Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 687

TikTok, kongreye karşı savunmasız!

TikTok videosunda “Hükümetiniz 170 milyon Amerikalının Anayasal ifade özgürlüğü hakkını ellerinden almadan önce, şimdi konuşun.” ifadesi yer alıyor. 

Kongreye TikTok’un sizin için ne anlama geldiğini bildirin ve onlara HAYIR oyu vermelerini söyleyin.” Kullanıcılar mesajın altında kırmızı renkli “şimdi ara” düğmesine tıklayabiliyor.

Platform, bir süredir ABD’de inceleme altındaydı. Geçen yıl, TikTok CEO’su Shou Zi Chew Kongre önünde beş saat boyunca ifade vererek milletvekillerinin Çinli yetkililerin Amerikan verilerine erişmesiyle ilgili endişelerini ele aldı. 

Chew, defalarca sosyal medya platformu ve ByteDance‘in Çin hükümetinin kanalı olmadığını belirtti. Çin hükümetinin Amerikalıların TikTok kullanıcı verilerine eriştiğine dair bir kanıt yok ancak ayrı bir olayda ByteDance çalışanları, gazetecilerin konumlarını takip etmek için IP adreslerine erişim sağladığı için işten çıkarıldı.

Azerbaycan TikTok’u yasakladı! İşte nedeni!

Sosyal medya platformu, düzinelerce eyalette devlet tarafından verilen telefonlarda yasaklandı. Bu hafta, uygulamanın ABD hükümetindeki mücadeleleri, başkana ulusal güvenliğe tehdit oluşturan sosyal medya uygulamalarını belirleme ve bunları uygulama mağazalarından kaldırma yeteneği verecek bir yasa tasarısının sunulmasıyla daha da arttı. Tasarının sponsorları TikTok’a bu kaderden kaçınmak için ByteDance ile bağlarını koparmasını, aksi takdirde 170 milyon Amerikalı kullanıcısını kaybedebileceğini söylüyor.

Platform daha önce Kongre’deki mücadelelerini desteklemek için topluluğundan yararlanmıştı. Chew geçen yıl Kongre’ye ilk kez katıldığında TikTok, aralarında Vitus Spehar’ın da bulunduğu bir grup içerik oluşturucuyu uygulama adına lobi yapmak üzere DC’ye davet etti.

Apple katlanabilir MacBook geliştiriyor: Piyasaya ne zaman çıkacak?

0

Teknoloji devi Apple, sınırları zorlamaya devam ediyor. Ünlü analist Ming-Chi Kuo‘nun son raporuna göre, şirketin odaklandığı bir projenin parçası olarak 20.3 inç büyüklüğünde katlanabilir bir MacBook geliştirdiği ortaya çıktı. Ancak, bu heyecan verici yeniliğin tadını çıkarmak isteyenlerin biraz daha beklemeleri gerekecek; zira cihazın tahmini piyasaya sürülme tarihi 2027 olarak belirlendi.

Apple‘ın katlanabilir cihazlar arasında öncelikli olarak MacBook‘a odaklanmış olması, şirketin yaratıcı ve kullanıcı dostu çözümler sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor. Daha önce, katlanabilir iPhone ve iPad prototipleri üzerinde çalıştığı bilinen Apple‘ın, net bir geliştirme planına sahip olduğu iddia edilen tek cihazın MacBook olması dikkat çekici.

Ancak, bu büyüleyici gelişmenin ardında, Apple‘ın ürün kalitesine duyduğu titizlik var. Katlanabilir MacBook, şirketin yüksek standartlarına uygun olmazsa, projenin ertelenebileceği veya iptal edilebileceği belirtiliyor.

Kullanıcıların taşınabilirlik ve çoklu görevler arasında geçiş yapma ihtiyaçlarına cevap verecek olan bu potansiyel ürün, Apple‘ın inovasyon yolculuğuna yeni bir soluk getirebilir. Heyecanla beklenen bu teknoloji harikası, 2027‘de piyasaya sürüldüğünde, kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunabilir. Teknoloji dünyasındaki bu ilginç dönemi takip etmeye devam edeceğiz.

Twitch 2024’te devrimler yapıyor!

Twitch’in CEO’su Dan Clancy, 2024 planlarını paylaştığı açık mektubunda, platformun bu yıl içinde gerçekleştireceği büyük güncellemeleri detaylandırdı. Mobil deneyimi daha da güçlendirmeyi hedefleyen Twitch, yeni bir mobil uygulama ile kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunacak.

Twitch’in mobil uygulaması, 2019’dan bu yana ilk büyük güncellemesini alacak. Yeniden tasarlanan mobil uygulama, keşif akışını karşılama ekranı olarak kullanıcılara sunacak. Akış, kullanıcının tercihlerine uygun içerik önerileriyle birlikte canlı yayınları ve klipleri (filtrelerle) gösterecek. Ayrıca, bilgisayar başında olmadıkları zamanlarda kısa formatlı video güncellemeleriyle hikaye oluşturmak ve paylaşmak daha da kolaylaşacak.

Twitch 2024'

Topluluk kuralları güncelleniyor

Twitch 2024′de , topluluk kurallarını da güncelliyor. yeni güncelemede Clancy, yeni kuralların daha açık, güncellenmiş zarar tanımları ve bazı taciz türleri için daha ağır cezalar içerdiğini belirtiyor. Platform, tacizi tanımlamaya yardımcı olacak araçları kullanıcılara sunarak, taciz edenleri sohbet ekranında görünmeden engelleyecek.

Clancy’nin açıklamalarına göre, 2024’te Twitch’e gelecek yenilikler bununla sınırlı kalmayacak. Platform, daha ödüllendirici, eğlenceli ve güvenli hale getirmeyi amaçlayan çeşitli ürünler, araçlar ve programlara odaklanacak.

Twitch’in 2024 kullanıcıları, bu güncellemelerle birlikte mobilde daha rahat abonelik işlemleri yapabilecek, Hype Trains gibi özellikleri daha etkili bir şekilde kullanabilecek ve topluluk kuralları sayesinde daha güvenli bir çevrede içerik üretebilecekler.

Bu güncellemelerle birlikte Twitch, 2024’te daha güçlü ve kullanıcı dostu bir platform olma hedefine bir adım daha yaklaşıyor.

Apple, Android’e geçişi kolaylaştırıyor!

Alternatif uygulama mağazaları desteği, AB uygulama geliştiricileri için yeni iş koşulları ve diğer unsurların yanı sıra; Apple, iPhone’dan Android cihazlara veri taşımak için daha “kullanıcı dostu” bir seçenek sunacak olan veri taşınabilirlik tekliflerine de eklemeler yapacak.

Bu çözüm henüz mevcut değil ancak şirket, Apple’ın bu çözümü 2025 sonbaharına kadar hazırlamayı taahhüt ettiğini söylüyor. Duyuru, Apple’ın App Store ve iOS üzerindeki hakimiyetini gevşetmesini zorunlu kılarak uygulama ekosistemindeki rekabeti artırmayı amaçlayan yeni AB yasasına uyum planını detaylandıran bir belgede yapıldı

Apple, geliştiricilerin tepkisine rağmen DMA kurallarına geçmek isteyen geliştiriciler için yeni ücretler ekleyerek DMA’nın işletmesi üzerindeki potansiyel mali etkisini akıllıca savuşturdu. 

