Yemeksepeti’nin yeni Müşteri Deneyimi Direktörü Onur Bilgi oldu. Bilgi Kadıköy Anadolu Lisesi’nden mezuniyetinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü dereceyle tamamladı. 18 yıllık kariyeri süresince sırasıyla TSKB, Global Soft, ABN Amro ve Turkcell’de çeşitli görevler aldı. Proje Yöneticisi olarak girdiği Turkcell’de geçirdiği 12 yıl boyunca önce Proje Yönetim Departmanı’nın başına getirildi. Sonrasında ise Dijital Kanallar Üretim Müdürü olarak görev yaptı. Farklı ekiplerin koordinasyonu, teknoloji programlarının hayata geçirilmesi ve yüksek bütçeli projelerin yönetimi alanındaki tecrübesi ile Onur Bilgi, Yemeksepeti’nin büyümesinde önemli görevler alacak.
Yemeksepeti ekibinin yarısı ona emanet
Onur Bilgi Yemeksepeti’nde kullanıcıların sorunları için online çözümlerin kurgulandığı Operasyon Departmanı, müşteri ve restoran şikayetleri ile taleplerinden sorumlu Backoffice ile Menü & İçerik departmanlarını yönetecek. Bu görevleriyle birlikte Yemeksepeti’nde 156 kişinin yönetiminden sorumlu olacak olan Onur Bilgi’ye Yemeksepeti ekibinin yarısı emanet edilmiş oldu. Yemeksepeti’nin yeni Müşteri Deneyimi Direktörü Onur Bilgi oldu
Yemeksepeti’nin yeni Müşteri Deneyimi Direktörü Onur Bilgi oldu. Bilgi Kadıköy Anadolu Lisesi’nden mezuniyetinin ardından Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü dereceyle tamamladı. 18 yıllık kariyeri süresince sırasıyla TSKB, Global Soft, ABN Amro ve Turkcell’de çeşitli görevler aldı. Proje Yöneticisi olarak girdiği Turkcell’de geçirdiği 12 yıl boyunca önce Proje Yönetim Departmanı’nın başına getirildi. Sonrasında ise Dijital Kanallar Üretim Müdürü olarak görev yaptı. Farklı ekiplerin koordinasyonu, teknoloji programlarının hayata geçirilmesi ve yüksek bütçeli projelerin yönetimi alanındaki tecrübesi ile Onur Bilgi, Yemeksepeti’nin büyümesinde önemli görevler alacak.
Yemeksepeti ekibinin yarısı ona emanet
Onur Bilgi Yemeksepeti’nde kullanıcıların sorunları için online çözümlerin kurgulandığı Operasyon Departmanı, müşteri ve restoran şikayetleri ile taleplerinden sorumlu Backoffice ile Menü & İçerik departmanlarını yönetecek. Bu görevleriyle birlikte Yemeksepeti’nde 156 kişinin yönetiminden sorumlu olacak olan Onur Bilgi’ye Yemeksepeti ekibinin yarısı emanet edilmiş oldu. Yapı Kredi, bilişim sektörüyle buluştu
Yine Yapı Kredi Bankacılık Üssü’nde gerçekleştirilen etkinlik, bilişim dünyasından uzmanları bir araya getirirken teknoloji dünyasında yaşanan son gelişmeler, farklı oturumlarda gerçekleştirilen sunumlarla masaya yatırıldı.
21 firma, 21 oturum, 1000’i aşkın katılımcı
IT’s My Life Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Buluşması”nda bu sene özellikle son yıllarda öne çıkan Bilişim Teknolojileri konuları “Nesnelerin İnterneti ve Dijitalleşme”, “Veri Yönetişimi ve Büyük Veri” ve “Güvenlik ve Altyapı Teknolojileri” tartışıldı. Etkinliğe katılan 21 bilişim firmasından uzmanlar yaptıkları sunumlarla geleceği şekillendirmesi beklenen bu konu başlıkları üzerine son güncel bilgileri ve beklentilerini paylaştı. Toplamda 21 oturum düzenlenirken 1000’i aşkın katılımcı etkinliğe katıldı.
Tüm sektörlerde olduğu gibi bankacılık alanında da sadece vizyoner firmaların rekabet avantajına sahip olabileceğini belirten Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan, “IT’s My Life Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Buluşması”nın tüm Yapı Kredi çalışanlarına gerçekçi gelecek senaryoları sunarak büyük katkı sağladığını belirtti. Erdoğan; “Yeni teknolojiler hayatımıza girdikleri andan itibaren bir parçamız oluyor. İnsanlar, hayatlarını kolaylaştıran her teknolojiyi en iyi şekilde kullanma ihtiyacı hissediyor. Bu da tüm kurumları sürekli olarak inovasyona zorluyor. 5 senedir düzenlediğimiz bu etkinlik ile Bilişim teknolojileri uzmanlarını konuk ediyor, gelecekle ilgili öngörülerini dinliyoruz. Bu toplantılar yeni bakış açıları kazanmamıza olanak tanıyor, her buluşma sonrası tüm çalışanlarımız yeni bilgilerle kendilerini güncelleme fırsatı yakalıyor. Önümüzdeki senelerde de bu etkinliğimizi devam ettirecek, bankacılık için stratejik öneme sahip bilişim teknolojileri alanında çalışanlarımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz” dedi.
