Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1420

Ruslar shotgun’lı drone yaptı

0

Rusya Savunma Bakanlığı için çalışan özel bir şirket, havadaki drone’ları avlamak için, üzerinde bir Shutgun silahı bulunan özel bir drone geliştirdi.

Sanal gerçeklik gözlüğü ile bir operatör tarafından kullanılan avcı drone, güçlü manevra kabiliyeti ve güçlü motorları sayesinde havadaki kimliği belirsiz drone’lara kolayca yaklaşıp, optimal mesafeden üzerindeki shotgun’ı ateşleyerek hedefteki drone’u düşürebiliyor.

Shotgun silahları kuş avlarında da kullanılan, hareketli ve uçan hedeflere karşı etkili bir silah ve Shotgun ile drone avlama fikrinin, diğer savunma şirketleri tarafından da ilgi göreceği düşünülüyor.

Öte yandan bu yeni drone, sivil kullanımlar için satılan drone’ların da basit modifikasyonlar ve silah eklemeleriyle kolayca etkili bir suikast veya terör silahına dönüştürülebileceğine dair endişeleri de yeniden gündeme taşıdı. Türkiye dahil, dünyanın pek çok ülkesinde de terör gruplarının, silahlandırılmış drone’lar ile saldırılar yapmaya çalıştığı kısa süre önce görülmüştü.

Rus üreticinin yayınladığı demo görüntüyü ise aşağıda izleyebilirsiniz.

 

Volkswagen Çin’de elektrikli otomobil üretmeye başlıyor

0

Alman otomobilleri otomotiv dünyasında büyük saygı görüyor olabilir ama onlar bile artık Çin’de üretiliyor. 

Alman otomotiv devi Volkswagen, tamamen elektrikli olacak ID.3 modelini Şangay’daki fabrikada üretmeye kararı aldı.

Yılda 300 bin otomobil üretecek

Yıllık 300 bin adet üretilecek ID.3 Volkswagen’in yeni modüler elektrikli otomobil platformunu kullanıyor. Bu platform ile farklı batarya kapasitelerine ve özelliklere sahip araçları hızlı bir şekilde tasarlayıp piyasaya sürmek mümkün olacak.

Volkswagen 2028 yılında 22 milyon elektrikli otomobil satmayı hedefliyor. Bunun için de dünya çapındaki fabrikalarını elektrikli otomobil üretebilecek şekilde dönüştürüyor. Şirketin elektrikli otomobil satış hedeflerinin yarısını ise Çin’deki satışlar oluşturuyor.

ABD devleti, dijital okunabilir veri yayınlayacak

0

ABD Başkanı Trump, yeni imzaladığı yönetmelikle, tüm devlet kurumlarının yayınladıkları belgelerin ve verilerin, dijital olarak kolay okunabilir formatlarda bulunmasını zorunlu kıldı.

Fotoğraf yerine metin formatı

Daha önce, verilerin format gözetilmeksizin, yığın şeklinde internet üzerine konulması nedeniyle, çoğu veri üzerinde bilgi aramanın büyük bir külfet oluşturması, ABD yönetiminin bu konuda bir standartizasyon getirmesini gerekli kılmıştı.

Yeni yönetmelikle beraber, kongrede ve senatoda yayınlanan veriler, kararlar, gizliliği kalkıp halka açıklanan veriler, yerel kamu kuruluşlarının yayınları, açıklamalar, raporlar ve tüm devlet belgeleri internet üzerinde, belli bir standartta yer alacak. Bu verilerin cep telefonları ve laptoplar gibi cihazlarda kolayca okunabilmesi ve metin üzerine araştırma yapılabilmesi mümkün olacak. 

Bu nedenle özellikle üzerindeki gizliliğin kalktığı ve internete konulan eski belgelerin, “mikro film” yani fotoğraf formatlı olması nedeniyle, bu belgelerin metin formatına dönüştürülmesi gerekecek. 

Çamaşır yıkayan ve ütü yapan mobil uygulama: Mr Jeff

0

Mobil uygulama Mr Jeff, temizlenmesini ya da ütülenmesini istediğiniz çamaşırlarınızı ne zaman ve nereden isterseniz alıp teslim ediyor

2015 yılında kurulan İspanyol startup şirketi Mr Jeff, mobil uygulaması aracılığıyla erişilebilen bir çamaşırhane hizmeti sunarak çamaşırlarınızın yıkanmasını sağlıyor. Kuru temizleme, ütü ve çamaşır yıkama olarak üç ayrı hizmeti bir arada sunan Mr Jeff, aylık sabit bir ücret karşılığı kıyafetlerinizi istediğiniz adres ve saatte alıp, yıkayıp ütüleyip 48 saat içinde teslim ediyor.

