Xiaomi‘nin bir süredir beklenilen akıllı saati Xiaomi Watch S3 tanıtıldı. Bugün gerçekleştirdiği etkinlikte Xiaomi 14 modelleri ile karşımıza çıkan şirket, aynı zamanda akıllı saati Watch S3’ü de piyasaya sürdü. İşte Xiaomi Watch S3‘ün fiyatı, özellikleri ve tasarımı.
Xiaomi Watch S3 eSIM desteği ile geliyor!
Bugün gerçekleşen etkinlikte karşımıza çıkan Xiaomi Watch S3, dairesel tasarımı ile hem şık hem de spor kullanıma hitap ediyor. Tüm parçalarını özel olarak değiştirebildiğiniz Watch S3, kendisini sizin tarzınıza uygun hale getiriyor. Sadece kordonla kalmayıp kadran tarafında da farklı seçenekler sunan Watch S3, bu sayede bir anda bambaşka bir tarza bürünebiliyor.
Standart ve eSIM olmak üzere iki farklı versiyonla gelen Xiaomi Watch S3, görüşme yapmanıza olanak sağlıyor. 1.43 inç büyüklüğünde AMOLED ekranla gelen Watch S3, 326 ppi değerinde sahip bu ekranda 466 x 466 piksel çözünürlük sunuyor. Kullanıma bağlı olarak değişmekle beraber standart modelde tam şarjla 15 gün kullanım sunan Watch S3, eSIM’li modelde tam şarjla 7 günlük kullanım sunuyor. İşletim sistemi olarak ise iki versiyonda da HyperOS kullanılıyor.
Xiaomi Watch S3’ün fiyatı!
Tüm özellikleri ile Xiaomi Watch S3‘ü satışa sunan Xiaomi, haliyle fiyatları da açıkladı. Standart model için 109 Dolar fiyat biçen Xiaomi, eSIM modeli için 136 Dolar fiyat belirlemiş. Kadranlar ve kordonlar ise 17-35 Dolar arasında değişen fiyatlarla satılacak.
Çinli teknoloji devi Xiaomi, bugün ana vatanında düzenlediği lansmanda uzun bir süredir merakla beklenen Android amiral gemisi Xiaomi 14 serisini nihayet tanıttı. Xiaomi 14 ve Xiaomi 14 Pro modellerinden oluşan seri, oldukça dikkat çekti. Xiaomi 14 Pro modelinin Titanyum versiyonu ise görünümü ile daha öne çıktı. İşte Xiaomi 14 Pro Titanyum özellikleri…
Yüzde 99 saf titanyum! İşte Xiaomi 14 Pro Titanyum özellikleri
Xiaomi 14 Pro modelindeki Titanyum, Apple‘ın iPhone 15 Pro Max‘i gibi metal üzerine bir kaplama değil. Arka kasa yüzde 99 saf titanyum. Bu nedenle övgü toplayan telefon, pazardaki rekabete ivme katacak gibi görünüyor.
16 GB RAM ve 1 TB depolama alanına sahip olan Xiaomi 14 Pro modeli, 6.73 inç boyutunda 2K çözünürlükte AMOLED ekrana yer veriyor. 120 Hz yenileme hızı ile desteklenen bu ekran, maksimum 3000 nit parlaklık sunabiliyor. Bununla beraber HDR10+ teknolojisine de yer veriyorken, Corning tarafından üretilen Glass Victus ile korunuyor.
Cihazın kalbinde Qualcomm tarafından üretilen Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisi yer alıyor. Bu işlemci bir adet 3.3 GHz hızında ARM Cortex-X4, üç adet 3.2 GHz hızında ARM Cortex-A720, iki adet 3.0 GHz hızında ARM Cortex-A720 ve iki adet 2.3 GHz hızında ARM Cortex-A520 çekirdekleri ile Adreno 750 GPU’dan oluşuyor.
Android 14 tabanlı HyperOS işletim sistemi üzerinde çalışan Xiaomi 14 Pro modeli, 4,880 mAh kapasitesinde bir bataryadan güç çekiyor. Uzun süreli kullanım sunan bu batarya; 120 W kablolu ve 50 W kablosuz şarjı destekliyor.
Xiaomi 14 Pro teknik özellikleri şu şekilde sıralandı;
Özellik
Değer
Ekran
6.73 inç, 2K, LTPO OLED
Yenileme Hızı
1-120 Hz (Dinamik)
Ekran Koruma
Gorilla Glass Victus
Maksimum Parlaklık
3000 nit
HDR Desteği
HDR 10+
İşlemci
Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3
İşlemci Teknolojisi
4 nm
İşlemci Çekirdekleri
– 1x 3.3 GHz ARM Cortex-X4 – 3x 3.2 GHz ARM Cortex-A720 – 2x 3.0 GHz ARM Cortex-A720 – 2x 2.3 GHz ARM Cortex-A520
Grafik Birimi
Adreno 750 (Ray Tracing destekli)
Kablosuz Şarj
50 W
Kablolu Şarj
120 W
RAM Kapasitesi
16 GB – LPDDR5x
Depolama Kapasitesi
1 TB – UFS 4.0
Pil Kapasitesi
4,880 mAh
İşletim Sistemi
Android 14 tabanlı HyperOS
Diğer
Titanyum kasa
16 GB RAM ve 1 TB depolama alanına sahip Xiaomi 14 Pro Titanyum modelinin fiyatı 6 bin 499 Çin Yuanı olarak belirlendi. Bu, 889 dolara denk geliyor. Önümüzdeki aylarda küresel olarak tanıtılması böylelikle ülkemizde de satışa çıkması beklenen modelin Türkiye fiyatının ise 50 bin ila 55 bin TL civarında olması bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Xiaomi 14 Pro Titanyum modelini nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Xiaomi, bugün düzenlediği Çin etkinliğinde merakla beklenen HyperOS arayüzünü ve Xiaomi 14 serisini kullanıcıların beğenisine sundu. Peki şirketin üst düzey özelliklere sahip Xiaomi 14 Pro modeli özellikleri ve tasarımıyla neler sunuyor? İşte ayrıntılar!
Xiaomi 14 Pro özellikleri
Xiaomi 14 Pro modelinde dinamik 1-120 Hz LTPO yenileme hızlarını destekleyen ve 2K çözünürlük sunan 6,73 inç AMOLED panel mevcut. Gorilla Glass Victus 2 teknolojisiyle korunan model, 1 mm’lik dar çerçeveleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. 3000 nite kadar tepe parlaklığı sunacak ekranda parmak izi okuyucu mevcut. Ayrıca toza ve suya karşı dayanıklı olmasını sağlayan IP68 sertifikası da cihazda bulunuyor.
Akıllı telefonda üçlü kamera kurulumu yer alacak. Önde ise önceki modellerde de karşımıza çıkan delikli ekran tasarımı devam edecek. Aynı zamanda kavisli tasarıma ve düz ekrana sahip olduğunu belirtelim.
