Direksiyonsuz araç Origin tanıtıldı

General Motors büyük bir heyecanla beklenen direksiyon araç Origin’i tanıttı. Direksiyonsuz araç Origin, inovatif tasarımıyla dikkat çekiyor.

Direksiyonsuz araç Origin özellikleri

Otonom araç trendinde yaşanan yükseliş, teknoloji ve otomotiv sektöründeki şirketlerin yeni tasarımlara yönelmesine neden oluyor. Bu alandaki dev şirketlerden General Motors da bu alanda yenilikçi bir tasarıma imza attı.

Direksiyonsuz bir araç tasarımına imza atan General Motors, Origin isimli yeni aracını duyurdu. Chevrolet Bolt EV’nin temel alındığı bu modelin dikkat çeken ilk özelliği ise tamamen otonom olarak çalışabilmesi. Araçta direksiyon ve pedalın bulunmaması da bu konuda General Motors’un ne kadar kararlı olduğunu ortaya koyuyor.

Tanıtımı yapılan bu araçta, 4 yolcunun yolculuk edebileceği belirtildi. Ancak tanıtım sırasında, aracın test sürüşleriyle ilgili bir bilgi paylaşılmadı.

General Motors’un bu araçla uzun vadede taksi filosu oluşturabileceği de belirtiliyor.

Tesla Autopilot ismini değiştirecek mi?

Tesla Autopilot teknolojisiyle, otonom sürüşe yönelik önemli bir yenilik başlatmıştı. Ancak önümüzdeki günlerde Autopilot teknolojisinin ismi değişebilir.

Telsa Autopilot yanlış anlaşılıyor

Tesla’nın Autopilot teknolojisi, aslında sürücüler için yarı otonom bir sürüş deneyimi sunuyor. Tam otonom bir sürüş olmayan Autopilot’ta, sürücülerin direksiyon kontrolünü bırakmaması bekleniyor.

ABD’de bir senatör tarafından yapılan açıklamada, Autopilot teknolojisinin sürücüler tarafından yanlış anlaşıldığı belirtildi. Autopilot’ta sürücülerin direksiyonu bırakmaması gerektiğini ve her an kontörlü sağlamak için hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Ancak Tesla’nın kullandığı Autopilot isminin ve pazarlamada kullanılan söylemlerin sürücünün yanlış anlamasına neden olduğu vurguladı.

Senatör, Tesla’nın bu teknolojisi için isim değişikliğine gitmesinin sürücüler için daha güvenli olabileceğini söyledi. Ayrıca direksiyon arkasında yerleştirilecek bir kamerayla, sürücülerin yola odaklanıp odaklanmadıklarının tespit edilebileceğini belirtti.

Tesla’nın isim değişikliği yapıp yapmayacağıyla ilgili henüz net bir bilgi bulunmuyor. Yapılan bu çağrının, Tesla tarafından nasıl karşılanacağı şimdiden merak ediliyor.

Ripple borsaya açılacak

Finans sektörünün önemli isimlerinden Ripple, borsaya açılmaya hazırlanıyor. Ripple’ın orsaya açılma işlemlerinin, yıl sonuna kadar tamamlanacağı belirtiliyor.

Ripple borsaya açılmaya hazırlanıyor

Kripto para piyasasına büyük umutlarla giriş yapan Ripple, oldukça kötü bir dönem geçirmeye devam ediyor. Ripple fiyatlarının düşmesine, şirket de bir türlü önlem alamadı.

Yaşanan düşüşlerin ardından, Ripple kendini fonlayarak geçici bir süre de olsa ayakta kalmaya çalıştı. Ancak bu fonlamalar, uzun soluklu bir destek sağlamada. Davos 2020’ye katılan Ripple’ın patronu Brad Garlinghouse, gelecek hedefleriyle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.

Garlinghouse, önümüzdeki 12 aylık süreçte borsaya açılabileceklerini söyledi. Ripple’ın böylelikle kripto para piyasasıyla sınırlı kalmayarak, borsadan da güç alması hedefleniyor. Borsaya açılmayla ilgili net bir tarih belirtilmese de 2020 yılı içinde Ripple’ın bu hamleyi yapması artık sürpriz olmayacak.

Ripple’ın gelecek hamleleri için duyduğu nakit ihtiyacını, borsadan sağlaması bekleniyor. Borsa hamlesinin Ripple için nasıl bir etki yaratacağını hep birlikte göreceğiz.

Model Y teslimatları başlıyor

Tesla’nın merakla beklenen yeni aracı Model Y, bekleyenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Şubat ayında Model Y teslimatları başlayacak.

Model Y teslimatları Şubat’ta başlıyor

Model S ile isminin tüm dünyaya duyuran ve Model 3 ile büyük bir satış başarısı gösteren Tesla, Model Y aracıyla yeni bir yolculuğa hazırlanıyor. Elektrikli SUV Model Y için artık teslimat tarihi netleşti diyebiliriz.

Model Y’nin teslimatlarına Şubat ayı itibariyle başlanacağı duyuruldu. Böylelikle Model Y, Tesla’nın planlanandan önce teslimata sunulabilen ilk aracı olacak. ABD’de bulunan müşteriler, Şubat ayıyla bilirkte ilk teslimatlara sahip olabilecek.

