’e, uygulamaya özel olarak geliştirdiği sağlıklı beslenme modülünü ekledi. AXA Sigorta Satış ve Pazarlama Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Firuzan İşcan, BES ve sağlık poliçe işlemlerine yönelik online çözümler de sunan AXAFit hakkında, “Uzman diyetisyenlerle hazırladığımız AXAFit sağlıklı beslenme modülü ile herkesin ücretsiz bir şekilde kendi vücutlarına uygun olan beslenme düzenine erişebilmesini hedefliyoruz. AXA Sigorta olarak daha iyi ve sağlıklı bir yaşam için değer yaratmayı önemsiyoruz” dedi.
AXA Sigorta’nın kullanmak için herhangi bir ön şart ve ücret gerektirmeyen halka açık uygulaması AXAFit içerikleri, sağlıklı yaşama ve beslenmeye dair bilgiler kişisel diyet listeleri ve kilo takip sistemi ile zenginleştirildi. Sağlıklı beslenme modülünde uzman diyetisyenlerin iş birliğiyle hazırlanan 10 bine yakın diyet listesi yer alıyor. Bu listeler arasından kullanıcının kişisel tercihlerine uygun üç adet alternatif diyet listesi, iki haftalık programlar şeklinde veriliyor. Diyet listeleri kişilerin cinsiyet, yaş, boy, kilo bilgilerinin yanı sıra alerji durumları, beslenme türü tercihleri, diyet yapma amaçları, günlük aktivite seviyelerine göre düzenleniyor.
AXAFit, günü verimli kullanabilmek için günlük plan ve sağlıklı bir yaşam için adım, su ve ilaç takibi özelliklerinin yanı sıra egzersiz videoları da içeriyor. Uygulama nöbetçi eczaneleri lokasyona göre gösteriyor ve kullanıcılarının karbon ayak izini ölçüyor.
Redington Türkiye’den servis olarak distribütörlük modeli
Redington Türkiye, servis olarak distribütörlük modeline ilerliyor. Redington Grup’un bulut bilişim pazar yeri olan CloudQuarks platformunun entegrasyonu 2021 sonunda başladı ve 2022’in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Bu platform sadece bulut bazlı çözümlerin Redington’ın iş ortaklarına sunulacağı bir platform olmakla kalmayacak hem Türkiye hem de çevre ülkelerde hızlı büyüyen yazılım ve servis şirketlerinin hizmetlerinin önce Türkiye pazarına, sonrasında da bölge ülkelere satılabileceği çok yönlü bir adres olacak. CloudQuarks, Redington Grup’un yeni hizmet tanımı olan servis olarak distribütörlük yaklaşımını hayata geçirmesinin önemli adımlarından biri olacak.
Şirket bu yeni iş modeli ile, şirketlerin ortaya çıkacak yeni ihtiyaçlarına daha iyi yanıt vermeyi planlıyor. 2022’de siber güvenlik, iş zekası, robotik otomasyon, IoT, arttırılmış gerçeklik ve bulut bilişim çözümlerinin şirketin ana gündem maddelerini oluşturacağını ifade eden Redington Türkiye Genel Müdürü Cem Borhan’ın, 2022 bilişim pazarı trendlerine dair beklentileri şu şekilde:
- 2022 kurumların verilerini saklama, analiz etme ve faydaya dönüştürmeyle alakalı süreç ve politikalarını yeni baştan ele alacakları bir yıl olacak. En büyük değerleri olan verinin güvenliğinin sağlanması, doğru veriye doğru kişinin ulaşabilmesini sağlayan alt yapıların oluşturulması ve büyük veri ile entegrasyonun sağlanarak analizlerin yapılabilmesi kurumların birinci önceliği olacak.
- Pandemi döneminde ortaya çıkan ihtiyaçlara hızlı yama yöntemleriyle bulunan çözümler, spesifik güvenlik açıklarını kapatırken bütünsel ve sağlam güvenlik politikaları oluşturmayı zorlaştırıyor. Yeni bir siber güvenlik ağı yaklaşımı tüm kurumların gerçekleştirmek istediği hedeflerden bir tanesi olacak.
