Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1804

007 James Bond’tan teknoloji tavsiyeleri

0

spectreHatta Amerika’da her yıl Product Placement Awards adıyla her yılın en iyi ürün yerleştirmeleri ödüllendirilir.

Mesela, geçen yılın en iyi ürün yerleştirme markası Apple oldu. Aynı ödülü 2013 yılında Budweiser, 2012 yılında ise Mercedes almıştı.

Eğer ürün yerleştirme olmasa, Hollywood bu derece yüksek bütçeli filmler çekemezdi.

Bir de geleceğe dair alıştırmalar var. Uzay Yolu’nun gelecek vizyonu veya Back The Future filminin gelecek kurgularından ders çıkarmalarımız olur.

Ancak iki film var ki günümüz teknolojisinin son trendlerini orada bulmak mümkün olur: Mission Impossible (Görevimiz Tehlike) ve 007 James Bond serileri gibi.

Bu yıl da ikisi birlikte çıkış yaptı. Mi5 Rogue Nation ve 007 Spectre ile gişe rekorlarını kovalarken, markaları da yarıştırmaya girdiler.

Peki, teknoloji gündemini 007 Spectre mi, Görevimiz Tehlike mi Yakalayacak?

Evet Hollywood, mesajlarını filmlerle vermeyi seviyor. Spectre’nin maliyeti 300 milyon doları bulduğu tahmin ediliyor. Bir önceki Skyfall’ın neredeyse iki katı bir bütçeden bahsediyoruz.

Seri filmler olarak kabul edilen 007 James Bond ve Görevimiz Tehlike (Mission Imposible) filmlerini izlerken, küresel siyasi mesajlar seyrederken günümüz ve gelecek teknolojisine dair ürünleri de görüyoruz.

En son model otomobiller, akıllı telefonlar, ultra haberleşme metodları ve silahlar gibi.

007 James Bond serisinin yeni filmi Spectre’nin teaser videoları Mart ayında sunulmaya başlandı. Türkiye’de vizyona yeni girdi. Filmi seyretmeden bu yazıyı yazmak istedim. Seyrettikten sonra yazsaydım, filmi izlemeyenler için keyif kaçırıcı detayları da paylaşmış olabilirdim.

Görevimiz Tehlike’nin beşinci serisi olan Rouge Nation da temmuz ayında Amerika’da vizyona girdi. İkisi arasındaki yarışı daha hatırlatma videolarında gördük. Spectre hatırlatma videoları dönmeye başlayınca, yine başrolünde Tom Cruise’un oynadığı Mi5 Rouge Nation hatırlatma videoları da alel acele Youtube’a yüklendi.

007 Spectre’nin çekimleri Londra, Mexico City, Fas ve Avusturya Alpleri’nde çekildi.

Dört sene önce Dubai’deki Burç Halife Kulesi açılışının birkaç gün öncesinde oradaydım. Yanımdaki arkadaşıma sordum: Burada ilk olarak 007 James Bond filmi mi, yoksa Görevimiz Tehlike filmi mi çekilecek?

Ben tahminimde yanılmadım ve Görevimiz Tehlike’nin dördüncü serisi Hayalet Protokol’ün önemli sahneleri dünyanın en yüksek binasında çekildi.

Bu yıl, her iki filmde de giyilebilir akıllı cihazlar, akıllı gözlükler, akıllı telefonlar, yüksek teknoloji sağlık cihazları ve en son şifre çözücü yazılımların kullanılacağını söyleyebilirim.

Bana göre, bu yılın en büyük ürün yerleştirme filmi Spectre olacak.

Daniel Craig’ın başrolünü paylaştığı son üç 007 filminde, onunla özdeşleşen giydiği kazaklar var. Onun giydiği N.Peal kaşmir kazakları 300 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor.

Filmlerdeki ürünlerin özel satışları oluyor. Koleksiyoncuların yanı sıra marka tutkunları için de önemli sayılıyor. Mesela Omega Seamaster 300 saati sınırlı sayıda üretildi ve satışa sunuldu.

Onca akıllı saat rekabeti içinde niye Omega tercih edildiğini filmin yapımcılarına sormak lazım. Bir de markaların ne kadar cömert davrandığına bakılmalı.

Markaların filme aktardıkları bütçeler için farklı rakamlar telaffuz ediliyor. Mesela, Bond’un telefonu için Sony ile anlaşma yapıldı. Film ile eşdeğer zamanda lansmanı yapılan Sony Xperia Z5,

Spectre’ye yerleşti. Bunun için verilen paranın 5 milyon dolar olduğu iddia ediliyor.

Sony ürünleri, önceki 007 Skyfall filminde de bolca kullanılmıştı.

Sony, Spectre etkisini bakalım kullanabilecek mi?

James Bond demek otomobil, tabanca ve aksesuar demektir. 007’nin vazgeçilmezi Aston Martin oluyor. Ancak bu sefer Jaguar ve Range Rover’lar da filme girmeyi başardı. Aston Martin DB10 özel olarak üretildi. Bu özel üretim için 17 milyon dolar harcandığı da söylentiler arasında. Bunun içinde filme yapılan destek de dahil edilmiş olabilir.

Ford şirketi de film için yeni Mustang’ını teklif etmişti. Ancak Mustang, yapımcılar tarafından kabul edilmedi.

Ancak başka bir Ford yani Tom Ford, Craig’ın giyimleriyle filmde yer etmeyi başardı.

Tabanca için geleneksel olarak kullanılan Walther‘a rakip bir firma olan Heckler&Koch tercih edildi.

Eski 007 filmleri, yeni ürünler konusunda daha şaşırtıcı davranırdı. Artık filmin topyekün heyecanı içinde yeni ürünler fark edilmiyor.

Yine de trendleri bu filmlerle takip etmek mümkün oluyor. İyi seyirler…

Oracle’dan bulut pazarlama çözümleri

0

cloudgs_marketingGeçtiğimiz ay ülkemizi Oracle’ın üst düzey yöneticilerinden Reggie Bradford ziyaret etti. Oracle’da pazarlama bulut yöneticisi olarak görev yapan Reggie Bradford,  kurucusu olduğu Vitrue isimli bulut tabanlı sosyal pazarlama platformu şirketini 2012 yılının Mayıs ayında Oracle’a sattı. O günden bu yana Oracle’da kendi ürün grubunun başkan yardımcısı olarak da görev yapıyor.

Türkiye ziyaretinden Oracle’ın yeni ofisinde kapalı bir basın grubuyla bir araya gelen Reggie Bradford, pazarlama ve bulut konularında şunları söyledi:
“Pazarlamacıların ve markaların ideal müşterileriyle yaşadıkları gerçek zamanlı ve kişiselleştirilmiş deneyimlerini yönetmelerine yardımcı olabilmek için Oracle, Oracle Pazarlama Bulut Hizmeti’ni üç yeni yenilikle daha da geliştirdi: Offline Data Append, Match Multiplier ve Business Units for Content Marketing. Bu son yeniliklerle birlikte müşteri profilleri çevrimdışı satın alma verileriyle zenginleşmekte, içerik pazarlaması girişimleri arasındaki işbirliği artırılabilmekte ve müşterilerin farklı cihazlardan gerçekleştirdiği etkileşim de geliştirilebilmektedir. OraclePazarlama Bulut Hizmeti’ndeki en son yenilikler arasında ayrıca pazarlama çalışanlarının bütünleşik ve tutarlı kanallar arası deneyimin bir parçası olarak müşteri hizmetlerinden faydalanmalarına yardımcı olan Oracle Hizmet Bulutu ile gerçekleştirilen yeni entegrasyonlar da yer almaktadır. “

Oracle Pazarlama Bulut Yöneticisi Reggie Bradford
Oracle Pazarlama Bulut Yöneticisi Reggie Bradford

Geçtiğimiz günlerde yapılan bir CMO Club çalışmasından rakamlar da paylaşan Bradford, sözlerini şöyle bitirdi:
”Bu çalışmaya göre kişiye özel ve müşterinin bizzat katıldığı bir müşteri deneyimini kanallar arasında gerçek anlamıyla sunabilenler sadece ankete katılan pazarlama yöneticilerinin yüzde 13’ü. Bu zorluğun üstesinden gelmek ve içerik ve deneyimleri bireysel müşterilere göre düzenleyebilmek içinse pazarlama çalışanlarının sosyal, mobil, web, e-posta, video ve diğer dijital kanallardan edinilen kavramsal ve davranışsal verileri elde edip dinleyebilmesi ve bunları “çevrimdışı” davranışlardan elde edilen ilgili verilerle birleştirebilmesi gerekmektedir. Doğru veriler elde edilerek ve bu verilerden faydalanılarak pazarlama çalışanlarının kanallar arasında kişiye özel müşteri deneyimlerini sunabilmesi çok daha kolaydır.”

