Zuckerberg görevinden ayrılmayacağını vurguladı

0

Facebook geçen yılki Cambrdige Analaytica skandalı sonrasında ağır hasar almış ve pek çok ünlü isim Facebook hesabını kapattığını duyurmuştu. Hatta Elon Musk bir Türk takipçisinin uyarısına cevap vererek, Facebook hesabını kapatarak Türkiye’de de dikkat çekmişti.

Skandallar bitmiyor

Şimdi ise Faceboo’un Rus fake haber hesaplarıyla bağlantısına dair iddialar nedeniyle zor zamanlar yaşayan Zuckerberg için sular ısınmaya başlıyor.

Sosyal medya devini kötü yönettiği ve sürekli skandallara neden olduğu suçlamalarına hedef olan Zuckeberg, CNN’e verdiği beyanda ise sert bir dille, önümüzdeki onlarca yıl boyunca daha Facecebook’un başında kalmayı planladığını açıkça belirtti.

Yani, önümüzdeki süreçte Zuckerberg’siz bri Facebook mümkün olmayacak gibi görünüyor.

Sporting Lisbon kripto para kullanacak

Sporting Lisbon kripto para kullanmaya başlayarak yaşadığı mali sorunlardan kurtulmaya çalışacak. Ayrıca birçok süreç de dijital hale gelecek.

Sporting Lisbon kirpto para kullanmaya başlıyor

Birçok futbol kulübü, iş süreçlerini dijital hale getirmek veya mali sorunlarla mücadele edebilmek için kripto para kullanmaya başlıyor. Paris Saint Germain ve Avai gibi külüplerin ardından Sporting Lisbon da bu listeye ekleniyor.

Son dönemde ciddi bir mali sorun yaşayan Sporting Lisbon, SportyCo ile işbirliği yapacak. Bunun için kripto para çıkarılacak. Sporting Lisbon’un 26 milyon euro’luk tahvil ihalesi yapabileceği iddia ediliyor. Ancak ICO tarihi ve miktarı henüz belirtilmedi.

Kulüpler, kripto paraya geçiş yaptıktan sonra, kendi kripto para birimini kullanan taraftarlarına bazı indirimler sunuyor. Örneğin bu taraftarlar, forma ve bilet satışlarından indirimli bir şekilde yararlanabiliyor.

Samsung özür diledi

Zorlu ve sağlıksız çalışma koşullarıyla Samsung özür diledi. Zorlu ve sağlıksız çalışma koşulundaki şirketlere Samsung da eklendi.

Sağlıksız çalışma koşulları için Samsung özür diledi

Son yıllarda teknoloji devi şirketler, zorlu ve kötü çalışma koşullarıyla tartışmalara neden oluyor. Tesla, Amazon ve Apple’dan sonra bu şirketlere Samsung da eklendi. Güney Kore’nin başkenti Seul’da düzenlenen bir etkinlikte Samsung yöneticilerinden Ki-Nam Kim, çalışanları ve ailelerinden özür diledi.

Son yıllarda 118 Samsung çalışanının sağlıksız çalışma koşulları nedeniyle kanser gibi ağır hastalıklarla yaşamını kaybettiği belirtiliyor. Ayrıca kısa süreli bile olsa Samsung bünyesinde çalışan çok sayıda kişinin şu an hasta olduğu belirtiliyor.

Bunun ana nedeni ise ekranlar ve çipler üretiminde ortaya çıkan zehirli gazlar. Ki-Nam Kim, Samsung’un şimdiye kadar bu duruma karşı yeterli bir önlem almadığını da itiraf etti.

Kripto para ile maaş ödenecek

Japonya merkezli bir gemicilik şirketi, kripto para ile maaş ödeme dönemine geçiyor. Böylelikle şirketin mali süreçleri tamamen dijitalleşecek.

Kripto para ile maaş ödemek için yeni para birimi geliştirilecek

İveç, Güney Kore, Singapur ve Japonya gibi ülkeler blockchain ve kripto para projeleriyle iş süreçlerini dijital hale geliyor. Nippon Yusen K.K isimli bir gemicilik şirketi de bu alanda önemli bir proje girişimi başlattı. Nippon Yusen K.K şirketi, 2019’un ilk yarısında aktif hale getireceği projeyle çalışanlarının maaşlarını kripto para ile ödeyecek.

Nippon Yusen K.K bu proje için kendi kripto para birimini geliştirecek. Böylelikle maaşlar, ABD doları ile eşlenerek kripto parayla yatırılacak. Çalışanlar, gittikleri her ülkede para birimi dönüşümlerini kolay bir şekilde yapabilecek. Ayrıca bu para birimi dönüştürme işleminde yaşanan zaman kaybı da en aza inecek.

Toplam 800 gemiye sahip olan şirketin her gemisinde 20-23 çalışanı bulunuyor.

LG, katlanır ekranlı telefon mu hazırlıyor?

0

Katlanabilir, bükülebilir ekranlar artık bir hayal değil. Bu teknolojinin varlığı, teknoloji fuarlarında basına canlı canlı gösterildi. Ancak ne var ki bu ekranları pratik kullanıma dönüştürmek kolay değil.

Yarış devam ediyor

Fazla büküldüğünde veya katlandığında kırılabilen, hasar alan ekranları telefonlara dönüştürmekten çekinen telefon üreticileri ise yıllardır teknolojiyi geliştirmek için çalışıyor.

LG ise şimdi, katlanabilir ekranlı bir telefonu satışa hazırlıyor olabilir zira firmanın marka başvuruları arasında yer alan, “Flex, Foldi ve Duplex” isimleri heyecan yarattı.