IT’s My Life Bilişim Teknolojileri Buluşması’nın artık gelenekselleştiğini ve çalışanları merakla beklediği bir etkinliğe dönüştüğünü belirten Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Yönetimi Başkanı (CIO) Cengiz Arslan, “Çalışanlarımızın hızla gelişen teknoloji dünyasına daha yakın bir mercekten bakmalarını sağlamak için düzenlenen etkinliğimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da yeniden teknoloji liderlerini bir araya getirdi. Müşteri memnuniyeti ve başarılı operasyon yapıları için değişen iş ve teknoloji dünyasına uyum sağlamak zorundayız. Bu bağlamda dijital kanalların gittikçe daha önemli olacağını düşünüyoruz. Artık herkes cebinde bir bilgisayar taşıyor. Dolayısıyla mobilite çok önemli hale geldi. İnsanlar bankacılık işlemlerini çok hızlı yapabilmek istiyorlar. Dijitalleşmeyle birlikte güvenlik konuları da daha fazla önem kazanmaya başladı. Diğer yandan dijitalleşme ile birlikte sahip olduğumuz veri miktarı da geometrik olarak artıyor. Müşteri ihtiyaçlarını daha iyi analiz edebilmek için büyük veriyi işleyebilecek teknolojiler de hızla gelişiyor. Yakın gelecekte büyük veriden yararlanabilen firmaların rekabette farklılaşacağını düşünüyoruz. Bu öngörü ile oluşturduğumuz ana başlıklarımızın arasında yer alan dijitalleşme, nesnelerin interneti ve büyük veri konularının yanısıra güvenlik ve alt yapı teknolojileri konularında da iş ortaklarımızın yeniliklerini, gelecek planlarını çalışanlarımıza ulaştıracağız“ dedi. Veeam Cloud Connect’ten felaket kurtarma çözümü

Samsung, Tizen’e geçişi hızlandırıyor
Samsung’un geliştirdiği Tizen işletim sistemi ile Smart TV fonksiyonları kullanıcıların yaşam tarzına tam uyum sağlamak için yeniden tasarlanarak kesintisiz etkileşimi artık çok daha kolay ve hızlı bir hale getiriyor.
Samsung SUHD TV’ler, Nano Kristal teknolojisi sayesinde daha fazla renk, göz alıcı parlaklık, gerçekçi detaylar ve yüksek kontrast ile üstün bir görüntü kalitesi sunuyor. Tüm bu yenilikçi teknolojilerin yanı sıra benzersiz tasarımıyla daha önce görülmemiş, sınırları zorlayan bir seyir deneyimi yaşatmayı vadediyor. Dünyanın ilk kavisli UHD televizyonunun yaratıcısı Samsung’un Tizen ile geliştirilmiş Smart TV özelliği akıllı televizyon deneyiminde çığır açıyor.
Tizen işletim sistemine sahip 2015 model Samsung Smart TV’ler daha güçlü bir performans sunmanın yanı sıra daha hızlı bağlantısı ile kullanıcıları memnun ediyor. TV seyrederken, imlecin ekranın altına sürüklenmesiyle beraber favori Smart TV menüsü otomatik olarak ekranda beliriyor. Ayrıca, Smart TV’deki son yapılan seçimler hatırlandığı için aranılan bölüme kolayca ulaşılabiliyor.
Mobil Cihazlarla Hızlı Bağlantı
“Hızlı Bağlantı” (Quick Connect) özelliği sayesinde Smart TV yakınlardaki mobil Samsung cihazlarını otomatik olarak arıyor ve BLE (Düşük enerjili Bluetooth) teknolojisi aracılığıyla bağlantı kuruyor. Böylece Smart TV’ler, otomatik olarak akıllı telefonunuzda izlediğiniz videoyu algılayarak, tek bir tuşla aynı videoyu kaldığı yerden, daha büyük ekranda televizyonunuzdan izleme imkanı sunuyor. Ayrıca televizyon ekranındaki görüntüleri akıllı telefona da aktarmak aynı şekilde çok kolay gerçekleşiyor. Samsung Smart TV ile kesintisiz paylaşımın keyfi yaşanıyor.
Güne Smart TV ile başlayın
Sabah telefonunuzun alarmı çalmasıyla birlikte TV’niz otomatik olarak açılıyor ve zaman, hava durumu ve günlük ajandanız gibi önemli bilgiler televizyonunuzun ekranı aktarılıyor. Smart TV’niz sabahları size kişisel asistan hizmeti sunuyor.
