Türk Telekom 2016’da rekor büyüdü

0

Türk Telekom’un 2016 yılındaki gelirleri, halka arzdan bu yana yıllık bazda en yüksek büyüme oranı olan yüzde 10,9 ile 16,1 milyar Türk Lirası’na yükseldi. 2016 yıl sonu finansal ve operasyonel sonuçlarını açıklayan Türk Telekom, toplam konsolide grup gelirlerinde şirket öngörülerinden daha güçlü büyüme sağladı.

Türk Lirası’nın ABD Doları ve Euro karşısında 2016 yılında yaşadığı değer kaybı ve kur zararları net kar yaratımına olumsuz yansısa da operasyonel olarak Türk Telekom oldukça başarılı bir yılı geride bıraktı. Rekor abone ve gelir büyümelerine ek olarak; faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) halka arzdan bu yana rekor seviyesi olan 5,5 milyar Türk Lirası’na ulaştı. Buna ek olarak, Türk Telekom, 2016 yılında da 3,0 milyar Türk Lirası yatırım gerçekleştirerek Türkiye’nin dijital geleceğine katkı sağlamaya devam etti.

Rekor abone sayısı artışı

Türk Telekom güçlü operasyonel sonuçlar kaydettiği bir yılı daha geride bırakarak, 2016 yılında 1,5 milyonluk, halka arzdan bu yana rekor seviyedeki net abone kazanımı ile 38,9 milyona ulaştı. Geniş bant abone tabanı da halka arzdan bu yana en yüksek yıllık abone kazanımı olan 691 bin ile 2016 yılsonunda 8,7 milyona yükseldi. Fiber abone sayısı, yılsonunda 2 milyonu aşan Türk Telekom’un fiber uzunluğu 228 bin kilometre, fiber hane kapsama rakamı da 13,9 milyon olarak gerçekleşti. Şirketin mobil abone tabanı da 2015’teki güçlü 932 bin abone kazanımının ardından 2016’da 1,3 milyon artış ile 18,6 milyona yükseldi. Bir yıl önce yüzde 66 seviyesindeki akıllı telefon penetrasyonu ise 2016 yılsonunda yüzde 75’e yükseldi.

Türk Telekom CEO’su Dr. Paul (Boulos H.B.) Doany 2016 yılsonu sonuçları hakkında şöyle konuştu:

Tek marka çatısı altında birleştirdiğimiz altyapımız, satış kanallarımız ve katma değerli servislerimiz sayesinde mükemmel operasyonel sonuçlar elde ettik. 2008’deki halka arzdan bu yana rekor yıllık abone kazanımı ve rekor yıllık gelir büyümesi elde ettik. Abone sayımız 38,9 milyona, gelirlerimiz 16,1 milyar Türk Lirası’na ulaştı.

2016 mobil operasyonlarımız açısından da müşterilerimizin hayatını önemli ölçüde etkileyen dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu. 900MHz frekansını hızla yaygınlaştırarak 3G hizmetlerinin kapalı alanlarda güçlenmesini sağladık ve LTE hizmetlerini kaliteli şekilde verebilmek için gerekli en önemli frekansları almamızın da etkisi ile LTE dönemine güçlü bir giriş yaptık. Şebeke kalitemizi yükseltmemiz sayesinde müşterilerimizin bilgiye erişimlerini kolaylaştırdık, hayatlarına hız kattık. Artan hızlarla birlikte veri tüketimi büyümesi önemli oranda artış gösterdi.

2016 sonu itibari ile akıllı telefon kullanıcılarımızın yüzde 53’ü LTE uyumlu telefon kullanıyor. LTE kullanıcılarının aylık ortalama mobil veri kullanımı da 3,9 GB’ye yükselmiş durumda. Müşterilerimize sunduğumuz değerlerin artmasından memnuniyet duyuyoruz.

13.9 milyon hane

Aynı şekilde, Türkiye’nin tüm şehirlerine ulaşan yaygın fiber ağımızın 228 bin kilometre uzunluğa, 13,9 milyon haneye ve hane halkının yüzde 60’ına erişmesinden gurur duyuyoruz. Buna ek olarak, Türk Telekom’un gücünü altyapıdan üstyapı hizmetlerine taşımak için de yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızın ilk örnekleri olarak Türkiye’nin en sevilen online dijital müzik platformu Türk Telekom Müzik, UEFA yayın haklarına sahip TV platformumuz Tivibu, lider dijital oyun platformumuz Playstore ve Türkiye’nin lider online eğitim destek hizmetleri Vitamin’i gösterebiliriz.

Radore’den girişimcilere 3,5 milyon dolar

0

Girişim şirketi olarak sektöre adım atan ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi Radore, Start Up Paketi ile girişimcilere destek vermeye devam ediyor. Son bir yılda 40’ın üzerinde girişimciye, 3,5 milyon dolardan fazla destek veren Radore, yeni girişimcilere de kapılarını açıyor.

“Start Up Paketi” kapsamında Zeo, Kolay İK, Simlex, Bumerangla, Gamehub, Jetract, Parkkolay ve Stajim.net gibi önemli girişimler, hem kurulum aşamasında, hem de kullanım süreci boyunca Radore tarafından profesyonel destek aldılar.

85 bin dolarlık hizmet paketi

Girişimlere ücretsiz olarak sunulan Start Up Pack’in 85 bin dolarlık hizmetleri dahilinde girişimler, #radoreyesor ile sistem ve network başta olmak üzere ihtiyaç duydukları her konuyu sistem yöneticilerine sorarak hızlı çözüm sağlayabiliyor. Ayrıca Radore, kendi bulut platformunda girişimlere özel 5 sunucuyu yapılandırabilecekleri kaynakları ücretsiz sunuyor.

Tüm performans, güncelleme ve benzeri hizmetlerde de destek sunan Radore, ağ güvenliğini sağlayıp gerekli kontrolleri gerçekleştirerek kurumları sürekli değişen güvenlik tehditlerine karşı da koruyor.

Intel yeni fabrikasında 7 milyar dolar yatırımla 3 bin kişi çalıştıracak

0

Intel CEO’su Brian Krzanich ile ABD Başkanı Donald Trump Çarşamba günü bir araya geldi. Trump’ın ülke ekonomisine katkı sağlayacağı projelerin yapılmasını istemesinin ardından hareketli bir dönem yaşanırken, Intel bu konuda ilk adımı atan firmalardan birisi oldu.

Görüşme sonrasında yapılan açıklamalarda, şirketin 3 bin kişiye kadar istihdam sağlayacak bir fabrika açacağı ve fabrika için 7 milyar dolar yatırım yapma kararı aldığı belirtildi.

Intel’in Yeni Fabrikası Arizona’da Üretecek

Intel’in yeni fabrikası Arizona, Chandler’de olacak. Krzanich konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda detay vermekten kaçınmadı. Daha önceden yatırım başlatılan Fab 42’nin kullanılacağı bu yeni projede, böylece daha hızlı bir şekilde ilerleme sağlanabilecek.

