Ethereum rekor kıracak mı?

Kripto para sektöründe araştırma görevlisi olarak çalışan Tom Lee, Ethereum rekor kıracak yorumunu yaptı.  Tom Lee, rekor için 2019 yılı sonunu işaret etti.

2019 sonunda Ethereum rekor kıracak

Kripto para sektörünün en önemli isimlerinden biri olan Fundberg’te araştırma görevlisi Tom Lee, Ethereum hakkında gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. Şu anda 225 dolar seviyelerinde olan Ethereum’un 2019 yılı sonunda rekor kıracağını söyledi. Tom Lee, 2019 yılı sonunda Ethereum’un 1,900 dolar ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaşacağını belirtti.

Daha önce 2018 Ocak ayında 1,349 dolar seviyesini gören Ethereum, bu değer ile rekor kırmıştı. Ancak kripto para piyasasında yaşanan düşüş ile 225 dolar seviyelerine kadar gerilemişti.

Bitcoin hakkında da konuşan Lee, yıl sonunda Bitcoin’in 22000-25000 dolar seviyelerine ulaşacağını söyledi.

Ancak uzmanların kripto para birimleri hakkında bu şekilde çok fazla ve farklı yönlerde yorum yapıldığını da unutmamak gerekiyor.

Elon Musk borsada manipülasyon mu yapıyor?

0

ABD’nin Sermaya Piyasaları Kurulu SEC, Elon Musk hakkında, Tesla hisseleri üzerinde manipülasyon yaptığı suçlamasıyla dava açtı.

Musk neyin peşinde?

Geçtiğimiz aylarda Tesla’nın hisselerini borsa’dan geri alacağını ve parayı da bulduğunu açıklayan Tesla, ardından da Tesla hisseleri hakkında kendince değerler yayınlamaya başladı. Üstelik bu sırada esrar içtiğine dair imalarda bulundu ve yetinmedi, Kaliforniya’da bir Youtube yayınına çıkıp canlı yayında esrar içtiğini gösterdi. Bu hareketleri ise Tesla yatırımcıları arasında paniğe neden olarak hisselerin çok ağır değer kaybetmesine neden oldu.

Hisseler değer kaybettikten sonra ise hisseleri geri satın alma planından vazgeçtiğini açıklayan Musk hakkında, borsada manipülasyon yarattığı iddiaları ortaya atılmıştı. SEC şimdi bu iddia ile mahkemeye giderek Musk’ın ceza alması için uğraşacak.

Öte yandan içeriden sızan bilgiler SEC’in Musk ile anlaşmak üzere olduğunu, ortalama bir ceza ödemesi halinde SEC’in davadan vazgeçmeyi planladığı söyleniyor. Ancak SEC, Musk’ın 2 yıl boyunca Tesla’daki görevinden ayrılmasını şart koştuğu için Musk’ın anlaşmayı kabul etmediği ve olayın mahkemeye gittiği vurgulanıyor.

Dijital dönüşüm yoluna girmeyen şirketlerin geleceği risk altında!

0

Dell Technologies Dijital Dönüşüm Endeksi’ne göre, Türkiye’deki her 10 işletmeden 9’u önümüzdeki 5 yıl içerisinde değişen müşteri taleplerini karşılamakta zorlanacak. Yalnızca yüzde 4’ü dijital dönüşümü tam anlamıyla şirket içerisinde yaygınlaştırmış durumda. Dijital dönüşüm yolunda girmeyen şirketleri riskli bir gelecek bekliyor!

Dijital dönüşüm yoluna girmeyen şirketlerin geleceği risk altında!

Türkiye’nin de dahil olduğu 42 ülkede 4 bin 600 işletme üzerinde gerçekleştirilen Dell Technologies Dijital Dönüşüm Endeksi (Dell Technologies Digital Transformation Index) sonuçları Dell Technologies Forum 2018’de açıklandı. Intel’in katkılarıyla, orta ve büyük ölçekli şirketlerin dijital dönüşüm süreçlerini, beklenti ve endişelerini açıklayan endekse göre, Türkiye’deki işletmeler arasında kendisini Dijital Lider olarak tanımlayanların oranı yalnızca yüzde 4. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacaklarını ifade eden yöneticilerin yüzde 26’sı işletmelerinin geride kalmasından endişe ediyor. Araştırmada işletmeler 5 ayrı sınıfta yer aldı.

İnternet yokken savunmasız hale geliyoruz!

Dijital Liderler olarak tanımlanan sınıf yüzde 100 oranla dijital dönüşüm sürecini tamamlamış durumda. Bu şirketlerin oranı ise sadece yüzde 4 seviyesinde. Dijitale Adapte Olanlar olarak sınıflandırılan şirketlerin oranı ise yüzde 31 seviyesinde. Yüzde 37 orana sahip olan Dijitali Değerlendirenler kategorisi ise bu süreci yakından takip ediyor ve gelecek planlarına dahil etmiş durumdalar.

Dijitali Takip Edenler kategorisinde, yüzde 25 oranında şirket yer alıyor. Geleceğe dair planlama yapan bu grubun, güncel yatırımları ise henüz başlangıç aşamasında. Son grup ise risk bölgesinin tam merkezinde. Dijitalde Ağır Kalanlar olarak isimlendirilen şirketler, yüzde 3 gibi küçük bir dilimde yer alıyor.

