Sadece kişisel paylaşımlar ya da hobilere dair paylaşımlardan ibaret olmak yerine, tüm dünyanın politik gelişmelerini de rahatlıkla takip edebildiğimiz Twitter, Hindistan’da oldukça dikkat çekici bir projeye konu oluyor. Şirket, Hindistan hükümetinin Digital India adlı girişimi ile ortak çalışarak, her bir Hintli’nin gerçek zamanlı olarak politikacı paylaşımları ya da hükümet çalışmaları hakkına bilgi sahibi olmasına olanak veriyor.
Twitter Samvad adlı proje ile ilgili politikacı ya da kuruma bırakılacak bir cevapsız çağrı ile sisteme kayıt yaptırılmış olunuyor, her türlü gelişmede ilgili kişi ya da mecranın tweet’leri telefonlara geliyor. Örneğin Hindistan Başbakanı Narendra Modi (@NarendraModi) bu konuda ilk adımı atan isim olmuş ve çağrı bırakılması gereken numarayı paylaşarak, SMS üzerinden tweet almanın önünü açmış.
Geçtiğimiz günlerde Yeni Delhi’de başlayan bu özel proje için kullanıcıların çevrim içi olmasına da ihtiyaç duyulmuyor, SMS alabilir konumda olması yeterli.
Hizmete kayıt olanlar istedikleri her güncellemeyi, servisler hakkındaki gelişmeleri ve hükümet tabanlı olayları kolayca öğrenebiliyor.
Demiryolları ile ilgili bakanlık ve Bangalore Şehir Polisi ise bu işe elini atan ilk isimler arasında yerini almış bile.
Türkiye’nin ilk tüketici veri güvenliği tasarısının kısa süre içinde yasalaşması bekleniyor. Bu sürecin bilişim sektörü yatırımcılarından nihai tüketiciye, sağlıktan telekoma, bankacılıktan pazarlamaya kadar elektronik/mobil ticareti merkezine alan tüm alanlarda çok ciddi etkileri olacak. Konuyu uzman Avukat Hakkı Can Yıldız’la sizler için değerlendirdik.
GSM operatörü Turkcell’in bir süredir yeni CEO’sunu seçeceği söyleniyordu. Eski CEO Süreyya Ciliv’den boşalan koltuğu devralan isim az önce açıklandı. Turkcell’in yeni CEO’su Kaan Terzioğlu olarak kamuoyuna duyuruldu.
Kaan Terzioğlu kimdir?
Kaan Terzioğlu, Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünden 1990 yılında mezun olmuştur. Aynı yıl Arthur Andersen Türkiye’de Bağımsız Denetim Uzmanı ve Mali Müşavir olarak görev alan Terzioğlu, 1992 yılında Arthur Andersen ABD’de Bilişim Stratejileri ve Güvenliği Uzmanı, 1994 yılında ise Arthur Andersen Belçika’da Bilgi Yönetimi ve Dijital Strateji Hizmetleri Lideri, 1998 yılında Arthur Andersen Türkiye’de Danışmanlık Hizmetleri Türkiye Operasyonları Başkan Yardımcısı olarak çalışmıştır. 1999-2012 yılları arasında Cisco Systems Brüksel ofisinde sırasıyla, EMEA Bölgesi e-ticaret Strateji Takım Lideri, EMEA Bölgesi İleri Teknoloji Satış Direktörü, Teknoloji Pazarlama Organizasyonu Yönetici Direktör EMEA ve Orta ve Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı görevlerini üstlenmiştir. Sayın Terzioğlu, 3 Nisan 2012 tarihinde Akbank’a Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmış olup ayrıca Aksigorta A.Ş., Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş., ve Carrefoursa A.Ş.’de Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.
Dell, Ortadoğu, Türkiye ve Afrika’daki iş birimlerini birleştirerek META (Orta Doğu, Türkiye ve Afrika) adıyla yeni bir iş bölgesi oluşturduğunu açıkladı. Yeni bölgeye Driss Elougmani liderlik edecek. Bu kararla birlikte Dell, insanları, yeterlilikleri ve güçlü yönleri tek bir iş biriminde toplayarak uzman kaynaklarının bölgenin tamamında hizmet vereceği, daha ölçeklenebilir bir organizasyon yaratmış oldu. Bu adım müşteriler ve ortaklar için daha zengin bir deneyim sağlayacak.
Dell, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’nın gelişen ekonomilerinde önemli bir büyüme gerçekleştirdi. Şirket, bu bölgede pek çok kuruluşun benzer güçlüklerle karşı karşıya olduklarını ve işlerini büyütürken daha yüksek seviyelerde tavsiye ve destek talep ettiklerini biliyor. Geliştirilmiş organizasyon yapısı sayesinde Dell, Dubai’deki bölgesel merkezini ve ürün merkezini en iyi şekilde kullanarak müşterilerin ve ortakların ihtiyaçlarına daha fazla odaklanabilmesini olanaklı kılacak.
