Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 775

İngiliz mobil operatörlere 3 milyar sterlinlik toplu dava

0

İngiltere’nin önde gelen mobil operatörleri, ülkenin Rekabet Temyiz Mahkemesi’ne (CAT) açılan bir davada sadık müşterilerini cezalandırmakla suçlanıyor. Suçlama “yeni cep telefonu + veri-ses paketi” şeklinde bir pakete üye olan mobil abonelerin, cihaz ödemesi bittikten sonra da aynı paketten ücretlendirilmelerinin (yani cihaz ödenmiş olmasına ve sadece ses-veri ücreti kalmasına rağmen sabit paket ücretinin devamının) haksız çıkar kazanma olduğu iddiasında.

Tüketici hakları örgütü Citizens Advice’ın eski araştırma ve içgörü başkanı Justin Gutmann, hukuk firması Charles Lyndon ile birlikte davaya öncülük ediyor. İkili davanın en az 3,3 milyar sterlin değerinde olduğuna ve 2007 yılına kadar uzanan 28 milyondan fazla bireysel sözleşmeyi ilgilendirdiğine inanıyorlar. Dava Virgin Media O2, Vodafone UK, EE ve 3 UK’nin mobil tarafını hedef alıyor. Ayrıca dava, EE’yi oluşturmak üzere birleştirilen ve artık feshedilmiş olan T-Mobile UK ve Orange UK markalarıyla yapılan sözleşmeleri de kapsıyor.

Sadakat Cezası İddiası (The Loyalty Penalty Claim) adıyla bir araya gelen ve hem konu hakkında kamuoyu oluşturmak hem de daha fazla abonenin davaya katılmasını sağlamak için aynı adla bir web sitesi kuran grup, operatörlerin asgari sürenin sonunda aylık sözleşme ödemelerinin maliyetini düşürmeyerek ve yeni abonelere kıyasla mevcut abonelerden daha fazla ücret almak suretiyle pazardaki konumlarını kötüye kullandıklarını ileri sürüyor.  

Tipik bir örnek olarak ise paket olarak sunulan “yeni cihaz + SIM kontör hizmetleri” anlaşması için iki yıllık bir kombine sözleşme kabul eden ve sözleşme süresince cep telefonunun ödemesini yapan bir kullanıcının, minimum sözleşme süresi sona erdiğinde aynı tutarda ücretlendirilmeye devam etmesi ve bunun sonucunda sadece SIM anlaşması olan yeni bir müşteri olsaydı ödeyeceğinden çok daha fazlasını ödemiş olması gösteriliyor.

Mobil operatörler aynı görüşte değil

Bir EE temsilcisi Mobile World Live’a yaptığı açıklamada “spekülatif iddiaya” kesinlikle katılmadığını söyledi ve “kendilerinin bir dizi tarife ve sözleşme sonu bildirimlerini ele alarak tüm müşterilerine sağlam bir süreç sunduğunu” ekledi. Virgin Media O2 ise “bugüne kadar bu iddia konusunda kendilerinin hukuk ekibiyle herhangi bir temas kurulmadığını” söyledi. Ayrıca mobil operatör on yıl önce bölünmüş konuşma süresi ve telefon sözleşmeleri başlattığına işaret ederek böylesi bir uygulamaları olmadığını ileri sürdü.

Özetle Sadakat Cezası İddiası grubu, şirketlerin Birleşik Krallık mobil sektöründeki hakim konumlarını, uzun süreli müşterilerin sözleşme sürelerinin bitiminden sonra telefonlar için fazla ücretlendirildiği bir ‘sadakat cezası’ uygulayarak kötüye kullandıklarını iddia ediyor. Gutmann, mobil operatörlerin toplamda 28,2 milyon aboneden fazla ücret aldığını iddia ediyor ve sonuç olarak en az 3,3 milyar sterlin tazminat talep ediyor. Davanın haklı görülmesi halinde mobil operatörlerden sadece biriyle sözleşmesi olan bir kişi 1.823 Sterlin kadar tazminat alabilir. Birçok tüketicinin birden fazla mobil operatöre karşı hak talebinde bulunması ve bu nedenle daha da fazla tazminat alması bekleniyor. Toplu davalar Birleşik Krallık, Londra’daki Rekabet Temyiz Mahkemesinde açılmış durumda.

Sadakat Cezası İddiası grubunun kurulması, Citizens Advice’ın Eylül 2018’de Rekabet ve Piyasalar Kurumu’na (“CMA”) yaptığı nadir bir süper şikayetin ardından geldi. CMA ilgili şikayetle ilgili olarak “Sağlayıcıların, asgari sözleşme süresinin sonunda telefonlarını fiilen ödedikten sonra müşterilerden aynı ücreti almaya devam etmelerinin yanlış olduğunu düşünüyoruz . Bu adil değildir ve durdurulmalıdır. Müşteriler haklı olarak kazıklanmış, hayal kırıklığına uğramış ve hüsrana uğramış hissetmektedirler” şeklinde bir görüş bildirmişti.

Davayı açan Justin Gutmann konu hakkında “Bu toplu davayı açıyorum çünkü bu dört cep telefonu şirketinin Birleşik Krallık’taki milyonlarca sadık müşteriyi sadakat cezaları yoluyla sistematik olarak sömürdüğüne – çalışkan insanların ve ailelerinin cebinden 3 milyar sterlinden fazla para aldığına inanıyorum. Bu şirketler 2008 mali krizine, Covid’e ve şimdi de hayat pahalılığı krizine rağmen müşterilerinden faydalanmaya devam ettiler. Artık hesap vermelerinin zamanı geldi” diyor.

Analistler bu davanın mobil operatörlerin aleyhine sonuçlanması halinde, pazarda bazı başka değişikliklerin de önünü açabileceği görüşündeler. Örneğin sadık abonelere sunulan fiyatların, yeni aboneler ve numara taşıma ile gelen abonelerden çok daha yüksek olması sorunu gibi.

Amazon’da artış gösteren dolandırıcılıktan korunmanın en iyi yolları!

Amazon üzerinden alışveriş yaparken dolandırılmak istemeyen kullanıcılar için özellikle şu anda bir altın kural geçerli: Düşmanınızı veya en azından yöntemlerini tanıyın.

Amazon’daki bu dolandırıcılıkları hesaba katmalısınız

Dolandırıcılar genellikle inanılmaz derecede yaratıcı insanlardan oluşuyor. Bu yaratıcılığı topluluk için verimli bir şekilde kullanmamaları çok yazık; bunun yerine başkalarının pahasına hızlı para kazanmak istiyorlar. Şu anda Amazon’da bu dolandırıcılıkları bekleyebilirsiniz:

Sahte öğelerle ele geçirilen hesaplar

Bu sorun Amazon Marketplace’te ortaya çıkıyor. Bilgisayar korsanları, orijinal olarak meşru bir satıcı hesabına erişim verilerini elde eder ve orada sunulan üst fiyat segmentindeki yeni ürünleri, çoğu zaman gerçek spot fiyatlarla sunar.

Sözde düşük fiyatların cazibesine kapılan pazarlık avcıları, malların peşine düşüyor ve parasını ödüyorlar; ancak bu mallar hiçbir zaman alıcıya ulaşmaz. Dolandırıcılık ortaya çıktığında, çoktan iş işten geçmiş oluyor. Geriye kalan, mağdur alıcılar ve hesapları ele geçirilen şüphelenmeyen pazaryeri satıcıları.

Brezilya elektronik dolandırıcılık

Kullanıcılar için önemli: Amazon Marketplace’te gezinirken ve alışveriş yaparken her zaman satıcının tekliflerini kontrol edin ve mümkünse bunları söz konusu satıcıların resmi web siteleriyle karşılaştırın. Teklif edilen ürünler açıkça birbirini tutmuyorsa ve Amazon ürünleri özellikle düşük fiyatlarla sunuluyorsa şüpheci olmalısınız.

Kullanıcılar ve Pazaryeri satıcıları için önemli: İyi bir şifre yöneticisi ve iki faktörlü kimlik doğrulama kullanın.

Destek dolandırıcılığı

Bu dolandırıcılıkta dolandırıcılar, hesap ayrıntılarını veya kredi kartı numaralarını ele geçirmek için Amazon destek personeli gibi davranıyorlar.

Dolandırıcılar, şüphelenmeyen kullanıcılara telefon, e-posta veya kısa mesaj yoluyla yaklaşıyor. Kişisel zararları önlemek için hızlı hareket etmeleri gerektiğini iddia ederek sıklıkla acilmiş gibi davranıyorlar. Ya önemli verilerin doğrudan telefon üzerinden açıklanmasını istiyorlar, ya kötü amaçlı yazılım yükleniyor ya da şüpheli web siteleri ziyaret ediliyor. İkincisi genellikle kimlik avı.

Kimlik avı: Gangsterler verilerinizi paraya dönüştürmek istediğinde

Kimlik avı oldukça eski ama ne yazık ki aynı zamanda gangsterler ve dolandırıcılar tarafından hassas kişisel verileri elde etmek için kullanılan denenmiş ve test edilmiş bir manevra.