Krzanich, Trump ile yaptığı anlaşma ile birlikte Intel’in ABD’ye yönelik projeler geliştireceğini de net bir şekilde gösterdi. Bu projenin en önemli amaçları ise ABD ekonomisini yükseltmek, global pazarlarda daha hakimiyet kurmasını sağlamak ve ekonomiye yatırımlar için diğer yatırımcılara da teşvik sağlamak olacak.

Intel tarafından atılan bu adımdan Trump da memnun olurken, Krzanich üzerinden Intel’e teşekkür etti ve projeyi büyük bir yatırım olarak değerlendirdi. Bu yeni gelişme büyük bir dikkat çektiği gibi daha önce yaşanan gelişmeler de kuşkusuz unutulmadı. Zira Intel, Trump’un göçmenlere geçici seyahat yasağı konmasına karşı bir araya gelen ve imza toplayan 100’den fazla şirketten birisiydi ve Trump’ın politikalarını eleştiriyordu.

Boeing uzay taksisini 3D yazıcı ile üretecek

0

Boeing tarafından 2018 yılına yönelik yapılan planlarda özelikle uzaya gönderilmek istenen uzay taksisi oldukça dikkat çekiyor. Boeing tarafından bu konuda yapılan çalışmalarda uzay taksisi için üretim aşamalarına geçildiği belirtilirken, çalışmalarda 3D yazıcıların kullanılması projenin daha fazla dikkat çekmesini sağladı. Öyle ki kapsül şeklinde hazırlanacak taksiler için üretimde 3D yazıcı desteği alan Boeing, taksideki 600’ü aşkın parçası bu şekilde elde edecek.

3D yazıcıların tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden birisi ise uzun vadede maliyetlerin uygun olması. Bu bakımdan uzak taksisi projesinde başarıya ulaşılması halinde seri üretime geçilmesi ya da benzer projelerde 3D yazıcılar ile kusursuz bir şekilde üretim hedefleniyor.

Starliner Yükseliyor!

Boeing projesi için geliştirilen uzay taksisine Starliner adı verildi. Yapılan çalışmalar ile birlikte Starliner giderek son haline yaklaşırken, üretimlerin sonunda 3 adet kapsülün çalışır hale getirileceği belirtildi. Çalışmalarını NASA ile yaptığı anlaşmalar dahilinde yürüten Boeing için bu projenin başarıya ulaşması büyük bir önem taşıyor. Uzay yolculukları için taksilerin geliştirilmesi yeni ve büyük bir dönemi başlatacağından dolayı, projenin tüm aşamalarında titizlikle çalışmalar sürdürülüyor. 4.2 milyar dolarlık anlaşmayı geçtiğimiz dönemlerde duyuran NASA ve Boeing, bu kapsamda tüm dünyayı yakından ilgilendiren bir proje için de harekete geçmiş durumda.

Daha çok uçakları ile yakından tanınan Boeing, uzay araçları konusunda iddialı olduğu gibi geliştirdiği pek çok projeyle de bu alanda öncülük ediyor. Üretimlerinde 3D yazıcı gibi son teknoloji ürünlerini kullanan Boeing, bu açıdan bu alana ilgi duyan kişilerde bile heyecan yaratıyor.

Boeing projesi için paylaşılan video ise şöyle;

Volkswagen elektrikli araçlar için 2 milyar dolarlık yatırım yapacak

0

Volkswagen, aşırı dizel emisyonlarıyla ilgili bir mahkeme kararının geleceğe yönelik planlarını değiştirdi. Salı günü yapılan açıklamalarda on yıl için planlarını aktaran marka, sıfır emisyonlu araç altyapısı için 2 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu.

Dünyanın en büyük otomobil üreticisi, bu yatırımlar dahilinde 500’den fazla şarj istasyonu kurmayı planladığını belirtti. Bu bakımdan pek çok üretici gibi Volkswagen de bu araç istasyonları ile birlikte geniş bir ağ kurarak, araçların sorunsuz bir şekilde kullanmasını amaçlayacak. Green City olarak adlandırılan ve yeşil şehirlerin oluşturulmasını amaçlayan farklı projeleriyle de dikkat çeken Volkswagen, tüm bu çalışmaları ile birlikte emisyon skandalını da unutturmak istiyor.

Temel Odak ABD!

Volkswagen için odak noktası ise ABD. Personellerini de bu doğrultuda yeniden istihdam eden Volkswagen, Amerika bölgesinin başkanı olarak Mark McNabb’ı atadı.

30 Ayda Bir 500 Milyon Dolarlık Yatırım Yapılacak

Şirket, 30 ayda bir 500 milyon dolarlık dört yatırım yaparak 2 milyon dolarlık bir yatırım yapacağını duyurdu. California Hava Kaynakları Kurulu ve Çevre Koruma Dairesi’ne konuyla ilgili müracaatlar yapan Volkswagen, resmi prosedürlerin yerine getirilmesi ile birlikte bu alanda etkin bir şekilde var olmaya başlayacak. Paylaşılan bilgilere göre resmi mevzuatların yerine getirilmesi adına 22 Şubat’a kadar ilk finansman planını paylaşılacak

ABD Dizel Satışı Durdurdu

Volkswagen, 2015 yılının sonlarında Birleşik Devletler’de dizel satışlarını durdurdu ve ABD dizel satışlarını sürdürme planının olmadığını açık bir şekilde belirtti.

2017’de dijital bankacılığı bekleyen zorluklar neler?

0

Bankalar dijital çağda hayatta kalmak için mücadele ederken,  yasal zorunluluklar ve tüketici gereksinimleri ile rekabet edebilmek için farklı hizmetleri de sunuyor. Yapılan son araştırmalara göre bankalar birçok araştırmacı ve piyasa uzmanı tarafından işaret edilen dijital çağda farklı zorluklarla karşı karşıya. Bu zorluklar arasında en etkili olanları vurgulamak da mümkün.

Raporlar Dijital Bankacılık İçin Ne Diyor?

Gartner ve IDC tarafından hazırlanan raporlar, dijital bankacılık sisteminin geleceğine yönelik önemli bilgiler sunarken, ön plana çıkan detaylar şöyle;

  • 2018 yılına kadar banka müşterileri, mobil cihazlar aracılığıyla bankalarına erişerek hizmet alacak.
  • 2017 ve sonrasında en önemli endişe şubeler üzerinden ne, hangi işlemlerin yapılacağı olacağı.
  • 2016 Tüketici Anketi’ne göre müşteriler, hesabı nereden açacağını seçerken bir banka çalışanı (% 33) yerine dijital bankacılık deneyimini (yüzde 67) daha çok tercih ediyor.
  • 2017 Dijital Bankacılık Raporuna göre, yeni ve mobil teknolojilerin tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden birisi de maliyetlerin azaltma noktasında yardımcı olması.

Gerek bireysel gerekse de kurumsal olarak sunulan hizmetlerde, bankaların 2017 ve sonrasındaki en önemli sorunu, müşterilere yeterli hizmetlerin sağlanması ve mobil olarak tüm işlemlerin yapılabilir olması. Bu açıdan bankaların kapsamlı bir şekilde hizmete verebilmesi adına dijital dönüşümü başarılı bir şekilde yapması gerekiyor. Mevcut raporlarda, mobile yönelimin kişiler tarafından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirildiği görülürken, mobil uygulamalar ile şubelerin daha da boşa çıkması, bankalara adına farklı bir durumu ortaya çıkarıyor.

