Facebook veri sızıntısı yaşadı

0

Facebook veri sızıntısı yaşayarak, güvenlik anlamında yeniden zor durumda kaldı. Kullanıcıların yaklaşık yüzde 10’unun verileri sızdırıldı.

Facebook veri sızıntısı inceleniyor

Dünyanın en büyük sosyal medya platformu Facebook, son yıllarda güvenlik konusunda yaşadığı problemlerle zor durumda kalıyor. Ortaya çıkan yeni bir veri sızıntısında, 267 milyon Facebook kullanıcının verilerinin sızdırıldığı tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, bu veri sızıntısının Vietnam kaynaklı suç şebekeleri tarafından yapılmış olabileceği belirtiliyor. Veri sızıntısı nedeniyle, kullanıcıların Facebook profilleri dahil olmak üzere kişisel bilgileri ele geçirilmiş durumda.

Veri sızıntısıyla ilgili Facebook tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Facebook kullanıcılarının yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen bu sızıntının kaynağı halen araştırılmaya devam ediyor.

Son yıllarda ismi güvenlik skandallarıyla gündeme gelen Facebook, böylelikle bir kez daha zor durumda kaldı.

Samsung Pay 2020 planını genişletiyor

0

Samsung Pay 2020 planlaması dahilinde daha çok ülkede faaliyet göstermeyi amaçlıyor. Böylelikle Samsung Pay, Apple Pay ile daha sıkı bir şekilde rekabet edecek.

Samsung Pay 2020 stratejisi

2015 yılında hayata geçen Samsung Pay, şu an 26 ülkede faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak Apple Pay başta olmak üzere diğer dijital ödeme sistemlerinin sektörü domine etmesi, Samsung Pay için yeni bir planlamayı beraberinde getirdi.

2020 yılı için yeni strateji oluşturan Samsung Pay, dijital cüzdan hizmetini daha fazla ülkeye yayacak . İlk olarak yeni bir yayılma stratejisiyle birlikte Samsung Pay, birçok ülkede daha kullanıma sunulacak.

Dijital cüzdan hizmeti için ek özellikler getirilecek ve yeni iş birlikleri yapılacak. SamsungPay’in2020 stratejisinde yine en büyük pay Güney Kore’de olacak. Güney Kore’de yaklaşık 14 milyon kullanıcısı bulunan Samsung Pay, Asya ülkeleri başta olmak üzere hızlı bir şekilde büyümesini sürdürecek.

IBM yeni pil teknolojisi geliştirdi

0

IBM ağır metaller bulundurmayan yeni pil teknolojisi geliştirdiğini duyurdu. IBM yeni pil teknolojisiyle ağır madencilik faaliyetlerine gerek kalmayacağını iddia ediyor.

IBM yeni pil teknolojisi nasıl çalışıyor?

Günümüzde lityum ve kobalt temelli pil teknolojileri, ağır madencilik faaliyetleri içeriyor. Günümüzde birçok ülkede bu ağır madencilik faaliyetlerinde çocuklar çalıştırılıyor ve birçok can kaybı meydana geliyor. Ayrıca bu piller atık durumuna geçtiğinde çevreye de büyük ölçüde zarar veriliyor.

IBM araştırma departmanında görevli olan Young-hyeNa, yeni bir pil teknolojisi geliştirdiklerini ve bu teknolojinin ağır metaller içermediğini duyurdu. lityum iyon pillerden daha yüksek performansa sahip olduğu belirtilen bu piller, 5 dakika gibi çok kısa bir sürede yüzde 80 şarj olabiliyor.

Ancak geliştirme çalışmaları devam eden yeni pil teknolojisinin kullanıma geçebilmesi için önünde uzun bir test sürecinin bulunduğu belirtiliyor.

Uber Kolombiya’da yasaklandı

0

Uber, bulunduğu ülkelerde kullanıcı memnuniyetini sağlamayı başarsa da birçok sorunla karşılaşıyor. Son olarak Uber Kolombiya’da yasaklandı.

Uber Kolombiya’da neden yasaklandı?

Bulunduğu ülkelerde hem ucuz maliyetli hem de müşteri dostu bir hizmet sunuyor olsa da birçok sorunla karşılaşıyor. Özellikle bulunduğu bölgelerdeki taksilerle haksız rekabet ettiği iddiaları, Uber’i en çok zorlayan konular arasında yer alıyor.

Kolombiya’daki taksi hizmeti Cotech SA,Uber’in haksız rekabette bulunduğunu iddia ederek dava açtı. Yapılan incelemelerde Uber’in piyasa kurallarını ihlal ettiği ve kendine önemli bir avantaj sağladığı belirtildi. Verilen kararla birlikte Kolombiya’da 2.3 milyondan fazla aktif kullanıcıya ve 88 bin sürücüye sahip olan Uber yasaklandı.

Resmi faaliyetlerin durdurulması kararının ardından, Uber kararın iptali için mahkemeye başvurdu. Yapılan itiraz için mahkemenin nasıl bir karar vereceği şimdiden merak ediliyor.

Benzer şekilde ülkemizde de haksız rekabet gerekçe gösterilerek Uber’in faaliyetleri durdurulmuştu.

Xiaomi yasa dışı veri topluyor mu?

0

Çin Hükümeti tarafından, Xiaomi yasa dışı veri topluyor iddiaları ortaya atıldı. Xiaomi’nin yanı sıra Tencent için de bu iddiaların gelmesi sürpriz oldu.

Tencent ve Xiaomi yasa dışı veri toplama iddiası

Son dönemde Çin ve ABD arasında yaşanan teknoloji savaşlarıyla birlikte, çeşitli iddialar da gündeme geliyor. Ancak bu kez Çin hükümeti tarafından yeni iddialar ortaya atıldı.

Çin Hükümet, ülkesindeki en büyük iki teknoloji şirketi olan Xiaomi ve Tencent’in yasa dışı şekilde veri topladığını iddia etti. Çin Hükümeti, bu iki şirketi ülkede kişisel verileri ihlal eden en büyük iki şirket olarak gösterdi. Hatta ülkedeki bakanlık tarafından yasaları en çok ihlal eden 41 uygulamanın listesi de hazırlandı.