Xiaomi 14 Pro geçtiğimiz günlerde tanıtılan Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisinden güç alıyor. 4 nm teknolojisiyle üretilen işlemcide 1 adet 3.3 GHz ARM Cortex-X4, 3 adet 3.2 GHz ARM Cortex-A720, 2 adet 3.0 GHz ARM Cortex-A720 ve 2 adet 2.3 GHz ARM Cortex-A520 çekirdekleri mevcut. Firma yeni yongasında Ray Tracing destekli Adreno 750 grafik birimine yer veriyor.
Yeni işlemcide selefine oranla yüzde 30 performans artışı sağlanıyor. Öte yandan enerji verimliliğinde ise yüzde 20’lik bir artış söz konusu. Öte yandan grafik tarafında yüzde 25’lik daha hızlı görüntü işleme ve aynı şekilde yüzde 25’lik daha fazla enerji verimliliği karşımıza çıkıyor. Dahası, yüzde 40 daha iyi Ray Tracing performansı sunuyor.
Kamera tarafında Leica olan iş birliği devam ediyor. Burada karşımıza 1 inç Sony IMX9xx 50 Megapiksel ana sensör, 50 Megapiksel ultra geniş açılı lens ve 50 Megapiksel telefoto sensörü çıkıyor. Dahası, telefonun değişken diyafram açıklığı özelliğine ve 75 mm’ye kadar üç odak yakınlaştırma uzunluğuna sahip olduğunu belirtelim.
Akıllı telefon, 16 GB’a kadar LPDDR5x RAM’e, 1 TB’a kadar UFS 4.0 depolama alanına ve 120W kablolu ve 50W kablosuz şarj olabilen 4.880 mAh’lik pile sahip olacak. Son olarak kutudan çıkar çıkmaz HyperOS sürümünü çalıştıracak.
Özellik
Değer
Ekran
6.73 inç, 2K, LTPO AMOLED
Yenileme Hızı
1-120 Hz (Dinamik)
Ekran Koruma
Gorilla Glass Victus 2
Maksimum Parlaklık
3000 nits
İşlemci
Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3
İşlemci Teknolojisi
4 nm
İşlemci Çekirdekleri
– 1x 3.3 GHz ARM Cortex-X4 – 3x 3.2 GHz ARM Cortex-A720 – 2x 3.0 GHz ARM Cortex-A720 – 2x 2.3 GHz ARM Cortex-A520
Grafik Birimi
Adreno 750 (Ray Tracing destekli)
Performans Artışı
%30 (Önceki modele göre)
Enerji Verimliliği Artışı
%20
Grafik Performansı Artışı
%25 (Daha hızlı görüntü işleme)
Kamera
1 inç Sony IMX9xx 50 Megapiksel ana sensör, 50 Megapiksel ultra geniş açılı lens ve 50 Megapiksel telefoto sensörü, değişken diyafram açıklığı özelliğine ve 75 mm’ye kadar üç odak yakınlaştırma uzunluğu
Kablosuz Şarj
50W
Kablolu Şarj
120W
RAM Kapasitesi
12 GB veya 16 GB LPDDR5x
Depolama Kapasitesi
256 GB, 512 GB veya 1 TB UFS 4.0
Pil Kapasitesi
4.880 mAh
İşletim Sistemi
HyperOS
Fiyat Seçenekleri
– 12 GB + 256 GB: 685 dolar – 16 GB + 512 GB: 750 dolar – 16 GB + 1 TB: 820 dolar
Xiaomi 14 Pro fiyatı
12 GB + 256 GB – 685 dolar
16 GB + 512 GB – 750 dolar
16 GB + 1 TB – 820 dolar
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz!
Akıllı telefon dünyasının en büyük isimleri arasında yer alan Xiaomi, merakla beklenen amiral gemisi serisi Xiaomi 14’ü kullanıcılarının beğenisine sunuyor.. Bugüne dek birçok sızıntı bilgisini paylaştığımız serinin standart modeli olan Xiaomi 14 tanıtıldı.
Bilindiği üzere seri, Qualcomm’un amiral gemisi işlemcisi olan Snapdragon 8 Gen 3 kullanan ilk modelleri barındırıyor. 4 nm teknolojisiyle üretilen işlemcide 1 adet 3.3 GHz ARM Cortex-X4, 3 adet 3.2 GHz ARM Cortex-A720, 2 adet 3.0 GHz ARM Cortex-A720 ve 2 adet 2.3 GHz ARM Cortex-A520 çekirdekleri mevcut.
Şirket, yeni yonga setinde Ray Tracing destekli Adreno 750 grafik birimine yer veriyor. Tanıtım etkinliğinde GPU’da A17 Pro’dan yüzde 40 daha verimli olduğuna değinildi.
Xiaomi cihazının ön panelinde Xiaomi ve TCL arasındaki iş birliğinin bir sonucu olan Huaxing C8 ekran yer alıyor. Ekran 6,36 inç boyutlarında olacak ve 1,5K çözünürlük, 1 Hz ila 120 Hz LPTO yenileme hızı ve 3.000 nitlik zirve parlaklığı sunacak. Ek olarak cihaz kutudan Android 14 tabanlı HyperOS ile gelecek.
Akıllı telefon pazarının başarılı oyuncularından Xiaomi‘nin merakla beklenen etkinliği gerçekleşti. Çinli firma etkinlikte bir süredir gündemden düşmeyen Xiaomi HyperOS sürümünü tanıttı. Peki MIUI arayüzüne göre ciddi iyileştirmelerle gelen yeni sürüm kullanıcılara nasıl bir deneyim sunuyor? İşte ayrıntılar!
Xiaomi HyperOS neler sunuyor?
Xiaomi HyperOS; yeni saat stilleri, yazı tipleri, duvar kağıtları ve widget’larla ile kilit ekranında daha fazla özelleştirme sunacağı görülüyor. Kontrol merkezi ise bir önceki sürüm MIUI 14’e kıyasla daha temiz ve daha modern bir tasarıma sahip olacak. Uygulama simgeleri ise benzer, ancak genel tutarlılık artmış gibi duruyor.
Yeni sürümle birlikte dikkat çeken bir diğer detay ise Xiaomi HyperOS’un telefonlarda kaplayacağı alan oldu. Çinli şirketin iddiasına göre yapı 8.75 GB boyutlarında ve rakiplerine göre depolama konusunda ciddi bir avantaj sağlıyor.
HyperOS, seleflerine kıyasla daha az güç tüketecek ve daha az belleklerde daha rahat çalışabilecek. Bu da özellikle Xiaomi‘nin eski ve donanımsal açıdan yeterli olmayan ürünleri için bir açık kapı bıraktığı anlamına geliyor.
