Dell SonicWALL TZ Serisi Güvenlik Duvarları

0
sonicwall-tz600Dell yeni SonicWALL TZ Serisi güvenlik duvarlarını piyasaya sürdüğünü duyurdu. Daha yüksek İnternet hızını, şifreli SSL trafiğini ve entegre kablosuz denetleyiciyi desteklemek üzere ağ performansı büyük ölçüde artırılan yeni çözümler, küçük ölçekli işletmeler ve büyük, ancak birden fazla lokasyonda faaliyet gösteren organizasyonlara cazip gelecek bir fiyatla kurumsal sınıfta güvenlik sunuyor. Günümüzde müşteriler yoğun ağ trafiğiyle başa çıkmaya çalışıyor ve sürekli artan geniş bant hızlarını karşılayacak, sınırlı bütçelerine uygun güvenlik çözümlerine ihtiyaç duyuyorlar. Yeni SonicWALL TZ Serisi, 1.1Gbps’ye varan yetkisiz erişim önleme hızlarıyla piyasadaki en yüksek performanslı, masaüstü kasada Bütünleşik Tehdit Yönetimi (UTM) güvenlik duvarını sunmak için son teknolojiye sahip, çok çekirdekli güvenlik işlemcileriyle geliştirildi. Dell Güvenlik Yıllık Tehdit Raporu, 2014 yılı sonu itibariyle internet bağlantılarının yüzde 60’ının SSL kullanılarak şifrelendiğini gösteriyor. Endişe verici olan ise, meşru SSL trafiğinin artışıyla birlikte sanal suçluların da saldırılarını SSL trafiğinde eski ağ güvenliği ürünlerinden saklamaya başlamış olmaları. Yeni SonicWALL TZ Serisi, bu trendle başa çıkabilmek için SSL bağlantılarını en son tehditlere karşı denetlemek için sahip olduğu gerekli kabiliyet ve işlemleme gücüyle Dell müşterilerine daha yüksek düzeyde güvenlik sunuyor. Hızla yaygınlaşan kablosuz cihazlara yönelik olarak, yeni TZ Serisindeki sıkı entegre edilmiş ve güvenli kablosuz denetleyici, yüksek hızlı 802.11ac kablosuz standardı destekliyor. Yakın tarihte piyasaya sürülen 802.11ac-uyumlu Dell SonicPoints ile birleştirilen yeni TZ Serisi, gerek küçük ölçekli işletmeler gerekse de farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren büyük kuruluşlar için ideal kablosuz güvenlik çözümünü sunuyor. TZ Serisi, küçük ve orta ölçekli kuruluşlar için birinci sınıf ve kurumsal düzeyde güvenlik özellikleri sunarken, daha büyük kuruluşlar için serinin dağıtık kurumsal özellikli seti bulunuyor. Yeni TZ, binlerce dağıtık TZ güvenlik duvarını yönetmek için Dell SonicWALL Global Yönetim Sistemi (GMS)’den yararlanıyor. Bu sayede uygulama kontrolü, uygulama görselleştirmesi, kapsamlı raporlama ve birinci sınıf IPS dahil, Next-Generation Firewall (NGFW) özellik setinin kolay yönetilmesi sağlanıyor. Daha fazla güvenlik daha iyi işletme anlamına geliyor Kompakt masaüstü kasada 1GbE ağ arayüzü sunan Dell SonicWALL TZ Serisi, dizüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler için kötü amaçlı yazılımlara karşı yüksek etkili koruma, yetkisiz erişim önleme, içerik ve URL filtrelemesi, uygulama kontrolü ve güvenli mobil erişimi sağlıyor. SonicWALL Mobile Connect birleşik istemci ile yeni TZ’ler Google Android, Mac OS X, Kindle Fire ve dizüstü bilgisayar kullanıcıları için güvenli mobil erişim olanağı sunuyor. Patentli yeniden kurma gerektirmeyen derin paket inceleme motoru sayesinde SonicWALL TZ Serisi, tüm portlar ve protokollerde her paketin her bitini neredeyse sıfır gecikme ile tarıyor. Bu teknoloji, engelleri ortadan kaldırarak kuruluşların güvenliği bir engelleyici olarak değil, bir olanak sağlayıcı olarak kullanmasına imkân tanıyor. TZ Serisi’ndeki grafik kullanıcı arayüzü, kolay anlaşılır olmasının yanı sıra hızlı uygulanabilirlik ve kolay bakım sağlayarak kullanım kolaylığı ile güç arasında seçim yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Böylelikle ürüne sahip olmanın toplam maliyeti azalıyor.

Instagram’ın gelirleri Google ve Twitter’ı geçecek

0
instagram-ad-image (1)Mark Zuckerberg, Facebook’un Instagram’a 1 milyar dolara ödenmesi öncesinde gelir projeksiyonlarında nelere yer verdi bilemeyiz. Ancak son yapılan araştırmalar Zuckerberg’in yüzünü bir hayli güldüreceğe benziyor. eMarketer tarafından yapılan bir araştırmaya göre, çok değil sadece iki yıl sonra Instagram’ın mobil reklam gelirlerinin 3 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. 2015 için 595 milyon dolar olarak açıklanan bu değerin önümüzdeki yıl 1,5 milyar dolara, 2017’de ise 2,81 milyar dolara çıkması öngörülüyor. Bu hızlı artış, Facebook’un toplam gelirlerinde Instagram’ın payını da yükseltiyor. Facebook’un toplam reklam gelirlerinde halen yüzde 3,7’lik paya sahip olan Instagram’ın 2016’da yüzde 7,1’e ulaşması, 2017’de ise yüzde 10 barajını aşması bekleniyor. Bu da Facebook’un 2017 reklam gelirlerinin kabaca 28 milyar dolar civarında olması demek. Aynı araştırmada dikkat çeken bir başka nokta ise Facebook’un mobil reklam gelirlerinde ABD’nin etkisi. Araştırma, 2017 için Facebook’un dünya genelindeki mobil reklam gelirlerinin toplam gelirler içinde yüzde 14’lük paya ulaşacağını öngörüyor. ABD’deki mobil reklam gelirleri pastanın yüzde 28’ini temsil ederken, ABD dışındaki mobil reklam gelirlerine ait payın yalnızca yüzde 3,7 olduğu göze çarpıyor. Google ve Twitter, Instagram’ın hızına yetişemiyor ABD özelindeki mobil reklam gelirlerine bakıldığında Google’ın 2015 için 1,47 milyar dolarla ilk sırada olduğu görülüyor. Twitter ise bu kanalda 1,15 milyar dolar ile ikinci sırada. Ancak 2017’ye geldiğinde sıralama değişiyor. Instagram’ın yine ABD özelinde 2,39 milyar dolarlık mobil reklam geliri elde etmesi beklenirken, bu eğer Google için 2,38 milyar dolar, Twitter içinse 2,29 milyar dolar olarak öngörülüyor. Bu üçlünün 2017’de ulaşacağı yaklaşık 7 milyar dolar ise ABD’nin mobil reklamlarda liderliğini sürdüreceğini gösteriyor. 2017’deki durum ne olursa olsun bundan en kârlı çıkacak isimlerden biri kuşkusuz Mark Zuckerberg. 2012’de Instagram için 1 milyar dolar ödemeyi göze alan Zuckerberg ve Facebook, bu tutarı sadece 2016’daki gelirlerle bile geri kazanmış durumda.