Samsung, Nesnelerin İnterneti ile Tizen’i akıllı evin yazılım parçası olarak konumlandırıyor. Tizen işletim sistemi, televizyonların yanı sıra buzdolabı, çamaşır makinesi, klima ve robot süpürgelerde gibi akıllı evin her parçasında çalışabilecek olmasıyla, Samsung’un Akıllı Ev konseptine önemli bir güç sağlıyor.
Açık kaynak ve TV uygulama gelişimi konusunda web standartlarını destekleyen Tizen, geliştiriciler için de önemli bir platform haline geldi. Samsung Smart TV’lerin içindeki yeni uygulama ve oyunlara bakıldığında görülen önemli artış da Tizen’in uygulama geliştirmede ne denli kolay ve geliştirici dostu olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte Tizen, diğer platformlarla da uyum sağlayabildiği için geliştiricilerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Kurumsal teknolojiler burada konuşuldu
Samsung Electronics, kurumsal alandaki uçtan uca en yeni çözüm, ürün, hizmetlerini Samsung Kurumsal Forum’un ikincisinde iş dünyası ile buluşturdu. Bu yıl 9-10 Haziran 2015 tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte Dijital Dönüşüm sürecinde kurumları bekleyen yeni teknoloji ve mobil trendler ile kurumların dijital dönüşümlerini kolaylaştırmalarına ışık tutmak üzere hazırlanan IDC Türkiye CIO Araştırması ve McKinsey Sektörel Araştırması’nın sonuçları da açıklandı. Biz de etkinliğin ikinci gününde Samsung Electronics Türkiye Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen ile etkinlik hakkında sohbet ettik.
E-ticaret şirketleri yeni yasayı tartışacak
Türkiye’de 27 Haziran’da yürürlüğe girecek olan 6493 nolu“Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Kanunu”na göre 27 Haziran 2015 tarihinden itibaren satıcı, hizmet verenler ile tüketicileri buluşturan emanet modelli sanal pazaryerleri ödeme hizmeti sunamayacak. Bu doğrultuda son günlerde, e-ticaret sektörünün cirosunun önemli bölümünü oluşturan ve milyonlarca alıcı ve satıcıya hizmet veren e-ticaret şirketleri, faaliyetlerini sürdürme ve ödeme alma konusunda ortaya çıkan çok sayıda önemli sorunun cevabını arıyor.
Online ödeme sistemleri alanının lider şirketi iyzico, bu noktadan hareketle konunun tarafları olan BDDK’dan en uzman isimleri ve Türkiye’de pazaryeri modeliyle çalışan çok sayıda e-ticaret şirketinin üst düzey yöneticilerini merak edilen soruların cevabını bulmak üzere İstanbul’da biraraya getiriyor.
17 Haziran günü İstanbul Edition Otel’de gerçekleştirilecek “27 Haziran, Pazaryeri Tabanlı E-Ticaret Şirketleri İçin Ne Kadar Kritik?” başlığına sahip ve katılımın ücretsiz olduğu toplantının gündemi, konuşmacıları hakkında www.iyzico.com adresinden bilgi alınıp, etkinliğe kayıt olunabiliyor.
İlgili yasa ne diyor?
6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun, ödeme kuruluşlarının faaliyetleri için BDDK’dan lisans almaları gerektiğini söylüyor. Alıcı ve satıcıların buluşmasını sağlayıp birbirleriyle güvenli alış-veriş yapmalarına imkan veren pazaryerlerinde de alıcıdan ödeme almayı, alış-verişin gerçekleşmesi sırasında ödenen tutarı güvenli bir şekilde tutmayı ve başarılı gerçekleşen operasyondan sonra tutarı satıcıya gönderme kısımlarını lisanlı bir ödeme kuruluşunun gerçekleştirebileceğini belirtiyor. Teorik olarak 28 Haziran günü emanet modeliyle çalışan pazaryerlerinin kendilerine ait sanal POS’ları olmaması gerekiyor. Parmak iziyle takip kolaylaşacak
Teknolojik yenilikler en çok polislerin işine yaradı. Eski karakol manzaraları hızla tarihe karışıyor. Bilgisayar devriminden sonra, polis merkezlerinde biyometrik kontrol ve takip dönemi başlıyor.
Biyometrik parmak izi sistemini kullanarak şartlı tahliye olanların takibiyle ilgili proje geçtiğimiz ay hayata geçti. Pilot bölge seçilen Konya’da 9 ayrı polis merkezinde kısa adı ‘DESTAP’ olan “Denetimli Serbestlik Takip Projesi” başarıyla uygulanıyor. Şartlı tahliye olarak haklarında adli kontrol kararı verilenler ve denetimli serbestlik tedbiri altındakiler, karakola gidip ıslak imza atma zorunluluğunda bulunuyorlar. Böylece şartlı tahliye olanların takibi ve kontrolü yapılıyor. Ancak, DESTAP sayesinde, ıslak imza yerine biyometrik parmak izi sistemiyle takip yapılıyor. Projenin daha sonra yurt genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. ÖLÇSAN’ın BodeAG ile iş ortaklığında gerçekleştirilen projenin Ar-Ge çalışmaları yaklaşık bir yıl sürmüştü.