Türkiye’deki dijital dönüşüm eğrisine bakıldığında, önemli bir farkındalık oluştuğunun ancak henüz hayata geçirmekte geride kaldığımızı görüyoruz. Liderlerin yalnızca yüzde 4’üdijital dönüşümün yapılan işin DNA’sında yer aldığını ve işletmelerini dijital lider olarak tanımlıyor. Bununla birlikte işletmelerin yüzde 28’i ya dijital dönüşüm konusunda oldukça yavaş hareket ediyor ya da hiçbir dijitalleşme planları bulunmuyor.

Sevindirici gelişme ise Türkiye’deki üst düzey işletmelerin yaklaşık 3’te 1’inin olgunlaşmış bir dijital dönüşüm planı bulunuyor ve yatırımlarını, inovasyon çalışmalarını bu doğrultuda sürdürerek “dijitale adapte olan” sınıfında yer alıyorlar.

Dijital dönüşümün önündeki engeller

Araştırmaya göre, işletmelerin yüzde 92’si dijital dönüşümde büyük engellerle karşı karşıya. Dijital dönüşümün önündeki 5 önemli bariyer ise şu şekilde sıralanıyor:

1. Veri mahremiyeti ve siber güvenlik endişeleri (%45)

2. Bütçe ve kaynak eksikliği (%40)

3. Üst düzey destek ve sponsorluk (%29)

4. Regülasyonlar ya da yasal değişiklikler (%27)

5. Henüz olgunlaşmamız dijital kültür: şirket boyunca ortak çalışma ve iş birliği eksikliği (%27)

Bu engeller dijital dönüşüm için harcanan çabaların sonuçsuz kalmasına ya da yavaşlamasına sebep oluyor. İşletmelerdeki yöneticilerin yüzde 82’si dijital dönüşümün tüm şirkete yayılması gerektiğini düşünüyorlar. Yalnızca yüzde 27’si, 5 yıl içerisinde bu dönüşümden başarıyla çıkabileceğini düşünüyor.

Dell EMC Türkiye Ülke Müdürü Sinan Dumlu, “İşletmelerle konuşmamızın üzerinden çok geçmemesine rağmen, bu araştırmada gördük ki her şey hızla değişiyor. Bir sonraki dijital döneme girdik ve nasıl yaşadığımıza, iş yapış modellerimize ve işimize doğrudan katkısına tanık olduk. Görünen o ki zaman çok önemli ve parlak bir geleceğe adım atılması için hemen şimdi dönüşümü başlatmak gerekiyor” dedi.

Önümüzdeki 3 yılda yapılacak yatırımlar belirlendi

İnovasyonda ya da çözümlerde zirvede yer alan iş liderlerinin önümüzdeki 3 yılda yatırımda bulunacakları alanlar ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Siber güvenlik (%70)
  • Çoklu bulut ortamı (%51)
  • Bilişim odaklı yatırımlar (%59)
  • Nesneletin interneti (%52)
  • Bilişsel sistemler (%52)

Apple sigorta şirketleriyle ortaklık kuruyor

0

Apple sigorta şirketleri ile ortaklık kurarak, Apple Watch ürünlerini bir saat olmanın çok daha ötesine taşıyor. Apple Watch, kullanıcıların sağlık verilerinin takip edilmesini sağlıyor.

Apple sigorta şirketi Cardiogram ile ortaklık kurdu

Apple Watch, spor aktivitelerini takip etme ve her 5 dakikada bir kalp atış hızınızı doğru ölçme gibi özellikleriyle adeta bir sağlık takip cihazına dönüştü. Bunu bir adım öteye taşıyan Apple, sigorta şirketleriyle ortaklık kuruyor.

Apple Watch üzerinden alınan sağlık verilerinin sigorta şirketlerine aktarılması ve olası olumsuzluklarda poliçe vb ödemelerin bu verilere göre düzenlenmesi hedefleniyor.

Apple Watch için Cardiogram ile geçtiğimiz günlerde ortaklık kurulmuştu. İlerleyen zamanlarda ortaklık kurulan şirket sayısının artması hedefleniyor.

Apple Watch ile sigorta hizmetinden şu anda yurt dışında yararlanılabiliyor.

Porsche blockchain yatırımı yapacak

Yapılan bir açıklamasında göre Porsche blockchain ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren startuplara yatırımını artıracak. Bunun için ayrılan bütçe ise 176 milyon dolar.

Porsche blockchain ile yeni trendlere uyum sağlayacak

Alman otomobil devi Porsche AG, yeni teknolojiler ile yeni trendlere uyum sağlamak için yatırımlarına yeni bir yön verme kararı aldı. Şirket, blockchain ve yapay zeka alanındaki startuplara yatırım için 176 milyon dolar bütçe ayırdı.

Ayrıca sanal ve artırılmış gerçeklik farklı alanlardaki startuplar da şirketin odak noktasında yer alacak.

Porsche AG başkan yardımcısı Lutz Meschke, bu yatırımlar ile iş modellerini köklü bir biçimde değiştirmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Yani bu yatırımlar ile Porsche AG’nin dijital bir şirket olmak istediğini söyleyebiliriz.

Julian Assange, Wikileaks’teki görevinden ayrıldı

0

Wikileaks’ın yayınladığı ABD istihbarat belgeleri dünyada büyük sarsıntı yaratmış, ABD ise bu belgeleri yayınlayan Wikileaks’ın kurucusu Julian Assange’ı en çok arananlar listesine eklemişti.

CIA ajanlarının kumpası

İngiltere’ye kaçan Julian Assange ise burada, daha sonra CIA ajanı oldukları anlaşılan iki kadın tarafından cinsel saldırı suçlamasına maruz kalmış ve İngiliz mahkemeleri Assange için yaklama kararı çıkarmışken Assange Londra’daki Ekvator büyük elçiliğine sığınmıştı.

