Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1796

İleri Görüş, Mobil Nesil

0

Doğdukları günden itibaren internet olan ve kendilerini bildikleri andan itibaren mobil internet kullanmaya başlayana kuşağı Mobil Nesil olarak tanımlayan Kulabaş, “25 yaş altı nesil olan ve önümüzdeki döneme damga vuracak nesil çok önemli. 0-14 yaş arası ise mobil nesil olarak tanımlanıyor. Bundan on yıl sonra hem tüketici tarafında hem de kurumlar tarafında mobil esil çoğunlukta olacak. Özellikle işletmeler tarafına bakacak olursak hemen hepsi geleneksel şirketler ve mobil nesle uygun olmaları gerekiyor” dedi.

Türkiye’de de inanılmaz bir neslin geldiğini belirten Kulabaş, ülkemizden yedi örnek verdi. Bunlar, Elif Bilgin-Muz Kabuğundan Bioplastik, İlayda Şamilgil-Sıvılardaki Su Oranının Ölçümü,  Ceyhun Derinboğaz-4 Kat uzun Ömürlü Pil, Duygu Kayaman-Hayal Ortağım, Ece Tankal-Ortama Göre Değişen yapılar, Sergen Günenç-Dil Öğreten Mobil Uygulama ve Cemil Cihan Özalevli-Geosolar.

Kendi yazıcısını yaptı

Daha sonra Yiğit Kulabaş sahneye 17 yaşındaki Kaan Göksal’ı çağırdı. Kaan Göksal, kendi 3 boyutlu yazıcısını yapmış bir kullanıcı ve bu yazıcının parçalarını başka bir üç boyutlu yazıcıda basarak üretmiş. Geleceği Yazanlar grubunun 25 bin üyesinden de biri olan Kaan Göksal, Türkçe içeriğin geliştirilmesi gerektiğinin altını da çizdi.

 Telefon=Bilgisayar

Günümüzde geldiğimiz noktada telefonun bilgisayar yerine geçmeye başladığına dikkat çeken Kulabaş, “Mobil nesil artık bilgisayar yerine akıllı telefon kullanmak istiyor. Bu nesil sahip olmak yerine buluttan kullanmayı tercih ediyor. Ayrıca her şey kısa, öz ve görsel artık. Yo isimli bir uygulama 500 bin kullanıcıya ulaşmış durumda ve bu uygulamada sadece tek kelime kullanabiliyorsunuz o da Yo. İşte mobil nesil için artık her şey kısa, öz ve görsel” şeklinde görüş belirtti.

Akıllı cihazları giyeceğiz

0

Son yıllarda hemen hemen bütün cihazların akıllanmaya başlaması bu tip ürün sayısında önemli bir artışa sebep oldu. Artık neredeyse her cihaz akıllı hale geldi.

Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde önemli oturumlardan biri de Mobilite ve Akıllı Cihazların Yükselişi başlıklı oturum oldu. Oturumda konuşmacılar ise Samsung Electronics Türkiye Kurumsal Çözümler Direktörü Tansu Yeğen ve Turkcell Bireysel Satış Genel Müdür Yardımcısı Burak Ersoy idi.

Burak Ersoy, akıllanan cihazların etraflarıyla iletişime geçtiğinden bahsederken, artık bu cihazların etrafa uyum sağladığını ve verimlilik için kullanılmaya başladığının altını çizdi.

Oturuma Samsung adına katılan Tansu Yeğen ise akıllanan cihazların önümüzdeki yıllarda hayatımıza neler katacağına dair önemli ipuçları verdi. Bunlardan biri de firmanın üzerinde çalıştığı birden fazla giyilebilir cihazı bir araya getiren bir çözümüydü.

Üzerinde sensör bulunan tişört, sensörlü eldiven ve Gear akıllı saatin birleşmesiyle oluşan bu yeni çözüm, doğru hareketleri doğru şekilde yapıp yapılmadığının gerçek zamanlı kontrolünü sağlayabiliyor. Bu çözümün hayatımıza girmesi an meselesi. Çünkü gösterilen teknolojilerin büyük bir çoğunluğu halen kullanımda olan ürünlerden oluşuyor.

Tansu Yeğen’in oturum sırasında izlettiği bir video ise akıllı teknolojilerin geleceğini göz önüne seriyordu. Videoda iletişimde olan akıllı bir otomobil ile onu kullanan kişinin iletişimi farklı senaryolar üzerinden anlatılıyor. Bu yeni nesil araçlar diğer otomobillerle iletişimde olduğu gibi sesli komutlarla e-posta göndermek, camından el hareketi ile fotoğraf çekmek ve bu fotoğrafı anında paylaşmak gibi birçok işlemi yapabiliyorlar. Otomobillerin de akıllanmaya başladığı günümüzde çok da uzak olmayan bir gelecekte bu tip kabiliyetlere sahip olan araçları görmek mümkün olacak.

Şirketler mobil dünyaya yatırım yapıyor

Tansu Yeğen’in oturum sırasında bilgi verdiği bir anket ise özellikle kurumların mobiliteye giderek daha fazla yatırım yaptığını ortaya çıkardı. Araştırma şirketi IDC’nin Samsung Türkiye adına yaptığı bu çalışmada 113 Bilgi Teknoloji Departmanı Sorumlusu ile görüşülmüş. Rapor uzun olsa da biri iki noktaya dikkat çekmek gerekiyor: Halen mobilite stratejisi olan şirketlerin oranı yüzde 50. Bunun önümüzdeki 2 yılda yüzde 94’e çıkması bekleniyor. Öte yandan mobilite Ortadoğu ve Afrika bölgesine göre Türkiye’de daha fazla yatırım yapılan bir alan. Her ne kadar raporda böyle bir bilgi bulunmasa da Avrupa’ya göre mobilite yatırımlarımızın düşük kaldığını da belirtelim.

Su geçirmez kurumsal tablet: Galaxy Tab Active

Kurumlar mobilite alanına yatırım yaparken üreticilerin de boş durması beklenemez. Tansu Yeğen oturum sırasında yeni nesil tablet bilgisayarları Galaxy Tab Active’i de tanıttı. Bu ürün sadece kurumlar için geliştirilen, darbelere ve suya dayanıklı, pili değiştirilebilir ilginç bir ürün. Tansu Yeğen oturum sırasında cihazı yere attı ve aynı zamanda yıkadı. Buna rağmen çalışmaya devam eden cihaz kurumsal mobilite için iyi bir örnek oldu.

