Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 613

CNC girişimi Rownd, kitle fonlama kampanyasını başlattı

Kampanya öncesinde girdiği talep toplama sürecinde 1.617 yatırımcıdan toplam 10 milyon 337 bin 153 TL ön talep alan girişim, yatırım turunda şirket paylarının yüzde 10’unun arzıyla 15 milyon TL finansmana erişmeyi hedefliyor. 2023 yılında Rownd Torna cihazıyla ABD merkezli Kickstarter üzerinden 30 farklı ülkeye 636 bin 150 dolar ön satış gerçekleştirerek büyük bir başarıya imza atan Rownd, 2024 yılı sonunda yaklaşık 4 milyon dolar satış geliri ve yaklaşık 183 bin dolar brüt kar öngörüyor. 

Eğitim kurumlarından atölyelere, küçük işletmelerden amatör kullanıcılara kadar geniş bir kullanıcı kitlesi için herkesin kolaylıkla kullanabileceği ve üretim yapabileceği tezgahlar geliştirme vizyonuyla yola çıkan Rownd CNC, fonbulucu platformunda kitle fonlama turuna çıktı. 

21 Mayıs’ta başlayan yatırım turunda şirket paylarının yüzde 10’unun yatırımcılara arzıyla 15 milyon TL fon toplamayı hedefleyen girişim, bu kampanyadaki asgari yatırım tutarını 500 TL olarak açıkladı. Ön talep bildiren ve yatırım turunun ilk beş iş günü içinde en az bildirdiği ön talep tutarında iştirak eden yatırımcılara yatırım tutarlarına ilave olarak yüzde 5 bedelsiz pay vereceğini taahhüt eden Rownd CNC, ilk 10 iş günü içerisinde EFT veya kredi kartı ile yatırım yapan tüm yatırımcılara ön yatırım talebi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın yüzde 15 ilave bedelsiz pay verileceğini de duyurdu.

Rownd

Önümüzdeki beş yıl içinde 48,610 milyon dolar ciro öngörüyor

Geçtiğimiz yıl Rownd Torna cihazıyla ABD merkezli Kickstarter üzerinden 30 farklı ülkeye 636 bin 150 dolar ön satış gerçekleştiren girişim, 2024 yılının sonuna kadar Rownd Freze cihazının prototipini geliştirmeyi ve tamamlamayı hedefliyor. Bu yeni cihazını, Kickstarter üzerinden başlatacağı yeni bir kampanya ile finanse edip CES 2025 fuarında sergileyecek olan şirket, Rownd Freze ile 2 milyon dolar fon toplamayı ve 600’den fazla sipariş almayı amaçlıyor. Bu stratejik adımlarla şirketin 2024 yılı sonunda yaklaşık 4 milyon dolar satış geliri ve yaklaşık 183 bin dolar brüt kar, ilk beş yıl içinde ise toplamda 48,610 milyon dolar ciro ve 12,425 milyon dolar brüt kar elde edeceği öngörülüyor.

Rownd Freze ürününü CES 2025’te sergileyecek

Kampanya hakkında konuşan Rownd Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ahmet Yasir Karakuş, “Kickstarter üzerinden başlattığımız kampanya, planladığımızdan daha fazla sipariş alarak büyük bir başarıya ulaştı. Mevcut sermayemizle bu siparişleri üretmeye devam ediyoruz. Ancak, kampanya sonrasında beklenmedik bir şekilde artan talep ve katılım sağladığımız CES 2024 etkinliğinde kazandığımız görünürlük, özellikle kurumsal müşterilerden yoğun sipariş almamızı sağladı. CES 2025’e yetiştirmeyi hedeflediğimiz yeni ürünümüz Rownd Freze’nin üretimi için ekibimizi ve üretim altyapımızı genişletme gereksinimi doğdu. Bu genişleme, hem müşteri taleplerini hızla karşılamamıza olanak tanıyacak hem sürdürülebilir büyümede etkili olacak hem de orta ve uzun vadeli hedeflerimize ulaşmamız yönünde bize hız kazandıracak. Bu yatırım turunu değerli yatırımcılarımızın desteğiyle başarıyla kapatacağımıza ve yeni ortaklarımızla birlikte şirketimizi hedeflediğimiz noktaya taşıyacağımıza eminiz” ifadelerini kullandı.

Kampanya adresi: https://fnb.lc/rownd

Kampanya videosuhttps://www.youtube.com/watch?v=r2Wmy8HZ7oc

Acer Müşteri Hizmetlerinde Çıtayı Yükseltiyor!

0

Acer, müşteri hizmetleri alanında gerçekleştirdiği yatırımlar ve sunduğu kapsamlı çözümlerle fark yaratıyor. Müşteri memnuniyetini önceliklendiren şirket, kendi onarım merkezlerini kontrol altında tutarak hızlı, esnek ve güvenilir bir hizmet sunuyor.

Günümüzde tüketiciler, bir marka tercih ederken sadece ürün kalitesine ve tasarımına değil, aynı zamanda satış sonrası hizmetlere de büyük önem veriyor. Acer, bu gerçeğin bilincinde olarak müşteri hizmetlerini kurumsal stratejilerinin merkezine yerleştiriyor. Birçok rakibinin aksine onarım merkezlerini dışarıdan hizmet alarak değil, kendi bünyesinde bulundurarak kontrolü elinde tutuyor. Bu yaklaşım, Acer’a pazar dinamiklerine hızlı bir şekilde uyum sağlama, onarım süreçlerini optimize etme ve en yüksek kaliteyi garanti etme olanağı tanıyor.

Deneyimli lojistik, çağrı ve onarım merkezleri

Deneyimli lojistik, çağrı ve onarım merkezleri, Acer’ın sunduğu hizmetin temel taşlarını oluşturuyor. Bu merkezler arasındaki mükemmel koordinasyon sayesinde onarım zinciri kusursuz bir şekilde işliyor. Ürünler, olası darboğazları önlemek adına farklı onarım merkezlerine yönlendirilebiliyor. Stok dışı kalan yedek parçalar ise Polonya’daki lojistik merkezinden veya diğer servis merkezlerinden hızla temin ediliyor. Yoğun dönemlerde ise Acer teknisyenleri, uzmanlıklarını ve desteklerini paylaşmak için merkezler arasında geçiş yapabiliyor.

Acer kullanıcılarına neler sağlıyor?

  • Hızlı onarım: Onarım işlemleri ortalama 4 ila 5 gün gibi kısa bir sürede tamamlanıyor.
  • Garantili kalite: Her parça, bilgisayarın ilk teslim edildiği onarım merkeziyle aynı kriterlere göre onarılıyor.
  • Etkin depo yönetimi: Uzun süreli depolama minimize edilerek daha akıcı ve işlevsel bir depo yönetimi sağlanıyor.
  • Kişiselleştirilmiş hizmet: Sistem ve süreçler ihtiyaca göre özelleştirilerek her kullanıcıya özel çözümler sunuluyor.
  • Verimli sorun çözme: Dahili teknisyenlerin teknoloji, sistem ve süreçlere hakimiyeti sayesinde sorunlar daha hızlı ve etkili bir şekilde çözülüyor.
  • Güvenli veri yönetimi: Sertifikalı L1 profesyonellerinden oluşan ekip, tüm müşteri verilerini güvenli ve emniyetli bir şekilde yönetiyor.

Acer CarePlus garanti paketleri ise kullanıcılara standart garantinin ötesinde ek avantajlar sunuyor. Öncelikli servis, telefon desteği, koruma gibi hizmetlerin yanı sıra standart garanti süresini uzatma seçeneği de sunan Acer CarePlus, beklenmedik onarım veya değiştirme maliyetlerine karşı kullanıcıları güvence altına alıyor.

Premium bir hizmet olarak sunulan Acer White Gloves ise yüksek düzeyde özen ve detay gerektiren ihtiyaçlara cevap veriyor. Cihaz kaydı, yazılım ve donanım yükseltmeleri, öncelikli ve yerinde onarım, veri silme, veri geri yükleme ve yedekleme gibi hizmetleri içeren White Gloves, işletmelerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor.

