Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1020

Cisco araştırması sürdürülebilirliğin önemine ışık tutuyor

0

Cisco’nun IDC ile birlikte 12 ülkede yaptığı araştırmaya göre, teknoloji profesyonellerinin %63’ü sürdürülebilirliği “son derece önemli bir iş önceliği” olarak görüyor. Araştırmaya göre bilgi teknolojileri, kurumların yüzde 22’sinde sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerlemede öncü bir rol üstlendi.

Köklü sürdürülebilirlik politikaları ve zorunlulukları, yenilenebilir enerjiye yapılan yoğun yatırımlar ve jeopolitik faktörler, günümüz dünyasında sürdürülebilirliği kuruluşlar için en önemli iş konusu haline getirmiş durumda. Dünya çapındaki kuruluşlar ESG (çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim) planlarını hayata geçirmeye odaklanırken, Cisco ve pazar araştırma şirketi IDC “Sürdürülebilirliğin Sağlanmasında Teknolojinin Rolü: BT (bilgi teknolojileri) Profesyonelleri Küresel Araştırması” başlıklı bir çalışma gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik başarısını etkileyen teknoloji trendlerini anlamayı amaçlayan araştırma, 12 ülkede 1.244 BT uzmanıyla yapıldı ve çeşitli sektörlerdeki BT uzmanlarıyla derinlemesine görüşmeler yürütüldü.

Araştırma sonuçlarına göre dünya çapındaki teknoloji profesyonellerinin %63’ü sürdürülebilirliğin artık çok veya son derece önemli bir iş önceliği olduğuna inanıyor. 

Cisco’dan sürdürülebilirlik için teknoloji desteği

Cisco Orta Doğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Reem Asaad araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Günümüz dünyasında sürdürülebilirlik kritik bir iş zorunluluğu haline gelmiştir. Müşteriler ve yatırımcılardan çalışanlara kadar birçok kilit paydaş bunu talep ediyor. İşletmelerin; bağlılık, uygulama kabiliyeti ve kaynak mevcudiyetini hızlandırarak, mensubu oldukları bölgenin sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemede çok önemli bir rol oynayabileceğine inanıyoruz. Cisco’nun temel önceliklerinden biri, müşterilerimizin iş etkilerini ve sürdürülebilirlik sonuçlarını artırmada teknolojinin gücünden yararlanmalarına destek olmaktır.” 

Çalışmada öne çıkan, yol gösterici 5 tespit ise şöyle: 

  • Sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen öncelikli faktör: Bilgi teknolojileri

Sürdürülebilirlik, kurum genelinde ortak katkıların sağlandığı bir ekip çalışması olmalıdır. Dijitalleşme ve inovasyon konusundaki uzmanlığı göz önüne alındığında BT, sürdürülebilirliğin tüm iş operasyonlarına entegre edilmesini sağlarken kritik teknolojilerin yatırımlarını ve uygulamalarını yönlendirmede benzersiz bir rol oynayabilir. Bunu kavrayan ve BT’yi yeni yollarla güçlendiren kuruluşların sayısı giderek artıyor.

Rapora göre BT, 2022’de kurumların yüzde 22’sinde stratejinin oluşturulmasında ve sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerlemede öncü bir rol üstlendi. Bu oran 2021’de yüzde 13’tü. Bu, yükseliş eğilimine işaret ediyor ancak iyileştirme için hâlâ önemli bir alanın mevcudiyetini de gösteriyor. 

  • Uyumluluktan iş sonuçlarına geçiş

IDC InfoBrief, önceliklerin sadece kurallara uymaktan, sürdürülebilirliği stratejik bir avantaj olarak kullanmaya doğru evrildiğini ortaya koyuyor. 2021’de sürdürülebilirlikle ilgili en önemli faktörler arasında üst yönetimden gelen zorunluluklar (yüzde 40), yasal gereklilikler (yüzde 37) ve itibar riski (yüzde 28) yer alıyordu.
 Ancak 2022’de öncelikler iş sonuçlarına doğru kaymış durumda. Operasyonel verimliliğin artırılması (yüzde 43) en önemli itici güç olurken, bunu rekabetçi farklılaşma (yüzde 40), inovasyon (yüzde 39) ve gelir artışı (yüzde 37) takip ediyor.  

  • Bir veri stratejisi geliştirmek

Sürdürülebilirlik performansını etkin bir şekilde yönetmek ve takip etmek için gereken verileri bir araya getirmek, ankete katılan şirketlerin yüzde 54’ü için en büyük operasyonel zorluk olarak ortaya çıktı. Ancak bu aynı zamanda sürdürülebilirlik başarısı için kilit bir özellik.

Araştırmada “sürdürülebilirlik öncüleri” olarak nitelendirilen, yani sürdürülebilirlik konusunda en olgun olarak değerlendirilen şirketlerin yüzde 43’ü, kapsamlı bir veri yönetimi stratejisi geliştirmiş ve uygulamaya koymuş durumda. “Sürdürülebilirliğe yeni başlayanların” ise yalnızca yüzde 30’u bunu yapmış. 

  • Net KPI’ların (temel performans göstergesi) oluşturulması

Sürdürülebilirlik öncüleri, sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik performans ve ilerlemeyi ölçme becerileriyle de öne çıkmaktadır. Bu kuruluşlar, sürdürülebilirlik için temel performans göstergelerini ölçen ve izleyen gösterge panoları uygulayarak neyin işe yaradığına ve neyin iyileştirilmesi gerektiğine dair kesin bir resim oluşturmaktadır. Bunlar, diğer birçok ölçütün yanı sıra enerji yönetimi, karbonsuzlaştırma veya sürdürülebilirlik alanındaki iş etkileri ile ilgili hedefler olabilir. Ve hızla gelişen, yüksek düzeyde düzenlemeye tabi ortamlarda, birçoğu kendi ölçütlerini sektör kıyaslamalarına göre ölçmektedir. 

  • Güvenilir teknoloji tedarikçisi gerekliliği

Sürdürülebilir BT altyapısına yapılan yatırımlar enerji tasarrufu, operasyonel verimlilik ve atıkların azaltılması gibi önemli iş sonuçlarını beraberinde getirir. BT liderleri bu teknolojilerin seçilmesi, satın alınması, uygulanması ve yönetilmesinde öncü rol üstlenmelidir. Ancak BT bunu tek başına yapamaz. Sürdürülebilirlik hedefleriyle yakından uyumlu, güvenilir bir teknoloji tedarikçisi şarttır.

Günlük hayatta hangi yapay zekayı kullanıyoruz?

Yapay zeka gelişen teknolojiyle insan zekasını taklit ederek elde ettikleri verilerle kendisini geliştirme ve yenileyebilme özelliklerine sahip makinelerdir. Bizler çoğu zaman farkına varmasak da hayatımızın pek çok noktasında yapay zeka karşımıza çıkıyor. Sohbet robotları ve akıllı asistanlar bunlara birer örnek olarak verilebiliyor. Yapay zeka, uzak bir gelecekte insanlar tarafından düzenli olarak kullanılması zorunlu, gelişmekte olan bir teknoloji gibi görünebilir, ancak milyonlarca insanın halihazırda günlük yaşamlarında kullandığı çeşitli makine öğrenimi ürünleri bulunuyor.

Makine öğrenimi teknolojisi, arama motorları, çevrimiçi alışveriş algoritmaları, navigasyon sistemleri ve akıllı telefonlar gibi çeşitli günlük teknolojilerde yer alıyor. Popüler AI ürünleri, bir hedeften diğerine gitmenize, en sevdiğiniz filmle ilgili gerçekleri aramanıza veya belirli bir ürünü çevrimiçi olarak satın almanıza yardımcı oluyor.

Yapay zekayı günlük yaşamımızda kullandığımız teknolojiler,

1-Yüz tanıma
2-Arama motorları
3-Sesli asistanlar
4-Çevrimiçi alışveriş
5-Navigasyon sistemleri

Yüz tanıma, akıllı telefon cihazı olan hemen hemen herkes tarafından kullanılan yapay zeka teknolojisinin en popüler yapay zeka örneklerinden, kişi telefonunun kilidini açmaya çalıştığında, çoğu zaman bir erişim kodu yazmaktan daha hızlı ve daha kolay olan dahili yüz tanıma özelliğini kullanabiliyor.