Çinli üreticinin etkinlik boyunca yeni yapının açık kaynak kodlu olduğuna dikkat çektiğini belirtelim. Öte tandan bu yılın aralık ayında dağıtımın başlayacağı ve ilk etapta Xiaomi 14, Xiaomi 13T ve Redmi K60 gibi akıllı telefonlara geleceği açıklandı. Tabii global dağıtımın ne zaman başlayacağı konusunda ise herhangi bir bilgi yok. Ancak tahmini olarak 2024 yılının dağıtım için kritik bir rol oynayacağını söyleyebiliriz.
Xiaomiui’nin haberine göre Xiaomi HyperOS güncellemesi alacak (resmi liste değildir) tüm modeller şöyle;
Eski Apple çalışanları tarafından kurulan Humane adlı girişim, giyilebilir teknolojinin sınırlarını genişletmeye hazırlanıyor. AI Pin adını taşıyan bu yenilikçi giyilebilir cihaz, 9 Kasım 2023 tarihinde tüketicilerle buluşmayı planlıyor. AI Pin, GPT-4 yapay zeka modeli ile güçlendirilen bir taşınabilir cihaz olarak öne çıkıyor.
Bu son teknoloji giyilebilir cihaz, dikkat çekici özellikleri ve kullanım alanlarıyla öne çıkıyor:
GPT-4 gücü ile diil işleme yeteneği: AI Pin, OpenAI’nin son nesil yapay zeka modeli olan GPT-4’ü kullanarak etkileyici bir dil işleme yeteneği sunuyor. Bu, cihazın metin çevirisi, sesli asistan görevleri ve daha birçok alanda kullanılabilmesini sağlıyor.
Çeşitli kullanım alanları: AI Pin, çok çeşitli kullanım alanlarında etkili olmayı hedefliyor. Nesnelerin tanınması, metin çevirisi, sesli komutlar ve hatta yiyeceklerin besin içeriğini anlama gibi görevleri başarıyla yerine getirebiliyor.
Güven ışığı ile gizlilik: AI Pin, kullanıcı gizliliğine büyük önem veriyor. Cihaz, kamerası, mikrofonu veya diğer sensörleri veri kaydettiğinde yanacak olan bir “Güven Işığı” ile donatılmış. Bu, kullanıcılara cihazın ne zaman aktif olduğunu göstererek gizlilik endişelerini azaltmayı amaçlıyor.
bağımsızlık: AI Pin, bağımsız bir cihaz olarak tasarlandı, yani başka bir telefon veya harici cihaza ihtiyaç duymadan çalışabilir. Bu, kullanıcıları için özgürlük ve bağımsızlık sağlıyor.
AI Pin, henüz piyasaya sürülmeden önce Time Magazine’in “2023’ün En İyi İcatları” arasında yer aldı, bu da cihazın beklenen etkisini ve yenilikçiliğini vurguluyor. Ancak, AI Pin’in günlük hayatta nasıl kullanılacağı ve sunduğu faydalar hakkında hala bazı soru işaretleri bulunuyor.
9 Kasım’da piyasaya sürülmesi planlanan AI Pin, geleceğin giyilebilir cihazlarından biri olma potansiyeline sahip. Bu heyecan verici cihazın, teknoloji dünyasına nasıl bir katkı sağlayacağını görmek için sabırsızlanıyoruz
Çinli otomobil üreticisi Xpeng, heyecan verici yeni uçan araba konseptlerini dünya ile paylaştı. Bu konseptler, gelecekte karayolu ve hava yolculuğunu bir araya getirmeyi hedefliyor.
İlk olarak, Xpeng AeroHT firmasının katlanabilir pervanelere sahip otomobil konsepti dikkat çekiyor. Bu iki kapılı coupe tarzı araç, dışarıdan bakıldığında şık ve kompakt bir tasarıma sahip. Ön kaputta yer alan kısa kaput, aracın sportif görünümünü vurgularken, arka taraftaki büyük havalandırma delikleri de teknolojik özelliği gösteriyor. Ancak asıl dikkat çekici olan şey, aracın tavanındaki 8 adet pervane. Bu pervaneler muhtemelen katlanabilir yapıda, ancak prototip aşamasında bu özellik henüz işlevsel olarak gösterilmedi. Xpeng, pervaneleri titreşimden zarar görmeden kitlemenin teknik bir zorluk olduğunu belirtiyor. Bu uçan araba 2024 yılında 137 bin dolar fiyatla satışa sunulacak olsa da, prototipin üretim seviyesine geçmesi için daha fazla çalışma gerekebilir.
Xpeng’in tanıttığı diğer ilginç konsept ise modüler bir uçan araba. Bu prototip, karada kullanılabilen bir ana taşıyıcı araç ve içinden çıkan bir elektrikli drone’dan oluşuyor. Ana taşıyıcı, altı tekerlekli bir araç olarak tasarlandı ve Tesla’nın Cybertruck kamyonetine benzer bir görünüm sunuyor. Araç, beş kişiyi taşıyabilirken, hibrit bir sürüş sistemi ile donatılmıştır. İçinden çıkan elektrikli drone ise manuel veya otomatik olarak kontrol edilebilir ve iki kişiyi taşıma kapasitesine sahiptir. Xpeng, bu modüler uçan araba konseptinin seri üretime geçeceğini açıkladı ve bu yaklaşımın uçan araba teknolojisi için daha uygun olabileceği düşünülüyor.
Bu yeni uçan araba konseptleri, otomobil endüstrisini hava ulaşımı ile birleştirme potansiyeli taşıyor ve ilerleyen yıllarda daha fazla gelişme ve test süreçleri ile karşımıza çıkabilir. Xpeng’in bu heyecan verici projeleri, gelecekteki ulaşım teknolojileri konusunda büyük bir ilgi uyandırıyor.
Microsoft, 2024 mali yılının ilk çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, bu çeyrekte 56,5 milyar dolar gelir ve 22,3 milyar dolar net gelir elde etti. Gelir yüzde 13 artış gösterirken, net gelir ise yüzde 27 arttı. Bu başarının arkasında, bulut hizmetleri ve Office ürünleri yer alıyor.
Özellikle Windows işletim sistemi, dizüstü bilgisayarlara ve PC’lere entegre edilen Windows OEM gelirleri yüzde 4 artarak olumlu bir sürpriz oldu. Ancak, donanım tarafında bulunan HoloLens, PC aksesuarları ve Surface gibi ürünlerin gelirleri yüzde 22 oranında azaldı. Microsoft, yeni Surface Laptop Studio 2, Surface Laptop Go 3 ve yenilenmiş Surface Go 4 gibi ürünleri piyasaya sürdü, ancak bu ürünlerin etkileri önümüzdeki çeyrekte daha net bir şekilde görülüyor.
Xbox tarafında ise Xbox donanım gelirleri yüzde 7 azaldı, ancak Xbox içerik ve hizmet gelirleri yüzde 13 artış gösterdi. Xbox Game Pass, hala büyümeye devam ediyor ve CEO Nadella, yeni Starfield oyununun Xbox Game Pass’e olan katkısını vurguladı.