Suçlular genellikle kredi kartı numaralarını, banka bilgilerini veya hesap erişimini hedef alıyor. Suçluların resmi Amazon çalışanları gibi davranarak şüphelenmeyen kullanıcıları kritik verileri açıklamaya ikna etmeye çalışmaları alışılmadık bir durum değil.

Genellikle yanıltıcı derecede gerçek logolar ve metin blokları içeren e-postalar kullanıyorlar.

Kandırılmaktan kaçınmak için, her türlü iletişimi her zaman eleştirmeye devam etmeli ve kendinize belirli bir derecede güvensizliğe izin vermelisiniz. Bu özellikler kimlik avına özgü:

  • Gizli verileri açıklamanız istenir.
  • Görünüşe göre orijinal e-postalar, örneğin kendi hesabınızı korumak için garip bağlantıları takip etme isteği içeriyor. Bu tür bağlantılara tıklamayın. Bunu yaparsanız, sahte Amazon sayfalarında sıklıkla gizli veriler istenecektir.
  • Zayıf lisan veya yanlış dilbilgisi: Spam ve kimlik avı e-postaları genellikle çeviri programları aracılığıyla çalıştırılıyor.
  • Dolandırıcılar genellikle müdahaleci bir ses tonuyla ve büyük bir aciliyetle kullanıcıları aceleci davranmaya ikna etmeye çalışır.
  • E-postalar istenmeyen ekler içerir.
  • Yalnızca Amazon’a ait gibi görünen gönderen adresleri veya bağlantıları. Bu tür adreslere her zaman yakından bakın ve bunları resmi Amazon URL’leriyle karşılaştırın. Amazon sizden hiçbir zaman gizli verilerinizi e-posta yoluyla veya harici sitelerde açıklamanızı istemez. Bu tür veriler örneğin doğum tarihinizi, kredi kartı numaralarınızı veya kimlik kartınızdaki veya pasaportunuzdaki numaraları içerir.

Hediye kartlarıyla soygun

Amazon hediye kartları etrafında bazı dolandırıcılık rutinleri oluştu. Popüler kartlar hediye olarak ve müşteri sadakati açısından harika; ancak aynı zamanda dolandırıcıların şüphelenmeyen kullanıcıları dolandırmasını da kolaylaştırıyor.

Bunun nedeni, kartın arkasındaki kullanım kodunu bilen veya elektronik hediye kartı bağlantılarını takip eden herkesin krediyi kolaylıkla kullanabilmesi. Amazon, bu destek sayfasında hediye kartlarını kullanırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, şu anda hangi dolandırıcılıkların ortalıkta dolaştığını ve bu durumda ne yapmanız gerektiğini açıklıyor.

Amazon’da güvenli alışveriş

Amazon’da alışveriş yapmanın kaba bir uyanışa yol açmamasını sağlamak için kullanıcılar, çevrimiçi perakendecide kaygısız alışveriş vaat eden birkaç basit kuralı uygulayabilir:

Amazon dışındaki anlaşmalara karışmayın: Amazon Marketplace’teki bir satıcı sizden Amazon dışında bir anlaşma yapmanızı isterse ve örneğin ayrı bir banka havalesi talep ederse kendi hesabınıza aktarıyorsanız alarm zilleri çalıyor olmalı.

Şunlardan uzak durun: Tanıdık olmayan bağlantılar, dosya indirme istekleri ve şüpheli e-posta ekleri.

Şüpheci olun: Telefon ve e-posta yoluyla ani temastan kaçının. Amazon sizden hassas verileri bu yollarla açıklamanızı istemez.

Eğer şüpheniz varsa destek ekibiyle iletişime geçmekten çekinmeyin: Bir satıcı, bir sorgu veya talep size şüpheli görünüyorsa o zaman bunu ciddiye almalısınız.

Asla baskı altına alınmasına izin vermeyin: Elbette, bunu söylemek yapmaktan her zaman daha kolay. Ancak Amazon Pazaryeri’ndeki satıcılarla veya destek personeliyle uğraşırken her zaman metanetli bir sabır göstermelisiniz.

Birçok dolandırıcı, potansiyel kurbanlar farkına varmadan veya dolandırıcılık fark edilmeden önce dolandırıcılıklarını mümkün olduğunca çabuk gerçekleştirmek ister. Bu nedenle çoğu zaman aceleci davranırlar ve kullanıcılar hızlı bir şekilde uyumlu olmazsa hızla sabırsızlanırlar. İletilerdeki beklenmedik derecede yüksek düzeydeki aciliyet de bir uyarı işareti.

Bir teklif gerçek olamayacak kadar iyi geliyorsa, maalesef çoğu zaman öyledir.

Amazon desteği dost canlısıdır: Veya en azından üzerinizde herhangi bir baskı oluşturmaz. Amazon çalışanlarının ısrarcı veya sabırsız olduğu varsayılırsa dolandırıcı olabilirler.

Birinin sizi dolandırmaya çalıştığından şüpheleniyorsanız bunu doğrudan Amazon’a bildirebilirsiniz. Ayrıca e-postalar gibi şüpheli iletişimleri doğrudan [email protected] adresine iletebilirsiniz.

Kendinizi siber suçlardan korumak için Amazon ayrıca şu tavsiyeyi de sunuyor:

  • Satın alma işleminden memnun kalınmaması durumunda Amazon veya Amazon Pay’in işlem için kefil olacağını veya para iadesi yapacağını iddia eden satıcılara ödeme yapmayın.
  • Büyük miktarlarda para vaat edilen piyango veya yarışmalara katılmak için ödeme yapmayın.
  • Kredi kartlarının veya kredilerin “garantili” olduğu durumlarda ödeme yapmayın.
  • Meşru olduğundan emin olmadığınız tekliflere yanıt vermeyin.
  • Kimliğini bilmediğiniz veya doğrulayamadığınız kişilere ödeme göndermeyin.

İyi bir şifre yöneticisi kullanın!

Dünyanın çoğu yerinde en popüler şifrelere baktığınızda gülseniz mi ağlasanız mı bilemezsiniz: “123456“, “password” ve “123456789” en iyi örneklerden birkaçı. Bilgisayar korsanları ve dolandırıcılar bu tür gevşek korunan hesapları cevizden daha hızlı kırabilirler; dolandırıcıların işini bu kadar kolaylaştırmamalısınız.

KeePass güvenlik açığı

Güçlü ve güvenli parolalar için basit kurallar geçerli: Uzun (tercihen 12+ harf veya daha fazla) ve tercihen şifreli karakter dizilerinden oluşmalılar. Farklı hizmetler veya portallar için asla aynı şifreyi kullanmayın.

Bu tür özelliklere sahip kod satırlarının ezberlenmesi zor olduğundan okuyucularımıza modern bir şifre yöneticisi kullanmalarını öneriyoruz. Çoğu zaman ücretsiz olan bu tür araçlar, cihazlar ve platformlar arasında kullanılabiliyor, kullanımı kolay ve güvenlikte önemli bir artış sunuyor.

Araçlar, otomatik doldurma ve otomatik şifre oluşturma özellikleriyle bizi her türlü zahmetten de kurtarıyor.

Galaxy Fit 3’ün özellikleri ortaya çıktı!

0

Samsung, üç yıl aradan sonra Galaxy Fit serisinin yeni üyesi olan Galaxy Fit 3’ü tanıtmaya hazırlanıyor. Galaxy Fit 2’nin ardından gelen bu model, öne çıkan özellikleri ile dikkat çekiyor.

Yeni bilgilere göre, Galaxy Fit 3’ün tasarımı sızdırıldı ve bu akıllı bileklik, selefi olan Galaxy Fit 2’ye kıyasla daha büyük bir 1.61 inç OLED ekran ile gelecek. Yüksek 302 ppi piksel yoğunluğuyla, kullanıcılara net ve canlı bir görüntü sunacak olan bileklik, 21.39 gram ağırlığıyla hafif ve kullanışlı bir tasarıma sahip olacak.

Galaxy Fit 3, IP68 toza ve suya dayanıklılık sertifikasına sahip, bu da kullanıcıların günlük yaşamlarında rahatlıkla kullanmalarına olanak tanıyacak.

Galaxy Fit 3

Büyük gelişim: 21 gün batarya ömrü

Galaxy Fit 3’ün en dikkat çekici özelliklerinden biri, batarya tarafında yaşanan büyük gelişim. Bileklik, şaşırtıcı bir şekilde 21 güne kadar batarya ömrü sunacak, bu da Galaxy Fit 2’den bir hafta daha fazla kullanım süresi demek. Ayrıca, Galaxy Watch akıllı saatlerinden 10 kat daha uzun pil süresi sunması bekleniyor.

Renk seçenekleri ve özellikler

Galaxy Fit 3, kullanıcıların zevklerine hitap edecek gri, pembe altın ve gümüş renk seçenekleriyle piyasaya sürülecek. Ayrıca, ivme ölçer, jiroskop, kalp atışı sensörü ve uyku takibi gibi önemli özelliklere sahip olacak.