IPhone, yüz görüntünüzü yakalamak için 30.000 kızılötesi nokta kullanır ve ardından cihazın kilidini açmak için bunu yüzünüzün kayıtlı verileriyle karşılaştırmak için bir AI algoritması kullanılıyor. Makine öğrenimi kodu o kadar doğru ki Apple, bir kişinin FaceID’yi doğru bir yüz olmadan atlama şansının neredeyse imkansız olduğunu açıkça belirtiliyor. Gelecekte, bu AI teknolojisi biçimi arabaların, evlerin, spor salonlarının veya günlük yaşam için gerekli olan diğer alanların kilidi açılabilir.

Google veya Microsoft’un Bing’i gibi arama motorları, her gün dünya çapında yüz milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Örneğin, Google’ın arama motoru, çok sayıda kullanıcı tarafından aranan popüler konular ve sorular hakkında bilgi depolar, bir kullanıcı o konuyla ilgili bir anahtar kelime aradığında, Google AI teknolojisini kullanarak anında önerilen aramaları sağlayabiliyor.

Oyun girişimcilerine global düzeyde destek geliyor

YTÜ Startup House ve Gamedev.ist partnerliğinde oyun girişimcileri global düzeyde desteklenecek. PC ve konsol pazarına odaklı yapılan partnerlik ile finansal kaynaktan, hukuki desteğe kadar birçok alanda girişimciler desteklenecek.

200 milyar doları geçen dünya oyun pazarının yaklaşık yüzde 45’ini kapsayan PC ve konsol pazarına odaklı önemli bir iş birliği hayata geçirildi. Dünyanın sayılı kuluçka merkezlerinden biri olan YTÜ Yıldız Teknopark’ın girişimcilik ve kuluçka merkezi YTÜ Startup House ve nitelikli oyun projelerine ciddi destekler sunan Gamedev.ist, girişimciler için bir araya geldi. PC ve konsol oyunlarının sayısını ve niteliğini arttırmak için yapılan partnerlik kapsamında, girişimler küresel ölçekte desteklenecek. YTÜ Startup House GamesUp programında yer alacak PC ve konsol girişimleri, Gamedev.ist ile birlikte prodüksiyon ve pazarlama desteklerine de sahip olacak.

Gamedev.ist ile Uçtan Uca Destek

GamesUP programı ile son 1 yılda 70’den fazla stüdyoya mentorluk ve hızlandırma desteği sağlayan YTÜ Startup House, bugüne kadar 14 stüdyoya çeşitli ölçeklerde yaklaşık 1.2 milyon USD değerinde desteklerde bulunan Gamedev.ist ile partnerliğini girişimcilere sunuyor. Stüdyolara uçtan uca destek sağlayarak girişimlerin daha çok yaratıcı süreçlerine odaklanmalarını sağlayan Gamedev.ist, ürünleşme ve satış sonrası performans takibi, finansal süreç yönetimleri gibi destekler de sunacak. Yeni dönemde GamesUp programında yer alacak PC ve konsol girişimleri, Gamedev.ist ile birlikte prodüksiyon ve pazarlama desteklerine de sahip olacaklar.

Gamedev.ist Hakkında

Ülkemizden çıkacak nitelikli oyun projelerine destek vermek amacıyla Sinan Akkol ve Faruk Akıncı tarafından kurulan Gamedev.ist, oyun girişimlerinin kreatif süreçlere odaklanmalarını ve prodüksiyon kalitelerini yükselterek küresel başarıya ulaşmalarını hedefleyen bir hızlandırma ve yayıncılık programıdır. Gamedev.ist, bugüne kadar 14 stüdyoya çeşitli ölçeklerde yaklaşık 1.2 milyon USD değerinde desteklerde bulundu. Yeni dönemi için Sinan Akkol, F. Faruk Akıncı, Volkan Turan, Enis Kirazoğlu, İsa Turgut İnci ve Türk oyun endüstrisinin duayen ismi Armağan Yavuz ile bir araya gelen Gamedev.ist, PC ve konsol platformlarında faaliyet gösteren girişimleri küresel ölçekte söz sahibi konuma getirmek için faaliyet gösteriyor olacak. Kurulacak olan ekosistem 2026 son çeyreğe kadar 250 milyon dolarlık bir değerleme hedefliyor.

YTÜ Startup House Hakkında

YTÜ Startup House teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon alanlarında faaliyet gösteren girişimlere yenilikçi ve rekabetçi bir ortam yaratmak ve bu ortamı desteklemek amacıyla faaliyetlerini yürütmektedir. Hayatın her alanına dokunan teknoloji odaklı fikirlerle geleceği yeniden kurgulayan YTÜ Startup House, teknolojik iş fikirlerine sahip girişimlerin seçilmesi, büyütülmesi ve globale açılması noktasında etkin bir portföy yönetimi yapmaktadır. YTÜ Startup House erken aşama girişim fonu ile sermayeye erişimi kolaylaştıran fırsatlar sunmanın yanı sıra uluslararası ofisleri ile ihracat odaklı hizmetler geliştirerek ihracat kapasitesinin arttırıcı hızlandırıcılar düzenlemektedir. Farklı profillerdeki girişimci adayları ve erken aşama startuplar, Yıldız Akademik Kuluçka, Ön Kuluçka ve Kuluçka Programları dahilinde desteklemektedir. Girişimcilerin, startup programlarına kolayca eriştiği, aynı çatı altında farklı pencerelerden hayata bakan mentorlarla eşleştiği kuluçka merkezi olan YTÜ Startup House, sadece girişimcileri değil akademisyenleri, yatırımcıları ve kurumsal firmaları bir araya getiren güçlü bir köprü görüyor. 

IBM bulut veri koruması için şirket satın aldı

IBM bulut veri koruması için İsrailli siber girişim şirketi Polar Security’yi satın aldı. Bu satın alma, stratejik önem taşıyor.

IBM, hibrit bulut tabanlı sistemlerde hassas verileri izlemek ve korumak için otomatik veri güvenliği platformunun geliştiricisi olan İsrailli siber girişim şirketi Polar Security’yi satın aldı.

Satın almanın şartları açıklanmadı ancak İsrail basınındaki tahminler, fiyat etiketini 60 milyon dolar olarak gösteriyor.

60 milyon dolarlık satın alım olduğu iddia ediliyor

Tel Aviv merkezli girişim, hassas verilerin nerede depolandığını, bunlara kimlerin erişimi olduğunu ve nasıl kullanıldığını takip eden ve potansiyel veri güvenlik açıklarını tespit eden ve gelişmekte olan bir siber güvenlik teknolojisi olan sözde bir veri güvenliği duruş yönetimi (DSPM) platformu oluşturdu. En acil güvenlik risklerini ve uyumluluk ihlallerini içeren raporlar oluşturuyor ve bunların altında yatan nedenlerin bir analizini ve bunları ele almak için pratik öneriler sunuyor.

Anlaşmanın bir parçası olarak IBM, Polar Security’nin DSPM teknolojisini İsrail’de geliştirilen Guardium veri güvenliği ürünleri ailesine entegre etmeyi planlıyor. Polar Security’nin yaklaşık 20 kişilik iş gücü, IBM’in 2009’da satın aldığı İsrail merkezli Guardium’a katılacak.

Polar Security, 2021’de siber teknoloji uzmanı Dov Yoran, başkan; 14 yaşında bir web güvenlik açığı araştırma ve barındırma şirketi kuran, inşa eden ve satan CEO Guy Shanny; ve İsrail Başbakanı’nın En İyi Teknolojik Operasyonel Proje Başarı Ödülü’nü alan CTO Roey Yaacovi. 2022’de girişim, IBI Tech Fund’ın ve Cloud Security Alliance’ın kurucu ortağı ve CEO’su Jim Reavis’in de dahil olduğu melek yatırımcıların katılımıyla Glilot Capital Partners liderliğindeki bir tohum finansman turunda 8.5 milyon dolar topladı.