DMA, App Store’un ötesinde veri taşınabilirliğini de ele alıyor. Belgede, bu cephede, Apple’ın Veri ve Gizlilik web sitesinin, kullanıcıların App Store verilerini yetkili üçüncü taraflara aktarmasına olanak tanıyacak şekilde güncellendiği belirtiliyor. 

Günümüzde kullanıcılar, iCloud Fotoğraflarını Google Fotoğraflar’a aktarmayı veya Notlar, Takvim, Kişiler, Haritalar, Cüzdan Etkinliği, Mail, Safari Yer İmleri ve okuma listesi gibi Apple uygulamaları tarafından toplanan çeşitli verileri indirmeyi talep edebilir. Apple, kullanıcıların App Store verilerinin günlük indirmelerini otuz gün boyunca veya haftalık indirmelerini 180 gün boyunca planlayabileceklerini ve sağlanan verilerin en güncel olacak şekilde sürekli olarak güncellendiğini söylüyor.

Apple

Android’e geçiş konusunda Apple, çözümünün diğer “mobil işletim sistemi sağlayıcılarının” bir iPhone’dan Apple olmayan bir telefona veri aktarımı için daha iyi çözümler oluşturmasına yardımcı olacağını söylemenin ötesinde yeni proje hakkında pek bir şey paylaşmadı. Apple, belgede aslında “Android” terimini kullanmıyor ancak böyle bir sistemin en büyük faydasını Google’ın mobil işletim sistemi sağlayacağı açık.

Ayrıca Apple, tarayıcı verilerini aynı cihazdaki yeni bir tarayıcıya aktarmaya yönelik başka bir çözümün de bu yılın sonlarında veya 2025’in başlarında hazır olacağını belirtti.

Bugün, potansiyel Android kullanıcıları kişiler, takvimler, fotoğraflar, videolar, mesajlar ve daha fazlası gibi önemli içerikleri yeni bir Android cihazına taşımak için Google’ın “Android’e Geç” iOS uygulamasını kullanabilir. Ancak daha az kritik olan bazı veriler hala eksik ve kullanıcıların yeni mesajlarının Android’lerine geldiğinden emin olmak için iMessage’ı da devre dışı bırakmaları gerekiyor. 

Apple, özellikle neyi geliştirmeyi hedeflediğini henüz söylemediği için Apple’ın yeni çözümünün bu alanlara hitap edip etmeyeceği belli değil.

Intel’in amiral gemisi işlemcisi Core i9-14900KS 14 Mart’ta geliyor!

Intel’in heyecanla beklenen amiral gemisi işlemcisi Intel Core i9-14900KS’nin çıkış tarihi sonunda netleşti. 14 Mart’ta raflardaki yerini alacak olan bu LGA 1700 soketli işlemci, bir dizi güçlü özelliğiyle dikkat çekiyor. İşte detaylı bilgiler ve beklenen performans:

Çekirdek ve iş parçacığı sayısı: Core i9-14900KS, toplamda 24 çekirdekten oluşuyor. Bu çekirdekler, 8 performans (P) ve 16 verimlilik (E) çekirdeği olarak düzenlenmiş durumda.

Saati hızları: 150W TDP’yi koruyarak, ek 25W güç ile 6,2GHz saat hızlarına ulaşacak olan işlemci, önceki modellere göre daha yüksek bir performans vaat ediyor.

Önbellek kapasitesi: 32MB L2 ve 36MB L3 önbellek kapasitesi, işlemcinin bellek yönetiminde üst seviye bir performans sunmasını sağlıyor.

GPU desteği: Intel UHD 770 GPU’ya sahip olan işlemci, grafik performansında güçlü bir seçenek sunuyor.

Bellek desteği: DDR5 bellek teknolojisi ile uyumlu olan işlemci, LGA 1700 platformunu destekliyor.

Çıkış tarihi ve fiyat:

Intel Core i9-14900KS’nin resmi çıkış tarihi 14 Mart olarak belirlendi. Fiyatı ise 765 dolar olarak açıklandı, bu da önceki modellere kıyasla bir fiyat artışını temsil ediyor.

Henüz net bir performans değeri belirtilmese de, önceki modellerin aksine bu işlemcinin 9,1 GHz’e kadar hız aşırtma potansiyeli bulunuyor. Bu da, kullanıcıların yüksek performanslı ve esnek bir deneyim elde etmelerine olanak tanıyacak.

Intel Core i9-14900KS’nin 14 Mart’ta piyasaya sürülmesi bekleniyor. Yüksek performans arayan kullanıcılar ve overclocking meraklıları için ilgi çekici bir seçenek olarak öne çıkıyor. İşte, Intel’in yeni işlemcisiyle ilgili detaylar ve beklentiler!

BMW ve Mercedes, elektrikli araç devrimi için güçlerini birleştirdi!

Alman otomotiv devleri BMW ve Mercedes-Benz, Çin pazarında elektrikli araç şarj altyapısını genişletmek amacıyla ortak bir şirket kurdu. Beijing Ion Qi New Energy Technology adını taşıyan bu şirket, 2026 yılı sonuna kadar en az bin adet ileri teknolojiyle donatılmış süper şarj istasyonu kurmayı planlıyor.

Rekabetin giderek arttığı Çin pazarında güçlenmek amacıyla gerçekleştirilen bu ortak girişim, BMW ve Mercedes-Benz arasındaki ezeli rekabeti bir kenara bırakarak iş birliğine odaklanıyor. Beijing Ion Qi New Energy Technology, Pekin’de faaliyetlerine başladı ve Çin pazarında “süper şarj ağı” işletme amacı taşıyor.

BMW ve Mercedes

2026 yılı sonuna kadar hedeflenen plan kapsamında, Çin genelinde en az 1.000 ileri teknolojiyle donatılmış süper şarj istasyonu ve yaklaşık 7.000 süper şarj istasyonu inşa edilmesi planlanıyor. İlk şarj istasyonlarının 2024 yılında elektrikli araçların yoğun olarak kullanıldığı şehirlerde faaliyete geçmesi, ardından ise ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Bu ortak girişim, Çin’in yükselen yeni enerjili araç pazarına yönelik Alman otomotiv devlerinin uzun vadeli bir taahhüdünü simgeliyor. Geçtiğimiz yıl Çin’de 40 bin adeden fazla elektrikli araç satışı gerçekleştiren BMW, bu rakamın önceki yıla göre yüzde 138 gibi önemli bir artışa işaret ettiğini belirtiyor.

BMW, 2023 itibarıyla Çin pazarında altı farklı saf elektrikli modelle rekabet ediyor. Markanın en çok satan modelleri arasında yer alan BMW i3 ve iX3, elektrikli araç kullanıcıları tarafından tercih ediliyor. Mercedes-Benz ise 2024 yılında hem saf elektrikli araçlar hem de benzinli modellerle “çift yönlü” stratejisini sürdürmeyi planlıyor.

Başarılı olursa tarihe geçecek: SpaceX Starship’in üçüncü uçuşu beklentileri arttırdı!

Elon Musk liderliğindeki SpaceX, uzay yolculuğu için kritik öneme sahip Starship roketinin üçüncü fırlatma testi için tarihi duyurdu. Starship, 14 Mart’ta bir kez daha gökyüzüne yükselecek. İkinci fırlatma testinden aylar sonra, SpaceX nihayet insanlı uzay yolculuğuna yönelik önemli bir adım daha atmaya hazırlanıyor.

İlk Starship testi geçen yıl Nisan ayında gerçekleştirilmiş ve roket havada patlamıştı. Gerekli düzenlemelerin ardından ikinci uçuş Kasım 2023’te gerçekleşmiş, ancak hedeflere ulaşılamamıştı.

