Google Maps pil seviyesi bilgisini paylaşacak

0

Google Maps uygulamasında yapılan yeni bir güncelleme, kullanıcıların iletişiminde önemli bir kolaylık sağlayacak. Google Maps pil seviyesi bilgisini de paylaşacak.

Google Maps pil seviyesini belirtecek

2017 yılında Google Maps’e konum paylaşma özelliği eklenmişti. Böylelikle kişiler birbirlerini veya gidecekleri yeri çok daha kolay bir şekilde bulabilme imkanına sahip oldu. Telefonun GPS özelliğini aktif olarak kullanan bu uygulama, telefon modeline bağlı olarak şarj sorunu da yaşatabiliyor. Dolayısıyla aktif kullanımda şarj bitmesi ile kullanıcıların iletişime kesilebiliyor. Google Maps tarafında yapılan yeni güncelleme bunu sorun olmaktan çıkaracak gibi görünüyor.

Artık Google Maps ile konum paylaşımı yaparken, telefonun şarj yüzdesi de karşıdaki kullanıcıya iletiliyor. Böylelikle şarj bitmesinden kaynaklı olası bir iletişim kopukluğunda, kişilerin endişelenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Google Maps’in sunduğu bu özellik aslında ilk değil. Snapchat tarafından satın alınan harita uygulaması Zenly, 2016 yılında buna benzer bir özelliğe sahipti.

Google Maps pil

Tesla Atari oyunları güncellemesi yayınlayacak

Tesla atari oyunları ile araç içi bilgi eğlence sistemini geliştirmeyi hedefliyor. Yeni güncellemenin bir ay içerisinde yayınlanması ve kullanıcılara sunulması hedefleniyor.

Elon Musk’tan Tesla atari oyunları açıklaması

Model 3 araçlarının üretimi, Model Y aracının tasarımı bir yandan da diğer modeller üzerine çalışan Tesla, araç içi yenilikler sunmaya devam ediyor. Araç içi bilgi eğlence sistemi ile kullanıcı konforunu hedefleyen şirket, yeni bir güncelleme yayınlayacak. Tesla, son güncellemesinde yapay zeka destekli sesli asistanı kullanıcılara sunmuştu. Yeni güncelleme olan Versiyon 9.0 ise eğlence odaklı olacak gibi görünüyor.

Elon Musk’ın Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamaya göre, güncelleme 4 hafta içerisinde yayınlanacak. Eklenecek oyunlar arasında Pole Position, Tempest, ve Missile Command oyunlarının yer alacağı belirtiliyor. Ayrıca direksiyon üzerinden bu oyunların oynanabileceği de veriler bilgiler arasında yer alıyor.

Ayrıca 2016 tarihli Versiyon 8.0 sonrasındaki en kapsamlı olan bu güncellemeyle, araçların otonom sürüşü seviye 2’den seviye 3’e çıkacak.

Girişimciliğin kalbi SANTRAL ile atacak

Türk Telekom, Türkiye’den yenilikçi ve genç dünya markaları çıkmasına katkıda bulunmak amacıyla girişimcileri desteklemeye devam ediyor. Teknolojiye yaptığı yatırımlarla ‘inovasyon ve girişimcilik’ konularına öncülük eden Türk Telekom, Tahtakale’de bulunan santral binasını girişimcilerin ücretsiz olarak yararlanabileceği bir topluluk merkezi haline getirdi.

Türk Telekom’un, girişimcilik ruhunu çok önemsediğini ve inovasyonu tüm işlerinin merkezine koyduğunu ifade eden Türk Telekom Strateji, Planlama ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Fırat Yaman Er, “Özellikle telekomünikasyon gibi yeni fikirlerin ışığında gelişen ve dönüşen bir sektörde tüketiciye fayda sağlayan fikir ve teknolojileri hayata geçiren girişimler sektöre önemli ölçüde katkı sağlıyor. Bu katkıyı artırmak için girişimcilerin sektör oyuncularıyla olduğu kadar kendi aralarında kurdukları karşılıklı etkileşim de büyük önem taşıyor.

Bu amaçla geçmişte telekomünikasyon santrali olarak kullanılan Tahtakale’deki binamızı topluma faydalı olacak şekilde yeni teknolojilerin geliştirileceği, girişimcilerin kullanımına açık bir topluluk merkezi olarak yeniden tasarladık. Beklentimiz burada, girişimini hayata geçirmek için çalışan kişilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşarak birbirine destek olduğu yaşayan bir topluluğa ev sahipliği yapmak ve ortaya çıkacak sinerji ile başarılı olmalarını sağlamak” diye konuştu.

Tarihi santral binası geleceğe yön verenlerin buluşma noktası

Günümüzde girişimcilere destek veren pek çok kuluçka merkezinin bulunduğunu ifade eden Er, SANTRAL’i ekosistemdeki tüm girişimcilerin bir araya gelerek bir topluluk oluşturabileceği bir üst platform olarak konumladıklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk Telekom’un en eski üç santral merkezinden biri olarak 1913 yılında kurulan ve yıllarca insanları birbirine bağlayarak bilgi akışına aracılık eden tarihi santral, asli görevini sembolik de olsa sürdürsün ve girişimcileri birbirine ve dünyaya bağlasın istedik. Bir dönemin son teknolojisine ev sahipliği yapan mekân artık yeni teknolojiler üreterek geleceğe yön verenlerin buluşma noktası olacak.”

SANTRAL’in, Türkiye’de girişimcilere özel tamamen ücretsiz olarak hizmet verecek ilk ve tek topluluk merkezi olacağını belirten Er, kurdukları merkezin, Ağustos ayı itibarıyla başvuruları almaya ve değerlendirmeye başlayacağı bilgisini verdi. Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirerek girişimcilere tamamıyla ücretsiz olarak kapsamlı bir hizmet sunduklarını kaydeden Fırat Yaman Er, sözlerini: “SANTRAL’de girişimcilere ilham verici bir çalışma ortamı ve topluluk faaliyetleri için benzersiz bir etkinlik alanı sağlıyoruz. Toplam 3 kat üzerine kurulu 2 bin metrekare alanda hizmet verecek olan merkezimiz, topluluk buluşmalarının düzenleneceği etkinlik alanı, aynı anda 250 kişinin çalışabileceği ortak çalışma, toplantı ve dinlenme alanları ile 360 derece İstanbul manzaralı terastan oluşuyor. Girişimcilerimiz, bina içinde Türk Telekom’un gigabit hızında internet bağlantısından da ücretsiz olarak yararlanabiliyor” diye sürdürdü.

Türk Telekom olarak girişimcilik ekosistemini geliştirmek için yaptıklarının SANTRAL ile sınırlı olmadığını da sözlerine ekleyen Er, “2013’ten bu yana erken aşama girişimleri desteklemek amacıyla uyguladığımız PİLOT girişim hızlandırma programı ile girişimcilere bugüne kadar 3 milyon TL nakit desteği sağlamış bulunuyoruz. Yine büyüme aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla kurduğumuz kurumsal girişim sermayesi şirketimiz TT Ventures ile inovatif teknolojiler üreten girişimleri çeşitli yöntemlerle destekleyerek yenilikçi projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyoruz. Türk Telekom, yeni proje ve hizmetleriyle Türkiye’yi geleceğe bağlamaya devam edecek” dedi.

Ericsson Türkiye yerli yazılımlar ile ön plana çıkıyor

Ericsson Türkiye, şirketin LTE-Advanced teknolojilerine yönelik yerel geliştirme çalışmalarını başlattığını açıkladı. Şirket, ayrıca halihazırda ‘Yerli Malı’ Sertifikasına sahip yerel IT yazılım çözümler ile hizmet veriyor Bu yerel çözümler, Ericsson’un Türkiye’deki Ar-Ge ekipleri tarafından üretildi ve geliştirildi.