İlk olarak çift motorlu model için sipariş verne müşterilere teslimatlar başlayacak. Mart ve Nisan aylarında ise uzun menzilli ve dört çekişli model için teslimatlar devam edecek. Genel takvime göre ise üçüncü çeyrekte, Model Y’nin teslimatları tamamlanacak.

Model 3 üretiminde birçok sorun yaşayan ve araçlarını üretime yetiştiremeyen Tesla, Model Y ile başarılı bir süreç geçiriyor diyebiliriz.

Rolls-Royce mini nükleer reaktör üretecek

Rolls-Royce mini nükleer reaktör hamlesiyle enerji alanında yenilikçi bir adım atmaya hazırlanıyor. Rolls-Royce, enerji kullanımını daha pratik hale getirecek.

Rolls-Royce mini nükleer projesi üzerinde çalışıyor

Günümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş ve rüzgar çevre için birçok faydaya sahip olsa da bu kaynaklardan üretilen enerji çok sınırlı kalabiliyor. Rolls-Royce, bunun için yeni bir hamle yapmaya hazırlanıyor.

Enerji alanında faaliyetlerini sürdüren Rolls-Royce, mini reaktör üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Sıradan büyük ve hantal nükleer santraller yerine kullanılabilecek mini nükleer reaktörler, parçalar halinde üretilebilecek. Kamyonlarla ihtiyaç alanına taşınabilecek bu reaktörler, tüketim alanında pratik bir çözüm sağlayacak.

Rolls-Royce mühendislerinden Paul Stein konuyla ilgili olarak, prefabrike parçalara sahip olmak istediklerini ve bu parçaları ilgili bölgelere taşıyarak ihtiyaçları karşılayabileceklerini söylüyor.

Rolls-Royce’un bu planını hayata geçirebilmesi için kusursuz çalışan üretim hatlarına sahip olması gerekiyor. Eğer her şey planlandığı şekilde ilerlerse, mini nükleer reaktör üretimine 2029 yılında başlanabilir.

Apple patent ihlali için ceza ödeyecek

Apple patent ihlali davasıyla ilgili karar sonunda açıklandı. Teknoloji devi, patent ihlali nedeniyle 85 milyon dolarlık cezaya çarptırıldı.

Apple patent ihlali için 85 milyon dolar ödeyecek

Apple en başarılı serilerinden olan iPhone 6 ve iPhone 7’lerde kullanılan teknolojiler, şirketin başına büyük problemler açtı. 2015-2016 yıllarında, patentli iki teknolojinin kullanımı, Apple’ı oldukça zor bir durumda bıraktı.

WiLAN isimli bir şirkete ait olan LTE üzerinden ses aktarım teknolojisinin bu iki modelde kullanıldığı tespit edildi. Görülen dava sonrasında Apple, 85 milyon dolarlık bir cezaya çarptırıldı.

WiLAN şirketi, daha önce de Apple’ın kendi patentli teknolojilerini kullandığına yönelik şikayetlerde bulunmuş ancak bu şikayetlerden bir cevap alınamamıştı.

LTE davasında ise mahkeme ilk olarak 145 milyon dolarlık tazminat ödenmesine karar verdi ancak Apple’ın yanlış hesaplama itirazından sonra bu tutar 85 milyon dolara düşürüldü. Apple yine de bu kararı kabul etmemek için şikayet başvurularında da bulunacak. Apple sadece tazminat tutarını ödememek için değil, prestij kaybetmemek için de itiraz yoluna gidiyor.

20th Century Fox logo değiştiriyor

0

Disney tarafından satın alındıktan sonra 20th Century Fox logo değişimine gidiyor. Üstelik 20th Century Fox’un ismi de değişecek.

20th Century Fox logo ve isim değiştiriyor

Dünyanın en büyük film yapım şirketlerinden biri olan 20th Century Fox, geçtiğimiz yıl Disney tarafından satın alınmıştı. Satın alma işlemiyle, 20th Century Fox için yeni bir dönem başlıyor.

Disney, 20th Century Fox için ilk olarak isim ve logo değişikliğine gitme kararı aldı. Alınan kararla 20th Century Fox’un yeni isminin 20th Century Studios olacağı açıklandı. İsim değişikliği nedeniyle 20th Century Fox, logo değişikliğine de gidiyor.

Ayrıca bağımsız filmlere imza atan Fox Searchlight isminin de artık Searchlight Studios olduğu duyuruldu. Böylelikle Disney, yeni platformlarında logo ve isimlerle köklü değişikliklere gitti.

 71,3 milyar dolara gerçekleşen satın almanın, 20th Century Fox’un yayın stratejisinde yeni değişiklikler getirecek. Disney’in 20th Century Fox için yayın tarafında nasıl değişiklikler yapacağı ise şimdiden merak ediliyor.

McKinsey Türkiye’den “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” raporu

0

McKinsey Global Enstitüsü iş birliği ile hazırlanan “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” raporu; otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerle birlikte yaşanan değişimi ve bunun işgücü üzerindeki etkilerini inceliyor

McKinsey Türkiye, geçtiğimiz 6 ay boyunca 250 çalışanı ve McKinsey Global Enstitüsü’nün ortaklığı ile getirdiği uzmanlık ve deneyimle “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” raporunu hazırladı. Çalışmada, 800 meslek ve 2 bin iş aktivitesi 18 yetkinlik bazında analiz edildi ve her bir aktivite için detaylı otomasyon potansiyeli belirlendi. Ülke geneline ait ayrıntılı meslek ve maaş verileri ile eğitim, enerji, altyapı, teknoloji ve makroekonomiyle ilgili Türkiye‘ye özgü göstergeleri de içeren zengin bir veri seti kullanıldı. Çıkan sonuçlar 46 ülke sonuçları ile kıyaslandı. Çalışma, en büyük 15 sektör için detaylandırıldı. Sonuçları yorumlamak, olası etkilerin netleştirilmesini sağlamak ve paydaşlar tarafından atılabilecek potansiyel adımlar ile ilgili fikir alışverişinde bulunmak için iş dünyası, akademi çevreleri, medya, sivil toplum ve kamu temsilcileriyle görüşmeler yapıldı.

