Toyota uçan otomobil patenti için başvuru yaptı

Toyota uçan otomobil patenti başvurusunda bulunarak, geleceği inşa eden otomobil üreticilerinden biri olma hedefini sürdürüyor. Uçan otomobil tasarımı hem karada hem havada gidebilecek özellikte.

Toyota uçan otomobil üretecek mi?

Otomobil üreticileri benzinli ve dizel araç üretimiyle sınırlı kalmayarak yenilikçi teknolojilere yöneliyor. Elektrikli otomobiller ile başlayan bu akım, uçan otomobiller ile devam ediyor. Son olarak Toyota, uçan bir otomobil tasarımı için patent başvurusunda bulundu.

Autoguide tarafından paylaşılan görsellerde, patent başvurusu yapan otomobilin hem karada hem havada gidebildiği görünüyor. Pervaneleri bulunan otomobil ile havada yolculuk yapılabilmesi planlanıyor.

Ancak bu patent başvurusunun sadece tasarım odaklı olduğunu unutmamak gerekiyor. Toyotanın uçan otomobilin üretimine başlayıp başlamayacağı henüz bilinmiyor. Ayrıca elektrikli mi yoksa içten yanmalı motor mu kullanılacağı da belli değil.

Toyota uçan otomobil

Toyota uçan otomobil

Toyota uçan otomobil

Marul yapraklarını ayıran robot geliştirildi

0

Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, tarım robotlarına bir yenisini daha ekledi. Araştırmacılar marul yapraklarını ayıran robot geliştirdi.

Marul yapraklarını yapay zeka ile seçiyor

Endüstri 4.0 ile birlikte, tarım sektöründe üretimde hız ve verimlilik artışı için robotlara olan talep arttı. Bunun için genellikle meyve, sebze toplayan robotlar kullanılıyor. Cambridge Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, tarım robotlarına farklı bir bakış açısı getirdi. Geliştirilen yeni robot, marul yapraklarını ayırabiliyor.

Üzerinde kameralar ve sensörler bulunan robot, yapay zeka algoritması ile bu işlemi gerçekleştiriyor. Robot öncelikle marulun sap ve merkez kısmını bulana kadar marulu çeviriyor. Daha sonra sap kısmı aşağı gelecek şekilde marulu koyuyor. Uç kısmında bulunan emme sistemi ile marul yapraklarını tek tek ayırabiliyor.

Yaprak ayırma işlemi toplamda 27 saniye sürüyor. Araştırmacılar, robotun lahana ve karnabahar gibi sebzelerde de ayırma işlemi için kullanılabileceğini belirtiyor.

Aşağıdaki video ile robotun nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=paBwuTmNj3s]

İşletmelerin yüzde 40’ı veri yedekleme çözümü talep ediyor
!

0

İşletmeler, yaşanabilecek aksaklıklara karşı hizmetlerinin devamlılığını sağlamak, itibarlarını korumak ve maddi kayıplardan kaçınmak adına yedekleme hizmetine yönelik yatırımlarını artırıyor.

İstanbul’un merkezindeki veri merkezi Radore, sanal asistanlar, bağlantılı cihazlar ve akıllı şebekeler nedeniyle iş sürekliliğinin zorunlu hale geldiği modern dünyada, yedekleme ve kurtarma sistemlerinin önemini gözler önüne seriyor.

Radore, veri kaybını önlemek için yedekleme hizmetiyle ön plana çıkıyor

Doğal afetler, altyapı aksaklıkları ve siber saldırlar gibi farklı senaryolarda yaşanan veri kaybı, işletmelerin çevrimiçi faaliyetlerinde ciddi aksaklıklara neden oluyor. M2S araştırma şirketinin Türkiye’deki 400 KOBİ üzerinde yaptığı araştırmaya göre, bulut hizmeti almayı planlayan KOBİ’lerin en fazla talep ettikleri hizmetler arasında ilk sırada veri yedekleme hizmeti yer alıyor. Kobilerin yüzde 40’ı veri yedekleme çözümü talep ediyor. Dolayısıyla veri kaybı ve hizmetlerin kesintiye uğraması, işletmelerin en çok çekindiği noktalar arasında geliyor.

İş sürekliliğinin zorunluluk haline geldiği rekabetçi yapıda, veri yedeklemenin hayati önem taşıdığını belirten Radore Veri Merkezi Genel Müdürü Sadi Abalı, “Herhangi bir aksaklık anında, veri kaybı yaşamadan tüm süreçleri kaldığı noktadan devam ettirmek iyi planlanmış bir yedekleme stratejisiyle mümkün oluyor. Özellikle hassas bilgiler barındıran şirketler, e-ticaret siteleri, finansal teknolojiler, oyun ve benzeri alanlardaki işletmeler için yedekli bir altyapıyla çalışmanın yanında verilerini düzenli olarak yedeklemek, kesintisizlik için büyük önem taşıyor.” dedi.

Abalı, yedekleme ve kurtarma hizmetinin kurumlara sağladığı 4 faydayı şu şekilde sıraladı:

– Yüksek boyutta maddi kayıpların yaşanması önleme
– 7/24 çalışma sisteminde her sistemin sürekli çalışır durumda ve erişilebilir olması
– Kanun ve düzenlemelere uyum sağlama
– Doğal afetlere karşı önlem

Radore’nin veri merkezi hizmetleri hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Robot garsonlar iş başı yapıyor

0

Japonya’da robot garsonlar ile hizmet verecek olan bir kafe, kasım ayında açılacak. Kafedeki robot garsonlar, engelli bireyler tarafından kontrol edilecek.

Robot garsonlar ALS hastaları tarafından yönetilecek

Japonya’da bir hayır kuruluşu olan Nippon Vakfı, robotik şirketi OryLab ile birlikte yenilikçi bir yenilikçi bir projeye imza attı. Kasım ayında açılacak bir kafede, OryLab’e ait OriHime-D isimli robotlar çalışacak. Projeyi farklı kılan ise bu robotların ALS hastası bireyler tarafından kontrol edilecek olması.

Kamera, ses sistemi gibi bileşenleri ile müşterilerden sipariş alabilen bu robotlar, kahve vb ürünlerin servisini yapabiliyor. ALS hastası bireyler, bu robotları kafenin arka tarafından veya evlerinden yönlendirerek bir nevi işletmeci olarak çalışacaklar.