Listeye alınan uygulamalar arasında mesajlaşma uygulamaları, e-kitap platformları gibi farklı uygulamalar yer alıyor. Bu uygulamaların, ihtiyaç duyduğundan daha fazla veriye erişim sağladığı iddia ediliyor. Ayrıca Weibo’nunSina Corp uygulaması da kara listeye alınan uygulamalar arasında bulunuyor.

Yenilenebilir enerji üretiminde yüzde 41 artış var

0

EPDK’nın raporunda yenilenebilir enerji üretiminin arttığı görülüyor

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik piyasası Eylül raporunu açıkladı. Raporda 2018 yılının Eylül ayı ile 2019 yılının Eylül ayı karşılaştırıldı. Rapora göre en çok elektrik tüketen şehirler İstanbul, İzmir ve Ankara olurken elektrik tüketiminde listenin sonunda yer alan şehirler Bayburt, Iğdır ve Tunceli olarak sıralandı. Faturalanan toplam elektrik tüketimine bakıldığında 2018 ve 2019 yıllarının Eylül ayı karşılaştırmasında yüzde 1,48’lik bir düşüş gözlemleniyor. Bu düşüşte yüzde 21’lik bir gerilemeyle tarımsal sulama öne çıkıyor.

Kahramanmaraş’ta tüketici sayısı arttı

Tüketici sayısına bakıldığında ise sıralama değişmiyor. İstanbul Ankara ve İzmir ilk üçte yer alırken Tunceli, Ardahan ve Bayburt en az tüketici sayılarıyla listenin sonunda yer alıyorlar. Geçen senenin aynı ayına göre tüketici sayısında artışın en çok yaşandığı iller yüzde 8,59 ile Kahramanmaraş, yüzde 7,73 ile Şırnak olurken Karabük’te yüzde 1,42 ve Bartın’da yüzde 0,96’lık bir azalma görülüyor. Rapora göre en çok elektrik üretilen iller Çanakkale, Zonguldak ve Hatay olurken, en az elektrik üreten şehirler Niğde, Bitlis ve Bartın olarak sıralandı.

Yerli ve millî kaynakların kullanımı arttı

Raporda dikkat çeken bir diğer analiz ise yenilenebilir enerjinin toplam üretimdeki payının artması. 2018 yılının Eylül ayında yenilenebilir enerjinin toplam üretimdeki payı yüzde 18,15 iken bu sene yüzde 35,45’e çıktı. Bu da yenilenebilir enerji kaynaklarından yapılan elektrik enerjisi üretiminde yüzde 41’lik bir artış anlamına geliyor. Bu artışta da güneşten üretim etkili oluyor. Güneşten elektrik üretimi yüzde 145, rüzgârdan yüzde 16,46 barajlı HES kaynaklı üretim ise yüzde 61 artış göstermiş. Elektrik tedarikçileri karşılaştırma sitesi EnCazip kurucusu Çağada Kırım, bu artışın nedenini şöyle açıklıyor: “Bunun farklı nedenleri var, yerli ve millî olan yenilenebilir kaynaklardan elektrik tüketiminin oranının bu denli artması geçmişte bu kaynaklara yatırımın teşvik edilmesi için uygulanan politikaların sonuç verdiğini gösteriyor. Bugün için de daha yüksek enerji maliyetlerine katlanmamız gerekse de, doğru teşvikler verilerek gelecek yıllarda enerji kaynakları yerli hale getirilerek enerji maliyetlerinde ciddi anlamda düşüş sağlanacak.”

Mert Fırat’ın İhtiyaç Haritası’na katkıda bulunmak artık çok kolay

0

İhtiyaç Haritası, iyzico’nun sağladığı ödeme altyapısı ile yeni bir döneme giriyor

 Finans teknolojileri şirketi iyzico, ihtiyaç sahiplerini destekçi kişi ve kurumlarla buluşturan online platform İhtiyaç Haritası ile önemli bir iş birliğini hayata geçirdi. iyzico ile İhtiyaç Haritası’nın hayata geçirdiği iş birliği sayesinde, ihtiyaçların sahiplerine ulaşmasında yaşanabilecek engeller ortadan kalktığı gibi, yerel esnafın kalkınması da sağlanıyor.

E-ticaret firmaları, pazar yerleri ve bireysel kullanıcılar için ödeme altyapısı sağlayan ve 38 binden fazla üye iş yerine ödeme altyapısı sunan iyzico’nun gelir elde etmeksizin, ödeme altyapısıyla destek olduğu İhtiyaç Haritası platformu, bu projeyle beraber bir sosyal pazar yerine dönüşüyor. İşbirliğinin ilk aşamasında Amasya, Ankara, Diyarbakır ve Kayseri pilot iller olmak üzere kırtasiye, oyuncak ve eğitim gibi farklı kategorilerde ürün satan tedarikçilerin platforma kayıtları tamamladı.

Kargo maliyeti ve zaman kaybı sona eriyor

Türkiye’de bir ilk olan sistem sayesinde ihtiyaç karşılamak isteyen kurum ya da kişiler ihtiyacı karşılamak istedikleri tedarikçiden ürünleri satın alarak dakikalar içerisinde desteklerini tamamlayabiliyor. İhtiyaçların harita tabanlı olarak toplandığı ve ürün teslimi, kargo gibi sorunların ortadan kaldırıldığı sistem sayesinde yerel esnaf da desteklenmiş oluyor.