50’dan fazla franchise verdi

Şu anda İstanbul’da hizmet veren Mr Jeff, kısa zamanda diğer şehirlere de yayılmayı hedefliyor. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika genelindeki çamaşır yıkama ve kuru temizleme hizmetlerine olan talep nedeniyle franchise ile büyümeye devam eden Mr Jeff, Türkiye’yi de en önemli bölgesel pazarlardan biri olarak görüyor. Kasım ayı içinde İstanbul İzmir ve Ankara 3 ilde 7 aktif şubesi olması beklenen Mr Jeff, 50’nin üzerinde franchise anlaşmasını tamamladı. Mr Jeff’in hedefi ise yıl sonuna kadar bu rakamı 150’ye ulaştırmak.

30 Ekim’de ismi değişti, “Jeff” oldu

Türkiye pazarına Mr Jeff adıyla giren şirket, 30 Ekim itibarıyla dünyada Beauty Jeff ve Fit Jeff adı altında güzellik ve fitness servisleri vermeye başlayacağı için Jeff adıyla yola devam edecek. Beauty Mr Jeff ve Fit Mr Jeff hizmetleri Türkiye’de ise yeni yılda hizmete girecek.

ABD’nin %38’i işsiz kalacak

0

ABD’deki robot korkusu hızla büyüyor ve bu konuda yapılan araştırmalar da korkuyu körükleyecek sonuçlar ortaya çıkarıyor.

Robotların işsizliğe etkisinin analiz edildiği yeni araştırmaya göre, ABD’de önümüzdeki 15 sene içinde, halkın %38’i robotlar yüzünden işlerini kaybedecek.

Araştırma şirketi PwC tarafından hazırlanan çalışmaya göre fabrikalardaki otomasyon, otonom otomobiller, marketlerde kasiyerlerin, restoranlarda garsonların yerini alacak robot ve yapay zeka sistemleri nedeniyle önümüzdeki 15 yıl içinde ABD’yi çok büyük bir sosyal travma bekliyor. İşlerini kaybedecek olan bu insanlara yeni iş alanları bulmak veya sabit bir asgari gelir ve sosyal güvence sağlamak, ABD yöneticilerinin en büyük problemlerinden biri olacak.

Öte yandan robotlarla başı belada olan sadece ABD değil. Gelişmiş ülkelerin bir çoğu aynı problemi yaşayacak. İngiltere’de 15 yıl içinde robotlar nedeniyle oluşabilecek iş kaybı, halkın %30’unu tehdit ediyor. Japonya’da bu oran %21, Almanya’de ise %35.

ABD’de veya diğer ülkelerde sadece “düşük eğitim düzeyi” ve kas gücü gerektiren şoförlük, garsonluk gibi meslekler değil, son derece pahalı ve zor bir eğitim alan, finans sektöründeki uzmanlar da namlunun ucunda. Finans kurumlarındaki yapay zeka kullanımı şimdiden çoğu çalışanı işinden edebilecek duruma ulaştı. Sadece çağrı merkezi çalışanları değil, milyonlarca dolarlık fonları yöneten yüksek eğitimli, yüksek maaşlı, orta ve üst düzey yönetici konumunda beyaz yakalı çalışanlar bile işlerini yapay zekaya terk etmek zorunda kalabilir.

Tüm bu öngörüler gerçekleşirse, dünyada önemli bir sosyal patlama ve yapay zekaya karşı büyük bir direncin oluşması da gündeme gelebilecek.

ABD’lilerin siber güvenlik bilgileri yetersiz

0

ABD’lilerin yüzde 72’si iki faktörlü kimlik doğrulamayı tanımlayamıyorken, yüzde 70’i de HTTPS’nin işlevini bilmiyor

Pew Araştırma Merkezi’nin ABD’li 4 binden fazla yetişkine yönelttiği 10 soruluk siber güvenlik testinde ilginç sonuçlara ulaşıldı. ABD’liler ve Dijital Bilgi araştırması kapsamında elde edilen sonuçlara göre, ABD’deki yetişkinlerin önemli bir çoğunluğunun siber güvenlik, mahremiyet ve dijital yaşam ile ilgili konularda yetersiz olduğu raporlandı. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu’ya göre, ülkemizde de siber güvenlik bilinci yetersiz ve yapılacak çalışmalarla bu bilinç düzeyinin artırılması gerekiyor.