7 yıldır Ekvator büyükelçiliğinde sığınmacı konumunda olan Assange ilk başta elçilik binasında konfor içinde yaşarken, Ekvator’da iktidar değişip ABD yanlısı bir hükumet başa geldiğinden beri Assange’ın hayatı hiç kolay geçmiyor. Yeni hükumet Assange’ı resmen kovamıyor ancak binadan ayrılması için internet bağlantısını keserek dış dünya ile bağlatısını engelledi.

Uzun süredir internet erişimi olmayan Assange ise bugün artık Wikileaks’ın Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden ayrıldığını açıkladı.

Wikileaks’ın yeni yazı işleri müdürü ise İzlandalı gazeteci Kristinn Hrafnsson olacak.

Microsoft, Skype Klasik desteğini sonlandırıyor

0

Microsoft, Skype’ın klasik versiyonu olarak bilinen Skype 7’nin desteğini sonlandıracağını açıkladı.

Kasım ayında bitiyor

İlk olarak 1 Kasım’da masa üstü uygulamaya verilen destek kesilecek, ardından 15 Kasım’da mobil uygulamanın desteği kesilecek.

Desteğin kesilmesi uygulamanın çalışmasına engel olmayacak ancak işletim sistemleri güncellendiğinde uygulama için güncelleme gelmeyecek veya güvenlik açıkları yamanmayacak. 

Dolayısıyla Microsoft, Skype 7 kullanıcılarına, mümkün olan en kısa zamanda Skype 8’e geçmelerini tavsiye ediyor.

Türkiye rüzgar enerjisi rekoru kırdı

0

Türkiye rüzgar enerjisi rekoru kırarak günlük üretiminin yüzde 16,8’ini rüzgarla karşıladı. Türkiye’de rüzgar enerjisi yatırımları tüm hızıyla devam ediyor.

Türkiye rüzgar enerjisi rekoru %16,8

Türkiye 26 Eylül tarihinde rüzgar enerjisi kullanımında yeni bir rekor kırdı. Rüzgardan elektrik üretimi, günlük üretimin yüzde 16,8’ine ulaştı. bu da toplamda 130 bin 770 MWh üretime denk geldi.

Son yıllarda rüzgar enerjisinin yıllık bazdaki üretim payı ise yüzde 6-7 seviyelerinde bulunuyor.

Ülkemizde rüzgar enerjisi üretiminde en büyük pay, Soma’da yer alan Soma Rüzgar Enerjisi Santrali. 240 MW’lık Soma Rüzgar Santrali’ni 200 MW kapasite ile Afyon Dinar Rüzgar Santrali takip ediyor.

Ülkemizde rüzgar enerjisi santralleri karada sınırlı kalmayarak, offshore açık deniz rüzgar santralleri de kurulacak. 23 Ekim tarihinde 200 MW kapasiteli offshore için ihale yapılacak.

Uçan araba Milenya ilk uçuşunu tamamladı

Uçan araba Milenya halka açık ilk test uçuşunu başarıyla tamamladı. Uçan araba Milenya, 10 dakika havada kalmayı başardı.

Uçan araba Milenya satışa çıkacak

Filipinli girşimci Kyxz Mendiola, 6 yıllık bir çalışmayla uçan spor araba Koncepto Milenya’yı geliştirdi. Milenya için halka açık ilk test uçuşu geçtiğimiz günlerde başarıyla tamamlandı.

100 kg’a kadar yolcu taşıyabilen 16 pervaneli uçan araba, lityum iyon bataryalardan gücünü alıyor. Yapılan test uçuşunda Milenya, 6.1 metre yükseklikte 60 km/s hızla hareket edebildi. Aracın ilk uçuşu 10 dakika sürdü.

Milenya’yı diğer araçlardan farklı kılan ise kullanımının çok kolay olması. Tek tuş ile havalanabilen araç, bir joyistik ile kontrol edilebiliyor. Aracın Avustralya, Avrupa ve Hong Kong’da satışa sunulması hedefleniyor. Aşağıdaki video ile aracın ilk uçuşunu izleyebilirsiniz.

Apple’a saldıran hacker hapisten kurtuldu

0

Apple’ın sunucularına giren ve uzun süre veri çalan hacker Avustralya’da tutuklandıktan sonra son duruşması bugün yapıldı.

Sempatik bulununca ceza almadı

Suçu işlediği dönemde yaşı 16’dan küçük olduğu için hapis cezası almaktan kurtulan Avustralyalı genç hacker, aynı zamanda Apple’a hayran olduğunu ve şirketi inceleme merakı nedeniyle sunucuları kırdığını açıklamış ve elde ettiği verileri kötü amaçla kullanmadığını belirtmişti.

Bilgisayarında 1 TB boyutunda Apple şirketine ait ticari sır kapsamında veri bulunan genç hacker, çocuk mahkemesindeki duruşumasının sonunda suçlu bulunmasına rağmen hapis yatmadan bir devlet kurumunda “staj” görmesine karar verildi.

Mahkemeye göre, bu ceza sayesinde 17 yaşındaki gencin sorumluluk sahibi olması ve yeteneklerin yararlı yönde kullanmayı öğrenmesi mümkün olacak. 

Öte yandan gencin Apple’dan çaldığı verilerin endüstriyel casusluk için kullanılması durumunda milyar dolar değerinde olabileceğinin altı çiziliyor. Kısaca söylemek gerekirse, Avustralyalı gence Apple da, mahkeme de hayatının en büyük “kıyağını” geçmiş gibi görünüyor.