BimSA, Etohum Yatırımcı Kulübü’ne üye oldu

0

bimsaYeni ekonomi konusunda bilgi ve fikir sahibi, kendi internet şirketini kurmak isteyen girişimcilerle şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir pazar yeri olan Etohum platformu, Türkiye’nin önde gelen bilgi teknolojisi şirketlerinden biri olan BimSA’nın katılımıyla daha da güçlendi.

Türkiye’deki başarılı internet girişimcileriyle yatırımcı olabilecek kurumsal şirketleri ya da bireysel kişileri buluşturma amacıyla kurulan Etohum Yatırımcı Kulübü, yatırımcılar vegirişimciler arasında bir katalizör görevi görerek Türkiye’de ve Avrasya bölgesi ülkelerinde yeni ekonominin hareketlenmesinde etkin rol oynuyor. Türkiye’de ve dünyada girişimcilik ekosistemine destek veren BimSA, artık Etohum üzerinden yeni girişimlerin hayata geçirilmesine katkı sağlayacak.

ETOHUM’LA FİKİRLER ŞİRKETE DÖNÜŞECEK

BimSA Genel Müdürü Tunç Taşman, “BimSA olarak internet odaklı parlak girişimleri destekliyoruz. Vizyoner ve yenilikçi yaklaşımı ile bilişime gönül veren BimSA ekibi olarak, hem yatırımlarımız hem de çalışanlarımızla Türkiye’nin dijitalleşmesine katkıda bulunuyor, 40 yıllık tecrübemiz ile şirketlerin dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyoruz. Etohum üyeliğimiz sayesinde platform üzerinden bize ulaşan girişimcilerle bir araya gelerek, şirketlere sağladığımız hizmetleri çeşitlendirmeyi ve dijitalleşme konusunda farklı ve yeni çözümler sunmayı hedefliyoruz. Girişimciler, internet odaklı iş fikirlerine güveniyor, şirket kurmayı planlıyorlarsa, Etohum’a başvuru yapabilir, farklı projeler hayata geçirmeyi planlayan diğer girişimciler ve yaratıcı fikirlere destek olmak isteyen kişi ya da kurumlar ile bizim desteğimiz ve aracılığımızla iletişim kurabilirler.”

Etohum Kurucusu Burak Büyükdemir ise, BimSA işbirliğinin genç girişimciler için sektörde dalga etkisi yaratacağını belirterek, “Kurulduğumuz 2008 yılından bu yana 300 girişime destek olduk, 80 girişime yatırım yaptık. BimSA’nın ekosistemimize katılımısayesinde, yatırımlarımızın sayısını ve kalitesini artıracağımıza ve yeni nesil iş dünyasının aktörlerine dünyanın kapılarını açacağımıza inanıyorum” dedi.

Instagram yeni reklamlarını test ediyor

0

instagram-clickable-ads2012 yılında Facebook tarafından satın alınan mobil uygulama, reklam hizmetlerini geliştirmek için çalışmalara başladı. 1 Milyar’a yakın aktif kullanıcısı olduğu tahmin edilen fotoğraf paylaşma uygulaması, Apple cihazlarına yönelik reklam çalışmaları yapıyor. Özellikle iPhone 6s ve iPhone 6s Plus ile beraber gelen 3D Touch özelliğinin ön planda tutuluyor. Ayrıca ülkemizde hala kullanıma sunulmayan Apple Pay için de bu çalışmalarını sürdüren Instagram, uygulama içerindeki satın almaları arttırmayı planlıyor.

Instagram, iPhone’lardaki 3D Touch özelliği sayesinde kullanıcıların reklamların üzerine tıklayarak reklam ile etkileşime geçmesini planlıyor. Bu etkileşime giren kullanıcılara çıkan ekran üzerinden Apple Pay ile satın alma seçeneğini de sunacak.

Instagram şimdilik 3D Touch ve Apple Pay ile ilgili testler yaptığı iddiasını reddetse de, mobil ticaret ve reklamlar ile yakından ilgilendiğini saklamıyor. Eğer Instagram, Apple Pay destekli reklamlarını kullanıma sunarsa uygulama üzerinden sadece parmak izi ile alışveriş yapılabilecek. 3D Touch özelliği sayesinde de reklamın üzerine tıklayan kullanıcılar açılan ekrandan daha çok ürünü görüntüleyebilecek.

 

Kaynak: ShiftDelete.net

Toyota’dan yapay zeka için 1 milyar dolar

1

toyota-2015-world-of-toyota-5-things-land-cruiser-focus-image.jpg_tcm-11-381171Sürücüsüz otomobil teknolojilerinin yakın gelecekte otoyolların gerçeği olacağını tahmin etmek artık zor değil. Tesla’nın bu amaçla Model S otomobillerine yüklediği Autopilot uygulaması aslında bu alanda ne kadar büyük yol kat edildiğinin de ispatı.

Autopilot uygulaması sayesinde Tesla’nın Model S otomobilleri, otoyollarda yüksek hızlarda tamamen sürücüsüz ilerleyebilen robotlara dönüştüler. Bu konuda cesur videolar çeken sürücüler, Elon Musk’ı biraz korkuttuğu için Tesla şimdi Autopilot uygulamasının yeteneklerini kısıtlamak üzere hazırlık yapıyor ancak şu da bir gerçek ki, Tesla otomobilleri, koltukta bir sürücü oturmasa bile otoyollarda son sürat hareket edebiliyor ve A noktasından B noktasına hiç kaza yapmadan, hızla ulaşabiliyor.

Henüz yasal olarak otomobillerimizi bu şekilde yapay zekaya teslim etmemiz mümkün değil ancak cesur Tesla sahipleri, biraz da otoyoldaki diğer sürücülerin canlarını da hiçe sayarak bu deneyi gerçekleştirmiş oldular ve bu tehlikeli denemeleri tasvip etmiyor olsak da artık varlıklarını inkar etmek mümkün değil. Kısacası, yapay zeka artık otomobilleri sürmek için bize ihtiyaç duymuyor.

İşte bu gerçek, Toyota’nın da dikkatini çekmiş olacak ki, geçtiğimiz ay MIT ile 50 milyon dolarlık yapay zeka çalışması başlattığını duyuran Toyota, şimdi de yapay zeka çalışmaları için bütçesini 1 milyar dolara yükselttiğini duyurdu.

Toyota’nın başkanı Akio Toyoda’nın yaptığı açıklamaya göre, Toyota önümüzdeki 5 yıl boyunca yapay zeka çalışmalarına 1 milyar dolar bütçe ayıracak. Böylece sürücüsüz, akıllı otomobilleri tüm güvenlik gerekleriyle birlikte trafiğe çıkacak hale getirebilecekler. Ya da diğer bir deyişle, Tesla’nın cesurca sergilediği Autopilot gövde gösterisinden sonra Toyota da sürücüsüz otomobil teknolojilerinde söz sahibi olduğunu göstermek için önümüzdeki beş yıl boyunca 1 milyar dolar para harcayacak ve muhtemelen bu sırada geliştirilen teknolojiler yıldan yıla piyasaya sürülecek. Yani önümüzdeki yıllarda Toyota otomobillerinin otoparktan çıkıp önümüze kadar sürücüsüz olarak geldiğini görebileceğiz, otoyollarda Toyota araçlarının içinde ellerini bırakıp aracın nasıl da kendi kendine ilerlediğini, kavşaklardan nasıl döndüğünü gösteren meraklı sürücülerin YouTube videoları ile karşılaşacağız.

Toyota bu teknolojileri mümkün kılmak için, ABD ordusuna yüksek teknoloji üreten DARPA’nın yöneticilerinden Gill Pratt’ı da işe almış durumda. Gill Pratt’ın yönetiminde kurulacak ilk araştırma merkezinde 200 kişi istihdam edilecek ve bu araştırma merkezi Toyota için yeni teknolojiler geliştirecek. Stanford Üniversitesi ile işbirliği içinde Silikon Vadisi’nde açılacak merkezin işe başlama tarihi ise Ocak 2016. Yani sadece iki ayı kaldı.