IBM İsrail yöneticisi Shai Banaim, “Polar Security teknolojisinin IBM’in siber güvenlik çözümlerine entegrasyonu, dijital ekonomiyi yönlendiren yakıt olan kurumsal verilere önemli bir gözlemlenebilirlik katmanı ekliyor ve nerede bulunursa bulunsun onları korumanın yollarını güçlendiriyor” dedi. Dijital dönüşüm ve buluta geçiş çağı, bilinen ve bilinmeyen veya sözde gölge veri depolarının sayısında bir patlamaya yol açarak birden çok bulut ortamında veri güvenliği ihtiyacını keskinleştirdi. Nisan 2020’den bu yana IBM, hibrit bulut ve yapay zeka yeteneklerini desteklemek için 30’dan fazla şirket satın aldı.

Twitter’ın yeni özelliği; Reklamsız Blue aboneliği geliyor!

Twitter Blue’ya abone olan ya da olmayı düşünen kullanıcılar için Twitter’ın vadettiği en önemli özelliklerden biri de “daha az reklam görme” ayrıcalığı bulunuyor. Twitter’ın sahibi Elon Musk, şirketi devraldıktan kısa bir süre sonra ücretli abonelik hizmetini hayata geçireceklerini duyurduğunda özellikle abonelerin “yarı yarıya daha az reklam göreceğinin” altını çiziyordu.

Premium aboneliğin şu anda kullanıcılara ücretsiz abonelikte gösterilen reklamların yarısını göstermesi bekleniyor, ancak Twitter’ın henüz değişiklik yapmadığı bildiriliyor. Öte yandan, yeni daha pahalı abonelik, reklamları tamamen ortadan kaldırıyor.

Twitter CEO’su Musk, Pazar günü attığı bir tweet’inde platformdaki reklamların “çok sık ve çok büyük” olduğunu ve platformun “önümüzdeki haftalarda her ikisini de ele almak için adımlar atacağını” söylüyor. Musk ayrıca sıfır reklamlı ve daha yüksek fiyatlı bir abonelik olacağının sinyallerini de önceden veriyor.

Twitter Blue abonelik sistemi geçtiğimiz yıl bir grup kullanıcıya açılarak piyasaya sürülüyor. Musk’ın Twitter’ı satın almasının ardından Kasım 2022’nin sonunda tüm kullanıcılara sunuluyor. Twitter Blue abonelik hizmetinin fiyatı iOS’ta 250 TL iken, masaüstü üzerinden kayıt olanların aylık ödemesi gereken tutar 110 TL olacağı düşünülüyor.

TWİTTER FARKLI DİLLERİ ÇEVİRECEK

Twitter’ın yakında kullanıma sunacağı bir diğer özellik ise farklı dillerdeki tweetlerin çevirisinin yapılarak ana sayfada önerilen tweetler arasında gösteriliyor. Elon Musk bu konu hakkındaki açıklamasında dünyanın farklı noktalarından Twitter’da ilgi çekici paylaşımlar yapıldığını ancak farklı dillerdeki bu paylaşımlardan çoğu kişinin mahrum kaldığını vurguluyor.

Bazı tahminlere göre Twitter’ın reklam geliri, Musk’ın şirketi Ekim ayında devralmasından bu yana hızla düşmeye başladı. Bunun en büyük sebebi ise Elon Musk’ın Twitter’da mavi tik işaretini abonelik sistemini herkese sunmasından olduğu düşünülüyor. Mavi tik satışının başlamasından kısa süre sonra platformda mavi tikli sahte hesap sayısı hızla artmaya başladı. Bu da markaları endişe sokarak, reklam vermeyi durdurmaya başlanıyor.

Premium Blue katmanının mevcut özellikleri arasında bir doğrulama onay işareti bulunuyor. Tweet’i geri alma seçeneği, yer eklenmiş tweet’leri düzenlemek için yeri değiştirme klasörü, Twitter simgenizin telefonunuzda nasıl görüneceğini değiştirebilmeniz için özel uygulama simgeleri, renk temaları yer alıyor. Uygulamanın görünümünü değiştirmek ve gezinti çubuğunuzda görünenleri kontrol ediliyor. Son olarak, abonelik olmadan 4 dakikaya kıyasla web üzerinden 60 dakikaya veya iOS ve Android üzerinden 10 dakikaya kadar video yükleme yeteneği bulunuyor.

Nöbetleri önceden algılayan yapay zeka!

0

İnsense girişiminin kurucu ortaklarından Ulaş Kayacan ile girişimini ve inepilepsy Nöbet Algılama ve Takip Yazılımını konuştuk.

İnsense,sağlık sektöründe teknolojik çözümler sunan bir firma. Bu çözümler arasında, hastalık tanısı ve tedavisi için kullanılan yazılımlar, tıbbi görüntüleme yazılımları, hasta veri yönetim sistemleri ve daha birçok farklı türde yazılımlar bulunuyor.

İnsense, sağlık hizmetlerini daha etkili ve verimli hale getirmek için son teknoloji kullanıyor ve müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde özel yazılımlar geliştiriyor. Ayrıca, yazılım sektöründe çalışan profesyoneller için eğitim ve danışmanlık hizmetleri de sunuyor.

inepilepsy Nöbet Algılama ve Takip Yazılımı, hastaların Yaşam konforunu ve güvenliğini maksimum seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Sevdiklerinizin takip sürecine dahil olarak takiplerini kolaylaştırıryor. Uzman görüşü ve takibi ile sürecin olumsuz etkilerini azaltmaya destek oluyor.

Türk Bilim İnsanları ve Türk Akademisyenler Dünyada Bir İlke İmza Attı

Türk akademisyenler ve Türk bilim insanlarının iş birliği neticesinde üç yıllık bir Ar-Ge çalışması sonucu ortaya çıkan uygulama ile hasta yakınları da nöbet izleme süreçlerine dahil olabiliyor. Nöbet Algılama ve Takip Yazılımına sahip dünyadaki ilk epilepsi uygulaması inEpilepsy, nöbet esnasında bulunduğunuz yeri görsel harita ile yakınlarınıza anında mesaj olarak iletiyor. Uygulama epilepsi hastalarının yaşam konforunu olumsuz etkileyen nöbetleri en az riskle atlatmalarına katkıda bulunuyor.

Uygulama ile detayları aktaran Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı üyesi Prof. Dr. Eşref Akıl; “Dünyada en fazla mağduriyet oluşturan hastalıklardan birisi olan epilepsi, doğuştan ölüme kadar her dönemde yaşanabiliyor. Tamamen Türk yazılımı ile geliştirilen inEpilepsy uygulamasında veriler yapay zeka ile işlenerek, epilepsi hastalarının geçirdikleri nöbetler ayrıştırılıyor ve kriz gelmeden 180 saniye öncesine kadar erken uyarı alarmı oluşturuluyor. Bu sayede hastanın bulunduğu yerde kendini güvenli bir pozisyona alması sağlanıyor ve nöbetlerini güvenli alanlarda geçirmelerine destek oluyor” dedi.

Uygulama epilepsi hastalarının yaşam konforunu olumsuz etkileyen nöbetleri en az riskle atlatmalarına da katkıda bulunuyor. inEpilepsy uygulaması ile istenildiği takdirde uzman görüşü ve uzman takibi özelliği ile veriler hastaların kendi doktorları ile anlık paylaşılıyor. Bu sayede doktorlar süreç hakkında daha fazla bilgiye sahip olduğu için hastalarını daha yakından tanıma imkânına sahip oluyor. Aynı zamanda uygulama, ilaçların kullanım saati ve dozları kayıt altına alarak hatırlatma da yapıyor. Bu sayede epilepsi hastaları tedavilerini aksatmadan sürdürebiliyor.

Tesla elektrikli kamyonet hedefini açıkladı          

Tesla elektrikli kamyonet konusundakihedefini açıkladı. Tesla, yılda 500.000 adede kadar Cybertruck elektrikli kamyonet üretmek istiyor.