Pilot program kapsamında ilk olarak hafta içi 5 gün hizmet verecek olan kafede, sonraki süreçte her gün hizmet verilmeye başlanacak. Ayrıca pilot program sonrasında kafede çalışacak olan ALS hastası bireyler de kesinleşmiş olacak.

OryLab CEO’su Kentaro Yoshifuji, vücutlarını hareket ettiremeyen bireylerin de çalışabildiği bir dünya kurmak istediğini söylüyor.

Yapay zeka ile sigara yasağı uygulanacak

Yapılan yeni bir ortaklık ile sigara yasağı uygulaması için yapay zeka kullanılacak. Sigara yasağı için Azure IoT platformu kullanılacak.

Azure IoT sigara yasağı için kullanılacak

Benzin istasyonlarında sigara yasağının uygulandığına yönelik bilgilendirici levhalar kullanılıyor. Ancak istasyonda güvenliği sağlamak için bu levhalar yeterli olmuyor. Bu nedenle bazı büyük istasyonlarda kameralarla izleme yapılıyor. Kameraların elde ettiği görüntülerin personeller tarafından izleniyor olması da ek çalışanlara ihtiyaç duyulmasına neden oluyor.

Microsoft ve Shell’in yaptığı yeni bir ortaklık ile yapay zeka gerekli güvenliği sağlayabilecek. Anlşamaya göre Shell istasyonlarında kameralar ile izlenen görüntü Microsoft’un Azure IoT platformu tarafından incelenecek. Kameraların elde ettiği görüntülerde sadece sigara içilen bölümler bulut platformuna yüklenecek. Böylelikle sigara içen kişinin tespit edilmesi sağlanacak. Ayrıca tüm görüntünün buluta yüklenmemesi ile ek kapasite ihtiyacı olmayacak.

Ortaklığın sadece istasyonlar ile sınırlı kalmayacağı, petrol rafinerilerinelerinde ve sondaj çalışmalarında da kullanılacağı belirtiliyor.

Otomatik biber toplama robotu SWEEPER

0

Ben-Gurion Üniversitesi araştırmacıları, biber toplayan robot geliştirdi. SWEEPER isimli biber toplama robotu, bir dizi makine öğrenimi algoritması ile çalışıyor.

Biber toplama robotu ile Tarım 4.0

BGU araştırmacılarının geliştirdiği SWEEPER robot, tarım arazisinde dolaşarak biberleri tarıyor. Biberin renk ve boy gibi verileriyle olgunlaşıp-olgunlaşmadığı incelemesini de yapan robot, çiçeklerine zarar vermeden biberleri toplayabiliyor.

Makine öğrenme algoritması kullanan robot, biber seçimi için 1000’den fazla biber fotoğrafı kullanılarak eğitildi. Araştırmacılar ayrıca, robotun algoritması sayesinde portakal, domates gibi meyve ve sebzeleri toplamak için de eğitilebileceğini belirtiyor.

Robotun geliştirilmesinde çalışan ABC Robotics Initiative’in başkanı Prof. Yael Edan, amaçlarının tarım işçilerinin işini ellerinden almak olmadığını belirtiyor. SWEEPER gibi robotlar ile zorlu tarım görevlerini daha kolay hale getirmek istediklerini söylüyor.

Aşağıdaki video ile robotun nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz.

 

Square mobil uygulamasını yayınladı

Bordro yönetimi konusunda küçük işletmelere kolaylıklar sağlayan Square, sadece web üzerinden hizmet vermekteydi. Square mobil uygulaması sonrasında şirketin hisseleri de artış gösterdi.

Square mobil ile bordro takibi

İlk olarak 2015 yılında bir masaüstü hizmet olarak başlatılan Square Payroll, standart bordro işlemleri için dijital bir çözüm sunuyor. Square üzerinden çalışanların vardiya saatleri takip ediliyor, işletme sahipleri vergi hesaplamasını yapabiliyor ve fonları işçilere gönderebiliyor. Tüm bu bilgiler otomatik olarak dosyalanarak ilgili birimlere gönderilebiliyor.

Twitter CEO’su Jack Dorsey tarafından yönetilen San Francisco merkezli Square, şimdiye dek sadece web üzerinden hizmet vermekteydi. Özellikle küçük işletmeler için portföy yönetimini çok kolay hale getiren Square, artık mobil uygulaması üzerinden de hizmet veriyor. İşletmeler ve çalışanlar, tüm bu süreçleri akıllı cihazlarındaki Square uygulaması üzerinden takip edebilecek.

Yapılan bu yenilik sonrasında Square hisselerinde yüzde 10’luk artış yaşandı.

Walmart sebzelerin tazeliğini blockchain ile kontrol ediyor

0

Walmart, marketlerindeki yiyeceklerin gıda güvenliği için, kırılması zor bir önlem aldı. Dev süpermarketler zinciri, manav reyonundaki yeşil sebzelerin üretim bilgilerini ve tazelik durumlarını kontrol etmek isteyen müşteriler için blockchain teknolojisini kullanmaya başladı.

IBM teknolojisi

IBM’in desteği sayesinde, beraber çalıştığı sebze üreticilerinin blockchain teknolojisini kullanmasını sağlayan Walmart böylece reyonlarındaki yeşilliklerin üretim bilgilerine ve tazelik durumlarına dair güvenli bilgi sunmaya başladı.

Walmart şimdilik birlikte çalıştığı üreticilere blockchain teknolojisni kullanmaları konusunda tavsiyelerde bulunuyor ancak yakın gelecekte blockchain kullanmayan üreticilerle çalışmayacağını ilan ederek üreticileri bu konuda zorlaması da bekleniyor.

USB’lerin içi kripto madencilerle dolu

0

Zararlı yazılımları, birbirleriyle bağlantısı olmayan bilgisayarlar arasında yaymalarıyla bilinen USB cihazları, siber saldırganlar tarafından kripto madencilik yazılımlarını etkin ve kalıcı bir şekilde yaymak için kullanılıyor. Kaspersky Lab’ın 2018 yılındaki USB ve çıkarılabilir medya cihazı tehditlerine yönelik yaptığı incelemeye göre, saldırıların kapsamı ve miktarı az olsa da kurban sayısı her yıl artıyor.