- Üçüncü trend, kurumsal müşterilerin temel uygulamalarını monolitik uygulamalardan mikro servis mimarisine göre yazılmış ve özel ya da genel bulut platformlarında çalışabilecek uygulamalara dönüştürmeleri olacak. 2020 yılında başlayan bu trend her geçen sene önemini artırıyor ve bu konuya tereddütle yaklaşan büyük kurumlar da nihayet 2021’de bu dönüşümü ajandalarına almak zorunda olduklarını gördüler. Yazılımların dönüşümü ve kurumların kullandığı özel ya da genel bulut alt yapı kullanımının olgunluk seviyesi birbirini etkileyen iki trend olacak.
- 2022’de göreceğimiz trendlerden bir diğeri hiper otomasyon. İş birimlerinin öncülüğünü yapacağı bu konu, bütünsel bir bakış açısıyla hem iş hem de bilişim süreçlerinin belirlenmesini ve otomatize edilmesini hedefliyor. Süreç iyileştirme ve otomasyon alanında hem çözüm hem de danışmanlık ve servis sağlayan firmalar için yoğun bir sene olacak.
Oyun çağı geride kalan Türkiye, unicorn’larını beşledi
Insider ile birlikte beşinci unicorn’unu çıkaran Türkiye, bunlardan Trendyol’un decacorn olarak 10 milyar dolarlık değerlemeyi aştığı bir hikayeye imza atmış oldu. Peak Games ile başlayan unicorn hikayesi, oyun sektörünün ötesine geçerek Türkiye’yi, gelişen elektronik ticarete büyük destek veren bir ülke konumuna taşıyor. Bu yolculukta Peak Games, Getir, Trendyol ve Dream Games ile birlikte insider, bu hikayenin kahramanları.
Yapay zekâ destekli bir pazarlama zekâsı hizmeti sunan insider, dijital pazarlama uzmanlarının müşteri deneyimlerini iyileştirmelerini sağlıyor. Uzun bir süre Türkiye’nin ilk unicorn’u olacağı söylenen insider, bunu başaramasa da, pademinin tetiklediği hızlandırılmış dijitalleşme sürecinde gerçek değerine ulaştı. Şirketin merkezini Singapur’a taşıyarak serbest ticaretin bu önemli merkezinde konumlanması ve Türkiye’ye ilgisi giderek artan Katar Yatırım Otoritesi’nin (QIA) yatırım turuna liderlik etmesi etkili olmuşa benziyor. 25 ülkede faaliyetleri bulunan ve 800’den fazla global markaya hizmet veren insider’ın unicorn olmasını sağlayan, QIA’in liderliği üstlendiği Seri D yatırım turunda Riverwood Capital ve Sequoia Capital’dan aldığı 121 milyon dolarlık yatırım oldu.
Bundan önceki iki unicorn hikayesinden Trendyol, Ağustos 2021’de decacorn yani değeri 10 milyar doların üzerinde olan unicorn hikayesine uzanırken ABD’nin önde gelen yatırım fonlarından General Atlantic ile Japonya merkezli SoftBank Vision Fund 2 liderliğinde gerçekleşen yatırım turunda Berlin merkezli Princeville Capital’in yanısıra Birleşik Arap Emirlikleri’nin ADQ’sunu ve yine Katar Yatırım Otoritesi’ni (QIA) görüyorduk. Trendyol, 1,5 milyar dolar yatırım alarak 16,5 milyar dolarlık değere ulaşırken, Trendyol’un yatırımcısı Alibaba’nın 2021 başında şirkete yaptığı 350 milyon dolarlık yatırım, insider’ın aldığı yatırımın yaklaşık üç katını buluyordu.
Notlarıma göre, Türkiye’nin bundan önceki unicorn’u Getir, 300 milyon dolarlık yatırım ve 2,6 milyar dolarlık değerleme ile unicorn olmuştu. Dolayısıyla Alibaba’nın kendi başına Trendyol’a yaptığı yatırım bunun da üzerine çıkıyordu. Bunu söylerken, Getir’in, 2021 başında Silikon Vadisi’nin önemli yatırımcılarından Michael Moritz’in başkanlığındaki fonlama turunda 128 milyon dolar yatırım aldığını hatırlatmak gerekiyor.