Ancak, GPS özelliği hakkında net bir bilgi bulunmamakla birlikte, benzer küçük bilekliklerde genellikle GPS bulunmamaktadır.

Galaxy Fit 3

Beklenen lansman ve fiyat

2024’ün başında düzenlenecek olan Unpacked etkinliğinde tanıtılması beklenen Galaxy Fit 3’ün fiyatının yaklaşık 80 dolar civarında olması bekleniyor. Kullanıcılar, bu fiyatla birlikte yüksek performans ve uzun pil ömrü gibi avantajlara sahip olacaklar.

Tesla, otopilot hatası için güncelleme yayınlayacak! Kapsadığı modeller belirlendi

Pazartesi günü, ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), her yeni Tesla aracında standart olarak gelen Otopilot’u kullanan Tesla’larının dahil olduğu bir dizi çarpışmaya ilişkin iki yıllık bir soruşturmanın ardından araçlar için bir geri çağırma bildirimi yayınladı.

Ajans geri çağırma açıklamasında, “Otomatik yönlendirmenin devreye girdiği bazı durumlarda, özelliğin kontrollerinin belirginliği ve kapsamı sürücünün yanlış kullanımını önlemek için yeterli olmayabilir.” dedi ve bunun “çarpışma riskinin artmasına” yol açabileceğini belirtti.

Bildirim, Tesla’nın temel Otomatik Pilot paketinde yer alan bir sürücü destek özelliği olan Autosteer ile donatılmış aşağıdaki araç modelleri için geçerli:

  • 2012–2023 Modeli S
  • 2016–2023 Modeli X
  • 2017–2023 Modeli 3
  • 2020–2023 Model Y

NHTSA tarafından “ürün geri çağırma” olarak tanımlanmasına rağmen Tesla, etkilenen araçları kablosuz bir yazılım güncellemesiyle düzeltmeyi hedefliyor ve bunun 12 Aralık’ta “veya kısa bir süre sonra” yayınlanacağını söyledi. 

Yazılım sürümü 2023.44.30 olarak tanımlanan güncelleme, müşterilere ücretsiz olarak sunuluyor ve Autosteer etkinleştirildiğinde sürücülerin aracın tam kontrolünde olmasını sağlamak için ek kontroller ve uyarılar eklemeyi içeriyor. Güncelleme aynı zamanda Autosteer’ın “etkileşim için koşullar karşılanmadığında” kullanımını da sınırlayarak özelliğin bazı durumlarda tamamen kullanılmasını engelliyor.

Geri çağırma belgelerine göre şirket, ajansın endişelerinin nasıl giderileceğini tartışmak için 16 Ekim ile 4 Aralık arasında NHTSA ile birkaç kez görüştü ve Tesla’nın “ajans analiziyle aynı fikirde olmamasına” rağmen 5 Aralık’ta önerilen çözümler üzerinde bir anlaşmaya vardı. Tesla, 8 Aralık itibarıyla Autosteer kusurlarıyla “ilişkili olabilecek” dokuz garanti talebi belirledi.

Teknik olarak gerçek bir geri çağırma olmasa da Tesla, 2023’te donanım kusurlarını ve sürücü destek sistemlerini içeren çok sayıda gerçek geri çağırma ve yazılım güncellemesi yayınladı. NHTSA tarafından 2016’dan bu yana Otopilot’a bağlı olduğundan şüphelenilen Tesla arabalarını içeren 50’den fazla kaza soruşturması açıldı.

Geliştiriciler mutlu! Google, kod yazan yapay zeka aracını kullanıma sundu

0

Son yıllarda şirketler arasındaki yapay zeka savaşı giderek şiddetlendi. Teknoloji devleri kaynaklarının önemli bir kısmını bu alana harcıyor. Bu devlerden birisi de hiç şüphesiz Google. Son birkaç haftadır adından söz ettiren Google, kısa süre önce kod yazabilen yapay zeka aracını kullanıma sundu. İşte bilmeniz gerekenler…

GitHub Copilot rakibi Google Duet AI neler sunuyor?

Google, bugün gerçekleştirdiği bir etkinlikte önemli açıklamalar yaptı. Bunlardan birisi de ilk olarak bu yılın başlarında tanıtılan Duet AI‘ın, diğer Google uygulamalarının ardından geliştiriciler için de sunulması oldu. Yazılımcılar için büyük kolaylık sağlayan bu yapay zeka aracı, GitHub tarafından geliştirilen Copilot’a rakip olarak karşımıza çıktı.

GitHub Copilot rakibi Google Duet AI neler sunuyor?

Sene başında tanıtıldığında büyük heyecan yaratan Geliştiriciler için Duet AI, yazılımcılara kod yazmada veya eksik kalan kodları tamamlamada yardımcı olabiliyor. Bu da geliştiriciler için zaman tasarrufu anlamına geliyor.

Şu an bu haliyle kullanıma sunulsa da yakın zamanda Gemini yapay zeka dil modeli ile desteklenecek olan Geliştiriciler için Google Duet AI, birçok şirket tarafından sağlanan veriler ile eğitiliyor. Bu şirketler arasında Confluent, Redis ve MongoDB de bulunuyor. Peki bu yapay zeka aracı hangi dilleri destekliyor?

Yapay zeka aracı şu anda C, C++, Java, JavaScript ve Python da dahil olmak üzere 20’den fazla dili destekliyor. Bu sayının ilerleyen zamanlarda daha da artması bekleniyor. Geliştiriciler için Google Duet AI‘ı Google Cloud aracılığıyla Visual Studio Code ve JetBrains IDE üzerinde kullanabilirsiniz. Bunun için gerekli eklentileri indirdikten sonra geliştirici hesabınıza giriş yapmanız yeterli. İlgili linkler şu şekilde;

Geliştiriciler için Google Duet AI, Ocak 2024’ün sonuna kadar ücretsiz bir şekilde kullanılabilir. Fakat daha sonrasında 19 dolar karşılığında hizmet verecek.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yapay zeka aracını nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone 15 Pro mekansal video kaydıyla sahnede

0

Apple, iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max kullanıcılarına mekansal video kaydetme olanağı sağlayan iOS 17.2’yi bugün piyasaya sürdü. Yeni özellik, kullanıcıların üç boyutlu çekim yapmasına ve en sevdikleri anıları ve özel anları, yakında çıkacak olan karma gerçeklik başlığı Apple Vision Pro’da deneyimlemelerine olanak tanıyor. Apple, üç boyutlu bir video oluşturmak için iPhone’un kayıt yaparken hem ana hem de ultra geniş kameraları kullandığını açıklıyor. Bu daha sonra Fotoğraflar uygulamasında “Uzamsal” başlıklı yeni bir albümde tek bir dosya olarak kaydediliyor. Videolar ayrıca iCloud’a sahip cihazlar arasında da senkronize edilecek. Uzamsal videolar saniyede 30 kare hızında 1080p çözünürlükte yakalanıyor.

iPhone 15 Pro mekansal video konusunda başarılı

Uzamsal video kaydı, Ayarlar’da, Formatlar altındaki Kamera bölümünde “Apple Vision Pro‌ için Uzamsal Video” seçeneği değiştirilerek etkinleştirilebiliyor. Apple, en iyi sonuçları elde etmek için iPhone’u yatay yönde tutmanızı öneriyor. Uzamsal videolar tüm iPhone’larda ve diğer cihazlarda görüntülenebiliyor ancak normal 2D videolar olarak görünüyor.

Yeni özellik, kullanıcıların, Apple’ın dünya çapındaki pazarlamadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Greg Joswiak’ın “sihirli” ve “mümkün olana yeni bir çıta koymak” olarak tanımladığı videoları kaydetmesine olanak tanıyor. Bu pazarlama dili olsa da, Apple’ın ileri teknoloji iPhone’unu farklılaştırıyor ve kullanıcıların Apple’ın gelecek yıl piyasaya sürülecek en son ürünü olan AR/VR kulaklığıyla olan bağlarını derinleştirecek. Joswiak: “iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max, herhangi bir akıllı telefondaki en iyi video kalitesi de dahil olmak üzere şimdiye kadar geliştirdiğimiz en güçlü kamera sistemlerine sahip. Ve şimdi, mümkün olana yönelik yeni bir çıta belirliyoruz ve kullanıcıların özel anları olduğu gibi kaydetmelerine olanak sağlıyoruz” dedi.

iOS 17.2 sürümünün bir parçası olarak Apple, yeniden tasarlanan Apple TV uygulaması ve Siri aracılığıyla Sağlık uygulaması verilerine erişmenin yeni bir yolunun yanı sıra Journal uygulamasını da kullanıma sundu.

iOS 17.2, iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max ile kullanıcılar artık hayatın değerli anlarını yakalamalarına yardımcı olan çığır açan yeni bir özellik olan uzamsal videolar kaydedebilir ve gelecek yılın başlarından itibaren bu anıları Apple Vision Pro’da yeniden yaşayabiliyor.