Ericsson Türkiye, LTE’de yerel geliştirme çalışmalarını başlattı

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Ralf Pichler konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bugün, Ericsson Türkiye için önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bu ülkenin büyük yeteneklerinin yer aldığı bir ekiple, Ericsson’un öncü LTE-Advanced teknolojilerine yönelik yerel geliştirme çalışmalarının başladığını açıklamaktan gurur duyuyorum. Çözümlerimiz, Türkiye’deki müşterilerimizin özel ihtiyaçlarına yöneliktir. Türkiye’deki operatörler tarafından kullanılmakta olan yerli IT ürünlerimiz, Türkiye’deki Ericsson Ar-Ge ekipleri tarafından tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine katkıda bulunmak için yerel teknolojiler geliştirmeye kararlıyız.”

Ericsson Ar-Ge, İstanbul, Ankara ve İzmir ofislerinde 450’den fazla Türk mühendis ve 150’den fazla Türk teknik destek çalışanı ile Bilgi ve İletişim Teknolojisinin çeşitli alanlarında faaliyet gösteriyor. Ericsson Ar-Ge’nin 30’dan fazla TÜBİTAK sertifikalı projesi bulunuyor. Ayrıca, Ericsson’un İstanbul, Ankara ve İzmir Ar-Ge merkezleri 135’ten fazla Ar-Ge projesini yönetiyor.

Ericsson Ar-Ge ekipleri, ülkedeki telekom hizmet sağlayıcıları için çözümler geliştirirken enerji, akıllı ulaşım, akıllı araçlar ve akıllı şehirler gibi diğer sektörlerdeki şirketlerin iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere girişimlerde bulunuyor.

Cisco ve Google Cloud güçlerini birleştirdi

Cisco ve Google dünya genelinde milyonlarca insanın birlikte çalışabilme pratiklerini kolaylaştırmak ve işlerini daha iyi yapabilmelerini sağlamak için aralarındaki iş birliğini derinleştirdi. Google Cloud ürünleri ile ilk iş birliği entegrasyonunu açıklayan Cisco bu adımla yapay zeka ve makine öğrenimini bireylerin günlük rutinlerine entegre etmeyi ve iş yapış biçimlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz yıl başlayan ve dünyada büyük ses getiren Google- Cisco iş birliği yapay zeka, makine öğrenmesi gibi geleceği şekillendiren kritik alanlara yönelik kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Yeni iş birliği ile çağrı merkezi çalışanlarına yapay zeka desteği geliyor, tek tık ile web-ex toplantısını Google takvime ekleme seçeneği sunuluyor ve Cisco çağrı ve toplantılarını Android uygulamalara eklemek mümkün hale geliyor. Ayrıca Google Docs’un Webex Team Space ile entegrasyonu sağlanarak özellikle içerik alanında birlikte çalışan kişilerin çok daha verimli olması sağlanıyor.

Bu adımların bir başlangıç olduğunu söyleyen Cisco İşbirliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Amy Chang, “Cisco olarak yapay zeka ve makine öğrenmesinin çalışma şekillerimizi derinden değiştireceğine inanıyoruz. Bu yeni geleceği yaratırken Google Cloud Platformu AI (yapay zeka) hizmetlerinin işbirliği becerilerimizi nasıl artırabileceğini de araştırıyoruz. Bu noktada Cisco ve Google Cloud olarak müşterilerimiz için çok daha büyük değerler yaratabiliriz, birlikte çalıştıkça ortaya çıkacak sonuçlar bizi çok heyecanlandırıyor. Daha yolun başındayız” dedi.

Google

Çağrı merkezleri yapay zeka ile dönüşüyor

Dünya genelinde 3 milyondan fazla müşteri hizmetleri çalışanı Cisco çağrı merkezi yazılımını kullanıyor. Yapılan iş birliği kapsamında çağrı merkezi çalışanlarının kendilerine yöneltilen soruları daha hızlı ve doğru yanıtlayabilmeleri için onlara AI ile güçlendirilmiş destek sunulacak. Google Cloud’un yeni Çağrı Merkezi AI çözümü ile Google AI’yı, Cisco Müşteri Yolculuğu Çözümlerine ekleniyor. Yapay zeka, çağrı merkezi çalışanlarının görüşmelerinde gereksinim duydukları belgeleri otomatik olarak vererek çağrıları kolaylıkla yönetmelerini sağlayacak ve zaman içinde daha da doğru bilgileri verecek şekilde sürekli öğrenmeye devam edecek. Google’ın güçlü yapay zeka becerileri, Cisco’nun geniş küresel erişimi ile birleştiğinde, şirketlerin müşterileri ile etkileşim yöntemlerini belirgin şekilde güçlenecek.

Google Takvim’den tek tıkla Webex toplantısına

Önümüzdeki aylarda G Suite’e yapılacak bir eklenti ile Google Takvime her toplantı girildiğinde kullanıcı Webex Meetings ikonunu da görecek. Katılımcılar tek tık ile, Chrome internet tarayıcısından toplantıya katılabilecek. Google AI zaman içinde deşifraj, çeviri, toplantı özeti hazırlama, ve görev dağılımı gibi beceriler için kullanıldıkça, toplantıya katılan veya katılmayan herkes için görüşülen konularla ilgili aksiyon almak daha kolay hale gelecek.

Video toplantılarına akıllı gözlüklere katılım sağlanacak

Webex Teams Android SDK sayesinde geliştiriciler Cisco işbirliği becerilerini kolaylıkla Anroid uygulamalarına ekleyecek. Örneğin, karada çalışan bir uzman ile bir okyanusun ortasında bulunan bir mühendis “benim gördüğümü gör” deneyimi sağlamak için Cisco video toplantılarını akıllı gözlüklere ekleyebilecek.

İçerikle ilgili birlikte çalışma alışkanlıkları arttıkça, Google ve Cisco bu işi daha kolaylaştırmanın yollarını aramaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan yenilik ile de Google Docs, Sheets, Slides, ve Forms’u Webex Teams Spaces’de kullanmak artık mümkün olacak.

NASA’nın Mars yarışmasında finale gelindi

0

NASA, Mars’ta kurulacak olası bir koloni için yaşam alanlarının tasarımı için açtığı yarışmada finalistleri duyurdu.

Finalistlerin çalışmalarını bir videoda toplayan ABD’nin uzay ajansı, Mars’ta kurulacak yaşam alanlarının, yine Mars’a kurulacak 3D yazıcılarda üretilebilmesini hedeflemişti. Dolayısıyla yarışmaya katılan tasarımların hepsi 3D yazıları baz alınarak hazırlanmış modeller.

İlk kez 2015’te duyurulan yarışmaya katılanlar arasında yapılan eleme sonucunda şu anda 5 finalist kalmış bulunuyor ve NASA uzmanları bu tasarımlardan birini, gelecekteki Mars kolonisinde kullanmak üzere seçmek için şimdi yoğun mesai harcıyor.

 

 

 

 

Radore, Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi sıralamasında yükselişini sürdürüyor

Bu yıl 21.’si düzenlenen Bilişim 500 Ödül töreninde Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi belirlendi. Radore Veri Merkezi ciro bazında paylaşılan sonuçlara göre Türkiye’nin ilk 500 bilişim şirketi sıralamasındaki yerini altı sıra ilerleterek bu yıl 235. sırada yer aldı. Hizmet Sağlayıcı alt kategorisinde üç sıra ilerleyerek 35. Sırada yer alan Radore Veri Merkezi, yalnızca Bilgi Teknolojileri şirketlerinin yer aldığı sıralamada ise yine 3 sıra ilerleyerek 180. oldu. Ayrıca Radore Genel Müdürü Sadi Abalı, Türkiye bilişim sektörüne 35 yıl ve üzeri emek verenlere takdim edilen ödülün sahibi oldu.