330 BT uzmanı arayan şirket

0
businessman2Şirketler, müşterilerine daha iyi ürün ve hizmet sunma noktasında teknolojiden her geçen gün daha fazla fayda sağlıyor. Bu talep ise kariyer sitelerindeki BT uzmanları ilanlarında artış anlamına geliyor. Silicon Republic’in haberine göre bu arayış, Avrupa’nın teknolojiye en yakın ülkelerinden İrlanda’da adeta patlama yapmış durumda. IrishJobs.ie adresinden derlenen bilgilere göre BT odaklı iş ilanlarında ciddi bir artış söz konusu. Bu verilere göre sadece geçen hafta 445 yeni BT uzmanı ilanı çıktı. İlanların hangi şirketler tarafından verildiği noktasındaysa Pramerica ismi öne çıkıyor. İrlanda’daki yeni çevre dostu kampusu için 330 BT uzmanı arayan şirketin uzmanlık alanı ise finans sektörü. ABD merkezli Prudential Financial Inc.’in alt şirketi olan ve 2000 yılında kurulan Pramerica’nın dünya genelindeki toplam çalışan sayısı ise kendi sitesinde 1100 olarak veriliyor. IrishJobs verilerine göre BT uzmanı arayışlarında sektör dağılımı bankacılık, finans ve telekom öne çıkıyor. Yine aynı kaynağa göre güncel BT uzmanı arayan şirketler arasında Dublin merkezli Abtran 100 ilanla dikkat çekiyor. İrlanda’daki sektör bağımsız iş ilanlarında ise 2014’e göre yüzde 17’lik artış olduğu görülüyor.

NetApp yönetim değişikliğine gitti

0
Alexander_Wallner,_Area_Vice_President_CEMA,_NetAppNetApp’ın Mayıs 2015’te başlayan yeni mali yılında Orta Avrupa ve Rusya Bölgelerin Sorumlu Başkan Yardımcısı Alex Wallner, bu görevine ek olarak NetApp’ın Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Afrika’daki ticari operasyonlarından da sorumlu olacak. Bu bölgeler daha önce NetApp’ın EMEA Bölgesi Partner Ekosisteminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Thomas Ehrlich tarafından yönetiliyordu. NetApp Kıdemli Başkan Yardımcısı ve EMEA Bölgesi Genel Müdürü Manfred Reitner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Stratejimizin temellerinden birisi, hizmetlerimizi genişletmek ve global çapta lider şirketlere başarımızı taşımak. Thomas Ehrlich, EMEA Bölgesi Global Hesaplardan ve Partner Ekosisteminden Sorumlu Başkan Yardımcısı görevine ek olarak EMEA bölgesi içerisinde yer alan global müşteri hesaplarını da yönetecek. Bu nedenle kendisinin bölgesel sorumlulukları Orta Avrupa, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nu başarılı bir şekilde yöneten Alex Wallner’e devredildi.” Wallner’ın atacağı ilk adımlarından birisi, yerel pazar gerekliliklerine daha fazla yakınlaşmak için bölgedeki ortaklık ve müşteri deneyimini daha da geliştirmek olacak. NetApp ayrıca Afrika ve Ortadoğu’daki ticari faaliyetini iki bölgeden üç bölgeye ayıracak şekilde yapılandıracak: • Doğu & Batı Afrika, Angola, Güney Afrika ve Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) • Ortadoğu • Kuzey Afrika (MENA). Bu üç bölgeden aşağıdaki satış liderleri sorumlu olacak: • Doğu & Batı Afrika’da Joël Ryser • MENA Bölgesi’nden Fadi Kanafani sorumlu olmaya devam edecek • Güney Afrika, SADC ve Angola’dan sorumlu olacak satış lideri yakın bir zaman içerisinde atanacak. Bu kişilerin sorumlulukları içerisinde satış ve kanal stratejilerini geliştirmek ve uygulamak, bölgelerindeki NetApp müşteri tabanını genişletmek, partnerlik ve ortaklık ekosistemini güçlendirmek de yer alıyor. Her üç satış lideri de Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Afrika bölgelerini yönetmeye devam eden ve Wallner’in takımı içerisinde Rusya ve CIS bölgelerinde ek sorumluluklar da alan Kıdemli Direktör Konstantin Ebert’e karşı sorumlu olacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Konstantin Ebert, “Afrika ve Ortadoğu NetApp için odak bölgeler olmaya devam edecek. Çözümlerimizin hem müşterilerimiz için hem de ortaklarımız için büyük değer sunduğuna inancımız tam. Yüzde 100 dolaylı kalmaya devam edeceğiz. Dağıtım ve entegrasyonumuzu; danışmanlık ve profesyonel servisler gibi yüksek değerdeki fırsatları kanal ağımız ile sürdüreceğiz.” dedi. Bu yeni yapılanma NetApp’ın kendi büyüme stratejisine bağlılığını teyit ederken bahsi geçen pazarlarda yüksek yerel büyümeden maksimum etkiyi elde edecek şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edeceğinin de göstergesi.  Yerel müşterilerin karşılaştığı zorluklara yanıt vermek için şirket; kendi kanalını ve teknoloji ortaklıklarını güçlendirmeye, derin portföyünün ve türünün en kaliteli çözümlerinin açıkça gösterdiği yenilikçi liderliğine devam edecek. Bunlar içerisinde markalaşmış depolama işletim sistemi ‘clustered Data ONTAP’, yüksek performanslı E-Series ve iş dünyası için en kapsamlı kurumsal flash depolama ürünleri de yer alıyor.