İlk merkezin açılmasının ardından bu kez MIT’in Cambridge kampüsünde ikinci bir araştırma merkezi açılacak.

Pratt’e görei bu merkezlerdeki araştırmaların ilk amacı, kazaları önleyici teknolojiler geliştirmek olacak. Ayrıca, yapay zeka sahibi robotik otomobiller geliştirerek engellilerin de daha rahat otomobil sürmesine yardımcı olacaklar.

Google Fotoğraflar için online video düzenleme yeteneği

0

google photosGoogle’ın Fotoğraflar uygulaması özellikle Android kullanıcıları için hayatı kolaylaştıran ve tüm fotoğraflarını kolayca depolayabildiği yararlı bir araç.

Google şimdi Fotoğraflar uygulamasına, videoları online olarak düzenlemeyi mümkün kılacak araçlar eklemeye hazırlanıyor. Böylece cep telefonu ile kayıt edilip Fotoğraflar uygulamasına gönderilen videoların başındaki ve sonundaki istenmeyen bölümleri çıkarmak, videoları kesip yapıştırmak, üzerine efektler, metinler eklemek ve online olarak çok hızlı şekilde biçimlendirilmiş videolar üretmek mümkün olacak.

Bu yeni yeteneklerin mümkün olabilmesi için Google video düzenleme uygulaması Fly Labs’ı satın aldı. Google’ın açıklamasına göre, Fly Labs üç ay daha AppStore’da indirilmeye açık olacak. Ardından Appstore’dan kaldırılacak. Eskiden uygulamayı indirmiş ve kullanmaya başlamış olanlar, uygulamayı kullanmaya devam edebilecekler ancak artık güncelleme alamayacaklar. Uygulamanın güncel hali ise Google Fotoğraflar uygulaması içinde kullanıma açık olacak.

Dünyanın ilk ve tek “akıllı devriye”si

0

ekinAkıllı kent ve trafik sistemleri çözümlerindeki başarılarıyla Türkiye ve dünya liginde önemli bir oyuncu haline gelen ekin Technology, Amerika’yı gezerek gerçekleştirdiği Road Show ile ekin Patrol’ü tanıttı. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ekin Patrol’ün seyir hem de park halindeki araçların plaka ve hız tespitindeki başarı oranı, tüm polis departmanları tarafından en çok takdir edilen, şaşırtıcı ve heyecan verici sonuçlarından biri oldu. ekin Technology bu özellikleri ile alanında tek olan ürünün satışı için Amerika’da ilk temsilcilik anlaşmasına imza attı.

ekin Patrol’ün Amerika gezisinin son durağı güvenlik sektörlerindeki uluslararası katılımcı ve ziyaretçileri bir araya getiren ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama’nın da katıldığı uluslararası IACP Fuarı oldu. IACP’de, dünyanın prestijli elektrikli otomobil markası Tesla üzerinde dünyanın ilk ve tek akıllı devriyesi ekin Patrol’ü tanıtan ekin Technology, polislerin gönlünü bir kez daha fethetti. Patrol’ün araç içi kullanımının sadece bir tablet ile yapılıyor olması da polisler tarafından en çok beğenilen özellikleri arasında yer aldı. ekin Technology’nin fuarda ilgi gören diğer ürünleri ise, plaka tanıma (Micro Plate) ve yüz tanıma (Face Recognation) oldu.

İkinci davet alındı!

Akıllı trafik ve akıllı şehir sistemleri kurmak amacıyla yaptıkları çalışmanın Türkiye ve dünyada almış olduğu olumlu yorumlardan memnuniyet duyduklarını belirten ekin Technology Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin, “Amerika’nın çeşitli eyaletinde sunduğumuz ilk ekin Patrol uygulama gösteriminden sonra aldığımız olumlu yorumlar, bizi onurlandırdı. Ürünün satışı için yaptığımız anlaşma ile bu başarıyı taçlandırdık ve önümüzdeki sonbaharda ikinci sunumları gerçekleştirmek için de davet aldık. IACP’de gördüğümüz ilgi bizleri daha büyük başarılara ulaşmamız için motive ediyor. Başarımızıfarklı coğrafyalara da taşıyarak büyümeye devam edeceğiz” dedi.

Meksika ve Ottowa’da ofis açtı, Amerika’da ilk temsilcilik anlaşmasını imzaladı

Amerika kıtasında New York ve Ottowa’da ekin Technology ofisleri açtıklarını da sözlerine ekleyen Ekin, “Yeni temsilciliklerimizle bölgedeki gücümüze güç kattık. Amerika’nın Alaska’dan sonraki en büyük ikinci eyaleti olan Teksas’ta, Teksas ve Meksika bölgeleri için de ilk temsilcilik anlaşmasını imzaladık. Bu anlaşma ile bölgede ekin Akıllı Trafik Sistemlerinin satış ve pazarlama çalışmalarının hız kazanmasını hedefliyoruz.’ dedi.

Facebook fotoğrafları sese çevirmeye başladı

0

facebook photoFacebook’un uzun süredir yapay zeka teknolojileri üzerinde çalışma yaptığı biliniyordu. Şirketin CEO’su Mark Zuckerberg geliştirdikleri teknolojiyi kendi profilinde paylaştı.

Henüz geliştirme sürecinin başında olan teknoloji oldukça başarılı sonuçlar vermiş. Görme engelli kişiler için engelleri kaldırmayı amaçlayan bu teknoloji bir fotoğraf içerisinde ne oldunu sesli olarak aktarıyor.

Fotoğraflara yapılan yorum ve beğenileri de sesli olarak aktaran teknoloji fotoğrafları “ağaç, gökyüzü, yakın çekim” gibi açıklayıcı kelimeler ile aktarıyor.

Videonun kendisine ilham verdiğini söyleyen Zuckerberg, “Yapay zekamız bir fotoğrafa bakarak fotoğrafta neyin olduğunu anlayıp size anlatabiliyor.” dedi ve teknolojinin ilerleyen zamanlarda çok daha akıcı hale geleceğini açıkladı.

 

Kaynak: Shiftdelete.net

Epson’dan son sürat tarayıcı

0

WorkForce-DS-860-lifestyleÇift taraflı A4 beslemeli model, dakikada 65 sayfa / 130 görüntüye ulaşan tarama hızı ile 300 dpi’de renkli tarama yapma özelliğine sahip.

Hızlı ve kolay belge iş akışı için ideal olan DS-860, JPEG sıkıştırma özelliği sayesinde büyük hacimli tarama işlemlerini çok süratli sonuçlandırıyor. Ayrıca ReadyScan teknolojisiyle taramadan önce ısınma süresine ihtiyaç da duyulmuyor.

Belge yönetimi ve bulut sistemlerine sorunsuz entegrasyon

Epson Document Capture Pro ile DS-860’ı belge yönetim sistemine kolaylıkla dahil ederek iş akışını hızlandırıp, taranan bilgileri yakalayıp dönüştürmek ve belge doldurma sistemine dağıtmak mümkün. Buna ek olarak barkod tanıma ve bölgesel OCR özellikleri, dosya adlandırma ve klasör oluşturma gibi yüklü belge süreçlerini otomatikleştirmeye yardımcı oluyor.

Tarama yazılımı dahil

Epson Scan, metin zenginleştirme ve otomatik çarpıklık giderme dahil birçok gelişmiş belge görüntüleme özelliği sunuyor. Epson DS-860 ile .docx, .xlsx ve .pptx. formatlarında tarama yapmak mümkün.

TEMEL ÖZELLİKLER:

Yüksek tarama hızı: 300dpi renklide bile dakikada 65 sayfa / 130 görüntüye kadar yüksek tarama hızı.

Belge yönetimi ve bulut sistemine sorunsuz entegrasyon: Document Capture Pro

Çok çeşitli sürücü desteği: WIA, TWAIN ve ISIS

Daha hızlı işleme: JPEG donanım sıkıştırma

Tavsiye edilen perakende satış fiyatı: 1.209$+KDV

Software AG’den yeni webMethods sürümü

0
software ag
software ag

Hibrit bağlantı, bulut bağlantısı ve orkestrasyon kabiliyetlerinin artırıldığı V9.9 sürümü, dijital dönüşüm sürecine giren Software AG müşterilerinin BT ortamlarını güçlendiren çevik uygulamalar geliştirmesini sağlarken, aynı zamanda yeni iş fırsatlarını benzersiz bir hız ve verimlilikle yakalayabilmelerini sağlıyor.