Microsoft’un gelir artışının büyük bir bölümü, bulut, sunucu ve Office işletmelerinden geliyor. Microsoft 365 bireysel aboneleri yıldan yıla yüzde 18 artarak 76,7 milyona ulaştı. Office ticari ürünleri ve bulut hizmetleri gelirleri de yıldan yıla yüzde 15 arttı. Ayrıca, Microsoft Teams’in hızla büyüdüğü belirtildi, 320 milyondan fazla aylık aktif kullanıcıya ve 10.000’den fazla ücretli müşteriye sahip.
Microsoft’un akıllı bulut işi bu çeyrekte 24,3 milyar dolar gelir elde ederek yüzde 19 artış gösterdi. Azure ve diğer bulut hizmetleri gelirleri de yüzde 29 arttı. Microsoft Cloud satışlarının 2023 mali yılında 110 milyar doları geçeceği ve Azure’un bu gelirin ilk kez yüzde 50’sinden fazlasını oluşturacağı açıklanmıştı.
Microsoft, 2024 mali yılının 2. çeyreğinde genel oyun gelirlerinin yüzde 40’lar seviyesinde, Xbox içerik ve hizmetlerinin ise yüzde 50’ler seviyesinde artmasını bekliyor. Bu beklentilerde, Activision Blizzard’ın satın alımının büyük bir rol oynayacağı tahmin ediliyor.
Samsung, yarıiletken endüstrisinde yeni bir çığır açıyor. Daha önce büyük çip firmalarına üretim hizmeti sunma konusunda sınırlıydı, ancak artık bu tabuyu yıkmak için harekete geçiyor. İkinci nesil 3nm üretim sürecini geliştiren Samsung, bu yeni teknolojiyle Exynos 2500 ve muhtemelen Snapdragon 8 Gen 4 gibi güçlü çipleri üretecek.
Güney Koreli şirketin Foundry CTO’su, son zamanlarda yaptığı açıklamada, müşteri anlaşmalarının genellikle yaklaşık üç yıl sürebileceğini söyledi. Ancak Samsung, bu süreci hızlandırmak ve büyük müşterilerle işbirliği yapmak için adımlar atıyor. Şirket, büyük çip üreticileriyle yakın zamanda anlaşmalara imza atmayı hedefliyor.
Bu yeni üretim süreci, dünyada ilk kez kullanılan GAA (Gate All Around) transistör teknolojisini içeriyor. Bu inovasyon, enerji verimliliği ve performans açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. Samsung, bu teknolojiyi benimseyerek endüstriye yön verme konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Samsung, 2025 yılında 2nm çip üretimine ve 2027 yılında ise 1.4nm çip üretimine geçmeyi planlıyor. Bu planlar, yarıiletken teknolojisinin geleceğini şekillendirmekte önemli bir rol oynayabilir.
Bu adımlar, yarıiletken endüstrisindeki rekabeti daha da kızıştırarak tüketiciye daha güçlü, enerji verimli ve yenilikçi ürünler sunma potansiyelini artırıyor. Samsung’un bu hamleleri, teknoloji dünyasında heyecan yaratan bir dönemin habercisi olabilir.
Elektrikli otomobil dünyasının en popüler isimlerinden birisi olan Tesla, ülkemizde de faaliyet gösteriyor. Türkiye’de en çok kullanılan elektrikli otomobil markası olan şirketin Türkiye ayağı, bugünlerde çalkantılı bir dönem geçiriyor.
Tesla Türkiye ülke müdürü neden istifa etti?
Tesla’nın Türkiye macerası şüphesiz otomobil sektörüne yeni bir soluk getirdi. Özellikle son birkaç ayda 10 binden fazla Tesla’nın satılması, bu başarının en büyük göstergelerinden biri. Bu, sektör için bir rekor! Lansmanın başarısı ve teslimatların olağanüstü gayretle gerçekleştirilmesi, Tesla’nın Türkiye’de ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.
Ancak şirketteki en dikkat çekici gelişmelerden biri, Ülke Müdürü Kemal Geçer’in durumu. Kendisinin kariyeri, uluslararası ulaştırma şirketlerindeki deneyimi ile oldukça dikkat çekici. Ancak 2 yıllık bir sözleşmeyle Tesla’ya katılan Geçer’in, bu sürenin sonunda şirketle olan bağını koparmış olabileceğini görüyoruz. Geçer’in bu kararı almasındaki en büyük etkenlerden birinin, şirketin insana verdiği değerin, verimlilik beklentilerinin gerisinde kalması olabileceği yönünde duyumlar aldık.
Ancak bu zorluklara rağmen, Tesla’nın Türkiye pazarında yatırımlarını sürdürdüğünü görüyoruz. Şarj istasyonlarından yedek parça ve satış sonrası servise kadar pek çok alanda yatırımların sürdüğünü biliyoruz. Fakat bu yatırımların yanında şirket içerisinde yaşanan rahatsızlıkların da göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Son olarak, Tesla’nın Türkiye’deki faaliyetleri ve bu faaliyetlerin geleceği hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız, bu videomuzu mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Bu video, hem otomobil meraklıları için hem de Tesla’nın Türkiye pazarındaki gelişmelerini yakından takip edenler için önemli bilgiler içermektedir.
Giyilebilir teknoloji dünyasında önemli bir gelişme yaşanıyor. Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi’nin alt markası olan Redmi, yeni bir akıllı saat modelinin çıkışına hazırlanıyor. Henüz resmi adı bilinmeyen ancak sertifikasyon sürecinden geçerek kullanıcılarla buluşmaya hazırlanan bu cihaz, özellikle fiyat performans segmentinde iddialı olması bekleniyor.
Sızan bilgilere göre, bu yeni akıllı saat modelinin “Redmi Watch 4” olarak adlandırılacağına dair işaretler var. Ancak teknik özellikler konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Redmi, daha önceki akıllı saatlerinde sunduğu uygun fiyatlı seçeneklerle tanınırken, bu yeni modelin hangi özelliklere sahip olacağını görmek için heyecanla beklemekteyiz.
Redmi’nin bu yeni akıllı saatinde kullanacağı işletim sistemi de bir muamma. Xiaomi’nin HyperOS adlı özgün işletim sistemini kullandığı düşünülürken, kesin bilgilere ulaşmak için resmi açıklamaları beklemek gerekecek.
Öte yandan, Xiaomi’nin yarın tanıtması beklenen Watch S3 akıllı saati, dikkat çekici özellikleriyle göz dolduruyor. 1.43 inç AMOLED ekranı, 60 Hz yenileme hızı ve 600 nit maksimum parlaklık gibi özelliklerle donatılan bu saat, sporcular ve günlük kullanıcılar için çekici olabilir. Ayrıca kalp atış hızı sensörü ve 100’den fazla egzersiz modu gibi özelliklerle geliyor.