Yerli yazılımın devi Etiya, dünyaya açılıyor

0
Aslan+Dogan-25+kopya+22004 yılında üç mühendis arkadaş tarafından kurulan ve bugün Türkiye’nin en büyük kurumsal yazılım sağlayıcılarından birine dönüşen Etiya, artık gözlerini dünyaya çevirdi. 2023 hedeflerinin başına “global pazarın da lider şirketi” olmayı yerleştiren Etiya, bu doğrultudaki en önemli adımını attı ve Etiya International’ı kurduğunu açıkladı. Şirketin CEO’luk görevi ise telekom sektörünün tanınan isimlerinden Chun Ling Woon’a verildi. Son 11 yılda istikrarlı büyümesini sürdüren ve Türkiye’deki büyük şirketlerin yanı sıra KOBİ’lere de sunduğu yenilikçi ürün ve çözümleriyle öne geçen Etiya, bugün kurumsal yazılım pazarının en iddialı yerli oyuncusu olmayı sürdürüyor. Büyük veri analitiği, CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), ürün kataloğu, satış ve sipariş yönetim sistemleri konusunda pazar liderliğini bırakmayan şirket, geliştirdiği ürünler ve kazandığı ödüllerle de dünya liderleriyle global arenada boy ölçüşüyor. YERLİ YAZILIM ÜRÜNLERİNİ ULUSLARARASI PAZARA SUNACAK Artık globaldeki faaliyetlerini artıracaklarını ve dünya devleriyle bu pazarda rekabet edeceklerini açıklayan Etiya Kurucu Ortağı Aslan Doğan, “Bu konuda ilk yatırımımız Singapur’ta açtığımız ofis olmuştu. Bu ofisle Etiya tüm Uzak Doğu’ya hizmet sunan bir firmaya dönüştü. Şimdi bunun bir adım ötesine geçiyor ve Etiya International ile tüm dünyaya hizmet sunmayı hedefliyoruz. Öncelikli hedefimiz ise bu yeni yapılanmamızla APAC, CIS ve Kuzey Amerika le Amerika’nın öncü şirketleri arasında yer almak” diyor. Etiya’nın 500’ü aşkın Türk mühendisten oluşan ekibiyle Türkiye’nin IT alanındaki en büyük güçleri arasında yer aldığını ekleyen Doğan sözlerine şöyle devam ediyor: “Her şey hayal etmekle başlar. Biz rakiplerimize bakarak, neleri yapamadıklarını ve farkın nerede yaratılması gerektiğini gördük. Stratejik, ileriye bakan, planlama yapan, uluslararası şirket olma vizyonuyla hareket etme prensibimizden vazgeçmedik. Yenilikçi, kolay uygulanabilir, esnek ve uygun maliyetli çözümlerimiz bugün bizi global rakiplerimizden ayrıştırıyor. Etiya International olarak Türkiye’nin yanı sıra tüm globalde de bu gücümüzü ortaya koyacağız.” YERLİ DEVE AMERİKALI CEO Etiya International’ın CEO’luk görevine ise telekom ve yazılım dünyasında 20 yılı aşkın deneyim ve uzmanlığa sahip olan Amerikalı yönetici Chun Ling geliyor. Özellikle Operasyon Destek Sistemleri (OSS) ve İş Destek Sistemleri (BSS) alanında dünyanın en önemli isimlerinden biri olarak değerlendirilen Chun Ling’in hayata geçirdiği iki start-up da Oracle ve Ericsson tarafından satın alınmıştı. Sektör hakkındaki fikirleri ve geleceğe yönelik öngörüleri en güçlü isimler arasında yer alan Ling, bu nedenle dünyanın en prestijli toplantılarına baş konuşmacı olarak davet edildiği gibi blog’u da milyonlarca kişi tarafından takip ediliyor. Etiya, yurtdışı açılımını hızlandırmak üzere geçen yılın başında uluslararası danışma kurulu kurma kararı aldığını ve dünya çapında tanınan ve sektörel tecrübeleri en üst seviyede olan isimleri kurula dahil ettiğini açıklamıştı.

Jeep’in güvenlik açığı 1.4 milyon sürücünün hayatını riske atıyor

0
2015_Jeep_Cherokee_Sport_4dr_SUV_24L_4cyl_9A_3793446Güvenlik riskleri artık sadece cebimizdeki telefonlar veya masamızdaki PC’ler için bir sorun değil. Otomobiller de yoğun olarak dijital teknolojiye dayalı olarak çalışıyor ve hacker’lar, otomobillerin sistemlerine sızma fırsatlarını affetmiyorlar. Son olarak, Jeep markalı bir aracın, otoyolda 100 km/s hızla ilerlerken, beyaz şapkalı, yani iyi niyetli bir hacker tarafından, demo amacıyla hacklenmesi, Jeep’in üreticisini panikletti. Fiat/Chrsyler’ın panik yapması da son derece doğal bir sonuç çünkü bu açık nedeniyle, kötü niyetli hackerler Jeep sürücülerine otoyolda kaza yaptırabilir, ölümlerine neden olabilir ve üstelik bu cinayeti bir trafik kazası gibi gösterip, hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edebilirlerdi. Fiat/Chrysler bu gelişme üzerine, 1.4 milyon aracı servise geri çağırdı. Firmanın operasyon planına göre, 1.4 milyon otomobile özel bir USB sürücüsü verilecek ve bu sürücü üzerinden, açığın bulunduğu multimedya cihazı yamanacak. Elbette söz konusu açık, iyi niyetli bir hacker’ın güvenlik riskini medyaya açıklaması sayesinde ortaya çıktı ve yamanabildi. Peki ya diğer üreticilerin, diğer markaların otomobillerindeki açıklar? Eğer, hacker’lar 1,5-2 tonluk, 150-200 km/s hızla giden bir otomobilin kontrolünü otoyol üzerinde, hareket halindeyken ele geçirebiliyorsa, otomobil sürücülerinin hayatı artık güvende değil demektir. Üstelik sürücüsüz otomobillerin, yani tamamen dijital teknolojiye dayalı robot otomobillerin trafiğe çıkmasının tartışıldığı bir dönemde ortaya çıkan bu açık, yeni nesil otomobil teknolojilerinin artık çok daha sık güvenlik protokollerinden geçerek onaylanması gerektiğini ortaya koyuyor. Belki de, bankacılıkta olduğu gibi, devletin üst kurumlarının otomobil firmalarının teknolojilerini ve bu teknolojilerin içindeki açıkları kontrol edip sıkı sıkı denetlemesinin vakti gelmiştir.  

Yemeksepeti.com çalışanlarına 27 milyon dolar dağıttı

0
yemeksepetiYemeksepeti.com, Türkiye’de 2001 yılında kurulduğunda, internet üzerinden alışveriş yapmanın tabu olduğu bir atmosferde çok cesur bir adım atmış ve internet üzerinden yemek siparişi vermek isteyenlere hizmet etmeye başlamıştı. Şirket, geçen 14 yıl içinde hızla büyüdü ve Türkiye’nin ne büyük online yemek siparişi “portalı”na dönüştü. Kısa süre önce de benzer alanda hizmet veren Alman şirketi Delivery Hero’ya 589 milyon dolara satıldı. Yemeksepeti’nin eski sahibi ve hala CEO’su olan Nevzat Aydın bu satış işlemini “yatırım almak” olarak değerlendirirken, asıl büyük sürprizi şirketin 114 çalışanı yaşadı. Aydın, satıştan kazanılan 589 milyon doların 27 milyon dolarını şirketin 114 çalışanına paylaştırdıklarını belirterek, Türkiye’de bir ilk yaratmış oldu. Benzerlerinin sadece ABD’de, Silikon Vadisi’ndeki start-up şirketlerin satışlarında görebildiğimiz bu büyük “prim” operasyonuna göre, çalışanlar ortalama 290 bin lira pay almış oldu. Bir başka deyişler, Yemeksepeti.com, gerçekleşen satış sonrası tüm çalışanlarına bir ev hediye etmiş oldu. Benzer uygulamaların, Türkiye’de yaygınlaşmasını ve tüm iş verenlerin çalışanların emeklerine daha fazla değer vermesini umarak Yemek Sepeti yönetimini tebrik ediyoruz.  