İyiliğe giden en kısa yol

Teleskoptan gelinliğe müzik sınıflarından engelli sınıflarına, hatta tiyatro sınıflarına kadar birçok alanda ihtiyaç sahibiyle destekçileri buluşturduklarını hatırlatan Mert Fırat, “iyzico’nun teknoloji ve altyapı desteğiyle hayata geçirdiğimiz “sosyal pazar yeri” yaklaşımıyla yerel üretici ve satıcıları da kalkındıracağımıza inanıyoruz. Türkiye’de yaşayan herkes sisteme girip isterse ihtiyacı karşılayabilir isterse tedarikçi olabilir. Doğru ihtiyaç sahiplerini doğru destekçileri doğrulanmış hesaplarla buluşturmak istiyoruz. Bu hayatın içinde destekleşerek, birlikte olarak, imece kültürünü hatırlatarak buna sahip çıkmak bizim en önemli değerimiz.” dedi.

Böyle değerli bir projede yer almak gurur verici”

İhtiyaç Haritası platformunun iyzico’nun desteği ile ilgili iyzico CEO’su Barbaros Özbuğutu, “Artık ihtiyaçlar bir ilden başka bir ile iletilmeyecek, ihtiyaç sahibinin yaşadığı ilden tedarik edilebilecek. Böylelikle hem iyilik hızla ulaşacak hem de o ilin esnafı desteklenmiş, ekonomisi hareketlenmiş olacak.” sözleriyle İhtiyaç Haritası’nda yeni dönemin getireceği sosyal faydanın altını çizdi.

iyzico’nun İhtiyaç Haritası’na desteğinin ticari bir beklenti taşımadığını özellikle belirten Özbuğutu, kendileri için bu projede yer almanın büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu söyledi ve “Ben İstanbul’dayım. Kars’taki bir okula yardımda bulunmak istiyorum. Aslında burada yerel bir tedarikçiden bu ürünler alındığı noktada ihtiyaç sahibinin ihtiyacı gideriliyor ve aynı anda da yerel ekonominin de desteklenmesi başarılıyor.” dedi.

[Araştırma] Sosyal medyada birinciliği kaptırmadık, oyunu da en çok biz oynadık

0

Deloitte tarafından 2012 yılından bu yana yapılan Global Mobil Kullanıcı Araştırması’nın 2019 yılı sonuçları yayımlandı

Deloitte tarafından 7 yıldır yapılan Global Mobil Kullanıcı Araştırması’nın 2019 yılı sonuçları açıklandı. Türklerin mobil cihaz kullanımına dair verilerin de paylaşıldığı araştırmada en dikkat çeken durum ise şu oldu; sosyal medya kullanımında Türkiye birinci sırada yer alıyor ve telefonda en çok oyunu yine Türkiye’deki kullanıcılar oynuyor.

Global Mobil Kullanıcı Araştırması’nın 6 kıtada 28 ülkeden 44 bin 150 kişinin katılımıyla gerçekleştiğini söyleyen Deloitte Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Endüstrisi Lideri Metin Aslantaş, bu araştırmanın mobil teknolojilerin hayatımızdaki yerine ve etkilerine dair geniş bir perspektif sunduğunu söyledi. Aslantaş, “Güncel durumu analiz ederken geleceğin nasıl şekilleneceğine dair öngörüleri de paylaşıyoruz. Bu anlamda sadece iş dünyasına değil, kültürel ve sosyal incelemeler yapan uzmanlara da bir veri kaynağı oluyor” dedi.

Sosyal medya kullanımında Türkiye yine birinci sırada: Sosyal medyayı diğer ülkelere göre daha çok seviyor ve kullanıyoruz. Cep telefonunda bulunan haberleşme uygulamaları incelendiğinde; Facebook, WhatsApp, Facebook Messenger ve Instagram en sık kullanılan uygulamalar. Türkiye’deki kullanıcılar analiz edildiğinde günlük sosyal medya kullanımında 2017 yılına göre 6 puan artış olduğu ve bu artışın da tüm yaş gruplarında olduğu gözleniyor. Cinsiyete göre sosyal medya ve haberleşme uygulamalarının kullanımı incelendiğinde ise; kadınlar ve erkeklerin kullanım sıklığının farklılaştığı uygulamaların Instagram, Snapchat ve TikTok olduğu görülüyor. Kadınların kullanım sıklığı oranları, erkeklere göre Snapchat’te 14 puan, Instagram ve TikTok’ta 12 puan daha fazla. Erkeklerin kullanımda kadınları geçtiği uygulamalar ise Twitter ve tanışma platformları.

Her gün telefonda oyun oynuyoruz: Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 55’i oyun oynamak için cep telefonunu tercih ediyor. Bu oran ile Türkiye’deki kullanıcılar anketin yapıldığı ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Oyun oynamak için cep telefonunu tercih edenlerin yaş grupları incelendiğinde ise en yüksek oranın yüzde 61 ile 35-44 yaş grubunda olduğu görülüyor. Kullanıcıların oyun oynama sıklığı incelendiğinde her 2 akıllı telefon sahibinden 1’i her gün telefonda oyun oynuyor. Türkiye, bu oyun oynama sıklığı oranıyla da anketin yapıldığı ülkeler arasında ilk sırada. Türkiye’de kullanıcılar, oyunları belirgin bir oranla (yüzde 67) evde dinlenirken rahatlama amacıyla oynuyor. En çok oynanan oyun türünün yüzde 40 oranla gündelik/puzzle tarzı oyunlar olduğu görülüyor. Kullanıcılar oyun oynarken yüzde 78 gibi açık bir farkla tek oyunculu oyunları tercih ediyor.

Market alışverişleri artık akıllı telefonlarla yapılıyor: Araştırmaya göre market alışverişleri dijital ortama taşınıyor. Kullanıcıların yüzde 31’i ayda en az bir kere market ve temel ihtiyaç alışverişlerini cep telefonlarından yaptığını belirtti. Türkiye’deki kullanıcıların, en fazla alışveriş yaptıkları kategoriyle uyumlu olarak market ihtiyaçları ve yemek dağıtımı hizmetleri gün içinde en sık kullanılan kategoriler. Kullanıcıların yüzde 68’i şimdiye kadar en az bir defa market ve yemek dağıtımı hizmetlerini kullandığını belirtti. Taksi hizmetlerini sağlayan uygulamalar kullanıcıların yüzde 42’si, kurye hizmetleri ise kullanıcıların yüzde 33’ü tarafından en az bir defa kullanılarak tecrübe edildi.

