Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1805

ISS Türkiye’den dünya devine satış

0

isslogoTürkiye pazarına 2005 yılında giren ISS, başarılı bir satışa imza attı. Entegre tesis yönetimi çatısı altında temizlik, güvenlik, catering, haşere kontrol ve bitki bakım alanlarında hizmet veren ISS Türkiye, 2007 yılında bünyesine kattığı Customer Management Center (CMC) çağrı merkezini dünyanın dev şirketlerinden Mid Europa Partners’a sattı. Geçtiğimiz 30 Ekim’de tamamlanan bu işlemle ISS Türkiye; Türkiye’nin en büyük bağımsız çağrı merkezi olan CMC’nin tamamını başarılı bir süreçle sonlandırdı.

ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, bu satıştan dolayı çok mutlu ve gururlu olduklarını belirterek şunları söyledi. “Bildiğiniz gibi Danimarka merkezli ISS, dünyanın en büyük entegre yönetim hizmeti ve en fazla M&A işlemi yapan şirketlerinden biri. 2005 yılında ISS Türkiye olarak biz de girdiğimiz pazarda esas alanımız olan entegre hizmet yönetiminin yanı sıra çağrı merkezi sektöründe de hizmet vermeye başladık ve 2007 yılında bünyemize CMC’yi kattık. O yıldan bu güne kadar da CMC, çok verimli bir şekilde büyüdü ve Türkiye’nin en büyük bağımsız çağrı merkezi haline geldi. 2007 yılında 900 kişi ile bünyemize kattığımız CMC Çağrı merkezi’ni, İstanbul, Malatya, Şanlıurfa’da toplam 4 ayrı çağrı merkezi ve 4500 çalışanı olan bir şirket haline getirdik. Ancak artık entegre tesis yönetimine, yani asıl alanımızda hizmet vermek için CMC’yi bir dünya devine sattık. Türkiye’nin yoğun siyasi gündemi içinde başarılı satış gerçekleştirdiğimizden dolayı mutluyuz” dedi.

Türkiye’nin en büyük bağımsız çağrı merkezi CMC’nin %100 hisse satışı 3 Seas Capital Partners tarafından gerçekleştirildi.

Birleşik Krallık Türk teknoloji şirketlerini radarına aldı

0

daniel kingBirleşik Krallık, Türkiye’de aralarında sağlık, eğitim ve enerjinin de buluduğu pek çok sektörde ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek amacıyla Mart 2013’ten bu yana sürdürdüğü GREAT kampanyası kapsamında, teknoloji alanındaki çalışmalara da hız kesmeden devam ediyor. Teknoloji alanındaki işbirliklerinin arttırılması amacıyla Türk şirketlerine farklı konularda destekler sağlanırken bu alanda öne çıkan şirketler de ödüllendiriliyor. Bu kapsamda, Deloitte’un “Teknoloji Fast50” programı çerçevesinde dereceye giren 4Play Mobile Solutions şirketine Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Ajansı’nca (UKTI), “Teknoloji Özel Ödülü” verildi.

Türkiye teknolojik gelişim açısından önemli bir yere sahip

Ödül törenine katılmak üzere Türkiye’ye gelen UKTI Yüksek Büyüme ve Gelişen Piyasalar Direktörü Daniel King, Türkiye’nin gelişen piyasa ülkeleri arasında teknolojik gelişim açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Birleşik Krallık’ın da teknoloji alanında dünyanın önde gelen ülkerinden biri olduğuna dikkat çekti. Yıllık hacmi 58 milyar sterlin olan yazılım ve bilişim teknolojisi hizmetleri sektörüyle Birleşik Krallık’ın Türk firmaları için uluslararası düzeyde marka bilinirliği yaratma ve yeni iş birlikleri geliştirmede önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden King, ülkenin dünya genelindeki en güçlü bilişim ve iletişim teknolojisi (ICT) altyapılarından birine sahip olduğuna da dikkat çekti.

ICT son 10 yılın en hızlı büyüyen sektörlerinden

ICT’nin, Birleşik Krallık’ın geçtiğimiz 10 yılda en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olduğunu kaydeden King, şunları söyledi: “Yazılım sektörü özellikle otomotiv, finansal hizmetler, perakende ve lojistik alanlarında güçlü. Küresel teknoloji şirketlerinin veri merkezlerini konumlandırması bakımından Avrupa’nın en az riskli ülkesi olan Birleşik Krallık, işlemci teknolojisi, karma veri cihazları, sensörler ve aydınlatma alanları dahil olmak üzere elektronik inovasyon ve IT yazılımı konularında uzun bir geçmişe sahip. Bunun yanı sıra, Avrupa’nın en büyük e-ticaret piyasası konumunda olan Birleşik Krallık tüketicilerin kişi başı online harcaması diğer ülkeleri geride bırakıyor.”

Ülkenin tüketime yönelik eletronik cihaz piyasasının dünyanın en dinamik pazarlarından olduğunu dile getiren King, “Yaratıcılık, inovasyon ve dizayn süreçleri hükümet tarafından da geniş destek görüyor. Birleşik Krallık hükümeti Şubat 2015’te açıkladığı “Dijital Ekonomi Stratejisi 2015-2018” kapsamında ticari inovasyonlara 120 milyon sterlinlik destek sağlamayı planladığını duyurdu. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda Birleşik Krallık’ın Türk teknoloji şirketleri için kendilerini geliştirmek ve farklı pazarlara açılmak adına çok önemli fırsatlar sunduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

Volt, Apple’ın Favorileri Arasında!

0

volt

Şimdiye kadar Çiçek Sepeti’nin kurucusu Emre Aydın, Hasan Aslanoba ve Alp Saul’dan yatırım alan mobil platfom, yeni nesil ulaşım çözümü sunuyor. Arabasında boş koltukları olan araba sahipleri ile aynı yöne giden yolcuları bir araya getirerek İstanbul trafiğindeki araba sayısını azaltıyor. Zaman kazancı, ekonomik fayda, çevreyi koruma kullanıcıların Volt’u tercih etme sebeplerinden diğerleri…


Volt problem çözücü olduğu kadar güvenli!

Volt ekibi, beraber yolculuğu güvenilir kılmak adına tüm önlemleri alıyor. Sürücüler ve yolcular uygulamaya dahil olmak için profil açıyorlar, tüm profiller Volt tarafından onaylandıktan sonra sisteme kabul ediliyor. Topluluklar özelliği ile, araba sahibi ve yolcular çalıştıkları şirketleri, okudukları okulları ve yaşadıkları evleri teyit ediyor. Yolcu kabul ve reddetme özelliği, kullanıcılara özgürlük getiriyor. Sosyal ağlarla uygulamaya giriş yaptığınızda ‘arkadaşlarınızın arkadaşlarını’ görüp onlarla yolculuk yapma isteği oluşturabiliyorsunuz.

Volt ile sürücler masraflarını sıfırlıyor…

Sürücüler, arabalarına aldıkları yolcular ile seçtikleri noktalar arası yolculuğun masrafını karşılıyor. Ay boyunca Volt kullanan sürücüler, aylık 400 TL’ye kadar kazanç sağlayabiliyorlar. Mil programı sayesinde, sadece yolcu aldıklarında değil yolculuk isteği oluşturduklarında da mil puan kazanabiliyorlar. Bu sayede millerini biriktirerek mil dükkanından diledikleri hediyelere sahip olabiliyorlar.

Sağladığı farklı özellikler ve arayüzünün iyi oluşu sayesinde, Apple’ın en iyileri arasında yerini alan Volt, İstanbul’un trafiğini azaltmak için daha çok kişiye ulaşmayı hedefliyor.

TechInside’ın 15. sayısını okuyabilirsiniz

0

kapakyatarDeğerli TechInside okurları,

TechInside’ın 15. sayısı da ücretsiz olarak okumak isteyenler için hazır.

Yeni sayımızda öne çıkardığımız dosya konumuz, kurumsal baskı çözümleri oldu. Dijitalleşen dünyada kağıt baskı ihtiyacı azalıyor gibi görünse de, kurumsal hala pek çok faklı senaryoda kaliteli, hızlı ve ekonomik baskı çözümlerine ihtiyaç duyuyorlar. Bu sayımızda da kurumların baskı çözümü ihtiyaçlarına yer verdik ve hangi kriterleri öne çıkardıklarını, hangi detaylardan şikayetçi olduklarını, kurumlarla ofisteki yazıcıları arasındaki ilişkiyi inceledik.