Tesla, yılda 500.000 adede kadar Cybertruck elektrikli kamyonet üretmek istiyor. Araç için ilk müşteriler ise önceden sıraya girenler olacak ve 2023’ün sonuna kadar araç alacak

Tesla’nın yıllık hissedarlar toplantısında CEO Elon Musk, yalnızca Roadster’ı 2024’te üretme planlarından bahsetmekle kalmadı, aynı zamanda Cybertruck elektrikli kamyonetine de değindi. Roadster aslında birkaç yıl önce tanıtıldı, ancak satışlar henüz başlamadı.

Tesla elektrikli kamyonet hedefini resmi olarak paylaştı

Tesla, kapı kolları olmayan bir elektrikli aracı bir kez daha ortaya çıkardı. Yatırımcı toplantısının yapıldığı binanın yanında Cybertruck’ın üretim öncesi bir versiyonu sergilendi. Fotoğrafta kapı kollarının olmaması dışında siyah aynalar ve ön camın sol direğinin yanında devasa bir silecek görebilirsiniz.

Teslimat tarafında, ilk müşteriler bu yıl bitmeden Cybertruck’a sahip olabilecekler. Üretim tamamen hızlandırıldığında, şirket yılda 250.000 ila 500.000 elektrikli kazma üretmeyi planlıyor.

Elon Musk, şirketin yeni elektrikli otomobilini bizzat kendisinin süreceğini belirtti. Tesla şefi, Cybertruck’ın isteğe bağlı aksesuarlarla bir karavana dönüştürülebileceğini de kaydetti. Bu, CEO’nun bir yatırımcının şirketin seyahat arabasını piyasaya sürme planları hakkındaki sorusuna verdiği yanıttı.

Tesla Cybertruck modeliyile çok fazla dikkatleri üzerine toplamış ancak bunun üretimi konusunda önemli sorunlar yaşamıştı. İlk seri üretimin hattan çıkışı hakkında çeşitli söylentiler vardı ancak üretici firma bu konuda bir hayli yön vermiş olacak.

Aşağıdaki video ile Tesla Cybertruck hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Slack kesinti yaşadı ve yeniden devreye alındı

Slack kesinti yaşayarak bir saat boyunca kullanılamaz hale geldi. Daha sonra kurtarılarak, tekrar kullanıcılara açıldı.

Down Detector‘a Slack çöktü ve kullanılamaz hale geldi. Kullanıcılar, mesaj göndermedikleri yönünde paylaşılmarda bulundular.

Down Detector verilerine göre Slack kesinti yaşadı

Dünyadaki birçok insan için vazgeçilmez mesajlaşma uygulaması, ancak görünüşe göre Slack 17 Mayıs sabahı çöktü. Kesintinin nedeni belirsizliğini korurken, sorun bildirenlerin yüzde 54’ü mesaj gönderemediğini, yüzde 26’sı ise sunucu bağlantısında sorun yaşadığını söyledi. Kalan yüzde 20 ise sorunun Slack uygulamasında olduğunu söyledi. 

Slack, dünya çapındaki işletmeler arasında popüler olan bir anlık mesajlaşma platformu diyebiliriz.

Web sitesinde “Slack, iş arkadaşlarınızla iletişim kurmanızı kolaylaştırıyor – kuruluşunuzun içinden veya dışından herkese mesaj gönderebilir ve şahsen yaptığınız gibi işbirliği yapabilirsiniz” diye açıklıyor.

Birleşik Krallık’ta Slack hakkında 3.800’den fazla sorun kaydedilirken, ABD’de 300 sorun daha rapor edildi. Haber, Sky Mobile’ın Birleşik Krallık’taki kullanıcıları arama yapamaz veya alamamasına neden olan büyük bir kesinti yaşamasından sadece bir gün sonra geldi.

Sky kesintinin tespiti sonrasında: “Bazı Sky Mobile müşterilerinin şu anda arama yapma ve almayla ilgili sorunlar yaşadığının farkındayız. Sorunu araştırıyoruz ve bunun neden olabileceği rahatsızlıktan dolayı özür dileriz” dedi.

Slack özellikle freelance ve remote şekilde çalışan kişiler tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor. Mesajlaşma uygulamaları gibi anlık iletişim sağlamasının yanında, iş ve özel yaşantının ayrılmasını sağlaması en önemli artıları arasında yer alıyor. Ancak Slack tarafında yaşanan bu sorun, birçok kullanıcının çalışmasını aksattı diyebiliriz. Slack’in daha önce de birçok kesinti yaşadığı olaya tanıklık etmiştik.

SharePoint parola korumalı dosyaları tarıyor mu?

Microsoft SharePoint parola korumalı zip dosyaları tarama konusunda iddialarla ve görüş ayrılıklarıyla gündeme geldi.

Güvenlik uzmanları, Microsoft SharePoint’in “dosyalara izinsiz girdiği” ve kullanıcıların parola korumalı ZIP arşivlerini taradığı yönündeki endişelerini dile getirdi.

Sophos’ta baş güvenlik araştırmacısı olan Andrew Brandt, araştırma amacıyla kötü amaçlı yazılım içeren dosyaların Microsoft’un 365 virüs algılama yazılımı tarafından tarandığını keşfettikten sonra bu tespitte bulundu. Brandt, iddialarını bir Mastodon dizisinde özetledi ve parola korumalı birkaç ZIP dosyasının antivirüs yazılımı tarafından “kötü amaçlı yazılım algılandı” olarak işaretlendiğini ortaya çıkardı. Kötü amaçlı yazılım bayrağının ardından Brandt, bunun “bu dosyalarla yapabileceklerimi sınırladığını” belirtti.

Sanıldığı kadar endişe edecek durum yok

Keşif, Microsoft’un parola korumalı dosyaları etkin bir şekilde taradığına dair ilk endişeleri ateşledi ve güvenlik ve mahremiyet konusundaki endişeleri artırdı. Brandt, SharePoint’in dosyaların içeriğini kontrol etmek ve potansiyel olarak işaretlemek için bir “kelime listesi” kullandığını belirtti.

Brandt, bu uygulamanın genel bir bakış açısıyla anlaşılabilir olsa da, özellikle kötü amaçlı yazılım analistleri için engelleyici olabileceğini ekledi.

Haberlere tepki gösteren bir Twitter dizisinde Dr. Vesselin Vladimirov Bontchev (@’VessOnSecurity’), uygulamanın göründüğü kadar endişe verici olmadığını söyledi.

Bontchev: “Tarayıcılar bunu 90’lardan beri yapıyor.  Bence McAfee’nin tarayıcısı , şifreli bir ZIP arşiviyle karşılaştığında ‘virüslü’ parolasını deneyen ilk tarayıcıydı” dedi.

Bontchev, potansiyel olarak kötü amaçlı yazılım içeren bir ZIP arşivini ‘koruma’ uygulamasının, güvenliği artırmaya ve bilgisiz kullanıcıların kötü amaçlı yazılım indirmesini önlemeye yönelik geleneksel bir taktik olduğuna dikkat çekti.

Apple mühendisi otonom araç teknolojisini çaldı mı?

Eski bir Apple mühendisi otonom araç teknolojisini çalmakla suçlanıyor. Weibao Wang isimli mühendis hakkında Apple tarafından dava açıldı.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, yazılım mühendisinin Apple’ın otonom teknolojisini Çinli bir sürücüsüz otomobil şirketi için çalmakla suçlandığını duyurdu.

Bir DOJ iddianamesine göre Weibao Wang, 2016′dan 2018′e kadar Apple’da yazılım mühendisi olarak çalıştı . Wang, Apple’ın Ek Açıklama Ekibinde çalıştı ve Adalet Bakanlığı‘nın Apple’ın 135.000 çalışanından yalnızca 2.700′ünün erişebileceğini söylediği veritabanlarına “geniş erişim” hakkı verildi.