Elon Musk’ın yönettiği SpaceX, bir sonraki şirket testinin 14 Mart tarihinde gerçekleştirileceğini Twitter üzerinden duyurdu. Eğer her şey plana uygun giderse, Starship, 14 Mart’ta saat 14:30’da gökyüzüne yükselecek.

Starship, NASA tarafından Ay’a astronot indirecek roket olarak seçilmişti ve NASA’nın Artemis programının önemli bir parçasını oluşturuyor. Dünyanın en büyük ve en güçlü roketi konumundaki havacılık şirketi, 121 metre yüksekliğinde ve 150 tonluk yükü yörüngeye taşıyabiliyor. Roket, tekrar kullanılabilir iki aşamadan oluşuyor; üst kısım olan Starship 50 metre uzunluğunda, ikinci kısım olan Super Heavy itici ise 71 metre uzunluğunda. Her iki bölüm de tekrar kullanılabilir özellikte.

Üçüncü fırlatma testinde SpaceX, üst aşamasının yörüngeye ulaşıp bir tur atmasını, ikinci kısımın ise başarılı bir iniş yapmasını hedefliyor. Fırlatma tarihi yaklaştıkça daha fazla detay paylaşılacak. Fırlatma tarihinde değişiklik olma ihtimaline rağmen, canlı yayını 14 Mart’ta X bağlantısı üzerinden izleyebilirsiniz.

Facebook video önerilerini artık yapay Zeka yapacak!

Meta, Facebook platformundaki video öneri algoritmasını güçlendirmek için yapay zekayı devreye alıyor. Facebook Başkanı Tom Alison, yapılan açıklamada, Reels videolarının izlenme sürelerinde önemli bir artış elde edildiğini belirterek, yeni algoritmanın Facebook Reels, Gruplar ve ana akışındaki videoların önerilmesinde görev alacağını duyurdu.

Yeni algoritmanın detayları henüz açıklanmamış olsa da, TikTok’un güçlü öneri algoritmasının benzer bir başarı elde ettiği göz önüne alındığında, kullanıcıların izleme sürelerinde yüzde 8 ila 10 arasında bir artış olduğu belirtiliyor. Bu, Meta’nın Facebook platformunda daha etkili ve kişiselleştirilmiş izlenme önerileri sunma amacına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.

Meta, Reels’ı yeni bir yapay zeka motoruyla güncellediğini ve bu teknolojiyi 2026 yılına kadar Facebook platformundaki tüm video gösterimlerinde kullanmayı planladığını açıkladı. Yeni algoritmanın kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, kullanıcıların ilgi alanlarına daha uygun ve çekici içeriklere erişim sağlanması hedefleniyor.

Facebook, TikTok’un başarılı öneri algoritmasına karşı rekabet edebilmek için, Reels videolarının öneri motorunu güçlendirmeye karar verdi. Daha önce farklı motorlar kullanılan Reels, Gruplar ve Facebook akışı için artık aynı yapay zeka destekli öneri motorunu kullanacak. Tom Alison, bu güncellemeden sonra Facebook Haber Akışı (Feed) için de aynı modelin kullanılabileceğini belirtti.

Bu stratejik hamleler, Meta’nın yapay zekayı tüm ürünlerine entegre etme hedefi doğrultusunda atılmış adımlar olarak değerlendirilebilir. Şirketin gelecekte benzer güncellemeleri sıklıkla gerçekleştirmesi bekleniyor, bu da kullanıcı deneyimini sürekli olarak iyileştirme ve platformunu rekabet avantajı sağlamak için güncel tutma çabalarını yansıtıyor.

Çin’den kuş gibi uçan İHA!

Çin Merkezi Televizyonu (CCTV), Çinli araştırmacıların geliştirdiği dünyanın en gerçekçi kuş benzeri ornitopterin görüntülerini paylaştı. “Küçük Şahin” adı verilen bu insansız hava aracı, tıpkı bir kuş gibi kanatlarını çırparak uçabilme yeteneğine sahip.

Xi’an Kuzeybatı Politeknik Üniversitesi’nde (NWPU) bir araştırma ekibi tarafından geliştirilen ornitopter, askeri ve sivil alanda önemli potansiyele sahip olarak değerlendiriliyor. Şirket, Çin’in insansız hava araçlarının yüzde 90’ını üretiyor ve en büyük müşterisinin Çin ordusu olduğunu belirtiyor.

Küçük Şahin, görüntülerde kuş gibi süzülen ve dönen bir drone olarak gösteriliyor. Kanatlar, esneyebilme ve katlanabilme özellikleriyle dikkat çekiyor, bu da ona kendi boyutundaki diğer cihazlara göre benzersiz bir uçuş verimliliği kazandırabilir.

Çin medyasına göre, ornitopter kuş iha yeni bir koni krank mekanizması sayesinde kuşları taklit edebiliyor. Ayrıca, uçuş sırasında kanatlarını çırpma hızını ayarlayabilme, katlayabilme ve kilitleyebilme özelliklerine sahip olduğu belirtiliyor. Tasarımlar, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (CFD) simülasyonları ve rüzgar tüneli testleri ile optimize edilmiş.

Uzmanlar,kuş iha Küçük Şahin’in askeri keşif, ekolojik izleme ve çevre koruma gibi alanlarda potansiyel uygulamalara sahip olduğunu vurguluyor. Ayrıca, ornitopterlerin kuşlara benzerliği sayesinde doğal kamuflaj yeteneğine sahip olduğu için, gizlilik yeteneklerini artırabileceği belirtiliyor.

Eurasian Times’ın haberine göre, bu tür insansız hava araçları, kuş uçuş mekaniğini taklit ederek Çin havacılık teknolojisinde önemli bir ilerleme sağlıyor. Uzmanlar, yüksek irtifalarda kullanıldığında bu ornitopterlerin gerçek kuşlara neredeyse ayırt edilemez bir benzerlik gösterdiğini ifade ediyor.

Google’da yapay zeka hırsızlığı! Eski çalışan ticari sırları çaldı!

Yapay zeka teknolojisinin stratejik önemi, şirketler arasındaki rekabeti yeni bir boyuta taşıyor. Son gelişmeye göre, Google’ın eski yazılım mühendisi Linwei Ding, şirketin yapay zeka sırlarını çaldığı iddiasıyla ABD’de tutuklandı. Bu olay, teknoloji dünyasındaki entrikaların ve uluslararası yapay zeka rekabetinin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ding’in, Google’da 2019 yılında başladığı çalışma sürecinde, şirketin verdiği dizüstü bilgisayarından aldığı ticari sırları kişisel bulut depolama hesaplarına yüklediği iddia ediliyor. Federal bir jüri tarafından dört kez ticari sır hırsızlığı yapmakla suçlanan 38 yaşındaki Ding’in, Mayıs 2022’den Mayıs 2023’e kadar olan bir yıl içinde, Google’ın yapay zeka altyapısının temelini oluşturan 500’den fazla dosyayı kişisel hesaplarına aktardığı belirlendi.

Çalınan belgeler arasında, yapay zeka algoritmalarından ziyade Google’ın yapay zeka süper bilgi işlem veri merkezlerini geliştirmek için yürüttüğü stratejik çalışmaların da bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, Ding’in sadece mevcut teknolojiyi değil, aynı zamanda gelecekteki yapay zeka projelerini de etkileyebilecek bir bilgi yelpazesini ele geçirdiği anlamına geliyor.

