Veeam 2018’de 1 milyar dolar ciro hedefliyor

0
veeam-1440x900-greenŞirketlerin kesintisiz çalışabilmesine yönelik çözümlerin yenilikçi tedarikçisi Veeam Software, 2015 yılı sonuçlarını açıkladı. Toplam cirosu 474 milyon dolara ulaşan Veeam, geçtiğimiz yıla göre yüzde 22 büyüme gerçekleştirirken, büyük ölçekli şirket siparişlerinde ise 2014’e göre yüzde 34 artış yaşandı. 2015’in son çeyreği ve yıllık sonuçları bir kere daha şirketlerin, Veeam’in erişilebilirlik çözümleri sağlayan yenilikçi yaklaşımını ne kadar çok benimsediklerini göz önüne serdi. Bu çözümler sayesinde tüm uygulamalarda, veri için kurtarma zamanı ve nokta hedeflerini (RTPO) 15 dakikanın altında gerçekleştirmeyi içeren hizmet seviyesi anlaşmaları (SLA) mümkün hale geldi. Veeam CEO’su Ratmir Timashev 2015 sonuçlarının Veeam’i erişilebilirlik pazarında standartları belirleyen bir konuma getirdiğini ve şirketlerin sektörde bulunan geleneksel çözümlere oranla, Veeam erişilebilirlik çözümlerine olan talebinin her geçen gün artış gösterdiğini söylüyor. 2015 raporunda öne çıkan bir önceki yıla göre artan ciro sonuçları şöyle:
  • Sadece Veeam Availability Suite Enterprise Plus sürümünde yüzde 94;
  • Veeam Availability Suite’in tüm sürümlerinde yüzde 54;
  • Veeam Cloud & Service Provider programında yüzde 36;
  • Büyük ölçekli şirketlerin yeni siparişlerinde yüzde 34;
Bunun yanı sıra, Veeam’in  beklenen ve lansmanı kısa süre önce gerçekleşenVeeam Availability Suite v9 çözümü, şirketin sektöründeki büyümesinde önemli rol oynuyor. Veeam böylelikle kesintisiz çalışma konusunda eski yedeklemelerin taleplerini karşılamadığını fark eden CIO’ların taleplerinin karşılanmasını da sağlıyor. Sahip olduğu 250’den fazla yeni inovatif özellik ve geliştirmeyle Veeam Availability Suite v9, Veeam’in 2016’da pazar payını artırmasına destek olacak. Ratmir Timashev, güçlü inovasyon geçmişlerindan faydalanarak yarattıkları, büyük ölçekli şirketlere yönelik erişilebilirlik çözümü Veeam Availability Suite v9’un Veeam’i her zamankinden daha fazla büyüttüğünü belirtti. “2015 Veeam için rekor yılı oldu çünkü iş ortaklarımızla, işbirliklerimizle ve müşterilerimizle çok daha yakın iletişime girerek ‘hayati iş sorunlarını’ çözecek inovatif erişilebilirlik çözümleri sağladık. 2016’da yarım milyar dolarlık ciro çizgisini geçeceğimizi ve bu yükselişimizin devam ederek bizi 2018 için hedeflediğimiz yıllık bir milyar dolar ciroya ulaştıracağını tahmin ediyorum.” IDC Araştırma Yöneticisi Phil Goodwin, Veeam’in dikkate değer bir büyüme kaydettiğini ve 2007’de kurulan bir start-up şirketten 2015’te ilk beş veri koruma yazılımı satıcısı haline geldiğini belirtiyor. “Şirketin elde ettiği yüzde 22’lik büyüme tüm pazarın 2019’da gerçekleştireceğini tahmin ettiğimiz yıllık toplam büyüme oranı olan yüzde 6.3’ün oldukça üzerinde. Dahası sahip olduğu DRaaS yetkinliğiyle Veeam, çevresindeki iş ortakları ve entegratörlerden oluşan önemli bir ekosistem oluşturdu. IDC olarak önümüzdeki 5 yılda hizmet olarak bulut kurtarma pazarında yıllık toplam büyüme oranının yüzde 21.44 olacağını öngörüyoruz. Veeam kendisini bu pazarda güçlü bir yarışmacı olarak çoktan konumlandırdı.” Hizmet olarak felaket kurtarmaya (DRaaS) olan talep artışı, bulut çözümlerinde Veeam’in 2015 başarısının ardındaki diğer önemli bir etken haline geldi. Veeam Cloud Connect for VM replication’ın geliştirilen fonksiyonelliği ve Veeam Availability Suite v9’daki yük devretme yetkinlikleri hizmet sağlayıcılara müşterilerine bulut tabanlı DRaaS sağlama yetkinliği verdi. Hizmet sağlayıcılara yeni müşteri kazanma ve ciro artırma için hazır fırsatlar sunan Veeam Cloud & Service Provider (VCSP) programı işlem sayısında geçen yıla oranla yüzde 75 artış kaydetti. VCSP programı, 2015’te 10.000’in üzerinde hizmet ve bulut sağlayıcıya ulaştı. Bunların 1.000’den fazlası da lisans sahibi olarak Veeam Cloud Connect hizmeti verebiliyor. Veeam’in Altın VCSP sağlayıcılarından phoenixNAP’in Başkanı Ian McClarty Veeam Availability Suite v9’un çıkışıyla birlikte DRaaS pazarının kökten değiştiğini belirtiyor. “Yeni Veeam Cloud Connect Replication özelliği her tür ve büyüklükteki şirkete güçlü SLA’ler yoluyla gerçek felaket kurtarma hizmeti vermemize imkan verecek. Yetkin ProPartner topluluğuyla birlikte Veeam’in söz vermiş olduğu kesintisiz çalışan şirket konseptini gerçekleştirmeye devam etmekten dolayı heyecanlıyız.” Veeam’in dördüncü çeyrekteki performansı, yalnızca büyük şirketlerin geleneksel yedekleme çözümlerinden erişilebilirliğe geçmesine bağlı değil. 2015’in dördüncü çeyreğinde Veeam’in elde ettiği diğer başarılar:
  • Toplam gelirde 1,5 milyar doların üzerine çıkıldı: Şirketin amiral gemisi ürünü olan Veeam Backup & Replication’ı Şubat 2008’de (ilk ürün 2007’de çıkmıştı) ilk kez pazara çıkarmasından bu güne Veeam 1,5 milyar doların üzerinde ciro gerçekleştirdi (herhangi bir dış sermaye finansmanı olmadan);
  • Toplam gelir: 2015’in son çeyreğinde bir önceki çeyreğe oranla toplam yüzde 55 büyüme gerçekleşti.
  • 200 ülkede 183.000 müşteri: Veeam, 2015’in son çeyreğinde 15.000’e yakın yeni müşteriyi bünyesine kattı. Veeam’in erişilebilirlik çözümleri dünya çapında 10,6 milyon sanal makineyi koruyor.
  • Dünya çapında 37,000 ProPartners: Veeam’in kanala olan odaklılığı yeni iş ortaklarını, hizmet sağlayıcıları ve VAR’ı çekmeye devam ediyor.
  • Çalışan sayısında artış: Veeam’in dünya çapında 2.000’den fazla çalışanıbulunuyor.

3D yazıcılarla evde silah üretebilecek miyiz?