Mobilite ve Akıllı Cihazların Yükselişi oturumu giyilebilir teknolojilerden akıllı cihazlara, kurumsal dünyadan mobiliteye kadar birçok alandan bilgilerin paylaşıldığı bir etkinlik oldu. Görünen o ki daha fazla akıllı cihaz ve iş dünyasının daha fazla mobil olduğu bir gelecek bizi bekliyor.

Elon Musk uzaydan ucuz internetin peşinde

1
TechInside Yorumu:  Uzayda uydu filoları kurarak dünyaya çeşitli servisler vermek ilk kez denenen bir şey değil. 90’lı yıllarda 60 civarında uydu tüm dünyaya cep telefonu servisi vermek için Iridium projesi başlatılmış, sistem 1998’de devreye girmiş ancak mobil telefonların beklenmedik gelişimi ve servis fiyatlarının ucuzlaması nedeniyle tarihin en büyük başarısızlıklarından birine dönüşmüştü. Daha önce yayınladığımız bir haberimizde tüm dünyaya ücretsiz internet vermek için de benzer bir çalışmanın olduğunu duyurmuştuk. Elon Musk’ın girişimini cesaretli bir deneme olarak görmekle birlikte başarı elde edilene kadar temkinli değerlendirmekte fayda var.

Elon Musk SpaceX’in uzaya birşeyleri ucuz gönderme yeteneğinden faydalanarak 700 adet uyduyu dünyayı çok düşük maliyetli internet ile kapsamak amacıyla uzaya yerleştirmek üzere çalıştığını duyurdu. Uydu interneti erişimi Kuzey Amerika ve Avrupa’nın kırsal kesimlerinde oldukça kullanışlı olabilir fakat esas Musk’ın ideolojik ve finansal çıkarı açısından daha da uygun olan dünyanın az bağlı (Asya, Afrika, Güney Amerika) olan yerlerinde işe yarayacak.

Wall Street Journal birkaç gün önce Musk’ın WorldVu adındaki birkaç ayda gizlilik modundan çıkan bir uydu girişimi ile çalıştığını duyurdu. WorldVu, daha önce de interneti olmayan diğer 3 milyar insana hizmet etmek için kurulan O3b isimli bir uydu internet şirketinin kurucusu Greg Wyler tarafından kuruldu. Musk bu sabah birkaç tweet ile SpaceX’in gerçekten de geniş bir uydu filosu üzerinde çalıştığını doğrulayarak resmi açıklamanın 2-3 ay içerisinde geleceğini açıkladı. (SpaceX’in WorldVu ile çalıştığını doğrulamadı ama bu yüksek bir ihtimal)

elon-musk-in-the-dragon-v2

Görünen o ki WorldVu O3b ile aynı ana fikre sahip fakat alçak yörüngede dönen daha küçük uydulardan oluşan daha büyük bir filo hedefliyor. Orijinal WSJ raporu SpaceX/worldVu’nun her biri yaklaşık 113 kilo ağırlığında 700 uyduyu 800-965 kilometre uzaklıkta göreceli daha alçak olan yörüngeye göndermek istediğini yazıyor. 113 kilo şu an yörüngede olan en küçük iletişim uydusunun yarısı ağırlığında ve 700’lük bir filo da şu an dünyanın en büyük filosu olan Iridium’dan tam 10 kat daha büyük.

Filo büyüklüğünden başka çok fazla teknik detaya sahip değiliz. WorldVu’nun SkyBridge’den (başarısız olmuş bir uydu interneti şirketi) Ku band lisansı satın aldığını ve uyduların sürekli kapsam için dünya çevresindeki 20 farklı yörüngeye yerleştirileceğini biliyoruz – fakat erişim hızının ne kadar olacağı veya ne kadara mal olacağı hakkında bilgi yok. Musk “çok düşük ücretli” olduğu yönünde tweet attı ancak bu şu an var olan uydu internet erişimine göre daha ucuz demek de olabilir (ki o da oldukça pahalı).

elon-musk-spacex

 

Genel olarak uydu internet erişimi çok kötü bir tecrübe sunuyor: pahalı, yavaş ve güvenilmez. Zira uyduların inşa edilmesi ve gönderilmesi pahalı ve şirketler genellikle birkaç yüksek irtifalı uydu yardımıyla geniş alanları kapsamaya çalışıyorlar – ama yüksek yörünge yüksek gecikme ve düşük bant genişliği anlamına geliyor. Düşük yükseklikli uyduların sunduğu internet gerçekten hızlı ve kabul edilebilir gecikmeye sahip olabilir fakat bunun için aynı alanı kapsayan bir sürü uyduya ihtiyaç duyulur. Tarihte elbette 700 uyduyu göndermek – tanesi belki de 50 milyon dolardan – imkansız birşeydi. Ancak şimdi SpaceX’in uzaya çıkmayı daha ucuz hale getirişi ile daha küçük ve ucuz (tanesi 1 milyon dolar olduğu belirtiliyor) uydular birleştirilince, düşük irtifalı devasa bir grup uydu kulağa o kadar gülünç gelmiyor. WorldVu aynı zamanda 26-40GHz Ka bandı uydu iletişiminden daha güvenilir olan düşük frekanslı (12-18 GHz) Ku bandını kullanıyor olacak (yüksek frekanslı dalgalar yağmurla, bulutlarda, atmosferde seyreliyorlar).

Eğer SpaceX ve WorldVu bunu başarabilirlerse – yani eğer Musk ve Wyler tüm dünyaya ucuz, güvenilir internet erişimi sağlayabilirse – bu büyük bir şey olacak. Uydular kırsal kesimlere veya çok sayıda insanın henüz internete bağlı olmadığı ülkelere internet erişimi sağlamanın açık ara en iyi yöntemi. Son sayımda 3 milyar civarında insanın internet, PC, akıllı telefon veya başka bir benzeri cihaz ile internet erişimi olduğu – dolayısıyla çoğunlukla Çin, Hindistan ve Afrika’da yaşayan 4 milyar insanın interneti olmadığı ortaya çıkmıştı. Özellikle Afrika en geniş büyüme pazarı olarak görülüyor. Bu insanların sadece bir kısmı bile SpaceX/WorldVu internetine kaydolsa aniden dünyanın en büyük ve zengin internet servis sağlayıcısı haline gelecektir.

Kardeş ikili 4G ve fiber

0

Peki, ikisinin birleşiminden ortaya ne çıkar? Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan ile Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde konuşma fırsatı yakaladık.

Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde öne çıkan 4G ve Fiber teknolojileriyle beraber Superonline’nın 3. çeyrek sonuçlarını ve yeni teknolojisi TV Plus’ı konuştuk.

Bakalım Murat Erkan, sorduğumuz sorulara ne cevaplar verdi?

Geleceği yazanlar zirvede

0

Turkcell’in Geleceği Yazanlar projesi ülkemizdeki yazılımcı potansiyelini değerlendirmek ve endüstriyel devrimin sonraki adımı olarak bilişim teknolojileri ve yazılımı öne çıkartmayı hedefleyen bir eğitim hareketi olarak karşımıza çıkıyor. Bu proje, mobil dünyadan başlayarak, gençler başta olmak üzere bütün katılımcılara yazılımı ve programlamayı öğretmeyi hedefliyor.

Binlerce katılımcı ve sertifika

Çok sayıda katılımcının olduğu Geleceği Yazanlar’da çeşitli sertifikasyonlardan geçen 6.000 kişi var. Sayıları gittikçe artan katılımcılar ve verilen eğitimlerle ilgili olarak sorularımızı, açık kaynak kod ve özgür yazılım camiasından da tanınan, projenin başındaki isim Dr. Görkem Çetin’e sorduk.

Teknolojinin rekabetteki önemi

0

Oracle, dünyanın dört bir yanında düzenlediği Oracle Day 2014 etkinliği 11 Kasım Salı günü İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Etkinliğin Altın Sponsoru Experteam oldu. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Arto Mıgırdiçyan, ‘Teknoloji yatırımlarından hızlı ve tatmin edici geri dönüş alınır?’ konusunda katılımcılara bilgiler verdi.

Ayrca Experteam Danışmanlığında gerçekleştirilen, Oracle İş Ortakları Çözümleri ve Başarı Hikayeleri oturumunda ise ‘PepsiCo TurNkey’ projesinin detayları paylaşıldı.

Teknoloji yatırımlarından hızlı ve tatmin edici geri dönüşün nasıl alınacağı konusunda ipuçları veren Arto Mıgırdiçyan, “Dünya hızlı ve dramatik şekilde değişiyor, aktif internet kullanıcı sayısı günümüzde 3 milyarı aştı, bu yılın başında ise bu rakam 2,5 milyar idi. Yani daha bir yıl dolmadan internet kullanımı dünya genelinde yüzde 20 gibi bir artış gösterdi. Facebook’un aktif kullanıcısı sayısı 1.35 milyar, yani dünyadaki internet kullanıcılarının neredeyse yarısı Facebooku aktif olarak kullanıyor. Türkiye de Facebook kullanımında dünyada ilk 10’da yer alıyor. Bu rakamlar kişisel tüketicilerin çok uzun zaman önce dijital yaşamda etkin olarak var olduklarını gösteriyor. Bu yeni alışkanlıklar artık kurumsal tarafta da Bilgi Teknolojilerini dönüşüme zorluyor “dedi.

Artık şirketlerin bulut üzerinden sosyal medya ve mobil cihazları en iyi şekilde kullanarak kendilerine katma değer sağlamayı hedeflediğini aktaran Arto Mıgırdiçyan sözlerine şöyle devam etti: “90’lı yılların ikinci yarısında dünyada internet dönemi yaşanırken şimdi S.N.A.C. dönemi yaşanıyor. Böyle bir ortamdayken, mevcut karmaşık IT yapıları ile yenilikçi yaklaşımlar geliştirmek oldukça zor bu da iş birimleri tarafında memnuniyetsizliğe yol açıyor. Yaşanan gelişmeler doğrultusunda teknoloji yatırımlarında maksimum fayda sağlamak için önemli ve olmazsa olmaz parametreler dış kaynak kullanımı ile işe odaklanma, tekil tedarikçi, modernizasyon ve bulut konularına yoğunlaşmak gerekiyor. Dış kaynak kullanımını etkin olarak kullanmak rekabetçi bir ortamda yarışırken, şirketin geleceğine yön verecek ve hız kazandıracak bir platform olacaktır.  Modern sistemlere acil olarak geçmek gerekiyor. Sektörde kabul görmüş en iyi çözümleri bulut üzerinden kullanarak bu dönüşüme adapte olan şirketler gerek doğru yatırım gerekse hızlı ve tatmin edici yatırım geri dönüşleri ile rekabetçi ortamda öne geçeceklerdir.”

Yahoo’dan 640 milyon dolarlık satın alma

0
TechInside Analizi:  Her ne kadar Yahoo günlük hayatımızın içinde artık çok büyük bir yer sahibi olmasa da aslında hâlâ büyük bir teknoloji devi. Bu güne kadar yaptığı çeşitli yatırımlar (Alibaba gibi) ve yenilikçi CEO’su Marissa Mayer’in stratejileri sayesinde sadece hayatta kalmayı başardı aynı zamanda istikrarlı bir şekilde yeni alanlara giriyor ve büyümeye devam ediyor.

Yahoo reklam devi Brightroll’u var olan video reklam işini desteklemek amacıyla yaklaşık 640 milyon dolar nakit ile’ satın aldığını açıkladı. Brightroll ‘‘Yahoo’nun ek yatırım ve küresel desteğiyle’’ özerk olarak çalışmaya devam edecek. Anlaşmanın 2015’in ilk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.

Yahoo CEO’su Marissa Mayer’e göre bu anlaşma Yahoo’yu A.B.D.’deki en büyük video reklam platformu haline getirecek. Mayer Brightroll’un net kazancının bu yıl 100 milyon doları geçmesinin beklendiğini duyurdu.

Mayer konu hakkında ‘‘Bu satın alım her iki şirketin de büyümesini hızlandıracak. Brightroll’a küresel olarak çok daha fazla reklamcıya ulaşmasında yardımcı olabiliriz ve onlar da muazzam platform hizmetlerini Yahoo’nun reklam verenlerine sunabilirler. Bu işbirliği Yahoo’nun 2015 yılındaki daha geniş internet reklam işine pozitif ivme sağlayacak.’’ şeklinde konuştu.

Anlaşmanın haberi ilk önce TechCrunch’da yayınlanmış fakat rakam biraz daha yüksek olarak yaklaşık 700 milyon dolar şeklinde verilmişti.

Brightroll video reklam sektöründe TubeMogul ve Google gibi pek çok şirket ile rekabet ediyor.

