Apple, BuddyBuild’i satın aldı

0

Kanada’da kurulu olan uygulama geliştirme servisi BuddyBuild, Apple tarafından satın alındıklarını ve artık Apple ekibinin parçası olarak çalışacaklarını duyurdu.

Apple uygulama geliştiricileri hedef alıyor

Uygulama geliştirme ekipleri için iş süreçlerinin devamlılığını sağlayan ve projelerin GitHub, GitLab ve BitBucket üzerinde yayınlanmasını sağlayan bir platform olarak hizmet veren BuddyBuild, Apple satın almasından sonra Android projelerine destek vermeyi keseceklerini de açıkladı. Apple daha önce benzer bir hizmet veren TestFlight platformunu da satın almıştı.

Apple’ın Xcode mühendislik ekibinin parçası olarak çalışmaya devam edecek olan BuddyBuild ekibi iOS geliştiricileri için yeni araçlar ve ara yüzler oluşturmaktan sorumlu olacak.

BuddyBuild’in Android desteği 1 Mart’tan itibaren son bulacak ve platform sadece iOS’a yönelik hizmet vermeye devam edecek.

Almanya sosyal medya kurallarını sıkılaştırdı

0

Almanya sosyal medyadaki nefret söylemine dair kurallarını sıkılaştırdı. Bu yeni düzenleme ile Google, Facebook ve Twitter artık çok zor günler geçirecek.

24 saat süre

Almanya’daki yeni kurallar, sosyal medya servislerinin nefret söylemi içeren mesajları şikayetten sonra 24 saat içinde kaldırmasını öngörüyor. Aksi halde ilgili sosyal medya servisi ağır cezalarla karşı karşıya kalacak. Paylaşımları zamanında kaldırmayan veya kaldıramayan sosyal medya servislerine verilecek cezaların boyutu 50 milyon Euro’ya kadar büyüyebilecek.

1 Ocak’tan itibaren uygulamaya giren yeni kuralların ilk kurbanları ise Facebook ve Twitter oldu. Ülkedeki aşırı sağcı partinin üyelerinden politikacı Beatrix von Storch’un Facebook ve Twitter’da yayınladığı ve Müslümanları aşağılayan paylaşımın 24 saat içinde silinmemesi nedeniyle şimdi iki sosyal medya servisine ağır bir ceza verilmesi gündemde.

Spotify’a dev telif davası

0

Popüler müzik uygulaması Spotify, müzik yapımcılarından gelen 1.6 milyar dolarlık telif davasıyla şokta.

Ünlü müzisyenler Spotify’a karşı

Tom Petty, Neil Young ve The Beach Boys gibi ünlü isimlerin yer aldığı 100’den fazla müzisyenin telif haklarına sahip olan Wixen Music Publishing tarafından açılan davada Spotify’dan müzisyenlerin eserleri nedeniyle oluşan gelirden 1.6 milyar dolar telif talep ediliyor.

Wixen Music Publishing’in iddiasına göre Spotify kullandığı şarkılar için uygun lisans sözleşmeleri yapmış değil ve bu süre boyunca yüzlerce şarkıyı lisans şartlarının dışında kullanmış durumda. Spotify ise lisans sözleşmelerini, şarkıları yayınlayan Sony, Warner, Universal gibi büyük yayıncılarla yapıyor ancak Wixen Music Publishing gibi telif hakları yöneticileri dev müzik yayıncılarının şarkıların %100 sahibi olmadığını, Spotify gibi üçüncü tarafların ayrıca kendilerinden de izin alması gerektiğini savunuyorlar. 

Spotify ise bu iddiaya karşı Mayıs ayında grubun müzisyenlerine toplam 43 milyon dolarlık uzlaşma önermiş ancak reddedilmişti.

Amazon Prime ile 2017’de 5 milyar gönderim yapıldı

Amazon Prime, bildiğiniz gibi daha hızlı gönderim ve daha avantajlı fiyat gibi özellikleri olan bir üyelik sistemi. Şirket her ne kadar dünya genelinde kaç müşterinin Prime üyeliğine sahip olduğunu açıklamasa da geride bıraktığımız 2017 yılı için güzel bilgiler paylaşıldı.

Amazon Prime üyeliğinin 2017 karnesi parlak

Paylaşılan bilgilere göre, 2017 yılında diğer tüm yıllardan daha fazla yeni üyelik alındı. Ayrıca dünya genelinde bazıları bir gün, bazıları da iki günde teslimat olmak üzere toplamda 5 milyar sipariş gönderildi.

Amazon Prime

Tabii ki bu başarıda üyelik sisteminin yeni pazarlara açılmasının da etkisi var. 2017 yılında Prime üyelik sistemi Meksika, Hollanda, Lüksemburg ve Singapur gibi ülkelerde hizmet vermeye başladı. Ayrıca 2016 yılında sisteme dahil olan Hindistan’ın da bu yıl ciddi anlamda katkı sağlaması da büyük rol oynadı.