Yine’de bu rakamlar, 900 milyon dolar nakit ve 900 milyon dolar Zynga hissesi olmak üzere 1,8 milyar dolara satılan Peak Games’in yanında düşük görünüyor ancak Peak Games’in tamamının satıldığını akılda tutmakta yarar var yani burada bir yatırım turundan bahsetmek söz konusu değil. Aynı zamanda Peak Games satın almasında değeri 9,5 dolar civarında olan Zynga hisselerinin, Zynga’nın Ocak 2022 başında Take Two Interactive’e satışı sırasında 3,5 dolara gerilemiş olmasını da akılda tutmakta yarar var.
Bütün bu finansal hareketler içinde asıl yıldız olarak karşımıza Katar Yatırım Otoritesi (QIA) çıkıyor. Borsa İstanbul’un da yüzde 10 hissesini satın almış olan QIA, Brexit referandumunu takip eden 3,5 yıllık dönemde Birleşik Krallık’a 5 milyar paundun üzerinde yatırım yaparak Katar’ın bu ülkedeki yatırımlarını 40 milyar doların üzerine taşıdı. Bu rakamlara bakında QIA’nın Türk startup’lara ilgisi çok daha fazlasını vaat ediyor.
Garanti BBVA’dan ilk döngüsel ekonomi kredisi işlemi
Garanti BBVA, hurda alüminyumun kullanımına imkan sağlayan yeni bir süreç yatırımı yapan Altek Metal’in 18 milyon euroluk yatırım kredisine imza attı. EBRD ve Garanti BBVA’nın eşit pay ile yer aldığı 18 milyon euroluk kredi, firmanın döngüsel ekonomi odağında firmanın planladığı üretim süreçlerinin inovasyonu yatırımında kullanılacak.
Türkiye’nin önde gelen yüksek kaliteli alüminyum ürünleri tedarikçilerinden biri olan Altek Metal’in yatırımı, AB Yeşil Mutabakatı kapsamında enerji yoğun sektörlerden biri olan alüminyumun üretim sürecinin karbonsuzlaştırılmasını hedefliyor. AB yeşil mutabakatı sürecine paralel olarak, Türkiye’nin karbonsuzlaşma stratejisine uyumlu olan tesis, Altek’in ithal birincil alüminyuma olan bağımlılığını azaltmasına ve bunun yerine alüminyum hurdalarından üretilen geri dönüştürülmüş alüminyumu kullanmasına olanak sunacak.
Kredi işlemi kapsamında alüminyumun geri dönüşüm sırasında kalite kaybı yaşanmaması ve süresiz olarak geri dönüştürülebilmesi sebebiyle daha az birincil kaynak ithal edilmesi ve hurdadan üretilen geri dönüştürülmüş alüminyum kullanımının artırılması hedefleniyor.
Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik olumlu etki yaratması planlanan işlem için Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin, “Sürdürülebilir finans ve kalkınma alanında sunduğumuz yenilikçi ürün ve hizmetlerle müşterilerimizin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda başarılı uygulamalar hayata geçirmelerine ve karbon emisyonlarını azaltmalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz” diyor.
Global Yatırım Holding, dümeni teknoloji şirketlerine kırdı
Dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Yatırım Holding, teknoloji girişimlerine yatırımlarını hızla artırırken holdingin ve hisedarı olduğu İstanbul Portföy Yönetimi’nin yatırımlarının birbirinden ayrı olduğunu açıkladı. Global Yatırım Holding doğrudan yurtdışındaki altı teknoloji şirketine yatırım gerçekleştirirken, yüzde 66,6 hissesine sahip olduğu İstanbul Portföy Yönetimi’nin kurmuş olduğu fonlar da yurtiçinde yaklaşık 50 teknoloji girişimine yatırım yaptı. İstanbul Portföy Yönetimi, Türkiye’nin teknoloji alanında yatırım yapan en büyük fonları arasında yer alıyor.
Global Yatırım Holding, stratejik olarak odaklandığı üç alandan biri olan teknoloji alanında yeni yatırımlar için start-up’ları incelemeye devam ediyor. Global Yatırım Holding’in doğrudan yaptığı teknoloji yatırımlarında pay sahibi olunan azınlık hisselerinin oranı yüzde 3’ü geçmiyor. Global Yatırım Holding, tamamı yurtdışında faaliyet gösteren “Firefly”, “Overtime”, “Jumptuit”, “Blockfi”, “General Fusion” ve “V-Count” isimli şirketlere yatırım gerçekleştirdi. Bu şirketlerin yatırımcıları arasında Google Ventures, Jeff Bezos, Birleşik Krallık, ABD ve Kanada hükümetleri, Coinbase Ventures, Valar Ventures, Galaxy Digital Partners, Alumni Ventures, Spark Capital, A16Z, Sapphire Ventures, bazı NBA yıldızları, Reddit kurucusu Alexis Ohanian da yer alıyor.