Michio Kaku geleceği anlattı

1

Gündelik hayatımızda çok fazla etki etmediğini düşünsek de teorik fizik yaşadığımız evrenin sırlarını keşfetmek ve hayatı daha da ileti taşımak adına önemli aşamaların katedildiği bir alan. Dünyanın en önemli ve ünlü teorik fizikçilerinden Michio Kaku, Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde ikinci gün (13 Kasım) bir sunum da yapacak.

Küçülen teknoloji, kaybolan bilgisayarlar

Teorik fizikçi olmasının yanı sıra geleceği öngören önemli bir fütürist olan Kaku’ya teknolojinin bugünden sonra nasıl evrileceğini ve hayatımızı ne kadar daha dijitalleştireceğimizi sorduk. Elbette Profesör Kaku bu soruya elbette “akıllı evler” gibi hâlihazırda hayatımızda bulunan kavramlardan çok daha ötede cevaplar verdi.

4G müjdesi verildi

1

112 farklı oturum ve 12 bin katılımcıyla gerçekleşen Turkcell TeknolojiZirvesi, teknoloji tutkunlarını sevindirecek müjdeli bir haberle başladı. Açılış konuşmasını yapan Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv, 4G için ilgili bakanlıktan söz alındığını ve süper hızlı mobil internet olan 4G’nin 2015 yılında Türkiye’de kullanıma açılacağını söyledi.

Yeni dünyanın temel dinamiklerinden bahseden Turkcell Genel Müdürü Ciliv, Salı akşamı Ankara’da gerçekleşen Turkcell 20. Yıl resepsiyonunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’dan aldığı müjdeyi de Teknoloji Zirvesi katılımcılarıyla paylaştı:

“Bireyler için, şirketler için, şehrimiz için, ülkemiz için internet altyapısı çok önemli. Bugün dünya ‘önce mobil’ diyor. Tüm küresel teknoloji şirketleri, gelirlerinin büyük bölümünü mobil cihazlar üzerinden elde ediyor.

Türkiye’de de 2011’den itibaren akıllı telefon satışları patlama yapmış durumda. Yeni dünyayı şekillendiren en önemli konu, ‘her yerden erişim’. Mobilinternet sayesinde bugün artık her yer ofis ve bilgisayarlar her yerde. Bugün Türkiye’deki 3G şebekesi dünyanın en güçlü şebekelerinin başında geliyor. Bu avantajımızı korumamız çok önemli. Dün akşam gerçekleştirdiğimiz 20. yıl resepsiyonumuzda Sayın Bakanım da müjde verdi, 2015’te 4G Türkiye’ye gelecek.

Artan trafiği karşılamak için bu olmak zorunda. 3G geleli 5 sene oldu, mobiltrafik 200 kat arttı. Her sene en az yüzde 100 artış söz konusu. Bu yüzden 4G’ye yatırım yapıyoruz. Turkcell olarak 4G’ye hazırız. Ayrıca 5G için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni dünyada akıllı cihazlar ve bulut altyapısı arasında kesintisiz iletişim sağlanması çok kritik. Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın önünde de söz verdik, daha çok yatırım yapacağız, zaten yapıyorduk daha da yapacağız.”

Santral sisteminizi koruyun

0

Bir şirket için bilişim teknolojileri ekipmanlarını planlarken en başta düşünülen konu güvenlik unsurudur. Şirket verilerinin güvenliği ve gizliliği kurum içinde ya da dışında belirlenen politikalara bağlı olarak analiz edilerek kontrol altında tutulur. VoIP altyapısına sahip santral sisteminde güvenlik altyapısı tasarımından istisna değildir, veri tabanlı iletişim ekipmanları kadar VoIP sistemleri de güvenlik tehditleri altındadır.

Doğru kurulmamış VoIP yazılımları birçok yerel ve uluslararası dolandırıcının dakikalar içerisinde sisteme dahil olmasını ve kötü amaçlarına işlemlerine habersizce hareket etmesine imkan tanır. VoIP sistemlerinde, veri iletişim sistemlerine nazaran başka tehdit unsurları da oluşmaktadır. Birçok internet hırsızının veri sistemlerine eğlence yada uyarı amaçları ile girdikleri bilinmektedir. VoIP sistemlerinde ise doğrudan telefon görüşmesi altyapısına nüfus edebildiğinden kuruma büyük ekonomik zararlar doğurur.

Telefon santrallerinde alınabilecek güvenlik önlemlerinden bazıları şöyle:

Tüm VoIP kullanıcıların ve cihazlarının varsayılan ve standart şifreleri değiştirilmeli,
Sadece sisteme uzaktan dahil olacak kullanıcıların ağ tabanlı olarak sistemde yetkilendirilmeleri,
Mümkünse VoIP sistemin güvenlik uyarılarını elektronik posta yada SMS ile sistem yöneticisine ulaştırılması,
Telefon servis sağlayıcısında aylık telefon görüşme potansiyelinize göre kotalarınızın limitlendirilmesi,
Telefon servis sağlayıcısında milletlerarası telefon görüşmelerinizin sadece ihtiyacınız olan yönlerde sınırlandırılması alınabilecek önlemlerden bazılarıdır.

Büyük veride son eğilimler

1

Sunuma Levent Erden, Turkcell Bireysel Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Burak Sevilengül ve DHL İnovasyon Direktörü Markus Kückelhaus katıldı. Büyük veri günümüzün ve geleceğin en çok öne çıkacak başlıkları arasında ye alacak. Büyük verideki 3H kavramı yani hız, harmoni ve hacim aslında kavramı anlamada da büyük önem taşıyor.

Sunumun ilk bölümünde Levent Erden ve Turkcell Kurumsal Pazarlama Genel Müdür yardımcısı Yiğit Kulabaş kurban bayramı verileri üzerinden konuştu. Bu verilere göre; kurban bayramında 1.6 milyon kişi İstanbul’dan ayrıldı. Yani şehrin yüzde 12’si İstanbul dışına çıktı. Turkcell verilerine göre bayramda en fazla gidilen yer Kastamonu oldu. Kastamonu’nun nüfusu 320 binken İstanbul’da 500 binin üzerinde Kastamonulu yaşaması da seyirciler arasında şaşkınlık yarattı. Bayramda en fazla tercih edilen ilçeler ise Bodrum, Kemer, Çeşme, Ayvalık ve Fethiye olarak sıralanmış.