İki faktörü kimlik doğrulamasını bilmiyorlar

Anketin ortaya koyduğu en ilginç sonuçlardan biri, katılımcıların sadece yüzde 28’inin iki faktörlü kimlik doğrulamasını tanımlayabilmesiydi. 2FA veya iki faktörlü kimlik doğrulamasının, genellikle bir SMS olarak veya e-postaya gönderilen ikinci bir giriş koduyla online hesapların güvence altına alındığı bir güvenlik önlemi olduğunu dile getiren Alev Akkoyunlu, iki faktörlü kimlik doğrulaması sayesinde saldırganların, kullanıcı adı ve şifreleri çalsa bile, kullanıcının telefonuna veya e-posta hesabına erişemediği için hesabı devralamayacağını belirtiyor. 

Gizli Mod İnternet Kullanımı O Kadar Da Gizli Değil

Ankete katılanların yüzde 24’ü, gizli mod ile internet kullanımının tarayıcı verilerini sonsuza dek herkesten gizlediğini düşünüyor. Yine aynı anket sonuçlarına göre, ABD’liler sadece yüzde 30’u HTTPS’nin işlevinin ne olduğunu biliyorken, ankete katılanların yarısından fazlası ağ tarafsızlığı hakkında hiçbir bilgiye sahip değil.

Saldırı çeşitleri bilinse de çözümlere dair fikir yok

Ankete katılanların başarılı olduğu konu ise yüzde 67’sinin kimlik avı dolandırıcılığı ve gerçekleştiği mecralar hakkında bilgilerinin yeterli olması. Ancak saldırı çeşitlerinin bilinmesinin saldırılardan korunmaya yetmediğini dile getiren Alev Akkoyunlu’ya göre, kullanıcıların alınabilecek önlemleri de bilmesi gerekiyor. 

YouTube masaüstüne yeni özellikler ekledi

0

Google’ın popüler video paylaşım servisi YouTube, masaüstü ve tablet kullancıları için kullandığı web sitesine yeni özellikler ekledi.

Masaüstü ve tablet deneyimi zenginleşiyor

Artık daha yüksek çözünürlüklü kısa gösterimler yapan videolar daha açıklayıcı bir gönüme kavuştu. Ayrıca ana sayfada gösterdiği satır sayısınıda düşüren YouTube böylece daha derli toplu bir ana sayfa görünümüne ulaşmış oldu.

Ayrıca daha önemli olarak, kullanıcıların uzun zamandır istediği “izleme sırasına ekle” tuşu da artık preview görüntünün üzerinde, “daha sonra izle” butonunu altına yerleştirildi. Böyelce kullancılar beğendikleri ve izlemek için sıraya almak istedikleri videoları, çok pratik şekilde, az sonra izleyecekleri videolar sırasına alabilecekler.

Yeni özellikle henüz tüm dünyaya ulaşmadı ancak YouTube tüm ülkeler için güncellemeleri yayına almaya başladı.

,

Intel modüler işlemci mimarisi geliştiriyor

0

Intel, donanım pazarında büyük bir değişim yaratacak çok önemli bir politika değişikliğine gidiyor.

İşlemci kullanımında yeni çağ

Dev işlemci üreticisinin, 2019 sonunda hayata geçireceği modüler işlemci mimarisi üzerinde çalıştığı vurgulanıyor. Modüler işlemciler sayesinde, kullanıcılar eskiyen, yetersiz kalan işlemcilerinin üzerine yeni çekirdekler ve işlemciler ekleyerek, bilgisayarlarının işlem gücünü büyütebilecekler. 

Bu yapı halihazırda RAM mekanizmasında kullanılıyor ve bilgisayar sahipleri, yetersiz gelen hafıza mekanizmasını yeni Ram’ler ekleyerek güçlendirebiliyor. Ancak işlemci gücü yetersiz kaldığında çoğunlukla yeni bir bilgisayar satın almak gereği ortaya çıkıyordu.