10 yıllık virüsler bile aktif

Yaklaşık 20 yıldır kullanılmalarına ve güvenlik konusunda kötü bir şöhrete sahip olmalarına rağmen USB cihazları, popüler iş gereçleri ve fuar hediyeleri olmaya devam ediyor. USB cihazları bu sayede siber suçluların hedefinde olmaya devam ediyor ve son birkaç yılda dikkate değer ölçüde istikrarlı olmayı başaran bazı tehditleri yaymak için kullanılıyor. Çıkarılabilir medya cihazlarını hedef alan tehditler arasından Kaspersky Security Network (KSN) tarafından tespit edilen ilk 10 tehditte birinci sıra 2015’ten beri Windows LNK adlı zararlı yazılımın elinde. Tehditler arasında, 2010 yılından kalan eski ‘Stuxnet açığı’, CVE-2010-2568 ve giderek artan sayıda kripto madenci yer alıyor.

KSN verilerine göre sürücü kök dizinlerinde en sık tespit edilen kripto madencilerden biri, 2014’ten beri bilinen rojan.Win32.Miner.ays/ Trojan.Win64.Miner.all. Bu Truva atı, madencilik uygulamasını bilgisayara atıp kuruyor ve ardından yazılımı gizlice çalıştırıp, saldırganın kontrolü altındaki harici bir sunucuya sonuçları göndermek için gerekli dosyaları indiriyor. Kaspersky Lab’ın elde ettiği veriler, 2018’de tespit edilen bazı saldırıların yıllar öncesine dayandığını gösteriyor. Bu da, uzun süre sistemde kalan bu yazılımların hedef cihazın işlem gücüne önemli ölçüde olumsuz etki etmiş olabileceğini gösteriyor. 

Madencinin 64-bit sürümü yaklaşık altı yıldır sürekli artan sayılarda tespit ediliyor. 2016’dan 2017’ye %18,42 artan sayının 2017-2018 arasında %16,42 oranında artış göstermesi bekleniyor.Bu sonuçlar, çıkarılabilir medya cihazları ile yayılma yönteminin bu tehdit için çok iyi işlediğini gösteriyor.

USB cihazlarının iş için daha yaygın kullanıldığı gelişmekte olan pazarlar, çıkarılabilir medya cihazları ile yayılan zararlı yazılımlara en açık olan yerler. Bu durumdan en çok etkilenen bölgelerin başında Asya, Afrika ve Güney Amerika bulunuyor. Ancak, Avrupa ve Kuzey Amerika’da da bazı izole saldırılar tespit edildi.

USB cihazları 2018’de ayırca, 21 Ağustos 2018’de raporlanan ve en az 2013’ten beri Meksika’da tüketicileri ve kurumları etkileyen, bankacılık hedefli Dark Tequila adlı gelişmiş zararlı yazılımı yaymak için de kullanıldı. Ayrıca, KSN verilerine göre 2018’in ilk yarısında endüstriyel kontrol sistemlerini hedef alan saldırıların %8’i çıkarılabilir medya cihazları üzerinden gerçekleştirildi.

Hacker’lar İngiliz havalimanını çökertti

0

Hacker’ların dijital dünyadaki tehlikesi gün geçtikçe büyüyor. İngiltere’deki Bristol Havalimanı’nda, uçakların kalkış ve varış bilgilerini gösteren bilgisayarlar, bir fidye yazılımının sisteme bulaşması nedeniyle çevrimdışı hale geldi. Siber saldırganlara ödeme yapmayı reddeden yetkililer, sistemi düzeltmeye çalışırken uçuş bilgilerini yolculara sunmaya devam edebilmek için yazı tahtaları ve kağıt afişler kullandı. 

Güvenlik dünyası, havalimanlarına ve havayolu şirketlerine yönelik arka arkaya gerçekleşen siber saldırılarla çalkalanıyor. Gündeme gelen son vaka, İngiltere’deki Bristol Havalimanı’nın da saldırılardan kaçamadığını gösteriyor. Uçakların kalkış ve varış bilgilerinin yer aldığı bilgisayarlara düzenlenen bir fidye yazılımı saldırısıyla karşı karşıya kalan Bristol Havalimanı yetkilileri, şifreyi çözmek için ödeme yapmayı kabul etmedi.

Yetkililer, saldırganların devre dışı bıraktığı uçuş bilgi ekranlarından dolayı yolcuların mağdur olmaması için yazı tahtaları ve kağıt afişlerden faydalandı. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’e göre, siber güvenliğe yeterince yatırım yapmayan her şirket, benzer problemler yaşayabilir.

Bristol Havalimanı Yetkilileri, Siber Korsanlarla Pazarlık Yapmadı

Bristol Havalimanı’ndaki uçuş bilgilerinin yer aldığı bilgisayarlar, 14 Eylül Cuma günü erken saatlerde fidye yazılımı saldırısına uğrayarak şifrelendi. Saldırının ardından havalimanı yetkilileri, hafta sonu uçuşları olan yolculara check-in işlemleri için normalden daha erken saatte gelmeleri konusunda uyarıda bulundu. Bu süreçte uçuş ve varış bilgilerinin güncel bir biçimde yolculara yansıtılmaya devam edilmesi için yazı tahtalarının ve kağıt afişlerin kullanılması, yolcuların Twitter’da konuyla ilgili paylaşımlarda bulunarak içlerini dökmesine ya da durumla eğlenmesine yol açtı.

Fidye yazılımına teslim olmayı reddeden Bristol Havalimanı yetkilileri, saldırganların etkilediği sistemi düzeltmeye hafta sonu başlayacaklarını duyurdu. Duyurunun ardından, pazar sabahı erken saatlerde ekranlar yeniden çevrimiçi hale geldi ve uçuş bilgilerini görüntülemeye başladı.

Bristol Havaalanı çalışanları konu ile ilgili “Bu hafta sonu uçuş bilgileri ile ilgili sorunları çözmek için çalışırken yolcularımızın gösterdiği sabır için minnettarız. Dijital ekranlarımız artık kalkış ve varış bilgilerini gösteriyor. Çalışmalar, sistemlerimiz tam olarak onarılıncaya kadar devam edecek.” şeklinde tweet attı.