Levent Erden’e göre bugüne kadar üretilen verinin yüzde 90’ı son iki senede üretildi. Geleceğin en önemli mesleği veri okuma üzerine olacak. Dönüp dolaşıp haberciliğin ana kuralına geliyoruz. 5N1K. Kim, Ne, Nerede, Ne zaman, Nasıl, Neden? Seçimlerde de kullanılan bir yöntem bu.

Levent Erden’den sonra sahne alan Burak Sevilengül de müşteri odaklı pazarlamada büyük veri çözümlerinin nasıl kullanılacağı konusunda çeşitli bilgiler verdi. Son olarak sahneye çıkan Markus Kückelhaus ise lojistik sektöründe büyük veri çözümleri ve DHL’in projeleri hakkında bilgiler verdi.

Fast50 Türkiye Programı’nda yine Arvento vardı

0

Kuruluşundan bu yana yüzde 4973 büyüme oranını yakalayan Arvento Mobile Systems, bu yıl da Deloitte Teknoloji Fast50 2014 Programı’nda art arda  5. kez yer aldı.

Deloitte’un Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlemek amacıyla yürüttüğü Teknoloji Fast50 Programı’nda yer alan şirketler, 2009-2013 yılları arasında net satış gelirlerinde kaydettikleri büyümeye göre değerlendiriliyorlar. Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2014 Programı’na katılmak isteyen şirketlerin 2009 yılında en az 50.000 Euro, 2013 yılında ise en az 800.000 Euro net satış geliri elde etmiş olmaları, merkezlerinin Türkiye’de bulunması ve bir ‘teknoloji şirketi’ olması gerekiyor.

Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki Deloitte Teknoloji Fast50 programlarında sıralamaya giren firmalar, EMEA’nın en hızlı büyüyen 500 teknoloji şirketinin belirlendiği, Deloitte Teknoloji Fast500 EMEA Programı’na girmeye de otomatik olarak hak kazanıyorlar.

Bu yıl bu programda 5. kez yer alan Arvento, Türkiye ve EMEA bölgesinin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri arasındaki yerini korumaya devam ediyor. Türkiye’de geliştirip ürettiği teknoloji ile 23 ülkede daha faaliyet gösteren Arvento, Türkiye, Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri’ni kapsayan coğrafyada, araç takip sistemleri alanında pazar lideri konumunda bulunuyor.

 

 

 

Phabletler neden tabletlerin işini bitirecek?

0
TechInside Analizi:  Sizlere hap gibi bir analiz sunmak istedik. Aşağıda sadece satır başlarını ve bazı grafikleri bulacaksınız. Bu yazıyı okumayı tamamladığınızda yazının başlığına hak vereceksiniz.

Tahminlere göre 2017 yılında küresel ölçekte akıllı telefon penetrasyonu yüzde 70’lere ulaşacak.

2010 yılında Apple’ın iPad’i pazara sunması ile birlikte oluşan tablet pazarı 2013 yılının üçüncü çeyreğine kadar büyüme gösterdi. Aşağıda bu alanda analizler yapan Localytics’in çalışmasını görebilirsiniz.

tablet-marketshareAradan geçen yıllar boyunca sadece Apple değil pek çok üretici Android tabanlı tabletlerini pazara sundular. Ancak bu dönemde bir gelişme daha oldu. Akıllı telefonların ekran boyutları giderek büyüdü. Örneğin Apple iPhone 6 Plus modelini 5,5 inç büyüklüğünde bir ekran ile pazara sundu. Yine aşağıdaki grafikten akıllı telefonların ekran boyutlarının nasıl geliştiğini görebilirsiniz.

smartphone-screen-size

İlk tanıtıldığı günden bu yana Samsung Galaxy S serisi telefonların ekran boyutu yüzde 28, Apple iPhone ekranı ise 2011 yılından bu yana yüzde 57 büyüme gösterdi.

Localytics’in analizi 5 inç’den büyük ekranlı akıllı telefonlarda uygulama kullanım sürelerinin en az yüzde 34 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

app-engagement

Sonuç

Büyük ekranlı telefonlar giderek Phablet tanımına daha uygun hale geliyor. Tabletler pazar payı kaybederken telefonların ekranlarının büyümesi ile birlikte kullanım süreleri yükseliyor. Günün sonunda akıllı telefonların ekranlarındaki büyüme tabletlerin pazar payının küçülmesine neden oluyor.

Bir süre daha tabletler hayatımızda yer almaya devam edecekler ancak tüketicilerin 8-9 inç büyüklüğünde bir tablet almaktansa 5,5-6 inç büyüklüğünde bir akıllı telefona yatırım yapma tercihi giderek artacak.

Kim bilir belki de 6 inç büyüklüğünde ancak katlanabilir bir ekrana sahip telefonlarımız olduğunda tabletlerin üretimi sonsuza dek bitebilir.

Yeni bir düşünce lideri olabilir misiniz?

1

Tarih boyunca, gerek endüstri devriminde gerekse bilgi çağındaki yaklaşım değişimleri yeni düşünme ve işletme yöntemlerini beraberinde getirdi.

Günümüzde insanlar son yüz yılın üzerlerine yüklediği kavramsal baskının sonuçlarını daha yeni anlıyorlar. Uzun zamandır, enerji kaynakları ne pahasına olursa olsun en yüksek düzeyde kâr getirmek yoluyla harcandı. Oldukça az enerji ve deneyim ise kurumsal yapı dışına aktarılabildi.

Büyük, çok uluslu holdingleri bir düşünün. Odaklanan şey daha çok üretmek, daha büyük, daha iyi, daha hızlı olmak üzerineydi ve biz bunu başardık. Ama artık işler değişiyor.

Hareket halinde radikal bir değişim var. Fiziksel ticaret eşyalarının olduğu bir dönem artık yok. Bugünlerde yaşadığımız köklü değişiklik sürdürülebilirlik gereğinin etrafında dönüyor ve hayret veren teknoloji kullanımı insanları yönetmeye devam edecek ama tarihteki herhangi bir olaydan daha çok, bireye odaklanmış şekilde. Şimdi daha fazla ihtiyaç duyulan düşünce liderleri bu idealleri teşvik etmeliler.

Bizleri heyecanlandıran şey internet sayesinde artık insanlar yaygın medya tarafından kendilerini besleyen bilgilere daha rahat ulaşabilecekler. İnsanların artık birbirleriyle iletişim halinde olabilecekleri daha düz ve açık bir yola sahibiz ve bu sayede, devrimci diyebileceğimiz bir şekilde, bilgi birikimi artık daha kolay yayılacak. Hiyerarşik gücün merkezinde ise birey olacak.