Gelecek dönemlerde önemli değer artışları beklenen bu tür yatırımları daha da artırmayı hedefleyen Global Yatırım Holding, yatırımları GYH Danışmanlık ve Yönetim Hizmetleri çatısı altında toplamayı planlıyor.
İşletmeler IoT verilerini etkin şekilde kullanmıyor
Uydu iletişim devi Inmarsat, işletmelerin büyük çoğunluğunun IoT verilerini etkin bir şekilde kullanmadığını tespit etti. Inmarsat, araştırması için tarım, elektrik hizmetleri, madencilik, petrol ve gaz, ulaştırma ve lojistik sektörlerindeki 450 kuruluştan temsilcilerle görüştü.
Ankete katılanların yüzde 86’sı, kuruluşlarının IoT projelerinden elde edilen verileri mümkün olduğunca verimli kullanmadığını kabul etti. Inmarsat Enterprise Başkanı Mike Carter:
“En son araştırmamız, günümüz kuruluşlarının çoğunun artık IoT verilerini topladığını gösterse de bundan maksimum faydayı elde etmek için işletmelerin yapması gereken daha çok şey var. Bir IoT projesinin başarısının nihai ölçüsü, bir şirketin ve iş ortağı eko sisteminin çalışma şeklini nasıl geliştirdiğidir. Bu, büyük ölçüde, çıkarılan verilerin türü ve bunların nasıl paylaşıldığı ve zamanında pratik ve eyleme geçirilebilir iş iç görülerine dönüştürüldüğü ile ilgilidir” dedi.
Etkili IoT veri kullanımının önündeki ana engel, ankete katılanların yarısından fazlasının (yüzde 54) belirttiği gibi, güvenlik ve veri gizliliği konusundaki endişelerdir. Bunu veri toplama ve kullanılabilirlik (yüzde 46) arasındaki gecikmeler izledi. Carter: “Bulgularımızdan açıkça görülüyor ki birçok işletmenin, verilerinin tedarik zincirinin diğer bölümleri bir yana, kuruluş içinde gitmesi gereken yere ulaşmasını sağlamak için genel IoT stratejilerinin bir parçası olarak hala bir IoT veri stratejisi kullanması gerekiyor” dedi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri (yüzde 33), IoT veri stratejisinin eksikliğini etkili kullanımın önünde bir engel olarak belirtti.
Siber güvenlikte tükenmişlik sendromu yaşanıyor
2022’de siber güvenlik söz konusu olduğunda işverenler şimdiden bir ikilemle karşı karşıyalar. Dünya çapında yalnızca siber saldırı girişimlerinin sayısı artmıyor, aynı zamanda işverenler de sıkılaşan işe alım piyasasının ek baskısıyla ve teknoloji endüstrisini de etkileyen rekor düzeyde istifalarla karşı karşıya.
Yetenek için yapılan bu savaş, siber güvenliğe özellikle sert darbe vurabilir. ThreatConnect tarafından 500’den fazla BT karar alıcısı arasında yapılan bir ankete göre, özel sektör işletmelerinin yüzde 50’sinde halihazırda şirketlerinde temel, teknik BT güvenlik becerilerinde boşluklar var. Dahası, BT yöneticilerinin yüzde 32’si ve BT müdürlerinin yüzde 25’i önümüzdeki altı ay içinde işlerini bırakmayı düşünüyor.
ThreatConnect’in araştırması, ankete katılanların yüzde 27’sinin belirttiği gibi, yüksek düzeyde stresin, çalışanların işten ayrılmasına en çok katkıda bulunan ilk üç neden arasında olduğunu buldu. Bilgi güvenliği şefi Josh Yavor, “İnsan hatası, kuruluşlardaki veri ihlallerinin en büyük nedenlerinden biridir ve bir veri ihlaline neden olma veya bir kimlik avı saldırısına yakalanma riski, yalnızca çalışanlar stresli ve tükenmiş olduğunda artar” diyor.