EMEA Bölgesi’ndeki Yükselen Pazarlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür Michael Collins bu konuda şunları söyledi: “Dell olarak, daima, müşterilerimizin ve ortaklarımızın ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilecek yeni ve yenilikçi yollar geliştirmeye çalışıyoruz. META iş bölgesinin oluşturulması, yetenekli çalışanlarımızdan ve lider uçtan uca çözümler portföyümüzden en iyi şekilde yararlanmamızı olanaklı kılacak. Ayrıca daha fazla müşteri referansı paylaşabilecek ve bölgenin tamamında her tür ve büyüklükteki müşterilerin hedeflerine ulaşmalarına yardım edebileceğiz.”
META Bölgesinin Başına Driss Elougmani getirildi
Dell’in Afrika ve Türkiye iş birimlerinde murahhas üye ve genel müdür olarak görev yapan Driss Elougmani artık Dell’in META iş bölgesine liderlik edecek. Dell’e 13 yıl hizmet vermiş çok kıdemli bir isim olan Elougmani, önceki görevlerinden yeni görevine büyük bir liderlik deneyimi ve etkileyici bir iş büyümesi sicili taşıyacak. Fas, Almanya, İrlanda, Fransa ve BAE’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede yaşamış ve çalışmış olan Elougmani dört dili iyi düzeyde biliyor.
Daha önce Dell’in Orta Doğu iş biriminde murahhas üye ve genel müdür olarak görev yapan Dave Brooke, yeni bir idari görev üstlenerek Dell’in Yükselen Pazarlardaki Müşteri Çözümleri iş biriminin başına geçecek. 2009 başlarından bu yana Ortadoğu iş birimini yönetmekten sorumlu olan Brooke, bölgedeki hızlı büyümeye eşlik etti ve pek çok etkili müşterinin ile kanal ortağının gözünde Dell’in takdir edilen, güvenilen bir stratejik ortak haline gelmesine katkıda bulundu.
Yeni yapılanma sonrası Dell’in Güney Afrika iş birimi ayrı bir kuruluş olarak faaliyet göstermeye devam edecek.
Kimine göre nesnelerin, kimine göreyse her şeyin interneti. Kısaca IoT olarak adlandırılan Internet of Things için atılan adımların sayısı ise hızla artıyor.
Atılan önemli adımlardan bir ise Panasonic’ten geldi. Şirket, yaklaşık 50 adet patentini, nesnelerin interneti çözümlerinin geliştirilmesi için kullanıma açık hale getireceğini duyurdu. Yapılan duyuru, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketin daha yenilikçi ürünler geliştirmesinin de yolunu açacak.
Panasonic’in hedefinde bu patentleri akıllı evler ve solar enerji için sunulan ürünlerin sahip olduğu yetenekleri artırmak var. Açıklamada imzası bulunan Panasonic Kuzey Amerika CTO’su Todd Rytting, açık kaynak dünyasının yeni ürünlerin ihtiyaç duyduğu yazılımları geliştirme noktasında önemli bir rolü olduğunu düşünüyor.
Şirketlerin sahip olduğu patentleri, ilgili teknolojinin gelişimi için herkese açması yeni bir uygulama değil. Bir anlamda Ar-Ge çalışmalarını dünyanın geneline yayma işlevine de sahip olan bu çözümün benzerleri daha önce otomotiv sektöründe kendini göstermişti. Toyota, yakıt hücreli otomobillerin yaygınlaşması için benzer bir girişim başlatmış, Tesla Motors ise benzer bir çalışmayı elektrikli otomobiller için yapmıştı.
Sosyal medya yönetim markası olan eModeration’ın alt şirketlerinden olan Polpeo oldukça ilginç bir işe imza atarak, örneklerine bolca rastladığımız sosyal medya kriz ve skandallarına karşı nasıl hazırlanabileceğimizi tecrübe etmemizi sağlamış. AT&T’nin 9/11 tweet’i ya da Malaysia Airlines’ın 370 no’lu uçuş ile ilgili şok edici gelişmeyi çok geç duyurması gibi sosyal medya krizlerine karşı önlem almanın münkün olduğunu söylüyor ilgili mecra.
SXSW’de gerçekleştirilen bir simülasyonda katılımcılara işin oldukça stresli olacağını açıklayan CEO Tamara Littleton yine de çekingen davranmayın diyerek, meraklıları bu deneyime davet etmiş. Beş ayrı takım, çoğu birbirine yabancı ve halkla ilişkiler ile kriz yönetiminde usta kişiler, gerçekte var olmayan bir marka olan Mitra’da olası bir krizi yönetmeye gayret etmiş.
Twitter benzeri sözde sosyal medya sitesi Flipper ve Facebook benzeri SocialNetwork üzerinden durumu idare etmeye çalışan katılımcılar, Mitra’nın CEO’sunun yaptığı ve gündeme bomba gibi düşen skandal hareketleri sanal dünya üzerinden bastırmaya çalışmışlar.