ABD vizesi için sosyal medya şifresi

0

ABD’ye girmek isteyenler için yeni bir uygulama tartışılmaya başlandı. Trump’ın 7 ülkeden girişleri yasaklamasının şoku henüz atlatılamamışken bu kez dünyanın her yerinden ABD’yi ziyaret etmek için vize almak zorunda olan iş adamlarını şoke edecek bir uygulama gün sayıyor.

Buna göre, ABD vizesi almak isteyenlerin, sosyal medya hesaplarının şifrelerini de konsolosluklara teslim etmesi gerekecek. Böylece vize araştırması sırasında ziyaretçi adaylarının tüm özel hayatı detaylı inceleme altına alınacak.

Konsolosluk görevlileri özel mesajlarınızı okuyacak

ABD Homeland Security Departmanı (DHS) sekreteti John Kelly, ABD Kongresinde yaptığı bilgilendirmede, DHS’nin sosyal medya şifrelerini isteme uygulamasının detayları üzerinde çalıştığını doğruladı. Bu da dünyanın her yerindeki ABD elçiliklerinde ilgili uygulamanın hayata geçmesinin birkaç ay uzaklıkta olduğunu gösteriyor. Eğer ABD yönetimi, şifrelerin istenmesine dair ilgili basılı başvuru kağıtlarının hazırlanmasını ve dağıtılmasını beklemeden, uygulamayı efektif olarak devreye almak isterse önümüzdeki haftalardan itibaren vize başvurularında şifre istenebilir.

Kelly ayrıca ziyaretçilerin banka hesaplarındaki para akışını da kontrol etmeyi düşünüyor. Dolayısıyla ABD’yi ziyaret edecek turistlerin nereden para kazandığını, kimlerden para aldıklarını görmek, terörizm riski olan kişileri tespit etmek için kullanılacak. Bir diğer deyişle, artık ABD’ye girmek için vize almak, tüm hayatınızı ABD elçilerine anlatıp kendinizi ispat etmeniz gereken bir sınava dönüşüyor. 

Doğuş Müşteri Sistemleri’ne n11.com’dan transfer

0

Bünyesinde ZUBİZU ve Rezervin’in yer aldığı Doğuş Müşteri Sistemleri’nin Chief Marketing Officer (CMO) görevine Bilgen Aldan getirildi.

Kusursuz müşteri deneyimini yaratma ve bu konudaki iyileşmeyi sürekli kılma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Doğuş Müşteri Sistemleri’nin pazarlama çalışmalarından sorumlu olacak Bilgen Aldan,n11.com’da da Chief Marketing Officer (CMO) olarak görev yapıyordu.

İş hayatına Garanti Bankası’nda garanti.com.tr ve Garanti CepBank’tan sorumlu ürün müdürü olarak başlayan Bilgen Aldan, uzun yıllar Turkcell bünyesinde; Turkcellim, Mobil İnternet ve 3G gibi ürünlerin lansman ve pazarlama çalışmalarını yürüttü. Ardından Akbank Direkt ve Pazarlama Müdürü ve n11.com’da Chief Marketing Officer (CMO) olarak görev yaptı.

Profesyonel iş hayatında birçok ödülü bulunan Bilgen Aldan, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde, yüksek lisans eğitimini ise Sabancı Üniversitesi’nde tamamladı. Bilgen Aldan’ın, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Pazarlama alanında doktora çalışmaları devam ediyor.

Türk internet kullanıcılarının %71’i tehdit altında

0

Microsoft, bireyleri ve kurumları siber güvenlik alanında bilinçlendirmek ve siber güvenlik alanında sunduğu global çözümleri aktarmak üzere geri bildirimlere dayanan yeni kılavuzlar ve ipuçları sunmaya devam ediyor.

Her sene 7 Şubat’ta Uluslararası Güvenli İnternet Günü’nü kutlayan Microsoft bu sene de “Değişimin parçası olun: Daha iyi bir internet için hep birlikte” sloganı ile global bir anket düzenledi.

Özellikle çocuklar ve gençler arasında teknolojinin daha güvenli ve daha sorumlu bir şekilde kullanılmasını teşvik etmek amacıyla gerçekleşen ankete Türkiye de katıldı.

Aralarında Türkiye’nin de olduğu 14 ülkede gerçekleştirilen Dijital Nezaket Endeksi global ankette çevrimiçi davranışlar dikkate alınarak, kullanıcıların tutum ve algıları mercek altına alındı. Araştırma kapsamında yetişkin ve gençlerin farklı çevrimiçi etkileşimler üzerinden nezaket seviyeleri incelendi.

Avustralya, Belçika, Brezilya, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Meksika, Rusya, Güney Afrika, Türkiye, İngiltere ve ABD’de gerçekleştirilen anket, gençlere (13-17 yaş arası) ve yetişkinlere (18-74 yaş arası) sorularak gerçekleştirildi.

Araştırma kapsamında katılımcılara “hangi çevrimiçi tehditler yaşandınız?”, “tehditler ne zaman, ne sıklıkta oluştu?”, “nasıl aksiyonlar aldınız?” gibi sorular soruldu ve dört başlık altında 17 çevrimiçi tehdit ölçüldü. Bu kategoriler davranışsal riskler, itibar zedeleyici riskler, kişisel hakların ihlali ve mahremiyet içerikli tehditler olarak belirlendi.

Türkiye’de çevrimiçi tehdit oranı yüzde 71

Anket sonuçlarına göre Türkiye’deki internet kullanıcılarının yüzde 71’i, en az bir defa çevrimiçi tehdide maruz kaldıklarını belirtiyor. . Türkiye, davranışsal tehditler kategorisinde uluslararası ortalamanın üstünde bir sonuç sergilerken, itibar zedeleyici riskler, mahremiyet içerikli tehditler ve kişisel hakların ihlallerinde uluslararası ortalamalarda bir seyir gösterdi.

En çok tehdit davranışsal kategorisinde

Ankette, davranışsal risk en yaygın kategori olarak öne çıkarken, Türkiye, uluslararası ortalamadan 16 puan daha yüksek çıktı (yüzde 54’e karşın yüzde 38). Trolleme, (yüzde 44) davranışsal riskler arasında en yüksek ve en yaygın belirtilen vaka olarak öne çıktı.

Kişisel hakların ihlali

Bu kategoride istek dışı iletişim (yüzde 37), tüm tehditler arasında ikinci sırada yer alırken, nefret söylemlerinde Türkiye, uluslararası orandan (yüzde 24’e karşın yüzde 15) daha yüksek bir seviye ile dikkat çekti

Mahremiyet odaklı tehditler

Türkiye’deki kullanıcılar, uluslararası ortalama (yüzde 30) ile karşılaştırıldığında çevrimiçi ortamda mahremiyet içerikli tehditlere maruz kalma konusunda eşit bir oran gösterdi. İstek dışı cinsel içerikli mesajlaşma (alınan veya gönderilenler, yüzde 29) ve cinsel taciz (yüzde 18) en yaygın cinsel tehditler olarak öne çıktı.