Enerji sektörü değişime hızlı adapte oluyor
İşletmeler her zaman büyüme baskısı altındadır. Google’ın yeni sürdürülebilirlik direktörüne göre, yeşil iş girişimlerinin ardındaki mevcut ivmenin temel nedeni ekonomik denklemdeki bir değişiklik.
Google Cloud’un Küresel Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Justin Keeble verdiği demeçte, “Bence en büyük ivme, gerçekten değişen yeni teknolojileri çalıştırmanın yeni yollarını yönlendiren yenilik oldu. Böylece sürdürülebilir seçenek daha iyi bir seçenek haline geliyor. Onu benimsemek sadece ticari açıdan iyi bir anlam ifade ediyor” diyor.
Kuruluşlar sürdürülebilirlik hedeflerini benimserken, Google gibi bulut şirketleri daha fazla iş için bir fırsat görüyor. Müşterilerine sundukları “iklim sorumluluğu araçlarının” sayısını artırarak sürdürülebilirlik hedeflerine daha fazla ve daha iyi verilerle ulaşmalarına yardımcı oluyorlar.
Keeble, önemli değişiklikler yapmaya en iyi hazır olan endüstrilerden bazılarının enerji hizmetleri, tüketici ürünleri ve finansal hizmetler olduğunu söylüyor. Keeble, tüketici ürünlerinin başlamak için bariz bir yer olduğunu açıkladı: Üretim sürecindeki ve tedarik zincirindeki her adım, bir şirketin karbon ayak izini azaltabileceği bir adımdır. Örneğin Unilever, dünyanın dört bir yanından sağladığı hammaddelere bağlı ekosistemlerin uydu görüntülerini yakalamak için Google Cloud’u kullandı. Bu verileri daha sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmak için kullanıyor.
Ulusal Siber Güvenlik Merkezi on maddelik öneri paylaştı
Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan gerilim artarken, siber güvenlik konusunun önemini bir kez daha görüyoruz. Aslında bu durum ilk olmamakla birlikte geçmişte birçok kötü olaya şahitlik etmiştik. Rusya, Aralık 2015’te Ukrayna elektrik şebekelerini çökerten saldırıların arkasında olmakla suçlanıyor ve Haziran 2017’deki yaygın ve yıkıcı NotPetya kötü amaçlı yazılım saldırısının da arkasında Rus ordusunun olduğu düşünülüyor.
NCSC (National Cyber Security Centre) CEO’su Lindy Cameron’ın birkaç gün önce yaptığı yorumda, “Siber saldırılar coğrafi sınırlara saygı göstermez” diyerek, bu olayların kasıtlı olsun ya da olmasın uluslararası sonuçları olduğu konusunda uyarıda bulundu. NCSC, kuruluşları ağlarını güvence altına almak için harekete geçmeye çağırdı. NCSC’nin 10 tavsiyesi şu şekilde oldu;
♦ Yamaları ve güvenlik güncellemelerini uygulayın
♦ Güçlü şifreler kullanın
♦ Çok faktörlü kimlik doğrulamayı kullanın
♦ Kimlik avı farkındalığını öğretin
♦ Virüsten koruma yazılımı kullanın ve çalıştığından emin olun
♦ Ağınızı bilin
♦ Ağınızı yedekleyin ve yedeklemeleri düzenli olarak test edin
♦ Ağınıza ve tedarik zincirlerinize üçüncü taraf erişimi konusunda dikkatli olun
♦ Bir olay müdahale planına sahip olun
♦ Daha geniş kuruluşu siber tehditler hakkında bilgilendirin
Estonya girişimlerde nasıl başarılı oldu?
2014’ün sonlarında Estonya, e-ikamet programını başlatarak, herhangi bir yerden, çevrimiçi olarak AB merkezli bir şirket kurmak ve işletmek isteyen bireylere devlet tarafından verilen dijital kimlikleri sunan dünyadaki ilk ülke oldu.
Son yedi yılda program girişimcileri, işletme sahiplerini, serbest çalışanları ve dijital göçebeleri hedef aldı. Şubat 2022’nin ortası itibariyle, Estonya’da 4 bin 700’ü 2021’de olmak üzere 20 binden fazla şirket kuran 177 ülkeden yaklaşık 90 bin e-yerleşik bulunuyor. Estonya’nın e-Residency programının genel müdürü Laur: “Geçenlerde Estonya’nın en büyük ikinci şehri olan Tartu konseyinden biriyle sohbet ettim. Rakamlardan bahsediyorduk ve Estonya’nın e-sakinlerinin sayısının bu yıl muhtemelen Tartu’nun nüfusunu geçeceğine dikkat çekti” dedi. Sonuç olarak, programdan elde edilen vergi geliri 2021’de yıllık iki katına çıkarak 32.5 milyon Euro’ya ulaştı.