Savcılar, Ding’in aynı zamanda Çinli bir şirketin baş teknoloji sorumlusu olarak görev aldığını ve bu şirketin sermaye artırımına katkı sağladığını belirtiyor. Dahası, Ding’in Çin’de kendi yapay zeka şirketini kurduğu ve CEO olarak görev aldığı ortaya çıktı. Bu durum, olayın sadece bireysel bir suç olmaktan öte, uluslararası bir boyuta taşındığını gösteriyor.

ABD ile Çin arasındaki yapay zeka rekabetinin artmasıyla birlikte, bu tür olaylar daha sık gündeme gelmeye başladı. Ding’in tutuklanması, teknoloji şirketlerinin yapay zeka sırlarını koruma konusundaki zorlukları bir kez daha ortaya koyuyor. ABD Savcılığı, Ding’e 10 yıla kadar hapis cezası ve 250.000 dolar para cezası talep ediyor.

Yaşanan bu olay, teknoloji dünyasında siber güvenlik önlemlerinin ve entelektüel mülkiyetin korunmasının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha vurguluyor. ABD ve diğer ülkeler, benzer olayları önlemek için daha etkili tedbirler almaya yönelik çabalarını artırabilir. Yapay zeka teknolojilerinin geleceği, sadece inovasyonla değil, aynı zamanda güvenliği sağlamakla da şekillenecek gibi görünüyor.

Udacity’i satın alan Accenture yapay zekâya ağırlık verecek  

Bilgi teknolojileri danışmanlık firması Accenture, yapay zekâya yönelik artan ilgiye odaklanan bir öğrenme platformu oluşturma çabasının bir parçası olarak öğrenme platformu Udacity’yi satın alacağını duyurdu. Şirket Udacity için ne kadar ödediğini belirtmezken, LearnVantage adını verdiği bir teknoloji öğrenme platformu oluşturmak için 1 milyar dolarlık bir yatırım yaptığını da duyurdu.

Bir muhasebe firması olarak kuruluşu 1950’lere dayanan Accenture, bir zamanlar 5 büyükler olarak anılan (şimdi 4 büyükler) danışmanlık firmalarından (Deloitte, EY, KPMG, PwC ve Arthur Andersen) Andersen’in bir koluydu. 2002 yılında Andersen’in iflas etmesi üzerine Accenture birimi ayrılarak yoluna kendi ismiyle devam etti. Kısa süre içinde son derece hızlı bir büyüme gerçekleştirerek kendi alanındaki en büyük şirketlerden birisine dönüşen Accenture 2023 yılında 64,1 milyar dolar gelir açıkladı.

Daha genel teknoloji eğitimleri de sunabilecek olsa da şirket özellikle çalışanların yapay zekâ konusunda hızlanmasını sağlayacak eğitimler sunmakla ilgilendiğini belirtiyor. Accenture LearnVantage’ın küresel lideri Kishore Durg yaptığı açıklamada, “Üretken yapay zekânın yükselişi, işlerin nasıl yapıldığına dair en dönüştürücü değişikliklerden birini temsil ediyor ve işletmelerin dijital çekirdeklerini oluştururken ve işletmelerini yeniden keşfederken insanları bulut, veri ve yapay zekâ konusunda eğitme ve becerilerini geliştirme ihtiyacını artırıyor” dedi.

2011’de kurulan Udacity ise, bir şirketin Accenture gibi çok daha büyük bir kuruluş tarafından satın alındığında yaptığı olağan türden açıklamalarda bulundu. Firma daha büyük bir kuruluşun parçası olarak daha fazla insana ulaşabileceğine ve beceri kazanmalarına yardımcı olabileceğine inanıyor. Buna karşın bu yılın başlarında şirketin Hintli eğitim teknolojisi şirketi Upgrad ile 80 milyon dolarlık bir fiyat teklifiyle görüştüğüne dair söylentiler vardı. Bu anlaşma suya düşmüş ve Accenture devreye girerek Udacity’i satın almış gibi görünüyor.

Analistler söz konusu satın alım işlemini değerlendirirken Andreessen Horowitz, Drive Capital ve Alphabet’in girişim sermayesi kolu GV tarafından 165 milyon doların üzerinde fon toplayan ve 2018’te 1 milyar dolar değer biçen Udacity için 80 – 100 milyon bandında bir satışın aslında ciddi bir değer düşüşü anlamına geldiğini söylüyorlar.

ViewSonic’ten eğitim odaklı yeni interaktif ekranlar

0

Türkiye’nin ilk EDLA sertifikalı interaktif ekran modeli ViewBoard IFP7552-2F ve TD2465 dokunmatik ekranlarını eğitmenlerle buluşturan ViewSonic ayrıca, bu kapsamda düzenlenen fuarda, öğretmenlere içerik üretme ve deneyim paylaşma olanağı sunan Eğitimci Topluluğu, ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyeden öğretmenin mesleki gelişimini destekleyen Mesleki Gelişim Sertifika Programı ile eğitim dünyasını dönüşümüne yön veren myViewBoard eğitim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Kapsamlı eğitim ekosisteminin yeni oyuncularından EDLA Sertifikalı ViewBoard IFP7552-2F ve full HD çözünürlüğü ile ideal bir interaktif deneyim sunan ViewSonic TD2465 dokunmatik ekranının da tanıtımını gerçekleştirdi.

Zengin, verimli ve kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi

5 milyonun üzerinde öğretmen tarafından kullanılan myViewBoard yazılımı, öğrenciler ve öğretmenler için eğitime erişimi ve öğrenme sürecini kolaylaştıran akılı bir öğrenme bir deneyimi sunuyor. Modern öğrenme ihtiyaçlarına cevap veren myViewBoard yazılımı; etkileşimli ders içeriği, sanal tahta, akıllı tahta işbirliği ve uzaktan eğitim gibi özellikleriyle öğretmenlere daha zengin, verimli ve kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi yaşatıyor. Öğretmenler myViewBoard akıllı tahta yazılımının Dijital Tahta Sunumları, Çevrimiçi İçerik Paylaşımı, Not Tutma ve Çizimler, Ses ve Video Entegrasyonu, Çevrimiçi İşbirliği, Oyunlar ve Sınavlar, Öğrenci İzleme ve Değerlendirme, Eğitim Kaynaklarına Erişim, Uzaktan Eğitim Desteği, Özelleştirilebilirlik özelliklerinden faydalanarak kariyer gelişimlerini hızlandırabiliyor.

Eğitim dünyasının değişen ihtiyaçlarına odaklanarak geliştirdikleri çözümlerle küresel ölçekte tüm öğrenci ve eğitmenleri içine alan kapsayıcı bir eğitim ekosistemi oluşturduklarını belirten ViewSonic Türkiye Ülke Müdürü M.Önder Şengür, “Akıllı tahtalar ve dijital ders içerikleri, woodpad tablet ve bilgisayar ve görüntüleme çözümlerimizin yanı sıra, ViewSonic Eğitimci Topluluğu ve Mesleki Gelişim Sertifika Programlarımız ile eğitim sisteminin dijitalleşme yolculuğunu hızlandırmayı sürdürüyoruz” dedi.  

She4Cyber projesi siber güvenlikte kadının gücünü artırıyor

0

Dijitalleşmeyle birlikte gelen siber güvenlik sorunları bu alanda uzman iş gücüne olan ihtiyacı artırıyor. Siber güvenlikte kadın yetenek açığını kapatmak, bu alandaki cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak ve kadınları güçlendirmek için önemli bir girişim olan She4Cyber projesi yüz yüze eğitimler ile önemli bir adımını tamamlıyor.