 

BT liderleri genişleyen kurumsal ağların güvenliğinden endişeli

0

Haziran 2018’de Oracle, temel iş ve ağ trendlerine ve dijital dünyada rekabet etmelerine ve ön plana çıkmalarına yardımcı olacak çözümlere yönelik bakış açılarını öğrenmek amacıyla dünyanın dört bir yanındaki 277 BT, telekom ve ağ konularında karar verici olan kişiler arasında bir anket düzenledi.

Ankete katılanların yüzde 66’sı, en az 11 farklı noktada faaliyet gösteren ve yönetilen operasyonlarının da yüzde 62’si birden çok ülkede bulunan şirketleri temsil ediyordu.

Araştırmada, yazılım tanımlı geniş alan ağları (SD-WAN), kurumsal ağların evrimini şekillendiren kritik teknolojilerden biri olarak yer aldı. Ancak Kuzey Amerika, yazılım tanımlı ağların (SDN) kurulumunda diğer bölgelere kıyasla daha geride (yüzde 50’ye karşı yüzde 65-78).

“Günümüz dijital ekonomisinde işletmeler, gittikçe artan operasyonel karmaşıklıklar, yükselen müşteri beklentileri ve güvenlik ihlalleri ve aşırı iletişim yükü şeklinde ortaya çıkan öngörülemez büyüklükte bir kaos ile karşı karşıya olduklarından bugüne kadar hiç görülmemiş bir seviyede bir ağ kapsamına ihtiyaç duyuyorlar” diyor Oracle İletişim, Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür Doug Suriano.

Daha Büyük Kurumsal Ağlar, Daha Büyük Sorunlar

Güvenlik süregelen bir zorluk olmaya devam ediyor: Özellikle mobil kullanımın daha popüler olduğu Asya ve Latin Amerika’da olmak üzere katılımcıların yüzde 91’i, güvenliği en önemli üç zorluk arasında gösteriyor. Buna ilaveten katılımcıların üçte birinden fazlası, kurumsal ağlarını planlama, kurma ve yönetme konusunda güvenliği en önemli zorluk olarak görüyor. Mobil cihazlar genişlemeye ve ağ sınırlarını yeniden tanımlamaya devam ettikçe güvenli de zihinlerdeki en önemli konu olmaya devam edecek.

Gelişen teknoloji olası bir çözüm olarak görülüyor: Katılımcıların yüzde 76’sı, tüm ağları üzerindeki görünürlük ve denetimi arttırmak için yeni çözümlere ihtiyaç duyulduğunu kabul ediyor. Yüzde 69’u ise ağ güvenliği kullanım senaryolarında biyometriği kullanacağını ifade ederken yüzde 57’si ise yapay zekayı (AI) tercih ediyor. Birbirini destekleyen şekilde olmak kaydıyla yapay zeka ve makine öğrenimi de hizmet kalitesinin ve maliyet verimliliğinin desteklenmesinde anahtar teknolojiler olarak gösterilirken (her biri yüzde 30), blockchain ise katılımcıların yüzde 27’si tarafından ağ denetimini geliştirmek için en iyi teknoloji olarak belirtiliyor.

Kanal yaygınlaşması daha fazla karmaşıklık getiriyor: Katılımcıların yüzde 76’sı, kurumsal ağlarının kapsama alanının ve eriştiği noktaların genişlemekte olduğunu belirtiyor. Ağ kullanıcılarının kullanabilecekleri kanal sayısı daha fazla ve bu da zaman yönetiminin ve verimliliğin gittikçe daha da zorlu bir hal alacağı anlamına geliyor. Ses ve e-posta iletişim kanalları arasında hakim bir konumda olsa da video, sohbet ve diğer uygulama içi iletişim kanallarının popülerliği her geçen gün daha fazla artıyor. Bu da ağın nasıl kurulup yönetilmesi gerektiğini ve ağın sınırlarını nelerin tanımladığını etkiliyor.

Liderler dolandırıcılığa odaklanmış durumda: Katılımcıların en az yüzde 83’ü, hemen hemen her tür ağ ve telekom dolandırıcılığını ciddi bir sorun olarak belirtirken yarısından fazlası ise kimlik sahtekarlığını, gerçek zamanlı iletişimle ilgili birincil sorun olarak görüyor. Bu nedenle, günümüzde var olan ve özellikle ağ karmaşıklığı arttıkça sürekli olarak gelişmekte olan tehlikeler için çözümler üretilmeli ve geliştirilmeli.

Gelişen kurumsal ağlar için SD-WAN kritik önemde: Katılımcıların büyük bir çoğunluğu (yüzde 71), SD-WAN’ın kurumsal ağlarının gelişimi için önemli olduğunu kabul ederken 101 veya daha fazla noktada faaliyet gösteren küresel şirketleri temsil eden katılımcılar ise bu fikri daha büyük bir oranda (yüzde 88) onaylıyor. SD-WAN’ı düşünen büyük ve küresel şirketler için kurulum elverişliliği ve kolaylığı en önemli etkenken (yüzde 48), bunu güvenilirlik (yüzde 36) ve trafikle ilgili esneklik (yüzde 34) takip ediyor.

Bilişim Grubu, Gelecek 5.0 için toplandı!

Bilişimciler ve Bilişim Grubu tarafından 22 Eylül 2018’de SETA İstanbul Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Bilişimciler Gelecek 5.0 Zirvesi” bilişim sektörünün önemli isimlerini ve paydaşlarını bir araya getirdi.