Elbette, dergimizde yine farklı konuları da doyurucu detaylarla okuyabileceksiniz. Teknoloji dünyasından ve şirketlerden önemli haberlerin, farklı görüş ve köşe yazılarının yanında BT çalışanları nasıl sorunlar yaşıyor, BT yöneticilerinin farklı deneyimleri, BT dünyasındaki yeni atamalar, yeni projeler, anlaşmalar, şirket evlilikleri, yeni teknolojiler gibi çok önemli haberleri ve başka bir yerde bulamayacağınız çok değerli köşe yazılarıyla analizlere de yine dergimizin sayfalarından ulaşabileceksiniz.

Web sitemiz üzerinden ücretsiz olarak okuyabileceğiniz dergimiz sayfaları arasında teknoloji ve iş dünyasına ilişkin çok sayıda haber, analiz ve köşe yazıları sayesinde teknoloji dünyasına dair farklı görüş ve yorumlarla oluşmuş zengin bir içerikle karşılaşacaksınız.

Eğer herhangi bir işletmede yönetici, medya veya PR ajansı çalışanı iseniz, bu formu doldurarak dergimize ücretsiz aboneliğinizi başlatabilirsiniz.

Henüz kaydolmadıysanız haftalık e-posta bültenimize de dahil olmanızı tavsiye ediyoruz.

İçeriğimizle ilgili görüşlerinizi her zaman olduğu gibi bekliyoruz.


TechInside dergimizin dijital kopyasını bu linkten her zaman olduğu gibi ücretsiz okuyabilir ve indirebilirsiniz.


 

Fortinet satışlarını rekor seviyede artırdı

0

partner-fortinet2015 mali yılının üçüncü çeyrek rakamlarını açıklayan Fortinet, 30 Eylül 2015 tarihinde sona eren üçüncü çeyreği 260.1 milyon dolarlık ciroyla kapadı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla ciroda yüzde 35’lik bir artış kaydeden şirket, satışta da yüzde 41 oranında büyüme yakalayarak 299.6 milyon dolarlık rekor seviyelere ulaştı. Şirketin operasyonlarından elde ettiği nakit akışı ise, 65.1 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Başarılı üçüncü çeyrek rakamlarıyla siber güvenlik pazarında rekor büyüme kaydeden Fortinet’in Kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Ken Xie, elde ettikleri finansal sonuçları değerlendirdi. Toplam ciro içinde ürün ve hizmet cirolarında da önemli bir artış kaydettiklerini dile getiren Xie, “Fortinet olarak bu yıl üçüncü kez mali sonuçlarda rekor seviyeye ulaştık ve satışta yüzde 41 oranında büyüme yakaladık. Uçtan uca ağ güvenliği çözümleriyle donatılmış zengin ürün portföyümüz ve sektöre yön veren rekabetçi teknolojilerimiz, genişlemeye yönelik tutarlı yatırım stratejilerimiz ile birlikte bu başarının sürdürülebilirliğini sağlıyor” dedi.

Blippar,  AG platformu binocular’ı satın aldı

0

blipparArtırılmış gerçeklik teknolojisi ile fiziksel dünyayı anında hayata geçiren Blippar, Layar’dan sonra sanal deneyim uygulama ajansı Binocular’ı satın aldı.

Sanal prova üzerine uzmanlaşmış, Austin, Teksas merkezli Binocular, şimdiye kadar Beyaz Saray, Google, Disney, Apple, Nike, Microsoft, IBM, Dell, Sony, Audi ve Olimpiyatlar gibi pek çok kurum ve organizasyon için sanal deneme uygulamaları geliştiren bir teknoloji ajansı.

Firma, geçtiğimiz yıl dünyadaki güneş gözlüklerinin yüzde 75’ini üreten ve aralarında Ray-Ban, Miu Miu, Armani, Dolce & Gabbana, DKNY, Tiffany gibi ünlü markalara güneş gözlüğü üreten Luxotica için Glasses.com uygulamasını geliştirerek kullanıcıların, akıllı telefon kullanarak çok gerçekçi çizimlerle güneş gözlüklerini prova etmelerini sağlamıştı.

Uygulama, “En İyi Teknoloji Kullanımı” dalında 2014’te Cannes Lions Bronz Ödülüalmıştı.

Anlaşmanın şartları açıklanmamış olsa da, Blippar CEO’su ve kurucusu Ambrish Mitra, birlikte çalıştığı her bir ticari marka için on milyonlar değerindeki ilişkileri sebebiyle Binocular’ın alım itibariyle kârlı olduğunu dile getirdi.

Bu yıl Mart ayında 45 milyon dolar yatırım alan Blippar, geçtiğimiz yıl Amsterdam merkezli artırılmış gerçeklik uygulaması Layar’ı da bünyesine katmıştı. Blippar’ın kullanıcı sayısı tüm dünyada 50 milyonu geçmiş durumda.

Blippar Türkiye CEO’su Zehra Öney

Blippar dünya hedefli büyüme stratejisi ile değerli satın almalar yaparak sağlam bir şekilde büyüyor. Son yapmış olduğumuz Binocular satın alımından sonra markaların deneysel pazarlama alanındaki eksiklerini tamamlayıp onlarla kurulmuş ilişkilerimizi sağlamlaştırmakla kalmayıp, Binocular’ın ürettiği etkileyici teknolojiyi de Blippar sayesinde geliştirme fırsatına sahip olduk. Böylece önümüzdeki günlerde Blippar Türkiye olarak birlikte çalıştığımız markalara “sanal prova” alanında daha fazla içerik sunma imkânına sahip olacağız. Bu uygulamalar bilhassa kişisel bakım ve moda markalarınn deneysel pazarlamada çok ileri teknolojileri kullanabilmeleri ve tüketicilerine gerçek bir deneyimi sunabilmeleri için önemli bir alt yapı olacaktır.

Veeam cirosunda bir önceki yıla göre yüzde 17 artış elde etti

0

veeam logoModern veri merkezlerinin kesintisiz çalışabilmesi için yenilikçi çözümler sunan Veeam Software, Q3 sonuçlarını duyurarak şirketlerin, Veeam’in bütünsel erişilebilirlik çözümleri sunan yenilikçi yaklaşımına olan olumlu yaklaşımlarını göz önüne serdi. Özellikle 2014’ün üçüncü çeyreğiyle karşılaştırıldığında:

  • Çeyrekte gerçekleşen ciroda yüzde 17 büyüme ya da sabit kurda yüzde 26 büyüme;
  • Özellikle Veeam Availability Suite Enterprise Plus sürümünde geçen yıla göre yüzde 86 ciro artışı;
  • Veeam Availability Suite’in tüm sürümlerinde yüzde 49 ciro artışı;
  • Özellikle şirket müşterilerinden gelen taleplerde 2014’e göre yüzde 23 büyüme.

Veeam’in özellikle şirket pazarındaki muazzam büyümesi en büyük eski yedekleme rakibinin düşen ciro performansı karşısında güçlü bir şekilde parlıyor. Açıkçası CIO’lar artık yedeklemenin yeterli olmadığının farkındalar. Erişilebilirlik çözümlerine ihtiyaçları var ve sadece Veeam müşterilerin, çalışanların ve iş ortaklarının kesintisiz çalışma taleplerini karşılayabileceğini kanıtladı. Aslında BT yöneticileri Veeam Availability Suite v9’un piyasaya çıkışını ve sağlayabileceği yetkinlikleri hevesle bekliyorlardı. Bunun nedeni de bu çeyrek içinde genel satışa sunulacak olan ürünün hakkındaki haberleri ve özellik güncellemelerini çoktan 25 bin kişinin kayıt olarak öğrenmek istemesi.