Siber güvenlik 2024 yılının gündemi olacak

0

Yapay zeka ve büyük dil modelleri gibi teknolojiler saldırıların karmaşıklığını ve yaygınlığını artırdığından siber güvenlik, hem küçük hem de büyük işletmeler için artan bir endişe kaynağı.

IoT World Today, farklı sektörlerden şirketlerin siber güvenlik tahminlerini topladı ve şirketlerin önümüzdeki yıl sektörün nasıl değişmesini beklediklerini, hangi teknolojilerin ortaya çıkacağını ve işletmelerin değişen ortama uyum sağlamak için nasıl uyum sağlayabileceğini inceledi. Üretken yapay zekanın artan kullanımından, gelişmiş güvenlik için kuantum teknolojilerinin kullanılmasına ve Yaz Olimpiyatları, başkanlık seçimleri ve Paralimpik Oyunları gibi e-posta saldırılarında artış görülmesi beklenen önemli etkinliklere kadar, burada beklenen önemli trendlerden bazıları yer alıyor.

Siber güvenlik 2024 için trend konu

Promon’dan kıdemli direktör Andrew Whaley: “Kâr amacıyla bireyleri ve işletmeleri hedef alan mevcut saldırı vektörlerinin şaşırtıcı olmayan bir şekilde devam etmesi bekleniyor. Jeopolitik gerilimler aynı zamanda düşmanca ulus devlet faaliyetlerini de arttırarak casusluk, toplu veri toplama ve altyapı saldırıları gibi riskler doğurabilir; altyapı tedarik zinciri işletmeleri özellikle savunmasız. Sosyal mühendislik amaçlı derin sahtekarlıklar ve kimlik kontrollerini atlatmak da dahil olmak üzere gelişmiş yapay zeka destekli saldırıların ortaya çıkması da beklenebilir. Bu, yapay zekanın dezenformasyon kampanyaları için kullanılması tehdidini artırıyor ve yaklaşan ABD seçimleri için potansiyel olarak büyük sonuçlar doğuruyor” diyor.

Tersine mühendislik artık çok daha kolay. Acemi bilgisayar korsanlarına genellikle uzmanlarla ilişkilendirilen yetenekler sağlanıyor.

Otomatik kod gizleme saldırılarına karşı geleneksel koruma yöntemlerinin etkinliğinin azalması sağlanıyor.

Tines’ın CEO’su Eoin Hinchy: “Siber güvenlikte saldırganlar ve savunucular arasındaki yapay zeka silahlanma yarışına ilişkin tüm korku, belirsizlik ve şüpheye rağmen, yapay zeka, güvenlik ekipleri için bilgisayar korsanlarından çok daha değerli olduğunu kanıtlıyor.  Güçlü teknoloji, güvenlik ekibinin en acil sorunlarını çözmek için özel olarak tasarlandı: çok fazla veri, çok fazla sıkıcı görev ve yeterli zaman, bütçe veya insan yok. Yapay zeka, geniş veri alanlarını hızla özetleyerek, farklı araçlardaki sorgulama dillerini normalleştirerek ve güvenlik uygulayıcılarının kodlama uzmanı olma ihtiyacını ortadan kaldırarak siber savunmayı demokratikleştiriyor. 2024’te savunmacıların olaylara müdahaleyi daha verimli hale getirmek için yapay zekayı kullanması nedeniyle yapay zekanın otomasyondaki etkisini göreceğiz. Yapay zeka, on yılda bir atılan bir adımdır ve siber savunucuları bilgisayar korsanlarından daha ileri taşıyor” diyor.

Apple kablosuz paylaşımını ileriye taşıyor

0

Görünüşte, Apple cihazlarından müzik, video, fotoğraf ve daha fazlasını akıllı hoparlörler, akıllı TV’ler, ev sineması alıcıları ve diğer Apple cihazları dahil olmak üzere birçok farklı cihaza kablosuz olarak göndermenize olanak tanıyor. Ancak AirPlay 2 çok daha fazlasını yapabiliyor.

İlk olarak 2004 yılında AirTunes olarak piyasaya sürülen AirPlay, Apple’ın, kullanıcıların ses ve video sinyallerini bir “gönderen” aygıttan bir “alıcı” aygıta “atmasına” olanak sağlamak üzere tasarlanmış tescilli yayın protokolü. Akışlı içerik, AirPlay aracılığıyla gönderildiğinde meta verilerini koruyan müzik, video, fotoğraf ve ekran paylaşımını içeriyor. O zamanlar gönderen cihazlar arasında Apple Music çalıştıran Windows bilgisayarları, iPhone’lar, iPod’lar ve iPad’ler dahil olmak üzere iOS cihazları ve macOS X Mountain Lion veya sonraki bir sürümünü (işlemciye bağlı olarak) çalıştıran Mac bilgisayarları vardı.

Apple kablosuz paylaşımı için AirPlay2 yenilikler yapıyor

Alıcı cihazlar arasında Apple’ın uzun süredir üretilmeyen AirPort Express yönlendiricileri vardı ancak artık Apple TV, Apple’ın HomePod’u, HomePod Gen 2 , HomePod Mini, Monterey macOS veya daha yenisinin yüklü olduğu Mac bilgisayarları ve çok çeşitli desteklenen üçüncü taraf kablosuz hoparlörler de yer alıyor. AirPlay ayrıca bir iOS/ıpados/macOS cihazının ekranını bir Apple TV’ye “yansıtmanıza” olanak tanıyor. Böylece bir grup insanın sadece bir harita, fotoğraf, video vb. görmek için küçük bir ekranın etrafında toplaşmasıyla karşılaşmazsınız. 2017’de duyurulan AirPlay 2, orijinal AirPlay özellik seti üzerine kurulu. Apple’ın HomeKit platformu aracılığıyla AirPlay cihazları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmanızı sağlıyor. AirPlay 2 iOS, iPadOS ve macOS’ta yerleşiktir; dolayısıyla ister Apple mobil aygıtı ister bilgisayar kullanıyor olun, ses çalma üzerinde tam kontrole sahip olacaksınız. Aynı şey Apple TV ve Apple TV 4K akış cihazları için de geçerlidir.

Apple’ın tvOS’u, Apple TV’nizi ses için bir “gönderen” cihaza dönüştürür; böylece Apple TV’de bir film oynatıyorsanız evinizdeki her AirPlay 2 hoparlörünü genişletilmiş bir ev sineması ses sistemine dönüştürebilirsiniz. Bu, bu kullanıcılar için kullanışlı bir özellik. Apple, macOS Monterey güncellemesiyle, iPhone veya iPad gibi başka bir Apple cihazından doğrudan Mac’inize AirPlay özelliğini de ekledi. Bu, diğer amaçların yanı sıra, kitleyle paylaşmak istiyorsanız medyayı daha büyük ekranda göstermek için kullanılabiliyor. Bu macOS desteği yalnızca son birkaç yılda satılan Mac modellerinde mevcuttur ancak MacBook’lar, iMac’ler, Mac Mini ve daha fazlasında çalışıyor.

Google uygulama mağazası rekabeti engelliyor

San Francisco’daki bir jüri, oybirliğiyle Google’ın uygulama mağazası için rekabeti bastırdığına karar verdi. Artık bir yargıç şirkette hangi düzeltmelerin yapılması gerektiğine karar verecek, ancak temyiz davanın etkisini yıllarca geciktirebilir. San Francisco’daki bir jüri bugün oybirliğiyle , Google’ın Play mobil uygulama mağazası için rekabeti engelleyen anlaşmalar yoluyla Kaliforniya ve federal antitröst yasalarını ihlal ettiği kararına vardı. Karar, rakiplerin, düzenleyicilerin ve savcıların internet bekçilerinin gücünü dizginlemek için yürüttüğü yıllar süren kampanyada büyük teknoloji için ABD’deki ilk önemli mahkeme salonu kaybına neden oldu.

Google uygulama mağazası için uyarı

Bu, önümüzdeki haftalarda bir yargıcın Google’ın iş uygulamalarında değişiklik yapılması yönündeki tartışmaları dinleyip karar vereceği anlamına geliyor. Google’ın Play’den rakip uygulama mağazalarının indirilmesine izin vermesi veya satışların büyük bir kısmını uygulamalarının içinde dijital öğeler satan geliştiricilerle paylaşması durumunda, Google’ın Android işletim sistemiyle desteklenen cihazların kullanıcıları, daha düşük fiyatlarla aralarından seçim yapabilecekleri daha fazla uygulama seçeneği bulabilir. Ancak Google’ın itirazı herhangi bir değişikliğin önüne geçebilir.