Radore Genel Müdürü Sadi Abalı ödül hakkında konuştu

Etkinlik, bilişim sektörü yöneticilerinin yanı sıra STK Başkanları, kamu görevlileri ve basın mensuplarının da katılımıyla gerçekleşti. Araştırma kapsamında paylaşılan verilere göre Türkiye’deki bilişim sektörünün büyüklüğü 117 milyar TL’ye ulaştı. Bu yıl 72 yeni şirketin daha katıldığı araştırmaya göre sıralamadaki 286 şirket yüzde 10’dan fazla büyüme gösterirken ilk 500 şirketin cirosu toplamda 1.6 milyon TL’ye ulaştı.

Bilişim sektörüne 35 yıl emek veren Radore Veri Merkezi Genel Müdürü Sadi Abalı, aldığı ödül nedeniyle duyduğu gururu ve memnuniyeti dile getirdi. Araştırmada ortaya çıkan sonuçların sektöre yön verdiğini de belirten Abalı, “Bilişim sektörü giderek gelişiyor ve ülkemiz için çok daha önemli hale geliyor. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, ülkemizde bu sektörde ciddi bir büyüme potansiyelinin olduğu sonucu ortaya çıkıyor.

Radore Veri Merkezi olarak biz de Türkiye’nin kalkınması için gereken katma değerli bilişim hizmetlerinin gelişimine katkı sağlamak üzere çalışıyoruz. Sektörün nabzını tutan Bilişim 500 organizasyonunda 35 Yıl Emek Ödülü’ne layık görülmekten hem şirketimiz hem de kendi adıma son derece gurur duyuyorum. Her yıl ilgiyle takip ettiğimiz bu değerli çalışmada emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Radore Veri Merkezi hakkında daha detaylı bilgi için bu adresten yararlanabilirsiniz.

SAP SE 2018 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

0

Kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya lideri SAP, 2018’in ikinci çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Bulut gelirlerindeki hızlı büyümesini sürdüren SAP, 2018 öngörülerini ve 2020 hedeflerini de yükseltti. SAP’nin bulut ve yazılım gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artışla 4,94 milyar Euro’ya (IFRS) ulaştı ve sabit kurlarla %10 (IFRS dışı) arttı. Toplam gelir geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artarak 6 milyar Euro (IFRS) olarak gerçekleşti ve sabit kurlarla %10 yükseldi (IFRS dışı). SAP SE 2018 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

  • Bulut gelirleri %30 (IFRS) artışla ve sabit kurlarla %40’lık (IFRS dışı) artışla rakiplerini geride bıraktı.
  • Yeni bulut kontrat satışları sabit kurlarla %29 artarak, bir önceki yılın aynı çeyreğinde kaydedilen güçlü artışın da ötesine geçti.
  • Güçlü dijital çekirdek inovasyon döngüsü – İkinci çeyrekte 600 yeni S/4HANA müşterisinin eklenmesiyle SAP S/4HANA müşterilerinin sayısı 9.000’e yaklaştı.
  • Faaliyet kârındaki çift haneli büyüme devam ederek %13 (IFRS) ve sabit kurlarla %12’lik (IFRS dışı) artış gösterdi.

SAP SE 2018 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

SAP SE CEO’su Bill McDermott, 2018 ikinci çeyrek sonuçlarına ilişkin şöyle konuştu: “SAP C/4HANA ile 4. nesil kurumsal uygulamalarda büyük bir adım daha atılmış oldu. SAP müşterileri S/4HANA ile birlikte tüm iş süreçlerine odaklanarak müşterilerine kişiselleştirilmiş bir deneyim sunabiliyor. Şirketlerde dağınık halde bulunan siloları birbirine bağlayarak, CEO’ların müşterilerini bütünsel bir bakış açısı ile tek noktadan takip edebilmesini sağlayan sihirli bir formül var: Akıllı İşletmeler. SAP bu anlamda net bir strateji sunuyor. Müşterilerimiz, bu stratejinin doğruluğunu ikinci çeyrekte de teyit etti. Yeni bir büyüme dalgası içerisinde biz de daha fazla rehberlik ediyoruz.”

SAP SE CFO’su Luka Mucic ise, “Bu çeyrek, benimsediğimiz rota için bir örnek niteliğinde oldu: bir yandan şirketin bulut şirketine dönüşümünü sağlamak; aynı zamanda kârı ve marjları önemli ölçüde arttırmak. Bu ivmenin artarak devam edeceğinden eminim. Bu yüzden 2018 öngörülerimizi ve 2020 hedeflerimizi yükselttik.” diye konuştu.

2018’in İkinci Çeyreğinde Öne Çıkan Finansal Sonuçlar

Yeni bulut kontrat satışları ikinci çeyrekte %24 (sabit kurlarla %29) arttı ve 421 milyon Euro’ya ulaştı. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %30 artarak, 1,21 milyar Euro’ya (IFRS) ulaştı ve sabit kurlarla %40 (IFRS dışı) artış kaydedildi. Yazılım gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %9 azalarak 996 milyon Euro (IFRS) oldu ve sabit kurlarla %5 (IFRS dışı) düştü. Yeni bulut ve yazılım lisans kontrat satışları [3]ikinci çeyrekte geçen yıla oranla sabit kurlarla %12 arttı. Bulut ve yazılım gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artışla 4,94 milyar Euro’ya (IFRS) ulaştı ve sabit kurlarla %10 (IFRS dışı) arttı. Toplam gelir geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4 artarak 6,00 milyar Euro (IFRS) olarak gerçekleşti ve sabit kurlarla %10 yükseldi (IFRS dışı).

SAP’nin hızla genişleyen bulut iş kolu ile birlikte destek gelirlerindeki güçlü büyüme, daha öngörülebilir gelirlerin payını artırmaya devam etti. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri ile yazılım destek gelirlerinin tamamı, ikinci çeyrekte toplam gelir içindeki payını önceki yılın aynı dönemine kıyasla %2 artırarak %66’ya ulaştı.

İkinci çeyrek faaliyet kârı yıldan yılda %13 artışla 1,04 milyar Euro (IFRS) olurken, sabit kurlarla %12 (IFRS dışı) artış gerçekleşti. Ocak 2018’de duyurulduğu üzere, Şirket, 2018’de IFRS 15’i benimsemesi ile gelirlerinde ve kârlılığında pozitif bir etki bekliyor. İkinci çeyrekte bu durumun SAP’nin faaliyet kârı üzerindeki pozitif etkisi 54 milyon Euro civarında gerçekleşti. Hisse başı kazanç %8 artarak 0,60 Euro (IFRS) ve %5 artışla 0,98 Euro (IFRS dışı) oldu.

2018’in ilk 6 ayı için faaliyetlerden elde edilen nakit akışı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %15 düşerek 2,99 milyar Euro oldu. Faaliyet nakit akışındaki azalmanın temel nedeni, daha yüksek vergi ve sigorta ödemelerinin yanı sıra hisse bazlı tazminat ödemelerinin zamanlaması ve kur dalgalanmaları oldu. Serbest nakit akışı yıldan yıla %25 azalarak 2,17 milyar Euro’ya geriledi. Serbest nakit akışı, 2018 için daha önce açıklanan ek yatırım giderleri nedeniyle daha düşük gerçekleşti. İkinci çeyreğin sonu itibarıyla net likidite -2,97 milyar Euro oldu.

SAP S/4HANA

SAP’nin yeni nesil ERP S/4HANA çözümü ile müşteriler IT (Bilişim Teknolojileri) ortamlarını bütünüyle sadeleştiriyor, gerçek zamanlı veriyi aksiyona dönüştürüyor ve her sektörde dijital ekonomiye uygun yeni iş modelleri geliştirebiliyorlar.

SAP’nin S/4HANA müşterilerinin sayısı 8.900’ü aştı ve bir önceki yılın aynı dönemine oranla %41 artış gösterdi. Şirket ikinci çeyrekte yaklaşık 600 müşteri kazandı ve bunların yaklaşık %40’ı yeni SAP müşterileri oldu.