Veeam CEO’su Ratmir Timashev yeni müşterilerinin devamlı kendilerine, sahip oldukları eski yedekleme çözümlerinin kesintisiz çalışan bir şirketin taleplerini karşılamakta yetersiz olduğunu ilettiklerini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti “Geçtiğimiz çeyrekte şirket sonuçlarımızın çarpıcı biçimde artması sürpriz değildi. Müşterilerimiz şirketleri için bütünsel bir erişilebilirlik yaklaşımına ihtiyaç duydukları kararına vardılar ve bunun da eski sistemleri kullanan geçici bir tasarım şeklinde bir araya getirilmiş bir çözüm olmasını istemiyorlardı.”

Buluttaki hızlı büyüme yeni Veeam Bulut ve Hizmet Sağlayıcı Programı’ndaki gelişmeleri yönlendiriyor

Veeam’in büyümesi Veeam Availability Suite’in şirket satışlarıyla sınırlanmıyor. Bulut da Veeam’in başarısının ardında yatan gerçeklerden biri. Örneğin; Veeam Bulut Sağlayıcı programı geçen yıla göre işlem sayılarında yüzde 73’lük bir artış gösterdi ve dünya çapında 9 bin 700’den fazla hizmet ve bulut sağlayıcısı da bu programın bir parçası. Bu sayılar Veeam Cloud Connect için hizmet sunmak üzere lisans alan 980’den fazla hizmet sağlayıcıyı da kapsıyor.

Aslında Veeam bulut hizmetlerini sunan hizmet sağlayıcıların sayısındaki gözle görülür artış Veeam’i Veeam Bulut ve Hizmet Sağlayıcı Programı’nı (VCSP) duyurmaya itti. Bu program hizmet sağlayıcılara yeni müşteri kazandıracak ve özellikle hizmet olarak felaket kurtarmaya (DRaaS) olan talebin yoğunlaştığı böyle bir dönemde ciro artırımını sağlayacak, kullanıma hazır teklifler sunmalarını sağlıyor. En son yapılan bir araştırma Veeam iş ortaklarının hedef pazarlarında var olan ve olası müşterilerini karşılaştırmaları istendiğinde yüzde 71’i müşterilerinin yarısından fazlasının DRaaS ile yakından ilgilendiğini ortaya koyuyor. Sanal makine kopyalamaya yönelik Veeam Cloud

Connect’in genişletilmiş fonksiyonelliği ve v9’daki yük devretme özelliği hizmet sağlayıcılara müşterilerine bulut tabanlı DRaaS sağlama yetkinliği veriyor.

Küresel iş ortaklıklarına yeni başkan yardımcısı

Veeam ayrıca yönetici düzeyinde ekibini genişleterek Cisco, EMC, HP, Microsoft, NetApp ve VMware gibi işbirliği yaptığı ortaklarıyla derin kökleri olan ortaklıklarını ve iş fırsatlarını ileri taşımak amacıyla Küresel İşbirliklerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak Andy Vandeveld’in atandığını duyurdu.

Vandeveld bu yeni rolünde, örneğin bulut tabanlı ve yazılım tanımlı kanallar üzerinden, Veeam’in erişilebilirlik çözümlerini sunacak yeni iş fırsatlarını ortaya çıkarmak amacıyla işbirliği ekosistemiyle stratejik ilişkilerini denetleyecek. Ek olarak ve Veeam’in “Birlikte Daha İyiyiz” iş ortağı filozofisini temel alarak, geniş Veeam iş ortağı tabanında ciro artışına önayak olacak ve dünya çapındaki sistem entegratörleriyle daha sıkı bağlar oluşturmanın yollarını arayacak.

Vandeveld Veeam’e katılmadan önce Citrix’te Şirket İşbirlikleri Satışı Başkan Yardımcılığı ve Brocade’de Küresel Sistem Entegratörleri Dünya Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Vandeveld, Veeam’deyse Dünya Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Daniel Fried’e doğrudan bağlı olarak çalışacak.

Küresel insani yardım teşkilatı veri merkezi erişilebilirliğini sahipleniyor

Küresel insani yardım teşkilatı World Vision, Veeam Erişilebilirlik çözümlerini eski yedekleme çözümlerinin yerine koymaya karar veren 11 bin 300 yeni müşteriden biri. Sahip olduğu eski yedekleme aracı kötü bir performans veriyordu ve bu yüzden de BT ekibi gerçek bir erişilebilirlik çözümü aramaya başlamıştı. Veeam’i kullanmaya başladıktan sonra World Vision dünya çapındaki 105 ülkede bulunan 46.000 ekip üyesinin tüm yıl boyunca 7 gün 24 saat uygulamalar ve veriye erişimini sağlayabildi.

World Vision’ın BT Yöneticisi Kenneth Seow eski yedekleme aracının tabiatı gereği geleneksel olduğunu ve parçalı kurtarma ve otomatik kurtarma doğrulaması gibi sanallaştırmadan yararlanacak gelişmiş kurtarma özelliklerine sahip olmadığını söylüyor. “Veeam, eski yedekleme aracımızdan çok daha hızlı yedekleme yaparak riskleri azaltmamıza yardımcı oluyor. Veeam sayesinde yedekleme penceremiz yüzde 63 azaldı. Daha hızlı yedekleme daha sık yedekleme yapmamızı sağlıyor ve daha fazla kurtarma noktası için yüzde 30 daha fazla yedekleme eklememize imkan veriyor. Veeam yedekleme ayrıca çok da istikrarlı. Eski yedekleme aracımız güvenilmezdi ve izin verilebilir yedekleme penceresi ne zaman aşılsa yedeklemeleri kaçırmamıza neden oluyordu.”

Veeam’in bu çeyrekte gösterdiği finansal performans şirketlerin eski yedeklemeden erişilebilirliğe geçişinin tek sonucu değil. 2015’in üçüncü çeyreği boyunca Veeam aşağıdakileri de gerçekleştirdi:

  • 200 ülkede 168.000 müşteri: Veeam, 2015’in üçüncü çeyreğinde 11 bin 300 toplu ödeme yapan müşteri kazandı. Veeam’in erişilebilirlik çözümleri dünya çapında 10 milyona yakın sanal makineyi koruyor.
  • Dünya çapında 34.500 ProPartners: Veeam’in kanala verdiği sözler çözümlerimize yeni satıcılar ve VAR (Değer Katılmış Satıcı) eklenmesiyle devam ediyor.
  • Çalışan sayısındaki artış: Veeam’in şu anda dünya çapında 1.950 çalışanı bulunuyor.

Google Inbox’a akıllı cevap özelliği geliyor

0

inbox[1]E-posta iletişimi iş dünyasının en önemli parçası. Ancak yoğun iş gündemi içinde her e-postaya cevap vermek mümkün olmayabiliyor. Bu gibi durumlar için Google Inbox uygulaması şimdi ilginç bir çözümü devreye almak üzere.

Gelen e-postaları yapay zeka ile değerlendirecek olan Google Inbox, e-postanın içeriğine uygun olarak önceden hazırlanmış kalıp cevaplar önerecek ve hızlıca cevap göndermeyi mümkün olacak. Böylece, mobil cihazdan cevap yazmak gibi zor bir işlem için harcanan zamandan tasarruf sağlanacak.

Uygulama, her kullanıcının e-postalara ve kontak kişilere verdiği cevapları zaman içinde inceleyerek, her kullanıcıya özel kalıp cevaplar hazırlayacak. Böylece karşıdaki kontak kişi, gelen e-postanın kullanıcının tarzına sahip olduğunu fark edecek.

Smart Reply isimli bu yeni özellik Android ve iOS cihazlarına önümüzdeki hafta yüklenmeye başlayacak.

 

Hilton ve MC Dean otellerine Wi-Fi cezası

0

internet-wifi-camere-hotelİş yolculukları hepimizin hayatının bir parçası. Özellikle yurt dışı seyahatlerde, internet bağlantısının çok büyük sorun olduğunu da biliyoruz. Yüksek ücretler ödeyerek satın aldığımız bağlantımızı farklı cihazlara paylaştırmak için kullandığımız kişisel Wi-Fi spotlarımız sayesinde hayatımızın biraz daha kolaylaştığını kabul etmemiz lazım. Öyle değil mi, tek bir bağlantıyı hem telefonumuza, hem tabletimize, hem bilgisayarımıza paylaştırınca, her bir cihaz için ayrı ayrı bağlantı satın almaktan kurtuluyoruz. Üstelik artık akıllı telefonlarımız da güçlü bir router görevi görürken bazen beraber seyahat ettiğimiz iş arkadaşlarımıza, aile bireylerimize de internet sağlamak için kablosuz bağlantı noktası görevi görüyorlar.