EMC gelişen depolama çözümleri gelirlerini yüzde 49 artırdı

0
EMCEMC Corporation, 2015 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Konsolide ikinci çeyrek GKGMİ’ye göre gelirler 6 milyar USD’yi buldu ve yıllık yüzde 2’lik büyüme kaydedildi. GKGMİ gelirlerinden VMware’in Adalet Bakanlığı (DOJ) ve Genel Hizmet Yönetimi (GSA) ile arasındaki anlaşmazlığın giderilmesi hesaba katılan ve nakit olarak VMware tarafından yapılan ödemeler de düşürüldü. Konsolide GKGMİ’ye göre olmayan gelirler 6.1 milyar USD’yi buldu ve yıllık artış yüzde 3 -sabit kur baz alındığında yüzde 8- olarak gerçekleşti. GKGMİ’ye göre hesaplanan hisse başına kazanç 0.25 USD olurken yıllık yüzde 11’lik düşüş yaşandı. GKGMİ’ye göre olmayan hisse başına kazanç da 0.43 USD oldu ve bir önceki yılın aynı çeyreğine göre eşit seyretti. İkinci çeyrekte 1 milyar dolar operasyonel nakit akışı ve 647 milyon dolar serbest nakit akışı yaratan EMC, çeyreği 14,8 milyar dolar nakit ve yatırımlarla kapadı. Yaklaşık 2 milyar dolar değerindeki hisse senetlerini yeniden satın alan EMC; ikinci çeyrekte hissedarlarına 225 milyon dolar kâr payı dağıttı. EMC Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Joe Tucci, açıklanan finansal sonuçlarla ilgili şunları söyledi: “Birçok yönden memnuniyet duyduğumuz bir ikinci çeyreği geride bırakırken, özellikle yeni ürünlerimizin piyasa tarafından kabulü ve hızlı gelişimini gözlemlemenin yanı sıra müşterilerin BT altyapılarını planlarken geleneksel altyapılarını yenileme konusunda daha muhafazakar davrandıklarını gördük. Ayrıca jeopolitik etkenlerin Çin ve Rusya’da devam ettiğini görüyoruz. Daha fazla fırsatı yakalamak için büyüme stratejimizi dört ana sütun üzerine yerleştirdik: ·         Sınıfının en iyi ürünleri ve çözümlerini hizmet olarak sunmak, ·         Bulut hizmetlerine daha fazla odaklanmak, ·         Federe yapımızı daha sıkı koordine ederek piyasa ihtiyaçlarını karşılamak, ·         Hepsinden daha iyi bir liderlik ekibi oluşturmak. Stratejimizin, müşterilerimizin dijital dönüşümü ve hibrit bulut yolculuğunda en güvenilir iş ortağı olmamızı sağlayacağından eminiz. Bununla birlikte hissedarlarımızın değerini artırmak için yoğunlaşmaya devam edeceğiz.” “Büyümeye odaklanmayı sürdüreceğiz” İkinci çeyrekteki yoğun çalışmaları nedeniyle tüm ekibine teşekkür ederek sözlerine başlayan EMC CFO’su Zane Rowe ise şu şekilde konuştu: “Geleneksel depolama kategorisinin dijital ajandalarını geliştiren müşterilerin kısa vadeli satın alma ihtiyaçları karşısında etkilenirken portföyümüzdeki büyüyen alanlarda başarıyı görüyoruz. Büyümeye, maliyet etkin yapıya ve iş dönüşümüne odaklanırken birimlerimiz arasındaki işbirliğini de artırmaya sürdüreceğiz.” BT piyasasının hızla değiştiğini söyleyen EMC Bilgi Altyapısı CEO’su David Goulden, “Yeni işlerimiz harika bir performans gösteriyor. Gelişen Depolama biriminin yaklaşık 3 milyar dolarlık gelire ulaşmasıyla birlikte 2015 yılında yüzde 30’dan fazla büyüme bekliyoruz. Gelişen depolama portföyümüze, çözümleri ulaştırmaya, hızla büyüyen alanlara liderlik etmeye ve maliyetler karşısında daha agresif olmaya odaklandık. Ayrıca geleneksel depolama alanındaki trendleri de yakalamak için gereken adımları atıyoruz. Yeni uygulamalar ve dönüşüm harcamalarının uygun şekilde yapılması 2015 sonrasına bizleri taşıyacaktır” dedi.

Yasal BitCoin borsası kuruluyor mu?

0
winklevoss-twins-ap-photoHenüz Facebook ortada yokken, Harvard Üniversitesi mezunları için bir sosyal ağ olan HarvardConnection’ı kuran ve daha sonra bu ağı ConnectU’ya çeviren, bu sırada ortaya çıkan Facebook’u kendilerini taklit ettiği gerekçesiyle dava eden ve Zuckerberg’ten 65 milyon dolar tazminat alan teknoloji yatırımcıları Winklevoss İkizleri uzun zamandır peşinde oldukları yasal BitCoin borsasını kurmak üzere gerekli adımları attılar. ABD’de borsa veya finans kurumları kurabilmek için gerekli yasal başvuruları yaparak lisans alan Winklevoss İkizleri artık bir BitCoin borsası kurmaya herzamankinden daha yakınlar. BitCoin takas işlemlerine ABD’de devlet tarafından pek sıcak bakılmıyor zira BitCoin ve diğer dijital para birimlerinin, internet üzerinden uyuşturucu, silah, kiralık katil, fuhuş arayanların kullandığı, takip edilmesi imkansız mükemmel bir suç fonu oluşturmak için kullanıldığını düşünüyorlar ki, haksız da değiller. Web üzerinden bu yasa dışı hizmetleri sunan servislerin hepsi BitCoin ve benzeri dijital para birimleri üzerinden ödeme istiyorlar. Winklevoss İkizleri’nin kurmayı planladığı BitCoin takas borsasında ise takas edilen BitCoin’lerin izlenmesini mümkün kılacak bir sistemin kurulması bekleniyor. Eğer bu yeni sistem mümkün olursa, dijital para birimi çok daha fazla sayıda yasal e-ticaret işlemi için kolay, pratik, hızlı bir ödeme seçeneği olarak devreye girebilecek. Ödemelerini BitCoin veya benzeri dijital para birimleri üzerinden alan gerçek veya tüzel kişiler ise elindeki dijital para birimini gerçek paraya çevirip banka hesaplarına aktarmak istediklerinde, Winklevoss İkizleri’nin borsasına gelip gerçek dolarlarını alabilecekler. Elbette bu Borsa üzerinden bankaların ve diğer finans kurumlarının da hizmet vermesi mümkün. Böylece banka müşterileri, Winklevoss İkizleri’nin borsasında hesap açmak zorunda kalmadan, BitCoin ve benzeri dijital para birimlerine dair varlıklarını banka hesaplarında tutabilecekler ve istedikleri anda banka hesapları üzerinde gerçek dolara çevirebilecekler. Kullanıcı adına borsa işlemini banka ve finans kurumları yürütebilecek. ,