Çalınan bilgiler Çin’le paylaşıldı iddiası

Wang, Apple’ın “tüm otonom kaynak kodunun” izleme sistemlerinin, özerk sistemler için davranış planlamasının ve sistemlerin arkasındaki donanımın açıklamalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesiyle ilgili altı ayrı suçla suçlanıyor.

Wang, işe başladıktan bir yıl sonra, Apple’daki işinden ayrılmadan dört ay önce, otonom sürüş teknolojisi geliştiren isimsiz bir Çinli şirketin ABD merkezli yan kuruluşunda bir işi kabul etti ve “büyük miktarlarda” hassas ticari teknolojiyi çekmeye başladı.

DOJ iddianamesine göre, Nisan 2017′de Apple’ın 135.000 tam zamanlı çalışanından yalnızca 5.000′i veya şirketin yaklaşık yüzde 4′ü proje hakkında bilgilendirildi. Daha da küçük bir kesim, yaklaşık yüzde 2, Wang’ın eriştiği veritabanlarından “bir veya daha fazlasına” erişime sahipti, iddianame devam ediyor. İddianameye göre, kolluk kuvvetleri 27 Haziran 2018′de Wang’ın Kaliforniya’daki evinde büyük miktarda çalıntı, gizli ve özel veri buldukları bir arama gerçekleştirdi. Wang, yapmayacağına söz vermesine rağmen, kolluk kuvvetleri aramayı yaptıktan sonra bile ülkeden kaçmayı başardı.

Wang, San Francisco Uluslararası Havaalanı’ndan Guangzhou, Çin’e giden bir uçağa bindi. Bir basın toplantısında ABD’nin Kaliforniya Kuzey Bölgesi Savcısı İsmail Ramsey, Wang’ın Çin’de olduğunu ve iade edilip suçlu bulunması halinde her bir suç için 10 yıl hapis cezasına çarptırılacağını söyledi.

Wang aleyhindeki iddialar, başka bir Apple çalışanı olan Xiaolang Zhang’ın San Jose federal mahkemesinde Apple’ın araba bölümündeki ticari sırları içeren benzer bir hırsızlıktan suçunu kabul etmesinin ardından geldi. Wang gibi Zhang da Çin’e kaçmayı planlamıştı. Hem Zhang hem de Wang, aynı anda Apple’ın otonom bölümünde çalışıyorlardı ve her ikisi de 2018′de Apple’daki işlerinden ayrıldı.

Elon Musk açtı ağzını, yumdu gözünü!

Elon Musk verdiği bir röportajda, sonunda para da kaybetse canının istediği gibi tweet paylaşacağını üzerine basa basa söyledi.

Tesla, Space X ve Twitter patronu, CNBC’ye verdiği röportajda, tartışmalı bulunan tweetlerini savunarak, sosyal medya platformunda gelir kaybına neden olsa bile canının istediğini söylemeye devam edeceğinin açıklamasında bulunuyor.

Tesla’nın yıllık hissedarlar toplantısının ardından CNBC’den David Faber’in sorularını yanıtlayan Elon Musk’ın 1 saatlik röportajında öne çıkan konu Twitter hakkında konuşmaları yer alıyor.

Musk, ABD’de Demokrat Parti, Demokrat Biden yönetimi, liberal örgütler ve woke hareketinin istemediği görüşlerin paylaşılması ya da görünür olmasının engellendiği Twitter’ı ekimde ‘mutlak ifade özgürlüğü’ sloganıyla satın aldığını ve bunu “Kuş özgür kaldı” tweetiyle duyurmuştu. Sonrasında platformu mümkün olduğu kadar farklı görüşlere açan, yasaklı kullanıcıları geri döndüren ve ABD hükümetinin önceki Twitter yönetimine dayattığı sansürü ifşa eden Musk, o zamandan beri müesses nizamın karalama ve reklam musluklarını kapatma kampanyalarının hedefinde yer alıyor.

Röportajda, ekimde Twitter’ı 44 milyar dolara satın alma işlemi sona erdiğinde şirketin yıllık eksi 3 milyar dolar nakit akışına ve bankada 1 milyar dolara sahip olduğunu söyleyen Musk, durumu “Motorları yanar, kontrol sistemleri çalışmazken yere doğru burun dalışı yapan bir uçağa ışınlanmak gibiydi” diye tasvir etti. Twitter’ın Topluluk Notları özelliğinin şirkette 40 milyon dolarlık gelir kaybına mal olduğu, yanlış reklam yapmakla suçlayan topluluk notları alan iki büyük müşterinin harcamalarını azalttığından yakındığını açıklıyor.

Faber’in sorusu üzerine, Britanya merkezli site Bellingcat’in profesyonel olarak psikolojik operasyon yapmasıyla meşhur olduğunu hatırlatan MuskTeksas’taki saldırganın ırkçı olduğunu Bellingcat’in söylemesinden ötürü ‘kötü psikolojik operasyon’ diye tweetlediğini açıklıyor.

Bunu beyaz üstünlüğüne atfetmenin saçmalık olduğunu düşündüğümü söylüyorum” diyen Musk, Faber’in “Bu arada, saldırganın ırkçı olmadığına dair bir kanıt yok” itirazına da “Irkçı olduğuna dair bir kanıt olmadığını söyleyebilirim” açıklamasında bulundu.

Zoom’a sohbet robotu geliyor

Zoom sohbet robotu ile müşteri desteğini artırmayı hedefliyor. Bunun için Anthropic ile ortaklık kuruluyor.

Zoom, şirketin yapay zeka asistanını üretkenlik platformuna entegre etmek için Anthropic ile ortaklık kuruyor. Zoom, öncelikle Chatbot’u işletmelerin müşteri desteği için bir kanal olarak kullanabilecekleri İletişim Merkezi ürününe ekleyeceğini söylüyor.

Anthropic Chatbot’u Zoom ile çalışacak

Zoom, Mart ayında başlatılan Anthropic sohbet robotu Claude’un müşterileri ilgili çözümlere yönlendirmeye yardımcı olabilecek “daha iyi self servis özellikler” oluşturarak müşteri destek temsilcilerine yardımcı olması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, müşterilere hizmet veren aracılar için gerekli kaynakları yakında ortaya çıkarabilecek.

Şirket, Claude’u uygulamanın Ekip Sohbeti, Toplantılar, Telefon, Beyaz Tahta ve Zoom IQ gibi diğer alanlarına nasıl uygulayacağı konusunda belirsiz, ancak Zoom yapay zeka kullanan diğer üretkenlik uygulamalarıyla rekabet etmesine yardımcı olmak için asistandan yararlanacak. Zoom, OpenAI ile ortaklık yoluyla oluşturduğu bir asistan olan Zoom IQ aracılığıyla sunulan yapay zeka destekli yeteneklere zaten sahip. Zoom IQ şu ana kadar özetler ve mesaj taslakları oluşturabildiği gibi metin istemlerine dayalı beyaz tahtalar da oluşturabiliyor.

Ayrıca, startup’lara yatırım yapan Zoom şubesi Zoom Ventures da Google destekli Anthropic’e yatırım yaptığını duyurdu. Zoom, hem Anthropic hem de OpenAI ile çalışmanın yapay zekaya yönelik “birleşik yaklaşımını” güçlendirmeye yardımcı olduğunu söylüyor.

Zoom’un Baş Ürün Sorumlusu Smita Hashim, “Anthropic ile iş ortaklığı yapmak, aynı zamanda, müşterilere olağanüstü müşteri deneyimi sonuçları sunmak için optimize edilmiş birleşik yapay zeka yaklaşımımızı sunma taahhüdümüzü de artırıyor. Ayrıca, yatırımımızla Anthropic gibi önde gelen şirketleri geliştiriyor ve Zoom ekosisteminde ve ötesinde inovasyonu yönlendirmeye yardımcı oluyoruz” dedi.

Sky Mobile kesinti yaşadı

Sky Mobile kesinti yaşayarak kullanıcılarını zor durumda bıraktı. Birçok kullanıcı internete giremediğini, mesaj atamadığını söyledi.