SAP S/4HANA bu çeyrekte McDonalds (Çin) gibi dünya lideri global şirketler tarafından tercih edilmeye devam etti. Gittikçe artan sayıda müşteri artık S/4HANA’yı bulutta da kullanıyor. TechnipFMC, China Sports Lemon ve Spirit Airlines ikinci çeyrekte SAP S/4HANA Cloud çözümünü tercih eden şirketler arasında yer aldı.

SAP C/4HANA (Müşteri Deneyimi)

SAP’nin C/4HANA çözümleri hem B2C hem de B2B olmak üzere geniş bir yelpazedeki pek çok endüstriye hizmet veriyor. Bu çözümler, şirketlerin pazarlama, satış, ticaret, servis ve müşteri veri bulutunda her noktada müşteri yönetimi süreçlerini kusursuz ve gerçek zamanlı olarak yürütebilmelerini sağlıyor.

2018’in ikinci çeyreğinde SAP’nin C/4HANA müşteri deneyimi çözümleri, yeni bulut kontrat satışlarında yıldan yıla çift haneli büyüme kaydetti ve SAP Müşteri Deneyimi bölümünde toplam gelir sabit kurlarla %65 artarak 242 milyon Euro olarak gerçekleşti.

Deutsche Telekom ve Coty, ikinci çeyrekte SAP’nin C/4HANA çözümlerini tercih eden şirketler arasında yer aldı.

İnsan Kaynakları Yönetimi

SAP, SAP SuccessFactors ve SAP Fieldglass ile belirli ve belirsiz süreli çalışanlar için toplam iş gücü yönetimi sunuyor. SAP SuccessFactors Suite (çözüm ailesi), 92 ülkede 42 dilde yerelleştirilmiş bir yapıyla sunuluyor.

SAP’nin İnsan Kaynakları Yönetimi çözümlerinin çekirdeğini oluşturan SAP SuccessFactors Employee Central’ın müşterilerinin sayısı bu çeyrekte 2.600’ü aştı ve BMW, Telecom Argentina ve MG Motors India gibi şirketlerin de aralarında olduğu çok sayıda yeni müşteri kazandı.

SAP Leonardo

SAP Leonardo; SAP’nin derin süreç ve endüstri uzmanlığını, gelişmiş tasarım odaklı düşünme (design thinking) metodolojisini ve Nesnelerin İnterneti (IoT), Büyük Veri, Öğrenen Makineler (Machine Learning), Analitikler, Blockchain gibi en yeni yazılım yeteneklerini bir araya getirerek güçlü bir inovasyon platformu sunuyor. Tüm bunlar entegre bir şekilde SAP Cloud Platform üzerinde sunularak ortaya çıkan yeni teknolojiler bu platforma kolay bir şekilde eklenebiliyor.

Porsche, ikinci çeyrekte SAP Leonardo çözümlerini kullanmaya başlayan pek çok şirket arasında yer aldı.

İş Ağları

SAP İş Ağları (Business Networks) ile SAP, Ariba ile iş birliğine dayalı ticari yetkinlikler, SAP Fieldglass ile esnek iş gücü yönetim özellikleri ve SAP Concur ile kolay seyahat ve masraf işleme yetenekleri sunuyor. 180’den fazla ülkede yaklaşık 2,4 trilyon[4] ABD doları tutarında yıllık global ticaret işleminin yapıldığı SAP İş Ağları, dünyanın en geniş ticaret platformunu oluşturuyor.

İkinci çeyrekte, SAP İş Ağları bölümünün toplam geliri yıldan yıla sabit kurlarla %21 artarak 688 milyon Euro oldu. Bosch-Siemens Hausgeräte ve Avianca, ikinci çeyrekte SAP’nin İş Ağları çözümlerini seçti.

2018’in İkinci Çeyreğinde Bölgesel Gelir Performansı

SAP, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesinde bulut ve yazılım gelirlerini %10 (IFRS) ve sabit kurlarla %12 (IFRS dışı) artırarak çok güçlü bir performans sergiledi. %40 (IFRS) ve sabit kurlarla %46 (IFRS dışı) artış ile bulut abonelikleri ve destek gelirlerinde güçlü bir büyüme kaydedildi; özellikle Almanya ve İngiltere öne çıkan ülkeler oldu. SAP ayrıca İngiltere’de yazılım gelirlerinde çift haneli güçlü bir büyüme sergilerken, Orta Doğu ve Almanya da tek haneli sağlam bir büyümeyle ikinci çeyrekte güçlü yazılım gelirleri kaydetti.

Şirket, Amerika kıtalarındaki önemli kur dalgalanmalarına rağmen güçlü bir performans gösterdi. Bulut ve yazılım gelirleri %3 (IFRS) düştü ve sabit kurlarla %8 artış (IFRS dışı) gösterdi. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri de %24 (IFRS) ve sabit kurlarla %35 (IFRS dışı) yükselirken, Brezilya öne çıkan ülke oldu.

SAP, Asya Pasifik ve Japonya bölgesinde de güçlü bir performans sergiledi. Bulut ve yazılım gelirleri %4 (IFRS) arttı ve sabit kurlarla %11 (IFRS dışı) büyüdü. Bulut abonelikleri ve destek gelirleri olağanüstü bir artış ile %42 (IFRS) ve sabit kurlarla %52 (IFRS dışı) artarken, Çin ve Japonya öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. Yazılım gelirlerinde de Avustralya, Çin ve Hindistan çift haneli büyümenin gerçekleştiği etkileyici bir çeyrek dönem geçirdi.

2018 Öngörüleri

SAP, bulut iş kolundaki güçlü ivme nedeniyle 2018 tüm yıl için öngörülerini yükseltiyor:

  • IFRS dışı bulut abonelikleri ve destek gelirinin sabit kurlarla 5,050 milyar Euro – 5,200 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 3,77 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %34.0-%38.0 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 4,95 milyar Euro – 5,15 milyar Euro’ydu.
  • IFRS dışı bulut ve yazılım gelirlerinin sabit kurlarla 21,025 – 21,250 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 19,55 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %7,5 – %8,5 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 20,85 – 21,25 milyar Euro’ydu.
  • IFRS dışı toplam gelirin sabit kurlarla 24,975 milyar Euro – 25,300 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 23,46 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %6,0 – %7,5 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 24,80 milyar Euro – 25,30 milyar Euro’ydu.
  • IFRS dışı faaliyet kârının sabit kurlarla 7,400 milyar Euro – 7,500 milyar Euro aralığında olması bekleniyor (2017: 6,77 milyar Euro). Bu, sabit kurlarla %9,0 -%11,0 artış anlamına geliyor. Daha önceki aralık sabit kurlarla 7,35 milyar Euro – 7,50 milyar Euro’ydu.
  •  
  • SAP’nin 2018’in tamamı için öngörülerinin sabit kurlar üzerinden hesaplanmasına karşın, fiili kurlarla rapor edilen rakamların yıl içinde gerçekleşecek kur dalgalanmalarından etkilenmesi bekleniyor. Aşağıdaki tabloda üçüncü çeyrek ve 2018 mali yılının tamamı için beklenen kur etkilerini görebilirsiniz.

IFRS 15 Etkisi

SAP, 1 Ocak 2018 itibarıyla IFRS 15 “Müşteri Sözleşmelerinden Doğan Hasılat” standardına uyum kapsamında, bazı muhasebe politikalarında değişiklik yaptı. SAP’nin benimsediği IFRS 15’e geçiş yönteminde, geçmiş yıllar yeni politikalara göre yeniden düzenlenmemektedir. Dolayısıyla, 2018 yılındaki gelir ve kâr yıllık büyüme rakamları yeni politikalardan etkilenecektir.