DESTAP nasıl çalşıyor?
Öncelikle denetimli serbestlik müdürlüklerine biyometrik parmak izi tanıma terminali kuruluyor. Bu terminal, sunucu bilgisayar, güvenlik duvarı, parmak izi okuyucusu, kamera, yazılımlar ve diğer bileşenlerden oluşuyor. Şartlı tahliye olanların biyometrik parmak izi alınıyor. Yükümlülerin parmak izi, kişisel bilgileri ve denetim planı, denetimli serbestlik müdürlüğünde bulunan sunucu bilgisayara işleniyor. Islak imza vermek zorunda olan yükümlü, merkeze gidip parmak izini okutuyor. Böylece denetim ve kontrol, elektronik ortamda yapılmış oluyor. Yapı Kredi “BT benim hayatım” dedi
Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği “IT’s My Life Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri Buluşması” bu yıl beşinci kez düzenlendi. 9 Haziran’da Yapı Kredi’nin Çayırova’da yer alan Bankacılık Üssü’nde gerçekleşen etkinlikte teknoloji gündeminin nabzı tutuldu. Bu yılki etkinliğin konu başlıkları “Nesnelerin İnterneti ve Dijitalleşme”, “Veri Yönetişimi ve Büyük Veri” ve “BT Güvenlik ve Altyapı Teknolojileri” oldu. Biz de TechInside olarak etkinlikte Yapı Kredi Bilişim Teknolojileri ve Operasyon Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan ve Itnel Teknik İş Geliştirme Müdürü Volga Şimşek ile sohbet ettik.
AloTech’ten, Teknosa’ya çağrı merkezi dokunuşu
Google’ın dünyaya örnek gösterdiği, Türkiye’nin önde gelen şirketlerine de çağrı merkezi hizmetleri veren AloTech, 5 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan 3. Call Center Zirvesi’nde Teknosa’ya verdikleri hizmeti anlattı.
Türkiye’nin en büyük bulut çağrı merkezi hizmetlerini sunan AloTech zirvede, Teknosa’nın çağrı hizmetlerinin altyapısını nasıl kökten değiştirdiğini açıkladı.
AloTech: İnternetin olduğu her yer bize çağrı merkezi
AloTech Operasyonladan sorumlu yönetici ortağı Birkan Babakol zirvede yaptığı konuşmada, şirketlerin bu sistemi hemen yarın kullanmaya başlayabileceklerini ve bunun için internet bağlantısı olan bir bilgisayar ve mikrofonlu bir kulaklığın yeteceğini söyledi. Babakol, “İnternetin olduğu her yer bize çağrı merkezi. 30 dakikada bir çağrı merkezini devreye alabiliyoruz, bir müşteri temsilcisini 30 dakiada eğitebiliyoruz.” dedi.
Teknosa’nın çağrı merkezini buluta taşımayı 1 Nisan’da tamamlamayı planladıklarını ancak Teknosa’dan gelen istek üzerine bu değişimi 1 Şubat’a çektiklerini belirten Babakol, burada bulut teknolojisi üzerine kurulu sistemlerinin avnatajının devreye girdiğini vurguladı.
Teknosa’nın kendilerinden istediği değişimin konvansiyonel çözümler ile çok kolay olmadığının altını çizen Babakol konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Teknosa’nın 6 tane çağrı merkezi aynı anda devreye girecek.7.si ile entegrasyon yapılacak. Sadece Teknosa’dan da bahsetmiyoruz. Kliksa ve İklimsa’dan da bahsediyoruz. Kesinti olmayacak. Bu arada sesli yanıt sistemleri var. Kredi kartı ile işlem entegrasyonu var. Böylesine kompleks bir dönüşüm vardı önümüzde. Gerekli incelemelerden sonra bu değişimi bir gecede hayata geçirecek bir plan yaptık. Planı uyguladık ve sistem çok hızlı bir şekilde devreye girdi. Superonline’daki bir arkadaşımız önce Sabancı Center’da bulunan 444’lü PRI hattı daha sonar Teknosa genel müdürlükteki bir PRI hattı buluta yönlendirdi ,ve dönüşüm bitti.”
Teknosa: Çağrı merkezi hizmetlerimiz tıkanmıştı
Zirvede söz alan Teknosa Müşteri Hizmetleri Müdürü Gökhan Paçalı ise çağrı merkezleri için ihtiyaç duydukları desteği ve bakımı alamadıklarını bundan dolayı problemler yaşamaya başladıklarını belirterek sistemin artık bir yerde tıkandığını söyledi.