Ancak bu pratik çözüm uzun zamandır kapitalizmin acımasız açlığı karşısında kullanılamaz hale dönüşmüştü. Seyahatler sırasında MC Dean, Hilton veya Marriott gibi büyük otel gruplarında konaklayanlar kadar, bazı küçük otellerin misafirleri de, kablosuz bağlantı noktalarının çalışmaz/bağlanılmaz hale dönüştüğünü görüyorlardı. Kablosuz bağlantı noktalarının sinyallerini engelleyerek onları pratik olarak kullanılmaz hale getiren bir teknolojiyle müşterilerini otelin fahiş fiyatlı kablosuz internet bağlantısını satın almaya zorlayan otellerin bu kurnazca çözümleri şimdi tüm dünyada tepki toplarken, ABD’de ağır para cezalarına dönüşüyor.

En son, Marriot oteller grubu FCC tarafından, müşterilerinin kişisel iletişim özgürlüğünü engellediği için, ağır para cezasına çarptırılmıştı. Şimdi MC Dean ve Hilton otelleri de ceza ödemeye mahkum edildi. MC Dean otellerinin, misafirlerinden 1000 doları geçen boyutlarda internet bağlantı ücretleri istediği tespit edilirken ödeyeceği ceza miktarı 800 bin doları buldu. Hilton ise 25 bin dolar cezaya çarptırıldı.

Bu rakamlar aslında, milyar dolar seviyesinde cirolar yapan dev otel zincirleri için büyük cezalar sayılmaz. Hatta 25 bin dolarlık ceza, Hilton otellerinde bir hafta konaklayan bir iş adamının ortalama ücretini ancak yakalıyor.

Ancak burada önemli olan yasaların bu “eşkıyalığa” artık resmen dur demiş olması. Bir düşünün, odanızda oturup çalışırken, diğer cihazınızla internete erişmeniz gerekiyor ve laptop’unuzun wi-fi spotunu açıyorsunuz ama kaldığınız otel o sinyalleri engelleyerek sizi daha fazla para ödemeye mecbur bırakmak için sinsice karşı sinyaller yayıyor.

Eğer misafir kaldığınız otellerde benzer uygulamalarla karşılaşırsanız, itiraz etmenizi ve bu haberleri göstererek, yaptıkları saygısızlık karşısına ağır ceza ödeyeceklerini hatırlatmanızı tavsiye ederim. Gerçi bu uygulamayı kişi bazında durdurmaları mümkün olmayabilir ama en azından acilen internet bağlantısına ihtiyaç duyduğunuz sırada size ücretsiz internetsiz bağlantısı temin edebilirler.

HP’den 53 milyar dolarlık bölünme!

0
Hewlett Packard Enterprise installs new signage on the exterior of its Palo Alto, CA headquarters. CREDIT: Hewlett Packard Enterprise
Hewlett Packard Enterprise installs new signage on the exterior of its Palo Alto, CA headquarters. CREDIT: Hewlett Packard Enterprise

Hewlett Packard Enterprise, Pazartesi günü Hewlett-Packard Company’den ayrılarak; senelik 53 milyar ABD Dolar gelir, sektördeki en kapsamlı ürün portföyü ve teknolojinin geleceği ile bunun kurumsal müşterilere faydaları konusunda benzersiz bir vizyonla yeni bir başlangıç yapıyor. Bu önemli olayı unutulmaz kılmak adına, aralarında şirketin Başkanı ve CEO’su Meg Whitman’ın da bulunduğu şirket temsilcileri, ortakları ve müşterileri bir araya gelerek New York Borsası’nda açılış zilini çalacak; şirket “HPE” kısaltmasıyla işlem görmeye başlayacak.

Whitman yaptığı açıklamada: “Bugünün pazarında kazananlar; teknolojinin gücünü fikirlerin gücünü ateşlemek için kullananlar olacaktır. Yeni Hewlett Packard Enterprise da müşterileri için bu yolculuğu hızlandırmak adına kurulmuştur. Hewlett Packard Enterprise bir yandan müşterilerinin kazanmalarına yardımcı olacak, diğer yandan da hissedarlarımız için büyüme ve uzun vadede değer yaratacak vizyona, finansal güce ve esnekliğe sahiptir” dedi.

Teknolojinin, şirketleri ve tüm sektörleri görülmemiş bir hızla dönüştürme gücünün bulunduğu bu dinamik pazar ortamında, Hewlett Packard Enterprise; altyapı, hizmetler, yazılım ve finansal hizmetler alanlarında inovasyon ve sektör liderliği anlamında zengin bir mirasa sahiptir. Hewlett Packard Enterprise müşterilerin klasik IT hizmetlerini optimize etmeleri için ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji çözümlerini sunarken, aynı zamanda onlara ihtiyaçlarına uygun güvenli, bulut tabanlı, mobil için hazır bir geleceği inşa etmelerinde yardımcı oluyor. Hewlett Packard Enterprise, müşterilerinin işlerini dönüştürmelerini ve gelecekte büyümelerini sağlayacak 4 kilit alana odaklanıyor. Bu alanlar 1 trilyon ABD Doları’ndan(üçüncü taraf verilerine göre) daha fazla pazar büyüklüğünü temsil ediyor:

  • Müşterilerine, bilgilerini geleneksel IT ile beraber özel, yönetilen ve açık bulut ortamlarında kesintisiz şekilde yönetmelerine yardımcı olmak için Hibrid altyapıya dönüşme,
  • Bilgiyi içgörüye, içgörüyü aksiyona dönüştürecek şekilde organize edilmiş veri güdümlü bir kuruma dönüşme,
  • Risk yönetimi, operasyonların izlenmesi, bilgi ve uygulamaların korunması ve operasyonel bütünlüğün sürdürülebilmesi için dijital kurumları koruma,
  • Mobilite ve ağ çözümleri aracılığıyla çalışanlar, müşteriler ve iş ortakları için en üst düzeyde deneyimler yaratacak şekilde iş yerinde verimliliği sağlama.

Organikçiler Twitter’ı çok sevdi

0

pregnant-mums-eating-healthy-foodMobil yaşamın günlük yaşam alışkanlıklarımız arasında kuşkusuz en çok değişime uğrattığı alan alışveriş. Artık pek çok insan alışverişini online internet sitelerinden gerçekleştirirken her geçen gün bu sitelere yönlendikleri kanallar da çeşitlilik gösteriyor.

Twitter’ı sadece gündemden haberdar olmak, sohbetlere katılmak ve dünyada neler konuşulduğunu görmek için kullanmakla yetinmeyen pek çok kullanıcı da çoktan Twitter’ı gündelik alışveriş rutinini gerçekleştirmek için kullanmaya başladı.

Bu konuda dev markalardan sonra ilk adımı atanlar da doğal ve organik ürünler satan küçük ve orta ölçekli işletmeler oldu. Ürünlerini ve satış kampanyalarını günlük olarak takipçilerine aktaran bu işletmeler kendilerini takip eden ve kısa sürede düzenli müşteri halini alan Twitter kullanıcıları sayesinde satış oranlarını da arttırıyorlar.

Bu firmaların bir çoğu, Twitter’ın yakın zamanda 200’ü aşkın ülke ve bölgeye genişlettiği self-servis reklamcılık platformu Twitter Ads sayesinde 15 farklı dilde hedef kitlelerine etkin şekilde ulaşabiliyor. Yani örneğin Türkiye’de üretim yapan bir orta ölçekli firma, dünyanın herhangi bir ülkesindeki potansiyel müşterisine ulaşıp kendisini tanıtabiliyor.

İşte Türkiye’de Twitter’ı etkin kullanan doğal ve organik ürün satışı yapan şirketlere bir kaç örnek:

@Tazedirekt Taze ve günlük ürünleri müşterilerinin kapısına kadar getiren şirket Twitter hesabında paylaştığı görseller ve mesajlarla iştah kabartıyor

@tazemasa Şirket, mevsiminde yetişen meyve, sebze ve diğer ürünleri müşterileriyle buluştururken Twitter hesabında yerel lezzet adresleri hakkında da bilgi paylaşıyor.