F-Secure SAFE Windows 10’u Destekleyecek

0
F-Secure+3F-Secure kısa süre en popüler ürünü olan F-Secure SAFE güvenlik yazılımının Windows 10 cihazlarını destekleyecek şekilde güncellendiğini açıkladı. Güncelleme ile tüketiciler heyecanla bekledikleri bu yaz piyasaya çıkacak Windows 10 işletim sistemi için en iyi koruma için F-Secure çözümünden faydalanacak. Bu çözüm ayrıca Network Checker adı verilen yeni bir ağ tabakası güvenlik aracını içine alıyor ve Windows PC’lerde F-Secure SAFE kullanan tüketiciler için de hizmete hazır oluyor. F-Secure Tüketici Ürünlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samu Konttinen, şu değerlendirmeyi yapıyor: “F-Secure SAFE’in Windows 10’u destekleyecek olmasından dolayı çok heyecanlıyız.” Samu Konttinen, açıklamasına şu şekilde devam ediyor: “F-Secure tüketicilere online tehditlere karşı kullanımı kolay ve kapsamlı güvenlik çözümleri sunuyor. Kullanıcılar cihazlarını, dijital hayatlarını ve ailelerini korumak için F-SECURE’a güveniyor. Biz de bu korumayı Windows 10 güncellemesinden sonra kullanıcılarımıza sunmaya devam edeceğiz.” Microsoft, 29 Temmuz’da Windows 10’u piyasaya sunacağını açıkladı ve PC’lerinde şu an Windows 7 veya Windows 8.1 kullananlar bu versiyona ücretsiz geçiş yapabilecek. Network Checker, PC kullanıcılarının hizmetinde F-Secure SAFE bu versiyonunda PC kullanıcıları ayrıca F-Secure’un en yeni ağ tabakası koruma inovasyonu olan Network Checker’dan da yararlanacak. Network Checker, kullanıcılar internete bağlanırken ağ ayarlarını doğrulamaya yarıyor ve bu ayarların saldırıya açık şekilde değiştirilmemesini sağlıyor. Özellik sayesinde ileri seviyede koruma tabakası ekleniyor ve tüketiciler evde veya küçük bir kafede Wi-Fi noktasından internete girerken korunmalarını sağlıyor. Yönlendiricilerin (router) hacklenmesi gibi teknikler cihazların “akıllı” hale gelmesiyle daha da popüler hale geldi. En yeni araştırmalar, binlerce yönlendiricinin bir araya getirerek botnet’ler oluşturulduğunu ve bunun sonucunda DDoS saldırılarının yapıldığını ortaya koyuyor. Konuyla ilgili F-Secure Labs’in çalışması 2014 yılında 300 binden fazla ev veya ofis yönlendiricisinin ayarlarının değiştirildiğini bulguluyor. F-Secure Kıdemli Araştırmacısı Daavid Hentunen, kullanıcıların yönlendirici ve akıllı cihazları potansiyel risk olarak görmemesi nedeniyle saldırganların bu cihazlara daha çok ilgi duyduğunu ifade ediyor. Hentunen, şu açıklamayı yapıyor: “Yönlendiriciler genelde ihmal ediliyor. Tüketiciler bu cihazları bir kez kurduktan sonra bir köşeye kaldırıyor ve bir daha dönüp bakmıyor. Kimse yazılım güncellemesi yapmadığı gibi şifrelerini dahi değiştirmiyor. Bu ise saldırganların işi kolaylaştırıyor ve saldırganların bir yönlendiriciyi ele geçirmesi, bu cihaz üzerindeki bütün trafiğini yönetmesini yol açıyor.” Network Checker aracı arka planda çalışır ve önceden tanımlanmış aralıklarla ağı kontrol eder veya ayarlarda değişiklik görünce tarama yapar. Araç, potansiyel bir güvenlik bir problemi ortaya çıktığında kullanıcıyı uyarır ve nasıl çözümlenebileceğine ilişkin talimatlar sağlar. Network Checker’ı Windows PC’lerinde F-Secure kurulu olan kullanıcılar şu an kullanabilirken, F-Secure’un talep üstüne kullanılan Router Checker aracını web tabanlı ve benzer yeteneklere sahip diğer cihazlar için sunuluyor. F-Secure SAFE şimdi bulut güvenliğiyle geliyor En yeni F-Secure SAFE sürümü aynı zamanda Mac, iOS ve Android için birçok iyileştirmeler içeriyor ve F-Secure SAFE’i tamamen bulut güvenliğiyle çalışır hale getiriyor. Yeni faydalar arasında şunlar yer alıyor: -Mac’ler için bulut tabanlı itibar tarama, bu tarama dosyaların ve internet sitelerinin itibarını gerçek zamanlı kontrol eder. -F-Secure’un Android için bulut tabanlı kötü amaçlı yazılım taramasının yeni nesil versiyonu, istemci (client) ve bulut tabanlı anti-virüs korumasını bir araya getirir. -Android ve iOS için yeniden tasarlanan ebeveyn kontrolleri, bu özelliğin kullanımını iyileştirir. F-Secure SAFE, kullanıcılara güvenlik ve online mahremiyetlerini korumaları için hepsi bir arada güvenlik çözümü sunuyor. Ürün, F-Secure’un ödüllü teknolojisinin yanı sıra Windows PC’ler, Mac’ler, Android, iOS ve Windows Phone cihazlara yüklenebiliyor.

Girişimciler ve yatırımcılar birbirlerini anlıyor mu?