Modüler işlemci mimarisinin, satın alınan bilgisayarların ömrünü uzatacağı için donanım/PC üreticileri için gelir kaybı yaratması riski de bulunuyor ancak Intel ve donanım üreticileri bu sorunu, kullanıcıların ilk aşamada çok ihtiyaç duymayacağı fazla işlemci gücüne sahip işlemciler yerine daha düşük işlemci gücüne sahip, daha düşük fiyatlrı PC’ler tasarlayarak çözmesi mümkün görünüyor. Böylece donanım üreticilerinin satışlarının yükselmesi olasılığı artıyor.

Uber Waymo teknolojisinden vazgeçemiyor

Kurucusu Travis Kalanick’in CEO olduğu dönemde, Waymo’dan ayrılan bir mühendisi işe alıp Waymo’nun otonom sürüş teknolojilerini çalan ve bu eylemi mahkemede tespit edilerek Waymo’ya tazminat ödemeye mahkum edilen Uber, Waymo’nun teknolojilerini kullanmaktan vazgeçemiyor.

Yatırımcıları fazla umutlanmasın

Otonom sürüş konusunda kendi patentli teknolojilerini geliştirene kadar Waymo’ya patent ödemesi yapmak zorunda olan Uber’den sızan bilgiler, şirketin kendi teknolojisini geliştirebilmekten çok uzakta olduğunu ortaya koyuyor.

Waymo’ya mahkemede anlaşma karşılığında 245 milyon doalr tazminat ödeyen ve yüklüce hisse senedi veren Uber hakkında hazırlanan bir uzman raporu basına sızdı.

SEC’e açıklama yapma zorunluluğu olan Uber, bu rapor ışığında, yatırımcılarına, “önümüzdeki uzun dönemde Waymo’ya yüksek patent ücretleri ödemeye devam edeceğim,” mesajı verdi. Diğer bir deyişle, Uber’in kazandığı paranın önemli bir bölümü Waymo’nun yani Google/Alphabet’in kasasına gidecek. 

O son hırsızlığı yapmaycaktın Travis.

 

 

Akademisyenleri girişimciye dönüştüren LeanLab Programında 2. dönem başlıyor

0

Programda başvurular 15 Kasım’da sona eriyor

İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteği ve Özyeğin Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ilk dönem faaliyetleri gerçekleştirilen “LeanLab: Akademiden Girişime Yenilikçi Dönüşüm Programı” için ikinci dönem başvuru süresi 15 Kasım’da bitiyor. 

İş fikirlerini yatırımcılarla buluşturacak programda girişimci akademisyenler program başında düzenlenecek kısa süreli kampın ardından 5 hafta süreyle bir araya gelecek ve mentorlar eşliğinde projelerini geliştirecek. Program sonunda düzenlenen kamp ile de dönüştürücü deneyimlerini tamamlayacak katılımcılara bu dönem, program ortağı Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliği yapacak.

ABD ve uluslararası muadiller incelendi

Başta ABD olmak üzere uluslararası muadilleri incelenerek tasarlanan programda akademisyen ve araştırmacıların üniversite kampusları ve laboratuvarların dışına çıkarak potansiyel müşteri görüşmeleri yapmaları ve bu sayede akademik temelli ileri seviye teknolojilerin ekonomik değere dönüşme süreçlerinin hızlandırılması teşvik ediliyor.

Ticarileşme potansiyeline sahip, fikri mülkiyet temelli bir teknolojisi ya da hızla pazara erişebilecek iş fikri olan akademisyen ve doktora öğrencileri için özel olarak tasarlanan “LeanLab: Akademiden Girişime Yenilikçi Dönüşüm Programı”, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından Girişimcilik Mali Destek Programı kapsamında destekleniyor. Proje için http://www.leanlab-project.com adresi üzerinden başvuruları kabul ediliyor.

Ford, elektrikli otomobillere 850 milyon dolar yatıracak

0

Ford, ABD Michigan’da elektrikli otomobil üretmek için yeni bir fabrika kuracak.

Meksika’dan ABD’ye taşınan fabrika

Bölgede 900 kişiye de iş imkanı sağlayacak olan fabrika için 850 milyon dolar bütçe ayıran Ford, bu kararıyla ABD Başkanı Trump’ın da gözüne girmeyi başardı.

Ford daha önce bu yeni fabrikalarını ABD dışındaki, iş gücü ucuz ülkelerde açmayı planlıyordu anca Trump’ın baskısıyla yatırımlar ABD içine kaydı.