Havalimanının saldırıdan nasıl etkilendiği ya da diğer bazı havalimanı bilgisayar ve ekranlarının da benzer şekilde çevrimdışı olup olmadığıyla ilgili resmi bir açıklama henüz bulunmuyor ancak yetkililerin soruşturmayı detaylarıyla takip etmesi bekleniyor.

Fidye Yazılımlarının Tehdit Alanı Büyüyor

Bristol Havalimanı, maalesef siber tehditlerden dolayı sorun yaşayan ilk havalimanı değil. Daha önce Avustralya’daki bir havalimanı, inşaat planlarını ve çeşitli güvenlik protokollerini çalmayı başaran Vietnamlı bir hacker nedeniyle gündeme gelmişti. Londra’da bulunan ve dünyadaki en işlek havalimanlarından biri olan Heathrow Havalimanı ise yakın zamanda bir yolcunun, havalimanının güvenliği ile alakalı gizli bilgileri içeren bir USB cihazını bulmasıyla gelişen bir güvenlik vakasına sahne olmuştu.

Bu yıl kurum ve kuruluşlara oldukça zarar veren fidye yazılımlarını önlemek için şirketlerin güvenliğe daha fazla önem vermesi gerektiğini belirten Bitdefender Antivirüs uzmanları, etkili bir güvenlik yatırımının ileride gerçekleşebilecek fidye ödeme problemini ortadan kaldıracağını vurguluyor. Şirketlerin hem güvenlik yatırımında hem de saldırı öncesine yönelik savunma planlarında eksiklik olduğu uyarısında bulunan Bitdefender Antivirüs’e göre, şirketler verilerinin yedeğini tutmalı ve fidye yazılımı tekniklerinde çok kullanılan oltalama saldırılarına karşı çalışanlarını eğitmeli.

Ekim ayında girişimci ruhu olanlara özel 3 harika etkinlik!

0

Önümüzdeki Ekim ayında, sizleri üç farklı konuda harika bir sohbet etkinliği bekliyor. Freelancer olmak isteyenler, girişimci ruhu olanlar ve kariyer planlamalarında önemli adımlar atmaya hazırlananlar takvimlerine bu etkinlikleri şimdiden işaretleyebilirler.

Kobi Sohbetleri

Kobilere, girişimcilere ve startup firmalara belli konular ile alakalı bilgilendirme yapma amacı taşıyan Kobi Sohbetlerinde bu ay Freelancer Olma konusu konuşulacak. Bionluk.com’dan Utku Subakan, seslendirme sanatçısı Özgür Babal, Godaddy MENA ve Türkiye Bölge Direktörü Selina Bieber’ın konuşmacı olarak yer alacağı etkinlik 9 Ekim 2018 Salı günü Kworks’te yapılacak.

Katılımın ücretsiz olduğu ve yapılacak çekilişlerle birçok firmadan sürpriz hediyelerin verileceği etkinliğe katılmak isteyenler bu adres üzerinden kayıt olabilecek.

Girişimci Sohbetleri

Girişimcilikle ilgili merak edilen ve ihtiyaç duyulan her şeyin masaya yatırılacağı, başarıya ulaşmış girişimcilerin deneyimlerini aktaracakları, aynı zamanda katılımcıların yeni insanlarla tanışabileceği, sohbet edebileceği ve bilgi paylaşımında bulunabileceği Girişimci Sohbetlerinde bu ay Playz’den Efe Küçük, Kolay İK’dan Efecan Erdur ve Sendpulse Türkiye Ofisinden Ali Çetrefli konuşmacı olarak yer alacaklar.

Katılımın ücretsiz olduğu ve KOBİ’ler, orta ve üst düzey yöneticiler, mevcut girişimini büyütmek isteyenler, girişimci olmak isteyen ama nasıl başlayacağını bilmeyenlerin yanı sıra e-ticaret, pazarlama, reklamcılık ve dijital gibi alanlarda çalışanları buluşturacak etkinlikte yapılacak çekilişlerle birçok firmadan sürpriz hediyelerde verilecek.

11 Ekim 2018 Perşembe günü Eminönü’nde bulunan Türk Telekom Santral’de düzenlecek etkinliğe katılmak isteyenler bu adres üzerinden ücretsiz kayıt olabilecek.

Kariyer Sohbetleri

Dijital dünyada kariyer yapmış bir yöneticinin ve insan kaynakları konusunda uzman bir diğer konuğun katılımcılarla buluştuğu Kariyer Sohbetleri 23 Ekim 2018 Salı günü Garanti Partners Girişim Üssünde yapılacak ve iş dünyasının beklentileri, değişen iş yapım şekilleri, dijital dönüşüm sayesinde nasıl daha verimli iş yapılabileceği, yeni iş alanları, deneyimler ve yaşanmış hikayeler konuşulacak.

Katılımın ücretsiz olduğu ve dijital pazarlama profesyonellerini, şirketlerin iletişim ve pazarlama yöneticilerini, pazarlama uzmanlarını, danışmanları, sosyal medya uzmanlarını, marka yöneticilerini, pazarlama ve satış ile insan kaynakları yöneticilerini ve çalışanları buluşturacak etkinlikte yapılacak çekilişlerle birçok firmadan sürpriz hediyelerde verilecek.

Seminere katılmak isteyenler, bu adres üzerinden ücretsiz kayıt olabilecek.

Reimagine İstanbul’da dünya ve Türkiye’yi şekillendiren teknolojiler tanıtıldı

0

Her şeyin veri ürettiği bir dünyada; iş dünyasında yarının kazananlarının, yeni nesil teknolojileri mevcut iş süreçlerine en etkin biçimde uygulayabilenler olması bekleniyor. Şirketlerin uç-merkezli (egde-centric), bulut destekli ve verili odaklı olacağı bir geleceğe, HPE iş süreçlerine bu yeni modeli entegre ederek hazırlanıyor. Bu yeni model, şirketlerin buluta geçişini hızlandırırken, tüm veri, uç ve bulut platformlarının birbirine bağlanmasına yardımcı olarak doğru soruna doğru çözümle nokta atışı yapılmasını sağlıyor.