Artık tek bir kişi bir seferde milyonlara seslenebiliyor, oysa geçmişte bunu sağlamak için çok uzun süre gerekiyordu.

Düşünce liderlerinin mesajları geniş izleyiciye ulaşabiliyor. Emlakçılar, öğretmenler, dükkan sahipleri, kısacası halk tarafından, dinlenebiliyorlar.

Bu tip bilgi değişikliği ülkede ve dünyanın her tarafında oluyor.

Yerel küreselleşti, küresel de yerelleşti.

Örneğin, sağlık blogu yazarı Kimberley Snyder, yerel yoga öğretmeni tarafından görülen bedeni detoksifiye etmeyle ilgili şahane bir makale yayınladı. Öğretme arzusunun yanında, yoga öğretmeni bu bilgiyi öğrencilerine, kadınlara, erkeklere ve ailelere yaydı ve yerel marka temsilcisi haline geldi ve de insanlara daha fazla sağlık için egzersiz yapmalarını teşvik etmiş oldu. Bu insanların bu bilgileri paylaşmaları, kendi bağlantıları arasında bu mesajı yaymaları bugüne kadar mümkün değildi.

Aynı şey internet pazarlamacısı ve iletişim lideri Neil Patel için de geçerli. Web sitelerinin trafiğini arttırmak ile ilgili bir keşif yapabilir, bunu Twitter, Facebook ya da blogunda paylaşır ve sonunda yüzbinlerce kişiyi etkiler. Bilgi kişilerin kendi çevrelerini etkilemeleri sayesinde milyonlarca kişiye çok hızlı bir şekilde yayılıyor.

Yerel düşünce lideri olacaksanız küçük bir kademeden başlayın, kendi endüstrinize özgün otantik vizyonunuzla yardımcı olun. Mesajınız yayılsın ve iş kendi ayağıyla size gelsin

Düşünce lideri olmak için daha iyi bir zaman olamazdı. Alanınızı genişletmek, hünerlerinizi geliştirmenin işe yaraması için şu önerilenleri yapabilirsiniz:

1- Güncel endüstri haberlerinde zirvede olun

Endüstrilerdeki en iyi liderler kendi alanlarında neler olup bittiğini öğrenerek bu alanlara geldiler ve düşünce lideri statüsüne gelmiş olsalar bile sürekli kendilerini yenilediler. Kendi pazarınızı bilmek planlarınızı formüle etmeye, etkileyici olmaya ve zirvede kalmanıza yardım eder.

2- Yenilik, yenilik, yenilik

Tüm düşünce liderlerinin sahip oldukları özellik, kendi alanlarında yeni olmaları ve uzmanlık alanlarında farklı bir bakış açısına sahip olmalarıdır. Eğer herkesin bildiği düşüncelerle hareket ederseniz düşünce lideri olamazsınız. Var olan pazarda farklılık yaratarak ya da yeni teknolojinin kanayan yarasına yeni çözüm bularak gerçek bir etkiye sahip olabilirsiniz.

3- Oturmuş düşünce liderlerinin davranışlarını örnek alın

Şimdiki düşünce liderlerinin takipçileriyle farkedilmiş otoriteyi pekiştirerek ve kendi alanlarında kişisel markayı yaratarak etkileşim içinde olmalarının yolları çoktandır var. Bu liderler otoriterler, cüretkarlar ve kendilerine güvenleri var- bu özelliklerin hepsini benimseyebilirsiniz. Pozitif düşünceyle neler yapabildiklerinin ötesine geçebilirseniz bunu görebilirsiniz.

4- Düşüncelerinizin reklamını yapın

Büyük bir topluluğu etkilemenin sırrı düşüncelerinizin reklamını yapmaya başlamakla geçiyor. İnsanların fikirlerinizi test edeceği ve geri bildirim alabileceğiniz Facebook sayfası ya da bir blog açın. Tüm düşünce liderlerinin üzerinde uzmanlaşması gereken şey insanları geliştirmektir. Bütün bunları yapın, sonuçların ve etkinin düşündüğünüzden çok daha ötede olduğunu görün. Belki de dünyanın gelecekteki kıymetli düşünce lideri sizsiniz.

Selen Kocabaş: Yarın İçin Şimdi

0

Turkcell Kurumsal Pazarlama ve Satış Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, Yarın İçin Şimdi başlıklı konuşmasına Turkcell ve müşterilerine teşekkür ederek başladı. Toplamda 550 bin iş ortağıyla yolculuklarını sürdürdüklerini belirten Kocabaş, “ISO 500’ün, Capital 500’ün, Anadolu Kaplanları 500’ün ve Fortune 500’ün 10’da 9’u ile Türkiye’deki bankaların tümü Turkcell müşterisi. Bu rakamlar bizim için gurur verici boyutta. Ayrıca yeri geldi müşterilerimizin doğuşuna şahit olduk yeri geldi birlikte büyüdük. Bunun için çok siz değerli müşterilerimize çok teşekkür ediyorum” dedi.

Kuruldukları 1994 yılından bu yana birçok ilke imza attıklarını da kaydeden Kocabaş, “İlk aloyu 1994 yılında dedik. Hemen akabinde ilk kısa SMS’imiz geldi. Yine aynı yıl servisleri de konuşur hale geldik ve finans servislerimizi sunduk. Datayı 2001 yılında gündemimize aldık. İlk toplu mesajlaşma ürünümüz 2001’de ilk MMS’imiz ise 2002’de müşterilerimizle buluşmuş. İlk mobil pazarlama ürünümüzün çıkışı da 2002. Araç takibine 2004 yılında adım atmışız ve 2007’de ilk mobil imzamızı atmışız. 2009’da 3G’yi getirip 2010’da da ilk M2M SIM kartı yine sizlerin hizmetine sunmuşuz. 2012 yılında akıllı bulutla birlikte akıllı hizmetlerimizi hayata geçirdik. 2013’de ilk akıllı harita ve ilk akıllı yerli telefon derken 819 MBPS ile mobil hız rekorunu kırdık. 2014’te de ilk akıllı araç platformunu ve Turkcell TV+’ı hayata geçirdik. En başta da söylediğim üzere bu yolculuğu birlikte gerçekleştirdik ve 9 ülkedeki 72 milyon müşterimizle bu günlere geldik” şeklinde görüş belirtti.