She4Cyber, siber güvenlikte kadının gücünü artırıyor!

She4Cyber’a ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Uluslararası araştırmalar, siber güvenlik alanında kadınların yeterli sayıda temsil edilmemesinin, cinsiyet dengesinin sağlanamamasının ve bu alanda karşılaşılan sosyal ve bilişsel önyargılar gibi faktörlerin kadınların kariyer gelişimlerini olumsuz etkilediğini gösteriyor. She4Cyber Projesi ise bu sorunlara çözüm bulmayı, kadınların sektördeki kapasitelerini ve görünürlüklerini artırarak cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

ABD İstanbul Başkonsolosluğu, Kadir Has Üniversitesi, Akbank, Sisters Lab, The Diana Initiative ve Marjinal Porter Novelli gibi önemli paydaşların destekleriyle gerçekleştirilen 18 aylık projede, katılımcıların siber güvenlik alanındaki yetkinliklerinin artırılması, farklı konularda bilgilerinin geliştirilmesi, mentorlarla tanışma fırsatı sunulması ve sınırlı sayıda katılımcıya staj imkanı sağlanması gibi hedefler bulunuyor.

ABD İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Konsolosu Marvin Alfaro, She4Cyber’ın siber güvenlik dünyasında kadınların güçlendirilmesi adına önemli bir adım olduğunu ve projenin, ABD’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi konusundaki kararlılığını yansıttığını belirtti.

Projenin yöneticisi Doç. Dr. Salih Bıçakçı ise, cinsiyet dengesinin siber güvenlik sektöründeki ekiplerin güçlenmesine büyük katkı sağlayacağını ve bu projenin, sektöre yeni katılımcılar için büyük fırsatlar sunduğunu ifade etti. Bıçakçı, projenin başarısının ardından, kadınların siber güvenlik sektöründeki sayılarını artırmaya yönelik yeni projeler için finansal destek arayışının devam edeceğini de ekledi.

Kanada lityum projesi Mitsubishi’den yatırım aldı

0

Elektrikli araç satışlarındaki çarpıcı büyüme, batarya minerallerinin çıkarılması ve işlenmesindeki çarpıcı artışlara dayanıyor. Bununla birlikte batarya konusundaki ortaklıklar da gün geçtikçe artıyor. Mitsubishi Corp.’un Ontario’daki bir lityum madeni için Frontier Lithium ile ortaklık kurdu. . Bu ortaklığın bir kısmı, Çin’den lityum tedarik etme zorluklarını önleme çabası diyebiliriz. Bu, uzun vadeli sürdürülebilir tedarik endişesinden kaynaklanıyor olabilir ya da sadece ABD’deki 2021 Enflasyon Azaltma Yasası nedeniyle olabilir. Bu yasa, pil malzemelerinin Çin’den tedarik edilmesine büyük bir ceza getiriyor.

Kanada lityum projesi Mitsubishi’yle ilerleyecek

Yatırımla ilgili açıklamada: “Mitsubishi, Kuzey Amerika lityum madenlerinde hisseleri olan Kanadalı Frontier Lithium tarafından kurulan yeni bir şirketin yüzde 7,5 hissesini satın almak için ilkbahar gibi erken bir zamanda 25 milyon Kanada doları (18.4 milyon dolar) yatırım yapacak. Mitsubishi daha sonra hisselerini yüzde 25’e kadar artırmayı planlıyor” dedi. “Mitsubishi’nin katılmayı planladığı maden Ontario eyaletinde yer alıyor ve 58 milyon tonun üzerinde lityum içeriyor. Bu da onu bir Japon şirketinin ilgi duyduğu en büyük lityum madeni yapacak. Dikkat çekici bir şekilde bu, bir Japon şirketinin Kuzey Amerika lityum üretimine ilk kez dahil olması. Mitsubishi, bir lityum projesinde küçük bir hisseye sahip olmanın çok ötesine geçiyor. Mitsubishi, Kuzey Amerika’da maden geliştirme ve işletmeden cevher rafinasyonuna kadar her şeyi kapsayan entegre bir tedarik zinciri oluşturmayı hedefliyor. Kanada lityum projesi elektrikli araç sektörüne yeni bir soluk getirecek.

Elektrikli araçlar  için pil sınıfı lityuma ulaşmadan önce hala yapılacak çok şey var. Aslında, elektrikli araç devrimlerindeki en büyük zorluklardan biri de bu. Böyle bir anlaşmadan elektrikli araç pilleri için lityuma sahip olmaya gitmek yıllar alıyor. Bu pilleri kullanan arabaların yollarda olması daha da uzun yıllar alıyor.Bu durumda, “Ortaklar 2025 yılına kadar fizibilite çalışmaları yürütecek ve ardından cam ve seramik için endüstriyel kullanım amaçlı lityum üretimine 2027 gibi erken bir tarihte başlanacak. Elektrikli araç ve akümülatörler için lityumun 2030 yılında başlaması planlanıyor. Yani 2024 yılındayız ve 2030 yılına kadar bu madenden elektrikli araç pilleri için lityum alamayacağız.

Ancak bu lityum projesinin hayata geçmesiyle birlikte birçok elektrikli araca ihtiyaç duydukları lityumu sağlaması bekleniyor. Yıllık üretimin 3.800 ton olması bekleniyor. Bunun da 20.000 ton lityum karbonat için yeterli olacağı ve yaklaşık 300.000 elektrikli aracın pilleri için gerekli lityumu sağlaması bekleniyor.

İkinci el otomobilde güç birliği! İşte Borusan Next

0

Borusan Otomotiv Grubu, ikinci el otomobil pazarı için yeni şirketi Borusan Next ile harekete geçti. Yenilik, sürdürülebilirlik ve teknolojinin ön planda olduğu bu hareketle Borusan, premium otomobil perakendeciliğindeki uzmanlığını ikinci el otomobil sektörüne taşıyor. İşte detaylar…

İkinci el otomobil için yeni şirket: Borusan Next!

Hizmet kalitesi ve yüksek müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımlarıyla dikkat çeken Borusan Otomotiv Grubu, Borusan Next markası altında her marka ve modelden kullanılmış otomobiller için bireysel ve kurumsal müşterilere kapsamlı hizmetler sunuyor.

Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik’in vurguladığı gibi, ikinci el otomobil alışverişinde güven meselesini merkeze alarak, Borusan Next ile sektördeki bir boşluğu doldurmayı hedefliyorlar. Tiftik, her 0 km otomobil satışına karşılık sekiz ikinci el işlem yapıldığını belirterek, ikinci el otomotiv pazarının büyüklüğü ve potansiyeline dikkat çekiyor.

Tüketicilerin karşısında kurumsal bir yapı bulma isteğine yanıt veren bu girişim, tam entegre hizmet ağıyla öne çıkıyor. Satış, servis, takas, finansman ve sigorta çözümleri gibi ikinci el otomobil alım satımını ilgilendiren bir dizi hizmeti bir araya getiriyor.

Borusan Next, BMW, MINI, Jaguar, Land Rover gibi premium markaların yanı sıra diğer yerli ve yabancı markalara ait kullanılmış otomobillerin alım satımını yaparken, müşterilere çevrimiçi ve fiziksel platformlar üzerinden ulaşım imkanı sunuyor. Yeni web sitesi ve İstanbul Samandıra’daki modern hizmet noktası ile başlayan yolculuğuna, İstanbul Kağıthane ve Ankara gibi büyük şehirlerdeki yatırımlarla devam edecek.

Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik konuyla ilgili şunları söyledi:

“Bugün pazara baktığımızda her 0 km otomobil satışına karşılık ikinci el pazarında yaklaşık 8 işlem yapılıyor. Bu oran ikinci el otomotiv pazarı hacminin büyüklüğünü ve potansiyelini çok net gösteriyor. Borusan Otomotiv Grubu olarak 40 yıldır müşterilerimize hem yeni hem kullanılmış otomobil pazarında sunduğumuz premium hizmet kalitesini ve güvenini, şimdi yeni bir marka adı altında buluşturuyor olmanın heyecanı içindeyiz.

Borusan Otomotiv Grubu çatısı altında faaliyet gösteren İkinci El platformumuzda yer alan tüm araçlarımızın sorgulama sayfalarının, Borusan Next’in www.borusan.com resmi internet adresiyle entegrasyonu gerçekleşti.

Borusan Otomotiv İkinci El platformunda yer alan tüm otomobiller artık yeni web sitesinden de görüntüleniyor. Ayrıca geçtiğimiz yıl aramıza katılan Borusan Araç İhale şirketimiz de Borusan Next çatısı altında kurumsal müşterilere yönelik ihalelere devam edecek.

Çalışmalarımız tamamlandığında müşterilerimiz, tam entegre bir yapı üzerinden ekspertiz, alım satım, takas, ihale ve değerleme gibi ikinci el otomobil pazarını ilgilendiren hizmetlerin tümüne tek bir noktadan ulaşacak. Müşterilerimiz tüm araç stoğumuza online kanallar üzerinden erişebilirken, Borusan Next’in ilk etapta Samandıra’daki modern ve konforlu hizmet noktasında otomobilleri inceleyebilecek. Borusan Next büyükşehirlerdeki genişlemesine önümüzdeki günlerde kapılarını açacak olan İstanbul Kağıthane’deki hizmet noktasıyla devam edecek.”

Kullanılmış Oto Platformu Genel Müdürü İlker Baydar konuyla ilgili şunları söyledi:

“Borusan Otomotiv Grubu’nun yeni markası Borusan Next olarak Türkiye otomotiv sektöründe yeni bir sayfa açıyoruz. Borusan Next, ikinci el otomobil almak, satmak ya da takasla değiştirmek isteyen tüketicilere sunduğu alışılmışın dışındaki müşteri deneyimi ile hizmet veriyor. Borusan Otomotiv’in premium segmentteki tecrübesinden beslenen bu yapı kendine özel, müşterinin merkezde olduğu hizmet noktalarıyla ikinci el otomobil pazarına topyekün bir yenilik getiriyor.

Her yıl yüksek hacimli araç satışlarına sahne olan ikinci el pazarında yeni yönetim modelimizle hizmet performansımızı en üst seviyeye çıkarıyoruz. Kapılarını ilk olarak İstanbul Samandıra’da açan Borusan Next, Ankara ve diğer büyükşehirlerdeki yatırımlarla da hizmet alanını genişletecek.”

Milli muharip uçağı KAAN’ın lastiklerini Petlas üretecek

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda Türk Havacılık Uzay Sanayii tarafından yürütülen Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden KAAN, ilk uçuşunu geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. Türkiye’deki tek akredite uçak lastiği test merkezine sahip olan Petlas tarafından tasarlanan lastikler, KAAN platformunda kalkış-iniş testlerini başarıyla tamamladı.

AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Petlas, Türkiye’nin savunma sanayisinin millileştirilmesine katkı sunmaya devam ediyor. Askeri birliklerin ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarına yönelik özel vasıflı lastiklerin üstün standartlarda üretimini yapıyor. Savunma sanayi ve havacılık alanındaki stratejik projeler için lastik geliştirilmesini sağlıyor. Hürkuş, Hürjet, Anka, Anka S, Aksungur, Bayraktar TB2 ve TB3, Akıncı ve insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma projelerinde kullanılan Petlas lastikleri, son olarak milli teknolojiyle geliştirilen en yeni milli muharip uçağı KAAN’da da tercih edildi. Uçak lastiklerine uluslararası birçok test metodunda test yapabilme kabiliyetine sahip Lastik Deney Laboratuvarı ile Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından Ulusal Akreditasyon Sertifikasına layık görülen Petlas’ın lastiklerinin kullanıldığı KAAN, ilk uçuşu ile tam not aldı.

Hedef: Dışa bağımlılığı en aza indirmek

Petlas lastiklerinin tabi tutuldukları testlerden başarı ile geçerek savunma sanayisi için kritik olan tüm kriterleri karşılamalarıyla ön plana çıktığını belirten AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, “Türkiye’nin 5’inci nesil savaş uçağına sahip ülkeler arasında yerini almasını sağlayan KAAN, ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Petlas olarak, Türkiye’nin bayrak taşıyıcı markası konumumuzla dışa bağımlılığı en aza indiren katkılarımızdan dolayı çok mutluyuz. Hem metrekare hem de ürün çeşitliliği olarak Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük lastik fabrikamızda sadece askeri lastiklerimizle değil, binek araçlardan kamyonlara, otobüslerden yarış araçlarına ve traktörlerden iş makinelerine kadar neredeyse tüm araç çeşitleri için 80 farklı desen ve 2 bin 500’den fazla ebatta üstün nitelikli lastik üretiyoruz. Şu anda Türkiye’den en çok lastik ihraç eden lastik üreticisi pozisyonundayız” diye konuştu.

Türkiye’ye katma değer sağlıyor

Petlas, lastiklerini tam donanımlı Ar-Ge laboratuvarlarında, kendi bünyesindeki akredite test Merkezinde test ederek geliştiriyor. Gelişmiş Ar-ge ve test laboratuvarlarıyla Türkiye’de bir ilke imza atarak TÜRKAK tarafından TS EN ISO/IEC 17025 Uçak Lastikleri Ulusal Akreditasyon Sertifikası’na layık görüldü. Bu belgeyle; ülkemizin son dönem milli hamleleri içinde yer alan savunma sanayi havacılık alanındaki milli hava araçları projelerinin 15 farklı platformunun 22 lastik ürününü, ulusal akreditasyonla testlerini gerçekleştirip onaylayarak, hava araçlarının hem lastiklerini, hem de uluslararası onay iradesini yerlileştirilecek.

AKO Grup, bünyesindeki Petlas, Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinde savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu lastik üretimini gerçekleştiriyor. Bunun yanında askeri kara araçları FNSS 4×4 STA, ÖMTTZA ve BMC Obüs, Tank Taşıyıcı ve Tulga’da da stratejik yerlileşme hedefine katkı sağlıyor. Petlas’ın geliştirdiği askeri lastikler birçok marka tarafından orijinal ekipman lastikleri olarak tercih ediliyor.   

Yenilenebilire geçiş maliyeti kimin sorumluluğunda?

Dünyanın iklim hedeflerine ulaşma yolunda ilerlememesinin sorumlusu kim? Büyük bir fosil yakıt şirketi yuckity-yuk, bunun herkes olduğunuzu söylüyor. Çünkü yenilenebilir enerjiye geçişin maliyet şeffaflığı gerekiyor.