Sky Mobile, kullanıcıların mobil internete bağlanamadıklarını söylemesiyle büyük bir kesinti yaşadı.

Sky Mobile kesinti hakkında açıklama yaptı

Çevrimiçi kesinti izleme Downdetector, Sky Mobile ile ilgili sorunlar hakkında binlerce kullanıcı raporu kaydetti. Sorun, her iki mobil şebekenin de aynı anda kapanmasıyla öğleden sonra 2’den hemen sonra başlamış gibi görünüyordu. Şimdiye kadar raporlar; Londra, Edinburgh, Leeds, Glasgow, Birmingham, Motherwell, Manchester, Bristol ve Leicester’dan gelen 1.945’ten fazla sorun içerdi.

Müşteriler, sorunlardan şikayet etmek için Twitter ve diğer sosyal medya platformlarına gitti. Independent yorum için hem O2’ye hem de Sky Mobile’a ulaştı.

Virgin Media O2 sözcüsü: “Sky Mobile müşterilerini etkileyen sorunun farkındayız. O2 ağını kullandıkları halde, bu sorun yalnızca Sky Mobile hizmetlerini etkiliyor ve ağımız her zamanki gibi çalışıyor” dedi.

Birçok kullanıcı, telefon görüşmesi yapamamaktan veya alamamaktan şikayet etmek için tweet attı. Bazı kullanıcılar ise kısa mesaj gönderemediklerini veya alamadıklarını ve mobil internet hizmetlerini kullanamadıklarını belirtti.

Sky, sorunun “farkında olduklarını” söyledi ve “bunun neden olabileceği herhangi bir rahatsızlıktan” dolayı özür diledi.

Sky, “Bazı Sky Mobile müşterilerinin şu anda arama yapma ve alma konusunda sorun yaşadığının farkındayız” dedi.

Downdetector’a göre, sorun bildirenlerin yüzde 72’si telefonunda sorun olduğunu, yüzde 26’sı internette sorun yaşadığını ve yüzde biri televizyonda sorun yaşadığını söyledi.

Logitech kendi kendine onarım için iş birliği yaptı

Logitech kendi kendine onarım ve e-atık azaltmaya yönelik olarak iFixit ile iş birliğine imza attı.

Logitech ile DIY onarım uzmanı iFixit arasındaki yeni ortaklık sayesinde sevdiğiniz kablosuz fareyi kullanmak artık daha kolay. İki şirket, gereksiz e-atıkları azaltmak ve “belirli ürünler” için yedek parçalar, piller ve onarım kılavuzları sağlayarak müşterilerin kendi garanti dışı Logitech donanımlarını onarmalarına yardımcı olmak için birlikte çalışıyor.

Logitech kendi kendine onarım ile e-atıkları azaltacak

İş birliği kapsamında ürünler iFixit Logitech Repair Hub’da, gerektiğinde satın alınabilecek parçalarla veya onarımı tamamlamak için gereken her şeyi sağlayan aletler ve hassas uç setleri gibi “Düzeltme Setleri” içinde barındırılacak.

Logitech’in MX Master ve MX Anywhere fare modelleri “bu yazdan” itibaren yedek parça alan ilk ürünler olacak. Fiyat bilgisi henüz açıklanmadı ve Logitech, iFixit orijinal yedek parça ve onarım kılavuzu muamelesi alacak başka herhangi bir cihazdan bahsetmedi.

Şu anda, web kameraları, klavyeler, kulaklıklar, Bluetooth hoparlörler ve oyun çevre birimleri dahil olmak üzere birçok Logitech ürünü iFixit onarım merkezinde listelendi. Logitech H800 Wireless için pil değiştirme kılavuzu gibi bazılarında ürünün nasıl onarılacağına ilişkin kılavuzlar zaten sunuyor. Bu özel kılavuz, bir iFixit topluluğu üyesi tarafından oluşturuldu ve iFixit ile Logitech arasındaki ortaklığın öncesine dayanıyor ve yakında daha fazla cihazı kapsayacak şekilde genişleyecek.

Logitech tarafından alıntılanan bir rapora göre , küresel e-atığın 2030 yılına kadar 75 milyon metrik tonun üzerine çıkması ve yüksek tüketim oranları ve sınırlı onarım seçeneklerine sahip cihazlar nedeniyle daha da artması bekleniyor. Logitech, müşterilerini Logitech cihazlarını onarmaya ve bakım yapmaya teşvik ederek, onları çöplükten kurtararak bununla mücadele etmeye çalıştığını söylüyor.

Apple planlı eskitme nedeniyle davalık oldu

Fransa’da Apple planlı eskitme nedeniyle davalık oldu. Fransa savcılığı, Apple’ın telefonlarını bilerek eskittiğini ve onarılamaz yaptığını iddia etti.

Paris savcılığı ve Halt Planned Obsolescence (HOP) Derneği, Fransa’nın ABD’li teknoloji devi Apple’ı akıllı telefonların onarımını kısıtlayarak güncelliğini yitirmesini planladığı iddiasıyla soruşturduğunu söyledi.

Paris savcılığı, sözde yanıltıcı ticari uygulamalar ve planlı eskitmeyle ilgili soruşturmanın Aralık ayından bu yana sürdüğünü söyledi. Halt Planned Obsolescence (HOP) Derneği tarafından yapılan bir şikayetin ardından geldi.

Apple henüz açıklama yapmadı

HOP, soruşturmanın iPhone üreticisinin “mikroçipler de dahil olmak üzere yedek parçaların seri numaralarını bir akıllı telefonunkilerle ilişkilendirdiğini ve üreticiye onaylı olmayan tamirciler tarafından yapılan onarımları kısıtlama veya onarılan bir akıllı telefonu uzaktan bozma olanağı verdiğini göstermesini umduğunu söyledi.

Dernek, Apple’ı “gerçek döngüsel ekonomi mantığıyla cihazları onarma hakkını garanti etmeye” çağırdı.

2020 yılında Apple, iPhone kullanıcılarına yazılım güncellemelerinin eski cihazları yavaşlatabileceğini söylemediği için 25 milyon euro (daha sonra 27.4 milyon dolar) ödemeyi kabul etti.

Skandal, Aralık 2017’de ABD teknoloji devinin en son iOS yazılımının pil ömrü kötüleşen eski telefonların performansını yavaşlattığını kabul etmesiyle patlak verdi.

Aslında Apple’ın ürünlerine yönelik müdahale edilemez şekilde strateji uyguladığı yıllardır konuşuluyor. Apple bunu çoğunlukla ürün güvenliğini sağladığını belirterek savunsa da birçok ülke ekonomisinde tepki çekiyor. Ülkeler, bunun tamir gibi standart süreçlerinin kendi içlerinde yapılmasını ve bu şekilde döngüsel ekonomiye katkı sağlanmasını hedefliyor.

Elektrikli araçlar, çevre ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor

Ulaşım, dünyadaki karbon (CO2) emisyonlarının yaklaşık yüzde 24’ünü, binek otomobiller ise dünya çapında karayolu taşımacılığı emisyonlarının yüzde 60’ını oluşturuyor. Ülkemizde de ulaşımın toplam karbon emisyonundan aldığı pay yüzde 22 seviyelerinde görülüyor.

Sürdürülebilirlik stratejileri doğrultusunda 2022 yılında Elaris markası ile e-mobilite sektörüne hızlı bir giriş yapan Üçay Grup, ulaşımın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini açıkladı. Enerji sektörü hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Fosil yakıtlar birçok ülkede kullanımdan kaldırılıyor ve yenilenebilir enerji kaynaklarına olan talep gün geçtikçe artıyor. 2010 yılında Avrupa’da üretilen yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretiminde ki payı yüzde 20 iken 2020 yılında bu oran yüzde 38’lere yükseldi.

Ulaşımda yenilenebilir enerji kullanımı arttı 

Çevresel sürdürülebilirlik ve enerji güvenliği açısından sunduğu avantajlar nedeniyle dünyada hızla gelişen e-mobilite sektörü de yenilenebilir enerjinin sıklıkla kullanıldığı sektörler arasında yer alıyor. Bu kapsamda Avrupa’da ulaşımda kullanılan yenilenebilir enerjinin payı 2005’te yüzde 2’nin altındayken 2020’de yüzde 10,2’ye yükseldi. 