Bakalım her geçen gün büyüyen ve satışlarını arttıran Amazon, hem Prime üyeliği hem de normal gönderimleriyle 2018 yılında nasıl bir grafik çizecek.

Dijital reklam yatırımları çığ gibi büyüyor!

0

PwC ABD’nin hazırladığı rapora göre dijital reklam yatırımları 2017’nin ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 büyüyerek 40,1 milyar dolara ulaştı. Raporda küçük ve orta ölçekli firmaların dijital reklamcılık yatırımlarındaki artış dikkat çekiyor.

Dijital reklam yatırımlarında son durum

IAB (Interactive Advertising Bureau) ABD, PwC ABD tarafından hazırlanan IAB ABD Internet Reklam Yatırımları Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, 2016’nın ilk yarısında 32,7 milyar dolar olan Dijital Reklam Yatırımları, 2017’nin ilk yarısında yüzde 23 artışla 40,1 milyar dolara ulaştı.

Android Auto kablosuz desteği geliyor

Mobil reklam yatırımları, toplam dijital reklamcılık yatırımlarının yüzde 54’ünü oluşturarak web’in öncü reklam platformu olmaya devam etti. Reklamverenler, 2017’nin ilk 6 ayında mobile 21,7 milyar dolar yatırım yaptı. 2016’nın ilk yarısında bu rakam 15,5 milyar dolar iken 2015 yılının aynı döneminde ise 8,2 milyar dolardı.

Raporun ekinde yer alan çalışmada, ABD’deki yaklaşık 9 milyon küçük ve orta ölçekli işletmenin minimum yüzde 75’inin dijital reklamcılık yatırımı yaptığı görülüyor. Bunların yüzde 80’lik bölümü self-servis platformları (Facebook, Twitter vb.), yüzde 15’i ise programatik satın almayı kullanıyor. Bu bulgular, reklam yatırımlarının önemli bir bölümünün, bu teknik özellikleri sağlayan yayıncılara gittiğini gösteriyor. Ayrıca self-servis platformların ve programatiğin bu işletmeler tarafından kullanılması önemli bir büyüme fırsatı doğuruyor.

Android Auto için kablosuz desteği bu yıl hazır olacak!

0

Android Auto, otomobilinde Android işletim sisteminin nimetlerinden faydalanmak isteyenler için güzel bir çözüm. Ancak bu teknolojinin telefonunuzla eş zamanlı çalışması için ne yazık ki hâlâ bir USB bağlantısına ihtiyaç duyuluyor. Neyse ki ilk olarak 2016 yılında konuşulan kablosuz desteği, nihayet bu yıl hazır olacak!

Android Auto için kablosuz desteği geliyor

Kenwood, CES 2018 fuarında üst düzey multimedya alıcısını duyuracağını onayladı. Henüz ürünle ilgili detay paylaşmayan şirket, bu cihaz sayesinde kablosuz bağlantı desteğini Android Auto‘ya taşıyacak.

Henüz bu alıcının tam olarak ne zaman satışa çıkacağı ve fiyatının ne olacağını bilinmiyor. Bildiğiniz gibi CES fuarlarında sergilenen ürünlerin son kullanıcıya ulaşması biraz zaman alabiliyor. Ancak tahminler, bu yıl içerisinde sözünü ettiğimiz alıcının satışta olacağı yönünde. Bu alıcı ile birlikte, kullanıcılar Android cihazlarının arayüzünü herhangi bir kablo bağlantısına gerek kalmadan otomobillerindeki ekrana yansıtabilecek.

Bizim de yerinden takip edeceğimiz CES 2018 fuarında konuyla ilgili tüm gelişmeleri size aktaracağız.

Facebook ve Google’a İngiltere’de vergi tehdidi

0

İnternet devleri Facebook ve Google’ın İngiltere’de başı derde girmek üzere. Ülkede, terörizmle mücadele kapsamında devletle daha fazla bilgi paylaşması istenen iki Amerikalı şirket şimdi ağır vergilerle yüz yüze kalabilir.

İngilizler şikayetçi

İngiltere bürokrasisinden gelen şikayetlerde Facebook ve Google’ın kullanıcıların verilerini özel sektöre satarken neredeyse hiçbir kısıtlama yapmazken bu verileri devletle paylaşma konusunda sürekli sorun çıkarıyor olması öne çıkıyor.