@Memleketten Yaklaşık 6 yıldıryerel lezzetlerin satışını yapan firma kampanyalarını da Twitter’dan duyuruyor.

@RayaOrganik : Organik ürünlerini müşterileriyle buluşturan şirket kimi zaman lezzetli tarifleri de takipçileriyle paylaşıyor

@SabunoCom : Organik sabun ve kişisel bakım ürünlerini takipçilerine tanıtıyor.

@KarahalilSut : Çatalca’daki çiftliklerinde üretilen günlük sütü pazarlayan firma Twitter hesabı aracılığıyla duyurularını yapıyor.

@FriendIyOrganic : Doğa dostu temizlik ve bakım ürünleri pazarlayan şirket Twitter hesabında müşterilerinden gelen soruları da cevaplıyor.

Intel Security, güvenlik politikasını değiştiriyor

0

intel secIntel Security bugün, işletmelerin dünya çapındaki veri ihlallerine ve hedefli saldırılara karşı daha agresif ve etkin savunma yapabilmelerine imkan vermek amacıyla yeni kurumsal stratejisini açıklıyor. Tehdit savunma döngüsünün kilit aşamalarını birleştiren, daha entegre ve daha açık bir güvenlik sistemiyle birlikte yeni strateji, ileri görünürlük ve pratik operasyonel kontrol için en etkili alanlar olan uç nokta ve bulut üzerine odaklanıyor. Bu kontrol noktaları, dünya klasmanındaki tehdit algılama ve analitik çalışmaları tarafından sağlanıyor. Strateji ayrıca, merkezileştirilmiş yönetim ve Intel ve üçüncü taraf ürünleriyle bağlantılı mimarisiyle güçlendirilmiş ve basitleştirilmiş kullanıcı deneyiminin altını çiziyor. Bu açık ve entegre sistem kanalıyla Intel Security, işletmeleri, daha fazla tehdidi, daha hızlı ve daha az kaynakla çözebilmesi için güçlendirmeyi amaçlıyor.

Intel Security, bilinen tehditlere karşı kurumları koruma yönündeki çekirdek gücüne odaklanmaya devam etmekle birlikte, yeni tehditleri daha hızlı algılamaya yardımcı olacak ve bunları hızla düzeltecek iş akışlarına imkan verecek araçların geliştirilmesine yönelik yatırımlarını genişletiyor. Koruma, algılama ve düzeltmenin gerçek zamanlı merkezileştirilmiş yönetimle, tehdit savunma döngüsü olarak bilinen uyarlanabilir geri besleme döngüsünde birleştirilmesi sayesinde güvenlik, zamanla gelişen ve tekrarlayan döngü içinde evrimleşiyor ve öğreniyor. Bu model, karşılık verme ile ilgili gelişmelere daha çabuk uyum sağlanmasında olduğu kadar, tehditlerin engellenmesinde, açıkların tespit edilmesinde ve iyileştirmelerin yapılmasında kurumların daha etkili olmasına yardımcı oluyor.

Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Intel Security Grubu Genel Müdürü Chris Young, saldırıların artan hacimleri ve karmaşıklığın, kurumlar için bir kısır döngü oluşturduğunu ve hız ve etkinliğin hayati önem kazanmasına yol açtığını söylüyor. Young, hızla genişleyen saldırı alanı yanı sıra yetenek ve uzmanlık eksikliği karşısında, savunma ekiplerinin, daha hızlı, daha etkili ve daha az kaynak kullanarak, devam eden saldırı döngüsünü kırmak amacıyla onları güçlendirecek olay görünürlüğü, basitleştirilmiş yönetim ve yetenek alanlarında kazanmaları gerektiğini belirtiyor.

Intel Security ayrıca, yeni stratejiyi desteklemek amacıyla, her biri gelecek teknolojilere ve ürünlere temel oluşturacak yeni çözümleri açıklıyor. McAfee Endpoint Security 10.X, cihazlara daha hızlı tarama ve uygulamayla koruma sağlayan, akımlaştırılmış yeni bir çevik uç nokta hizmetleri platformu sunuyor. Yeni bir uç nokta tehdit algılama ve karşılık verme çözümü olan McAfee Active Response, tehdit olaylarını izlemek ve bunlara karşılık vermeye dönük güçlü ve otomatik araçlarla bir dizi uç nokta faaliyetlerine yönelik talep üzerine ve sürekli görünürlük sağlıyor. Çözümler, tehdit savunma döngüsüne, yüksek hızlı, yüksek keskinlikle, kapalı döngü yaklaşım oluşturmak amacıyla Intel Security’nin geniş kabul görmüş merkezileştirilmiş yönetim platformunda hem kullanılabiliyor hem de yönetilebiliyor. Intel Security ayrıca, tehdit istihbaratı paylaşımı yoluyla tehditlerin algılanmasını artırmak üzere tasarlanmış Trusted Automated eXchange of Indicator Information (TAXII) standartları ve Structured Threat Integration Expression (STIX) yapısını destekliyor.

E-arşiv fatura entegrasyonunda Ticimax ve FIT Solutions imzası

0

tcmx1 Ocak 2016’dan itibaren 2014 yılı bilançosu 5 milyon TL ve üzeri olan internet üzerinden satış yapan mükelleflere zorunlu olacak e-arşive geçiş için sadece 2 ay kaldı. E-faturaya kayıtlı kullanıcı olan fakat e-arşiv fatura uygulaması zorunluluğu bulunmayan mükellefler istemeleri halinde uygulamadan faydalanabilecek.

Ticimax ve FIT Solutions, ilk 50 e-arşiv faturasını ücretsiz kullandırıyor

Ticimax, geliştirdiği e-arşiv fatura entegrasyonu ile kullanıcılarına e-ticaret panelleri üzerinden kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde e-arşiv faturası oluşturma imkanı sağlıyor. Üstelik e-dönüşüm dünyasına FIT Solutions ve Ticimax işbirliğiyle kolay ve güvenli bir şekilde dahil e-ticaret sitelerine bir fırsat daha geliyor. İki firmanın işbirliğiyle ilk 50 e-arşiv faturanızı ücretsiz kullandırma olanağı sağlamaları açısından yine Türkiye’de bir ilki sunuyor.

E-fatura ve e-arşivin vergi mükelleflerine sunduğu avantajlar

E-fatura, kağıt fatura ile aynı yasal özelliklere sahip ve elektronik ortamda hazırlanan bir fatura çeşidi. Dijitalin hayatını kolaylaştıran tüm özelliklerine sahip e-fatura, kullanıcılarına tüm fatura işlemlerini eski fatura sistemine göre çok daha verimli, faydalı ve avantajlı bir şekilde gerçekleştirme olanağı sunuyor. E-fatura ayrıca düşük maliyetli ve çevreci olmasıyla vergi mükelleflerine avantaj getiriyor.

E-arşiv ise tüm faturaları, e-fatura sistemine kayıtlı olmayan mükelleflere son kullanıcılara, elektronik ortamda gönderme olanağı sağlayan sistem. Vergi mükellefleri 10 yıl boyunca elektronik ortamda saklanan faturalarına diledikleri zaman kolayca ulaşabildikleri gibi kağıt masraflarından kurtuluyor. İşletmeler böylece hem kendilerine hem de çevreye katkı sağlıyor. E-arşiv Uygulamasından yararlanmak isteyen mükelleflerin, öncelikle e-fatura uygulamasına kayıtlı olmaları gerekiyor. E-arşivin diğer avantajları arasında son kullanıcılara e-faturaları gönderebilmek ve yeni bir reklam mecrasına sahip olabilmek sayılabilir. Uygulamanın ayrıca muhasebe ve bilgi işlem sistemlerine uyumlu olduğunu kaydetmekte yarar var.

YouTube’a ileri sarma özelliği geliyor!

0

AH-2015-Youtube-LOGO-108-1600x1067YouTube, mobil kullanıcı sayısının günden güne artmasından sonra farklı platformlarda yer alan uygulamalarını yeni özellikler ile güncellemenin yanında daha kullanışlı bir arayüzü kullanıcılarına sunmaya başladı. Geçtiğimiz gün ücretli YouTube Red sistemini duyuran YouTube’un, yakında Android platformundaki uygulamasını yeniden güncelleyeceği ortaya çıktı.