“6 tane çağrı merkezi yönetiyoruz. Dolayısı ile birden fazla çağrı merkezi olan bir yapıda çalışıyoruz.” diyen Paçalı konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Teknosa’nın altyapısı ne kadar iyi olsa da destek daha önemli hale geliyor. Geçen süre içerisinde istediğimiz desteği ve bakımı alamadık, çok problemler yaşadık. Bir yerde tıkandık ve yeni bir yatırım için de bütçemiz yoktu. AloTech’in kullandıkça öde modeli ile bakıma veya IT gereksinimlerine ihtiyaç duymadan hizmetlerimizi yürütebilir duruma geldik.”
AloTech: Tamamen yerli bir platformuz
Şirketlere çağrı merkezi hizmetlerini bulut teknolojisi üzerinden sunduklarını ifade eden Babakol, “Şirketlerin yazılım ve donanıma yatırım yapmalarına gerek kalmıyor. Bu platform Türkiye’de geliştirdiğimiz ve her şeyi bize ait bir platform. Verdiğimiz bu hizmetle 5-6 ay gibi kısa bir sürede %100 büyüdük. Türkiye dışında İngiltere, Almanya, Hollanda’da da operasyonlarımızı kısa süre içerisinde başlatacağız.” dedi.
Kasım 2014’te Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Ajansı (UK Trade & Investment) tarafından düzenlenen GREAT Startup Yarışması’nda “Anadolu’nun Teknoloji Girişimi” seçilen AloTech bir ay gibi kısa bir süre sonra “Endeavor Girişimcisi” ödülünü almıştı. İnternet devi Google da bu yıl AloTech’in bulut teknolojisini kullanarak hayata geçirdiği hizmetini dünyaya örnek çalışma olarak göstermişti. Kamu güvenlik alanında son sırada
EMC’nin güvenlik birimi RSA, 61 ülkeden 400’den fazla güvenlik uzmanının katılımıyla ilk kez oluşturulan Siber Güvenlik Eksikliği Endeksini açıkladı. Araştırma farklı organizasyon boyutları, endüstriler ve coğrafyalarda güvenlik gelişmişliği ve uygulamaları ile ilgili değerli küresel bilgiler sağladı. Daha büyük organizasyonların daha kapsamlı bir siber savunma oluşturacak kaynakları olduğu düşünülse de anket sonuçları boyutun siber güvenlik gelişmişliğinin belirleyicisi olmadığını ve katılımcıların neredeyse yüzde 75’inin güvenlik gelişmişliği konusunda yeterli olmadıklarını düşündüğünü ortaya çıkardı.
Geçtiğimiz 12 ayda ankete katılan çok sayıda organizasyonun operasyonlarında kayba veya zarara neden olan güvenlik olaylarını rapor ettiği göz önüne alındığında, genel güvenlik gelişiminin eksik oluşu sürpriz değil. Genel olarak araştırmada en olgun özelliğin Korunma alanında olduğu belirlendi. Araştırma sonuçları, organizasyonların algılama ve yanıt yerine engellemeye yönelik güvenlik denetimlerine yoğunlaşmaya devam etmelerinden dolayı güvenlikle ilgili yapılan harcamanın hala orantısız olduğunu ve modası geçmiş yaklaşımlar tarafından yönlendirildiğini ortaya koydu.
Ek olarak, ankete katılan organizasyonların en önemli zayıflığının siber güvenlik riskini ölçme, değerlendirme ve azaltma kapasitesi olduğu görüldü. Buna göre ankete katılan kurumların yüzde 45’inde bu alanda herhangi bir özellikleri olmadığı veya geçici çözümlere sahip olduklarını ve sadece yüzde 21’i bu alanda gerekli kapasiteye sahip olduklarını belirtti. Bu bakış açısı, güvenlik kapasitesini iyileştirmeyi öngören bir organizasyon için temel oluşturacak güvenlik etkinliği ile yatırım önceliklendirmesini son derece zor veya imkansız hale getiriyor.
Büyük şirketler güvenlikte daha başarılı değil
Beklentilerin aksine araştırma, organizasyonun boyutunun gelişmişlik göstergesi olmadığını ortaya koydu. Aslında, 10 binin üzerinde çalışana sahip organizasyonların yüzde 83’ü, kapasitelerini “az gelişmiş” olarak değerlendirdi. Bu sonuç daha fazla kaynağa sahip olmalarına rağmen büyük organizasyonların daha az etkili güvenlik kontrollerini geliştirmeye odaklandıklarını veya daha açık hedefler haline geldikleri sonucunu çıkardı.
Ayrıca diğer endüstrilerden daha geniş hacimli ve karmaşık siber saldırılarla karşı karşıya kaldıkları için güvenliğin geliştirilmesi konusunda endüstrinin lideri olarak görülen Finansal Hizmet organizasyonlardan gelen sonuçlar beklenenin aksini gösteriyor. Buna karşın yaygın görüşün aksine ankete katılan finansal hizmet organizasyonları derecelendirmede kendilerini birinci sıraya yerleştirmiyor ve sadece üçte biri bu gibi saldırılara hazırlıklı olduğunu belirtiyor. Siber Güvenlik Çerçevesi için ilk hedef kitle olan kritik altyapı operatörlerinin gelişmişlik seviyelerini artırmak için son derece büyük adımlar atması gerekiyor. Telekomünikasyon sektöründeki organizasyonların yüzde 50′si gelişmiş veya yüksek kapasiteye sahip olduğunu belirterek gelişmişlik seviyesi en yüksek sektör olurken, kamu sektörü ise ankette yer alan tüm sektörlerin ardından sonuncu oldu, katılımcıların sadece yüzde 18‘i gelişmiş veya avantajlı korunma düzeyine sahip olduğunu belirtti.