Artık daha seyrek telefon değiştiriyoruz: Telefon değiştirme sıklığımız dövizdeki artış ve taksit düzenlemeleri nedeniyle 2017 yılına kıyasla azaldı. 2017 yılında son iki yıl içinde telefon değiştirenlerin oranı yüzde 64’ten yüzde 58’e düştü. Türkiye özelinde telefon değiştirme sıklığının azalmasında bazı ilave faktörlerin öne çıktığı düşünülüyor. 2017 yılından sonra döviz kurlarındaki dalgalanmaların ithal telefonlar üzerinde fiyat baskısı oluşturması tüketicilerin yeni telefon alma isteğini azalttı. (Döviz kurlarındaki dalgalanmaların yanında 2019 yılında BDDK’nın yaptığı taksit düzenlemesiyle birlikte fiyatı 3 bin 500 TL üzerinde olan cep telefonlarının alımında kredi taksit sayısı 6 ile sınırlandırılmıştı.)

Telefon bağımlılığımız mental ve fiziksel problemler yaratıyor: Türkiye’deki telefon kullanıcıları, bağımlılıktan dolayı Avrupalılara göre daha fazla mental ve fiziksel sorun yaşadığını belirtiyor. Kullanıcıların yüzde 46’sı telefonunu devamlı kontrol etme ihtiyacı hissettiğini söylerken, bu oran Avrupa’da %21. Kullanıcıların %32’si çok fazla telefon kullanımı yüzünden, aile veya arkadaşlarıyla bir arada olduklarında ‘yüz yüze’ iletişim kuramadıklarını ifade ediyor. Türkiye’de kullanıcıların %26’sı çok fazla telefon kullanımından dolayı fiziksel problemlerle karşılaştığını belirtirken bu oran Avrupalı kullanıcılar arasında %7.

 Kullanım şartları ve koşullarını okumadan kabul ediyoruz: Kişisel bilgilerimizin şirketler tarafından kullanıldığını düşünüyoruz ancak yine de çoğumuz kullanım şartları ve koşullarını okumadan kabul ediyoruz. Türkiye’deki katılımcılar, %76 oranında kişisel bilgilerinin şirketler tarafından kullanıldığını, %69 oranında ise kişisel bilgilerinin üçüncü taraflarla paylaşıldığını düşünüyor. Bu iki oranda da Türkiye, Avrupa ortalamasına yakın. Türkiye’deki katılımcılar %55 oranla en fazla e-posta bilgilerini online olarak paylaştıklarını belirtirken, bunu telefon numarası, konum bilgisi ve fotoğraflar izliyor. Türkiye’deki kullanıcıların bu konudaki farkındalığının çalışmanın yapıldığı diğer ülkelerdeki kullanıcılara göre daha yüksek olduğu görülüyor. Türkiye’deki kullanıcıların %12’si kullanım şartları ve koşullarını okumadan asla kabul etmeyeceğini belirtirken bu oran Avrupa’da ortalama %7. (Araştırmanın tüm katılımcılarına baktığımızda; bir uygulama yüklerken, Wi-Fi hotspot’larına erişirken, uygulama güncellemelerinde vb. sorulan ‘Kullanım Şartları ve Koşulları’nı %45 oranında neredeyse hiç okumadan kabul ettiklerini belirtiyor.)

5G’yi sabırsızlıkla bekliyoruz: Raporda 2017 yılına göre en çok artış gösteren haberleşme yöntemleri olan internet üzerinden sesli ve görüntülü konuşmanın 5G’ye karşı duyulan ilgiyi de artırdığı değerlendirildi. Türkiye’deki kullanıcıların %43’ü 5G altyapısına mümkün olan en kısa sürede geçmek istediklerini belirtirken, Avrupalı kullanıcıların sadece %16’sı mümkün olan en kısa sürede 5G’ye geçmek istediklerini ifade etti.

 Görsel: Metin Aslantaş, Deloitte Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Endüstrisi Lideri 

 

 

Yurtdışından getirilen telefonlar için kayıt ücretleri 2020’de artıyor

0

Artış TÜİK’in açıkladığı yeniden değerleme oranlarıyla belirleniyor

Yurtdışından getirilen telefonlar için uygulanan IMEI kayıt ücreti bin 838 TL’ye çıkıyor. 1 Ocak 2020’de girecek artışla yurtdışından yolcu yanında getirilecek telefonlarda yüzde 22,58 artış gerçekleşecek.

Bir ayda 1000 TL’lik zam

Kasım 2018’de 170,70 TL olan IMEI kayıt ücreti o dönem 500 TL’ye çıkarılmıştı. 2019 yılı içerisindeyse Haziran ayında 500 TL’den 618 TL’ye çıkarılan bu harç, Temmuz ayında bin 500 TL’ye yükseltilmişti. Yani, bir ay içinde bin TL’lik bir harç artışı kaydedilmiş oldu.

Yurtdışından yeni telefon kaydettirmek için üç yıl beklemek gerekiyor

Öte yandan, Mayıs 2019’da Resmî Gazete’de yayımlanan diğer bir kararnameyle  yurtdışından akıllı telefon getirme süresi 3 yıla çıkarılmıştı. Kısacası yurt dışından getirilen akıllı telefonların IMEI kaydı yapıldığında pasaportta iki değil üç  yıl boyunca bu kayıt işlemi kalacak. Bununla birlikte yolcular yurtdışından getirdikleri akıllı telefonları IMEI kaydı yapmadan 120 gün boyunca kullanabiliyor. Bu süre aşılırsa telefon kullanıma kapatılıyor.