Gerçekleştirilen simülasyonda, Mitra’nın yöneticisi Jacob adlı sanal anti kahraman birbirinden kötü işlere imza attıkça, simülasyondaki sosyal medya kullanıcıları şirketi şikayet bombardımanına tutmuş. Bir süre sonra beş grubun her biri farklı görevlerde olmak üzere farklı işler yapmaya başlamış. İki saatin sonunda ise sözde kriz sona ermiş ve gruplar puanlarını almış. Katılımcıların ortak fikri ise her tür şirketin bu tür felaket senaryoları yaratıp, deneme yapmaları yönünde oluşmuş.
TBV, yazılım alanında önemli bir eşiği atlatarak, sayısız girişimin önünü açacak PaaSport projesinin Türkiye çalışmalarına öncülük ediyor. Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı kapsamında gerçekleştirilen PaaSport projesi, Türkiye’de TBV, Almanya’da BITMi, Letonya’da LIKTA ve İsveç’te GCM önderliğinde PaaS (Platform-as-a-Service / Bir servis olarak Platform) konseptini şirketler ve kurumlar için daha kullanışlı ve cazip hale getirmeyi amaçlıyor.
Bilgi İletişim Teknolojileri vakıf ve derneklerinin üyeleriyle anketler aracılığıyla görüşerek, PaaS konusundaki güncel eksik ve açıklarla beraber bu açıklara getirilecek çözümlerin araştırıldığı proje, Vendor Lock-in sorununa da çözüm arıyor. Bir şirketin hizmet aldığı PaaS sağlayıcısına olan zoraki bağlılığını ve sağlayıcısını değiştirmek zorunda kaldığında yaşadığı zorlukları ortadan kaldırmayı amaçlayan PaaSport projesi, böylelikle PaaS’tan faydanlanmak isteyenlere daha fazla özgürlük sağlayacak.
Proje kapsamında amaçlanan bir diğer sonuç ise PaaS servis sağlayıcılarının hizmetlerini sunabileceği bağımsız bir pazar yeri oluşturulması. Böylelikle Avrupa bünyesinde küçük ve orta ölçekli işletmeler kendileri için en uygun olan PaaS çözümüne, ihtiyaç anında daha hızlı ve daha kolay ulaşabilecek, mobil uygulama geliştirmek ve uygulama yönetimi de daha kolay hale gelecek.
Proline Bilişim İcra Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit
“Akıllı ve Güvenli Şehirler” konsepti altında yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra çipli pasaport ve biyometrik kimlik doğrulama projelerinde uzmanlığını başarıyla sergileyen Proline, Suudi Arabistan’ın 190 milyon dolarlık “Kimlik Doğrulama Yönetim Projesi”ne talip oldu. Proje kapsamında Suudi Arabistan’da bulunan bakanlıklar, devlet daireleri, bankalar ve diğer kamu kurumlarındaki işlemler sırasında Suudi Arabistan vatandaşlarının kimlik bilgilerinin elektronik ortamda doğrulanması amaçlanıyor.
Çipli kimlik kartlarının kullanıldığı Suudi Arabistan’da kamu kurumlarıyla vatandaşlar arasındaki ilişkilerin tüm isteklere yanıt verebilecek bir doğrulama sistemi üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Bu plan kapsamında kimlik doğrulama sistemi dört farklı veri merkezinde yedekli olmak üzere “bulut teknolojisi” üzerinden çalıştırılacak.
İhale sonucunda belirlenecek firmanın sunucu, depolama, ağ ve güvenlik bileşenleriyle birlikte bulut sistemi, kiosk, parmak izi ve akıllı kart okuyucu gibi donanımları ve gerekli yazılımları da sağlaması gerekiyor. Proline, sağladığı yeterlilikle finale kalan son dört firma arasındaki tek Türk firması konumunda bulunuyor.
2015 yılı içinde netleşmesi beklenen projenin tasarlama ve tedarik sürecinin 60 ay sürmesi, bunun yanı sıra planlanan projenin 1 yıl içerisinde devreye alınması hedefleniyor. Proline Bilişim İcra Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit konuyla ilgili şunları söylüyor: “Proline olarak ülkemizde başarı ile uyguladığımız çipli pasaport ve biyometrik kimlik doğrulama projelerinin getirdiği heyecanla uluslararası bir projede finale kalmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ar-Ge yapılanmamızı odakladığımız önemli noktalardan biri olan biyometri alanındaki tecrübemiz ve yeterliliklerimizle yalnızca Türkiye’nin değil, içerisinde bulunduğumuz bölgenin de önde gelen teknoloji şirketlerinden biri olma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz.”
Yaklaşık 30 milyon nüfusa sahip olan Suudi Arabistan için geliştirilen projede kurulacak bulut sistemi ise 60 milyondan fazla vatandaşın anlık kimlik doğrulama süreçlerini gerçekleştirebilecek ölçekte tasarlandı.
İhalenin kazanılması halinde mevcut kadrolarına ek olarak ciddi sayıda istihdam artışı planlayan Proline, bu insan kaynağının bir kısmını Türkiye’den, bir kısmını ise Suudi Arabistan’dan karşılayabilmeyi planlıyor.
Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa
90 yılı aşkın tecrübesiyle alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan Mitsubishi Electric, Marmaray projesi ve Türksat 4A-4B uydularındaki teknolojisiyle Türkiye’de de adından sıkça söz ettiriyor. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri, WIN EURASIA Automation 2015 Fuarı’nda Yeni Nesil Fabrika Otomasyon Sistemleri ve CNC ürünlerini sergileyerek Türkiye’nin yeni otomasyon devrimine de hazır olduğunu gösterdi. Mitsubishi Electric standını ziyaret eden katılımcılar geleceğin dijital fabrika teknolojisi e-F@ctory’i deneyimleme şansını da yakaladı. Ziyaretçiler, e-F@ctory Allianz oluşumu içinde dijital fabrika otomasyonu simulasyonunu test ederek geleceğin fabrikasını ve otomasyon sistemlerini deneyimleme olanağı elde etti.
Fuardaki standında eski modeline oranla hızı 150 kat artırılmış BUS haberleşmesie sahip iQ-F adlı kompakt PLC ürününü tanıtan Mitsubishi Electric, ayrıca yeni nesil proses otomasyon kontrolörü ve yüksek performanslı Servo modeli MR-J4 ile kompakt Servo ürünü MR-JE’yi de tanıtan şirket, ayrıca endüstriyel robotlarının yeteneklerin de sergiledi.
Gaziantep’te düzenlenen İş’te Teknoloji Hamlesi etkinliğinde görüştüğümüz Havkar Güvenlik Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Hortoğlu, Turkcell’in sunduğu iletişim teknolojileriyle güvenlik standartlarını nasıl yükselttiklerini açıkladı.
Etkinliğin konuşmacıları arasında bulunan Hortoğlu, 19 yıldır faaliyette olduklarını belirtirken, bunun son 13 yılında bir haber alma merkezi işlettiklerini de ifade etti. Daha önce, hırsızların telekom altyapılarına müdahale ederek haberleşmelerini kestiğini belirten Hortoğlu, Turkcell data hatlarını kullandıkları son 5 yılda bunun önüne geçmeyi başardıklarına dikkat çekti.
Turkcell ile 7 gün 24 saat kesintisiz bir haberleşme altyapısına sahip olduklarını söyleyen Hortoğlu, toplam 238 farklı veriyi bu yolla alarak ilgili kişilere bilgilendirmede bulunduklarını vurguladı.
Aynı zamanda servis hizmeti verdiklerini de söyleyen Hortoğlu, 3 bine yakın noktaya gerçekleştirdikleri servis hizmetlerinde çalışan personelin doğru planlanması için de Turkcell’in Mobil İşletme çözümünü devreye almayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Gaziantep’te düzenlenen Turkcell İş’te Teknoloji Hamlesi’nde, Türkiye genelindeki saha ekiplerinin yönetiminde Turkcell çözümlerinden faydalanan Festival Halı‘nın Satın Alma Müdürü Zeki Sümbül ile görüştük.
Türkiye çapında 1000’in üzerinde satış noktası ile hizmet verdiklerini belirten Sümbül, sayıları 50’ye yaklaşan saha ekiplerinin iletişim ve mobil internet ihtiyacını karşılamada Turkcell ile birlikte yol aldıklarını belirtti.
Turkcell ile uzun yıllardır süren bir işbirliği içinde olduklarını kaydeden Sümbül, Gaziantep dışında Kayseri, İzmir ve Konya’da bulunan depo ve üretim merkezlerinde oluşan ciddi miktardaki verinin kontrolünde de Turkcell ile birlikte çalışmayı planladıklarını ifade etti.
Anadolu’daki şirketlere, mobil ve sabit teknoloji çözümleriyle nasıl daha verimli, hızlı ve kârlı çalışmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen “İş’te Teknoloji Hamlesi” etkinliklerinin yeni durağı Gaziantep oldu.
Gaziantep’in İş’te Teknoloji Hamlesi’ndeki dördüncü durakları olduğunu ifade eden Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş, şehrin güçlü ekonomisinin ve dinamik yapısının önemine dikkat çekti. Şehirde 150 bine yakın akıllı telefon kullanıcısı olduğunu söyleyen Kulabaş, düzenledikleri etkinlikle ilgili detayları aktardı.
Kulabaş ayrıca, mobil teknolojinin ve Büyük Veri gibi kavramların şirketleri nasıl dönüştürdüğüne dair görüşlerini de paylaştı.
Emirates Havayolu, küresel çapta müşterilerine yüksek kalitede hizmet vermek amacıyla Apple Watch ile uyumlu uygulamasını duyurdu. Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde Apple Watch uygulamasına sahip ilk havayolu olan Emirates, bu hizmetini 24 Nisan 2015 tarihinden itibaren kullanıma sunacak.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emirates Dijital, Kıdemli Başkan Yardımcısı Alex Knigge: “Bugünün dünyasında mobil teknoloji, yolcularımızın seyahat deneyiminde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Apple Watch uygulaması bize, yolcuların seyahatleriyle ilgili gerçek zamanlı bilgi sağlayarak onlara daha kişisel düzeyde bağlanmamız için imkan verecek. Ekibimiz, Apple Watch Emirates uygulamasını modern gezginleri de düşünerek basit bir şekilde bilgi erişimi sunan giyilebilir teknoloji ürünü olarak geliştirdi “dedi.