SAP’nin 2017 dördüncü çeyrek açıklamasında da duyurulduğu gibi, muhasebe politikasındaki bu değişimin[1] gelirler, faaliyet giderleri ve kâr üzerinde 2018’in tamamına ilişkin etkilerinin şöyle olacağı öngörülüyor:

  • Gelirler üzerinde 0,1 milyar Euro’dan az olmak kaydıyla bir avantaj sağlanması bekleniyor. Bu farkın büyük bölümü, geçmiş yıllarda müşterilere sunulan ve yazılım geliri olarak kaydedilen yazılım satın alma opsiyonlarına ilişkin uygulamalardan kaynaklanacaktır.
  • Faaliyet giderlerinde, özellikle satış ve pazarlama giderlerinde satış komisyonlarının sonraki yıllara ertelenecek kısmının artışından dolayı yaklaşık 0,2 milyar Euro tutarında avantaj sağlanması beklenmektedir. Diğer politika değişikliklerinin faaliyet giderleri üzerindeki yükünün, 0,1 milyar Euro’dan çok daha düşük olacak şekilde satışların maliyeti gider kaleminde gerçekleşmesi beklenmektedir.
  • · Yukarıda belirtilen etkiler, faaliyet kârı üzerinde yaklaşık olarak 0,2 milyar Euro net olumlu etki yaratacaktır.

2020 Hedefleri

2018’in de ilerisine baktığımızda SAP, 2020 hedeflerini güncelliyor. Bu güncelleme, SAP’nin bulut iş kolunda elde ettiği güçlü ivmeyi, Callidus Software satın almasını ve 2017’ye kıyasla daha zorlu bir kur ortamını yansıtmaktadır.

SAP, 2020 IFRS dışı bulut abonelik ve destek gelirlerinin 8,2 – 8,7 milyar Euro aralığında olmasını bekliyor (önceki beklenti: 8,0 – 8,5 milyar Euro).

SAP, aşağıdaki hedeflerin gerçekleşmesini bekliyor:

  • IFRS dışı toplam gelir 28 – 29 milyar Euro
  • IFRS dışı faaliyet kârı 8,5 – 9 milyar Euro
  • Daha öngörülebilir gelirlerin (toplam bulut abonelikleri & destek gelirleri ile yazılım destek gelirleri) payı %70 – %75

Güncellenen hedefler, tahmini ortalama 2018 kurlarına dayanıyor ve mevcut döviz kuru ortamının yıl sonuna kadar aynı şekilde devam edeceğini varsayıyor. Önceki hedefler 2017 yılının ortalama kuruna göre belirlenmişti. Kur varsayımlarındaki değişiklikler bulut abonelikleri ve destek gelirleri hedefini yaklaşık -0,35 milyar Euro, toplam gelir hedefini yaklaşık -1,0 milyar Euro, faaliyet kârı hedefini ise yaklaşık -0,4 milyar Euro etkiliyor. Güncellenen 2020 hedeflerine bu olumsuz etkiler de dahil edilmiş bulunuyor.

Dijital Melekler

0

İnsanoğlu olarak yüzyıllardır iyilik meleklerimizin olduğuna ve bizlere şans getirdiğine inanırız. Gelişen dünya ve teknoloji ile birlikte içinde bulunduğumuz dijital çağın da iyilik melekleri bulunuyor. Son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz kavramlardan biri melek yatırım ve melek yatırımcılık. “Melek” isminden de anlaşılacağı üzere, bu yatırım türü, büyüme potansiyeli olan girişim ve girişimlere, maddi ve akıllı sermaye ile ortak ve destek yatırımı sunulması anlamına geliyor. Günümüzün bu iyilik melekleri, herhangi bir sektör ile ilgili fikirlerinizi ve girişimciliğinizi destekleyen yatırımcılar. Peki kimdir bu melek yatırımcılar? Olmazsa olmazları neler? Dijital melekler ne yapıyor? Nasıl yapıyor?

Girişimcinin önünü açmak öncelikli amaç

İş hayatında ve eğitim hayatında yol gösterici konumda bulunan dijital meleklerin gün geçtikçe sayıları artıyor. Melek yatırımcılar eğitim ve iş alanında sıçrama yaratacak fikirlerin proje haline dönüştürülmesine yatırım desteği sunarak, yatırımın doğru zamanda doğru alana yapılması gibi kilit noktalarda girişimcinin önünü açarak deneyimlerini paylaşıyor. Melek yatırımcılar fikirlerinize maddi destek vererek sizlerle birlikte fikirlerinizi geliştiriyor. Tabi ki bu yatırımlar karşılıksız olarak yapılmıyor. Fikriniz ve melek yatırımcının maddi kaynakları ile bir ortaklık kuruyorsunuz.  

Girişimci ve öğrenci dostu melekler

Her gün onlarca insan, akıllarından geçen yüzlerce projeyi kaynak bulamadıkları için gerçekleştiremiyor veya projelerinden vazgeçiyor. Bir fikri veya projesi olan insanların akıllarından geçen tek soru ve hatta tek sorun ise projelerine veya fikirlerine nereden destek bulacakları. Bu konuda dijital melekler bulunmaz hint kumaşı gibi. Okul hayatına devam eden öğrencilere de ulaşan melek yatırımcılar, öğrencilere de projelerinde yön gösteriyor. Her adımlarında meslek koçluğu yapan melekler, öğrencilere ait projelerin kök vermesinde desteklerini esirgemiyorlar. Demem o ki bu melekler tam bir girişimci ve öğrenci dostu.  

Dijital melekler ile sektöre doğru adımla başlayın

Hayatın her alanında dijitalleşme devam ediyor ve birer dijital birey olarak günlük hayatımıza devam ediyoruz. Bu gerçekliğin farkında olan melek yatırımcılar, sektörlere yeni giriş yapan küçük ve orta ölçekteki işletmeler için marka oluşturma, sosyal medya yönetimi, iş geliştirme, SEO, Google Adwords gibi dijital pazarlama yöntemlere de yön veriyor. Pazara hangi bölgeden girilmesi, hangi sosyal mecradan giriş yapılması ve ne kadar yatırımla bu işe başlanması gerektiği gibi noktalarda da deneyimlerini girişimcilerle paylaşıyor. Yön gösterici konumda olan melek yatırımcılar, dünyanın nabzını tutan birçok alanda girişimcilere yardım ederek doğru adımları atmalarını sağlıyorlar.

Melek yatırımcının olmazsa olmazları…

Melek yatırımcıların bir fikre ya da girişime destek sunmadan önce dikkat ettikleri bazı noktalar söz konusu. Melek yatırımcıların olmazsa olmazları olarak niteleyebileceğimiz bu noktalar şu şekilde:

  • Girişimin faaliyet noktasının yenilikçi özellikte olması, yeni özellikler taşıması ya da var olan bir duruma farklı bakış açışıyla yaklaşıyor olması,
  • Girişimcinin kişisel özellikleri, uygulama becerileri, liderlik potansiyeli ve açık fikirliliği,
  • Yeni iş fikrinin iş planının tüm aşamaları kapsayacak şekilde eksiksiz olarak tamamlanmış ve girişimin iş hedeflerinin belirlenmiş olması,
  • Girişimcinin iş fikrinin, çekirdek sermaye ya da sosyal sermaye ile ürüne/hizmete dönüşmüş olması,
  • Girişimin mali planının net bir şekilde yapılmış ve büyüme potansiyelinin belirlenmiş olması.

Bu özellikleri taşımayan girişimlerin melek yatırımcı desteği almasının mümkün olmadığını belirtmek isterim.

Murat ERDÖR

Cumhurbaşkanı Erdoğan elektronik para hakkında konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan elektronik para ticareti hakkında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan elektronik para ticareti hakkında olumlu açıklamalar yaptı.

Erdoğan elektronik para kullanılacağını açıkladı

BRICST Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektronik paraların kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Rusya arasında elektronik para ticaretine yönelik olumlu adımların olduğunu belirten Erdoğan, bunu genişletmek istediklerini belirtti. ABD’nin yaptırım tehditleri ve tüm dünyada doların değerinde yaşanan dalgalanmalar nedeniyle elektronik para kullanımının önemi artıyor.