EY Türkiye start-up’ların büyüme yolculuğunu EYnovation ile destekliyor

0

EY Türkiye, işini büyütmek isteyen start-up’lara birebir görüşmelerle ihtiyaçlarına özel hizmetler ve mentorluk desteği verdiği EYnovation Start-Up programı başladı

EY Türkiye (Ernst & Young), EYnovation programı ile işini büyütmek isteyen start-up’lara ihtiyaçlarına özel destek verecek. EY, bu programla şirketlerinin kurulma sürecinde (tohum ve erken aşama), müşteri portföylerini genişletmeye başladıklarında (büyüme aşaması), işlerini ölçeklendirme noktasına geldiklerinde ya da uluslararası pazarlara açılmayı (genişleme) hedefledikleri aşamada stratejik, yasal ve finansal sorunlarının çözülmesi konusunda start-up’lara destek olmayı hedefliyor.

Girişimlere üç kategoride destek

EYnovation, farklı aşamalardaki start-up’lara üç kategoride destek oluyor. Navigator kategorisi kapsamında, Türkiye’nin önde gelen kuluçka merkezleri ile iş birliği içinde start-up’ların soruları yanıtlanacak, ihtiyaçlarına yönelik yönlendirmelerde bulunulacak. Hangi alanda danışmanlık desteği almak istediğini başvuru formunda belirten girişimciler, EY Türkiye çalışanlarından bir yıl boyunca birebir mentorluk desteği almanın yanı sıra start-up’lara özel hizmetlerden yararlanma fırsatı bulacaklar.

Ciro şartı bulunuyor

Türkiye’de faaliyet gösteren, 500 bin – 1 milyon TL arasında ciroya sahip ve bir kuluçka merkezi ya da hızlandırıcı programına dahil olan, start-up’ların 31 Ocak 2020 tarihine kadar başvuruda bulunabileceği EYnovation Start-up Programı Navigator kategorisi kapsamında ayrıca girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik eğitimler de düzenlenmesi planlanıyor.

EYnovation, mentorluğun yanı sıra start-up’lara özel hizmet paketleri de sunuyor. Growth kategorisiyle büyümeye başlayan ve müşteri portföyünü genişletmede desteğe ihtiyacı olan start-up’lara pazarlarını geliştirmede ve stratejilerinin yenilenmesinde yardımcı olurken; Expansion kategorisi ile hali hazırda güçlü bir marka haline gelmiş start-up’larla beraber hareket ederek, yeni ürün ve hizmetler geliştirmeyi ve güçlü uluslararası ağı sayesinde onlara yatırımcı ve müşteri portföylerini daha da genişletecek fırsatlar sunmayı hedefliyor. Programın Growth kategorisine son yıldaki cirosu 1 milyon– 5 milyon TL, Expansion programına ise cirosu 5 milyon TL’den yüksek start-up’lar başvurabiliyor.

Görsel: Mehmet Gülez (EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Yardımcı Ortağı ve İnovasyon Lideri), Müge Tan Belviso (EY Türkiye Vergi Hizmetleri Şirket Ortağı)

Akıllı telefon kârlarında parsayı Apple topladı

0

Akıllı telefon piyasasındaki kâr verileri duyuruldu

 Akıllı telefon kârlarında Apple’ın ilk sırayı aldığı açıklandı. Counterpoint isimli araştırma ve danışmanlık firmasının yaptığı araştırmaya göre, 2019 3Ç döneminde Apple akıllı telefon dünyasındaki kârın yüzde 66’sına sahip görünüyor. Apple’ın kârlılığında ABD, AB ve Japonya gibi premium (üst düzey) ürünlere sadakat gösteren müşteri kitlesine sahip olması en önemli gerekçe olarak gösteriliyor. Diğer nedenler arasında ise güçlü bir servis stratejisiyle önümüzdeki yıllarda gelirlerini artırması ve içinde bulunduğumuz yeni yıl döneminde yapacağı satışlarla kârını yukarı çekmesi sayılıyor.

İkinci sırada Samsung var

Akıllı telefon kârlılığında ikinci sırada yüzde 17 ile Samsung yer alıyor. Samsung’un kârlılığında Galaxy A serisinde sunduğu model çeşitlerinin fazlalığı ve Galaxy Note 10 serisinin getirdiği pozitif eğilimin güçlü olduğu belirtiliyor. Kalan kârı ise Çinli markalar bölüşüyor. Fakat hangi markanın ne kadar kâr ettiği bilinmiyor. Buna karşılık düşük kâr marjlarıyla çalıştıkları ortada. Bu markalar Çin dışına açılıp amiral gemisi model cihazlar üreterek kârlılıklarını artırmaya çalışıyor. Ayrıca amiral gemisi cihazları daha ucuza satarak rekabet güçlerini yükseltmenin de peşindeler. Bununla birlikte Çinli markaların önündeki en önemli zorluklardan biri Apple’ın bazı modellerde fiyatları düşürmesi ve bunun sonucunda da bu üreticilerin ortalama satış fiyatlarını yükseltememesi olarak aktarılıyor.

Kârda yüzde 11 düşüş

Counterpoint’in araştırmasında bu yılın ilk 9 aylık bölümünde akıllı telefon sektöründe elde edilen kârın 12 milyar olduğu belirtiliyor. Bu rakam geçen yılın aynı döneminen oranla yüzde 11’lik düşüşü ifade ediyor. Öte yandan, Counterpoint’in araştırma için kullandığı metodolojinin telefonlardaki  malzemeleri takip etmeye yarayan bir yazılım ile tedarik zincirinde yer alan firmalarla yapılan görüşmelere dayandığını belirtelim.

Üç baronun hazırladığı “Yapay Zeka Çağında Hukuk” raporu yayımlandı

0

Rapor 21 Aralık’ta  İstanbul Barosu’nda düzenlenen toplantıda kamuoyuna açıklandı

İstanbul, Ankara ve İzmir baroları tarafından büyük veri çağı teknolojilerinin hukukî yönlerine ışık tutmayı hedefleyen Türkiye’nin ilk “Yapay Zekâ Çağında Hukuk Raporu”, 21 Aralık’ta İstanbul Barosu’nda düzenlenen toplantıda kamuoyu ile paylaşıldı. 

Açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu’nun yaptığı toplantıda, Av. Selin Çetin tarafından yapılan keynote konuşmasında Yapay Zekâ Çağında Hukuk başlıklı raporun detayları ve İstanbul Barosu olarak yapay zekâ ve hukuk konusunda atılacak adımlar açıklandı. Şehir dışında olması nedeniyle toplantıya katılamayan Ayyüce Kızrak tarafından hazırlanan video dinleyicilerle paylaşıldı. Kızrak videoda yapay zekânın hukuk alanındaki kullanımlarına değinerek geliştiricilere yol gösterici örnekler verdi.

Raporun teknik ve hukukî yönleri ele alındı

Toplantıda biri teknik diğeri hukukî yönlerden raporu ele alan iki de panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Engin Tamer’in yaptığı, Yapay Zekâda Güncel Gelişmeler başlıklı ilk panelde söz alan konuşmacılar Merve Noyan ve Batuhan Özcan tarafından, yapay zekâ alanındaki son teknik gelişmeler ve bunların sosyal alandaki kullanımlarına yönelik örnekler dinleyiciler ile paylaşıldı.

Yapay Zekayâ Hukukî Yaklaşım” başlıklı ikinci panelde ise, Av. Dr. Başak Ozan Özparlak moderatörlüğünde İstanbul Barosu’ndan Av. Burçak Ünsal, Ankara Barosu’ndan Av. Gülşah Deniz Atalar ve İzmir Barosu’ndan Av. M. Hakan Eriş rapora katkı verdikleri konular ve yapay zekânın hukuk ile kesişimine dair görüşlerini paylaştı. 

Rapor neden önemli?

Yapay Zeka Çağında Hukuk Raporu, mühendis ve hukukçulardan oluşan disiplinlerarası bir çalışmanın ürünü olarak bu alanda çalışacak avukatlara, mühendislere ve her meslekten bireylere konunun hukuki yönü hakkında genel bir değerlendirme sunması bakımından oldukça önemli. 

Rapor üç bölümden oluşuyor

“Yapay Zekâ Çağında Hukuk” raporu üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde yapay zekânın tarihçesi ve hukuk ile ilişkisi; ikinci bölümde avukatlık mesleği ve yapay zekâ kullanımı, staj eğitim dersleri ve hukuk fakültelerinde atılması gereken adımlar; üçüncü bölümde ise yapay zekâda hukukî ve cezaî sorumluluk, çalışanların yapay zekâ teknolojisi ile gözetlenmesi, dijital delillerin tespitinde yapay zekâ kullanımı, fikrî mülkiyet, otonom silahlar ve yapay zekânın düzenlenmesi gibi konulara yer verildi. Rapor, İstanbul Barosu’nun internet sitesinde erişime açıldı.

Fransa Google’a 167 milyon dolar ceza kesti

0

Türkiye’de tekelcilik yasalarına uymadığı için ceza alacağını duyunca Türk üreticilerine Android kullanmayı yasaklayan Google’a, Fransa’dan 167 milyon dolarlık ceza geldi.

Avrupa emredince boynu kıldan ince

Avrupa Birliği’nden aldığı milyar dolarlık cezalara sesini çıkaramayan Google şimdi de reklam yasaların uygun davranmadığı için Fransa’da 167 milyon dolar ceza ödeyecek.

Google kısa süre önce bir fransız reklam şirketinin hesabını kapatıp şirketin mağdur olmasına neden olmuştu.

Şikayet üzerin açılan soruşturmada Google’ın reklam anlaşmasındaki şartları kendi isteğine göre, kendi menfaati için dilediği gib değiştirdiği sonucu ortaya çıkmıştı. Bu nedenle mağdur olan Fransız şirketlerinin baskısıyla da Google’a 167 milyon dolarlık para cezası çıkmış oldu. 

 

Twitter Suudi Arabistan propagandasını yasakladı

0

Suudi Arabistan’ın Twitter’a karşı takıntılı tutkusunun önüne geçilemiyor. 

Geçtiğimiz yıllarda büyük bir yatırımla Twitter’a ortak olan Suudi prensi nedeniyle şirketin önemli bir oranda hissesi Suudi Arabistan yönetiminin eline geçmişken, bu hisselerin baskısıyla şirkette çok sayıda Suudi mühendis de çalışmaya başlamıştı. 

Öte yandan yönetim kullanıcı verilerine yasal olarak erişme hakkı olmayan Suudi yönetimi, Suudi çalışanları casus olarak kullanarak ülkesindeki muhaliflerin kişisel bilgilerine ulaşmaya çalışmış, casusluk yapmaya çalışanlar suç üstü yakalanmıştı.

Suudi Arabistan şimdi binlerce troll ile platformu manipüle etmek için elinden geleni yapıyor. Twitter yönetimi, Suudi Arabistan yönetimi tarafından finanse edildiğini tespit ettiği ve tümü de aynı belirtileri gösteren 5900 kullanıcının hesabına yasak getirdi.

Sosyal medya servisi bir süredir yoğun olarak Suudi trolleri ile savaşıyor. Bu savaş sırasında toplam 88 bin troll hersabın engellendiğinin de altı çiziliyor. Peki, Suudi Arabistan Twitter konusunda neden bu kadar ısrarcı bit tutkuya sahip?

ABD Başkanı Trump’ın, Twitter’daki kişisel hesabının gücüyle hiç şans verilmeyen başkanlık seçimini kazandığı hatırlanırsa, ülkelerin Twitter’ı kontrol etmeye yönelik tutkusunun nedeni de anlaşılabilir. 

Uber Almanya’da yasaklandı

0

ABD’li araç paylaşım servisi Uber, Avrupa’da bir kaleyi daha kaybetti.

Almanya’da devam eden davada Uber’in ülkede faaliyet göstermesi yasaklandı.

Lisansı mahkeme iptal etti

Uber daha önce Almanya’da verilen özel bir lisansla kişisel otomobillerin kiralanmasına hak kazanmıştı. Ancak mahkemede açılan dava ile bu lisanslar şimdi iptal edilmiş oldu.