0
handshake el sıkışmaÜlkemizde nüfusun genç ve teknoloji kullanımının yüksek olması nedeniyle bu konuda ciddi bir potansiyelin varlığı tartışılmaz. Çok güzel fikirleri olan çok zeki gençlerimiz var. Ancak bu gençlerin büyük bir kısmı maalesef ne yapacağını bilmiyor ya da bürokrasi içinde kaybolup gidiyorlar.. Bu yazıda girişimci ruhlara yatırımcılar ve fon bulunması ile ilgili bazı küçük ipuçları vermeye çalışacağım. Girişimcilerin en çok zorlandığı nokta tabi ki fikri hayata geçirebilmek için gerekli fonu bulmak oluyor. Fonu bulmak için ya KOSGEB, TÜBİTAK gibi kurumların desteğini almak ya da yatırımcı bulmak gerekiyor. Yatırımcılar ise bu konuda ikiye ayrılıyor. Kitle yatırımcılar ya da profesyonel yatırımcılar olarak adlandırabileceğimiz bu fon sahiplerinin fikre yatırım yapmaları için inanmaları ön koşul olarak karşımıza çıkıyor. Fikir sahibi genç beyinlerin dikkat etmesi gereken şeyler tam da bu nokta da başlıyor. Kitle yatırımcılar fikir sahiplerinin arzusuna ve fikre olan adanmışlığa dikkat ederken, profesyoneller ise arzudan daha çok fikrin hayata geçebilmesi için yapılan hazırlıklara bakıyorlar. Kickstarter, indiegogo gibi sitelerde paylaşılan fikirler kitlelere sunuluyor ve burada çoğunluk, fikir sahibinin arzu ve motivasyonuna bakıyor. Bu sitelerde fikri anlatmak için hazırlanan sunumlar ve videolar çoğunluğu ikna etmek amacıyla projenin hayata geçmesi için yapılan hazırlıklardan ziyade başarma arzusunu ön plana çıkarıyor görünüyor. Oysa amatör ruhların unuttuğu detay burada devreye giriyor. Binlerce küçük yatırım almak ve binlerce ortak edinmek yerine, büyük tek yatırım almak için yapılması gereken şey iş planını, modelini, yapılan hazırlıkları daha iyi sunmaktan geçiyor. Ancak asıl cevap bulunması gereken soru “fikrin başarılı olması için arzu mu daha önemli yoksa hazırlık mı?” oluyor. Amerika’da bulunan Rice Üniversitesi’ndeki araştırma sonuçlarına göre başlangıçta girişimciler başarılarında kilit faktörü arzulu olmayı gösterirken, üç yıl sonra geriye dönüp baktıklarında çok az bir kısmı aynı fikri savunuyor. Çoğunluk arzu ve tutkunun proje başarısında herhangi bir rol oynamadığını düşünüyor ve temel faktörün yapılacak olan işe iyi bir hazırlık olduğunu tecrübe ettiklerini söylüyorlar. Araştırma şu şekilde yapılıyor. Ekip, Indiegogo sitesinde sunulmuş 522 fikri inceliyor. Bu fikirlerin tamamına ait videolar izleniyor, yazılı ifadeler okunuyor ve girişimcileri “çok arzulu” , “kendini adamış” gibi kategorilere ayırıyorlar. Aynı fikirler bir de hazırlık aşamasına göre sınıflandırılıyor. Sonuçta kitlelerin; arzusunu en iyi ifade eden fikir sahiplerini üç kat daha fazla tercih ettiği gözlemleniyor. Bu fikirler profesyonel yatırımcılara anlatıldığında ise durum tam tersi çıkıyor. Hazırlığı en iyi yapılmış projeler profesyonel yatırımcılar tarafından daha fazla beğeniliyor. Yatırımcılar tarafında da durum farklı değil aslında ve araştırma sonuçlarını destekliyor. Arzunun fikre yatırım yapmak için gerek ama yeter şart olmadığını düşünüyorlar. Girişimcilerin yapması gereken ise arzularını geri plana atmadan, yaptığı hazırlıkları da gösterecek bir dengede sunumlarını hazırlamaları gerekiyor. Fikri hür, vicdanı hür gençlere ithaf olunur…

İş GYO’nun 2014 Faaliyet Raporuna Platin Ödül!

0
isgyo_2014_faaliyet_raporu_kapakİş GYO’nun 2014 Faaliyet Raporu uluslararası alanda birden fazla ödüle layık görüldü. Amerikan İletişim Profesyonelleri Derneği’nin (LACP) düzenlediği 2014 Faaliyet Raporu Vizyon Ödülleri yarışmasında, gayrimenkul kategorisinde 100 üzerinden 99 puan toplayarak 2014 Faaliyet Raporu kategorisinde “Platin Ödül”ün sahibi olan İş GYO bu sayede Türkiye’nin En iyi 20 Faaliyet Raporu ödülleri arasında yerini aldı. Tüm dünya ve tüm sektörler arasında “En Yaratıcı Rapor Bronz Ödülü”nü de almaya hak kazanan İŞ GYO, EMEA Bölgesi’nde tüm sektörler arasında “En Yaratıcı Rapor Gümüş Ödülü”nün de sahibi oldu. Gayrimenkul ortaklığı sektöründe Avrupa-Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki en iyi 50 kurum arasında 17. olan İş GYO, dünya genelinde en iyi 100 kurum arasında 33. sırayı aldı. İş GYO’nun 2014 yılı Faaliyet Raporu, ilk izlenim kriterinden 30 üzerinden 30 puan alırken, rapor kapağı, paydaşlara mektup, rapor anlatısı, finansal içerik, yaratıcılık ve bilgiye erişilebilirlik gibi değerlendirme kriterlerinde jüriden 10 üzerinden 10 puan aldı. Değerlendirme sonucunda toplam puanı 100 üzerinden 99 olan İş GYO 2014 Faaliyet Raporu “Platin Ödül”ün sahibi oldu. 2001 yılında kurulan League of American Communications Professionals (LACP), halkla ilişkiler sektöründe sınıfının en iyi uygulamalarını seçerek iletişim becerilerinde örnek alınacak eser niteliğindeki ürünleri ödüllendiriyor. Çeyrek dönemler halinde düzenlenen LACP yarışmalarına dünya genelindeki yüzlerce büyük firma iletişim alanındaki çalışmalarıyla katılıyor. 2014 yılı Faaliyet Raporu Vizyon Ödülleri’ne bu yıl 20 ülkeden 1000’e yakın firma başvuru yaptı. İş GYO’nun 2014 yılı Faaliyet Raporuna http://www.isgyo.com.tr/yatirimci-iliskileri/raporlar-ve-sunumlar/yillik-faaliyet-raporlari/adresinden ulaşabilirsiniz.

İstanbul’a start-up yıldızları yağacak!