Google’ın hükümet işleri ve kamu politikasından sorumlu başkan yardımcısı Wilson White: “Karara itiraz etmeyi planlıyoruz. Android iş modelini savunmaya devam edeceğiz ve kullanıcılarımıza, iş ortaklarımıza ve daha geniş Android ekosistemine derinden bağlı kalacağız” diyor. Karar, gişe rekorları kıran oyunu Fortnite ve geliştiricilere yönelik araçlarıyla tanınan Epic Games tarafından ilk kez 2020’de açılan ve Kasım ayının başından bu yana jüri önünde tartışılan bir davada geldi. Dokuz kişilik jüri (10’uncu jüri üyesi duruşmayı erken bıraktı) karara varmadan önce üç saat boyunca müzakere etti. Ürün ve coğrafi pazarların tanımlanması ve Google’ın bu alanlarda rekabete aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı gibi 11 soruyla karşı karşıya kaldı. Epic, Google’ı akıllı telefon üreticilerinin, kablosuz iletişim operatörlerinin ve uygulama geliştiricilerinin ABD’deki Android telefonlara yapılan tüm indirmelerin yüzde 95’inden fazlasını oluşturan Play Store’a herhangi bir rekabet sağlamasını kısıtlamakla suçlamıştı.

Google, özellikle Apple, iPhone ve App Store’un rekabetiyle karşı karşıyayken, tek amacının kullanıcılara güvenli ve çekici bir deneyim sunmak olduğunu söyleyerek herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

Veri ihlali yaşayan Toyota müşterilerine uyarı bildirimleri gönderiyor

0

Fidye yazılım saldırıları teknoloji camiası ve siber güvenlik sektöründe son dönemde en çok konuşulan konular arasına girmeyi başardı. Her ne kadar kolluk kuvvetleri fidye yazılım saldırısı yapan çetelere başarılı operasyonlar düzenlese de, yaşanan veri ihlalleri özellikle son birkaç ay içinde hızla artarak özel şirketlerden kamu kurumlarına, kumarhane ve turizm tesislerinden havacılık ve savunma sanayi devlerine, üniversitelerden ulusal kütüphanelere dek pek çok sektörü ve kuruluşu etkiler hale geldi. Fidye yazılım çetelerinin son kurbanı ise Japon otomotiv devi Toyota oldu.

Toyota Motor Corporation’ın bir iştiraki olan Toyota Financial Services, Toyota’nın otomobillerini sattığı pazarların %90’ında varlık gösteren ve müşterilerine otomobil finansmanı sağlayan küresel bir kuruluş. Geçtiğimiz ay Medusa fidye yazılım çetesi Japon otomobil üreticisinin ilgili bölümüne başarılı bir şekilde sızdığını iddia etmişti. Toyota dün bazı müşterilerine gönderdiği bir bilgi notu ile Avrupa ve Afrika’daki bazı sistemlerinde yetkisiz erişim tespit ettiğini ve veri ihlali gerçekleştiğini doğruladı.

Tehdit aktörleri çalınan verilerin silinmesi için 8.000.000 $ ödeme talep etmiş ve Toyota’ya şantajlarına yanıt vermesi için 10 gün süre tanımıştı. Toyota ise şirketin Avrupa ve Afrika’daki bazı sistemlerinde yetkisiz erişim ve veri ihlali tespit ettiğini söylemekle yetinmişti.  Şirket, müşteri hizmetlerini etkileyen ihlali kontrol altına almak için bazı sistemleri çevrimdışı duruma getirdi.

Muhtemelen Toyota siber suçlularla bir fidye ödemesi konusunda pazarlık yapmadı ve şu anda tüm veriler Medusa’nın karanlık web gasp portalına sızdırılmış durumda. Bu ayın başlarında, Almanya’daki Toyota Kreditbank GmbH, bilgisayar korsanlarının müşterilerin kişisel verilerine erişim sağladığını kabul ederek, etkilenen birimlerden biri olarak tanımlanmıştı..

Toyota tarafından Alman müşterilere gönderilen bildirimde müşterilerin isimleri, ikamet adresleri, sözleşme bilgileri, kiralama ve/veya satın alma detayları ve IBAN numaralarını içeren verilerin ele geçirildiğini doğruladı. Güvenlik uzmanları, doğrudan bir finansal bilgi sızdırılmamış olsa bile bu tür verilerin kimlik avı, sosyal mühendislik, dolandırıcılık, finansal sahtekarlık ve hatta kimlik hırsızlığı girişimlerinde kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.

Toyota grubu dahili soruşturmanın henüz tamamlanmamış olduğunu söylüyor dolayısıyla saldırganların ek bilgilere erişmiş olma ihtimali de mevcut.  Toyota, dahili soruşturmanın daha fazla veri açığa çıkarması durumunda etkilenen müşterileri derhal bilgilendirmeyi vaat ediyor.

Girişimciler, satınalma ve tedarik zinciri yöneticileri ile buluştu!

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen, ulusal ve uluslararası düzeyde iş dünyasından seçkin isimlerin konuşmacı olarak katıldığı CPOxL – CPO Executive Lounge Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Zirvesi, “Mesleğin Üst Düzey Buluşması” sloganıyla 9 Aralık 2023’te BTM ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşti.

Satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerini girişimcilerle bir araya getiren TÜSMOD CPOxL – Executive Lounge Satınalma ve Tedarik Zinciri Zirvesi’nde TÜSMOD ve Synergia yöneticileri ile özel bir röportaj gerçekleştirdik.

EPAL’in Ana sponsor olduğu Zirvede, Tenflex, Zanha Group, ShiftDelete.Net, Techinside, İstanbul Aydın Üniversitesi ve BTM sponsor olarak destek verdiler.

Kısıtlı zamanda gece gündüz çalışarak yoğun bir çalışma ile hazırlanan programda yurt içi ve dışından konuşmacılar, panelistler sektöre yön verecek konuşmalar gerçekleştirirken TÜSMOD Akademi, kursiyerlerinin mezuniyet törenlerini yaptı. Bu yıl ilk defa teknoloji girişimcileri zirvede yer aldı ve satınalma ve tedarik zinciri yöneticileri ile girişimciler bir araya geldi.

CPOxL – CPO Executive Lounge Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Zirvesi’nde aynı zamanda Sorumlu Satınalma ödülleri verildi.

IFPSM CEO’su Markku Henttinen
IFPSM CEO’su Markku Henttinen

Uluslararası bir iş hizmetleri platformu olan Synergia ve Satınalma ve Tedarik Yönetimi Üst Meslek Örgütü TÜSMOD işbirliği ile gerçekleştirilen etkinlikte IFPSM CEO’su Markku Henttinen ve EIPM Kurucusu ve Başkanı Bernard Gracia çok önemli verileri dinleyicilerle paylaştı. Strateji ve Yönetim Danışmanı Dr. Kamil BAYAR da Açılış Konuşması yapanlar arasındaydı.

Girişimciler yöneticilerle buluştu

CPOxL - CPO Executive Lounge Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Zirvesi

CPOxL – CPO Executive Lounge Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Zirvesi’nde Octo, Ozz Tech, Adgager, Aivasoft, Clipart, Tidy Tracking Device ve Bidustry geliştirdikleri teknolojileri ve yenilikçi iş modellerini sektörün önde gelen yöneticilerine tanıtma imkanı buldu.

TÜSMOD Yönetim Kurulu üyesi Aşkın ÖZDEMİR ve  İstanbul Aydın Üniversitesi Teknoloji Transfer ve Proje Yönetim Ofisi Direktörü ve Synergia Kurucu ortağı Dr. Ali KURT’un sunuculuğunu yaptığı programda gerçekleştirilen panelde İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. Dudu Banu YOZGATLI moderatörlük yaparken Socar Tedarik Zinciri ve Lojistik Direktörü  Alpay BELLİSAN, TEB Tedarik Direktörü  Arda POLAT, İston A.Ş. Genel Müdürü  Fevzi Alp ATAR ve Motor Aşin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Saim AŞÇI da panelist olarak katılarak destek verdiler, bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştılar.

Sorumlu Satınalma Ödüllerine; Aydınlı Grup ve İstanbul Aydın Üniversitesi layık görüldü.

Dijital satınalma, sürdürülebilir risk yönetimi, inovatif tedarikçi ilişkileri yönetimi ve global yetenek yönetimi çerçevesinde şekillenen ve yaklaşık 300 katılımcı ile gerçekleşen Zirve iş dünyası tarafından büyük ilgi gördü.

Google, fotoğraf ve verilerinizle sizi tanıyan yapay zeka geliştiriyor

Google, fotoğraf ve verilere dayalı kişisel yapay zeka geliştirmek amacıyla “Project Ellmann girişimini başlattı. Bu girişim, kullanıcıların fotoğrafları ve arama geçmişleri gibi verileri analiz ederek, kullanıcıların yaşamlarının “kuşbakışı” görünümünü oluşturmayı ve daha kişiselleştirilmiş sohbet deneyimleri sunmayı hedefliyor. Henüz resmi olarak duyurulmamış olan bu proje, Google’ın mevcut ürünleri arasında bir devrim niteliği taşıyor.

Projeye öncülük eden ekip, “Gemini” adlı üretken yapay zeka modelini kullanarak kullanıcıların hayatlarına dair geniş bir bakış açısı oluşturmayı planlıyor. Gemini, Google Fotoğraflar ve arama geçmişlerini analiz ederek, kullanıcıların günlük alışkanlıkları ve tercihleri hakkında derinlemesine bilgi elde ediyor.