Acer, satış sonrası hizmetlerdeki başarısını Enfinitec ile bir adım öteye taşıyor. Standart işletim prosedürleri, ISO sertifikaları ve kazandığı ödüllerle sektörde referans noktası haline gelen Acer, Enfinitec ile beyaz etiketli onarım hizmeti sunarak yelpazesini genişletiyor.

Enfinitec, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak veya onlara ikinci bir yaşam şansı vererek daha sürdürülebilir ve sorumlu bir tüketim anlayışını benimsiyor. Farklı sektörlere hizmet vermeyi hedefleyen Enfinitec, 2023 sonunda kurulmasına rağmen hızla büyüyor. Şu anda farklı ülkelerde sekiz lokasyonda 1.000’den fazla çalışanı bulunan Enfinitec, bağımsız bir Avrupa hizmet şirketi olarak faaliyet gösteriyor.

OpenAI, “tehlikeli yapay zeka” ile mücadelede sözünü tutamadı mı?

apay zekanın öncü şirketi OpenAI, “süper zeki” yapay zekaları doğru bir şekilde yönetmek ve tehlikeleriyle mücadele etmek için verdiği sözleri yerine getirmiyor. Geçtiğimiz yıl Superalignment ekibini kurarak bu hedef doğrultusunda adımlar atan firma, sonrasında beklenen ilerlemeyi sağlayamadı. Fortune tarafından yayınlanan yeni bir rapor, OpenAI’ın hiçbir zaman sözünü tutmadığını ortaya koyuyor.

Çok sayıda kaynağa dayandırılan bilgilere göre OpenAI, Superalignment ekibine bilgi işlem gücünün yüzde 20’sini sağlama taahhüdünü hiçbir zaman yerine getirmedi. Aktarılanlara göre, ekibin elindeki işlem gücü, belirlenen eşiğe dahi yaklaşmadı. Ayrıca, ekibin talepleri defalarca reddedildi.

OpenAI’dan geçtiğimiz günlerde ayrılanlar arasında Superalignment ekibinin liderlerinden Jan Leike de bulunuyordu. Leike, istifasında çalışanların güvenlik nedeniyle ayrıldığını ifade etmişti. Bu durum, şirket içinde güvenlik politikalarının yeterince uygulanmadığı şüphelerini arttırdı.

Superalignment ekibi, gelecekte “süper zeka” olarak adlandırılan yapay zeka sistemlerinin insanlar için oluşturabileceği potansiyel risklere karşı çözümler araştırıyordu. Ancak, gerekli olan kaynakların sağlanamaması, bu amaç doğrultusunda yeterli ilerleme kaydedilmesini engelledi.

OpenAI’ın söz konusu iddialara ilişkin bir açıklama yapmaması, şirketin bu konuda ne kadar ciddi olduğu konusunda soru işaretlerine neden oldu.Ayrıca, OpenAI’dan ayrılan çalışanların, şirketi eleştirmeleri halinde öz sermayelerini geri alabilecekleri yönünde bir kuralı içeren ayrılık sözleşmesini imzalamaya zorlandıkları belirtildi. CEO Sam Altman ise bu durumdan haberi olmadığını ve utanç duyduğunu ifade etti.

OpenAI’ın yapay zeka alanındaki öncülüğü ve söz verdiği güvenlik önlemleri konusundaki bu gelişmeler, şirketin gelecekteki adımları hakkında soru işaretleri yaratıyor.

Rezervem, 2024’te yüzde 300 büyümeyi hedefliyor

0

Restoranlar için geliştirdiği yenilikçi yazılım ile sektörde fark yaratan Rezervem, restoran deneyimini teknolojiyle kusursuz hale getiriyor. Gelecek nesil teknolojileri rezervasyon sistemlerine entegre eden şirket, güçlü yazılım altyapısı ile restoranların verimliliğini artırıyor ve misafirlerine daha kaliteli hizmet sunmalarına yardımcı oluyor. Michelin yıldızlı ve fine dining restoranları da bünyesine katan Rezervem, yakın zamanda B2C alanında da hizmet vermeye hazırlanıyor ve kullanıcıların mobil uygulama üzerinden rezervasyon yapmalarını sağlayacak.

Bekir Topuz tarafından 2018 yılında kurulan Rezervem, geleneksel yöntemlerin aksine rezervasyon yönetimini teknoloji ve konforla birleştiriyor. Şirket, 2023 yılında hizmet verdiği restoran sayısını üç katına çıkararak yüzde 200 büyüme elde etti. 2024 yılında 250 lokasyona ulaşarak yüzde 300 büyümeyi hedefleyen Rezervem, restoranlara sunduğu finansal araçlar sayesinde toplamda 140 milyon TL’lik bir işlem hacmine ulaştı ve bu yıl işlem hacmini 250 milyon TL’ye çıkarmayı planlıyor.

Rezervem’in mobil uygulaması, kullanıcılarına VIP vale hizmeti, kolay ödeme, hediye çeki gönderme ve daha birçok ayrıcalıklı hizmet sunacak. Uygulama, kullanıcıların yeme-içme tercihlerini ve deneyimlerini kişiselleştirilmiş bir şekilde yönetmelerine imkan tanıyacak. Rezervem ayrıca, müşteri deneyimini iyileştirmek ve restoranların verimliliğini artırmak amacıyla güçlü bir veri analizi ve raporlama sistemi sunuyor.

Kurucu Bekir Topuz, “Rezervem olarak yazılım altyapımızla misafirlerin restoran yolculuğunda güçlü bir veri analizi ve raporlama oluşturarak, misafirlerin tüm tüketim ve davranış alışkanlıklarını takip ediyoruz. İletişim ve pazarlama optimizasyonu sağlayarak, daha ölçülebilir ve doğru hedef kitleye etkili iletişim kurulmasını mümkün kılıyoruz. 2024 yılında yurt içinde büyüme hızımızı sürdürmeyi ve yurt dışına açılarak globalleşmeyi hedefliyoruz,” dedi.

Rezervem, Kanada’da şirket kurarak global pazara adım atıyor ve Dubai, Mısır, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde restoran ve otellerle görüşmelerini sürdürüyor. Şirket, sunduğu finansal araçlarla no show sorununa çözüm getirerek restoranların verimliliğini artırıyor. Rezervem, misafir deneyimi verilerini analiz ederek restoranların hizmet kalitesini ve iş performansını artırmalarına yardımcı oluyor.

Rezervem, teknolojinin imkanlarını kullanarak restoranların rezervasyon süreçlerini optimize ediyor ve dijitalleşmenin katkılarıyla operasyonel verimlilik sağlıyor. Şirket, misafirlerin deneyimlerine dair geri bildirimleri analiz ederek restoranlara değerli içgörüler sunuyor ve yeme-içme sektöründe dijitalleşme yolculuğunda çözümler sunmayı amaçlıyor.

EFES-2024 tatbikatı başladı!

0

Türkiye’nin en büyük müşterek tatbikatı olan EFES-2024, İzmir’in Seferihisar ilçesinde başladı. Bu yıl 50 ülkeden 1.500’ü aşkın yabancı personelin katılımıyla gerçekleşen tatbikatta, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurları ile birlikte toplam 11 bin personel görev alıyor. İşte detaylar…

EFES-2024 kapsamında, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda 47 savunma sanayii firması tarafından yerli ve milli imkanlarla üretilen ve TSK envanterinde bulunan ürünlerin sergilendiği bir Savunma Sanayii Ürünleri Sergisi de düzenleniyor.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sergiyle ilgili yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

EFES-2024 Tatbikatı kapsamında, yerli ve millî imkân ve kabiliyetler ile inşa edilmiş olan çok sayıda platformumuz ve platformlarımıza entegre radar, elektro-optik, mühimmat, alt sistem, faydalı yük, elektronik bileşen ve yazılımlarımız ile savunma sanayiimiz tarafından geliştirilen birçok yerli ve millî ürün de yer almaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde bulunan ürünlerin sergilendiği Savunma Sanayii Ürünleri Sergisi, ülkemizin savunma sanayii alanında ulaştığı noktayı tüm dünyaya göstermek açısından mühimdir.