Petrol şirketi ExxonMobil’in genel müdürü Darren Woods geçen hafta Fortune’a: “Kimsenin bahsetmediği kirli sır, tüm bunların ne kadara mal olacağı ve kimin bunu ödemeye hazır olduğu. Bu emisyonları üreten insanların bu emisyonların farkında olması ve bunun bedelini ödemesi gerekiyor. Sonuçta sorunu bu şekilde çözersiniz” diyor.

Yenilenebilire geçiş maliyeti kimin tarafından karşılanması

Asıl kirli sır, onların her kuruşunu güneş, rüzgar, hidro, jeotermal ve diğer yenilenebilir kaynaklara yeniden yatırmaları gerekirken, fosil yakıt devlerinin karlarını korumalarına yardımcı olacağı. Woods istediğini yaparsa, ExxonMobil’in ilerlemesi için yıllık minimum 36 milyar dolarlık kârı finanse edebiliyoruz. Evet, fosil yakıt şirketlerinin büyük bir eski kar elde etmesine yardımcı olmanın sizin sorumluluğunuz olduğu yönündeki gülünç varsayım, sıfır emisyonlu bir ekonomiye geçişte kaybedecek çok şeyi olan farklı oyuncular tarafından farklı şekillerde tekrar tekrar dile getiriliyor.

İklim kirliliğinin artan yoğunluğu ve sıcaklıklardaki istikrarlı artış, bilimsel fikir birliğine ve bunların boyutu ve sonuçlarına ilişkin uyarılara rağmen, bizi çevreleyen varoluşsal iklim tehdidini çözmenin zorluğunu ortaya koyuyor. Ekonomik büyüme ile iklim kirliliği arasındaki bağın kopması, fosil yakıtların düşük karbonlu alternatiflerle değiştirilmesi nedeniyle temiz enerji, ulaşım ve endüstriyel altyapıya tarihi düzeylerde sermaye harcaması gerektirecek.

Elbette, ExxonMobil ve diğer fosil yakıt şirketleri yenilenebilir enerjiye geçiş maliyetini karşılamayacak. Ortak beklenti, tüketicinin bu ücretleri gerçekte maliyet şeffaflığının olmayışı yoluyla karşılayacağı yönünde. Tam bir iklim felaketi olması muhtemel durumu hafifletmek için ciddi adımlara ihtiyaç var. Uzmanlar, bir felaketi önlemenin tek yolunun, enerji politikası üzerinde kamu kontrolünü ele geçirmek ve fosil çıkarma endüstrilerinin gücüne ve etkisine karşı koymaktan geçeceğini söylüyor. Ancak onlarca yıllık nakit üzerindeki kontrolü kaybetme fikri, fosil yakıt şirketlerini sarsıyor. İklimi kirleten eylemlerinin sorumluluğunu almaktan kaçınmak için neredeyse her şeyi yapacak.

Happy Crab Game Studio, self-publish ile 50 milyon indirmeye ulaştı!

Oyun dünyası, teknolojik yenilikler ve kreatif çözümlerle hızla evrim geçiriyor. Yapay zeka, sanal gerçeklik ve bulut tabanlı oyun hizmetleri gibi ilerlemeler, oyun geliştirme ve dağıtımında yeni ufuklar açıyor. Bu dinamik ortamda, yerli oyun stüdyoları uluslararası pazarda kendilerine sağlam bir yer edinmeye çalışıyor. Bu çabaların en parlak örneklerinden biri olan Happy Crab Oyun Stüdyosu, teknolojik inovasyon ve yaratıcılığı merkezine alarak oyun dünyasında dikkat çekici bir başarı hikayesi yazıyor.

Havva Nur Solhan ve Şevval Solhan tarafından Eylül 2020’de kurulan Happy Crab Oyun Stüdyosu, oyun geliştirme sürecindeki yaratıcı yaklaşımları ve teknolojik inovasyonlara olan odaklanmasıyla kısa sürede uluslararası başarı elde etti. Kendi oyunlarını başarılı bir şekilde yayımlayarak 44 farklı dilde 177 ülkeye ulaşan ve 50 milyon indirmeyi aşan stüdyo, oyun sektöründe Türkiye’nin gurur kaynaklarından biri haline geldi.

Başlangıçta altı kişilik karma bir ekip ile faaliyete başlayan Happy Crab, zaman içinde büyüyen ekibi ve artan proje sayısıyla oyun sektöründeki yerini sağlamlaştırdı. Ekip çalışmasının zorluklarını aşarak edinilen tecrübelerin çeşitli platformlarda paylaşılması, stüdyonun sektördeki bilgi birikimini ve tecrübesini genişletti.

44 farklı dilde 177 ülkeye birbirinden farklı oyunlar geliştiriyorlar

Geliştirdiği 30’dan fazla oyun ile global bir kullanıcı kitlesine ulaşan Happy Crab, sektörde sadece bir oyun stüdyosu olmanın ötesinde, teknoloji ve inovasyon lideri bir marka olarak konumlanıyor. Özellikle genç girişimcilere ve oyun geliştiricilere ilham kaynağı olan stüdyo, geleceğin oyun dünyasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaya devam edecek.

Kendi yayımlarıyla self-publishing modelini benimseyen Happy Crab, bu sayede yalnızca oyun geliştirme sürecinde değil, pazarlama ve dağıtım alanlarında da tam kontrol ve esneklik elde ediyor. Bu strateji, oyunlarının daha geniş kitlelere ulaşmasını ve pazar dinamiklerine hızla uyum sağlamasını mümkün kılıyor.

Türkiye’den dünya sahnesine adım atan Happy Crab Oyun Stüdyosu, kendi oyunlarını başarıyla yayımlayarak oyun sektöründe öne çıkan bağımsız stüdyolardan biri olarak kendini kanıtlıyor. İnovasyon ve kullanıcı deneyimine odaklanan yaklaşımıyla, stüdyo uluslararası arenada ülkemizin adını gururla temsil etmeye devam edecek.

James Dyson Ödülü başvuruları açıldı!

0

James Dyson Vakfı tarafından öğrenciler için her yıl düzenlenen ve tasarım odaklı bir mühendislik yarışması olan James Dyson Ödülü, gerçek dünya problemlerine çözüm olabilecek yeni icatlar için başvurularını açıyor.

Tüm mühendislik öğrencilerine, tasarım öğrencilerine ve yeni mezunlarına açık olan Ödül, kanser teşhisinden doğal afetlere kadar küresel sorunları ele alan iddialı tasarımlar arıyor. Bir Uluslararası Kazanan ve bir Sürdürülebilirlik Kazananına dünya çapında tanınırlık sağlayan ödülün geçmişteki kazananları arasında çatışma bölgelerinden yaralıları kurtarmak için bir arazi tipi römork ambulans, klima ihtiyacını büyük ölçüde azaltan geri dönüştürülmüş camdan yapılmış bir boya ve bıçak yaralarından kaynaklanan kanamayı kontrol eden bir cihaz yer alıyor.

James Dyson Ödülü, 2005 yılından bu yana 400’den fazla genç mucidi 1 milyon Sterlin’den fazla para ödülü ile destekledi ve geçmiş uluslararası kazananların üçte ikisinden fazlası fikirlerini ticarileştirdi. Uluslararası Kazanan ve Uluslararası Sürdürülebilirlik Kazananı icatlarını geliştirebilmelerine olanak sağlamak için 30.000 Sterlin kazanırken, Ödülün yürütüldüğü 30 pazardaki her Ulusal Kazanana 5.000 Sterlin ödül veriliyor.