Siber Güvenlik Çerçevesi’nin Birleşik Devletler’de geliştirilmiş olmasına rağmen Amerika kıtasında organizasyonların rapor edilen gelişmişlik düzeyleri Asya Pasifik Japonya ile Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’dan daha düşük. Asya Pasifik Japonya’daki organizasyonlar gelişmiş güvenlik stratejilerinde yüzde 39’luk gelişmiş veya avantajlı olarak derecelendirilerek birinci olurken, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki organizasyonların sadece yüzde 26’sı ve Amerika Kıtası’ndaki organizasyonların ise sadece yüzde 24’ü gelişmiş veya avantajlı olarak değerlendirildi. Ericsson, 5G’de hız artıran teknolojileri test ediyor
Ne var ki akıllı telefonların kullanımının iki kat artması ve 2020’nin sonuna kadar trafiğin sekize katlanacağı görüşleri, bugünün teknolojisini yüksek kalitede bağlantı sağlamak için yetersiz kılıyor. Nesnelerin interneti kapsamında bağlanabilen eşyaların sayısının artması da bu durumu hızlandırıyor.
Ericsson’dan 5G testleri
5G olarak bilinen yeni nesil mobil ağın 2020 yılında ticari olarak piyasaya sunulması beklenirken; Ericsson İsveç ve Amerika’da iç ve dış mekân testlerine başladı. Ericsson’un test ettiği bu en yeni 5G teknolojisi ise, bağlantının düşmesine izin vermeden yüksek kapasiteli bir ağ sunuyor. Londra King’s College Kablosuz İletişim Bölümü ve Telekomünikasyon Araştırmaları Merkezi Başkanı Mischa Dohler, konuyla ilgili olarak şunları aktardı: “Yüksek hızlı, son derece güvenilir mobil ağlar; iyi bir internet bağlantısı için temel oluşturuyor. Ericsson’un 5G testleriyle elde edilen daha hızlı data akışı ve kesilmeyen bağlantı gibi sonuçlar, 5G teknolojisinde kullanacağımız yeni iş modellerini de ortaya çıkarmak için çok önemli.”
Sektörde bir ilk: Çok Noktalı Bağlantı ve MIMO
Ericsson’un en yeni 5G girişimi aslında bir hayli basit: 5G uyumlu bir cihaz, Çok Noktalı Bağlantı sayesinde farklı 5G baz istasyonlarına aynı anda bağlanabiliyor. Çok Noktalı Bağlantı, akıllı cihaz yer değiştirdikçe bağlantının kopmadan, yüksek kalitede devam edebilmesini de sağlıyor. Akıllı cihaz, bunun yanında Dağıtımlı MIMO adı verilen, birçok farklı veri sinyal setinin aynı radyo frekansı üzerinden aktarımına da olanak sağlıyor. Bu teknoloji ile veri indirme verimliliği %100 artabiliyor. Her iki tekniğin birleştirilmesi durumuna Çok Noktalı Bağlantı ile Dağıtımlı MIMO teknolojisi deniyor.
Ericsson 5G Ürün Yöneticisi Dr. Håkan Andersson, “2020’de 5G’nin ticari kullanımına hazır olmak için, araştırma ve geliştirmelerimizi laboratuarın dışına taşıdık. Ericsson’un 5G çalışmalarında kullanılan Çok Noktalı Bağlantı ile Dağıtımlı MIMO ağ uygulamasını canlı olarak test etmemiz, girişimlerimizin en son örnekleri” dedi. Veri merkezi treni kaçmasın
TELKODER, önemi her geçen gün katlanarak artan veri merkezlerinin ülkemizde karşılaştığı sorunları ve bu sorunlar için çözüm önerilerini hazırladığı “Veri Merkezi İşletmeciliği Raporu” ile ortaya koydu. Veri merkezlerinin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla büyüdüğünün belirtildiği raporda, hiçbir devlet teşviği olmaması ve yüksek vergi rejimine rağmen 2012-2013 yıllarında Türkiye’de veri merkezi sektörünün ortalama yüzde26,58 oranında büyüdüğü dile getirildi. Türkiye’deki veri merkezi tesis büyüklüğünün 70.000 metre kare, sunucuların yer aldığı alanının 12.000 m2 olduğunu, dünya ortalamasına ulaşabilmesi için 4,3 kat artırılması gerektiğinin ifade edildiği raporda, Türkiye’de en azından bir adet İnternet Değişim Noktası kurulması gerektiğine dikkat çekildi.