6
gun-feat 3D yazıcılar, dünya için bir devrim niteliği taşıyor. Sadece tasarımcıların masasına yerleştirilecek yeni bir ofis cihazı değil, orta vadede evlerimize girecek popüler bir ev elektroniği cihazı olarak 3D yazıcılar ufak ufak hayatımıza sızmaya başladılar bile. Ancak 3D yazıcılarla ilgili önemli bir tartışma da henüz sonuçlanmış değil. 3D yazıcılarla evde kontrolsüzce silah üretilmesini nasıl engelleyeceğiz? 3D yazıcılar öyle büyük imkanlara sahip ki, doğru malzemelerle ve kolayca bulunan 3D tasarımlarla, 13 yaşındaki bir çocuk evinde bir M16 otomatik tüfeği üretebiliyor. Daha da ötesi, üretilen silahın mutlaka ordular tarafından kullanılan seri üretim bir silah olması gerekmiyor. Sayısız “butik silah tasarımı” internette alıcısını bekliyor. Bu noname silahlar da en az markalı silahlar kadar insan öldürebiliyor. Dolayısıyla tehlike büyük. Şimdi bazılarınız, “kim evinde 3D yazıcı ile silah üretip de çıkıp sokakta insan öldürür,” diye sorabilir, o iyi kalpli okurlarımıza, ABD’de eline silah geçiren gençlerin okul basıp onlarca arkadaşını öldürdüğü olayları hatırlatalım. Bu felaketlerin yaşanması için 300 milyon nüfusa sahip bir toplumda bir kişinin aklını kaybederek cinayet işlemeye karar vermesi yeterli oluyor. Burada mesele, o kişinin cinnet geçirdiği anda silahlara kolayca ulaşmasını engelleyebilmek. İşte 3D yazıcıların tehlikesi burada ortaya çıkıyor çünkü isteyen herkesin birkaç saat içinde çalışan bir silaha sahip olmasını sağlayabiliyorlar. Üstelik mesele sadece “cinnet” meselesi de değil. Toplumsa silahlanma çok önemli bir sorun. insanlar kolayca silah sahibi olup bellerine silahı taktıklarında, planlamamış olsalar bile günlük hayatın içinde tansiyonun çıktığı bir anda silaha davranabiliyorlar. Trafikte her gün kaç kavganın yaşandığını bir düşünün. Bu insanların cebinde silah olması haline yaşanabilecek felaketleri, sönecek hayatları aklınıza getirin. Ayrıca, cinnet geçiren gençlerden öte, önemli bir terör endişesi de var. İngiltere’de yeni yayınlanan bir güvenlik raporuna göre ülkedeki uyuyan ISIS hücrelerinin 3D yazıcılar marifetiyle 100 Pound maliyetle ölümcül silahlar üretebileceğini ortaya koyuyor. Böylece çok düşük maliyetle çok sayıda silaha sahip olacak teröristlerin İngiltere’de, Paris saldırılarına benzer saldırılar yapmalarından korkuluyor.

Önlem alınabilir mi?

Dolayısıyla, 3D yazıcıların ölümcül bir silaha dönüşmemesi için yakın gelecekte bazı önlemlerin alınacağını düşünüyorum. Drone’ların tehlike yaratmadan uçmaları için özel yasaların ve kayıt işlemlerinin devreye girmesi gibi, 3D yazıcılar için de bazı regülasyonlar söz konusu olacak. Örneğin, tüm 3D yazıcıların kayıt altına alınması ve hafızlarına bir kara kutunun eklenmesi, yasa dışı olarak evinde silah üretmek isteyenleri durduracak bir önlem olabilecek. Ayrıca, 3D yazıcılar için geliştirilecek özel bir yapay zeka yazılımı, silah üretmek için gerekli parçaların basılmasını engelleyebilecek. Elbette 3D silah tasarımlarının internette rahatça yayınlanmasının da önüne geçecek yasal düzenlemeler devreye girecek ve 3D yazıcıların, insan hayatına tehdit oluşturan bir silah değil, insan hayatını kolaylaştıran bir yardımcı olması sağlanacak.  

Canon’dan Océ Arizona 1200

0
Görüntüleme çözümlerinde dünya lideri olan Canon Europe,Océ Arizona 1200 Serisi UV düz yatak yazıcıların küresel tanıtımını yaptı. Mükemmel baskı kalitesi, çok yönlü uygulamalar ve kolay kullanım arayan baskı hizmeti sağlayıcıları (BHS) için tasarlanmış olan Océ Arizona 1240, 1260 ve 1280, tabela ve teşhir sektörü, özellikli baskı üreticileri, çoğaltıcılar ve fotoğraf laboratuvarları için ideal yazıcılar. Ahşap, seramik ve cama direkt baskı Yeni serinin gerçek düz yatak yapısı, geniş format baskıda en çok yönlü platformu sağlamak üzere tasarlandı. BHS’ler, tuval, ahşap, seramik veya cam gibi çeşitli alışılmadık malzemelere direkt olarak baskı yapabiliyor. Paketleme ve duvar kaplaması gibi yüksek yoğunluklu veya dokulu uygulamalarda kusursuz hizalama ile çoklu baskı gerçekleştirebiliyor. Serinin daha güçlü vakum sistemi, çarpık ve sert ortamların güvenilir olarak yerleştirilmelerini sağlarken, yeni UV kurutma sistemi, en ince ve ısıya en hassas ortamlar üzerine baskı yapabilmek için yüzey ısısını düşürerek perakende teşhirleri ve satış noktası tabelaları için kusursuz bir çözüm olmasını sağlıyor. Océ Arizona 1200 serisi, toplam üretim kapasitelerini artırmak ve daha yüksek kaliteli uygulamaları ve pazarları hedeflemek isteyen BHS’lerin filoları için, kolay kullanımın yanı sıra, kalite, çok yönlülük ve güvenilirlik sağlayan ideal bir ilavedir. Sezgisel kullanıcı arayüzü, yazdırma işlerini daha sonraki baskılarda kullanmak üzere arşivler ve hızlı değiştirilebilen mürekkep sistemi, kullanıcının baskıyı yanlış yüklemesini otomatik olarak önler. Pazarın en tasarruflu teknolojisi Cihazlar altı renge kadar mürekkep kullanabiliyor ve bunlara beyaz ve vernik de eklenebiliyor. Opsiyonel açık mavi ve açık macenta mürekkeplerin eklenebilmesi, fotoğraf ve güzel sanatlar uygulamaları için olağanüstü baskı kalitesi sağlıyor. Serideki yazıcılar, yumuşak renk geçişleri ve dolu renkler yanında net metin ve çizgiler üretmek için ödüllü Océ VariaDot görüntüleme teknolojisini kullanıyor. Piyasadakii en yüksek mürekkep tasarrufunu sunan Océ Arizona 1200 Serisi, m2 başına ortalama 8 ml mürekkep kullanımı ile rekabet edebilen maliyetlerle yüksek kaliteli baskı için idealdir. Canon Europe’un Avrupa TDS/DGS Pazarlama Direktörü Pierre-Olivier Esteban, 1200 serisi için şöyle konuşuyor: “Orta hacimli BHS’ler, ister grafik iletişime, ister paketlemeye, endüstriyel baskıya veya perakendeyi hedeflenmiş olsunlar, karşılarında büyümelerini sürdürebilmek için dev bir fırsat var. Ancak, rekabet edebilmek için, bir dizi yüksek kaliteli ürünü maliyet etkin bir şekilde üretip sunmaya hazır olmalılar. Océ Arizona 1200 serisi, özel olarak bu gereklilikleri düşünerek tasarlandı ve geliştirildi. Sonuç: olağanüstü yüksek kalitede, sağlam ve güvenilir bir makine serisi ve Canon’un bu sektördeki ürün gamının arkasındaki yenilikçiliğinin ve uzmanlığının bir kanıtı. Geniş format pazarı büyümekte ve müşterilerimizin de buna paralel olarak büyümelerinin her adımında onlara yardımcı olmaya kararlıyız. ” Öne çıkan özellikleri:
  • Opsiyonel açık Mavi ve açık Macenta renkleri kullanarak 6 renkli baskı desteği ile ödüllü Océ VariaDot™ gri tonlamalı baskı kalitesi
  • Sert ortamlara yazdırma yeteneği ile gerçek düz yatak baskı
  • Saatte 35 m2 ile Express mod baskı
  • Üstün nokta yerleştirme ile Yüksek Çözünürlük baskı modu
  • 125 x 250 cm veya 250 x 308 cm olarak iki farklı boyutta ve dört, altı veya sekiz renk kanalı ile üç yapılandırma
  • Rulo Ortam Seçeneği ile 2,2 genişliğe kadar esnek ortamlara optimize baskı
  • Otomatik Baskı Kafası Bakım Sistemi (APMS) ile el kullanılmadan yürütülen hızlı ve güvenilir baskı kafası temizleme
  • Altı/yedi bölgeli vakum sistemi ile sert ortam standart boyutları için optimize edilmiş
  • Hava basınçlı ortam hizalama pimleri ile sert medyanın kolay ve hassas beslenebilmesi
  • Sürekli Yazdırma – Ortamın yüklenmesi/boşaltılması ile aynı anda yazdırma yeteneği için çift kaynaklı ve bağımsız vakum sistemleri (XT modeller)
  • Adımla-ve-Tekrarla, ayna ve toplu iş tanımlama gibi gelişmiş operatör paneli işlevselliği