İtibar zedeleyici tehditler

İtibar zedeleyici riskler Türkiye’de internet kullanıcıları tarafından en fazla dile getirilen endişe olarak öne çıktı. Türkiye dışındaki araştırma sonuçlarında itibar zedeleyici riskler yüzde 47 olarak gösterilirken, Türkiye’de bu oran yüzde 56 olarak gerçekleşti. Bu kategoride, siber zorbalık ve sanal taciz en önemli kaygı sebepleri olarak belirtilirken ankete katılan kullanıcıların yüzde 46’sı siber zorbalığı en rahatsız edici tehdit olarak değerlendirdi.

Microsoft dijital nezaket için çalışıyor

Tüketicilere çevrimiçi ortamda güvende olmaları için sürekli araştırmalar yapan Microsoft, paydaşlarına ve kullanıcılara geri bildirimlerine dayanan yeni kılavuzlar ve ipuçları sunuyor. Microsoft, çevrimiçi ortamda insanların korunmalarına yardımcı olan etkin kamu politikalarını desteklemek ve çözümler geliştirmek için avukatlar, endüstri ortakları ve hükümetlerle ortak çalışmalar da yürütüyor. Ayrıca, kendi ürün ve hizmetlerini çevrimiçi güvenliklerini artırmak için gerekli özellik ve becerilere yatırım yapıyor ve teknoloji yenilikleri konusunda işbirlikleri gerçekleştiriyor.

Güvenli İnternet Günü, özellikle çocuklar ve gençler arasında teknolojinin daha güvenli ve daha sorumlu bir şekilde kullanılmasını teşvik etmek için Insafe tarafından organize edilen uluslararası bir eylem günü. Microsoft da 2004 yılından bu yana her yıl 7 Şubat’ta Güvenli İnternet Günü kapsamında faaliyetlerde bulunuyor.

CarTrade yatırım turunda 55 milyon dolar aldı

0

Mumbai merkezli otomobil firması CarTrade, Singapur merkezli yatırım şirketi Temasek Holdings’in liderliğinde yeni bir fon turuna başladı. Fon dönemini iyi bir şekilde geçiren CarTrade’in 55 milyon dolarlık kaynak sağladığı açıklandı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapılırken, açıklamada turda yer alan diğer yatırımcıların adları açıklanmadı ve sadece Temasek Holding’in adı verildi. Yeni finansmanı satın alımlar, otomobil finansmanı gibi yeni segmentlerde kullanmayı hedefleyen marka, tüketicilere, bayilere sunulan hizmetleri geliştirmeyi planlıyor.

Temasek’ten Bir Yatırım Daha!

Şirket, daha önce Temasek Holdings ve March Capital’den 145 milyon dolar almıştı. CarTrade bünyesinde yatırımlar ile birlikte iki farklı birim oluşturulurken, CarWale bölümünde yeni otomobiller CarTrade’de ise ikinci el araç alım satımı üzerine yoğunlaşılıyor.

Otomobil alanında gösterdiği performansın yanı sıra bisiklet perakende bölümü de oluşturuldu. Yatırımlar sayesinde kolayca satın almalarını gerçekleştiren CarTradei Bikewale ile anlaşma sağlayarak bisiklet alanını bünyesine kattı.

CarTrade, benzer hizmetler sunan QuickrCars gibi servislerle rekabet içerisinde olduğu gibi aldığı yatırımlar ile birlikte bu alanda daha iyi şartlara sahip oldu.

Qualcomm ve TDK ortak şirket kurdu

0

Qualcomm ve TDK daha önce duyurdukları RF360 Holdings isimli ortak girişimleri ile ilgili sürecin tamamlandığını açıkladılar. Bu ortak girişim üzerinden Qualcomm’un RFFE İş Birimi; mobil cihazlar, nesnelerin interneti (IoT), otomotiv uygulamaları, bağlantılı bilişim gibi hızla büyüyen iş segmentleri için geliştirilmiş tam entegre sistemlere RF ön-uç (RFFE) modülleri ve RF filtreleri sunacak. TDK SAW Business Group faaliyetleri içerisinde yer alan bazı işler de bu girişme transfer edilecek.

Qualcomm Başkan Vekili ve QCT Başkanı Cristiano Amon yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Birçok endüstri genelinde devam eden mobil iletişim büyümesi ve çok taşıyıcılı 4G teknolojileri 65 3GPP frekans bantlarını da aşarak kablosuz çözümler üreten şirketlerin, özellikle bu cihazlardaki RFFE için daha yüksek seviyede minyatürleştirme, entegrasyon ve performans sunmasını sağlıyor. Dahası 5G, kompleks yapıyı daha da arttıracak. Bu nedenle tam anlamı ile bütüncül bir ekosistem sunmak müşterilerimizin her durumda ve zamanında mobil çözümler sunabilmesi için oldukça önemli.”

RF360 Holdings ile birlikte Qualcomm tamamen entegre sistemler için modem/alıcı-vericilerden antenlere kadar ürünlerini, uçtan uca performans ve global ölçekte sunacak bir konuma da sahip olacak.

RF360 Holdings, dünya genelindeki ağlarda kullanılan yüzeysel ses dalgası (SAW), sıcaklık dengeli yüzeysel ses dalgası (TC-SAW) ve yığın ses dalgasının (BAW) dahil olduğu geniş kapsamlı filtre ve filtre teknolojilerine sahip olacak. Ayrıca RF360 Holdings, QTI’ın RFFE modüllerini de sunacak. Bunlar içerisinde QTI tarafından tasarlanmış ön-uç bileşenler de olacak. Bu bileşenler arasında CMOS, SOI ve GaAs Güç Amplifikatörleri, switch portföyü, anten ayarı, düşük gürültü yükselticileri (LNAs) ve endüstrinin lider Envelope Tracking çözümü bulunuyor.

Qualcomm ve TDK arasındaki işbirliği daha da güçlenecek

Ortak girişimi birlikte yönetmenin yanı sıra Qualcomm ve TDK, teknolojik işbirliklerini yeni nesil mobil iletişimler, IoT ve otomotiv uygulamaları için geliştirilen modern teknolojileri de kapsayacak şekilde genişletecek.

TDK Corporation CEO’su yaptığı açıklamada, “Qualcomm ile daha güçlü işbirliği büyüme stratejimize tam olarak uyuyor. Bu, TDK için gelecek vadeden yeni iş fırsatlarını ortaya çıkarmak amacıyla ileriye dönük atılmış bir adımdır. Ayrıca bu sayede sensör, MEMS, kablosuz şarj ve pil gibi geleceğin cazip pazarlarında şirketimizin yenilikçi ve rekabetçi yapısını da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Müşterilerimiz benzersiz ve kapsamlı teknoloji ve ürün portföyümüzden tam olarak faydalanacak.” dedi.