Katlanabilir ekran teknolojisini anımsatan bu isimler için marka başvurusu yapan şirketin konu hakkında ise herhangi bir açıklaması bulunmuyor.

NASA, insanlı uzay uçuşu için tarih verdi

0

NASA, 2011 sonra uzaya yeniden insan gönderiyor. Kulağa garip geliyor ancak, ABD’nin uzay ajansı, 2011 yılında son uzay mekiğini de emekliye ayırdıktan sonra uzaya insan fırlatmaya son verdi. Uzaya çıkacak astronotları ise Rusya’nın uzay gemileri ile Rusya’daki fırlatma rampalarından uzaya göndermeye devam etti. 

Crew Dragon gemisi hazır

NASA bu dönemde sadece uydu ve erzak taşıyan insansız roketler fırlatmaya devam etti. NASA şimdi Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in insan taşıyacak uzay gemisi Crew Dragon ile astronot fırlatma yeteneğini yeniden kazanacak.

Uzay ajansı, SpaceX’in uzay gemisi ile kendi yetenekleri ile ABD toprakları içindne uzaya astronot göndermek için Mart 2019 tarihini hedef olarak belirledi. Böylece 2011’de son verdikleri insanlı uçuşlar, 2019’da yeniden başlayacak.

ABD’nin uzayda savaşmak üzere “uzay komutanlığı” kurmuş olması ama Rusya olmadan uzaya astronot yollayamıyor olması da uzun zamandır eleştiri konusu oluyordu. Böylece bu komik durum da ortadan kalkacak. 

SpaceX’in ardından ise rakibi Boeing’in uzay gemileri ile astronot fırlatılması gündeme gelecek zir Boeing de aynı hedef için NASA ile beraber yoğun şekilde çalışıyor.

Amazon’u Kara Cuma’da grev vurdu

Amazon Avrupa, Kara Cuma gününde büyük indirimlerle çok iyi bir satış yapmayı beklerken hiç beklemediği bir yerden darbe aldı… Düşük maaşla çalıştırdığı işçilerinden.

Hem para vermiyorlar hem çok çalıştırıyorlar

Avrupa’daki Amazon çalışanları, Avrupa ülkelerindeki standartlara göre çok düşük kalan çalışma şartları ve gelir seviyeleri nedeniyle uzun zamandır şikayetlerini dile getiriyorlardı. Bazen dinlenemeden 10 saatten fazla ayakta kalmaktan, tuvalete gitmek için bile izin alamamaktan şikayetçi olan Amazon Avrupa çalışanlarını, Kara Cuma günü greve giderek şirkete ağır bir ders verdi.

Daha iyi çalışma şartları ve ücret talep eden 1800 çalışan greve giderken, bu rakam Amazon Avrupa çalışanlarının %90 anlamına geliyor. Dolayısıyla Amazon sistemi, Kara Cuma boyunca durdu. Pek çok müşteri online sistemeden siparişini vermeyi başarsa da siparişleri hızlıca müşterilere göndermek için kutulaması gereken çalışanlar grev ve yürüyüş yaptığı için kimse ürününü zamanında teslim alamadı.

 Şimdi, ABD’de büyük bir alışveriş dönemi olan Şükran Günü döneminde de ABD’li Amazon çalışanlarının grev yapması bekleniyor. 

Nokia’da 5G için yönetici değişikliği

0

Mobil teknoloji devi Nokia, cep telefonu birimini Microsoft’a satmış olabilir ama yıllar sonra yeniden hem mobil telefon üretmeye başladı, hem de mobil iletişim teknolojileri geliştirip lisanslamaya devam ediyor.

Yeni yönetici yeni ruh

Ancak şu ana kadar pek de iyi gitmeyen işlerini şaha kaldırmak isteyen Nokia, şirkette yönetici değişimine karar verdi. 5G ile başlayacak yeni mobil devrimde güçlü bir konum kazanmak isteyen Nokia, şirketin yöneticisi Marc Rouanne’ı Tommi Uitto ile değiştiriyor.

Yeni yönetici, kablosuz iletişim teknolojileri konusunda uzman ve 23 senedir Nokia’da çalışan bir profesyonel olarak, Nokia’nın 5G hazırlıklarını yönetecek. 

Arçelik BİGG Garage ile girişimcilerin hayalleri gerçek oluyor!

0

Girişimcilere destek olmak ve yeni teknolojilerin kapılarını ardına kadar açmak isteyen Arçelik, BİGG Arçelik Garage projesiyle girişimleri hızlandırıyor. Arçelik’in ifadesiyle “donanım odaklı” bir hızlandırma programı olan BİGG, bu yönüyle benzerlerinden hemen ayrılıyor.

Odak alanları oluşturarak girişimleri kolayca doğru hedefe yönlendiren BİGG programı, günlük yaşam, güvenli ortam,  eğlence ve konfor, enerji yönetimi, sosyal ve kişiye özel kategorilerini belirlemiş durumda. Girişimciler bu odak alanlarından birine dahil olarak uygun çözümleri üretmede çok daha başarılı olabiliyorlar.

BİGG Arçelik Garage girişimcilik ekosistemine neler sunuyor?

BİGG Arçelik Garage programına başvurarak seçilen girişimciler, 1 ay süren bir girişim hızlandırma programının içerisine alınıyorlar. Arçelik Garage altyapısından faydalanan girişimciler, burada kendi prototiplerini oluşturabiliyor ve uzmanlardan mentorluk alabiliyorlar.

Biz de bu özel program hakkında detaylı bilgi almak için Arçelik Garage Yöneticisi Celal Vatansever ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. İyi seyirler.