Erdoğan, bunun için ABD’nin yaptırım uyguladığı 4 ülkeye vurgu yaptı. Türkiye, İran, Rusya ve Venezuela ile elektronik para kullanarak bu ekonomik yaptırımın önüne geçebilmek hedefleniyor.

Erdoğan, elektronik paralar ile dolara olan bağımlılığın azalacağı ve daha fazla kar elde edilebileceğini söyledi. Erdoğan, Hindistan’ın da aynı düşüncede olduğunu belirtti. Bu sayede turistler Türkiye’ye geldiğinde ortak para birimiyle harcama yapabilecekler.

Bu açıklamalar ile Türkiye’nin belirtilen ülkeler ile ticaretlerinde elektronik para kullanması ve ülkemize gelen turistlerin elektronik paralar ile alışveriş yapabilmeleri sürpriz olmayacak.

Madencilik uygulamaları yasaklandı

Google Play Store’da bulunan madencilik uygulamaları yasaklandı. Google’ın sahtecilik ve dolandırıcılık karşıtı politikasından madencilik uygulamaları da etkilendi.

Madencilik uygulamaları artık erişime kapalı

Kripto para sektörüne yönelik ilginin artmasıyla, bu alanda madencilik yapan kişi sayısında da artış yaşanıyor. Bunun için madenciler, çeşitli uygulamalar ile akıllı cihaz kullanıcıların GPU veya CPU’larını kullanabiliyor. Google’ın Play Store için hizmet politikasını güncellemesi ile bu uygulamalar Play Store üzerinde yasaklandı. Google’ın uygulamalar aracılığıyla sahtecilik ve dolandırıcılık yapan uygulamaları yasaklamasından, madencilik uygulamaları da nasibini aldı.

Google daha önce Chrome üzerinde madencilik eklentilerini kaldırmıştı. Play Store için de yeni güvenlik politikasını uygulamaya koyan Google, madencilik yapılan uygulamaları mağazadan kaldırdı. Gerekçe olarak ise birçok kullanıcının bu uygulamaların, cep telefonlarının donanımını kullandığından haberinin olmaması gösterildi. Ancak bu durum madencileri çok da olumsuz etkilemeyecek gibi görünüyor.

Kullanıcıların mağazadan indirdiği uygulamalar, cep telefonlarının donanımını kullanarak kripto para çıkarılmasını sağlıyor. Ancak mobil cihazların donanımının, PC bileşenlerine kıyasla çok daha düşük olması nedeniyle bu yöntemle yeterli sayıda kripto para çıkarılamıyor.

Julian Assange konsolosluktan kovuluyor mu?

0

6 yıl önce Wikileak üzerinden yayınladığı belgelerle ABD’nin kirli sırlarını açığa çıkaran Julian Assange, o günden beri Londra’daki Ekvator konsolosluğunda saklanıyor.

Wikileaks skandalı

ABD istihbaratı adına çalıştıkları Rusya tarafından ifşa edilen bir kadın tarafından cinsel saldırı/tecavüz suçlamasıyla İsviçre’de mahkum edilmek isterken önce Londra’ya kaçan, ardından da Londra’daki Ekvator konsolosluğa sığınan Assange için ABD’de casusluk suçlamasıyl dava açılmış durumda ve İngiliz polisi 7/24 Ekvator konsolosluğunun önünde bekleyerek eğer Assange dışarı çıkarsa onu tutuklamak için fırsat kolluyor. 

Öte yandan 6 yıldır konsoloslukta bir odada yaşayan Assange, Ekvator’da seçimle değişen iktidardan sonra, artık konsoloslukta istenmiyor.

ABD’nin baskısı ile Assange’ı konsolosluktan kovmak isteyen iktidar uluslararası toplumun tepkisi ile karar alamıyordu ancak Mart ayında Assange’ın internetini keserek onun dünya ile bağını koparmıştı. Hükumetin şimdi de Assange’ı konsolosluktan kovma kararı aldığı vurgulanıyor ancak bunun ne zaman olacağı henüz kesin değil. Ekvator’daki yetkililer, birkaç saat veya birkaç gün sonra da olabileceğini belirtirken, Assange’ın ingiltere’de tutuklandıktan sonra ABD’ye teslim edilmesine karşı hukuk savaşı başlatabileceği ve yıllarca İngiltere hapishanelerinde kalabileceği de düşünülüyor.

 

Blockchain veri depolamada kullanılacak

Danışmanlık alanındaki lider firma, blockchain veri depolama patentini aldı. Bu proje ile lojistik firmaları, iş süreçlerinde verimlilik artışı yaşayacak.

Blockchain veri depolayarak verimlilik sağlayacak

Uluslar arası danışmanlık firması Accenture, lojistik sektörüne yönelik yenilikçi bir projeye imza attı. Accenture tarafından patenti alınan çalışmada, blockchain ile veri depolanmasına yönelik bir proje duyuruldu. Lojistik firmalarını hedef alan patent, taşınan malların içeriğini, yerini ve durumunu blockchain sistemi üzerine kaydedilmesini temel alıyor. Lojistik firmaları, malların hangi noktada olduğuna ve durumuna bu depolanan veriler ile ulaşabilecek.

Kayıt sisteminin otomatik yapılacak olması sayesinde, olası bir veri uyuşmazlığında lojistik firması bilgi alabilecek. Böylelikle otomatik geri ödeme işlemleri de herhangi bir manuel işlem yapmadan tamamlanabilecek.

Blockchain ile veri depolanması sayesinde iş süreçleri otomatik hale gelecek ve verimlilik sağlanacak. Ayrıca b sayede müşteri memnuniyetinin de artması hedefleniyor.

Deneyim Tasarımı nedir?

0

TechInside olarak sektöre yön veren bir röportaj ile karşınızdayız. Deneyim Tasarımı kavramını, bu kavramını kurucularından olan I-AM şirketinin kurucu ortaklarından Emre Kuzlu ile konuştuk. Deneyim Tasarımı nedir? Bu sorunun yanıtını sizler için aldık.

Deneyim Tasarımı nedir?

Marka, mimari ve tasarım alanlarında marka ve dijital ortamlardaki deneyimini baştan sona yürüten deneyim ajansı I-AM, global çapta bir şirket. 120 kişilik ekip ve 6 ortaktan oluşan şirketin asıl amacı, insanların davranışlarını ve algılarını şekilleyen deneyimi oluşturmak. 

360 derece yaklaşım ile markaları, müşterileri ve çalışmalarını detaylı şekilde araştıran ve analiz eden şirket, bankacılık, GSM operatörleri ve  gıda sektörü gibi markalara hizmet veriyor. Global çapta, büyük sayıda ve büyük ölçekli müşterilere hizmet veriyor.

Müşteriyi anlamaya çalışmak ve analiz etmenin tasarım aşamasına geçmeden önce çok önemli olduğunu belirten I-AM Kurucu Ortağı ve İstanbul operasyonunun patronu Emre Kozlu, markaların geleceğe bakmak zorunda olduklarını belirtiyor. Şirketin üzerinde durduğu ve deneyim tasarımı projelerinde, fiziksel ve dijital tasarım aynı anda etki etse de, ibrenin dijital tasarıma yöneldiği ortada. Markaların dijital tasarıma ağırlık verdikleri ve daha da ağırlık verecekleri bir döneme girildi. 

Google, yerel olaylara odaklanıyor!

Şirketlerin başlıca ihtiyacı, müşterilerin markalarını yeterince tanıyamaması ve müşterilerin analizi, tasarım öncesinde büyük bir önem taşıyor. Mekan tasarımı, hikaye oluşturma ve kanallar, şirketlerin en çok önem verdiği konu başlıkları arasında. I-AM, şirketlerin günü değil geleceği planlamaları gerektiğini düşünüyor. 