0
wj-lundSkype’ın ilk yatırımcısı olarak sektörde önemli bir yere sahip olan Danimarkalı  Morten Lund, Nalden ismiyle tanınan WeTransfer’in kurucularından Ronald Hans ve dijital pazarlama konusunda dünyanın tanınmış isimlerinden Kimberly Kadlec, Startup İstanbul’un bu yılki konuşmacıları arasında yer alacak. Son 15 yılda 100’den fazla yatırım Morten Lund’dan! 2000’li yıllardan bu yana 100’ün üzerinde girişime yatırım yapmış olan Morten Lund, yatırım alanındaki 15 yıllık tecrübesini 3-5 Ekim tarihleri arasında Startup İstanbul katılımcılarıyla paylaşacak. 43 yaşında olmasına rağmen yatırımcı olarak önemli bir tecrübeye sahip olan Lund, üniversiteyi yarıda bırakıp iş dünyasına atılan isimlerden. İlk şirketi Neo Ideo’yu 1996 yılında kuran Lund, iletişim danışmanlığı hizmetlerine odaklanan şirketini üç yıl sonra Leo Burnett’e satarak yeni kurulan girişimlere ilk aşama yatırımları yapmaya başlayan, günümüzün en etkili yatırımcılarından biri. Yatırım yaptığı ZYB, Zecco.com, PolarRose, Maxthon, Bullguard, Tradeshift, AirHelp, Itembase, LundXY, OnlyXO gibi şirketlerin en ünlüsü ise Skype. Morten Lund’un Skype’a ilk yatırımı yapmasının ardından şirket 2005 yılında eBay’e 2,5 milyar dolar değerle satılmış, 2011 yılında ise Microsoft, Skype’ı 8,5 milyar dolara satın almıştı.Morten Lund, bugünlerde sahibi olduğu yatırımcı ve girişimci hızlandırma şirketleriyle startup’lara destek vermeye devam ediyor. Blogdan WeTransfer’e “Nalden” etkisi: Ronald Hans Nalden.net isimli bloguyla önemli bir etki yaratan ve bu sayede Nalden ismiyle ünlenen girişimci Ronald Hans, WeTransfer’in kurucularından biri olması nedeniyle girişimcilik ekosisteminde dünya çapında şöhrete sahip olan isimlerden biri. 13 yaşında web sitesi tasarlamaya başlayan Hans, bugün teknoloji, internet, tasarım ve girişimcilik alanında “genç uzman”lardan biri olarak kabul ediliyor. WeTransfer’in yanında PresentPlus isimli bir dijital tasarım stüdyosu girişimi daha bulunan Nalden, mobil teknolojiler, ürün pazarlama ve iş stratejileri alanındaki deneyimleriyle Ekim’de Startup İstanbul’da yer alacak konuşmacılar arasında yerini almış durumda. Dijital pazarlama ustası: Kimberly Kadlec Dijital pazarlama dünyasının yakından tanıdığı Kimberly Kadlec, öğrencilik yıllarından bu yana pazarlama sektöründe çalışan ve görev aldığı bazı şirketlerde başkanlık seviyesine kadar yükselmiş bir isim. Kadlec, ayrıca 1998 yılında kurduğu Shady Shane şirketinde de üç yıllık başarılı bir girişimcilik tecrübesine de sahip. CV’sinde Johnson & Johnson ve AOL gibi şirketler bulunan Kadlec bugünlerde StarCom MediaVest grubunun başkanlık görevini yürütüyor.

Bilişim 500’de lider değişmedi

1
M2S Araştırma ve Pazarlama Hizmetleri tarafından yapılan İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması sonuçlarına göre ilk üç sırada Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone yer alırken bilgi teknolojileri lideri Teknosa, iletişim teknolojileri lideri Türk Telekom oldu. Araştırmada ayrıca şirketlere donanım, yazılım ve hizmet gelirlerinin yanı sıra faaliyet alanlarına göre dokuz temel kategoride plaket verildi. Türkiye Bilişim Pazarı’nın 2014 yılında olduğu gibi 2015 yılında da yüzde 12 büyüyerek 78 milyar lira olması bekleniyor. Etkinlik sırasında BThaber Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe’nin görüşlerini aldık.

Slack’e Google takvim desteği geldi

0
slackSlack, son dönemde hızla popüler olan kurumsal bir uygulama. Slack’ın amacı ise çok basit… Şirket içi çalışma arkadaşlarıyla anında mesajlaşma ihtiyacını Facebook Messenger veya WhatsApp gibi sosyal medya uygulamaları ile sürdüren profesyonellere, iş yaşamına uygun yetenekler sunan bir uygulama ulaştırmak. Bu formülün tuttuğunu ve çok sayıda profesyonelin, iş arkadaşlarıyla Slack’ı kullanarak yazışmaya başladığını da görebiliyoruz. Slack daha önce Google Drive ve Google Docs servislerini sisteme adapte etmişti. Bu sayede Slack kanalında yazışan iş arkadaşları, üzerinde çalıştıkları projeler hakkında dosyalara hızlıca ulaşabiliyor hatta hemen Slack penceresinden linkle dosyalar üzerinde çalışabiliyordu. Slack şimdi Google Takvim hizmetini de entegre etti. Böylece kullanıcılar artık Google hesabıyla Slack üzerinde yazışırken, Takvim uygulamasından bağlantıları Slack kanalında paylaşabilecekler, toplantı ve görüşme bildirimleri yapabilecekler. Bu yeni özellikler sayesinde Slack’ın Türkiye’deki şirketlerde de kısa sürede popüler hale gelmesi hiç sürpriz olmayacak gibi görünüyor.

Robot bilimcileri Türkiye’de buluşuyor

0
robot-waveIEEE Robotik ve Otomasyon Derneği’nin teknik sponsorluğundadüzenlenecek olan, ICAR 2015’te paradigmalar ve uygulama alanlarına odaklanılarak, robotik alanında teorik modelleme, tasarım, deneysel doğrulama veya vaka çalışmaları şeklindeki özgün çalışmalar aktarılacak ve incelenecek. Konferansta, vizyon robotik, bilişsel robotik, robotik mimarileri, mobil robotlar, insansı robotlar, öz-yerelleştirme ve navigasyon, insan-robot etkileşimi, multi-robot sistemleri, arama kurtarma robotları, robot işletim sistemleri, simülasyon ve görselleştirme, robot sürüleri, biyolojik-etkileşimli robotlar, insansız hava robotları, robot sualtı sistemleri ve robotik rehabilitasyon ile ilgili atölyeler de gerçekleşecek. Robotik teknolojiler uzmanı Oussama Hatibi, İngiltere Kraliyet Enstitüsü Bilgisayar Bilimleri Fakültesi Profesörü Danica Kragic, Johns Hopkins Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Profesörü Noah J. Cowan konferansın konuşmacıları arasında yer alıyor.