Elbette BİGG’e katılan girişimci ruhların işi burada sonlanmıyor. 1 aylık süreci başarıyla sonuçlandıranlar, TÜBİTAK BİGG Programı’nın ikinci aşamasına katılıyorlar. Üstelik TÜBİTAK BİGG Programı’nın 2. aşamasına kabul alan girişimlere TÜBİTAK’ tan karşılıksız olarak 200,000 TL ye kadar destek alma hakkı tanınıyor.

BİGG’in fırsatlarını değerlendirmek ve girişiminizi hızlandırmak istiyorsanız programın web sitesini buradan inceleyebilirsiniz.

Çin’den gönderilen kargo paketleri dudak uçuklattı!

0

Çin’de 11 Kasım tarihinde kutlandığı için “11.11” olarak adlandırılan alışveriş festivali boyunca toplam 1 milyar 882 milyon kargo paketi gönderildi.

Çin Ulusal Posta Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, 11-16 Kasım günlerini kapsayan kampanya süresince, ülke genelinde toplam 1 milyar 882 milyon paket gönderildi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,8 yükseldi.

11 Kasım’da 416 milyon kargo teslim edildi

Verilere göre, en fazla teslimat 416 milyonla 11 Kasım gününde gerçekleştirildi. Bu rakam da yine geçen yılın aynı gününe göre yüzde 25,68 artarak yeni bir rekora tekrar imza attı.

Büronun açıklamasında, paketlerin teslimat verimliliğinin de yükseldiğine dikkat çekildi. Kampanya döneminde ilk 100 milyon paketin alıcıların eline ulaşma süresi 2013 yılında dokuz gün sürerken, bu sene 2,6 güne indi.

Öte yandan, yeşil posta alanında bu sene verimli sonuçlar elde edildi. Kurye işletmelerinin elektronik fiş kullanım oranı bu yıl yüzde 95’e yükselirken, işletmeler arasında doğada çözünen bant ve geri dönüşümlü amblaj kullanma oranı artmaya başladı.

Apple, Chromecast’a rakip ürün geliştiriyor

Apple, Apple TV ürününün sınırlarını aşarak daha fazla televizyona ulaşarak içerik pazarlama işini büyütebilmek için Google’ın ChromeCast ürününü mü örnek alıyor.

180 dolar pahalı geldi

Şirket içinden sızan bilgilere göre teknoloji devi, ChromeCast benzeri bir ürün geliştiriyor. Bu sayede 180 dolarlık TV üstü seti olan Apple TV’den çok daha uygun bir maliyete müşterilere ulaşmış olacak. Zira, Apple TV’nin rakipleri olan Chromecast veya Amazon Fire TV, 180 dolardan çok daha ucuza edinilebiliyor.

Yeni Apple stick’i ise televizyonları akıllı bir Apple cihazına dönüştürecek ve hem uygulama pazarlaması hem de içerik satışı için yeni potansiyel müşteriler yaratılmış olacak.

Türkiye Kullanıcı Deneyimi Pazarı Araştırması

0

Bağımsız araştırma şirketi Curiocity’nin rehberliğinde bu yıl ikincisi online olarak gerçekleştirilen Türkiye Kullanıcı Deneyimi (UX) Pazarı Araştırması, SHERPA tarafından kullanıcı deneyimi hizmetlerinin daha verimli hale getirilebilmesine zemin oluşturacak farklı sektör ve alanlardaki verileri temin etmek ve bu sayede, kullanıcı deneyiminin Türkiye pazarındaki değerini ve konumunu belirlemek amacıyla gerçekleştirildi.

2018 yılının üçüncü çeyreğinde bilgi teknolojilerinden perakendeye finans sektöründen sigorta, otomotiv ve turizme kadar 13 farklı sektörde, 303 kurumsal firma arasında, ağırlıklı olarak C Level ve Ürün & Servis birim yöneticileriyle gerçekleştirilen kullanıcı deneyimi araştırmasına göre kurum için UX ekipleri yaygınlaşıyor.

Kurum için UX ekipleri yaygınlaşıyor

2017 yılına kıyasla, 2018 yılında kurumların dışarıdan hizmet alma oranları düşerken; UX süreçlerini kurum içindeki profesyonellerle yürütme oranları artmış durumda.Kurumların çoğu UX süreçlerini kurum içi UX ekibiyle (%33) yürütmekte. Kurumların, hizmetin tamamını dışarıdan alma oranları ise (%6) oldukça düşük.

UX’e dair farkındalık artıyor

2017 yılında kurum içindeki UX ekipleri çoğunlukla tasarım uzmanlarından oluşurken, 2018 yılında kullanıcı deneyimi uzmanlarının ekiplerin çoğunluğunu oluşturduğu görülüyor. Bu değişim, UX’in kurumların kültürlerinde yer etmeye başladığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Kurumların UX için ayırdığı bütçe artıyor

Bir önceki yıla kıyasla, kurumların çoğunun (%64) UX tasarımı ve ölçümleme için ayırdığı bütçeyi arttırdığı görülmekte.

UX için ayrılan bütçenin yetersiz olduğu düşünülüyor

Bir önceki seneye kıyasla UX için ayrılan bütçenin artmasına karşın, katılımcıların %50’si 2018 yılında bütçenin yeterli olmadığını düşünmekte.

Bütçe yetersizliğinin yerini, zaman ve alan bilgisi yetersizliği alıyor

2017 yılında bütçe yetersizliği kurumlar için en fazla öne çıkan problem iken, 2018’de kurumlar daha çok zaman ve alan bilgisi yetersizliğinden ötürü UX süreçlerinde problem yaşamakta.