Apple rakamlarıyla şaşırtıyor

0
Apple-devices-mockup Apple, 2007’de piyasaya sürdüğü iPhone ile hızlı bir yükseliş trendine girmişti. 2007’den beri satış gelirleri sürekli yükselen Apple’da, satış hızı azalsa da artış hiç durmuyordu. Apple ilk defa 2016 içinde satış miktarının önceki yıllara göre azalmış olacağını ve gelirlerinin de düşeceğini açıkladı. Buna göre Apple’ın önümüzdeki çeyrekteki satış gelirleri 50 milyar dolar ile 53 milyar dolar arasında gerçekleşecek. Oysa, geçtiğimiz yıl aynı dönemde Apple’ın satış geliri 59 milyar dolardı. Böylece firma 2007’den beri ilk defa gelirlerinde düşüş yaşamış olacak. Bu gelişme Apple’ın yükselişinin sonu olarak da değerlendiriliyor. Satış gelirlerini düşmesinde, artık iPhone pazarının yavaş yavaş doyuma ulaşması, yeni kullanıcıların iPhone yerine daha uygun fiyatlı ama daha etkileyici Android modellerine yönelmesinin de payı bulunuyor. Aynı zamanda tablet balonunun da patlaması ve iPad’in artık alternatifsiz bir fenomen olarak görülmemesinin de payı büyük. Öte yandan, Apple’ın açıkladığı bir diğer rakam, şirketin dünyanın günlük yaşamına nasıl etki ettiğini gösteriyor. Apple’ın raporuna göre, dünyada aktif olarak çalışan 1 milyardan fazla Apple cihazı bulunuyor. Bunların arasında iPhone, iPad, Mac, iPod touch, Apple TV ve Apple Watc cihazları yer alıyor. Apple kısa süre önce de, bugüne dek toplamda 1 milyar adet iPhone sattığını açıklamıştı.

Kablosuz internet performansınızı artırın!

0
İnternet hızı geride bıraktığımız 10 senelik süre içerisinde katlanarak arttı.2004‘lü yıllarda 256 Kbps civarında olan hız, günümüzde rahat bir şekilde 100 Mbps‘leri görebilecek seviyede. Daha çok evde ve şirketlerde interneti kablosuz olarak kullanıyoruz. Peki kablosuz kullandığımız internetin performansı ne kadar yüksek? Aldığımız 100 Mbps’lik fiber internetin gücünü ne kadar kullanabiliyoruz? İşte ipuçlarıyla karşınızdayız.

Kablosuz internet verimini zirveye çıkartın! 

Ancak kablosuz internetinizi verimli kullanamamanızın en önemli nedeni, kullanılan kablosuz cihazların performansı. Düşük hızlardaki internet hizmetleri için donanım çok önemli olmasa da, özellikle Fiber internet gibi yüksek hızlı internet hizmetini tam anlamıyla verimli kullanmak adına ağ donanımınızın iyi olması gerekiyor. ShiftDelete.Net ofisimizde kullandığımız Fiber interneti temin eden TürkNet, verdiği ücretsiz profesyonel teknik destekle beraber, yeni aldığımız modemleri kurmamıza yardımcı oldu. 1600 MHz bandında AC bağlantı destekleyen Zyxel VMG8924-B10A modemiyle, 100 Mbps’lik internetten, kablosuz olarak 93 Mbps’e varan hızlar elde ettik. Bu da verimlilik konusunda oldukça iyi bir değer. Peki nasıl? Cevabı videomuzda. İyi seyirler.

Yeni Türk Telekom’un Kurumsal Vizyonu

0
12636868_10153522524109387_716925753_o Türk Telekom, bugün düzenlemiş olduğu toplantıda bünyesine Avea ve TTNET’i kattığını duyurdu. Bir birleşim sonucu Avea’yı bünyesine katan Türk Telekom, “Tek Telekom Türk Telekom” mottosu ile yeni bir yola çıktı. Peki, Türk Telekom’un Avea’yı bünyesine katmasındaki neden ne? Gelecekte Türk Telekom’un kurumsal müşterilerini neler bekliyor? Türk Telekom Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca ile Türk Telekom ve Avea birleşmesi hakkında konuştuk.

Twitter yöneticileri Facebook’a mı geçiyor?

0
 
FILE - FEBRUARY 5: Twitter is set to announce its fourth quarter earnings on February 5, after the market close. SAN FRANCISCO, CA - FEBRUARY 05:  A sign is posted on the exterior of the Twitter headquarters on February 5, 2014 in San Francisco, California.  Twitter reported fourth quarter revenue of $242.7 million, beating analysts expectations $217.82 million in revenue in their first quarterly report. (Photo by Justin Sullivan/Getty Images)
FILE – FEBRUARY 5: Twitter is set to announce its fourth quarter earnings on February 5, after the market close. SAN FRANCISCO, CA – FEBRUARY 05: A sign is posted on the exterior of the Twitter headquarters on February 5, 2014 in San Francisco, California. Twitter reported fourth quarter revenue of $242.7 million, beating analysts expectations $217.82 million in revenue in their first quarterly report. (Photo by Justin Sullivan/Getty Images)
Geçtiğimiz hafta sürpriz şekilde Twitter’dan ayrıldıklarını duyuran dört üst düzey yönetici, Twitter’ın gidişatı konusunda endişelerin dile gelmesine neden olmuştu. Şirketin bir türlü gelir elde edememesi nedeniyle yöneticilerin artık Twitter’dan umudunu kestiği ve kendilerine yeni bir kariyer aramaya başladıkları söylentileri de ortaya çıkmıştı. Şimdi bu söylentileri doğrulayacak bir gelişme ile karşı karşıyayız. Twitter’dan ayrılan ürün müdürü Kevin Weil, yine ürün müdürü olarak Instagram’a katıldı. Facebook’un sahibi olduğu Instagram’da işe giren Kevin Weil böylece Twitter’ın en büyük rakibine transfer oldu. Bu işe girme aynı zamanda, Twitter’daki ayrılıkların iç yüzünü de ortaya çıkarıyor. Facebook’un, üst düzey bir yöneticiyi, bir günlük kararla işe alması mümkün olmayacağından, Weil’in, Twitter’dan istifa etmeden önce Facebook yöneticileriyle uzun süre görüşerek bu transferin hazırlığını yaptığı anlaşılıyor. Dolayısıyla, Twitter CEO’su Jack Dorsey’in aynı günde dört üst düzey yöneticiyi işten çıkardığı yönündeki söylentilerin doğru olmadığı, üst düzey yöneticilerin, rakip firmalarda kendilerine iş bulduktan sonra Twitter’dan ayrıldıkları yönündeki görüşün ağırlık kazandığı ortaya çıkıyor. Şimdi akıllardaki soru ise şu: Twitter’da işler, üst yöneticilerin kaçmasına neden olacak kadar kötü mü?

Cep Telefonundan Ayrılamıyoruz!