Giyilebilir teknoloji tutkunları ve akıllı saat meraklıları, Redmi Watch 4’ün teknik özelliklerini ve fiyatlandırmasını heyecanla bekliyor. Bu yeni akıllı saat, rekabeti kızıştıracak gibi görünüyor ve uygun fiyatıyla dikkat çekebilir.
Sonuç olarak, giyilebilir teknoloji dünyası, kullanıcılar için her geçen gün daha fazla seçenek sunmaya devam ediyor. Redmi Watch 4’ün piyasaya çıkışıyla birlikte, akıllı saat segmenti daha da çeşitlenecek gibi görünüyor.
Epson Brightlink 1485Fi, yerli 1080p (1920 x 1080) çözünürlük sunuyor. Projeksiyon, 5.000 lümen renk ve beyaz parlaklık sağlayan, neredeyse bakım gerektirmeyen 20.000 saatlik lazer ışık kaynağına sahip bir 3LCD interaktif lazer ekranla çalışıyor. Bu projektörde lamba bulunmuyor. 1485Fi, kolay okuma, öğretim ve iletişimi destekleyen güvenilir, parlak, interaktif bir ekran sunuyor. 100 inç, 16:9 görüntü veya 120 inç süper geniş, 16:6 görüntüye kadar projeksiyon yapıyor. 1485Fi, 75 inçlik bir düz panelden %95 daha fazla interaktif alan sunuyor.
Sekiz kullanıcı aktif olarak kullanabiliyor
Epson 1485Fi, iş birliğini ve etkileşimi tamamen yeni bir seviyeye getiriyor. Aynı anda ekran üzerinde sekiz aktif kullanıcının etkileşimde bulunabilme yeteneği ile, bu kişiler aynı konumda olmasalar bile harika bir çalışma deneyimi sunuyor. Epson iProjection Yazılımı sayesinde, 50 yerel ve uzaktan kullanıcı herhangi bir uyumlu cihazla bağlanabiliyor. Dünya hızla değişiyor, daha fazla insan uzaktan çalışıyor ve derslere katılıyor; bu projektör iş birliğini olabildiğince kolaylaştırmada mükemmel bir araç oluyor.
Epson, 1485Fi’yi işbirliği için tasarlıyor, bu nedenle PC’siz beyaz tahta, baskı, e-posta gönderme ve daha fazlasını destekliyor. Ayrıca diğer ağa bağlı Brightlink projektörlerle ortak çalışma yapıp ekran boyutunu büyütme imkânı da veriyor. 1485Fi otomatik görüntü ayarlama ve basitleştirilmiş kalibrasyon sunuyor, bu nedenle kurulumu oldukça kolay oluyor. 1485, projektörü bir dış kaynak kutusuna bağlamak için tek bir kablo sunuyor ve aynı zamanda bir HDBaseT kontrol pedine sahip. Epson, fiziksel kurulumun son derece kolay olduğunun altını çiziyor.
Geniş bağlantı seçenekleri
Full HD çözünürlüğe sahip, modern dizüstü veya masaüstü bilgisayarları, HDMI, VGA veya USB üzerinden bağlayabiliyorsunuz. EB-1485Fi 3 HDMI portuna sahip. 16 watt hoparlörü ile, sunum odasını kaplayan, doyurucu bir ses de elde edebiliyorsunuz. Kablosuz görüntü aktarımını ve Miracast bağlantısını da destekliyor. Beraberinde gelen BrightLink GoBoard yazılımı ile yansıtıldığı yüzeyi bir whiteboard çalışma alanına dönüştürebiliyor. Bölünmüş ekran kaydırma özelliği sayesinde çoklu video kaynaklarından dört farklı görüntüyü aynı anda ekranınızda yansıtabiliyorsunuz.
Kurulumu oldukça kolay olan EB-1485Fi, Epson tarafından “çalıştır ve unut” sloganı ile lanse ediliyor. 20.000 saate kadar hiçbir bakım gerektirmeden kullanım imkânı bulunuyor. Bu da özellikle işletme maliyetlerini azaltma konusunda büyük bir avantaj sağlıyor.
Sonuç olarak EB-1485Fi, iş birliği, etkileşim ve verimlilik ihtiyaçlarınızı karşılamak için mükemmel bir çözüm sunuyor. Yüksek parlaklık, yüksek çözünürlük, ekran paylaşımı ve dokunmatik kullanım desteği ile hem kullanıcı dostu, hem de teknolojik olarak son derece gelişmiş bir ürün.
Google Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılı vesilesiyle T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında Cumhuriyetin kurulduğu topraklarda bin yıllara dayanan mutfak ve kültür mirasından seçkiler, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından sağlanan içeriklerle beraber, Google Arts & Culture platformunda dijitale açıldı. Google Arts & Culture: “Türkiye’nin Hazineleri” dijital koleksiyonu, uzmanların iş birliğiyle hazırlanmış 70’den fazla hikayeye, yazılı ve görsel içeriklere, 10 videodan oluşan belgesel serisine ve Türkiye’de ilk kez kaydedilen 17 yeni “Street View” çekimine ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin tarihi eser, ören yeri, sanat ve el sanatları, yemek kültürü gibi hem çok bilinen hem de gizli kalmış pek çok değerini ön plana çıkaran koleksiyona pek çok uzman ve müze müdürü de katkıda bulunurken, platform dünyaca ünlü tarihçi ve belgesel yapımcısı Bettany Hughes’in 10 videodan oluşan belgesel serisine de ev sahipliği yapıyor.
“Türkiye’nin Hazineleri”, Google Arts & Culture platformunda keşfedilmeye hazır
Sanat ve kültürü korumayı; erişilebilir ve keşfedilebilir kılmayı misyon edinen, eğitim ve tanıtım amaçlı bir Google platformu olan Google Arts & Culture, dünyanın farklı köşelerinde 80’den fazla ülkede kültür çalışmaları yürüterek 3 binden fazla kurumla iş birliği yapıyor. Şimdi de Google Türkiye ve T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın sağladığı içerikler dijital olarak dünyaya açılıyor. Antik kentlerden mozaiklere, deniz ürünleri ziyafetinden benzersiz tatlara kadar pek çok farklı alanda seçki “Türkiye’nin Hazineleri” başlığıyla Google Arts & Culture platformu ve ücretsiz mobil uygulaması üzerinden tüm dünyada keşfedilmeye hazır.
Bettany Hughes imzalı Türkiye Kültür Varlıkları Belgesel serisi
İngiliz tarihçi, yazar ve belgesel yayıncısı Bettany Hughes tarafından oluşturulan 10 videodan oluşan belgesel serisi de dijital koleksiyonun içerisinde yer alıyor. Aralarında İlber Ortaylı, Mevlana’nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, Zeynep İnankur, Fatma Acun, Sevan Bıçakçı, Refika Birgül gibi tarihçi ve uzmanların da yer aldığı belgesel serisi, İngilizce ve Türkçe altyazılarla dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılarla buluşuyor.. Seride yer alan filmlerin isimleri şöyle: Osman Hamdi Bey, Ölümden Sonra Hayat, Mevlana ve Mirası, Troya ve Efsaneleri, Bir İnanç Merkezi Olarak: Efes, Mozaikler, Osmanlı Çini ve Halı Sanatı, Cumhuriyet ve Atatürk, Antik Çağlardan Günümüze Mücevher ve Yenikapı Batıkları.