Türkiye’ye buluttan 15 milyar dolar yağacak

0

Microsoft Türkiye ev sahipliğinde “Türkiye geleceği bulutla yakalayacak” sloganıyla gerçekleşen basın toplantısında bulut teknolojilerinin Türkiye’nin ekonomisi ve dijital geleceği için taşıdığı fırsatlar ve Türkiye’deki bulut teknolojilerinden güç alan örnek başarı hikâyeleri ele alındı. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, yeni bir yapısal değişim sürecinden geçen Türkiye’yi geleceğe taşıyacak gücün bulut bilişim olduğunu vurgulayarak, bulut bilişime yatırım yapan ve kullanan şirketlerin 5 yıl içerisinde 15 milyar dolar gelir elde edeceğini ve Türkiye’de 130 bin yeni iş imkânı doğacağını açıkladı.

130 bin yeni iş pozisyonu

Basın toplantısında yaptığı konuşmada Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, “Bulut bilişim bugün düşük donanım maliyeti ve kullandıkça öde özelliği ile kurumlara önemli bir tasarruf imkânı sağlıyor. Her ölçekten kurum, bulut bilişim ile teknolojinin sunduğu fırsatlardan eşit oranda faydalanabiliyor. Bulut bilişim sadece maliyet avantajı sunmakla kalmıyor aynı zamanda en yenilikçi teknolojileri kullanarak, rekabet gücü kazandırıyor. Sınırsız depolama kapasitesi ve erişim kolaylığı ile birlikte bulut kullanıcılara en güncel güvenlik önlemleri ile korunan, güvenilir bir altyapı sunuyor. Buluta adapte olan şirketler geleceğe güvenle bakarken dijital dönüşümünü gerçekleştiremeyen şirketlerin tarih olduğuna şahit oluyoruz. Bu nedenle, birçok şirket bulut yatırımlarına ağırlık vermeye başladı ve sağladığı avantajlar sayesinde bulut pazarı dünyada hızla büyüyor. Türkiye de bulutun büyük potansiyel taşıdığı pazarlardan biri. IDC’nin bu yıl Microsoft Türkiye için hazırladığı bir rapora göre, Türkiye’de toplam IT harcamalarının 5 yılda 6,73 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Ülkemizde, 2017 yılında 113,89 milyon dolar olan bulut hizmetleri harcamaları ise 2022 yılında 266,07 milyon dolara çıkacak. Bulut bilişimin gücü ülke ekonomisine yayılınca daha akıllı üretim modellerine geçildiğini, tasarruf edildiğini, yerli yazılımların dünyaya daha kolay ihraç edildiğini görüyoruz. Türkiye birçok ekonomik dalgalanmayı yapısal reformlarla geride bıraktı ve ilerleme kaydetti. Bu reformlar sayesinde, kamu mali disiplini ve bankacılık sektöründe sermaye yeterliliği kriterlerinde ülke olarak ilerledik. Bugün ise Türkiye yeni bir yapısal dönüşüm sürecinin eşiğinde. Bu dönüşüm, gücünü bulut teknolojilerinden alacak” dedi.

130 bin yeni iş imkânı, 15 milyar dolar gelir bulutla gelecek

Bulut bilişim sayesinde Türkiye’deki şirketlerin dijital dönüşüme ve inovasyona odaklanacağının, bu sayede ekonomik güçlenmenin yaşanacağının altını çizen Kansu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bulut teknolojilerinin kullanımına baktığımızda da dünyanın en büyük 500 şirketinin yüzde 90’ı bulut kullanırken ülkemizde bu oran yüzde 56 civarında. Buluta yatırım yapan şirketler, gelecek 5 yıl içinde 15 milyar dolar net yeni gelir elde edebilecek. İstihdam açısından bakarsak, IDC araştırmasına göre 2022 yılında bulut bilişimle ilgili 130 bin yeni iş imkânı doğacak. Bu yeni iş imkânları sadece BT sektörüyle de sınırlı olmayacak. Pazarlama, satış, finans, yönetim, üretim ve hizmet alanlarında da bulut ekseninde yeni iş imkânları göreceğiz” dedi.

Türkiye’de bulutla güçlenen şirketler rekabette bir adım önde

Microsoft Türkiye Pazarlama ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı ise Microsoft bulut bilişim çözümleriyle şirketlere çalışanların yetkilendirilmesi, müşteri ağlarını güçlendirmek, operasyon optimizasyonu ve ürünlerin dönüştürülmesi gibi faydalar sağladıklarının altını çizerek şunları belirtti: “Günümüzde akıllı cihazlar, akıllı bulutun olanaklarını kullanarak bireylerin yaşam kalitesini ve kurumların başarısını artırıyor. Örneğin, Pegasus Havayolları, bugün uçaklarda ikram edilen yiyecek miktarını Microsoft Azure bulut platformu üzerinden tahmin ederek birkaç milyon TL’lik tasarruf sağlıyor. Şirket bir yandan da, Power BI çözümümüzle uçağın doluluk oranından tükettiği yakıta ve zamanında kalkmasına kadar birçok bilgiyi anında değerlendirerek, anlık kararlar alınmasını sağlıyor. Perakende dünyasına birçok yeniliği getiren HOPİ ise 6 milyon üyesinin mağaza içi hareketlerini ve alışveriş davranışlarını nesnelerin interneti, yapay zekâ ve Azure teknolojileri ile değerlendiriyor. Bu sayede müşterilerine özel teklifler geliştirebiliyor. Süvari giyim markası ise Microsoft Bulut teknolojilerinin gücü ile büyük veriden öngörüye dayalı zeka üreten Getron Advisor çözümünü kullanıyor; her ürün kategorisi için mevsimsel talep desenine dayalı tahminler yapabiliyor. Connected Intelligent Powertrain System (CIPS) ile Ford Otosan müşterilerine daha iyi hizmet verecek ve yeni iş modelleri oluşturarak rakiplerinden ayrışacak. Bu çerçevede filo yönetimi ve sigorta şirketleri ile yeni iş ortaklıkları yaparken ürünlerini de geliştirecek. Microsoft veri işleme araçlarıyla desteklenen sistem sayesinde, sürücü güvenliği, sürüş tekniği, kaza olasılığı ve rota optimizasyonu gibi konularda anlık kararlar alınabilecek”.