Ödeme teknolojileri için 2017 beklentileri! (VİDEO)

0

Wirecard Türkiye, 2008 yılında “Mikro Ödeme” markasıyla Fintech sektörüne adım atan, sonrasında yeni ödeme araçlarını da portföyüne ekleyerek “3pay” markası altında sektördeki varlığını sürdüren, Türkiye’nin en başarılı ödeme sistemleri start-up’larından biri olarak adını duyurdu.

Aralık 2014’te Mikro Ödeme’nin bu alandaki başarılı proje ve faaliyetleri dünyanın en büyük global ödeme sistemleri markası Wirecard’ın da dikkatini çekti ve Aralık 2014’te, şirketin Wirecard tarafından satın alınma operasyonu gerçekleşti.

Wirecard Türkiye CEO’su Alper Akcan, geride bıraktığımız yılı ve ödeme sistemlerinin geleceğini değerlendirirken, “BDDK tarafından ödeme sistemleri özelinde, hem ödeme hem de E-Para lisansıyla hizmet verme yetkisine sahip olan yedi şirketten biri olan Wirecard Türkiye, global gücünün de katkısıyla Türkiye ödeme sistemleri pazarında fark yaratacak” dedi.

İstanbul’da gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında; Fintech sektörü ve Wirecard Türkiye özelinde, geçtiğimiz yılı, gelecek dönemi, regülasyon sürecini ve olası riskleri mercek altına aldı.

Türkiye’nin ilk ödeme servis sağlayıcısı olarak, ödeme servislerinin, online ve mobil ticarette artarak büyüyeceği öngörüsü ile sadece bu işe odaklanan ilk firma olarak kurulduklarının altını çizen Wirecard Türkiye CEO’su Alper Akcan şu noktalara değindi; “Mikro Ödeme’nin kurulduğu dönemde, ülkemizde henüz mobil ödeme servisi kullanılmıyordu, ön ödemeli kartlarla ilgili bir hizmetler sınırlıydı ve kredi kartı servislerini sadece bankalarla birkaç yabancı ödeme sağlayıcısı, yurtdışı kaynaklı olarak sunuyordu. Bu süreçte iki temel stratejimiz vardı; birincisi sadece ödeme işine odaklanmak, ikincisi ise teknolojiyi, özellikle de mobil teknolojiyi merkeze alıp, ödeme servislerini çeşitlendirmek. Bu noktada ödemelerin mobil operatör faturaları üzerinden gerçekleşmesi, ilk ve en güçlü servisimiz oldu. Mobil ödemeye en çok yatırım yapan, bunu en çok sahiplenen marka, Mikro Ödeme oldu. 2009 yılında ilk mobil ödeme işlemini gerçekleştirmemizden bugüne dek bu kategoride pazar liderliğimiz sürüyor. Mobil Ödeme ile binlerce üye işyerine ulaştıktan sonra, kredi kartı ve ön ödemeli kartlar gibi diğer ödeme araçlarını da ürün portföyümüze kattık. Bu şekilde 3PAY markası da hayata geçti.”

Yeni sektörlere doğru açılma zamanı

Alper Akcan, geçtiğimiz dönemi ve 2017’yi değerlendirirken; “2016 bizim açımızdan önemli bir yıldı.

E-para lisansını aldığımız, regülasyonun pazar tarafından öğrenildiği, operatörler ve bankalarla birlikte yakın çalıştığımız bir yıl oldu. Bunun yanı sıra, Fintech kavramının da daha fazla öne çıktığı bir yıl olarak da tanımlanabilir. 2017’de daha fazla sektörel büyüme olacağını, lisansın getirdiği kurallarla birlikte, pazarın gelişeceğini ve ilerleyeceğini de düşünüyoruz. Dijital içerik ve oyun pazarı, 2017’de de ana odak alanlarımız arasında olacak. Gıda sektöründeki harcamaların da internet ve mobil uygulamalar üzerinden yapılması, 2017’de üzerinde duracağımız noktalar arasında.

Ek olarak sınır ötesi ticaret de çok önem verdiğimiz bir alan; özellikle yurt dışına hizmet/ürün satmak isteyen firmalarımıza, hedef pazarlara uygun ödeme çözümleri sunuyoruz ve bu pazarlardan ödeme almalarını sağlıyoruz. Fintech’in geleceğinde, sınır ötesi ticaret özelindeki ödeme kolaylıkları önemli, bir yer tutuyor” dedi.

Global güç Türkiye’ye de yansıyacak

Wirecard’ın 3pay/Mikro Ödeme’yi satın alma sürecini değerlendiren Alper Akcan, “3pay Mikro Ödeme, bir Fintech startup’ının gelebileceği en başarılı nokta olarak referans gösterilen ama buna rağmen büyümesini asla yavaşlatmayan bir firma olarak sektörde kendini kanıtladı. Wirecard ise beş kıtada ödeme hizmeti sunan bir global dev olarak, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok noktasında faaliyet gösteriyor, dolayısıyla Avrupa’da önemli bir bilgi birikimimiz var. Türkiye pazarına ilgi duyan Wirecard, gücümüze ve potansiyelimize inandı ve satın alma süreci 2014 yılı Aralık ayında gerçekleşti. Türkiye’nin potansiyeli, bölgedeki konumu ve gücü, genç ve dinamik nüfusu, teknoloji adaptasyonundaki yeteneği ve batı ile entegrasyon süreçleri bu satın almada etkili oldu. Orta ve uzun vadedeki stratejimiz, Türkiye’ye alternatif ödeme yöntemlerini adapte etmek olacak. Wirecard olarak Avrupa’nın bu konudaki en büyük markalarından biriyiz” dedi.

Regülasyonla tam uyum

6493 kanunu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun, yani Türkiye’deki finansal yapıyı denetleyen kurumun, finansal kuruluşları denetim altına almak için koyduğu kanunlardan biri olduğunu vurgulayan Alper Akcan, “Bir firma bir şekilde herhangi bir ödemeye aracılık ediyorsa, bu lisansı almakla yükümlü. Wirecard Türkiye olarak üzerimizden geçen her TL’yi, koruma hesaplarında tutarak, üye işyerlerinin finansal güvencesini sağlıyoruz. Düzenli olarak BDDK tarafından denetleniyoruz. Alman Wirecard grubu, Türkiye’de bu lisansa ve potansiyele inanıyor ve Türkiye’nin koyduğu bütün kuralları kabul ederek, bu yatırımları yaptı. Türkiye’deki en üst seviyedeki lisans olan Elektronik Para lisansını alan yedi kuruluştan biriyiz ” dedi. 