0
cep-telefonu Türkiye’nin en büyük izinli veritabanına sahip online pazar araştırma şirketi DORinsight’ın yaptığı sosyal medya araştırması, cep telefonu kullanımın ve sosyal ağların Türk kullanıcısı nezdindeki önemini ortaya koydu. Tüm sosyoekonomik segmentleri kapsayan ve 8369 kişinin katıldığı internet üzerinden yapılan araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların %72’si internete bağlanmak için ADSL bağlantısı kullanırken, %63’ü 3G kullanıyor. Fiber optik hat kullananların oranı ise %16 şeklinde ölçümleniyor. İnternete her gün girmeyenlerin oranı ise yalnızca % 2 olarak araştırma sonuçlarına yansırken, internete girmek için bilgisayar ve cep telefonu haricinde bir cihaz kullananların oranı %19’u buluyor. Katılımcıların %95’i sosyal ağları kullandığını belirtirken, Türk kullanıcıları, cep telefonlarından mümkünse hiç ayrı kalmak istemiyorlar. Sosyal ağ kullanıcılarının yarısı bu ağları kişisel işleri için kullanıyor. Ancak sosyal ağların en çok kullanılma nedeni olarak kullanıcıların yakın çevresinden, ayrıca yerel ve yabancı kaynaklardan haber alma istekleri olduğu istatistiklerde görülüyor.

Facebook kullanımı zirvede

İnternet kullanıcıları ezici bir çoğunluk ile Facebook kullanmayı tercih ediyorlar. Twitter ve Instagram ise kullanıcıların yarısı tarafından kullanılıyor. Snapchat uygulamasına baktığımız zaman ise internet kullanıcılarının yalnızca %8’lik bir kesim tarafından kullanılmakta olduğu ortaya çıkıyor. Türk internet kullanıcılarının sosyal ağlardaki hareketleri kontrol etme oranları da yüksek. Günde en az iki kere kullandığı sosyal ağlara bakanların oranı %85 olarak ölçümleniyor. Anket katılımcılarının yarısından fazlası, Facebook’un önümüzdeki 3 yıl boyunca şu anki popülerliğini devam ettireceği görüşünde birleşiyor. Instagram’ın 3 yıl daha popüler kalacağını düşünenlerin oranı ise sadece %18. istatistik-cep-telefonu

Facebook Hedef Kitle Ağı mobil siteleri de destekliyor

0
facebook au Bu gelişme sayesinde yayıncılara, mobil web trafiğini etkin bir şekilde gelire çevirebilmeleri adına kişi odaklı hedefleme ve reklam formatları sunuluyor. Bu sayede Facebook’taki 2,5 milyon reklamveren tek bir tıkla reklam kampanyalarını Facebook ve Instagram dışına taşıyarak mobil ekosistemdeki tüm insanlara ulaşabiliyor. Söz konusu yeni özelliğin yayıncılara sunduğu avantajlar ise şöyle:
  • Doğal Reklam Formatları (Native Formats) ile mobil internetten gelir elde etme: Reklamverenler artık – Carousel reklamlar da dahil olmak üzere – doğal reklam formatlarını mobil siteler için de kullanabiliyor ve standart formatların doğal versiyonlarını oluşturabiliyor. (Doğal reklam formatları halihazırda Hedef Kitle Ağı’ndaki gösterimlerin %80’ini oluşturuyor ve standart banner formatlarının 7 katı daha iyi performans gösteriyor.)
  • Kolay entegrasyon: Yazılım Geliştirme Kiti (SDK) entegrasyonu gerekmediğinden yayıncılar onaylandıkları gün içerisinde reklam vermeye başlayabiliyor.
Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, söz konusu yeni gelişmeyle ilgili şunları söyledi: “Mobil siteler hem geleneksel, hem de dijital yayıncılar için çok büyük bir trafik kaynağı. Örneğin ABD’de haber sitelerinin trafiğinin yaklaşık yüzde 40’ı mobil cihazlardan elde ediliyor. Bu çarpıcı rakamlara rağmen bugüne kadar bu trafiği gelire çevirme konusunda son derece yetersiz kalındı. Fakat duyurduğumuz bu güncellemeyle birlikte artık Hedef Kitle Ağı bu soruna oldukça etkili bir çözüm sunuyor. Artık yayıncıların kişi odaklı hedefleme ve reklam formatlarımızı kullanarak, herhangi ek bir kuruluma gerek kalmaksızın, mobil web trafiklerini etkili bir biçimde gelire çevirmelerine olanak sağlıyoruz. Söz konusu bu güncellemenin Türkiye’deki dijital yayıncılık ekosistemi üzerinde köklü bir etkisi olacağına ve Türkiye’deki yayıncıların daha etkili ve ilgili mobil reklam deneyimleri oluşturmalarına yardımcı olacağına inanıyorum.”

PayU’dan akıllı telefonları POS’a dönüştüren ürün: mPOS

0
payuSunduğu birçok servisle e-ticaret sektörünün dünya çapındaki liderleri arasında yer alan PayU, dijital dönüşümün avantajlarını işyerlerinin hizmetine sunmaya devam ediyor. Akıllı telefonları birer mobil tahsilat cihazına dönüştüren mPOS isimli yeni ürün ile işyerleri satış sonrası kredi ve banka kartından yapılan ödemeleri POS cihazı yerine doğrudan akıllı telefona yüklenen bir uygulama üzerinden gerçekleştirebiliyor. Üye İşyerleri; kullandıkları herhangi bir akıllı telefona hızlı ve kolay bir şekilde yükleyecekleri ücretsiz yazılım aracılığıyla, sabit herhangi bir ücretlendirme olmadan sadece akıllı telefonlarını kullanarak kredi ya da banka kartı ile tahsilat yapabilecek. Akıllı telefonların kullanılabildiği her yerden ödeme almaya imkan vermesi nedeniyle işyerlerine büyük bir esneklik de kazandıran mPOS için işyerlerinin akıllı telefonlarına herhangi bir kart okuyucu entegre etmeleri de gerekmiyor. Ödeme yapacak müşterinin kredi ya da banka kartının fotoğrafı çekilerek kart bilgileri alınabildiği gibi manuel de kart bilgileri girilerek işlem tamamlanabiliyor. Üstelik PayU’nun anlaşmalı 7 kart markasına sunduğu taksit avantajından mPOS kullanarak da faydalanmak mümkün. “Yeni ürünümüz ile her yeri alışveriş noktasına çeviriyoruz” Konuyla ilgili açıklama yapan PayU Türkiye CEO’su Emre Güzer, yeni ürünlerinin işyerlerine ödemelerinde büyük kolaylık ve hız kazandıracağına dikkat çekerek şunları söyledi: “PayU Türkiye olarak uzun süredir üye işyerlerimizin sadece online dünyada değil her alanda ödeme ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamak ve onların asıl işlerine, ticarete odaklanmalarını sağlamak için çalışıyoruz. 2016 yılında kullanıma sunacağımız yeni ürün ve servislerimizden ilki mPOS uygulamasıyla bu alanda somut adımlar atmaya başladık. Bu ürün ile günümüzün hızla mobilleşen dünyasında işyerlerimize büyük bir esneklik sağlayacağımıza inanıyoruz. Üye işyerlerimiz, bu ürünü kullanarak, 7/24 diledikleri noktada kredi ya da banka kartından ödeme alabilecek, müşterilerine taksit fırsatı da sunabilecek.” Sadece tek bir uygulama kullanarak baştan sona kesintisiz tahsilat çözümüyle işyerlerini ek donanım ve yazılım maliyetlerinden de kurtardıklarını ifade edene Güzer açıklamasının devamında, “İşyerlerimiz artık satışların takibini kâğıt üzerinden ya da kasadaki parayı sayarak yapmak yerine tüm işlem geçmişlerine akıllı telefonları üzerinden erişebilecek. Arkasında PayU markası ve güvencesiyle sunulan bu üründen mobil ödeme ihtiyacı olan tüm işyerlerimiz gönül rahatlığıyla yararlanabilir. Bu ürünle Türkiye’de bir ilki de hayata geçiriyoruz. Büyük firmalarımıza kendi markalarıyla bu uygulamayı kullanma, White Label çözümü de sunuyoruz. İlk etapta mPOS uygulamasını PayU Üye İşyerlerinin kullanımına sunacağız. Kısa bir süre sonra da uygulamayı indirip basit bir form aracılığıyla PayU Üye İşyeri olmayı ve hemen ödeme almayı da mümkün kılacağız. 2016 stratejimiz ve planlarımız doğrultusunda doğrudan son kullanıcıları hedefleyen çeşitli uygulamalarımız da yolda.” şeklinde konuştu.