Uber artık efektif olarak tüm araçlarını geri çekmek ve yolcu taşımayı durdurmak zorunda.

Ayrıca Uber şoförlerinin online olarak iş başvurusunda bulunması da Alman yasalarına aykırı bulundu. Çalışanların iş verenle yasaların belirlediği şartlar dahilinde sözleşme imzalaması gerektiği hatırladı.

Diğer bir deyişle Uber, kaçak işçi çalıştıran şirket konumuna düştü ve şimdi bunun için de ceza ödemek zorunda kalacak.

 

Facebook 267 milyon kullanıcının verilerini çaldırdı

0

Online tehditleri araştıran güvenlik uzmanları, bir hacker grubunun veritabanında, Facebook kullanıcılarına ait isim, kullanıcı hesapları, telefon numaraları, adresler ve şifrelerden oluşan dosyalar buldular.

Bu bilgileri kim çaldı?

267 milyon kullanıcıya ait verilerin hacker’ların eline nasıl geçtiği bilinmiyor ancak Facebook’un bu konuda bir uyarı yapmamış olduğu hatırlatılıyor. Yani Facebook henüz bu veri sızıntısından haberdar değil.

Güvenlik uzmanları verilerin, kötü niyetle kullanılan üçüncü parti bir uygulama tarafından ele geçirilmiş olduğunu düşünüyor. Facebook’un kullanıcılarına erişen uygulamaları daha dikkatli kontrol etmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

SEAT’tan elektrik açılımı

0

SEAT, Barselona’da düzenlenen Smart City Expo Dünya Kongresi’nde yeni atılımlarını açıkladı

SEAT, bu yıl 9’uncusu düzenlenen Smart City Expo Dünya Kongresi’nde çalışmalarının temellerini oluşturan adımlarını tanıttı.

SEAT, Kongrede gelecek stratejisinde önemli rol oynayan ve bu konuyla ilgili çalışmalarını yürütecek olan stratejik iş birimi SEAT URBAN MOBILITY’yi tanıttı. Kongrede ayrıca markanın 70 yıllık yakın tarihinde bir ilk de gerçekleşti; e-Kickscooter konsept modeli ve tamamen elektrikle çalışan e-Scooter konsepti tanıtıldı.

e-Scooter ve e-Kickscooter SEAT URBAN MOBILTY’ye emanet

Markanın ürün, hizmet ve mobilite konusundaki tüm çözümlerini birleştirmesi üzere kurulan SEAT URBAN MOBILITY, 2020 yılında e-Scooter’ı pazara sunacak. Yeni iş birimi ayrıca, İlk olarak 2018 yılında tanıtılan SEAT EXS e-Kickscooter da bu yeni iş birimine dâhil edilecek.

SEAT URBAN MOBILITY, aynı zamanda, en son gerçekleştirilen MOBILE WORLD CONGRESS’de tanıtılan SEAT Minimo konsept modelinin kentsel mobiliteye uyumu çalışmalarında da kamu kuruluşlarıyla işbirliğini de yürütecek.

SEAT e-Scooter konsept tek şarjla 115km gidiyor

SEAT’ın Kongrede tanıtımını gerçekleştirdiği tamamen elektrikli e-Scooter konseptinin, 2020 yılının sonunda pazara sunulması planlanıyor. Hem özel kullanıcılar hem de filo müşterilerinin hedeflendiği e-Scooter konsepti, 240 Nm’lik bir tork değerine sahip. 125cc’ye eşdeğer, 7 kW motorla donatılan e-Scooter, sadece 3.8 saniyede 50 km/s hıza ulaşabilecek ve tek şarjda 115 kilometre yol alabilecek.

Yeni nesil SEAT EXS; e-Kickscooter konsept

SEAT’ın Smart City Expo Dünya Kongresi’nde tanıttığı bir yenilik ise yeni nesil e-Kickscooter oldu. İlk olarak 2018 yılında sunulan ve bugüne kadar 10 bin adetin üzerinde bir satış adedine ulaşan SEAT EXS’in yeni nesli e-Kickscooter konsepti, çok daha yüksek kapasiteli bir aküyle donatılmış ve 65 km’lik bir menzile sahip.

Oracle Global Startup Programı ile dünyaya açılan Türk startuplar

0

Oracle Türkiye sunduğu bulut kredisi ve küresel start-up ekosistemine erişim destekleriyle Türk girişimleri dünyaya açıyor

Oracle geçtiğimiz günlerde basın toplantısıyla Global Startup Programı’na ilişkin bilgi verdi. Toplantıda görüşlerini paylaşan Oracle MEA Bölgesi Stratejik İşbirlikleri Müdürü Sinem Kaya, “İster fikir aşamasında olsun, ister belli bir noktaya gelmiş olsun tüm girişimleri dinleyerek, uygun olanlara Türkiye’de destek vererek, küresel pazarlarda başarılı olmalarını sağlamayı amaçlıyoruz” ifadesini kullandı. Sinem Kaya şu ana kadar 10’a yakın yerli start-up’ın Oracle Global Startup Programı çerçevesinde desteklendiğini belirtti. Oracle’ın start-up’lara bulut kredisi vererek desteklediğini not edelim. Diğer bir destek ise Oracle’ın küresel start-up ekosistemindeki diğer ülkelere ve start-up’lara erişerek iş yapabilme fırsatı.