Türkiye’nin yemek kültüründen seçkiler de koleksiyonun bir parçası
Türkiye’nin zengin mutfak kültüründen oluşan seçkiler de Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın sağladığı içeriklerle Google Arts & Culture platformunda yer alıyor. Geleneksel Türk kahvaltısından lezzetli dolmalara, çay ve Türk kahvesi kültüründen çorbalara, zeytinyağlılardan on dakikalık mezelere kadar farklı yazılı ve görsel içerikler platformda hem Türkçe hem de İngilizce olarak dünya genelinde kullanıcıların beğenisine sunuldu.
Dijital olarak gezilebilen ören yerleri ve müzelerin sayısı arttı
Kültür mirasının dijitalleşmesine katkı sağlamak için dijital olarak gezilebilen müze ve ören yerlerinin sayısı artırıldı. Google Street View teknolojisi ile çekimleri yapılan tarihi ve kültürel lokasyonların Google Arts & Culture platformuna entegrasyonu tamamlandı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Kulesi, İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Nemrut Ören Yeri, Cumhuriyet Müzesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Efes Müzesi, Göbeklitepe, Troya Müzesi, Ani, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı, Antalya Müzesi, Sagalassos, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Göreme Ören Yeri ve Tunceli Müzesi dijital olarak ziyarete açıldı.
Amazon, son dönemde hızla büyüyen reklamcılık gelirlerini artırmak ve reklam verenlere daha fazla seçenek sunmak adına önemli bir proje başlattı. E-ticaret devi, reklam platformu olan Amazon Ads üzerindeki reklam verenler için yapay zeka görüntü oluşturma araçlarını beta olarak test etmeye başladı. Böylece firmalar Amazon üzerinden satmayı umdukları ürün etrafında arka planlar veya sahneler oluşturmanın kolay bir yolunu keşfedebiliyor.
Şirket, yeni özelliğin “yaratıcı engelleri ortadan kaldırmak ve markaların reklamlarının performansını artırmaya yardımcı olan yaşam tarzı görüntüleri üretmelerini sağlamak için tasarlandığını” söylüyor.
Amazon Ads ekibinin beta testlerine başladığı bu özellik, beyaz bir arka planda bir ürünün sıkıcı bağımsız görüntüleriyle çalışmak zorunda kalacak markalar için hızlı ve kullanışlı bir seçenek olabilir. Amazon, ürünleri bir yaşam tarzı sahnesine yerleştirmenin yüzde 40 daha yüksek tıklama oranlarına yol açabileceğini söylüyor. Amazon konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Bu çözüm her ölçekteki reklam verene yardımcı oluyor; kurum içi becerilere veya ajans desteğine sahip olmayanların marka temalı görselleri daha kolay oluşturmasını sağlıyor,” diyor ve ekliyor: “Yapay zeka destekli görsel oluşturma özelliğimizin kullanımı kolay ve teknik uzmanlık gerektirmiyor.”
Süreç tıpkı diğer görsel oluşturma araçları gibi işliyor: bir istem giriyorsunuz ve aralarından seçim yapabileceğiniz birden fazla sonuçla karşılaşıyorsunuz. Oluşturulan arka planlar genellikle oldukça ikna edici ve Amazon’da çok yaygın olan ürün stok görüntülerinden çok uzak değil. Şirket, satıcıların ilgi çekici ürün listeleri yazmalarına yardımcı olmak için zaten üretken yapay zeka kullanıyordu. Bunun için tek yapılması gereken “ürünün birkaç kelime ya da cümleyle kısa bir tanımını” sunmak ve Amazon açıklamanızın geri kalanını tamamlıyor. Şimdi ise aynı süreç, ürün görselleri için de geçerli.
Amazon CEO’su Andy Jassy, ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladıkları Ağustos ayında şirketindeki “her bir ekibin” üretken yapay zekayı araştırdığını ve onunla çalıştığını belirtmişti. Jassy “Bu, yaptığımız işin merkezinde yer alacak. Bu bizim için önemli bir yatırım ve odak noktası,” demişti. Bu çerçevede geçtiğimiz haftalarda AWS’nin yapay zeka platformu Amazon Bedrock kullanıma sunulmuştu. E-ticaret devinin reklam gelirleri 2. çeyrekte yıllık %20’lik bir artış ile 9,5 milyar dolara ulaşmış durumda.
Temel analize dayanarak hazırlanan fintables algoritması ile desteklenen FNT fonu bilançolara odaklanarak yatırım fırsatlarını en verimli şekilde değerlendiriyor. 20 Ekim’de ihraç edilen FNT fon hisse senedi yoğun fon olması sebebiyle yatırımcısına %0 stopaj avantajı sunuyor.
Sadece nitelikli yatırımcılara satışı yapılan fon, TEFAS’ta işlem görmesi sebebiyle tüm banka ve aracı kurumlardan alıma olanak sağlar.
“Birikimlerinizi hedefine ulaştırır” mottosuyla faaliyet gösteren Hedef Portföy tarafından 20 Ekim’de ihraç edilen FNT fona, ihracının ilk gününde 1899 yatırımcı sayısı ile 301.194.835 TL rekor talep gelmiştir. Temel analize dayanan Fintables özel algoritmasının seçtiği hisse senetlerine odaklanarak endeks üzerinde getiri hedefliyor.
Teknolojinin sağladığı olanaklardan optimum seviyede faydalanan algoritma sayesinde yatırım fırsatlarını üst düzeyde değerlendiriyor.
Hedef Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Güner
Yüksek getiri potansiyeli
Hedef Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Güner, piyasaya sunulan yeni fon ile ilgili şunları söyledi: “Yatırım yapılacak hisse senetlerinin seçiminde Fintables® algoritmasını kullanacak olan yeni fonumuz olan ‘FNT – Model Hisse Senedi Serbest (TL) Fon’unu (Hisse Yoğun)’ yatırımcılarımızla buluşturduk. Fintables® uygulamasının bilanço odaklı algoritmasının desteği ile temel analiz kullanarak yönetilen fonumuza piyasaların sunduğu yüksek getiri potansiyeline ortak olmak isteyen tüm yatırımcıları davet ediyoruz.”