Software AG’den akıllı mağaza izleme çözümü

0
software_ag_logoAkıllı Mağaza İzleme, perakendecilere gerçek zamanlı ve öngörüsel analiz yetkinliklerini kendi mağazalarında uygulayabilmelerini ve burada akış halindeki büyük veriyi mağazadaki sensörler ve uygulamalar yardımıyla izleyebilmelerini sağlıyor. Perakendeciler, şimdi eyleme geçirilebilir öngörülerini anında uygulamaya koyabiliyor ve Nesnelerin İnterneti’nin sağladığı katma değer ile satış artırıcı adımlar atabiliyor. Oliver Guy, Software AG, Perakende Endüstrisi Direktörü: “Bu, gerçek zamanlı görüşler perakende yöneticilerine çalışanlarını mağaza içerisindeki ‘sıcak bölgelere’ yeniden yönlendirme ya da pazarlama yöneticilerine özel bir lokasyondaki farklı müşterilere doğru kurgulanmış promosyonlarla daha iyi cevap verebilme ve böylelikle artan taleplere anında cevap verebilme olanağını sağlıyor.” Retail Systems Research’ün (RSR), yakın tarihli bir karşılaştırmalı değerlendirme raporuna göre, perakendeciler müşterileriyle akıllı cihazlar aracılığıyla bağlanmaya ve onlara, nesnelerin interneti kanalıyla ulaşılan bilgileri değerlendirerek yeni hizmetler sunmaya istekliler. Perakendeciler, mağaza operasyonlarını ve mağazadaki müşterilerle ilişkilerini nesnelerin interneti’nden en fazla fayda sağlayacak ilk beş arasındaki iki departman olarak sayıyor(41% ve 36%, sırasıyla).  Oliver Guy: “Mağazanın rolü salt satış noktasından çoklu kanal yaklaşımına doğru tarihsel bir geçiş yaşıyor. Buna ek olarak, perakendeciler rekabetin önünde yer alabilmek için müşterilerine benzersiz ve nitelikli bir alışveriş deneyimi sağlama baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. Perakende yöneticileri, mağazanın değişen hedefleri ve artan müşteri beklentilerini faydaya çevirebilmek için mağaza içerisindeki eylemleri gerçek zamanlı izleme, analiz etme ve bunları en iyi şekilde kullanmak durumundadır” ifadelerini kullanıyor. Perakendeciler, Nesnelerin İnterneti’nin beraberinde mağazalara getirdiği katma değer konusunda umutlu ve bu yeni yaklaşımın, veri sağlanması ile bunun analizi ve aksiyonunu gerektirdiğini kabul ediyor. Bununla birlikte, katılımcıların RSR’nin raporunda, Nesnelerin İnterneti projelerinde atıfta bulundukları üç teknoloji engeli-tamamen farklı veri kaynaklarını bir araya getirmek, spesifik veri olaylarına yada beklentilerine en iyi cevabı belirlemek ve gerçek zamanlı ortamda bu kadar çok kaynaktan gelen veriyi işleyebilmek. Software AG’nin Dijital Dönüşüm (Digital Business) platformu, bu engelleri ortadan kaldırmak için çok sayıda anahtar teknolojiyi Akıllı Mağaza İzleme Çözümüne entegre ediyor. Bu kapsamda:
  • Tüm Nesnelerin İnterneti uygulama ve araçlarını etkinleştirerek, mağaza içi algılayıcı cihazlar ile veri akışı sağlayan öngörüsel modeller ile mağaza içi envanter yönetimi, öngörüsel modeller, servis noktası, harici veri veya diğer başka veri kaynaklarının kullanımı.
  • Mağazada-hem mağaza çalışanları hem de merkezdeki tedarikçiler tarafından izlenebilir, yaşanan gelişmeler ışığında, gerçek zamanlı, aksiyona dönüştürülebilir öngörüler sağlamak.
  • Mağazada, satışı artırıcı(promosyonlar) eylemleri-tabela v.s. gibi fiziki yönlendirmeleri de kapsayacak şekilde-tüketicilerin gerçek zamanlı reaksiyonlarını değerlendirerek otomatik olarak ayarlayabilme yetkinliği.
  • Öngörüsel modelleri bir araya getirerek doğru zamanda ilave personel istihdam etmek, mağaza raflarını yenilemek gibi eylemler başlatabilme yetkinliği.
  • Bellek içi veri yönetimi ve gerçek zamanlı çözümleme araçları ile erişilebilir hazır verinin etkin kullanımı.
  • Erişim ve süreç yönetimi araçları vasıtasıyla mağaza süreçlerinin yönetilebilir olması ve erişilebilir çoklu kanalların otomasyonu.
Oliver Guy: “Akıllı Mağaza İzleme Çözümüyle perakendeciler, müşteri davranışlarını izleyip aksiyon alabilecekleri kritik veri yeteneklerine sahip oluyor. Satış noktası verisinden raflardaki sensörlere kadar-Nesnelerin İnterneti, perakende gerçeğine dönüşüyor.” The Software AG Dijital Dönüşüm Platformu, veri, altyapı ve yetenek gibi perakendeciler için sorun oluşturan konuları çözümlüyor. Var olan veriyi bir araya getirerek, perakende ortamındaki tüm paydaşlara, gerçek zamanlı, öngörüde bulunabilme ve işletmedeki fırsatlar ile mücadeleleri önceden görme yetkinliği kazandırıyor. Tüccarlar ve satış artışı planlaması yapanlar, mağazadan sensörler vasıtasıyla akan gerçek zamanlı verilere erişerek, mağazada uygulanan kampanya ve promosyonların nasıl bir gelişme gösterdiği hakkında anlık görüş sahibi olabiliyor. Retail Systems Research’ün (RSR), elde ettiği bulgulara göre perakendeciler envanter verilerinin doğruluğunu (49%) ve sistem çapında envanter görünürlüğünü (40%) Nesnelerin İnterneti’nin sağladığı en büyük üç fırsat arasında değerlendiriyor. Satış müdürleri ve kat personeli, Dijital Dönüşüm Platformu aracılığıyla müşterilerin alışveriş geçmişi, depodaki ürünler, envanter ve ürün sevkiyat bilgilerine hızla ulaşabiliyor.