HPE tarafından 25 Eylül 2018, Salı günü düzenlenen ve bir dizi oturumun yanı sıra teknoloji deneyim alanlarına da sahip olan Reimagine İstanbul etkinliği kapsamında yapılan toplantıda; Blockchain, Yapay Zekâ, Dijital İş Yeri ve iş sonuçlarına etki edebilecek bir çok dijital pazarlama çözümü hakkında bilgi aktarıldı.

HPE Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak ve HPE Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu & Afrika Genel Müdürü Johannes Koch’un ev sahipliğinde; HPE Aruba EMEA Başkan Yardımcısı Morten Illum, HPE Blockchain Üst Düzey Teknolojisti James Cohen ve HPE Avrupa, Ortadoğu ve Afrika HPC & ‘Yapay Zekâ’ Program Müdürü Xavier Delore’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda bir dizi heyecan verici yeni gelişme ve çözüm üzerine konuşuldu.

HPE Reimagine İstanbul’da Blockchain ve DLT’in önemli anlatıldı

Her şeyin hesaplamalara dayalı olduğu günümüz dünyasında inovasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda HPE Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak; Hibrit BT, Akıllı Uç Noktalar ve Servisler üçlü yaklaşımıyla HPE olarak dijital dönüşümü nasıl hızlandırdıklarını ve şirketlerin mevcut ortamlarını nasıl optimize edebileceklerini aktardı.

Yapay zekâ alanında yakın zamanda yeni ürünlerini de tanıtan HPE, tüm iş birimlerinde yapay zekâ kullanımının yaygınlaştırılması, optimize edilmesi ve ölçeklendirilmesine yardımcı olacak çözümlerle müşterilerinin iş gücü verimliliği ve tüketici taleplerine yönelik doğru kararlar alma becerisini geliştiriyor.

HPE’nin yapay zekâ yaklaşımından bahseden HPE Avrupa, Ortadoğu ve Afrika HPC & ‘Yapay Zekâ’ Program Müdürü Xavier Delore, “Yapay zekâ, işgücü verimliliği ve tüketici talepleri konusunda işletmeler açısından büyük umutlar vadediyor olsa da günümüz itibariyle benimsenme oranı düşük seviyelerde.

HPE’nin yeni ürünleri müşterilere kendi ticari ve sektörel ihtiyaçlarıyla uyumlu yapay zekâ uygulamalarını keşfetme, geliştirme ve yaygınlaştırma imkanları sunuyor. Bugün itibariyle teknolojideki bir sonraki büyük dönüm noktasına ulaşmış bulunuyoruz – bu teknolojiler analog dünyadan gelen sınırsız miktarda veriyi önceden kaydedilmiş çok büyük miktarda veriyle bir araya getirerek etrafımızdaki dünyayı farklı bir düzeyde anlamamızı sağlıyor” diye konuştu.

İnternetten sonra dünyada yaşanan en büyük teknolojik gelişme olarak adlandırılan blockchain konusunda da birçok çözüm sunan HPE, müşterilerin blockchain’i hibrit bir yaklaşımın sağladığı esneklikle hızlı ve kolayca devreye sokmalarına imkân sağlıyor. Konuyla ilgili bilgi veren HPE Blockchain Üst Düzey Teknolojisti James Cohen, “HPE olarak müşterilerimizin yapay zekâ ve blockchain’i kendi işletmelerinde kullanmalarına yardımcı olmak için şirket olarak iyi bir konuma sahibiz. Özellikle düzenlemeye tabi sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler, jenerik altyapıların ve kamuya açık bulut ortamlarının performans, güvenlik, ölçeklendirilebilirlik ve esneklik yönünden ihtiyaç duydukları blockchain gereksinimlerini karşılayamadığı gerçeğiyle yüz yüze geliyor. HPE’nin Mission Critical DLT çözümü şirketimizin blockchain iş yüklerine işletme düzeyinde kabiliyet kazandırma konusundaki genel yaklaşımının bir parçası konumunda… Bu çözüm, dünya üzerindeki her üç kredi kartı işleminden ikisinin işlenmesinden sorumlu HPE Integrity NonStop platformları üzerinde sunuluyor” dedi.

Toplantıda konuşan bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan HPE Aruba’nın EMEA Başkan Yardımcısı Morten Illum, kurumlar için HPE Aruba olarak sundukları “Dijital İşyeri” çözümlerini anlatırken, söz konusu kurumların akıllı uçları kullanarak nasıl daha etkili kullanıcı deneyimleri oluşturduklarından bahsetti. Illum; “Günümüzde CIO’ların ağ ve güvenlik ihtiyacı perspektifi ile karşılaştığı birçok problemin merkezinde ağ ve onun sürdürülebilirliğini korumak yatıyor.  Aynı zamanda bugünün iş hayatının bir gerekliliği olarak devamlı bir çalışma temposunun kesintisiz sağlanması son derece önem taşıyor. Hızlı bir tespit ile ağı etkileyen sorunların belirlenmesi, ağ bakımı, kullanıcı davranışı hakkında kapsamlı bir anlayış elde etme, tehditlerin erken tanımlanmasına destek ve buna ilişkin tüm analizler CIO’ların karşılaştığı en önemli zorlukları ve bunları gidermek için ihtiyaç duydukları ana unsurları oluşturuyor” dedi.

Son olarak, sınıfının en iyisi olan yeni tüketim programıyla müşterilerinin kârlı büyümelerine destek olan HPE’nin Gre

Her şeyin veri ürettiği bir dünyada; iş dünyasında yarının kazananlarının, yeni nesil teknolojileri mevcut iş süreçlerine en etkin biçimde uygulayabilenler olması bekleniyor. Şirketlerin uç-merkezli (egde-centric), bulut destekli ve verili odaklı olacağı bir geleceğe, HPE iş süreçlerine bu yeni modeli entegre ederek hazırlanıyor. Bu yeni model, şirketlerin buluta geçişini hızlandırırken, tüm veri, uç ve bulut platformlarının birbirine bağlanmasına yardımcı olarak doğru soruna doğru çözümle nokta atışı yapılmasını sağlıyor.