Dünyada mevcut işlerin yüzde 50’si otomasyonla yapılabilecek durumda

McKinsey’nin paylaşmış olduğu verilere göre, dünya genelinde mevcut teknolojiler işlerin yüzde 50’sinin otomasyonla yapılmasına olanak sağlayacak nitelikte. Türkiye’de mevcut teknolojilerle her 10 meslekten 6’sı yüzde 30 oranında otomatize edilebilir durumda. Bu doğrultuda çalışma, 2030 yılına kadar Türkiye genelinde ortalama yüzde 20-25’lik bir otomasyona geçiş seviyesini temel alarak gerçekleştirildi.

Bu çalışmalar ışığında, Türkiye’nin gelecek 10 yıl içerisinde otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimler ile 3,1 milyon iş artışı yaratma potansiyeli olduğu öngörülüyor. 7,6 milyon iş kaybolarak yeni işlere dönüşebilecek ve 2030 yılına kadar 8,9 milyon yeni iş oluşabilecek. Ayrıca, başta teknolojiyle ilgili alanlarda olmak üzere, tamamı yeni 1,8 milyon iş oluşturulabilecek. Örneğin dijital hizmet tasarımcıları, sürdürülebilir enerji uzmanları, siber güvenlik uzmanları ve yapay zekâ destekli sağlık bakım teknisyenleri gibi yeni rollerin yaygınlaşması bekleniyor.

Bu değişim tüm çalışanları etkileyecek. Türkiye‘de işgücünde bulunan 21,1 milyon kişinin mevcut mesleğinde teknolojiden tam olarak yararlanması için yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. Yeni yetkinlikler kazanma ve meslek değişimi nedeniyle otomasyon ve dijitalleşmenin etkisinin 7,6 milyon çalışan üzerinde daha fazla olması bekleniyor. Bu grup içerisinde 5,6 milyon kişinin farklı yetkinlikler geliştirerek rolünü değiştirmesi ve 2 milyon kişinin farklı sektörlerde çalışmak ya da yeni meslekler edinmek için yetkinlikler kazanması gerekecek. İşgücüne yeni katılacak 7,7 milyon çalışanın gerekli yetkinliklerle donanımlı olması önemli olacak.

Dijital ve sosyal yetkinliklerin geliştirilmesi önem taşıyor

2030 yılında, öngörülen yetenek dönüşümü gerçekleştiği takdirde, en büyük yetkinlik gelişiminin yüzde 63 oranı ile teknoloji yetkinliklerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Sosyal yetkinliklerde yüzde 22 ve ileri seviye bilişsel yetkinliklerde yüzde 7 artış beklenirken; temel yetkinliklerin ve fiziksel yetkinliklerin sırasıyla yüzde 10 ve 8 oranında daha az kullanılacağı öngörülüyor. Dolayısıyla çalışanların teknoloji yetkinlikleri ile sosyal yetkinliklerini geliştirmeleri büyük önem taşıyor. Duygusal zekâ, yaratıcılık, yeniden öğrenme, girişimcilik, empati kurma, ileri iletişim ile teknolojiyi kullanma, ileri veri analizi ve teknoloji geliştirme gibi yetkinliklerin ön plana çıkması bekleniyor.

Görsel: Can Kendi, McKinsey & Company Türkiye Ülke Direktörü 

Siber saldırıları canlı takip edebileceğiniz siteler

0

Geçtiğimiz haftayı iki siber saldırı ile kapattık. Peki, bu siber saldırıları canlı olarak görebileceğiniz siteler olduğunu biliyor muydunuz?  

 Hatırlayacağınız gibi en son 20 Ocak’ta Türk Telekom’un DNS’lerine siber saldırı yapılmıştı. Saldırı sonucunda Google hizmetlerine saatlerce ulaşılamadı. Türk Telekom, siber güvenlik ekiplerinin çalışması sonucunda saldırı bertaraf edildi. Türk Telekom’un yaşadığı siber saldırının ardından Türksat’ın işlettiği Kablonet’te de erişim sorunu yaşandı. Fakat, konuya ilişkin şirketten bir açıklama yapılmadığını not edelim.

Peki, dünyadaki siber saldırıları canlı olarak takip edebileceğinizi biliyor muydunuz? Haberimizde bu saldırıları görebileceğiniz siteleri bir araya getirdik.

Digital Attack Map

Site üzerinden DDoS saldırılarını takip edebilirsiniz. Ayrıca saldırı boyutu ve türü (TCP bağlantısı, kaynak ve hedef port numaraları ve süre gibi) filtreler seçerek saldırıları görmek mümkün.

FireEye

FireEye Cyber Threat Map ile en çok saldırı yapılan 5 endüstri dalı ve en çok saldırı yapan ülkeleri takip edebilirsiniz.