Apple Watch Emirates uygulaması yine Emirates iPhone uygulamasının uzantısı olarak anlık uçuş durum güncellemeleri gibi dinamik ve belirli verileri yolcularla paylaşan bir yol arkadaşı şeklinde tasarlandı.
Kullanıcılar, Apple Watch ve iPhonelarına yükledikleri Emirates uygulaması ile yaklaşan gezilerini gözden geçirme, gerçek zamanlı uçuş bilgilerine, terminal, kapı numarası, uçuş durumu ve bagaj ayrıntılarına erişebilme imkanına sahip olacak. Apple Passbook uygulamasıyla da uyumlu olan Emirates Apple Watch uygulaması ilk aşamada İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde sunulacak.
Regalix’in dünya genelinde yaptığı bir araştırmaya göre B2B yapıların başındaki isimler, pazarlama söz konusu olduğunda çapraz kanallı pazarlamanın öne çıktığını dile getiriyor. Şubat 2015’te gerçekleşen çalışmada 300’ün üzerinde sektör lideri ve pazarlama yöneticisi ile görüşülmüş. Görüşülenlerin yüzde 86’sı ise pazarlama analizlerinin başarılı olmak için oldukça mühim olduğunu belirtmiş.
Regalix’in paylaştığı verilere göre B2B yapıların yüzde 84’ü pazarlama için analitik yöntemlere yatırım yapıyor. Öne çıkan yöntemlerin başında ise çapraz kanallı pazarlama yöntemi göze çarpıyor. Katılımcıların yüzde 82’si bu yöntemi ilk sıraya yerleştirmiş.
Pazarlama stratejilerine bakıldığında ise çapraz kanallı pazarlamanın neden bu derece önemli olduğu ortaya çıkıyor. Pazardaki tercih oranının bir hayli yüksek olduğu görülüyor. Katılımcıların tamamı e-posta temelli pazarlama yaptıklarını belirtirken, yüzde 84’ü içerikle pazarlamaya önem verdiğini dile getirmiş. 10 örnekten 8’i sosyal medya merkezli pazarlama ya da arama motoru optimizasyonunu hedef olarak seçtiğini, üçte biri ise web siteleri ve ücretli arama servislerine dikkat ettiklerini söylüyor.
Türkiye’nin yenilikçi ödeme sistemleri platformu iyzico, Kliksa.com ile önemli bir işbirliği anlaşmasına imza attı. Tüketicilere, alternatif ödeme seçeneklerine daha kolay ulaşabilecekleri ve dünya standartlarında bir ödeme altyapısı sunmak isteyen Kliksa, bu doğrultuda iyzico platformunu tercih etti.
iyzico CEO’su Barbaros Özbugutu, “Ödeme sistemleri sektörüne liderlik eden bir şirket olarak e-ticaret alanının öncü şirketlerinden Kliksa.com ile işbirliği yapmaktan mutluyuz. iyzico, uzman kadrosu ve yenilikçi yaklaşımıyla yaklaşık 2 yıllık kısa sayılabilecek bir süreçte 10 bini aşkın kayıtlı üye işyeri sayısına ulaştı ve TTNET gibi dikkat çeken iş ortaklarıyla önemli projelere imza attı. Kliksa gibi alanında güçlü bir şirketle çalışacak olmak da iyzico için ayrı bir gurur sebebi olacak” dedi.
Kliksa’nın Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ise, “Kullanıcılarımızın daha hızlı ve esnek platformlar üzerinden alışveriş yapmalarına olanak sağlayacak teknoloji yatırımlarımızla 5 yılda e-ticaret sektörünün lideri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda e-ticaretin temel ayaklarından birini oluşturan ödeme sistemleri altyapımızı iyzico ile güçlendirerek dünya standartlarında bir ödeme altyapısına sahip olacağız” şeklinde konuştu.
ABD’de Pearson isimli bir eğitim yayıncılığı şirketi, geçtiğimiz hafta kendilerine yöneltilen bir soruyu yanıtlayarak ilginç bir gerçeği ortaya çıkarttı. Firma, sosyal medya sitelerini tarayarak, öğrencilerin davranışlarını ve araştırmalarını veri bankasına kaydediyordu. New York Times’ın haberine göre hem öğretmenleri hem de ebeveyleri sakinleştirmek içinse kısa bir süre önce yeni bir önerge sunuldu. Bu sayede eğitim teknolojileri markaları, anaokulundan 12. sınıf öğrencilerine kadarki kesimin kişisel verilerini sınırlı olarak elde edebilecek.
Dijital Öğrenci Gizliliği ve Ebeveyn Hakları Yönetimi adı verilen çalışma ile birlikte, online ev ödevi portalları, sınıf öğretmenlerine özel dijital kitap çözümleri ve öğrenci e-posta programları artık ticari amaçlarla veri toplama işinde daha dikkatli olacak.