Bu vesileyle tatbikatın tüm planlama ve icra safhalarında büyük bir özveriyle görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli personeli ile, geliştirip ürettikleri yerli ve millî sistemleri güvenlik güçlerimizin hizmetine sunan ana yüklenicilerimize, alt yüklenicilerimize ve KOBİ’lerimize üstün gayretlerinden ötürü teşekkür ediyorum.”

Bayraktar Kızılelma seri üretime hazırlanıyor!

Tatbikat, SİHA’lardan helikopterlere, savaş gemilerinden mühimmatlara, elektronik harp sistemlerinden radar sistemlerine kadar birçok sistemi geliştirip üreterek güvenlik güçlerimizin hizmetine sunan Türk savunma sanayii firmalarının kabiliyetlerinin katılımcı ülkeler tarafından sahada görülmesini sağlayacak.

Starlink, “Direct to Cell” ile ilk videolu görüşmeyi gerçekleştirdi

Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in uydu internet kolu olan Starlink, “Direct to Cell” (DTC) altyapısını kullanarak akıllı telefonlar arasında ilk kez videolu görüşme gerçekleştirdi. Bu önemli adım, Musk’ın küresel ölçekte akıllı telefonlara uydu bağlantısı sunma hedefinin bir parçası olarak görülüyor.

Starlink, halihazırda yörüngede 6.000’in üzerinde uyduya sahip ve bu sayı her geçen gün artıyor. Şirket, 2022 yılından bu yana doğrudan hücresel bağlantı sağlayan DTC özellikli uyduları fırlatıyor ve bu kapsamda T-Mobile ve diğer uluslararası operatörlerle işbirliği yapıyor. Bu işbirlikleri kapsamında yapılan testler, T-Mobile ağları üzerinde yoğunlaşmış durumda.

İlk videolu görüşme

SpaceX, kısa süre önce Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) bir gönderi paylaşarak, DTC altyapısını kullanarak iki akıllı telefon arasında ilk defa videolu görüşme gerçekleştirildiğini duyurdu. Görüntü kalitesi düşük olmasına rağmen, bu başarı yüzlerce kilometre yukarıdaki uydular üzerinden sağlandı.

Starlink DTC

Son bilgilere göre, yörüngede bulunan Starlink’ DTC uydularının sayısı 38’e ulaşmış durumda. Bu sayı arttıkça görüntü kalitesinde de iyileşmeler bekleniyor. Mart ayında yapılan testlerde ise, DTC uyduları aracılığıyla bir Samsung telefon üzerinden 17 Mb/s maksimum indirme hızına ulaşıldığı bildirilmişti.

SpaceX, hücresel Starlink hizmetini bu yılın sonlarına doğru T-Mobile müşterilerine sunmayı planlıyor. Bu sayede baz istasyonlarının bulunmadığı bölgelerde de mesaj, ses ve video iletişimi mümkün hale gelecek. Ancak bu hizmetin ABD’de kullanıma sunulabilmesi için SpaceX’in Federal İletişim Komisyonu’ndan (FCC) onay alması gerekiyor.

Starlink’in Direct to Cell teknolojisi, dünya genelinde internet erişimini genişletme ve iletişim altyapısını güçlendirme potansiyeli taşıyor. Bu gelişme, özellikle uzak ve kırsal bölgelerde yaşayan insanlar için önemli bir yenilik olabilir.

Bluesky, DM özelliğine kavuştu!

Bluesky, açıklamasında gelecekte “uçtan uca şifreli mesajlaşmayı tamamen desteklemeyi” planladığı da belirtti.

Lansman, sosyal ağın yakında doğrudan mesajlaşma özelliklerini tanıtacağını duyurmasından iki hafta sonra gerçekleşti. Şimdiye kadar platformdaki tüm konuşmalar herkese açıktı, bu nedenle DM’lerin kullanıma sunulması, kullanıcıların sosyal ağda kalırken özel olarak sohbet etmelerine olanak tanıyor.

Yeni özelliğe erişmek için kullanıcılar Bluesky’ın “Sohbet” sekmesinden birisiyle özel görüşme başlatabilirler. DM’ler Bluesky’ın mobil ve masaüstü uygulamalarında mevcut. Ancak şimdilik bu özellik yalnızca bire bir mesajları destekliyor, grup mesajlarını desteklemiyor.

Yeni özellik, Bluesky’ın kullanıcı deneyimini X (eski adıyla Twitter) ile daha uyumlu hale getiriyor. Lansman aynı zamanda Bluesky’a, şu anda yerel DM’ler sunmayan Meta’nın Threads’ine karşı rekabet avantajı sağlıyor (ancak, Instagram DM’lerinizde bir Threads gönderisini paylaşabilirsiniz).

Varsayılan olarak yalnızca takip ettiğiniz kişiler size DM gönderebiliyor. Hiç kimsenin, yalnızca takip ettiğiniz kişilerin veya tüm Bluesky kullanıcılarının DM’lerine izin verecek şekilde ayarlarınızı değiştirebilirsiniz.

Bluesky, X’te mevcut bazı temel özellikler olmadan piyasaya sürülmesine rağmen kayda değer bir başarı elde etti. Şirket, geçtiğimiz yıldan bu yana hizmetini geliştiriyor ve platformuna daha fazla özellik getirdikçe kullanıcı tabanını genişletme potansiyeline sahip.

Örneğin, sosyal ağ yakın zamanda kullanıcıların ana Keşfet akışlarını kişiselleştirmelerine izin vermeye başladı. Kullanıcılar artık platformun kendilerine gösterdiği içeriği kişiselleştirmek için “Buna benzer daha fazlasını göster” ve “Buna benzer daha az göster” düğmelerine tıklayabilir. Bu özellik X’in “Bu yazıyla ilgilenmiyorum” seçeneğine biraz benziyor.

Yaklaşık 5,6 milyon kullanıcıya ulaşan Bluesky’ın video desteği ve taciz karşıtı araçlar gibi daha dikkate değer özellikleri de bulunuyor.

Türk şirketi, Slovenya’da insansız tarım araçları fabrikası açtı

0

Gayrimenkul, turizm, maden, sigorta, teknoloji ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Peker Holding, tarımda devrim yaratacak insansız araçları üreteceği yeni fabrikasını ve yönetim tesislerini açtı. Peker Holding’in iştiraki olan Pek Automotive’in Slovenya’nın Logatec kentindeki tesislerinin açılışında konuşan Peker Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Peker, “Tarım sektöründe verimliliği artıracak robotumuzu üreteceğimiz tesisi açmanın gururunu yaşıyoruz. Teknolojisi tamamen bize ait olan bu aracımız, şu anda kullanılan traktörlere göre 40 kat daha düşük enerjiyle çalışıyor. Elektrikli robotumuz, tarımda yeni bir dönemin kapısını açacak” dedi.

Türkiye ve birçok Avrupa ülkesinde gayrimenkul, turizm, maden, sigorta, teknoloji ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Peker Holding, Slovenya’daki yeni yönetim merkezi ve fabrikasının açılışını yaptı. Logatec şehrindeki açılışa, Türkiye’nin Slovenya Büyükelçisi Aylin Taşhan, Slovenya Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Direktörü Jernej Salecl, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı Direktörü Tanja Permozer, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı Koordinatörü Metka Urbas, Logatec Belediye Başkanı Berto Menard, Türkiye ve İtalya Tarım Bakanlığı heyeti, Avrupa’nın önde gelen bankalarının genel müdürleri ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.