Facebook mesajıyla phishing saldırısı

0
facebook message Comodo Antivirüs Laboratuvarları Ekibi (CASL) sosyal medyanın en popüler adreslerinden Facebook’un da sahte elektronik mesajlarla saldırı altında olduğunu tespit etti. Facebook hesaplarına sahte mesajlar gönderenlerin, WhatsApp’a saldıran siber suçlularla aynı ekipten olduğu düşünülüyor. Comodo Antivirüs Laboratuvarları Ekibi; Facebook hesaplarını hedef alan saldırıyı IP, alan adı ve URL analizleriyle ortaya çıkardı. Siber saldırganlar; rastgele kişilerin hedeflendiği kimlik avı (phishing) kampanyası yürütüyor ve kötü amaçlı yazılımı (malware) yaymak için Facebook içeriği gibi görünen sahte elektronik mesajlar gönderiyor. Facebook hesaplarına gelen bu mesajlar tıklandığında kötü amaçlı yazılım bilgisayarlara ya da telefonlara bulaşmış oluyor. Kötü amaçlı yazılım içeren elektronik mesajların konu satırları da WhatsApp saldırısında kullanılan konu satırlarına çok benziyor. Bu satırların her biri ‘sele’ ya da ‘Yqr’ gibi rastgele bir karakter dizisiyle bitiyor. Bu karakterler genellikle antivirüs ürünlerini bypass etmek için kullanılıyor. Konu satırları; “Size kısa bir sesli elektronik posta gönderildi”, “Bir ses kaydı gönderildi”, “Sesli bir uyarı kaçırdınız”, “Sesli bir hatırlatmanız var”, “Sesli bir bildirim aldınız” şekillerinde olabiliyor. Elektronik mesajın içinde yer alan kötü amaçlı yazılım; ek biçiminde gönderilmiş bir zip dosyası oluyor. Zip dosyasının içerisinde bir çalıştırılabilir dosya bulunuyor. Dosya çalıştırıldığında, kötü amaçlı yazılım otomatik olarak kendini “C:\” dizinine kopyalıyor ve bilgisayarın kayıt defterinde otomatik açılan bir uygulamaya kendini ekleyerek kötü amaçlı yazılımın cihaza yayılmasını sağlıyor. Comodo mühendisleri Facebook’u hedef alan bu kötü amaçlı yazılımın “Nivdort” kötü amaçlı yazılım ailesinin bir versiyonu olduğunu da belirledi. Comodo ve Comodo Antivirüs Laboratuvarları Teknoloji Direktörü Fatih Orhan, siber saldırı çağında herkesin kimlik avı saldırılarına maruz kalabileceğine dikkat çekti. Orhan, “Siber suçluların kullandığı en çığır açıcı saldırı yöntemi bu olmayabilir ama yine de mesajlarını hazırlarken giderek daha da ustalaştıkları yadsınamaz bir gerçek” derken; kullanıcıları şöyle uyardı: “Konu satırlarında –gerçek olamayacak kadar güzel- vaatlere yer vererek, eylem odaklı bir dil kullanarak alıcıları e-postaları açmaya ve e-postayla gelen eklere veya bağlantılara tıklamaya özendirerek kötü amaçlı yazılımı yaymaya çalışıyorlar. Kullanıcılar, kendilerinden bilgi isteyen ya da bir URL Web sayfasına yönlendiren e-postalara dikkatle yaklaşmalıdır.” Orhan, Comodo’nun da siber suçlularla mücadelesinin güçlenerek sürdüğüne dikkat çekti. Orhan, “Comodo; uç noktaların koruma ve güvenliğini sağlayan, işletmeleri ve BT ortamlarını güvende tutan inovatif çözümler geliştirerek siber suçluların hep bir adım önünde olmak için sürekli çalışıyor” dedi.

Protel’den anahtar teslim e-dönüşüm

0
protel E-fatura, e-arşiv ve e-defter gibi farklı uygulamalar için tek bir kanaldan hizmet almanın işletmelere hem maliyet hem de verimlilik açısından önemli avantajlar sağladığını söyleyen Murat Sıcakkanlı, “Protel olarak, bu e-uygulamalara ek olarak, özel entegratörlük de sağlayarak paket halinde bir hizmet sunuyoruz. Tümü birbiri ile yüzde yüz uyumlu çalışan bu alandaki tüm çözümlerimizin Gelir İdaresi Başkanlığı ve TÜBİTAK tarafından onaylanmış olması ve müşterilerimizin tüm soruları ile ilgili olarak karşılarında tek bir muhatabın bulunması, güvenlik konusundaki soru işaretlerini de ortadan kaldırıyor” dedi. E-dönüşüm alanında entegre ve anahtar teslim hizmet sunmaya odaklandıklarını ifade eden Sıcakkanlı, “Mevcutta Türkiye genelinde hizmet verdiğimiz 600’ü aşkın otelin yaklaşık yüzde 50’si e-dönüşüm çözümlerimizi kullanıyor. Sağladığı avantajların kısa sürede anlaşılacağını ve yasal zorunluluk çerçevesi dışında kalan işletmelerin de sistemi kullanmaya başlayacağını düşünüyoruz. Bu yeni teknolojiyle birlikte Protel olarak, hizmet ettiğimiz sektörler itibariyle sunduğumuz çözümleri müşterinin ihtiyacına ve büyüklüğüne göre ölçekleyebiliyoruz. Yeni nesil cihazlarla birlikte, eski nesilde zorunlu olan bazı donanım ihtiyaçlarını tablet bazlı ürünlerle değiştirerek pazarımıza uygun fiyatlarla ürün sağlama imkanı yakaladık” dedi.

“UÇTAN UCA ÇÖZÜM ÖNEMLİ AVANTAJ”

“Ödeme Kaydedici Cihazlar ile birlikte, masada kesilecek hesaptan e-fatura sürecine kadar uçtan uca çözüm almanın önemli bir avantaj olduğuna inanıyoruz” diye konuşan Sıcakkanlı, teknik desteğin de Protel tarafından sağlanmasının, kullanıcı için tüm sistemin tek firma garantisi altında olması anlamına geldiğini ve operasyonun kesintiye uğramaması için büyük önem taşıdığını söyledi.

“GİYİM VE PERAKENDE SEKTÖRÜNE GENİŞLEYECEĞİZ”

25 yılı aşkın bir süredir konuk ağırlama sektörüne hizmet verdiklerini anımsatan Murat Sıcakkanlı, “Bu sektörde yakaladığımız çözüm fırsatlarını özellikle gıda, giyim ve perakende sektörlerine de yayarak daha da genişletmek istiyoruz. Özellikle de bulut teknolojisiyle ve tablet bazlı çözümlerle değiştirerek rekabetçi bir fiyatla pazara sunmayı hedefliyoruz” dedi.

Sony, Playstation için ayrı şirket kuruyor

1
PlayStation-4 Playstation, video oyun dünyasının önemli aktörlerinden biri. Sony’nin bünyesinde faaliyet gösteren Playstation birimi, video oyunlarının soğuk PC’lerden, evlerin salonlarına girerek tüm aile için bir eğlence biçimi olarak kabul edilmesinde büyük rol oynamıştı. Video oyun sektörü yıllık yüz milyar dolar seviyesini geçtikten sonra ise iş dünyası video oyunlarının sadece “oyun” olmadığını fark etti. Microsoft, Sony, Sega, Nintendo, Valve, Electronic Arts gibi şirketler bu sektörde büyük cirolar elde ederken, artık tek bir video oyununun milyar dolarları aşan satış rakamlarına ulaştığına şahit olduk. Sony şimdi bu büyük piyasada, Playstation operasyonunu daha iyi yönetebilmek için, oyun konsolunun yönetimini Sony’den ayırarak ona ayrı bir şirket kurma kararı aldı. Bu yeni şirket, Playstation’ın hem donanım üretimini, hem oyun yazılımlarını hem de online servislerini idare edecek. Playstation servisleri daha önce, Sony Computer Entertainment ve Sony Network Entertainment isminde iki ayrı şirket arasında pay edilmişti. Şimdi Playstation’a ait her şey, tek bir şirket ve tek bir CEO altında toplanmış olacak. Yeni şirketin ismi Sony Interactive Entertainment olacak ve Andrew House tarafından yönetilecek. Sony aslında PC ve telefon satışlarındaki düşüşler nedeniyle nakit akışında sorun yaşadığından VAIO PC markasını satma kararı almıştı. Ancak Playstation oyun konsolu, kamera ve televizyon satışları ile şirketi ayakta tutmayı başarıyordu. Şimdi Playstation’ın tek bir şirket altında, daha karlı ve yüksek getirili bir operasyona dönüşmesi bekleniyor.  

Avea, Türk Telekom Oldu!