HPE tarafından 25 Eylül 2018, Salı günü düzenlenen ve bir dizi oturumun yanı sıra teknoloji deneyim alanlarına da sahip olan Reimagine İstanbul etkinliği kapsamında yapılan toplantıda; Blockchain, Yapay Zekâ, Dijital İş Yeri ve iş sonuçlarına etki edebilecek bir çok dijital pazarlama çözümü hakkında bilgi aktarıldı.

HPE Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak ve HPE Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu & Afrika Genel Müdürü Johannes Koch’un ev sahipliğinde; HPE Aruba EMEA Başkan Yardımcısı Morten Illum, HPE Blockchain Üst Düzey Teknolojisti James Cohen ve HPE Avrupa, Ortadoğu ve Afrika HPC & ‘Yapay Zekâ’ Program Müdürü Xavier Delore’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda bir dizi heyecan verici yeni gelişme ve çözüm üzerine konuşuldu.

Her şeyin hesaplamalara dayalı olduğu günümüz dünyasında inovasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda HPE Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak; Hibrit BT, Akıllı Uç Noktalar ve Servisler üçlü yaklaşımıyla HPE olarak dijital dönüşümü nasıl hızlandırdıklarını ve şirketlerin mevcut ortamlarını nasıl optimize edebileceklerini aktardı.

Yapay zekâ alanında yakın zamanda yeni ürünlerini de tanıtan HPE, tüm iş birimlerinde yapay zekâ kullanımının yaygınlaştırılması, optimize edilmesi ve ölçeklendirilmesine yardımcı olacak çözümlerle müşterilerinin iş gücü verimliliği ve tüketici taleplerine yönelik doğru kararlar alma becerisini geliştiriyor. HPE’nin yapay zekâ yaklaşımından bahseden HPE Avrupa, Ortadoğu ve Afrika HPC & ‘Yapay Zekâ’ Program Müdürü Xavier Delore, “Yapay zekâ, işgücü verimliliği ve tüketici talepleri konusunda işletmeler açısından büyük umutlar vadediyor olsa da günümüz itibariyle benimsenme oranı düşük seviyelerde. HPE’nin yeni ürünleri müşterilere kendi ticari ve sektörel ihtiyaçlarıyla uyumlu yapay zekâ uygulamalarını keşfetme, geliştirme ve yaygınlaştırma imkanları sunuyor. Bugün itibariyle teknolojideki bir sonraki büyük dönüm noktasına ulaşmış bulunuyoruz – bu teknolojiler analog dünyadan gelen sınırsız miktarda veriyi önceden kaydedilmiş çok büyük miktarda veriyle bir araya getirerek etrafımızdaki dünyayı farklı bir düzeyde anlamamızı sağlıyor” diye konuştu.

İnternetten sonra dünyada yaşanan en büyük teknolojik gelişme olarak adlandırılan blockchain konusunda da birçok çözüm sunan HPE, müşterilerin blockchain’i hibrit bir yaklaşımın sağladığı esneklikle hızlı ve kolayca devreye sokmalarına imkân sağlıyor. Konuyla ilgili bilgi veren HPE Blockchain Üst Düzey Teknolojisti James Cohen, “HPE olarak müşterilerimizin yapay zekâ ve blockchain’i kendi işletmelerinde kullanmalarına yardımcı olmak için şirket olarak iyi bir konuma sahibiz. Özellikle düzenlemeye tabi sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler, jenerik altyapıların ve kamuya açık bulut ortamlarının performans, güvenlik, ölçeklendirilebilirlik ve esneklik yönünden ihtiyaç duydukları blockchain gereksinimlerini karşılayamadığı gerçeğiyle yüz yüze geliyor. HPE’nin Mission Critical DLT çözümü şirketimizin blockchain iş yüklerine işletme düzeyinde kabiliyet kazandırma konusundaki genel yaklaşımının bir parçası konumunda… Bu çözüm, dünya üzerindeki her üç kredi kartı işleminden ikisinin işlenmesinden sorumlu HPE Integrity NonStop platformları üzerinde sunuluyor” dedi.

Toplantıda konuşan bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan HPE Aruba’nın EMEA Başkan Yardımcısı Morten Illum, kurumlar için HPE Aruba olarak sundukları “Dijital İşyeri” çözümlerini anlatırken, söz konusu kurumların akıllı uçları kullanarak nasıl daha etkili kullanıcı deneyimleri oluşturduklarından bahsetti. Illum; “Günümüzde CIO’ların ağ ve güvenlik ihtiyacı perspektifi ile karşılaştığı birçok problemin merkezinde ağ ve onun sürdürülebilirliğini korumak yatıyor.  Aynı zamanda bugünün iş hayatının bir gerekliliği olarak devamlı bir çalışma temposunun kesintisiz sağlanması son derece önem taşıyor. Hızlı bir tespit ile ağı etkileyen sorunların belirlenmesi, ağ bakımı, kullanıcı davranışı hakkında kapsamlı bir anlayış elde etme, tehditlerin erken tanımlanmasına destek ve buna ilişkin tüm analizler CIO’ların karşılaştığı en önemli zorlukları ve bunları gidermek için ihtiyaç duydukları ana unsurları oluşturuyor” dedi.

Son olarak, sınıfının en iyisi olan yeni tüketim programıyla müşterilerinin kârlı büyümelerine destek olan HPE’nin GreenLake Flex Capacity çözümü ile ilgili bilgi paylaşılan toplantıda, HPE’nin öncelikli odağının ortaklarına en iyi inovasyonları sunmak ve piyasadaki dalgalanmalardan faydalanmalarını ve kârlı büyümelerini sağlamak olduğunun altı çizildi.

enLake Flex Capacity çözümü ile ilgili bilgi paylaşılan toplantıda, HPE’nin öncelikli odağının ortaklarına en iyi inovasyonları sunmak ve piyasadaki dalgalanmalardan faydalanmalarını ve kârlı büyümelerini sağlamak olduğunun altı çizildi.

2017’de siber saldırıların yüzde 87’si engellendi

0

Accenture’ın hazırladığı  “2018 Siber Dayanıklılık Raporu” bugün düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Accenture Security Türkiye Yönetici Ortağı Uğur Karakaya, 2017’de hedefli siber saldırıların yüzde 87’sinin önlendiğini açıkladı.