I-AM kimdir?

I-AM tasarım araştırmacıları, mimarlar, servis ve kullanıcı deneyimi tasarımcıları, iletişimcilerden oluşan; insanı tasarımlarının merkezine yerleştiren bir tasarım ve marka deneyimi ajansıdır. 100’den fazla yaratıcı akıldan oluşan ekip ile, 4 ülkede markaların kullanıcılarına yaşatmayı hedefledikleri deneyimlere ulaşmalarını sağlanıyor. İnsanların her gün kullandıkları servislere fiziksel ve dijital tüm temas noktalarını kapsayan bütüncül bir anlayış ile yaklaşıp, markalar ile kullanıcıları için hedefledikleri deneyimleri kurgulamalarını sağlıyor.

Markalar ve insanlar arasında bu güçlü bağı kurmak için fikirlerini yine insanlardan alan şirket, kullanıcının ihtiyaç ve isteklerini en iyi şekilde analiz ediyor. Marka hedeflerini de göz önünde bulundurarak tasarım stratejisini oluşturuyor. Kısacası, markaların insanlara iyi bir deneyim sunmasını sağlamak, marka ve kullanıcıları arasında güçlü ve sürekli bir bağ kurulmasını sağlamak, şirketin başlıca hedefleri arasında.

Hepsiburada E-ticaret zirvesi gerçekleşti

0

TechInside olarak, Hepsiburada’nın Trabzon’da düzenlediği etkinliğe katıldık ve etkinlik sonrasında, Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Mutlu Erturan ile Hepsiburada E-ticaret zirvesi hakkında konuştuk!

Hepsiburada E-ticaret zirvesi gerçekleşti

Hepsiburada, Türkiye’nin 6 aylık internet alışveriş tercihlerini açıkladı. Hepsiburada’nın verilerine göre, 2018’in ilk 6 ayında en hızlı büyüyen kategori %269 ile sinema bileti ve film kategorisi olurken onu %130 ile ofis ve kırtasiye takip etti. 6 aylık dönemin sürprizi ise talepte %110 artış gösteren altın kategorisi oldu.

Trabzon’da gerçekleştirilen Hepsiburada E-ticaret Zirvesi’nde ilk kez açıklanan, 6 aylık trend raporuna göre, Türkiye’de internette en çok alışveriş yapılan saat 21.30 olurken, en çok tercih edilen gün Pazartesi oldu. İstanbul, İzmir, Ankara dışındaki 78 ilin toplam e-ticaret alışverişindeki payı %61’e ulaşırken, e-ticaret hacmini en hızlı büyüten ilk 3 il ise, sırasıyla %121 ile Gaziantep, %96 ile Kocaeli, %91 ile Denizli oldu. Trabzon ise %85 ile büyümede üst sıralarda yer aldı.

Her saniye 1 ürün satılıyor

2018 yılının ilk 6 ayında ortalama 80 milyonun üzerinde ziyarete ev sahipliği yapan Hepsiburada’da, saniyede 1 ürün satışı yapıldı. Her bir ziyaretin yaklaşık 5,5 dakika sürdüğü Hepsiburada’nın aynı dönemdeki ziyaret trafiğinin %76’sını mobil, %24’ünü de web kullanıcıları oluşturdu. Mobil kullanıcı sayılarındaki büyüklüğe dikkat çeken Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Mutlu Erturan, “Türkiye’de mobil penetrasyon oranı %94.6. Bu da Türk tüketicilerinin cep telefonlarında giderek daha fazla zaman geçirdiği ve tüm ihtiyaçlarını oradan karşıladığının bir göstergesi. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini odak noktamıza koyup onların hayatını kolaylaştırma felsefesinden yola çıkarak biz de Hepsiburada mobil uygulamamızı her geçen gün geliştiriyor ve yeniliyoruz.

Trabzon’da e-ticaret seferberliği

Daha önce Adana, Bursa, Antalya, İzmir, Kayseri ve Gaziantep’te gerçekleştirilen Hepsiburada E-Ticaret Zirvesi’nin 7. durağı bu defa Trabzon oldu. Yıl sonuna kadar e-ticaret zirveleriyle şehir şehir dolaşarak 10.000’in üzerinde küçük-orta ölçekli yerel girişime ulaşmayı hedefleyen Hepsiburada, bu girişimiyle e-ticarete katılımı artırarak Türkiye ekonomisinin kalkınmasına destek oluyor. Trabzon’da faaliyet gösteren küçük-orta ölçekli girişimciler ve esnaflarla bir araya gelen Hepsiburada, gerçekleştirdiği e-ticaret zirvesinde Trabzon’un online alışveriş verilerini de açıkladı. Açıklanan verilere göre; 35-45 yaş grubunun daha fazla alışveriş yaptığı Trabzon’da en çok alışveriş yapan ilçe Ortahisar olurken onu Merkez, Akçaabat, Of, Yomra ve Sürmene ilçeleri takip ediyor.

E-ticaretin gücü ülke çapında büyüyor

Trabzonluların Hepsiburada’dan tercih ettiği ürünler incelendiğinde toz maskesi, priz, bebek ıslak mendili, bebek şampuanı, bebek bezi, şampuan, saç boyası, usb bellek, top ve egzersiz aletleri dikkat çekiyor. En çok yapı malzemeleri kategorisinden alışveriş yapan Trabzonluların bu tercihleri, ev ve işyeri bakımını kendilerinin üstlendiğini ortaya koyuyor. Yapı malzeme kategorisinin ardından ise en çok anne bebek, oyuncak ürünleriyle, sağlık güzellik, bilgisayar ve spor ürünleri öne çıkıyor.

Hepsiburada E-ticaret zirvesinden notlar

Hepsiburada Trabzon E-ticaret zirvesine katılarak, Hepsiburada’yla çalışmaya başladıktan sonra işlerini nasıl geliştirdiklerini anlatan “Hırdavatan” markasından Sinan Sezgin, “Şirketimizin kuruluşu 1946 yılına dayanıyor. E-ticaret ile tanışana kadar sadece çok sınırlı bir bölgede hizmet verebiliyorduk.  Her ne kadar bulunduğumuz il ve çevre illere hitap edebilsek de internetin ve online alışverişin artık hayatımızda vazgeçilemez noktaya ulaşması bizim gibi doğu şehirlerinden ticaret yapan firmaları büyük bir araştırma ve partner arayışı içini itti.

Hepsiburada ile tanışmadan önce bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar şehir ile ticaret yaparken, şimdi Türkiye’nin 81 iline ürün gönderen bir firma olduk. Artık tüm Türkiye ile rekabet ediyor ve rakiplerimizi de yakından takip etme şansına sahibiz. Hepsiburada’nın sunduğu disiplin ve stok titizliği, bizim de kendimizi bu konuda kendimizi geliştirmeye yardımcı oldu. Önceden sadece perakende mağazamız üzerinden satış yaparken, şu anda ise Hepsiburada üzerinden e-ticaret satışlarıyla ilgilenen 3 kişilik bir ekibimiz bulunuyor. Büyüyen bu pazar ve Hepsiburada’nın pazardaki liderliği sayesinde hem çalışan sayımızın, hem de ticaret hacmimizin gün geçtikçe artacağına eminim.” dedi.

Dualpazar markasıyla Hepsiburada Pazar Yeri iş ortaklarından Onur Çelik, “Dual Bilgisayar’ı 2009 yılında kurduk, ilk başlarda ağır bir zincir mağaza baskısı hissettik. Bu durum karşısında sürekli arayış ve çözüm üretme çabasındaydık. Arayışlarımızın sonucunda online satış tekniklerini uygulamaya başladık. Dualpazar fikrini de bu dönemlerde hayata geçirdik. Hepsiburada ile yolumuz kesiştikten sonra e-ticaret alanında çok daha başarılı işlere imza attık, zincir mağazalara karşı bizim de satış gücümüz olduğunu kanıtladık.