117 milyon Euro’luk bir yatırım yapılan Pek Automotive tesisinde, insansız tarım araçları üretilecek. Hasan Peker, “Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız elektrikli insansız tarım aracımızın seri üretimine başlıyoruz. Tarım döngüsünün her aşamasını insansız ve tamamen elektrikle çalışan, inanılmaz düşük maliyetle en verimli şekilde yapan robotu üretmeyi başardık. 3 yıldır sahada, çiftliklerde yaptığımız denemeleri tamamladık ve şimdi bu yeni fabrikamızda seri üretime başlıyoruz” dedi.

İlk aşamada 100 kişinin çalışacağı fabrikanın yıllık kapasitesi 1.500 adet olacak. Bu yıl ilk olarak Slopehelper ve AgileHelper adlı ürünler piyasaya sunulacak. Peker, “Bu ürünümüzün geliştirme çalışmalarına 2008 yılında başladık ve bugüne kadar 14 patent aldık. Günümüzde tarım sektöründe sürdürülebilir verimliliği artırmak, ülkelerin gıda güvenliği açısından önemli bir rol oynuyor. Biz de sürdürülebilir verimliliği sağlamak için yapay zekâyı kullandık ve elektrikli tarım robotları ürettik. Bu robotumuz, şu anda kullanılan traktörlere göre 40 kat daha düşük enerjiyle çalışıyor. Bir traktörün 40 bin Euro yakıt kullanarak yaptığı işleri sadece 1.000 Euro’luk enerji kullanarak yerine getiriyor ve bunu insansız yapıyor. Seri üretimine başladığımız robotumuz, dünya genelindeki yeni buluşların ödüllendirildiği Çin’deki yarışmada Girişimcilik ve İnovasyon kategorisinde birinci seçildi” diye ekledi.

Peker, bu teknolojinin tarım dışında başka sektörlere de uyarlanabileceğini belirterek, “Başta Türk mühendisler olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden mühendislerin özverili çalışmaları ile bu üstün teknolojiyi dünyaya armağan etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Hedefimiz, Türkiye başta olmak üzere bu robotu üretecek fabrikalarımızı tüm dünyaya yaymak. Bu üstün teknolojiyi tüm dünyaya ulaştırma kararlılığındayız” dedi.

Yapay zeka çip ihtiyacı durdurulamıyor!

Dökümhane şirketleri yapay zeka etkisiyle birlikte genel olarak 2024’ün ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 12 gelir artışı gördü, ancak herhangi bir parasal değer belirtilmedi. Bununla birlikte, önceki çeyreğe göre de yüzde 5 düşüş yaşandı, bu da karmaşık bir tablo oluşturuyor.

Counterpoint’e göre bu durum yalnızca mevsimsel etkilerden kaynaklanmıyordu; aynı zamanda yapay zeka olmayan yarı iletkenlere olan talebin daha yavaş bir toparlanmasını yansıtıyordu ve bu eğilim akıllı telefonlar, tüketici elektroniği, IoT, otomotiv ve endüstriyel uygulamalar gibi bir dizi sektörü kapsıyordu.

TSMC, takvim yılı birinci çeyreğinde gelirinin yüzde 16,5 arttığını bildirmişti. Ancak, mantık yarı iletken endüstrisindeki büyüme tahminini bu yılın geri kalanı için yüzde 10’un üzerinde bir büyümeden yüzde 10’a revize ettiği söyleniyor.

Ancak, Tayvanlı yarı iletken sözleşmeli çip üreticisi, veri merkezi yapay zeka ürünlerinden (çoğunlukla GPU’lar) elde edilecek gelirin iki katından fazla artmasını bekliyor. Aslında, talep o kadar yüksek ki TSMC, Chip-on-Wafer-on-Substrate (CoWoS) çoklu çip paketleme sürecinin kapasitesini iki katına çıkarmayı hedeflemesine rağmen, bu çiplerin yeterli miktarda üretilemeyeceğini öngörüyor.

Samsung'a

TSMC, geçen yılın aynı dönemine göre pazar payını yüzde 61’den yüzde 62’ye çıkardı. İkinci sırada yer alan Samsung da payını yüzde 11’den yüzde 13’e, Çin’in SMIC’i ise yüzde 5’ten yüzde 6’ya çıkardı.

Geri kalan ilk beş dökümhaneden UMC yüzde 6’da sabit kalırken, Counterpoint’in rakamlarına göre GlobalFoundries yüzde 7’den yüzde 5’e düştü.

Samsung’un dökümhane geliri, “akıllı telefon mevsimselliği” nedeniyle ilk çeyrekte düştü; bu, Noel’den sonra cihaz satın almak isteyen insan sayısının her zaman azalması anlamına geliyor. Ancak Counterpoint, Samsung’un kendi Galaxy S24’ünün dayanıklı olduğunu, orta ve düşük segment cihazlara olan talebin ise zayıf olduğunu belirtiyor.

Bununla birlikte, grup düzeyinde Samsung Electronics, büyük ölçüde (tahmin ettiğiniz gibi) AI talebinin yol açtığı bellek satışları sayesinde, 2024’ün ilk çeyreğinde satışlarda yıllık yüzde 68’lik bir artış bildirdi. Şirket, dökümhane gelirinin ikinci çeyrekte çift haneli büyümeyle toparlanmasını bekliyor.

Diğer ilk beş dökümhane arasında, SMIC’in çeyreklik sonuçları piyasa beklentilerini aştı ve ilk kez üçüncü sıraya yükseldi. Bu başarı, Çin pazarındaki toparlanma sayesinde gerçekleşti ve şirketin stok yenileme genişledikçe ikinci çeyrekte büyümeye devam etmeyi hedeflediği belirtildi. Counterpoint’e göre, Çinli çip üreticisi, yılın tamamı için yüzde 15 civarında bir büyüme hedefliyor olabilir.

Counterpoint Analisti Adam Chang bir açıklamada “Teknoloji şirketlerinin hepsinin hayal ürünü düşünceler olduğunu düşünenler için, AI talebinin gerçek olduğunu destekleyecek daha fazla kanıt gözlemledik.” dedi.

Kendisi, yapay zeka donanımını ilk benimseyen bulut hizmet sağlayıcıları arasında sermaye giderlerinin arttığını ve bunu işletmelerin takip ettiğini ekledi.

Counterpoint, yapay zeka ürünlerine yönelik talebin 2024’te güçlü kalmasını ve 2025’e kadar uzanmasını bekliyor. Chang, yapay zeka dışı talep ilk çeyrekte durgun kalırken, “Birkaç çeyrek stok eritme sonrasında envanter kurulumunun umut verici olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Spotify kendi yazı tipini piyasaya sürüyor!

Müzik yayını hizmeti sağlayıcısı Spotify, yeni yazı tipi “Spotify Mix”in Spotify’ın kendi benzersiz görsel kimliğini ayırt etmesine yardımcı olacağını umuyor. 

Spotify Mix, Burberry, Discord, Nike, Patreon ve Tumblr gibi büyük şirketlerle çalışmış, Berlin merkezli bir yazı tasarım stüdyosu olan Dinamo Typefaces ile ortaklaşa tasarlanmış bir sans-serif yazı tipi.

Sans-serif yazı tipleri, serif yazı tiplerine göre daha basit görünümlüdür ve aralarında teknoloji devleri Google ve Microsoft’un da bulunduğu birçok marka arasında popüler. Yazı tipinin daha küçük cihazlarda okunması daha kolay olduğundan daha erişilebilir olduğu da biliniyor. 

Spotify’ın küresel marka tasarımı başkanı Rasmus Wängelin, blog yazısında, yeni yazı tipini “keskin açılar ve pürüzsüz eğrilerin birleşimi” olarak tanımlıyor ve bu da ona “ayırt edici bir karakter” veriyor.

Wängelin, “Bu yazı tipini tasarlamak için geleneksel tipografik kısıtlamalardan kurtulduk ve çeşitli yazı tipi stillerinden unsurları birleştirdik. Bu yaklaşım, ses kültürünün yıllar içinde dinamik ve gelişen doğasını yansıtıyor.” diye ekledi.