Google

Bu yeni yapay zeka modeli, kullanıcılara özel bir sohbet deneyimi sunmayı amaçlıyor. Örneğin, kullanıcı “Sevgilime doğum gününde ne almalıyım?” sorusunu sorduğunda, Ellmann, cihaz verileri, konuşmalar ve fotoğraflar gibi kaynaklara dayanarak isabetli önerilerde bulunabiliyor.

Ancak, bu kadar kişisel verinin kullanılması beraberinde güvenlik ve gizlilik endişelerini de getiriyor. Kullanıcılar, bu kadar detaylı bir şekilde incelenen verilerine dayalı olarak sorulara yanıt almanın avantajları ile güvenlik riskleri arasında bir denge kurma ihtiyacı hissedebilirler.

Google’ın sunumunda yer alan örnekler, Ellmann’ın kullanıcının evcil hayvanı olup olmadığını, aile üyelerinin adlarını ve ziyaret tarihlerini, hatta kullanıcının düşündüğü şehirleri sıralayabilme yeteneğini gösteriyor. Ancak, projenin resmi olarak duyurulup duyurulmayacağı ve kullanıcı tepkilerine bağlı olarak gelişip gelişmeyeceği henüz net değil.

Bu gelişmeler, kişisel yapay zekaların geleceğine dair bir pencere açarken, kullanıcıların gizlilik ve güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. Ancak, teknolojinin hızla ilerlediği bir çağda, bu tür yapay zeka tabanlı asistanların gelecekte daha yaygın hale gelmesi bekleniyor.

Big Bang Startup Challenge başladı!

0

İTÜ Çekirdek’in öncülüğünde düzenlenen Big Bang Startup Challenge, “The Braves” teması ile başladı. Teknoloji odaklı girişimlerin yükselişine destek olmak amacıyla bu yıl 13-14 Aralık’ta Uniq İstanbul’da gerçekleştirilecek olan etkinlik, cesur girişimcileri ve yenilikçi projelerini bir araya getiriyor. Etkinlik, “Hayal et, Cesaret et, Yap” mottosuyla, girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürme yolunda ilham verici bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Big Bang Startup Challenge, farklı sektörlerden 50 yenilikçi girişimi tanıtıyor. Bu girişimler arasında enerji, dijital sanatlar, otomotiv ve mobilite, sürdürülebilirlik ve akıllı şehirler gibi birçok alanda öncü projeler yer alıyor. Girişimler, kendi alanlarındaki sorunlara yaratıcı çözümler sunarak, teknoloji ve yenilikçiliğin sınırlarını zorluyorlar.

Özellikle otomotiv ve mobilite alanında dikkat çeken projeler arasında, AcademicSight’ın üretim hatlarında kalite kontrol süreçlerini iyileştiren yapay zeka sistemi, Driven AVS’in yarış pilotları için geliştirdiği dijital antrenör, ve Sutech Otonom Teknoloji’nin paylaşımlı su üstü mobilite servisi bulunuyor. Bu projeler, sektördeki verimliliği artırma ve maliyetleri düşürme potansiyelleriyle öne çıkıyor.

Enerji sektöründe ise AREYLight Al ve Buradayım gibi girişimler, enerji verimliliğini artırma ve elektrik hatlarındaki arızaları tespit etme konularında yenilikçi çözümler sunuyor. DES – Dalga Enerjisi Dönüşüm Projesi ise dünyanın en büyük dalga enerjisi projelerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Diğer yandan, ITU SEED sahnesinde yer alan Develhope ve Ender Turing gibi girişimler, eğitim ve teknoloji alanlarında önemli adımlar atıyor. Develhope, genç işsizliğe karşı “şimdi öğren, sonra öde” modeli ile kodlama eğitimi sunarken, Ender Turing, satış ve müşteri deneyimini iyileştiren konuşma analizi platformu ile öne çıkıyor.

Marketplace & Platform kategorisinde ise FanSupport ve LinqiApp gibi projeler, spor ve eğitim alanlarında dijital çözümler sunuyor. FanSupport, spor kulüplerine koşullu destek sağlayan bir platform iken, LinqiApp, yapay zeka destekli bir dil öğrenme uygulaması olarak milyarlarca insanın İngilizce pratiği yapmasına olanak tanıyor.

AI & Blockchain sahnesinde ise CopeTract ve Dejure AI gibi girişimler, sözleşmelerin dijitalleşmesinden hukuk alanında yapay zeka uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede yenilikçi çözümler sunuyor.

Bu etkinlik, teknoloji ve yenilikçilik alanında Türkiye’nin öncü girişimlerini bir araya getirerek, girişimciliği destekleyen bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Big Bang Startup Challenge, girişimcilerin büyüme yolculuklarında önemli bir kilometre taşı olma özelliğini taşıyor.

Etkinlik hakkında daha fazla bilgi ve kayıt için bigbang.itucekirdek.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

OnePlus 12, Çin’de satış rekoru kırdı: Xiaomi 14 Pro’yu geride bıraktı

0

Çin merkezli teknoloji devi OnePlus’ın yeni amiral gemisi telefonu olan OnePlus 12, 5 Aralık’ta Çin’de satışa sunuldu ve kısa sürede büyük bir başarıya imza attı. Sahip olduğu Snapdragon 8 Gen 3 işlemci, etkileyici fiyat-performans dengesi ve benzersiz özellikleriyle en hızlı satan ikinci telefon unvanını kazandı.

OnePlus, yaptığı açıklamada, OnePlus 12’nin sadece 5 dakika içinde Xiaomi 14 Pro’nun günlük satış hacminin yüzde 61’ine ulaştığını açıkladı. Ancak, toplam satış rakamları ve ilk parti satış miktarı henüz kamuya açıklanmadı.

OnePlus 12

OnePlus 12, performans konusunda da iddialı. Yakın tarihlerde kaydedilen 2.3 milyonluk AnTuTu skoru ile cihaz, güçlü donanımını kanıtladı. Qualcomm’un güçlü işlemcisi Snapdragon 8 Gen 3‘ü barındıran OnePlus 12, aynı zamanda 6,7 inç 120Hz LTPO OLED ekran, 100W kablolu ve 50W kablosuz şarj gibi çığır açan özellikleri bünyesinde bulunduruyor.*

OnePlus 12‘nin kamera sistemi de dikkat çekici. 50MP ana kamera, 48MP ultra geniş açılı kamera ve 64MP 3x periskop kamera gibi üst düzey özelliklere sahip olan cihaz, kullanıcılara benzersiz bir fotoğraf ve video deneyimi sunuyor. Bunun yanı sıra, 32MP selfie kamerası, Bluetooth 5.4 ve ekran içi parmak izi sensörü gibi özellikler de OnePlus 12‘nin çekiciliğini artırıyor.

OnePlus 12‘nin bu başarılı çıkışı, markanın rekabetçi telefon pazarındaki gücünü bir kez daha gösteriyor. Cihaz, teknoloji tutkunları ve kullanıcılar arasında büyük bir heyecan yaratmaya devam ediyor. OnePlus, OnePlus 12 ile birlikte geleceğe dönük başarılarına olan güvenini pekiştiriyor ve amiral gemisi telefonlarıyla pazarda güçlü bir konumda olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Meta, Instagram’daki genç influencerlarla iş birliği yapıyor

Meta, Türkiye’nin seçkin genç içerik üreticileri, UNDP Türkiye ve Koç Üniversitesi KARMA Lab ile yaptığı iş birliğiyle, Instagram’ın toplulukları bir araya getirme ve toplumsal amaçları destekleme gücünü göstererek, yakın zamanda meydana gelen depremden etkilenen bölgelerdeki kültürel simge yapılarını yerinde görmeyi teşvik etmeyi ve turizmi canlandırmayı amaçlıyor.

Ülkenin genç Instagram içerik üreticilerini dijital platformların ötesine geçen bir amaç için bir araya getiren Medeniyetlerin Hafıza Kapısı Projesi ile Meta, Türk gençlerinin hayati bir sosyal amacı desteklemek için kolektif bir çaba içinde nasıl birleştiğine ışık tutuyor. Proje, Instagram’ın gücünü kullanarak felaketlerden sonra birleşmenin ve kültürel değerlere sahip çıkmanın önemini vurguluyor.

UNDP Türkiye ve Koç Üniversitesi KARMA Lab iş birliğiyle gerçekleştirilen proje için içerik üreticilerinin kent simgelerinin depremden önceki görünümünü yansıtabileceği 3 AR filtresi geliştirildi. Projenin mesajını yaymak amacıyla Instagram ile iş birliği yapan Yeşim Sevinç, Emir Elidemir ve Yeliz Korkmaz, paylaştıkları Reels videolarında bu filtreleri kullanarak ilgi çekici içerikler aracılığıyla takipçilerini depremden etkilenen Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay bölgelerini ziyaret etmeye ve turizmi canlandırmaya teşvik etmeyi hedefliyor.