YouTube v10.43 sızan APK dosyası YouTube‘a gelecek olan yenilikleri içeriyor. YouTube, güncelleme ile daha sade bir arayüze kavuşmanın yanında videoda ileri ve geri sarma opsiyonlarını da barındırıyor. Bu özellik şimdilik resmi olarak sunulmuyor. Ancak ilerleyen günlerde YouTube uygulamasını Google Play Store‘dan güncelleyerek ileri ve geri sarma özelliğini kullanabilirsiniz.

YouTube v10.43 APK. dosyasını buradan indirebilirsiniz.

 

Kaynak: ShiftDelete.net

Tek satır kod yazmadan uygulama geliştirmek mümkün mü?

4

windows appUygulamalar, artık yazılım pazarının en önemli katmanı haline dönüştü. Microsoft da Windows 10’u zengin uygulamalarla donatmak için şimdi kritik bir adım attı. Microsoft’un yayınladığı yeni uygulama geliştirme aracı sayesinde artık tek satır kodlama bilgisine sahip olmayan geliştiriciler de, tarayıcı üzerinde işlem yapıyormuş gibi rahatlıkla Windows 10 uygulamalarını geliştirip yayınlayabilecekler.

Windows App Studio’ya gelen güncelleme sayesinde mümkün olan yeni uygulama geliştirme araçları, son derece gelişmiş, etkileyici uygulamalar geliştirmeyi mümkün kılmıyor ancak çok sayıda kullanıcının, basit araçlar ve yöntemler sayesinde, kullanışlı, amaca hizmet eden, pratik uygulamalar geliştirmesini sağlıyor. Temel şablonlar üzerine oturan uygulamalarda geliştiriciler bu şablonlardaki değerleri ve görsel öğeleri değiştirerek kendilerine özel uygulamaları hayata geçirebiliyor.

Dileyen kullanıcılar bu şablonlara çok basit HTML müdahalesi ile daha da özelleştirilebilen uygulamalar yaratabiliyorlar. Microsoft’un bu hamlesi ile özellikle kişisel bloglar için mobil güncelleme uygulamaları, KOBİ’ler için müşterileriyle iletişimi sıcak tutabilecek basit uygulamalar gibi seçenekler artık çok kolayca hayata geçebilecek.

 

MasterPass, dünyada ilk Apple Watch uygulamasını kullanıma sundu

0

masterpassMasterCard’ın dijital ödeme çözümü MasterPass, Türkiye’deki kullanıcılara özel ilk Apple Watch uygulamasını kullanıma sundu. Dünyada ilk kez bir akıllı giyilebilir cihaz üzerinde çalışan MasterPass uygulaması sayesinde BiTaksi yolculukları tek dokunuşla ödenebiliyor. Seyahat tamamlandıktan sonra Apple Watch’a gelen uyarı ekranında ödeme kolay, güvenli ve hızlı şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Dünyada ilk kez Türkiye’de hayata geçirilen Apple Watch üzerinden MasterPass ile ödeme çözümü, MasterCard Türkiye’nin inovasyon çalışmalarının bir meyvesi olarak dikkat çekiyor.

MasterCard’ın MasterPass mobil cüzdan çözümü ile mobil ödemelerin yanında yüz yüze mağaza içi ödemelerde ve elektronik ticarette de tek tık ile kart kullanıcılarının hayatı kolaylaşıyor. Tüm dünyada 24 ülkede geçerli olan MasterPass, global olarak 250 bini aşkın ödeme noktasında kullanıcılara güvenli ve kolay bir dijital ödeme platformu sunuyor. MasterPass’e kartını ekleyen kullanıcılar dünyanın her yerinde MasterPass logosu gördükleri ödeme noktalarında tekrar tekrar kart bilgisi girmeden alışverişlerini tamamlayabiliyor.

MasterCard Hızlı Gelişen Avrupa Ülkelerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Kurşun, şunları söyledi:

“Dijital bir evrim geçiriyoruz ve alışveriş biçimleri dâhil hayatımız gözle görülür şekilde değişiyor. Tüm alışveriş deneyimi dijitalleşirken, akıllı telefonlarla birlikte akıllı giyilebilir teknolojiler de birer ödeme aracına dönüşüyor. MasterCard olarak, dünyanın her noktasında ve her cihazda ödeme yapmanın en güvenli ve hızlı yollarını geliştirmek üzere inovasyon faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. MasterCard’ın online ödeme çözümü MasterPass ile internete bağlı tüm cihazlarla ve mağaza içi alışverişlerde cüzdan taşımaksızın her seferinde kolay bir alışveriş için hızlı ve güvenli platform sunuyoruz. Bunlar arasında Apple Watch akıllı saatler de yer alıyor. Artık Apple Watch sahipleri, saatleri üzerinden BiTaksi ile yaptıkları seyahatlerin ücretini tek dokunuşla ödeyebiliyor. Bu ödeme teknolojisini dünyada ilk kez Türkiye’de lanse ettik. Nakitsiz bir dünya vizyonuyla güvenli ve hızlı ödeme teknolojileri geliştirmeyi sürdüreceğiz.”

BiTaksi Stratejik Planlama Grup Müdürü Altan Açıkgöz ise Apple Watch uygulaması sayesinde saatten taksi çağırılabildiğini belirterek, “Gelen taksicinin kim olduğunu ve ne kadar uzakta bulunduğunu saatinizden görebilir, yolculuk sonunda sürücüye puan verebilirsiniz. Dünyada ilk kez Apple Watch üzerinden taksi yolculuğunuzun ücretini MasterPass’teki kredi kartınızla ödeyebilirsiniz” dedi.

Şeyden önce, şeyden sonra… Nesneler çağına hoşgeldiniz?

0

emberify_iot_1Hayatın her noktasında, hepimizi şaşırtacak senaryolar kuruluyor.

Mesela, geçenlerde bir konferansta dinlemiştim, İngiltere’de evlerde 72 milyon kettle yani su ısıtıcı ev aleti varmış. Düşünün, Manchester United ile Chelsea arasında kıyasıya bir futbol maçı var. İngiltere’de hayat ekranlara kilitlenmiş. Devre arasında bütün evlerde kettlelar fişe takılıyor ve hızlı bir çay faslı başlıyor.

Eğer, akıllı kettle kullanılsa, cihaz kendini soğutmayacak ve tahmin edemeyeceğiniz boyutta bir enerji tasarrufu olacak. Çay telaşı da ortadan kalkacak.

Basit ve faydalı bir uygulama değil mi?

Amerika’nın en büyük mobil operatörü Verizon, bugünlerde akıllı cihazlara odaklanmış durumda. Aslında biraz daha geniş düşünüyor. Nesneler arası internet (IoT) ile yapabileceğine kafa yoruyor, demeliyiz.

Verizon, bu alanda Amerika’da en fazla gelir elde eden şirket konumunda. Şimdilik stratejisini üç ana alana odaklamış durumda: Akıllı video, akıllı aydınlatma ve akıllı trafik… Zaten kanaatim, ileride trafik işaretleri ve çizgilerinin en az akıllı otomobiller kadar akıllı olacağı yönünde.

Verizon, şimdiden yılda 175 milyon dolar tasarruf elde etmiş durumda. Yeni rekabet alanı nesneler arası internet.

İşte, yeni çağın ayak seslerini duyuyoruz ama adını tam koymadık. Şey dememin sebebi de o. Şeyden sonra ne olur, onu da bilemiyorum.

Big Data okyanusunda, nesneler arası internet arasında kalan insanoğlu, acaba yeni döneme hangi adı verecek?

Batıda IoT (Internet of Things) diyorlar. Herşeyin interaktif ve akıllı hale geldiği bir dönemde, şeyler asıl unsur olabilir.

Çiçeğin de ağacın da ruhu vardır, derdik ama cansız kategorisinde sayardık… Şimdi oturduğun sandalyenin, buzdolabının, ayakkabının, gözlüğünün, arabanın, evlilik alyansının bile ruhunun olduğunu düşünsenize…

Chip, sensor ve yeni duyarlı teknolojilerle donatılan her şey, yeni yaşam biçimimizi de belirleyecek.