Hükumet yetkililerin bu soruna karşı çözümü ise şirketleri işbirliğine zorlamak için yeni vergileri gündeme getirmek oldu. İki şirketin terörizmle mücadele için daha fazla bilgi paylaşmaya yanaşmamaları halinde İngiltere’deki faaliyetlerinin ağır vergilerile sınırlandırılmasını savunanların sayısı da hızla artıyor.

Apple, Netflix’i satın mı alacak?

0

Video yayıncılığı konusunda istediği noktaya bir türlü ulaşamayan Apple, Netflix’i satın alarak bu alana hızlı bir giriş yapabilir mi?

Apple’ın dev kasası ABD’ye geliyor

CitiBank’ın analistlerine göre bu olasılığın 2018 içinde gerçekleşme olasılığı %40’ı aşıyor. Trump’ın yeni çıkardığı vergi indirimi yasası sayesinde Apple’ın ülkeye 220 milyar dolar para getirmesi bekleniyor. Netflix’in ise pazara girmeye hazırlanan Disney nedeniyle izleyici ve değer kaybet riski bulunuyor. Dolayısıyla Netflix hissedarlarının şirketin değeri zirvedeyken Apple’ın yapabileceği bir teklifi olumlu değerlendirmesi ihtimali çok düşük değil.

Öte yandan Apple’ın elindeki 220 milyar doları sadece 70-80 milyar doları ile Netflix’i rahatça satın alabileceği vurgulunayor. Şirketin ABD’ye getireceği dev parayı değerlendirmek için satın almalar yapması kaçınılmaz görünüyor ve bu alandaki en büyük olasılıklardan biri Netflix olarak görünüyor. Apple’ın ayrıca Spotify’ı da satın almaya kalkışmasının sürpriz olmayacağının altı çiziliyor.

Taksilerde kart kullanımı artıyor!

0

Taksicilerle yolcuları buluşturan BiTaksi, teknolojiye yatırımını sürdürürken ekonomiye katkısını da her geçen gün arttırıyor. Hizmete girdiği günden bu yana 2,5 milyon kişi tarafından cebe indirilen BiTaksi’de 2017 yılı boyunca 6 milyon yolculuk yapıldı ve 1,5 milyon yolculuk kartla ödendi.

Ekonominin kayıt altına alınmasına kolaylık sağlayan BiTaksi ile İstanbul ve Ankara’da 42 milyon km yol katedildi. BiTaksi kullanan 10 bin aktif sürücü, aylık gelirlerine ek olarak ortalama 1500 TL daha kazandı.

2017 yılında İstanbul’da BiTaksi’nin en çok kullanıldığı ilçelerde Kadıköy, Ataşehir ve Beşiktaş ilk sıraları paylaştı. Taksinin en yoğun kullanıldığı sabah 08:00-09:00 saatleri arasında kullanıcılara işe yetişme telaşında en büyük desteği BiTaksi sağladı. BiTaksi’nin en çok gezdiği gün ise Cuma oldu. Hafta sonları da Kadıköy, Yeşilköy ve Bostancı kullanıcıları BiTaksi olmadan yolculuk yapmadı.

BiTaksi yaptığı güncellemelerle kullanıcıların yolculuk kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor

2017 yılında BiTaksi, yolculara memnun kalmadığı sürücülerle bir daha eşleşmeme imkanı sundu, yolcuların 1 ve 2 yıldız verdikleri yorumları sürücüler tarafından görüntülenemez hale getirdi. Yolculuk sonuna “Müşteri Hizmetleri Beni Arasın” seçeneği ekleyerek, BiTaksi sürücüsünün sistemde kalmak için gereken yıldız ortalamasını 5 üzerinden 4 yerine 4,5’a çıkardı. Yolcuların ve taksi sürücülerinin gizliliğini korumak için telefon numaralarını maskeleyen BiTaksi, bu güncellemelerle güvenliğe verdiği önemi bir kez daha vurguladı.

Uygulamanın diğer önemli bir geliştirmesi ise varış noktası güncellemesi oldu. Bu yenilikle BiTaksi kullanıcıları artık yolculuk öncesinde veya yolculuk sırasında varış noktasını seçerek, yol tarifi yapmak zorunda kalmadan en kolay yoldan hedeflenen adrese ulaştı.

7/24 ulaşılabilen müşteri hizmetleri ve uygulama içerisindeki geliştirmelerle sürücülerin ve kullanıcıların daha iyi ve kaliteli hizmet almasını hedefleyen BiTaksi, güncellemelerini önümüzdeki yıl da sürdüreceğini açıkladı.

WhatsApp fena çakıldı

0

Facebook’un ünlü mesajlaşma uygulaması WhatsApp, yılbaşı testini geçemedi.