15 ülkede 19’u aşkın sektörde,  yıllık 1 milyar dolar ve üstü gelir elde eden şirketlerin 4,600 karar verici siber güvenlik sorumlusu ile görüşen Accenture’ın hazırladığı “2018 Siber Dayanıklılık Raporu” na göre özel kurumlar yılda en az 30 adet siber güvenlik tehdidine maruz kalıyor ama bu siber saldırıların yüzde 87‘sini de önleyebiliyor.  

Accenture 2017 Siber Güvenlik Raporunu açıkladı

Accenture’nin bugün Koleftif House’de düzenlediği basın toplantısında açıklanan rapora göre, kurumlar siber saldırıların yıkıcı etkilerine karşı gün geçtikçe daha dayanıklı duruma geliyor. Accenture Security Türkiye Yönetici Ortağı Uğur Karakaya, “Geçtiğimiz dönemde güvenlik alanında yapılan yatırımların da karşılıklarının alınmaya başladığı görülüyor. Hedefli siber saldırı sayısının geçen seneye göre iki katına çıkmasına rağmen, kurumlar siber dayanıklılıklarını güçlendirmekte ve yoğun baskı altında daha iyi performans göstermekteler.

Bununla birlikte yapılması gereken daha çok iş var. Siber dayanıklılığın faydalarından tam anlamıyla yararlanabilmek için, yatırım kapasitesini de kullanarak kazanılan bu ivmenin üzerine bir şeyler ekleme  zamanı geldi. 

Accenture’ın araştırması, kurum liderlerinin siber saldırılara karşı sadece açıklarını kapatmalarına değil aynı zamanda önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde kurumlarını dönüşüme sokup, güvenlik konusunu kurumun kültürüne işlemelerine de yardımcı olabilecek beş adımı ortaya koymaktadır ” dedi. 

Glovo ile kargonuz 30 dakikada teslim ediliyor!

0

Kullanıcıların mobil uygulama üzerinden sipariş vermelerine ve göndermelerine imkan tanıyan Glovo, İstanbul’da üç ayda 20 binin üzerinde ürün teslim etti. Uygulama 50 binden fazla kullanıcı tarafından indirildi ve 300’den fazla satıcı teslimat hizmeti sundu.

Mobil uygulama Glovo’dan yemek, market, kişisel bakım ya da hediyelik eşya sipariş edilebildiği gibi evde ya da ofiste unutulan bir evrak, gözlük, anahtar gibi eşyaların da teslimatı talep edilebiliyor. Talepler ise Glovo’nun kuryeleri tarafından 30 dakikadan kısa bir süre içinde teslim ediliyor.   

Glovo kuryeleri İstanbul içi 30 dakikada teslimat yapabiliyorlar

Türkiye’nin Glovo için önemli bir pazar olduğunu dile getiren Glovo Türkiye Genel Müdürü Austin Kim “Türkiye’ye yatırım yaparak büyümemizi sürdüreceğiz. Haziran ayından bu yana elde ettiğimiz veriler de bize çok doğru bir yatırım yaptığımızı gösteriyor. Türk halkı kapıya teslimatı çok sevdi ve Glovo olarak biz de bu pazarda en iyi hizmeti sunmak için var olacağız. Faaliyetlerimize İstanbul’dan başladık. İlk aşamada tüm İstanbul’u kapsamayı ve Ankara, İzmir gibi nüfusu yüksek illere yayılmayı hedefliyoruz.” dedi.

İstediğiniz her şeyi kapıya teslim eden Glovo’da, yemekten markete, kişisel bakımdan hediyelik eşyaya kadar birçok kategori yer alıyor. Uygulamayı indirip sisteme üye olduğunuzda konum bilgilerinize izin veriyorsunuz. Daha sonra size en yakın restoranları, marketleri sistemde görebiliyor, talep ettiğiniz ürünü ödeme yönteminizi seçerek sipariş edebiliyorsunuz. Sonrasında uygulama üzerinden canlı olarak siparişinizin nerede olduğunu takip ediyorsunuz ve Glovo’nun kendi kuryeleri siparişinizi belirlediğiniz adrese 30 dakikadan kısa bir süre içinde getiriyor.

Platformda yer alan hizmetler: Restoran, kahve ve tatlı, hediye, kişisel bakım, market, kurye, ne istersin…
Platforma üye olan markalar: McDonalds, Burger King, KFC, Pizza Hut, Popeyes, Carls Jr, Bereket Döner, Taco Department, Green Salads, Frango, Pidem, Köşk Burger, Chinese & Sushi Express, Petra Roasting Co., Supplementler ve daha fazlası…

Hizmetin sunulduğu semtler: Acıbadem, Arnavutköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Göztepe, Hacıosman, Kadıköy, Karaköy, Maslak, Şişli

Dijital çağın akıllı sırt çantası Lumzag

3

Dijital çağın ihtiyaçları günlük yaşamdaki ihtiyaçları ve alışkanlıkları da değiştiriyor. Öğrenciler veya iş dünyasının profesyonelleri için de artık dijital cihazlarını destekleyecek ve dijital imkanlarla kullanımı pratik hale getirecek akıllı çantalara olan ihtiyaç artıyor.

Fon toplandı, üretime geçecek

Indigogo’da ortaya çıkan bir akıllı çanta tasarımı, bu alanda önemli bir açığı dolduruyor. Lumzag isimli akıllı çanta henüz fonlamanın bitmesine bir hafta kalmışken 50 bin dolarlık hedefi geçerek 400 bin dolarlık fon toplamayı başardı.

Çanta içini aydınlatan özel ışığı, kaybolan/unutulan eşyalar hakkında hatırlatıcı, çantanın izinsiz açılmasına dair alarm, kablosuz şarj istasyonu, Wi-Fi hotspot, GPS ve çanta üzerindeki kamerası ile dikkat çeken Lumzag, mobil pozisyonda dijital dünyaya bağlanmak zorunda olan profesyoneller için önemli fırsatlar sunuyor.

Lumzag hakkındaki tanıtıcı videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

 

Uber e-Fatura sistemine geçti!

Dünyanın her yerinde, akıllı şehir standartlarını yakama hedefiyle, yolculara güvenilir ulaşım hizmeti sağlamak üzere çalışmalarını sürdüren Uber, bu yoldaki adımlardan biri olarak, tüm mevcut UberXL sürücü ortaklarıyla birlikte Uber e-Fatura sistemine geçtiğini duyurdu.  