Spotify Mix, platformda kullanılan ve İsviçreli tasarımcı Laurenz Brunner’ın yarattığı Circular yazı tipinin yerini alıyor. 

Spotify podcast

Spotify Mix, farklı yazı tipi stilleri kullanarak benzersiz bir marka kimliği oluşturmak isteyen startup’lara örnek teşkil ediyor. Bazıları yazı tipi değişikliğini küçük bir değişiklik olarak görse de, diğerleri bunun bir işletmenin nasıl algılandığı üzerinde önemli bir etkisi olduğuna inanıyor. Örneğin, çocuksu ve basit yapısı nedeniyle en sevilmeyen yazı tipi olarak kabul edilen Comic Sans gibi bir yazı tipi, kullanıcılarda güçlü, olumsuz bir tepki uyandırabilir. 

Birçok büyük şirket, markalarına kendi görsel ifade biçimlerini kazandırmak için yazı tipi yenilemesinden geçti. 2021’de Twitter/X, kullanıcılar için daha fazla kişilik kazandırmak ve içeriğin okunabilirliğini artırmak için özel yazı tipi Chirp’i tanıttı. Instagram görsel olarak yenilendiğinde yeni bir yazı tipini tanıttı. Microsoft’un Office’te varsayılan yazı tipi olarak Calibri’yi terk etmesi de manşetlere taşındı. Ve yıllar önce, Google yeni tasarım dili Materyal Tasarımı’nı tanıttığında, sistem yazı tipi Roboto’nun güncellenmiş bir versiyonunu da içeriyordu.

Spotify Mix bugünden itibaren kademeli olarak kullanıma sunuluyor ve önümüzdeki birkaç hafta içinde de kullanıma sunulmaya devam edecek. Şirket, Latin tabanlı alfabelere sahip tüm dillerde yazılan içerik için mevcut olduğunu söyledi. 

DogGO, 2. yatırım turunda 10 milyon liralık yatırım aldı!

0

Türkiye’nin öncü paya dayalı kitle fonlama platformlarından Startup Burada aracılığıyla ikinci kez yatırım turuna çıkan Türkiye’nin ilk ve tek pet hizmetleri platformu DogGO, süreci başarıyla tamamladı. Pet dünyasının Super App’i olmayı hedefleyen DogGO, 2. Tur Kitle Fonlama Kampanyasında 10 milyonu TL’yi aşan fon tutarına ulaştı.

Hedef: Yurt dışı pazarına açılmak

Aralık 2022’de Startup Burada aracılığıyla ilk kitle fonlama kampanyasını tamamlayan DogGO, 44 milyon TL değerleme üzerinden 5.4 milyon TL’lik yatırım turunu tamamlamıştı. Nisan 2024’te ise 140 milyon TL değerlemeye ulaşan Türkiye’nin ilk ve tek pet hizmetleri platformu DogGO, hisselerinin yüzde 7,2’sini yatırımcılara arz ederek 10.063.616 TL ile kitle fonlama kampanyasını başarıyla tamamladı. DogGO, toplanan fonu hizmet yelpazesini genişletmek ve yurt dışı pazarına açılmak için değerlendirecek. DogGO’nun ana hedefi, pet dünyasının Super App’i olmak.

“Girişimlerin büyüme yolculuklarına eşlik etmek bizim için son derece önemli”

Startup Burada Yatırım Komitesi Üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şunları söyledi: “Startup Burada olarak girişimlerin büyüme yolculuklarına eşlik etmek bizim için son derece önemli. Dünyada eğitimli gezdirici ve bakıcılarla evcil hayvan sahiplerini şeffaf takip süreciyle buluşturan ilk ve tek platform DogGO’nun 2022 yılından beri büyüme yolculuğuna eşlik ediyoruz. 2. Tur Kitle Fonlama Kampanyasında DogGO, yatırımcılar tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmış ve hedeflenen yatırım tutarına ulaşılmıştır. Bu benzersiz ve inovatif girişimin başarı hikâyesine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.”

“Super App olma yolunda hızlı adımlarla çalışmaya devam edeceğiz”

DogGO Kurucu Ortağı ve CEO’su Mehmet Oğul Gürsoy ise şu açıklamayı yaptı: “DogGO olarak 2. Tur Kitle Fonlamamızı başarıyla tamamladık. Fonun toplam büyüklüğü 10.063.616 TL’ye ulaştı ve bu süreçte 224 yatırımcı DogGO’ya duydukları güveni gösterdi. Tüm yatırımcılarımıza teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Bu süreci birlikte yürüttüğümüz Startup Burada ailesine de katkıları için şükranlarımı gönderiyorum. İstikrarlı olarak büyümemizi sürdürüyoruz. Şu anda platformumuzda 15 binden fazla eğitimli bakıcımız bulunuyor. Bugüne kadar 400 binin üzerinde başarılı hizmet sağladık ve DogGO’nun kullanıcılarının geri bildirimlerine dayanarak edinilen veriye göre yüzde 98,2 oranında müşteri memnuniyetine ulaştık. Uygulamamızda 250 binin üzerinde kullanıcı ve on binlerce pet profili kayıtlı. Ayrıca kurumsal firmalarla çalışanlarına veya kullanıcılarına yönelik anlaşmalar yaparak tüm pet ailelerinin ihtiyaç anında DogGO’dan yararlanmasını sağlıyoruz. İkinci yatırım turundan gelen fonla birlikte pet sahiplerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir Super App olma yolunda hızlı adımlarla çalışmaya devam edeceğiz.”

Intel, Snapdragon X Elite’e Lunar Lake ile cevap veriyor: çıkış tarihi ve detaylar

Intel, merakla beklenen Lunar Lake dizüstü bilgisayar işlemcilerinin çıkış tarihini açıkladı. Yeni X86 işlemciler, 2024’ün üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülecek ve Copilot Plus PC ile uyumlu olacak. Microsoft, Copilot Plus PC’ler için Qualcomm’un Snapdragon X Elite ve Plus çiplerini kullanan Surface donanımlarını tanıtırken, Intel de neredeyse aynı zaman diliminde Copilot Plus PC ile uyumlu olacak Lunar Lake dizüstü bilgisayar işlemcilerinin çıkış tarihini duyurdu.

Intel’e göre, Lunar Lake işlemcileri Snapdragon X Elite’e kıyasla 1,4 kat daha hızlı performans sergileyebilecek. Firma, Lunar Lake’in yüzde 40’a varan daha fazla yapay zeka performansı sunacağını ve pil ömrü ile güç verimliliğinde de çok güçlü olacağını iddia ediyor. Lunar Lake, Qualcomm’un çiplerinden yüzde 20 ve AMD’nin Ryzen 7 7840U’sundan yüzde 30 daha az enerji tüketecek.

Çıkış tarihi ve ek özellikler

Lunar Lake ailesi 2024’ün üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Eylül) piyasaya sürülecek. Yapay zeka destekli masaüstü bilgisayarlar için yeni nesil Arrow Lake işlemcileri ise dördüncü çeyrekte gelecek. Intel, Computex 2024 ve Intel Tech Tour’da daha fazla ayrıntı paylaşacak.

Teknik detaylar

Lunar Lake, chiplet mimarisi kullanan ve yapay zeka iş yüklerini hızlandırmak için entegre bir NPU (Neural Processing Unit) içeren ilk çip olarak dikkat çekiyor. Bu yeni seride, Lion Cove mikro çekirdek mimarisini kullanan performans çekirdekleri (P-cores) ve Skymont mikro mimarisine sahip verimlilik çekirdekleri (E-cores) yer alacak. Amiral gemisi Lunar Lake, dört P-çekirdeği ve dört E-çekirdeği (4+4) yapılandırmasını kullanacak.