Kurucu ve Baş Mühendis Sir James Dyson konuyla ilgili, “Dünyanın, sorun çözenlere ve çağımızın sorunlarını üstlenmeye hazır olan gençlere ihtiyacı var. James Dyson Ödülü her yıl gençlere tıbbi ve çevresel icatları ve çok daha fazlası için bir fırsat sunuyor. İster yeni bir sürdürülebilir malzemenin geliştirilmesi olsun, ister insanların yaşamlarını iyileştirmeye yardımcı olmak için akıllı mühendislik ilkelerinin uygulanması olsun, çığır açan icatlara yol açan şey onların ‘aykırı düşünmeleridir’. Bu yılki Ödülün ne gibi yeni icatlar getireceğini görmek için sabırsızlanıyorum!” şeklinde konuştu.

Kazananlar önemli başarılar elde ediyor

Ödülün önceki kazananları, ödülün sunduğu dünya çapında medya ve finansman desteği sayesinde büyük başarılara imza attılar. Geçtiğimiz sene Suat Batuhan Esirger, yangınları gerçek zamanlı olarak ultra erken şekilde tespit eden IoT tabanlı, uydu bağlantılı bir sensör sistemi olan “ForestGuard 2.0” projesi ile Türkiye Ulusal Kazananı oldu. Şimdi ise ForestGuard 2.0, Muğla, Mersin ve İstanbul gibi çok önemli konumlar da dahil olmak üzere 1,600,000 metrekarelik uygulama alanında faaliyet gösteriyor ve yurt dışından yatırımlar almaya devam ediyor.

James Dyson Ödülü Ulusal Kazananı Suat Batuhan Esirger ödüle dair: “Yarışmayı uluslararası olarak takip ediyorduk ve 2022’de ülkemizde de düzenlenmesine çok sevindik. 2022’de yarışmaya ForestGuard ile katıldık ve Ulusal İkinci olduk. Sonrasında değerli jüri üyelerimizin ve de Dyson mühendislerinin yorumları doğrultusunda projemizi geliştirdik ve bu sene birinci olmaya hak kazandık. Bu da James Dyson Ödülü’ne başvurmanın bizi ne kadar geliştirdiğinin bir göstergesi.” dedi. Aynı zamanda Kozalak isimli donanım girişiminin kurucusu olan Esirger sözlerine “James Dyson Ödülü’nden kazandığımız 5 bin Sterlinlik ödülü, ürünün ulusal patent başvurusunu almaya, cihazlardaki yapay zeka kullanan algoritmalarının-uydu iletişimlerinin rafine edilmesine ve bu fonu testler ve ArGe faliyetlerine harcadık. Şimdi ise milyon dolarlık bir şirket haline geldik.” şeklinde devam etti.

Dünyanın dört bir yanındaki diğer geçmiş kazananlar arasında aşağıdakiler yer almaktadır:

The Golden Capsule (Güney Kore)- afet bölgelerinde kullanılmak üzere tasarlanmış, el işlemi gerektirmeyen bir intravenöz (IV) tedavi cihazı

HOPES (Singapur)- evde glokom testi yapabilen ve ağrısız bir şekilde göz tansiyonu ölçebilen bir cihaz.

PlasticScanner (Hollanda)- düşük maliyetle geri dönüşüm adına plastikleri kolayca tanımlayabilen el tipi bir cihaz.

BlueBox (İspanya)- daha fazla kadını meme kanseri testi yaptırmaya teşvik etmek için tasarlanmış ev tipi kanser tarama cihazı.

mOm incubators (Birleşik Krallık) – Ukrayna’da bebeklerin hayatını kurtarmak için başarıyla kullanılan düşük maliyetli, katlanabilir, taşınabilir bir bebek kuvözü.

Ulusal Kazananlar ve İkinciler, farklı disiplinlerden uzman Dyson mühendislerinden oluşan bir panel tarafından Uluslararası İlk 20’ye seçiliyor ve son olarak Sir James Dyson’ın kendisi kazananları belirliyor.

 Ulusal Kazananlar 11 Eylül’de, Uluslararası İlk 20 listesi 16 Ekim’de ve Uluslararası Kazananlar 13 Kasım’da açıklanacak.

Bluetooth yem izleyici balık tutmayı kolaylaştırıyor

0

İsveç yapımı Probe cihazı, balıkçıların daha fazla balık yakalamasına yardımcı olmak için tasarlandı. Bunu, yemlerini derinliklere doğru takip ederek, balığın saldırdığı derinliği ve koşulları kaydederek yapıyor.

Bluetooth yem izleyici balık tutmayı sağlıyor

İsveçli balıkçı Christer Chytraéus tarafından icat edilen bluetooth yem izleyici Prob şu anda bir Kickstarter kampanyasının konusu oldu. Modern su geçirmez cihaz 33 mm uzunluğunda ve yalnızca 7 gram ağırlığında. Ayrıca oltanın tepesine takılı şekilde çalışıyor ve  yem, alt kısmda yer alıyor. Prob yemle birlikte suya atıldığında, entegre sensörleri atış uzunluğu, su derinliği, su sıcaklığı ve su altı aydınlatması gibi faktörlerin yanı sıra kendisinin ve yemin hareket ettiği hızı ölçmeye ve kaydetmeye başlıyor. Sallanmayacak veya başka bir şekilde dikkati üzerine çekmeyecek şekilde tasarlandı.

Bir balık yemi vurduğunda, olayın meydana geldiği derinlik (ve diğer değişkenler) ile birlikte oltanın belirgin sarsıntısı da kaydediliyor. Yüzeye geri döndürüldüğünde ve kullanıcının akıllı telefonunun Bluetooth menziline girdiğinde Probe, kayıtlı verilerini o telefondaki bir uygulamaya aktarıyor.

Kullanıcı, uygulamayı kullanarak bir sonraki atışlarında yemin ne kadar uzağa atması gerektiğini ve yemin ne kadar derine batmasına izin vermesi gerektiğini belirleyebiliyor. Bununla birlikte, aynı noktaya daha sonraki yolculuklarda balıkların takıldığı derinliği etkileyebileceği için su sıcaklığını, aydınlatma koşullarını ve hava durumunu bilmek de önemli.

Bluetooth sinyalleri suda çok zayıf bir şekilde iletildiğinden, Prob balıkçıya gerçek zamanlı derinlik okumaları sağlayamıyor. Bunun yerine uygulama, cihazın önceki yayınlarda batma oranına bağlı olarak mevcut derinliğini tahmin ediyor. Yem (muhtemelen) hedef derinliğe ulaştığında kullanıcı uygulama aracılığıyla uyarılır, böylece yemi çekmeye başlayabiliyor. Probe’un üretime ulaştığını varsayarsak, 104 euro’luk taahhüt size bir tane kazandırıyor. SmartLure’un başarılı bir şekilde Başlatılan Model Zero’sunun da benzer işlevsellik sunduğuna dikkat edilmeli. Ancak bu alıcıların kullanmakta takılıp kaldığı gerçek bir yem. Aksine, Prob herhangi bir üçüncü taraf yemle kullanılabiliyor.

Balıkçılara yüksek teknoloji avantajı sağlamak için tasarlanan diğer cihazlar arasında, kullanıcılara balığın nerede olduğunu göstermek için bir su altı kamerası kullanan Chasing F1 Pro su drone’u ve saldırı anında konumu ve koşulları kaydeden çubuğa monteli Akıllı Çubuk Sensörü yer alıyor.