Mesajını atan çıksın kasıyor

Dünya çapında 1 milyardan fazla kullanıcısı olan WhatsApp, 31 Aralık gecesi yeni yıl kutlaması nedeniyle birbirine fotoğraf, video ve mesaj atan kullanıcıların yoğun baskısı nedeniyle, çöktü. 1 saat kadar kapalı kalan servis yapılan müdahalenin ardından geri dönebildi.

WhatsApp’ın sözcüsü, “kullanıcılarımız 1 saat boyunca dünya çapında yaşanan sorundan etkilendiler ancak servisimiz artık hizmete açılmıştır, ” mesajıyla problemi onayladı anca sorunun tam olarak nedeni hakkında bilgi vermedi.

Çöküşün nedeni olarak bir hacer saldırısı olabileceği ihtimali de dile getiriliyor ancak bu konuda açıklama yaparak durumu üstlenen bir hacker grubu olmadığı için saldırı ihtimalinin küçük olduğunun altı çiziliyor.

2017’de sanal gerçekliğe 2,5 milyar dolar yatırım yapıldı

0

Günlük yaşamda büyük değişim yaratması beklenen sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik konusunda 2017’de yapılan yatırımların boyutu 2.5 milyar doları buldu.

Magic Leap’a para akıyor

Firmaların 2017’nin sadece son çeyreğinde yaptığı yatırımların boyutu ise 1 milyar doları geçmiş durumda. Dördüncü çeyrekteki yatırımların en büyüğü Magic Leap’a yapılan 502 milyon dolarlık yatırımlar Niantic’e yapılan 200 milyon dolarlık yatırım öne çıktı.

Magic Leap ise yıllardır merakla beklenen artırılmış gerçeklik gözlüğünün geliştirici  versiyonu Aralık ayı içinde piyasaya çıktı.

Özellikle Magic Leap’in piyasaya girmesiyle artırılmış gerçeklik konusunda 2018 ve sonrasında çok önemli gelişmelerin yaşanması, artırılmış gerçeklik uygulamalarının günlük yaşama girmesinin hızlanması bekleniyor

 

İran internetin fişini çekti

0

İran’dan dünyaya haberler hızla ulaşmıyor ancak ülke içinde yoğun protesto gösterilerinin yaşandığı, halk ve güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandığı biliniyor.

Olayları bastırmak için internet kesildi

Bu protestolar nedeniyle İran şimdi karışıklığın olduğu şehirlerde interneti toptan kesti.

Sosyal medya servislerinin protestocular için ana organizasyon merkezi haline dönüşmesi nedeniyle ülkenin tüm telekom şirketlerinin sorunlu şehirlerde tüm internet bağlantısını kestiği dile getiriliyor. 

Henüz Arap Baharı eylemlerinin yaşanmadığı bir sırada, 2009 yılında İran’da benzer dev gösteriler yaşanmış, halk olayları çıkmış ve ülkede internet bağlantısı yine kesilmişti.

İnternet bağlantısı kesildiği için bölgedeki tüm kurumların, bankaların, devlet kurumlarının işleyişinde de sorunlar ortaya çıktığı vurgulanıyor.

Popüler Chrome eklentisinde kripto para kazıcısı çıktı

0

Google’ın ünlü internet tarayıcısı Chrome eklentileri sayesinde çok zengin işlevlere sahip olabiliyor ancak bunların arasında kripto para madenciliği olduğu bilinmiyordu. Bu eklentilerin Google kontrolünden geçtiğini ve güvenli olduğunu düşünen kullanıcılar çok yanılıyor olabilir.

Masum bir eklenti gibi görünüyordu

Chrome’un popüler eklentilerinden biri olan Archive Poster’da, tarayıcı üzerinden kripto para kazısı yapan Coinhive uygulaması çıktı.

Tumblr kullanıcılarının yoğun olarak kullandığı Archive Poster, başka bir Tumblr hesabındaki gönderiyi paylaşmayı kolaylaştıran işlevler sunuyor. 150 binden fazla kullanıcısı olan Archive Poster’da Coinhive uygulamasının saklanması ise ziyaret ettiğimiz web sitelerinde, indirdiğimiz eklentilerde, uygulamalarda hiçbir zaman güvende olamayacağımızın ispatı olarak karşımızda duruyor.

Tarayıcı geliştiricileri ise şimdi Coinhive gibi kazı uygulamalarının tarayıcılarında çalışmasını engelleyecek çözümler üretmeye çalışıyor. Şimdilik Opera tarıyıcısı yeni sürümünde kripto para kazıcılarını önlendiğini iddia etse de kullanıcıları kandırarak çalışma izni alan eklentiler gibi uygulamalara karşı önlem almak çok kolay değil. Kripto para kazıcıları ekran kartlarının ve laptopların ömrünü büyük hızla tüketerek birkaç ay içinde kullanılmaz hale gelmesine neden oluyorlar.