Çin merkezli bilgisayar donanımları şirketi TP-Link, Amerikan telekomünikasyon ekipman lideri Qualcomm ile stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, yüksek hızlı internet erişimi ve gelişmiş WiFi deneyimleri sunmayı hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
TP-Link, bu iş birliği sayesinde son teknoloji XGS-PON (Passive Optical Network) çözümleri geliştirecek. Bu çözümler, fiber internet servis sağlayıcılarına ve kullanıcılara olağanüstü bir WiFi ve ağ deneyimi sunmayı amaçlıyor. Ayrıca, TP-Link’in WiFi 7 teknolojisini kullanarak 10 Gigabit simetrik optik ağ çözümleri ile telekomünikasyon endüstrisinde devrim yaratmayı planlıyor.
TP-Link Başkan Yardımcısı Pingji Li, iş birliğinin önemini şu sözlerle vurguladı: “Gelişmiş donanım ve yazılım uzmanlığımızı yonga seti platformlarıyla birleştirmek, ışık hızında internet hızları ve benzersiz bağlantı seçeneklerinin yanı sıra olağanüstü WiFi deneyimleri sunmamızı sağlayacak.”
Bu iş birliği sonucunda tanıtılan ürünler arasında, XGS-PON ürün portföyü bulunuyor. Bu portföy, WiFi 7 standardını ve yeni ağ teknolojilerini kullanarak inanılmaz yüksek hızlı internet erişimi, artırılmış kapsama alanı, kararlılık ve kusursuz WiFi deneyimi sunmayı amaçlıyor. Ayrıca, TP-Link’in Aginet Birleşik Bulut (TAUC) çözümü, hizmet sağlayıcılara operasyonel verimliliği artırmak, hizmetleri optimize etmek ve müşteri memnuniyetini yükseltmek için eksiksiz ve esnek bir WiFi yönetim çözümü sunuyor.
Qualcomm Kablosuz Altyapı ve Ağ İletişimi Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ganesh Swaminathan, bu iş birliği hakkında şunları söyledi: “TP-Link ile teknoloji iş birliğimiz, geniş bant inovasyonunu ve kişiye özel abone hizmetlerini hızlandırmaya yönelik çok önemli bir adım atıldı.”
Bu iş birliği, hem telekomünikasyon endüstrisinde hem de son kullanıcılar için önemli gelişmeler sunma potansiyeli taşıyor. TP-Link ve Qualcomm’un teknoloji birleşimi, daha hızlı, daha güçlü ve daha güvenilir internet erişimi ile gelişmiş WiFi deneyimlerini bir araya getirerek kullanıcılara daha etkili bir iletişim sağlayacak gibi görünüyor.
Fongogo, 2013’den bugüne yürüttüğü “ödül & bağış bazlı” kitle fonlama hizmetlerine 2022 yılında aldığı lisans ile “paya dayalı” kitle fonlama hizmetini eklemişti. Yakın bir zaman önce sektörün girişimci ve yatırımcı etkileşim platformu olan StartupMarket’ı satın alarak faaliyetlerini genişleten platform şimdi ise “Fongogo Ventures” ile girişim/yatırım ekosisteminin yeni bir dikeyinde de faaliyetlerine başlıyor.
İhtiyaç duyulan sermayenin kitlelerin desteğiyle bir araya getirilmesine aracılık eden kitle fonlama platformu Fongogo’nun yeni nesil Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Fongogo Ventures, kitle fonlaması ile girişim sermayesi yatırımlarını bir sepette birleştiriyor.
Fongogo ve Foneria Portföy Yönetim Şirketi işbirliği ile kurulan Fongogo Ventures aynı zamanda Fongogo’nun halihazırda aktif olduğu dikeyler göz önünde bulundurulduğunda hibrit bir yapıyla kaynak arayışında olan girişimlere sermaye ile birlikte kitlenin ortak yatırımlarıyla satış potansiyellerini daha hızlı yükseltme olanağı sağlıyor.
3 yıl içinde 50 yatırım planlanıyor
3 yıl içinde 50 yatırım planlayan Fongogo Ventures, Fongogo öncelikli olmak üzere, kitle fonlama platformlarında yatırım arayışında olan ‘teknoloji’ ve ‘üretim’ girişimlerine yatırım yapmayı hedefliyor. Yatırımcı açısından kitle fonlamanın temel prensibi olan “portföy çeşitlendirme” mantığına paralel şekilde konvansiyonel girişim sermayesi fonlarından daha fazla girişime yatırım yaparak yatırım portföyünü çeşitlendirmeyi ve bu sayede riski bir çok farklı yatırıma bölerek minimize etmeyi hedefliyor. Fongogo Ventures, çekirdek ile Seri A turları arasındaki yatırımlara odaklanıyor ve kitle fonlamaya açılan yatırımlarda ‘lider yatırımcı’ rolünü, kitle fonlama dışındaki yatırımlarda ise bir lider yatırımcının yatırımı yönlendirdiği yatırım turuna katılarak ‘ortak yatırım’ stratejisini benimsiyor.
Yatırımcılar birçok farklı yatırım fırsatını inceleyebilecek
Fongogo Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çebi, şöyle konuştu: “Ekosistemimizde uzun zamandır faaliyet gösteren platformumuz her gün yeni bir ürünle portföyünü genişletmeye devam ediyor. Paya dayalı kitle fonlama, StartupMarket satın alımı ve son olarak Fongogo Ventures GSYFmiz ile girişimlerin tüm finansman ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ve aynı zamanda görünürlük kazanabilecekleri kapsayıcı bir platform olmayı hedefliyoruz. Yatırımcılara ise birçok farklı yatırım fırsatını inceleyebilecekleri ve aralarından risk iştahlarına en uygununu seçebilecekleri bir mecra yaratmak istiyoruz. Finansmanın dijitalleşmesi ve tabana yayılması için tüm çabalarımız devam ediyor. Fongogo’nun deneyimli ekibi, Foneria’nın GSYF yönetiminde profesyonelleşmiş kadrosu ve fonumuzun sektör duayenlerinden oluşan yatırım komitesi ve danışma kurulu ile kaynağı katma değeri yüksek ve sürdürülebilir girişimlere aktarmayı hedefliyoruz. Ülkemizden birçok başarı hikayesi çıkmasına vesile olarak ekonomimize katma değer, yatırımcılarımıza ise yüksek getiri sağlamak niyetindeyiz.”
Fongogo Ventures Yatırım Komitesi Üyesi Mehmet Çelikol, “Fongogo Ventures, teknoloji girişimlerine yatırım sektöründe pek çok doğru parçanın buluştuğu tam bir çözüm. Yatırım yapılacak girişimlerin seçimindeki özgün ve analitik değerlendirme modeli en büyük farkı olacaktır. Fongogo Ventures’ın yatırımcılara yüksek getiri sağlayacağını öngörüyorum” dedi. Foneria Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Arif İsfendiyaroğlu “Foneria Portföy olarak, Fongogo Kitle Fonlama Platformu ile birlikte kurduğumuz Fongogo Ventures ile, girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmayı ve ölçeklenebilirliği yüksek girişimlere yatırım yaparak bu girişimlerin büyüme ve gelişim süreçlerinde yanlarında olmayı hedefliyoruz. Fongogo Ventures bu yoldaki önemli kilometre taşlarından biridir.” dedi.