Kaspersky

Antivirüs çözümleriyle tanıdığımız Kaspersky’nin gerçek zamanlı siber tehdit haritasıyla web antivirüs, e-posta antivirüs, saldırı tespit sistemi ve botnet faaliyetlerini algılama gibi saldırı türlerin görmek mümkün.

Threat Cloud

Check Point’in yayımladığı bir harita olan Threat Cloud’da dün ve bugün yaşanan saldırı verileri paylaşılıyor. Ayrıca hedef ve kaynak ülke bilgilerine de sitede yer veriliyor.

Akamai

Akamai’nin canlı haritası üzerinden ağ ve saldırı trafiği görülebiliyor. Bununla birlikte bölgelere göre filtreleme yapmak da mümkün.

LookingGlass

LookingGlass Cyber Solutions’ın sahibi olduğu Cyveillance’ın yayımladığı haritada virüs kayıtları ve phishing (oltalama) saldırılarını gerçekleştiren internet siteleri yer alıyor. Ayrıca botnet faaliyetleri de siteden takip edilebiliyor.

Talos

Cisco’nun sahibi olduğu Talos, en çok spam yapan ve en çok zararlı yazılım gönderen ülkeleri paylaşıyor. Bu ülkelerin ait ayrıntıları da görmek mümkün.

Netscout

Netscout ile DDoS saldırılarını canlı olarak görebilirsiniz. Bu saldırıları bant genişliği, kaynak, hedef, faaliyet türü (UDP, IPv4, DNS yükseltme) ve faaliyet kategorisi (yükseltme, volümetrik, TCP bağlantısı) gibi filtrelerle takip edebilirsiniz. Netscout ayrıca küresel DDoS özetlerini de aktarıyor.

Perakendenin geleceği akıllı teknolojilerde!

Teknoloji günümüz müşterilerinin beklentilerini de değiştirdi. Bu değişimden en çok etkilenen sektör tabii ki perakende sektörü oldu. Artık neredeyse tüm müşteriler kolay ve 7/24 alışveriş deneyimi istiyor. Bu deneyimin şifreleri ise perakendeyi dijitalleştirmekten geçiyor. 

Perakende sektörü için akıllı dokunuş

Ortaya çıkan verilere göre, 2018 yılı sonu itibariyle ülkemizde perakende sektörü 1 trilyon TL’lik büyüklüğe ulaştı. Sektör, geleneksel mağazacılıkta olduğu gibi dijital platformlarda da büyüme kaydetti. 

İnternet üzerinden alışveriş yapanların oranı bir önceki yıla göre 4,4 puan artarak yüzde 29,3 oranına yükseldi. Sektörün bu denli hızlı büyümesini sağlayan en önemli etkenlerin başında şüphesiz teknoloji geliyor. Sektörün en büyük tehdidi de en fırsatı da teknoloji olarak görünüyor. Perakendecilerin offline mağazalarını en çok tehdit eden unsur dijital dönüşümken, potansiyel müşteriyi mağazalara çekmenin yolu ise yine dijital dönüşümden ve dijital kanallardan geçiyor.

E-ticaretin, perakende sektörü karşında giderek güçlenmesi, sektördeki dönüşümü de hızlandırıyor. Dünya perakende sektörünün büyüklüğü 25 trilyon dolara ulaşmış durumda. E-ticaretin global pazardaki büyüklüğünün ise 2021 yılı itibariyle her yıl yüzde 16 artarak 4,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Perakende sektörü, geleceğini garanti altına almak için yapay zeka kullanımını artırmaya, daha iyi müşteri deneyimi için büyük veriden yararlanmaya ve eş zamanlı tepki beklentisini karşılamaya yöneliyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan T-Systems Türkiye Genel Müdürü Sinan Kılıçoğlu şunları söyledi:

” İnsansız, tamamen robotların ve sensörlerin hizmet verdiği perakende deneyimine çok uzak değiliz. Tamamen dijital mağazacılığın bir adım öncesindeyiz ve bu sürece hazırlık yapmak gelecekte de sektörde var olabilmek için kaçınılmaz görünüyor. Açıkçası, günümüzde de çok kanallı çabalar bir süredir var. Ancak bunların hepsinin başarılı olduğunu söylemek zor. Önümüzdeki dönemde perakendede mobil uygulamalar ve veriden hareketle üretilen çözüm ve kampanyalar belirleyici olmaya devam edecek. Teknolojiyi merkeze alarak müşteri beklentisine cevap verebilen perakende firmaları dijital dönüşüm sürecinde ortaya çıkan yeni fırsatlardan da faydalanabilecek. Bilgisayarlar, telefonlar, kasalar, reklam ekranları ve elektronik fiyat etiketleri gibi ekipmanlarını bağlı hale getirmeyi başaran perakendeciler tam anlamıyla entegre bir mağazacılık deneyiminin keyfini çıkaracak. T-Systems olarak, perakende müşterilerimize dijital dönüşüm süreçlerinde rehberlik ederek dijital çağın müşterisinin tüm beklentilerini karşılayacak çözümler sağlıyoruz. Tüm müşteri deneyimi girişimlerinin üçte ikisinin 2022’ye kadar BT kullanmaya başlayacağını düşünürsek, perakende sektöründe yaşanan dijital dönüşümün hızlanarak devam etmesi gerekiyor” 

WordPad reklam almaya başlıyor

0

Microsoft’un yıllardır sadeliğini koruyan aracı WordPad reklam almaya başlıyor. WordPad için uygulanacak reklamlar, şimdiden kullanıcılardan tepki topladı.