Aslında bu yatırım Ford’un elektrikli motorlara geçiş için planladığı 11.1 milyar dolarlık yatırım planının sadece bir parçası.

Michigan’daki fabrikada, 2021 yılında ise Ford’un ilk otonom aracı seri üretime girecek. 

Mastercard inovasyon liderlerinin 5 özelliğini açıkladı

0

Araştırma sonucuna göre, 50 özellik arasında 5 özellik şirketleri inovasyon lideri yapıyor

Mastercard ve Harvard Business Review Analytic Services’in gerçekleştirdiği ve inovasyonun ne olduğu sorusuna cevap aradığı Business Innovators Index – Become 2020 araştırması, dünya genelinde iş hayatındaki liderlerin bakış açılarını ortaya koyarak, bugünün müşteri odaklı ortamında yeniliğin tanımını açık bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma sonucuna göre; hız, veri odaklı karar verme, üst yönetimin inovasyona bağlılığı, girişimcilik kültürü ve müşteri odaklılık olarak özetlenen bu 5 özellik, inovasyon lideri olarak tanımlanan şirketlerin tamamı için geçerli olan ortak özellikler. Become 2020 araştırmasına göre veriye dayalı karar veren ve risk alan kuruluşlar rakiplerine göre açık ara öne geçiyorlar.

Araştırma, şirket yöneticilerini inovasyona yaklaşımlarına göre, liderler, takipçiler ve arkada kalanlar olarak 3 gruba ayırıyor: Liderler, Takipçiler ve Arkadan Gelenler

Liderler tüm organizasyonların yüzde 17’sini oluştururken, ortalama inovasyon skorları 88. Bu kuruluşlar en geniş inovasyon yeteneklerine sahipler. 66 ortalama inovasyon puanına sahip olan Takipçiler, şirketlerin yüzde 42’sini oluşturuyorlar. En yüksek orana sahip bu grup, süreç, insan kaynağı, finansman, müşteri deneyimi ve veri ve teknoloji olmak üzere tanımlanan beş inovasyon ilkesinden sadece bazılarına sahipler. Takipçiler’e çok yakın sayıda çıkan Arkadan Gelenler grubu ise şirketlerin yüzde 41’ini oluşturuyor ve ortalama inovasyon puanları 37.

İnovasyon liderlerini ayıran özellikler

1. Become 2020 kapsamında görüşme yapılan CEO’ların çoğu inovasyonda hıza öncelik veriyor. Beklemektense yeniliği sürdürmek için değişiklikleri mümkün kılan “test et ve öğren” yaklaşımını benimsiyorlar. Yıllık değil aylık, hatta haftalık düşünüyorlar.

2. CEO’lar, inovasyonla ilgili kararlarını veriye dayandırıyorlar. Birçoğu müşterilerini daha iyi anlamak ve sonuçları ölçmek için veriyi kullanıyorlar ve bu verileri ayrıştırmak için gelişmiş analizler yapıyorlar. Gerçek yenilikçiler, tek başına ticari sezgi yeterli olmadığı için birden fazla veri kaynağından yararlanıyorlar.

3. Araştırmaya katılan inovasyon liderlerinin yüzde 90’ı ayrıca, inovasyona inanıyorlar ve öncelik veriyorlar; çalışanları arasında yenilikçi fikir ve davranışları somut ödüllerle teşvik ediyorlar.

4. Become 2020 araştırmasına katılan CEO’lar girişimcilik kültürünü de ciddiye alıyor. CEO’ların yüzde 84’ü bu tür bir şirket kültürünün risk alma isteği yarattığını, farklı açılardan bakmanın, kaçırılabilecek fikir ve görüşleri ortaya koyduğunu düşünüyor. Bu nedenle de çalışanların bir girişimci gibi hareket etmeleri için teşvik ediyorlar.

5. Katılımcıların neredeyse yarısı, şirketlerden ihtiyaçlarını karşılayacak yeni ürün, hizmet ve özellikler bekliyor. Müşterilerin neye ihtiyaç duyduğunu ne istediğini veya şirketlerden ne beklediğini, ürünleri veya hizmetleri nasıl, ne zaman ve nerede kullandıklarını bilmeden onları tatmin edecek yenilikler yapmak mümkün değil. Araştırmaya katılan CEO’lar ise müşterilerini faaliyetlerinin odağına almadıklarında müşteri taleplerinin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalındığının bilincindeler.