Büyük Veri akımının okulları da vurduğu dile getirilirken, önerge sayesinde eğitim hizmetleri için yeni yönetmelikler geleceği, dolayısıyla bazı şirketler için de ekstra külfetler doğacağı ön görülüyor. Diğer yanda ise eğitim amaçlı ve veri de toplayan uygulamaların bazılarının gerçek anlamda işe yaradığı, bu gelişme ile birlikte bu akımın sekteye uğrayabileceği belirtiliyor. Uygulamalar daha az kişisel veri toplayacağı için, genele dair ortak kanıya varılamayacak, eğitim çözümleri üretmek daha zorlaşacak.
Genellikle çoğu okulun, öğrencilerin dijital dünyadaki hareketlerini takip edemediğini düşünen aileler, büyük şirketlerin özel bilgilere erişmesinden de endişeli ve hatta başlarını maddi olarak belaya sokabilecek gelişmeler konusunda da korku içerisinde. Örneğin bir ilkokul öğrencisinin annesi olan Anna Shah-Bomba, çocuğunun akademik, fiziksel ve davranışsal bilgilerinin izinsiz olarak toplanmasından ve geleceğinin kötü anlamda etkilenmesinden korktuğunu dile getirmiş.
Geçtiğimiz yıl ConnectEDU adlı bir kariyer planlama sitesi, milyonlarca öğrencinin akademik, kişisel ve kariyer bilgilerini satmış ve neticede dolandırıcılığa varan olayların önünü açmıştı.
Son olarak bu önergeye karşı çıkan farklı şirketler ise tasarının çok sayıda açığa sahip olduğunu, bu sebepten hem öğrenci hem de velilerin büyük sıkıntılar çekebileceğini açıklıyor.
Turkcell, “İş’te Teknoloji Hamlesi” vizyonu doğrultusunda, şirketlerin büyümesine teknolojiyle destek olmak üzere ara vermeden yıllardır Anadolu turuna devam ediyor.
Anadolu’yu adım adım gezerek, mobil ve sabit iletişim teknolojilerinin şirketlere sağladığı faydayı, teknolojik dönüşüm fırsatından yararlanmak isteyen şirketlerle bire bir temasa geçerek anlatan Turkcell, bu seneki organizasyonlarından beşincisini Gaziantep’te Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş’ın ev sahipliğinde, Kadir Çöpdemir’in moderatörlüğü ile gerçekleştirdi.
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş’ın, “Teknoloji ve İnovasyonla Yeni Bir Dünya” başlıklı konuşmasıyla başlayan toplantının sonunda Turkcell’in mobil ve sabit teknoloji çözümlerini kullanarak fark yaratan Festival İplik ve Halı’nın Satın Alma Müdürü Zeki Sümbül, Işık Ahşap Profil’in Dış Ticaret Sorulusu Harun Yaşar, Uğurlu Dahili’nin Finans Müdürü Servet Doğrusöz ve Havkar Güvenlik firmasının sahibi Murat Cengiz Hortoğlu katılımcılarla başarı hikayelerini paylaştı.
Kulabaş :” Gaziantep’e son 5 yılda 165 milyon TL yatırım gerçekleştirdik”
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş, Gaziantep’te düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada şu sözlere yer verdi:
“9 ülkede 71.5 milyon kişiye ve 520 bini aşkın şirkete hizmet veren şirketimiz bugün kurumsal pazarın lideri durumunda. Yoğun rekabetin yaşandığı iş hayatında fark yaratmak isteyen şirketleri üstün network altyapımız, ürün ve servislerimizle bir adım öne taşıyabilmek için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Tüm dünyada yaşanan büyük teknolojik dönüşümün gerisinde kalmak istemeyen bütün şirketlere güçlü altyapımızla, servislerimizle, en büyük saha ve çağrı merkezleri ekiplerimizle yol gösteriyor, başarıya giden yolda rehberlik ediyoruz. Bu gayret doğrultusunda iş süreçlerini mobil teknolojilerin katkısıyla sürdürerek yenidünyada kazananlar arasında olmak isteyen müşterilerimiz için Gerçek Zamanlı İşletme yaklaşımını hayata geçirdik. Gerçek Zamanlı İşletme yaklaşımı, şirketlerin 3 temel alanının yeni nesil teknolojilerle gerçek zamanlı olarak yönetilmesi anlamına geliyor. Bunlardan ilki Mobil İşletme olmak, yani firmaların operasyonlarının tamamını ya da bir kısmını mekân ve zaman bağımsız olarak yürütebilmesi. İkincisi, şirketlerin müşterileri hakkında kendi operasyonları ile bilmeleri mümkün olmayacak bilgileri de kullanarak iç görü sahibi olması, en doğru teklifi, en doğru kitleyle, en doğru zamanda buluşturabilmesini sağlayan Gerçek Zamanlı Pazarlama. Üçüncüsü ise, firmaların operasyonlarını yönetebilmeleri için kurmaları zaruri olan bilgi işlem altyapılarını, yatırım yapmadan, servis modeli ile edinmeleri anlamına gelen Sıfır Altyapılı İşletme.”