Gelecek 5.0 ana temasıyla düzenlenen Bilişimciler Gelecek 5.0 Zirvesi’nde “Yapay Zeka’nın Kullanılabilir Uygulamaları”, “Endüstri 4.0 ve Sonrası”, “Bulut Bilişim ve Güvenlik”, “Nesnelerin İnterneti, Blok Zinciri ile Dönüşecek Endüstriler, Robotik ve Otonom Araçlar, Savunma Sanayisi için Bilişim” gibi önemli konular konuşmacı konuklar tarafından masaya yatırıldı.

Bilişim Sektörünün önemli paydaşlarını ve isimlerini bir araya getiren zirvenin açılış konuşmalarını Bilişimciler Başkanı Şenol Vatansever, xplace Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü İhsan Alper Türkay, İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy ve Habertürk TV & Habertürk Teknoloji Editörü-Sunucusu & Fintechtime Haber Müdürü Cem Sünbül yaptı.

Gelecek 5.0 Türkiye’nin markası ve çıkış yolu olabilir

Bilişimciler Başkanı Şenol Vatansever yaptığı açılış konuşmasında; değişen global ekonomi şartlarda avantaj kazanmak isteyen ülkelerin belli akımlar ortaya koyarak, bu akımları markalaştırarak sahiplendiklerini ve birer çıkış yolu haline getirdiklerini söyledi. Almanya’nın Endüstri 4.0, Japonya’nın Toplum 5.0 gibi kavramlar üzerinden yeni ekonomi modelleri inşa ettiklerini söyleyen Vatansever, bu zirve ile yeni ama başarılı bir şekilde organize olan Bilişimciler olarak Gelecek 5.0 akımını ülkemizin gündemine sunduklarını söyledi.

Bilişim Grubu ve Bilişimciler oluşumlarına öncülük ve başkanlık yapan Şenol Vatansever açılış konuşmasında şunları söyledi:

“Bilişimciler çok genç ve aksiyoner bir oluşum, 1 Haziran tarihi itibari ile bundan sadece üç buçuk ay öncesinde kurduğumuz geniş tabanlı bir düşünce topluluğu. Bilişimciler; CIO’lar ve bilgi teknolojileri yöneticileri, sektörümüzün üretici-distribütör-iş ortağı bacağında yer alan şirket sahipleri ve çalışanları, akademisyenler ve medya mensuplarından oluşmakta. Tüm bilişim sektörünü kapsıyor durumdayız, bu sebeple de adını Bilişimciler koyduk.

Bilişim Grubu’nu Kasım 2017’de kurmuştuk.Bilişim Grubu sadece CIO’lar ve bilgi teknolojileri yöneticilerinden oluşan bir gruptu. Bu profilin genişletilerek farklı bakış açılarının katılması ile farklı sinerjilerin de oluşacağını düşündüğümüzden Bilişimciler’i kurmaya karar verdik. Ve ne kadar doğru bir iş yaptığımızı şu an buradaki atmosferden de çok iyi anlıyoruz. Bilişim Grubu tarafında 300 civarında üyemiz var. Bilişimciler tarafında 3 ay gibi kısa bir sürede 500’ün üzerinde üyeye çıkmış durumdayız, 600’lere yaklaştık. 2019 yılı içerinde 5000 üyeye ulaşarak Türkiye’nin en büyük bilişim STK’sı haline gelmeyi hedefliyoruz.

Zirve içeriklerimizi Okan Üniversitesi, üyelerimiz ve sektörden davet ettiğimiz profesyonellerle gerçekleştiriyoruz. Özellikle bu salonu bize tahsis ettiği için SETA’ya ve Sayın Genel Müdürü Abdulkadir Çay’a çok teşekkür ederiz. Bilişim sektörüne de önemli bir destek vermiş oldu. SETA siyaset, ekonomi, toplum araştırmaları tarafında Türkiye’nin en önemli kurumlarından birisi. Bilişim tarafında iş birliklerimizi arttıracağımız çalışmalara imza atacağımızı düşünüyorum. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED), Bilişim Medyası Derneği (BMD) gibi sektörümüzün çok önemli STK’ları da Zirvemize destek veriyor. Televizyon tarafında Habertürk’ten Cem Sünbül de bugün konuşmacı olarak aramızda. Sadece tek taraftan bakarak ya da herkes kendi tarafında bilişimle ilgili mücadele ederek sonuç üretme noktasında ağır kalabiliyoruz. Biz sektördeki bütün paydaşlarımıza bu anlamda kucak açmak ve onlarla istişare etmek, onların tecrübelerinden yararlanmak istiyoruz. Ancak bu şekilde daha etkili olabiliriz.

Zirvemizin ana teması Gelecek 5.0. Peki Gelecek 5.0 nedir? Şimdi daha Endüstri 4.0’ı tam olarak içselleştirememişken Gelecek 5.0 nereden çıktı? Endüstri 4.0 Almanya ile anılan, Toplum 5.0 Japonya ile anılan bir yaklaşım. Biz de Türkiye ile anılmasını istediğimiz, markalaşmasını istediğimiz “Gelecek 5.0” yaklaşımını ortaya koyuyoruz. Tabi ki bunun alt bileşenleri olan yapay zeka, robotlar, blockchain, siber güvenlik gibi konuların bir kısmı zirvemiz kapsamında da teknolojik anlamda konuşacağımız konular.

Gelecek 5.0 yüksek teknoloji, mutlu insan ve dünya barışı temelli bir yaklaşım. Özellikle Türkiye savunma sanayi anlamında, askeri teknolojilerde önemli çalışmalar yapıyor. İşte şu an devam eden TEKNOFEST sebebiyle bazı arkadaşlarımızda orada, önemli çalışmalar yapıyor. Bu çalışmalarla beraber biz daha farklı bir hava estirebiliriz. Türkiye’de yerli ve milli teknolojileri savunuyoruz. Yerli ve milli firmaları öncelikle bizim desteklememiz gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin daha fazla üretir noktaya gelmesi lazım.