Almanya elektrik tüketenlere para ödeyecek

0

Almanya, temiz ve yenilenebilir enerjinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyan yeni bir uygulamayı başlatıyor.

Elektrik tüketerek para kazanacaklar

Yılbaşı tatili nedeniyle ülkedeki sanayi üretimi yavaşladığı için fazla gelmeye başlayan elektrik üretimini harcayarak enerji alt yapısını aşırı yüklemeden korumak isteyen ülke bu dönemde evde elektrik tüketecek vatandaşlarına para ödeyeceğini duyurdu. Bir diğer deyişle Almanya’da elektrik fiyatları sıfırın altına inmiş durumda. 

Almanya bu şekilde tatil döneminde evlerdeki elektrik tüketimini arttırmayı planlıyor. Öte yandan bu gelişme, yenilenebilir enerjiye önemi yatırım yapan Almanya’nın bu konuda sağladığı ilerlemeyi de göz önüne seriyor.

Daha önce Avrupa’da başka ülkeler de vatandaşlarına daha fazla elektrik tüketmeleri için ödeme yapmıştı. Almanya’da ise yıl boyunca yeterince güneş görünmemesine rağmen ülkedeki kurulu güneş ve rüzgar santrallerinden elde edilen enerji çoğu zaman ülkenin tüketim ihtiyacından fazla elektrik üretiyor. 

Ripple 2.5 doları geçti

0

Kripto para dünyasındaki Bitcoin balonu sönmeye yüz tutmuşken, Bitcoin’e alternatif olara gösterilen Ripple’daki yükseliş büyük bir hızla devam ediyor.

Kripto para dünyasının yeni yıldızı

Sadece iki ay önce fiyatı 0.2 dolar düzeyinde seyreden Ripple’ın fiyatı 30 Aralık itibarıyla 2.7 dolar’ın da üzerini gördü.

Ripple şu anda Bitcoin’den sonra dünyanın en değerli dijital para birimi durumuna yükseldi. Toplamda 110 milyar dolara yaklaşan pazar değeri ile uzun süredir ikinci durumda olan Ethereum’u da neredeyse ikiye katlayarak geride bıraktı.

Ayrıca Ripple’ın Ocak 2017’de 0.006 dolar olan değeri göz önüne alındığında bir yılda 450 kat yükselen değeriyle kırılması zor bir rekora imza atmış oldu. 

Yüksek transfer hızı ve çok düşük transfer komisyonları nedeniyle finans dünyasının dijital para çağındaki altyapısını oluşturacağı beklentisi yaratan Ripple şimdiden dünyanın en önemli 100+ finansal kuruluşu tarafından test edilmeye ve uluslararası para transferlerinde kullanılmaya başlandı.

Aralık ortasında Japonya ve Güney Kore’deki bazı bankaların iki ülke arasındaki para transferleri için Ripple alt yapısını test etmeye başlayacağına dair gelen haberler de Ripple’ın Aralık ortasındaki 0.9-1 dolar seviyesinden hızla yükselmeye başlamasında etkili oldu.

Ripple ayrıca 2017 içinde FED gibi çok önemli finansal kurumların yöneticilerinden aldığı övgülerle de adını duyurmuştu. 

Bitcoin’in aksine merkezi bir kripto para birimi olan Ripple Bitcoin veya alternatiflerinin yaşadığı sorunlar için de çözüm getiriyor. Kayıtdışılığı önleyen, yasadışı para transflerine/kara para aklamaya karşı çözüm olarak görülen Ripple, ayrıca yüksek sayıdaki adediyle alışverişlerde pratik para birimi olarak kullanılabilme imkanı sağlıyor. 

Ripple’ı yaratan şirket ise elindeki 100 milyar adet Ripple’ı satmaya kalkıp kripto para biriminin değerini düşürmeyeceğine dair yaptığı blockchain sözleşmeleriyle piyasada kullanılmayan durumda olan fazla Ripple’ı 50-100 yıl sonra otomatik olarak açılacak kilitli blockchain cüzdanlarına yüklüyor.

Böylece özellikle alt yapısını Ripple ile kuracak olan kurumların ticari faaliyetleri sonucunda elde ettiği gelirin beklenmedik şekilde değerini kaybetmesinin önüne geçilmiş oluyor.

Diğer alternatif coinler ise aniden düşebilen değerleri nedeniyle iş dünyasına, yatırımcılara, finans dünyasına veya Ripple alt yapısı ile mal alıp satacak tüccarlara bu garantiyi veremiyor.

Trump Amazon’a savaş mı açtı?

0

Başkanlık seçimi sırasında Amazon’un sahibi Jeff Bezos ile ağır münakaşa yaşayan ve Amazon’a karşı şahsi bir nefret taşıdığı bilinen Donald Trump, uzun bir aradan sonra Amazon’a dair eleştri tweet’leri atmaya başladı.