Müşteri ilişkileri yönetiminde Her Şeyin İnterneti, makineden makineye iletişim (M2M) ve gerçek zamanlı olay işleme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanım kolaylığıyla öne çıkan kapsamlı BT entegrasyon çözümleri de gittikçe önem kazanıyor.

“Dijital İşletme unvanını elde etmiş bir şirket, önüne çıkan yeni iş fırsatlarını değerlendirebilmek için gerçek zamanlı operasyonel verilere ve geçmişe dönük tüm verilere ulaşabilmelidir” diyen Software AG CTO’su Wolfram Jost, bunun için hem şirket içindeki yerleşik sistemlerde hem de özel ve genel bulut üzerinde çalışan uygulamalarda, benzersiz bir entegrasyon ve karmaşık bir orkestrasyonun hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “webMethods 9.9, işletmelerin bu süreci çok kısa sürede, güvenli bir şekilde tamamlayabilmelerini sağlıyor.”

Salesforce için en kapsamlı bağlantı seçeneklerini sunan webMethods 9.9 sürümünün sunduğu diğer yenilikler ise şöyle:

  • Microsoft Dynamics, Sage, Magento ve Zuora gibi popüler uygulamalar için geliştirilmiş bağlantı paketleri
  • Bulut bağlantısı için eklenen 20’den fazla yeni bulut konektörü
  • REST meta veri arama ve Salesforce Lightening Connect için Odata 2 desteği gibi gelişmiş özellikler, webMethods’ı, modern bulut ortamlarında kullanılan uygulamalara bağlantı sağlayan piyasadaki en sağlam platform haline getiriyor.
  • Software AG’nin entegrasyon iş ortakları için geliştirilen Drummond sertifikalı AS4 modülü
  • MDM kullanıcılarına özel yeni Data Stewards kullanıcı arayüzü, bağlamsal kullanıma ve veri setlerinin geliştirilmiş bir şekilde filtrelenmesine olanak tanıyor.
  • Birbiriyle bağlantılı birden fazla veri nesnesini idare etme gibi karmaşık işlemler için geliştirilen API desteği

 

webMethods 9.9 içinde yer alan yeni API Cloud ise, tam API sürüm belirleme ve self-servis yapılandırma özelliği sunuyor. Yeni API portalı, bundan böyle Software AG müşterilerinin işbirliğine dayalı projelerini geliştirirken, aynı zamanda API’lerin doğrudan içeri aktarılmasını sağlayacak. Yeni bulut, API’ler için bağımsız bir portal ile birlikte üçüncü parti entegrasyon eklenti noktaları sunacak.

RAML ve SWAGGER standartlarını destekleyen API Cloud, bugün piyasadaki en kapsamlı AI platformu olarak öne çıkıyor. Mevcut dolayımlama ve mesajlaşma kabiliyetlerini yeni çıkan API kabiliyetleriyle birleştiren webMethods, API’lerin yönetimini, güvenliğini ve denetimini kapsayan bütüncül bir çözüm olarak Software AG kullanıcılarının karşısında.

Yeni canlı yayın platformu YouNow

0

YouNow-Adi-Sideman-Live-Streaming-Stream-Con-NYCDünyada gün geçtikçe moda haline gelen sosyal ağlardan YouNow Türkiye pazarına giriş yaptı. Şimdiden birçok ünlünün canlı yayın yaptığı YouNow yaklaşık 4 yıldır faaliyet gösteriyor. Bu süre zarfında, dünyanın en önemli yatırım kuruluşlarından Venrock ve Oren Zeev’den sonra geçen ay Comcast Ventures firmasından 15 milyon dolarlık yeni bir yatırım desteği aldı.

YouNow, canlı yayın yapılmasını sağlayan bir sosyal ağ olmasının yanı sıra kullanıcıların kendisini ifade edebildiği ve sosyal ulaşımı sağlayan yeni bir eğlence kanalı yaratıyor. Aplikasyonu indirerek Facebook, Twitter veya e-mail adresi ile giriş yapan herkes, YouNow’da canlı yayın yapma fırsatı yakalamanın yanı sıra istediği kanalların takipçisi olabiliyor.

YouNow, canlı yayına başka bir takipçinin veya izleyicinin bağlanmasına olanak sağlayarak diğer sosyal ağlardan farklılığını ortaya koyuyor. Bir ayda 100 milyon üzerinde kullanıcının oturum açtığı YouNow günde 50.000 saatin üzerinde canlı yayını izleyiciler ile buluşturuyor. Başka bir izleyiciyi yayınına konuk alarak fark yaratanYouNow’da günde ortalama 150,000 yayın yapılıyor. YouNow, ortalama 20-50 dakika arası kesintisiz canlı yayın yapılmasını sağlıyor. Ortalama 26 yaş altı Z jenerasyonu kullanıcılarının aktif olarak katıldığı YouNow benzersiz bir canlı yayın deneyimi yaşatıyor.

Canlı yayındaki sanal ürünleri ile birlikte yayın yapanlara fayda sağlayan bir gelir modeline sahip olan YouNow, yarattığı sanal para birimi “Bar”lar aracılığıyla kullanıcılar ve takipçileri arasında direkt iletişim kurulmasını sağlıyor. Takipçiler veya izleyiciler favorisi olan performansları YouNow üzerinden sanal ürünleri satın alarak destekleyebiliyor.

The Huffington Post, Buzfeed ve gençlere yönelik içerik üreten Refinery 29’da genç takipçilere ulaşmak için YouNow’dan canlı yayın yapmayı tercih ederken Amerikalı birçok müzik sanatçısı da yeni albümlerinin lansmanlarını YouNowda gerçekleştiriyor. Genç yeteneklerin keşfedilmesini de sağlayan YouNow’da Youtuber’lar canlı performanslarını hayranları ile bir araya getiriyor. Grammy Ödüllü müzik grubu Pentatonix, son çıkardığı albümünü YouNow üzerinden canlı yayın yaparak tanıttı. Yayın sırasında takipçileri ile beraber şarkı söyleyip, takipçilerinden gelen soruları cevaplayan grup, ITunes sıralamasında 1 numaraya yükseldi.

YouNow’un Türkiye’deki gelişimi için YouNow Türkiye İş Geliştirme Müdürü Eda Levent: “ Dünya çapında büyük bir ivme ile gelişen YouNow’da bir ay içerisinde yaklaşık 100 milyon üzerinde kullanıcı oturum açıyor ve günlük 150.000 canlı yayın yapılıyor. Kullanıcılarımız diğer sosyal ağlardan daha fazla YouNow’da zaman geçiriyor. Ayrıca, canlı yayın sırasında başka bir izleyicinin yayına katılmasını sağlayan alt yapımız ile eğlenceyi sıra dışı bir deneyim olarak sunabiliyoruz. Gençlerin nüfus içerisindeki sayılarının artması ve online paylaşımlara olan eğilimleri açısından Türkiye, bizim için oldukça önemli” diyor.

 

E-ticaretin CEO’ları buluşuyor

0

eticaretDünyanın önde gelen eposta, kişisel ürün tavsiye, sosyal ve mobil pazarlama çözüm sağlayıcılarından Avusturya merkezli teknoloji şirketi Emarsys, 11 Kasım Çarşamba günü saat 19:00’da düzenlenecek seminerde, e-ticaret sektörünün 3 önemli ismini ağırlayacak. Kliksa Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Gittigidiyor Genel Müdürü Öget Kantarcı ve Markafoni CEO’suİlker Baydar’ın konuk olacağı buluşmada, son yılların en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan e-ticaret sektörüyle ilgili merak edilen tüm detayların yanı sıra sektörün 2015 performansı ve geleceği masaya yatırılacak.

Katılımın ücretsiz olduğu ve Workinton’da (Levent 199 Binası, Büyükdere Cad. No: 199) düzenlenecek buluşmaya katılmak isteyenler, http://bit.ly/1RxinW4 adresinden ücretsiz kayıt olabilecek.