8 milyara insana karşılık 80 milyar şeyin, düşündüğünü, karar verdiğini ve birbiriyle iletişim içinde olduğunu bir düşünsenize.

Bu, çocukluğumuzdan beri kurgulanan, robotlar döneminden çok farklı bir durum. Daha ilginç, daha ürkütücü ama daha fonksiyonel. Hiç bir gelecek senaryosu bu kadar gerçekçi olmadı. Çünkü 5G ve sonrasındaki ağa teknolojisinin hangi boyutlara varacağı hesaplanamıyor.

“Şirketlerin yönetim kurullarında akıllı nesneler olacak mı?” sorusu bile gündeme geldi.

Şimdi 2030 yılına dair bazı öngörülerde bulanabiliriz ama sonrası için tahminlerimiz sadece yüzde 5’i geçmez.

Bu kadar iddialı, kesin olan bir gerçek hakkında geniş kitlelerin haberi olmamasının gelecekte ne gibi sorunlar doğuracağı ise ayrı bir tartışma konusudur. Çünkü, “Nesnelerin İnterneti” dediğimiz bu yapıdan hala yüzde 87’nin haberi yok. Duymamışlar ve ne gibi sonuçlar doğuracağını da düşünemiyorlar.

İki konunun kapsamını hesap etmemiz gerekiyor. Big Data büyüklük ve derinliği ile internete duyarlı akıllı nesnelerin sayısı…

Aslında bilgisayardan sonra ilk akıllı nesne banka ATM’leriydi. Sonra internet geldi ve işin ucu bambaşka yerlere dokunmaya başladı. Cep telefonuyla birlikte bağlantısızlaşan bu nesneler bugün bile 5 milyar sayısına ulaştı.

Önümüzdeki beş yılda 50 milyarı aşması beklenen akıllı şeylerin ekonomik büyüklükleri ise daha fazla katlanıyor.

Üç yıl önce, yürüyüş ve koşu mesafemizi ölçen fitbit gibi bilezikler çıktığında, işin bu safhaya varacağı belki hesaplanmamıştı. Artık gözlükten otomobile, saatten buzdolabına etrafımız IoT’lar ile çevrilmeye başlandı.

4G staj dönemi, 5G ise hakimiyet paylaşma çağı olacak. Nesneler Çağının başlangıcı 2018’de hayata geçecek 5G sistemlerinin açılışıyla gerçekleşebilir.

Ekonomik olarak nasıl bir çığ geldiğini şöyle hesap edebilirsiniz. 2015 yılında 1.5 milyar akıllı telefon kullanılıyor. 2020 yılında bu rakam 6 milyar adedi geçecek.

Soru şu: 6 milyar akıllı telefon veya sahibi, 50 milyarı aşan diğer akıllı cihazları yönetebilecek mi?

Telefonların ekonomik değerini elinizdekiler ile kıyas ederek hesaplayabilirsiniz. Ben size diğer alanda oluşan pazardan birkaç detay vereyim.

Akıllı cihazların en basiti kabul edilen RFID yani Radyo Frekansı ile Tanımlama etiketi için şu an dünyadaki pazar büyüklüğü 11.1 milyar dolar olarak kabul ediliyor. 2024 yılı için hedeflenen büyüklük ise 21.9 milyar dolar olması bekleniyor.

Önümüzdeki 20 yıl içinde Nesneler Arası İnternetin oluşturacağı ekonomik büyüklük 17 trilyon dolar olacak. Mac Kinsey’in araştırmasına göre ise 2024 yılında 11 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük bizi bekliyor. Veya konuyu bilmeyen yüzde 87’yi IoT bekliyor…

Cisco ise önümüzdeki 10 yıl içinde, IoT alanında kamuda 4.6 trilyon dolar, özel sektörde ise 14.4 trilyon dolar bir ekonomik büyüklük olacağını öngörüyor.

Hep harcamadan bahsetmeyelim: Akıllı cihazlarla donatılan mutfaklarımızda yüzde 15’lik tasarruf olacağı hesaplanıyor. Yani israfı önlemede akıllı cihazların büyük katkısı olabilir.

Biz öyle bakıyoruz ama şu anda Google ve Samsung gibi dev oyuncular, akıllı cihaz sektörünün şirketlerine yönelik dev satın almalar gerçekleştiriyor. 3.2 milyar dolarlık Nest Labs ve 200 milyon dolarlık Smart Things bunların başında geliyor.

Google’ın sürücüsüz otomobilleri haftada 10 bin mil, sürüş denemesi gerçekleştiriyor. 2020 yılında dünyadaki 1 milyar arabanın dörtte biri akıllı cihazlarla donatılması hedefleniyor.

Şeyden sonra herşey farklı olacak. Ve şu anda bütün dünya, Nesneler Çağına hazırlanıyor ya biz?

Facebook, slideshow özelliğini duyurdu

0

facebook slideshowFacebook, hareketsiz fotoğraflardan oluşan, reklamcılar için kullanımı kolay, insanlar içinse ilgi çekici videolar oluşturulmasını sağlayan slideshow özelliğini kullanıma sundu. Yeni bir video oluşturma aracı olmasının yanı sıra yeni bir reklam formatı da olanslideshow, özellikle bağlantı hızının daha yavaş olduğu, gelişmekte olan ülkelerdeki reklamcıların marka hikayelerini anlatmalarına yardımcı oluyor. slideshow, video oluşturmak için yeterli kaynağa sahip olmayan küçük işletmeler için de etkin bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

slideshow’u Kenya ve Nijerya’da Coke Studio Afrika programının yeni sezonunu duyurmak için kullanan Coca Cola, 2 milyon ile hedeflediklerinin iki katı insana ulaştı ve programın Kenya’daki bilinirliğini 10 puan artırdı. Bu başarılı sonuçları mümkün kulanslideshow’un reklamcılara ve insanlara sunduğu avantajlar arasında şunlar da yer alıyor:

  • Her ölçekten işletmeye video oluşturma şansı sunuyor: slideshow, video oluşturmak için gerekli olan zaman ve kaynak ihtiyacını azaltıyor. İşletmeler, slideshow oluştururken kendi görsellerini kullanabildikleri gibi Facebook’un stok fotoğraf kütüphanesinden de görsel seçebiliyor.
  • Daha fazla insana video ile her cihazda ulaşılabiliyor: dosya boyutunun daha küçük olması reklamcıların daha fazla insana cihaz ve/veya bağlantı hızı fark etmeksizin ilgi çekici videolarla ulaşmasını sağlıyor.
  • Daha az veri kullanıyor: 15 saniyelik bir slideshow, dosya boyutu olarak aynı uzunlukta bir videodan 5 kat daha küçük.

Endüstriyel internet ile işbirlikleri güçlenecek

0

ge12015 yılı için “Yatırımcı Gözüyle Fikri Mülkiyet Hakları” teması ile gerçekleşen konferansın ilk gününde, GE Ventures yöneticilerinin katılımı ile gerçekleşen panelde, fikri mülkiyet hakları en iyi uygulamalar ile ele alındı.

GE Türkiye İnovasyon Merkezi start-up’ları ağırlayacak

Panelin moderatörlüğünü üstlenen GE Türkiye Stratejik Yatırımlar Direktörü Erdoğan Çeşmeli, GE’nin yatırımcı ve girişimcilerin bileşiminden oluştuğunu belirterek inovasyonda öncelikli konunun müşterinin ihtiyacına cevap vermek olduğuna dikkat çekti. Müşterilerin kendilerine özgü ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan dijital endüstri firması GE olarak, yazılım alanındaki yatırımlarına Predix ile bir yenisini eklediklerini de sözlerine ekledi. 130’dan fazla start-up’ın GE tarafından küresel standartta desteklendiğini vurgulayan Çeşmeli, bu sene faaliyetlerine başlayan GE Türkiye İnovasyon Merkezi’nin ülkemizdeki tüm girişimcilere açık olduğunu belirtti.