Kargo ücreti kavgası

Amazon’un ABD posta servisini sömürdüğünü dile getiren Trump, e-ticaret şirketinin kargo başına ABD posta servisine diğer kargo şirketlerine ödediğinden çok daha az ödeme yaptığını, bu nedenle de ABD posta servisinin zararda göründüğünü vurguladı.

Trump’ın Amazon’a yeniden savaş açması olarak değerlendirilen bu tweet aynı zamanda Amazon’un inşaa etmek istediği yeni merkez binası için izin alamayacağı şüphesini de doğurdu.

Amazon, şirket merkezini yeni inşa edeceği dev bir binaya taşımak istiyor ancak 5 milyar dolara mal olması beklenen bu dev bina için kamu kurumları ile çok sert müzakerelerin yapılması gerekiyor. ABD başkanının şimdi Amazon’a karşı tavır almasıyla yerel yönetimlerin de Amazon’un yeni merkez binasının inşasına engel olmaya çalışacakları düşünülüyor.

Öte yandan sadece ABD başkanı değil, ABD’de çok sayıda insan da Amazon’un çok fazla büyüdüğünü ve artık bir tekel konumuna yükseldiğini, bu konumu kötüye kullanarak hem çalışanlarını hem de rakip şirketleri mağdur ettiğini düşünüyor. ABD yönetiminin de Amazon’a karşı bir anti tekel soruşturması açmasının ve şirketi bölünmeye zorlamasının an meselesi olduğu düşünülüyor.

Bitcoin borsasının sahibini kaçırdılar

Bitcoin ve diğer kripto paraların yükselen değeri, bu alanda çalışan veya elinde yüksek miktarda kripto para bulunduran herkes için bir risk oluşturuyor.

Fiziksel saldırılar başladı

Sahip oldukları kripto paralar takip edilemez nitelikleriyle hacker’lar için ideal hedef haline geldiği gibi saldırıların artık dijital dünyadan çıkıp fiziksel dünyaya taşdığını da görebiliyoruz.

İngiltere’de faaliyet gösteren kripto para borsası Exmo Finance’ın sahibi Pavel Lerner’ın kısa süre önce kaçırıldığı ve serbest kalması karşılığında fidye istendiği ortaya çıktı.

Saldırganlar Lerner’in ailesinden 1 milyon dolar değerinde bitcoin aldıktan sonra Lerner’i serbest bıraktılar. 40 yaşındaki iş adamının, Kiev seyahati sırasında siyah bir Mercedes’in içinde sürüklendiğini gören tanıkların ifadesinden sonra kaçırıldığı ortaya çıkmış, kaçıranlar ise ailesiyle iletişim kurup fidye istemişti.

Şok geçiriyor halde bulunan Lerner hastaye kaldırılırken, iş adamının İngiltere, İspanya, Rusya, Hindistan ve Tayland’da kayıtlı kripto para borsaları işlettiği anlaşıldı.

Softbank, Uber’den hisse satın aldı

Softbank hisse satın almaya tüm hızıyla devam ediyor. Softbank hisse satın alma işlemi bu kez Uber tarafında gerçekleşti ve yüzde 20’lik hisse satın alındı.

Softbank hisse satın aldı

Uber’de büyük bir pay sahibi olan Wall Street Journal ve Reuters’e göre Japon muhasebe şirketi Softbank ve yatırımcı grubu, açılış konuşmasını 48 milyar dolara yükseltti. Bu teklif, Uber hisselerinin yüzde 20’lik kısmı anlamına geliyor.

Anlaşmanın bir parçası olarak, Uber’in kurulu 11 üyeden 17 üyeye artacak. Softbank yatırımının yönetim kuruluna istikrar sağlayabileceği düşünülüyor. 1 yıllık olan anlaşma Uber’in teknoloji yatırımlarını destekleyecek, büyümeyi hızlandıracak ve kurumsal yönetimi güçlendirecek.

Vergi konusu nedeniyle birçok hükümetle başı derde giren Uber’in, yeni yılda nasıl bir yol izleyeceği merak ediliyor. Daha önce yapılan araştırmalarda Uber ve Lyft kullanmanın sadece 5 yıl içinde ABD’de araç sahibi olmaktan daha ucuza denk geleceği belirtilmişti.

Açık Kaynak: Çeşitliliğin gücü

0

Açık kaynak, adından da anlaşılacağı üzere, açık bir işbirliğine girerek teknoloji yaratmak anlamına gelir. Açıklık, kodu görebilme, başkalarıyla fikir paylaşıp yeni bilgiler öğrenebilme, soru sorup çözüm önerilerinde bulunabilme, kısacası bir yapının içinde birlikte çalışarak daha hızlı inovasyon yapmak ve ilerlemek demek.