Microsoft ve Red Hat’tan kurumsal işbirliği

0

microsoft redhatMicrosoft ve Red Hat, kurumsal bulut çözümleri alanında işbirliklerini açıkladı. İşbirliği kapsamında Red Hat çözümleri Microsoft Azure üzerinden müşterilere sunulacak. Şirketler bu ortaklık ile daha fazla seçenek ve esneklik sunarak müşterilerin hibrit buluta geçmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Açıklamada öne çıkan önemli nokta Microsoft’un Microsoft Azure üzerinde çalışan kurumsal Linux iş yükleri için Red Hat Enterprise Linux işletim sistemini sunacak olması. Ayrıca Microsoft ve Red Hat,özel ve herkese açık bulut sistemlerinde kullanılan Red Hat yazılımı ile çalışan uygulamaların yapımı, kurulumu ve yönetimi için geliştiricilerin, ISV’lerin ve kurumların ortak ihtiyaçlarını karşılamak için de birlikte çalışacak.

 

İki şirketin işbirliğinden ortaya çıkan sonuçlar şunlar:

·         Red Hat çözümleri, Microsoft Azure müşterileri için doğrudan kullanılabilecek. Gelecek haftalarda Microsoft Azure, Red Hat sertifikası almış bir bulut ve servis sağlayıcısı olacak. Böylece müşteriler, Red Hat Enterprise Linux uygulamalarını ve iş yüklerini Microsoft Azure üzerinden çalıştırabilecek. Red Hat Cloud Access üyeleri de kendilerine ait sanal makine kopyalarını Microsoft Azure üzerinden çalıştırabilecek. Microsoft Azure müşterileri ayrıca Red Hat JBoss Kurumsal Uygulama Platformu, Red Hat JBoss Web Server, Red Hat Gluster Depolama ve OpenShift, Red Hat’in servis olarak platformu gibi Red Hat’in oldukça geniş yelpazeye sahip uygulama platformunun avantajlarından da faydalanabilecek. Microsoft ve Red Hat gelecek aylarda kullandığın kadar öde yöntemi ile Red Hat On-Demand hizmetini de sağlamayı planlıyor. Bu şekilde Red Hat Enterprise Linux kopyaları Azure Mağazası’ndaki yerini alacak.

·         Hibrit ortamları için kurumsal seviyede entegre edilmiş destek. Herkese açık bulutta daha önce yapılmış ortaklıkların aksine, bu ortaklık ile müşterilere birbirleriyle entegre edilmiş Microsoft ve Red Hat hizmetleri ile platformlar ve şirketler arası destek verilecek. Destek takımlarının aynı anda harekete geçirilmesi ile bulut hızında basit ve kusursuz bir deneyim sunulacak.

·         Hibrit bulut kurumlarında birleşik iş yükü yönetimi.Red Hat CloudForms, Microsoft Azure ve Microsoft System Center Virtual Machine Manager ile birlikte çalışacak. Böylece Red Hat CloudForms müşterileri Red Hat Enterprise Linux işletim sistemini hem Hyper-V hem de Microsoft Azure üzerinden yönetebilecek. Red Hat CloudForms tarafından Azure iş yüklerinin yönetimi için desteğin de birkaç ay içerisinde gelmesi bekleniyor. Böylece System Center kapasitesi Red Hat Enterprise Linux yönetimini de sağlayacak şekilde genişletilmiş olacak.

·         Yeni nesil uygulama geliştirme kapasitesi için .NET uygulama geliştirme platformunda işbirliği yapılacak.Nisan ayında Microsoft ,.NET ön izlemesinin Linux’ü de kapsayacak şekilde genişletildiğini açıklamıştı. Bu sayede geliştiriciler içerisinde Red Hat OpenShift ve Red Hat Enterprise Linux gibi ürünlerin de yer aldığı ve Microsoft ve Red Hat tarafından ortak şekilde desteklenen Red Hat ürünleri genelinde .NET teknolojilerine erişebilecek. Red Hat Enterprise Linux, Linux üzerindeki .NET Core için referans işletim sistemi olacak.

İşbirliği ile ilgili açıklama yapan Microsoft’un Bulut ve Kurumsal Birimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Scott Guthrie, “Bu ortaklık; kurumlar, ISV’ler ve geliştiriciler için güçlü bir kazanım olacak. Bu ortaklık ile bulut için eşsiz bir seçenek ve esneklik sunarakmüşterilerimizin hibrit bulut kurulumlarında ihtiyaçlarını karşılıyor ve bu sayede daha fazlasını yapmalarına imkan veriyoruz. Tüm bunları yaparken kurumların talep ettiği sıkı güvenlik ve ölçeklik gerekliliklerini de karşılıyoruz.” dedi.

Red Hat Ürün ve Teknolojiler Başkanı Paul Cormier ise açıklamasında, “Veri merkezi heterojendir, bulut ise hibrit. Red Hat ve kurumsal bulut iş yüklerindeki lider şirketin ortak güçleri sayesinde kazananlar müşterilerimiz olacaktır. Müşterilerimizin hibrit bulutta karşılaştıkları ortak sorunları çözmelerine yardımcı olmak için bir araya geldik. Birlikte, müşterilerimizi desteklemek amacıyla teknolojilerimiz için en kapsamlı destek anlaşmasını sunuyoruz.” dedi.

Yeni nesil yolculara ulaşmanın yolu

0

travel-solutionsYolcuların, demografik ölçütlerden ziyade değerleri, davranışları ve talepleri üzerinden tanımlandığı günümüzde hava yolu şirketleri ve diğer seyahat kurumları, kişisel ihtiyaçlara uygun ‘satın alma deneyimleri’ yaratabilmek için verilerden ve sosyal medya bilgilerinden yararlanmalı.

“Geleceğin Gezgin Grupları 2030: Seyahati daha cazip hale getirmek” raporunun ana bulgularından biri bu. Amadeus Bilgi Teknolojileri Grubu adına, araştırma şirketi Frost & Sullivan tarafından kaleme alınan rapor, seyahat şirketlerine, 2030 yılı itibarıyla ortaya çıkması beklenen altı yeni gezgin grubunun talep ve ihtiyaçlarını nasıl karşılayacakları konusunda yol gösteriyor. Araştırma, hava yolu şirketleri ve tamamlayıcı hizmet sağlayıcıların gelecekte çok daha etkili satış stratejileriyle yolcuların isteklerinenasıl daha iyi cevap verebileceklerini ayrıntılarıyla açıklarken, yolcu verilerinin daha iyi değerlendirilmesi, yeni teknolojiler ve giderek artan satış kanalları sayesinde 2030’a dek seyahatin nasıl değişeceğini de ortaya koyuyor.

Rapor aynı zamanda, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet paketlerinin, seyahat sağlayıcı ile yolcu arasında kesintisiz iletişimin ve sorunsuz satın alma sürecinin geleceğin yolculuk tecrübesini şekillendireceğine dikkat çekiyor. Bununla beraber ortaya çıkacak satış kanallarını, daha kapsayıcı bir tecrübe sunan, keşif amacıyla kullanılacak “ilham” kanalları (akıllı telefon, tablet, sanal gerçeklik başlığı) ve özet içerikle satın almaya odaklanan “enformasyon” kanalları (akıllı saat, sanal gerçeklik gözlüğü ve hizmet robotları) olarak ikiye ayırmak mümkün.

Bu gelişmeler ışığında veri, hava yolu şirketlerinin en önemli kaynağı haline gelecek. En iyi veri toplayan ve bu verileri en iyi şekilde kullanan firmalar rekabette bir adım öne çıkacak.

Bunların yanı sıra rapor yeni veri toplama teknoloji ve tekniklerinin önümüzdeki 10 yılda seyahat tecrübesinin daha da kişiselleştirilmesine nasıl katkıda bulunacağını gün yüzüne çıkarıyor.

Amadeus Hava Yolu BT Stratejik Pazarlama Direktörü Robert Sinclair-Barneskonuyla ilgili olarak şöyle konuştu: Geleceğin Gezgin Grupları isimli çalışmamızın ilk bölümü, seyahat firmalarının gelecekte kime hizmet edeceklerini tanımladı. Bu rapor ise hava yollarına ve tamamlayıcı hizmet sunan şirketlere, yeni ortaya çıkacak yolcu gruplarına nasıl hazırlanmaları gerektiğine ve seyahatin dokuz aşamasında da onlara nasıl hitap edeceklerine ilişkin pratik tavsiyeler sunuyor. Sonuçta, yolcuların talepleri ve satın alma davranışlarının evrimini anlamak, hava yolu şirketleri ve diğer seyahat firmalarının yeni nesil yolculara daha iyi hizmet sunmalarına yardımcı olacak.”