WordPad reklam stratejisi uygulayacak

Son yıllarda Microsoft, kendi uygulamalarına reklam alması nedeniyle yoğun eleştiri alıyor. Ancak Windows 10 başlangıç menüsü ve Skype ile başlayan bu reklamlar, pek sonlanacak gibi görünmüyor.

1995 yılından sade bir not tutma aracı olarak kullanılan WordPad ile bu reklam stratejisi genişleyecek. Microsoft’un aldığı karar neticesinde, WordPad’de 6 farklı ifade halinde reklamlar sunulacak. Bu reklamların tıpkı Onedrive’da olduğu gibi metin halinde olacağı belirtiliyor.

Reklamlarda 6 farklı ifade ile Office Online hizmeti tanıtılacak ve kullanıcıların bu hizmete yönelmesi için farklı seçenekler bulunacak. Metin tabanlı olacak bu reklamların şu anda test aşamasında olduğu ve ne zaman yayınlanmaya başlayacağı henüz bilinmiyor. En azından metin halinde olması nedeniyle, bu reklamlar görsel reklamlar kadar rahatsız edici durmuyor. Ancak bu durum Microsoft’un tepki almasının önüne geçmiyor.

Netmarble’ın co-CEO’su Seungwon Lee oldu

0

Seungwon Lee,Netmarble’ın genel yönetimi ve küresel ölçekteki işlerini yönetecek

Dünyanın en büyük 5 mobil oyun şirketinden biri olan Netmarble, Chief Global Officer Seungwon Lee’yi yeni co-CEO olarak atayacağını duyurdu. Netmarble Yönetim Kurulu tarafından resmi olarak ataması yapılacak olan Lee, Şubat 2020 tarihinde göreve başlayacak.

Göreve atanacağı açıklanan Seungwon Lee ve şu anda CEO olarak görev yapan Young-sig Kwon, co-CEO olarak şirkete liderlik edecekler. Kwon çoğunlukla Netmarble’ın mobil oyun operasyonlarını yönetirken, Lee ise Netmarble’ın genel yönetimi ve küresel ölçekteki işlerini yönetecek. Lee’nin co-CEO olarak atanmasıyla birlikte, şirketin dünyadaki oyun piyasasındaki varlığının daha rekabetçi olacağı ve global operasyonlarını etkin bir şekilde genişleteceğine dikkat çekiliyor.

2007’den bu yana Netmarble’da çalışıyor

Lee, Seul Ulusal Üniversitesi’nden mezun ve INSEAD’de İşletme Yüksek Lisansı derecesine sahip. 2005-2006 yılları arası Yahoo’da Kore Pazarlama bölümünün başında görev yaptı. 2007 itibariyle Netmarble Games’de Şirket Stratejileri Başkan Yardımcısı ve Global Strateji Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. 2014’ten beri Global Baş Yönetici görevini üstlenen Lee Netmarble’ın tüm global işlerini yönetiyor ve Netmarble’ın global pazardaki büyümesine katkı sağlıyor 

Türkiye’nin ilk bireysel emeklilik fon robotu Fonmatik ROBO üç ayda 20 bin kişiye ulaştı

0

Anadolu Hayat Emeklilik katılımcılarına, birikimlerini kendilerine en uygun fonlarda değerlendirme imkânı sunan Fonmatik ROBO,kısa sürede büyük talep gördü

Anadolu Hayat Emeklilik’in bireysel emeklilik katılımcılarının fon dağılım değişikliği hakkındaki çekincelerini ortadan kaldırmak amacıyla sunduğu Fonmatik ROBO, 20 bin kişiye ulaştı.  Katılımcıların bireysel emeklilik birikimlerini yatırımcı karakterlerine en uygun fonlarda değerlendiren ve piyasa koşullarına göre fonlarını otomatik değiştiren bu yeni hizmet, Anadolu Hayat Emeklilik tarafından ücretsiz olarak sunuluyor.

Yüzde 67’si mobil şubeden ulaştı

Fonmatik ROBO’dan yararlanan 20 bini aşkın bireysel emeklilik katılımcısının yaklaşık üçte biri 18-35 yaş grubunda yer alıyor. Hizmetten yararlananların yüzde 67’si mobil şubeyi kullanarak bireysel emeklilik hesaplarını Fonmatik ROBO’ya dahil etti.

Gençler daha çok kullandı

Şirketin genç katılımcı oranının sektöre kıyasla her zaman yüksek seyrettiğinin altını çizen Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Yılmaz Ertürk, “Fonmatik ROBO’nun gençler tarafından yoğun olarak tercih edilmesi, bu segmentin ihtiyaçlarına da cevap verebildiğimizi göstermesi sebebiyle bizi mutlu ediyor. Öte yandan kullanıcıların büyük kısmının mobil şubeyi tercih etmesi, dijital deneyimlerde ağırlıklı olarak cep telefonlarının kullanıldığını bir kez daha kanıtlamış oldu” dedi.

Tesla artık Volkswagen’den daha büyük!

0

Dünyanın en büyük ikinci otomobil üreticisi artık Volkswagen değil. 

Elon Musk’ın elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın borsada hızla yükselen hisse değeri, şirketin toplam değerini Alman otomotiv devi Volkswagen’in üzerine taşıdı.