Problemlere çözüm bulmak için kod yazan ve paylaşan birçok insanın bir araya gelerek çalıştığı açık kaynak, çoğulcu ve katılımcı bir işleyişi temel alıyor. Bu kodlar, herkese açık bir alanda kolayca ulaşılacak bir yerde bulunuyor; böylece her dileyen, yazılımlara erişip kullanabiliyor. Herkesin inceleyip değiştirebileceği ve zenginleştirebileceği kaynak kodları, bilginin de sorunsuz ve özgürce dolaştırılmasını sağlıyor. Açık kaynak, ortak hedefler etrafında topluluklar halinde işbirliği yaparsak, o ünlü ifadede olduğu gibi, bir bütün olarak parçalarımızdan daha büyük olabiliriz demek.

Son yıllarda büyük bir hız kazanan açık kaynak şimdi her yeri sarmış durumda. Hatta bazılarına göre artık “açık kaynak tüm dünyayı içine katıyor,”[1] Makine öğrenme teknolojisinin tümünü açık kaynakla geliştiren Google [2] ya da yapay zekanın açık kaynağı temel alacağı üzerine bahse giren Elon Musk gibi vizyoner isimleri hatırlayın[3]. AWS [4], Netflix [5], Facebook [6] ve benzeri pek çok yapı gücünü açık kaynaktan alıyor. Açık kaynak, bugünün ve yarının inovasyonlarının önünü açan gücün ta kendisi.


 
Ülkemizde açık kaynak yazılımları hakkında sorusu olanlar varsa belki onlara şöyle bir hatırlatma yapabiliriz. Açık kaynak, yeryüzünden silinmiş olsa ne olurdu diye düşünelim. Ne değişirdi? Bunun cevabını şöyle vereyim: Açık kaynağın temel aldığı aşağıdaki tüm ilkeleri yitirirdik:

Açık fikir alışverişi – Bilgi, açık bir şekilde ortada olduğu zaman birbirimizden daha çok şey öğrenebiliriz. Özgür bilgi alışverişi, insanların hem birbirlerine yeni şeyler öğretebildiği hem de mevcut fikirler yardımıyla yeni fikirler yaratmasına olanak sağlayan bir ortam oluşturmamızı sağlıyor.
Katılım ve İşbirliği –Bir işbirliğine özgürce girdiğimizde daha yaratıcı oluruz. Bir kişinin tek başına çözemeyeceği problemleri, diğerlerine katılıp işbirliği yaptığımızda daha kolay çözüyoruz.
Hızlı prototip oluşturma – Hızlı prototipler, hızlı başarısızlıklara yol açabileceği gibi hızlı çözümlere de kaynak oluşturabilir. Serbestçe denemeler yapabildiğinizde, problemlere farklı bakış açılarından yaklaşabilir, yeni yerlerde yeni cevaplar bulabilirsiniz. Kısacası, yaparak öğrenebilirsiniz.
Meritokrasi – Meritokrasi demek, en iyi olan fikrin kazanması demek. Meritokrasinin geçerli olduğu bir ortamda, herkesin aynı bilgilere erişimi vardır. Başarılı işler, hangi projelerin öne çıkıp, topluluk desteğini alacağını belirler.
Topluluk – Topluluklar, ortak bir amaç etrafında oluşur. Topluluk üyeleri farklı fikirleri bir araya getirip işi paylaşırlar. Büyük topluluklar birlikte çalıştığında, yapabildikleri işlerin kapasitesi teker teker bireylerin çok daha ötesindedir. Topluluk, gösterilen çaba ve paylaşımın katlanarak büyümesi demektir. Birlikte çok daha fazlasını başarabiliriz.
Ölçek – Açık kaynak, birbirinden farklı birçok kurumda çalışan ve bir fikir ve olası sonuçlarıyla ilgili aynı tutkuyu paylaşan geliştiricileri bir araya getirir. Bu sayede açık kaynak toplulukları, tek bir şirkette işe alabileceğinizden çok daha fazla sayıda insanı kapsayarak, ölçeği muazzam bir büyüklüğe ulaştırır.


 
GNU/Linux bir işletim sistemi olarak, açık kaynak ise bir hareket olarak teknoloji dünyasında büyük başarılara imza atan muazzam güçler haline geldi. GNU ile birlikte Linux, dünya genelinde milyonlarca insan tarafından kullanılan eksiksiz bir işletim sistemi. GNU/Linux olmasaydı, bugün özgürce kullandığımız internet ve açık kaynak da olmazdı. Kısacası, açık kaynak dünyayı daha iyi bir yer yaptı. Açık kaynağın özünü oluşturan prensipler, seçimler ve işbirliği sayesinde kurumlar, teknoloji yaklaşımlarını modernleştiriyor, dijital dönüşüm yarışında öne geçiyor.
 