Frost & Sullivan Baş BİT Danışmanı Lawrence Lundy ise şunları kaydetti: “Şirketler, ‘seyahat’ satan firmalardan müşterilere ‘deneyim’ sunan kurumlara dönüşmek için stratejiler geliştirirken, yeni nesil yolcuların ihtiyaçlarını karşılayacak satın alma deneyimini de kurgulamalılar. Örneğin, 2030 itibarıyla ortaya çıkacak altı yeni gezgin grubundan biri olan ‘Sosyal Medyacılar’, seyahatlerini planlarken sosyal medya ağlarından ilham alırken şirketlerden de yüksek oranda kişiselleştirilmiş hizmet bekler. Seyahatlerinin her anında yeni hizmetlere açık olan bu gezginler, kendilerine öncelik gösterilmesi için ellerindeki verileri memnuniyetle paylaşırlar. Hizmet robotları ve sanal gerçeklik uygulamaları gibi yeni teknolojileri rahatlıkla kullanırlar.”

“Geleceğin Gezgin Grupları 2030: Seyahati daha cazip hale getirmek” çalışması, Future Foundation’ın bu yıl yayınladığı ve 2030 yılı itibarıyla ortaya çıkacak yeni altı gezgin “türü”nü tarif eden Geleceğin Gezgin Grupları 2030: Yarının gezginini anlamak”raporunun devamı niteliğinde.

Kickstarter’da 2 milyar dolar bağış yapıldı

0

kickstarterKickstarter, topluluk fonlama kavramınının geniş kitlelere yayılmasını ve yeni projelerin daha başlangıç aşamasında fon bularak hayata geçmesini sağlayan mucizevi bir servis olarak hayatımıza girdi.

Kicstarter sayesinde, 2009’dan bu yana hayatımıza sayısız yeni ürün girdi. Nest, Oculus Rift, OnePlus One, Peeble gibi markalar Kickstarter’da doğdu. Sayısız donanım ürününün yanında çok sayıda video oyunu da onlarca milyon dolar bağış aldı. Google’ın yakında piyasaya sürmesini beklediğimiz modüler telefon gibi, teknolojide devrim yaratma potansiyeli olan ürünlerin de çıkış noktasının Kickstarter olduğunu unutmayalım.

2009 yılında yayına giren Kickstarter’da bugüne kadar yapılan bağışların toplamı 2 milyar doları buldu ve bu rakam hızla artıyor. 2009-2015 arasında sadece 1 milyar dolar toplam bağış rakamına ulaşılmışken 2015 yılında bu rakama bir milyar dolar daha eklendi. 2016’da toplam rakamın 4-5 milyar doları bulması ise hiç sürpriz olmayacak.

Yani kısacası, Kickstarter dünyanın en büyük girişim sermayesi kaynaklarından biri olarak çalışıyor ve ne zaman yeni, etkileyici, güzel fikre sahip bir girişimci kendine sermaye arayacak olsa, fikrini Kickstarter’da halka açıp bağış toplayarak fikrini hayata geçiriyor.

Ancak ne yazık ki, dünyanın neredeyse tümü bu dev kaynaktan yararlanıp yeni girişimler başlatsa da Türk girişimciler Kickstarter’da, uzun süre “Türkiye’den bu sisteme katılamazsınız,” mesajı aldılar. Bunun nedeni de elbette Kickstarter kurucularının Türk düşmanlığı değildi. Sorun, bizim internet kullanıcılarımızın saldırgan yapısından ve sorumsuzca proje geliştiren girişimci zihniyetimizin düşüncesizliğinden kaynaklandı.

Kickstarter’ın, bağış paralarını alıp kaçacak üçkağıtçı proje sahiplerine veya fizibilitesi iyi yapılmamış ve yarı yolda patlayacak boş projelere karşı bağış yapan kullanıcılarını koruma içgüdüsüyle Türkiye’ye uzun süre hizmet vermediğini biliyoruz.

Kickstarter henüz yeni yeni Türk girişimcilere kapısını açtı. Bugünden sonra Türk girişimciler de yeni fikirleri için milyarlarca dolar büyüklüğündeki bu bağış kaynağından yararlanabilecekler ancak korkum şu ki, kısa yoldan zengin olma meraklısı birkaç üçkağıtçının Kickstarter bağışçılarını dolandırmaya kalkması halinde, Kickstarter’ın yine Türklere kapanması olasılığı hiç küçük değil.

Umarım bu senaryo gerçekleşmez ve bizim ülkemizden de Peeble, OnePlus One, Oculus Rift veya benzeri başarılı projeler çıkarak ekonomimize faydalı olurlar.

YouTube’a sanal gerçeklik desteği geldi

0

google cardboardSanal gerçeklik videoları, kullanıcıların sanal gerçeklik gözlükleri ile rahatça izleyebilecekleri ve görüntünün kullanıcının baktığı yöne çevrilebildiği videolar olarak biliniyor. Aslında Google 360 derece çekim açısına sahip videolara bir süredir yer veriyordu ancak bunlar tam anlamıyla sanal gerçeklik videoları kabul edilmiyordu. Videoların tam anlamıyla sanal gerçeklik formatında olması için, sanal gerçeklik gözlükleri veya Google’ın Cardboard gibi sanal gerçeklik platformalarını destekliyor olması gerekiyor.

Google şimdi, YouTube üzerinde, Android telefonların sanal gerçeklik gözlüğüne dönüşmesini sağlayan CardBoard platformunu destekleyen videolara yer vereceklerini açıkladı. Böylece CardBoard sistemi ile Android telefonunu sanal gerçeklik gözlüğüne çeviren kullanıcılar, videoların içinde rahatça dolaşabilecek başlarını çevirerek görüntüyü diledikleri yöne çevirebilecekler. YouTube’da bu yeni sisteme sahip videoların üzerinde özel bir CardBoard simgesi olacak, böylece kullanıcılar bu videoları CardBoard sistemiyle izleyebileceklerini anlayabilecekler.

 

Uber, misafirlerinizi evine bırakacak

0

ubereventsKişisel veya kurumsal kutlama organizasyonları, partiler, toplantılar, davetler sadece organizasyonun yapıldığı alandaki hizmetlerle değil, organizasyona ulaşmak ve sonrasında organizasyondan ayrılmak gibi detaylarla da değerlendirilir. Misafirlerinizin partinize/toplantınıza/davetinize “ulaşımı çok zor bir lokasyonda” bahanesiyle katılmadığını görmek canınızı çok sıkabileceği gibi bu tür organizasyonlar için özel toplu taşıma servisleri kaldırmak da kimi zaman misafirleri rahatsız edebilir.

Bu gibi durumlar için Uber şimdi, UberEvents isimli yeni bir servisi hizmete sokuyor. UberEvents ile bir organizasyon sahibi, ulaşım desteği vermek istediği misafirine özel bir kod yolluyor. Bu kodu kullanan misafir sadece kendine özel bir Uber aracı çağırarak organizasyon noktasına veya mekandan evine ulaşım sağlayabiliyor.

Organizasyon sahipleri, sadece kullanılan kodlar için Uber’e ödeme yapıyor, böylece kodu kullanmak yerine kendi aracı/imkanları ile organizasyona katılanlar için fazladan ödeme yapmak gerekmiyor. Ayrıca kullanılan her kodun hangi noktadan hangi noktaya ulaşım için kullanıldığı ve kod sahibinin ulaşım kodunu kullandığına dair onay gibi detaylar da organizasyon sahibine iletiliyor. Böylece Uber şoförlerinin kod sistemini kötü amaçlı kullanmasının önüne geçiliyor.

Yeni sistem şimdilik sadece ABD’de geçerli ancak dünyanın her yerinde şirket toplantıları, basın davetleri, lansmanlar, bayi toplantıları, tıbbi  kongreler gibi organizasyonlarda sık sık ulaşım ihtiyacı yaşanıyor.

Commvault Veri Platformu, Nutanix Invisible Infrastructure ile birleşiyor

0

commvault-logo_w_5002Commvault’un yeni yazılımında yapılan yeniliklerle, Commvault ve Nutanix ortak kurumsal müşterileri oldukça değişken ve hızla ilerleyen küresel iş ortamlarında veri ve bilgi yönetimi konusunda gelişen zorlukların üstesinden gelebilecek.