CEO’nun İnovasyon El Kitabı

İnovasyon, yarının dünyasını bugünün dünyasından daha iyi hale getirmek için en önemli araç. Become 2020, çeşitlilik, hesap verebilirlik ve yenilikçi bir vizyonla, şirketler için bir inovasyon yol haritası da çiziyor. Bu kapsamda Mastercard, Become 2020 için yapılan CEO görüşmeleri verilerini derleyerek “CEO’nun İnovasyon El Kitabı” da yayımladı. El kitabında “liderler” olarak tanımlanan Accion, Bass Pro Shops, Citigroup, Coca-Cola, IBM, Lyft, PayPal, Ronald McDonald House, Salesforce, ServiceNow, University of Maryland, Baltimore County ve Verizon şirketlerinin CEO’larının pozitif değişimi ve inovasyonu teşvik eden 50 özelliği detaylı olarak yer aldı.

Philadephia kasiyersiz marketleri yasakladı

0

Amazon’un öncülük ettiği, nakitsiz, kasiyersiz ve yapay zekalı market formatı, kasiyerlik mesleğini öldürecek bir girişim olarak görülüyordu.

Yapay zeka endişelerinin önüne geçtiler

Yapay zekanın insanların elinden mesleğini alacağına ve insanları işsiz bırakacağına dair tartışmalarda, devletlerin bu tür girişimleri lisanslar ve yasaklar yoluyla kontrol altında tutacağı ve insanların işsiz kalmasını önleyeceği argümanı nihayet devreye girdi.

Philadephia yönetimi, eyalette yapay zekalı, kasasız, kasiyersiz, nakitsiz marketlerin açılmasını yasakladı.

Öte yandan, kasiyersiz marketler, kredi kartı veya banka hesabı kullanmadan yaşamak isteyen insanların hayat tarzını da tehdit eden gelişmeler olarak görünüyor ve ABD’de bu yeni oluşuma herkes sıcak bakmıyor.

Hepsiburada Apple’ın Türkiye’deki tek yetkili e-ticaret platformu oldu

Hepsiburada, Apple ile iş birliği kapsamında, Türkiye’de Apple ürünlerinin online satın alınabileceği tek resmi e-ticaret satış noktası oldu

Apple ile yeni bir iş birliğine imza atan Hepsiburada, markanın dünyada nadir olarak yetkilendirdiği resmi online platformlardan biri oldu. Böylelikle Hepsiburada, Türkiye’de Apple ürünlerinin online satın alınabileceği ilk ve tek resmî e-ticaret satış noktası durumuna geldi.

Yeni iş birliğiyle müşteriler, Hepsiburada üzerinde özel olarak tasarlanan ayrı bir bölümden alışveriş yaparak Apple deneyimini uçtan uca, keyifli bir şekilde yaşayabilecek. En yeni model iPhone’lardan Mac bilgisayarlara, Apple Watch’dan Apple TV’ye kadar tüm ürünler, Apple kalitesi ve Hepsiburada güvencesiyle satışa sunuluyor.

Hepsiburada müşterileri Türkiye’de satışı kısa bir süre önce başlayan yeni iPhone modelleri iPhone 11, iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max ile yeni nesil Apple Watch Series 5’i de Hepsiburada’dan satın alabiliyor.

Görsel: Murat Emirdağ, Hepsiburada CEO’su

İşletim sistemlerini güncellerken veri kaybına neden olan 5 hata

1

Veri Kurtarma Hizmetleri Genel Müdürü Serap Günal, işletim sistemlerini güncellerken veri kaybına neden olan 5 hataya dikkat çekiyor

Daha iyi performans, daha iyi tasarım ya da bazen oluşan problemlerin çözümleri için işletim sistemlerine güncellemeler geliyor. Basit bir işlem olarak görülen bu güncellemeler sırasında ise değerli veriler zarar görebiliyor. Güncellemeler öncesinde veri yedeklemenin önemli bir çözüm olduğunu hatırlatan Veri Kurtarma Hizmetleri Genel Müdürü Serap Günal, güncellemeler sırasında en sık karşılaşılan 5 hatayı anlatıyor.

1. Güç kaybı. Herhangi bir büyük sistem güncellemesi sırasındaki yaşanan güç kaybı, verilere zarar verebiliyor. Güncellemenin yarıda kalması ve sistem üzerinde biçimlendirme durumunun gerçekleşmesi gibi durumlar verilerin zarar görmesine neden oluyor. Bu durumlarla karşılaşılmaması adına güncelleme esnasında güç kaybının yaşanmamasına dikkat edilmesi gerekiyor.