0
Bugün düzenlenen toplantıda bu karar resmen açıklandı ve Avea, Türk Telekomoldu. Peki, bu değişim rüzgarı Avea müşterilerini nasıl etkileyecek?
Türk Telekom ve Avea için Yeni Sayfa!
İletişim alanındaki elini güçlendirmek isteyen Türk Telekom, Avea‘yı bünyesine katarak yoluna devam edecek. Avea müşterilerinin bu anlaşma sonucunda daha uygun tarifelere ve daha iyi hizmetlere kavuşacak. Avea ismi yerini Türk Telekom‘a bırakacak. Avea sahipleri, telefonlarında “Avea” yerine “Türk Telekom” ibaresini görecek. Bu birleşmeyele birlikte Türk Telekom’un logosu da değişti. Türk Telekom‘un yeni logosu aşağıdaki görselde yer alıyor. 16-01/26/turk-telekom-logo.jpg 16-01/26/turk-telekom-logo-1453795512.jpg Türk Telekom, Avea‘nın yanında TTNET‘i de bünyesine katarak “Birlikten Yepyeni Bir Güç Doğuyor” sloganı altında birleşeceğini açıkladı. 16-01/26/avea.jpg   Kaynak: ShiftDelete.Net

Cep telefonundan iş arıyoruz

0
cep Araştırma sonuçlarına göre Facebook’un, yüzde 94 kullanım oranı ile Türk kullanıcılar arasında açık ara farkla en popüler sosyal ağ olduğu ortaya çıktı. Cep telefonundan internet kullanımı ise yüzde 2 ile bilgisayarları geçerek yüzde 86 seviyesinde ölçümlendi. Tüm sosyoekonomik segmentleri kapsayan ve 8369 kişinin katıldığı internet üzerinden yapılan araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 72’si internete bağlanmak için ADSL bağlantısı kullanırken, yüzde 63’ü 3G kullanıyor. Fiber optik hat kullananların oranı ise yüzde 16 şeklinde ölçümleniyor. İnternete her gün girmeyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 2 olarak araştırma sonuçlarına yansırken, internete girmek için bilgisayar ve cep telefonu haricinde bir cihaz kullananların oranı yüzde 19’u buluyor. İnterneti ne sıklıkla kullanıyorsunuz?
Her an %72
Her gün 1-2 saat %26
Haftada birkaç sefer %2
Ayda bir kez %0
İki üç ayda bir kez %0
Yılda bir kez %0
İnternete nerelerden giriyorsunuz?
Akıllı telefon %86
Bilgisayar %84
Ipad %16
Diğer (Lütfen belirtiniz.) %3
Katılımcıların yüzde 95’i sosyal ağları kullandığını belirtirken, Türk kullanıcıları, cep telefonlarından mümkünse hiç ayrı kalmak istemiyorlar. Cep telefonunuz olmadan kaç gün geçirebilirsiniz?
Hiç geçiremem %47
1 gün %25
1 hafta %14
1 ay %4
1 yıl %1
1 yıldan daha fazla %9
Cep telefonu kullanmıyorum. %1
Sosyal ağ kullanıcılarının yarısı bu ağları kişisel işleri için kullanıyor. Ancak sosyal ağların en çok kullanılma nedeni olarak kullanıcıların yakın çevresinden, ayrıca yerel ve yabancı kaynaklardan haber alma istekleri olduğu istatistiklerde görülüyor. Sosyal ağları neden kullanıyorsunuz?
Haberleri takip etmek için %76
Sosyalleşmek ve çevre ile iletişim kurmak için %76
Kişisel işlerim için. %51
İş ilanları için %18
Diğer (Lütfen belirtiniz.) %2
İnternet kullanıcıları ezici bir çoğunluk ile Facebook kullanmayı tercih ediyorlar. Twitter ve Instagram ise kullanıcıların yarısı tarafından kullanılıyor. Snapchat uygulamasına baktığımız zaman ise internet kullanıcılarının yalnızca yüzde 8’lik bir kesim tarafından kullanılmakta olduğu ortaya çıkıyor. Hangi sosyal medya sitesini / sitelerini aktif olarak kullanıyorsunuz?
Facebook %94
Twitter %54
Instagram %54
LinkedIn %21
Swarm %19
Snapchat %8
Diğer (Lütfen belirtiniz.) %2
Türk internet kullanıcılarının sosyal ağlardaki hareketleri kontrol etme oranları da yüksek. Günde en az iki kere kullandığı sosyal ağlara bakanların oranı yüzde 85 olarak ölçümleniyor. Hangi aralıklarla Facebook, Twitter, Instagram vb. sosyal medya hesaplarınıza bakarsınız?
Yarım saatte bir %26
1-3 saatte bir %42
4-10 saatte bir %17
11-23 saatte bir %3
Günde bir %10
Haftada bir %2
Ayda bir %0
Diğer (Lütfen belirtiniz.) %0
Anket katılımcılarının yarısından fazlası, Facebook’un önümüzdeki 3 yıl boyunca şu anki popülerliğini devam ettireceği görüşünde birleşiyor. Instagram’ın 3 yıl daha popüler kalacağını düşünenlerin oranı ise sadece yüzde 18. Sizce 3 yıl sonra popülaritesini yitirmeden kullanılmaya devam edilen sosyal paylaşım sitesi hangisi olacaktır?
Facebook %54
Twitter %21
Instagram %18
LinkedIn %4
Scorp %2
Diğer (Lütfen belirtiniz.) %1
 

Büyük etkinliklerde siber saldırganların hedefi olmamak için…

0
siber Kaspersky Lab uzmanları tarafından geçtiğimiz yıllarda araştırılan siber casusluk gruplarının pek çoğunun, çok çeşitli mobil cihazlara virüs bulaştırabilen ve bütün değerli bilgileri çalabilen karmaşık zararlı mobil yazılımlarından faydalandığı görüldü. Örneğin geçtiğimiz hafta içinde gerçekleşen Davıs Dünya Ekonomi Forumu gibi büyük etkinlikler, önemli konuşmalar için bir merkez görevi görüyor ve dünyanın dört bir yanından yüksek profillere sahip ziyaretçileri kendine çekiyor. Ancak önemli kişilerin tek bir yerde toplanması, kamuya açık etkinlikleri hedefli zararlı yazılımlar aracılığıyla bilgi toplamak için iyi birer fırsat olarak gören kötü niyetli siber saldırganları da cezbediyor. Kaspersky Lab’ın istatistiklerine göre, geçtiğimiz yıllarda keşfedilen karmaşık siber casusluk operasyonlarının en az beşi, mobil cihazlara virüs bulaştırabilen kötü niyetli araçlar kullandılar. Bunlar bazen Red October, Cloud Atlas ve Sofacy operasyonlarında olduğu gibi belirli bir siber casusluk operasyonu boyunca oluşturulan ve yayılan özel zararlı programlardan oluşuyorlardı. Diğer durumlarda ise, zararlı yazılım oyuncuları sözde ticari zararlı yazılımları kullanma eğilimi gösterdiler: HackingTeam (araçlarına RCS adı verilmişti), Gamma International (FinSpy) ve diğerleri gibi ticari kuruluşlar tarafından satılan özel bir saldırgan araçlar grubu. Rekabet bilgileri gibi bu tür araçların yardımıyla çalınan veriler, siber casuslar için çok büyük öneme sahip. Pek çok kuruluş, standart PGP şifrelemesinin mobil e-posta iletişimlerinin korunması için yeterli olduğuna inanıyor ancak durum her zaman böyle olmuyor. Kaspersky Lab Global Araştırma ve Analiz Ekibi güvenlik uzmanı Dmitry Bestuzhev, “Bu önlem, asıl sorunu çözmüyor. Teknik açıdan bakıldığında, e-postalarda kullanılan orijinal mimari tasarımı, meta verilerin hem gönderilen hem de alınan mesajlarda düz metin olarak okunmasına olanak veriyor. Bu meta veriler, göndericinin ve alıcının bilgilerinin yanı sıra, gönderilme/alınma tarihi, konu, mesaj büyüklüğü, ek olup olmadığı ve mesajın gönderilmesi için kullanılan e-posta istemcisi gibi diğer şeyleri de içeriyor. Bu bilgiler, bir kişinin konuşmaların tarih cetvelini yeniden yapılandırmak, insanların ne zaman birbirleriyle iletişime geçtiğini, ne hakkında konuştuklarını ve ne sıklıkta iletişim kurduklarını öğrenmek için hedefli bir saldırı düzenlemeye yeterli oluyor. Bu şekilde, tehdit oyuncuları, hedefleri hakkında yeterince bilgi sahibi olabiliyorlar,» şeklinde konuştu. Bu sorunun üstesinden gelmek için, artık pek çok hassas görüşme, neredeyse hiçbir meta verinin olmadığı ya da meta verilerin kişisel olmadığı güvenli uygulamaların ve uçtan uca şifrelemenin kullanıldığı mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiriliyor. Dmitry Bestuzhev, “Bu gelişme, siber casusları hedeflerinin hem dijital hem de gerçek yaşamlarına casusluk edebilen yeni silahlar geliştirmeye itti. Mobil zararlı yazılım, hedef cihaza kurulduktan sonra, bütün güvenli mesajlara casusluk edebiliyor ve ayrıca cihazın kamerasını ve mikrofonunu gizlice ve görünmez şekilde etkinleştirebiliyor. Bu da tehdit oyuncularının, en hassas görüşmelere, hatta kayıt dışı ve yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelere bile erişim sağlayabilmesine olanak veriyor,” diye ekledi.