Katma değerli servisler Fintech sektörüne yön verecek

Alper Akcan, farklı ödeme sistemi seçenekleriyle Fintech alanında daha zengin hizmetler sunulduğunu belirtirken, “Türkiye, kredi kartı penetrasyonunda Avrupa’da birinci konumda. Türkiye’de, Avrupa’da pek yaygın olmayan taksitli ödeme sıkça kullanılıyor. Türkiye’de yapılan işlemlerin ve e-ticaretin çok büyük bir kısmı ise yalnızca kredi kartları üzerinden gerçekleştiriliyor. Kredi kartlarının Avrupa’da kullanımı ise yüzde 30 civarında. Türkiye’de, Avrupa’dan daha başarılı olan bir mobil ödeme pazarı var diyebiliriz. Mobil operatör faturasından tahsilat oldukça dikkat çekici noktalarda. Mobil ödemede yıllık 500 milyon TL gibi bir rakam söz konusu. 9 yıllık tecrübemizle ortaya koyduğumuz farklı çözüm seçeneklerimiz var. Geçtiğimiz sene lanse ettiğimiz e-posta veya SMS ile ödeme alma ürünü, bunun en önemli örneklerinden bir tanesi. Bu sistemle, ödeme için ilgili kişinin cep telefonu numarasına bir de SMS gönderebilir ya da kendisine bir e-posta gönderebilir. Gelen e-posta veya SMS içindeki bir linkten erişilecek siteye, kart bilgileri ile ödeme kolayca gerçekleştirilebiliyor” dedi.

Arena’dan KOBİ’ler için Bulutum.com

0

Arena, KOBİ’lerin dijital dönüşümünü sağlayacak yeni platformu Bulutum.com’u tanıttı. KOBİ’leri dijital dünyaya taşıyacak olan bulut teknolojisi, bilişim ve IT altyapısı alanında ilk yatırımı yüzde 80 düşürecek. Sektörde ilk kez KOBİ’ler teknoloji giderlerini yıllık olarak değil kullandığı gün ve kişi sayısı kadar ödeyecek. İşletmelerdeki çalışan sayısı değiştiğinde aylık ödemeleri de değişecek.

Tüm çözümleri tek elden sunuyor

Bulutum.com, Türkiye’de ilk kez global bulut çözümlerini yerel çözümlerle bir arada tek elden entegre ediyor. Bulut hizmetleri satan bir sanal alışveriş portalının çok ötesinde; satış öncesi ve sonrası destek sağlayan, eğitim veren, ödeme-yönetim kolaylıklarıyla iş ortaklarının iş hacmini artıran, maliyetlerini düşüren bir üyelik platformu olarak çalışıyor.

Arena Genel Müdürü Okay Nasır Bulutum.com ile hedeflerini şöyle açıklıyor: “Türkiye’de genç girişimcilerin ve KOBİ’lerin dijital dönüşüme ayak uydurmadan ticaret hayatına devam etmesi çok zor görünüyor. Tüketicilerin de işletmelerin de beklentileri değişiyor, gelişiyor. Teknolojinin işletmeler için bir tehdit değil fırsat olduğunu düşünüyor, bunun için üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’de her işletmenin teknolojiye kolaylıkla ve tek elden ulaşması için üzerimize sorumluluk alıyoruz. Bulutum.com ile girişimcilerin ve şirketlerin işlerine odaklanmalarını ve daha az harcayarak daha çok teknolojiye ulaşmalarını sağlayacağız.”

KOBİ’ler bilişime ne harcıyor?

Cloud yani bulut hizmetlerinin Türkiye’de 2016 itibariyle 100 milyon dolarlık bir pazar oluşturduğu biliniyor. Söz konusu pazarın 2017’de 120 milyon dolara çıkacağı, birkaç yıl içinde ise katlanarak büyümesi bekleniyor. KOBİ’lerin en önemli giderlerinin başında bilişim hizmetleri geliyor. Bulutum.com, IT ve bilişim altyapısına yönelik ilk yatırım giderlerinden tasarruf sağlıyor.

Girişimcilere destek olacak

Serkan Kutlu, “Bulutum.com ile KOBİ’lerin bu giderinin yıllık 2-3 bin dolara düşecek. Bu sayede genç girişimciler ve KOBİ’ler ellerindeki fonu yeni buluşlar veya işlerini büyütmek için kullanabilecekler” diyor.

Kullandıkları kadar ödeme yapacaklar

-Ödeme kolaylığı: Bulutum.com yıllık veya tek seferde ödeyerek tüm maliyete toplu olarak katlanma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Şirketler veya girişimciler kullandığı kadar bilgisayarda, kullandığı gün kadar ödeme yapıyor.

-Tahsilat Kolaylığı: Bulutum.com iş ortaklarının faturaların tahsilat ve takibi için ortaya çıkan maliyetlerini de ortadan kaldırıyor. BDDK onaylı PCI-DSS sertifikasına sahip Paynet sistemiyle her şey otomatik olarak gerçekleşiyor.

Tek elden sunuyor: Bulutum.com global ve yerel bulut tedarikçilerini bir arada, tek elden sunuyor. Global çözümleri de Türkiye’nin koşullarına entegre ediyor.

-Bulutum Akademi: İş ortakları ihtiyaç duydukları dokümanlara, eğitimlere, videolara ve etkinlik haberlerine, online ve canlı olarak Bulutum Akademi’den kolayca ulaşabiliyor.

Vizio aykırı davranışları nedeniyle 2.2 milyon dolar ödeyecek

0

Önemli televizyon üreticileri arasında yer alan Vizio, yüksek bir ceza ile karşı karşıya kaldı. Özelikle geçtiğimiz dönemlerde ortaya çıkarılan yeni bir durum, kısa süre içerisinde Vizio’nun hedef haline gelmesine neden oldu. Federal Ticaret Komisyonu tarafından açılan davanın geçtiğimiz günlerde son duruşması yapılırken, duruşmada firmanın haksız uygulamaları nedeniyle ceza almasına karar verildi. Ceza tutarı ise 2.2 milyon dolar olarak belirlendi.

Ceza verilmesinin nedeni ise akıllı televizyonlardaki bilgilerin gizlice toplanması ve satılması. Bu konuda kullanıcılardan herhangi bir izin almayan ve gizli bir şekilde bu işlemleri yapan Vizio, bu nedenle ceza ödemek zorunda kaldı. Üstelik mahkeme tarafından verilen kararlarda bundan sonraki süreç içerisinde de hiçbir şekilde bilgi toplanması ve satılması söz konusu olmayacak.  

11 Milyon Cihazdan Bilgi Toplanmış

Akıllı televizyonları ile yüksek satış rakamlarına ulaşmayı başaran Vizio, yıllardan beri sürdürdüğü bu çalışmalar ile birlikte önemli bir bilgi havuzu oluşturmuş. Televizyon kullanıcılarının cinsiyetinden medeni haline kadar her türlü detayı toplayarak geniş bir rapor hazırlayan Vizio’nun bu verileri ne için kullandığı ve kime sattığı tam bilinmiyor. Mahkemede yapılan çalışmalar ile ilgili bazı detaylar dile getirilirken, bilgi toplandığı belirtilen cihaz sayısının 11 milyon olduğu ifade edildi.