Aynı zamanda, oluşturulan filtreler, depremden etkilenen bölgeler ve tarihi ve kültürel simgeler hakkında daha detaylı bilgiye https://hafizakapisi.com.tr web sitesi  üzerinden  ve Instagram hesabı (@hafizakapisi) üzerinden ulaşılabiliyor.

Instagram, gençlerin tutkularını destekleyen çalışmalarını sürdürüyor

Gençlere yatırım yapma ve tutkuyla bağlı oldukları konuları ele alırken kitlelerini büyütmeleri için bir platform sağlama konusundaki desteğini daima gösteren Instagram, bu projeyle genç neslin sesinin duyulmasına imkan sağlamaya olan bağlılığını da gözler önüne seriyor.

Bu projeyle yerel halka ve kültüre destek olmayı hedefleyen Meta, insanları bu 3 büyük şehri ziyaret etmeye ve turizmi hareketlendirmeye davet ediyor. Meta ve gençlerin Instagram merceğinden yeniden inşa etme, dayanışma ve kalıcı etki yaratma yolculuğunu #yerindegörmekgerek ve #hafızakapısı etiketlerinden takip edebilirsiniz.

Tesla’nın yeni insansı robotu Optimus Gen 2 resmen tanıtıldı!

0

Son dönemde teknoloji alanında yaşanan gelişmeler bir hayli heyecan verici. Özellikle yapay zekanın gün geçtikçe gelişmesi ağzımızı açık bırakacak teknolojilerin gün yüzüne çıkmasına ortam hazırlıyor. Tabii bu noktada Elon Musk’ın Tesla’sını göz ardı etmek hata olur. Şirket son olarak yeni insansı robotu Optimus Gen 2‘yi tanıttı. Peki Optimus Gen 2 ne gibi yeniliklerle geliyor? İşte Tesla Optimus Gen 2 özellikleri!

Tesla Optimus Gen 2 özellikleri

Tesla Optimus Gen 2 bir önceki nesille karşılaştırıldığında artık çok daha yetenekli. Özellikle ev sahipliği yaptığı geliştirilmiş sensörlerle birlikte hareketleri daha yumuşak ve kusursuz gözüküyor. Hatta şirketin iddiasına göre yeni versiyon, selefinden yüzde 30 daha hızlı yürüyebiliyor.

Tesla, Optimus Gen 2‘nin dengesini geliştirdiğini ve ağırlığında da 10 kilogramlık bir azalma olduğunu söylüyor. Hatta paylaşılan videolarda robotun squat yaptığı görülüyor ve bu da şirketin söylemlerini büyük ölçüde doğruluyor. Bunun dışında el ve parmaklarında da ciddi gelişmeler söz konusu. Optimus Gen 2 bir öncekinden daha hızlı el ve parmak hareketlerine sahip ve bunun yanı sıra dokunsal duyu özelliği bütün parmaklarda çalışıyor.

Yukarıdaki detayları dikkate aldığımızda yeni Tesla robotunun bir öncekiyle kıyaslanamayacak düzeyde insansı ve yetenekli olduğunu söyleyebiliriz. Hatırlanacağı üzere geçen yılki Tesla AI Day‘de gösterilen ilk nesil robotun zar zor yürüyerek izleyicilere el salladığını düşünerek ciddi bir değişimin yaşandığını kabul etmemiz gerekiyor.

Tesla Optimus Gen 2 ilk etapta şirketin kendi üretim operasyonlarında görev almaya başlayacak. Robotun testleri bittikten ve kısacası kullanılabilirliği kanıtlandıktan sonra ise satışa sunulması planlanıyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Pocket Wifi Turkey 8,9 milyon TL’lik yatırım aldı

Pocket Wifi Turkey, ilk yatırım turunda Fonangels platformu üzerinden gerçekleştirdiği kitle fonlama kampanyası ile 75 Milyon TL değerleme üzerinden 8,9 milyon TL yatırım topladı. Bugüne kadar Türkiye’ye gelen 30.000’den fazla turiste hizmet veren Bilişim Vadisi merkezli Pocket Wifi Turkey, dünyada seyahat eden herkesin kullanımına açacağı Pocket eSim için çıktığı ilk yatırım turunu İz Yatırım Holding, Tohum Holding, Gençpa Teknoloji, Habey Ventures ve Fuzul Ventures’in de içinde bulunduğu kitle fonlama yatırımcılarından 75 milyon TL değerleme üzerinden aldığı 8.9 Milyon TL’lik yatırımla tamamladı.

Pocket Wifi Turkey, yeni yılda faaliyet gösterecek Pocket esim markası ile yerli ve yabancı turistlere Esim hizmeti sağlamaya başlayacak. Global seyahatlerde Pocket eSim tarafından kullanıcılar için en uygun eSim seçeneği fiziki bir sim karta ya da ek bir cihaza ihtiyaç duyulmadan hızlı ve uygun fiyatlı bir şekilde sunulacak. Pocket Wifi Turkey, Pocket eSim markası ile yeni dönemde global pazardaki en önemli Esim firmalarından birisi olmayı hedefliyor.

Telekomünikasyon girişimi Pocket Wifi Turkey globale açılıyor

Konuya ilişkin değerlendirmelerini paylaşan PWT Teknoloji Kurucu Ortağı Eymen Özkan, alınan yatırımla 140’tan fazla destinasyona seyahat edecek turistlere “Pocket eSim” markası ile sunacakları esim hizmeti ile turistlerin en önemli seyahat ihtiyaçlarından olan bağlantı gerekliliğini dijital olarak karşılayacaklarını iletti.

Alınan yatırımı büyüme stratejileri doğrultusunda kullanacaklarını ve globalde en önemli oyuncu olmak istediklerini aktaran Eymen Özkan, ilk etapta Türkiye’ye gelen veya Türkiye’den seyahat eden turistleri hedefleyerek uygulamanın kullanıcı sayısını artırmayı, odak Pazar olarak Dünya’da en çok yurtdışına seyahat eden nüfusa sahip Amerika ve Çin pazarlarını domine etmeyi amaçladıklarını ifade etti. İçinde bulundukları Roaming pazar büyüklüğünün 2027’e kadar 10 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkmasının beklendiğini ifade eden Eymen Özkan, yakın vadede tüm dünya turistlerinin kullandığı bir uygulama olmayı hedeflediklerini söyledi.

Tesla, Cybertruck’ın satılmasına engel olacak!

Cybertruck’un ilk teslimatları yapılmadan birkaç hafta önce Tesla, satın alma sözleşmesini güncelleyerek, sahiplerinin mallarını devretmesini önlemek için ihtiyati tedbir isteyebileceğini ekledi.

Şirket, aracı satın aldıktan sonraki bir yıl içinde satmaya kalkışmaları halinde “maddi tazminat” isteyebileceğini söyledi.

Fakat bilgilerin sosyal medyada yayılmasından kısa bir süre sonra Tesla maddeyi eklediği kadar sessiz bir şekilde kaldırdı. Şimdi, Electrek‘in bildirdiği üzere, 120.000 ABD Doları tutarındaki Foundation Serisi konfigürasyonu için sipariş vermeyi başaran Cybertruck müşterileri, hâlâ tartışmalı maddeyi içeren bir sipariş sözleşmesi aldı.

Müşteriler tarafından Cybertruck Owners Club forumunda yayınlanan kopyaya göre, alıcılar araçlarını satın almanın ilk yılı içinde satmamayı kabul ediyorlar. Araç sahipleri, yıl dolmadan araçlarını satmak zorunda kalırsa Tesla onlardan şirkete bildirimde bulunmalarını istiyor; şirket daha sonra kilometre başına 25 sent eksi aşınma ve yıpranma maliyetini hesaba katarak araçlarını geri satın alacak.

Tesla Cybertruck

Otomobil üreticisinin araçlarını satın almayı reddetmesi ve üçüncü bir tarafa satması için onlara yazılı izin vermesi durumunda Cybertruck’larını Tesla ile sorun yaşamadan satabilirler.

Diğer otomobil üreticileri, özellikle de Ferrari ve Porsche gibi lüks markalar benzer bir kuralı uyguluyor. Tesla’nın durumunda şirket, kuralın tüm Cybertruck alıcıları için mi geçerli olacağını yoksa kuralın yalnızca Foundation Serisi sahipleri için mi uygulanacağını henüz netleştirmedi.

Ne olursa olsun potansiyel alıcılar, bir Cybertruck satın aldıklarında satın alma anlaşmalarını gözden geçirmek isteyebilirler çünkü kuralı ihlal etmeleri halinde Tesla gelecekte onlara daha fazla araç satmayı reddedebilir.