Büyük etkinliklerde şunlara dikkat edin

-Internet’e bağlanmak için her zaman bir VPN bağlantısı kullanın. Bu, ağ trafiğinizin kolayca engellenmesinin önüne geçer ve doğrudan Internet’ten indirilmiş yasal bir uygulamaya eklenebilen zararlı yazılımlara yatkınlığını azaltır. -Mobil cihazlarınızı bir bilgisayara bağlanan bir USB portu aracılığıyla şarj etmeyin, çünkü bu şekilde cihazınız, bilgisayara kurulmuş olan özel bir zararlı yazılımdan virüs kapabilir. Yapabileceğiniz en iyi şey, telefonunuzu doğrudan AC güç adaptörüne takmaktır. -Bir mobil zararlı yazılım engelleme programı kullanın. Bunun en iyisi olması gerekir. Bu çözümlerin geleceği, masaüstü güvenliği için uygulanan teknolojilerle tamamen aynıymış gibi görünüyor: Varsayılan Ret ve Beyaz Liste. -Cihazlarınızı bir PIN koduyla değil, bir şifreyle koruyun. PIN kodunu bulurlarsa, siber saldırganlar mobil cihazınıza fiziksel erişim kazanabilirler ve zararlı yazılım eklentisini sizin haberiniz olmadan kurabilirler. -Mobil cihazlarınızla birlikte verilen veri depolama belleklerindeki şifrelemeyi kullanın. Bu tavsiye, özellikle bellek disklerinin çıkarılmasına izin veren cihazlar için çok önemlidir. Eğer saldırganlar, cihazınızı başka bir cihaza bağlayarak belleğinizi çıkarabilirse, işletim sisteminizi ve genel olarak verilerinizi kolayca değiştirebilirler. -Özellikle cihazınızı nasıl etkileyeceğinden emin değilseniz, cihazınızın yazılım kısıtlamalarını AŞMAYIN. -Önceden kurulmuş zararlı yazılımlar içerebilecek ikinci el cep telefonları kullanmayın. Bu tavsiye, özellikle cep telefonunuz iyi tanımadığınız birinden geliyorsa çok önemlidir. -Son olarak, doğal bir ortamdaki sıradan bir konuşmanın, elektronik olarak gerçekleştirilen bir konuşmadan her zaman daha güvenli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

WIN EURASIA Metalworking

0
win-brosur11-14 Şubat 2016 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan WIN EURASIA Metalworking, imalat sanayiinin liderlerini ağırlamaya hazır. Metalworking Eurasia ve Surface Treatment Eurasia fuarları kapsamında; sac levha işleme ve yüzey işlem teknoloji zincirinin tamamına odaklanacak olan fuar, bu yıl sergilenen ürünlerin yanı sıra özel bölüm ve etkinlikleri ile de sektöre yön verecek. İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen Robotics ve Safe@Work özel bölümlerinin yanı sıra bu yıl iki yeni etkinliğe daha imza atan WIN EURASIA Metalworking, “Automative Supply Chain” adı altında gerçekleşecek özel alanda sac işleme ve yüzey işlem sektörünü otomotiv sektörüyle buluştururken, “Metal İşleme Endüstrisinde Yüzey İşlem Teknolojileri” konulu forum aracılığıyla da yüzey işlem teknolojisindeki yeniliklere odaklanacak.

EWE Turkey Holding, Millenicom Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’yi devraldı

0
ewe logoAlmanya’nın köklü enerji şirketlerinden EWE AG’nin yüzde 100 iştiraki olan EWE Turkey Holding, enerji sektöründeki yatırımlarının ardından Türkiye telekomünikasyon pazarına da adımını attı. EWE Turkey Holding, Rekabet Kurumu onayı ve diğer yasal süreçlerin tamamlanması ile “Türkiye’nin Telekomünikasyon Uzmanı” olma hedefiyle alternatif servis sağlayıcılar içinde öncü bir konuma ulaşmış olan Millenicom’un hisselerinin tamamını devraldı. EWE Turkey Holding Genel Müdürü Bekir Sami Acar hisse devrinin gerçekleşmesiyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘‘EWE olarak Türkiye enerji sektöründeki güçlü varlığımıza ilave olarak bir süredir yakından takip ettiğimiz telekomünikasyon pazarına da girmenin heyecanını yaşıyoruz. EWE’nin uzun yıllardır Almanya telekomünikasyon pazarında edinmiş olduğu tecrübe ve birikimini Türkiye’ye taşımak ve Türkiye’de ulaştığımız üstün müşteri memnuniyeti ve yüksek kalite standardını telekomünikasyon müşterilerine de sunmak istiyoruz. Deneyimli kadrosuyla ve güçlü altyapısıyla piyasada öncü bir konumda olan Millenicom şirketiyle iletişim sektörüne yeni bir heyecan katacağımıza ve uzun vadede enerji ve telekomünikasyon piyasalarının yakınsamasına yönelik yenilikler getireceğimize inanıyoruz.’’ Mevcut iştirakleri ile güçlü bir şekilde organik büyümesini devam ettiren EWE Turkey Holding, enerji piyasasında yeni yatırım ve satın alma fırsatlarını yakından takip ediyor. Telekomünikasyon alanında Almanya’da yıllardır başarıyla uyguladığı yakınsama stratejisini Türkiye’ye taşıyacak olan EWE, her iki sektörde faaliyet gösteren ilk oyuncu konumuna geldi. Millenicom’un satın alınmasıyla beraber müşteri sayısını yaklaşık 120.000 artıran EWE Turkey Holding, bireysel ve kurumsal müşteri pazarındaki konumunu güçlendirmiş oldu. Millenicom’un EWE Türkiye grubuna katılmasıyla beraber EWE’nin Türkiye’deki çalışan sayısı 985’e ulaştı. Millenicom, 1998 yılında Almanya’da kurulan European Telecommunication Holding (E.T.H. AG) bünyesinde 2004 yılında Türkiye faaliyetleri için kuruldu. Telekomünikasyon sektörünün birçok farklı alanında faaliyet göstermiş olan Millenicom, faaliyetlerine arama kartı, arama bazında çağrı, sabit telefon hizmetleri ile başladı.. 2009 yılında VOIP ve Doping ADSL hizmeti vermeye de başlayan Millenicom, bugün hem bireysel hem kurumsal müşterilerine internet hizmeti, telefon hizmeti ve bulut çözümleri sunmaya devam ediyor.