Yaşadığımız temel problemlerin tamamında aslında üretim noktasında geliştirilmesi gereken kısımlardan kaynaklanıyor. Bizim tarım da hayvancılık da yapmamız lazım, sanayi de yapmamız lazım, yüksek teknoloji de üretmemiz lazım. Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi var, şu an 160 milyar dolar seviyesindeyiz. Demek ki bir şeyleri artık farklı yapmamız lazım. 500 milyar dolara ulaşmak istiyorsak, bizim yüksek teknolojiyi ön plana getirmemiz gerekiyor. Bunun için de hem girişimcilik tarafında üniversite öğrencilerinin sürecin içine dahil edilmesi, daha aktif olarak desteklerden faydalanması noktasında üniversite iş birlikleri, STK iş birlikleri ve tabi ki devlet kurumlarıyla iş birlikleri gerekiyor. Şu an aramızda olan bakanlık temsilcilerimizle de aynı konuyu istişare ettik. Daha icraatçı şekilde sonuç alacak tarzda bizim bu çalışmaları yapmamız gerekiyor. Bu sebeple de buradaki Gelecek 5.0 markasıyla beraber bunları toparlayıp, devletle de bu anlamda istişarelerimizi yaparak önemli yol haritaları ortaya koymayı düşünüyoruz.

Bizim şöyle bir alışkanlığımız var, devlet neden yapmıyor diyoruz. Devlet değil biz bireyler olarak, vatandaş olarak çocuklarımıza yarın yüksek teknoloji üreten bir ülke bırakmak istiyorsak elimizi taşın altına koyacağız. Zaten buradaki insanlar bu düşüncede olan insanlardan oluşuyor ki, Cumartesi günü böyle yoğun bir kalabalıkla beraber bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. 40 civarında şehirde 80-90 civarı il ve ilçe temsilcilerimiz var. 36 kişilik Merkez Yönetim Kurulumuz var. 30 kişilik İstanbul İl Yönetim Kurulumuz var. Öncelikli olarak da Ankara ve Bursa tarafında oldukça yoğun üyemiz olduğu için oralarda da il yönetimi açmayı hedefliyoruz. Diğer temsilcilerimizin olduğu illerde de üniversite ve lokal STK iş birlikleri ile yapmayı hedeflediğimiz tüm Türkiye’yi kapsamayı hedeflediğimiz eğitim projelerimiz var.”

Play Store’da madencilik yapan 25 uygulama var

Play Store, madencilik yapan uygulamalara yönelik yasak uygulamaya başlatmıştı. Ancak son araştırmalara göre Play Store’da madencilik yapan 25 uygulama halen yer alıyor.

Play Store’da madencilik yapan uygulamaların listesi

Cryptojacking olarak bilinen ve kullanıcının isteği ve bilgisi dışında donanımlarını kullanan birçok uygulama mevcut. Bu uygulamalar, kullanıcının cihazının donanım gücünden yararlanarak madencilik yapılmasını sağlıyor. Geçtiğimiz aylarda Play Store bu madencilik uygulamalarını tespit ederek sileceğini duyurmuştu. Ancak bu durum pek da başarıyla sonuçlanmış gibi görünmüyor.

Araştırma grubu Sophoslabs, 120 binden fazla indirmeye sahip olan 25 uygulamada cryptojacking yapıldığını tespit etti.

Bu 25 uygulama ise şu şekilde: HDS Vendors, Mobeleader, Palkar, Dizi Fragmanları, Helper for Knight Game, Game Viet 2048, Trance Droid, A Paintbox For Kids, Afterlife: RPG Clicker CCG, Dominoes Games, Info Guru Pendidikan, Lighton, Tapbugs ve Gadgetium

Listede dikkat çeken Dizi Fragmanları uygulaması ise bir Türk Girişimci olan Oguzhan Kıvrak tarafından geliştirilmiş.

Uber veri skandalı için ceza ödeyecek

0

2016 yılında gerçekleşen Uber veri skandalı, birçok müşteri ve sürücüyü etkilemişti. Federal Mahkeme’ye kadar giden soruşturma ile Uber çok büyük bir ceza aldı.

Uber veri skandalı için 148 milyon dolar ödeyecek

Son yıllarda yaşanan veri güvenliği ve strateji yetersizliği nedeniyle Uber CEO değişikliğine giderek Khosrowshahi’yi göreve getirmişti. Khosrowshahi, 2016 yılında bir grup hacker tarafından Uber’e saldırı düzenlendiğini ve 50 milyon müşteri ile 7 milyon sürücünün kişisel verilerinin çalındığını açıklamıştı.

O dönem Uber hackerlara 100 bin dolar ödeme yaparak olayın üstünü kapatmaya çalışsa da başarılı olamamış ve olay Federal Mahkeme’ye kadar gitmişti.

Uber, müşterileri ve sürücülerine güvenlik amaçlı ücretsiz kredi takip sistemi başlatsa da mahkeme tarafından verilen kararla 148 milyon dolarlık cezaya çarptırıldı. Bu para, veri skandalı ile mağdur olan kişiler için kullanılacak.

Renault akıllı ada inşa edecek

Renault akıllı ada inşa ederek, temiz enerji ve teknoloji alanında önemli bir adım atacak. Renault, Fransa’daki Belle-Île-en-Mer’i, akıllı ada olarak tasarlayacak.