BT, çevrimiçi pazarlama ve e-ticaret, konuma bağlı olmadıkları gerçeği nedeniyle e-İkamet işletmeleri için en popüler alanlar diyebiliriz. Haav, “Belki Bali adasında yaşıyor ve işinizi oradan yürütüyorsunuz; belki iş ortağınız Ukrayna’dan, müşterileriniz Almanya’da ve belki de başka bir hissedar ABD’de yaşıyor” diye açıklıyor. Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’nın nüfusunun yüzde 14’ünden daha azını temsil eden sadece 1.3 milyonluk küçük bir ülke için Estonya, bir startup ekosistemine ev sahipliği yapıyor.
Haav farklı yerlerden kişilerin ülke programına başvuru yapabilmesine dikkat çekerken, başvuranların yaklaşık yüzde 50’sinin Avrupa Birliği’nden olduğunu söylüyor.
Petronas, madeni yağ pazarında dijital asistan ile sadakat sağlıyor
PETRONAS Türkiye’nin özel servislerin iş planı ve takibini kolaylaştıracak dijital müşteri hizmetleri yönetim platformu OtoAsistanım dijital platformuna üye olan servis sayısının, Türkiye çapında 2 bin 500’ü geçtiği açıklandı. Özel servislerin hizmet kalitesini artırmak amacıyla PETRONAS Türkiye tarafından kullanıma sunulan OtoAsistanım, servise gelen müşterilerin araçlarına özgü dijital bakım kartı oluşturarak geçmişe yönelik tüm bakım ve yağ değişim işlemlerinin kayıt altına alınmasını sağlıyor.
Servisin hızla yaygınlaşmasının sağlanmasında 1 Kasım 2021–30 Ocak 2022 tarihleri arasında OtoAsistanım ve PETRONAS iş birliğiyle gerçekleşen kampanyanın etkili olduğu belirtiliyor. Kampanyada Türkiye çapında en fazla bakım kartı oluşturan ve en çok hatırlatma kuran servisler ödül kazandı. Özel otomobil ve hafif ticari araçlara hizmet veren servisleri öncelikli olarak hedefleyen platformu desteklemek için gerçekleştirilen PETRONAS Türkiye Hediye Yağmuru kampanyasında puan toplayan 88 üye servis ödüllendirildi.
OtoAsistanım’a araç sahipleri de ücretsiz üye olabiliyor. OtoAsistanım’a üye olan araç sahipleri, otomobil ya da hafif ticari araçlarının bakım ve yağ değişim zamanı için hatırlatma kurabiliyor, araç muayene tarihi, trafik ve kasko poliçelerinin yenileme tarihlerini de yine hatırlatma kurarak unutma riskini ortadan kaldırabiliyor.
Üyelerin araçlarını götürdükleri servis de OtoAsistanım üyesi ise tüm araç bakımları araç sahiplerinin de erişimine açık hale geliyor. OtoAsistanım’a dair detaylı bilgilere websitesi ve Instagram hesabı üzerinden erişilebiliyor.
Şirketler yeni yetenekleri işe nasıl kazandırabilir?
2022’de dijital bölümlerini genişleterek talebe ayak uydurmak isteyen işverenler zorlu bir yol ile karşı karşıya. İster istifa, ister büyük değişiklik denilsin, altında yatan önerme aynıdır: Daha iyi maaşlar ve daha esnek çalışma vaadiyle cezbeden milyonlarca işçi bu yıl işini bırakmayı planlıyor.
Bu tüm sektörü, teknoloji projelerini alt üst etmekle, organizasyonel yetenek boşluklarını genişletmekle ve teknoloji endüstrisinde işe alımları her zamankinden daha şiddetli hale getirmekle tehdit ediyor. Şirketlerin genç yetenekleri çekmesinde çevre ve sosyal bilinci de artık kritik rol oynuyor.