2. Yeterli depolama alanının olmaması. İşletim sistemi güncellemesi sırasında sürücüde yeterince boş alan olmaması, yalnızca kısmi bir kurulumdan sonra sistemin yeniden başlatılmasına neden olabiliyor. Sistem başlatılamayacağından herhangi bir dosyaya erişimi de kilitleyecektir. Bu yüzden, herhangi bir büyük güncelleme işleminden önce sürücü alanınızı kontrol etmek en iyisidir. Çoğu güncelleme, yüklemeyi kabul etmeden önce bilgi ekranında ne kadar sistem alanı gerektiğini söylüyor. Kurulum sırasında kullanılan geçici dosyaları barındırmak için sistem alanı gereksinimini iki katına çıkarmak fayda sağlıyor.

3. Sürücü arızası.Tahmin edilebileceği gibi, işletim sistemini güncellerken yaşanabilecek bir sürücü arızası, herhangi bir zamanda yaşanan bir sürücü arızası kadar felaket sonuçlar doğurabiliyor. Bu durumda dosyalara erişim mümkün olmuyor ve onları geri alabilmek için profesyonel bir veri kurtarma hizmetine ihtiyaç duyuluyor.

4. Kullanıcı hatalarıBilinmeyen sebeplerden dolayı işletim sistemi güncellemesi sırasında hatalar oluşabiliyor. Buradaki veri kaybına neden olan durum, aslında kullanıcı faktörüne bağlı oluyor. Güncelleme sırasında gerçekleşen problemlere karşı ekranda açılan bilgilendirici pencerelere dikkat edilmesi gerekirken, kullanıcı tarafından yapılan yanlış bir tercih verilere zarar veriyor. Kullanıcı hatalarından kaçınmak için, kurulum sırasında görünen açılır pencereler de dahil olmak üzere talimatları dikkatlice okumak gerekiyor.

5. EFS şifrelemesinin kaldırılmaması. Windows’ta dosya şifreleme sistemi olan EFS, verilerin güvenliğini sağlamaya yarıyor. Ancak EFS şifrelemesi ile şifrelenen veriler, güncelleme sonrasında kullanıcılara veri kayıpları yaşatabiliyor. Şifrelenmiş dosyaların geri planında kullandığı anahtar kimlik dosyası, güncelleme ile birlikte eski işletim sistemi içerisinde kaldığı için verilere ulaşmayı engelliyor. Kullanıcıların güncelleme öncesinde EFS şifrelemeye sahip verilerinin olup olmadığına ya da bu özelliğin açık olup olmadığına dikkat etmesi gerekiyor.

Xerox, HP’yi satın alıyor

0

Xerox, HP’nin bireysel iş kolunu satın almak için görüşmelere başladı

Xerox’ın HP’yi satın alacağı iddia edildi. Wall Street Journal’da yer alan habere göre, HP’nin PC ve yazıcı bölümlerini satın almak için görüşmelere başladı. Satın alma yöntemi olarak ise nakit ve hisse senedi belirlendi. Xerox’ın HP’ye ne kadar teklif ettiği henüz bilinmiyor. 

Haberde Xerox’ın şu an 8 milyar dolar, HP’nin de 27 dolar piyasa fiyatına sahip olduğu aktarılıyor. Bu durumda Xerox’ın büyük bir bankadan malî destek aldığı bilgisine de yer veriliyor. Bununla birlikte, konuya ilişkin Wall Street Journal’a değerlendirme yapan kaynaklar, iki şirketin birleşmesiyle 2 milyar dolar tasarruf edeceğini kaydediyor.

HP, 4 sene önce ikiye ayrıldı

Öte yandan, HP’nin tam 4 yıl önce ikiye ayrıldığını bireysel iş kolu olan yazıcı ve PC’lerin HP olarak kaldığını ve kurumsal tarafta yer alan veri depolama, sunucu ve diğer servislerin HP Enterprise (HPE) olarak faaaliyetine devam ettiğini not edelim.

İşleme ilişkin teyit edilen son veri şu: Her iki şirket satın alma için görüşmelere başladı.

Twitter çalışanı Suudi Arabistan casusu çıktı

0

Twitter’ın bir çalışanı, Suudi Arabistan için casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanarak mahkemeye sevk edildi.