Çöp ile kurulan start-up: Evreka

Oracle Türkiye ülkemizde desteklediği iki start-up’ı toplantıda basınla tanıştırdı. Bunlardan ilki geliştirdiği atık yönetimi ve şehir temizliği alanında çalışan Evreka. Toplantıda görüşlerini paylaşan Evreka Kurucu Ortağı Umutcan Duman, ülkemizde çeşitli şehir belediyeleriyle yürüttükleri atık toplama çalışmalarından bahsetti. Evreka’nın çözümü kısaca şöyle çalışıyor:Bir tarafta sensörler var, konteynerlerin doluluk ve sıcaklıklarını kontrol ediyor. Buradan elde edilen verilerin hepsi bulutta saklanıyor. Diğer tarafta da çalışan yazılım bulunuyor. Evreka hangi konteynerin dolu veya boş olduğunu anlayıp buradan elde ettiği verilere göre rota optimizasyonu yapıyor. Öte yandan, Umutcan Duman, Oracle’ın küresel startup ekosisteminden gelen veriler sayesinde bugün Meksika’ya kadar uzanan bir alana ulaştıklarını aktardı.

Ortus’tan akıllı iletişim

Oracle Türkiye’nin toplantıda tanıttığı ikinci girişim ise Ortus 4C platformu oldu. Platform aslında çağrı merkezlerinde duyma engellilere hizmet sunan akıllı chatbot’ları üreterek yola çıkmış. Fakat daha sonra iş modelini değiştirerek akıllı iletişim altyapıları geliştirmeye yoğunlaştırdı. Toplantıda görüşlerini paylaşan Ortus 4C Kurucusu Onur Doğan, “Oracle Global Startup programı sayesinde küresel etkinliklere katılarak ürün ve çözümlerimizi anlatıyoruz” dedi. Doğan ayrıca program sayesinde Evreka ile tanıştıklarını ve işbirliği yapmak üzere çalıştıklarını sözlerine ekledi.  

Görsel: Sinem Kaya / Oracle Türkiye, Umutcan Duman / Evreka, Onur Doğan / Ortus 4C.

 

Türkiye’nin teknoloji toplumu olma hedefinin anahtarı açıklandı

MediaMarkt tarafından düzenlenen panelde bir araya gelen Microsoft Türkiye, Intel ve Lenovo, Türkiye’nin, teknoloji toplumu olma yolundaki hedefinin anahtarlarını açıkladı. 

Panelin açılış konuşmasını MediaMarkt Türkiye İcra Kurulu Başkanı Yenal Gökyıldırım yaptı. Microsoft Ortadoğu ve Afrika Tüketici Kanalından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Halil Gökoğlu, Intel META Perakende Satış Direktörü Ali Rıza Küçük ve Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu da geleceğe dair planlarını paylaştı.

Türkiye’nin, teknoloji toplumu olma hedefi

Açılış konuşmasında Gökyıldırım, bilgisayarların gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğuna değindi. Gökyıldırım sözlerine şöyle devam etti:

“Bilgisayar artık hem bir zorunluluk hem de eğlence ve keyif aracı. Teknolojik dönüşümde doğru yerde olabilmek adına daha güçlü, güvenli, hızlı, estetik ve yüksek performanslı cihazlara yönelmek gerekiyor. Biz de bugün her biri kendi alanında uzman olan iş ortaklarımızla bunun yöntemlerini konuştuk”

Intel META Perakende Satış Direktörü Ali Rıza Küçük ise konuşmasında, 2020 yılında pek çok alanda yeniliklerle tüketicilerin karşısında olacaklarını söyledi. “Ülkemizin 2023 hedefleri arasında bulunan dijital dönüşüm ve teknolojik ilerleme adına, kodlama, programlama, verinin işlenmesi ve analiz edilmesi, 3 boyutlu tasarım, yapay zeka, nesnelerin interneti gibi alanlarda üretici olabilmek; geleceği şekillendirmek adına çok önemli” diye konuşan Küçük, bilgisayarların bu alanda üretim yapabilmek için yegane araç olduğunu söyledi. Küçük, Intel olarak Türkiye’de, kodlama çalışmalarına desteği sürdüreceklerini ve Esport alanında gelişmeye devam edeceklerini ifade etti.

Panelde konuşan Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, “Lenovo olarak özellikle kullanıcının tüketen tarafta değil, üreten tarafta olması için yatırımlar yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda özellikle çocukların teknolojiyi öğrenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. TEGV ile Diyarbakır Ergani’de ve İzmir Gümüşpala’da “Tasarım ve Beceri Atölyesi” adı verilen teknoloji sınıfları açtıklarını hatırlatan Hantaloğlu, 2020’de bu sınıfları artırmayı hedeflediklerini söyledi. Hantaloğlu, “Gençlere son teknolojiyi sunduğumuz oyun alanları yaratmayı da sürdürüyoruz. Beşiktaş Jimnastik Kulübü iş birliğiyle Vodafone Park’ta açtığımız “Lenovo Game On” oyun alanında en son teknolojileri sunuyoruz. Oyun pazarı tüm dünyada hızla büyürken, ülkemizde oyun geliştiricilerin desteklenmesi yönündeki yatırımlar tüketen tarafta değil üreten tarafta olmamıza büyük katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Son olarak Microsoft Ortadoğu ve Afrika Tüketici Kanalından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Halil Gökoğlu  yaptığı konuşmada Microsoft’un teknolojinin tüm alanlarda güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için çalıştıklarına değindi. 

Gökoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Microsoft olarak misyonumuz bireylerin ve kurumların gücüne teknolojimizle güç katmak. Türkiye’de herkesin teknoloji ile beraber kendi potansiyelini keşfetmesi ve yetkinliklerini artırması temel hedefimiz. Teknolojiyi tüketiyoruz ama toplum olarak teknoloji ile bir şeyler üretme konusunda geride kalıyoruz. Bu da çok küçük yaşta eğitim ve bilgisayar kullanımı ile başlıyor. Türkiye’de internet kullanım oranı bugün yüzde 75, ancak yazılım ihracatımızın toplam ihracata oranı çok az. Genç nüfusumuz ve dinamik yapımızla teknolojiyi ne kadar erken yaşta iyi kullanırsak, o kadar hızlı fark yaratabileceğimize inanıyorum. Bilgisayar kullanımının artması ve yeni teknolojilerin yaygınlaşması için bu tip kampanyaları da birer araç, ülkemizin var olan potansiyelinin ortaya çıkması için önemli birer fırsat olarak görüyoruz.”