GE Ventures endüstriyel internete odaklanarak işbirlikleri gerçekleştiriyor

GE Ventures’dan İş Geliştirme ve Lisanslama Genel Müdürü Matthew T. Gunnison, Küresel İş Geliştirme Lideri Brian Selby, Küresel İşbirliği Yönetimi Genel Müdürü Takahiro Murata ve GE Aydınlatma EMEA Teknoloji Organizasyonu İnovasyon Müdürü Roland Batai’nin yer aldığı panelde, GE Ventures’ın endüstriyel internete odaklanıp ortaklık geliştirdiği vurgulandı. GE Ventures’ın 130 kişilik ekiple 8 farklı ülkede çalıştığı ve Türkiye’de de 10 start-up ile işbirliği için görüşmeler yapıldığının ifade edildiği panelde, GE kaynaklarının kaldıraç olarak kullanılarak aşama kaydedilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Konferansın ‘İnovasyon Günü’ olarak adlandırılan ikinci gününde ise açılış konuşmasını Canan M. Özsoy’un gerçekleştirdiği GE’nin ‘akıllı işbirlikleri ile oluşan akıllı şehirler’ temalı etkinliği gerçekleştirildi. GE Ventures Küresel İş Geliştirme Lideri Brian Selby, GE Aydınlatma EMEA Teknoloji Organizasyonu İnovasyon Müdürü Roland Batai’nin de katılımı ile gerçekleşen etkinlikte söz alan diğer konuşmacılar ise; Türk Telekom Çapraz Sektör İş Geliştirme Müdürü Burçin Açan, Sampaş İş Geliştirme Direktörü Serdar Yümlü, Vestel Ventures Genel Müdürü Metin Salt oldu. Program, Türkiye’deki verimli akıllı şehirler için kritik önceliklerin kamu ve özel sektörden paydaşlar ile bir arada ele alınmasını ve yerel iş ortaklarının enerji verimliliği, aydınlatma ve video analitiği gibi spesifik akıllı şehir teknolojilerini test etmesi ve geliştirmesi için pilot aksiyon planının oluşturulmasını amaçladı.

Şehirler işbirlikleri ile akıllanacak

Akıllı işbirlikleri yoluyla akıllanan şehirler odağında gerçekleşen panel, konferans kapsamındaki tüm konuşmacıların katılımı ile gerçekleşti. Özel sektör, yerel yönetimler, kamu kurumları arasındaki işbirliğinin önemine dikkat çekilen panelde, işbirliği olmadan büyük verinin ve analizinin verimli olmayacağı vurgulandı; Dünyanın ve Türkiye’nin önündeki, geleceği yakalayacak en önemli fırsatın bu olduğunun da altı çizildi.

Öğrenme yeteneği olan Antivirüs mümkün mü?

1

antivirusAntivirüs yazılımları dijital çağda çok önemli bir görev üstleniyor. Tüm dijital dünyanın sağlıklı şekilde işleyebilmesi için bu yapıyı bozacak zararlı yazılımları tespit ederek elimine eden antivirüs yazılımları sayesinde sorun yaşamadan istediğimiz web sitesine girebiliyoruz, değerli kazanımlarımızı sakladığımız banka hesaplarımızı, finansal yatırımlarımızı online olarak kontrol edebiliyoruz, online olarak güven içinde alış veriş yapabiliyoruz, iletişim kurabiliyoruz.

Ancak antivirüs yazılımlarının da zafiyetleri yok değil. Yapısal olarak en büyük sorunları, sürekli veri taban güncellemesine ihtiyaç duymaları ve elbette bir virüsü tanıyabilmeleri için o virüsün veri tabanına girecek kadar yaygınlaşmış, bilinen, ünlü bir virüs olması gerekiyor. Yani eğer, sadece size özel bir virüs yazılmışsa ve bu virüsün yayılma özelliği yoksa hiçbir antivirüs yazılımının dikkatini çekmeksizin çok sinsice sistemlerinize sızıp orada çok uzun süre dikkat çekmeden yaşamayı başarması çok mümkün. Özellikle de şüğhe çekmememk için internet bağlantısı gerektirmeden sistem içinde bilgi topluyor, ardından sisteme erişimi olan kötü niyetli hacker tarafından toplanan veriler offline olarak virüsün veri tabanından toplanıyorsa, kurumların bu virüsleri/torjanları fark etmesi neredeyse imkansıza yakın oluyor ki, büyük kurumlara karşı girişilen endüstriyel casusluk operasyonları için bu tür offline özel tasarım / haute couture virüslerin yazıldığını çok iyi biliyoruz.

Yaşananları gözünde canlandırmayanlar için sık yaşanan örnek bir senaryoyu hızlıca anlatayım… A şirketi, rakibi B şirketinin büyük bir güvenlik çemberi içinde korunan özel verilerine, proje detaylarına, ihale tekliflerine ulaşmak istiyor ancak online bir saldırı ile bu verilere ulaşma şansı bulunmuyor. Bu durumda A şirketi özel hackerler kiralayarak B şirketinin sistemlerine offline olarak yüklenecek özel bir trojan yazdırıyor. Sonra bu trojan’ı B şirketinde çalışan casuslarına verip şirketin sunucularına yükletiyor. O noktadan sonra trojan B şirketine çalışan casusun erişim hakkı olmayan sistemlerine bile bulaşmak için kendine yollar arıyor, dikkat çekmeden tüm sistemi tarıyor. Özel yazılmış bir virüs olduğu için antivirüs yazılımlarının veri tabanında da bulunmuyor ve dikkat çekmeden işini bitirip topladığı verileri yine offline olarak özel bir klasörde saklıyor. Ardından B şirketinde çalışan casus bu verileri minik bir USB diske kopyalayıp düzenli olarak A şirketindeki gizli patronlarına iletiyor.

İşte bu tür, gizli/özel hazırlanmış virüsleri yakalayabilmek için akıllı antivirüs yazılımlarına ihtiyaç duyuluyor. Antivirüs şirketleri bir aşamaya kadar şüpheli hareketler yapan yazılımları, veri tabanında kaydı bulunmasa bile, mercek altına alabiliyor ancak kullanıcı/yönetici izniyle sisteme yüklenmiş ve çalışma izni verilmiş bir yazılımı durup dururken şüpheli ilan edip her yerde alarmlar çaldırmak kolay iş değil. İşler bu seviyeye geldiğinde bir bilgisayarı çalıştırmak neredeyse imkansız hale geliyor ve antivirüs yazılımı saniye başı alarm verip her türlü yazılımı şüheli ilan etmeye başlayabiliyor. Dolayısıyla Antivirüs yazılımları yüz binlerce yıldır o mükemmel antivirüsü oluşturmak için yapay zeka çalışmalarının peşine koşuyorlardı.

Aslında amaç çok basit. Yapay zekaya sahip bir antivirüs yazılımı, veri tabanı güncellemesine gerek duymaksızın, virüs belirtileri gösteren her türlü kodu/yazılımı tanıyıp, hangisinin virüs, hangisinin masum olduğunu anlayabilmeli.

İşte bu amaca yaklaşan yeni bir yazılım şimdi teknoloji dünyasında heyecan yaratıyor. Microsoft’un ve güvenlik firması İnvincea’nın ortaklaşa destek verdikleri bir projeyi yürüten Deep isimli bir antivirüs firması, veri tabanı güncellemesine gerek duymayan bir antivirüs sistemi üzerinde çalıştıklarını ve sistemin şimdiden zararlı yazılımları %95 başarıyla tespit ettiğini açıkladı. Yanlış anlaşılmasın, bu %95 başarı oranına, veri tabanına kayıtlı olmayan sürpriz yumurta virüslerini tespit etme konusunda ulaşılmış. Yani yazılım, hiçbir antivirüs firmasının veri tabanında kayıtlı olmayan ve sadece bu yeni yapay zekayı test etmek için üretilmiş özel test virüslerinin %95’ini kendi kendine tespit etmiş.

İşte yakın gelecekte büyük kurumları sık sık karşılaştıkları endüstri casusluğu konusunda koruyacak olan yeni nesil antivirüs yazılımları bu teknolojiye dayanacak. Yapay zekalı antivirüs yazılımları sadece kurumları değil, evimizdeki kişisel sistemlerimizi, akıllı telefonlarımızı, akıllı televizyonlarımızı, akıllı buzdolaplarımızı, akıllı otomobillerimizi de koruyacak.