E-ticarete giriş yapmak ve yer edinmek isteyen firmalara önerim, yollarını mutlaka Hepsiburada ile kesiştirmeleri olur. Farklı pazar yerleri ve online satış platformları olsa da Hepsiburada’yı farklı kılan en önemli özellikleri, ürünlerin satın alınma aşamasından, alıcıya ulaşmasına, ulaştıktan sonra yaşanabilecek olumsuzluklara varıncaya kadar satıcı mağaza ile birebir iletişimde kalarak, son tüketiciyi profesyonelce yönlendirmeleridir. Satış ve kargo anlaşmaları gibi önemli noktalarda katkı sağlayıp, işimize daha çok odaklanabilmemiz noktasında bize yardımcı oluyorlar.” dedi.  

Spotify’ın ücretli aboneleri 8 milyon kişi arttı

0

Stream müzik servisi Spotify’ın ücretli abone sayısı son çeyrekte 8 milyon kişi artarak 83 milyon aboneye yükseldi.

Yatırımcıların gözdesi oldu

Bu hızlı yükselişle beraber Spotify’ın gelirlerinde önemli bir artış görülürken, yatırımcıların da Spotify’a ilgisi yeniden alevlendi.

Müzik servisindeki hızlı yükselişin nedenlerinden biri olarak, yeni hizmete giren “Aile aboneliği” gösteriliyor.

Kişisel aboneliklere göre, Aile aboneliği planı satın alan hesaplar, ücretli aboneliklerini kolayca iptal etmiyorlar ve çok daha uzun süre ücretli abone olarak kalmaya devam ediyorlar.

Facebook Avrupa’da her ay 1 milyon kullanıcı kaybediyor

0

Facebook’un dünya çapında 2 milyar, Avrupa’da da 376 milyon kullanıcısı bulunuyor. Ancak bu rakamlar yakında azalabilir mi?

Genel Veri Koruma Regülasyonu

Avrupa’da yürürlüğe giren ve Facebook’un da sistemine uyarlamak zorunda kaldığı General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruma Regülasyonu) gereği Facebook kullanıcılarının karşılaştığı sıkı güvenlik ve kimlik doğrulama adımları, Avrupalı Facebook kullanıcılarını bezdirmiş gibi görünüyor.

Dev sosyal medya ağı bu yüzden Avrupa’da her ay 1 milyon kullanıcı kaybetmeye başladı. Sorunun bir kaynağı olarak da Facebook’un neden olduğu Cambridge Analytica skandalı gösteriliyor. 

 

PowerGhost madencisi kurumsal ağları tehdit ediyor

0

Kaspersky Lab araştırmacıları PowerGhost adlı yeni bir kripto para madencisini tespit etti.

Bu yeni madenci Latin Amerika başta olmak üzere birçok bölgede kurumsal ağları hedef alıyor. PowerGhost, siber suçluların gelir elde etmek amacıyla madencileri kullanma eğiliminin en son örneği oldu. Bu eğilim arttıkça kurumsal şirketler risk altında olmaya devam edecek. Madenciler suçluların ceplerini doldurmasını sağlarken, kurumsal şirketlerin bilgisayar ağlarını sabote edip yavaşlatarak tüm iş süreçlerine hasar veriyor.

Bilgisayarları sömürüyor

Kripto para madencileri siber güvenlik alanında en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Bu özel “madencilik” yazılımları kurbanların bilgisayarlarının ve mobil cihazlarının işlem gücünü kullanarak yeni para üretiyor. Zararlı madenciler ise bu işlemi diğer kullanıcıların üzerinden, onların bilgisayarlarının ve cihazlarının gücünü habersiz bir şekilde kullanarak gerçekleştiriyor. Kaspersky Lab’in geçmiş araştırmasında da gösterildiği gibi bu tehdit son dönemde büyük bir hızla artarak fidye yazılımlarını tahtından etti.Ancak, PowerGhost bu trende yeni bir boyut ekliyor. Kaspersky Lab araştırmacılarının daha önceden tahmin ettiği gibi, zararlı madenci geliştiricileri daha fazla para kazanmak için hedefli saldırılara yöneliyor.

PowerGhost, kurumsal ağlarda yayılarak hem iş istasyonlarını hem de sunucuları etkiliyor. Şimdiye kadar saldırının ana kurbanları Brezilya, Kolombiya, Hindistan ve Türkiye’deki kurumsal kullanıcılar oldu. PowerGhost kurumsal ağlara gizlice girebilmek için birçok dosyasız yöntem kullanıyor. Madenci kendi gövdesini doğrudan bir diskte saklamıyor, bu da tespit ve onarımı karmaşıklaştırıyor.

Madenci, makinelere çeşitli açıklar veya uzaktan yönetim araçları ile bulaşıyor. Bir makine bu tehditten etkilendiğinde, madencinin ana gövdesi indiriliyor ve sabit diskte saklanmadan çalışıyor. Bu gerçekleştiğinde siber suçlular, madencinin otomatik olarak güncellenmesini sağlayıp ağa yayıyorlar. Kripto para madenciliği süreci de böylece başlıyor.

Kaspersky Lab Zararlı Yazılım Analisti Vladas Bulavas, “PowerGhost’un madenci yüklemek amacıyla işletmeleri hedef alması kripto madencilik yazılımları hakkında yeni endişeler doğuruyor. İncelediğimiz madenci, yalnızca kullanıcıları hedef almanın artık yeterli gelmediğini ve siber suçluların dikkatlerini kurumsal şirketlere çevirdiğini gösteriyor.Bu da kripto para madenciliğini iş dünyası için bir tehdit haline getiriyor.” dedi.


Kaspersky Lab ürünleri bu tehdidi şu isimlerle tespit ediyor:

PDM:Trojan.Win32.Generic
PDM:Exploit.Win32.Generic
HEUR:Trojan.Win32.Generic
not-a-virus:HEUR:RiskTool.Win32.BitMiner.gen

Madenci bulaşması riskine karşı şunlar tavsiye ediliyor:

-Kullandığınız tüm cihazlardaki yazılımları güncelleyin. Madencilerin açıklardan yararlanmasını önlemek için, açıkları otomatik olarak tespit edebilen araçlar kullanın ve bunların yamalarını kurun.

-Sıra yönetim sistemi, POS cihazları ve hatta yiyecek/içecek makineleri gibi daha az hedef olabilecek noktaları bile göz ardı etmeyin. Bazı ekipmanlar da kripto para madenciliği için kullanılmak üzere ele geçirilebiliyor.

-Uygulama kontrolü, davranış tespiti ve açık engelleme bileşenlerine sahip olan, uygulamaların şüpheli faaliyetlerini izleyen ve zararlı dosyaların çalışmasını önleyen özel bir güvenlik çözümü kullanın. Kaspersky Endpoint Security for Business bu özellikleri bünyesinde barındırıyor.

-Kurumsal ortamınızı korumak için çalışanlarınızı ve BT ekiplerinizi eğitin, hassas verileri ayrı tutun ve erişimi kısıtlayın.

Coinbase, kripto parayla hediye kartı satmaya başlıyor

Ünlü kripto para borsası Coinbase, hediye kartı servisi WeGift ile işbirliğine gittiğini duyurdu.

Hİster hediye et, ister kendin kullan

Buna göre artık Coinbase kullanıcıları hesaplarında bulunan kripto paralarla WeGift üzerinden hediye kartları satın alabilecekler. 

Bu elektronik hediye kartları sayesinde, online mağazalardan ve çok geniş ürün yelpazesi için alışveriş yapmak, ödemeyi de hediye kartı ile yapmak mümkün.

Ayrıca, Nike, Uber, Google Play, Ticketmaster veTesco gibi dev markalar da WeGift’in hediye kartlarını kabul ediyorlar. Coinbase, hediye kartı satın alımlarından komisyon almayacak.