Gelecekte de anı yakalamak

Hep birlikte geleceğe giderken bizleri nasıl bir gelecek beklediğini sorgulamak gerektiğini belirten Selen Kocabaş, “Gelecekte bilgiyi toplamak, işlemek ve kullanarak işimize değer katmak hepimizin gündeminde. Artık bu bilgiyi gerçek zamanlı toplayıp kullanan şirketlerin önümüzdeki yıllarda fark yaratacaklarını çok net görüyor ve hissediyoruz. Yine gelecekte teknolojiyi çalışanları ve müşterileriyle buluşturmayı başaran gerçek zamanlı işletmelerin başarılı olacağını söyleyebiliriz. Gerçek zamanlı şirkete baktığımız zaman da çalışanlarına mobil işletme altyapısını sağlayan, müşterilerine gerçek zamanlı pazarlama araçlarını sunabilen ve teknoloji tarafında sıfır altyapıyla hareket edebilen kurumları görüyoruz” dedi.

 

 

Atalay Aktaş Genesys’te

0

İş hayatına 1999 senesinde Vestel’de başlayan Atalay Aktaş, kariyerine Kyocera Mita’da Yazılım Destek Yöneticisi olarak devam etti. 2002 yılında Microsoft Türkiye’ye katılan Aktaş, kurumsal satış ve iş ortakları ekibinde sırasıyla Satış Temsilciliği, Kurumsal Pazarlama Programları Yöneticiliği, Teknik Satış Danışmanlığı ve Çözüm Satış Danışmanlığı görevlerini üstlendi. Bu dönemde Microsoft’un kurumsal müşteri ve iş ortaklarıyla yakın çalışma fırsatı bularak, sorumlu olduğu iş üretkenliği çözümlerinin bilinirliğini,  adaptasyonunu ve pazar payını önemli seviyelere getirme başarısı göstermiştir.

2010 yılında Microsoft pazarlama ekibine geçiş yapan Aktaş, Office grubundan sorumlu Pazarlama Yöneticisi olarak görev aldı. Bu süre zarfında Microsoft’un bulut teknolojilerinin pazardaki yerini almasında önemli sorumluluklar almış ve dünyada en çok kullanılan uygulama olan Office’in ülke çapındaki lansmanlarını gerçekleştirmiştir.

Aktaş, 2014 Kasım ayında Genesys’te Orta Doğu ve Türkiye’den sorumlu Bölge Pazarlama Yöneticisi olarak görevine başlamıştır. Lisans eğitimini 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde, yüksek lisans eğitimini 2007 yılında Işık Üniversitesi İşletme bölümünde tamamlayan Aktaş, evli ve bir çocuk babasıdır.

Unify kadrosunu güçlendiriyor

0

Unify, eski adı ile Siemens Enterprise Communications,  Sistem Mühendisi görevine Kağan Özerhan’ı atadı. Farklı networkler, cihazlar ve uygulamaları kullanımı kolay tek bir çatı altında birleştirip iş birimlerinin zengin ve anlamlı bir iletişim deneyimi yaşamasını sağlayan Unify, Türkiye organizasyonuna deneyimli bir isim daha kattı.

Kağan Özerhan, 20 yıllık deneyimi ile tasarım danışmanlığından sorumlu olacak

Haberleşme ve teknoloji sektöründe 20 yıllık tecrübeye sahip Kağan Özerhan, Meru Networks, Polycom, Avaya, Nortel, Bay Networks gibi uluslararası üreticilerde sistem mühendisi, Koç Net’te ağ mühendisi, Global One – Internet’te Teknik Müdür ve Aselsan’da Ar-Ge mühendisi pozisyonlarında çalıştı. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde, yüksek lisans eğitimini Bristol Üniversitesi’nde Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümlerinde tamamlayan Özerhan, iş ortaklarına ve kurumsal müşterilere Unify’ın ürün ve çözümleriyle ilgili tasarım danışmanlığı verilmesinden sorumlu olacak.

Unify’ın tamamen müşterilerinin ihtiyaçlarına odaklanıp, özelleştirilmiş ve esnek süreçler tasarlayarak, sunduğu hizmetlerde fark yaratan bir firma olduğunu belirten Özerhan, “Kalite anlayışını teknolojinin sunduğu olanaklarla birleştirerek sektöre, müşterilerine en kapsamlı ve en iyi değeri yaratabilen dinamik bir şirketin amaçlarına hizmet etmekten dolayı çok mutluyum.” dedi.

Sosyal ve Doğal Reklamcılık

1

Önceki yazımda, doğal reklamcılığın web siteleri üzerinden nasıl uygulandığına yönelik bazı örnekler vermiştim. Şimdi bu reklamcılık fonksiyonun sosyal medya ve diğer mecralarda nasıl kullanıldığına bir göz atalım;

Doğal reklamcılık, reklamın sanki web sitesinin bir parçası veya sosyal medyada haber akışının bir parçasıymış gibi gösterilip, kullanıcının daha fazla dikkatini çekmek amacıyla yapılan bir reklamcılık fonksiyonu idi. Sosyal medyada, kullanıcının dikkatini çekmek web siteniz kadar kolay değil. Sebebi ise, web sitenizde reklamı bir haber niteliğinde sunmak için yaptığınız bazı gizlemeler sosyal medya da aynı ölçüde olamayabiliyor.

Twitter ile başlayalım. Twitter, reklamcılık fonksiyonlarını devreye aldığından beri reklamverenler için oldukça popüler bir mecra haline geldi. Sosyal medyada doğal reklam yapmak isteyenlerin ilk adresi diyebileceğimiz nitelikte. Sponsor tweetler ile daha fazla kişiye ulaşmak ve bu tweetlerin sanki takip ettiğimiz bir firma tarafından atılıyormuş gibi görünmesi, sponsor uyarısının tweet içerisinde kaybolup gitmesi doğal reklamcılık konusunda oldukça faydalı bir yöntem.

twitter

Facebook’da sayfa beğenileri konusunda aşağı yukarı aynı yöntemi izlemekte. Sponsor sayfa beğenileri fonksiyonları ile haber akışımızda sanki doğal bir yeri varmış gibi farklı firmaların reklamlarını görebiliriz.

facebook

Pinterest, doğal reklamcılık konusunda oldukça başarılı bir platform. Özellikle reklam verenlerin yaratıcılıklarını konuşturdukları ve kullanıcıların satın alma psikolojilerini ciddi oranda etkiledikleri bir mecra. Sponsor olarak paylaşılan resimlerin kıyısında köşesinde ufak bir AD ikonunun olması, kullanıcıların paylaşılan görselin doğal haber akışına ait olduğu izlenimini yansıtmakta.

pinterest

Son zamanlarda bazı sitelerde Google Adwords reklamcılığının da bir doğal reklamcılık olarak pastaya dahil edildiğini görüyorum. Facebook, Twitter ve Pinterest gibi ağlar üzerinden yaptığımız sponsor reklam işlemlerinin aynısını burada da uygulayabildiğimiz için bana mantıksız gelmiyor. Ancak, burada yapılacak en büyük yanlış Adwords reklamcılığının sadece anahtar kelime ile sınırlı olduğunu varsayarak bu sonuca varılmasıdır.