Eğitim programlarıyla Türkiye’nin dijital geleceğine yatırım

Bulutla şekillenecek dijital geleceğe hazır olmak için eğitimin önemine vurgu yapanKundakçı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz şirketleri yarına teknolojimizle hazırlarken, toplumuzu da eğitimlerimizle güçlendiriyoruz. Bir yandan yaşam boyu eğitim desteklerimizle onlara güç kazandırırken, diğer yandan da kadınlarımıza, engellilere, STK’lara ve girişimcilere özel çözümler ve destek programları ile arka çıkıyoruz. Böylece Türkiye’nin dijital geleceğinin yanında ekonomik geleceğine de yatırım yapmış oluyoruz. Şimdiye kadar 60.000 çocuğa kodlama, programlama ve dijital okur-yazarlık eğitimiverdik. Minik Parmaklar Geleceği Programlıyor projesinde 19.000 çocuğu kodlamayla tanıştırdık. Kurduğumuz Cloud Society adlı bulut eğitim platformunda 110.000 üyemize sertifika verdik. Açık Akademi’de 280.000 kişi ücretsiz online yazılım eğitimi aldı. Microsoft Imagine Academy’de 280.000 eğitimciye mesleki eğitim verdik. 410’dan fazla STK’ya 170 milyon dolar karşılığı bağışta bulunduk. Eğitim konusunda ulusal ve uluslararası birçok iş birliğini hali hazırda sürdürüyoruz. Microsoft Türkiye olarak geleceğin teknolojilerine herkesi ortak eden adımlar atmaya devem edeceğiz.”

Yönetilen hizmetlerin pazar payı 300 milyar dolara koşuyor

0

Yeni bir araştırma raporuna göre yönetilen hizmetler sektörünün pazar hacmi, 2023’e kadar 282 milyar dolara ulaşacak.  

Günümüzde şirketler artık üretkenliklerini artırmak ve iş kesintisi olasılıklarını ortadan kaldırmak için IT süreçlerini yönetilen hizmet sağlayıcılarına devrediyor. Yönetilen hizmetler sektörü ile ilgili hazırlanan yeni bir rapor, şirketlerin bu iş modeline olan ilgisinin gitgide artacağını gösteriyor. 

Pazar Payı 4 Yılda 100 Milyar Dolar Artacak!

Tüm şirketler, operasyonel süreçlerini eksiksiz şekilde gerçekleştirebilmek için IT sistemlerine sırtını yaslıyor. Şirketlerin karmaşık IT altyapılarını günlük olarak yönetme ve sistem performanslarını sürekli artırma ihtiyaçları, yönetilen hizmetlere olan gereksinimin de gün geçtikçe artacağını gösteriyor.

2023 Yönetilen Hizmetler Tahmin Raporu’nda, 2018’de 180 milyar dolara ulaştığı belirtilen yönetilen hizmetler sektörü pazar payının yıllık ortalama %9,3 büyümeyle 2023’e kadar 282 milyar dolara çıkması bekleniyor. Araştırmacılar, şirketlerin en çok IT altyapılarına ve veri merkezlerine yatırım yapacağını öngörüyor.

En Çok Sağlık Sektöründe Yaygınlaşması Bekleniyor

Büyük hastaneler, sağlık merkezleri, kan veya doku işleme merkezleri ile klinikler, hastalarla ilgili kritik derecede fazla veri üretiyor. Bu kurumlarda oluşan herhangi bir altyapı sorunu veya güvenlik sızıntısı iş akışını bozarak hem kendileri hem de hastalar için oldukça büyük zarar yaratıyor. Bu nedenle sağlık sektörü, IT altyapılarını yönetmek adına ancak yönetilen hizmet sağlayıcılarından destek alarak hizmet kalitelerini artırabiliyor.

Şirketlerin büyüklüğünün yönetilen servislere olan taleplerini nasıl etkilediğini de inceleyen rapor, bu servislerin KOBİ’lere oranla şimdilik büyük şirketler tarafından daha fazla tercih edildiğini ortaya çıkartıyor. Önemli ölçüde veriyi bir araya getirip korumaya çalışan büyük şirketlerde yönetilen hizmetler, oldukça etkili bir rol oynuyor. Aralarında yaşanan rekabetin daha yüksek olması ve güvenlik tehditlerini daha yoğun hissetmeleri de büyük şirketleri yönetilen hizmetleri kullanmaya iten diğer faktörler arasında bulunuyor.

KOBİ E-Ticaret Zirvesi KOBİ’lerle sektör liderleri buluştu

0

IdeaSoft ve Google ana sponsorluğunda bu sene ikincisi gerçekleşen ve ülke ekonomisine katkı sağlamak için KOBİ’leri sektörün profesyonelleriyle buluşturan KOBİ E-Ticaret Zirvesi büyük ilgi gördü.

Sunuculuğunu ünlü şovmen Geveze’nin üstlendiği zirvede, KOBİ’ler için oluşturulan özel alanda katılımcılar yeni ürün ve hizmetleri de deneme fırsatı yakaladı.

Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı zirveyle ilgili IdeaSoft Ceo’su Seyhun Özkara, “Türkiye’de her geçen gün büyüyen e-ticaret ekosistemine ve ülke ekonomisine katkı sağlamak amacıyla KOBİ’leri böyle bir etkinlikte bir araya getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. KOBİ’ler, dijitalleşme süreçlerinde ihtiyaç duydukları A’dan Z’ye her konuyu ve konuşmacıyı bu zirvede bulma şansı yakalıyorlar.”

KOBİ E-Ticaret Zirvesi ile ülke ekonomisi büyüyor

“Önümüzdeki yıllar içerisinde de trendleri takip ederek güçlü iş ortaklarımız sayesinde bu sayıyı daha da artırmayı planlıyoruz. KOBİ’lere yönelik ilk ve ücretsiz bir zirve olmasının yanı sıra bu seneki bir diğer farklılığımızda zirvemizin canlı yayın ile izlenebilmesi. Tüm katılan KOBİ’lerin keyifli ve bir o kadar da faydalı bir gün geçirmesini diliyor ve bu vesileyle ana sponsorumuz Google’da teşekkür ediyorum.”dedi.

Google Türkiye, Ortadoğu, Afrika Kanal Satış Yöneticisi Şebnem Erzan ise yaptığı sunumunda dijitalleşen dünyada tüketiciyi yakalama konusundaki verilere yer verdi. 8 sene içerisinde internet abonesinin 9 kat artığını belirten Erzan, akıllı telefon penetrasyonun da yüzde 69 oranına ulaştığını paylaştı. Bu oranın dünyaya gore daha yüksek olduğundan bahseden Erzan herhangi bir strateji yaparken bu penetrasyon oranının da mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini paylaştı. Son olarak Erzan, interneti yoğun olarak kullanan kobilerin ciro artış oranının bu sene yüzde 17 olduğuna da değindi.

Zirvede ayrıca Serkan Yazıcıoğlu (BKM Genel Müdür Yardımcısı), Barbaros Özbuğutu (iyzico CEO’su), Emre Güzer (PayU Türkiye CEO’su), Gökhan Özalan (Turkcell Ödeme Hizmetleri Ürün yöneticisi) , Emre Ekmekçi (Hepsiburada.com Uluslararası Grup Başkanı), Örpen Koçak ( n11.com CSO’su) ve Koray Bahar (Foriba CEO’su) gibi isimler pazaryerinde satış yapmak, e-ticarette lojistiğin önemi, sosyal medyadan satış ve e-Ticarette e-Fatura kolaylıkları gibi konu başlıklarını değerlendirdi.

Acer yapay zekalı çözümü aiSage’i duyurdu

0

Acer, dahili kameraya sahip bir Yapay Zeka + Nesnelerin İnterneti (AIoT) cihazı olan aiSage’i duyurdu. aiSage, çalışmalarını gerçek zamanlı iş zekasıyla kolaylaştırmak ve geliştirmek isteyen şirketlere güçlü bir canlı yayın analitik çözümü sunuyor.

Yapay zekalı video yayıncılığı

Cihaz; analitik, makine öğrenimi, video oynatma, diğer işlemler ve Amazon Web Services (AWS) IoT için AWS’ye bağlı cihazlardan güvenli bir şekilde video yayını yapılmasını sağlayan Amazon Kinesis Video Streams çözümünü destekliyor.

“aiSage gerçek zamanlı iş zekası sunmak için veri toplayıp analiz eden bir AIoT sınır bilişim cihazı.” diyen Acer BYOC Akıllı Ürünler İş Birimi Başkanı Maverick Shih, sözlerini şöyle sürdürdü: “Amazon Kinesis Video Streams için kusursuz destek sunan ve cihazların ön hazırlığının AWS IoT üzerinden ölçeklenebilir ve güvenli bir şekilde yapılmasını sağlayan AWS ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz.”

aiSage, yapay zeka uygulamaları için optimize edilmiş bir kurumsal sınıf sınır bilişim cihazı. Entegre CPU, GPU, yüksek çözünürlüklü kamera ve kablolu ve kablosuz bağlantı seçeneklerine sahip olan cihaz, bunların tümünü çevresiyle uyum sağlayan düşük profilli bir tasarımda sunuyor. Cihaz derin öğrenim için MXNet altyapısını destekliyor. Bu altyapı, aiSage gibi sınır bilişim cihazlarında çalışabilen ve verileri uzaktan gerçek zamanlı işleyebilen hafif nöral ağ modeli örnekleri oluşturuyor.

Perakende zincirlerinin demografik bilgileri veya müşteri bilgilerini birleştirip analiz etmesi günler ya da haftalar alabiliyor. Verinin değeri ise zaman içinde azalıyor. aiSage, sınır bilişim becerileri sayesinde entegre bağlantı üzerinden gerçek zamanlı üst veri etiketleme işlemlerini; analitik, makine öğrenimi ve diğer işlemler için AWS ile Amazon Kinesis Video Streams gibi servislere güvenli bir şekilde video olarak aktarabiliyor.

aiSage sahibi müşteriler, yeni AWS IoT Camera Connector Quickstart özelliğini kullanarak kameralarına hızla bağlanıp AWS hesaplarına video aktarabiliyor. Yeni bir çözüm olan AWS IoT Camera Connector Quickstart; kameraların tanıtılması, hazırlanması ve bağlantısını ve AWS IoT Core ve Amazon Kinesis Video Streams kullanarak şirketin AWS hesabına video içerik aktarılmasını otomatik hale getiriyor.

aiSage, Acer Group’un kurumsal ve perakende alanlarında kullanım için entegre çözümler konusunda uzman üyesi AOPEN tarafından tüm dünyaya dağıtılacak. Cihaz bu yıl 26-30 Kasım tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenecek AWS re:Invent etkinliğinde sergilenecek.