Snapshot’lar verileri, sanal makineleri ve uygulamaları kurtarmanın en hızlı ve en etkin yolu olarak uzun süredir kabul görmüş durumda, Commvault Veri Platformunun Nutanix XCP ile entegrasyonu da hiper birleşik altyapı (HCI) yığınındaki snapshot’ların kullanımı hızlandırmaya yardımcı oluyor. Bunun sonucu olarak, snapshot yönetiminin karmaşık yaşam döngüsü, artık yeni çözüm içerisinde tek bir sorunsuz çerçevede entegre edildi, böylelikle felaket kurtarma ve veri erişiminin iyileştirilmesi için işletmelere hizmet sunumunu kolaylaştırıyor. Commvault Veri Platformundaki bu yenilikler, mevcut hypervisor ortamlarla toplam verimliliği ve ölçeği iyileştirmek amacıyla küresel müşterilerin %100 yazılım tabanlı HCI’ya gösterdiği artan talebi karşılamaya yardımcı olacak.

şteriler geleneksel IT altyapılarının sağladığının da ötesinde veri erişilebilirliği ve kurtarmasına yönelik verimli ve ölçeklendirilebilir hizmetleri sunan ortaklarla daha önce hiç olmadığı kadar çalışmak istiyorlar. Nutanix tabanlı snapshot’ların hızı ve rahatlığını entegre ederek, Commvault’un otomatik endeks ve arama kabiliyetleri ile kurumsal müşteriler iş ihtiyaçları ve devam eden sürekliliğe uygun olarak hızla kurtarma yapmasını sağlayabilecek.

Devlette, değişime uyum sağlayabilmemiz için çok fazla esnekliğe ihtiyacımız var,” diyen California’nın San Mateo Bölgesi Bilişim Daire Başkanı Jon Walton, “iş gereksinimleri, değişken, satın alma ve finansman için takvim çok uzun ve biz de vergi mükelleflerinin paralarının iyi harcandığını düşünmelerini istiyoruz. Commvault’un VMware, Microsoft ve Nutanix gibi kilit altyapı ortaklarıyla entegrasyonu, birbiriyle bağlantılı teknolojileri kaldıraç olarak kullanmak, yatırımlarımızı maksimize etmek ve son kullanıcılarımıza maliyet etkin bir çözüm sunmak için ihtiyaç duyduğumuz çevikliği bize verirken istediğimiz iş sonuçlarına ulaşmamızı sağlıyor” diye kaydetti.

Commvault’un Nutanix müşterileri için sektörde kabul gören veri koruma ve kurtarma çözümlerini sunduğunu ifade eden Nutanix Stratejik İttifaklar ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Venugopal Pai, Commvault’la olan ilişkilerinin, müşterilerin pazarla ilgili sorunlarını çözüme kavuşturan inovatif çözümler sunmak için stratejik ortaklarla çalıştıklarının başka bir net örneği olduğunu vurguladı.

Yeni nesil yazılım ve platformumuz Commvault’un Nutanix kullanan müşterilerine ortağımızın çözümü ile tamamladığımız snapshot ve veri yönetimi için tamamen koordine edilmiş bir çözüm sunuyor,” diyen Commvault Çözüm Pazarlama ve Teknik İttifaklar Kıdemli Direktörü Don Foster, sözlerine şöyle devam etti: “Ayrıca, IntelliSnap teknolojisi, Nutanix ortamlarında uygulama farkında olan donanım snapshot kopyalarının oluşturulmasını otomatikleştiriyor ve komut dizisi ve benzeşmeyen snapshot’ların derlenmesine, yedek ve kurtarma araçlarına ihtiyaç duyulmaksızın dosyaların, veri tabanlarının veya sanal makinelerin kurtarılmasını basitleştirmek üzere snapshot verilerini katalogluyor. En nihayetinde, bu sayede müşterilere sadece veri kaybında değil aynı zamanda geliştirme, test ve analitik sorgulamalarda da hızlı erişim ve kurtarma imkanı tanınmış olacak”.

GE Türkiye İnovasyon Merkezi açıldı

0
GE Dijital Dünya Başkanı Bill Ruh
GE Dijital Dünya Başkanı Bill Ruh

General Electric (GE), 4 Kasım Çarşamba günü İstanbul Teknopark’ta GE Türkiye İnovasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. GE Dijital Dünya Başkanı Bill Ruh, GE Orta Doğu Kuzey Afrika ve Türkiye İnovasyon Başkanı Rania Rostom ve GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy’un katılımıyla gerçekleşen açılışta endüstrilerde inovasyonun itici gücüne ve büyüyen ekosistemiyle Türkiye’nin bölgede sahip olduğu büyük potansiyeline vurgu yapıldı. GE Türkiye İnovasyon Merkezi’nin temel hedefleri, ekosistem dahilinde yerel inovasyonu teşvik etmek, endüstrilerin karşılaştığı zorluklarının aşılmasına iş birlikleri yaparak yardımcı olmak ve müşterilerin üretimlerini ve operasyonel verimliliklerini artırmak için ileri üretim teknikleri ve endüstriyel internet çözümleri sunmak olacak.

GE Türkiye İnovasyon Merkezi’nde tam donanımlı bir GE Sağlık ve Yaşam Bilimleri Laboratuvarı, GE Garaj atölyesi; enerji, sağlık havacılık, su, petrol ve gaz, ulaşım ve aydınlatma sektörleri hakkında Endüstriyel İnternet çözümleri ve Türkiye’deki potansiyel uygulama alanlarına dair bilgiler; akademik yayınlara erişim ve GE patent kitaplığı bulunuyor.

GE Türkiye İnovasyon Merkezi açılışında, GAMA ve GE, GAMA’nın Kırıkkale Doğalgaz Kombine Çevrim Santralıve Kırkağaç, Sares, Karadağ ve Gökres Rüzgar Santrallerinde pilot olarak GE’nin yazılım çözümlerini kullanması çerçevesinde bir işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında GE ve GAMA; operasyon, bakım, yakıt tüketimi, plansız duruş ve emisyon maliyetlerini azaltmak için operasyon ve bakım faaliyetlerini iyileştirme, ekipman verimliliği ve varlık yönetimi üzerine çalışmalar yürütecek.

Endüstriyel İnternet Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerini destekliyor
Son 10 yılda Türkiye’deki elektrik tüketimi yüzde 78 arttı ve 2020 yılına kadar ülkenin enerji ihtiyacı her yıl yüzde 6 ile 8 arasında bir oranda artış gösterecek. 2014 yılında Türkiye’nin dışarıdan aldığı enerjinin maliyeti 50 milyar doları buldu ve 2013 yılından itibaren endüstriyel su tüketimi, Türkiye’nin toplam su tüketimin yüzde 20’sini bulacak. GE Türkiye İnovasyon Merkezi, Türkiye ekonomisinin gelişiminde aktif bir rol oynayacak ve konusunda uzman iş ortaklarıyla birlikte endüstrinin ihtiyacı olan yenilikçi çözümler üzerinde çalışacak. Bu girişimler, Türkiye’nin verimlilik hedeflerini yakalamasına ve Türkiye’nin etkili bir şekilde dijitalleşmesine de yardımcı olacak.

GE Türkiye İnovasyon Merkezi, müşteriler ve paydaşlarla birlikte endüstriyel bir kuluçka merkezi olarak hizmet vermenin yanı sıra iş birliği ve birlikte geliştirmeyi de destekleyecek. Merkez, tüm GE iş kollarının arasında bilgi, teknoloji ve araçlara erişim sağlayan ve şirkete rekabet avantajı sunan GE Store’u da güçlendirecek.

GE Dijital Dünya Başkanı Bill Ruh, GE’nin dijital bir endüstri şirketine dönüştüğünün altını çizerek Endüstriyel Nesnelerin İnterneti’nin önemini vurguladı. GE, makineleri, veriyi ve insanları birbirine bağlayan ve böylece daha iyi, daha hızlı, daha güvenli ve daha güvenilir performans sunan yeni bir endüstriyel çağa liderlik ediyor. Büyük veri analizleriyle birbirine bağlanmış endüstriyel teknoloji olarak tanımlanan Endüstriyel Nesnelerin İnterneti, müşterilere ileri teknolojilere sahip ürün ve çözümler sunuyor.