Türkiye’den yeni bir girişim GES: gazete, ekmek, süt

0

Türkiye’de yeni girişimlere çok az rastlanıldığı gibi yeni duyurulan gelişmeler de oldukça önemseniyor. Son dönemlerin en çok konuşulan girişimlerinden birisi de gazete, ekmek, süt. Kurulduğu ilk günden itibaren önemli bir misyonu belirleyen girişimde, 07.30 itibari ile sistemden yararlanan kişilere gazete, ekmek ve süt teslim ediliyor. Farklı ekmek çeşitlerinin ve gazetelerin bulunduğu sistemde, internet sitesi üzerinden gerekli desteği sağlamak mümkün. Bu açıdan şu anda aktif bir şekilde kullanılan sistemi kullanmak isteyenlerin, site üzerinden işlemlerini yapabilmesi mümkün.

Ankara Ve İstanbul’da Başladı

Gazete, ekmek, süt şu anda sadece Ankara ve İstanbul’da aktif halde. Bu nedenle sistemden yararlanmak isteyenler için il sınırlaması olduğu göz önünde bulundurulmalı. İllerde de başlangıç aşamasında belirli bölgelere hizmet veriliyor. Kısa süre içerisinde dağıtım ağının genişletileceği gazete, ekmek, süt site üzerinden ön talep toplayarak farklı alanlarda da hizmet verebileceğini açıklıyor.

Rakamlarla Gazete, Ekmek, Süt

Yapılan son açıklamalara göre sistemden yararlanan abone sayısı 200.  Kısaca GES olarak adlandırılan girişim, tüm dağıtım işlemini kendi imkanları ile yaptığı gibi şu anda farklı bölgelere açılması ile birlikte personel sayısını da arttıracak. Kurucu ortaklardan Sonay Berktaş sistemin işleyişi hakkında bilgiler verirken, özellikle hizmet bedeli alınmamasının sebebini belirtti. GES sistemine yararlanmak isteyenlerin süt, gazete ve ekmek için piyasa fiyatlarını ödemesi yeterli. Bu açıdan ek bir ücret ya da teslimat ücretinin ödenmesi gerekmiyor. Yaklaşık 1 yıldan beri yatırımlar ve anlaşmalar sağlayarak belirli bölgelerde hizmet vermeyi başaran GES’in daha fazla alana ulaşması, herkesin 07.30 itibari ile kapısında gazete, süt ve ekmeğini hazır bir şekilde bulmasını sağlayacak.

Chan Zuckerberg konut krizi için 3.6 milyon dolar bağışladı

0

San Francisco çevresindeki girişimler ve konut sahiplerinin tutumları ciddi bir konut krizinin yaşanmasına yol açarken Chan Zuckerberg tarafından yapılan açıklamalarda 3.6 milyon dolarlık bağışın yapıldığı belirtildi. Ailelerin alanlardan tahliye edilmesi için yasal boşlukların kullanıldığı bölgede fiyatlar giderek artarken bölgeye daha zengin kiracılar gelerek mülk sahiplerinin da yüksek gelir elde etmesi sağlanıyor. Ancak Chan Zuckerberg kuruluşu tarafından yapılan yeni bağış, bu duruma karşı savaşan kişilere önemli bir destek sunacak.

Chan Zuckerberg Initiative Devrede

Facebook CEO’sunun eşi tarafından kurulan ve yüksek değerleri ile dikkat çeken Chan Zuckerberg Initiative, konut krizinin hafifletilmesi yönünde 3.6 milyon dolar bağışta bulundu. Fonun çoğunluğu olan 3.1 milyon dolar, Facebook’un yakınlarındaki San Francisco banliyölerinde konut sıkıntısı nedeniyle yaşanan sıkıntıları gidermek için Topluluk Hukuk Hizmetleri’ne verilecek. Paranın asıl amacı ise örgüt üzerinden ev sahiplerine karşı savunma hakkını kullanmak isteyen kişilere destek sağlamak.

Ev sahipleriyle yaşanan anlaşmazlıklar sırasında mahkemede hakkını aramak isteyen bireylere ve ailelere yasal yardım sağlayacak örgüt, böylece konut artışlarının önlenmesini ve kişilerin yasal boşluklardan faydalanarak evlerinden atılmalarını önleyecek. Yapılan bağış ile birlikte 3 yıllık süre içerisinde 2 bin 500 kişiye yardım edilmesi bekleniyor. Bağışın geri kalan bölümü 500 bin dolar Terner Merkezi’ne verilecek. Burada ise konut sektörüne yönelik yardım yapılacak.

IOT cihazları, bu yıl dünyanın nüfusunu aşacak

Gartner, nesnelerin interneti için yaptığı tahminlerde güncellemeye gitti. Yeni paylaşılan rapora göre 2020 yılına kadar dünyada 20.4 milyar IoT cihazının kullanıma sunulması bekleniyor.

Televizyonlar, buzdolabı ve güvenlik kameraları gibi çok geniş bir alanda yer alan IoT, bu yıl yüzde 31 oranında artış yaşayacak. Bu artış ile birlikte 8.4 milyar cihaza ulaşılması beklenirken, bu beklentilerin gerçekleşmesi halinde IoT dünya toplam nüfusunun yaklaşık bir milyarda fazlasına ulaşması söz konusu olacak. 2016 yılında 6.38 milyar cihaza ulaşılırken, dünyanın nüfusu geçilememişti. Fakat 2017 yılı sonunda bu barajın aşılmasın kesin gözüyle bakılıyor.

Harcamalar Artacak

Raporda, IoT alanı için yapılan artışlara da değinen Gartner, rakamların da artacağını öngörüyor. Verilere göre IoT cihazları ve hizmetleri için yapılan harcamalar 2017’de 2 trilyon dolara kadar çıkabilecek. 2020’de harcamalar 2.9 trilyon dolara ulaşacak.

Üstelik kullanım alanları giderek genişleyen nesnelerin internetinde, ileri teknolojiye sahip ülkelerde oranlar ve rakamlar çok daha yüksek. Sadece Çin, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkelerinin kapsam alındığı bir araştırmada tüm cihazların yüzde 67’sinin IoT’a ait olduğu ortaya çıkarıldı.

Nesnelerin internetinde gelecek yıllar için öngörülen artışlar (Milyon üzerinden)

VMware 2016 finansal rakamlarını açıkladı

0

Bulut altyapısı ve ticari mobilite alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden VMware, Inc. (NYSE: VMW), 2016 yılının tamamı ve dördüncü çeyreği ile ilgili finansal rakamlarını açıkladı.

Çeyrek dönem özeti

-Dördüncü çeyrek geliri, 2015 yılının dördüncü çeyreğine kıyasla %9 artarak 2,03 milyar dolara yükseldi.

-Dördüncü çeyrek lisans geliri, 2015 yılının dördüncü çeyreğine kıyasla %8 artarak 887 milyon dolara yükseldi.

-2015 yılının dördüncü çeyreğinde 373 milyon dolar, seyreltilmiş hisse başına 0,88 dolar olan GAAP net gelir, %18 artışla 2016 yılının dördüncü çeyreğinde 441 milyon dolara, seyreltilmiş hisse başına 1,04 dolara yükseldi. 2015 yılının dördüncü çeyreğinde 534 milyon dolar, seyreltilmiş hisse başına 1,26 dolar olan GAAP-dışı net gelir, %13 artışla 2016 yılının dördüncü çeyreğinde 597 milyon dolara, seyreltilmiş hisse başına 1,43 dolara yükseldi.