Chipletteki CPU karosunun üretiminin TSMC N3B bantlarında olacağı belirtiliyor. Lunar Lake ile birlikte, düşük güç adasında (LPI) iki kat işlem gücü sunulacak olan iki düşük güçlü çekirdek bulunacak. Bu çekirdekler, sistem boşta kaldığında veya küçük işlemlerde enerji tasarrufunu maksimize etmeye yardımcı olacak.

Yapay zeka ve GPU performansı

Lunar Lake, yapay zeka performansında belirleyici faktör olan NPU biriminde 45TOPS performans sağlayacak. Bu, Snapdragon X Elite işlemcileri ile eşleşirken Meteor Lake’e göre 4 katlık bir artış anlamına geliyor. Copilot Plus PC için en az 40 TOPS’luk yapay zeka performansı şart koşulduğu için, Lunar Lake kullanan dizüstüler bu uyumluluğa sahip olacak.

GPU tarafında ise Lunar Lake, yeni nesil Battlemage ekran kartlarında kullanılacak Xe2 mimarisini içeren yeni entegre GPU’ya sahip olacak. Bu iGPU, Meteor Lake’in iGPU’sunda bulunmayan Intel Xe Matrix eXtensions (XMX) desteğini içerecek. Intel, yeni Xe2 iGPU’sunun 60 TOPS’a kadar yapay zeka performansı sunacağını ve mevcut nesil yongalara göre 3,15 kat kazanç sağlayacağını belirtiyor. Böylece, Lunar Lake 100+ TOPS toplam yapay zeka performansına sahip olacak.

Intel, Xe2 GPU’nun mevcut nesil iGPU’dan 1,5 kat daha fazla oyun performansı sunduğunu iddia ediyor. Lunar Lake CPU’nun Ryzen 7 7840U ve Snapdragon X Elite’den daha hızlı olduğunu da belirtiyor, ancak bunu destekleyecek somut bir kanıt sunmuyor.

Intel, Lunar Lake işlemcilerinin 20’den fazla dizüstü bilgisayar üreticisi tarafından 80’den fazla yeni dizüstü bilgisayar modelinde yer alacağını ve bu yılın sonuna kadar 40 milyon AI PC işlemcisi sevk edeceğini de açıkladı.

Lunar Lake ile Intel, hem performans hem de enerji verimliliği konusunda önemli bir adım atarak pazarda güçlü bir rekabet yaratmayı hedefliyor. 2024’ün üçüncü çeyreğinde çıkacak olan bu yeni işlemciler, Copilot Plus PC ile uyumlulukları ve yapay zeka performansları ile dikkat çekecek.

Microsoft Copilot kullanıma sunuluyor

0

Microsoft, ekipler için Copilot’u kullanıma sunuyor. Microsoft, üretken yapay zeka markasını ekipler için, özellikle de şirketler ve büyük kurumsal kuruluşlardaki ekipler için daha kullanışlı hale getirmek istiyor.

Microsoft, bu sabah yıllık Build geliştirme konferansında, üretken yapay zeka teknolojisi ailesinin en son uzantısı olan Team Copilot’u duyurdu. Microsoft’un önceki Copilot markalı ürünlerinden farklı olarak Team Copilot, “iş birliğini geliştirmeyi” ve “proje yönetimini kolaylaştırmayı” amaçlayan bir dizi yetenekten ziyade bir nokta çözüm değil. Microsoft’ta AI CVP’si Jared Spataro paylaşılan bir blog yazısında: “Yapay zeka, zaman alıcı ve maliyetli olabilecek idari görevleri üstlenerek ekiplerin daha üretken ve yaratıcı olmalarını sağlıyor” dedi.

Microsoft Copilot genel kullanımda

Team Copilot, şirketin video konferans uygulaması Teams ile entegre olarak toplantı gündemlerini yönetmenize ve toplantıdaki herkesin birlikte yazabileceği notlar almanıza yardımcı oluyor. Metin sohbetlerinde yeni yapay zeka, bilgileri özetliyor ve grupta tartışılan konularla ilgili soruları yanıtlıyor. Team Copilot, görevler oluşturmak ve atamak, son teslim tarihlerini takip etmek ve girdileri gerektiğinde ekip üyelerine bildirimde bulunmak için Teams’in ötesine geçerek şirketin işbirliği ve planlama platformları olan Loop ve Planner’a kadar uzanır. Planner’da yapay zeka ayrıca büyük iş öğelerini adımlara ayırmaya yardımcı olabilir ve görevin ilerleyişi, öncelikler ve paydaş iş yükü gibi konulardaki sorulara yanıtlar sağlayabilir.

Microsoft, Team Copilot özelliklerinin bu yılın ilerleyen dönemlerinde kullanıcı başına aylık 30 dolardan başlayan Microsoft 365 için Copilot lisansına sahip müşteriler için ön izlemede sunulacağını söylüyor. Yapay zeka çalışmalarında Microsoft Copilot öncü olacak.

Chrome kullanıcılarının dikkatine! Derhal güncelleyin!

Chrome 125, dokuz güvenlik açığı için yamalar içeriyor. Tüm güvenlik açıklarının mümkün olan en kısa sürede düzeltilmesi önemli olsa da, özellikle bir tanesi çok endişe verici

Bu açık, bir kod parçası kendisine iletilen nesneyi doğrulamadığında meydana gelen “V8’de Tür Karışıklığı” olan CVE-2024-4947 olarak izleniyor. Başka bir deyişle, yanlış işlevler yanlış koda eklenir ve kötü niyetli aktörler bunu kendi kodlarını cihazınızda çalıştırmak için kullanabilir.

Bu tür bir kusur yeterince kötü olsa da, tek başına bu şekilde ayırt edilmesi gerekmez. CVE-2024-4947’yi bu kadar tehlikeli yapan şey, bunun bir sıfırıncı gün açığı olması; yani, vahşi doğada aktif bir şekilde istismar edilen bir açık. Bu, kötü niyetli aktörlerin sadece bu güvenlik açığını bilmekle kalmayıp, aynı zamanda bunu bir şeyi hacklemek için kullandıkları anlamına geliyor. Google gibi teknoloji şirketleri, sıfırıncı gün açıklarıyla ilgili genellikle bundan daha fazla bilgi vermezler; ancak böyle bir açık tespit edildiğinde, hemen güncelleme yapmanız gerektiğine dair alarm işaretleri baş göstermelidir.

Daha da kötüsü, bu, Google’ın bu ay tespit ettiği, Chrome’u etkileyen üçüncü sıfır gün güvenlik açığı. 9 Mayıs’ta Google, masaüstü Chrome uygulaması için bir programın kullandıktan sonra belleğe yönelik bir işaretçiyi temizlemediği, serbest kullanımdan sonra kullanılabilen bir güvenlik açığı olan CVE-2024-4671’i yamaya yönelik bir güncelleme yayınladı. Ardından, 13 Mayıs’ta kötü aktörlerin erişememeleri gereken verilere erişmesine olanak tanıyan, sınırların dışında bir yazma güvenlik açığı olan CVE-2024-4761 yamasını ekleyen bir sonraki güncellemeyi yayınladı.

ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), üç kusurun tamamını Bilinen İstismar Edilen Güvenlik Açıkları kataloğuna ekledi. Federal kurumların Chrome tarayıcılarını güncellemek için 10 Haziran’a kadar süreleri var ki bu oldukça cömert bir süre.

Google Chrome nasıl güncellenir?

Google Chrome’u güncellemek için önceden ayarlanmışsa “Güncelle” düğmesini tıklayın. Değilse, pencerenin sağ üst köşesindeki üç noktayı tıklayın ve ardından Yardım > Google Chrome Hakkında’ya gidin. Chrome’un güncellemeleri kontrol etmesine izin verin, ardından güncelleme önceden ayarlandığında indirip yüklemek için ekrandaki talimatları izleyin.

Dolandırıcılığı önlemek için büyük girişim: Tech Against Scams

Match Group, Meta, Coinbase ve daha fazlası dolandırıcılığa karşı koalisyon oluşturuyor. Tech Against Scams üyeleri, çevrimiçi dolandırıcılığın belirlenmesi ve önlenmesi konusunda işbirliği yapacak.