Toyota’dan sonra ikinci

Toplam değeri 100 milyar doları aşan Tesla böylece şirket değerini Ekim ayından beri iki katına çıkarmış oldu.

Tesladan önce ise, dünyanın en değerli otomobil üreticisi olarak Toyota kaldı ancak Tesla’nın bu hızı yükselişle onu da geçmesi sürpriz olmayacak.

Tesla’nın Çin’de fabrika açması ve ilk otomobilini üretip müşterilerine teslim etmesi de hisselerin ani yükselmesine katkıda bulundu.

Amazon Microsoft’a JEDI savaşı açtı

0

Pentagon’un bulut bilişim hizmetlerini almak için açtığı ve kısaca JEDI ismi verilen Joint Enterprise Defense Infrastructure ihalesini kazanan Microsoft, Amazon’un hedefine girdi.

Jeff Bezos ve Trump laf dalaşının maliyeti

İhaleyi Trump’ın Jeff Bezos’a olan düşmanlığı nedeniyle, başkanın kişisel yönlendirmesiyle kaybettiklerini iddia eden Amazon, konuyu mahkemeye taşımaya hazırlanırken Microsoft’un da çalışmalarını durdurmaları için mahkemeye başvuruda bulundu.

JEDI kontratı, önümüzdeki 10 yıl boyunca Pentagon’a bulut bilişim hizmetleri sağlanmasını öngörüyor ve ihaleyi alan şirker de bunun karşılığında 10 milyar dolar kazanacak. 

E-tebligatla 200 milyon TL tasarruf

0

Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen Elektronik Tebligat Tanıtım Programı Ankara’da gerçekleşti.

Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) tarafından üretilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi’nin (UETS) bütün yönleriyle konuşulduğu programa, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan ve PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten katıldı.

UETS’nin günlerce süren tebligat işlemlerini e-tebligat uygulamasıyla saniyeler içerisinde ilgilisine ulaştırdığını, böylece adalet sisteminin daha kaliteli ve hızlı bir şekilde işlemesine imkân sağladığını ifade eden Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Tebligatı hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Hemen hemen bütün hukuki işlemler ancak tebligatla sonuç doğurabilir. Dolayısıyla yargılamanın sağlıklı sürdürülebilmesi, iddia ve savunmayla ilgili delillerin eksiksiz toplanabilmesi, itirazların yapılabilmesi için önce usulüne uygun bir tebligatın yapılması şarttır. İyi işleyen bir yargı sistemi için iyi işleyen bir tebligat sistemi şarttır” dedi.

UETS sayesinde 8 bin ağaç kesilmekten kurtarıldı

UETS’nin dijital dönüşüm stratejilerinin en önemli aşamalarından birini oluşturduğunu kaydeden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan, “2019 yılında sistem üzerinden 19 milyon tebligat ilgililere ulaştırıldı. Böylece 8 bin ağaç kesilmekten kurtarıldı. Kurtarılan ağaç sayıları gelecek dönemlerde 100 binleri bulacak. Geçen yıl sistem üzerinden yapılan gönderimler nedeniyle sağlanan tasarruf miktarı 200 milyon Türk Lirası’dır” dedi.

Tüm hizmet alanlarımızda dijital dönüşüm öngören bir stratejiyi kararlılıkla uyguluyoruz

Toplantıda görüşlerini açıklayan PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, “PTT AŞ tarafından üretilen, işletilen ve korunan UETS sayesinde, tebligatlar hem hızlı hem de güvenli bir şekilde alıcısına ulaşıyor.” dedi. PTT’nin tüm hizmet alanlarında dijital dönüşüm öngören bir stratejiyi kararlılıkla uyguladığını dile getiren Gülten, “Bu nedenle devletimiz, tebligat sistemi gibi çok önemli bir hizmet alanını dijitalleştirirken PTT’ye de önemli bir sorumluluk yükledi ve zorunlu elektronik tebligat sistemine geçişte PTT’yi ana paydaşlardan biri olarak görevlendirdi” ifadelerini kullandı.

6 ay gibi kısa bir zamanda UETS’yi geliştirerek hizmete sunduklarını söyleyen Gülten şöyle devam etti: “Bakanlığımızın e-devlet uygulamaları çerçevesinde, bir hizmet alanının daha başarılı şekilde dijitalleşmesine katkı sağladık. UETS’yi dijital dönüşüm stratejimizin önemli aşamalarından biri olarak gördük ve diğer e-devlet uygulamalarımızla hızlı bir şekilde entegre ettik. Devletimizin bize yüklediği sorumluluğun altından 180 yıllık tecrübemiz ve Bakanlığımızın verdiği destekle başarılı şekilde kalktık ve Adalet Bakanlığımızın yönetmeliğine uygun, gerekli bütün teknik detaylara hâkim bir sistemi kullanıma açtık”

Tebligatlara 30 Yıl Ulaşma İmkânı

UETS’nin kullanıcılarına, ihtilaflarda yardımcı olacak ve hak mahrumiyetlerini önleyecek bir arşiv hizmeti de sunduğunu vurgulayan Gülten, “UETS üzerinden gönderilen tebligatlara ait deliller 30 yıl boyunca saklanıyor ve mahkemelerde resmi delil olarak kabul ediliyor. Elektronik tebligatlarının UETS’de saklanmasını isteyen müşteriler ek arşiv alanı satın alarak gönderilerini saklama imkânı bulabiliyor. Kullanıcı hesaplarının ücretsiz olarak verildiği uygulamada, kullanıcılara 100 MB alan da ücretsiz olarak sağlanıyor ve kapasite sınırı olmaksızın kullanıcılar geriye dönük 6 aya kadar olan elektronik tebligat gönderilerine erişebiliyor” ifadelerini kullanarak sözlerini bitirdi.