Uber e-Fatura sistemi nasıl işliyor?

Yerel paydaşlarla işbirliği çerçevesinde, bu geçişle birlikte yolcular UberXL seyahatleri için, yolculuğu gerçekleştiren taşımacılık şirketi tarafından düzenlenen e-Faturaya Uber profillerine giriş yaparak kolayca erişebiliyorlar. Aynı zamanda, iş ortakları da sağlanan hizmet bedeline ilişkin e-Faturayı Uber’den alabiliyor.

UberXL yolculuklarının e-Faturasına erişmek isteyen yolcular, buradan hesaplarına giriş yaparak vergi profillerini doldurup ilgili yolculuğu seçerek e-Faturalarını isteyebilir ve sisteme kayıtlı e-posta adresleri üzerinden e-Faturalarını temin edebilirler.

Singapur ortak QR ödeme sistemine geçti

0

Singapur, dijital ödeme hizmetlerinin yaygınlaşması ve takip edilebilirliğinin kolaylaşması adına ortak QR kod uygulamasını hizmete soktu.

Tüm ülke için tek QR formatı

SGQR adı verilen yeni QR kod formatına ülkedeki tüm dijital ödeme sistemleri dahil edildi. Buna göre, örneğin bir markette dijital ödemeyi tercih eden müşteri kasada gösterilen SGQR kodunu okuttuktan sonra karşısına çıkan ödeme seçenekleri içinde, üye olduğu ve tercih ettiği dijital kanallardan birini seçerek ödemesini tamamlayabiliyor.

Yeni ödeme sistemi Eylül ayı sonundan itibaren tüm Singapur’da kullanılabilir olacak.

Facebook’a 2 Türk topluluk lideri seçildi

0

İnsanlara topluluk oluşturma gücü vermek ve dünyayı birbirine yakınlaştırmak misyonuyla hareket eden Facebook, geçtiğimiz Şubat ayında Avrupa’da düzenlediği Zirve’de Facebook uygulama ve hizmet ailesi aracılığıyla topluluklarını oluşturan liderlere destek olmak amacıyla Topluluk Liderleri Programı’nı hayata geçirdiğini duyurmuştu.

1 milyon dolar finansman desteği

Şubat ayından beri başvuruları devam eden programa katılmaya hak kazananlar ise bugün açıklandı. 6.000’den fazla başvuru arasından seçilen yüzden fazla grup lideri arasında Türkiye’den Bisikletli Kadın İnisiyatifi grubu yöneticilerinden Zeynep Arapoğlu ve İhtiyaç Haritası’nın kurucularından oyuncu Mert Fırat da bulunuyor.

Facebook Topluluk Liderleri Programı kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda Hindistan, Brezilya, Kenya, ABD ve Fransa’dan başvuru yapan beş topluluk lideri, İhtisas Ödülü’nün sahibi oldu. İhtisas ödülü kazanan beş katılımcının her birine topluluk girişimlerini finanse edebilmeleri adına 1,000,000 USD’ye kadar ödül verilecek. Verilecek toplam ödül miktarı, her bir katılımcının program eğitimlerinin bir parçası olarak oluşturacağı ve sunacağı son bütçe teklifine göre belirlenecek.

Aralarında Zeynep Arapoğlu ve Mert Fırat’ın bulunduğu 100’den fazla katılımcı ise dünyanın dört bir yanından gelen ve her biri farklı bir bakış açısına sahip topluluk liderlerinden oluşuyor. Programa katılmaya hak kazanan topluluk liderlerinden her biri, topluluklarını bir adım öteye taşımak için kullanabilecekleri 50,000 USD’ye varan ödülün sahibi olacak.

Türkiye’den Programa Seçilen Topluluk Liderleri:

Zeynep Arapoğlu (Bisikletli Kadın İnisiyatifi): Bisikletli Kadın İnisiyatifi’ni kuran yedi kadından biri olan Zeynep Arapoğlu, Facebook Topluluk Liderleri Programı’na katılmaya hak kazandı. Türkiye’deki bisiklet topluluğunun çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğunu dile getiren Arapoğlu, ülkede bisiklete binen kadınlarla ilgili farkındalığı artırarak, onların sesi olarak ve deneyimlerini paylaşarak kadınların kendi tercihlerini yapabilmelerini sağlayabilmeyi ve bisiklete binen kadınların sayısını artırmayı amaçlıyor.

Mert Fırat (İhtiyaç Haritası): İhtiyaç sahibi insanlarla o ihtiyacı karşılamak isteyen kişi ve kurumları buluşturan etkileşimli yardım platformu İhtiyaç Haritası’nın kurucularından Mert Fırat, programa Türkiye’den katılmaya hak kazanan topluluk liderlerinden bir diğeri. İhtiyaç Haritası’nın belirli kaynaklara sahip insanlar ile o kaynaklara ihtiyaç duyanlar arasında bir köprü görevi gördüğünü dile getiren Fırat, topluluğun sosyal dayanışmaya ve toplumsal eşitliğe hizmet ettiğine inanıyor. İhtiyaç Haritası, iki yılda 15 milyon USD değerinde 550,000 ihtiyacı ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı.

Instagram, hashtag’leri saklayacak

0

Instagram, kullanıcıların yaptıkları paylaşımların daha fazla okunur olabilmesi için, hashtag’lerin saklanabilmesine olanak sağlayacak yeni bir özellik üzerinde çalışıyor.

Hashtag kirliliğine son

Takipçi kazanabilmek veya daha fazla insana ulaşabilmek için postlarına yüzlece hashtag ekleyen kullanıcılar, bu yüzden postların okunabilirliğini olumsuz etkileyebiliyorlar. 

Yeni özellik sayesinde, hashtag bölümü kapatılıp gizlenerek post’un metin kısmından ayrılabilecek ancak bu postlar ilgili hashtag’lerde görünmeye devam edecek. 

Instagram’da test edilen yeni özellik ise bir postun tüm Instagram’a değil, sadece belli ülkelere açılmasını sağlayacak yeni bir coğrafik hedefleme yeteneği. Bu sayede kullanıcılar postlarının sadece işaretledikleri ülkelerde görülmesini mümkün kılacak.