Renault akıllı ada projesi başlatıyor

Elektrikli otomobil modellerine ağırlık veren Renault, daha temiz bir gelecek için farklı projeler üzerinde de çalışıyor. Yapılan anlaşma ile Belle-Île-en-Mer adası, Renault tarafından akıllı ada haline getirilecek.

Adada evlerin çatılarına güneş panelleri konularak çevre dostu bir şekilde elektrik üretimi gerçekleştirilecek. Geri dönüşüm batarya sistemleri kullanılacak olan adada, ulaşım için elektrikli araç filosu hizmet verecek.

Araç filosunda Renault Zoe 5 hatchback ve Renault Kangoo ZE model araçların kullanılacağı belirtiliyor. Ayrıca okullar gibi büyük kamu binalarına kurulacak olan güneş panellleri, gündüz saatlerinde binaların, akşam saatlerinde ise araçların elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayacak.

İnternet olmadığında savunmasız hale geliyoruz

0

Yabancı bir ülkede kaybolduğunuzu ve size yardım edebilecek kimseye ulaşamadığınızı düşünün. Telefon veya tabletlerin bozulması, cihazların pilinin bitmesi veya internet bağlantısının kopması çoğumuz için kabus gibi bir durum anlamına geliyor.

Dünya çapında araştırma

Kaspersky Lab tarafından yapılan araştırmaya göre, internet bağlantısı olan cihazlar tatillerin olmazsa olmazları arasına girdi. Türk kullanıcılar fotoğraf çekmek için (%61), bir yerden bir yere nasıl gideceğini öğrenmek için (%57) ve ihtiyaç olduğunda yardım çağırmak için (%54) bu cihazlara güveniyor. İnsanlar bu cihazlara o kadar bağlı ki Türkiye’deki kullanıcıların %32’si onlar olmadan bir yere gittiklerini düşünemiyor bile.

Kaspersky Lab’in yaptığı araştırmada insanların seyahat ederken internet bağlantısına bağımlı olduğu sonucuna ulaşıldı. Cihazlarda bir sorun yaşandığında veya internet bağlantısı koptuğunda, kullanıcılar bir anda kendilerini savunmasız hissedebiliyor. Bu çok sık rastlanan bir durum. Araştırmada, Türkiye’de her beş kişiden birinin (%20) internet bağlantısı koptuğu için seyahatlerinde sorunlar yaşamış olduğu belirlendi.

Araştırma sırasında anlatılan hikayeler; kalacak yer bulamamaktan uçuştaki değişiklik hakkında bilgilendirmeyi kaçırmaya veya yemek yenilecek yerler hakkında internetten bilgi alınamadığı için gıda zehirlenmesi yaşamaya kadar değişiyor.

Araştırmaya katılan bir kişi telefonu kapandığı için çölde kaldığını bile söyledi. İnternet bağlantısı olsaydı bu korkutucu durumdan kurtulmak kolay olabilirdi. Ancak, akıllı telefonu kullanamadığından kendini tehlikeli bir durumun içinde buldu.

Çölde kalmak uç bir örnek olabilir fakat internet bağlantısının olmaması birçok kişi için büyük bir endişe kaynağı. Araştırmaya Türkiye’den katılanların %85’i bilmedikleri bir yerde kaybolurlarsa kendilerini gergin hissedeceklerini, yaklaşık beşte ikisi ise (%38) başlarına bir şey geleceğinden endişe duyacaklarını belirtti.

Online alışveriş sitesinden 6.5 milyon müşterinin verileri çalındı

Türkiye’den pek çok kişinin de alışveriş yaptığı kadın moda perakendecisi SHEIN, 6 milyonu aşkın müşterisinin kişisel bilgilerinin ve şifrelerinin açığa çıktığı büyük bir veri ihlali ile sarsıldı.

Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkeye hizmet veren Amerika merkezli kadın moda perakendecisi SHEIN, 6 milyondan fazla müşterisinin kişisel bilgilerinin bilgisayar korsanları tarafından ele geçirildiğini açıkladı.

Şirketten yapılan basın açıklamasında, siber korsanların geçtiğimiz Haziran ayından Ağustos ayının başlarına kadar toplam 6,4 milyon SHEIN kullanıcısının mail adresinin ve şifresinin çalındığı belirtiliyor. Türk SHEIN müşterilerini uyaran Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, aynı mail adresi ve şifreyle açılan diğer tüm hesaplardaki şifrelerin değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

6,4 Milyon Kullanıcının Bilgileri Çalındı

SHEIN’in açıklamasına göre, kötü niyetli bir yazılım aracılığıyla şirketin kurumsal sunucularına saldırı düzenleyerek sistem ağına şifre girmeden sızmayı başaran siber saldırganların 6,5 milyona yakın kullanıcıya ait mail adreslerini ve şifrelenmiş parola bilgilerini çaldığı biliniyor. Açıklamada, hackerlerin Haziran’dan Ağustos’un başlarına kadar sistemde işlem yaptığı ve durumun ne yazık ki geç fark edildiği belirtiliyor.

SHEIN, kötü niyetli yazılımın kendi sunucularına nasıl yerleştirildiği konusunda detaylı bir açıklama yapmasa da araştırmalar, bu saldırı geçtiğimiz aylarda Ticketmaster dahil olmak üzere bazı önemli siteleri etkileyen Magecart saldırılarının işaretlerini taşıyor gibi görünmüyor.

Şirket, kullanıcıların ödeme yaptığı kredi kartlarına ait bilgilerin sistemlerinde depolanmadığını ve bu bilgilerin ele geçirildiğini gösteren bir kanıt olmadığını vurgularken hackerlerin faydalandığı güvenlik zafiyetlerinin tespit sonrasında ortadan kaldırıldığını dile getiriyor. Saldırının ardından kullanıcılarına şifre değiştirme önerisinde bulunan SHEIN, etkilenen kesim içinden belli sektördeki kullanıcılara bir yıllık kimlik tehdidi takip hizmeti sunmaya başladıklarını paylaşıyor.