TELKODER, önemi her geçen gün katlanarak artan veri merkezlerinin ve bu alanda faaliyet gösteren işletmecilerin ülkemizdeki mevcut durumunu, karşılaştığı sorunları ve bu sorunlar için çözüm önerilerini, hazırladığı “Veri Merkezi İşletmeciliği Raporu” ile ortaya koydu. Raporda, veri merkezlerinin ülkemizde tam anlamıyla ifade edildiği herhangi bir yasal mevzuatın bulunmadığına özellikle dikkat çekildi. Dünya genelinde veri merkezi işletmecilerinin sahip oldukları ekonomik teşvikler ve ağ altyapı kalitesine Türkiye’deki işletmecilerin sahip olmadığının vurgulandığı raporda bölgesel bir İnternet Değişim Noktası gibi imkânların da olmadığı dile getirildi
Türkiye, Kongo ile birlikte veri merkezlerine en çok vergi uygulayan iki ülkeden biri
Veri merkezlerinin Türkiye’deki öneminin dünyada da olduğu gibi gün geçtikçe katlanarak arttığının belirtildiği raporda, hiçbir devlet teşviği olmaması ve yüksek vergi rejimine rağmen 2012-2013 yıllarında Türkiye’de veri merkezi sektörünün ortalama yüzde26,58 oranında büyüdüğü ortaya kondu. Ayrıca Türkiye’nin 2011 yılında sunucuların yer aldığı alan bazında yüzde60 büyüme hızıyla dünyada ilk sırayı aldığı, 2012 yılında ise bu alanın yüzde22 arttığı ifade edildi. Raporda, OECD verilerine göre ülkelerin bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetlerine uyguladıkları vergi bakımından Türkiye’nin Kongo ile birlikte yüzde25’in üzerinde vergi uygulayan iki ülkeden biri olduğu da vurgulandı.
Türkiye’de kullanılan veri merkezi tesis alanının yaklaşık 70.000 m2, sunucuların yer aldığı alanın ise yaklaşık 12.000 m2 olduğunu belirten TELKODER raporunda, Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla ile toplam veri merkezi alanı oranlandığında ülkemizin dünya ortalamasından çok geride kaldığı ortaya konuldu. Türkiye’nin dünya ortalamasında bir veri merkezi alanına sahip olması için bu büyüklüklerin 4,3 kat artırılarak tesis alanının 300.000 m2, sunucuların yer aldığı alanın ise 51.000 m2 olması gerektiği dile getirildi.
Mevcut fiber hatların yaygınlığının hızla arttırılması gerektiği vurgulanan raporda, Ülkemizdeki fiber ve aydınlatılmamış fiber kullanım ücretlerinin düşürülmesi gerektiği, Orta Asya’da yaşayan yaklaşık 280 milyon insanın internet trafiğinin coğrafi kavşak noktası olan Türkiye’den geçmesi yerine, yapılamayan fiber optik yatırımlar yüzünden balkanlar üzerinden gerçekleştiği ve Bulgaristan’dan Avrupa’ya ulaştığı belirtildi.
TELKODER bünyesinde yer alan Radore, Natro, Sadece Hosting, İşnet, Grid Telekom, Teletek, Superonline, Vodafone Net ve Med Nautilus gibi şirketlerin yetkililerinin yer aldığı komisyon tarafından hazırlanan raporda veri merkezi sektörünün önünde duran en büyük üç engel, “eksik düzenlemeler, yüksek vergi rejimi ve yetersiz ağ altyapısı” şeklinde belirlendi. Sektörün karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak için ise öncelikle kanunlarda “Veri Merkezi İşletmecisi” tanımının yapılmasının ve bu yönde hukuki düzenlemelerin tamamlanmasının gerektiğinin belirtildiği raporda, ağ altyapısı kalitesinin artırılması için fiber yatırımların engellenmemesi ve sektörün üzerinde yük olan yüksek vergi politikasının kaldırılması gerektiği ifade edildi.
Konuyla ilgili TELKODER Veri Merkezi Çalışma Grubu Başkanı İlyas Turgut ile yaptığımız röportajı da videomuzdan izleyebilirsiniz.
Etiya’ya müşteri odaklı çözüm ödülü
Etiya’nın mobil operatörler için sunduğu satış ve sipariş sistemi uygulaması, sektör liderleri ve uzmanlarından oluşan seçkin bir jüri tarafından TM Forum bünyesinde “Müşteri Odaklılık–Servis Sağlayıcısı” kategorisinin kazananı olmayı başardı. Dünya devleri Ericsson, Huawei, ZTE, Vodafone, Oracle ve IBM gibi birçok lider firmayla mükemmellik ödüllerine aday olan Etiya çözümü, kategorinin finalisti olarak ödülü ülkemize getirdi.