İnterneti icat eden ilk gruplar bu yapıyı genelde açık kaynak teknolojilerini (Linux işletim sistemi ve Apache Web sunucu uygulaması) temel alarak kurdukları için, bugün internet kullanan herkes, topluluklar tarafından geliştirilen açık kaynak yazılımlar sayesinde bunu yapabiliyor.[7]
 
Günümüzde Red Hat gibi şirketler, iki milyar dolar yıllık ciro sınırını aşmalarını açık kaynak topluluklarına borçlu olduğunu biliyor ve onları baş tacı ediyorlar. Hibrit bulut altyapılarını ve açık kaynak teknolojilerini kullanarak birçok başarıya imza atan kurumların sayısı her geçen gün daha da artıyor.

Neden Açık Kaynak Yazılımı?

Şimdi isterseniz kurumların neden açık kaynak kullanmak istediğini kısaca özetleyelim:

Kontrol

Açık kaynak yazılımı kullananların tercih sebeplerinin başında daha fazla kontrol imkanı geliyor. Çünkü kodları inceleyebiliyor, yapmasını istemediğiniz bir şey varsa onu yapmamasını sağlayabiliyor, beğenmediğiniz kısımlarını değiştirebiliyorsunuz. Programcı olmayan kullanıcılar da açık kaynak yazılımlarımdan faydalanabiliyor çünkü bu yazılımı sırf başka biri öyle istedi diye o şekilde kullanmak zorunda kalmıyor, diledikleri şekilde değiştirebiliyorlar.

Eğitim

Birçok insanın açık kaynak yazılımını tercih etmesinin bir sebebi de bu sayede daha iyi programcılar haline gelebilmeleri. Örneğin, öğrenciyseniz, açık kaynak koduna dilediğiniz gibi erişebildiğiniz için burada çalışarak, bir yazılımı nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizi öğreniyorsunuz. İsterseniz çalışmalarınızı başkalarıyla paylaşabiliyor, yorum ve eleştiri isteyebiliyor, bu sayede becerilerinizi geliştirebiliyorsunuz. Bir programın kaynak kodundaki yanlışlar olduğunu keşfettiğinizde, bu yanlışları diğerleriyle paylaşarak aynı hatayı onların tekrarlamamasını sağlıyorsunuz.

Güvenlik

Açık kaynak yazılımının tercih edilmesinin bir diğer nedeni ise markalı yazılımlardan daha güvenilir ve emniyetli olması. Çünkü açık kaynak yazılımını herkes izleyip değişiklik yapabiliyor böylece programı ilk yazan kişi/kişilerin gözünden kaçan hata ya da atlamaları tespit edip düzeltebiliyor.

Ayrıca, bir açık kaynak yazılımı üzerinde sayısız programcı çalışabildiği için, o yazılımı çok kısa bir sürede onarabiliyor, güncelleyebiliyor ve bir ileri seviye geçirebiliyorlar.

İstikrar

Önemli ve uzun vadeli projeler yürüten birçok kullanıcı, markalı yazılım yerine açık kaynak yazılımını seçiyor. Programcılar, yazılımın kaynak kodunu herkese açtığı için kritik görevlerde bu yazılıma bel bağlayan kullanıcılar, araçlarının kaybolmayacağından ya da günün birinde orijinal yaratıcı bu konuda çalışmayı bıraktığında onu onaramayacak hale gelmeyeceklerinden emin olabiliyorlar. Dahası, açık kaynak yazılımı, açık standartlar uyarınca, açık standartlar kullanılarak işliyor.

Red Hat’te topluluklardan sorumlu başkan yardımcısı DeLisa Alexander, “açık kaynak projeleri herkesi içine alan bir ortam yaratma, farklı bakış açılarına değer verme yaklaşımının avantajlarını kullanıyor” diyerek konuyu çok güzel özetlemiş aslında. Gerçekten de açık kaynak, ortak bir altyapı geliştirme ve uyumluluk standartlarını tutturma yükünü birkaç kişinin değil herkesin omuzladığı bir işleyiş.

Hangi şirkette çalışıyor olursa olsun (hatta herhangi bir şirkette çalışmasa bile) herkes bu platforma katılabildiği için, açık kaynak çeşitlilik açısından birbirinden çok farklı yetenekleri kendine çekiyor ve bu insanlar tamamen kendilerine özgü bir bakış açısıyla durum değerlendirmesi yaparak problem saptıyor, yazılımın özgün yaratıcılarının akıllarına hayatta gelmeyecek yepyeni özellikler geliştirebiliyorlar. İşte bu, gerçekten de muhteşem bir şey!