Bill Ruh, yaptığı konuşmada, “Büyüme ve verimlilik sağlamak için analitik ve öngörülebilir bilgilere odağın artması, konumu itibariyle Türkiye’yi müşteriler için sonuç üreten bir inovasyon üssü haline getirebilir.  Dünyada yeni inovasyon çağında makinelerin, büyük veri analizlerinin ve insanların birbirine bağlantılı hale gelmesi küresel endüstriyi ve altyapıları değiştiriyor” dedi.

GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy, “GE olarak Türkiye’de 65 yıldan fazla süredir faaliyet gösteriyoruz ve inovasyonun gelişimini her zaman destekliyoruz. Yerel çözümler ile inovasyonu teşvik etmek için GE’nin küresel deneyiminden ve bilgi birikiminden faydalanan merkezin, Türkiye ekonomisinin gelişiminde aktif bir rol oynayacağına ve özellikle enerji, sağlık ve LED endüstrilerinde önemli gelişmelere imza atacağına inanıyorum. GE Türkiye olarak merkezde, öncelikli endüstrileri tanımlayarak ve iş birlikleri kurarak müşterilerimiz, üniversiteler, mühendisler, girişimciler ve öğrenciler ile çalışmalar gerçekleştirmek için sabırsızlanıyoruz” dedi.

Merkezdeki GE Sağlık ve Yaşam Bilimleri Eğitim Laboratuvarı Bio-farmatik Teknolojiyi Geliştirecek
 GE Sağlık ve Yaşam Bilimleri Eğitim Laboratuvarı, ilaç geliştirme, protein bilimi ve bio-proses araştırmaları için şirketin en gelişmiş araçlarını ve son teknolojiyi içeriyor. Laboratuvar, Türkiye biyomedikal sektörüne ileri teknik bir eğitim ve gelişmiş teknoloji fırsatının yanı sıra üniversiteler için bio-teknoloji unsurları seviyesinde kurs imkanları sunuyor. Akademik personellere, eczacılıkla ve biyolojiyle ilgili araştırma yapanlara, Ortadoğu’daki ve Rusya’daki GE müşterilerine açık olan laboratuvarda en gelişmiş GE ekipmanları, küçük ölçekli araştırma çalışmaları yapmak mümkün olacak. Aktif bir multidisipliner bilimsel ortamda GE teknolojilerin kullanılması, şirketin yaşam bilimleri araştırmaları kapsamında yeni inovasyonlar ve teknolojiler geliştirmesini hızlandıracak. Türkiye, bugünkü ilaç tüketiminin yüzde 60’ını yerel ilaç üretimiyle karşılamayı planlayarak, hem cihazlar hem de ilaçlar konusunda, sağlık sektöründeki yerli üretim dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.

Huawei 2020 Mobil Genişbant Stratejisi

0

huawei2Huawei, Forum’da ayrıca Hong Kong’un en önemli telekomünikasyon servis sağlayıcısı HKT ile 4,5G özelinde gerçekleştirdiği işbirliğini de özel bir demo ile duyurdu.

Huawei Başkan Yardımcısı ve Dönüşümlü CEO’su Ken Hu, 2015 Global Genişbant Forumu’nda gerçekleştirdiği konuşmada şunları söyledi; “İçinde bulunduğumuz dönemden 2020’ye kadar, 6,7 milyar mobil genişbant kullanıcısını ve 1 milyar hücresel nesnelerin interneti bağlantısını, 1Gbps’lik bağlantı hızı ile desteklemek üzere üç ana hedef belirledik. Bu hedeflerimizin hayata geçmesi için inovasyon odaklı bir iş modeli ve sektörler arası işbirliği son derece önemli. Huawei’nin mobil genişbant stratejisi, spektrum, havasal arayüz, ağ mimarisi, entegre baz istasyonları ve operasyon bazlı kullanıcı deneyimi üzerine kurulu.”
Ken Hu şöyle devam etti, “İnsanların birbiri ile olan bağlantısı, nitelik ve nicelik açısından hayati derecede önemli. Ağ iletişiminin kullanıcı deneyimine dayandığını göz önünde bulundurarak, bu süreçte doğrudan kullanıcıya odaklanmamız da yine tartışmasız derecede önem kazanıyor. Ağ performansına odaklanırken, kullanıcıların ağ deneyimini de her zaman ön planda tutmamız gerekiyor. -Nesnelerin İnterneti Çağı-, mobil telekomünikasyon sektörü açısından da önemli fırsatlar sunuyor. Nesnelerin İnterneti vizyonunu daha iyi anlamak için sektörler arası standartları geliştirmeli ve farklı paydaşlar özelinde, içerik maliyetleri gibi alanlarda bir araya gelmeliyiz. Tüm bu etkenler, pazarın gelişimine katkı sağlayacaktır.”
2015 Global Genişbant Forumu’na, Huawei ve GSMA ev sahipliği yaptı. Organizasyona sektörün önemli kademelerinden 1.000 katılımcı dâhil olurken, bu katılımcıların 200’ü C-Level yönetici konumundaydı. Etkinliğe, mobil operatör şirketleri, sektör paydaşları ve medya temsilcileri katıldı.
Katılımcılar, organizasyon boyunca daha bağlantılı bir dünyanın temellerini atmak için, mobil genişbant özelinde, 4,5G çözümlerinin gelecekte sektöre sunacağı fırsatları birlikte değerlendirme fırsatı buldular.

Forum boyunca GSMA, CMCC, Telefonica, Vodafone, Orange, Telecom Italia, SoftBank, Google ve BOSCH şirketlerinden 25 konuşmacı sektördeki en son gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Organizasyon çerçevesinde ayrıca, Huawei ve iş ortakları olan markalar; SAIC Motor, BOSCH, Facebook ve Parrot, kurdukları deneyim alanlarıyla, sektörün en yeni bileşenlerini katılımcılarla paylaştılar.
HKT ve Huawei’den Dünyanın İlk 4.5G 1Gbps Testi
2015 Global Genişbant Forumu kapsamında HKT ve Huawei, HKT Grup Direktörü Alex Arena ve Huawei Başkan Yardımcısı ve Dönüşümlü CEO’su Ken Hu liderliğinde, dünyada ilk kez olmak üzere, 4,5G 1Gbps mobil ağ performans demosu gerçekleştirdi. İki iş ortağı, 1,2Gbps’lik yüksek indirme hızını ve geleceğin 4G LTE standardının getirilerini yüzlerce katılımcı ile paylaşarak, 2016’da tanışacağımız 4,5G’nin yaşamımıza katacağı değişimi birlikte sergiledi.
Hong Kong’un en önemli telekomünikasyon servis sağlayıcısı HKT, dünyanın mobil genişbant alanındaki en önemli aktörlerinden biri konumunda yer alıyor. HKT, Huawei ile gerçekleştirdiği iş ortaklığı çerçevesinde, 2014’te Hong Kong’un ilk çift komponent taşıyıcı sistemi (2CC) ve taşıyıcı birleştirme (CA) işlemine imza atarak, 300 Mbps’lik tekil kullanıcı indirme hızına ulaştı. Bu yılın hemen başında ise HKT ve Huawei, dünyanın ilk IP-RAN tabanlı (3CC CA) sistemi ile 450Mbps’lik tekil kullanıcı indirme hızına imza attı. 2015 Global Genişbant Forumu kapsamında gerçekleştirilen testle iki firma, dünyanın ilk 4CC CA ağ sistemi ile veri indirme hızını 3CC CA ağ sistemine göre 2,6 kat artırarak, 4,5G çağının hız rekorunu kırmayı başardı.
HKT Grup Direktörü Alex Arena konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; “HKT sahip olduğu tüm teknolojik birikimi daha iyi bir kullanıcı deneyimi için sektörle paylaşıyor. Huawei ile birlikte deneyimlediğimiz en güncel 4,5G 1Gbps inovasyonu ve zengin fiber ağ altyapımızla, mobil ağ rekabetine, 2015 Global Genişbant Forumu kapsamında yeni bir boyut getiriyor olmaktan son derece gururluyuz.”
4,5G LTE teknolojisinin hayata geçmesiyle birlikte, operatörler de kullanıcı deneyimini bambaşka bir noktaya taşıyacak. Makineler arası iletişim (M2M), nesnelerin interneti, mobil uygulamalar, sanal gerçeklik gözlükleri ve drone teknolojisi, önemli oranda gelişim gösterecek.