Dolandırıcılık internetin her yerinde ve yapay zeka durumu daha da kötüleştiriyor. İnanılmaz boyuta ulaşa dolandırıcılık için önlemler de farklılaşıyor. Artık Match Group, Meta ve Coinbase gibi şirketler, çevrimiçi dolandırıcılığı ve finansal dolandırıcılıkları önlemek için işbirliğine odaklanan yeni bir koalisyon olan Tech Against Scams’ı başlatıyor. Dolandırıcıların kullandığı araçlara karşı harekete geçmenin, tüketicileri eğitip korumanın ve hızla gelişen finansal dolandırıcılıkları engellemenin yolları üzerinde işbirliği yapılacak.

Tech Against dolandırıcılık önlemleri

Hinge ve Tinder’ın sahibi olan Meta , Coinbase ve Match Group, bu konuyla ilgili ilk olarak geçen yaz güçlerini birleştirdi ancak şimdi Global Anti-Scam Organizasyonunun yanı sıra ek dijital, sosyal medya ve kripto şirketleriyle birlikte çalışıyorlar. Bu koalisyonun ana odak noktalarından biri, bir dolandırıcının, hem romantik hem de doğası gereği doğası gereği dijital ilişkilere güvenerek giderek daha fazla para vermesi için birini kandırdığı bir tür dolandırıcılık olan domuz kesme dolandırıcılığı olarak tanımlanıyor.

Tech Against, tehditlerin ve en iyi uygulamaların daha kapsamlı bir resmini elde etmek için her üyenin yaşadığı internetin farklı erişim noktalarından da yararlanacak. Match Group’un Güven ve Güvenlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Yoel Roth: “Sektörlerdeki teknoloji şirketlerinin birbirleriyle işbirliği yapması, suç faaliyetlerini önlemek için çok önemli ve sonuçta çevrimiçi platformların çeşitli mali suç türlerinin önünde kalmasına ve bunlara etkili çözümler geliştirmesine yardımcı oluyor” dedi. Yaptığı açıklamada: “Dolandırıcıların insanları dolandırmasını zorlaştırmak için çalışırken, aynı zamanda dolandırıcılık ve dolandırıcılık olaylarını daha hızlı engellemek ve insanlara ihtiyaç duydukları destek ve kaynakları sağlamak için yeni teknolojilere yatırım yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Dolandırıcılık için kurulan bu konsorsiyum, şirketlerin ortak hareket edebilmesiyle önemli bir farklılık içeriyor. Böylelikle şirketler daha esnek ve hızlı aksiyon alabilecek.

iOS 17.5.1 sorun çözücü güncellemeyle geldi!

Apple, iPhone kullanıcıları için beklenen iOS 17.5.1 güncellemesini yayınladı. Yeni güncelleme, özellikle silinen fotoğrafların galeride görünmesi gibi sorunların çözümünü içeriyor.

Geçtiğimiz haftalarda kullanıma sunulan iOS 17.5 ve iPadOS 17.5 işletim sistemlerinin ardından, bazı kullanıcılar eski veya silinen fotoğrafların yeniden ortaya çıkmasına neden olan bir hata ile karşılaşmışlardı. Bu durum, kullanıcıların iCloud arşivlerinde bile 2010 yılına ait fotoğrafların göründüğü şeklinde karışıklık yaratmıştı.

iOS 17.5.1 güncellemesi, bu soruna odaklanarak, fotoğrafların veri tabanındaki bir sorunu çözüyor. Apple tarafından yapılan açıklamada, güncellemenin “önemli hata düzeltmeleri sağladığı ve fotoğrafların silinmiş olsalar bile kütüphanede yeniden görünebildiği nadir bir sorunu giderdiği” belirtildi.

iPhone kullanıcıları, güncellemeyi indirmek için Ayarlar uygulamasını açıp, ardından Genel > Yazılım Güncelleme adımlarını izleyebilirler. Yeni sürümü yüklemek için ekranda beliren talimatları takip etmeleri yeterli olacaktır.

Bu güncelleme, iPhone ve iPad kullanıcıları için önemli bir düzeltme sunarken, Apple’ın gelecekteki güncellemelerde daha fazla iyileştirme ve yenilik getirmesi bekleniyor.

Microsoft Copilot yapay zekasıyla oyun deneyiminizi değiştiriyor!

Microsoft, düzenlediği etkinlikte yapay zeka Copilot’un oyun dünyasına adım attığını duyurdu. Copilot, özellikle Minecraft gibi popüler oyunlarda oyunculara rehberlik edecek.Microsoft’un son Surface and AI etkinliğinde, yeni Copilot yapay zekası tanıtıldı. Bu teknoloji, Xbox ve PC oyunlarına entegre edilerek oyuncuların deneyimini zenginleştirecek.

Copilot’un özellikleri arasında, oyunculara oyun içinde rehberlik etme ve eşyaları yapma konusunda yardımcı olma bulunuyor. Bir oyuncu örneğin, Minecraft‘ta bir kılıç yapmak istediğinde Copilot’a soru sorarak gerekli adımları öğrenebilecek. Copilot, doğal bir dil üzerinden iletişim kurarak oyuncuya gerekli talimatları verecek ve envanterinde bulunmayan malzemeler için yönlendirme yapacak.

Microsoft Copilot

Microsoft’un paylaştığı demo videolarında, Copilot’un oyunculara doğal bir sesle talimatlar verdiği görülüyor. Bu, oyuncuların oyun içindeki sorularına anında cevap almasını sağlıyor ve oyun içinde daha akıcı bir deneyim sunuyor.Microsoft, Copilot’un OpenAI‘nın yeni GPT-4o modeli tarafından desteklendiğini belirtiyor. Ayrıca, kullanıcı verilerinin cihazda kalacağını ve buluta yüklenmeyeceğini vurguluyor.Copilot’un oyunlara eklenmesiyle birlikte, oyunseverlere özel rehber sitelerinin önemi azalabilir. Ancak, Microsoft henüz Copilot’un hangi oyunlara ne zaman geleceğini açıklamadı.

Kullanıcının oyun deneyimine etkisi

Copilot’un oyunculara sunacağı rehberlik, oyun deneyimini büyük ölçüde etkileyecek gibi görünüyor. Özellikle yeni başlayan oyuncular için, oyun mekaniği ve eşya yapımı gibi karmaşık konuları daha kolay anlamalarını sağlayacak olan Copilot, oyuncuların oyun dünyasına daha hızlı adapte olmalarına yardımcı olabilir.

Microsoft’un Copilot’u oyunlara entegre etmesi, yapay zeka teknolojisinin oyun endüstrisindeki potansiyelini ortaya koyuyor. Bu adım, oyun geliştiricilerinin ve oyuncuların yapay zeka destekli deneyimlerle daha fazla tanışmasını sağlayabilir ve oyun endüstrisinde yeni bir dönemi başlatabilir.

Samco hesap verileri çalındı mı?

Hacker, Hindistan’ın Samco hesap verilerinin çalındığını iddia etti. Bir bilgisayar korsanı, ülkenin borsaları için indirim komisyonculuğu alım satım hesapları sunan yaygın olarak kullanılan platformlardan biri olan Hintli çevrimiçi aracı kurum Samco Securities ile ilişkili kullanıcı kayıtlarını sattığını iddia ediyor.

Samco hesap verileri iddiası

Sahte bilgisayar korsanı, açıklanmayan bir miktara sattıkları bilinen bir siber suç forumunda Samco’dan ihlal edildiği iddia edilen verileri listeledi. TechCrunch’a, müşterilerin kişisel verileriyle eşleştiğini doğruladığımız, çalındığı iddia edilen verilerin bir örneği verildi.