Sunumda şirketlerin hayatını kolaylaştıran mobil saha çözümlerinden “Akıllı Araç Takibi”, “Ekip Mobil” ve “Akıllı Enerji Servisi”ne de değinen Kulabaş şöyle devam etti: “Akıllı Enerji Servisi ile iş yerlerinin (mağaza, fabrika, okul, hastane, AVM, otel vb.) enerji tüketimi anlık izlenebiliyor, faturalarda yer alan reaktif cezaların ortadan kaldırılması ile yüzde 30’a kadar tasarruf sağlayabiliyoruz. Bir diğer uygulamamız Akıllı Araç Takibi de saha yönetimi ve yakıt optimizasyonu ile kurumsal müşterilerimizin operasyonel verimliliklerini artırıyor. Ekip Mobil servisi sayesinde ise yöneticiler, ekiplerinin nerede olduğunu, gönderdiği işe gidip gitmediğini, verilen işin hangi sürede tamamlandığını mekândan bağımsız takip edebiliyor.”
Boyutu ve faaliyeti ne olursa olsun tüm şirketlerin Turkcell’in sunduğu bu fırsatları yakalaması için Anadolu’nun dört bir yanını gezerek binlerce şirketle bir araya geldiklerini belirten Kulabaş: “Turkcell olarak öncelikli hedefimiz Anadolu’daki şirketlerin teknik ekipleriyle birlikte çalışıp, Anadolu’da iş ortaklığı ekosistemini büyüterek yerel değerlerin Türkiye ekonomisini daha da güçlendirmesini sağlamak. Son 5 yılda 165 milyon TL yatırım gerçekleştirdiğimiz ülkemizin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Gaziantep’te şirketlerin teknolojiyi işlerine çok çabuk entegre ettiğini görüyoruz.” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Gaziantepli şirketlerin %51’i her ay mobil internet kullanıyor
İş’te Teknoloji Hamlesi toplantısında Gaziantepli şirketlerin yüzde 51’inin her ay mobil internet kullandığını ve bunun çok güzel bir oran olduğunu ifade eden Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Yiğit Kulabaş :”Çok değerli iş adamlarımızın yetiştiği, örnek yatırımlarla herkese ilham veren Gaziantep’in, öncüsü olduğumuz teknolojik dönüşümü önümüzdeki dönemde sistemlerine daha fazla entegre edeceğine, böylece çok daha başarılı ve verimli işlere imza atacağına yürekten inanıyorum.” dedi.
Çocukların ve gençlerin eğitimine destek olan projelere odaklanan Samsung Electronics; üniversite öğrenim hayatı boyunca fark yaratan adayları, sektörlerinin önde gelen şirketlerin yöneticileriyle buluşturan, iş ve staj amacı taşıyan kamp etkinliği Career Plus’taydı.
İki gün boyunca gençlerin kariyer hedeflerini netleştirme ve iş hayatına giden yolda sektörleri yakından tanıyarak, iş ve staj imkanına sahip olmalarına olanak tanıyan etkinlikte Samsung Electronics, öncülük ettiği giyilebilir teknolojilerin geleceğine dair öğrencilerle birlikte çalıştı.
Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Career Plus kamp etkinliğinde, Samsung Electronics Türkiye yetkilileri geleceğin liderlerine, tüketicilerinin gerçek anlamda akıllı teknolojilerle donatılmış biçimde hayatın tadını çıkarmalarını sağlayacak yeni hizmetlerin geliştirilme sürecini ve giyilebilir teknolojilerin gelişim sürecini aktardı.
İki gün boyunca devam eden etkinlikte öğrenciler, eğitim programları ve vaka çalışmaları ile kendilerini ve sektörünün lideri Samsung Electronics’i yakından tanıma fırsatı yakaladılar. Adaylar bu etkinliğin ardından kendilerine tanınan bir aylık sürede hazırlayacakları özel proje ve pazarlama stratejileri ile ise Samsung Electronics Türkiye bünyesinde staj yapma imkanı bulacaklar.
Bir aylık süreç sonrası gerçekleştirilecek sunumda en başarılı projenin sahiplerine, Samsung Electronics Türkiye bünyesinde, kendilerine ve kariyer hedeflerine en uygun departmanlarda staj yapma imkanı sunulacak.
Uluslararası bağımsız araştırma kuruluşu Gartner’ın yayınladığı Magic Quadrant Raporu’nda bu kez veri ambarı, veri analitiği ve veri yönetimi alanında hizmet sunan şirketler mercek altına alındı. Dünya çapında toplam 17 şirketin değerlendirmeye alındığı araştırmanın sonucunda Teradata birinci oldu.