Alibaba ve İyzico işbirliği yapacak

0

2010 yılında kurulan ve Alibaba Group’a ait olan AliExpress, küçük işletmelerin dünyanın her yerine hemen her türden ürünü satabilmelerine olanak sağlayan, dünyanın en büyük e-ticaret platformlarından biri.

Çin’in dünyaya açılan fintech şirketi

Geniş ürün yelpazesi ve ödüllü mobil kullanıcı deneyimiyle ünlü AliExpress, ülkenin en büyük e-ticaret sitesi olma unvanını taşıdığı Rusya ile en büyük ikinci e-ticaret sitesi olduğu Polonya ve İspanya’nın da aralarında bulunduğu pek çok ülkede pazar lideri konumunda. Şirket, Türkiye pazarına sunduğu hizmeti daha da iyileştirmek amacıyla yerel ödemeler konusunda iyzico ile işbirliğine gidiyor.

AliExpress-iyzico işbirliği, Çinli e-ticaret liderinin kullanıcılarına kur farkı hesabı olmaksızın, yerel para birimiyle alışveriş yapma rahatlığı sunması, dolayısıyla ödeme kabul oranlarının artması anlamına geliyor. Ancak daha da önemlisi, iyzico teknolojisinin AliExpress platformuna entegrasyonu sayesinde ilk aşamada Visa, Mastercard ve American Express kartlarının yanısıra Türkiye’nin yerel kart markası Troy’la da AliExpress üzerince ödeme yapılabilecek. İlerleyen aşamalarda Türkiye’deki müşterilere taksit özelliğinin açılması ile alışveriş deneyimi önemli ölçüde zenginleşecek.

Bu iş birliğinin 23 Kasım’da başlayacak “Black Friday” öncesi olması, AliExpress kullanıcıları için özellikle iyi bir zamanlamaya denk geliyor. Türkiye e-ticaret pazarı son yıllarda önemli bir değişimden geçerek hızlı bir büyüme kaydetti. Buna rağmen, e-ticaret platformlarının perakende pazar payı, Almanya (%73) ve ABD (%61) ile kıyaslandığında %14’le ortalamanın hala altında kalıyor. Öte yandan, 21,5 milyon online tüketicinin e-ticaret pazarında 10 milyar dolar ciro getirdiği Türkiye, bu güçlü harcama oranıyla global şirketler için büyük bir potansiyel pazar olma niteliği taşıyor. 

Hacker’lar sadece PC’lere saldırmıyor

0

Şirketlerde bulunan eski faks makineleri ve yazıcılar gibi artık çok az kullanılan cihazlara, havalandırma gibi güvenliği önemsenmeden oluşturulan sistemlere veya posta kutusu, resepsiyon alanı gibi noktalara yönelik ataklar düzenleyen siber saldırganlar, sadece bilgisayar ve telefonlarını güvenlikli hale getiren şirketlerin beklenmedik zararlara uğramasına yol açıyor. Antivirüs firması WatchGuard güvenlik departmanları tarafından unutulan siber saldırı alanlarını 7 maddede hatırlatarak uyarılarda bulunuyor.

1. Yazıcılar

Artık eskisi kadar kullanılmıyor olsa da hala şirketlerde aktif olarak işlev gören yazıcılardaki güvenlik açıkları, hackerlerin şirket sistemlerine girmesi için açık kapı bırakıyor. Hackerler, bastırılan gizli belgeleri çalmaktan tüm IT alt yapısının çökmesine kadar pek çok sorunu güvenliği zayıf tek bir yazıcı aracılığıyla yaratabiliyor.

Yazıcıları güvenli kılmak için öncelikle ilk kullanımda üretici tarafından verilen şifrelerin mutlaka değiştirilmesi gerekiyor. Daha sonra güvenlik ekibinde yazıcıların denetiminden sorumlu kişilerin dikkatle belirlenmesi ve bu kişilerin cihazların internete bağlı bir şekilde çalıştırılmadığından emin olacak şekilde kontroller yapması önem taşıyor. Ayrıca, yazıcıların veya tarayıcıların birkaç yılda bir yenilenmesi durumunda eski cihazlar ile ilgili bir yok etme stratejisinin belirlenmesine ihtiyaç duyuluyor.

2. Faks Makineleri

2017’de yapılan bir anket şirketlerin %62’sinde hala faks cihazlarının bulundurulduğunu ortaya koyuyor. Geçmişte kalmış gibi gözüken faks makineleri, sağlık, hukuk, bankacılık gibi sektörler başta olmak üzere halen kullanılarak oldukça hassas kişisel bilgilerin işlendiği ve depolandığı cihazlar olmaya devam ediyor.

Bu cihazları hedef alan hackerler, istedikleri faks belgelerini kendi mail adreslerine gönderebiliyor veya cihaz üzerinden istedikleri kadar kişiye kolayca dağıtabiliyor. Yazıcılar gibi, bu makinelerde de ilk olarak üreticinin sağladığı şifrenin değiştirilmesi gerekiyor. Alınabilecek bir başka önlem ise faks makinesinin uzaktan kullanım seçeneğini devre dışı bırakma. Artık kullanılmayacak cihazlardaki hafızanın silinmesi de olası sorunları azaltıyor.