Muhalifleri sunucudan takip etmiş

Ali Alzabarah isimli Suudi Arabistan kökenli çalışanın, Twiter’da Suudi muhaliflerin hesaplarını incelediği ve bilgileri Suudi Arabistan yöneticilerine aktardığı iddia ediliyor. 

Alzabarah’ın Twitter için çalışmadığı dönemde de Suudi casusu olarak görev yaptığı ve Twitter çalışanları ile Suudi yönetimi arasında kontak kurma görevini üstlendiği dile getiriliyor.

Alzabarah’ın, Suudi Arabistan’daki en önemli muhalif isimlerden olan Omar Abdulaziz ve muhalefetle bağlantılı 6000 kişinin tüm yazışmalarını, adres ve kişisel bilgilerini Suudi yönetmine aktardığı tespit edilmişti.

Suudi Arabistanlı çalışanlar, Suudi prenslerinin Twitter’dan büyük miktarda hisse alıp şirkete ortak olması sonucunda Twitter’da kolayca iş bulmaya başlamıştı.

Google Cardboard open source oluyor

0

Google’ın düşük bütçeli ve kartondan imal edilen, telefon ekranıyla çalıştırılan Virtual Reality gözlükleri, Cardboard’lar artık açık kaynaklı oluyor.

Telefonla sanal gerçeklik gerçekçi değil mi?

Google, telefon tabanlı sanal gerçeklik ürünlerinden çekileceğini açıklarken Cardboard ürününü de açık kaynaklı yaptı.

Cardboard aslında kartondan imal edilen ve içine akıllı telefon yerleştirilen bir gözlük. Ancak asıl gücünü gözlük için üretilen uygulamalardan alıyor.

Böylece kullanıcılar binlerce dolarlık VR gözlükleri almadan, sadece telefonlarını ve karton gözlüğü kullanarak VR deneyimi yaşayabiliyor.

Geliştiriciler artık açık kaynak kodlarını kullanarak, kendi ürünlerini geliştirebilecek ve bunlar için Google’dan izin alma sürecine girmek zorunda kalmayacaklar.

 

Tesla’nın Cybertruck’ı 21 Kasım’da görücüye çıkıyor

0

Elon Musk, Tesla’nın merakla beklenen kamyoneti Cybertruck’ı 21 Kasım’da Los Angeles’ta tanıtacağını duyurdu.

Ford ile rekabet edecek

Musk, Tesla’nın kamyonetini Ford’un F-150’si ile karşılaştırıyor. Yüksek motor gücüne ve ağır arazi koşullarına dayanacak yetenekleri bulunan F-150 yük kapasitesiyle de ABD’de tercih edilen bir model.

Ancak Tesla şimdi bu güçlü özellikleri elektrikli motorla birleştireceği iddiasıyla hem yakıt tasarrufu sağlayacak hem de teknolojik olarak çok daha gelişmiş olacak, konforlu bir kamyonet sunacak.

Bakalım 21 Kasım’da karşımzıa hangi özelliklere sahip Tesla kamyoneti çıkacak ve araç ne kadar talep görecek?

Apple çalışanları otonom sürüş teknolojisi çalıyor

0

Teknoloji devi Apple, otonom sürüş teknolojisi geliştirdiğine dair haberlere hiçbir yorum yapmasa da şirket içinde bu teknolojiyi geliştiren mühendisleriyle başı dertte.

Endüstri casusluğu

Şirket, kısa süre önce bir mühendisini, Apple’ın geliştirdiği otonom sürüş teknolojisini çalmaya kalkışmakla suçlayarak mahkemeye gitmişken, şimdi de ikinci bir çalışan için suç duyurusunda bulundu.

Apple’ın iç soruşturmasına göre, otonom sürüş teknolojisini çalarak Çin’li rakiplerine satmak üzere plan yapan Jizhong Chen isimli çalışanı tutuklayan FBI’ın elinde, Chen’in veri kopyalamanın yasak olduğu bir bölgede fotoğraflar çekerken görülen fotoğraflarının da olduğu vurgulanıyor.

Çin’e kaçmak için bilet almışken, uçuştan bir gün önce tutuklanan ve mahkemeye çıkacak olan Chen, endüstri casusluğu nedeniyle suçlu bulunursa, ağır bir hapis cezası ile karşı karşıya kalacak.