Dijital dönüşüm Vodafone’a yaradı

0
vodafoneVodafone, Türkiye’nin dijital dönüşümüne odaklı stratejik yatırım programıyla 2015-16 mali yılının ilk çeyreğinde de istikrarlı büyümesini sürdürdü. 23 çeyrektir kesintisiz çift haneli büyüyen Vodafone Türkiye’nin servis gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre %15* artış ile 1,6 milyar TL’ye yükseldi. Toplam 21 milyon abone  2015-16 mali yılı ilk çeyrek sonuçlarını açıklayan Vodafone Türkiye’nin toplam abone sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 1,4 milyon net abone artışı ile 21 milyona yükseldi. Vodafone Red tarifeleri ile şirketin 1 Nisan 2015 tarihinde lanse ettiği “Akıl Küpü Tarifeler” ve “Kamu Akıl Küpü Tarifeler”, faturalı abone bazındaki büyümenin lokomotifi oldu. Böylelikle şirketin faturalı abone sayısı 8,9 milyona çıkarak toplam abone bazının %42,3’üne ulaştı. Öte yandan Vodafone Türkiye, mobil numara taşınabilirliği kapsamında bu çeyrekte en fazla net abone kazanarak*** lider operatör oldu. Her iki Vodafone abonesinden biri akıllı telefon sahibi  Vodafone Türkiye’nin bu çeyrekte akıllı cihaz penetrasyonu geçen yılın aynı dönemine göre 14 puan artışla %50’ye yükseldi, böylece her iki Vodafone abonesinden biri akıllı telefon sahibi oldu. Vodafone Türkiye’nin veri gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre %82* arttı. Diğer yandan abonelerin toplam veri kullanımı geçen yılın aynı dönemine göre %171 artışla 35,602 terabayt’a yükseldi. Kurumsal segment mobil gelirlerinde %16 büyüme Türkiye’de işletmelerin dijital haritasını çıkarmak ve ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla Yarına Hazırım Platformu’nu hayata geçiren ve 1,3 milyon ziyaret sayısına ulaşarak 35 bin işletmenin Dijitalleşme Endeksi’ni hesaplamasını sağlayan şirket, kurumsal alanda istikrarlı büyümesini sürdürdü. Yarına Hazırım Platformu lansmanından bu yana Türkiye’de işletmelerin dijitalleşme endeksini %48’ten %52’ye çıkaran Vodafone Türkiye, kurumsal mobil servis gelirlerini 2015-16 mali yılının ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre %16 artırdı. Öte yandan 1 Ocak 2015 tarihinde “Vodafone SüperNet Telefonsuz ADSL” hizmetini lanse eden Vodafone Türkiye’nin sabit genişbantta hızlı büyümesi ise devam etti. Son çeyrekte 46 bin net abone artışı ile sabit genişbant abone sayısı 143 bine ulaştı. Şirketin sabit hizmetlerden elde ettiği servis gelirleri ise geçen yılın aynı çeyreğine göre %21 arttı. Müşteri memnuniyeti ile “Türkiye’nin en çok tavsiye edilen mobil operatörü” Vodafone Türkiye, müşteri memnuniyeti odaklı programı sayesinde Net Tavsiye Skoru’ndaki**** lider konumunu bu çeyrekte de sürdürdü. Vodafone Türkiye haziran ayı sonu itibariyle en yakın rakibinden 7 puan fazla net tavsiye skoru elde etti. 2015-16 mali yılı birinci çeyrek performansını değerlendiren Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt şöyle konuştu: “2015-16 mali yılının ilk çeyreği; bireylerden kurumlara, sosyal hayattan ekonomik yaşama kadar Türkiye’nin uçtan uca dijital kalkınması hedefiyle ilan ettiğimiz Dijital Dönüşüm Hareketi’nin istikrarlı büyümemize katkı sağladığı bir dönem oldu. Bunun en büyük göstergesi de veri gelirlerimizdeki %82’ye varan büyüme. Geçen üç ayda abonelerimizin geçen yılın aynı çeyreğine göre %171 artışla 35,602 terabayt veri kullandığını görüyoruz. Bu durum, tüketicilerimizin genişbant ihtiyaçlarının her geçen gün ne denli arttığını anlatması bakımından da anlamlı. Biz de Vodafone Türkiye olarak dünyadaki son genişbant teknolojilerini ülkemize getirme vizyonumuz doğrultusunda tüm tüketicilerimiz için yatırımlarımızı bu doğrultuda sürdüreceğiz.”

İnternetten en çok cep telefonu alıyoruz

0
kliksa-2014-2Türkiye’nin en çok ziyaret edilen e- ticaret platformlarından sahibinden.com, 2015 yılı ikinci çeyrek sahibindex “alışveriş” verilerini açıkladı.  2015’in Nisan – Mayıs – Haziran aylarını kapsayan döneminde alışveriş kategorisine girilen ilanlarda ilk sırayı cep telefonu alırken, onu bilgisayar ve giyim&aksesuar ilanları izledi. 1 Nisan – 30 Haziran 2015 tarihleri arasında elde edilen, sahibindex  “alışveriş” verilerine göre, cep telefonu teknoloji kategosinde en çok satışı gerçekleşen ürün oldu. Cep telefonunda en çok tercih edilen marka ortalama 680 TL’lik satış fiyatıyla Samsung olurken, onu Apple, LG ve Nokia takip etti. Akıllı telefonlar içinde ise en çok satılan cep telefonu altın renkli iPhone 5S oldu. Satışı gerçekleşen cep telefonlarında Android işletim uygulamalı, dokunmatik ekran en çok tercih edilen özellikler arasında yer aldı. İncelenen dönemde sahibinden.com kullanıcıları dizüstü bilgisayarda en çok HP markasını tercih etti. Netbook’larda Acer, Tablet PC’de de Apple kullanıcıların ilk tercihi oldu. Klasik severlerin tercihi SLR fotoğraf makinelerinde ise en çok satılan marka Canon oldu. Canon’u, sırasıyla Nikon ve Sony takip etti.

IBM, bulut tabanlı veri tabanı şirketini satın aldı

0
2015-07-23_0828IBM, bugün yaptığı açıklamada, bulut tabanlı veri tabanı hizmeti sunan Compose şirketini satın aldığını açıkladı. Compose daha önce MongoHQ ismiyle tanınıyordu, kısa süre önce ismini Compose olarak değiştirmişti. Satın almanın detayları, fiyatlandırılması gibi konular hakkında açıklama yapılmadı. Compose kurulduğu 2010’dan bu yana, kullanıcılarına internet üzerinden erişilebilen veri tabanı hizmeti sunuyordu. Şirket toplamda 6.4 milyon dolarlık yatırım toplamayı başarmıştı. Compose şu anda 3600 şirkete hizmet veriyor ve 100 binden fazla veri tabanı barındırıyor. IBM; satın almanın tamamlanmasından sonra Compose’un hizmetlerine aynen devam edeceğini ve müşterilerin hiçbir şey hissetmeyeceğinin altını çiziyor.