“Avrupa Birliği Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun 2035 yılına kadar tüm yeni araçlarda CO2 emisyonlarının yüzde 100 azaltılması kararı da e-mobilite sektörünün önünü açtı” diyen Üçay Grup Enerji Direktörü İlgin Eray, ulaşımın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkisiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu:

Türkiye’de ulaşımın toplam karbon emisyonundan aldığı pay yüzde 22 

“Ulaşım, dünyadaki karbon (CO2) emisyonlarının yaklaşık yüzde 24’ünü, binek otomobiller ise dünya çapında karayolu taşımacılığı emisyonlarının yüzde 60’ını oluşturuyor. Türkiye’de de ulaşımın toplam karbon emisyonundan aldığı pay yüzde 22 seviyelerinde. Ancak ulaşımda giderek yaygınlaşan elektrikli araçlar ile küresel karbon emisyonlarını önemli ölçüde düşürmek mümkün. 

Ulaşımdan kaynaklı karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz

Elektrikli araçlar, yalnızca karbon emisyonu hedeflerine ulaşmamıza yardımcı olmayacak aynı zamanda ülke ekonomisi üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olacak. Çünkü fosil yakıt tüketen bir araç km’de 1,5 – 2 lira tüketim yaparken, elektrikli araçlar km’de 0,3-0,5 lira arasında elektrik tüketiyor. Üstelik elektriği de yenilenebilir enerji kaynaklarından üreterek kullanıyorsanız, e-mobilitenin çevreye ve ekonomiye katkısını maksimum seviyelere çıkarmayı başarmışsınız demektir. Biz Üçay Grup olarak, karbon nötr bir gelecek için e-mobilite kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını destekleyip, bu alanlara önemli yatırımlar yaparak, ulaşımdan kaynaklı karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz” dedi.

Yazılım çalışmalarımızı tamamladık

ABD menşeli EATON markasının, EVC alanında Türkiye partneriyiz. Bu markayı hem kendi şarj ağımızda hem de diğer ağ işletmeci firmaların projelerinde kullanıyoruz. İlk yıl yani 2022 yılında 300 adet EVC cihazı satışı gerçekleştirdik. Şu an itibariyle yazılım çalışmalarımızı da tamamladık. Kullanıcılar, IOS ve Android Market uygulaması üzerinden Elaris uygulamasını indirip, şarj istasyonlarının lokasyonlarını görüntüleyip, QR kodunu okutarak işlemlerini kolayca yapabilecekler.

Üçay Grup olarak, son kullanıcıya uzanan 23 yıllık deneyimimizi, e-mobilite alanına da aktarmayı hedefliyoruz. Özellikle Elaris uygulamasına üye olan kullanıcılarımıza, e-mobilite dünyası haricinde iklimlendirme ve enerji çözümlerinde de hizmet veren bir ağ işletmecisi olarak, farkımızı ortaya koymak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Vodafone Türkiye servis gelirlerini artırdı

0

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Nisan 2022 – Mart 2023 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarını açıkladı. 31 Mart 2023 sonu itibarıyla son bir yılda 4.0 milyar TL yatırım yapan Vodafone Türkiye, 2022-23 mali yılı servis gelirlerini geçen yıla göre %47.6 artışla 25.5 milyar TL’ye çıkardı. 

Mobil abone sayısı 24.8 milyon

Vodafone Türkiye’nin mobil müşteri sayısı 2022-23 mali yıl sonu itibarıyla 24.8 milyona ulaşırken, M2M (makinelerarası iletişim) dahil toplam mobil abone sayısı 28.3 milyon oldu. Şirketin faturalı abone sayısı son bir yılda yaklaşık 1.6 milyon artış ile 18.4 milyona çıkarken, toplam bazının %74.3’ünü faturalı aboneler oluşturdu. Vodafone Türkiye’nin sabit genişbantta büyümesi de devam etti. Şirket, bu mali yılda bir önceki yıla kıyasla 32 bin sabit genişbant müşterisi kazanarak yaklaşık 1.4 milyon müşteriye ulaştı. 

Dijital müşteri” sayısı 17.7 milyon oldu

Müşterilerine en iyi dijital deneyimi yaşatma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone’un Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarını kullanan aylık aktif müşteri sayısı 17.7 milyona ulaştı. Vodafone’un dijital kanallarını kullanan müşterilerin aylık toplam etkileşimi ise 300 milyon oldu. 

Dijital servislere ilgi arttı

Vodafone Türkiye, bu dönemde dijital servis şirketi olma yolunda da önemli gelişme kaydetti. Şirketin Vodafone Yanımda mobil uygulaması üzerinden hayata geçirdiği Her Şey Yanımda online alışveriş platformunda Market Yanımda satışları dahil toplam satışlar 605 milyonu geçerken, platformun ziyaret edilme sayısı 106 milyona yaklaştı. Vodafone’un yeni nesil mobil finans çözümü Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan toplam kullanıcı sayısı ise 4.5 milyona ulaştı. Şirketin 1.000’e yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanı TOBi’nin aylık tekil kullanıcı sayısı 7.6 milyona, aylık sohbet sayısı ise 28 milyona yükseldi.

Vodafone Türkiye’ nin 2022-23 mali yıl sonuçlarını değerlendiren Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy şunları söyledi:“Vodafone olarak, Türkiye pazarında 17 yılı geride bıraktık. Bu süreçte, Türkiye’nin en büyük uluslararası doğrudan yatırımlarından biri olarak, ülkemizin büyümekte olan telekom pazarındaki yerimizi aldık. 2022-23 mali yılında toplam 4.0 milyar TL yatırım yaparak Türkiye ekonomisine ve dijitalleşmeye katkıda bulunduk. Yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Makroekonomik koşulların etkisiyle yüksek artış gösteren maliyetlerimize rağmen hedeflerimize paralel olarak büyümemizi sürdüreceğimize ve daha da güçlenerek yolumuza devam edeceğimize inanıyoruz. Diğer yandan, amaç odaklı vizyonumuz doğrultusunda çevre ve toplum üzerinde yarattığımız etkiye de önem veriyor ve faaliyetlerimizi Çevresel, Sosyal, Yönetişim kriterlerine uygun olarak sürdürüyoruz. Ülkemizin ve sektörümüzün geleceğine duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza devam edeceğiz.”

Günsan, çevre dostu ürünleriyle öne çıkıyor

İklim değişikliği sorunu ve enerji kaynaklarının hızla tükenmesi dünya için büyük bir problem oluşturmaya devam ediyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tasarlanan tasarruf ve pratiklik sunan sistemleri bilinçli bir şekilde yaşam alanlarına dahil etmek önem kazanıyor. Günsan, geliştirdiği çeşitli çözümler ile yaşam alanlarında kolaylık sağlarken, enerji tasarrufu yapmaya da destek oluyor.

Yaşam alanlarında enerji tasarrufuna sahip ürünler kullanmak, hem ekonomik açıdan hem de gezegenimizdeki enerji tüketimi bakımından fayda sağlıyor. Bu kapsamda enerji tasarrufuna imkan veren çevre dostu ürünler geliştiren Günsan, gerek işletmeler gerekse konut projelerinde kullanılabilecek aydınlatma sistemleri ile hem enerji hem de bütçe tasarrufu yapmayı sağlıyor.