Huawei Ar-Ge merkezinden yeni işbirliği

0

HUAWEI ve Koç Üniversitesi, geçtiğimiz aylarda, “Anadolu Bursiyerleri Programı” kapsamında başlattığı kurumsal iş birliğine hız kesmeden devam ediyor. HUAWEI Türkiye burs programı kapsamında, HUAWEI Türkiye Ar-Ge Merkezi Yüksek Lisans/Doktora Burs Programlarının ilk anlaşması Koç Üniversitesi ile imzalandı.

Anadolu Bursiyerleri Programı daha kapsamlı hale gelecek

Bünyesinde 450’den fazla Türk mühendis barındıran ve her geçen gün bu sayıyı arttıran HUAWEI Ar-Ge Türkiye Merkezi, hazırlamış olduğu burs programıyla üniversitelerdeki yüksek lisans ve doktora öğrencilerine karşılıksız burs veriyor. Koç Üniversitesi ile yapılan anlaşmayla başlayan projenin diğer okulların eklenmesiyle daha da büyümesi hedefleniyor.
Yerli ve milli projeler üretilmesine katkıda bulunuyor.

HUAWEI Türkiye Ar-Ge Merkezi, yerli ve milli olan Ar-Ge merkezi ve CMMI L5 belgesi ile Türkiye’de Türk mühendislerle geliştirdiği projeleri tüm Dünya’da kullanıyor. HUAWEI’nin nitelikli iş gücü ve kaliteli araştırmacıların beyin göçü yoluyla yurtdışına yönelmesine alternatif olarak geliştirdiği burs programı, yerli ve milli projelerin üretilmesine katkıda bulunuyor.

HUAWEI ve Koç Üniversitesi geçtiğimiz aylarda, lisans yerleştirme sınavında çok başarılı oldukları halde ekonomik sebeplerle Koç Üniversitesi’nde eğitim görme imkanı bulamayan öğrencilere burs sağlanması için hayata geçirilen Anadolu Bursiyerleri programı altında öğrenci dostu bir protokole daha imza atmıştı.

Bilişim sektöründe dövizle sözleşme krizi

0

Büyük oranda yurt dışına bağımlı olan ve döviz üzerinden iş yapmak zorunda olan bilişim sektörü, sözleşmelerin döviz üzerinden yapılmasını yasaklayan karar nedeniyle önemli bir kriz yaşıyor ve bu karardan muaf olmak istiyor.

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanı Rahmi Aktepe, “Yapılan değişiklikler sektörümüzü olumsuz etkiledi” derken, önlem alınmaması durumunda 15 bin firmanın zarar görebileceği ve iş gücü kaybı oluşabileceği uyarısında bulundu.

TAMAMINA YAKINI YURT DIŞINDAN

Yazılı bir açıklama yapan TBD Başkanı Rahmi Aktepe, bilişim sektöründe ticarete konu olan ürünlerin ve emtiaların tamamına yakınının yurtdışından geldiğine dikkat çekti. Aktepe, “Bu ürünler, ülkemizin genel ihtiyaç listesinde ve KOBİ’lerimizin dijital dönüşümünün gerçekleştirilmesinde önem derecesi birinci sırada yer alan ürünlerdir” dedi. 

13 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk Parası Kıymetini Korumu Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın ise bu ürünlerin Türkiye’ye getirilmesiyle ilgili sorunlar doğuracağını belirten Aktepe, şunları söyledi:

KARMAŞA VE HANTALLIK OLUŞUYOR

“Döviz olan fiyatlar, anlık geçerli kura göre TL’ye çevriliyor. Bu durum her kur değiştiğinde binlerce üründen oluşan fiyat listelerinin yenilenmesine ve müşterilere uzun süreli fiyatlar verilememesine yol açıyor. Vadeli alımlar için, anlık finansal maliyetler de, fiyatlara ekleniyor. Bunun sonucunda ticaretin doğal akışına uymayan bir karmaşa ve hantallık oluşuyor.

Kurdaki ve finansal maliyetlerdeki anlık değişimlerin, zaman içinde fiyatları şişirmesi ve enflasyon artışına sebep olması gibi bir sonuç doğuracağını düşünüyoruz.Tedarik sıkıntıları yaşamaya başlayan sektörümüzün tüm katmanlarının yükü eşit ve gücü oranında paylaşması gerekiyor. Burada büyük ölçekteki firmaların ve küçük ölçekli firmaların yükleri güçleri ölçüsünde taşımaları önemli. Büyüklere ayrıcalık tanınması gibi uygulamalar sektörümüzdeki dengeleri sarsabilir.”

İŞ GÜCÜ KAYBI OLUŞABİLİR

Bu gerekçeler dikkate alınarak, kararın gözden geçirilmesini ve bilişim sektörünün kapsam dışına çıkartılmasını beklediklerini ifade eden Rahmi Aktepe, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu durum karşısında, 15 bin civarındaki bilgisayar bayisinin geleceğinden de endişe duyuyoruz. Firmalarımız çok etkilenecek veişgücü kaybı ortaya çıkabilecektir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sözleşmelerde döviz yasağının uygulanmasıyla ilgili yapacağı çalışmada, bu hususları da değerlendirmeye alacağına ilişkin inanıyoruz. Temennimiz, bilgi teknolojileri sektörünün bu karar kapsamı dışına çıkartılmasıdır.”