Etiya’nın Katalog Esaslı B/OSS ve Telco CRM ürünleri, deneyim gelişimi, inovasyon, müşteri odaklılığı gibi kriterlerin esas alındığı TM Forum’da, “Müşteri Odaklılık–Servis Sağlayıcısı” kategorisinde ödülü kazandı. Müşteri yaşam döngüsü, ürün yaşam döngüsü ve sipariş yaşam döngüsü yönetimi sunan Etiya’nın bu ürünleri, telekom şirketleri başta olmak üzere yenilikçi ve müşteri odaklı şirketlere, yeni ürün ve çözümlerini sadece birkaç saat içerisinde piyasaya sunma fırsatı sağlıyor.
Bu önemli başarıyla ilgili açıklama yapan Etiya CEO’su Ali Durmuş, “Bir Türk şirket olarak TM Forum Mükemmellik Ödülü’nü kazanmış olmak bizim için büyük bir gurur. TM Forum’da dünyanın lider teknoloji firmalarıyla birlikte yarıştığımızı eklemek isterim. Bu ödül, aynı zamanda, Etiya’nın gelişmiş teknolojisini, en iyi uygulamaları ve standartları kullanan çözümlerini ve yenilikçi yapısıyla global büyük firmalarla rekabet edebilme gücünü de ortaya koyuyor” dedi. Yandex.Türkiye’ye yeni pazarlama direktörü

Hitachi’den yazılım tabanlı altyapı ürünleri

3D yazıcılar için özel fuar
Girişimcilere sınırsız kazanç dünyasının kapısını açan 3 Boyutlu Baskı Teknolojileri; endüstriyel tasarım, estetik cerrahi, ortopedi, takı ve mücevher tasarımı, havacılık ve savunma sanayii, fotoğrafçılık, mimarlık, oyuncak sanayii ve otomotiv sektörü başta olmak üzere hayatın her alanında büyük iş fırsatları sunuyor. Sektörün büyüklüğünün farkında olan Demos Fuarcılık, “3 Boyutlu Baskı Derneği” üyesi ‘3D PRINT EXPO TURKEY’i, 12-14 Haziran 2015 tarihlerinde, İstanbul Harbiye Askeri Müzesi’nde ziyaretçileriyle buluşturacak.
“3D EXPO TURKEY” in önemli konuğu ödüllü uluslararası tasarımcı Deniz Karaşahin, 12 Haziran 2015 Cuma günü, saat 13:00’da gerçekleşecek konferansta; sektörün önemi ve büyüklüğünden, teknolojinin getirmiş olduğu yeni iş modelleri ve tasarım modellerinden bahsedecek.
Katılımcı Firmaların Stantlarında Beklenen Ürünler;
– 3 Boyutlu Print makinası sayesinde yapılan ev konsepti (çocuk odası, oturma odası yatak odası vb.), mimari maket aqua park
– 3 Boyutlu Print makinası ile elde edilen güneş sisteminin birebir modellemesi,
– 3 Boyutlu Print makinası ile üretilmiş otomobil motoru ve vites kutusu,
– 3 Boyutlu Print makinaları sayesinde engelli insan ve hayanlar için geliştirilmiş protez eller, hareket sistemini kolaylaştırıcı protez aparatlar,
– Seri üretim için dizayn edilmiş 3D print makinaları ile daha önce sektörde kullanılıp işlevselliği test edilmiş ürünlerin Her Spam’ciden bir dolar alsanız!
Wrte.io adlı e-posta servisi sayesinde hem gereksiz postalardan kurtulmak, hem de size mutlaka içerik ulaştırmak isteyenlerden ücret almak artık mümkün.Yapılması gerekenler ise bir hayli basit. İlk önce @wrte.io uzantılı, kişiye özel e-posta hesabınızı alıyorsunuz, bu adrese direkt olarak posta alabildiğiniz gibi, başka bir adresten buraya yönlendirme de yapabiliyorsunuz.
Size bir e-posta yollamak isteyen kişi ya da kişiler, @wrte.io uzantılı adresinize gönderi yaptıklarında özel bir mesajla karşılaşıyor. Göndermek istenilen e-posta ya da postalar için ne kadar ücret ödemesi gerektiği gösteriliyor, kolayca ödeme yapacak bir sistem sunuluyor.
İsteyenler kredi kartı ile ödeme yapabilirken, BitCoin ile ödeme de seçenekler arasındaki yerini almış. Ödeme onayı gelir gelmez, gönderilen e-posta sizin adresinize ya da diğer posta adresinize ulaşıyor. Ücret ise ya Stripe hesabınızda birikiyor, ya da isteğiniz dahilinde Watsi üzerinden yardım bağışı olarak sunuluyor.
wrte.io adlı sistem aldığınız postalara göre bir ortalama çıkartarak sizden de küçük bir komisyon kesintisi yapıyor.
Yeni projeyle birlikte hem gereksiz e-postaların önü tıkanıyor, hem de çift taraflı bir kâr durumu yaratılabiliniyor. 