İnovatif ürünler ile hem bütçe hem enerji tasarrufu

Aydınlatma sistemleri denilince akla ilk gelen enerji tasarrufu sağlayan lambalar olsa da bu konuda anahtarlar prizler de önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda geliştirilen aydınlatmanın parlaklığını ve ışığın dozunu ayarlamayı sağlayan Günsan Dimmer anahtar serisi, krem, beyaz ve fildişi beyaz renk tercihleri ile her zevke hitap ediyor. Voltaj ayarı sayesinde daha az elektrik harcanmasına yardımcı olan Günsan Dimmer iç mekan aydınlatmada önemli ölçüde enerji tasarrufu yapılmasına imkan sunuyor. Bunun yanı sıra gereksiz enerji kullanımının önüne geçmek için tasarlanan Günsan Hareket Sensörü, özellikle kapalı ve ışık görmeyen yerlerde içerisindeki detektör sayesinde insan hareketlerini algılayarak daha tasarruflu bir kullanım sağlıyor. Günsan’ın bir diğer enerji tasarruflu tasarımı Energy Saver ise otel gibi insan giriş çıkışının yoğun olduğu işletmelerde hayat kurtarıyor. Energy Saver kullanımı yapılan cihazlarda kart takılı olmadığında enerji kesiliyor. Böylece enerji sarfiyatının yüksek olduğu işletmeler elektriği daha verimli ve tasarruflu kullanabiliyor. 

Pratik ve tasarruflu şarj imkanı

Aydınlatmaların yanı sıra günümüzün vazgeçilmezi olan elektronik cihazların şarj edilme süreci de enerjinin en çok harcandığı alanlardan biri. Bu bağlamda akıllı telefon, tablet, kamera gibi elektronik cihazların şarj edilmesi için geliştirilen Günsan Eqona ve Radius serisindeki 2 Çıkışlı USB şarj prizleri, hızlı şarj teknolojisi ile cihazları çok daha kısa sürede şarj ederek enerji tasarrufu yapmaya imkan sunuyor. 2 çıkışı sayesinde aynı anda iki cihazın şarj edilmesine olanak sağlayan seri, fil dişi beyazı, beyaz, krem, gümüş, füme, bej, siyah ve mocha renk tercihleriyle her evin stiline uyum sağlıyor. 

Dell’den Performans Canavarı XPS 13 Plus ve UltraSharp Monitörler

0

Dell Technologies, en yüksek performanslı 13 inç dizüstü bilgisayarı XPS 13 Plus’ı (9320), gücü bir üst noktaya taşıyan en son 13. Nesil Intel Core işlemcilerle birlikte piyasaya sunuyor. Küçük ama oldukça iddialı olan XPS 13 Plus, hafif iş yüklerinin yerine getirilmesi ve çoklu görevlerin kolaylıkla yapılmasını sağlayan gücüyle kendi sınıfının üzerinde performans gösteriyor.

Özellikle hareket hâlindeki yaratıcı kullanıcılar için ideal bir çözüm olarak nitelendirilen yeni XPS 13 Plus’ın bir diğer öne çıkan özelliği de dış görünümü. En son teknoloji ve minimal tasarımın alışılmadık UX özellikleriyle bir araya geldiği XPS 13 Plus, Dell’in “en fütüristik” dizüstü bilgisayarı olarak kabul ediliyor.

Üretkenliğin ve detayların sınırları zorlanıyor

Dell Technologies’in duyurduğu diğer yeni ürünleriyse Dell UltraSharp 32 6K Monitör (U3224KBA) ve Dell UltraSharp 38 Kavisli USB-C Hub Monitör (U3824DW). Daha yüksek kontrast ve daha derin siyahlar sağlayan IPS Black teknolojisine sahip dünyanın ilk 6K monitörü olarak karşımıza çıkan Dell UltraSharp 32 6K Monitör (U3224KBA), tam bir üretkenlik oyuncusu olarak nitelendiriliyor. Monitör, çarpıcı 6K çözünürlükte olağanüstü ayrıntılar, keskinlik ve renk doğruluğunu, VESA Display HDR 600’ü, dahili 4K HDR web kamerasıyla akıllı iş birliğini ve 140 W’a kadar güç sağlayan ThunderboltTM 4 bağlantısını bir araya getiriyor. Dell UltraSharp 32 6K, her pikselin önem arz ettiği grafik tasarımcılar, mühendisler ve veri bilimciler gibi detay odaklı profesyoneller için ideal bir çözüm olarak öne çıkıyor. 

Dell UltraSharp 38 Kavisli USB-C Hub Monitör (U3824DW) ise IPS Black teknolojisine sahip dünyanın ilk 37,5 inç WQHD + monitörü olarak piyasaya sunuluyor. Karmaşık görevleri, yaratıcı çalışmaları ve ayrıntılı analizleri yürütmek için ideal olan bu WQHD + monitörde 90 W’a kadar güç dağıtımı sağlayan geniş bağlantı seçenekleri, kesintisiz ethernet bağlantısı ve diğer birçok haricî cihaza bağlanmak için hızlı erişim bağlantı noktaları sayesinde üretkenlik daha kolay hâle geliyor.

Kullanıcılar dâhilî KVM, Picture-by-Picture, Picture-in-Picture özellikleriyle iki bilgisayarı aynı anda birbirine bağlayabiliyor ve bağlı iki bilgisayarı tek bir klavye ve fareyle kontrol edebiliyor. Her iki monitör de renk doğruluğunu korurken zararlı mavi ışık emisyonlarını azaltan ComfortView Plus sayesinde göz konforunun optimize edilmesini sağlıyor.

XPS 13 Plus’ın Haziran 2023’te, Dell UltraSharp 32 6K Monitör (U3224KBA) ve Dell UltraSharp 38 Kavisli USB-C Hub Monitörün (U3824DW) ise Ekim 2023’te Türkiye’de satışa sunulması bekleniyor. 

Karmasis’in veri güvenliği ürünü Micro Focus Dünya’ya açılıyor

Tehditleri önceden algılayarak, veri ihlaline karşı önlem alan Dataskope (Database Activity Monitoring), Open Text tarafından alınan Micro Focus’un kataloğunda global oyuncular arasında yer aldı. Veri güvenliği alanında söz sahibi Karmasis tarafından geliştirilen, kişisel ve kritik bilgi içeren bütün veri tabanlarında yöneticilerin ve üçüncü parti bağlantı kuran kişilerin veri tabanı üzerinde yaptığı işlemleri kayıt altına alınmasını sağlayan Dataskope Open Text’in global kataloğuna giriyor.

Karmasis Genel Müdürü Murat Eraydın, “20 yıldır “güvenlik farkındalıkla başlar” mottosuyla Türkiye’nin pek çok kamu ve özel sektör kuruluşuna siber güvenlik alanında hizmet veriyoruz. Küresel yazılım oyuncuları arasında yer almamız bizler için büyük bir gurur. 

Siber suçların 2025’te 10.5 trilyon dolara erişeceği tahmin ediliyor. Siber saldırılara karşı işlemlerin anlık takibi hayati rol oynamakta.  Dataskope ürünümüz ise veri tabanında gerçekleşen olayları kayıt altına almanızı ve gerçek zamanlı izlemenizi sağlıyor böylece saldırı öncesi sizi uyararak önüne geçme fırsatı sunuyor.

Yabancı menşeili ürünlerin karşısında yeni nesil teknolojisi ile çok kısa bir sürede birçok kritik kurum tarafından tercih edildi, globalde de bunun yansımalarını görmeye devam edeceğimizi düşünüyoruz.” açıklamasında bulundu.

Konuyla ilgili konuşan OpenText Veri Gizliliği Satış Mühendisi Halil Akyol OpenText Voltage’ın, The Forrester Wave™ tarafından Data Security Platforms kategorisinde lider seçilen ve uçtan uca veri güvenliği çözümleri sunan bir ürün ailesi olduğuna dikkat çekerken.

Dataskope aracılığıyla, hassas veri tüketimini raporlamanın yanı sıra olası anomali erişimlerinin tespiti de yapılarak, tek bir risk ekranı üzerinden sunulmakta olduğunu belirtti.

Dataskope,  veri tabanı sistemlerinde gerçekleşen olayları denetim özelliğini açmadan tespit eder, sınıflandırır, alarm üretir ve raporlar. Hassas veriye kimin eriştiği ve hangi aralıklarla hangi işlemleri gerçekleştirdiği bilgilerine ulaşılmasını sağlayarak önceden tanımlanmış alarm kuralları ile yetkililerin olaylarla ilgili bilgilendirilmesini sağlamaktadır.