Fortune 100’de yer alan şirketlerin %99’unda kullanım alanına sahip bulut ve sanallaştırma şirketi Citrix, iki önemli ürünü olan NetScaler ADC ve NetScaler Gateway’i etkileyen kritik açığı bu ayın başlarında tespit ederek 10 Ekim’de bir yama yayınladı. Ancak siber saldırganların Ağustos sonundan bu yana kimlik doğrulama oturumlarını ele geçirmek ve kurumsal bilgileri çalmak için bu açığı kötüye kullandıkları söyleniyor. Dolayısıyla firma yeni bir açıklama yayınlayarak ilgili açığın aktif olarak istismar edildiğini tespit ettiklerini ve yama güncellemesinin kritik öneme sahip olduğunu duyurdu.
Citrix’ten yapılan resmi açıklamada “Etkilenen yapıları kullanıyorsanız ve NetScaler ADC’yi bir ağ geçidi (VPN sanal sunucusu, ICA proxy, CVPN, RDP proxy) veya AAA sanal sunucusu olarak yapılandırdıysanız, bu güvenlik açığı kritik olarak tanımlandığı için önerilen güncelleme ve yamayı hemen yüklemenizi şiddetle tavsiye ederiz. Bu güvenlik açığı için herhangi bir geçici çözüm mevcut değildir,” ifadeleri yer alıyor. Citrix açıklamasında, “Şu anda oturum ele geçirme ile tutarlı olaylara ilişkin raporlarımız var ve bu güvenlik açığından yararlanan hedefli saldırılara ilişkin güvenilir raporlar aldık,” diyor.
Garip bir şekilde Citrix, Google’ın güvenlik firması Mandiant’ın geçen hafta teknoloji firmalarını, devlet kuruluşlarını ve profesyonel hizmet şirketlerini vurmak için kullanıldığını söylediği bu hedefli saldırılar hakkında herhangi bir ek ayrıntı yayınlamadı. Firma kaç kuruluşun güvenliğinin ihlal edildiği ve suçluların saldırılarda kimi ya da neyi hedeflediği konusunda yorum yapmaktan kaçınıyor.
Yine geçen hafta Mandiant Consulting CTO’su Charles Carmakal, “kuruluşların yamayı uygulamaktan daha fazlasını yapmaları gerekiyor – ayrıca tüm aktif oturumları sonlandırmalılar. Bu kimliği doğrulanmış oturumlar, CVE-2023-4966’yı hafifletmek için güncelleme dağıtıldıktan sonra da devam edecektir,” demişti. Citrix de resmi blogunda bu önleme tavsiyesini yineledi ve müşterilerine kill komutlarını kullanarak tüm aktif ve kalıcı oturumları sonlandırmalarını tavsiye etti.
ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) geçtiğimiz Çarşamba günü CVE-2023-4966’yı Bilinen İstismar ve Güvenlik Açıkları Kataloğuna ekledi ve hatayı “fidye yazılımı kampanyalarında kullanılan” güvenlik açığı olarak sınıflandırdı. Bu ekleme, ABD’de federal kurumların ve alt yüklenicilerinin bu açığı bir an önce düzeltmeleri gerektiği anlamına geliyor. Batılı istihbarat kurumları ve siber güvenlik firmaları son dönemde kritik altyapıya yönelik tehditlerin hızla arttığı uyarısında bulunuyorlar.
Türkiye ayakkabı sektörünün öncü firması FLO, yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. FLO’nun üst yönetiminde gerçekleştirdiği son atama ile Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığı görevine Sinan Anıl Gül getirildi.
3 kıtada, 30 ülkede, 800’den fazla mağazasıyla müşterileriyle buluşan FLO, geçtiğimiz günlerde Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark’ta FLO Teknoloji şirketini kurduğunu duyurmuştu. Perakende sektörüne öncülük eden teknoloji projeleri ile öne çıkan FLO’nun Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığı görevine teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Sinan Anıl Gül atandı.
FLO Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Sinan Anıl Gül
Anıl Gül, İstanbul Alman Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünde eğitimini tamamladıktan sonra kariyerine 1993 yılında Arçelik Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nde başladı. Gül, 30 yılı aşkın iş tecrübesinde Turkcell, Borusan, n11, Kariyer.net gibi şirketlerde üst düzey yönetim görevlerini üstelendi. FLO’dan önce son görev yeri olan Kariyer.net’ de Teknoloji ve İnovasyon Genel Müdür Yardımcısı pozisyonunda bulunan Sinan Anıl Gül, artık FLO’nun teknoloji çalışmalarına liderlik edecek.
Apple, uzun yıllardır güçlü üretim altyapısıyla tanınan Çin’de ürünlerinin büyük bir bölümünü üretmeye devam ediyor. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, şirketi Çin bağımlılığını azaltmaya yönlendirmiş durumda. Özellikle pandemi döneminde yaşanan üretim sıkıntıları ve Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşları, Apple’ın üretiminin bir kısmını başka ülkelere kaydırma fikrini gündeme getirdi.
Apple CEO’su Tim Cook, Çin’de bulunan Foxconn fabrikasını ziyaret ederken, Apple ürünlerinin hala %95’inin Çin’de üretildiğini ifade etti. Şirket, Çin’de birçok ürün kategorisinde üretim yapıyor, bunlar arasında akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler ve akıllı saatler bulunuyor. Ancak bu yoğun bağımlılığı azaltma amacıyla Apple, Hindistan’da ikinci bir iPhone fabrikası kurma planları yapmak.
Hindistan’da kurulması planlanan bu yeni fabrikanın ayrıntıları henüz netleşmemiş olsa da, Apple’ın bu ülkeye yatırım yaparak üretim çeşitlendirmeye çalıştığı açık bir şekilde görülmektedir. Ancak bu, şirketin Çin’den tamamen vazgeçme niyetinde olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü Çin, gelişmiş altyapısı, yetişmiş insan gücü ve sağlam tedarik zinciri sayesinde hala birçok firmanın üretim merkezi konumunda.
Foxconn başkanı Wang Laichun, son açıklamalarında, bu yıl üç farklı iPhone 15 modelini ürettiklerini ve aynı zamanda Apple Vision Pro VR setini üretmeye hazırlandıklarını belirtti. Bu da gösteriyor ki, Çinli üretim firmaları hala Apple için önemli bir iş ortağı konumunda bulunuyor.
Sonuç olarak, Apple’ın Çin’den tamamen kurtulması, şu an için yakın bir gelecekte gerçekleşmesi zor görünen bir hedef olarak öne çıkıyor. Hem Apple hem de Çinli tedarik firmaları, mevcut işbirlikleriyle birçok avantaj elde ediyorlar ve bu durum, her iki taraf için de kazan-kazan bir durumu temsil ediyor.