Vodafone Türkiye sürdürülebilirlik raporunu yayımladı

0

Vodafone, 2025’e kadar elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçmeyi ve sera gazı salımını yüzde 50 azaltmayı hedefliyor

Vodafone Türkiye, 1 Nisan 2018 – 31 Mart 2019 mali yılı boyunca çevresel, sosyal, ekonomik ve yönetimsel konulardaki uygulamalarını ve performansını şeffaf bir şekilde paylaştığı “2019 Sürdürülebilirlik Raporu”nu yayınladı. Sadece dijital platformlardan paydaşlara sunulan raporda, Vodafone’un “Dijitalleşme”, “Kadının Güçlenmesi”, “Gençlerin Becerileri ve İstihdamı” ile “Enerji İnovasyonu” alanlarında hayata geçirdiği sürdürülebilirlik çalışmaları paylaşıldı.

Yenilenebilir enerjiyle karbon salımını 389 ton azaltmayı hedefliyor

Enerji İnovasyonu alanında yaptığı çalışmalarla Vodafone Grubu’nun 2025’e kadar elektrik tüketiminde %100 yenilenebilir enerjiye geçme ve sera gazı salımını %50 azaltma hedefine destek veren Vodafone Türkiye, baz istasyonları enerji yoğunluğunu 2016 yılına göre %64 azalttı. Son 2 yılda 3 bin 728 hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer 148 bin GJ enerji tasarrufu sağlayan Vodafone Türkiye, Adana Bulut Teknoloji Merkezi’nde kurduğu güneş enerjisi sistemiyle 2 bin 765 GJ elektrik enerjisi üretmeyi ve karbon salımını 389 ton azaltmayı hedefliyor. Merkezde, öz tüketim amacıyla yıllık ortalama 768 bin kWh elektrik enerjisi üretilmesi, 10 yıllık toplam üretimin ise 7,4 milyon kWh’ye ulaşması hedefleniyor. Yatırım tamamlandığında, merkezin yıllık elektrik ihtiyacının %20’si güneş enerjisiyle karşılanacak.

Enerji verimliliği çalışmalarını ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında yöneten Vodafone Türkiye, 5 teknoloji merkezine ek olarak 4 bin 261 baz istasyonunu da sertifika kapsamına dahil etti. Şirket, son 3 yılda, verimi olmayan klimaların kapatılması, sıcaklık ayarlarının yeniden düzenlenmesi, sistemlerin optimize edilmesi ve yeni sistemlerle değiştirilmesi gibi çalışmalarla 2 bin 67 arabanın yıllık tüketimine eşdeğer 46 bin 800 GJ tasarruf sağladı. Geçen yıl 45 şehirde 17 bin baz istasyonunu ISO 50001 Enerji Yönetimi Sistemi’ne dahil eden Vodafone, bu yılın sonuna kadar 81 şehirde 25 bin baz istasyonunu ve tüm Vodafone binalarını sisteme dahil edecek.

Diğer yandan atık yönetimi sayesinde e-atıkların %99’unu geri dönüştüren veya yeniden kullanımını sağlayan Vodafone Türkiye, şirket çalışanlarının desteğiyle topladığı yüzlerce kiloluk elektronik atığın geri dönüşümünden elde edilen gelirle Mardin ve Samsun’da kodlama sınıfları açtı.

Türkiye’nin dijital skorunu 69’a yükseltti

Bir “teknoloji iletişimi şirketi” olmayı hedefleyen Vodafone, daha iyi bir gelecek için toplumda dijital teknolojilere erişimi artıracak çalışmalar yapıyor. Vodafone Türkiye, 239 kişinin çalıştığı Ar-Ge platformu OKSİJEN üzerinden 78 Ar-Ge projesi ve 329 patent başvurusunda bulunurken, İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiği ve alanında bir ilk olan akıllı teknoloji merkezi İTÜ Vodafone Future Lab’de 30 çözüm ortağıyla 34 farklı teknoloji çözümü sunmaya başladı; ayrıca 21 öğrenci ile 7 lisansüstü ve 1 lisans Ar-Ge projesi gerçekleştirdi. Diğer yandan, bireysel IoT (Nesnelerin İnterneti) alanında sunduğu ve V-Çocuk Saati, V-Pati, V-Araba ve V-Çanta’dan oluşan V-Yaşam ürünleriyle 40 bin kullanıcıya ulaşan Vodafone, Dijital Skor uygulaması kapsamında verdiği destek ve danışmanlık hizmetleriyle de 53 olan Türkiye genel skorunu 69’a yükseltti. Biyometrik İmza ile 3 milyon, Dijital Kimlik ile 6 milyon işlem tamamlayan Vodafone Türkiye, bu sayede toplam 22 milyon evrağı dijitale taşıyarak 376 yetişkin ağacın kesilmesini önledi.