-Dördüncü çeyrek GAAP faaliyet gelirleri 2015 yılının dördüncü çeyreğine kıyasla %21 artarak 543 milyon dolara yükseldi. Dördüncü çeyrek GAAP-dışı faaliyet gelirleri 2015 yılının dördüncü çeyreğine kıyasla %14 artarak 747 milyon dolara yükseldi.

-Dördüncü çeyrekte işletme nakit akışları 463 milyon dolar oldu. Aynı dönem için serbest nakit akışları ise 419 milyon dolar oldu.

-Toplam kazanılmamış gelirler içerisinde toplam gelir artı ardışık değişim yıllık bazda %13 arttı.

-Kazanılmamış lisans geliri içerisinde lisans geliri artı ardışık değişim yıllık bazda %14 arttı.

Yıllık özet

-2016 geliri 2015 yılına kıyasla GAAP bazda %8, GAAP-dışı bazda ise %7 artışla 7,09 milyar dolara yükseldi.

-2016 lisans geliri, 2015 yılına kıyasla %3 artarak 2,79 milyar dolara yükseldi.

-2015 yılında 997 milyon dolar, seyreltilmiş hisse başına 2,34 dolar olan GAAP net gelir, 2016 yılında seyreltilmiş hisse başına %19 artışla 1,19 milyar dolara, seyreltilmiş hisse başına 2,78 dolara yükseldi. 2015 yılında 1,73 milyar dolar, seyreltilmiş hisse başına 4,06 dolar olan GAAP-dışı net gelir, 2016 yılında seyreltilmiş hisse başına %8 artışla 1,86 milyar dolara, seyreltilmiş hisse başına 4,39 dolara yükseldi.

-2016 yılı GAAP faaliyet geliri, 2015 yılına kıyasla %20 artarak 1,44 milyar dolara yükseldi. 2016 yılı GAAP-dışı faaliyet geliri, 2015 yılına kıyasla %9 artarak 2,29 milyar dolara yükseldi.

-2016 yılı işletme nakit akışı 2,38 milyon dolar, serbest nakit akışı ise 2,23 milyar dolar oldu.

-31 Ekim 2016 itibarıyla nakit, nakit benzeri ve kısa vadeli yatırımlar 7,99 milyar dolar, kazanılmamış gelirler 5,62 milyar dolar oldu.
 
Şirket ayrıca açıklamasında, yönetim kurulunun 2 Şubat 2018’de sona eren 2018 mali yılı sonuna kadar 1,2 milyar dolara kadar A Sınıfı adi hisse senedinin geri alımı için onay verdiğini de belirtti. Hisseler, piyasa şartlarına göre belirli aralıklarla serbest piyasadan veya özel işlemlerle alınacak. Hisse geri alımı, şirketin 2016 yılının Aralık ayında duyurduğu ve halihazırda devam eden 500 milyon dolarlık hisse geri alımına ek olarak yapılacak.  
 
VMware CEO’su Pat Gelsinger ise yaptığı açıklamada, “4. çeyreği güçlü mali yapı ile kapattık. Bu dönem ayrıca VMware’in yıllar sonraki en dengeli çeyrek dönemlerinden biri. Güçlü ürün momentumumuzdan ve müşterilerimizin bulut stratejimize ilgisinden oldukça memnunuyuz. Müşterilerimize altyapı ile ilgili kararlarında özgürlük ve kontrol imkanı sunan, dünyanın en kapsamlı ve yetenekli hibrit bulut mimarisine sahip olduğumuza inanıyoruz.” dedi.
 

Cisco’ya göre mobil veri trafiği 2021’de 7 kat artacak

0

Cisco tarafından paylaşılan yeni bir raporda mobil veri trafiğini 2021 yılına kadar 2016’daki rakamlara göre 7 kat artması bekleniyor. Mobil video, 4G ve nesnelerin interneti ile sağlanan sürekli büyüme sayesinde küresel mobil veri trafiğinin büyüyeceğini öngören Cisco, üstelik 7 kat artış olacağını öne sürerek, önemli bir iddiada bulunuyor.

Cisco Görsel Ağ Oluşturma Endeksi (VNI) Global Mobil Veri Trafiği Tahminine (Cisco Visual Networking Index (VNI) Global Mobile Data Traffic Forecast) göre, küresel mobil veri trafiğinin, 2021 yılına kadar yılda 587 exabyte’ya (ayda 49 exabyte) ulaşması bekleniyor. Bu rakamlarının anlaşılması adına bir örnek vermek gerekirse rakamlar 13 trilyon Youtube klipine eşdeğer seviyede. 2021 yılındaki tahminler geriye dönük olarak 2011 ile karşılaştırıldığında ise artış 122 kat olacak.

Konuyla ilgili Cisco tarafından hazırlanan görsellerde, artışların yıllara göre tablodaki gibi olması bekleniyor.

Bölgelere Göre Artış Nasıl Olacak?

Ortadoğu ve Afrika’nın mobil veri trafiğinde 12 kat büyümesi beklenirken, Asya-Pasifik bölgesi 7 kat artacak. Latin Amerika, Batı Avrupa ve Orta ve Doğu Avrupa’nın ise mevcut Pazar hacmi geniş olduğundan dolayı 6 kat büyümesi bekleniyor.

Raporda dikkat çekilen diğer bir detay mobil video trafiğinin daha da artacağı. 2021 yılında tüm mobil trafiğin yüzde 78’i mobil video oluşturacak. Bu, 2016’dan 2021’e kadar geçen sürede 8.7 kat bir artış olacağını gösteriyor.

2016 ile 2021 arasındaki farklarda önemli noktalar ise şöyle;

  • Mobil kullanıcı sayısı: 2016’da 4,9 milyar – 2021’de 5,5 milyar,
  • Mobil bağlantılı cihaz sayısı: 2016’da 8 milyar – 2021’de yaklaşık 12 milyar,
  • Mobil hızı: 2016’da 6.8 Mbps – 2021’de 20.4 Mbps,

Cihaz türlerine göre 2016 ile 2021 yılları arasındaki cihazların aylık ortalama tüketimleri ise şöyle değişecek;

Raporda yer alan diğer önemli çıkarımlar ise şöyle;

  • VR kulaklıklar, 2021’e kadar 18 milyondan yaklaşık 100 milyona yükselecek.
  • 2021 yılına kadar küresel olarak 929 milyon giyilebilir cihaz olacak ve 2016’a göre yaklaşık üç kat artacak.
  • Gömülü hücresel bağlantılara sahip giyilebilir cihazların sayısı ise 2021 yılına kadar 11 milyondan 69 milyona ulaşacak.
  • Toplam mobil veri bağlantılarında 4G 2021 yılında yüzde 26’dan yüzde 79’una ulaşacak.
  • 2021 yılında 5G, toplam mobil veri trafiğinin yüzde 1,5’ini kapsayacak. 4G bağlantısına göre ise 4,7 kat daha fazla trafik üretecek.