Sigorta işlemlerini dijitalleştiren çözüm

QNB eFinans, yeni ürünü e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi ile sigorta sektörü için yeni bir çözümü hayata geçirdi

QNB Finansbank’ın iştiraki olarak, ticareti ve bankacılığı dijitalleştirme, e-Dönüşümü finansal hayata entegre etme hedefiyle çalışmalarına 10 yıldır devam eden QNB eFinans, yeni ürünü e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi ile sigorta sektörü için yeni bir çözümü hayata geçirdi. Bu ürün Sigorta şirketleri ile acenteleri aralarındaki komisyon süreçlerinin belgelendirilmesi kapsamında düzenlenen sigorta komisyon gider belgelerinin, elektronik ortamda düzenlenmesine olanak sunarak işlemlerin dijitalleşmesini sağlıyor.

QNB eFinans; 2013’ten bu yana, e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv, e-İrsaliye başta olmak üzere, e-Serbest Meslek Makbuzu (e-SMM), e-Müstahsil Makbuzu (e-MM) ve e-Adisyon gibi tüm e-dönüşüm ürünlerinde ve yasal iletişim standartlarından Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) alanında yenilikçi çözümleri lisanslı ve yasal uyumlu şekilde sunmaya devam ediyor. e-Dönüşüm ürünleri arasına en son bu yıl Gelirler İdaresi Başkanlığı’nca katılan e-Sigorta Komisyon Gider Belgesini de ekleyerek sektördeki ilk canlı işlemlere hızla başlayan QNB eFinans, gelişen teknolojiye hızlı adaptasyonu sayesinde portföyüne yeni ürünler eklemeyi sürdürüyor.

Kağıt belgeler artık elektronik ortamda hazırlanacak

QNB eFinans’ın hayata geçirdiği e-Sigorta Gider Komisyon Belgesi ile sigorta, emeklilik ve reasürans şirketlerinin sigorta ve emeklilik acentelerine ödedikleri komisyonlarına dair kağıt belgeleri elektronik ortamda hazırlamak mümkün hale geliyor. Müşteriler bu belgeyi, sigorta ve emeklilik acentelerinin düzenlediği belgelerin yerine kullanabilirken, muhafaza ve ibraz edilebilme imkânı da yakalıyor. 509 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’yle uygulamaya konmuş olan e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi uygulamasına dahil olmak isteyen şirketlerin, e-Fatura uygulamasına da dahil olmaları gerekiyor.

Belgelerin elektronik ortamda onaylanması ve raporlanması sayesinde iş süreçlerinde hızlı ve yüksek verimde iş yapmak mümkün hale geliyor. Belge, dijital ortamda düzenleneceği için gerek düzenleyen gerek alıcı taraflar için kağıt, baskı, kargo, arşivleme gibi maliyet tasarrufu sağlamasının yanında doğaya da katkı sunuyor. Bu sayede operasyonel süreçler dijitalleşerek takibi kolaylaşan ve raporlanabilen bir formatta kullanıma sunuluyor. Ayrıca kağıt belgeler üzerinde oluşabilecek hatalar da bu yöntem ile en aza indiriliyor.

QNB eFinans Genel Müdürü Okay Yıldırım
QNB eFinans Genel Müdürü Okay Yıldırım

QNB eFinans’ın yeni ürünü hakkında açıklamalarda bulunan QNB eFinans Genel Müdürü Okay Yıldırım yaptığı açıklamada; “QNB eFinans olarak, ticari ve finansal hayattı kolaylaştıracak ve dijitalleşmesine katkı sunacak adımlar atmayı sürdürüyoruz. Sigortacılıkta kullanılan dokümanları güvenilir ve malî düzenlemeler çerçevesinde dijitalleştirerek sigorta sektörüne daha hızlı, daha verimli ve daha doğru çözümlerle hizmet verme hedefimiz doğrultusunda 10. yılımızı tamamlıyoruz. ERP bağımsız bir hizmet sağlayıcı olarak, yenilikçi ürünlerle oluşturduğumuz e-dönüşüm yolculuğumuza bugün bir yeni ürün daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni ürünümüz e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi ile emeklilik ve reasürans şirketlerinin sigorta ve emeklilik acentelerine ödedikleri komisyonların, elektronik ortamda düzenlenmesine olanak sunuyoruz. Ayrıca kağıt kullanımını da en düşük seviyeye indirerek doğayı koruyan dijitalleşme ve e-dönüşüm çözümlerine bir yenisini daha ekliyoruz. ERP bağımsız altyapımız sayesinde kullanıcılarımızın kolayca çalışabilecekleri uçtan uca uzaktan desteklerimiz ile hizmet sunmayı sürdüreceğiz.” dedi.

CITS Bilişim Hizmetleri, SAP iş ortağı oldu!

Coşkunöz Holding çatısı altında kurumların stratejik dijital dönüşüm çalışmalarına bütünsel bakış açısıyla operasyonel ve teknolojik katkı ve uçtan uca çözümler sunan CITS Bilişim Hizmetleri, kurumsal uygulama yazılımlarının küresel lideri SAP’nin iş ortağı oldu. 

Büyüyen uzman kadrosu ve ürün portföyüyle yeteneklerini güçlendirmeye devam eden CITS (Cloud Information Technology Services), kurumsal uygulama yazılımlarında küresel lider SAP’nin iş ortağı oldu. Coşkunöz Holding çatısı altında faaliyet gösteren SAP Silver Partner’ı CITS, bu iş birliğiyle dijital dönüşümde güvenilir bir iş ortağı olmayı, SAP’nin akıllı ERP çözümü S/4HANA başta olmak üzere finans, lojistik ve iş zekâsı alanlarındaki yazılım ürünlerini CITS müşterileriyle buluşturmayı, yetkin ve alanında uzman ekipleriyle kurumlara SAP projelerinde lisans satışı, danışmanlık ve destek hizmetleri sunmayı hedefliyor. CITS, uçtan uca çözümlerinin yanı sıra her ölçekten kurumun buluta güvenli ve sorunsuz bir şekilde geçmesini sağlayan RISE with SAP çözümünü de sunuyor. İş birliği kapsamında CITS’in farklı sektörlere özel hazırladığı ürün ve çözümler de SAP’nin pazar yerinde satışa sunulacak.  

Dijital dönüşüm yolunda güçlü destek

CITS Genel Müdürü Semih Gür
CITS Genel Müdürü Semih Gür

Konuyla ilgili değerlendirme yapan CITS Genel Müdürü Semih Gür, “Coşkunöz Holding iştiraklerinden CITS Bilişim Teknolojileri olarak 2016 yılından bu yana sunduğumuz yenilikçi çözüm ve hizmetlerle stratejik dijital dönüşüm yolculuklarında müşterilerimize en yakın yol arkadaşları olarak eşlik ediyor ve destek oluyoruz. Uygulama yazılımları, yapay zekâ, IoT, büyük veri gibi Endüstri 4.0 projeleri ile farklı sektörlerden birçok şirketin dijital dönüşümüne katkı sunuyoruz. Dünya kurumsal uygulama ve yazılım pazarının lider kuruluşu SAP ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile ürün ve hizmet yelpazemizi daha da genişletmenin heyecanını yaşıyoruz. SAP ile birlikte dijital dönüşümlerini gerçekleştirmek için çalışan kurumların artık çok daha güçlü bir iş ortağıyız” diye konuştu.

SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan da “SAP Türkiye olarak 20 yılı aşkın süredir güçlü ekosistemimizle birlikte ülkemizin sürdürülebilir gelişimine ve dijitalleşmesine katkıda bulunuyoruz. Türkiye’deki kurum ve markaların dünya çapında imza attıkları başarılara ortak olmaktan gurur duyuyoruz. Bu süreçte iş ortaklarımızın katkısı çok değerli. Yüzde 100 Türk sermayesiyle kurulan ve Coşkunöz Holding gibi sanayiye yön veren güçlü bir holdingin uzun yıllara dayanan deneyimini iş dünyasına kazandıran CITS’in başarılarını ve kurumlara sunduğu yenilikçi çözümleri yakından takip ediyorduk. CITS iş birliği ile kurumların dijital dönüşümlerine sunduğumuz katkıları yeni bir boyuta taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Genç Profesyoneller Programı ile Yılın SAP Akademi Ödülü’nü aldı

Geçtiğimiz günlerde SAP iş birliğiyle bilişim sektöründe genç yetenekleri destekleyen Genç Profesyoneller Programı ile “Yılın SAP Akademi Ödülü”nü alan Coşkunöz Holding, Türkiye’de uzun yıllardır SAP teknolojilerini kullanan kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Otomotiv sektöründe Türkiye’deki ilk SAP projesini hayata geçiren Coşkunöz Holding, bilgi teknolojileri alanında özellikle sanayiye yönelik 30 yılı aşkın bilgi birikimi ve tecrübesini iş dünyasına sunmak amacıyla 2016 yılında CITS Bilişim Hizmetleri şirketini kurdu. CITS; SAP çözümleri, PLM uygulamaları, Endüstri 4.0 çözümleri, bulut tabanlı yazılım uygulamaları, sistem, network ve siber güvenlik konularında alanında yetkin ekibiyle geliştirdiği firma bazlı bulut bilişim hizmetleri kullanım modeliyle, müşterilerine ihtiyaç duydukları tüm BT servislerini tek elden bulut bilişim hizmeti olarak sunuyor.