Veri örneği, her kullanıcının tam adı, doğum tarihi, cep telefonu numarası ve e-posta adresi ve bireyin devlet tarafından verilen kalıcı hesap numarası veya PAN ID’si dahil olmak üzere 3.000’den fazla hesap sahibinin kişisel olarak tanımlanabilir bilgilerini içeriyordu. Yorum almak için ulaşıldığında Samco, TechCrunch’a herhangi bir veri ihlali veya sızıntısına ilişkin dahili gösterge veya rapor olmadığını söyledi.

Samco Securities’in uyumluluk sorumlusu Manashvi Thakur: “Siber güvenlik ekibimiz, önlem olarak sistemlerimizin bütünlüğünü ve güvenliğini sağlamak için kapsamlı bir inceleme yürütüyor. Katı veri koruma protokollerimiz mevcut ve olası güvenlik açıkları veya ihlallere karşı sistemlerimizi sürekli olarak izliyoruz. İncelememiz sırasında herhangi bir sorun tespit edilirse, derhal ve uygun önlemleri alacağız” dedi.

Mart 2015’te kurulan Samco, hisse senetlerine, vadeli işlemlere ve opsiyonlara, emtialara ve para birimlerine yatırım yapmak için sabit ücretli bir aracılık ve yatırım platformu sunmakta. Firmanın Android ve iOS platformlarında milyonlarca indirilen ticari uygulamaları var.

Samsung, OLED’in yerine geçecek QD-LED ekranı tanıttı!

0

Samsung, Display Week 2024 etkinliğinde dünyanın ilk QD-LED ekranını tanıttı. Bu yeni ekran teknolojisinin, OLED panellerin yerini alması bekleniyor. QD-LED olarak da bilinen QDEL (Quantum Dot Electroluminescent) ekranlar, ışığı kendinden yayma özelliği ile dikkat çekiyor.

Samsung’un yeni QD-LED ekranı, 18,2 inç büyüklüğünde ve 3200 x 1800 (202 PPI) çözünürlüğe sahip. Ekran, 250 nit parlaklık sunuyor. Her ne kadar bu özellikler şu an için prototip seviyesinde olsa da, QD-LED teknolojisinin gelecekte daha da gelişmesi bekleniyor.

QD-LED ekranların en büyük avantajları arasında arka ışık ihtiyacı olmaması, maliyetin düşük olması, yüksek parlaklık sunması ve yanmaya karşı dayanıklılığı bulunuyor. Samsung, bu ekranların geniş bir renk gamı ve yüksek renk doğruluğu sunduğunu belirtiyor. Ayrıca, organik malzeme içermedikleri için uzun vadeli hasarlara karşı dayanıklılar.

Samsung OLED'in

Çevre dostu ve ekonomik üretim

QD-LED ekranların bir diğer avantajı da Mürekkep Püskürtmeli Baskı (IJP) teknolojisi kullanılarak üretilebilmeleri. Bu, üretim verimliliğini artırırken maliyetleri de düşürüyor. Ayrıca, Samsung’un QD-LED panelleri kadmiyum içermeyen kuantum noktaları kullanarak çevre dostu bir seçenek sunuyor.

Nanosys firması, QDEL ekran teknolojisinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynuyor ve 2025 veya 2026’da tam üretime geçmeyi planlıyor. Bu yeni teknolojinin, ekran pazarında önemli bir değişim yaratması bekleniyor.

Samsung’un tanıttığı QD-LED ekran, OLED panellerin tahtını sallayacak gibi görünüyor ve ekran teknolojisinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

Startup hızlandırma merkezi Albaraka Garaj’ın 7. dönemi başladı

Bankanın stratejik hedeflerine uygunluk, ekip tecrübesi, girişimin pazarı ve olgunluk seviyesi gibi kriterlerde değerlendirilen girişimlerle ön hızlandırma ve hızlandırma süreçleri devam ettirilirken; girişimlerle iş birlikleri, ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş eğitim paketleri, mentorluk, hibe, müşteri ağı, API ve ofis desteği gibi imkanlar sağlanıyor.

Startup yaşam döngüsü boyunca yönlendirme sunmayı hedefleyen Albaraka Garaj; AlbarakaTech Global, Albaraka API, APY Ventures, Albaraka Portföy Yönetimi, Insha Ventures gibi Albaraka Türk iştirakleriyle iş birliği olanaklarının yanı sıra çeşitli global araçları da kapsayan geniş bir yan hak paketini de girişimlerin kullanımına sunuyor.

Geçtiğimiz günlerde girişim ekosistemi ile bir araya gelen Albaraka Garaj, gerçekleştirdiği kahvaltı buluşmasının akabinde hızlandırma programında yola birlikte devam ettiği girişimlerin sunumlarını tüm katılımcılarla buluşturdu. Gerçekleştirilen sunumların beraberinde networking imkanı bulan girişimciler, sektör profesyonelleri ve yatırımcılar arasında pek çok olumlu temas gerçekleşti.

Albaraka

İnovasyon kültürünü yaygınlaştırmayı ve fikrine güvenen girişimleri dünyaya kazandırmayı sürdüreceğiz

Albaraka Türk’ün Strateji ve Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Emeç, “Bu yıl, Albaraka Garaj’a gelen yüzlerce başvuru arasından seçilen ve 2 aylık yoğun ön hızlandırma programından geçen 22 girişim arasından süreci başarılı tamamlayan 11 girişim, ana hızlandırma programına dahil olmaya hak kazanmalarıyla Startup Teknoloji’nin himayesinde gerçekleşen 10. Ekosistem Buluşması’nda sunumlarını gerçekleştirerek hızlandırma sürecine ilk adımlarını attılar. Öncü Bankacılık anlayışımızla iyi fikirlerin ve girişimcilerin yanında olmaya ve destek olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Bu yıl, Albaraka Garaj Hızlandırma Programına dahil olan girişimler şu şekilde;

Alcago: Video reklamları oyunlaştırma teknolojisiyle güçlendiren bir girişimdir. Reklamların kullanıcılar üzerindeki etkilerini analiz etmektedir ve tüketicilere orijinal ürünleri uygun fiyatlarla alma imkânı sunmayı hedeflemektedir.

Coridor: Kurumsal sosyal sorumluluk projelerini oyunlaştırarak markalara deneyimsel pazarlama hizmeti sunan bir mobil uygulama girişimidir. 

DEBI: İşletmelerin veri tabanlarına, uygulamalarına ve dosya sistemlerine hâkim bir veri analizi uygulamakta ve anlamsal dosya arama motoru sağlayan yapay zeka asistanı oluşturmaktadır.

Grower: Pazarlama verilerini entegre ederek dijital pazarlama yapmak isteyenlere uyarılar, bildirimler ve görevler atan bir girişimdir.  

İnstudyo: Kurumların iç iletişim süreçlerini tek bir platformda toplayarak süreç optimizasyonu sağlamayı amaçlayan bir girişimdir.

Joysper: Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara kişiselleştirilmiş ve etkileşim odaklı eğitim sunan yapay zeka destekli bir eğitim teknolojileri girişimdir.

Kuasar Video: Müşteri davranışlarını analiz ederek işletmelere kişiselleştirilmiş video içerikleri oluşturan ve dağıtma imkânı sunan bir girişimdir. 

Leasingim: Leasing’e konu mal/ürün satışı yapan makinecileri, bu makineleri almak isteyenleri ve leasing kurumlarını dijital danışman eşliğinde bir araya getiren bir girişimdir. 

Midle: Markaların, kişi ve kurumların Web2 ve Web3 ekosistemlerinde kullanıcı kazanımını arttıran bir web uygulaması girişimidir. 

Pivony: Farklı veri kaynaklarındaki tüketici düşüncelerini büyük veri ve yapay zeka ile iç görülere dönüştürebilen bir girişimdir.

Yedir App: Mahallenizdeki yetenekli, sertifikalı ev aşçıları ile buluşan, lezzetli, sağlıklı ve taze yemekleri kullanıcılara dijital ortamdan ulaştıran bir girişimdir.