3. Konferans Odaları ve Video Sistemleri

Konferans odaları ve video sistemleri, güvenlik seviyesine önem gösterilmeyen bir diğer nokta olarak problem yaratabiliyor. Video konferans sistemlerinin ortak Wi-Fi ağlarına bağlanarak çalıştırılması, hackerlere aradıkları fırsatı veriyor. Bu sebeple şirketlerin konferans odalarına özel ağlar yaratması ve internet bağlantılarının sadece ihtiyaç duyulduğunda kurulması öneriliyor. İlk şifrenin değiştirilmesi kuralı burada da geçerli oluyor. Bu kurallara uyulmadığında, hackerlerin konferans sistemini sürekli saldırıya uğratması ve konferans konuşmaları ile şirket toplantılarını gözetlemesi şaşırılamayacak bir son oluyor.

4. Posta Kutuları

Saldırılar, kuryeler gibi hiç tahmin edilmeyen kişilerden de kaynaklanabiliyor. Posta kutularının mümkünse güvenliği çok kritik bir alanda bulunmaması ve kurumsal çevrenin daha uzak bir noktasında olması tavsiye ediliyor. Bunun dışında, çalışanların varsa belge odasından veya posta kutularından sorumlu kişiyi ve şirkete sık sık gelen kuryeleri tanıması rahatlık sağlıyor.

Mektuplar dışında, şirketlerin IT çalışanlarının flash sürücü gibi özellikle şirket dışından gelen araçları kontrol etmesi gerekiyor. Aksi takdirde hackerler, şirketin tümüne yayılacak zararlı belgeleri bir flash bellek üzerinden sisteme kolay ve ucuz bir şekilde bulaştırabiliyor.

5. Havalandırma, Isıtma ve Soğutma Sistemleri

Havalandırma sistemlerinin sızıntıya uğratılması, büyük bir mağazanın satış sisteminin çökmesine sebep olabilecek kadar büyük bir saldırıya dönüşebiliyor. Bu sistemlerin çoğunlukla kısıtlı IT tecrübesine sahip insanlar tarafından kurulması, güvenlik açıklarının bulunmasını kolaylaştırıyor. IoT cihazlarının ve sensörlerinin yerleştirilmeden önce test edilmesi, şifrelerinin şirket tarafından seçilmesi ve yazılım güncellemelerinin düzenli olarak yenilenmesi sorunları önlüyor.

6. Resepsiyonlar

Resepsiyonlar, internet üzerinden görüşme yapılmasını sağlayan VOIP telefonlar, kiosklar, sanal bağlantılar veya ziyaretçiler ayarlayan resepsiyonistler gibi kurumsal alan ya da cihazların hepsinde ayrı ayrı ağların kullanılması, saldırı ihtimalini en aza indirgiyor. Kurumsal ortak ağlardan ayrılmaları dışında, bu alanların saldırılara karşı genel olarak daha çok güçlendirilmesine ihtiyaç duyuluyor.

Bahsedilen alanlardaki cihazların USB ve Ethernet girişlerinin kilitlenmesi, varsa dokunmatik ekranların benzersiz şifrelerle yapılandırılması ve cihazlardaki yönetici kimliğinin özel anlar dışında devre dışı bırakılması diğer tedbirler olarak sıralanabiliyor.

7. Güvenlik Kameraları ve Kapı Erişim Sistemleri

Şirketlerin güvenlik kameraları ve kapı erişim sistemleri de önemli ölçüde tehlike altında bulunuyor. Detaylı savunma kontrolleri uygulanması gereken ancak çok özen gösterilmeyen bu araçların kullanım yetkisinin oldukça hassas belirlenmesi saldırıları uzaklaştırıyor. Fiziksel güvenlikteki eksikliklerin de siber güvenliği etkileyebileceği vurgulanırken, kameralardaki zafiyetlerin tespit edilip giderilmesi için penetrasyon testleri ve ağ kontrolleri öneriliyor.

Veri kaybı şirketleri iflasa sürüklüyor

0

Şirketlerin sahip olduğu en güçlü silahlardan biri olan verilerin, kaybolması ya da çalınması büyük problemlere neden olabiliyor.

Şirketlerin %60’ı iflas ediyor

Kullanıcılar, çalışanlar, müşteriler, ürünler ve rakip şirketler ile ilgili anahtar değerinde iç görüler sunarak şirketlerin başarılı veya başarısız olmasını belirleyen verilerin, özellikle KVKK ve GDPR gibi veri koruma kanunlarının yürürlüğe girmesi ve değişen iş stratejilerinin de etkisi ile toplanması daha zor hale geliyor. Bu nedenlerle şirketler için gitgide daha önemli hale gelen verilerin, kaybolması ya da çalınması maddi zarar, iş kesintisi ve itibar kaybı gibi pek çok sorun doğurabiliyor. 

Güncel bir araştırma, şirketlerin %60’ının veri kaybına uğradıktan altı ay sonra batmasına rağmen %58’inin böyle bir durumla karşılaşma ihtimaline hazırlıklı olmadığını gösteriyor. 

Aynı rapora göre veri kaybının en büyük sebebini %47 ile donanım kesintisi oluştururken, fidye alma amaçlı yapılan saldırılar, doğal afetler, elektrik kesintileri ile dosya silme, yanlışlıkla hard diskin yada sunucunun formatlanması gibi insan hataları da bu kayıpları yaratan diğer başlıca nedenler olarak sıralanıyor. Aynı rapor, hard disklerde oluşan bozulmaların %29’unun kazayla gerçekleştiğini gösteriyor. Veri kaybı hangi sebeple gerçekleşirse gerçekleşsin, kayıp yaşayan şirketlerin durumu çaresiz gözükebiliyor. Geri getirilemeyen veriler nedeniyle çalışmanın tahmin edilemeyen bir süre boyunca durması hem şirketler hem de kullanıcılar için bir dizi felakete neden oluyor.