İşe alım danışmanlığı Robert Half tarafından 2.000 İngiliz işçiyle yapılan bir anket; çalışanlarının yüzde 38’inin kuruluşlarının karbon emisyonlarını azaltma veya işletme gibi ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) konularında yeterince hassas davranmadıklarını düşünmeleri durumunda yeni bir rol arayışında olacaklarını söylüyor. Benzer şekilde BT hizmetleri ve danışmanlık şirketi Cognizant tarafından yapılan araştırma, ESG’nin genç çalışanları işe almanın ve işte tutmanın önemli bir bileşeni haline geldiğini de ortaya koydu.
Çalışmak için bir işveren seçmeye gelince, Z kuşağı çalışanlarının yüzde 76’sı (20-26 yaş arası) ve Y kuşağının (27-40 yaş arası) yüzde 71’i çevre koruma ve sürdürülebilirliğin kendileri için önemli olduğunu söyledi. İstekli genç teknoloji çalışanlarının birden fazla teklifinin olduğu sıkı bir işe alım pazarında, açık bir çevre stratejisi işverenler için önemli bir farklılaştırıcı olabilir. Robert Half, aynı maaşı sunan iki role indirgenirse, 18-34 yaş arasındaki kişilerin yüzde 69’unun kararlarını her bir şirketin kurumsal değerlerine dayandıracağını keşfetti.
Plugin hibrit araçlar iki ila dört kat daha fazla kirletiyor
Plugin hibrit otomobillerin (PHEV’ler) gerçek dünyadaki karbondioksit emisyonlarının, resmi değerlerden ortalama 2-4 kat daha yüksek olduğu tespit edildi. Otomobil üreticilerinin, gerçekçi olmayan düşük resmi karbondioksit emisyonları verileri, karbondioksit hedeflerine daha kolay ulaşıyor ve satışlarını artırıyor.
Sorunu çözmek için Avrupa Komisyonu, PHEV karbondioksit emisyonlarının hesaplanma biçiminde reform yapmayı planlıyor. Yani, kullanım faktörlerini (UF’ler) güncellemeyi planlıyor. Avrupa otomobil iklimi politikasının güvenilirliği risk altında olduğu için bu düzenlemeye acilen ihtiyaç duyulmaktadır.
T&E, Komisyon’a şunları tavsiye etmektedir:
♦ PHEV karbondioksit emisyonlarının hesaplanması ve en geç 2025’e kadar filo karbondioksit standartlarına uyum için OBFCM verilerine dayalı gerçek dünya fayda faktörlerinin sunulması.
♦ Fayda faktörlerini, Komisyonun AB filosundan OBFCM verilerini alma sıklığına göre yıllık olarak güncellemesi.
♦ 2027’den itibaren, PHEV’lerinin performansını artıran ve müşterilerini şarj etmeye teşvik eden otomobil üreticilerini ödüllendirmek için üreticiye özel fayda faktörleri tanıtılması.
Güneş paneli çöplüğü sorununa yeni çözüm
Güneş paneli kullanımı her ne kadar atsa da bunların bir ömrü var ve daha verimli modeller sürekli olarak piyasaya çıkıyor. Temiz enerji üretmeye çalışırken, bu paneller ömrünü tamamlayıp kullanım dışına çıktığında atık haline dönüşüyor. Hatta güneş paneli çöplüğü gibi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz.
Bir güneş paneli alüminyum, cam, bakır ve silikondan oluşur. Alüminyum, cam ve bakır kolayca geri dönüştürülebilir, ancak bu dönüşümde silikon ne olacak?
Atılan güneş PV modüllerinden silikon malzemeyi geri kazanma süreci, Reiling GmbH & Co. KG ile birlikte Fraunhofer CSP’deki bir çalışma grubu tarafından geliştirildi ve Alman Federal Finansmanı tarafından desteklendi. Ortaya çıkan geri dönüşüm süreci, üretici ve menşe ne olursa olsun tüm kristal silikon güneş panelleri modüllerini geri dönüştürebilir.
Kristalizasyon, ticari ultra saf silikon eklenmeden yüzde 100 geri dönüştürülmüş silikon ile gerçekleştirilir ve levhalar daha sonra Fraunhofer ISE’nin PV-TEC’sinde PERC güneş pilleri halinde üretilir. Ortaya çıkan PERC güneş pilleri, yüzde 19,7’lik bir dönüşüm verimliliği sağlar.