Konuyla ilgili olarak Teradata Türkiye Genel Müdürü Gamze Aydın, “Sunduğumuz çözümlerle şirketlere sürdürülebilir inovasyonun kapısını açıyoruz. Bu alanda en fazla çözüm seçeneğini ve en yüksek değeri sunuyoruz. Dolayısıyla sıralamada birinci olarak gösterilmek bizi şaşırtmadı.” dedi. “Veri karmaşıklığı ve pazar büyüklüğü arttıkça, teknoloji şirketlerinin vizyonu ve bunu hayata geçirme becerilerinin, kurumların veritabanı danışmanlığı ve platformu seçiminde çok değerli birer ölçüt haline geldiğini görüyoruz. Teradata, Bütünleşik Veri Mimarisi, TeradataAster ve Hadoop çözüm yelpazesi ve büyük veri analizi yerleştirme / kurma servisleri ile şirketlerin tüm beklentilerini tek noktadan karşılıyor. Teradata’nın bu raporda altı çizilen, vizyon ve hayata geçirme becerilerindeki liderliği, şirketin güvenilir danışmanlık ve profesyonel hizmet kalitesinin bir yansımasıdır.” diyen Aydın, Teradata’nın 2014’te kullanıma sunduğu Teradata QueryGrid ve Teradata Connection Analytics çözümleri ile büyük veri analitiği çözüm yelpazesine çok sayıda yenilikçi geliştirme eklediğine vurgu yaptı.
Telekom sektörüne Global Teknoloji, güvenlik ekipmanları sektörüne Pro- Safe, internet, bilişim ve e-ticaret sektörlerine TRCRM ile dersverir.com’u kazandıran, eleman.net markasına, sarı sayfaları internet ortamına taşıyan serielaman.net platformunu da ekleyerek insan kaynakları sektöründe uzmanlaşan GD Holding, girişimcileri destekleyen bir melek yatırımcı platformu kurdu. Holding, kendi bünyesinde oluşturduğu “Kuluçka Merkezi” aracılığıyla girişimcilerin projelerini olgunlaştırmaları için her türlü alt yapı olanaklarını devreye alacak. Girişimciler, Kuluçka Merkezi’nde marketing, yazılım, donanım, operasyon, lojistik, hukuk, vergi, muhasebe, ve PR hizmetinden faydalanarak projelerini geliştirme fırsatı bulurken, holdingin çalışanı gibi maaş alacaklar. Girişimciler, bilinen Melek Yatırımcı platformlarında olduğu gibi, bu süreçler içerisinde projelerini geliştirebilmek için yatırımcı teşviki beklemek zorunda kalmayacaklar. Projelerin tüm finansal sorumluluğunu üstlenen holding, girişimcilerin en çok zorluk yaşadığı risk yönetimini de üstlenecek.
Telekom, internet, bilişim, e-ticaret, insan kaynakları alanlarında faaliyet gösteren şirket gruplarını içerisinde barındıran bir holding olarak Türkiye’ye yeni markalar kazandırmayı hedeflediklerini, “Kuluçka Merkezi”nin de bu hedefin bir parçası olduğunu ifade eden GD Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Duyarlar, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:
Maaşlı girişimci
“Türkiye’de Melek Yatırımcı platformunu temsil eden eko sistemin başarı oranı ne yazık ki yüzde 2’lerde kalıyor. Platformun başarı oranını artırabilmesi için eko sistemi geliştirmemiz gerekiyor. Biz bugün holding bünyemizde kurduğumuz “Kuluçka Merkezi” aracılığıyla bunu yapmayı hedefliyoruz. Bu merkez aracılığıyla seçeceğimiz projelere ilk etapta ortak olacağız. Projeler hayata geçtiğinde de elde ettiği başarı oranına göre ortaklık hisselerimizi geri vereceğiz. Bütün bu süreç içerisinde girişimcilerimiz, holding bünyesinde her türlü marketing, operasyon, lojistik, hukuk, muhasebe, yazılım, donanım ve PR hizmetinden faydalanırken, diğer çalışanlarımız gibi bizden maaş da alacaklar.”
“Geleceğin yeni markası olabilir mi?”
“Holdingimiz adına ortaya konan her fikre “Geleceğin yeni markası olabilir mi?” gözüyle bakıyor, gerçekleştirme noktasında anlamlı bulduğumuz her fikre GD Holding değeri kazandırmaya çalışıyoruz.” diye belirten Duyarlar,
“Bugüne kadar sürdürdüğümüz projelerimiz aracılığıyla Türkiye’ye değer katan markaları hayata geçirdik. Bundan sonra gerçekleştireceğimiz tüm projelerimizde de aynı hedefle yol alacağız. Türkiye’ye yeni markalar kazandırma noktasında çalışmalarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Doğru saha analizleri yaparak yatırımlarımıza yön veriyoruz. Kuluçka Merkezi aracılığıyla da aynı yol haritasıyla hareket ederek Türkiye’ye yeni markalar kazandırmayı hedefliyoruz” dedi.
“Eko sistemi bekleyemedik, kendi merkezimizi kurduk”
Türkiye’de Melek Yatırımcı platformunu oluşturan eko sistemin girişimcileri yatırımcı koltuğuna oturtabilecek donanıma sahip olmadığını vurgulayan Duyarlar, “Eko sistemin olgunlaşmasını beklemek yerine, kendi Kuluçka Merkezimizi kurduk. Çok sayıda girişimciyle kontak halindeyiz Merkezimizin şu aşamada 60 kişilik bir kontenjanı var. Projeler geldikçe merkezi büyütmeyi hedefliyoruz” diye belirtti.