“Aile İçi Şiddet Prosedürü” yayımladı

Tüm dünyada 2025 yılına kadar kadınlar tarafından en çok tercih edilen işveren olmayı hedefleyen Vodafone, Türkiye’de de kadının güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, aile içi şiddetle mücadelede çalışanlarına destek olmak amacıyla “Aile İçi Şiddet Prosedürü” yayımlayan Vodafone Türkiye, “Aile İçi Şiddet ve İstismara Yönelik İş Yeri Rehberi”ni Türkçeye kazandırdı. Kadınların güvenli seyahat etmeleri için Vodafone Kırmızı Işık uygulamasına “Yol Arkadaşım” özelliğini ekleyen Vodafone Türkiye, ebeveynlere yönelik online bilgiler sunan İlk6Yıl uygulamasıyla da 500 binden fazla kullanıcıya ulaştı. Kadın istihdamına önem veren Vodafone Türkiye’de toplam kadın çalışan oranı %42’ye, orta ve üst düzey pozisyonlarda kadın çalışan oranı ise %37’ye yükseldi.

Yaklaşık 54 bin kadına ulaştı

Kadınların ekonomik hayata katılımlarını ve girişimcilik kapasitelerini artırma hedefiyle, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Türkiye Vodafone Vakfı ve Türkiye Bilişim Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen “Girişimcilikte Önce Kadın” projesi kapsamında 4 yılda 37 bini aşkın kadına girişimcilik ve teknoloji eğitimleri verilirken, projeyle ulaşılan toplam kadın sayısı yaklaşık 54 bin oldu. Projenin 3. yılında teknoloji kullanım penetrasyonunu artırma hedefiyle sunulan Girişimcilikte Önce Kadın mobil uygulamasının indirme sayısı yaklaşık 30 bini bulurken, uygulama üzerinden eğitimlerini tamamlayan kadın sayısı ise 10 bini geçti. “Girişimcilikte Önce Kadın” projesi katılımcıları için özel olarak oluşturulan ve 30 bine yakın üyesi bulunan oncekadin.gov.tr adresindeki dijital mağazada 15 kategoride 52 bini aşkın ilan verildi, 1 milyon TL’nin üzerinde satış yapıldı. “Girişimcilikte Önce Kadın” projesiyle 4 yılda 60 milyon TL’lik potansiyel ekonomik değer yaratıldı.

60 ilde 43 binden fazla çocuğu kodlamayla tanıştırdı

“Gelecekteki Seni Keşfet” uygulamasıyla tüm dünyada 2022’ye kadar 10 milyon genci dijital becerilere, öğrenmeye ve iş fırsatlarına ulaştırmayı hedefleyen Vodafone, Türkiye’de de gençlerin beceri ve istihdamına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, dijital geleceğe hazır nesillerin yetiştirilmesi hedefiyle hayata geçirdiği “Yarını Kodlayanlar” projesiyle 60 ilde 43 binden fazla çocuğu teknolojinin dili kodlamayla tanıştıran Vodafone, engelli ve sosyal dezavantajlı gençlerin sanat ve spor yoluyla sosyal hayata kazandırılması amacıyla destek verdiği “Düşler Akademisi” projesinde de 20 bin gönüllüyle 6 bin gence ulaştı.

Thundra yatırım aldı

2017 yılında OpsGenie’nin kanatları altında geliştirilen Thundra, 2018 yılına gelindiğinde yoluna kendi başına devam etmeye başladı. Aradan geçen sürenin ardından Thundra yatırım almayı başardı.

Thundra’ya 4 milyon dolarlık yatırım

CEO’su Ken Cheney olan ve CTO koltuğunda Serkan Özel’ın oturduğu Thundra, 4 milyon dolarlık yatırım almayı başardı. Uygulamalar için ölçümleme ve güvenlik platformu olarak hizmet veren Thundra’nın yatırımı ScaleX, Battery Ventures ve Growth Circuit tarafından aldınığını da belirtelim. 

Şirket yoluna 6 kişi ile başlamıştı. Şimdi ise bu sayı 13’e çıktı. Thundra’nın hedefi hem Amerika Birleşik Devletleri sınırları içindeki satış hedefini büyütmek hem de ülkemizdeki mühendislik ekibini iki katına çıkarmak. 

Thundra’nın geçmişine bakacak olursak, Serkan Özel‘ın AWS Lambda uygulamalarını takip etmek için bir araç yazma fikri ile harekete geçtiğini söyleyebiliriz. Java ile yazılmış AWS Lambda fonksiyonlarını izleyebilecek bir kütüphane yazan Özal bu kütüphaneyi arayüzsüz bir şekilde Opsgenie’nin kullanımına sundu. Sonrasında ise Opsgenie CEO’su Berkay Mollamustafaoğlu bu arayüz geliştirme talebinde bulundu ve ilk çalışma 2017’de hazırlandı. Başta da söylediğimiz gibi Thundra’nın temelleri 2017’de atılmış oldu.

Microsoft yanlışlıkla 250 milyon hesap verisi yayınladı

0

Yazılım devi Microsoft, veritabanındaki bir hata nedeniyle 250 milyon müşterisinin kişisel verilerinin internete açıldığını duyurdu.

Bir tarayıcı ve adres yeterli

Verilerin hacker’ların eline geçtiğine dair bir işaret bulunmadığını da açıklayan Microsoft, açığın kapatıldığını da belirtti.

Şirketin dahili müşteri hizmetlerindeki bir sunucunun yanlış konfigüre edilmesi nedeniyle tüm verilere internet üzerinden bir tarayıcı ile ulaşmanın mümkün olduğu keşfedilmişti.