Sayfa beğenilerinizi ve takipçilerinizi arttırmaya yönelik bu uygulamalar, tabi ki reklamınızın kalitesi ile de doğru orantılı bir şekilde başarı gösteriyor. Online reklamcılıkta öncelikli hedefin takipçi veya beğeni kazanmaktan öte dönüşüm sağlamak olduğunu unutmamak gerekiyor. Doğal reklamcılık fonksiyonları ile hedef kitlenizi oluşturan insanların büyük bir bölümünün dikkatini çekebilirsiniz. Sayfanız bir anda binlerle ifade edilen beğeni veya takipçi sayısına ulaşabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, sizi bir tık ile beğenen hedef kitleniz, aynı tıkla da sizden vazgeçebilir. Bu yüzden, büyük çaba sarf ederek uyguladığınız reklamcılık fonksiyonlarının sonunda dönüşüm elde etmek için bazı aktivitelerde bulunmanız gerekiyor. Bu aktivitelerde hedef kitlenizi sıkmadan, onları eğlendirerek veya bilgilendirerek ilerlemeniz lazım. Kısacası, markanızı unutturmayın ama hatırlatırken de insanları bunaltmayın.

Genel olarak doğal reklamcılık fonksiyonlarının, diğer online reklamcılık fonksiyonlarının bir adım öne geçtiğini söylemek sanırım yanlış olmaz. Daha öncede belirttiğim gibi bu sonucu almak için, yaptığımız reklamcılık fonksiyonundan aldığımız trafikten öte, sağladığımız dönüşüme bakmakta fayda var. Benimle aynı fikirde olmayan ajanslar mutlaka olacaktır ancak, banner reklamcılığından kazanılan trafiğin büyük bir bölümünün yanlışlıkla tıklanan banner reklamlarından geldiği düşüncesindeyim. Tüketiciler artık reklamlardan bunalmış durumda, bu yüzden doğal reklamcılık fonksiyonlarının ilerleyen zamanlarda popülaritesini arttıracağını düşünüyorum.

Teknolojik istihdam

0

Secretcv.com, Ekim ayına ait istihdam verilerini açıkladı. Ekim ayında ilan sayıları Eylül ayına göre yüzde 9 arttı. Yaz ayları sonrası hareketlenmeye başlayan istihdam Ekim ayında da istikrar gösterdi. Secretcv.com üzerinden 22.400 iş ilanı yayınlandı ve yaklaşık 56.000 kişi istihdam edilmek üzere arandı.

Yıl boyunca “en çok eleman arayan sektörler” listesinde yer alan perakendecilik, Gıda ve tekstil liderliği elden bırakmadı, buna karşın Ekim ayında yüzde 10 ile Elektrik ve Elektronik sektörü ilk 10 sektör arasına girmeyi başardı. Bu yükseliş son yılların en göze çarpan istihdam hareketi oldu. yüzde 9,5 ile Elektrik Mühendisi, Elektronik Mühendisi, Elektrik Elektronik Teknisyeni en çok aranan pozisyonların başında yer aldı.

Elektrik ve Elektronik sektörü sadece teknolojiyi değil istihdamı da hareketlendirdi!

Teknoloji hayatımızın her yerinde, evimizin her köşesinde, iş hayatımızın vazgeçilmesi, özel hayatımızın eğlencesi. Neredeyse her adımımızda her soluğumuzda teknoloji var. Hal böyle olunca bunun ekonomiye ve dolayısıyla istihdama yansıması kaçınılmaz oluyor.

Türkiye’de elektrik elektronik sanayisinin başlamasıyla birlikte hareketlenen elektrik elektronik sektörü haberleşme cihazlarının gelişimiyle birlikte çok büyüdü ve gelişmişti. Yeniliği, gelişimi ve teknolojiyi temsil eden Elektrik Elektronik sektörü ekonomiye katkı, üretim ve istihdam açısından her geçen gün biraz daha sahne önüne çıkıyor. Elektrik-elektronik sektörü, Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.5 artışla 9 milyar 129 milyon dolarlık ihracata ulaşarak sahnede daha uzun yıllar kalacağının sinyalini de veriyor.

Teknolojik istihdam Home Office ilanlarını da yansıdı!

Mobil iletişim teknolojisi ve internet kullanımının artık neredeyse mecburi olduğu günümüzde iş süreçlerini de değişiklik gösteriyor. Fiziksel olarak bir ortamda bulunma zorunluluğu olmadan iş planlarımız yapabiliyor ve aksiyona geçebiliyoruz. Bu durum “home office” çalışma tarzını destekliyor. Secretcv.com’da yayınlanan ilanların yüzde 2’si home office çalışabilecek aday arıyor.

Avea Kurumsal İletişim’de yeni isim

0

Uzun yıllar, Zarakol İletişim Hizmetleri’nde, Medya İlişkileri Direktörü olarak görev yapan Eren İnançer Luş; 3 Kasım 2014 tarihi itibariyle Avea Kurumsal İletişim Direktörlüğü görevini üstlendi.

Eren İnançer Luş, Avea’ya katılmadan önce, Zarakol Halkla İlişkiler bünyesinde; finans, bankacılık, GSM, hızlı tüketim ürünleri, eğitim, enerji, ilaç gibi farklı sektörlerin lider kurumlarının medya direktörlüğü görevini yürüttü. Eren İnançer Luş; Avea’daki görevi kapsamında; kurumsal iletişim stratejilerinin belirlenmesi, kurumsal sorumluluk projelerinin yürütülmesi, sponsorluklar gibi alanlardan sorumlu olacak.

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olan Eren İnançer Luş, yüksek lisansını, yine aynı üniversitenin Halka İlişkiler Bölümü’nde tamamladı.